<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>antidepresan arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/antidepresan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/antidepresan</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Sep 2019 12:50:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hangi ilaçlar alındığında alkol kullanılmamalı?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/hangi-ilaclar-alindiginda-alkol-kullanilmamali</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Sep 2019 12:50:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı kesici]]></category>
		<category><![CDATA[alkol]]></category>
		<category><![CDATA[antidepresan]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=15146</guid>

					<description><![CDATA[<p>Düzenli olarak aldığınız bir veya daha fazla ilaç varsa bir iki kadeh içmenizin bir sakıncası var mıdır? Yoksa alkolden tamamen uzak mı durmalısınız? Bazı durumlarda ilaçları alkolle karıştırmak tehlikeli olabilir. Ayrıca bazı ilaçların alkolle etkileşime girmesi durumunda etkileri de azalabilir. Düzenli ilaç kullanırken alkol almanız hastalığın belirtilerini veya doğrudan hastalığın kendisini olumsuz etkileyebilir. Örneğin alkol, kan şekeri seviyelerini düşürdüğünden diyabet hastalığını kontrolden çıkartır. Ayrıca bir iki bardak da olsa alkol almak, ilaçların uyku getirici etkisini arttırarak sersemliğe sebep olabilir; bu da kişilerin araba veya tehlikeli makineler kullanması durumunda kazalara yol açabilir. Brown Üniversitesi’nden farmakolog Danya Qato’ya göre bazı ilaçların alkol ile karışması ölümcül sonuçlara bile sebep olabilir. Yaşlı insanların ilaçlarla alkolü karıştırması, genellikle gençlerden daha fazla ilaç kullandıkları için daha fazla risk teşkil ediyor. Aynı zamanda yaşlılarda alkol, motor becerilerini de etkiler; böylece düşme veya başka kaza risklerini artırır. Alkolün vücuttan atılma süreci yaşlanmayla birlikte yavaşlar; dolayısıyla alkol kişinin kanında daha uzun süre kalır. Yaygın kullanılan şu 8 ilaç alkol ile birlikte kullanılırsa ne olur? Aşağıdaki ilaçlar dışında başka bir ilaç kullanıyorsanız eczacınıza veya doktorunuza mutlaka danışın. Antidepresanlar Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne (CDC) göre 12 yaş ve üstü her 10 Amerikalıdan biri antidepresan kullanıyor. Hem antidepresanlar, hem de alkol, merkezi sinir sistemini yavaşlattığından bu ikisinin birleşmesi beyindeki düşünme ve dikkat merkezlerini olumsuz etkiler. Antidepresanların alkolle birlikte alınması depresyon semptomlarını da arttırabilir. Qato, monoaminoksidaz inhibitörleri adı verilen antidepresan sınıfına giren ilaçları kullanan kişilerin ise tansiyonlarında tehlikeli artışların olabileceğine dikkat çekiyor. Zoloft, Prozac veya Paxil gibi seçici serotonin geri alım inhibitörleri sınıfına giren antidepresanların alkolle olumsuz etkileşim içine girdiklerine ilişkin daha az bulgu mevcut. Yine de bu ilaçları kullananlarda alkol sersemlik, baş dönmesi ve konsantrasyon bozukluğu yaratabilir. Kolesterol düşürücü ilaçlar Lipitor ve Crestor gibi statinler de en çok satılan ilaçlar arasında. Qato’ya göre, statin kullananlar alkolü abartmamalı, orta düzeyde tutmalı.  