<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Crispr-Cas9 arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/crispr-cas9/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/crispr-cas9</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Sat, 18 Nov 2023 10:51:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Devrim niteliğinde gelişme: Orak hücre ve B-talasemi’ye gen düzenlemesi ile başarılı tedavi</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/devrim-niteliginde-gelisme-orak-hucre-ve-b-talasemiye-gen-duzenlemesi-ile-basarili-tedavi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Nov 2023 10:51:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[akdeniz anemisi]]></category>
		<category><![CDATA[b-talasemi]]></category>
		<category><![CDATA[CRISPR]]></category>
		<category><![CDATA[Crispr-Cas9]]></category>
		<category><![CDATA[hücre hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere]]></category>
		<category><![CDATA[kan hücreleri]]></category>
		<category><![CDATA[orak hücre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=30477</guid>

					<description><![CDATA[<p>Onaylanan ilk CRISPR tedavisi kısmen kırmızı kan hücrelerinin orak bir şekil oluşturmasına neden olan orak hücre hastalığı olan hastalara uygulandı. İngiltere Krispi (Crispr) gün düzenlemesine ilk onay veren ülke oldu ve Orak hücre ve B-talasemi (Akdeniz anemisi) hastalıklarında gen düzenlemesi ile başarılı sonuç alındı. Oksijen taşıyan protein hemoglobini kodlayan genlerin hatalı versiyonlarının neden olduğu orak hücre hastalığını ve B-talasemi gen düzenlemesi ile tedavi edildi. Tedavi orak hücre hastalığı olan 29 kişiden 28&#8217;ini en az bir yıl boyunca zayıflatıcı ağrıdan kurtardı ve B-talasemili 42 hastanın 39&#8217;u en az bir yıl boyunca transfüzyona (kan nakline) ihtiyaç duymayı bıraktı. Bununla birlikte, kişi başına tahmini 2 milyon ABD Doları tutarındaki bir fiyatı vardı tedavinin. Bu da şimdilik çok sınırlı hasta bu tedaviden yararlanabilecek. Dünyada bir ilk olarak Birleşik Krallık ilaç düzenleme kurumu, tedavi olarak CRISPR-Cas9 gen düzenleme aracını kullanan bir tedaviyi onayladı. Karar, keşfinden bu yana geçen on yılda devrim niteliğinde olarak övülen biyoteknoloji için bir başka önemli noktaya işaret ediyor. Casgevy adı verilen terapi, orak hücre hastalığı ve B-talasemi gibi kan koşullarını tedavi edecek. Orak hücre anemisi olarak da bilinen orak hücre hastalığı, zayıflatıcı ağrıya neden olabilir ve B-talasemili kişiler sıklıkla düzenli kan nakline ihtiyaç duyar. İngiltere&#8217;deki Oxford Üniversitesi&#8217;nden genetikçi Kay Davies, UK Science Media&#8217;ya yaptığı açıklamada, &#8220;Bu, birçok genetik hastalığın potansiyel tedavisi için gelecekte CRISPR tedavilerinin daha fazla uygulanmasına kapıyı açan dönüm noktası niteliğinde bir onaydır&#8221; dedi. Kaynak: https://www.nature.com/articles/d41586-023-03590-6</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/devrim-niteliginde-gelisme-orak-hucre-ve-b-talasemiye-gen-duzenlemesi-ile-basarili-tedavi">Devrim niteliğinde gelişme: Orak hücre ve B-talasemi’ye gen düzenlemesi ile başarılı tedavi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Onaylanan ilk CRISPR tedavisi kısmen kırmızı kan hücrelerinin orak bir şekil oluşturmasına neden olan orak hücre hastalığı olan hastalara uygulandı.</p>
<p>İngiltere Krispi (Crispr) gün düzenlemesine ilk onay veren ülke oldu ve Orak hücre ve B-talasemi (Akdeniz anemisi) hastalıklarında gen düzenlemesi ile başarılı sonuç alındı. Oksijen taşıyan protein hemoglobini kodlayan genlerin hatalı versiyonlarının neden olduğu orak hücre hastalığını ve B-talasemi gen düzenlemesi ile tedavi edildi. Tedavi orak hücre hastalığı olan 29 kişiden 28&#8217;ini en az bir yıl boyunca zayıflatıcı ağrıdan kurtardı ve B-talasemili 42 hastanın 39&#8217;u en az bir yıl boyunca transfüzyona (kan nakline) ihtiyaç duymayı bıraktı. Bununla birlikte, kişi başına tahmini 2 milyon ABD Doları tutarındaki bir fiyatı vardı tedavinin. Bu da şimdilik çok sınırlı hasta bu tedaviden yararlanabilecek.</p>
<p>Dünyada bir ilk olarak Birleşik Krallık ilaç düzenleme kurumu, tedavi olarak CRISPR-Cas9 gen düzenleme aracını kullanan bir tedaviyi onayladı. Karar, keşfinden bu yana geçen on yılda devrim niteliğinde olarak övülen biyoteknoloji için bir başka önemli noktaya işaret ediyor.</p>
<p>Casgevy adı verilen terapi, orak hücre hastalığı ve B-talasemi gibi kan koşullarını tedavi edecek. Orak hücre anemisi olarak da bilinen orak hücre hastalığı, zayıflatıcı ağrıya neden olabilir ve B-talasemili kişiler sıklıkla düzenli kan nakline ihtiyaç duyar.</p>
<p>İngiltere&#8217;deki Oxford Üniversitesi&#8217;nden genetikçi Kay Davies, UK Science Media&#8217;ya yaptığı açıklamada, &#8220;Bu, birçok genetik hastalığın potansiyel tedavisi için gelecekte CRISPR tedavilerinin daha fazla uygulanmasına kapıyı açan dönüm noktası niteliğinde bir onaydır&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Kaynak: <a href="https://www.nature.com/articles/d41586-023-03590-6">https://www.nature.com/articles/d41586-023-03590-6</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/devrim-niteliginde-gelisme-orak-hucre-ve-b-talasemiye-gen-duzenlemesi-ile-basarili-tedavi">Devrim niteliğinde gelişme: Orak hücre ve B-talasemi’ye gen düzenlemesi ile başarılı tedavi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">30477</post-id>	</item>
		<item>
		<title>CRISPR tedavisi ile körlüğe karşı yeni bir umut</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/crispr-tedavisi-ile-korluge-karsi-yeni-bir-umut</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Oct 2023 11:57:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[CRISPR]]></category>
		<category><![CDATA[Crispr-Cas9]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[retina]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=30372</guid>

					<description><![CDATA[<p>CRISPR-Cas9 gen düzenleme tekniğinin doğrudan vücuda uygulandığı deneyle, kalıtsal bir körlük tedavisine yönelik gen düzenlemesi test ediliyor. Körlüğe neden olan genetik bir rahatsızlığı olan bir kişi, doğrudan vücuduna uygulanan CRISPR-Cas9 gen terapisini alan ilk insan oldu. Tedavi, Leber konjenital amorozu 10 (LCA10) adı verilen ve nadir görülen bir mutasyonu, CRISPR-Cas9 gen düzenleme tekniği aracılığı ile ortadan kaldırma amaçlı yapılan klinik bir araştırmanın parçası. Çocukluk çağında körlüğün en önemli nedenlerinden biri olan bu hastalığın tedavisi halen mevcut olmadığı için bu araştırma kritik öneme sahip. Bu deneyde, bir virüsün genomunda kodlanan gen düzenleme sisteminin bileşenleri, fotoreseptör hücrelerin yakınında doğrudan göze enjekte ediliyor. Önceki CRISPR-Cas9 klinik deneylerde ise, bu teknik vücuttan çıkarılan hücrelerin genomlarını düzenlemek için kullanmıştı. Materyal daha sonra hastaya geri infüze edilmişti. Portland&#8217;daki Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi&#8217;nde kalıtsal retina hastalıkları uzmanı olan Mark Pennesi ve ekibi , BRILLIANCE adlı denemeyi Editas Medicine of Cambridge, Massachusetts ve Dublin Allergan ilaç şirketlerinin işbirliği ile gerçekleştiriyor. Mutasyonun yok edilmesi Bu, vücutta ilk kez gen düzenleme denemesi değil: çinko parmak temelli bir tedavi daha önce test edilmişti. Hunter sendromu adı verilen metabolik bir durum için Kaliforniya Sangamo Therapeutics’te yapılan bir deneyde bu teknikle, etkilenen genin sağlıklı bir kopyası karaciğer hücrelerinin genomundaki belirli bir konuma yerleştirilmişti. Ancak erken sonuçlar Hunter sendromunun semptomlarını hafifletmek için fazla bir şey yapılamayacağını ortaya koymuştu. BRILLANCE deneyinin farkı çok yönlülüğü ve tasarım kolaylığı; uzmanlar CRISPR-Cas 19 tekniğini hücre tedavisinde önemli bir sıçrama olduğunu &#8220;Normal bir uçak yolculuğuna karşı uzay uçuşuna benziyor&#8221; diye açıklıyorlar tabii &#8220;Teknik zorluklar ve içsel güvenlik endişeleri çok daha büyük&#8221; diye de ekleyerek&#8230; Özlem Yüzak *Bu yazı, HBT Dergi 233. sayıda yayınlanmıştır. Kaynak: https://www.nature.com/articles/d41586-020-00655-8</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/crispr-tedavisi-ile-korluge-karsi-yeni-bir-umut">CRISPR tedavisi ile körlüğe karşı yeni bir umut</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CRISPR-Cas9 gen düzenleme tekniğinin doğrudan vücuda uygulandığı deneyle, kalıtsal bir körlük tedavisine yönelik gen düzenlemesi test ediliyor.</p>
<div id="attachment_30373" style="width: 810px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-30373" class="wp-image-30373 size-full" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/10/cris.png" alt="" width="800" height="450" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/10/cris.png 800w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/10/cris-300x169.png 300w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /><p id="caption-attachment-30373" class="wp-caption-text">İnsan retinası: Bir CRISPR tedavisi, ilk kez doğrudan bir kişinin gözünün içine yerleştirildi. P. Motta / Dept. Anatomi / Roma La Sapienza Üniversitesi / SPL</p></div>
<p>Körlüğe neden olan genetik bir rahatsızlığı olan bir kişi, doğrudan vücuduna uygulanan CRISPR-Cas9 gen terapisini alan ilk insan oldu.</p>
<p>Tedavi, Leber konjenital amorozu 10 (LCA10) adı verilen ve nadir görülen bir mutasyonu, CRISPR-Cas9 gen düzenleme tekniği aracılığı ile ortadan kaldırma amaçlı yapılan klinik bir araştırmanın parçası. Çocukluk çağında körlüğün en önemli nedenlerinden biri olan bu hastalığın tedavisi halen mevcut olmadığı için bu araştırma kritik öneme sahip.</p>
