<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ağrı kesici arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/agri-kesici/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/agri-kesici</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Nov 2019 12:09:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hangi ilaçlar alındığında alkol kullanılmamalı?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/hangi-ilaclar-alindiginda-alkol-kullanilmamali</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Sep 2019 12:50:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı kesici]]></category>
		<category><![CDATA[alkol]]></category>
		<category><![CDATA[antidepresan]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=15146</guid>

					<description><![CDATA[<p>Düzenli olarak aldığınız bir veya daha fazla ilaç varsa bir iki kadeh içmenizin bir sakıncası var mıdır? Yoksa alkolden tamamen uzak mı durmalısınız? Bazı durumlarda ilaçları alkolle karıştırmak tehlikeli olabilir. Ayrıca bazı ilaçların alkolle etkileşime girmesi durumunda etkileri de azalabilir. Düzenli ilaç kullanırken alkol almanız hastalığın belirtilerini veya doğrudan hastalığın kendisini olumsuz etkileyebilir. Örneğin alkol, kan şekeri seviyelerini düşürdüğünden diyabet hastalığını kontrolden çıkartır. Ayrıca bir iki bardak da olsa alkol almak, ilaçların uyku getirici etkisini arttırarak sersemliğe sebep olabilir; bu da kişilerin araba veya tehlikeli makineler kullanması durumunda kazalara yol açabilir. Brown Üniversitesi’nden farmakolog Danya Qato’ya göre bazı ilaçların alkol ile karışması ölümcül sonuçlara bile sebep olabilir. Yaşlı insanların ilaçlarla alkolü karıştırması, genellikle gençlerden daha fazla ilaç kullandıkları için daha fazla risk teşkil ediyor. Aynı zamanda yaşlılarda alkol, motor becerilerini de etkiler; böylece düşme veya başka kaza risklerini artırır. Alkolün vücuttan atılma süreci yaşlanmayla birlikte yavaşlar; dolayısıyla alkol kişinin kanında daha uzun süre kalır. Yaygın kullanılan şu 8 ilaç alkol ile birlikte kullanılırsa ne olur? Aşağıdaki ilaçlar dışında başka bir ilaç kullanıyorsanız eczacınıza veya doktorunuza mutlaka danışın. Antidepresanlar Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne (CDC) göre 12 yaş ve üstü her 10 Amerikalıdan biri antidepresan kullanıyor. Hem antidepresanlar, hem de alkol, merkezi sinir sistemini yavaşlattığından bu ikisinin birleşmesi beyindeki düşünme ve dikkat merkezlerini olumsuz etkiler. Antidepresanların alkolle birlikte alınması depresyon semptomlarını da arttırabilir. Qato, monoaminoksidaz inhibitörleri adı verilen antidepresan sınıfına giren ilaçları kullanan kişilerin ise tansiyonlarında tehlikeli artışların olabileceğine dikkat çekiyor. Zoloft, Prozac veya Paxil gibi seçici serotonin geri alım inhibitörleri sınıfına giren antidepresanların alkolle olumsuz etkileşim içine girdiklerine ilişkin daha az bulgu mevcut. Yine de bu ilaçları kullananlarda alkol sersemlik, baş dönmesi ve konsantrasyon bozukluğu yaratabilir. Kolesterol düşürücü ilaçlar Lipitor ve Crestor gibi statinler de en çok satılan ilaçlar arasında. Qato’ya göre, statin kullananlar alkolü abartmamalı, orta düzeyde tutmalı.  Ancak Qato, en büyük sorunun hem bu kolesterol düşürücü ilaçları alan hem de aşırı alkol sorunu olan kişilerde görüldüğünü söylüyor. Statin tedavisinin yan etkilerinden biri de karaciğer hasarı olduğundan düzenli statin kullanımı ile aşırı alkol alımı birleşince karaciğerde kalıcı hasara sebep olabiliyor. Tansiyon ve kalp ilaçları Daha önceden kalp krizi geçirmiş veya kalp yetmezliği, göğüs ağrısı veya anormal kalp ritmi tedavisi gören kişilerin kullandığı beta-blokerlerin etkisinin alkol tarafından azaltıldığını düşünülüyor. Bu nedenle doktorlar, beta-bloker kullanan hastaların alkol almasını yasaklıyor. Pennsylvania Üniversitesi Hastanesi’nden iç hastalıkları uzmanı Stacy Elder’a göre hipertansiyonu düzenlemek için veya kalp krizi ve felç tedavisinde kullanılan anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE), alkolle reaksiyona girdiğinde tansiyonun çok düşmesine sebep olabilir. Bu durum ise kişide baş dönmesi hissine ve bayılmasına yol açabilir. Doğum kontrol hapları Planned Parenthood’a göre Amerika’daki 15 ile 44 yaş arası kadınların yaklaşık %17’si doğum kontrol hapı kullanıyor. Alkol, doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda vücuttan daha yavaş atıldığı için bu tür hapları kullanan kadınlar daha hızlı sarhoş oluyor. Diyabet ilaçları Elder, alkolün yalnızca alınmasından hemen sonra değil sonraki 24 saat boyunca da kişinin şekerinin düşmesine neden olabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle kişinin alkol almadan önce veya alma esnasında bir şeyler yiyerek kan şekeri seviyesini sabit tutması öneriliyor. Diyabet ilaçlarından bazılarının, kan şekerini düşürdüklerinden ve bu da tehlikeli sonuçlar doğurabileceğinden alkolle alınmaması gerekiyor. Bu ilaçlardan biri, aşırı alkol alan kişilerde nadiren de olsa kötü sonuçlar verebilen metformin. Bu ilaç alkolle birlikte alındığında laktik asidoz yani kanda laktik asit birikmesi riskini arttırabiliyor ve kişide mide bulantısı veya güçsüzlük gibi belirtilere yol açıyor. Glimepiride gibi diyabet tedavisi için kullanılan diğer ilaçlar da alkolle karıştığında baş dönmesi, mide