<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>biyoteknoloji arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/biyoteknoloji/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/biyoteknoloji</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 28 Nov 2019 14:08:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Bilimin onurlandırdığı anlar ve İBG Merkezi</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/bilimin-onurlandirdigi-anlar-ve-ibg-merkezi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhan Bursalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Nov 2019 11:25:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Orhan Bursalı]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[genom]]></category>
		<category><![CDATA[temel bilimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=15864</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi (İBG) 10 Kasım’ı, çok anlamlı ve bir bilim madalyası da verdiği bilimsel bir şölenle kutladı. Kurumun ilk bilim madalyasını Yardımcı Doç. Dr. Tamer Önder aldı. Önemli çalışmaları var Önder’in. Bunları HBT’de duyuracağız. Ama Bilim şöleni dedim, gerçekten bir temel araştırmalar resmi geçidi gibiydi konuşmalar. Başarılı, ses getirici, onurlandırıcı ve bilim adamlarımızın ABD, Avrupa ve Türkiye’de başarılarını simgeleyen konuşmaları izledik. Şüphesiz ki Atatürk’ün bilim ve uygarlık için çizdiği vizyonunun heyecanını hemen her konuşmacı öncelikle paylaştı. Çünkü asla eskimeyecek bir vizyon! Merkez’in başında olan Prof. Mehmet Öztürk Ata’nın Üniversite Reformu döneminde Malche’ın yazdığı rapora düştüğü notları anımsatarak, Ata’nın üniversite ve bilim vizyonuna göndermeler yaptı. 400 uçaktan ne kaldı? Prof. Banu Onaral, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun ikinci yüzyılına girmeye hazırlanırken, ülke inşasında ikinci seferberlik içinde olduğumuzu belirterek dünyanın içine girdiği endüstri 4.0 ve teknoloji akıl birlikteliğini simgeleyen toplum 5.0 çağının dışında kalamayacağımızı anlattı. Onaran, ülkemizde uçak sanayinin temelini atan büyük mühendis ve girişimci Nuri Demirağ’ın torunudur ve arşivleri ondadır. Ata’nın İstikbal göklerdedir sözünden hareketle, 1930-40’lı yıllarda 3 tane uçak fabrikası kurulduğunu 400 uçak üretildiğini, Türkiye’nin bu büyük atılımına, İkinci Dünya Savaşı sonrası Truman doktrini sonucu ve Marshall yardımıyla sona erdirildiğini ve fabrikaların kapatıldığını anlattı. Onaral, dedesinin arşivlerinde, planlanan 21 disiplinli bir Bilim ve Ahlak Üniversitesi vakıf kuruluşunun yazılarının çıktığını da vurguladı. Bir ışık önde hep olmalı Çok önemli araştırmaların sahibi Prof. Gökhan Hotamışlıgil’i dinledik. Yeni araştırma heyecanını paylaşırken, gelecek için sürekli bir ışığın varlığının önemine vurgu yaptı. Anası ve babasının okula gitmediğini ama Cumhuriyetin yaktığı ışık sayesinde kendisini okuttuklarını, bu ışığın ve bilim vizyonunun hala kendisi için itici güç oluşturduğunu, her zaman uzakta bir ışık olduğunu ve hayatta umutsuzluğa yere olmadığını söyledi. Hotamışlıgil, yıllarını verdiği, dünyanın her yanında milyonlarca insanın hayatına mal olan metabolik hastalıkları anlama önlemede yeni döneme girdiklerini belirtti ve son araştırmalarından örnekler verdi. Ayrıntıya girmiyorum, ama Rockefeller Üniversitesi’nde laboratuvarı olan Dr. Kıvanç Birsoy’un kanser hücresi metabolizması üzerine çok ilginç ve özgün araştırmalarını ve sonuçlarını dinledik. Harika temel bilimsel çalışmalar.. Anası babasının araştırmacı olma kararını eyvah oğlumuz elden gitti diye karşıladığını belirten Birsoy, bugün dünya çapında bilime imza atıyor. Dinlediğimiz temel bilim araştırmacılarından, Dr. Emine