<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>alzheimer arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/alzheimer/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/alzheimer</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Jun 2025 12:27:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Yeni geliştirilen kan testi: Alzheimer&#8217;ı tespit etmekle kalmıyor, ilerlemesini de %92 doğrulukla gösteriyor</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/yeni-gelistirilen-kan-testi-alzheimeri-tespit-etmekle-kalmiyor-ilerlemesini-de-%92-dogrulukla-gosteriyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Apr 2025 09:16:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[demans]]></category>
		<category><![CDATA[kan testi]]></category>
		<category><![CDATA[MTBR-tau243]]></category>
		<category><![CDATA[Randall J. Bateman]]></category>
		<category><![CDATA[Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=32270</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alzheimer’a yönelik kan testleri yeni değil; mevcut testler temel olarak bazı bilişsel semptomlar gösteren kişilerde hastalığın teşhis edilmesine yardımcı oluyor. Ancak semptomların ne kadar ilerlemiş olduğunu veya Alzheimer’ın kişide neden olduğu bilişsel gerilemenin boyutunu ortaya koyamıyor. Bu ayrım önemli. Çünkü Alzheimer için mevcut tedaviler, en büyük etkisini erken evrelerde gösteriyor. Bu sebeple hastalığın ne boyutta olduğunu değerlendirmek için güvenilir ve erişilebilir bir yöntem, doktorların hangi hastaların tedaviden en çok fayda görme olasılığının olduğunu ve ne kadar ileri düzey bir tedavi gerektiğini belirlemelerine yardımcı olma potansiyeli taşıyor. Washington Üniversitesi (WashU) Tıp Fakültesi ile İsveç&#8217;teki Lund Üniversitesi&#8217;nin ortak çalışması ile geliştirilen bir kan testi de bu açıdan önem taşıyor. Nature Medicine dergisinde yayınlanan çalışmaya göre, Alzheimer hastalığı için yeni geliştirilen kan testi, yalnızca hastalığın varlığını doğrulamaya yardımcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda hastalığın ne kadar ilerlediği hakkında da bilgi sağlıyor. Yeni test ayrıca bir kişinin semptomlarının Alzheimer&#8217;dan mı yoksa altta yatan başka bir durumdan mı kaynaklandığına dair de değerli bilgiler sunuyor. Anahtar: MTBR-tau243 proteini Bilindiği üzere Alzheimer hastalığı, “amiloid” adı verilen bir proteinin beyindeki plaklarda birikmesini ve ardından yıllar sonra “tau protein” düğümlerinin gelişmesini içeriyor. Bilişsel semptomlar, tau düğümleri tespit edilebilir hale geldiğinde ortaya çıkıyor ve düğümler yayıldıkça semptomlar kötüleşiyor. Çalışma kapsamında da araştırmacılar, kandaki “MTBR-tau243” adlı proteinin mevcut seviyelerinin, beyindeki toksik tau agregatlarının birikiminin miktarını doğru bir şekilde yansıttığını ve bunun Alzheimer hastalığının şiddetiyle ilişkili olduğunu bulmuş durumda. Bilişsel gerileme yaşayan bir grup insandan alınan MTBR-tau243 kan seviyelerini analiz eden araştırmacılar, erken veya geç evre Alzheimer hastalığı olan kişileri ayırt edebildi. Aynı zamanda altta yatan başka sebepleri olan hastaları da sadece Alzheimer’dan mustarip kişilerden ayırabildiler. “Bu kan testi, Alzheimer semptomlarının ve demansın en iyi biyobelirteç ölçümü olan Alzheimer tau düğümlerini açıkça belirliyor,” diyen çalışmanın ortak yazarı WashU Tıp Fakültesi’nden Nöroloji Profesörü Randall J. Bateman, sözlerine şöyle devam ediyor: “Şu anda klinik uygulamada, Alzheimer düğümleri ve demans için kolay veya erişilebilir ölçümlerimiz yok. Bu nedenle bunun gibi bir kan testi, semptomların Alzheimer&#8217;dan kaynaklanıp kaynaklanmadığına dair çok daha iyi bir gösterge sağlayabilir ve ayrıca doktorların hastaları için hangi tedavilerin en iyi olduğuna karar vermelerine yardımcı olabilir.&#8221; Kaynak</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/yeni-gelistirilen-kan-testi-alzheimeri-tespit-etmekle-kalmiyor-ilerlemesini-de-%92-dogrulukla-gosteriyor">Yeni geliştirilen kan testi: Alzheimer&#8217;ı tespit etmekle kalmıyor, ilerlemesini de %92 doğrulukla gösteriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Alzheimer’a yönelik kan testleri yeni değil; mevcut testler temel olarak bazı bilişsel semptomlar gösteren kişilerde hastalığın teşhis edilmesine yardımcı oluyor. Ancak semptomların ne kadar ilerlemiş olduğunu veya Alzheimer’ın kişide neden olduğu bilişsel gerilemenin boyutunu ortaya koyamıyor.</p>
<p>Bu ayrım önemli. Çünkü Alzheimer için mevcut tedaviler, en büyük etkisini erken evrelerde gösteriyor. Bu sebeple hastalığın ne boyutta olduğunu değerlendirmek için güvenilir ve erişilebilir bir yöntem, doktorların hangi hastaların tedaviden en çok fayda görme olasılığının olduğunu ve ne kadar ileri düzey bir tedavi gerektiğini belirlemelerine yardımcı olma potansiyeli taşıyor.</p>
<p>Washington Üniversitesi (WashU) Tıp Fakültesi ile İsveç&#8217;teki Lund Üniversitesi&#8217;nin ortak çalışması ile geliştirilen bir kan testi de bu açıdan önem taşıyor.</p>
<p>Nature Medicine dergisinde yayınlanan çalışmaya göre, Alzheimer hastalığı için yeni geliştirilen kan testi, yalnızca hastalığın varlığını doğrulamaya yardımcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda hastalığın ne kadar ilerlediği hakkında da bilgi sağlıyor.</p>
<p>Yeni test ayrıca bir kişinin semptomlarının Alzheimer&#8217;dan mı yoksa altta yatan başka bir durumdan mı kaynaklandığına dair de değerli bilgiler sunuyor.</p>
<h4><strong>Anahtar: MTBR-tau243 proteini</strong></h4>
<p>Bilindiği üzere Alzheimer hastalığı, “amiloid” adı verilen bir proteinin beyindeki plaklarda birikmesini ve ardından yıllar sonra “tau protein” düğümlerinin gelişmesini içeriyor. Bilişsel semptomlar, tau düğümleri tespit edilebilir hale geldiğinde ortaya çıkıyor ve düğümler yayıldıkça semptomlar kötüleşiyor.</p>
<p>Çalışma kapsamında da araştırmacılar, kandaki “MTBR-tau243” adlı proteinin mevcut seviyelerinin, beyindeki toksik tau agregatlarının birikiminin miktarını doğru bir şekilde yansıttığını ve bunun Alzheimer hastalığının şiddetiyle ilişkili olduğunu bulmuş durumda.</p>
<p>Bilişsel gerileme yaşayan bir grup insandan alınan MTBR-tau243 kan seviyelerini analiz eden araştırmacılar, erken veya geç evre Alzheimer hastalığı olan kişileri ayırt edebildi. Aynı zamanda altta yatan başka sebepleri olan hastaları da sadece Alzheimer’dan mustarip kişilerden ayırabildiler.</p>
<p>“Bu kan testi, Alzheimer semptomlarının ve demansın en iyi biyobelirteç ölçümü olan Alzheimer tau düğümlerini açıkça belirliyor,” diyen çalışmanın ortak yazarı WashU Tıp Fakültesi’nden Nöroloji Profesörü Randall J. Bateman, sözlerine şöyle devam ediyor:</p>
<p>“Şu anda klinik uygulamada, Alzheimer düğümleri ve demans için kolay veya erişilebilir ölçümlerimiz yok. Bu nedenle bunun gibi bir kan testi, semptomların Alzheimer&#8217;dan kaynaklanıp kaynaklanmadığına dair çok daha iyi bir gösterge sağlayabilir ve ayrıca doktorların hastaları için hangi tedavilerin en iyi olduğuna karar vermelerine yardımcı olabilir.&#8221;</p>
<p><a href="https://scitechdaily.com/new-blood-test-detects-alzheimers-and-tracks-its-progression-with-92-accuracy/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Kaynak</strong></a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/yeni-gelistirilen-kan-testi-alzheimeri-tespit-etmekle-kalmiyor-ilerlemesini-de-%92-dogrulukla-gosteriyor">Yeni geliştirilen kan testi: Alzheimer&#8217;ı tespit etmekle kalmıyor, ilerlemesini de %92 doğrulukla gösteriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">32270</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Nörolojik hastalıklar dünya sağlığı için en büyük tehdit</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/ozlem-kayim-yildiz/norolojik-hastaliklar-dunya-sagligi-icin-en-buyuk-tehdit</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Mar 2025 16:52:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Özlem Kayım Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[demans]]></category>
		<category><![CDATA[halk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[nörolojik hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıksız beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[tütün ürünleri tüketimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=32249</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sinir sistemini etkileyen hastalıklar çeşitlidir ve otizm spektrum bozukluğu gibi nörogelişimsel hastalıkları, Alzheimer hastalığı gibi ileri yaşta ortaya çıkan nörodejeneratif hastalıkları, migren ve gerilim tipi baş ağrısı gibi yaygın baş ağrısı sendromlarını, yenidoğanın statik beyin hasarlarını, epilepsileri, enfeksiyonlara ikincil gelişen patolojik süreçleri ve tüm dünyada en yaygın ölüm nedenleri arasında olan beyin damar hastalıklarını içerir. Hastalıkların küresel halk sağlığı üzerine etkilerini araştıran bugüne dek yapılmış en kapsamlı araştırma olan Küresel Hastalık, Yaralanma ve Risk Faktörleri Çalışması-2021 (Global Burden of Disease, Injuries, and Risk Factors Study, GBD, 2021) verilerine göre nörolojik hastalıkların halk sağlığı üzerine oluşturduğu yük bugüne dek sanılandan çok daha fazla. 1990-2021 yılları arasında 204 ülkenin sağlık verilerinin incelendiği araştırmada sinir sistemi hastalıklarının küresel ölçekte en fazla ölüm ve engellilik yaratan hastalıklar olduğu belirlendi. GBD-2021 verilerine göre 2021 yılında dünya nüfusunun %43’ü yani 3,4 milyar insan nörolojik hastalıklardan birinden etkilendi. Dünya çapında son 31 yılda nörolojik bozukluklar nedeniyle oluşan engellilik, hastalık ve erken ölümlerde %18’lik artış olarak 1990’da 375 milyon yıl olan sağlıklı yaşam yılı kaybı 2021’de 443 milyon yıla yükseldi. Nörolojik hastalıkların halk sağlığı üzerine etkisi, kalp ve damar hastalıklarını geride bıraktı (https://doi.org/10.1016/S1474-4422(24)00038-3). Nörolojik hastalıklar içerisinde halk sağlığı üzerine en fazla olumsuz etkide bulunan ilk 10 hastalık inme yani beyin damar hastalıkları, yenidoğanın beyin hasarı, migren, Alzheimer hastalığı ve diğer demanslar, diyabetik nöropati, menenjit, epilepsi, erken doğumla ilişkili nörolojik bozukluklar, otizm spektrum bozukluğu ve sinir sistemi kanserleriydi. COVID-19’un meydana getirdiği nörolojik bozukluklar ise 2021’de 20. sıradaydı ve 2,48 milyon yıl sağlıklı yaşam yılı kaybına yol açmıştı. En yaygın nörolojik bozukluklar ise gerilim tipi baş ağrısı (2 milyar insan) ve migrendi (1,1 milyar insan). Zaman içerisinde sıklığında en fazla artış görülen hastalık ise diyabetik nöropati idi; 1990-2021 yılları arasında sıklığı üç kattan fazla artış göstermişti, bu durum, küresel olarak diyabet sıklığının artmasına ikincildi. Neden büyük bir tehdit? Nörolojik hastalıkların oluşturduğu halk sağlığı yükündeki bu artışın nedenleri neler? En başta gelen nedenler dünya nüfusunun artışı ve yaşlanması. Ayrıca hava kirliliği, obezite, tütün ürünleri tüketimi, sağlıksız beslenme gibi çevresel ve yaşam stili ile ilişkili risk faktörlerine maruz kalma düzeylerinde de artış söz konusu. Gerçekte, yaşın etkisi ortadan kaldırıldığında nörolojik hastalıklarla ilişkili engellilik ve ölüm oranlarında 1990’dan bu yana yaklaşık üçte bir oranında düşüş söz konusu. Bu düşüşün nedenleri hastalıklara ilişkin farkındalık düzeyinde artış, aşılama, tetanoz (%93 azalma), menenjit (%62 azalma) ve inme (%39 azalma) gibi bazı hastalıklar için küresel önleme politikalarının uygulamaya konmasıdır. Sonuç olarak veriler, nüfusun yaşlanmasının, sinir sistemi hastalıklarındaki artışın esas belirleyicisi olduğuna işaret etmektedir. Nörolojik hastalıklar kaynaklı ölümler ve engelliliklerin %80’den fazlası düşük ve orta gelirli ülkelerde. 