<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>aristoteles arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/aristoteles/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/aristoteles</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 28 Oct 2018 16:12:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Duygu mu önde olmalı yoksa akıl mı?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/duygu-mu-onde-olmali-yoksa-akil-mi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jun 2017 05:37:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[akıl]]></category>
		<category><![CDATA[aristoteles]]></category>
		<category><![CDATA[batı]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[burs]]></category>
		<category><![CDATA[cehalet]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital abonelik]]></category>
		<category><![CDATA[doğu]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal zeka]]></category>
		<category><![CDATA[elon musk]]></category>
		<category><![CDATA[EQ]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[mars]]></category>
		<category><![CDATA[odtü]]></category>
		<category><![CDATA[öfke]]></category>
		<category><![CDATA[öfke kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[programlama]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=7064</guid>

					<description><![CDATA[<p>Neredeyse 2500 yıl önce yaşayan Aristoteles’in şu sözlerine bakar mısınız: “Herkes öfkelenir. Bu çok kolay. Ama doğru şeye, doğru oranda, doğru zamanda, doğru amaçla ve doğru şekilde öfkelenmek zordur.” Bunu okuyunca 2500 yıllık süreçte, insanoğlu (beyin) ile öfke arasındaki ilişkide acaba niteliksel büyük değişiklikler yaşandı mı, sorusunu haklı olarak yöneltebilirsiniz. Onur sözlerinde öfkeye ilişkin müthiş bir terazi var. Bu terazi, 2500 yıl önce, erken olgunlaşmış veya deha olarak yaşamış bir insanda böyle bir mükemmel çalışıyor. Hayır konumuz Aristoteles değil tabii, beyin, beyin-akıl-yüksek duygusal zeka arasındaki ilişki. Yüksek duygusal zekânın 15 işareti nedir, sizlerde bu işaretlerden kaçı bulunuyor sorularını içeren yazıya, Kıvılcım Kayabalı konuyu bir ana yazıyla tamamladı. Yüksek duygusal zekânın açılımlarını, bir anlamda dengeliyor Kayabalı. Akıl ve duygusal zekânın beyindeki gelişim sırasını, evrimini, bunların hangi sırayla ve hangi öncelik ve ihtiyaçlarla geliştiğini anlatıyor bize. Çok temel şeyler&#8230; Evet, beynimizi tanıyalım. Akıl yürütme, öfke ve diğer dürtüsel ve tepkisel özellikleri “kaynağı”ndan izliyoruz. Acaba diyoruz, öfke dediğimiz tepki, henüz daha yüksek zekâ düzeyine ulaşmadan, insanoğlunun bir zamanlar en önemli hayatta kalma mekanizması olan savunma araçlarından biri miydi? Fakat toplumsal ve zeki insanda keskin kalıntılarını gördüğümüz öfke, ilkel beyin, ilişkilere, insana ve topluma zarar verici işliyor. Veya dünyanın bugünkü rezil politik arenasına ve çıkarlar için tüm insanlığı ateşe atmaya hazır olan politikalara baktığımızda, hayır, henüz ilkelliğin esirleriyiz dememiz gerekiyor. Yüksek duygusal zekâ mı? O bekleyebilir, henüz dünya buna hazır değil, tek tek insanlar bunu kullansın, bizler birbirimizin boğazını, bu