<p>Bu deneyde, bir virüsün genomunda kodlanan gen düzenleme sisteminin bileşenleri, fotoreseptör hücrelerin yakınında doğrudan göze enjekte ediliyor. Önceki CRISPR-Cas9 klinik deneylerde ise, bu teknik vücuttan çıkarılan hücrelerin genomlarını düzenlemek için kullanmıştı. Materyal daha sonra hastaya geri infüze edilmişti.</p>
<p>Portland&#8217;daki Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi&#8217;nde kalıtsal retina hastalıkları uzmanı olan Mark Pennesi ve ekibi , BRILLIANCE adlı denemeyi Editas Medicine of Cambridge, Massachusetts ve Dublin Allergan ilaç şirketlerinin işbirliği ile gerçekleştiriyor.</p>
<p><strong>Mutasyonun yok edilmesi</strong></p>
<p>Bu, vücutta ilk kez gen düzenleme denemesi değil: çinko parmak temelli bir tedavi daha önce test edilmişti. Hunter sendromu adı verilen metabolik bir durum için Kaliforniya Sangamo Therapeutics’te yapılan bir deneyde bu teknikle, etkilenen genin sağlıklı bir kopyası karaciğer hücrelerinin genomundaki belirli bir konuma yerleştirilmişti. Ancak erken sonuçlar Hunter sendromunun semptomlarını hafifletmek için fazla bir şey yapılamayacağını ortaya koymuştu.</p>
<p>BRILLANCE deneyinin farkı çok yönlülüğü ve tasarım kolaylığı; uzmanlar CRISPR-Cas 19 tekniğini hücre tedavisinde önemli bir sıçrama olduğunu &#8220;Normal bir uçak yolculuğuna karşı uzay uçuşuna benziyor&#8221; diye açıklıyorlar tabii &#8220;Teknik zorluklar ve içsel güvenlik endişeleri çok daha büyük&#8221; diye de ekleyerek&#8230;</p>
<p><strong>Özlem Yüzak</strong></p>
<p><strong><em>*Bu yazı, HBT Dergi <a href="https://abonelik.herkesebilimteknoloji.com/urun/sayi-233-11-eylul-2020-dijital-pdf/">233. sayıda</a> yayınlanmıştır.</em></strong></p>
<p><strong>Kaynak: <a href="https://www.nature.com/articles/d41586-020-00655-8">https://www.nature.com/articles/d41586-020-00655-8</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/crispr-tedavisi-ile-korluge-karsi-yeni-bir-umut">CRISPR tedavisi ile körlüğe karşı yeni bir umut</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">30372</post-id>	</item>
		<item>
		<title>CRISPR ile gen düzenlemesi yapan Çinli bilim insanına üç yıl hapis cezası</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/son/crispr-ile-gen-duzenlemesi-yapan-cinli-bilim-insanina-uc-yil-hapis-cezasi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Dec 2019 12:44:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Son Dakika Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[biyogenetik]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[CRISPR]]></category>
		<category><![CDATA[Crispr-Cas9]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[He Jiankui]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=16381</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çin, embriyoda CRISPR ile gen düzenlemesi yapan Çinli bilim insanı He Jiankui&#8217;ye &#8220;yasa dışı tıbbi uygulama&#8221; yaptığı gerekçesiyle üç yıl hapis cezası verdi. Ekipteki diğer iki bilim insanının da -süresi daha kısa olacak şekilde- hapis cezası aldığı belirtildi. Shenzhen&#8217;deki Güney Bilim ve Teknoloji Üniversitesi&#8217;nden He Jiankui&#8217;nin liderliğindeki bilim insanları, geçtiğimiz yıl gen düzenleme tekniği (CRISPR) kullanarak doğumlarından önce ikiz bebeklerin genlerini değiştirdiklerini iddia etmişti. Lulu ve Nana adındaki ikizlerin, AIDS&#8217;e neden olan virüs (HIV) ile enfeksiyonlara karşı bağışık hale getirmek hedefleniyordu. Ancak böyle bir düzenlemenin gelecek nesilleri nasıl etkileyeceği bilinmediği için etik tartışmaları yaşanmıştı. Çin&#8217;in Xinhua haber ajansına göre mahkeme, üç sanığın &#8220;şöhret ve servet için bilimsel araştırma ve tıbbi tedavide ulusal düzenlemeleri kasten ihlal ettikleri&#8221; suçlamasında bulundu. Mahkeme, &#8220;Bilimsel araştırma ve tıpta etik çizgiyi aştılar.&#8221; ifadelerini kullandı. Kaynak: DW</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/son/crispr-ile-gen-duzenlemesi-yapan-cinli-bilim-insanina-uc-yil-hapis-cezasi">CRISPR ile gen düzenlemesi yapan Çinli bilim insanına üç yıl hapis cezası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çin, embriyoda CRISPR ile gen düzenlemesi yapan Çinli bilim insanı He Jiankui&#8217;ye &#8220;yasa dışı tıbbi uygulama&#8221; yaptığı gerekçesiyle üç yıl hapis cezası verdi. Ekipteki diğer iki bilim insanının da -süresi daha kısa olacak şekilde- hapis cezası aldığı belirtildi.</p>
<p>Shenzhen&#8217;deki Güney Bilim ve Teknoloji Üniversitesi&#8217;nden He Jiankui&#8217;nin liderliğindeki bilim insanları, geçtiğimiz yıl gen düzenleme tekniği (CRISPR) kullanarak doğumlarından önce ikiz bebeklerin genlerini değiştirdiklerini iddia etmişti. Lulu ve Nana adındaki ikizlerin, AIDS&#8217;e neden olan virüs (HIV) ile enfeksiyonlara karşı bağışık hale getirmek hedefleniyordu. Ancak böyle bir düzenlemenin gelecek nesilleri nasıl etkileyeceği bilinmediği için etik tartışmaları yaşanmıştı.</p>
<p>Çin&#8217;in Xinhua haber ajansına göre mahkeme, üç sanığın &#8220;şöhret ve servet için bilimsel araştırma ve tıbbi tedavide ulusal düzenlemeleri kasten ihlal ettikleri&#8221; suçlamasında bulundu. Mahkeme, &#8220;Bilimsel araştırma ve tıpta etik çizgiyi aştılar.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> <a href="https://www.dw.com/en/china-jails-scientists-for-crispr-gene-edited-babies/a-51831073">DW</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/son/crispr-ile-gen-duzenlemesi-yapan-cinli-bilim-insanina-uc-yil-hapis-cezasi">CRISPR ile gen düzenlemesi yapan Çinli bilim insanına üç yıl hapis cezası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16381</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Genetik hataları iyileştirme dönemi &#8211; 2</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/genetik-hatalari-iyilestirme-donemi-2</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhan Bursalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jan 2019 09:30:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Orhan Bursalı]]></category>
		<category><![CDATA[Crispr-Cas9]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[gen mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[hata]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştirme]]></category>
		<category><![CDATA[rna]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12557</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genetik, tıbbın artık bir dizi ölümcül hastalığın kaynağını saptadığı alan. Kanser, esas olarak genetik bozulmaların ürünü. Yukarıdaki saptama bir yandan da şunu gösteriyor: İnsan bedeni, mükemmel çalışan bir genetik-biyokimyasal makine değil. Sık bozulan, “kopyalanma” hatalarıyla dolu, mutasyon (genetiğimizdeki rastlantısal ve çevresel etkileşimlerle değişim), hastalıkların kaçınılmaz olduğu bir biyolojik varlık veya makine, sık bozulan ve tamire muhtaç. Bedenin kendi savunma-koruma mekanizmasıyla sürekli kendi içindeki bozulmalara ve dıştan saldırılara karşı tetikte ve savaşta olduğu&#8230; Şunu derdi tıpçılar: “Biz biyokimyasal-psiko-toplumsal bir varlığız”. Şüphesiz de, bence öncelikle şunu belirtmeliyiz artık: “Biz genetik bir varlığız; sağlığımız ve gelişimimiz, genetiğimizin niteliği-iyiliği kadardır.” İyi genetik, şüphesiz ki aileden alınan genom, iyi anne-çocuk beslenme, iyi çevre ilişkileriyle ilerliyor. İyi bir beyinsel gelişim de yukarıdakilere ek olarak, çok çalışmak ve emek, doğa ve toplumla iyi bir etkileşim, gözlemcilik ve eleştirel bakış ile sağlanmaktadır.  Genetiği iyileştirme dönemi Bütün bunları niye yazdım? Artık tıp ve teknolojileri adı altında toplayabileceğimiz bir dizi disiplindeki ortak gelişmeler sayesinde yeni bir dönem başladı: Genetiğimizin iyileştirilmesi süreci! Doğuştan aldığımız genetik yapıdaki bozulmalara, doğuştan ve sonraki süreçte olsun, şimdi tıbbi müdahale tedavi-iyileştirme eklendi! 2018’in bu “iyileştirme” ile ilgisi var: Genetiğimizde işleyişteki bir hata nedeniyle, karaciğerde “kalıtsal transtiretin amiloidozu” adı verilen ender görülen bir hastalığın tedavi edilebileceği gösterildi. Bu genetiğimizin yanlış bir protein üretmesi sonucu gelişiyordu ve kalp ve sinir hasarına neden oluyordu.  Peki, ne yapıldı? Bu yanlış protein üretimi yeni bir ilaçla bloke edildi, engellendi. Böylece “RNA Temelli” ilaç sınıfı doğdu.  Hikâye 20 yıl önce başladı Neden RNA?  Tıp araştırmalarının öyküsü zincirleme araştırmalara dayanır. 20 yıl önce aslında iki Amerikalı genetikçi, bir genin fonksiyonu, onun çevirici-talimat iletici değeri olan RNA’dan protein üretimine iletilirken “yorum-çeviri”de yanlışlık yapıldığını saptadı. Bu onlara Nobel ödülü kazandırdı. Çünkü bu keşif, genlerin emirlerinin iletilirken bozulabileceğinin somut kanıtıydı (daha önce de benzer keşifler yapılmış olabilir tabii). Bu bozulma, nihayetinde bedende fonksiyonel bozulmalar ve bunun sonucu olarak da hastalıklar ve ağır hasarlar anlamına gelebiliyordu.  Bu keşfin üzerine onlarca araştırma yapıldı, işleyiş mekanizmalarına ve “nasıl iyileştirmeler yapılır”a bakıldı. Sonuçta Alnylam Pharmaceuticals isimli ilaç şirketinin araştırmacıları işe el koydu ve yanlış protein üretimini engelleyecek, karaciğerdeki ender hastalığı tedavi edecek böylece kalp ve sinir hasarını önleyecek bir “genetik ilaç” geliştirdiler. İlaç izin aldı. Fiyatını sormayın, şimdilik yıllık tedavisi 450 bin dolar ama ender bir genetik hastalığı tedavi eden ilacın önemi büyük: Dediğimiz gibi, genetik hataları, bozulmaları iyileştirmenin kapısı aralandı! Burada “şu bulundu, bu keşfedildi” kısa bilgiler vermek yerine, çok ciddi bir gelişim öyküsünü anlatmaya yöneldim. Ve “yaratılışın” nasıl hatalarla dolu olduğuna da sadece tek bir noktadan “atış” yaptım. Bu hatalara bir girilse, kitaplar yazılır! Canlılar mükemmel yaratıklar değildir! Devam edelim mi, başka konularla? Orhan Bursalı *Bu yazı, 1 Ocak 2019 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/genetik-hatalari-iyilestirme-donemi-2">Genetik hataları iyileştirme dönemi &#8211; 2</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span class="large"><strong>Genetik</strong>, tıbbın artık bir dizi ölümcül hastalığın kaynağını saptadığı alan. Kanser, esas olarak genetik bozulmaların ürünü.<br />
