<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çiftçi arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/ciftci/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/ciftci</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Mon, 07 Jan 2019 14:08:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Tarımsal ürünlere değer katmak</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/mufit-akyos/tarimsal-urunlere-deger-katmak</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Müfit Akyos]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Nov 2018 13:43:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Müfit Akyos]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçi]]></category>
		<category><![CDATA[ekin]]></category>
		<category><![CDATA[kırsal]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[toprak]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12066</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her yaz yaklaşık bir ayımızı geçirdiğimiz Yusufeli’nin (Artvin) yakın bir köyünde adeta zihinsel ve bedensel olarak arınmaktayız. Köy ne verirse onunla yetinerek geçirdiğimiz sürede sessizliğin, dinginliğin tadını çıkartıp, geceleri uzun uzun samanyolunu seyredip, karanlığın içinden gelen seslerden doğanın devinimini duyumsamaya çalışıyoruz. Yusufeli birkaç yıla kadar baraj suları altında kalacak. Önüne set çekilen Barhal Çayı ve Çoruh Nehri küskün, isteksiz akıyor izin verildiği oranda. Yusufeli şimdilik kamulaştırma bedellerinin telaşı ile köpürtülmüş bir ekonomik canlılık yaşıyor. Sanki birkaç yıla yok olmayacakmış, boşalan köyleri, yok olan doğası, bir daha tadılamayacak üzümleri, ballı incirleri, tesbih taneleri gibi dağılacak insanlarıyla yalnızlığa gömülmeyecekmiş gibi. Hiç olmayacak bir seçimle dağların tıraşlanmasıyla oluşturulmaya çalışılan alanda yeni bir Yusufeli kurulur, yaşam devam eder (mi?). Köyün uzun süre belediye olmasından kaynaklanan önemli bir geçmişi olsa da bugün giderek küçülmekte ve nüfusu azalmaktadır. Ekilecek geniş arazileri olmasa da sebze ve meyve yetiştirilmeye uygun bir iklimi var. Ancak birkaç arıcının ürettiği bal dışında pazara çıkartabildiği tarımsal bir ürünü yok.  Her aile kendisi için üretiyor. Tarım hemen bütünüyle doğaya bağımlı. Yaklaşık 100 baştan oluşan bir sürü yaylada çobanlara emanet, Anguslara direnmeye çalışıyor. Adeta yüzyıllar önceki yöntemlerle sürdürülen tarımda, sahip olunan ampirik bilgiler bile azalan nüfus nedeniyle aktarılamıyor yeni kuşaklara. Bu iktidarın idari düzenlemeleri ile mahalle konumuna gelen köy bunun bütün olumsuzluklarını yaşıyor. Genel görünüm sahipsizlik ve bakımsız bir çevre. Ancak son yıllarda köy dışından girdilerle iki-üç katlı her türlü estetikten ve çevre ile uyumdan yoksun betonarme binalar artmakta. Kaldığımız yüz yaşını aşmış iki katlı küçük konak yerel ustalara onartılarak yıkılmaktan kurtarılmış. Köyün tescil edilmiş tek yapısı. Köyün ekonomisi çoğunlukla hükümetin değişik adlar altında dağıttığı “sosyal yardımlarla” dönüyor. Bu durum yerel deyişle “mayişi var neden çalışsın ki” olarak özetleniyor. Özetle ülkemizde çok geniş coğrafyalarda yaşanan kırsal sorunların hemen hepsi bu köyde de var. Tarımın çok boyutlu sorunlarına karşı Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı uygulamaya sokulan yeni bir proje. Kırsal alanda ikamet eden 18-40 yaş aralığında tarımsal faaliyet göstermek isteyen kişilere 30.000 TL hibe destek verilecek programa 378 bin genç çiftçi başvurmuş.  