Onur Başak,  Dr. Eren Koçak, Dr. Mustafa Diken, hepsi çok genç araştırmacılar, anlattıkları çalışmalar göğüs kabarttı. Onlardan çok güzel şeyler işiteceğiz.. Kısa sürede başarılı işler İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi, çok önemli araştırmalara imza atıyor ve 4 adet biyoeşdeğer ilacı üretmede çok önemli bir noktaya geldiler. Bir tane start-up şirket doğdu. Temel bilimsel ve teknolojik araştırmalar uzun vadeli sonuçlar doğurmasına rağmen, bir yıl içinde etki faktörü yüksek dergilerde 46 bilimsel araştırma makalesi yayımladılar. Çok yeniler ama iki patent başvuruları var, 2018’de araştırmacı sayılarını ancak yarısı kadar arttırabildiler, bütçe yetersizlikleri nedeniyle. Translasyonel araştırma grubu olarak 14, teknolojik araştırmalar programı içinde 11 araştırma grubu olmak üzere toplam 52 proje yürütülüyor. Önleri açık olsun, yollarına da bir engel çıkartılmasın. Bizi bu yol düzlüğe çıkartacaktır. Orhan Bursalı *Bu yazı 11 Kasım 2019 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlandı.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/bilimin-onurlandirdigi-anlar-ve-ibg-merkezi">Bilimin onurlandırdığı anlar ve İBG Merkezi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi (İBG) 10 Kasım’ı, çok anlamlı ve bir bilim madalyası da verdiği bilimsel bir şölenle kutladı. Kurumun ilk bilim madalyasını Yardımcı Doç. Dr. <strong>Tamer Önder</strong> aldı. Önemli çalışmaları var Önder’in. Bunları HBT’de duyuracağız. Ama Bilim şöleni dedim, gerçekten bir temel araştırmalar resmi geçidi gibiydi konuşmalar.</p>
<p>Başarılı, ses getirici, onurlandırıcı ve bilim adamlarımızın ABD, Avrupa ve Türkiye’de başarılarını simgeleyen konuşmaları izledik.</p>
<p>Şüphesiz ki Atatürk’ün bilim ve uygarlık için çizdiği vizyonunun heyecanını hemen her konuşmacı öncelikle paylaştı. Çünkü asla eskimeyecek bir vizyon!</p>
<p>Merkez’in başında olan Prof. <strong>Mehmet Öztürk</strong> Ata’nın Üniversite Reformu döneminde <strong>Malche</strong>’ın yazdığı rapora düştüğü notları anımsatarak, Ata’nın üniversite ve bilim vizyonuna göndermeler yaptı.</p>
<p><strong>400 uçaktan ne kaldı?</strong></p>
<p>Prof. <strong>Banu Onaral</strong>, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun ikinci yüzyılına girmeye hazırlanırken, ülke inşasında ikinci seferberlik içinde olduğumuzu belirterek dünyanın içine girdiği endüstri 4.0 ve teknoloji akıl birlikteliğini simgeleyen toplum 5.0 çağının dışında kalamayacağımızı anlattı.</p>
<p>Onaran, ülkemizde uçak sanayinin temelini atan büyük mühendis ve girişimci Nuri Demirağ’ın torunudur ve arşivleri ondadır. Ata’nın İstikbal göklerdedir sözünden hareketle, 1930-40’lı yıllarda 3 tane uçak fabrikası kurulduğunu 400 uçak üretildiğini, Türkiye’nin bu büyük atılımına, İkinci Dünya Savaşı sonrası Truman doktrini sonucu ve Marshall yardımıyla sona erdirildiğini ve fabrikaların kapatıldığını anlattı. Onaral, dedesinin arşivlerinde, planlanan 21 disiplinli bir Bilim ve Ahlak Üniversitesi vakıf kuruluşunun yazılarının çıktığını da vurguladı.</p>
<p><strong>Bir ışık önde hep olmalı</strong></p>
<p>Çok önemli araştırmaların sahibi Prof. <strong>Gökhan Hotamışlıgil’</strong>i dinledik. Yeni araştırma heyecanını paylaşırken, gelecek için sürekli bir ışığın varlığının önemine vurgu yaptı. Anası ve babasının okula gitmediğini ama Cumhuriyetin yaktığı ışık sayesinde kendisini okuttuklarını, bu ışığın ve bilim vizyonunun hala kendisi için itici güç oluşturduğunu, her zaman uzakta bir ışık olduğunu ve hayatta umutsuzluğa yere olmadığını söyledi. Hotamışlıgil, yıllarını verdiği, dünyanın her yanında milyonlarca insanın hayatına mal olan metabolik hastalıkları anlama önlemede yeni döneme girdiklerini belirtti ve son araştırmalarından örnekler verdi.</p>