kez daha modern araçlarla kesmeyi sürdürmemiz gereken dönemlerdeyiz! Diyoruz ki, bu iki  yazıyı kaçırmayın, kendinizi, çevrenizi, toplumu ve dünyayı kıyaslayarak bir sonuç çıkartın&#8230; Bize biçilen rol Doğan Kuban 91 yaşın keskinliğiyle ve yüksek bir bilinçle, acı bir tabloyu ana hatlarıyla anımsatıyor bize. Doğu ile Batı arasındaki kuşakta yaşayan 1,7 milyarlık Müslüman ahaliye biçilen rol, sömürülmek&#8230; Bakın: “Halkın bir bölümüne sorarsanız, yakında cennet kapısına yaklaşacağız. Diğer bölümü ise kapıyı ne zaman vuracaklar, diye bekliyor. Bu iletişim çağında bu ikilem bir toplumsal anomalidir. Toplumun cahilliği denen olgu, hepimizin gözü önünde olan bir durumu bu denli farklı yorumlamaktır. Bu politik değil, bilgisel ve düşünsel bir sosyal virüs göstergesidir&#8230;” Yazarlarımız, Bozkurt Güvenç, Ali Akurgal, Mustafa Çetiner kendi alanlarıyla ilgili konularda kendileriyle yarışıyor. Bu hafta üstelik Cem Say da “Yaratıcılık programlanabilir mi?” gibi çok temel bir soruyu “otomatik matematikçi” ile başlatıyor. Aynı konuda, ayda bir yazan Erdal Musoğlu “Derin öğrenme” yazısıyla güncel duruma giriyor. Ayrıca Saadet Uğurlu da Stratejik ileteyim yönetimi ve yapay zeka yazısıyla farklı bir açıdan katkıda bulunuyor. Hepsine bu özgün çalışmalarından dolayı teşekkür. 30 dijital abonelik bursu daha Son yılların en önemli üstün teknoloji ve düşünce girişimcilerinden Elon Musk, geliştirdiği teknoloji ve planlarıyla Mars’ta 1000 kişilik bir koloni kurma düşüncesini açıklıyor. Sırada yüzlerce kişi var&#8230; Daha onlarca ilginç yazı ve güncel bilim araştırmaları haberleri, teknoloji vitrini, piyasadaki çocuk bilim kitaplarına bakan bir sayfamız ile haftalık vazgeçilmeziniz HBT ile geleceğe ilerliyoruz. Bu yolda karınca kararınca katkımızın olduğunu hissetmemiz bizi mutlu kılıyor. Tüm okurlarımıza, bize destek veren herkese sevgiler ve teşekkürler&#8230; Uzdilek Dijital Abonelik Bursu’ndan sonra, bu kez ODTÜ Bilgisayar mezunlarından 30 gence yine yıllık dijital abonelik desteği daha geldi. Bunu umarım gelecek sayımızda açıklayacağız. Şimdiden bir ön duyuru yapalım istedik! Gelecek Cuma yine birlikte olmak düşüncesiyle, sevgi ve dostluk diliyoruz.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/duygu-mu-onde-olmali-yoksa-akil-mi">Duygu mu önde olmalı yoksa akıl mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Neredeyse 2500 yıl önce yaşayan Aristoteles’in şu sözlerine bakar mısınız:</p>
<p>“<em>Herkes öfkelenir. Bu çok kolay.</em> <em>Ama doğru şeye, doğru oranda,</em> <em>doğru zamanda, doğru amaçla</em> <em>ve doğru şekilde öfkelenmek zordur.”</em></p>
<p>Bunu okuyunca 2500 yıllık süreçte, insanoğlu (beyin) ile öfke arasındaki ilişkide acaba niteliksel büyük değişiklikler yaşandı mı, sorusunu haklı olarak yöneltebilirsiniz. Onur sözlerinde öfkeye ilişkin müthiş bir terazi var. Bu terazi, 2500 yıl önce, erken olgunlaşmış veya deha olarak yaşamış bir insanda böyle bir mükemmel çalışıyor.</p>
<p>Hayır konumuz Aristoteles değil tabii, beyin, beyin-akıl-yüksek duygusal zeka arasındaki ilişki.</p>