Başvuruların 370 bininin hayvansal üretim konusunda olduğu dikkate alındığında arıcılık, kanatlı, ipek böceği yetiştiriciliği, meyvecilik, seracılık ile tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği konularında başvuruların 8.000’le sınırlı olduğu anlaşılıyor. Bu yıl için 450 milyon liralık kaynak kullandırılacağına göre yaklaşık 15.000 kişinin bu hibeden yararlanacağı tahmin edilebilir. Yöntem bu iktidarın “sosyal yardımla” para dağıtma yaklaşımına çok uygun. Hemen hiçbir konuyu bilimsel yaklaşıma, teknolojik gelişmelere ve dünyadaki başarılı örneklere uygun olarak ele alma becerisi gösteremeyen iktidardan uygulaması beklenmese de kırsal kalkınmadaki önemi nedeniyle tarımsal ürünlere değer katılması konusuna değinmek istiyorum. Tarımsal ürünlere değer katmak  “Değer Kazandırılmış Tarım-DKT” tarımsal girişimciler ve kırsal kalkınma için önemli bir stratejidir. Değer katma, bir ürünü ilk halinden daha değerli bir biçime (temizleme, işleme, paketleme, pişirme, öğütme, kurutma gibi) değiştirmek veya dönüştürmek olarak tanımlanabilir. Günümüzde yerel ve ekolojik ürünler DKT’nin önemli bir bileşeni olup genişleyen bir pazara sahiptir.  Ürün çeşitleri veya üretim teknolojileri geliştirilmesi yoluyla yapılacak yeniliklerle değer katılabileceği gibi “tarladan pazara” kadar olan sürecin üretici yararına yeniden tasarımı ile de değer katılabilir. Aile boyutunda tarım işletmelerinde küçük işletme olarak başlamak, yüksek kaliteli ürün hedeflemek, pazarın talebini dikkate almak, planlama yapmak, yeterli sermayeyi oluşturmak, bilgilenmek başarı için zorunludur. Küçük işletmeler “tarladan pazara” sürecinin her aşamasından daha fazla pay alabilmek için doğrudan ve sipariş esaslı satış veya e-ticaret araçlarını kullanabilirler. Aile tarımının, “küçük işletme yönetim sistemi” ile yönetilmesi, ilaç ve kozmetik sanayisi için aromatik bitkilerin üretimine yönlendirilmesi, bölgesel “yenilikçi tarım/gıda merkezleri” oluşturularak desteklenmesi, kümeleşme ve kooperatifleşme (Amesia Çalışan Kadın Arılar Grubu http://www.amesia.com.tr/index.php, Merzifon, Gümüşhacıköy ve Suluova’da kurulan ve kadınların el emeği yerel tarımsal ürünlerini Amesia markası ile pazarladıkları kooperatif) ile organize edilmeleri değer katma sürecini destekleyecektir. Müfit Akyos</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/mufit-akyos/tarimsal-urunlere-deger-katmak">Tarımsal ürünlere değer katmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her yaz yaklaşık bir ayımızı geçirdiğimiz Yusufeli’nin (Artvin) yakın bir köyünde adeta zihinsel ve bedensel olarak arınmaktayız. Köy ne verirse onunla yetinerek geçirdiğimiz sürede sessizliğin, dinginliğin tadını çıkartıp, geceleri uzun uzun samanyolunu seyredip, karanlığın içinden gelen seslerden doğanın devinimini duyumsamaya çalışıyoruz.</p>
<p>Yusufeli birkaç yıla kadar baraj suları altında kalacak. Önüne set çekilen Barhal Çayı ve Çoruh Nehri küskün, isteksiz akıyor izin verildiği oranda. Yusufeli şimdilik kamulaştırma bedellerinin telaşı ile köpürtülmüş bir ekonomik canlılık yaşıyor. Sanki birkaç yıla yok olmayacakmış, boşalan köyleri, yok olan doğası, bir daha tadılamayacak üzümleri, ballı incirleri, tesbih taneleri gibi dağılacak insanlarıyla yalnızlığa gömülmeyecekmiş gibi. Hiç olmayacak bir seçimle dağların tıraşlanmasıyla oluşturulmaya çalışılan alanda yeni bir Yusufeli kurulur, yaşam devam eder (mi?).</p>
<p>Köyün uzun süre belediye olmasından kaynaklanan önemli bir geçmişi olsa da bugün giderek küçülmekte ve nüfusu azalmaktadır. Ekilecek geniş arazileri olmasa da sebze ve meyve yetiştirilmeye uygun bir iklimi var. Ancak birkaç arıcının ürettiği bal dışında pazara çıkartabildiği tarımsal bir ürünü yok.  Her aile kendisi için üretiyor. Tarım hemen bütünüyle doğaya bağımlı. Yaklaşık 100 baştan oluşan bir sürü yaylada çobanlara emanet, Anguslara direnmeye çalışıyor. Adeta yüzyıllar önceki yöntemlerle sürdürülen tarımda, sahip olunan ampirik bilgiler bile azalan nüfus nedeniyle aktarılamıyor yeni kuşaklara.</p>