<p>Ayrıntıya girmiyorum, ama Rockefeller Üniversitesi’nde laboratuvarı olan Dr. <strong>Kıvanç Birsoy</strong>’un kanser hücresi metabolizması üzerine çok ilginç ve özgün araştırmalarını ve sonuçlarını dinledik. Harika temel bilimsel çalışmalar.. Anası babasının araştırmacı olma kararını eyvah oğlumuz elden gitti diye karşıladığını belirten Birsoy, bugün dünya çapında bilime imza atıyor.</p>
<p>Dinlediğimiz temel bilim araştırmacılarından, Dr. <strong>Emine Onur Başak,  Dr. Eren Koçak</strong>, Dr. <strong>Mustafa Diken</strong>, hepsi çok genç araştırmacılar, anlattıkları çalışmalar göğüs kabarttı. Onlardan çok güzel şeyler işiteceğiz..</p>
<p><strong>Kısa sürede başarılı işler</strong></p>
<p>İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi, çok önemli araştırmalara imza atıyor ve 4 adet biyoeşdeğer ilacı üretmede çok önemli bir noktaya geldiler. Bir tane start-up şirket doğdu. Temel bilimsel ve teknolojik araştırmalar uzun vadeli sonuçlar doğurmasına rağmen, bir yıl içinde etki faktörü yüksek dergilerde 46 bilimsel araştırma makalesi yayımladılar. Çok yeniler ama iki patent başvuruları var, 2018’de araştırmacı sayılarını ancak yarısı kadar arttırabildiler, bütçe yetersizlikleri nedeniyle.</p>
<p>Translasyonel araştırma grubu olarak 14, teknolojik araştırmalar programı içinde 11 araştırma grubu olmak üzere toplam 52 proje yürütülüyor.</p>
<p><strong>Önleri açık olsun, yollarına da bir engel çıkartılmasın.</strong></p>
<p><strong>Bizi bu yol düzlüğe çıkartacaktır.</strong></p>
<p><strong>Orhan Bursalı</strong></p>
<p><strong><em>*Bu yazı 11 Kasım 2019 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlandı.</em></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/bilimin-onurlandirdigi-anlar-ve-ibg-merkezi">Bilimin onurlandırdığı anlar ve İBG Merkezi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15864</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Türk bilim insanının şirketi, “en inovatif 50 şirket” listesine girdi</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/turk-bilim-insaninin-sirketi-en-inovatif-50-sirket-listesine-girdi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2017 14:10:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoyaşam]]></category>
		<category><![CDATA[1000 Genom Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Ulusal Kanser Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[biyomedikal]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[deniz kural]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[George Church]]></category>
		<category><![CDATA[İngiliz Ulusal Sağlık Hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Genom Atlası]]></category>
		<category><![CDATA[seven bridges]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=5250</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD’nin mühendislik eğitimi ile dünyaca ünlü üniversitesi MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü), yenilikçi teknolojiyi etkili bir iş modeli ile en iyi şekilde birleştiren 50 şirketi seçti. MIT&#8217;in listesinde bu yıl, Amazon ve Alphabet gibi dijital teknolojiler kullanan büyük şirketlerin yanı sıra, yapay zekâ, genetik tıp ve biyoteknoloji gibi bilimsel alanlarda çalışan firmalar da var. Bu yıl listeye 42. sıradan giren ve merkezlerinden biri ODTÜ TEKNOKENT&#8217;te yer alan Seven Bridges Genomics şirketi de biyoteknoloji alanında çalışan firmalardan biri. Firma, IBM, Snapchat, Intel gibi teknoloji markalarını geride bıraktı. Bir şirketin listeye girebilmesi için hem pratik hem de iddialı olan yenilikçi bir teknolojiye