<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>buz arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/buz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/buz</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 Jun 2019 11:12:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Aşırı sıcaklıklara karşı beyni kandırmak mümkün mü?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/asiri-sicakliklara-karsi-beyni-kandirmak-mumkun-mu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Jun 2019 08:47:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[buz]]></category>
		<category><![CDATA[homeostaz]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[klima]]></category>
		<category><![CDATA[nefes]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklık]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[teknik]]></category>
		<category><![CDATA[vantilatör]]></category>
		<category><![CDATA[Wim Hof]]></category>
		<category><![CDATA[yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=14247</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşırı sıcaklar kendini göstermeye başladı. Ve bununla başa çıkmak için klima ve vantilatör gibi araçlara yöneliyoruz. Ancak aşırı sıcaklıklara karşı direncin yolu, aşırı soğukla başa çıkabilen insanların geliştirdiği bazı tekniklerden geçiyor olabilir. Aşırı soğuğa direnç gösterebilen bazı insanlar var. Sözgelimi, uzun süre boyunca buzlu suda kalabilen Wim Hof. Nam-ı diğer, Iceman. Hof gibi buzla haşır neşir olan insanlar, bir şekilde insanüstü görülme eğiliminde olabilir. Ancak bazı teknikler sayesinde bunu başarabildikleri de ortada. Sadece vücudu eğitmek gerekiyor. Çünkü buz adamlar, beyinlerini ve bedenlerini, onlara soğuğa karşı direnç veren bazı tekniklerle eğitiyorlar. Peki ama nasıl? İnsan beyninin soğuğa nasıl tepki verdiğini inceleyen iki sinir bilim uzmanı, böyle bir direnç sırasında beyinde neler olup bittiğini araştırdı. Wayne Devlet Üniversitesi Pediatri ve Radyoloji Profesörü Otto Muzik, bu tür “süper” güçlerin, beyni veya bedeni sistematik olarak değiştiren pratik tekniklerden kaynaklanabileceğini öne sürüyor. Belki de en önemlisi; bu değişiklikler, davranışsal ve zihinsel sağlıkla ilgili olabilir ve potansiyel olarak sıradan insanlar tarafından da kullanılabilir. Formül: Vücut dengesini kurmak Yoga gibi teknikler, fizyolojik dengeyi değiştirmeye çalışır. Bilim insanları, buna homeostazi diyor. Homeostaz, bir organizmanın fiziksel bütünlüğü için temel bir hayatta kalma ihtiyacıdır ve çok önemlidir. Örneğin, birileri soğuğa maruz kaldığında bazı beyin merkezleri, vücudun tepkilerinde değişiklikler başlatır. Bunlar, ekstremitelere giden kan akışını azaltmak ve ısı üretmek için derin tabaka kas gruplarını harekete geçirmektir. Bu değişiklikler, vücudun ısıyı daha fazla tutmasını sağlar ve bilinçli kontrol olmadan otomatik olarak gerçekleşir. Vücut, duyusal veri topladığında ve bu verileri düzenleyen, önceliklendiren ve buna göre eylem planları oluşturan işlem merkezine (beyine) ilettiğinde homeostaz devam eder. Bu direktifler daha sonra bu fonksiyonları yürüten vücuda iletilir. Homeostaza aracılık eden ve eylemlerine rehberlik eden, aşağıdan yukarıya fizyolojik ve yukarıdan aşağıya psikolojik mekanizmalar arasındaki