bulantısı, yüzde kızarma veya kan şekeri seviyesinin düşmesi gibi sorunlara yol açabiliyor. Reflü ve ülser ilaçları Elder, fazla alkolün mide ile yemek borusu arasındaki kasların gevşemesine yol açacağından reflüyü artırabileceğine dikkat çekiyor. Bu da göğsünüzün üst kısmında bir yanma hissine ve ağzınızda ekşi bir tada sebep olur. Alkol, verdiği rahatsızlığın yanı sıra mide ve yemek borusunu çevreleyen tabakayı da aşındırabilir. Ayrıca üretilen mide asidi miktarını da arttıracağından hem reflü hem de ülser semptomlarını kötüleştirebilir. Elder mide ülseri olan kişilerin alkol almamasını, çünkü alkolün ülserin kendi kendini iyileştirme yeteneğini yavaşlattığını belirtiyor. Ağrı kesiciler Reçeteli veya reçetesiz ağrı kesiciler kullanılırken alkol almak, ağrı kesicinin etkisini yoğunlaştıracağından kişiye zarar verebilir. Parasetamol (Tylenol) içenlerin az miktarda alkol almasında bir sorun olmadığını belirten Qato, kronik içicilikle parasetamolün karışması durumunda karaciğerin zarar görebileceğini işaret ediyor. Aspirin ve ibuprofen gibi diğer reçetesiz ağrı kesiciler alınırken ise orta düzeyde alkol alınabilir. Ancak aspirin ve ibuprofen gibi alkol de mide iritasyonunu arttırabildiğinden düzenli olarak bu ağrı kesicileri kullananların çok alkol almamaya dikkat etmesi gerekiyor. Aksi takdirde bu durum ülsere veya mide kanamasına sebep olabilir. Vicodin ve OxyContin gibi reçeteli ağrı kesiciler kullanılırken alkol alınmaması gerekiyor. Çünkü alkol bu ilaçların uyuşturucu etkisini arttırarak yorgunluğa ve şekerin düşmesine sebep oluyor. Uyuşturucu ilaçlarla alkolün karışması ayrıca kişinin düşünme ve motor becerilerine zarar verebiliyor ve nefes alma problemlerine yol açabiliyor. Uyku hapları Qato, uyku hapı alan kişilerin alkol kullanmaması gerektiğini söylüyor. Lunesta veya Ambien gibi hapları alkol ile karıştırmak tehlikeli olabilir. Alkol, uyku haplarının uyuşturucu etkisini ve beyindeki karamsar düşüncelerin oluştuğu bölümlerin faaliyetini arttırabilir ve baş dönmesi veya uyku sersemliğine sebep olabilir. Bu da düşme, yaralanma ve hatta trafik kazalarına yol açabilir. Uyku hapı ile birlikte çok fazla alkol tüketmek tansiyonun tehlikeli seviyelere inmesine, hatta nefes alma zorluğuna yol açabilir. Her ne kadar alkol insanların uykusunu getirse de aslında alkol almak uyku düzeninizi bozabilir ve gece daha sık uyanmanıza neden olabilir. Qato, alkol alanların uyku hapı almadan önce altı saat beklemesini öneriyor. Böylece ikisinin karışması engellendiği için rahat bir uyku çekebilirsiniz. Kaynak</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/hangi-ilaclar-alindiginda-alkol-kullanilmamali">Hangi ilaçlar alındığında alkol kullanılmamalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Düzenli olarak aldığınız bir veya daha fazla ilaç varsa bir iki kadeh içmenizin bir sakıncası var mıdır? Yoksa alkolden tamamen uzak mı durmalısınız?</p></blockquote>
<p>Bazı durumlarda ilaçları alkolle karıştırmak tehlikeli olabilir. Ayrıca bazı ilaçların alkolle etkileşime girmesi durumunda etkileri de azalabilir.</p>
<p>Düzenli ilaç kullanırken alkol almanız hastalığın belirtilerini veya doğrudan hastalığın kendisini olumsuz etkileyebilir. Örneğin alkol, kan şekeri seviyelerini düşürdüğünden diyabet hastalığını kontrolden çıkartır.</p>
<p>Ayrıca bir iki bardak da olsa alkol almak, ilaçların uyku getirici etkisini arttırarak sersemliğe sebep olabilir; bu da kişilerin araba veya tehlikeli makineler kullanması durumunda kazalara yol açabilir.</p>
<p>Brown Üniversitesi’nden farmakolog Danya Qato’ya göre bazı ilaçların alkol ile karışması ölümcül sonuçlara bile sebep olabilir.</p>
<p>Yaşlı insanların ilaçlarla alkolü karıştırması, genellikle gençlerden daha fazla ilaç kullandıkları için daha fazla risk teşkil ediyor. Aynı zamanda yaşlılarda alkol, motor becerilerini de etkiler; böylece düşme veya başka kaza risklerini artırır. Alkolün vücuttan atılma süreci yaşlanmayla birlikte yavaşlar; dolayısıyla alkol kişinin kanında daha uzun süre kalır.</p>
<p>Yaygın kullanılan şu 8 ilaç alkol ile birlikte kullanılırsa ne olur? Aşağıdaki ilaçlar dışında başka bir ilaç kullanıyorsanız eczacınıza veya doktorunuza mutlaka danışın.</p>
<p><strong>Antidepresanlar</strong></p>
<p>Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne (CDC) göre 12 yaş ve üstü her 10 Amerikalıdan biri antidepresan kullanıyor. Hem antidepresanlar, hem de alkol, merkezi sinir sistemini yavaşlattığından bu ikisinin birleşmesi beyindeki düşünme ve dikkat merkezlerini olumsuz etkiler. Antidepresanların alkolle birlikte alınması depresyon semptomlarını da arttırabilir.</p>
<p>Qato, monoaminoksidaz inhibitörleri adı verilen antidepresan sınıfına giren ilaçları kullanan kişilerin ise tansiyonlarında tehlikeli artışların olabileceğine dikkat çekiyor. Zoloft, Prozac veya Paxil gibi seçici serotonin geri alım inhibitörleri sınıfına giren antidepresanların alkolle olumsuz etkileşim içine girdiklerine ilişkin daha az bulgu mevcut. Yine de bu ilaçları kullananlarda alkol sersemlik, baş dönmesi ve konsantrasyon bozukluğu yaratabilir.</p>
<p><strong>Kolesterol düşürücü ilaçlar</strong></p>