ve iş modeline sahip olması gerekiyor. Seven Bridges de geliştirdiği bulut tabanlı yazılım ile dünyanın en büyük genomik* veri grubunun analiz edilebilmesini mümkün kıldığı için listeye girmeye hak kazandı. Firma: kanser, ilaç geliştirme ve hassas tıpta genomik araştırmalarda biyomedikal veri analizi üzerinde çalışıyor. Bulut tabanlı Seven Bridges Platformu, milyonlarca genomun erişilebilir tek bir ortamda tutulmasını ve diğer biyomedikal verilerle uyumlu şekilde analizini sağlıyor. Şirketin Cambridge, Belgrad, Londra, San Francisco ve İstanbul’da ofisleri bulunuyor. Genel merkezi Cambridge&#8217;de olan Seven Bridges&#8217;ın kurucu ortaklarından biri Türk. Firma, Deniz Kural ve Igor Bogicevic tarafından 2010 yılında kuruldu. Deniz ve Igor&#8217;un dostluğu on beş yıl önce bir zamanların en çok kullanılan sohbet platformu IRC&#8217;de başladı. Hiç görüşmeden sürdürdükleri dostlukları bir iş ortaklığına dönüşene kadar 15 yıl boyunca internet üzerinden devam etti. Ve bu şekilde birlikte birçok yazılım geliştirdiler. Deniz Kural: “Ben bilim insanıyım. Şirket kurmam tamamen rastlantı.” Igor ile birlikte yaptıkları çalışmalardan sonra yazılım mühendisliğine eğilmeye karar veren Deniz Kural, Harvard’da önde gelen girişimciler ile birlikte Matematik eğitimi görmüş. Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg de sınıf arkadaşlarından biri. Ancak Deniz, kendini hep bilim insanı olarak görmüş ve girişimci olmayı hiç düşünmemiş. Şirket kurmasının da bir rastlantı sonucu olduğunu belirtiyor. Bu rastlantı ise şöyle gelişmiş: Deniz Harvard’da Matematik eğitimi gördüğü sıralarda, dünyaca ünlü genetikçi, moleküler mühendis ve kimyager George Church ile tanıştı ve o sıralarda uygulanan genetik sekanslama* teknolojisi ilgisini çekti. AIDS ve kanser gibi hastalıkları derinlemesine inceleyebileceğini fark edince, Church’ün sınıfına ve daha sonra da laboratuvarına katıldı. Daha sonra 2008’de ‘1000 Genom Projesine’ katıldı. O yıllarda bu proje, insanlardaki genetik değişkenliğin* en kapsamlı kataloğuydu. Deniz, projede kullanılan yeni nesil sekanslama makinelerinde üreten veri miktarının inanılmaz derecede büyük olacağını fark etti. Genlerle ilgili bilgiler ve kataloğa eklenen gen sayısı arttıkça, hiçbir veri depolama sistemi yeterli olmayacaktı. Burada öğrendikleri, ona ilham kaynağı oldu ve genom analizleri için çok büyük bir yazılım sistemi kurmak, tüm verileri ulaşılabilir tek bir bulut ortamına taşımak istedi. Ancak bunun için akademik bir kariyer seçmedi. Çünkü araştırması için destek alana kadar beklemek istemiyor ve profesör olmasının çok uzun süreceğini biliyordu. Bu nedenle seçimini şirket kurmaktan yana kullandı. 2010 yılında iş fikrini Igor’la da paylaştı ve arkadaşlıklarını iş ortaklığıyla geliştirdiler. Şimdi ise, Seven Bridges 33 farklı kanser türüne yakalanmış 11 bin hastadan alınan örnekleri analiz edebilecek teknolojiye sahip. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü’nün Kanser Genom Atlası tarafından oluşturulan dünyanın en büyük genomik veri gruplarından birini inceleyebilecek yazılımı geliştiren firma ayrıca, İngiliz Ulusal Sağlık Hizmetleri tarafından toplanan yüz bin genom verisini de analiz ediyor. Seven Bridges, hastalar, hastaneler, kurumlar ve hükümet gibi bilim için iş birliği yapmak isteyen herkesi birleştiren bir köprü olma amacıyla yola çıktı. Deniz “Fikirlerinizin hayata geçirildiğinden ve küresel bir güç haline geldiğinden emin olmak istiyorsanız, bunu yapmanın tek yolu şirket kurmaktır” diyor ve ekliyor “Araştırma yapmanız yeterli değildir, gidip gerçekleştirmeniz gerekir. Bir sürü araştırma fikrim vardı ve bunların dünyada gerçekleştiğini görmek