dengedir. Araştırmacılar, fizyoloji ve psikoloji arasındaki bu dengenin, soğuğa maruz kalmayla başa çıkma konusunda beyni eğittiğini düşünüyor. Araştırmacılar, bunu çok ilginç “bir numara” olarak nitelendiriyorlar. Soğuğa cevap vermek için beyin sistemleri devreye giriyor Araştırmacılar, beyin ağlarında nedensel etkilerin asimetrisini kabul ediyor. Ancak doğuştan gelen fizyolojik mekanizmaları hedef alan stratejiler, yukarıdan aşağıya psikolojik kontrolü tetikleyebilir mi? Yapılan araştırmalar, fizyolojik stres faktörlerini, odaklanmış meditasyon ile birleştiren tekniklerin, psikolojinin fizyolojik olarak modüle etmesine izin vererek bu asimetriyi “kırabileceğini” gösteriyor. En azından “Iceman” Wim Hof üzerine yaptıkları son çalışmalarda gözlemledikleri şey bu. Örneğin Hof’un teknikleri arasında kontrollü nefes alma (hiperventilasyon ve nefes tutma) ve meditasyon söz konusu. Çalışmada, giydiği ıslak giysisine 3,8 derece su pompalayarak kendisini soğuğa maruz bırakmadan önce bu teknikleri uygular. Nefes tutma ve soğuğa maruz kalma iki fizyolojik stres oluştururken, yaptığı meditasyon bir psikolojik kontrol şekli olarak karşımıza çıkar. Normal denekler soğuğa maruz kaldığında, vücut sıcaklığı değişir ve homeostatik sürücüleri tetikler. Ancak Hof’un cilt sıcaklığı bu durumda değişmemiş ve soğuktan etkilenmemiştir. Üstelik, kontrol deneklerinin aksine, beyninin anteriaqueductal gri bölgesini, ağrıyı düzenlemek için harekete geçirmişti. Kendi kendine öğrettiği bu teknik, beyninin ağrı yollarını değiştirerek soğukla başa çıkma yeteneğini değiştirmiştir. “Iceman” bulguları neyi açıklayabilir? Soğuğa maruz kalmanın, homeostatik beyin ağında, zaten nefes tutmasıyla oluşan, stres kaynaklı bir ağrı kesici yanıtı tetiklediği görülüyor. Periaqueductal grinin aktivasyonu, ağrı algısında ve dolayısıyla anksiyetede bir azalmaya işaret ediyor. Hof’un homeostatik beyin ağındaki bu sürekli değişiklikler, soğuğa karşı toleransı arttırıyor. Yani meditasyon işe yarıyordu. İşte önemli kısım: Stres kaynaklı ağrıyı hafifletmenin etkilerini, soğuğa maruz kalmanın ötesine uzatması muhtemeldir. Eğer böyle bir beklenti yerine getirilirse, bu, ilave opioidlerin veya kanabinoidlerin, periaqueductal grisinden salınmasına yol açacaktır. Bu salıverme, serotonin ve dopamin gibi nörotransmiterlerin seviyelerini etkileyerek genel olarak iyi olma hissini arttırır. Bu olumlu geri bildirim döngüsü, bilinen “plasebo etkisi” ile ilgilidir. Hof&#8217;un kullandığına benzer teknikler, vücudun doğuştan gelen bağışıklık tepkisi üzerinde de olumlu etkiler yaratıyor gibi görünüyor. Araştırmacılar ayrıca, opioid ve kanabinoidlerin salınımının duygudurum ve endişe üzerinde de olumlu etkileri olmasını beklediklerini söylediler. Bu etkilerin, stres kaynaklı bir analjezi reaksiyonu uyandırarak, uygulayıcıların ruh hali ve kaygı ile ilgili beyin sistemlerinin kilit bileşenleri üzerinde “kontrol” sağlayabileceğini düşünüyorlar. Şu anda milyonlarca insan, depresyon ve endişe duygularına yardımcı olmak için ilaç kullanıyor. Bu ilaçların çoğu istenmeyen yan etkilere sahip. Kullanıcıları beyninin homeostatik sistemini etkileyecek şekilde eğiten davranışsal değişim teknikleri bir gün bazı hastalara ilaçsız alternatifler sunabilir. Beyin fizyolojisi ve psikolojisi arasındaki bağlantıları anlama çabaları gerçekten de daha mutlu bir yaşamın kapılarını açabilir. Derleyen: Batuhan Sarıcan / batusarican@gmail.com Kaynak: https://www.weforum.org/agenda/2019/05/brain-over-body-hacking-the-stress-system-to-let-your-psychology-influence-your-physiology</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/asiri-sicakliklara-karsi-beyni-kandirmak-mumkun-mu">Aşırı sıcaklıklara karşı beyni kandırmak mümkün mü?