<p>Yüksek duygusal zekânın 15 işareti nedir, sizlerde bu işaretlerden kaçı bulunuyor sorularını içeren yazıya, Kıvılcım Kayabalı konuyu bir ana yazıyla tamamladı. Yüksek duygusal zekânın açılımlarını, bir anlamda dengeliyor Kayabalı. Akıl ve duygusal zekânın beyindeki gelişim sırasını, evrimini, bunların hangi sırayla ve hangi öncelik ve ihtiyaçlarla geliştiğini anlatıyor bize. Çok temel şeyler&#8230; Evet, beynimizi tanıyalım. Akıl yürütme, öfke ve diğer dürtüsel ve tepkisel özellikleri “kaynağı”ndan izliyoruz.</p>
<p>Acaba diyoruz, öfke dediğimiz tepki, henüz daha yüksek zekâ düzeyine ulaşmadan, insanoğlunun bir zamanlar en önemli hayatta kalma mekanizması olan savunma araçlarından biri miydi?</p>
<p>Fakat toplumsal ve zeki insanda keskin kalıntılarını gördüğümüz öfke, ilkel beyin, ilişkilere, insana ve topluma zarar verici işliyor.</p>
<p>Veya dünyanın bugünkü rezil politik arenasına ve çıkarlar için tüm insanlığı ateşe atmaya hazır olan politikalara baktığımızda, <strong><em>hayır, henüz ilkelliğin esirleriyiz</em></strong> dememiz gerekiyor. Yüksek duygusal zekâ mı? O bekleyebilir, henüz dünya buna hazır değil, tek tek insanlar bunu kullansın, bizler birbirimizin boğazını, bu kez daha modern araçlarla kesmeyi sürdürmemiz gereken dönemlerdeyiz!</p>
<p>Diyoruz ki, bu iki  yazıyı kaçırmayın, kendinizi, çevrenizi, toplumu ve dünyayı kıyaslayarak bir sonuç çıkartın&#8230;</p>
<p><strong>Bize biçilen rol</strong></p>
<p>Doğan Kuban 91 yaşın keskinliğiyle ve yüksek bir bilinçle, acı bir tabloyu ana hatlarıyla anımsatıyor bize. Doğu ile Batı arasındaki kuşakta yaşayan 1,7 milyarlık Müslüman ahaliye biçilen rol, sömürülmek&#8230; Bakın: “Halkın bir bölümüne sorarsanız, <strong>yakında cennet kapısına </strong>yaklaşacağız. Diğer bölümü ise kapıyı ne zaman vuracaklar, diye bekliyor. Bu iletişim çağında bu ikilem bir toplumsal anomalidir. <strong>Toplumun cahilliği denen olgu,</strong> hepimizin gözü önünde olan bir durumu bu denli farklı yorumlamaktır. <strong>Bu politik değil, bilgisel ve düşünsel bir sosyal virüs göstergesidir</strong>&#8230;”</p>
<p>Yazarlarımız, <strong>Bozkurt Güvenç, Ali Akurgal, Mustafa Çetiner</strong> kendi alanlarıyla ilgili konularda kendileriyle yarışıyor. Bu hafta üstelik <strong>Cem Say</strong> da “Yaratıcılık programlanabilir mi?” gibi çok temel bir soruyu “otomatik matematikçi” ile başlatıyor. Aynı konuda, ayda bir yazan <strong>Erdal Musoğlu</strong> “Derin öğrenme” yazısıyla güncel duruma giriyor. Ayrıca Saadet Uğurlu da Stratejik ileteyim yönetimi ve yapay zeka yazısıyla farklı bir açıdan katkıda bulunuyor. Hepsine bu özgün çalışmalarından dolayı teşekkür.</p>
<p><strong>30 dijital abonelik bursu daha </strong></p>
<p>Son yılların en önemli üstün teknoloji ve düşünce girişimcilerinden Elon Musk, geliştirdiği teknoloji ve planlarıyla Mars’ta 1000 kişilik bir koloni kurma düşüncesini açıklıyor. Sırada yüzlerce kişi var&#8230;</p>
<p>Daha onlarca ilginç yazı ve güncel bilim araştırmaları haberleri, teknoloji vitrini, piyasadaki çocuk bilim kitaplarına bakan bir sayfamız ile haftalık vazgeçilmeziniz HBT ile geleceğe ilerliyoruz.</p>
<p>Bu yolda karınca kararınca katkımızın olduğunu hissetmemiz bizi mutlu kılıyor. Tüm okurlarımıza, bize destek veren herkese sevgiler ve teşekkürler&#8230;</p>