istedim.” Biyoteknoloji ve ilaç laboratuvarları, ürettikleri veriden daha fazla yararlanabilmek için Seven Bridges Platformu&#8217;nu kullanıyor. Ayrıca platform araştırmacıların kamuya açık en geniş veri kümelerine erişmesine ve hesaplama yapmalarına olanak veriyor. Deniz “Bu verileri erişilebilir bir ortama koyarsanız birçok araştırmacı geliştirdiklerini paylaşabilir ve bu analizlerin daha üretken olmasını sağlayabilirsiniz. Dolayısıyla, en büyük amacımız verilere internet bağlantısı olan herhangi bir araştırmacı tarafından erişilebilmesi için açık bir ortam oluşturmak.” diye belirtiyor. *Genomik: Farklı türlere ait genomların tüm yapısal ve işlevsel yönlerini inceleyen bilim dalı. *Genetik sekanslama ya da DNA sekanslama: Bir DNA zincirinde bulunan dört bazın -adenin (A), guanin (G), sitosin (C) ve timin (T) sırasını belirlemek için kullanılan bir metot veya teknoloji. *Genetik değişkenlik: Genetik farklılıkların varlığı ya da genetik farklılıkların ortaya çıkmasıdır. Bir popülasyondaki genetik değişkenlik biyoçeşitlilik için önemlidir, çünkü genetik değişkenlik olmadan popülasyondaki çevresel değişikliklere uyum sağlamak zorlaşır ve popülasyon yok olma eğilimine girer.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/turk-bilim-insaninin-sirketi-en-inovatif-50-sirket-listesine-girdi">Türk bilim insanının şirketi, “en inovatif 50 şirket” listesine girdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_5251" style="width: 778px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-5251" class="wp-image-5251 size-full" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/02/Se.jpg" width="768" height="549" /><p id="caption-attachment-5251" class="wp-caption-text">Deniz Kural (CEO) solda, James Sietstra (Yönetim Kurulu Başkanı) sağda</p></div>
<p>ABD’nin mühendislik eğitimi ile dünyaca ünlü üniversitesi MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü), yenilikçi teknolojiyi etkili bir iş modeli ile en iyi şekilde birleştiren 50 şirketi seçti. MIT&#8217;in listesinde bu yıl, Amazon ve Alphabet gibi dijital teknolojiler kullanan büyük şirketlerin yanı sıra, yapay zekâ, genetik tıp ve biyoteknoloji gibi bilimsel alanlarda çalışan firmalar da var.</p>
<p>Bu yıl listeye 42. sıradan giren ve merkezlerinden biri ODTÜ TEKNOKENT&#8217;te yer alan Seven Bridges Genomics şirketi de biyoteknoloji alanında çalışan firmalardan biri. Firma, IBM, Snapchat, Intel gibi teknoloji markalarını geride bıraktı. Bir şirketin listeye girebilmesi için hem pratik hem de iddialı olan yenilikçi bir teknolojiye ve iş modeline sahip olması gerekiyor. Seven Bridges de geliştirdiği bulut tabanlı yazılım ile dünyanın en büyük genomik* veri grubunun analiz edilebilmesini mümkün kıldığı için listeye girmeye hak kazandı.</p>
<p>Firma: kanser, ilaç geliştirme ve hassas tıpta genomik araştırmalarda biyomedikal veri analizi üzerinde çalışıyor. Bulut tabanlı Seven Bridges Platformu, milyonlarca genomun erişilebilir tek bir ortamda tutulmasını ve diğer biyomedikal verilerle uyumlu şekilde analizini sağlıyor. Şirketin Cambridge, Belgrad, Londra, San Francisco ve İstanbul’da ofisleri bulunuyor.</p>
<p>Genel merkezi Cambridge&#8217;de olan Seven Bridges&#8217;ın kurucu ortaklarından biri Türk. Firma, Deniz Kural ve Igor Bogicevic tarafından 2010 yılında kuruldu. Deniz ve Igor&#8217;un dostluğu on beş yıl önce bir zamanların en çok kullanılan sohbet platformu IRC&#8217;de başladı. Hiç görüşmeden sürdürdükleri dostlukları bir iş ortaklığına dönüşene kadar 15 yıl boyunca internet üzerinden devam etti. Ve bu şekilde birlikte birçok yazılım geliştirdiler.</p>
<p><strong>Deniz Kural: “Ben bilim insanıyım. Şirket kurmam tamamen rastlantı.”</strong></p>