<p>Lipitor ve Crestor gibi statinler de en çok satılan ilaçlar arasında. Qato’ya göre, statin kullananlar alkolü abartmamalı, orta düzeyde tutmalı.  Ancak Qato, en büyük sorunun hem bu kolesterol düşürücü ilaçları alan hem de aşırı alkol sorunu olan kişilerde görüldüğünü söylüyor. Statin tedavisinin yan etkilerinden biri de karaciğer hasarı olduğundan düzenli statin kullanımı ile aşırı alkol alımı birleşince karaciğerde kalıcı hasara sebep olabiliyor.</p>
<p><strong>Tansiyon ve kalp ilaçları</strong></p>
<p>Daha önceden kalp krizi geçirmiş veya kalp yetmezliği, göğüs ağrısı veya anormal kalp ritmi tedavisi gören kişilerin kullandığı beta-blokerlerin etkisinin alkol tarafından azaltıldığını düşünülüyor. Bu nedenle doktorlar, beta-bloker kullanan hastaların alkol almasını yasaklıyor.</p>
<p>Pennsylvania Üniversitesi Hastanesi’nden iç hastalıkları uzmanı <strong>Stacy Elder</strong>’a göre hipertansiyonu düzenlemek için veya kalp krizi ve felç tedavisinde kullanılan anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE), alkolle reaksiyona girdiğinde tansiyonun çok düşmesine sebep olabilir. Bu durum ise kişide baş dönmesi hissine ve bayılmasına yol açabilir.</p>
<p><strong>Doğum kontrol hapları</strong></p>
<p>Planned Parenthood’a göre Amerika’daki 15 ile 44 yaş arası kadınların yaklaşık %17’si doğum kontrol hapı kullanıyor. Alkol, doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda vücuttan daha yavaş atıldığı için bu tür hapları kullanan kadınlar daha hızlı sarhoş oluyor.</p>
<p><strong>Diyabet ilaçları</strong></p>
<p>Elder, alkolün yalnızca alınmasından hemen sonra değil sonraki 24 saat boyunca da kişinin şekerinin düşmesine neden olabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle kişinin alkol almadan önce veya alma esnasında bir şeyler yiyerek kan şekeri seviyesini sabit tutması öneriliyor.</p>
<p>Diyabet ilaçlarından bazılarının, kan şekerini düşürdüklerinden ve bu da tehlikeli sonuçlar doğurabileceğinden alkolle alınmaması gerekiyor. Bu ilaçlardan biri, aşırı alkol alan kişilerde nadiren de olsa kötü sonuçlar verebilen metformin. Bu ilaç alkolle birlikte alındığında laktik asidoz yani kanda laktik asit birikmesi riskini arttırabiliyor ve kişide mide bulantısı veya güçsüzlük gibi belirtilere yol açıyor.</p>
<p>Glimepiride gibi diyabet tedavisi için kullanılan diğer ilaçlar da alkolle karıştığında baş dönmesi, mide bulantısı, yüzde kızarma veya kan şekeri seviyesinin düşmesi gibi sorunlara yol açabiliyor.</p>
<p><strong>Reflü ve ülser ilaçları</strong></p>
<p>Elder, fazla alkolün mide ile yemek borusu arasındaki kasların gevşemesine yol açacağından reflüyü artırabileceğine dikkat çekiyor. Bu da göğsünüzün üst kısmında bir yanma hissine ve ağzınızda ekşi bir tada sebep olur.</p>
<p>Alkol, verdiği rahatsızlığın yanı sıra mide ve yemek borusunu çevreleyen tabakayı da aşındırabilir. Ayrıca üretilen mide asidi miktarını da arttıracağından hem reflü hem de ülser semptomlarını kötüleştirebilir. Elder mide ülseri olan kişilerin alkol almamasını, çünkü alkolün ülserin kendi kendini iyileştirme yeteneğini yavaşlattığını belirtiyor.</p>
<p><strong>Ağrı kesiciler</strong></p>
<p>Reçeteli veya reçetesiz ağrı kesiciler kullanılırken alkol almak, ağrı kesicinin etkisini yoğunlaştıracağından kişiye zarar verebilir.</p>
<p>Parasetamol (Tylenol) içenlerin az miktarda alkol almasında bir sorun olmadığını belirten Qato, kronik içicilikle parasetamolün karışması durumunda karaciğerin zarar görebileceğini işaret ediyor.</p>
<p>Aspirin ve ibuprofen gibi diğer reçetesiz ağrı kesiciler alınırken ise orta düzeyde alkol alınabilir. Ancak aspirin ve ibuprofen gibi alkol de mide iritasyonunu arttırabildiğinden düzenli olarak bu ağrı kesicileri kullananların çok alkol almamaya dikkat etmesi gerekiyor. Aksi takdirde bu durum ülsere veya mide kanamasına sebep olabilir.</p>
<p>Vicodin ve OxyContin gibi reçeteli ağrı kesiciler kullanılırken alkol alınmaması gerekiyor. Çünkü alkol bu ilaçların uyuşturucu etkisini arttırarak yorgunluğa ve şekerin düşmesine sebep oluyor. Uyuşturucu ilaçlarla alkolün karışması ayrıca kişinin düşünme ve motor becerilerine zarar verebiliyor ve nefes alma problemlerine yol açabiliyor.</p>
<p><strong>Uyku hapları</strong></p>
<p>Qato, uyku hapı alan kişilerin alkol kullanmaması gerektiğini söylüyor.</p>
<p>Lunesta veya Ambien gibi hapları alkol ile karıştırmak tehlikeli olabilir. Alkol, uyku haplarının uyuşturucu etkisini ve beyindeki karamsar düşüncelerin oluştuğu bölümlerin faaliyetini arttırabilir ve baş dönmesi veya uyku sersemliğine sebep olabilir. Bu da düşme, yaralanma ve hatta trafik kazalarına yol açabilir.</p>
<p>Uyku hapı ile birlikte çok fazla alkol tüketmek tansiyonun tehlikeli seviyelere inmesine, hatta nefes alma zorluğuna yol açabilir.</p>
<p>Her ne kadar alkol insanların uykusunu getirse de aslında alkol almak uyku düzeninizi bozabilir ve gece daha sık uyanmanıza neden olabilir.</p>
<p>Qato, alkol alanların uyku hapı almadan önce altı saat beklemesini öneriyor. Böylece ikisinin karışması engellendiği için rahat bir uyku çekebilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="https://www.livescience.com/41703-how-common-medications-interact-alcohol.html">Kaynak</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/hangi-ilaclar-alindiginda-alkol-kullanilmamali">Hangi ilaçlar alındığında alkol kullanılmamalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15146</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ağrı, cinsiyetlere göre farklı etkiliyor</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/agri-cinsiyetlere-gore-farkli-etkiliyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 May 2019 12:46:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[acı duymak]]></category>