</span><br />
<span class="large">Yukarıdaki saptama bir yandan da şunu gösteriyor: İnsan bedeni, mükemmel çalışan bir genetik-biyokimyasal makine değil. Sık bozulan, “kopyalanma” hatalarıyla dolu, mutasyon (genetiğimizdeki rastlantısal ve çevresel etkileşimlerle değişim), hastalıkların kaçınılmaz olduğu bir biyolojik varlık veya makine, sık bozulan ve tamire muhtaç. Bedenin kendi savunma-koruma mekanizmasıyla sürekli kendi içindeki bozulmalara ve dıştan saldırılara karşı tetikte ve savaşta olduğu&#8230;<br />
</span><br />
<span class="large">Şunu derdi tıpçılar: “<em>Biz biyokimyasal-psiko-toplumsal bir </em><em>varlığız</em>”. Şüphesiz de, bence öncelikle şunu belirtmeliyiz artık: “<strong>Biz genetik bir varlığız; sağlığımız ve gelişimimiz, genetiğimizin niteliği-iyiliği kadardır</strong>.”<br />
</span><br />
<span class="large">İyi genetik, şüphesiz ki aileden alınan genom, iyi anne-çocuk beslenme, iyi çevre ilişkileriyle ilerliyor. </span><span class="large">İyi bir beyinsel gelişim de yukarıdakilere ek olarak, çok çalışmak ve emek, doğa ve toplumla iyi bir etkileşim, gözlemcilik ve eleştirel bakış ile sağlanmaktadır. </span></p>
<p><span class="large"><strong>G</strong><strong>enetiği iyileştirme dönemi<br />
</strong></span><br />
<span class="large">Bütün bunları niye yazdım? Artık tıp ve teknolojileri adı altında toplayabileceğimiz bir dizi disiplindeki ortak gelişmeler sayesinde yeni bir dönem başladı: Genetiğimizin iyileştirilmesi süreci!<br />
</span><br />
<span class="large">Doğuştan aldığımız genetik yapıdaki bozulmalara, doğuştan ve sonraki süreçte olsun, şimdi tıbbi müdahale tedavi-iyileştirme eklendi!</p>
<p></span><span class="large">2018’in bu “iyileştirme” ile ilgisi var: Genetiğimizde işleyişteki bir hata nedeniyle, karaciğerde “kalıtsal transtiretin amiloidozu” adı verilen ender görülen bir hastalığın tedavi edilebileceği gösterildi. Bu genetiğimizin yanlış bir protein üretmesi sonucu gelişiyordu ve kalp ve sinir hasarına neden oluyordu. </span><br />
<span class="large">Peki, ne yapıldı? Bu yanlış protein üretimi yeni bir ilaçla bloke edildi, engellendi. </span><span class="large">Böylece “RNA Temelli” ilaç sınıfı doğdu. </span></p>
<p><span class="large"><strong>H</strong><strong>ikâye 20 yıl önce başladı<br />
</strong></span><br />
<span class="large">Neden RNA? </span><br />
<span class="large"><br />
Tıp araştırmalarının öyküsü zincirleme araştırmalara dayanır. <strong>20 yıl önce </strong>aslında iki Amerikalı genetikçi, bir genin fonksiyonu, onun çevirici-talimat iletici değeri olan RNA’dan protein üretimine iletilirken “yorum-çeviri”de yanlışlık yapıldığını saptadı. Bu onlara Nobel ödülü kazandırdı. Çünkü bu keşif, genlerin emirlerinin iletilirken bozulabileceğinin somut kanıtıydı (daha önce de benzer keşifler yapılmış olabilir tabii). Bu bozulma, nihayetinde bedende fonksiyonel bozulmalar ve bunun sonucu olarak da hastalıklar ve ağır hasarlar anlamına gelebiliyordu. </span></p>
<p><span class="large">Bu keşfin üzerine onlarca araştırma yapıldı, işleyiş mekanizmalarına ve “nasıl iyileştirmeler yapılır”a bakıldı. Sonuçta Alnylam Pharmaceuticals isimli ilaç şirketinin araştırmacıları işe el koydu ve yanlış protein üretimini engelleyecek, karaciğerdeki ender hastalığı tedavi edecek böylece kalp ve sinir hasarını önleyecek bir “genetik ilaç” geliştirdiler.<br />
</span><br />
<span class="large">İlaç izin aldı. Fiyatını sormayın, şimdilik yıllık tedavisi 450 bin dolar ama ender bir genetik hastalığı tedavi eden ilacın önemi büyük: Dediğimiz gibi, genetik hataları, bozulmaları iyileştirmenin kapısı aralandı!<br />
</span><br />
<span class="large">Burada “<em>şu bulundu, bu keşfedildi” </em>kısa bilgiler vermek yerine, çok ciddi bir gelişim öyküsünü anlatmaya yöneldim. Ve “yaratılışın” nasıl hatalarla dolu olduğuna da sadece tek bir noktadan “<em>atış</em>” yaptım. Bu hatalara bir girilse, kitaplar yazılır! Canlılar mükemmel yaratıklar değildir!<br />
</span><br />
<span class="large"><strong>Devam edelim mi, başka konularla?</strong></span></p>
<p>Orhan Bursalı</p>
<p><strong><em>*Bu yazı, 1 Ocak 2019 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde yayınlanmıştır.</em></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/genetik-hatalari-iyilestirme-donemi-2">Genetik hataları iyileştirme dönemi &#8211; 2</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12557</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Durdurulamayacak gelişme: ‘Tasarlanmış İnsan’ &#8211; 3</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/durdurulamayacak-gelisme-tasarlanmis-insan-3</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhan Bursalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Dec 2018 14:39:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Orhan Bursalı]]></category>
		<category><![CDATA[aziz sancar]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[CRISPR]]></category>
		<category><![CDATA[Crispr-Cas9]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[gen makası]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12452</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilim dünyasının ciddi dergilerinde süren &#8216;genetiği değiştirilmiş bebek&#8217; üzerine tartışmalarda üzerinde birleşilen nokta şu: Artık durdurulamaz bir adım atıldı! Devamı gelecek! Topu topu 5 yıl kadar önce geliştirilen CRISPR-Cas9 gen düzenleme tekniği dünyanın dört bir yanında genlere, ucuz, hızlı ve güvenilir müdahale etmeyi kolaylaştırdı. Ülkemizde de bu tekniği deneme amaçlı kullanan var. Aziz Sancar da yeni tekniklere meraklı bir bilimci olarak, laboratuvarında tekniğin çalıştığını denedi ve gördü. (5 Ekim 2018 tarihli HBT Dergi&#8217;nin 132. sayısında bu teknik &#8216;Yüzyılın Keşfi&#8217; başlığıyla kapak oldu ve geniş bir şekilde anlatıldı.) Dolayısıyla, uzman bilimcilerin elinde önemli bir &#8216;silah&#8217; var. Bu &#8216;silahın&#8217; insan sağlığı için kullanılmak isteneceği de açık. &#8216;Frankeştayn Laboratuvarı&#8217; Hemen akla kötüye kullanım, &#8216;Frankeştaynlar yaratılabilir&#8217; türünden olasılıklar geliyor. Kötü niyetliler bir Frankeştayn Laboratuvarı’nda şüphesiz denemeler yapabilir. Ama bu çok uzak bir olasılık, unutmayın ki böyle bir çocuğu doğuracak anaya, aileye ve bu uygulamalar için kurumsal bir yapıya ihtiyaç var.  Ayrıca CRISPR-Cas9 gen makası salt insan genomu için değil, özellikle ve ağırlıklı olarak bitki dünyasında, tarımsal üretimde ve kalitede büyük devrim yaratacak gelişmelere yol açacak. Bunu yazarken bilgisayarıma düşen haberde pirinç üretimini 3-4 kat artıracak gelişmeden bahsediliyordu&#8230; Bu teknik tüm yaşayan organizmalarda kullanılabilir. Dahası biyoteknoloji ve ilaç şirketlerinde de hemen baş tacı edildi.  İnsandan önce bu teknik, 2013’te hayvan ve bitki genlerinin yeniden düzenlenmesinde kullanılmıştı (MIT- Feng Zhang).  Ve sırada insan vardı, bu da gerçekleşti&#8230; İyileştirme mi, bozma mı?  Burada esas konu, insana yapılacak genetik müdahalelerin insanlarda ucube sayılabilecek sonuçlar doğurması. Bedende çeşitli eksikliklere, hastalık sayılabilecek arazlara yol açması; bedenin doğal biyolojik-psikolojik-kimyasal işleyişini sekteye uğratacak, bazı fonksiyonlarını bozacak sonuçlar üretmesi. Özetle doğal olmayan genetik arazlardan bahsediyoruz.  Böyle bir durumda bilim -tıp tedavi edici- düzeltici bir kurum olmaktan uzaklaşır ve tersine bedeni bozucu olur. Bilime güven azalır.  Dolayısıyla bilimsel etik kurul ve kurumların ana tartışması, genetik müdahalelerde gelişigüzel değil, kontrol edilebilir ve sonuçları tahmin edilebilir bir yol yordam dahilinde ilerlenmesi. Bu tür müdahaleler teknik ve bilgi olarak olgunlaşmış olmalı, başarısızlığı engellemeli.  Çünkü insan genomuna müdahale, bir tür mutasyondur ve sonraki nesillerin üreme hattına geçer ve sonraki nesilleri etkiler, kalıtsal kanserler yaratabilir (meme kanseri gibi). Bu nedenle bilim dünyası bu kontrolü acilen ele almak için tartışıyor (*). İnsan üremesinde hataları gidermek  Bu tartışmada ilginç bir başka nokta da, düzeltilmesi mümkün olmayan bazı (kalıtsal) mutasyonların da bu yöntemle yok edilebilirliğini ve üreme hattının &#8216;temizlenebileceğini&#8217;, genoma olumlu müdahale edilebileceğini belirtmesi, ki zaten Çinli Jiankui de bu amaçla hareket ettiğini belirtiyor.  Yani yöntem bir &#8216;yenilikçi tedavi&#8217;yi de gündeme getiriyor. Tıbbi etik, bu amaçla yasal bir “düzenleyici sistem”i şart görüyor. Ayrıca gen düzenleme konusunda klinik öncesi araştırmalara ciddi fonlar ayrılması, küresel-ulusal kayıtlar tutulması; araştırmalara ve müdahalelere etik onayların düzenlenmesi talebi de var. Burada Uluslararası Kök Hücre Araştırmaları Derneği’nin 2016 yönergeleri örnek gösteriliyor. (*) İki örnek yazı, Jiankui’s claim to have gene-edited a baby demands a response from the community, Nature 564, 5 (2018). Baby gene edits could affect a range of traits, Nature 564, 5 (2018) 12 December 2018. Orhan Bursalı *Bu yazı, 18 Aralık 2018 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/durdurulamayacak-gelisme-tasarlanmis-insan-3">Durdurulamayacak gelişme: ‘Tasarlanmış İnsan’ &#8211; 3</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span class="large">Bilim dünyasının ciddi dergilerinde süren &#8216;genetiği değiştirilmiş bebek&#8217; üzerine tartışmalarda üzerinde birleşilen nokta şu: Artık durdurulamaz bir adım atıldı! Devamı gelecek!<br />