Ancak Qato, en büyük sorunun hem bu kolesterol düşürücü ilaçları alan hem de aşırı alkol sorunu olan kişilerde görüldüğünü söylüyor. Statin tedavisinin yan etkilerinden biri de karaciğer hasarı olduğundan düzenli statin kullanımı ile aşırı alkol alımı birleşince karaciğerde kalıcı hasara sebep olabiliyor. Tansiyon ve kalp ilaçları Daha önceden kalp krizi geçirmiş veya kalp yetmezliği, göğüs ağrısı veya anormal kalp ritmi tedavisi gören kişilerin kullandığı beta-blokerlerin etkisinin alkol tarafından azaltıldığını düşünülüyor. Bu nedenle doktorlar, beta-bloker kullanan hastaların alkol almasını yasaklıyor. Pennsylvania Üniversitesi Hastanesi’nden iç hastalıkları uzmanı Stacy Elder’a göre hipertansiyonu düzenlemek için veya kalp krizi ve felç tedavisinde kullanılan anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE), alkolle reaksiyona girdiğinde tansiyonun çok düşmesine sebep olabilir. Bu durum ise kişide baş dönmesi hissine ve bayılmasına yol açabilir. Doğum kontrol hapları Planned Parenthood’a göre Amerika’daki 15 ile 44 yaş arası kadınların yaklaşık %17’si doğum kontrol hapı kullanıyor. Alkol, doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda vücuttan daha yavaş atıldığı için bu tür hapları kullanan kadınlar daha hızlı sarhoş oluyor. Diyabet ilaçları Elder, alkolün yalnızca alınmasından hemen sonra değil sonraki 24 saat boyunca da kişinin şekerinin düşmesine neden olabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle kişinin alkol almadan önce veya alma esnasında bir şeyler yiyerek kan şekeri seviyesini sabit tutması öneriliyor. Diyabet ilaçlarından bazılarının, kan şekerini düşürdüklerinden ve bu da tehlikeli sonuçlar doğurabileceğinden alkolle alınmaması gerekiyor. Bu ilaçlardan biri, aşırı alkol alan kişilerde nadiren de olsa kötü sonuçlar verebilen metformin. Bu ilaç alkolle birlikte alındığında laktik asidoz yani kanda laktik asit birikmesi riskini arttırabiliyor ve kişide mide bulantısı veya güçsüzlük gibi belirtilere yol açıyor. Glimepiride gibi diyabet tedavisi için kullanılan diğer ilaçlar da alkolle karıştığında baş dönmesi, mide bulantısı, yüzde kızarma veya kan şekeri seviyesinin düşmesi gibi sorunlara yol açabiliyor. Reflü ve ülser ilaçları Elder, fazla alkolün mide ile yemek borusu arasındaki kasların gevşemesine yol açacağından reflüyü artırabileceğine dikkat çekiyor. Bu da göğsünüzün üst kısmında bir yanma hissine ve ağzınızda ekşi bir tada sebep olur. Alkol, verdiği rahatsızlığın yanı sıra mide ve yemek borusunu çevreleyen tabakayı da aşındırabilir. Ayrıca üretilen mide asidi miktarını da arttıracağından hem reflü hem de ülser semptomlarını kötüleştirebilir. Elder mide ülseri olan kişilerin alkol almamasını, çünkü alkolün ülserin kendi kendini iyileştirme yeteneğini yavaşlattığını belirtiyor. Ağrı kesiciler Reçeteli veya reçetesiz ağrı kesiciler kullanılırken alkol almak, ağrı kesicinin etkisini yoğunlaştıracağından kişiye zarar verebilir. Parasetamol (Tylenol) içenlerin az miktarda alkol almasında bir sorun olmadığını belirten Qato, kronik içicilikle parasetamolün karışması durumunda karaciğerin zarar görebileceğini işaret ediyor. Aspirin ve ibuprofen gibi diğer reçetesiz ağrı kesiciler alınırken ise orta düzeyde alkol alınabilir. Ancak aspirin ve ibuprofen gibi alkol de mide iritasyonunu arttırabildiğinden düzenli olarak bu ağrı kesicileri kullananların çok alkol almamaya dikkat etmesi gerekiyor. Aksi takdirde bu durum ülsere veya mide kanamasına sebep olabilir. Vicodin ve OxyContin gibi reçeteli ağrı kesiciler kullanılırken alkol alınmaması gerekiyor. Çünkü alkol bu ilaçların uyuşturucu etkisini arttırarak yorgunluğa ve şekerin düşmesine sebep oluyor. Uyuşturucu ilaçlarla alkolün karışması ayrıca kişinin düşünme ve motor becerilerine zarar verebiliyor ve nefes alma problemlerine yol açabiliyor. Uyku hapları Qato, uyku hapı alan kişilerin alkol kullanmaması gerektiğini söylüyor. Lunesta veya Ambien gibi hapları alkol ile karıştırmak tehlikeli olabilir. Alkol, uyku haplarının uyuşturucu etkisini ve beyindeki karamsar düşüncelerin oluştuğu bölümlerin faaliyetini arttırabilir ve baş dönmesi veya uyku