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aşırı sıcaklar kendini göstermeye başladı. Ve bununla başa çıkmak için klima ve vantilatör gibi araçlara yöneliyoruz. Ancak aşırı sıcaklıklara karşı direncin yolu, aşırı soğukla başa çıkabilen insanların geliştirdiği bazı tekniklerden geçiyor olabilir. Aşırı soğuğa direnç gösterebilen bazı insanlar var. Sözgelimi, uzun süre boyunca buzlu suda kalabilen Wim Hof. Nam-ı diğer, Iceman.</p>
<p>Hof gibi buzla haşır neşir olan insanlar, bir şekilde insanüstü görülme eğiliminde olabilir. Ancak bazı teknikler sayesinde bunu başarabildikleri de ortada. Sadece vücudu eğitmek gerekiyor. Çünkü buz adamlar, beyinlerini ve bedenlerini, onlara soğuğa karşı direnç veren bazı tekniklerle eğitiyorlar. Peki ama nasıl?</p>
<p>İnsan beyninin soğuğa nasıl tepki verdiğini inceleyen iki sinir bilim uzmanı, böyle bir direnç sırasında beyinde neler olup bittiğini araştırdı. Wayne Devlet Üniversitesi Pediatri ve Radyoloji Profesörü Otto Muzik, bu tür “süper” güçlerin, beyni veya bedeni sistematik olarak değiştiren pratik tekniklerden kaynaklanabileceğini öne sürüyor. Belki de en önemlisi; bu değişiklikler, davranışsal ve zihinsel sağlıkla ilgili olabilir ve potansiyel olarak sıradan insanlar tarafından da kullanılabilir.</p>
<p><strong>Formül: Vücut dengesini kurmak<br />
</strong><br />
Yoga gibi teknikler, fizyolojik dengeyi değiştirmeye çalışır. Bilim insanları, buna homeostazi diyor. Homeostaz, bir organizmanın fiziksel bütünlüğü için temel bir hayatta kalma ihtiyacıdır ve çok önemlidir. Örneğin, birileri soğuğa maruz kaldığında bazı beyin merkezleri, vücudun tepkilerinde değişiklikler başlatır. Bunlar, ekstremitelere giden kan akışını azaltmak ve ısı üretmek için derin tabaka kas gruplarını harekete geçirmektir. Bu değişiklikler, vücudun ısıyı daha fazla tutmasını sağlar ve bilinçli kontrol olmadan otomatik olarak gerçekleşir.</p>
<p>Vücut, duyusal veri topladığında ve bu verileri düzenleyen, önceliklendiren ve buna göre eylem planları oluşturan işlem merkezine (beyine) ilettiğinde homeostaz devam eder. Bu direktifler daha sonra bu fonksiyonları yürüten vücuda iletilir. Homeostaza aracılık eden ve eylemlerine rehberlik eden, aşağıdan yukarıya fizyolojik ve yukarıdan aşağıya psikolojik mekanizmalar arasındaki dengedir.</p>
<p>Araştırmacılar, fizyoloji ve psikoloji arasındaki bu dengenin, soğuğa maruz kalmayla başa çıkma konusunda beyni eğittiğini düşünüyor. Araştırmacılar, bunu çok ilginç “bir numara” olarak nitelendiriyorlar.</p>
<p><strong>Soğuğa cevap vermek için beyin sistemleri devreye giriyor</strong></p>