</span><br />
<span class="large">Topu topu 5 yıl kadar önce geliştirilen CRISPR-Cas9 gen düzenleme tekniği dünyanın dört bir yanında genlere, ucuz, hızlı ve güvenilir müdahale etmeyi kolaylaştırdı. Ülkemizde de bu tekniği deneme amaçlı kullanan var. <strong>Aziz Sancar </strong>da yeni tekniklere meraklı bir bilimci olarak, laboratuvarında tekniğin çalıştığını denedi ve gördü. (5 Ekim 2018 tarihli HBT Dergi&#8217;nin 132. sayısında bu teknik &#8216;Yüzyılın Keşfi&#8217; başlığıyla kapak oldu ve geniş bir şekilde anlatıldı.)<br />
</span><br />
<span class="large">Dolayısıyla, uzman bilimcilerin elinde önemli bir &#8216;silah&#8217; var. Bu &#8216;silahın&#8217; insan sağlığı için kullanılmak isteneceği de açık.</span></p>
<p><span class="large"><strong>&#8216;Frankeştayn Laboratuvarı&#8217;</strong><br />
</span><br />
<span class="large">Hemen akla kötüye kullanım, &#8216;Frankeştaynlar yaratılabilir&#8217; türünden olasılıklar geliyor. Kötü niyetliler bir <strong>Frankeştayn</strong> <strong>Laboratuvarı</strong>’nda şüphesiz denemeler yapabilir. Ama bu çok uzak bir olasılık, unutmayın ki böyle bir çocuğu doğuracak anaya, aileye ve bu uygulamalar için kurumsal bir yapıya ihtiyaç var. </span></p>
<p><span class="large">Ayrıca CRISPR-Cas9 gen makası salt insan genomu için değil, özellikle ve ağırlıklı olarak bitki dünyasında, tarımsal üretimde ve kalitede büyük devrim yaratacak gelişmelere yol açacak. Bunu yazarken bilgisayarıma düşen haberde pirinç üretimini 3-4 kat artıracak gelişmeden bahsediliyordu&#8230; Bu teknik tüm yaşayan organizmalarda kullanılabilir. Dahası biyoteknoloji ve ilaç şirketlerinde de hemen baş tacı edildi. </span></p>
<p><span class="large">İnsandan önce bu teknik, 2013’te hayvan ve bitki genlerinin yeniden düzenlenmesinde kullanılmıştı (MIT- <strong>Feng Zhang</strong>). </span><br />
<span class="large">Ve sırada insan vardı, bu da gerçekleşti&#8230;</span></p>
<p><span class="large"><strong>İyileştirme mi, bozma mı?</strong> </span></p>
<p><span class="large">Burada esas konu, insana yapılacak genetik müdahalelerin insanlarda ucube sayılabilecek sonuçlar doğurması. Bedende çeşitli eksikliklere, hastalık sayılabilecek arazlara yol açması; bedenin doğal biyolojik-psikolojik-kimyasal işleyişini sekteye uğratacak, bazı fonksiyonlarını bozacak sonuçlar üretmesi. Özetle doğal olmayan genetik arazlardan bahsediyoruz. </span><br />
<span class="large">Böyle bir durumda bilim -tıp tedavi edici- düzeltici bir kurum olmaktan uzaklaşır ve tersine bedeni bozucu olur. Bilime güven azalır. </span></p>
<p><span class="large">Dolayısıyla bilimsel etik kurul ve kurumların ana tartışması, genetik müdahalelerde gelişigüzel değil, kontrol edilebilir ve sonuçları tahmin edilebilir bir yol yordam dahilinde ilerlenmesi. </span><span class="large">Bu tür müdahaleler teknik ve bilgi olarak olgunlaşmış olmalı, başarısızlığı engellemeli. </span></p>
<p><span class="large">Çünkü insan genomuna müdahale, bir tür mutasyondur ve sonraki nesillerin üreme hattına geçer ve sonraki nesilleri etkiler, kalıtsal kanserler yaratabilir (meme kanseri gibi). Bu nedenle bilim dünyası bu kontrolü acilen ele almak için tartışıyor (*).</span></p>
<p><span class="large"><strong>İnsan üremesinde hataları gidermek</strong> </span></p>
<p><span class="large">Bu tartışmada ilginç bir başka nokta da, düzeltilmesi mümkün olmayan bazı (kalıtsal) mutasyonların da bu yöntemle yok edilebilirliğini ve üreme hattının &#8216;temizlenebileceğini&#8217;, genoma olumlu müdahale edilebileceğini belirtmesi, ki zaten Çinli <strong>Jiankui </strong>de bu amaçla hareket ettiğini belirtiyor. </span></p>
<p><span class="large">Yani yöntem bir &#8216;yenilikçi tedavi&#8217;yi de gündeme getiriyor. </span><span class="large">Tıbbi etik, bu amaçla yasal bir “<strong>düzenleyici</strong> <strong>sistem</strong>”i şart görüyor. </span><span class="large">Ayrıca gen düzenleme konusunda klinik öncesi araştırmalara ciddi fonlar ayrılması, küresel-ulusal kayıtlar tutulması; araştırmalara ve müdahalelere etik onayların düzenlenmesi talebi de var. Burada Uluslararası Kök Hücre Araştırmaları Derneği’nin 2016 yönergeleri örnek gösteriliyor. (*)</span></p>
<p><span class="large">İki örnek yazı, Jiankui’s claim to have gene-edited a baby demands a response from the community, Nature 564, 5 (2018). Baby gene edits could affect a range of traits, Nature 564, 5 (2018) 12 December 2018.</span></p>
<p><strong>Orhan Bursalı</strong></p>
<div id="article-body" class="formatted news-content">
<div id="article-body" class="formatted news-content">
<p><strong><em>*Bu yazı, 18 Aralık 2018 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde yayınlanmıştır.</em></strong></p>
</div>
</div>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/durdurulamayacak-gelisme-tasarlanmis-insan-3">Durdurulamayacak gelişme: ‘Tasarlanmış İnsan’ &#8211; 3</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12452</post-id>	</item>
		<item>
		<title>&#8216;Tasarlanmış İnsan Çağı&#8217; başlarken &#8211; 2</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/tasarlanmis-insan-cagi-baslarken-2</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhan Bursalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Dec 2018 10:26:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Orhan Bursalı]]></category>
		<category><![CDATA[AIDS]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[CCR5]]></category>
		<category><![CDATA[CRISPR]]></category>
		<category><![CDATA[Crispr-Cas9]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[genom]]></category>
		<category><![CDATA[HIV]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[insan genom haritası]]></category>
		<category><![CDATA[mutasyon]]></category>
		<category><![CDATA[nesil]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12425</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir önceki yazımda Çinli bilimci He Jiankui’nin bir embriyoda, HIV virüsünü (AIDS hastalığı etkeni) bedende yaydığı bilinen bir gende değişiklik yaptığını (geni mutasyona uğrattığını) ve böylece genetiği değiştirilmiş ilk ikiz bebeklerin doğduğunu belirtmiştim. Jiankui, bu denemeyi yaparken, gendeki değişimle birlikte HIV virüsünün de bedende yayılmasını durduracağını düşünüyordu ve müdahale ailenin onayı ile yapılmıştı. Durdurur mu bilmiyoruz. Bu ancak bebekler büyüyünce ve HIV virüsü alınca anlaşılabilecek bir olay. Ayrıca CCR5 olarak bilinen gendeki değişikliğin ne gibi kötü sonuçları olacağı da bilinmiyor. Çünkü bu gen bağışıklığı güçlendirici etkilere de sahip. Bilim dünyası kaynıyor  Hiçbirimiz farkında değiliz, Türkiye ve dünya kamuoyunun umurunda değil, ama bilim dünyası kaynıyor, bilimin etik komisyonları tartışıyor, bu müdahalenin ahlaki sorunlar yaratacağı ve izin verilmemesi gerektiği söyleniyor, bu tür müdahalelerin kesin kurallara bağlanmasını söyleyenler de var&#8230; Çünkü bu olayla birlikte &#8216;Tasarlanmış İnsan Çağı&#8217; da başlamış oluyor. Fakat siyaset de dini kurumlar da yakında duruma müdahil olurlar, kamuoyu da evet &#8211; hayır diye bölünür ve tartışmalar alevlenir. Şimdi bir adım geriye gidelim ve belleğimizi tazeleyelim, çünkü eylem yeni ama tartışma yeni değil. ‘Mavi gözlü bebek istiyorum’ Yıllarca yayın yaptık, insan genlerinin laboratuvarda çoğaltılması (klonlanması), İnsan Genom Projesi ile neredeyse tüm genlerin haritalanması, yerlerinin belirlenmesi ve fonksiyonlarının da bilinmeye başlanması ile yeni bir çağ başlamıştı. Öncelikle kalıtsal hastalıklara neden olan genlerin keşfedilmesi, bu genlere müdahale edilerek kalıtsal hastalıkların giderilmesi olasılığını da gündeme taşıdı (gen tedavisi). Denemeler başlamış, ancak tedavi yöntemlerinin zaman içinde öyle kolay sonuç vermeyeceği görülmüştü. Böylece genetikçiler için yeni bir öğrenme dönemine girilmişti. &#8216;Ismarlama bebekler&#8217; konusunu anımsarsınız. Ailelerin &#8216;mavi gözlü, uzun boylu&#8217; vb. niteliklere sahip bebekler ısmarlayabileceği döneme giriliyor diye az yazıp çizmedik. Şüphesiz bu olasılıkların ne kadar etik olacağı da tartışıldı. İnsan genomuna müdahalelerin sonuçlarının bilinmezliği ve insan nesline hayrı dokunmayacağı görüşü de gündemden eksik olmadı. Yani fikir olarak, bilim, politika, toplum ve hatta dini kurumlar bu konuya aşılıdır. Ailelere &#8216;Çeşitli hastalıklardan arınmış, iyi huylu, boyu posu yerinde, akıllı bir çocuğunuz mu olsun istersiniz, yoksa rastgele, artık nasıl doğarsa bir bebek mi?&#8217; diye sorsanız, çoğunluğun ne yanıt vereceğini sormuyorum bile. Yani genlerine müdahale edilmiş doğumların en azından bugün popüler bir &#8216;evet&#8217; alacağı düşünülebilir. Fakat konu o kadar basit değil, çünkü bilim bu tür müdahalelerin yol açacağı sorunlar açısından henüz bilinmezlikler içinde. Evet, belki hedeflenen ilk amaca ulaşılabilir, ama hedeflenmeyen ve istenmeyen sorunların ne olacağını söyleyebilir miyiz? Farklı insan nesilleri bir arada Genlerdeki değişim bir tür mutasyondur (genin değişime uğraması ve eski fonksiyonu yerine yeni fonksiyonlar üstlenmesi veya devre dışı kalması). Bu mutasyon doğal olarak insan ve tüm diğer canlılarda her an işliyor. Ama rastgele olarak&#8230;  Evrim bu değişinimlerin üzerine kurulu olarak ilerliyor  Şimdi ise insan eliyle genleri (noktasal ve amaçlı müdahale ile) değiştirme ile, insan neslinde doğal olmayan mutasyon dönemine girildi. Bu değişinim, o insan tarafından soyuna, nesilden nesile aktarılacak. Böylece doğal (mutasyonlu) insan nesline paralel olarak, genleriyle bilinçli oynanmış insan nesli üremeye başlayacak. Üstelik bir değil, belki de ileride binlerce paralel farklı farklı nesiller&#8230; Orhan Bursalı *Bu yazı, 17 Aralık 2018 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/tasarlanmis-insan-cagi-baslarken-2">&#8216;Tasarlanmış İnsan Çağı&#8217; başlarken &#8211; 2</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span class="large">Bir önceki <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarhp/misir-domatesten-sonra-genetigi-degistirilmis-bebek-1">yazımda</a> Çinli bilimci <strong>He</strong> <strong>Jiankui</strong>’nin bir embriyoda, HIV virüsünü (AIDS hastalığı etkeni) bedende yaydığı bilinen bir gende değişiklik yaptığını (geni mutasyona uğrattığını) ve böylece genetiği değiştirilmiş ilk ikiz bebeklerin doğduğunu belirtmiştim.<br />