sersemliğine sebep olabilir. Bu da düşme, yaralanma ve hatta trafik kazalarına yol açabilir. Uyku hapı ile birlikte çok fazla alkol tüketmek tansiyonun tehlikeli seviyelere inmesine, hatta nefes alma zorluğuna yol açabilir. Her ne kadar alkol insanların uykusunu getirse de aslında alkol almak uyku düzeninizi bozabilir ve gece daha sık uyanmanıza neden olabilir. Qato, alkol alanların uyku hapı almadan önce altı saat beklemesini öneriyor. Böylece ikisinin karışması engellendiği için rahat bir uyku çekebilirsiniz. Kaynak</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/hangi-ilaclar-alindiginda-alkol-kullanilmamali">Hangi ilaçlar alındığında alkol kullanılmamalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Düzenli olarak aldığınız bir veya daha fazla ilaç varsa bir iki kadeh içmenizin bir sakıncası var mıdır? Yoksa alkolden tamamen uzak mı durmalısınız?</p></blockquote>
<p>Bazı durumlarda ilaçları alkolle karıştırmak tehlikeli olabilir. Ayrıca bazı ilaçların alkolle etkileşime girmesi durumunda etkileri de azalabilir.</p>
<p>Düzenli ilaç kullanırken alkol almanız hastalığın belirtilerini veya doğrudan hastalığın kendisini olumsuz etkileyebilir. Örneğin alkol, kan şekeri seviyelerini düşürdüğünden diyabet hastalığını kontrolden çıkartır.</p>
<p>Ayrıca bir iki bardak da olsa alkol almak, ilaçların uyku getirici etkisini arttırarak sersemliğe sebep olabilir; bu da kişilerin araba veya tehlikeli makineler kullanması durumunda kazalara yol açabilir.</p>
<p>Brown Üniversitesi’nden farmakolog Danya Qato’ya göre bazı ilaçların alkol ile karışması ölümcül sonuçlara bile sebep olabilir.</p>
<p>Yaşlı insanların ilaçlarla alkolü karıştırması, genellikle gençlerden daha fazla ilaç kullandıkları için daha fazla risk teşkil ediyor. Aynı zamanda yaşlılarda alkol, motor becerilerini de etkiler; böylece düşme veya başka kaza risklerini artırır. Alkolün vücuttan atılma süreci yaşlanmayla birlikte yavaşlar; dolayısıyla alkol kişinin kanında daha uzun süre kalır.</p>
<p>Yaygın kullanılan şu 8 ilaç alkol ile birlikte kullanılırsa ne olur? Aşağıdaki ilaçlar dışında başka bir ilaç kullanıyorsanız eczacınıza veya doktorunuza mutlaka danışın.</p>
<p><strong>Antidepresanlar</strong></p>
<p>Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne (CDC) göre 12 yaş ve üstü her 10 Amerikalıdan biri antidepresan kullanıyor. Hem antidepresanlar, hem de alkol, merkezi sinir sistemini yavaşlattığından bu ikisinin birleşmesi beyindeki düşünme ve dikkat merkezlerini olumsuz etkiler. Antidepresanların alkolle birlikte alınması depresyon semptomlarını da arttırabilir.</p>
<p>Qato, monoaminoksidaz inhibitörleri adı verilen antidepresan sınıfına giren ilaçları kullanan kişilerin ise tansiyonlarında tehlikeli artışların olabileceğine dikkat çekiyor. Zoloft, Prozac veya Paxil gibi seçici serotonin geri alım inhibitörleri sınıfına giren antidepresanların alkolle olumsuz etkileşim içine girdiklerine ilişkin daha az bulgu mevcut. Yine de bu ilaçları kullananlarda alkol sersemlik, baş dönmesi ve konsantrasyon bozukluğu yaratabilir.</p>
<p><strong>Kolesterol düşürücü ilaçlar</strong></p>
<p>Lipitor ve Crestor gibi statinler de en çok satılan ilaçlar arasında. Qato’ya göre, statin kullananlar alkolü abartmamalı, orta düzeyde tutmalı.  Ancak Qato, en büyük sorunun hem bu kolesterol düşürücü ilaçları alan hem de aşırı alkol sorunu olan kişilerde görüldüğünü söylüyor. Statin tedavisinin yan etkilerinden biri de karaciğer hasarı olduğundan düzenli statin kullanımı ile aşırı alkol alımı birleşince karaciğerde kalıcı hasara sebep olabiliyor.</p>
<p><strong>Tansiyon ve kalp ilaçları</strong></p>