		<category><![CDATA[acı eşiği]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı eşiği]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı kesici]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[hormon]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=13987</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda yapılan araştırmalar, ağrı hissedilmesiyle ilgili fizyolojik mekanizmanın cinsiyete göre değişiklik gösterdiğini ve bu farklılıkta hormonların kilit rol oynadığını işaret ediyor. Ağrı mekanizması üzerine çalışan Robert Sorge (McGill Üniversitesi, Kanada) ve meslektaşlarının 2009’da fareler üzerinde yaptığı araştırmada dokunmaya karşı hassasiyeti incelerken, erkek farelerin aynı uyarıcıya maruz kaldığında dişilere kıyasla daha hassas olduğunu tespit etmiş ve devamındaki araştırmalarda ağrı mekanizmanın cinsiyete göre değişiklik gösterdiği sonucuna varmıştı. Bu alandaki çalışmalarda farklı cinsiyetlerde farelerin kullanılması yeni bir durumdu. Birçok araştırmacı, hormonal döngülerin sonuçları karmaşık hale getireceğini düşündüğünden sadece erkek farelerle çalışmayı tercih ediyordu. Sorge ve meslektaşlarının elde ettiği bulguların etkisiyle, ağrı üzerine araştırmalarda cinsiyeti bir değişken olarak dikkate alan çalışmaların sayısı giderek artıyor. Kanada Sağlık Araştırma Enstitüleri bünyesindeki Cinsiyet ve Sağlık Enstitüsü’nün bilim direktörü Cara Tannenbaum, bu araştırmaların daha etkili ağrı kesicilerin geliştirilmesi imkan sağlayabileceğini ifade ediyor ve dünya genelinde çoğunlukla kadın olmak üzere insanların %20&#8217;sinin kronik ağrıdan muzdarip olduğuna dikkat çekerek bunun oldukça önemli olduğunu belirtiyor. Merkezi İngiltere’de bulunan AstraZeneca ilaç firmasının başkan yardımcısı Iain Chessel, gelecekteki ağrı kesici ilaçların kişiye özel olarak düzenleneceğini ve bu kişiselleştirilmiş ilaçların geliştirilmesinde cinsiyetin önemli bir faktör olacağını öngörüyor. Robert Sorge ve meslektaşlarının 2011 ve 2015 yıllarında sonuçları yayınlanan çalışmaları, ağrı mekanizmasında hormon seviyelerinin belirleyici olduğunu; testosteron düzeyi belli bir eşiğin üstünde olan dişi farelerin erkeklerde görülen ağrı mekanizmasına, testosteron seviyesi bu eşiğin altına düşen erkeklerin de dişilerdeki ağrı mekanizmasına sahip olduğunu gösteriyor. Teksas Üniversitesi’nden nörofarmakolog Ted Price ve meslektaşlarının 2018’de yaptığı araştırmada, aynı ilacın dişi ve erkek farelerdeki ağrı mekanizmasını farklı şekilde etkilediğini sonucuna varıldı. Söz konusu çalışmada metformin verilen farelerde, omurilikte bulunan sinir hücrelerin etrafındaki mikroglial sayısının düştüğü ve sinir hasarına bağlı ağrıya karşı duyarlılığın sadece erkek farelerde azaldığı gözlemlendi. Daha etkili ağrı kesicilerin geliştirilmesine yönelik çabalarda, ağrı mekanizmasındaki cinsiyete bağlı farklılığın yanında genetik faktörler, hormon seviyelerindeki değişimler ve anatomik gelişim gibi bir dizi değişkeni de hesaba katmak gerekecek gibi görünüyor. Bu değişkenleri dikkate alarak ağrı mekanizması çözmeye yönelik araştırmaların sayısı artmakta olsa da, araştırmacılar henüz yolun yarısında bile olmadığımız görüşünde. &#160; Murat Altaş / @murataltas_ Kaynak: https://www.nature.com/articles/d41586-019-00895-3</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/agri-cinsiyetlere-gore-farkli-etkiliyor">Ağrı, cinsiyetlere göre farklı etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda yapılan araştırmalar, ağrı hissedilmesiyle ilgili fizyolojik mekanizmanın cinsiyete göre değişiklik gösterdiğini ve bu farklılıkta hormonların kilit rol oynadığını işaret ediyor.</p>
<p>Ağrı mekanizması üzerine çalışan Robert Sorge (McGill Üniversitesi, Kanada) ve meslektaşlarının 2009’da fareler üzerinde yaptığı araştırmada dokunmaya karşı hassasiyeti incelerken, erkek farelerin aynı uyarıcıya maruz kaldığında dişilere kıyasla daha hassas olduğunu tespit etmiş ve devamındaki araştırmalarda ağrı mekanizmanın cinsiyete göre değişiklik gösterdiği sonucuna varmıştı.</p>
<p>Bu alandaki çalışmalarda farklı cinsiyetlerde farelerin kullanılması yeni bir durumdu. Birçok araştırmacı, hormonal döngülerin sonuçları karmaşık hale getireceğini düşündüğünden sadece erkek farelerle çalışmayı tercih ediyordu. Sorge ve meslektaşlarının elde ettiği bulguların etkisiyle, ağrı üzerine araştırmalarda cinsiyeti bir değişken olarak dikkate alan çalışmaların sayısı giderek artıyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-13988" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/05/agri.png" alt="" width="400" height="599" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/05/agri.png 937w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/05/agri-200x300.png 200w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/05/agri-683x1024.png 683w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p>Kanada Sağlık Araştırma Enstitüleri bünyesindeki Cinsiyet ve Sağlık Enstitüsü’nün bilim direktörü Cara Tannenbaum, bu araştırmaların daha etkili ağrı kesicilerin geliştirilmesi imkan sağlayabileceğini ifade ediyor ve dünya genelinde çoğunlukla kadın olmak üzere insanların %20&#8217;sinin kronik ağrıdan muzdarip olduğuna dikkat çekerek bunun oldukça önemli olduğunu belirtiyor.</p>