2021’de nörolojik hastalıklardan en çok etkilenen coğrafi bölgeler Orta ve Batı Sahraaltı Afrika iken en az etkilenenler ise yüksek gelirli Asya Pasifik ülkeleri ve Avustralya idi. En yoksul ülkelerdeki nörolojik bozuklukların önemli bir kısmını 5 yaş altındakileri etkileyen doğumla ilişkili sorunlar ve enfeksiyon hastalıklarının sinir sistemi üzerine etkileri oluşturuyordu. 2017 yılı itibarıyla dünya ülkelerinin yalnızca dörtte birinde nörolojik hastalıklar için ayrılmış bir bütçe var ve yarısında tanı ve tedaviye yönelik rehberler mevcut. Bu hastalıklarla ilgilenen tıbbi personel sayısı da eşit olmayan bir biçimde dağılmış durumda: Yüksek gelirli ülkeler, düşük ve orta gelirli ülkelerden 70 kat daha fazla nöroloji alanında uzmanlaşmış personele sahip. Korunmaya öncelik verilmeli Birçok nörolojik hastalıkta sağaltıcı, kür sağlayıcı tedaviler mevcut değil. Bu nedenle, bu hastalıklardan korunmaya öncelikli tanınmalı. Neyse ki, inme ve demans gibi hastalıklar için etkili koruyucu yöntemler var. Bu hastalıklar için düzeltilebilir risk faktörlerine odaklanılmalı. Örneğin, en önemlisi hipertansiyon olmak üzere önlenebilir 18 risk faktörüyle mücadele inme nedeniyle oluşan ölüm ve engelliliğin %84’ünü engeller. Kurşuna maruz kalmanın kontrol altına alınması entelektüel engellilik gelişimini %63, açlık kan şekerini normal düzeylere getirmek ise demans yükünü %15 oranında azaltır. Tüm dünyada nörolojik hastalıkların yükü hızlı biçimde artmakta. Nüfusların yaşlanması ve bu artışın devam etmesi halinde önümüzdeki on yıllarda sinir sistemi hastalıklarının halk sağlığı üzerine olumsuz etkisi daha da büyük olacaktır. Bununla birlikte, nörolojik hastalıkları önlemeye yönelik koruyucu stratejiler yeterince uygulanmamakta. Bu hastalıkların büyük ölçüde önlenebilir ancak gelişmeleri halinde kür sağlanamaz olmaları nedeniyle küresel halk sağlığı öncelikleri arasında yer almaları gerekli. Yazı: Özlem Kayım Yıldız * Bu yazı, HBT Dergi&#8217;nin 465. sayısında, yazarın köşesinde yayımlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/ozlem-kayim-yildiz/norolojik-hastaliklar-dunya-sagligi-icin-en-buyuk-tehdit">Nörolojik hastalıklar dünya sağlığı için en büyük tehdit</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class=" wp-image-19411 alignleft" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/07/ozlemkayim.jpg" alt="" width="151" height="158" />Sinir sistemini etkileyen hastalıklar çeşitlidir ve otizm spektrum bozukluğu gibi nörogelişimsel hastalıkları, Alzheimer hastalığı gibi ileri yaşta ortaya çıkan nörodejeneratif hastalıkları, migren ve gerilim tipi baş ağrısı gibi yaygın baş ağrısı sendromlarını, yenidoğanın statik beyin hasarlarını, epilepsileri, enfeksiyonlara ikincil gelişen patolojik süreçleri ve tüm dünyada en yaygın ölüm nedenleri arasında olan beyin damar hastalıklarını içerir.</p>
<p>Hastalıkların küresel halk sağlığı üzerine etkilerini araştıran bugüne dek yapılmış en kapsamlı araştırma olan Küresel Hastalık, Yaralanma ve Risk Faktörleri Çalışması-2021 (Global Burden of Disease, Injuries, and Risk Factors Study, GBD, 2021) verilerine göre nörolojik hastalıkların halk sağlığı üzerine oluşturduğu yük bugüne dek sanılandan çok daha fazla. 1990-2021 yılları arasında 204 ülkenin sağlık verilerinin incelendiği araştırmada sinir sistemi hastalıklarının küresel ölçekte en fazla ölüm ve engellilik yaratan hastalıklar olduğu belirlendi. GBD-2021 verilerine göre 2021 yılında dünya nüfusunun %43’ü yani 3,4 milyar insan nörolojik hastalıklardan birinden etkilendi. Dünya çapında son 31 yılda nörolojik bozukluklar nedeniyle oluşan engellilik, hastalık ve erken ölümlerde %18’lik artış olarak 1990’da 375 milyon yıl olan sağlıklı yaşam yılı kaybı 2021’de 443 milyon yıla yükseldi. Nörolojik hastalıkların halk sağlığı üzerine etkisi, kalp ve damar hastalıklarını geride bıraktı (<a href="https://doi.org/10.1016/S1474-4422(24)00038-3)">https://doi.org/10.1016/S1474-4422(24)00038-3)</a>.</p>
<p>Nörolojik hastalıklar içerisinde halk sağlığı üzerine en fazla olumsuz etkide bulunan ilk 10 hastalık inme yani beyin damar hastalıkları, yenidoğanın beyin hasarı, migren, Alzheimer hastalığı ve diğer demanslar, diyabetik nöropati, menenjit, epilepsi, erken doğumla ilişkili nörolojik bozukluklar, otizm spektrum bozukluğu ve sinir sistemi kanserleriydi. COVID-19’un meydana getirdiği nörolojik bozukluklar ise 2021’de 20. sıradaydı ve 2,48 milyon yıl sağlıklı yaşam yılı kaybına yol açmıştı. En yaygın nörolojik bozukluklar ise gerilim tipi baş ağrısı (2 milyar insan) ve migrendi (1,1 milyar insan). Zaman içerisinde sıklığında en fazla artış görülen hastalık ise diyabetik nöropati idi; 1990-2021 yılları arasında sıklığı üç kattan fazla artış göstermişti, bu durum, küresel olarak diyabet sıklığının artmasına ikincildi.</p>
<h4><strong>Neden büyük bir tehdit?</strong></h4>
<p>Nörolojik hastalıkların oluşturduğu halk sağlığı yükündeki bu artışın nedenleri neler? En başta gelen nedenler dünya nüfusunun artışı ve yaşlanması. Ayrıca hava kirliliği, obezite, tütün ürünleri tüketimi, sağlıksız beslenme gibi çevresel ve yaşam stili ile ilişkili risk faktörlerine maruz kalma düzeylerinde de artış söz konusu. Gerçekte, yaşın etkisi ortadan kaldırıldığında nörolojik hastalıklarla ilişkili engellilik ve ölüm oranlarında 1990’dan bu yana yaklaşık üçte bir oranında düşüş söz konusu. Bu düşüşün nedenleri hastalıklara ilişkin farkındalık düzeyinde artış, aşılama, tetanoz (%93 azalma), menenjit (%62 azalma) ve inme (%39 azalma) gibi bazı hastalıklar için küresel önleme politikalarının uygulamaya konmasıdır. Sonuç olarak veriler, nüfusun yaşlanmasının, sinir sistemi hastalıklarındaki artışın esas belirleyicisi olduğuna işaret etmektedir.</p>
<p>Nörolojik hastalıklar kaynaklı ölümler ve engelliliklerin %80’den fazlası düşük ve orta gelirli ülkelerde. 2021’de nörolojik hastalıklardan en çok etkilenen coğrafi bölgeler Orta ve Batı Sahraaltı Afrika iken en az etkilenenler ise yüksek gelirli Asya Pasifik ülkeleri ve Avustralya idi. En yoksul ülkelerdeki nörolojik bozuklukların önemli bir kısmını 5 yaş altındakileri etkileyen doğumla ilişkili sorunlar ve enfeksiyon hastalıklarının sinir sistemi üzerine etkileri oluşturuyordu. 2017 yılı itibarıyla dünya ülkelerinin yalnızca dörtte birinde nörolojik hastalıklar için ayrılmış bir bütçe var ve yarısında tanı ve tedaviye yönelik rehberler mevcut. Bu hastalıklarla ilgilenen tıbbi personel sayısı da eşit olmayan bir biçimde dağılmış durumda: Yüksek gelirli ülkeler, düşük ve orta gelirli ülkelerden 70 kat daha fazla nöroloji alanında uzmanlaşmış personele sahip.</p>
<h4><strong>Korunmaya öncelik verilmeli</strong></h4>
<p>Birçok nörolojik hastalıkta sağaltıcı, kür sağlayıcı tedaviler mevcut değil. Bu nedenle, bu hastalıklardan korunmaya öncelikli tanınmalı. Neyse ki, inme ve demans gibi hastalıklar için etkili koruyucu yöntemler var. Bu hastalıklar için düzeltilebilir risk faktörlerine odaklanılmalı. Örneğin, en önemlisi hipertansiyon olmak üzere önlenebilir 18 risk faktörüyle mücadele inme nedeniyle oluşan ölüm ve engelliliğin %84’ünü engeller. Kurşuna maruz kalmanın kontrol altına alınması entelektüel engellilik gelişimini %63, açlık kan şekerini normal düzeylere getirmek ise demans yükünü %15 oranında azaltır.</p>
<p>Tüm dünyada nörolojik hastalıkların yükü hızlı biçimde artmakta. Nüfusların yaşlanması ve bu artışın devam etmesi halinde önümüzdeki on yıllarda sinir sistemi hastalıklarının halk sağlığı üzerine olumsuz etkisi daha da büyük olacaktır. Bununla birlikte, nörolojik hastalıkları önlemeye yönelik koruyucu stratejiler yeterince uygulanmamakta. Bu hastalıkların büyük ölçüde önlenebilir ancak gelişmeleri halinde kür sağlanamaz olmaları nedeniyle küresel halk sağlığı öncelikleri arasında yer almaları gerekli.</p>
<p><strong>Yazı:</strong> <strong>Özlem Kayım Yıldız</strong></p>
<p><em>* Bu yazı, HBT Dergi&#8217;nin 465. sayısında, yazarın köşesinde yayımlanmıştır.</em></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/ozlem-kayim-yildiz/norolojik-hastaliklar-dunya-sagligi-icin-en-buyuk-tehdit">Nörolojik hastalıklar dünya sağlığı için en büyük tehdit</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">32249</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bozulan uyku düzeni nelere neden oluyor?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/bozulan-uyku-duzeni-nelere-neden-oluyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Mar 2025 13:02:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[glifatik sistem]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza gerilemesi]]></category>
		<category><![CDATA[nörolojik hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[parkinson]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[uyku düzeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=32245</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyku kalitesinin beyin işlevini nasıl etkilediğini araştıran Hong Kong Üniversitesi (HKU) araştırmacılarına göre, yaşlı yetişkinlerde kötü uyku, beynin atıkları temizleme yeteneğini olumsuz etkiliyor. Önceki araştırmalar, kötü uykuyu bilişsel gerilemeyle zaten ilişkilendiriyordu. Profesör Tatia M.C. Lee’nin ekibi ise beyinden atıkları temizlemekten sorumlu bir ağ olan glifatik sisteme odaklandı. Bu sistem, özellikle insanlar yaşlandıkça beyin sağlığını korumada önemli bir rol oynamasıyla biliniyor. Parkinson, Alzheimer ve epilepsi riski Glifatik sistemdeki bozulmaların, kötü uyuyan kişilerde hafıza gerilemesine nasıl katkıda bulunduğunu inceleyen araştırmacılar, bu sistemde sorun yaşandığında zararlı proteinlerin beyinde biriktiğini ve bu sürecin Alzheimer, Parkinson ve epilepsi gibi nörolojik bozukluklarla bağlantılı olduğunu söylüyor. Profesör Lee, &#8220;Uyku kalitesi, beyin aktiviteleri ve glifatik işlevler birbiriyle ilişkili. Uyku kalitesinin glifatik sistemi ve insan beyin ağlarını nasıl etkilediğini anlamak, yaşa bağlı hafıza değişiminin altında yatan nörofizyolojik mekanizmalar hakkında değerli bilgiler sunar,” diyor. &#8220;Sonuçlar, uykunun glifatik sistem aracılığıyla insan beynindeki etkisini açıkça ortaya koyuyor, bu da yaşlı yetişkinlerde hafıza performansını etkiliyor&#8221; diyen Lee, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu nedenle, sağlıklı yaşlanmayı desteklemek için iyi uyku yoluyla etkili glifatik işleyişi sürdürmek çok önemli görünüyor.” Kaynak</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/bozulan-uyku-duzeni-nelere-neden-oluyor">Bozulan uyku düzeni nelere neden oluyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uyku kalitesinin beyin işlevini nasıl etkilediğini araştıran Hong Kong Üniversitesi (HKU) araştırmacılarına göre, yaşlı yetişkinlerde kötü uyku, beynin atıkları temizleme yeteneğini olumsuz etkiliyor.</p>
<p>Önceki araştırmalar, kötü uykuyu bilişsel gerilemeyle zaten ilişkilendiriyordu. Profesör Tatia M.C. Lee’nin ekibi ise beyinden atıkları temizlemekten sorumlu bir ağ olan glifatik sisteme odaklandı.</p>
<p>Bu sistem, özellikle insanlar yaşlandıkça beyin sağlığını korumada önemli bir rol oynamasıyla biliniyor.</p>
<h4><strong>Parkinson, Alzheimer ve epilepsi riski</strong></h4>
<p>Glifatik sistemdeki bozulmaların, kötü uyuyan kişilerde hafıza gerilemesine nasıl katkıda bulunduğunu inceleyen araştırmacılar, bu sistemde sorun yaşandığında zararlı proteinlerin beyinde biriktiğini ve bu sürecin Alzheimer, Parkinson ve epilepsi gibi nörolojik bozukluklarla bağlantılı olduğunu söylüyor.</p>