<p>Daha önceden kalp krizi geçirmiş veya kalp yetmezliği, göğüs ağrısı veya anormal kalp ritmi tedavisi gören kişilerin kullandığı beta-blokerlerin etkisinin alkol tarafından azaltıldığını düşünülüyor. Bu nedenle doktorlar, beta-bloker kullanan hastaların alkol almasını yasaklıyor.</p>
<p>Pennsylvania Üniversitesi Hastanesi’nden iç hastalıkları uzmanı <strong>Stacy Elder</strong>’a göre hipertansiyonu düzenlemek için veya kalp krizi ve felç tedavisinde kullanılan anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE), alkolle reaksiyona girdiğinde tansiyonun çok düşmesine sebep olabilir. Bu durum ise kişide baş dönmesi hissine ve bayılmasına yol açabilir.</p>
<p><strong>Doğum kontrol hapları</strong></p>
<p>Planned Parenthood’a göre Amerika’daki 15 ile 44 yaş arası kadınların yaklaşık %17’si doğum kontrol hapı kullanıyor. Alkol, doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda vücuttan daha yavaş atıldığı için bu tür hapları kullanan kadınlar daha hızlı sarhoş oluyor.</p>
<p><strong>Diyabet ilaçları</strong></p>
<p>Elder, alkolün yalnızca alınmasından hemen sonra değil sonraki 24 saat boyunca da kişinin şekerinin düşmesine neden olabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle kişinin alkol almadan önce veya alma esnasında bir şeyler yiyerek kan şekeri seviyesini sabit tutması öneriliyor.</p>
<p>Diyabet ilaçlarından bazılarının, kan şekerini düşürdüklerinden ve bu da tehlikeli sonuçlar doğurabileceğinden alkolle alınmaması gerekiyor. Bu ilaçlardan biri, aşırı alkol alan kişilerde nadiren de olsa kötü sonuçlar verebilen metformin. Bu ilaç alkolle birlikte alındığında laktik asidoz yani kanda laktik asit birikmesi riskini arttırabiliyor ve kişide mide bulantısı veya güçsüzlük gibi belirtilere yol açıyor.</p>
<p>Glimepiride gibi diyabet tedavisi için kullanılan diğer ilaçlar da alkolle karıştığında baş dönmesi, mide bulantısı, yüzde kızarma veya kan şekeri seviyesinin düşmesi gibi sorunlara yol açabiliyor.</p>
<p><strong>Reflü ve ülser ilaçları</strong></p>
<p>Elder, fazla alkolün mide ile yemek borusu arasındaki kasların gevşemesine yol açacağından reflüyü artırabileceğine dikkat çekiyor. Bu da göğsünüzün üst kısmında bir yanma hissine ve ağzınızda ekşi bir tada sebep olur.</p>
<p>Alkol, verdiği rahatsızlığın yanı sıra mide ve yemek borusunu çevreleyen tabakayı da aşındırabilir. Ayrıca üretilen mide asidi miktarını da arttıracağından hem reflü hem de ülser semptomlarını kötüleştirebilir. Elder mide ülseri olan kişilerin alkol almamasını, çünkü alkolün ülserin kendi kendini iyileştirme yeteneğini yavaşlattığını belirtiyor.</p>
<p><strong>Ağrı kesiciler</strong></p>
<p>Reçeteli veya reçetesiz ağrı kesiciler kullanılırken alkol almak, ağrı kesicinin etkisini yoğunlaştıracağından kişiye zarar verebilir.</p>
<p>Parasetamol (Tylenol) içenlerin az miktarda alkol almasında bir sorun olmadığını belirten Qato, kronik içicilikle parasetamolün karışması durumunda karaciğerin zarar görebileceğini işaret ediyor.</p>
<p>Aspirin ve ibuprofen gibi diğer reçetesiz ağrı kesiciler alınırken ise orta düzeyde alkol alınabilir. Ancak aspirin ve ibuprofen gibi alkol de mide iritasyonunu arttırabildiğinden düzenli olarak bu ağrı kesicileri kullananların çok alkol almamaya dikkat etmesi gerekiyor. Aksi takdirde bu durum ülsere veya mide kanamasına sebep olabilir.</p>
<p>Vicodin ve OxyContin gibi reçeteli ağrı kesiciler kullanılırken alkol alınmaması gerekiyor. Çünkü alkol bu ilaçların uyuşturucu etkisini arttırarak yorgunluğa ve şekerin düşmesine sebep oluyor. Uyuşturucu ilaçlarla alkolün karışması ayrıca kişinin düşünme ve motor becerilerine zarar verebiliyor ve nefes alma problemlerine yol açabiliyor.</p>
<p><strong>Uyku hapları</strong></p>