<p>Merkezi İngiltere’de bulunan <em>AstraZeneca</em> ilaç firmasının başkan yardımcısı Iain Chessel, gelecekteki ağrı kesici ilaçların kişiye özel olarak düzenleneceğini ve bu kişiselleştirilmiş ilaçların geliştirilmesinde cinsiyetin önemli bir faktör olacağını öngörüyor.</p>
<p>Robert Sorge ve meslektaşlarının 2011 ve 2015 yıllarında sonuçları yayınlanan çalışmaları, ağrı mekanizmasında hormon seviyelerinin belirleyici olduğunu; testosteron düzeyi belli bir eşiğin üstünde olan dişi farelerin erkeklerde görülen ağrı mekanizmasına, testosteron seviyesi bu eşiğin altına düşen erkeklerin de dişilerdeki ağrı mekanizmasına sahip olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Teksas Üniversitesi’nden nörofarmakolog Ted Price ve meslektaşlarının 2018’de yaptığı araştırmada, aynı ilacın dişi ve erkek farelerdeki ağrı mekanizmasını farklı şekilde etkilediğini sonucuna varıldı. Söz konusu çalışmada metformin verilen farelerde, omurilikte bulunan sinir hücrelerin etrafındaki mikroglial sayısının düştüğü ve sinir hasarına bağlı ağrıya karşı duyarlılığın sadece erkek farelerde azaldığı gözlemlendi.</p>
<p>Daha etkili ağrı kesicilerin geliştirilmesine yönelik çabalarda, ağrı mekanizmasındaki cinsiyete bağlı farklılığın yanında genetik faktörler, hormon seviyelerindeki değişimler ve anatomik gelişim gibi bir dizi değişkeni de hesaba katmak gerekecek gibi görünüyor. Bu değişkenleri dikkate alarak ağrı mekanizması çözmeye yönelik araştırmaların sayısı artmakta olsa da, araştırmacılar henüz yolun yarısında bile olmadığımız görüşünde.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Murat Altaş / <a href="https://twitter.com/murataltas_">@murataltas_</a></strong></p>
<p><strong>Kaynak: <a href="https://www.nature.com/articles/d41586-019-00895-3">https://www.nature.com/articles/d41586-019-00895-3</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/agri-cinsiyetlere-gore-farkli-etkiliyor">Ağrı, cinsiyetlere göre farklı etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13987</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Morfinin 600 yıllık öyküsü</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/morfinin-600-yillik-oykusu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Mar 2019 14:16:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[afyon]]></category>
		<category><![CDATA[afyon savaşları]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı kesici]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[batı]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[deney]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere]]></category>
		<category><![CDATA[ipek]]></category>
		<category><![CDATA[morfin]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa çetiner]]></category>
		<category><![CDATA[narkoz]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=13320</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Mustafa Çetiner, insanlık tarihine damga vuran 600 yıllık geçmişe sahip morfini konu alıyor. İnsanlığın gülen yüzü ve karanlık yüzü aslında seçimlerinden geçiyor. Morfinin hangi niyetle, ne amaçla ve nasıl kullanıldığı üzerinden bir insanlık dersi veriyor. &#160;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/morfinin-600-yillik-oykusu">Morfinin 600 yıllık öyküsü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Mustafa Çetiner, insanlık tarihine damga vuran 600 yıllık geçmişe sahip morfini konu alıyor. İnsanlığın gülen yüzü ve karanlık yüzü aslında seçimlerinden geçiyor. Morfinin hangi niyetle, ne amaçla ve nasıl kullanıldığı üzerinden bir insanlık dersi veriyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/morfinin-600-yillik-oykusu">Morfinin 600 yıllık öyküsü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13320</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hint keneviri: Zehir mi, mucize mi?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/hint-keneviri-zehir-mi-mucize-mi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Feb 2019 14:00:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı kesici]]></category>
		<category><![CDATA[hint keneviri]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kenevir]]></category>
		<category><![CDATA[mucize]]></category>
		<category><![CDATA[zehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12987</guid>

					<description><![CDATA[<p>İktidarın “keneviri büyük ölçekli ekeceğiz” kararından sonra, tartışma başladı. Tartışmalı yönü, kenevirin uyuşturucu amaçlı da kullanılması (esrar). Ama araştırınca gördük ki kenevir muazzam ve çok yönlü bir bitki. Özellikle tıbbi açıdan: Çok daha ucuz bir ağrı kesici, kemoterapinin yan etkilerini hafifletici, başta depresyon olmak üzere bazı zihinsel bozukluklar için tedavi edici, uyku bozukluğuna çare vb. Zararlarıyla, yararlarıyla size tam bir kenevir dosyası sunuyoruz. Adı daha çok Hint keneviri diye geçer. Cannabis sativa bitkisinden bahsediyoruz. Tarihi çok çok eskilere dayanıyor. Literatürde tedavi amaçlı kullanımı ise 5 bin yıl öncesine gidiyor. Baktık, Nature, Science gibi pek çok temel bilim dergisi konuyu son yıllarda çok kez ve tıbbi açıdan incelemiş. Kuzey Amerika’da