</span><br />
<span class="large">Jiankui, bu denemeyi yaparken, gendeki değişimle birlikte HIV virüsünün de bedende yayılmasını durduracağını düşünüyordu ve müdahale ailenin onayı ile yapılmıştı.</span><br />
<span class="large">Durdurur mu bilmiyoruz. Bu ancak bebekler büyüyünce ve HIV virüsü alınca anlaşılabilecek bir olay. </span><span class="large">Ayrıca CCR5 olarak bilinen gendeki değişikliğin ne gibi kötü sonuçları olacağı da bilinmiyor. Çünkü bu gen bağışıklığı güçlendirici etkilere de sahip.</span></p>
<p><span class="large"><strong>Bilim dünyası kaynıyor</strong> </span><br />
<span class="large"><br />
Hiçbirimiz farkında değiliz, Türkiye ve dünya kamuoyunun umurunda değil, ama bilim dünyası kaynıyor, bilimin etik komisyonları tartışıyor, bu müdahalenin ahlaki sorunlar yaratacağı ve izin verilmemesi gerektiği söyleniyor, bu tür müdahalelerin kesin kurallara bağlanmasını söyleyenler de var&#8230;<br />
</span><br />
<span class="large">Çünkü bu olayla birlikte &#8216;<strong>Tasarlanmış</strong> <strong>İnsan Çağı&#8217; </strong>da başlamış oluyor.<br />
</span><br />
<span class="large">Fakat siyaset de dini kurumlar da yakında duruma müdahil olurlar, kamuoyu da evet &#8211; hayır diye bölünür ve tartışmalar alevlenir. </span><span class="large">Şimdi bir adım geriye gidelim ve belleğimizi tazeleyelim, çünkü eylem yeni ama tartışma yeni değil.</span></p>
<p><span class="large"><strong>‘Mavi gözlü bebek istiyorum’</strong><br />
</span><br />
<span class="large">Yıllarca yayın yaptık, insan genlerinin laboratuvarda çoğaltılması (klonlanması), İnsan Genom Projesi ile neredeyse tüm genlerin haritalanması, yerlerinin belirlenmesi ve fonksiyonlarının da bilinmeye başlanması ile yeni bir çağ başlamıştı. Öncelikle kalıtsal hastalıklara neden olan genlerin keşfedilmesi, bu genlere müdahale edilerek kalıtsal hastalıkların giderilmesi olasılığını da gündeme taşıdı (gen tedavisi). Denemeler başlamış, ancak tedavi yöntemlerinin zaman içinde öyle kolay sonuç vermeyeceği görülmüştü. Böylece genetikçiler için yeni bir öğrenme dönemine girilmişti.<br />
</span><br />
<span class="large">&#8216;Ismarlama bebekler&#8217; konusunu anımsarsınız. Ailelerin &#8216;mavi gözlü, uzun boylu&#8217; vb. niteliklere sahip bebekler ısmarlayabileceği döneme giriliyor diye az yazıp çizmedik. Şüphesiz bu olasılıkların ne kadar etik olacağı da tartışıldı. İnsan genomuna müdahalelerin sonuçlarının bilinmezliği ve insan nesline hayrı dokunmayacağı görüşü de gündemden eksik olmadı. </span><span class="large">Yani fikir olarak, bilim, politika, toplum ve hatta dini kurumlar bu konuya aşılıdır. Ailelere &#8216;<em>Çeşitli hastalıklardan arınmış,</em> <em>iyi huylu, boyu posu yerinde, akıllı bir </em><em>çocuğunuz mu olsun istersiniz, yoksa</em> <em>rastgele, artık nasıl doğarsa bir bebek </em><em>mi?&#8217; </em>diye sorsanız, çoğunluğun ne yanıt vereceğini sormuyorum bile.<br />
</span><br />
<span class="large">Yani genlerine müdahale edilmiş doğumların en azından bugün popüler bir &#8216;evet&#8217; alacağı düşünülebilir.<br />
</span><br />
<span class="large">Fakat konu o kadar basit değil, çünkü bilim bu tür müdahalelerin yol açacağı sorunlar açısından henüz bilinmezlikler içinde. Evet, belki hedeflenen ilk amaca ulaşılabilir, ama hedeflenmeyen ve istenmeyen sorunların ne olacağını söyleyebilir miyiz?</span></p>
<p><span class="large"><strong>Farklı insan nesilleri bir arada</strong><br />
</span><br />
<span class="large">Genlerdeki değişim bir tür mutasyondur (genin değişime uğraması ve eski fonksiyonu yerine yeni fonksiyonlar üstlenmesi veya devre dışı kalması). </span><span class="large">Bu mutasyon doğal olarak insan ve tüm diğer canlılarda her an işliyor. Ama rastgele olarak&#8230; </span><br />
<span class="large"><strong><br />
Evrim bu değişinimlerin üzerine kurulu</strong> <strong>olarak ilerliyor</strong> </span><br />
<span class="large"><br />
Şimdi ise insan eliyle genleri (noktasal ve amaçlı müdahale ile) değiştirme ile, insan neslinde doğal olmayan mutasyon dönemine girildi. Bu değişinim, o insan tarafından soyuna, nesilden nesile aktarılacak. </span><span class="large">Böylece doğal (mutasyonlu) insan nesline paralel olarak, genleriyle bilinçli oynanmış insan nesli üremeye başlayacak. </span><span class="large">Üstelik bir değil, belki de ileride binlerce paralel farklı farklı nesiller&#8230;</span></p>
<p><strong>Orhan Bursalı</strong></p>
<div id="article-body" class="formatted news-content">
<div id="article-body" class="formatted news-content">
<p><strong><em>*Bu yazı, 17 Aralık 2018 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde yayınlanmıştır.</em></strong></p>
</div>
</div>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/tasarlanmis-insan-cagi-baslarken-2">&#8216;Tasarlanmış İnsan Çağı&#8217; başlarken &#8211; 2</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12425</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mısır, domatesten sonra ‘genetiği değiştirilmiş’ bebek &#8211; 1</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/misir-domatesten-sonra-genetigi-degistirilmis-bebek-1</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhan Bursalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Dec 2018 09:50:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Orhan Bursalı]]></category>
		<category><![CDATA[AIDS]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[CCR5]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[CRISPR]]></category>
		<category><![CDATA[Crispr-Cas9]]></category>
		<category><![CDATA[domates]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[gen düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[gen teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[HIV]]></category>
		<category><![CDATA[mısır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12389</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genetiğiyle oynanmış (yani değiştirilmiş) besinlere karşı, bir tepki ve tartışma var. Mesela &#8216;kısırlaştırılmış&#8217; yani tohumundan fide elde edilemeyen domatesler, iki üç katı ürün veriyor, daha dayanıklı ve üstelik boyutları neredeyse sabit! Büyükada’da Atilla Bey’in izniyle 25 metrekare bahçesinde domates dahil sebze ekiyorum yazın. Sivri biber falan. Domateslerimiz çeşitli yerli. Bu yıl iki fide &#8216;kısır domates&#8217; ektim, sonucu gördüm. Ama yerliden vazgeçmem.  Genetiğiyle oynanmış ürünler tartışmalı, ama insan sağlığına ve genetiğine zararı kesin kanıtlanmış bir durum da yok. Bu ürünler kesinlikle doğal ürünlerin yerini almamalı ve istemeyene asla yedirilmemeli. Yerli tohumlarımız kesinlikle korunmalı ve ekiminin yaygınlaştırılmasının da önü kesilmemeli. Ha domates, ha bebek (mi?) Niyetim bebek konusuna girmek. Neden genetiği değiştirilmiş domateslerden başladım? Ha domates ve mısır, ha bebek!  Geniyle oynanmış bir bebeğin doğumunu açıklamıştı Çinli bir bilim insanı 15 gün önce, CRISPR-Cas9 adı verilen hızlı ve kesin sonuç veren bir yöntem sayesinde (genleri kesip biçme biyolojik makası). Aslında genetik kodlarımızla oynamamızı mümkün kılan çeşitli yöntemler yıllardır var, yeni geliştirilen ve büyük bir olasılıkla Nobel ile ödüllendirilecek bu yenisi çok kolay. Bu nedenle konunun uzmanı herkes kullanabilir!  Çinli bilimci He Jiankui, bu yöntemi kullanarak, henüz embriyon aşamasındayken ikiz kız bebeğin genleriyle oynadıklarını, bebeklere AIDS hastalığına karşı bağışıklık kazandırdıklarını ve ikisinin de sağlıklı doğduklarını ileri sürmüştü. Tabii ki büyük gürültü kopardı olay. Çin makamları araştırma başlattı, Batı bilim dünyası hop oturup hop kalktı. Sebzelerin genetiğiyle oynanırken sesler çıkmaz, hatta olay başarı olarak nitelendirilirken, sıra bebeğe &#8211; insana gelince, etik tartışma başlıyor. Etikten önce, Jiankui gerçekten geniyle oynadığı embriyonları sonradan bir kadına yerleştirdi mi ve çocuklar böyle mi doğdu, henüz bu bile kanıtlanmış değil. İnceleme sürüyor. AIDS’e karşı koruyucu Ama Jiankui, “Gen düzenleme” uzmanı ve geçenlerde katıldığı konferansta, bu gen operasyonunu yaptığını yineledi, ikiz bebeklerin isimleri ise ailelerin isteği üzerine gizli tutuluyor. Peki nedir değiştirilen gen?  