<p>Qato, uyku hapı alan kişilerin alkol kullanmaması gerektiğini söylüyor.</p>
<p>Lunesta veya Ambien gibi hapları alkol ile karıştırmak tehlikeli olabilir. Alkol, uyku haplarının uyuşturucu etkisini ve beyindeki karamsar düşüncelerin oluştuğu bölümlerin faaliyetini arttırabilir ve baş dönmesi veya uyku sersemliğine sebep olabilir. Bu da düşme, yaralanma ve hatta trafik kazalarına yol açabilir.</p>
<p>Uyku hapı ile birlikte çok fazla alkol tüketmek tansiyonun tehlikeli seviyelere inmesine, hatta nefes alma zorluğuna yol açabilir.</p>
<p>Her ne kadar alkol insanların uykusunu getirse de aslında alkol almak uyku düzeninizi bozabilir ve gece daha sık uyanmanıza neden olabilir.</p>
<p>Qato, alkol alanların uyku hapı almadan önce altı saat beklemesini öneriyor. Böylece ikisinin karışması engellendiği için rahat bir uyku çekebilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="https://www.livescience.com/41703-how-common-medications-interact-alcohol.html">Kaynak</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/hangi-ilaclar-alindiginda-alkol-kullanilmamali">Hangi ilaçlar alındığında alkol kullanılmamalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15146</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kalabalıklar içinde yalnızlık&#8230;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/kalabaliklar-icinde-yalnizlik</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Nov 2017 14:00:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[abdurrahman kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet yavuz]]></category>
		<category><![CDATA[alaaddin yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[antidepresan]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[beyin cerrahisi]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fizyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kalabalık]]></category>
		<category><![CDATA[karnabahar]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[kül olmak]]></category>
		<category><![CDATA[liyakat]]></category>
		<category><![CDATA[obruk]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenler günü]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[robot]]></category>
		<category><![CDATA[robot sophia]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[suudi arabistan]]></category>
		<category><![CDATA[tesettür]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[türker kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=8350</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüz toplumunda giderek yaygın görülen bir olgu yalnızlık; insanların kalabalığın içinde kendilerini çok yalnız hissetmeleri&#8230; Bu konu tek başına yaşam sürmenin çok ötesinde ve herkesi hatta özellikle de gençleri yakından ilgilendiriyor. Çünkü insan ne kadar gençse o kadar sık yalnızlık hissine kapılıyor&#8230; “Kendini yalnız hissetme duygusunun”  hele kronik hale geldiğinde insana psikolojik olarak zarar verdiği bilinir ancak son yıllarda yapılan araştırmalara göre işin bir de ciddi fizyolojik boyutları var. Kronik hastalıkların hemen hemen tümünün yalnızlık çeken insanlarda görülüyor olması bir yana, yalnızlığın en yoğun etkisinin bağışıklık sistemini kontrol eden genlerde görüldüğü tespit edildi. Konu hayli ilginç. Küresel bir sorun bu; Türkiye’de de son 5 yılda antidepresan ilaç kullanımının %70 artması daha da önemli kılıyor konuyu. Bu yüzden biz de, evrimsel boyutu da dahil olmak üzere farklı yönleri ile ele aldık, uzmanların bu konudaki önerilerini sizlerle paylaştık. 24 kasım Öğretmenler Günü. Ve eğitimin sancıları öğretmenleri de yakından etkiliyor. 