<p>Araştırmacılar, beyin ağlarında nedensel etkilerin asimetrisini kabul ediyor. Ancak doğuştan gelen fizyolojik mekanizmaları hedef alan stratejiler, yukarıdan aşağıya psikolojik kontrolü tetikleyebilir mi? Yapılan araştırmalar, fizyolojik stres faktörlerini, odaklanmış meditasyon ile birleştiren tekniklerin, psikolojinin fizyolojik olarak modüle etmesine izin vererek bu asimetriyi “kırabileceğini” gösteriyor. En azından “Iceman” Wim Hof üzerine yaptıkları son çalışmalarda gözlemledikleri şey bu.</p>
<p>Örneğin Hof’un teknikleri arasında kontrollü nefes alma (hiperventilasyon ve nefes tutma) ve meditasyon söz konusu. Çalışmada, giydiği ıslak giysisine 3,8 derece su pompalayarak kendisini soğuğa maruz bırakmadan önce bu teknikleri uygular. Nefes tutma ve soğuğa maruz kalma iki fizyolojik stres oluştururken, yaptığı meditasyon bir psikolojik kontrol şekli olarak karşımıza çıkar. Normal denekler soğuğa maruz kaldığında, vücut sıcaklığı değişir ve homeostatik sürücüleri tetikler. Ancak Hof’un cilt sıcaklığı bu durumda değişmemiş ve soğuktan etkilenmemiştir. Üstelik, kontrol deneklerinin aksine, beyninin anteriaqueductal gri bölgesini, ağrıyı düzenlemek için harekete geçirmişti. Kendi kendine öğrettiği bu teknik, beyninin ağrı yollarını değiştirerek soğukla başa çıkma yeteneğini değiştirmiştir.</p>
<p><strong>“Iceman” bulguları neyi açıklayabilir?<br />
</strong><br />
Soğuğa maruz kalmanın, homeostatik beyin ağında, zaten nefes tutmasıyla oluşan, stres kaynaklı bir ağrı kesici yanıtı tetiklediği görülüyor. Periaqueductal grinin aktivasyonu, ağrı algısında ve dolayısıyla anksiyetede bir azalmaya işaret ediyor. Hof’un homeostatik beyin ağındaki bu sürekli değişiklikler, soğuğa karşı toleransı arttırıyor. Yani meditasyon işe yarıyordu.</p>
<p>İşte önemli kısım: Stres kaynaklı ağrıyı hafifletmenin etkilerini, soğuğa maruz kalmanın ötesine uzatması muhtemeldir. Eğer böyle bir beklenti yerine getirilirse, bu, ilave opioidlerin veya kanabinoidlerin, periaqueductal grisinden salınmasına yol açacaktır. Bu salıverme, serotonin ve dopamin gibi nörotransmiterlerin seviyelerini etkileyerek genel olarak iyi olma hissini arttırır. Bu olumlu geri bildirim döngüsü, bilinen “plasebo etkisi” ile ilgilidir.</p>
<p>Hof&#8217;un kullandığına benzer teknikler, vücudun doğuştan gelen bağışıklık tepkisi üzerinde de olumlu etkiler yaratıyor gibi görünüyor. Araştırmacılar ayrıca, opioid ve kanabinoidlerin salınımının duygudurum ve endişe üzerinde de olumlu etkileri olmasını beklediklerini söylediler. Bu etkilerin, stres kaynaklı bir analjezi reaksiyonu uyandırarak, uygulayıcıların ruh hali ve kaygı ile ilgili beyin sistemlerinin kilit bileşenleri üzerinde “kontrol” sağlayabileceğini düşünüyorlar.</p>
<p>Şu anda milyonlarca insan, depresyon ve endişe duygularına yardımcı olmak için ilaç kullanıyor. Bu ilaçların çoğu istenmeyen yan etkilere sahip. Kullanıcıları beyninin homeostatik sistemini etkileyecek şekilde eğiten davranışsal değişim teknikleri bir gün bazı hastalara ilaçsız alternatifler sunabilir. Beyin fizyolojisi ve psikolojisi arasındaki bağlantıları anlama çabaları gerçekten de daha mutlu bir yaşamın kapılarını açabilir.</p>
<p><strong>Derleyen: Batuhan Sarıcan / <a href="mailto:batusarican@gmail.com">batusarican@gmail.com</a></strong></p>