<p>Profesör Lee, &#8220;Uyku kalitesi, beyin aktiviteleri ve glifatik işlevler birbiriyle ilişkili. Uyku kalitesinin glifatik sistemi ve insan beyin ağlarını nasıl etkilediğini anlamak, yaşa bağlı hafıza değişiminin altında yatan nörofizyolojik mekanizmalar hakkında değerli bilgiler sunar,” diyor.</p>
<p>&#8220;Sonuçlar, uykunun glifatik sistem aracılığıyla insan beynindeki etkisini açıkça ortaya koyuyor, bu da yaşlı yetişkinlerde hafıza performansını etkiliyor&#8221; diyen Lee, sözlerini şöyle sürdürüyor:</p>
<p>“Bu nedenle, sağlıklı yaşlanmayı desteklemek için iyi uyku yoluyla etkili glifatik işleyişi sürdürmek çok önemli görünüyor.”</p>
<p><a href="https://scitechdaily.com/researchers-reveal-what-happens-to-your-brain-when-you-dont-get-enough-sleep/" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/bozulan-uyku-duzeni-nelere-neden-oluyor">Bozulan uyku düzeni nelere neden oluyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">32245</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Tanol Türkoğlu ve Orhan Bursalı ile &#8220;b.ktanlaşma&#8221; ve &#8220;beyin çürümesi&#8221;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/tanol-turkoglu-ve-orhan-bursali-ile-b-ktanlasma-ve-beyin-curumesi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Mar 2025 15:32:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[beyin çürümesi]]></category>
		<category><![CDATA[boktanlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[brain rot]]></category>
		<category><![CDATA[orhan bursalı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[tanol türkoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=32186</guid>

					<description><![CDATA[<p>HBT yazarı; dijital kültür, bilgi toplumu, internet, sosyal medya ve yapay zeka konularında kitapları bulunan Tanol Türkoğlu, HBT Yayın Danışmanı Orhan Bursalı&#8217;nın, yılın sözcükleri olan &#8220;b.ktanlaşma&#8221; ve &#8220;beyin çürümesi&#8221; üzerine sorularını yanıtladı. Türkoğlu&#8217;na göre, sosyal medyada &#8220;sanal gerçeklikte&#8221; yaşanan hayatın belki tek iyi yanı, gençlerin ileride Alzheimer&#8217;a daha az yakalanacak olması&#8230;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/tanol-turkoglu-ve-orhan-bursali-ile-b-ktanlasma-ve-beyin-curumesi">Tanol Türkoğlu ve Orhan Bursalı ile &#8220;b.ktanlaşma&#8221; ve &#8220;beyin çürümesi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>HBT yazarı; dijital kültür, bilgi toplumu, internet, sosyal medya ve yapay zeka konularında kitapları bulunan <span data-offset-key="6pod4-1-0">Tanol Türkoğlu, HBT Yayın Danışmanı Orhan Bursalı&#8217;nın, yılın sözcükleri olan &#8220;b.ktanlaşma&#8221; ve &#8220;beyin çürümesi&#8221; üzerine sorularını yanıtladı.</span></p>
<p>Türkoğlu&#8217;na göre, sosyal medyada &#8220;sanal gerçeklikte&#8221; yaşanan hayatın belki tek iyi yanı, gençlerin ileride Alzheimer&#8217;a daha az yakalanacak olması&#8230;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/tanol-turkoglu-ve-orhan-bursali-ile-b-ktanlasma-ve-beyin-curumesi">Tanol Türkoğlu ve Orhan Bursalı ile &#8220;b.ktanlaşma&#8221; ve &#8220;beyin çürümesi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">32186</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Doç. Dr. Çağhan Kızıl: “Yeni çalışmamızda, insanlarda Alzheimer riskini %71 azaltan bir genetik değişimi ve bu değişimin etki mekanizmasını açığa çıkardık.”</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/son/doc-dr-caghan-kizil-yeni-calismamizda-insanlarda-alzheimer-riskini-q-azaltan-bir-genetik-degisimi-ve-bu-degisimin-etki-mekanizmasini-aciga-cikardik</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Apr 2024 09:14:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[APOEe4]]></category>
		<category><![CDATA[Çağhan Kızıl]]></category>
		<category><![CDATA[Columbia Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[fibronectin]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=31214</guid>

					<description><![CDATA[<p>Columbia Üniversitesi Taub Enstitüsü’nden sinirbilimci Doç. Dr. Çağhan Kızıl, insanlarda Alzheimer riskini %71 azaltan bir genetik değişimi ve bu değişimin etki mekanizmasını açığa çıkardıklarını açıkladı. Kızıl, “Bizim için çok heyecan verici bir haberi paylaşmak istiyorum.” diyerek başladığı X (eski Twitter) açıklamasında, söz konusu bulgunun, milyonlarca insanı hastalıktan koruyabileceğini ve Alzheimer’ın önlenmesi ve tedavisinde yeni yollar sunabileceğini belirtti. Columbia Üniversitesi’nin yanı sıra Stanford ve Yale üniversiteleri ile Mayo Clinic gibi enstitülerden araştırmacıların da dahil olduğu ve kendi üniversitesiyle birlikte ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH), Carol-Gene Ludwig Vakfı ve ABD Alzheimer Derneği tarafından desteklenen bu çalışma, hastalığı önleyebilecek genetik bir faktörün varlığını ortaya koymasıyla dikkat çekiyor. Kızıl, çalışmalarını şöyle özetledi: “APOE, kanda ve dokularda yağ taşıyan bir protein. Bu proteinin belli bir versiyonu, APOEe4 olarak adlandırılıyor ve bu versiyon Alzheimer hastalığı riskini artıran genetik bir faktör. Özellikle, APOEe4 alelini taşıyan kişilerde, taşımayanlara göre hastalık çok daha erken yaşlarda ve daha şiddetli bir şekilde ortaya çıkabilir. Ancak her APOEe4 taşıyıcısı Alzheimer geliştirmiyor, bu da diğer genetik ve çevresel faktörlerin de hastalık üzerinde önemli bir etkisi olduğunu göstermekte. Ancak Alzheimer’a karşı bu direnç nasıl gerçekleşiyor tam anlamıyla bilinmiyordu. Bu çalışmamızda, Fibronektin adı verilen bir proteini kodlayan gendeki bir değişimin, Alzheimer gelişme riskini büyük ölçüde azalttığını keşfettik.” Kızıl, açıklamasına şöyle devam etti: “Fibronectin, kan-beyin bariyerinin çevresindeki koruyucu katmanın bir parçası. Normalde Alzheimer hastalarında, bu bariyerde aşırı fibronectin birikiyor ve hastalığın ilerlemesine katkıda bulunuyor. Ancak keşfettiğimiz genetik varyasyon, bu aşırı birikimi engelliyor ve böylece beyin hücrelerini koruyor. Bu korumanın temelinde de Alzheimer durumunda beyinde biriken zararlı maddelerin beyinden uzaklaştırılması yatıyor. Fibronectin çok olduğunda temizlenme etkili yapılamıyor, ancak koruyucu varyasyon ile bu temizlenme gerçekleşiyor ve beyin, Alzheimer durumunda korunmuş oluyor.” Araştırmalarında farklı etnik gruplardan on binlerce insan üzerinde yapılan klinik çalışmalar ve bu kişilerin genom dizilerini ele aldıklarını belirten Kızıl, bulgularını, deneysel yollarla test etmek için de Zebra balığındaki Alzheimer modeliyle çalıştıklarını söyledi. Zebra balığı modelleri üzerinde yapılan deneylerin, fibronectin seviyesinin, Alzheimer hastalığına yol açan amiloid plaklarının temizlenmesini nasıl kolaylaştırdığını gösterdiğini dile getirdi. “Bu bulgular, Alzheimer hastalığı araştırmalarında yeni bir dönemi başlatabilir ve milyonlarca insanın yaşam kalitesini artırabilir,” diyen Kızıl, sözlerine şöyle devam etti: “Araştırmamız, genetik biliminin hastalıkların anlaşılması ve tedavi edilmesindeki öneminin örneğini sunuyor. Bu keşif, Alzheimer’ın tedavisi için yeni ilaçların geliştirilmesine yol açabilir.”</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/son/doc-dr-caghan-kizil-yeni-calismamizda-insanlarda-alzheimer-riskini-q-azaltan-bir-genetik-degisimi-ve-bu-degisimin-etki-mekanizmasini-aciga-cikardik">Doç. Dr. Çağhan Kızıl: “Yeni çalışmamızda, insanlarda Alzheimer riskini %71 azaltan bir genetik değişimi ve bu değişimin etki mekanizmasını açığa çıkardık.”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Columbia Üniversitesi Taub Enstitüsü’nden sinirbilimci Doç. Dr. Çağhan Kızıl, insanlarda Alzheimer riskini %71 azaltan bir genetik değişimi ve bu değişimin etki mekanizmasını açığa çıkardıklarını açıkladı.</p>
<p>Kızıl, “Bizim için çok heyecan verici bir haberi paylaşmak istiyorum.” diyerek başladığı X (eski Twitter) açıklamasında, söz konusu bulgunun, milyonlarca insanı hastalıktan koruyabileceğini ve Alzheimer’ın önlenmesi ve tedavisinde yeni yollar sunabileceğini belirtti.</p>
<p>Columbia Üniversitesi’nin yanı sıra Stanford ve Yale üniversiteleri ile Mayo Clinic gibi enstitülerden araştırmacıların da dahil olduğu ve kendi üniversitesiyle birlikte ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH), Carol-Gene Ludwig Vakfı ve ABD Alzheimer Derneği tarafından desteklenen bu çalışma, hastalığı önleyebilecek genetik bir faktörün varlığını ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.</p>
<p>Kızıl, çalışmalarını şöyle özetledi: “APOE, kanda ve dokularda yağ taşıyan bir protein. Bu proteinin belli bir versiyonu, APOEe4 olarak adlandırılıyor ve bu versiyon Alzheimer hastalığı riskini artıran genetik bir faktör. Özellikle, APOEe4 alelini taşıyan kişilerde, taşımayanlara göre hastalık çok daha erken yaşlarda ve daha şiddetli bir şekilde ortaya çıkabilir. Ancak her APOEe4 taşıyıcısı Alzheimer geliştirmiyor, bu da diğer genetik ve çevresel faktörlerin de hastalık üzerinde önemli bir etkisi olduğunu göstermekte. Ancak Alzheimer’a karşı bu direnç nasıl gerçekleşiyor tam anlamıyla bilinmiyordu. Bu çalışmamızda, Fibronektin adı verilen bir proteini kodlayan gendeki bir değişimin, Alzheimer gelişme riskini büyük ölçüde azalttığını keşfettik.”</p>
<p>Kızıl, açıklamasına şöyle devam etti: “Fibronectin, kan-beyin bariyerinin çevresindeki koruyucu katmanın bir parçası. Normalde Alzheimer hastalarında, bu bariyerde aşırı fibronectin birikiyor ve hastalığın ilerlemesine katkıda bulunuyor. Ancak keşfettiğimiz genetik varyasyon, bu aşırı birikimi engelliyor ve böylece beyin hücrelerini koruyor. Bu korumanın temelinde de Alzheimer durumunda beyinde biriken zararlı maddelerin beyinden uzaklaştırılması yatıyor. Fibronectin çok olduğunda temizlenme etkili yapılamıyor, ancak koruyucu varyasyon ile bu temizlenme gerçekleşiyor ve beyin, Alzheimer durumunda korunmuş oluyor.”</p>
<p>Araştırmalarında farklı etnik gruplardan on binlerce insan üzerinde yapılan klinik çalışmalar ve bu kişilerin genom dizilerini ele aldıklarını belirten Kızıl, bulgularını, deneysel yollarla test etmek için de Zebra balığındaki Alzheimer modeliyle çalıştıklarını söyledi. Zebra balığı modelleri üzerinde yapılan deneylerin, fibronectin seviyesinin, Alzheimer hastalığına yol açan amiloid plaklarının temizlenmesini nasıl kolaylaştırdığını gösterdiğini dile getirdi.</p>
<p>“Bu bulgular, Alzheimer hastalığı araştırmalarında yeni bir dönemi başlatabilir ve milyonlarca insanın yaşam kalitesini artırabilir,” diyen Kızıl, sözlerine şöyle devam etti: “Araştırmamız, genetik biliminin hastalıkların anlaşılması ve tedavi edilmesindeki öneminin örneğini sunuyor. Bu keşif, Alzheimer’ın tedavisi için yeni ilaçların geliştirilmesine yol açabilir.”</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/son/doc-dr-caghan-kizil-yeni-calismamizda-insanlarda-alzheimer-riskini-q-azaltan-bir-genetik-degisimi-ve-bu-degisimin-etki-mekanizmasini-aciga-cikardik">Doç. Dr. Çağhan Kızıl: “Yeni çalışmamızda, insanlarda Alzheimer riskini %71 azaltan bir genetik değişimi ve bu değişimin etki mekanizmasını açığa çıkardık.”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">31214</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Alzheimer için etkin bir ilaç gündemde</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/ozlem-kayim-yildiz/alzheimer-icin-etkin-bir-ilac-gundemde</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlem Kayım Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Jul 2023 13:43:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Özlem Kayım Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Aducanumab]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[beyin kimyası]]></category>