11-12 Kasım’da düzenlenen Eğitimde Gelecek Konferansı’nın ana konularından biri de öğretmenlerin yetkinliği üzerineydi. Türkiye ne yazık ki öğretmenlerini teşvik eden, motive eden bir ülke değil, böyle olmadığı gibi, öğretmenlerin bir kısmı da kendilerini geliştirmek zorunda hissetmiyorlar; öğretmenleri ölçen ve değerlendiren ölçümlemeler yapılmıyor. Nasıl bir eğitim? yazısında neler yapılması gerektiğini okuyacaksınız&#8230; İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Prof. Dr. Özge Hacıfazlıoğlu da “İnovasyon sürecinde öğretmenler ve okul yöneticileri” başlıklı yazısında okul müdürlerinin eğitim teknolojisi alanında bilmeleri gereken standartları örneklerle açıklıyor. Hazır konu eğitime gelmişken akademik alana da sıçrayalım dedik. Prof. Dr Türker Kılıç’ın, beyin cerrahisinde Türkiye’nin dünya bilimine katkısının neden azaldığına ilişkin kaleme aldığı analiz, eğitim politikalarından, liyakat, ortak karar verebilme becerisi gibi toplumsal sorunlara da dayanıyor. İlgiyle okuyacağınıza eminiz. Öte yandan Belçika’da yaşayan Türk asıllı cerrah Alaaddin Yılmaz’ın geliştirdiği bir teknik ile kalp cerrahisinde çığır açmasının öyküsünü bulacaksınız sayfalarımızda. Yılmaz’ın bu keşfinin açık ameliyatı kaldıramayacak durumda olan hastalar için önemli bir umut ışığı olduğunu da ekleyelim. Doğan Kuban hoca yine önemli bir toplumsal analiz ile karşınızda. “Toplum, aslında değişim ve çağdaşlaşma için gereken güce sahip” diyor ve daha önceki yazılarında bahsettiği “Kaya Sınıfı” diye isimlendirdiği sınıfın önüne bir yol haritası koyuyor. Ahmet Yavuz, Karapınar bölgesinde obruk sayısının girerek artmasına ilişkin haberlerden yola çıkarak 1960’lı yıllarda başlayan ve kendisinin de görev yaptığı dönemde de devam eden ağaçlandırma çalışmalarını anlatıyor. Yazı uzun olduğu için ikiye böldük, devamı haftaya&#8230; Dijital Kültür’de bu hafta Tanol Türkoğlu, Sophia adlı robota Suudi Arabistan hükümetinin vatandaşlık hakkı vermesini irdelediği Tesettürlü Robot  yazısı ile Suudi Arabistan’daki yenilikçi rüzgâra değiniyor. Mustafa Çetiner, Akademi ve Bilim yazılarının 17.sinde bazı ilaçların özellikle kanser ilaçlarının zaman içinde yanlış kullanıldığını yazıyor. Müfit Akyos bir önceki yazısındaki endüstriyi destekleyen kurumsal yapılara örnekleri sürdürüyor. Tayvan, Fransa ve Kanada’daki uygulamalardan çıkarılacak hayli dersler var. Bilim ve Beslenme dergimizin en ilgi gören sayfalarından, mevsimine göre farklı besinleri tanıtıyoruz. Bu kez sıra karnabaharda. İçinde bol miktarda C, K vitamini, folik asit ve lif bulunduran bu sebzeye ilişkin bilgiler bizi şaşırttı. Sizi de şaşırtacağına eminiz. Hazır beslenme demişken Diyetisyen Aslıhan Yağcıoğlu’nun okul çocuklarında beslenme nasıl olmalı yazısını da okumanızı öneriyoruz. Deprem içinde bulunduğumuz coğrafyanın önemli bir gerçeği. Özellikle İstanbul’da deprem kentsel dönüşümü tetikledi. İnşaat furyası doludizgin gidiyor. Ama gerçekten yapılanlar doğru mu? Yangın güvenliği uzmanı İTÜ Makine Fakültesi’nde öğretim üyesi Abdurrahman Kılıç uyarıyor “İstanbul depremle yıkılmasa bile yangınlarla kül olabilir”. HBT&#8217;yi birlikte büyüteceğiz. Gelecek Cuma&#8217;ya dek sevgiyle kalın. Tüm öğretmenlerimizin bu anlamlı günü kutlu olsun.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/kalabaliklar-icinde-yalnizlik">Kalabalıklar içinde yalnızlık&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüz toplumunda giderek yaygın görülen bir olgu yalnızlık; insanların kalabalığın içinde kendilerini çok yalnız hissetmeleri&#8230; Bu konu tek başına yaşam sürmenin çok ötesinde ve herkesi hatta özellikle de gençleri yakından ilgilendiriyor. Çünkü insan ne kadar gençse o kadar sık yalnızlık hissine kapılıyor&#8230;</p>