Bilim insanları HIV yani AIDS virüsünü, CCR5 olarak isimlendirilen bir genin vücutta yaydığı konusunda geniş fikir birliği içinde. Çinli uzman, &#8216;bu geni değiştirirsem (mutasyona uğratırsam) AIDS virüsününde bedende yayılmasını önlemiş olurum&#8217; tezinden hareket etti. HIV bulaşması tüm dünyada olduğu gibi, Çin’de ve Türkiye’de de ciddi bir sağlık sorunu. Türkiye’de artıyor HIV’li insan sayısı. Sakıncaları da büyük Fakat olay bu kadar basit değil. 1) Gerçekten bebeklerde HIV’i bulaştırma özelliğinin yok olup olmayacağı bilinmiyor. 2) CCR5 geni 1990’lı yıllardan beri çok iyi bilinen ve üzerinde çok çalışma yapılan bir gen. Bağışıklığı güçlendirici bir yapısı var. Çeşitli hastalıklara karşı, grip de bunlar arasında, insanı koruyucu bir rolü var.  3) Bu gende gerçekleşen bazı doğal mutasyonların ise insanı HIV’den koruduğuna ilişkin çalışmalar da var.  İnsan genleri çoğunlukla birbirleriyle etkileşimli karmaşık bir fonksiyon ve yapıya sahip. Bir &#8216;özelliğimiz&#8217; çoğunlukla, tek gen tarafından belirlenmiyor. Birini çıkardığınızda veya değiştirdiğinizde, bedendeki hangi fonksiyonları veya özellikleri bozacağını henüz kesin bilemezsiniz. Çünkü bilim henüz bu konuya hâkim değil. Çinli bilimci, bu “gen operasyonunu” gerçekleştirmişe benziyor, o zaman bir ilke imza attı ve artık önüne geçilemez yeni bir süreç başlattı: Yıllarca tartışılan tasarlanmış insanların doğması. Konu önemli, yarın devam&#8230; Orhan Bursalı *Bu yazı, 16 Aralık 2018 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/misir-domatesten-sonra-genetigi-degistirilmis-bebek-1">Mısır, domatesten sonra ‘genetiği değiştirilmiş’ bebek &#8211; 1</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="article-body" class="formatted news-content">
<p><span class="large">Genetiğiyle oynanmış (yani değiştirilmiş) besinlere karşı, bir tepki ve tartışma var. Mesela &#8216;kısırlaştırılmış&#8217; yani tohumundan fide elde edilemeyen domatesler, iki üç katı ürün veriyor, daha dayanıklı ve üstelik boyutları neredeyse sabit! Büyükada’da <strong>Atilla Bey</strong>’in izniyle 25 metrekare bahçesinde domates dahil sebze ekiyorum yazın. Sivri biber falan. Domateslerimiz çeşitli yerli. Bu yıl iki fide &#8216;kısır domates&#8217; ektim, sonucu gördüm. Ama yerliden vazgeçmem. </span></p>
<p><span class="large">Genetiğiyle oynanmış ürünler tartışmalı, ama insan sağlığına ve genetiğine zararı kesin kanıtlanmış bir durum da yok. Bu ürünler kesinlikle doğal ürünlerin yerini almamalı ve istemeyene asla yedirilmemeli. Yerli tohumlarımız kesinlikle korunmalı ve ekiminin yaygınlaştırılmasının da önü kesilmemeli.</span></p>
<p><span class="large"><strong>Ha domates, ha bebek (mi?)</strong></span></p>
<p><span class="large">Niyetim bebek konusuna girmek. Neden genetiği değiştirilmiş domateslerden başladım? Ha domates ve mısır, ha bebek! </span></p>
<p><span class="large">Geniyle oynanmış bir bebeğin doğumunu açıklamıştı Çinli bir bilim insanı 15 gün önce, <strong>CRISPR-Cas9 </strong>adı verilen hızlı ve kesin sonuç veren bir yöntem sayesinde (genleri kesip biçme biyolojik makası). Aslında genetik kodlarımızla oynamamızı mümkün kılan çeşitli yöntemler yıllardır var, yeni geliştirilen ve büyük bir olasılıkla Nobel ile ödüllendirilecek bu yenisi çok kolay. Bu nedenle konunun uzmanı herkes kullanabilir! </span></p>
<p><span class="large">Çinli bilimci <strong>He Jiankui</strong>, bu yöntemi kullanarak, henüz embriyon aşamasındayken ikiz kız bebeğin genleriyle oynadıklarını, bebeklere AIDS hastalığına karşı bağışıklık kazandırdıklarını ve ikisinin de sağlıklı doğduklarını ileri sürmüştü. </span><span class="large">Tabii ki büyük gürültü kopardı olay. Çin makamları araştırma başlattı, Batı bilim dünyası hop oturup hop kalktı. Sebzelerin genetiğiyle oynanırken sesler çıkmaz, hatta olay başarı olarak nitelendirilirken, sıra bebeğe &#8211; insana gelince, etik tartışma başlıyor. </span><span class="large">Etikten önce, Jiankui gerçekten geniyle oynadığı embriyonları sonradan bir kadına yerleştirdi mi ve çocuklar böyle mi doğdu, henüz bu bile kanıtlanmış değil. İnceleme sürüyor.</span></p>
<p><span class="large"><strong>AIDS’e karşı koruyucu</strong><br />
</span><br />
<span class="large">Ama Jiankui, “<strong>Gen düzenleme</strong>” uzmanı ve geçenlerde katıldığı konferansta, bu gen operasyonunu yaptığını yineledi, ikiz bebeklerin isimleri ise ailelerin isteği üzerine gizli tutuluyor.<br />
</span><br />
<span class="large">Peki nedir değiştirilen gen? </span></p>
<p><span class="large">Bilim insanları HIV yani AIDS virüsünü, CCR5 olarak isimlendirilen bir genin vücutta yaydığı konusunda geniş fikir birliği içinde. </span><span class="large">Çinli uzman, &#8216;<em>bu geni değiştirirsem</em> <em>(mutasyona uğratırsam) AIDS virüsünün</em><em>de bedende yayılmasını önlemiş</em> <em>olurum&#8217;</em> tezinden hareket etti. HIV bulaşması tüm dünyada olduğu gibi, Çin’de ve Türkiye’de de ciddi bir sağlık sorunu. Türkiye’de artıyor HIV’li insan sayısı.</span></p>
<p><span class="large"><strong>Sakıncaları da büyük</strong><br />
</span><br />
<span class="large">Fakat olay bu kadar basit değil.</span></p>
<p>1) Gerçekten bebeklerde HIV’i bulaştırma özelliğinin yok olup olmayacağı bilinmiyor.<br />
<span class="large">2) CCR5 geni 1990’lı yıllardan beri çok iyi bilinen ve üzerinde çok çalışma yapılan bir gen. Bağışıklığı güçlendirici bir yapısı var. Çeşitli hastalıklara karşı, grip de bunlar arasında, insanı koruyucu bir rolü var. </span><br />
<span class="large">3) Bu gende gerçekleşen bazı doğal mutasyonların ise insanı HIV’den koruduğuna ilişkin çalışmalar da var. </span><br />
<span class="large">İnsan genleri çoğunlukla birbirleriyle etkileşimli karmaşık bir fonksiyon ve yapıya sahip. Bir &#8216;özelliğimiz&#8217; çoğunlukla, tek gen tarafından belirlenmiyor. Birini çıkardığınızda veya değiştirdiğinizde, bedendeki hangi fonksiyonları veya özellikleri bozacağını henüz kesin bilemezsiniz. Çünkü bilim henüz bu konuya hâkim değil.<br />
</span><br />
<span class="large"><strong>Çinli bilimci, bu “gen operasyonunu”</strong> <strong>gerçekleştirmişe benziyor,</strong> <strong>o zaman bir ilke imza attı</strong> <strong>ve artık önüne geçilemez yeni bir</strong> <strong>süreç başlattı: Yıllarca tartışılan</strong> <strong>tasarlanmış insanların doğması.</strong><br />
</span><br />
<span class="large">Konu önemli, yarın devam&#8230;</span></p>
<p><strong>Orhan Bursalı</strong></p>
<div id="article-body" class="formatted news-content">
<p><strong><em>*Bu yazı, 16 Aralık 2018 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde yayınlanmıştır.</em></strong></p>
</div>
</div>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/misir-domatesten-sonra-genetigi-degistirilmis-bebek-1">Mısır, domatesten sonra ‘genetiği değiştirilmiş’ bebek &#8211; 1</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12389</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yüzyılın Nobellik keşfi: CRISPR</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yuzyilin-nobellik-kesfi-crispr</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Oct 2018 14:00:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[CRISPR]]></category>
		<category><![CDATA[Crispr-Cas9]]></category>
		<category><![CDATA[nobel 2018]]></category>
		<category><![CDATA[nobel fizik ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[nobel kimya ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[nobel tıp ödülü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=11145</guid>

					<description><![CDATA[<p>İki yüz bin yıldan uzun süren bir tarihsel yolculuk, Homo sapiens’in yolculuğu. Adım adım döşenen taşların yapı harçları ise daima bilim ve teknoloji oldu. Bu hafta bilimin köşe taşlarından biri olan CRISPR’yi kapağımıza taşıdık. Neden mi? 2 nedeni var. Biri, kısa geçmişine karşın CRISPR-Cas9 adı verilen genom düzenleyici teknoloji, bilim dünyasında yüzyılın en büyük biyoteknolojik keşfi olarak değerlendiriliyor olması. Bu yöntemle genom hiç olmadığı kadar hızlı, kolay, ucuz ve güvenilir bir şekilde değiştirilebiliyor. Çok geniş bir uygulama potansiyeline sahip olan CRISPR, tıpta, özellikle biyolojide ve tarımda devrim yaratacak yeniliklere yol açacak. İkincisi ise, 2012 yılına gelinceye kadar sistemin nasıl çalıştığı konusunda bir belirsizlik hâkimdi. Ta ki Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesi’nden moleküler ve hücre biyoloğu Jennifer Doudna, bugün Berlin’deki Max Planck Enstitüsü’nde çalışan Emmanuel Charpentier ile birlikte bu sistemin bakteriden çıkartılıp ökaryotik hücrelere yerleştirildiğinde sistemde neler olup bittiğini ortaya çıkartıncaya kadar. Bu ikili, kadınların bilim dünyasında en az erkekler kadar başarılı olabileceğinin kesin kanıtı. Nobel ödülleri peş peşe açıklanıyor Pazartesi baskıya girdiğimiz için sadece Nobel Tıp ödülünü hazırlayabildik. 