<p><strong>Kaynak: <a href="https://www.weforum.org/agenda/2019/05/brain-over-body-hacking-the-stress-system-to-let-your-psychology-influence-your-physiology">https://www.weforum.org/agenda/2019/05/brain-over-body-hacking-the-stress-system-to-let-your-psychology-influence-your-physiology</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/asiri-sicakliklara-karsi-beyni-kandirmak-mumkun-mu">Aşırı sıcaklıklara karşı beyni kandırmak mümkün mü?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14247</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bilim ve teknolojide 2016: En çok ses getiren olaylar</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/bilim-teknolojide-2016-en-cok-ses-getiren-olaylar</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jan 2017 14:09:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[2016]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[asalak]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[buz]]></category>
		<category><![CDATA[CERN]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[dna]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[güney kutbu]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[intihar]]></category>
		<category><![CDATA[kafa]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[kütleçekim dalgası]]></category>
		<category><![CDATA[kutup]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[ozon deliği]]></category>
		<category><![CDATA[Proxima b]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[satürn]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[toksoplazmos]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zihin]]></category>
		<category><![CDATA[zika virüsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=4940</guid>

					<description><![CDATA[<p>2016’da dünya kamuoyunu doğrudan etkisi altına alan siyasi olayların gölgesinde kalan bilim ve teknoloji haberleri aslında, bilim dünyamızın geleceğini yakından ilgilendiriyor.  Parçacık fiziğinden, kütleçekim dalgalarına, kızlarda otizmden, kutup bölgelerinde buzulların erimesine uzanan çok sayıda gelişme geleceğimizi şekillendirme potansiyeli taşıyor. Aşağıda Scientific American ve Science News dergileri 2016 yılına çeşitli alanlarda bilim dünyasına damgasını vuran olayların bir listesi yayımladı: Uzay ve Fizik Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi’nin (CERN) Büyük Hadron Çarpıştırıcısı ile yapılan deneylerde gözlenen yeni ve son derece ilginç parçacıklar fizikte birtakım temel ilkeleri yerle bir edebilecek ipuçlarını da gözler önüne seriyor. Satürn gezegenine gönderilen insansız uzay aracı Cassini ile ilgili ekibin üyelerinden bilim yazarı Charles P. Wohlforth, Satürn’ün dondurucu soğukluktaki uydularından biri olan Titan’ın insanlar için dünya dışındaki en iyi seçenek olduğunu öne sürüyor (üzgünüz, Mars). Kütleçekim dalgalarıyla ilgili keşif uzaybilimde yeni bir çağ başlattı. Bu durumda kara delikler ve kimi başka kozmik olgular konusunda yepyeni ayrıntıların ortaya çıkması da beklenebilir. Proxima b: Uzaybilimciler güneş sistemine en yakın yıldızın çevresinde yeni bir gezegeni gün yüzüne çıkarttılar. Bu buluşla birlikte, yıldızlararası yolculukla ilgili bilim-kurgu düşleri de yeniden gündeme geldi. Sürdürülebilirlik ve İklim Sürekli değişmekte olan bir iklimin yarattığı güçlüklerle karşı karşıya olduğumuz şu günlerde, İsrail kuraklığa bağlı su açığını yeni bir dizi tuzdan arındırma tesisiyle