<p>Igor ile birlikte yaptıkları çalışmalardan sonra yazılım mühendisliğine eğilmeye karar veren Deniz Kural, Harvard’da önde gelen girişimciler ile birlikte Matematik eğitimi görmüş. Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg de sınıf arkadaşlarından biri. Ancak Deniz, kendini hep bilim insanı olarak görmüş ve girişimci olmayı hiç düşünmemiş. Şirket kurmasının da bir rastlantı sonucu olduğunu belirtiyor.</p>
<p>Bu rastlantı ise şöyle gelişmiş: Deniz Harvard’da Matematik eğitimi gördüğü sıralarda, dünyaca ünlü genetikçi, moleküler mühendis ve kimyager George Church ile tanıştı ve o sıralarda uygulanan genetik sekanslama* teknolojisi ilgisini çekti. AIDS ve kanser gibi hastalıkları derinlemesine inceleyebileceğini fark edince, Church’ün sınıfına ve daha sonra da laboratuvarına katıldı.</p>
<p>Daha sonra 2008’de ‘1000 Genom Projesine’ katıldı. O yıllarda bu proje, insanlardaki genetik değişkenliğin* en kapsamlı kataloğuydu. Deniz, projede kullanılan yeni nesil sekanslama makinelerinde üreten veri miktarının inanılmaz derecede büyük olacağını fark etti. Genlerle ilgili bilgiler ve kataloğa eklenen gen sayısı arttıkça, hiçbir veri depolama sistemi yeterli olmayacaktı.</p>
<p>Burada öğrendikleri, ona ilham kaynağı oldu ve genom analizleri için çok büyük bir yazılım sistemi kurmak, tüm verileri ulaşılabilir tek bir bulut ortamına taşımak istedi. Ancak bunun için akademik bir kariyer seçmedi. Çünkü araştırması için destek alana kadar beklemek istemiyor ve profesör olmasının çok uzun süreceğini biliyordu. Bu nedenle seçimini şirket kurmaktan yana kullandı. 2010 yılında iş fikrini Igor’la da paylaştı ve arkadaşlıklarını iş ortaklığıyla geliştirdiler.</p>
<p>Şimdi ise, Seven Bridges 33 farklı kanser türüne yakalanmış 11 bin hastadan alınan örnekleri analiz edebilecek teknolojiye sahip. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü’nün Kanser Genom Atlası tarafından oluşturulan dünyanın en büyük genomik veri gruplarından birini inceleyebilecek yazılımı geliştiren firma ayrıca, İngiliz Ulusal Sağlık Hizmetleri tarafından toplanan yüz bin genom verisini de analiz ediyor.</p>
<p>Seven Bridges, hastalar, hastaneler, kurumlar ve hükümet gibi bilim için iş birliği yapmak isteyen herkesi birleştiren bir köprü olma amacıyla yola çıktı. Deniz <em>“Fikirlerinizin hayata geçirildiğinden ve küresel bir güç haline geldiğinden emin olmak istiyorsanız, bunu yapmanın tek yolu şirket kurmaktır”</em> diyor ve ekliyor <em>“Araştırma yapmanız yeterli değildir, gidip gerçekleştirmeniz gerekir. Bir sürü araştırma fikrim vardı ve bunların dünyada gerçekleştiğini görmek istedim.”</em></p>
<p>Biyoteknoloji ve ilaç laboratuvarları, ürettikleri veriden daha fazla yararlanabilmek için Seven Bridges Platformu&#8217;nu kullanıyor. Ayrıca platform araştırmacıların kamuya açık en geniş veri kümelerine erişmesine ve hesaplama yapmalarına olanak veriyor. Deniz “Bu verileri erişilebilir bir ortama koyarsanız birçok araştırmacı geliştirdiklerini paylaşabilir ve bu analizlerin daha üretken olmasını sağlayabilirsiniz. Dolayısıyla, en büyük amacımız verilere internet bağlantısı olan herhangi bir araştırmacı tarafından erişilebilmesi için açık bir ortam oluşturmak.” diye belirtiyor.</p>
<p><em>*Genomik: Farklı türlere ait genomların tüm yapısal ve işlevsel yönlerini inceleyen bilim dalı.</em></p>
<p><em>*Genetik sekanslama ya da DNA sekanslama: Bir DNA zincirinde bulunan dört bazın -adenin (A), guanin (G), sitosin (C) ve timin (T) sırasını belirlemek için kullanılan bir metot veya teknoloji.</em></p>