2018 yılı ödülü kanser tedavisinde yepyeni bir yaklaşım geliştiren 2 bilim insanına, James Allison ve Tasuku Honjo’ya verildi. Çalışmalarının önemi özetle bağışıklık sistemi üzerinde fren işlevi gören bir proteini incelemeleri ve bağışıklık hücrelerinin tümöre saldırmaları için freni boşa almaları. Doğan Kuban bu hafta Rönesans’ı dışlamanın bedelini anlattı kendi yaşamından da örnekler vererek. Küresel ısınma artık insanlığın en yaşamsal sorunlarından biri haline geldi. Erdal Musoğlu bu konuda bilim ve teknolojideki yeni gelişmeleri özetledi. Yapay zekâ ve etrafından yaşamın ekonominin yeniden şekilleniyor oluşu en merak edilen konular ve biz de dergimizde sıklıkla yer veriyoruz. Geçtiğimiz Cumartesi gerçekleştirdiğimiz Dijital Kültür ve Yapay Zekâ konferansında da yapay zekânın savunma sanayindeki rolü ve olası tehlikeleri ele alınmıştı. Bu sayımızda robotların el kullanma hünerlerinde de büyük gelişme sağlandığını anlattık. Ali Akurgal yapay zekanın başarısının “hangisi en uygunsa” sözünde yattığını belirterek konuyu irdeledi. Harvard Tıp Fakültesi beyin cerrahı Prof. Dr. Ossama Al-Mefty Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin 2018-19 Akademik Yılı açılış konuşması için Türkiye’deydi. Meltem Bilikmen’in kendisiyle yaptığı söyleşiyi okuyabilirsiniz. Koç Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Afsun Şahin kuru göz hastalığının nedenlerini ve tedavi yollarını yazdı. Mustafa Çetiner ise unutmak konusuna bambaşka bir yönden yaklaştı yazısında. Bulaşık süngeri deyip geçmeyin. Bir süngerin santimetre kare başına 45 milyar bakteri barındırdığını biliyor musunuz? Beslenme sayfamızda bu kez mutfaklarda hijyen konusunu ele aldık. Yalnızlığın insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri sigaradan, hatta obeziteden bile daha fazla. Yalnızlıktan kurtulmanın yolları ne dersiniz? Kutuplardaki buzların erimesi ve suların ısınması sebebiyle okyanusların seviyeleri de 14 santimetre arttı. Bu değişim sırasında bazı sahil bölgelerinde deniz seviyesinin diğerlerinden daha fazla olmasının nedenlerini de sayfalarımızda bulacaksınız. İstanbul Kültür Üniversitesi İktisat Bölümü’nden Prof. Dr. Sinan Alçın ekonomideki sarmalı ve çıkış yoluna ilişkin önerilerini kaleme aldı. Türkiye’de bilim merkezlerinin sayısı artmaya başladı. Geçen hafta TÜBİTEM toplantısında geleceğimiz için bilim merkezleri konulu bir toplantı vardı. BAAK Astronomi Kulübü Başkan Yardımcısı Cem Özkan toplantıyı HBT için özetledi. Dünyada ise toplumu bilim ile yakınlaştırmak artık okul öncesi çocukların eğitimine kadar inmiş durumda. Bu konuda bilim müzeleri ile 3-4 yaş gurubu çocukların eğitim aldıkları okulların iş birliklerinden örnekler vermeye çalıştık. Hayvanlar Dünyası’nda bu hafta köpekler ile ilgili yeni bir araştırmaya yer verdik. Köpek sahiplerinin çok hoşuna gideceğini düşünüyoruz. Haftaya Cuma’ya kadar sevgiyle kalın. *** 10 öğrenciye Prof. Dr. Muzaffer Aykurt dijital dergi aboneliği Tahir Alp: İstanbul Medeniyet Üni. Tıp Fak. Sait Ebubekir Demir: İstanbul Üni. Eczacılık Fak. Büşra Tozar: Hacettepe Üni. Kimya Yaşar Enes: Mut Selçuk Üni. İnşaat Müh. Kadir Acar: Ege Üni. Elektrik-Elektronik Müh. İbrahim Halillah Erçetin: 100. Yıl Üni. Tıp Fak. Caner Erdoğan: Gebze Teknik Üni. Mol. Biy. Gen. Ecenur Göztepe: Süleyman Demirel Üni. Tıp Fak. Emin Duran: Trakya Üni. Matematik Cevher Furkan Solak: Hacettepe Üni. Tıp Fak.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yuzyilin-nobellik-kesfi-crispr">Yüzyılın Nobellik keşfi: CRISPR</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-11140 alignright" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/10/132-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/10/132-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/10/132-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/10/132.jpg 1587w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />İki yüz bin yıldan uzun süren bir tarihsel yolculuk, Homo sapiens’in yolculuğu. Adım adım döşenen taşların yapı harçları ise daima bilim ve teknoloji oldu. Bu hafta bilimin köşe taşlarından biri olan CRISPR’yi kapağımıza taşıdık. Neden mi? 2 nedeni var. Biri, kısa geçmişine karşın CRISPR-Cas9 adı verilen genom düzenleyici teknoloji, bilim dünyasında yüzyılın en büyük biyoteknolojik keşfi olarak değerlendiriliyor olması. Bu yöntemle genom hiç olmadığı kadar hızlı, kolay, ucuz ve güvenilir bir şekilde değiştirilebiliyor. Çok geniş bir uygulama potansiyeline sahip olan CRISPR, tıpta, özellikle biyolojide ve tarımda devrim yaratacak yeniliklere yol açacak. İkincisi ise, 2012 yılına gelinceye kadar sistemin nasıl çalıştığı konusunda bir belirsizlik hâkimdi.</p>
<p>Ta ki Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesi’nden moleküler ve hücre biyoloğu <strong>Jennifer Doudna</strong>, bugün Berlin’deki Max Planck Enstitüsü’nde çalışan <strong>Emmanuel Charpentier</strong> ile birlikte bu sistemin bakteriden çıkartılıp ökaryotik hücrelere yerleştirildiğinde sistemde neler olup bittiğini ortaya çıkartıncaya kadar. Bu ikili, kadınların bilim dünyasında en az erkekler kadar başarılı olabileceğinin kesin kanıtı.</p>
<p><strong>Nobel ödülleri peş peşe açıklanıyor</strong></p>
<p>Pazartesi baskıya girdiğimiz için sadece Nobel Tıp ödülünü hazırlayabildik. 2018 yılı ödülü kanser tedavisinde yepyeni bir yaklaşım geliştiren 2 bilim insanına, James Allison ve Tasuku Honjo’ya verildi. Çalışmalarının önemi özetle bağışıklık sistemi üzerinde fren işlevi gören bir proteini incelemeleri ve bağışıklık hücrelerinin tümöre saldırmaları için freni boşa almaları.</p>
<p><strong>Doğan Kuban </strong>bu hafta Rönesans’ı dışlamanın bedelini anlattı kendi yaşamından da örnekler vererek.</p>
<p>Küresel ısınma artık insanlığın en yaşamsal sorunlarından biri haline geldi. <strong>Erdal Musoğlu</strong> bu konuda bilim ve teknolojideki yeni gelişmeleri özetledi.</p>
<p>Yapay zekâ ve etrafından yaşamın ekonominin yeniden şekilleniyor oluşu en merak edilen konular ve biz de dergimizde sıklıkla yer veriyoruz. Geçtiğimiz Cumartesi gerçekleştirdiğimiz Dijital Kültür ve Yapay Zekâ konferansında da yapay zekânın savunma sanayindeki rolü ve olası tehlikeleri ele alınmıştı. Bu sayımızda robotların el kullanma hünerlerinde de büyük gelişme sağlandığını anlattık. <strong>Ali Akurgal</strong> yapay zekanın başarısının “hangisi en uygunsa” sözünde yattığını belirterek konuyu irdeledi.</p>
<p>Harvard Tıp Fakültesi beyin cerrahı <strong>Prof. Dr. Ossama Al-Mefty</strong> Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin 2018-19 Akademik Yılı açılış konuşması için Türkiye’deydi. <strong>Meltem Bilikmen</strong>’in kendisiyle yaptığı söyleşiyi okuyabilirsiniz.</p>
<p>Koç Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden <strong>Doç. Dr. Afsun Şahin</strong> kuru göz hastalığının nedenlerini ve tedavi yollarını yazdı. <strong>Mustafa Çetiner</strong> ise <em>unutmak </em>konusuna bambaşka bir yönden yaklaştı yazısında.</p>
<p>Bulaşık süngeri deyip geçmeyin. Bir süngerin santimetre kare başına 45 milyar bakteri barındırdığını biliyor musunuz? Beslenme sayfamızda bu kez mutfaklarda hijyen konusunu ele aldık.</p>
<p>Yalnızlığın insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri sigaradan, hatta obeziteden bile daha fazla. Yalnızlıktan kurtulmanın yolları ne dersiniz?</p>
<p>Kutuplardaki buzların erimesi ve suların ısınması sebebiyle okyanusların seviyeleri de 14 santimetre arttı. Bu değişim sırasında bazı sahil bölgelerinde deniz seviyesinin diğerlerinden daha fazla olmasının nedenlerini de sayfalarımızda bulacaksınız.</p>
<p>İstanbul Kültür Üniversitesi İktisat Bölümü’nden Prof. Dr. Sinan Alçın ekonomideki sarmalı ve çıkış yoluna ilişkin önerilerini kaleme aldı.</p>
<p>Türkiye’de bilim merkezlerinin sayısı artmaya başladı. Geçen hafta TÜBİTEM toplantısında geleceğimiz için bilim merkezleri konulu bir toplantı vardı. BAAK Astronomi Kulübü Başkan Yardımcısı Cem Özkan toplantıyı HBT için özetledi. Dünyada ise toplumu bilim ile yakınlaştırmak artık okul öncesi çocukların eğitimine kadar inmiş durumda. Bu konuda bilim müzeleri ile 3-4 yaş gurubu çocukların eğitim aldıkları okulların iş birliklerinden örnekler vermeye çalıştık.</p>
<p>Hayvanlar Dünyası’nda bu hafta köpekler ile ilgili yeni bir araştırmaya yer verdik. Köpek sahiplerinin çok hoşuna gideceğini düşünüyoruz.</p>
<p>Haftaya Cuma’ya kadar sevgiyle kalın.</p>
<p>***</p>
<p><strong>10 öğrenciye Prof. Dr. Muzaffer Aykurt dijital dergi aboneliği</strong></p>
<p><strong>Tahir Alp:</strong> İstanbul Medeniyet Üni. Tıp Fak. <strong>Sait Ebubekir Demir:</strong> İstanbul Üni. Eczacılık Fak. <strong>Büşra Tozar: </strong>Hacettepe Üni. Kimya <strong>Yaşar Enes:</strong> Mut Selçuk Üni. İnşaat Müh. <strong>Kadir Acar:</strong> Ege Üni. Elektrik-Elektronik Müh. <strong>İbrahim Halillah Erçetin:</strong> 100. Yıl Üni. Tıp Fak. <strong>Caner Erdoğan:</strong> Gebze Teknik Üni. Mol. Biy. Gen. <strong>Ecenur Göztepe:</strong> Süleyman Demirel Üni. Tıp Fak. <strong>Emin Duran:</strong> Trakya Üni. Matematik <strong>Cevher Furkan Solak:</strong> Hacettepe Üni. Tıp Fak.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yuzyilin-nobellik-kesfi-crispr">Yüzyılın Nobellik keşfi: CRISPR</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">11145</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İngiliz etik organı bebeklerin genetiği ile oynanmasına onay verdi</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/ingiliz-etik-organi-bebeklerin-genetigi-ile-oynanmasina-onay-verdi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jul 2018 08:21:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Crispr-Cas9]]></category>
		<category><![CDATA[dna]]></category>
		<category><![CDATA[etik]]></category>
		<category><![CDATA[gen düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[gen teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[genetik mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[genom]]></category>
		<category><![CDATA[George Church]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Jackie Leach Scully]]></category>
		<category><![CDATA[Karen Yeung]]></category>
		<category><![CDATA[Marcy Darnovsky]]></category>
		<category><![CDATA[Nature Biotechnology]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım bebek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=10525</guid>

