Parkinson, bağırsak bakterileriyle ilişkili olabilir mi?

Öne Çıkanlar Sağlık
Parkinson, bağırsak bakterileriyle ilişkili olabilir mi?

Bilim insanları ilk kez bağırsaktaki bakteriler ile Parkinson hastalığı arasında ilişki saptadılar.

Fareler üzerinde yapılan deneylerde Parkinson hastalarının bağırsaklarından alınan bakteriler de kullanıldı. Bulgular tedavi edilmesi gereken yerin beyin değil de bağırsak olabileceğini işaret ediyor. Öyle ki ileride üretilecek yeni nesil probiyotiklerle Parkinson hastalığının başlaması yavaşlatılabilir hatta tedavi için yeni probiyotikler raflarda yerlerini alabilir.

Parkinson hastalığı beyinde alfa-sinüklein birikmesi ve hücrelerin ölmesiyle seyreden, hastalarda motor fonksiyonların (hareket etme kabiliyeti) ve zihinsel işlevlerin kaybına, titreme ve sarsılmalara yol açan ciddi bir hastalıktır. Alzheimer’dan sonra en sık görülen ikinci nörodejeneratif (sinir hücrelerinin hasarına yol açan) hastalıktır.

Genetikle çok ilişkili değildir, çoğunlukla çevresel etkenler gelişiminde rol alır.

Önceki araştırmalar Parkinson ve bağırsak bakterileri arasında tıpkı diğer sinirsel hastalıklar (örneğin; MS (multipl skleroz)) gibi bir ilişki saptasa da hiçbiri kesin olarak açıklayamamıştır.

3 farklı deney

Araştırmacılar Parkinson’da beyin-bağırsak ilişkisini incelemek için 3 farklı deney tasarladılar.

Önce, araştırmacılar Parkinson’a özgü protein olan alfa-sinükleini sentezleyen genetiği değiştirilmiş fareleri aldılar, iki gruba ayırdılar. İlk grup tam mikrobiyoma sahipken (mikrobiyom bağırsaktaki bakterilere verilen genel isimdir) ikinci grubun bağırsaklarında hiç bakteri yoktur, bağırsakları tamamen bakterisizdir.

Bakterisiz olan fareler alfa-sinükleini tıpkı diğer grup gibi aşırı biçimde sentezliyor ancak beyinlerinde biriktirmiyorlardı. Bakterisiz fareler daha az hastalık belirtisi gösteriyor ve motor işlevleri ölçen testlerde daha başarılı oluyorlardı.

Ancak bağırsaklarında tam mikrobiyom barındıran fareler beyinlerinde alfa-sinüklein biriktiriyor ve Parkinson belirtileri gösteriyorlardı.

Bağırsaklardaki bazı bakteriler mi sorumlu?

İkinci aşamada, bütün fareler bağırsaktaki bakterilerin ürettiği bazı kısa zincirli yağ asitleriyle beslenmeye başladılar. Diğer bir deyişle bakterisiz farelere bu gıdalar verilerek bakterilerin yapacağı etkiler taklit edilmek istendi.

Bu kez bakterisiz fareler hastalık belirtileri göstermeye başladılar.  Bu da akıllara, acaba bağırsaktaki bakterilerin ürettiği bu kimyasallar beynin durumunu kötüleştiriyor mu, sorusunu getirdi.

Üçüncü aşamada ise sağlıklı insanlardan ve Parkinson hastalarından alınan bağırsak bakteri örnekleri bakterisiz farelere verildi ve izlendi. Fareler olağanüstü biçimde Parkinson belirtileri göstermeye başlamıştı. Ancak sadece Parkinson hastalarından alınan örneklerin verildiği farelerde belirtiler görülüyordu. Sağlıklı kimselerden alınan bakteri örnekleri hastalık belirtilerine neden olmuyordu!

Uzmanlar üçüncü deneyin aslında bize çok şey anlattığını ifade ediyor: “Burada önemli olan bakterilerin olması veya olmaması değil, bakterilerin türleri”.

Diğer bir deyişle, Parkinson hastalarının bağırsakları, hastalığın gelişiminde rol alan bazı bakterilere ya ev sahipliği yapıyor ya da hastalığı önleyecek bakterilerden yoksun.

Bu özel türdeki bakterilerin belirlenmesi ise hastalığın önlenmesi ve hatta tedavi edilmesi açısından çok büyük önem taşıyor. Uzmanlar bağırsaktaki bakterilerin araştırılmasıyla yeni tedavilerin geliştirilebileceğini belirtiyor.

Derleyen: Furkan AVCI

Kaynakhttp://www.cnbc.com/2016/12/01/parkinsons-linked-to-gut-bacteria.html