kenevir üzerine yatırımlar 50 milyar Dolara dayanmış; yağlar, özütler, kremler… Kanser tedavisi için artan umutlar Kanser ile mücadelede umut veren gelişmeler var. İmmünoloji ve gen terapisinin birleştirilmesi sonucu elde edilen yeni tedavi yöntemleri çığır açıcı gelişmelere gebe. Reyhan Oksay gelişmeleri derledi. Mustafa Çetiner’e de neler olup bittiğine ilişkin sorular yöneltti. Doğan Kuban bu hafta sanayileşmenin önemi için önerilerini sıralıyor. Müfit Akyos’un ele aldığı konu ise mühendisler ve onlara verilen uluslararası ödüller. Bayram Ali Eşiyok “Türkiye Mutlu musun?” diye soruyor. TÜİK’in yaşam memnuniyeti araştırmasının sonuçlarını irdeliyor ve dünyadaki diğer ülkeler ile kıyaslıyor. Size müjdeli bir haber: Bilim insanları sivrisinek sorununu sona erdirecek bir araştırmada sona yaklaştı. Yaz aylarının kâbusu bakalım sona gerecek mi? Atılım Üniversitesi Öğretim Görevlisi Merve Gürel’in Bilişüstü becerileri ve bunların öğrenme süreçlerine etkisi konulu yazısı hayli ilginç. Mustafa Çetiner alkolün zararını yazıyor. Erhan Karaesmen ise eski Yunan döneminde ve Ortaçağ’da mühendislik ve matematik ilişkisini irdeledi. Kutup girdabı donduruyor  Artık küresel ısınma dergimizin ana konularından biri. Zira her hafta yeni bir gelişme ile karşı karşıya kalıyoruz. Bilim insanlarına göre özellikle Amerika kıtası ve Kanada’yı etkisi altına alan aşırı soğuklara kutup girdabı adı verilen bir atmosferik sirkülasyon sistemi yol açıyor. Uzun yaşamayı kim istemez? Bahçeşehir Üniversitesi’nden Meltem Bilikmen geçen hafta Türkiye’ye gelen Dr. Bruce Murphy ile keyifli bir söyleşi yaptı. Kültür Üniversitesi’nden Dr. Gülnur Işıklar’ın teknoloji çağında haz ve erdem başlıklı yazısı hayli ilginç. Hepinize keyifli okumalar, gelecek hafta yine birlikteyiz&#8230; ***  Umut Oran’dan anlamlı dergi hediyeliği Türkiye’nin 81 ili ve İstanbul’un 39 ilçesinde CHP merkezlerine 1 yıl süre ile basılı dergi aboneliği hediye etti. Bizim eğer bir çıkış yolumuz olacaksa, o da, çok daha geniş kitlelerin bilim dünyasının içine girmesi; bilim temelli düşünce ve sorgulama biçimini benimsemesi ile olabilir ancak. 3 yıl önce bu görevle Herkese Bilim Teknoloji dergisinin yolculuğunu başlatmıştık. Dünyada bilim nasıl ilerliyor? Türkiye bunun neresinde? Hangi yenilikler oluyor; tıpta, sağlıkta, eğitimde, kentleşmede, ulaşımda, enerjide? Ve tabii artık yaşamların her alanına giren dijital teknolojilerde? Arzumuz, haftalık dergimizin Türkiye’nin her tarafına ulaşabilir olmasıydı; okullara, dağ köylerine, kasabalara&#8230; Okurlarımız da bize inandılar. Kimi zaman tek yürek olduk onlarla, katkılarıyla gençlere hediye dergi abonelikleri başlattık. Kimi zaman köy öğretmenlerine gönderdik. Koca 80 milyonluk Türkiye’de kaç kişi sizi okuyor diyecekseniz, hiç demeyin. Çünkü Türkiye gerçeği içinde okyanusa kepçe daldırmak gibi. Ama yine aynı Türkiye gerçeği içinde çarpan etkisini de biliyoruz, önümüzde uzun soluklu bir yol olduğunu da. 2018’in son günleriydi. Telefon çaldı. Umut Oran. Oran CHP eski milletvekili. Her ne kadar mecliste olmasa da, CHP yönetim kadrolarında yer almasa da yine de aktif siyasetin içinde. İl il, kasaba kasaba dolaşıyor. Gördüğü yanlışları anlatıyor, Türkiye’yi içinde bulunduğu çıkmazdan kurtaracak çıkış yolları üzerine kafa yoruyor. Dergimizin sürekli takipçisi, kimi zaman yazıları ile de katkıda bulunuyor. “Ben” dedi “CHP’nin 81 il örgütünde ve İstanbul’un 39 ilçesinde Herkese Bilim Teknoloji Dergisi’nin okunmasını istiyorum.” Hemen imece ruhumuzu devreye soktuk ve Oran’ın bu anlamlı jestine biz de indirim yaparak katkıda bulunduk. 4 haftalık dergiler her ay sonu artık CHP il ve ilçe merkezlerinde. Umarız beğenir, okur ve başkalarının da dergi ile tanışmasına önayak olursunuz. Aslında diğer partilere de bu örnek olmalı. HBT tüm Türkiye’nin dergisi.  Abonelik başlatan ve sürdüren belediyelerimiz de var. Dergimizi, kendi bünyelerindeki çeşitli merkezlerde halkın okuması için bulunduruyorlar. Başta da dediğimiz gibi; uzun soluklu bir yolun içindeyiz. Ve sizlerin değerli katkıları ile o yolu adımlıyoruz.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/hint-keneviri-zehir-mi-mucize-mi">Hint keneviri: Zehir mi, mucize mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="wp-image-12985 size-medium alignright" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/02/151k-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/02/151k-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/02/151k-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/02/151k.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />İktidarın “keneviri büyük ölçekli ekeceğiz” kararından sonra, tartışma başladı. Tartışmalı yönü, kenevirin uyuşturucu amaçlı da kullanılması (esrar). Ama araştırınca gördük ki kenevir muazzam ve çok yönlü bir bitki. Özellikle tıbbi açıdan: Çok daha ucuz bir ağrı kesici, kemoterapinin yan etkilerini hafifletici, başta depresyon olmak üzere bazı zihinsel bozukluklar için tedavi edici, uyku bozukluğuna çare vb. Zararlarıyla, yararlarıyla size tam bir kenevir dosyası sunuyoruz.</p>
<p>Adı daha çok Hint keneviri diye geçer. <em>Cannabis sativa</em> bitkisinden bahsediyoruz. Tarihi çok çok eskilere dayanıyor. Literatürde tedavi amaçlı kullanımı ise 5 bin yıl öncesine gidiyor. Baktık, <em>Nature, Science</em> gibi pek çok temel bilim dergisi konuyu son yıllarda çok kez ve tıbbi açıdan incelemiş. Kuzey Amerika’da kenevir üzerine yatırımlar 50 milyar Dolara dayanmış; yağlar, özütler, kremler…</p>