		<category><![CDATA[Donanemab]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[Lecanemab]]></category>
		<category><![CDATA[sinir sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=29749</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alzheimer hastalığı tedavisinde şimdiye kadar bildirilmiş en yüksek etkinliğe sahip ilaç olan Donanemab’ın bir yıllık kullanımı sonucu hastaların yaklaşık yarısında 1 yıllık tedavi sonrasında hastalık ilerleyişi tam olarak durdu. Alzheimer hastalığında beyinde sinir hücreleri arasında amiloid beta proteini birikimini azaltmaya yönelik tedavilerle ilişkili çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Bu grup ilaçlar içerisinde çalışma sonuçları ilk olarak yayınlanan ve Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi tarafından onaylanan ilk ilaç olan Aducanumab&#8217;ın tartışmalı hızlandırılmış onay sürecini, hastalığın oluşumunda amiloid hipotezinin tek mekanizma olarak görülmesine yönelik eleştirileri ve bilişsel işlevlerde bozulmayı %27 oranında azalttığı tespit edilen Lecanemab ile ilgili verileri daha önce yazmıştım. Aducanumab ve Lecanemab öncesinde Alzheimer hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçlar esas olarak belirtilere yönelikti ve hastalığın altında yatan mekanizmayı hedeflemiyordu. Sınırlı ancak umut verici ilk verilerden sonra beyinde amiloid birikimini hedefleyen diğer ilaçlarla ilgili sonuçlar da açıklanmaya devam ediyor. Plakları temizliyor 3 Mayıs 2023 tarihinde Lilly, Alzheimer hastalığında esas patolojik bulgu olan beyindeki amiloid beta plaklarına bağlanarak plakların beyinden temizlenmelerini sağlayan bir monoklonal antikor olan Donanemab&#8217;ın faz 3 çalışma (TRAILBLAZER-ALZ 2 Study) verilerini bir basın bildirisi ile yayınladı. Bulguların hakemli bir dergide yayınlanmak üzere gönderilmesi ve ilacın kullanımının onaylanması için başvuruda bulunulması bekleniyor. Donanemab&#8217;ın faz 2 çalışma sonuçları daha önce yayınlanmıştı. %40 azaltıyor Faz 3 çalışmaya erken dönem Alzheimer hastalığı olan 1.736 birey dahil edildi ve Donanemab&#8217;ın beyindeki amiloid beta birikimini belirgin biçimde azalttığı, 18 ay süresince finansal aktiviteleri yönetme, araba kullanma, hobileri sürdürme, güncel olaylar hakkında konuşma gibi günlük yaşam aktivitelerinde, bilişsel ve fonksiyonel yetilerde plaseboya göre yaklaşık %40 oranında iyileşme (daha az kötüleşme) sağladığı belirlendi. Hastaların yaklaşık yarısında 1 yıllık tedavi sonrasında hastalık ilerleyişi tam olarak durdu. Hastaların yaklaşık dörtte birinde gözlenen yan etkiler çoğunlukla hafif ve orta şiddetteydi ve uygun tedaviyle kontrol altına alınabildi. Donanemab faz 3 çalışma verilerinde bildirilen etkinlik, bugüne dek Alzheimer hastalığı tedavisinde bildirilen en yüksek etkinlik. Aynı zamanda veriler, amiloid birikimini hedefleyen ilaçların özellikle erken evre Alzheimer hastalığında daha etkili olabileceğine işaret ediyor. Bununla birlikte, ilacın potansiyel yan etkilerini ve maliyetini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Alzheimer hastalığı tedavisinde henüz kür sağlanamamış olsa da hastalığın altında yatan patolojik sürece yönelik tedavilerle ilgili ilk veriler umut verici. Özlem Kayım Yıldız *Bu yazı, HBT Dergi 371. sayıda yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/ozlem-kayim-yildiz/alzheimer-icin-etkin-bir-ilac-gundemde">Alzheimer için etkin bir ilaç gündemde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="page" title="Page 3">
<div class="section">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Alzheimer hastalığı tedavisinde şimdiye kadar bildirilmiş en yüksek etkinliğe sahip ilaç olan <strong>Donanemab</strong>’ın bir yıllık kullanımı sonucu hastaların yaklaşık yarısında 1 yıllık tedavi sonrasında hastalık ilerleyişi tam olarak durdu.</p>
<p>Alzheimer hastalığında beyinde sinir hücreleri arasında amiloid beta proteini birikimini azaltmaya yönelik tedavilerle ilişkili çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Bu grup ilaçlar içerisinde çalışma sonuçları ilk olarak yayınlanan ve Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi tarafından onaylanan ilk ilaç olan Aducanumab&#8217;ın <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/ozlem-kayim-yildiz/alzheimer-hastaligi-tedavisinde-tartismali-yeni-ilac">tartışmalı hızlandırılmış</a> onay sürecini, hastalığın oluşumunda amiloid hipotezinin tek mekanizma olarak görülmesine <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/ozlem-kayim-yildiz/alzheimer-hastaligi-arastirmalarinda-hata-neredeydi">yönelik eleştirileri</a> ve bilişsel işlevlerde bozulmayı %27 oranında azalttığı tespit edilen Lecanemab ile <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/ozlem-kayim-yildiz/alzheimer-hastaligi-tedavisinden-yeni-umut-lecanemab">ilgili verileri</a> daha önce yazmıştım.</p>
<p>Aducanumab ve Lecanemab öncesinde Alzheimer hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçlar esas olarak belirtilere yönelikti ve hastalığın altında yatan mekanizmayı hedeflemiyordu. Sınırlı ancak umut verici ilk verilerden sonra beyinde amiloid birikimini hedefleyen diğer ilaçlarla ilgili sonuçlar da açıklanmaya devam ediyor.</p>
<p><strong>Plakları temizliyor</strong></p>
<p>3 Mayıs 2023 tarihinde Lilly, Alzheimer hastalığında esas patolojik bulgu olan beyindeki amiloid beta plaklarına bağlanarak plakların beyinden temizlenmelerini sağlayan bir monoklonal antikor olan Donanemab&#8217;ın faz 3 çalışma (TRAILBLAZER-ALZ 2 Study) verilerini bir <a href="https://investor.lilly.com/news-releases/news-release-details/lillys-donanemab-significantly-slowed-cognitive-and-functional">basın bildirisi</a> ile yayınladı.</p>
<p>Bulguların hakemli bir dergide yayınlanmak üzere gönderilmesi ve ilacın kullanımının onaylanması için başvuruda bulunulması bekleniyor. Donanemab&#8217;ın faz 2 <a href="https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMoa2100708">çalışma sonuçları</a> daha önce yayınlanmıştı.</p>
<p><strong>%40 azaltıyor</strong></p>
<p>Faz 3 çalışmaya erken dönem Alzheimer hastalığı olan 1.736 birey dahil edildi ve Donanemab&#8217;ın beyindeki amiloid beta birikimini belirgin biçimde azalttığı, 18 ay süresince finansal aktiviteleri yönetme, araba kullanma, hobileri sürdürme, güncel olaylar hakkında konuşma gibi günlük yaşam aktivitelerinde, bilişsel ve fonksiyonel yetilerde plaseboya göre yaklaşık %40 oranında iyileşme (daha az kötüleşme) sağladığı belirlendi.</p>
<p>Hastaların yaklaşık yarısında 1 yıllık tedavi sonrasında hastalık ilerleyişi tam olarak durdu. Hastaların yaklaşık dörtte birinde gözlenen yan etkiler çoğunlukla hafif ve orta şiddetteydi ve uygun tedaviyle kontrol altına alınabildi.</p>
<p>Donanemab faz 3 çalışma verilerinde bildirilen etkinlik, bugüne dek Alzheimer hastalığı tedavisinde bildirilen en yüksek etkinlik. Aynı zamanda veriler, amiloid birikimini hedefleyen ilaçların özellikle erken evre Alzheimer hastalığında daha etkili olabileceğine işaret ediyor. Bununla birlikte, ilacın potansiyel yan etkilerini ve maliyetini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Alzheimer hastalığı tedavisinde henüz kür sağlanamamış olsa da hastalığın altında yatan patolojik sürece yönelik tedavilerle ilgili ilk veriler umut verici.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
<p><strong>Özlem Kayım Yıldız</strong></p>
<p><em><strong>*Bu yazı, HBT Dergi <a href="https://abonelik.herkesebilimteknoloji.com/urun/sayi-371-11-mayis-2023-dijital-pdf/">371. sayıda</a> yayınlanmıştır.</strong></em></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/ozlem-kayim-yildiz/alzheimer-icin-etkin-bir-ilac-gundemde">Alzheimer için etkin bir ilaç gündemde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">29749</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yıpranmış beyinlere gençlik aşısı: Mitokondri nakli</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yipranmis-beyinlere-genclik-asisi-mitokondri-nakli</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Mar 2023 05:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[ahtapot]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[bina]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[fare]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[meraklı çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[mitokondri]]></category>
		<category><![CDATA[mizah]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[peynir]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=29200</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşlanmayı yavaşlatacak yepyeni bir yaklaşım! Otomobilinizin motorunun zaman içinde eskisi gibi verimli çalışmadığını fark etmek için mühendis olmanıza gerek yok. Aracın kilometresi arttıkça aynı mesafeyi gitmek için her gün daha fazla yakıt tükettiğinizi görüyor ve hafif bir yokuşta bile aracınızın tık nefes hale geldiğini fark ediyorsanız, motoru yenilemeniz gerektiğini biliyor olmalısınız. İnsan beyni de aynı otomobil motorunda olduğu gibi zamanla yıpranıyor. Beyindeki tüm hücrelerde bulunan ve mitokondri denilen mikroskobik yapılar, duygu ve düşüncelerimizin motoru. Yaşlandıkça mitokondriler zihinsel faaliyetleri sürdürmek için gerekli enerjiyi üretmekte yetersiz kalıyorlar. Yaşlı ve hasarlı beyin hücrelerindeki mitokondrilerin enerji üretiminde yetersiz kaldığını keşfeden nörologlar, sağlıklı mitokondri nakli ile beyin hücrelerinin enerji açlığını gidererek beyni gençleştirmeye çalışıyor. Kalp, inme, hatta kısırlık tedavilerinde mitokondri nakli yapıldı ve başarı sağlandı. Şimdi sıra beyinde&#8230; Konu ilginç, kapağa taşıdık. Reyhan Oksay hazırladı. Ve deprem&#8230; Depremin acıları hala taze. Yıkım çok büyük oldu. Ve önümüzde zamanı belli olmasa da daha yaşayacağımız yeni depremler var. Hatalardan ders almak ve bu acıların yeniden yaşanmaması için yapılacaklar da çok. İTÜ eski rektörü Prof. Dr. Faruk Karadoğan acil güçlendirmeler konusunda en acil en yapılması gerektiğini yazdı. Evinize yıkım kararı mı alındı? Yeni inşaat öncesi bilmeniz gerekenleri İnşaat Yüksek Mühendisi Necdet Ersoy kaleme aldı. Ersoy bir konut inşaatının yapım aşamalarını, kullanılan malzemeleri, rol alan aktörleri ve çözüm önerilerini basitçe anlatıyor. Türkiye depremi dünyaya ne öğretti? Saygın bilim dergisi Nature’ın 16 Mart tarihli sayısında yer alan “Türkiye’deki deprem bize sismik tahmin konusunda neler söylüyor?” başlıklı makale, depremlerin ne zaman olacağı ile ilgili tahminlerinin hala bilim kurgu malzemesi olduğuna, ama jeologların öngördüğü riski azaltacak önlemlerin alınmasının şart olduğuna dikkat çekiyor. Taşrada üniversiteleri nasıl bilirsiniz? “Üniversite demek, dolmuşlar için yolcu, ev sahipleri için kiracı, kafeler için müşteri demek midir?” Lale Akarun, Tuğba Tekerek’in Taşra Üniversiteleri kitabından yola çıkarak yazdığı yazısında “Sanırım bundan daha fazlası: Türkiye’de üniversiteler, itaatkar ve kanaatkar çalışanlar, yerli ve milli değerlere sahip bireyler, itaatkar zevceler ve en önemlisi, sadık seçmenler olacak şekilde öğrenci yetiştirmek üzere kuruluyor” diyor. Doğan Kuban eskimeyen yazısında “Osmanlı’da yokların toplamı, Türkiye’nin bugünkü cehaletine aşağı yukarı eşittir” diyor. Osman Bahadır, Osmanlı aydınlanmasının neden bu kadar yavaş ve sınırlı olmasının nedenlerini sorguluyor. Tanol Türkoğlu