					<description><![CDATA[<p>İngiltere’de Nuffield Konseyi isimli bir biyo-etik şirketi, insan embriyosunun DNA&#8217;sını değiştirmenin “ahlaki olarak kabul edilebilir” olabileceğini belirtiyor. Ancak bu müdahalenin çocuğun lehine olması ve toplumu hâlihazırda bölen eşitsizlikleri biraz daha belirgin hale getirmemesi gerekiyor. Kurumun yayınladığı raporda, İngiltere’nin mevcut yasalarında henüz bir değişiklik yapılması istenmiyor. Bunun yerine bu yaklaşımın güvenliği, toplumsal etkileri ve yansımalarıyla ilgili geniş kapsamlı araştırmalar yapılması öneriliyor. Genetik açıdan bölünebiliriz Nuffield’in çalışma grubu başkanı ve Birmingham Üniversitesi hukuk, etik ve bilişim profesörü Karen Yeung, konuyla ilgili “Genom düzenlemenin ahlaki olarak kabul edilebilir olduğu görüşündeyiz. Bunu ilkesel olarak reddetmek için bir neden yok” diye konuşuyor. Ancak rapor, bazı bilim çevrelerinden eleştiriler almakta gecikmedi. Araştırmanın yazarları, genetik mühendisliğinin sınırsız kullanımına kapıları açmak ve insanları “genetik açıdan” ikiye bölmekle suçlanıyor. Gelecek nesiller bizden çok farklı olabilir Gen teknolojilerindeki son gelişmeler bilim insanlarına, canlı DNA&#8217;larını harf harf yeniden yazma imkânı sunuyor. Yeni tekniklerle sperm, yumurta ve embriyolardaki genetik kodlar değiştirilebilir, gelecek nesil bizden çok farklı olabilir. Şu an Birleşik Krallık’ta ve diğer birçok ülkelerde, bebeklerin genlerine müdahale yasak. Ancak dünyanın dört bir yanında yapılan deneyler, DNA düzenlemesinin hatalı genlerin neden olduğu ciddi hastalıkları engelleyebileceğini de gösteriyor. Hatalı genleri düzeltirken sağlıklı genleri bozabiliriz Diğer bir yandan Nature Biotechnology dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, İngiliz araştırmacılar genom düzenleme için en popüler araç olan Crispr-Cas9&#8217;un, sanıldığından daha fazla zarar verebileceğini keşfetti. Eğer bilim insanları haklıysa, hatalı genleri değiştirmek için yapılan düzenlemeler sağlıklı genleri de bozabilir. Bir başka önemli nokta da, bir embriyonun DNA&#8217;sında yapılan herhangi bir değişikliğin, sperm veya yumurtalar da dâhil olmak üzere tüm hücreleri etkileyeceği. Bu da genetik değişikliklerin tüm gelecek nesillere aktarılacağı anlamına geliyor. “Tasarım bebekler” DNA düzenlemesi ile genetik kodların yeniden yazılması, gelecekte ebeveynlerinin arzu ettiği özelliklere sahip olan “tasarım bebekler” olasılığını da artırıyor. Nuffield raporu, genom düzenlemesinin şahsi çıkarlar için kullanılabileceği gerçeğini göz ardı etmiyor, ancak uygulamaların toplumda kötü yan etkiler yaratmadan düzenlenmesi gerektiğini belirtiyor. Raporun yazarlarından, Newcastle Üniversitesi sosyal-etik ve biyo-etik profesörleri Jackie Leach Scully, kalıtsal genom düzenlemesinin bir gün ebeveynler için çocuklarının hayata iyi bir başlangıç yapmalarını sağlamak ve geleceklerini garanti altına almak için bir seçenek haline gelebileceğini söyledi. Ancak istenmeyen sonuçların olabileceği konusunda da uyardı. Bu teknoloji, bazı genetik bozukluklardan etkilenen insan sayısını azaltabilirken, daha sıra dışı ve daha tedavisi bilinmeyen hastalıklara neden olabilir. Bebekler acı verici hastalıklardan kurtulabilir Harvard Üniversitesi&#8217;nden genetik bilimci George Church, bu çalışmanın genlere müdahalenin bölünme, dışlanma gibi ayrımcılığa yol açmaması gerektiği doğrultusundaki ilkelerine katılıyor. Ancak sperm ve yumurtalardaki yaygın gen varyantlarında değişiklik yapılarak, bebeklerin yaklaşık %5&#8217;inin acı verici hastalıklardan kurtulabileceğini belirtiyor. Fakat diğer bir yandan, bu teknolojinin kozmetik amaçlarla kullanılabileceği tehlikesine dikkat çeken Kaliforniya&#8217;daki Genetik ve Toplum Merkezi&#8217;nden Marcy Darnovsky, “Bu durum eşitsizliği ve sosyal bölünmeyi arttırabilir, genetik mühendisliğinin sınırsız kullanımı, bazılarımızın genetik “zengin” ve geri kalanımızın “yoksul” olarak kabul edildiği bir çağı başlatabilir.” Leach Scully, “İhtiyaç duyduğumuz şey, bu konu hakkında mümkün olduğunca geniş bir değerlendirmeye zemin hazırlamak” diyor. Cemre Yavuz Kaynak: https://www.theguardian.com/science/2018/jul/17/genetically-modified-babies-given-go-ahead-by-uk-ethics-body</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/ingiliz-etik-organi-bebeklerin-genetigi-ile-oynanmasina-onay-verdi">İngiliz etik organı bebeklerin genetiği ile oynanmasına onay verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-10526 " src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/07/tasarm-bebek.jpg" alt="" width="474" height="237" />İngiltere’de <a href="http://nuffieldbioethics.org/"><strong>Nuffield Konseyi</strong></a> isimli bir biyo-etik şirketi, insan embriyosunun DNA&#8217;sını değiştirmenin “ahlaki olarak kabul edilebilir” olabileceğini belirtiyor. Ancak bu müdahalenin çocuğun lehine olması ve toplumu hâlihazırda bölen eşitsizlikleri biraz daha belirgin hale getirmemesi gerekiyor.</p>
<p>Kurumun yayınladığı raporda, İngiltere’nin mevcut yasalarında henüz bir değişiklik yapılması istenmiyor. Bunun yerine bu yaklaşımın güvenliği, toplumsal etkileri ve yansımalarıyla ilgili geniş kapsamlı araştırmalar yapılması öneriliyor.</p>
<p><strong>Genetik açıdan bölünebiliriz</strong></p>
<p>Nuffield’in çalışma grubu başkanı ve Birmingham Üniversitesi hukuk, etik ve bilişim profesörü <strong>Karen Yeung</strong>, konuyla ilgili “Genom düzenlemenin ahlaki olarak kabul edilebilir olduğu görüşündeyiz. Bunu ilkesel olarak reddetmek için bir neden yok” diye konuşuyor.</p>
<p>Ancak rapor, bazı bilim çevrelerinden eleştiriler almakta gecikmedi. Araştırmanın yazarları, genetik mühendisliğinin sınırsız kullanımına kapıları açmak ve insanları “genetik açıdan” ikiye bölmekle suçlanıyor.</p>
<p><strong>Gelecek nesiller bizden çok farklı olabilir</strong></p>
<p>Gen teknolojilerindeki son gelişmeler bilim insanlarına, canlı DNA&#8217;larını harf harf yeniden yazma imkânı sunuyor. Yeni tekniklerle sperm, yumurta ve embriyolardaki genetik kodlar değiştirilebilir, gelecek nesil bizden çok farklı olabilir.</p>
<p>Şu an Birleşik Krallık’ta ve diğer birçok ülkelerde, bebeklerin genlerine müdahale yasak. Ancak dünyanın dört bir yanında yapılan deneyler, DNA düzenlemesinin hatalı genlerin neden olduğu ciddi hastalıkları engelleyebileceğini de gösteriyor.</p>
<p><strong>Hatalı genleri düzeltirken sağlıklı genleri bozabiliriz</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-10527 " src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/07/genetik-dzenleme-1024x576.jpg" alt="" width="476" height="268" /></p>
<p>Diğer bir yandan <em>Nature Biotechnology</em> dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, İngiliz araştırmacılar genom düzenleme için en popüler araç olan Crispr-Cas9&#8217;un, sanıldığından daha fazla zarar verebileceğini keşfetti. Eğer bilim insanları haklıysa, hatalı genleri değiştirmek için yapılan düzenlemeler sağlıklı genleri de bozabilir.</p>
<p>Bir başka önemli nokta da, bir embriyonun DNA&#8217;sında yapılan herhangi bir değişikliğin, sperm veya yumurtalar da dâhil olmak üzere tüm hücreleri etkileyeceği. Bu da genetik değişikliklerin tüm gelecek nesillere aktarılacağı anlamına geliyor.</p>
<p><strong>“Tasarım bebekler”</strong></p>
<p>DNA düzenlemesi ile genetik kodların yeniden yazılması, gelecekte ebeveynlerinin arzu ettiği özelliklere sahip olan “tasarım bebekler” olasılığını da artırıyor. Nuffield raporu, genom düzenlemesinin şahsi çıkarlar için kullanılabileceği gerçeğini göz ardı etmiyor, ancak uygulamaların toplumda kötü yan etkiler yaratmadan düzenlenmesi gerektiğini belirtiyor.</p>
<p>Raporun yazarlarından, Newcastle Üniversitesi sosyal-etik ve biyo-etik profesörleri <strong>Jackie Leach Scully,</strong> kalıtsal genom düzenlemesinin bir gün ebeveynler için çocuklarının hayata iyi bir başlangıç yapmalarını sağlamak ve geleceklerini garanti altına almak için bir seçenek haline gelebileceğini söyledi. Ancak istenmeyen sonuçların olabileceği konusunda da uyardı. Bu teknoloji, bazı genetik bozukluklardan etkilenen insan sayısını azaltabilirken, daha sıra dışı ve daha tedavisi bilinmeyen hastalıklara neden olabilir.</p>
<p><strong>Bebekler acı verici hastalıklardan kurtulabilir</strong></p>
<p>Harvard Üniversitesi&#8217;nden genetik bilimci <strong>George Church</strong>, bu çalışmanın genlere müdahalenin bölünme, dışlanma gibi ayrımcılığa yol açmaması gerektiği doğrultusundaki ilkelerine katılıyor. Ancak sperm ve yumurtalardaki yaygın gen varyantlarında değişiklik yapılarak, bebeklerin yaklaşık %5&#8217;inin acı verici hastalıklardan kurtulabileceğini belirtiyor.</p>
<p>Fakat diğer bir yandan, bu teknolojinin kozmetik amaçlarla kullanılabileceği tehlikesine dikkat çeken Kaliforniya&#8217;daki Genetik ve Toplum Merkezi&#8217;nden <strong>Marcy Darnovsky</strong>, “Bu durum eşitsizliği ve sosyal bölünmeyi arttırabilir, genetik mühendisliğinin sınırsız kullanımı, bazılarımızın genetik “zengin” ve geri kalanımızın “yoksul” olarak kabul edildiği bir çağı başlatabilir.”</p>
<p>Leach Scully, “İhtiyaç duyduğumuz şey, bu konu hakkında mümkün olduğunca geniş bir değerlendirmeye zemin hazırlamak” diyor.</p>
<p><strong>Cemre Yavuz<br />
</strong><strong>Kaynak:</strong> <a href="https://www.theguardian.com/science/2018/jul/17/genetically-modified-babies-given-go-ahead-by-uk-ethics-body?CMP=share_btn_tw">https://www.theguardian.com/science/2018/jul/17/genetically-modified-babies-given-go-ahead-by-uk-ethics-body</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/ingiliz-etik-organi-bebeklerin-genetigi-ile-oynanmasina-onay-verdi">İngiliz etik organı bebeklerin genetiği ile oynanmasına onay verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">10525</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