<p><strong>Kanser tedavisi için artan umutlar</strong></p>
<p>Kanser ile mücadelede umut veren gelişmeler var. İmmünoloji ve gen terapisinin birleştirilmesi sonucu elde edilen yeni tedavi yöntemleri çığır açıcı gelişmelere gebe. <strong>Reyhan Oksay</strong> gelişmeleri derledi. <strong>Mustafa Çetiner</strong>’e de neler olup bittiğine ilişkin sorular yöneltti.</p>
<p><strong>Doğan Kuban</strong> bu hafta sanayileşmenin önemi için önerilerini sıralıyor. <strong>Müfit Akyos</strong>’un ele aldığı konu ise mühendisler ve onlara verilen uluslararası ödüller. <strong>Bayram Ali Eşiyok</strong> “Türkiye Mutlu musun?” diye soruyor. TÜİK’in yaşam memnuniyeti araştırmasının sonuçlarını irdeliyor ve dünyadaki diğer ülkeler ile kıyaslıyor.</p>
<p>Size müjdeli bir haber: Bilim insanları sivrisinek sorununu sona erdirecek bir araştırmada sona yaklaştı. Yaz aylarının kâbusu bakalım sona gerecek mi?</p>
<p>Atılım Üniversitesi Öğretim Görevlisi <strong>Merve Gürel</strong>’in Bilişüstü becerileri ve bunların öğrenme süreçlerine etkisi konulu yazısı hayli ilginç.</p>
<p><strong>Mustafa Çetiner</strong> alkolün zararını yazıyor. <strong>Erhan Karaesmen</strong> ise eski Yunan döneminde ve Ortaçağ’da mühendislik ve matematik ilişkisini irdeledi.</p>
<p><strong>Kutup girdabı donduruyor</strong><strong> </strong></p>
<p>Artık küresel ısınma dergimizin ana konularından biri. Zira her hafta yeni bir gelişme ile karşı karşıya kalıyoruz. Bilim insanlarına göre özellikle Amerika kıtası ve Kanada’yı etkisi altına alan aşırı soğuklara kutup girdabı adı verilen bir atmosferik sirkülasyon sistemi yol açıyor.</p>
<p>Uzun yaşamayı kim istemez? Bahçeşehir Üniversitesi’nden <strong>Meltem Bilikmen</strong> geçen hafta Türkiye’ye gelen Dr. <strong>Bruce Murphy</strong> ile keyifli bir söyleşi yaptı. Kültür Üniversitesi’nden Dr. <strong>Gülnur Işıklar</strong>’ın teknoloji çağında haz ve erdem başlıklı yazısı hayli ilginç.</p>
<p>Hepinize keyifli okumalar, gelecek hafta yine birlikteyiz&#8230;</p>
<p><strong>***</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Umut Oran’dan anlamlı dergi hediyeliği </strong></p>
<p><strong>Türkiye’nin 81 ili ve İstanbul’un 39 ilçesinde CHP merkezlerine 1 yıl süre ile basılı dergi aboneliği hediye etti.</strong></p>
<p>Bizim eğer bir çıkış yolumuz olacaksa, o da, çok daha geniş kitlelerin bilim dünyasının içine girmesi; bilim temelli düşünce ve sorgulama biçimini benimsemesi ile olabilir ancak. 3 yıl önce bu görevle <strong>Herkese Bilim Teknoloji</strong> dergisinin yolculuğunu başlatmıştık. Dünyada bilim nasıl ilerliyor? Türkiye bunun neresinde? Hangi yenilikler oluyor; tıpta, sağlıkta, eğitimde, kentleşmede, ulaşımda, enerjide? Ve tabii artık yaşamların her alanına giren dijital teknolojilerde?</p>
<p>Arzumuz, haftalık dergimizin Türkiye’nin her tarafına ulaşabilir olmasıydı; okullara, dağ köylerine, kasabalara&#8230; Okurlarımız da bize inandılar. Kimi zaman tek yürek olduk onlarla, katkılarıyla gençlere hediye dergi abonelikleri başlattık. Kimi zaman köy öğretmenlerine gönderdik.</p>
<p>Koca 80 milyonluk Türkiye’de kaç kişi sizi okuyor diyecekseniz, hiç demeyin. Çünkü Türkiye gerçeği içinde okyanusa kepçe daldırmak gibi. Ama yine aynı Türkiye gerçeği içinde çarpan etkisini de biliyoruz, önümüzde uzun soluklu bir yol olduğunu da.</p>
<p>2018’in son günleriydi. Telefon çaldı. Umut Oran. Oran CHP eski milletvekili. Her ne kadar mecliste olmasa da, CHP yönetim kadrolarında yer almasa da yine de aktif siyasetin içinde. İl il, kasaba kasaba dolaşıyor. Gördüğü yanlışları anlatıyor, Türkiye’yi içinde bulunduğu çıkmazdan kurtaracak çıkış yolları üzerine kafa yoruyor. Dergimizin sürekli takipçisi, kimi zaman yazıları ile de katkıda bulunuyor. “Ben” dedi “CHP’nin 81 il örgütünde ve İstanbul’un 39 ilçesinde Herkese Bilim Teknoloji Dergisi’nin okunmasını istiyorum.”</p>
<p>Hemen imece ruhumuzu devreye soktuk ve Oran’ın bu anlamlı jestine biz de indirim yaparak katkıda bulunduk. 4 haftalık dergiler her ay sonu artık CHP il ve ilçe merkezlerinde. Umarız beğenir, okur ve başkalarının da dergi ile tanışmasına önayak olursunuz. <strong>Aslında diğer partilere de bu örnek olmalı. HBT tüm Türkiye’nin dergisi.</strong><strong> </strong></p>
<p>Abonelik başlatan ve sürdüren belediyelerimiz de var. Dergimizi, kendi bünyelerindeki çeşitli merkezlerde halkın okuması için bulunduruyorlar.</p>
<p>Başta da dediğimiz gibi; uzun soluklu bir yolun içindeyiz. Ve sizlerin değerli katkıları ile o yolu adımlıyoruz.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/hint-keneviri-zehir-mi-mucize-mi">Hint keneviri: Zehir mi, mucize mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12987</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yeniden Aspirin</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/yeniden-aspirin</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Sep 2018 07:45:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı kesici]]></category>