<p>“Kendini yalnız hissetme duygusunun”  hele kronik hale geldiğinde insana psikolojik olarak zarar verdiği bilinir ancak son yıllarda yapılan araştırmalara göre işin bir de ciddi fizyolojik boyutları var. Kronik hastalıkların hemen hemen tümünün yalnızlık çeken insanlarda görülüyor olması bir yana, yalnızlığın en yoğun etkisinin bağışıklık sistemini kontrol eden genlerde görüldüğü tespit edildi. Konu hayli ilginç. Küresel bir sorun bu; Türkiye’de de son 5 yılda antidepresan ilaç kullanımının %70 artması daha da önemli kılıyor konuyu. Bu yüzden biz de, evrimsel boyutu da dahil olmak üzere farklı yönleri ile ele aldık, uzmanların bu konudaki önerilerini sizlerle paylaştık.</p>
<p>24 kasım Öğretmenler Günü. Ve eğitimin sancıları öğretmenleri de yakından etkiliyor. 11-12 Kasım’da düzenlenen Eğitimde Gelecek Konferansı’nın ana konularından biri de öğretmenlerin yetkinliği üzerineydi. Türkiye ne yazık ki öğretmenlerini teşvik eden, motive eden bir ülke değil, böyle olmadığı gibi, öğretmenlerin bir kısmı da kendilerini geliştirmek zorunda hissetmiyorlar; öğretmenleri ölçen ve değerlendiren ölçümlemeler yapılmıyor. Nasıl bir eğitim? yazısında neler yapılması gerektiğini okuyacaksınız&#8230;</p>
<p>İstanbul Kültür Üniversitesi’nden <strong>Prof. Dr. Özge Hacıfazlıoğlu</strong> da “İnovasyon sürecinde öğretmenler ve okul yöneticileri” başlıklı yazısında okul müdürlerinin eğitim teknolojisi alanında bilmeleri gereken standartları örneklerle açıklıyor.</p>
<p>Hazır konu eğitime gelmişken akademik alana da sıçrayalım dedik. Prof. Dr Türker Kılıç’ın, beyin cerrahisinde Türkiye’nin dünya bilimine katkısının neden azaldığına ilişkin kaleme aldığı analiz, eğitim politikalarından, liyakat, ortak karar verebilme becerisi gibi toplumsal sorunlara da dayanıyor. İlgiyle okuyacağınıza eminiz.</p>
<p>Öte yandan Belçika’da yaşayan Türk asıllı cerrah <strong>Alaaddin Yılmaz’</strong>ın geliştirdiği bir teknik ile kalp cerrahisinde çığır açmasının öyküsünü bulacaksınız sayfalarımızda. Yılmaz’ın bu keşfinin açık ameliyatı kaldıramayacak durumda olan hastalar için önemli bir umut ışığı olduğunu da ekleyelim.</p>
<p><strong>Doğan Kuban </strong>hoca yine önemli bir toplumsal analiz ile karşınızda. “Toplum, aslında değişim ve çağdaşlaşma için gereken güce sahip” diyor ve daha önceki yazılarında bahsettiği “Kaya Sınıfı” diye isimlendirdiği sınıfın önüne bir yol haritası koyuyor.</p>
<p><strong>Ahmet Yavuz</strong>, Karapınar bölgesinde obruk sayısının girerek artmasına ilişkin haberlerden yola çıkarak 1960’lı yıllarda başlayan ve kendisinin de görev yaptığı dönemde de devam eden ağaçlandırma çalışmalarını anlatıyor. Yazı uzun olduğu için ikiye böldük, devamı haftaya&#8230;</p>
<p>Dijital Kültür’de bu hafta <strong>Tanol Türkoğlu</strong>, Sophia adlı robota Suudi Arabistan hükümetinin vatandaşlık hakkı vermesini irdelediği <em>Tesettürlü Robot</em>  yazısı ile Suudi Arabistan’daki yenilikçi rüzgâra değiniyor. <strong>Mustafa Çetiner,</strong> <em>Akademi ve Bilim</em> yazılarının 17.sinde bazı ilaçların özellikle kanser ilaçlarının zaman içinde yanlış kullanıldığını yazıyor. <strong>Müfit Akyos</strong> bir önceki yazısındaki endüstriyi destekleyen kurumsal yapılara örnekleri sürdürüyor. Tayvan, Fransa ve Kanada’daki uygulamalardan çıkarılacak hayli dersler var.</p>
<p>Bilim ve Beslenme dergimizin en ilgi gören sayfalarından, mevsimine göre farklı besinleri tanıtıyoruz. Bu kez sıra karnabaharda. İçinde bol miktarda C, K vitamini, folik asit ve lif bulunduran bu sebzeye ilişkin bilgiler bizi şaşırttı. Sizi de şaşırtacağına eminiz. Hazır beslenme demişken Diyetisyen <strong>Aslıhan Yağcıoğlu</strong>’nun okul çocuklarında beslenme nasıl olmalı yazısını da okumanızı öneriyoruz.</p>
