<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>das kapital arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/das-kapital/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/das-kapital</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 14 Dec 2017 13:08:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Biz birer &#8216;uzay insanı&#8217;yız, yerküremiz büyük evren fotoğrafının bir parçası&#8230;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/biz-birer-uzay-insaniyiz-yerkuremiz-buyuk-evren-fotografinin-bir-parcasi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Dec 2017 13:08:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[das kapital]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[empati]]></category>
		<category><![CDATA[karl marx]]></category>
		<category><![CDATA[kırklareli]]></category>
		<category><![CDATA[prof. dr. mehmet özdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[tarih önce açık hava müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[tevfik uyar]]></category>
		<category><![CDATA[ufo]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<category><![CDATA[uzay insanı]]></category>
		<category><![CDATA[uzaylı]]></category>
		<category><![CDATA[yerküre]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=8580</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tevfik Uyar’ın dergimizin portalında son yayınlanan ilginç yazısının başlığı “Ya ‘orda’ yoksan?” idi. Olaya tersinden bakıyordu. Biz hep acaba uzayda bize benzer veya bizden farklı akıllı canlı yaratıklar var mı diye on yıllardır soruyoruz, mesajlar, uydular gönderiyoruz, devasa teleskoplarımızı kuruyoruz, dinliyoruz, teoriler kuruyoruz, akıllı yaratık olma olasılıklarının formüllerini geliştiriyoruz&#8230; E.T. filmleri çekiyoruz, kahramanlarını çok sevimli buluyoruz, ailemizin bir parçası yapıyoruz. Duygu tellerimiz titreşiyor. Akıllı yaratıkların olmasını o kadar istiyoruz ki, olmayan UFO’lar bile icat ediyoruz. Yani çırpınıp duruyoruz, olsunlar diye. Neredeyse varoluşlarına inandık, inanacağız. Tevfik Uyar durup dururken derin bir hayal kırıklığı yaratıyor: Ya yoksalar! Biz zaten birer &#8216;uzay insanı&#8217;yız! Tamam, bizim gibi olmayabilirler. Bizim gibi var olma olasılıkları %50. Gelecek haftaki kapak konumuza şimdiden bir gönderme yapmak zorundayız: Bizim gibi olsalar da olmasalar da, biz zaten milyarlarca yıl büyüklüğündeki evrenin bütünlüğü içinde birlikteyiz. Üstelik bir bilinçlilik içinde. Evrendeki hiçbir birim, birbirinden kopuk veya ayrı değil. Farklı biçimlerde, özelliklerde, ama büyük bir bütünlük içinde birlikteyiz. Organik veya inorganik&#8230; Bu konunun ayrıntısını gelecek haftaya bırakalım ve kapak konumuzu anımsatalım: Uzay büyük çarpışmalar sahnesi. Çarpışmalar ve biçim, öz değiştirmelerle “ilerliyor”. Biz de çarpışabiliriz, uzayın tozlarında yeni varoluşlar arayabiliriz&#8230; Biz, yerküre olarak, bütün bu olasılıkların dışında değiliz. Dünyalıların da birer uzay insanı olduğunu anımsamakta yarar var. Uzaylıyız yani! O kadar kendimizi yeryüzüne çivi çakmış sanıyoruz ki, yerkürede yaşayan uzay insanları olduğumuz zerre aklımıza gelmiyor! Uzaylı aramayın, onlar burada, yeryüzünde yaşıyorlar! Kendinize aynada bakın, arka planda bir kozmos olsun, onu göreceksiniz. HBT yenilik ve geleceğin adı Doğan Kuban, çağdaşlık ve uygarlık kavramlarını, yaşayan çelişkileriyle birlikte irdeliyor, çok net ve somut. Batı uygarlığının, insanı kurtaracak bir niteliğe ne yazık ki