<p><strong>Uzdilek Dijital Abonelik Bursu</strong>’ndan sonra, bu kez ODTÜ Bilgisayar mezunlarından 30 gence yine yıllık dijital abonelik desteği daha geldi. Bunu umarım gelecek sayımızda açıklayacağız. Şimdiden bir ön duyuru yapalım istedik!</p>
<p>Gelecek Cuma yine birlikte olmak düşüncesiyle, sevgi ve dostluk diliyoruz.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/duygu-mu-onde-olmali-yoksa-akil-mi">Duygu mu önde olmalı yoksa akıl mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7064</post-id>	</item>
		<item>
		<title>“Galileo inkâr et, dünya dönmüyor!”</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/galileo-inkar-et-dunya-donmuyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jun 2017 09:46:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik ve Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[aristoteles]]></category>
		<category><![CDATA[astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[De Revolutionibus]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[dünya merkezcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Engizisyon mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[filozof]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[Galileo Galilei]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[güneş merkezcilik]]></category>
		<category><![CDATA[güneş sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[İki Ana Dünya Sistemi Üzerine Diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[İki Yeni Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[kilise]]></category>
		<category><![CDATA[Kopernik]]></category>
		<category><![CDATA[Kopernikçilik]]></category>
		<category><![CDATA[matematikçi]]></category>
		<category><![CDATA[papa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=6994</guid>

					<description><![CDATA[<p>384 yıl önce bugün, Galileo Galilei, engizisyon mahkemesinde dünyanın döndüğüne ilişkin tezini inkara zorlandı. Dünyaca ünlü astronom, fizikçi, mühendis, filozof ve matematikçi Galileo Galilei, hem Aristoteles’in dünya merkezci akımından hem de Kutsal Kitap&#8217;tan şüphe duymuş, Orta Çağ&#8217;daki bilim anlayışında devrim yaratmış, “gözlemsel astronominin babası”, “modern fiziğin babası” ve “bilimin babası” gibi isimlerle anılmıştı. Mekanik bilimi, mercekler ve astronomiyle ilgilendi ve birçok icat yaptı. 1609&#8217;da yapılmış basit bir teleskoptan ilham alarak daha üstün teleskoplar geliştirdi ve uzay hakkında daha önce hiç yapılamamış gözlemler yaptı. Gözlemsel astronomiye katkıları arasında Venüs&#8217;ün evrelerinin teleskopik kanıtı, Jüpiter&#8217;in en büyük dört uydusunun keşfi, güneş lekelerinin gözlemi ve analizi bulunuyor. Galilei ayrıca uygulamalı bilim ve teknoloji alanında da çalıştı, geliştirilmiş askeri bir pusula ve birçok alet icat etti.  25 yaşındayken matematik profesörü olan Galilei, İtalya&#8217;nın önde gelen matematikçilerinden biriydi. Ya İncil ya da bilim Galilei&#8217;nin yaşadığı çağda, Güneş sistemi konusunda tartışmalar yaşanıyordu. Dünya&#8217;yı evrenin merkezine koyan (dünya merkezcilik) anlayış Kilise tarafından