<p>Bu iktidarın idari düzenlemeleri ile mahalle konumuna gelen köy bunun bütün olumsuzluklarını yaşıyor. Genel görünüm sahipsizlik ve bakımsız bir çevre. Ancak son yıllarda köy dışından girdilerle iki-üç katlı her türlü estetikten ve çevre ile uyumdan yoksun betonarme binalar artmakta. Kaldığımız yüz yaşını aşmış iki katlı küçük konak yerel ustalara onartılarak yıkılmaktan kurtarılmış.</p>
<p>Köyün tescil edilmiş tek yapısı. Köyün ekonomisi çoğunlukla hükümetin değişik adlar altında dağıttığı “sosyal yardımlarla” dönüyor. Bu durum yerel deyişle “mayişi var neden çalışsın ki” olarak özetleniyor. Özetle ülkemizde çok geniş coğrafyalarda yaşanan kırsal sorunların hemen hepsi bu köyde de var.</p>
<p>Tarımın çok boyutlu sorunlarına karşı Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı uygulamaya sokulan yeni bir proje. Kırsal alanda ikamet eden 18-40 yaş aralığında tarımsal faaliyet göstermek isteyen kişilere 30.000 TL hibe destek verilecek programa 378 bin genç çiftçi başvurmuş.  Başvuruların 370 bininin hayvansal üretim konusunda olduğu dikkate alındığında arıcılık, kanatlı, ipek böceği yetiştiriciliği, meyvecilik, seracılık ile tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği konularında başvuruların 8.000’le sınırlı olduğu anlaşılıyor. Bu yıl için 450 milyon liralık kaynak kullandırılacağına göre yaklaşık 15.000 kişinin bu hibeden yararlanacağı tahmin edilebilir.</p>
<p>Yöntem bu iktidarın “sosyal yardımla” para dağıtma yaklaşımına çok uygun. Hemen hiçbir konuyu bilimsel yaklaşıma, teknolojik gelişmelere ve dünyadaki başarılı örneklere uygun olarak ele alma becerisi gösteremeyen iktidardan uygulaması beklenmese de kırsal kalkınmadaki önemi nedeniyle tarımsal ürünlere değer katılması konusuna değinmek istiyorum.</p>
<p><strong>Tarımsal ürünlere değer katmak</strong><strong> </strong></p>
<p>“Değer Kazandırılmış Tarım-DKT” tarımsal girişimciler ve kırsal kalkınma için önemli bir stratejidir. Değer katma, bir ürünü ilk halinden daha değerli bir biçime (temizleme, işleme, paketleme, pişirme, öğütme, kurutma gibi) değiştirmek veya dönüştürmek olarak tanımlanabilir. Günümüzde yerel ve ekolojik ürünler DKT’nin önemli bir bileşeni olup genişleyen bir pazara sahiptir.  Ürün çeşitleri veya üretim teknolojileri geliştirilmesi yoluyla yapılacak yeniliklerle değer katılabileceği gibi “tarladan pazara” kadar olan sürecin üretici yararına yeniden tasarımı ile de değer katılabilir.</p>
<p>Aile boyutunda tarım işletmelerinde küçük işletme olarak başlamak, yüksek kaliteli ürün hedeflemek, pazarın talebini dikkate almak, planlama yapmak, yeterli sermayeyi oluşturmak, bilgilenmek başarı için zorunludur. Küçük işletmeler “tarladan pazara” sürecinin her aşamasından daha fazla pay alabilmek için doğrudan ve sipariş esaslı satış veya e-ticaret araçlarını kullanabilirler.</p>
<p>Aile tarımının, “küçük işletme yönetim sistemi” ile yönetilmesi, ilaç ve kozmetik sanayisi için aromatik bitkilerin üretimine yönlendirilmesi, bölgesel “yenilikçi tarım/gıda merkezleri” oluşturularak desteklenmesi, kümeleşme ve kooperatifleşme (Amesia Çalışan Kadın Arılar Grubu <a href="http://www.amesia.com.tr/index.php">http://www.amesia.com.tr/index.php</a>, Merzifon, Gümüşhacıköy ve Suluova’da kurulan ve kadınların el emeği yerel tarımsal ürünlerini Amesia markası ile pazarladıkları kooperatif) ile organize edilmeleri değer katma sürecini destekleyecektir.</p>