Yapay Lüditler başlıklı yazısında yapay zekâ insanları işşiz-işlevsiz bırakacak mı konusunu irdeliyor. Ali Akurgal’ın yazısı hayli ilginç. Akurgal ‘Değerli okurlar; birkaç yazıdır bir devlet yönetiminin nasıl teşviklerle ekonomiye katkıda bulunabileceğini sizlerle tartışıp durdum. Şimdi daha nokta atışı ile sizin nasıl para kazanabileceğinize dair bir bilgi aktaracağım&#8230;’ diyor ve enerji konusundaki deneyimlerini yazıyor. Kanserin küresel maliyeti korkunç 204 ülkede 29 kanser türü üzerine yapılan bir araştırma, kanserin küresel ekonomiye toplam maliyetinin, 2020’den 2050’ye 25,2 trilyon dolara ulaşacağını gösterdi. Özellikle beş kanser türünün, bu maliyetin kabaca yarısını oluşturacağını ortaya koydu. Dünya genelinde diyabet ve obezite hızla artıyor. Ve bundan en fazla sağlıksız ve yetersiz beslenen yoksul ülkeler muzdarip. Batuhan Sarıcan hazırladı. Karanlık madde tartışması Karanlık maddenin peşine düşen bilim insanları, bir ipucu yakalayabilmek için toprağın altına sıvı ksenon tankları gömmek, Antarktika üzerinde balon uçurtmak gibi çok sayıda yaratıcı yöntemler geliştirdi. Ne var ki bugüne dek somut bir kanıta ulaşamadılar. Peki karanlık madde niçin bulunamıyor? Bilim insanları bu gizemli maddeyi bulabilecek mi? Ne zaman bu arayışa son verilecek? Dergimizde. Dronlar artık her yerde. Çekim yapıyor, güzel görüntüler alıyor, hatta taşımacılıkta da kullanılıyor. Ama&#8230; Evet ‘ama’sı da var. Örneğin ABD Hava Kuvvetleri, otonom dronlar için yüz tanıma yazılımı geliştirmeye yönelik bir projeye imza attı. Bu da bireylerin hedef gözetilerek öldürülebileceği konusundaki endişelere yol açıyor. Bir diğer haber kuş doldurma sanatı ile dronlar bir araya getiriyor. İçine dron yerleştirilmiş bir kuş hiç dikkat çekmeden gözetlemede kullanılabilir. 2046’da Dünya’ya çarpma olasılığı yüksek bir asteroit var ve yakından takip ediliyor.  Prostatımı nasıl küçülttüm? Oktay Kaynak ilginç biri. Evrimle ilgili dünyada da izlenen yeni tezleri ile tanıyoruz onu. Bu kez farklı bir deneyimini aktarıyor. Beslenme düzenini değiştirerek prostatını nasıl küçülttüğünü… Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Kadircan Keskinbora, Bilim Tarihçisi Adrian Berry’nin Scientific Anecdotes kitabından yola çıkarak, ünlü bilim insanı Isaac Newton’un bu kez bilimsel başarılarını değil bilinmeyen yönlerini yazıyor. Yazısının başlığı ‘Isaac Newton’un Kötülükleri”. Dünyayı mizah kurtaracak. Kültür Üniversitesi’nden Elif Kaleli mizahın sosyal ilişkilerdeki rolü üzerine yazdı. Bilim ve Beslenme’de bu hafta tarçının öyküsünü okuyacaksınız. Kalp, diyabet, iltihap, kilo verme, beyin&#8230;Tarçın hepsinde de faydalı. Peki neden? Ve esmer pirinç&#8230; Neden daha sağlıklı? Ahtapotların kaç kalbi var? Hemen söylemeyelim. Yazı çok ilginç. Hayvanlar Dünyası’nda Murat Altaş derledi. Müzik neden anıları çağrıştırır? Müzik, insanların geçmişte yaşadıkları duygusal açıdan olumlu anlarla yeniden bağ kurmalarını sağlayan son derece etkili bir unsur. Bu da, müziğin özellikle sağaltıcı anlamda son derece yararlı olabileceğine işaret ediyor. Rita Urgan derledi. Yetersiz uyku beynimizde nelere yol açar? Meraklının Köşesi’nde. Fare peynir sever mi? Meraklı Çocuk sordu, Mercan Bursalı yanıtladı. Su dünyamıza nasıl geldi? Yenilenebilir enerjiye yeni bir aday daha..Tatlı insanı olumlu davranışa yöneltiyor… Perm toprağında yeni zombi virüsler&#8230;Ve diğerleri&#8230; Nilgün Özbaşaran Dede’nin hazırladığı Araştırma Gündemi’nde. Tayfun Akgül ve Ergun Akleman da mizahlarıyla, çizgileri ile dergimizi her hafta zenginleştiriyorlar. Akleman da Tayfun Akgül gibi Cumhuriyet Bilim Teknoloji’de bant çiziyordu. Sonra Teksas Üniversitesi&#8217;ne gitti, görsel-grafik sanatlarda profesör oldu. Böylece mizahımız, iki profesöre emanet! Bu özelliği başka bir yayında bulamazsınız! HBT’yi ayrıcalıklı kılan da bunlar&#8230; *** Her hafta yoğun emek ve titizlikle hazırlıyoruz dergiyi, sizlere bir yandan bilim ve teknoloji gündeminden haberler verirken bir yandan da yazarlarımız ve katkıda bulunanlarla yeni görüşleri aktarıyor, tartışma ortamı sağlamaya çalışıyoruz. Herkese keyifli okumalar&#8230;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yipranmis-beyinlere-genclik-asisi-mitokondri-nakli">Yıpranmış beyinlere gençlik aşısı: Mitokondri nakli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright wp-image-29197 size-medium" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/03/1x-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/03/1x-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/03/1x-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/03/1x.jpg 1000w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" /><span style="color: #000000;">Yaşlanmayı yavaşlatacak yepyeni bir yaklaşım!</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Otomobilinizin motorunun zaman içinde eskisi gibi verimli çalışmadığını fark etmek için mühendis olmanıza gerek yok. Aracın kilometresi arttıkça aynı mesafeyi gitmek için her gün daha fazla yakıt tükettiğinizi görüyor ve hafif bir yokuşta bile aracınızın tık nefes hale geldiğini fark ediyorsanız, motoru yenilemeniz gerektiğini biliyor olmalısınız. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">İnsan beyni de aynı otomobil motorunda olduğu gibi zamanla yıpranıyor. Beyindeki tüm hücrelerde bulunan ve mitokondri denilen mikroskobik yapılar, duygu ve düşüncelerimizin motoru. Yaşlandıkça mitokondriler zihinsel faaliyetleri sürdürmek için gerekli enerjiyi üretmekte yetersiz kalıyorlar. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yaşlı ve hasarlı beyin hücrelerindeki mitokondrilerin enerji üretiminde yetersiz kaldığını keşfeden nörologlar, sağlıklı mitokondri nakli ile beyin hücrelerinin enerji açlığını gidererek beyni gençleştirmeye çalışıyor. Kalp, inme, hatta kısırlık tedavilerinde mitokondri nakli yapıldı ve başarı sağlandı. Şimdi sıra beyinde&#8230; Konu ilginç, kapağa taşıdık. Reyhan Oksay hazırladı.</span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Ve deprem&#8230;</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Depremin acıları hala taze. Yıkım çok büyük oldu. Ve önümüzde zamanı belli olmasa da daha yaşayacağımız yeni depremler var. Hatalardan ders almak ve bu acıların yeniden yaşanmaması için yapılacaklar da çok. İTÜ eski rektörü Prof. Dr. Faruk Karadoğan acil güçlendirmeler konusunda en acil en yapılması gerektiğini yazdı. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Evinize yıkım kararı mı alındı? Yeni inşaat öncesi bilmeniz gerekenleri İnşaat Yüksek Mühendisi Necdet Ersoy kaleme aldı. Ersoy bir konut inşaatının yapım aşamalarını, kullanılan malzemeleri, rol alan aktörleri ve çözüm önerilerini basitçe anlatıyor. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Türkiye depremi dünyaya ne öğretti? Saygın bilim dergisi <em>Nature</em>’ın 16 Mart tarihli sayısında yer alan “Türkiye’deki deprem bize sismik tahmin konusunda neler söylüyor?” başlıklı makale, depremlerin ne zaman olacağı ile ilgili tahminlerinin hala bilim kurgu malzemesi olduğuna, ama jeologların öngördüğü riski azaltacak önlemlerin alınmasının şart olduğuna dikkat çekiyor. </span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Taşrada üniversiteleri nasıl bilirsiniz?</strong> </span></p>
<p><span style="color: #000000;"> “Üniversite demek, dolmuşlar için yolcu, ev sahipleri için kiracı, kafeler için müşteri demek midir?” Lale Akarun, Tuğba Tekerek’in <em>Taşra Üniversiteleri</em> kitabından yola çıkarak yazdığı yazısında “Sanırım bundan daha fazlası: Türkiye’de üniversiteler, itaatkar ve kanaatkar çalışanlar, yerli ve milli değerlere sahip bireyler, itaatkar zevceler ve en önemlisi, sadık seçmenler olacak şekilde öğrenci yetiştirmek üzere kuruluyor” diyor. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Doğan Kuban eskimeyen yazısında “Osmanlı’da yokların toplamı, Türkiye’nin bugünkü cehaletine aşağı yukarı eşittir” diyor. Osman Bahadır, Osmanlı aydınlanmasının neden bu kadar yavaş ve sınırlı olmasının nedenlerini sorguluyor. Tanol Türkoğlu <em>Yapay Lüditler</em> başlıklı yazısında yapay zekâ insanları işşiz-işlevsiz bırakacak mı konusunu irdeliyor. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ali Akurgal’ın yazısı hayli ilginç. Akurgal ‘Değerli okurlar; birkaç yazıdır bir devlet yönetiminin nasıl teşviklerle ekonomiye katkıda bulunabileceğini sizlerle tartışıp durdum. Şimdi daha nokta atışı ile sizin nasıl para kazanabileceğinize dair bir bilgi aktaracağım&#8230;’ diyor ve enerji konusundaki deneyimlerini yazıyor.</span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Kanserin küresel maliyeti korkunç</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">204 ülkede 29 kanser türü üzerine yapılan bir araştırma, kanserin küresel ekonomiye toplam maliyetinin, 2020’den 2050’ye 25,2 trilyon dolara ulaşacağını gösterdi. Özellikle beş kanser türünün, bu maliyetin kabaca yarısını oluşturacağını ortaya koydu.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Dünya genelinde diyabet ve obezite hızla artıyor. Ve bundan en fazla sağlıksız ve yetersiz beslenen yoksul ülkeler muzdarip. Batuhan Sarıcan hazırladı. </span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Karanlık madde tartışması</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Karanlık maddenin peşine düşen bilim insanları, bir ipucu yakalayabilmek için toprağın altına sıvı ksenon tankları gömmek, Antarktika üzerinde balon uçurtmak gibi çok sayıda yaratıcı yöntemler geliştirdi. Ne var ki bugüne dek somut bir kanıta ulaşamadılar. Peki karanlık madde niçin bulunamıyor? Bilim insanları bu gizemli maddeyi bulabilecek mi? Ne zaman bu arayışa son verilecek? Dergimizde. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Dronlar artık her yerde. Çekim yapıyor, güzel görüntüler alıyor, hatta taşımacılıkta da kullanılıyor. Ama&#8230; Evet ‘ama’sı da var. Örneğin ABD Hava Kuvvetleri, otonom dronlar için yüz tanıma yazılımı geliştirmeye yönelik bir projeye imza attı. Bu da bireylerin hedef gözetilerek öldürülebileceği konusundaki endişelere yol açıyor. Bir diğer haber kuş doldurma sanatı ile dronlar bir araya getiriyor. İçine dron yerleştirilmiş bir kuş hiç dikkat çekmeden gözetlemede kullanılabilir. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">2046’da Dünya’ya çarpma olasılığı yüksek bir asteroit var ve yakından takip ediliyor. </span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Prostatımı nasıl küçülttüm?</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Oktay Kaynak ilginç biri. Evrimle ilgili dünyada da izlenen yeni tezleri ile tanıyoruz onu. Bu kez farklı bir deneyimini aktarıyor. Beslenme düzenini değiştirerek prostatını nasıl küçülttüğünü… </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Kadircan Keskinbora, Bilim Tarihçisi Adrian Berry’nin Scientific Anecdotes kitabından yola çıkarak, ünlü bilim insanı Isaac Newton’un bu kez bilimsel başarılarını değil bilinmeyen yönlerini yazıyor. Yazısının başlığı ‘Isaac Newton’un Kötülükleri”. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Dünyayı mizah kurtaracak. Kültür Üniversitesi’nden Elif Kaleli mizahın sosyal ilişkilerdeki rolü üzerine yazdı. Bilim ve Beslenme’de bu hafta tarçının öyküsünü okuyacaksınız. Kalp, diyabet, iltihap, kilo verme, beyin&#8230;Tarçın hepsinde de faydalı. Peki neden? Ve esmer pirinç&#8230; Neden daha sağlıklı? Ahtapotların kaç kalbi var? Hemen söylemeyelim. Yazı çok ilginç. Hayvanlar Dünyası’nda Murat Altaş derledi. </span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Müzik neden anıları çağrıştırır?