benimsenmiş ve yaklaşık 1400 yıl boyunca resmi görüş olarak varlığını korumuştu. Ancak Polonyalı Kopernik 1530 yılında tamamladığı, &#8220;De Revolutionibus&#8221; adlı çalışmasıyla Dünya’nın günde bir kez kendi ekseni etrafında, yılda bir kez de Güneşin çevresinde döndüğü yaklaşımını getirdi. Kilise&#8217;nin bütün öğretilerini altüst eden bu yaklaşımı Galilei de destekledi. Galileo&#8217;nun güneş merkezciliği fiziksel bir gerçek olarak kabul etmesi yasaktı ve Papa&#8217;ya karşı gelmek tehlikeli bir işti. İncil&#8217;deki bazı kısımlar dünya merkezci teorileri destekliyordu. “Ama yine de dönüyor” Papa, 1616&#8217;da Galileo&#8217;ya güneş merkezcilikten vazgeçme ve bu konuda hiçbir şey söyleyip yazmama emri verdi. Galileo on yıl boyunca tartışmalardan uzak durdu. Ancak 1623&#8217;te bu konuda kitap yazma projesini arkadaşı ve hayranı olan Kardinal Maffeo Barberini&#8217;nin teşviki ile yeniden canlandı. Galileo&#8217;nun kitabı, &#8216;İki Ana Dünya Sistemi Üzerine Diyalog&#8217; 1632&#8217;de basıldı. Güneş merkezcilik konusundaki çalışmaların yer aldığı bu kitap büyük yankı yaptı. Galileo’nun kitabı dünya merkezciliğe bir saldırı ve Kopernikçiliğin savunması gibi gözünüyordu. Ayrıca Papa&#8217;nın sözlerini kitaptaki bir karakterin ağzından yazarak onu sinirlendirmişti. Papa bu olayı affetmedi. Galileo Roma&#8217;ya savunma yapmaya çağrıldı. Duruşması boyunca 1616&#8217;dan beri sözünü tutarak yasaklı fikirlerin hiçbirini savunmadığını ancak Diyalog&#8217;u okuyan birinin bunun Kopernik savunması olduğunu düşünebileceğini söyledi. 1633’ün 21 Haziran günü Engizisyon mahkemesi önünde dünyanın döndüğüne ilişkin tezini inkara zorlandı. Ancak işkence tehdidi altında bile savunmasını sürdürdü. Hatta bir rivayete göre önce Galileo önce teorisini yalanlamış, sonra “Ama yine de dönüyor” demişti. Modern fiziğin babası Engizisyon&#8217;un hükmü 22 Haziran günü verildi ve Galileo tüm hayatını ev hapsinde geçirdi. Ev hapsindeyken en başarılı çalışmalarından biri olan &#8216;İki Yeni Bilim’i yazdı. Burada kırk yıl öncesinde yaptığı çalışmalara yer verdi ve kinematik ile maddelerin kuvveti üzerine açıklamalar yaptı. Bu kitap yüzlerce yıl sonra Albert Einstein tarafından övüldü. Çalışmaları için Galileo&#8217;ya “modern fiziğin babası” adı verildi. 1638&#8217;de tamamen kör olduğunda tıbbi müdahale için Floransa&#8217;ya gitmesine izin verildi. 8 Ocak 1642&#8217;de, 77 yaşındayken ateş ve kalp çarpıntısı nedeniyle hayatını kaybetti. Anısına mermerden bir mozole yapılmak istense de bu planlar Kilise tarafından Galileo&#8217;nun kafirliği öne sürülerek reddedildi. Bazilika&#8217;nın koridorlarından birinde küçük bir odaya gömüldü. Ancak bir zamanlar Galilei&#8217;yi yargılayan Kilise bugün Dünya&#8217;nın Güneş&#8217;in etrafında döndüğü gerçeğini kabul etmiş durumda. Hazırlayan: Cemre Yavuz</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/galileo-inkar-et-dunya-donmuyor">“Galileo inkâr et, dünya dönmüyor!”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>384 yıl önce bugün, Galileo Galilei, engizisyon mahkemesinde dünyanın döndüğüne ilişkin tezini inkara zorlandı.</strong></p>