<p><em>*Genetik değişkenlik: Genetik farklılıkların varlığı ya da genetik farklılıkların ortaya çıkmasıdır. Bir popülasyondaki genetik değişkenlik biyoçeşitlilik için önemlidir, çünkü genetik değişkenlik olmadan popülasyondaki çevresel değişikliklere uyum sağlamak zorlaşır ve popülasyon yok olma eğilimine girer.</em></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/turk-bilim-insaninin-sirketi-en-inovatif-50-sirket-listesine-girdi">Türk bilim insanının şirketi, “en inovatif 50 şirket” listesine girdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5250</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Genetik mühendisliği ürünlerinde dünyada son durum</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarhp/genetik-muhendisligi-urunlerinde-dunyada-son-durum</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aykut Göker]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jan 2017 13:24:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aykut Göker]]></category>
		<category><![CDATA[Y]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ekim]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[ISAAA]]></category>
		<category><![CDATA[mühendislik]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[tohum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=4934</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tohum ve teknoloji başta olmak üzere bütün kritik girdilerinde dışa bağımlı olan Türkiye tarımının geleceği konusunda ulusal bir hedefimiz var mı, acaba? Genetik mühendisliğinin ürünü olan bitkilerin yem ve gıdalarda da kullanılmasının kamuoyunda yarattığı hassasiyet biliniyor. Genetik mühendisliği, canlıların genetik yapısı / kalıtımsal özellikleri değiştirilerek onlara yeni özellikler, yeni işlevler kazandırılmasını konu alan bir bilim, teknoloji ve mühendislik dalı&#8230; Kâr etme güdüsünün çoğu zaman kamu yararının önüne geçtiği pazar ekonomilerinde, genetik mühendisliği ürünleri konusundaki hassasiyet doğal karşılanmalı. Hele bir de kamunun denetim ve bilgilendirme mekanizmalarına karşı güvensizlik duyuluyorsa, bu hassasiyet daha da büyük olur. Ancak, konuyla ilgili bazı gelişmelerden de haberdar olmakta yarar var. Bir süre önce, ISAAA (International Service for the Acquisition of Agri-biotech Applications) ticarileştirilmiş biyoteknoloji ürünlerinde ya da daha açık bir deyişle, genetiği değiştirilmiş tarımsal ürünlerde dünyadaki son durumu ele alan bir rapor yayımladı. Rapora göre, bu tür ürünlerin yetiştirildiği tarım alanları 2013’e göre yaklaşık %3,6 artarak, 2014 yılında, 181,5 milyon hektara çıkmış. Bu, 1.815.000 km2 yâni Türkiye’nin yüzölçümünün yaklaşık 2,5 katı büyüklüğünde net ekim alanı demek&#8230; 2014, bu ürünlerin ticarileşmesinin 19’uncu yılı&#8230; Ekim yapan ülke sayısı da 2014’te 28’e çıkmış; 20’si gelişmekte olan ülke, 8’i ise sanayi ülkesi&#8230; 28 ülkede 18 milyon çiftçi bu işi yapıyor. Tablomuzdan da görülebileceği gibi, ekim alanının büyüklüğü açısından ABD başı çekiyor (%40). ABD’yi dört ülke takip ediyor: Brezilya, Arjantin, Hindistan ve Kanada&#8230; Toplam ekim alanının %90’ı bu beş ülkeye ait&#8230; İlk 11’i kapsayan tablomuzda her ülkenin ağırlıklı olarak yetiştirdiği ürünlerin cinsleri de yer alıyor. Diğer 17 ülke ise sırasıyla, Filipinler, Avustralya, Burkina Faso, Myanmar, Meksika, İspanya, Kolombiya, Sudan, Honduras, Şili, Portekiz, Küba, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Slovakya, Kosta Rika, Bangladeş&#8230; Sayılan ülkeler dışında kalan pek çok ülke ise, kendisi ekim yapmamakla birlikte bu ürünleri ithal ederek yem ve gıda maddeleri üretiminde kullanıyor. Şimdilik ekim yapan ülkeler arasında gözükmeyen Türkiye kendi tarım politikasında bu konuda nasıl bir yol tutacağını bir an önce belirlemek durumunda&#8230; Aykut Göker *Aramızdan ayrılan Aykut Göker&#8217;in anısına saygıyla. Bu yazı, CBT sayı 1479&#8217;da yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarhp/genetik-muhendisligi-urunlerinde-dunyada-son-durum">Genetik mühendisliği ürünlerinde dünyada son durum</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tohum ve teknoloji başta olmak üzere bütün kritik girdilerinde dışa bağımlı olan Türkiye tarımının geleceği konusunda ulusal bir hedefimiz var mı, acaba?</p>