<p>Deprem içinde bulunduğumuz coğrafyanın önemli bir gerçeği. Özellikle İstanbul’da deprem kentsel dönüşümü tetikledi. İnşaat furyası doludizgin gidiyor. Ama gerçekten yapılanlar doğru mu? Yangın güvenliği uzmanı İTÜ Makine Fakültesi’nde öğretim üyesi <strong>Abdurrahman Kılıç</strong> uyarıyor “İstanbul depremle yıkılmasa bile yangınlarla kül olabilir”.</p>
<p>HBT&#8217;yi birlikte büyüteceğiz. Gelecek Cuma&#8217;ya dek sevgiyle kalın.</p>
<p>Tüm öğretmenlerimizin bu anlamlı günü kutlu olsun.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/kalabaliklar-icinde-yalnizlik">Kalabalıklar içinde yalnızlık&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8350</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Antidepresan kullanan çocuk sayısı hızla artıyor</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/antidepresan-kullanan-cocuk-sayisi-hizla-artiyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlem Yüzak]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Mar 2016 14:28:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[antidepresan]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=1233</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü uyardı: Dünya çapında antidepresan kullanan çocukların sayısı endişe verici oranda yüksek ‘European Journal of Neuropsychopharmacology’ dergisinde yayınlanan bir araştırma, özellikle çocuklarda antidepresan kullanımının hızla arttığını ortaya koydu. Buna göre, 2005-2012 yıllarında çocuklarda antidepresan kullanımı Hollanda’da %17, Almanya’da %49, İngiltere’de %54, ABD’de %26 ve Danimarka’da %60 oranında arttı. 1998’den beri Dünya Sağlık Örgütü’nde aktif olarak çalışan psikiyatrist Shekhar Saxena, ortaya çıkan tabloyu “endişe verici” olarak değerlendirdi. Antidepresanların hasara yol açabileceğini vurgulayan uzmanlar, doktorların gerekmediği halde reçete yazmalarının doğru olmadığını söylediler. Aynı zamanda, 18 yaşından küçüklerin kullanmasına izin verilmeyen ilaçların reçetesiz satılmasından da kaygı duyuluyor. Dr. Saxena, “Bunlar, gençler üzerinde denenmeyen, gençlerde yaygın kullanımının haklı gösterilemeyeceği ilaçlar” dedi.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/antidepresan-kullanan-cocuk-sayisi-hizla-artiyor">Antidepresan kullanan çocuk sayısı hızla artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya Sağlık Örgütü uyardı: Dünya çapında antidepresan kullanan çocukların sayısı endişe verici oranda yüksek</strong></p>
<p>‘European Journal of Neuropsychopharmacology’ dergisinde yayınlanan bir araştırma, özellikle çocuklarda antidepresan kullanımının hızla arttığını ortaya koydu.</p>
<p>Buna göre, 2005-2012 yıllarında çocuklarda antidepresan kullanımı Hollanda’da %17, Almanya’da %49, İngiltere’de %54, ABD’de %26 ve Danimarka’da %60 oranında arttı.</p>
<p>1998’den beri Dünya Sağlık Örgütü’nde aktif olarak çalışan psikiyatrist Shekhar Saxena, ortaya çıkan tabloyu “endişe verici” olarak değerlendirdi.</p>
<p>Antidepresanların hasara yol açabileceğini vurgulayan uzmanlar, doktorların gerekmediği halde reçete yazmalarının doğru olmadığını söylediler. Aynı zamanda, 18 yaşından küçüklerin kullanmasına izin verilmeyen ilaçların reçetesiz satılmasından da kaygı duyuluyor.</p>
<p>Dr. Saxena, “Bunlar, gençler üzerinde denenmeyen, gençlerde yaygın kullanımının haklı gösterilemeyeceği ilaçlar” dedi.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/antidepresan-kullanan-cocuk-sayisi-hizla-artiyor">Antidepresan kullanan çocuk sayısı hızla artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1233</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