artı değere dönüştürdü. Ekim ayında yayımlanan bir araştırma kutupsal girdabın Avrupa’ya doğru yön değiştirdiğini, buna bağlı olarak da önümüzdeki kış mevsiminde dondurucu soğukların daha aşağı enlemlere kayma olasılığının da arttığını ortaya koydu. Kutup denizinde buz yitimi: Bilim insanları şimdilerde kutuplardaki erimenin ve Arktik koridor oluşumunun yaratabileceği karmaşık biyolojik sonuçları araştırıyorlar. Güney Kutbu’ndaki ozon deliği: Bu yıl yapılan bir araştırma Güney Kutbu’ndaki ozon deliğinin giderek kapandığını doğruluyor. Bu başarının uluslararası işbirliğinin ve yeni teknolojilerin bir sonucu olduğuna dikkat çekiliyor. Zihin ve Beyin 45 yıldır sürdürülmekte olan olağanüstü zeka düzeyine sahip ayrıcalıklı gençlerle ilgili uzun soluklu bir araştırma, meslek yaşamlarında başarılı olacak parlak çocuklar yaratmak için gerekli olan unsurları gözler önüne serdi. Yeni bir araştırma otistik kız çocuklarının kendilerine özgü birtakım belirtiler sergilediklerini ve bu belirtilerin de çoğu zaman yanlış tanı konmasına neden olduğunu ortaya koyuyor. Yapay zekânın (Artificial intelligence-AI) dünya Go şampiyonu Lee Sedol’u yenmesi, AI’nin insan zekâsı ile boy ölçüşebilecek düzeye çıkabileceğini gösteren önemli bir gelişme. Teknoloji Bilim insanları son derece sağlam ve elektriği de iletebilen kumaşların üretilmesine olanak tanıyan yeni bir yöntem geliştirdiler. Bu yöntem sayesinde, karbon nanotüpleri ve grafenle beslenen ipek böceklerinden çok daha güçlü ve sağlam ipek kumaşlar elde edilebiliyor. Nisan ayında fizik dalının en önde gelen bilimcileri, insanoğlunun dünya üzerindeki varlığının bir uzaylının bilgisayar programının bir parçası olup olmadığı konusunu ciddi bir biçimde tartışmaya açtılar. Sağlık ve Tıp Bilim insanları kedilerin dışkısında bulunan toksoplazmos adlı son derece yaygın bir asalağın insanların duygudurumlarını ve davranışlarını olumsuz yönde etkileyebileceğini gözler önüne seren çok daha somut kanıtlara ulaştılar. Dinlence amaçlı spor etkinlikleri ya da daha başka etkinlikler sırasında kafada meydana gelebilecek en hafif sakatlanmalar bile sanıldığından çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Geçtiğimiz Şubat ayında yayımlanan bir araştırma, kafaya yenen en hafif darbelerin bile uzun erimde intihar etme olasılığını üç kat arttırabileceğine işaret ediyor. Mikrosefali hastalığında tırmanışa neden olan Zika virüsü Brezilya’da ciddi sağlık sorunlarına yol açtı. Olayın yol açtığı bu yıkım tüm Amerika anakarasının yanı sıra, tüm dünyada da kaygı uyandırdı. Üç ebeveynli bebek: Bu yıl ABD’de yeni bir yöntemle dünyaya gelen bir bebek, annesi ve babasından gelen DNA’nın dışında, bir bağışçının da genetik kodunu taşıyor. Yöntem birtakım güvenlik ve etik sorunları da beraberinde getiriyor. Eski çağlarda insan göçleri: DNA araştırmaları insanların Afrika’dan göç etmeleriyle ilgili zamanlamaya yeni bir boyut getiriyor. Ancak araştırmacılar bu öykünün yalnızca genetik bilimiyle açıklanamayacağına dikkat çekiyorlar. Bilim insanları gereksiz gördükleri genleri susturmak suretiyle en az gen sayısına sahip yapay bir hücre üretmeyi başardılar. Alzheimer hastalığına bir çözüm: Araştırmacılar Alzheimer hastalarındaki amiloid beyin plaklarını yok eden bir ilacın bilişsel becerilerin geliştirilmesinde de etkili olup olmadığı konusunda yeni birtakım deneyler uygulayacaklar.  