<p><strong>Müfit Akyos</strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/mufit-akyos/tarimsal-urunlere-deger-katmak">Tarımsal ürünlere değer katmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12066</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İnek dışkısından enerji üretmek</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/inek-diskisindan-enerji-uretmek</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Sep 2017 12:11:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ahır]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçi]]></category>
		<category><![CDATA[çiftlik]]></category>
		<category><![CDATA[dışkı]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[gübre]]></category>
		<category><![CDATA[hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[inek]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[metan gazı]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=7907</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükbaş hayvanların dışkılarından da para kazanılabileceğini biliyor muydunuz? Hindistan’ın kuzeyinde mandıra sahibi bir aile çiftliklerindeki 3400 ineğin dışkısını enerjiyi dönüştürdü. Üstelik bunu bir elektrik şirketine sattı. Dönüştürülen enerji çiftliğin yakınlarındaki 1000’e yakın evin aydınlatmasında kullanılıyor. İş bu kadarla da kalmıyor. Daha önce pis kokudan geçilmeyen çiftlik artık çok daha temiz kokuyor. Çiftliğin neden olduğu metan ve karbondioksit emisyonunun ve su kirliliğinin azalmasını sağlıyor. Bu sistem aynı zamanda anaerobik çürütücüler sayesinde dışkıyı oldukça verimli gübrelere de dönüştürebiliyor. Yani doğa da dâhil herkesin kazandığı bir sistem&#8230; Çevre Koruma Ajansı’na göre sistem şu şekilde çalışıyor: İlk olarak dışkı toplanıyor ve genellikle tanklarla çevrilmiş anaerobik çürütücülere ulaştırılıyor. Bu aşamada dışkı hızlıca bakterilerce ayrıştırılıyor ve açığa çıkan biyogaz enerji olarak kullanılmaya hazır hale geliyor. Sistemin bir sorunu var: Kurulum maliyetinin yüksek ve devlet sübvansiyonların Hindistan’da düşük olması. Dolayısıyla, yakın zamanda tüm çiftliklerin bu sistemi kullanması olası değil. Hayvan dışkısını biyogaz sistemiyle enerjiye dönüştürme dünyada ise giderek yaygınlaşan bir uygulama. ABD’de 250’ye yakın çiftlikte halen biyogaz sistemi bulunuyor. Hedef, ülke genelinde 2025 yılına kadar 8000 çiftliğin bu sisteme geçmesi. ABD Doğal Kaynakları Koruma Kurulu’na göre eğer bu çiftlikler biyogaz sistemlerini kullanmaya başlarsa, yeterli miktarda enerji üretilebilir ve 6,5 milyon arabanın çıkaracağı kadar karbondioksit emisyonundan tasarruf edilebilir. Kaliforniya’da 11 milyon dolarlık bir fonun küresel ısınmayla savaşmak ve çürütücü kurum maliyetini düşürmek için kullanılacağı ifade edildi. Bu sene finansal destek alacak 5 çiftlik şimdiden belirlendi. Yenilenebilir enerji raporunu yeni açıklayan Almanya ise çiftçilerine çok daha fazla devlet teşviki veriyor ve Slate’in 2014’te yayınlanan makalesine göre Almanya’da mevcut durumda 5000 anaerobik çürütücü aktif olarak kullanımda. *** Türkiye’de de örnekler var Türkiye’de de çiftliklerin enerji ihtiyacını sığır gübresinden karşılayacak; büyükbaş hayvanların gübrelerini elektrik ve ısı enerjisine dönüştürecek biyogaz tesisleri için çalışmalar var. Bunlardan biri Sakarya’da. Sakarya&#8217;nın Kaynarca ilçesinde, ahıra kurulan sistemle hayvan gübresinden biyogaz üretimi yapılmaya başlandı. Kaynarca Seyfettin Selim Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ömer Hulusi Dede ve Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saim Özdemir tarafından Kayacık Topçu köyünde Salih Özdemir&#8217;e ait 10 hayvanlık ahırda, hayvan gübresinden biyogaz elde edilmesine yönelik hazırlanan proje kapsamında sistem kuruldu. Kaynak: http://www.huffingtonpost.com/entry/cow-manure-renewable-energy-anaerobic-digesters_us_55c8f450e4b0f1cbf1e5d38c?utm_hp_ref=energy</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/inek-diskisindan-enerji-uretmek">İnek dışkısından enerji üretmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Büyükbaş hayvanların dışkılarından da para kazanılabileceğini biliyor muydunuz? </strong></p>