</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Müzik, insanların geçmişte yaşadıkları duygusal açıdan olumlu anlarla yeniden bağ kurmalarını sağlayan son derece etkili bir unsur. Bu da, müziğin özellikle sağaltıcı anlamda son derece yararlı olabileceğine işaret ediyor. Rita Urgan derledi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yetersiz uyku beynimizde nelere yol açar? Meraklının Köşesi’nde. Fare peynir sever mi? Meraklı Çocuk sordu, Mercan Bursalı yanıtladı. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Su dünyamıza nasıl geldi? Yenilenebilir enerjiye yeni bir aday daha..Tatlı insanı olumlu davranışa yöneltiyor… Perm toprağında yeni zombi virüsler&#8230;Ve diğerleri&#8230; Nilgün Özbaşaran Dede’nin hazırladığı Araştırma Gündemi’nde.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tayfun Akgül ve Ergun Akleman da mizahlarıyla, çizgileri ile dergimizi her hafta zenginleştiriyorlar. Akleman da Tayfun Akgül gibi Cumhuriyet Bilim Teknoloji’de bant çiziyordu. Sonra Teksas Üniversitesi&#8217;ne gitti, görsel-grafik sanatlarda profesör oldu. Böylece mizahımız, iki profesöre emanet! Bu özelliği başka bir yayında bulamazsınız! HBT’yi ayrıcalıklı kılan da bunlar&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">***</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Her hafta yoğun emek ve titizlikle hazırlıyoruz dergiyi, sizlere bir yandan bilim ve teknoloji gündeminden haberler verirken bir yandan da yazarlarımız ve katkıda bulunanlarla yeni görüşleri aktarıyor, tartışma ortamı sağlamaya çalışıyoruz. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Herkese keyifli okumalar&#8230;</span></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yipranmis-beyinlere-genclik-asisi-mitokondri-nakli">Yıpranmış beyinlere gençlik aşısı: Mitokondri nakli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">29200</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Büyük bilinmezlikler içinde bir dünya ve Türkiye, nereye gidiyoruz?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/buyuk-bilinmezlikler-icinde-bir-dunya-ve-turkiye-nereye-gidiyoruz</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2020 16:38:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[Covid 19]]></category>
		<category><![CDATA[dijital devrim]]></category>
		<category><![CDATA[karadelik]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=18604</guid>

					<description><![CDATA[<p>Baktığınızda akla hemen COVID-19 bulaşması geliyor olsa da, dünyanın başındaki felaketler hiç eksik değil. COVID-19 bulaşması insanoğlunun yönetebileceği bir olay diyelim, yönetemeyeceği diğer olay da sıcaklıkların giderek her yıl daha fazla dünyayı “basması”dır. İkisi arasında bir ilişki var mı? Eğer dünya Antroposen Çağı’na (İnsan Çağı, insan etkinliklerinin belirlediği dünyanın mesela iklim vb. durumu) girdiyse, var. Yeni korona bulaşmasına mutlaka insan etkinliklerinin sonucu diyemesek de, çünkü insanlık veba bakterisi salgını, 1918 İspanyol gribi- virüsü, HIV virüsü gibi salgınlar da yaşadı ve yaşıyor), yine de insanoğlunun hayvan habitatlarına girmesi ile bu ölümcül virüs yayılıyor. İklim değişimi ve sıcaklıkların giderek her yıl daha fazla dünyayı etkisi altına alması da, yine doğrudan sanayi devriminin başlamasından bu yana insan faaliyetlerinin bir sonucudur. İki önemli çalışmayı Batuhan Sarıcan derledi. İlki, ölümcül sıcaklıkların beklenenden 80 yıl önce geldiğine dair ıslak termometre sıcaklığı çalışması. Diğeri ise en az 1 milyar insanın 50 yıl içinde “dayanılmaz” sıcaklıklarda yaşayacağı bulgusu. COVID-19 bulaşması çok güncel belirsizlikleri içeriyor, insanlık önünü göremiyor. HBT aşı ve ilaç çalışmalarını biliyorsunuz çok yakından izliyor ve gelişmeleri sizlerle paylaşıyor. Bugün için söyleyebileceğimiz, artık ekonomik ve sosyal hayat, mümkün olduğu kadar sıkı kontrolümüz altında koronalı sürecek. Buna alışalım. Hastalığı sürekli denetim altında tutmaya çalışarak, bütün insani faaliyetler yeni biçimlerine bürünecek. Korona her açıdan değiştiriyor Yeni yaşamın alacağı biçimleri konusunda Korona Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü’nün aydınlatıcı ve tartışmaya açık yazısını sunuyoruz. Reyhan Oksay, COVID- 129’un neden herkeste farklı etkiler yarattığını ve aynı zamanda 3 çıkış senaryosunu derledi. Mustafa Çetiner geçmiş salgınlar konusunu sürdürürken, Müfit Akyos yine korona süreci ve sonrası ekonomik ve sosyal değişimlere, dayanışma ve insani yardım açısından yenilikçilik açısından kalıcı olmasını istiyor. Tanol Türkoğlu “Yeni normal basit bir kriter sunuyor: Evden yapabilme imkânın varsa, dışarı çıkma!” diyor. Kültür Üniversitesi’nden Gamze Ertürk Uzunoğlu karantina günlerinde hareketsiz kalmanın yol açtığı sorunları irdeledi ve önerilerini sıraladı. Atılım Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Füsun Terzioğlu, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2020 yılını Dünya Hemşireler Yılı ilan ettiğini hatırlatıyor, dünya sağlığı için hemşirelerin kritik önemine vurgu yaparak COVID-19 pandemisinin kahramanlarını yazdı. Salgında eve kapanır ve evden çalışırken, buzdolabınızla fazla dost olmayın, Bilim ve Beslenme sayfamızda uyarıları okuyun. Geçmişteki 4 koron virüsü bize neler öğretiyor? Yağmur Kan derledi. Doğan Kuban Türkiye’de aydının entelektüel olamadığına dair görüşlerini paylaşıyor: “Bizde entelektüel karşılığı bir sözcük yok. Bu da doğal. Çünkü felsefeyi yadsımış bir gelenekte dünyayı kavramsal düzeyde yorumlayacak adam yetişemezdi. “3 Haftada Bir” köşesinde Dilara Çolak, “basit olan açıklamanın doğru olmaya her zaman daha yakın” olduğuna yönelik yöntem üzerine yazdı. Uzay çalışmalarında büyük bir atılımın eşiğindeyiz. Türkiye’nin ilk kırmızı ötesi teleskopuna sahip uluslararası Doğu Anadolu Gözlemevi (DAG) projesinin yöneticisi Doç. Dr. Cahit Yeşilyaprak ile bir söyleşi yaptı Batuhan Sarıcan. Astronomide iddiamızı yükseltiyoruz. Ahmet Yavuz, Atatürk’e başka ve yeni bir açıdan bakıyor yazısında. Samsun ve sonrasının anahtarının ‘bilim ve ahlak’ olduğunu söylüyor. Atatürk’ün bir asker olarak dünyaya bakışını irdeliyor. Evrenin 10 Gizi yazı serimizde bu hafta büyük patlamanın kısa öyküsü var. Bilim ve Üniversite sayfamızda ise Michael Brooks’un “Yoksa evrenin bilinci mi var?” yazısının devamını okuyacaksınız. Arkeolog Sergen Çirkin Şamanizm konusunda ilginç bir kitap yazdı. Ve HBT okurları için 10 soruda Şamanizmi anlattı. Murat Altaş’ın hazırladığı Hayvanlar Dünyası’nda üç önemli haberi kaçırmayın lütfen. HBT dergisine ulaşmanın zorluklarının yaşandığı bugünlerde, derginin satın alınması ve yayılması çok çok önemli. Bu süreçte Cuma değil Çarşamba günleri raflarda yerini alıyor dergi.. Haydi, hep birlikte, sevgi, sağlık ve dayanışma ile&#8230; Kemal Kılıçdaroğlu’ndan da gençlere hediye abonelik CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 15 Çağdaş Yaşamlı gence 1 yıllık HBT aboneliği hediye etti. Dzenli olarak dergimizi, hiç bir sayısını kaçırmadan okuduğunu bildiğimiz sayın Kılıçdaroğlu’nun şahsi desteği bizi çok mutlu etti. Kendisine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Kılıçdaroğlu, HBT yazarı Doğan Kuban hocamızı da evinde ziyaret etmişti. Belediye başkanlarıyla yaptığı toplantılarda, HBT’yi düzenli izlemeleri ve abone olmaları için de sık sık tavsiyelerde bulunduğunu biliyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra bu hafta bizlerle iletişime geçerek, 30 öğrenciye 1 yıllık abonelik hediye eden Kamil Özoğul’a; 10 öğrenciye destek veren Deniz Özhan’a, 4 gence destek veren Fulya Ateş’e; 2’şer öğrenciye destek veren Sedat Ekinci, Deniz Fevziye Kutlusoy ve Aytaç Metin’e; 1 öğrenciye destek veren Ali Özdolap’a gençlerimiz adına sonsuz teşekkürler. Bu arada gençlerimizin hediye abonelik için taleplerini de bekliyoruz (info@herkesebilimteknoloji.com). Gençlerin ve kendini genç hisseden herkesin bayramı 19 Mayıs. Atatürk ülkeyi gençlere emanet etmiş ama şu sözleri de vurgulamayı ihmal etmemişti: “Gençliği yetiştiriniz. Onlara bilim ve kültürün olumlu fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Özgür fikirler uygulamaya geçtiği zaman, Türk milleti yükselecektir.” Herkese Bilim ve Teknoloji ile okurlarımızın elbirliğiyle gençlerimizi de bilim okuryazarlığı seferberliğine katmaktan çok mutluyuz! Bugüne kadar 340’ı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden burs alarak okuyan, toplam 650 genci dergimizle tanıştırdık. Bunu yaparken gerçekten dergimizi okumaya ve öğrenmeye hevesli gençleri seçmeye çalıştık. Hediye abonelik kampanyamız sürüyor. Bir okurumuz Gül Bayramoğlu’nun gönderdiği notu paylaşalım: “Günaydınlar her birinize&#8230; Her Çarşamba benim aydınlanma günüm. Hele bu karmaşık ve zorlayıcı dönemde. Zihnimi ve ruhumu temizliyorsunuz. Sadece satın alıp sizleri tüketiyorum aslında ama şu an elimden gelen bu. Sonsuz teşekkürler tüm emekleriniz için..”</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/buyuk-bilinmezlikler-icinde-bir-dunya-ve-turkiye-nereye-gidiyoruz">Büyük bilinmezlikler içinde bir dünya ve Türkiye, nereye gidiyoruz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-18599" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/217-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/217-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/217-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/217.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Baktığınızda akla hemen COVID-19 bulaşması geliyor olsa da, dünyanın başındaki felaketler hiç eksik değil. COVID-19 bulaşması insanoğlunun yönetebileceği bir olay diyelim, yönetemeyeceği diğer olay da sıcaklıkların giderek her yıl daha fazla dünyayı “basması”dır. İkisi arasında bir ilişki var mı? Eğer dünya Antroposen Çağı’na (İnsan Çağı, insan etkinliklerinin belirlediği dünyanın mesela iklim vb. durumu) girdiyse, var. Yeni korona bulaşmasına mutlaka insan etkinliklerinin sonucu diyemesek de, çünkü insanlık veba bakterisi salgını, 1918 İspanyol gribi- virüsü, HIV virüsü gibi salgınlar da yaşadı ve yaşıyor), yine de insanoğlunun hayvan habitatlarına girmesi ile bu ölümcül virüs yayılıyor. İklim değişimi ve sıcaklıkların giderek her yıl daha fazla dünyayı etkisi altına alması da, yine doğrudan sanayi devriminin başlamasından bu yana insan faaliyetlerinin bir sonucudur. İki önemli çalışmayı Batuhan Sarıcan derledi. İlki, ölümcül sıcaklıkların beklenenden 80 yıl önce geldiğine dair ıslak termometre sıcaklığı çalışması. Diğeri ise en az 1 milyar insanın 50 yıl içinde “dayanılmaz” sıcaklıklarda yaşayacağı bulgusu.</p>
<p>COVID-19 bulaşması çok güncel belirsizlikleri içeriyor, insanlık önünü göremiyor. HBT aşı ve ilaç çalışmalarını biliyorsunuz çok yakından izliyor ve gelişmeleri sizlerle paylaşıyor. Bugün için söyleyebileceğimiz, artık ekonomik ve sosyal hayat, mümkün olduğu kadar sıkı kontrolümüz altında koronalı sürecek. Buna alışalım. Hastalığı sürekli denetim altında tutmaya çalışarak, bütün insani faaliyetler yeni biçimlerine bürünecek.</p>
<p><strong>Korona her açıdan değiştiriyor </strong></p>
<p>Yeni yaşamın alacağı biçimleri konusunda Korona Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü’nün aydınlatıcı ve tartışmaya açık yazısını sunuyoruz. Reyhan Oksay, COVID- 129’un neden herkeste farklı etkiler yarattığını ve aynı zamanda 3 çıkış senaryosunu derledi. Mustafa Çetiner geçmiş salgınlar konusunu sürdürürken, Müfit Akyos yine korona süreci ve sonrası ekonomik ve sosyal değişimlere, dayanışma ve insani yardım açısından yenilikçilik açısından kalıcı olmasını istiyor.</p>