<p>Genetik mühendisliğinin ürünü olan bitkilerin yem ve gıdalarda da kullanılmasının kamuoyunda yarattığı hassasiyet biliniyor. Genetik mühendisliği, canlıların genetik yapısı / kalıtımsal özellikleri değiştirilerek onlara yeni özellikler, yeni işlevler kazandırılmasını konu alan bir bilim, teknoloji ve mühendislik dalı&#8230; Kâr etme güdüsünün çoğu zaman kamu yararının önüne geçtiği pazar ekonomilerinde, genetik mühendisliği ürünleri konusundaki hassasiyet doğal karşılanmalı. Hele bir de kamunun denetim ve bilgilendirme mekanizmalarına karşı güvensizlik duyuluyorsa, bu hassasiyet daha da büyük olur.</p>
<p>Ancak, konuyla ilgili bazı gelişmelerden de haberdar olmakta yarar var. Bir süre önce, <strong>ISAAA </strong>(International Service for the Acquisition of Agri-biotech Applications) ticarileştirilmiş biyoteknoloji ürünlerinde ya da daha açık bir deyişle, genetiği değiştirilmiş tarımsal ürünlerde dünyadaki son durumu ele alan bir rapor yayımladı.</p>
<p>Rapora göre, bu tür ürünlerin yetiştirildiği tarım alanları 2013’e göre yaklaşık %3,6 artarak, 2014 yılında, 181,5 milyon hektara çıkmış. Bu, 1.815.000 km<sup>2</sup> yâni Türkiye’nin yüzölçümünün yaklaşık 2,5 katı büyüklüğünde net ekim alanı demek&#8230; 2014, bu ürünlerin <strong>ticarileşmesinin 19’uncu yılı</strong>&#8230; Ekim yapan ülke sayısı da 2014’te 28’e çıkmış; 20’si gelişmekte olan ülke, 8’i ise sanayi ülkesi&#8230; <strong>28 ülkede 18 milyon çiftçi bu işi yapıyor.</strong></p>
<p>Tablomuzdan da görülebileceği gibi, ekim alanının büyüklüğü açısından ABD başı çekiyor (%40). ABD’yi dört ülke takip ediyor: Brezilya, Arjantin, Hindistan ve Kanada&#8230; Toplam ekim alanının %90’ı bu beş ülkeye ait&#8230; İlk 11’i kapsayan tablomuzda her ülkenin ağırlıklı olarak yetiştirdiği ürünlerin cinsleri de yer alıyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-4936 " src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/01/trm.jpg" width="832" height="193" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/01/trm.jpg 697w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/01/trm-300x70.jpg 300w" sizes="(max-width: 832px) 100vw, 832px" /></p>
<p><strong>Diğer 17 ülke ise sırasıyla</strong>, Filipinler, Avustralya, Burkina Faso, Myanmar, Meksika, İspanya, Kolombiya, Sudan, Honduras, Şili, Portekiz, Küba, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Slovakya, Kosta Rika, Bangladeş&#8230; Sayılan ülkeler dışında kalan pek çok ülke ise, kendisi ekim yapmamakla birlikte bu ürünleri ithal ederek yem ve gıda maddeleri üretiminde kullanıyor.</p>
<p>Şimdilik ekim yapan ülkeler arasında gözükmeyen Türkiye kendi tarım politikasında bu konuda nasıl bir yol tutacağını bir an önce belirlemek durumunda&#8230;</p>
<p><strong>Aykut Göker</strong></p>
<p><em>*Aramızdan ayrılan Aykut Göker&#8217;in anısına saygıyla. Bu yazı, CBT sayı 1479&#8217;da yayınlanmıştır.</em></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarhp/genetik-muhendisligi-urunlerinde-dunyada-son-durum">Genetik mühendisliği ürünlerinde dünyada son durum</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4934</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