<p>Hindistan’ın kuzeyinde mandıra sahibi bir aile çiftliklerindeki 3400 ineğin dışkısını enerjiyi dönüştürdü. Üstelik bunu bir elektrik şirketine sattı. Dönüştürülen enerji çiftliğin yakınlarındaki 1000’e yakın evin aydınlatmasında kullanılıyor. İş bu kadarla da kalmıyor. Daha önce pis kokudan geçilmeyen çiftlik artık çok daha temiz kokuyor. Çiftliğin neden olduğu metan ve karbondioksit emisyonunun ve su kirliliğinin azalmasını sağlıyor. Bu sistem aynı zamanda anaerobik çürütücüler sayesinde dışkıyı oldukça verimli gübrelere de dönüştürebiliyor. Yani doğa da dâhil herkesin kazandığı bir sistem&#8230;</p>
<p>Çevre Koruma Ajansı’na göre sistem şu şekilde çalışıyor: İlk olarak dışkı toplanıyor ve genellikle tanklarla çevrilmiş anaerobik çürütücülere ulaştırılıyor. Bu aşamada dışkı hızlıca bakterilerce ayrıştırılıyor ve açığa çıkan biyogaz enerji olarak kullanılmaya hazır hale geliyor. Sistemin bir sorunu var: Kurulum maliyetinin yüksek ve devlet sübvansiyonların Hindistan’da düşük olması. Dolayısıyla, yakın zamanda tüm çiftliklerin bu sistemi kullanması olası değil.</p>
<p>Hayvan dışkısını biyogaz sistemiyle enerjiye dönüştürme dünyada ise giderek yaygınlaşan bir uygulama. ABD’de 250’ye yakın çiftlikte halen biyogaz sistemi bulunuyor. Hedef, ülke genelinde 2025 yılına kadar 8000 çiftliğin bu sisteme geçmesi. ABD Doğal Kaynakları Koruma Kurulu’na göre eğer bu çiftlikler biyogaz sistemlerini kullanmaya başlarsa, yeterli miktarda enerji üretilebilir ve 6,5 milyon arabanın çıkaracağı kadar karbondioksit emisyonundan tasarruf edilebilir.</p>
<p>Kaliforniya’da 11 milyon dolarlık bir fonun küresel ısınmayla savaşmak ve çürütücü kurum maliyetini düşürmek için kullanılacağı ifade edildi. Bu sene finansal destek alacak 5 çiftlik şimdiden belirlendi.</p>
<p>Yenilenebilir enerji raporunu yeni açıklayan Almanya ise çiftçilerine çok daha fazla devlet teşviki veriyor ve Slate’in 2014’te yayınlanan makalesine göre Almanya’da mevcut durumda 5000 anaerobik çürütücü aktif olarak kullanımda.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Türkiye’de de örnekler var</strong></p>
<p>Türkiye’de de çiftliklerin enerji ihtiyacını sığır gübresinden karşılayacak; büyükbaş hayvanların gübrelerini elektrik ve ısı enerjisine dönüştürecek biyogaz tesisleri için çalışmalar var. Bunlardan biri Sakarya’da.</p>
<p>Sakarya&#8217;nın Kaynarca ilçesinde, ahıra kurulan sistemle hayvan gübresinden biyogaz üretimi yapılmaya başlandı.</p>
<p>Kaynarca Seyfettin Selim Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ömer Hulusi Dede ve Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saim Özdemir tarafından Kayacık Topçu köyünde Salih Özdemir&#8217;e ait 10 hayvanlık ahırda, hayvan gübresinden biyogaz elde edilmesine yönelik hazırlanan proje kapsamında sistem kuruldu.</p>
<p><strong>Kaynak: <a href="http://www.huffingtonpost.com/entry/cow-manure-renewable-energy-anaerobic-digesters_us_55c8f450e4b0f1cbf1e5d38c?utm_hp_ref=energy">http://www.huffingtonpost.com/entry/cow-manure-renewable-energy-anaerobic-digesters_us_55c8f450e4b0f1cbf1e5d38c?utm_hp_ref=energy</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/inek-diskisindan-enerji-uretmek">İnek dışkısından enerji üretmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7907</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