<p>Tanol Türkoğlu “Yeni normal basit bir kriter sunuyor: Evden yapabilme imkânın varsa, dışarı çıkma!” diyor. Kültür Üniversitesi’nden Gamze Ertürk Uzunoğlu karantina günlerinde hareketsiz kalmanın yol açtığı sorunları irdeledi ve önerilerini sıraladı. Atılım Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Füsun Terzioğlu, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2020 yılını Dünya Hemşireler Yılı ilan ettiğini hatırlatıyor, dünya sağlığı için hemşirelerin kritik önemine vurgu yaparak COVID-19 pandemisinin kahramanlarını yazdı.</p>
<p>Salgında eve kapanır ve evden çalışırken, buzdolabınızla fazla dost olmayın, Bilim ve Beslenme sayfamızda uyarıları okuyun. Geçmişteki 4 koron virüsü bize neler öğretiyor? Yağmur Kan derledi.</p>
<p>Doğan Kuban Türkiye’de aydının entelektüel olamadığına dair görüşlerini paylaşıyor: “Bizde entelektüel karşılığı bir sözcük yok. Bu da doğal. Çünkü felsefeyi yadsımış bir gelenekte dünyayı kavramsal düzeyde yorumlayacak adam yetişemezdi. “3 Haftada Bir” köşesinde Dilara Çolak, “basit olan açıklamanın doğru olmaya her zaman daha yakın” olduğuna yönelik yöntem üzerine yazdı. Uzay çalışmalarında büyük bir atılımın eşiğindeyiz. Türkiye’nin ilk kırmızı ötesi teleskopuna sahip uluslararası Doğu Anadolu Gözlemevi (DAG) projesinin yöneticisi Doç. Dr. Cahit Yeşilyaprak ile bir söyleşi yaptı Batuhan Sarıcan. Astronomide iddiamızı yükseltiyoruz.</p>
<p>Ahmet Yavuz, Atatürk’e başka ve yeni bir açıdan bakıyor yazısında. Samsun ve sonrasının anahtarının ‘bilim ve ahlak’ olduğunu söylüyor. Atatürk’ün bir asker olarak dünyaya bakışını irdeliyor. Evrenin 10 Gizi yazı serimizde bu hafta büyük patlamanın kısa öyküsü var. Bilim ve Üniversite sayfamızda ise Michael Brooks’un “Yoksa evrenin bilinci mi var?” yazısının devamını okuyacaksınız. Arkeolog Sergen Çirkin Şamanizm konusunda ilginç bir kitap yazdı. Ve HBT okurları için 10 soruda Şamanizmi anlattı. Murat Altaş’ın hazırladığı Hayvanlar Dünyası’nda üç önemli haberi kaçırmayın lütfen.</p>
<p>HBT dergisine ulaşmanın zorluklarının yaşandığı bugünlerde, derginin satın alınması ve yayılması çok çok önemli. Bu süreçte Cuma değil Çarşamba günleri raflarda yerini alıyor dergi..</p>
<p>Haydi, hep birlikte, sevgi, sağlık ve dayanışma ile&#8230;</p>
<blockquote><p>Kemal Kılıçdaroğlu’ndan da gençlere hediye abonelik</p>
<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 15 Çağdaş Yaşamlı gence 1 yıllık HBT aboneliği hediye etti. Dzenli olarak dergimizi, hiç bir sayısını kaçırmadan okuduğunu bildiğimiz sayın Kılıçdaroğlu’nun şahsi desteği bizi çok mutlu etti. Kendisine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Kılıçdaroğlu, HBT yazarı Doğan Kuban hocamızı da evinde ziyaret etmişti. Belediye başkanlarıyla yaptığı toplantılarda, HBT’yi düzenli izlemeleri ve abone olmaları için de sık sık tavsiyelerde bulunduğunu biliyoruz.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra bu hafta bizlerle iletişime geçerek, 30 öğrenciye 1 yıllık abonelik hediye eden Kamil Özoğul’a; 10 öğrenciye destek veren Deniz Özhan’a, 4 gence destek veren Fulya Ateş’e; 2’şer öğrenciye destek veren Sedat Ekinci, Deniz Fevziye Kutlusoy ve Aytaç Metin’e; 1 öğrenciye destek veren Ali Özdolap’a gençlerimiz adına sonsuz teşekkürler.</p>
<p>Bu arada gençlerimizin hediye abonelik için taleplerini de bekliyoruz (info@herkesebilimteknoloji.com).</p>
<p>Gençlerin ve kendini genç hisseden herkesin bayramı 19 Mayıs. Atatürk ülkeyi gençlere emanet etmiş ama şu sözleri de vurgulamayı ihmal etmemişti: “Gençliği yetiştiriniz. Onlara bilim ve kültürün olumlu fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Özgür fikirler uygulamaya geçtiği zaman, Türk milleti yükselecektir.”</p>
<p>Herkese Bilim ve Teknoloji ile okurlarımızın elbirliğiyle gençlerimizi de bilim okuryazarlığı seferberliğine katmaktan çok mutluyuz! Bugüne kadar 340’ı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden burs alarak okuyan, toplam 650 genci dergimizle tanıştırdık. Bunu yaparken gerçekten dergimizi okumaya ve öğrenmeye hevesli gençleri seçmeye çalıştık. Hediye abonelik kampanyamız sürüyor.</p>
<p>Bir okurumuz Gül Bayramoğlu’nun gönderdiği notu paylaşalım: “Günaydınlar her birinize&#8230; Her Çarşamba benim aydınlanma günüm. Hele bu karmaşık ve zorlayıcı dönemde. Zihnimi ve ruhumu temizliyorsunuz. Sadece satın alıp sizleri tüketiyorum aslında ama şu an elimden gelen bu. Sonsuz teşekkürler tüm emekleriniz için..”</p></blockquote>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/buyuk-bilinmezlikler-icinde-bir-dunya-ve-turkiye-nereye-gidiyoruz">Büyük bilinmezlikler içinde bir dünya ve Türkiye, nereye gidiyoruz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18604</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HBT Dergi 217. Sayı – 22 Mayıs 2020</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-217-sayi-22-mayis-2020</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2020 14:24:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergi Sayıları]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[Covid 19]]></category>
		<category><![CDATA[dijital devrim]]></category>
		<category><![CDATA[karadelik]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=18598</guid>

					<description><![CDATA[<p>COVID-19: Son durum ve sonuçlar Nasıl bir dünya bizi bekliyor? &#8211; Tevfik Özlü Pandemi nasıl bitecek: 3 senaryo Hastalığın seyrinde bağışıklık tepkiniz belirleyici! Geçmişteki 4 koronavirüsten dersler: COVID-19 da ölümcüllüğünü yitirecek! COVID-19 salgını açlık riskini ikiye katlıyor Dünyada büyük pandemiler (6): Savaş kazandıran sarıhumma &#8211; Mustafa Çetiner Beklenen öldürücü sıcaklıklar 80 yıl önce başladı: 1 milyar insan etkilenecek! Aydın, entelektüel olamadı! &#8211; Doğan Kuban Dijital yapısökümü &#8211; Tanol Türkoğlu Dayanışma ve insani yardım süreçlerinde yenilikçilik &#8211; Müfit Akyos 10 soruda Sibirya’dan Anadolu’ya Şamanizm &#8211; Sergen Çirkin Ockham’ın usturası: Basit, doğru olmaya her zaman daha yakındır &#8211;  P. Dilara Çolak ATASAM müdürü Cahit Yeşilyaprak ile söyleşi: Türkiye DAG ile astronomide atakta &#8211; Batuhan Sarıcan Yoksa evrenin bilinci var mı? (2) &#8211; Lara Meltem Bilikmen Samsun ve sonrasının anahtarı: “Bilim ve ahlak” &#8211; Ahmet Yavuz Karantina sürecinde aktif olmamak! &#8211; Gamze Ertürk Uzunoğlu Hemşireler dünya sağlığı için öncü bir ses ve COVID-19 pandemisinin kahramanları &#8211; Füsun Terzioğlu İlk kuantum radarı geliştirildi Meğer yanı başımızda bir karadelik varmış! Uçuk virüsü Alzheimer hastalığını tetikliyor olabilir En eski bira üretimi Orta Avrupa’da mı? Evden çalışma dönemi ve sağlıklı beslenme: Buzdolabı cazibe merkeziniz olmasın! Yapay zekâ artık çiftçinin tarlasında Karıncalar engelleri aşmak için işbirliği yapıyor Sosyal mesafe mikrobiyomu da etkiliyor Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-217-sayi-22-mayis-2020">HBT Dergi 217. Sayı – 22 Mayıs 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-18599" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/217-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/217-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/217-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/217.jpg 1654w" sizes="auto, (max-width: 251px) 100vw, 251px" />COVID-19: Son durum ve sonuçlar<br />
Nasıl bir dünya bizi bekliyor? &#8211; Tevfik Özlü<br />
Pandemi nasıl bitecek: 3 senaryo<br />
Hastalığın seyrinde bağışıklık tepkiniz belirleyici!<br />
Geçmişteki 4 koronavirüsten dersler: COVID-19 da ölümcüllüğünü yitirecek!<br />
COVID-19 salgını açlık riskini ikiye katlıyor<br />
Dünyada büyük pandemiler (6): Savaş kazandıran sarıhumma &#8211; Mustafa Çetiner<br />
Beklenen öldürücü sıcaklıklar 80 yıl önce başladı: 1 milyar insan etkilenecek!<br />
Aydın, entelektüel olamadı! &#8211; Doğan Kuban<br />
Dijital yapısökümü &#8211; Tanol Türkoğlu<br />
Dayanışma ve insani yardım süreçlerinde yenilikçilik &#8211; Müfit Akyos<br />
10 soruda Sibirya’dan Anadolu’ya Şamanizm &#8211; Sergen Çirkin<br />
Ockham’ın usturası: Basit, doğru olmaya her zaman daha yakındır &#8211;  P. Dilara Çolak<br />
ATASAM müdürü Cahit Yeşilyaprak ile söyleşi: Türkiye DAG ile astronomide atakta &#8211; Batuhan Sarıcan<br />
Yoksa evrenin bilinci var mı? (2) &#8211; Lara Meltem Bilikmen<br />
Samsun ve sonrasının anahtarı: “Bilim ve ahlak” &#8211; Ahmet Yavuz<br />
Karantina sürecinde aktif olmamak! &#8211; Gamze Ertürk Uzunoğlu<br />
Hemşireler dünya sağlığı için öncü bir ses ve COVID-19 pandemisinin kahramanları &#8211; Füsun Terzioğlu<br />
İlk kuantum radarı geliştirildi<br />
Meğer yanı başımızda bir karadelik varmış!<br />
Uçuk virüsü Alzheimer hastalığını tetikliyor olabilir<br />
En eski bira üretimi Orta Avrupa’da mı?<br />
Evden çalışma dönemi ve sağlıklı beslenme: Buzdolabı cazibe merkeziniz olmasın!<br />
Yapay zekâ artık çiftçinin tarlasında<br />
Karıncalar engelleri aşmak için işbirliği yapıyor<br />
Sosyal mesafe mikrobiyomu da etkiliyor</p>
<p><a href="https://abonelik.herkesebilimteknoloji.com/">Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-217-sayi-22-mayis-2020">HBT Dergi 217. Sayı – 22 Mayıs 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18598</post-id>	</item>
		<item>
		<title>AŞI normal yaşam için tek silah. Ama&#8230;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/asi-normal-yasam-icin-tek-silah-ama</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2020 18:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[karanlık madde]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık hizmetleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=18262</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Aşı salgını kontrol altına alabilecek en etkin silah. Fakat aşının salgın dalgasını durduracak sürede uygulamaya girmesi gerçekçi değil. 12-18 ay gibi bir süreyi en iyimser zaman olarak görüyorum. Bu bile bir dünya rekoru olacaktır. Aşı hiç bir zaman gerçek olmayabilir de. Korona virüslere karşı geliştirilmiş başarılı bir aşı geçmişi yok. Fakat iyimserim, çünkü insanlık tarihinde böylesine yoğun, baş döndürücü bir faaliyet daha önce görülmedi. İnanılmaz sayıda programlar, fonlar, işbirlikleri sürdürüyor” &#8230; Bu sözler dünyaca ünlü bilim insanımız Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil’e ait. Kendisine sorularımızı yönelttik. O da, COVID- 19 salgını, aşı, ilaç beklentileri ve tedavide mucize inanışları konusunda HBT’ye açıklamalar yaptı.. Ve bilgi kirliliği bilimsel kesimi de etkisi altına aldığına ilişkin çarpıcı uyarılarda bulundu: “Çok ağır bir küresel sorun ile karşı karşıyayız ve hepimizde acil bir arayış ve çözüm açlığı var. Ancak acilliğin bilimsel sınırı aşılırsa, insanlara zarar vermeye başlar. Kalitesi çok düşük yayınlar, çok hızla dergilerde kabul bulabiliyor ve etik kuralları kırabiliyor. Bu metot ile yaygın kullanım çok tehlikeli. En korkunç olanı da mucize ilaç haberlerinin sosyal medya veya basından insanlara servis edilmesi. Söyleşi sayfalarımızda. Ne zaman normale döneceğiz? Koronavirüs ile ilgili en güncel gelişmeler, konusunda uzmanların değerlendirmeleri sayfalarımızda. Potansiyel ilaçlar şu anda herkesin en güncel konusu. Başka hastalıkların tedavisinde kullanılmak üzere halihazırda üretilmekte olan bazı ilaçlar yapılan bir maliyet analizine göre hasta başına günde 1 dolara mal edilebilir. Hayat ne zaman normale dönecek? 