<p>Dünyaca ünlü astronom, fizikçi, mühendis, filozof ve matematikçi <strong>Galileo Galilei,</strong> hem Aristoteles’in dünya merkezci akımından hem de Kutsal Kitap&#8217;tan şüphe duymuş, Orta Çağ&#8217;daki bilim anlayışında devrim yaratmış, “gözlemsel astronominin babası”, “modern fiziğin babası” ve “bilimin babası” gibi isimlerle anılmıştı.</p>
<p>Mekanik bilimi, mercekler ve astronomiyle ilgilendi ve birçok icat yaptı. 1609&#8217;da yapılmış basit bir teleskoptan ilham alarak daha üstün teleskoplar geliştirdi ve uzay hakkında daha önce hiç yapılamamış gözlemler yaptı. Gözlemsel astronomiye katkıları arasında Venüs&#8217;ün evrelerinin teleskopik kanıtı, Jüpiter&#8217;in en büyük dört uydusunun keşfi, güneş lekelerinin gözlemi ve analizi bulunuyor. Galilei ayrıca uygulamalı bilim ve teknoloji alanında da çalıştı, geliştirilmiş askeri bir pusula ve birçok alet icat etti.  25 yaşındayken matematik profesörü olan Galilei, İtalya&#8217;nın önde gelen matematikçilerinden biriydi.</p>
<p><strong>Ya İncil ya da bilim</strong></p>
<p>Galilei&#8217;nin yaşadığı çağda, Güneş sistemi konusunda tartışmalar yaşanıyordu. Dünya&#8217;yı evrenin merkezine koyan (dünya merkezcilik) anlayış Kilise tarafından benimsenmiş ve yaklaşık 1400 yıl boyunca resmi görüş olarak varlığını korumuştu. Ancak Polonyalı Kopernik 1530 yılında tamamladığı, &#8220;De Revolutionibus&#8221; adlı çalışmasıyla Dünya’nın günde bir kez kendi ekseni etrafında, yılda bir kez de Güneşin çevresinde döndüğü yaklaşımını getirdi. Kilise&#8217;nin bütün öğretilerini altüst eden bu yaklaşımı Galilei de destekledi.</p>
<p>Galileo&#8217;nun güneş merkezciliği fiziksel bir gerçek olarak kabul etmesi yasaktı ve Papa&#8217;ya karşı gelmek tehlikeli bir işti. İncil&#8217;deki bazı kısımlar dünya merkezci teorileri destekliyordu.</p>
<p><strong>“Ama yine de dönüyor”</strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-11737 alignleft" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/06/galileoteleskop-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/06/galileoteleskop-225x300.jpg 225w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/06/galileoteleskop.jpg 265w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" /></p>
<p>Papa, 1616&#8217;da Galileo&#8217;ya güneş merkezcilikten vazgeçme ve bu konuda hiçbir şey söyleyip yazmama emri verdi. Galileo on yıl boyunca tartışmalardan uzak durdu. Ancak 1623&#8217;te bu konuda kitap yazma projesini arkadaşı ve hayranı olan Kardinal Maffeo Barberini&#8217;nin teşviki ile yeniden canlandı. Galileo&#8217;nun kitabı, &#8216;İki Ana Dünya Sistemi Üzerine Diyalog&#8217; 1632&#8217;de basıldı. Güneş merkezcilik konusundaki çalışmaların yer aldığı bu kitap büyük yankı yaptı.</p>
<p>Galileo’nun kitabı dünya merkezciliğe bir saldırı ve Kopernikçiliğin savunması gibi gözünüyordu. Ayrıca Papa&#8217;nın sözlerini kitaptaki bir karakterin ağzından yazarak onu sinirlendirmişti. Papa bu olayı affetmedi.</p>