Rita Urgan Kaynak: https://www.scientificamerican.com/article/the-most-popular-science-stories-of-2016/ https://www.sciencenews.org/article/top-science-stories-2016</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/bilim-teknolojide-2016-en-cok-ses-getiren-olaylar">Bilim ve teknolojide 2016: En çok ses getiren olaylar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2016’da dünya kamuoyunu doğrudan etkisi altına alan siyasi olayların gölgesinde kalan bilim ve teknoloji haberleri aslında, bilim dünyamızın geleceğini yakından ilgilendiriyor.  Parçacık fiziğinden, kütleçekim dalgalarına, kızlarda otizmden, kutup bölgelerinde buzulların erimesine uzanan çok sayıda gelişme geleceğimizi şekillendirme potansiyeli taşıyor. Aşağıda Scientific American ve Science News dergileri 2016 yılına çeşitli alanlarda bilim dünyasına damgasını vuran olayların bir listesi yayımladı:</p>
<p><strong>Uzay ve Fizik</strong></p>
<ul>
<li>Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi’nin (CERN) Büyük Hadron Çarpıştırıcısı ile yapılan deneylerde gözlenen yeni ve son derece ilginç parçacıklar fizikte birtakım temel ilkeleri yerle bir edebilecek ipuçlarını da gözler önüne seriyor.</li>
<li>Satürn gezegenine gönderilen insansız uzay aracı Cassini ile ilgili ekibin üyelerinden bilim yazarı Charles P. Wohlforth, Satürn’ün dondurucu soğukluktaki uydularından biri olan Titan’ın insanlar için dünya dışındaki en iyi seçenek olduğunu öne sürüyor (üzgünüz, Mars).</li>
<li>Kütleçekim dalgalarıyla ilgili keşif uzaybilimde yeni bir çağ başlattı. Bu durumda kara delikler ve kimi başka kozmik olgular konusunda yepyeni ayrıntıların ortaya çıkması da beklenebilir.</li>
<li>Proxima b: Uzaybilimciler güneş sistemine en yakın yıldızın çevresinde yeni bir gezegeni gün yüzüne çıkarttılar. Bu buluşla birlikte, yıldızlararası yolculukla ilgili bilim-kurgu düşleri de yeniden gündeme geldi.</li>
</ul>
<p><strong>Sürdürülebilirlik ve İklim</strong></p>
<ul>
<li>Sürekli değişmekte olan bir iklimin yarattığı güçlüklerle karşı karşıya olduğumuz şu günlerde, İsrail kuraklığa bağlı su açığını yeni bir dizi tuzdan arındırma tesisiyle artı değere dönüştürdü.</li>
<li>Ekim ayında yayımlanan bir araştırma kutupsal girdabın Avrupa’ya doğru yön değiştirdiğini, buna bağlı olarak da önümüzdeki kış mevsiminde dondurucu soğukların daha aşağı enlemlere kayma olasılığının da arttığını ortaya koydu.</li>
<li>Kutup denizinde buz yitimi: Bilim insanları şimdilerde kutuplardaki erimenin ve Arktik koridor oluşumunun yaratabileceği karmaşık biyolojik sonuçları araştırıyorlar.</li>
<li>Güney Kutbu’ndaki ozon deliği: Bu yıl yapılan bir araştırma Güney Kutbu’ndaki ozon deliğinin giderek kapandığını doğruluyor. Bu başarının uluslararası işbirliğinin ve yeni teknolojilerin bir sonucu olduğuna dikkat çekiliyor.</li>
</ul>
<p><strong>Zihin ve Beyin</strong></p>
<ul>
<li>45 yıldır sürdürülmekte olan olağanüstü zeka düzeyine sahip ayrıcalıklı gençlerle ilgili uzun soluklu bir araştırma, meslek yaşamlarında başarılı olacak parlak çocuklar yaratmak için gerekli olan unsurları gözler önüne serdi.</li>