		<category><![CDATA[aspirin]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa çetiner]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=11049</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aspirinle ilgili son günlerde çıkan araştırma sonuçları ne gösteriyor? Bir bilim insanı olarak Prof. Dr. Mustafa Çetiner aspirin hakkında yapılan tartışmalara ve yorumlara açıklık getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/yeniden-aspirin">Yeniden Aspirin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aspirinle ilgili son günlerde çıkan araştırma sonuçları ne gösteriyor? Bir bilim insanı olarak Prof. Dr. Mustafa Çetiner aspirin hakkında yapılan tartışmalara ve yorumlara açıklık getiriyor.</p>
<p><iframe width="730" height="411" src="https://www.youtube.com/embed/rGzVuxd5Nn0?feature=oembed" frameborder="0" allow="autoplay; encrypted-media" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/yeniden-aspirin">Yeniden Aspirin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">11049</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Morfinin yerine geçebilecek molekül</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/morfinin-yerine-gecebilecek-molekul</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Aug 2018 09:54:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı kesici]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[molekül]]></category>
		<category><![CDATA[morfin]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=10858</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilim insanları morfin yerine ağrı kesici olarak kullanılabilecek bir molekül geliştirdi. Yeni molekülün, bin yıllardan bu yana kullanılan uyuşturucu ilaç gibi yan etkileri de yok. Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, yeni madde ne nefes darlığına yol açıyor ne de bağımlılık veya kabızlık yapıyor. Bu yan etkileri nedeniyle morfin alımı riskli sayılıyor. Nobel Kimya ödüllü (2012) araştırmacı Brian Kobilka (Stanford Üniversitesi), bilgisayarda üç milyon maddeyi inceleyerek bunların arasındaki en iyi ağrı kesici birleşimlerini elemiş. PZM21 olarak isimlendirilen molekül, beyinde ağrıları baskılayan bölgeyi etkinleştiriyor. Bu yapay madde morfine kıyasla daha uzun süre etkili. Morfin ve diğer ağrı kesicilere çabucak bağımlı olan fareler üzerinde gerçekleştirilen deneylerde yeni molekülün yan etkilere neden olmadığı görülmüş. Uzun süre etkili olan molekül nefes darlığını da ortadan kaldırıyor. Afyondan elde edilen morfin dört bin yıldan bu yana ağrı kesici olarak kullanılıyor ve modern tıptaki yerini de koruyor. Fakat riskli olduğu için bilim insanları on yıllardan bu yana özellikle de yan etkileri ortadan kaldıracak alternatifler üzerinde çalışıyordu. Son araştırmada ağrının baskılanmasıyla tetiklenen opioid reseptörlerine odaklanarak, reseptöre tutunan uygun molekülü buldular. Morfindeki gibi yan etkiler yapmaması için de molekülün beyindeki başka bir reseptöre tutunmaması gerekiyor. Bilim insanları yeni yöntemi &#8220;mükemmel ilacı doğru giden bir adım&#8221; olarak tanımlıyor. İlacın ilk önce insanlar üzerinde etkisinin ve tolere edilebilirliğinin öğrenilmesi gerekiyor. Kaynak: www.nature.com/nature/journal/vaop/ncurrent/full/nature19112.html</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/morfinin-yerine-gecebilecek-molekul">Morfinin yerine geçebilecek molekül</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları morfin yerine ağrı kesici olarak kullanılabilecek bir molekül geliştirdi. Yeni molekülün, bin yıllardan bu yana kullanılan uyuşturucu ilaç gibi yan etkileri de yok.</p>
<p><em>Nature</em> dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, yeni madde ne nefes darlığına yol açıyor ne de bağımlılık veya kabızlık yapıyor. Bu yan etkileri nedeniyle morfin alımı riskli sayılıyor. Nobel Kimya ödüllü (2012) araştırmacı <strong>Brian Kobilka </strong>(Stanford Üniversitesi), bilgisayarda üç milyon maddeyi inceleyerek bunların arasındaki en iyi ağrı kesici birleşimlerini elemiş.</p>
<p>PZM21 olarak isimlendirilen molekül, beyinde ağrıları baskılayan bölgeyi etkinleştiriyor. Bu yapay madde morfine kıyasla daha uzun süre etkili. Morfin ve diğer ağrı kesicilere çabucak bağımlı olan fareler üzerinde gerçekleştirilen deneylerde yeni molekülün yan etkilere neden olmadığı görülmüş. Uzun süre etkili olan molekül nefes darlığını da ortadan kaldırıyor.</p>
<p>Afyondan elde edilen morfin dört bin yıldan bu yana ağrı kesici olarak kullanılıyor ve modern tıptaki yerini de koruyor. Fakat riskli olduğu için bilim insanları on yıllardan bu yana özellikle de yan etkileri ortadan kaldıracak alternatifler üzerinde çalışıyordu. Son araştırmada ağrının baskılanmasıyla tetiklenen opioid reseptörlerine odaklanarak, reseptöre tutunan uygun molekülü buldular. Morfindeki gibi yan etkiler yapmaması için de molekülün beyindeki başka bir reseptöre tutunmaması gerekiyor. Bilim insanları yeni yöntemi &#8220;mükemmel ilacı doğru giden bir adım&#8221; olarak tanımlıyor. İlacın ilk önce insanlar üzerinde etkisinin ve tolere edilebilirliğinin öğrenilmesi gerekiyor.</p>
<p><strong>Kaynak: <a href="http://www.nature.com/nature/journal/vaop/ncurrent/full/nature19112.html">www.nature.com/nature/journal/vaop/ncurrent/full/nature19112.html</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/morfinin-yerine-gecebilecek-molekul">Morfinin yerine geçebilecek molekül</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">10858</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