<p>Galileo Roma&#8217;ya savunma yapmaya çağrıldı. Duruşması boyunca 1616&#8217;dan beri sözünü tutarak yasaklı fikirlerin hiçbirini savunmadığını ancak Diyalog&#8217;u okuyan birinin bunun Kopernik savunması olduğunu düşünebileceğini söyledi. 1633’ün 21 Haziran günü Engizisyon mahkemesi önünde dünyanın döndüğüne ilişkin tezini inkara zorlandı. Ancak işkence tehdidi altında bile savunmasını sürdürdü. Hatta bir rivayete göre önce Galileo önce teorisini yalanlamış, sonra “Ama yine de dönüyor” demişti.</p>
<p><strong>Modern fiziğin babası</strong></p>
<p>Engizisyon&#8217;un hükmü 22 Haziran günü verildi ve Galileo tüm hayatını ev hapsinde geçirdi. Ev hapsindeyken en başarılı çalışmalarından biri olan &#8216;İki Yeni Bilim’i yazdı. Burada kırk yıl öncesinde yaptığı çalışmalara yer verdi ve kinematik ile maddelerin kuvveti üzerine açıklamalar yaptı. Bu kitap yüzlerce yıl sonra Albert Einstein tarafından övüldü. Çalışmaları için Galileo&#8217;ya “modern fiziğin babası” adı verildi. 1638&#8217;de tamamen kör olduğunda tıbbi müdahale için Floransa&#8217;ya gitmesine izin verildi.</p>
<p>8 Ocak 1642&#8217;de, 77 yaşındayken ateş ve kalp çarpıntısı nedeniyle hayatını kaybetti. Anısına mermerden bir mozole yapılmak istense de bu planlar Kilise tarafından Galileo&#8217;nun kafirliği öne sürülerek reddedildi. Bazilika&#8217;nın koridorlarından birinde küçük bir odaya gömüldü.</p>
<p>Ancak bir zamanlar Galilei&#8217;yi yargılayan Kilise bugün Dünya&#8217;nın Güneş&#8217;in etrafında döndüğü gerçeğini kabul etmiş durumda.</p>
<p>Hazırlayan: Cemre Yavuz</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/galileo-inkar-et-dunya-donmuyor">“Galileo inkâr et, dünya dönmüyor!”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6994</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Assos’ta Felsefe: Konu Kant ve uzmanları geliyor</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/assosta-felsefe-konu-kant-uzmanlari-geliyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jun 2017 08:48:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru ve Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[aristoteles]]></category>
		<category><![CDATA[assos]]></category>
		<category><![CDATA[assos'ta felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[immanuel kant]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=6758</guid>

					<description><![CDATA[<p>17 yıldır düzenli olarak gerçekleşen ve gelenekselleşen Assos’ta Felsefe adlı etkinliğin bu yılki uluslararası toplantısı 3-6 Temmuz 2017 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Felsefe tarihinin en önemli filozoflarından birisi olan Aristoteles’in yaşamının bir bölümünü geçirdiği ve felsefe eğitimi verdiği antik Assos kentinde yapılan ve Felsefe Sanat Bilim Derneği’nin Kurucu Üyesi ve Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Örsan K. Öymen’in öncülüğünde gerçekleşen sempozyum etkinliğine, yurt dışından ve yurt içinden öğretim üyeleri, öğrenciler ve alan dışından felsefe meraklıları katılıyor. Bu yıl ki sempozyum konusu felsefe tarihinin en önemli filozoflarından birisi olan 18. yüzyıl Alman filozofu Immanuel Kant olacak. Bu çerçevede Kant’ın Bilgi Felsefesi ve Ahlak Felsefesi Rolf-Peter Horstmann, Frederick Beiser ve Patricia Kitcher gibi dünya çapında önemli Kant uzmanları tarafından ele alınacak. Dünya çapında