<li>Yeni bir araştırma otistik kız çocuklarının kendilerine özgü birtakım belirtiler sergilediklerini ve bu belirtilerin de çoğu zaman yanlış tanı konmasına neden olduğunu ortaya koyuyor.</li>
<li>Yapay zekânın (Artificial intelligence-AI) dünya Go şampiyonu Lee Sedol’u yenmesi, AI’nin insan zekâsı ile boy ölçüşebilecek düzeye çıkabileceğini gösteren önemli bir gelişme.</li>
</ul>
<p><strong>Teknoloji</strong></p>
<ul>
<li>Bilim insanları son derece sağlam ve elektriği de iletebilen kumaşların üretilmesine olanak tanıyan yeni bir yöntem geliştirdiler. Bu yöntem sayesinde, karbon nanotüpleri ve grafenle beslenen ipek böceklerinden çok daha güçlü ve sağlam ipek kumaşlar elde edilebiliyor.</li>
<li>Nisan ayında fizik dalının en önde gelen bilimcileri, insanoğlunun dünya üzerindeki varlığının bir uzaylının bilgisayar programının bir parçası olup olmadığı konusunu ciddi bir biçimde tartışmaya açtılar.</li>
</ul>
<p><strong>Sağlık ve Tıp</strong></p>
<ul>
<li>Bilim insanları kedilerin dışkısında bulunan toksoplazmos adlı son derece yaygın bir asalağın insanların duygudurumlarını ve davranışlarını olumsuz yönde etkileyebileceğini gözler önüne seren çok daha somut kanıtlara ulaştılar.</li>
<li>Dinlence amaçlı spor etkinlikleri ya da daha başka etkinlikler sırasında kafada meydana gelebilecek en hafif sakatlanmalar bile sanıldığından çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Geçtiğimiz Şubat ayında yayımlanan bir araştırma, kafaya yenen en hafif darbelerin bile uzun erimde intihar etme olasılığını üç kat arttırabileceğine işaret ediyor.</li>
<li>Mikrosefali hastalığında tırmanışa neden olan Zika virüsü Brezilya’da ciddi sağlık sorunlarına yol açtı. Olayın yol açtığı bu yıkım tüm Amerika anakarasının yanı sıra, tüm dünyada da kaygı uyandırdı.</li>
<li>Üç ebeveynli bebek: Bu yıl ABD’de yeni bir yöntemle dünyaya gelen bir bebek, annesi ve babasından gelen DNA’nın dışında, bir bağışçının da genetik kodunu taşıyor. Yöntem birtakım güvenlik ve etik sorunları da beraberinde getiriyor.</li>
<li>Eski çağlarda insan göçleri: DNA araştırmaları insanların Afrika’dan göç etmeleriyle ilgili zamanlamaya yeni bir boyut getiriyor. Ancak araştırmacılar bu öykünün yalnızca genetik bilimiyle açıklanamayacağına dikkat çekiyorlar.</li>
<li>Bilim insanları gereksiz gördükleri genleri susturmak suretiyle en az gen sayısına sahip yapay bir hücre üretmeyi başardılar.</li>
<li>Alzheimer hastalığına bir çözüm: Araştırmacılar Alzheimer hastalarındaki amiloid beyin plaklarını yok eden bir ilacın bilişsel becerilerin geliştirilmesinde de etkili olup olmadığı konusunda yeni birtakım deneyler uygulayacaklar.<strong> </strong></li>
</ul>
<p><strong>Rita Urgan</strong></p>
<p><strong>Kaynak: </strong><a href="https://www.scientificamerican.com/article/the-most-popular-science-stories-of-2016/">https://www.scientificamerican.com/article/the-most-popular-science-stories-of-2016/</a></p>
<p><a href="https://www.sciencenews.org/article/top-science-stories-2016">https://www.sciencenews.org/article/top-science-stories-2016</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/bilim-teknolojide-2016-en-cok-ses-getiren-olaylar">Bilim ve teknolojide 2016: En çok ses getiren olaylar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4940</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