3 çıkış yolu var ve hepsi de riskli. Aynı zamanda 2. dalgadan da korkuyoruz Reyhan Oksay derledi. Dr. Umur Kayabaşı COVID-19 salgını döneminde önemli göz ve nöroloji bulguları üzerine yazdı. İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mensur Akgün, salgının durdurulması için uluslararası iş birliği gerektirdiği savundu ve Türkiye ekonomisinin yeniden işler hale gelmesi için yardımlaşma kültürüne ihtiyaç olduğunu yazdı. Karantina günlerinde taze sebze bulmakta sorun yaşayabiliriz. Ne var ki, taze sebzeler yerine besin değeri oldukça yüksek alternatifleri de var. Bilim ve Beslenme sayfamızda. Aynı sayfada yine bu günlerde çocuklar için beslenme tiyoları da var. Ya Ruh sağlığımız? Prof. Dr. Olcay Yazıcı karantina günlerine ruh sağlığı üzerine düşünceler yazısında “kimbilir belki de bu herkes için bir çıkış fırsatı” diyerek bizi farklı düşünmeye yöneltiyor. Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Kadircan Keskinbora ‘Mikroskopik Yaramazlar’ yazı serisinin üçüncüsünde koronavirüs ile ilgili gelişmeleri irdeledi. Tanol Türkoğlu Dijital Kültür’de ‘Ben Hastaysam..’yazısı ile bir başka felsefi boyuta götürdü bizi. Müfit Akyos sağlık sistemimiz üzerine yazdı “krize ithalata dayalı sağlık tedarik sistemi ile yakalanmak talihsizlik değil, öngörüsüzlüktür’ diyerek&#8230; Çoğumuzu evlere hapseden ve herkese el yıkama dersleri veren şu minik tehlikeli virüsü bu hafta da eller üzerinden felsefi boyutta incelemeyi sürdürdü Prof. Dr. Atilla Erdemli. Erdal Musoğlu, Cesur Dahiler kitabından yola çıkarak Nobel ödüllü bilim insanı ama aynı zamanda direnişçi antiemperyalist Jacques Monod’yu anlattı. Doğan Kuban hocamız bu sayıda uygarlığı ele alıyor: “Dünya tarihi uygarlık tarihi değildir!” Mustafa Çetiner İspanyol Gribi yazısını bu hafta da sürdürdü. Lale Akarun, gelecek için önemli bir yazı kaleme aldı: Dijital dönüşüm ve nasıl yönetilmeli Koronavirüs bilim dünyasından da can almayı sürdürüyor. Matematikçi John Conway COVID-19’dan öldü. Matematik oyunları ve bulmacalar tasarlayan, bilim dünyasında efsanevi bir isimdi. Bir diğeri de ünlü HIV araştırmacısı Gita Ramjee&#8230; Antik Yunan’dan 16. yüzyıla kadar hüküm süren Dünya merkezci (Aristoteles-Ptolemaios) evren modelini, 6 cilde sığan bir kitapla ama tek cümleyle, “Güneş evrenin merkezindedir” diyerek yerle bir eden Kopernik’i, 547. yaş gününde, Batuhan Sarıcan’ın yazısıyla anıyoruz. 23 Nisan’ı birlikte kutluyoruz 23 Nisan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 100. yıl dönümü; Mustafa Kemal başkan seçildiğinde mesajı açıktı: “Yalnız ve yalnız bir şey düşünmeye mecburuz; o da memleketin kurtuluşudur.” Mustafa Kemal ve Meclis’in açılışını, Ahmet Yavuz’un kaleminden okuyoruz: “İşte o irade memleketi kurtardı.” Murat Altaş’ın derlediği Hayvanlar Dünyası sayfamızda ise en başarılı istilacı türlerden muhabbet kuşlarını inceliyoruz. HBT, bilginin ışığına doğru sürekli koşuyor; sizin için her hafta dopdolu ve anlaşılır içerikler sunmaya çalışıyor. Bu ışığın yayılması, ülkemizde bilim ve teknolojinin gelişmesi umudunu her zaman taşıyor ve Meclisin açılışının 100.yılını heyecanla kutluyoruz. Bizde kalın, bilimde kalın, sağlıklı ve sevgiyle kalın.. *** ÇYDD’li 250 gençten 100’ünün aboneliği tamam. Geçen hafta okurlarımıza bir çağrı yapmış ve ÇYDD bursiyeri 250 gencin dijital dergi aboneliği beklediğini yazmıştık. Okurlarımızda destek geldi: Aykut Göker dostları 5 öğrenci, Özcan- Erdal Musoğlu 20 öğrenci, Ayla Çınaroğlu 25 öğrenci; Mehmet Boran 10 öğrenci; Güler Kızıltün 6 öğrenci; Levent İkiz, Dinçay Akçören, Turgay Yüktaş 4’er öğrenci; Aydan Kaynak, Ayşem Cemre Orel, Devrim Barutçu, Gönül Kaya 2’şer öğrenci; Hasan Can Çağlayan, Nuran Elmacı, Sema Ozan, Buğra Demir, Vildan Ovalıoğlu, Lütfi Seçinti, Tayfun Uğurlu, Pınar Aydın, Bahar Rahimoğlu Köristan, Pınar Boyraz Baykaş, Savaş Güngör, Sema Tufan, Erdal Erdoğan 1’er öğrenciye destek oldular. Kendilerine gençlerimiz adına çok teşekkür ediyoruz. Ve çağrımızı yineliyoruz. Dergimizi düzenli izlemenin gençlerin eğitimine, bilimsel odakları düşünmelerine önemli bir katkı olacağını düşünüyoruz. Bu gençlere hediye kampanyası kapsamında; 6 aylık aboneliği 80 TL’ye, 1 yıllık aboneliği 150 TL’ye indiriyoruz. Çağdaş Yaşamlı öğrenci – gençlerin, bu günlerde düzenli HBT’yi izlemesine destek vermek isteyen okurlarımız info@herkesebilimteknoloji.com adresine “Çağdaşlı gençlere dijital abonelik desteği” açıklaması ile mesaj gönderip, kaç öğrenciyi, ne süre ile desteklemek istediklerini belirtebilirler.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/asi-normal-yasam-icin-tek-silah-ama">AŞI normal yaşam için tek silah. Ama&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-18259" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/04/213-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/04/213-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/04/213-856x1024.jpg 856w" sizes="auto, (max-width: 251px) 100vw, 251px" />“Aşı salgını kontrol altına alabilecek en etkin silah. Fakat aşının salgın dalgasını durduracak sürede uygulamaya girmesi gerçekçi değil. 12-18 ay gibi bir süreyi en iyimser zaman olarak görüyorum. Bu bile bir dünya rekoru olacaktır. Aşı hiç bir zaman gerçek olmayabilir de. Korona virüslere karşı geliştirilmiş başarılı bir aşı geçmişi yok. Fakat iyimserim, çünkü insanlık tarihinde böylesine yoğun, baş döndürücü bir faaliyet daha önce görülmedi. İnanılmaz sayıda programlar, fonlar, işbirlikleri sürdürüyor” &#8230;</p>
<p>Bu sözler dünyaca ünlü bilim insanımız Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil’e ait. Kendisine sorularımızı yönelttik. O da, COVID- 19 salgını, aşı, ilaç beklentileri ve tedavide mucize inanışları konusunda HBT’ye açıklamalar yaptı.. Ve bilgi kirliliği bilimsel kesimi de etkisi altına aldığına ilişkin çarpıcı uyarılarda bulundu:</p>
<p>“Çok ağır bir küresel sorun ile karşı karşıyayız ve hepimizde acil bir arayış ve çözüm açlığı var. Ancak acilliğin bilimsel sınırı aşılırsa, insanlara zarar vermeye başlar. Kalitesi çok düşük yayınlar, çok hızla dergilerde kabul bulabiliyor ve etik kuralları kırabiliyor. Bu metot ile yaygın kullanım çok tehlikeli. En korkunç olanı da mucize ilaç haberlerinin sosyal medya veya basından insanlara servis edilmesi. Söyleşi sayfalarımızda.</p>
<p><strong>Ne zaman normale döneceğiz?</strong></p>
<p>Koronavirüs ile ilgili en güncel gelişmeler, konusunda uzmanların değerlendirmeleri sayfalarımızda. Potansiyel ilaçlar şu anda herkesin en güncel konusu. Başka hastalıkların tedavisinde kullanılmak üzere halihazırda üretilmekte olan bazı ilaçlar yapılan bir maliyet analizine göre hasta başına günde 1 dolara mal edilebilir. Hayat ne zaman normale dönecek? 3 çıkış yolu var ve hepsi de riskli. Aynı zamanda 2. dalgadan da korkuyoruz Reyhan Oksay derledi. Dr. Umur Kayabaşı COVID-19 salgını döneminde önemli göz ve nöroloji bulguları üzerine yazdı.</p>
<p>İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mensur Akgün, salgının durdurulması için uluslararası iş birliği gerektirdiği savundu ve Türkiye ekonomisinin yeniden işler hale gelmesi için yardımlaşma kültürüne ihtiyaç olduğunu yazdı.</p>
<p>Karantina günlerinde taze sebze bulmakta sorun yaşayabiliriz. Ne var ki, taze sebzeler yerine besin değeri oldukça<br />
yüksek alternatifleri de var. Bilim ve Beslenme sayfamızda. Aynı sayfada yine bu günlerde çocuklar için beslenme tiyoları da var.</p>
<p><strong>Ya Ruh sağlığımız?</strong></p>
<p>Prof. Dr. Olcay Yazıcı karantina günlerine ruh sağlığı üzerine düşünceler yazısında “kimbilir belki de bu herkes için bir çıkış fırsatı” diyerek bizi farklı düşünmeye yöneltiyor. Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Kadircan Keskinbora ‘Mikroskopik Yaramazlar’ yazı serisinin üçüncüsünde koronavirüs ile ilgili gelişmeleri irdeledi.</p>
<p>Tanol Türkoğlu Dijital Kültür’de ‘Ben Hastaysam..’yazısı ile bir başka felsefi boyuta götürdü bizi. Müfit Akyos sağlık sistemimiz üzerine yazdı “krize ithalata dayalı sağlık tedarik sistemi ile yakalanmak talihsizlik değil, öngörüsüzlüktür’ diyerek&#8230; Çoğumuzu evlere hapseden ve herkese el yıkama dersleri veren şu minik tehlikeli virüsü bu hafta da eller üzerinden felsefi boyutta incelemeyi sürdürdü Prof. Dr. Atilla Erdemli.</p>
<p>Erdal Musoğlu, Cesur Dahiler kitabından yola çıkarak Nobel ödüllü bilim insanı ama aynı zamanda direnişçi antiemperyalist Jacques Monod’yu anlattı. Doğan Kuban hocamız bu sayıda uygarlığı ele alıyor: “Dünya tarihi uygarlık tarihi değildir!” Mustafa Çetiner İspanyol Gribi yazısını bu hafta da sürdürdü. Lale Akarun, gelecek için önemli bir yazı kaleme aldı: Dijital dönüşüm ve nasıl yönetilmeli</p>
<p>Koronavirüs bilim dünyasından da can almayı sürdürüyor. Matematikçi John Conway COVID-19’dan öldü. Matematik oyunları ve bulmacalar tasarlayan, bilim dünyasında efsanevi bir isimdi. Bir diğeri de ünlü HIV araştırmacısı Gita Ramjee&#8230; Antik Yunan’dan 16. yüzyıla kadar hüküm süren Dünya merkezci (Aristoteles-Ptolemaios) evren modelini, 6 cilde sığan bir kitapla ama tek cümleyle, “Güneş evrenin merkezindedir” diyerek yerle bir eden Kopernik’i, 547. yaş gününde, Batuhan Sarıcan’ın yazısıyla anıyoruz.</p>
<p><strong>23 Nisan’ı birlikte kutluyoruz</strong></p>
<p>23 Nisan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 100. yıl dönümü; Mustafa Kemal başkan seçildiğinde mesajı açıktı: “Yalnız ve yalnız bir şey düşünmeye mecburuz; o da memleketin kurtuluşudur.” Mustafa Kemal ve Meclis’in açılışını, Ahmet Yavuz’un kaleminden okuyoruz: “İşte o irade memleketi kurtardı.”</p>
<p>Murat Altaş’ın derlediği Hayvanlar Dünyası sayfamızda ise en başarılı istilacı türlerden muhabbet kuşlarını inceliyoruz.</p>
<p>HBT, bilginin ışığına doğru sürekli koşuyor; sizin için her hafta dopdolu ve anlaşılır içerikler sunmaya çalışıyor. Bu ışığın yayılması, ülkemizde bilim ve teknolojinin gelişmesi umudunu her zaman taşıyor ve Meclisin açılışının 100.yılını heyecanla kutluyoruz.</p>
<p>Bizde kalın, bilimde kalın, sağlıklı ve sevgiyle kalın..</p>
<p>***</p>
<p><strong>ÇYDD’li 250 gençten 100’ünün aboneliği tamam.</strong></p>
<p>Geçen hafta okurlarımıza bir çağrı yapmış ve ÇYDD bursiyeri 250 gencin dijital dergi aboneliği beklediğini yazmıştık. Okurlarımızda destek geldi: Aykut Göker dostları 5 öğrenci, Özcan- Erdal Musoğlu 20 öğrenci, Ayla Çınaroğlu 25 öğrenci; Mehmet Boran 10 öğrenci; Güler Kızıltün 6 öğrenci; Levent İkiz, Dinçay Akçören, Turgay Yüktaş 4’er öğrenci; Aydan Kaynak, Ayşem Cemre Orel, Devrim Barutçu, Gönül Kaya 2’şer öğrenci; Hasan Can Çağlayan, Nuran Elmacı, Sema Ozan, Buğra Demir, Vildan Ovalıoğlu, Lütfi Seçinti, Tayfun Uğurlu, Pınar Aydın, Bahar Rahimoğlu Köristan, Pınar Boyraz Baykaş, Savaş Güngör, Sema Tufan, Erdal Erdoğan 1’er öğrenciye destek oldular.</p>
<p>Kendilerine gençlerimiz adına çok teşekkür ediyoruz. Ve çağrımızı yineliyoruz. Dergimizi düzenli izlemenin gençlerin eğitimine, bilimsel odakları düşünmelerine önemli bir katkı olacağını düşünüyoruz.</p>
<p>Bu gençlere hediye kampanyası kapsamında;</p>
<p><strong>6 aylık aboneliği 80 TL’ye,</strong><br />
<strong>1 yıllık aboneliği 150 TL’ye indiriyoruz.</strong></p>
<p>Çağdaş Yaşamlı öğrenci – gençlerin, bu günlerde düzenli HBT’yi izlemesine destek vermek isteyen okurlarımız <a href="mailto:info@herkesebilimteknoloji.com">info@herkesebilimteknoloji.com</a> adresine “Çağdaşlı gençlere dijital abonelik desteği” açıklaması ile mesaj gönderip, kaç öğrenciyi, ne süre ile desteklemek istediklerini belirtebilirler.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/asi-normal-yasam-icin-tek-silah-ama">AŞI normal yaşam için tek silah. Ama&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18262</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