uzmanlar konuşmacı Sempozyuma, Prof. Dr. Rolf-Peter Horstmann (Berlin Humboldt Üniveristesi), Prof. Dr. Frederick Beiser (Syracuse Üniveristesi), Prof. Dr. Patricia Kitcher (Columbia Üniversitesi), Prof. Dr. Kenneth Westphal (Boğaziçi Üniversitesi), Doç. Dr. Desmond Hogan (Princeton Üniversitesi), Yard. Doç. Dr. Andrew Chignell (Pennsylvania Üniversitesi), Doç. Dr. Jan-Willem van der Rijt (Bayreuth Üniversitesi) ve Yard. Doç. Dr. Lucas Thorpe (Boğaziçi Üniversitesi) konuşmacı olarak katılacaklar. Etkinlik çerçevesinde aynı zamanda, Antik tiyatroda, Anne Monika Sommer-Bloch bir klasik müzik keman dinletisi de gerçekleştirecek. Toplantı ücretsiz ve herkese açıktır. Ayrıntılı bilgi ve “on-line” kayıt için: www.philosophyinassos.org</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/assosta-felsefe-konu-kant-uzmanlari-geliyor">Assos’ta Felsefe: Konu Kant ve uzmanları geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>17 yıldır düzenli olarak gerçekleşen ve gelenekselleşen <strong>Assos’ta Felsefe</strong> adlı etkinliğin bu yılki uluslararası toplantısı <strong>3-6 Temmuz 2017</strong> tarihlerinde gerçekleştirilecek.</p>
<p>Felsefe tarihinin en önemli filozoflarından birisi olan <strong>Aristoteles</strong>’in yaşamının bir bölümünü geçirdiği ve felsefe eğitimi verdiği antik Assos kentinde yapılan ve <strong>Felsefe Sanat Bilim Derneği</strong>’nin Kurucu Üyesi ve Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Prof. Dr.</strong> <strong>Örsan K. Öymen</strong>’in öncülüğünde gerçekleşen sempozyum etkinliğine, yurt dışından ve yurt içinden öğretim üyeleri, öğrenciler ve alan dışından felsefe meraklıları katılıyor.</p>
<p>Bu yıl ki sempozyum konusu felsefe tarihinin en önemli filozoflarından birisi olan 18. yüzyıl Alman filozofu <strong><em>Immanuel Kant</em></strong> olacak. Bu çerçevede Kant’ın Bilgi Felsefesi ve Ahlak Felsefesi Rolf-Peter Horstmann, Frederick Beiser ve Patricia Kitcher gibi dünya çapında önemli Kant uzmanları tarafından ele alınacak.</p>
<p><strong>Dünya çapında uzmanlar konuşmacı</strong></p>
<p>Sempozyuma, <strong>Prof. Dr. Rolf-Peter Horstmann (Berlin Humboldt Üniveristesi), Prof. Dr. Frederick Beiser (Syracuse Üniveristesi), Prof. Dr. Patricia Kitcher (Columbia Üniversitesi), Prof. Dr. Kenneth Westphal (Boğaziçi Üniversitesi), Doç. Dr. Desmond Hogan (Princeton Üniversitesi), Yard. Doç. Dr. Andrew Chignell (Pennsylvania Üniversitesi), Doç. Dr. Jan-Willem van der Rijt (Bayreuth Üniversitesi) </strong>ve<strong> Yard. Doç. Dr. Lucas Thorpe (Boğaziçi Üniversitesi) </strong>konuşmacı olarak katılacaklar.</p>
<p>Etkinlik çerçevesinde aynı zamanda, Antik tiyatroda, <strong>Anne Monika Sommer-Bloch</strong> bir klasik müzik keman dinletisi de gerçekleştirecek.</p>
<p>Toplantı ücretsiz ve herkese açıktır. Ayrıntılı bilgi ve “on-line” kayıt için: <a href="http://www.philosophyinassos.org/">www.philosophyinassos.org</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/assosta-felsefe-konu-kant-uzmanlari-geliyor">Assos’ta Felsefe: Konu Kant ve uzmanları geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6758</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