ulaşamadığını vurguluyor. Mustafa Çetiner, gülümsemenin tıbbi açıdan yaşamsal özelliğini belirtiyor yazısında, buna şiddetle ihtiyacımız var: Gülümseyin! Ali Akurgal, kalkınma planını, bu planda özellikle elektronik sektörünü sorguluyor. Bakın: Önceki kalkınma planında 35 dilekten sadece 2,5’u gerçekleşmiş ve sektör de tökezlemiş! Tanol Türkoğlu, Dijital Kültür’de, şovmen politikacıların döneminin sonunu sorguluyor ve soruyor: Post-modern gençliğin yeni beklentileri politikacı şovmenler mi? Çok önemli bir konu: Karl Marx’ın tarihi, toplumları ve düzenleri değiştiren ve derinden etkileyen çok önemli kitabı Das Kapital’i yayınlayışının 150. yılı. Nature’da yayımlanan bir ekonomi tarihçisinin günümüzden Das Kapital’e bakışını özetledik. Bir de &#8216;acı ve gerginlik&#8217; ile yaşayamayız. Bunları nasıl azaltırız? 3 bilimsel yolunu okuyacaksınız. Ayrıca, Kırklareli’nde Mehmet Özdoğan ve arkadaşlarının kurdukları Türkiye’nin ilk tarih öncesi açık hava müzesini gezdik. Orası, Avrupa tarımının başlangıç noktasıydı. Empati konusu da gündemimizde: Azı zararsa, çoğu da zarar, yazısını okuyacaksınız. Daha onlarca konu ile sizi bilim dünyasının, geleceğin içine taşıyoruz. Her Cuma beyin besleme günü, birlikte çoğalacağız ve geleceği kuracağız. Gelecek Cuma&#8217;ya dek sevgiyle kalın&#8230;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/biz-birer-uzay-insaniyiz-yerkuremiz-buyuk-evren-fotografinin-bir-parcasi">Biz birer &#8216;uzay insanı&#8217;yız, yerküremiz büyük evren fotoğrafının bir parçası&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tevfik Uyar</strong>’ın dergimizin portalında son yayınlanan ilginç yazısının başlığı “<a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tevfikuyar/ya-orda-yoksan">Ya ‘orda’ yoksan?</a>” idi. Olaya tersinden bakıyordu. Biz hep acaba uzayda bize benzer veya bizden farklı akıllı canlı yaratıklar var mı diye on yıllardır soruyoruz, mesajlar, uydular gönderiyoruz, devasa teleskoplarımızı kuruyoruz, dinliyoruz, teoriler kuruyoruz, akıllı yaratık olma olasılıklarının formüllerini geliştiriyoruz&#8230;</p>
<p>E.T. filmleri çekiyoruz, kahramanlarını çok sevimli buluyoruz, ailemizin bir parçası yapıyoruz. Duygu tellerimiz titreşiyor.</p>
<p>Akıllı yaratıkların olmasını o kadar istiyoruz ki, olmayan UFO’lar bile icat ediyoruz.</p>
<p>Yani çırpınıp duruyoruz, olsunlar diye. Neredeyse varoluşlarına inandık, inanacağız.</p>
<p>Tevfik Uyar durup dururken derin bir hayal kırıklığı yaratıyor: Ya yoksalar!</p>
<p><strong>Biz zaten birer &#8216;uzay insanı&#8217;yız!</strong></p>
<p>Tamam, bizim gibi olmayabilirler. Bizim gibi var olma olasılıkları %50. Gelecek haftaki kapak konumuza şimdiden bir gönderme yapmak zorundayız: Bizim gibi olsalar da olmasalar da, biz zaten milyarlarca yıl büyüklüğündeki evrenin bütünlüğü içinde birlikteyiz. Üstelik bir bilinçlilik içinde.</p>
<p>Evrendeki hiçbir birim, birbirinden kopuk veya ayrı değil. Farklı biçimlerde, özelliklerde, ama büyük bir bütünlük içinde birlikteyiz. Organik veya inorganik&#8230;</p>
<p>Bu konunun ayrıntısını gelecek haftaya bırakalım ve kapak konumuzu anımsatalım: Uzay büyük çarpışmalar sahnesi. Çarpışmalar ve biçim, öz değiştirmelerle “ilerliyor”. Biz de çarpışabiliriz, uzayın tozlarında yeni varoluşlar arayabiliriz&#8230;</p>
<p>Biz, yerküre olarak, bütün bu olasılıkların dışında değiliz. Dünyalıların da birer <strong>uzay insanı </strong>olduğunu anımsamakta yarar var. Uzaylıyız yani! O kadar kendimizi yeryüzüne çivi çakmış sanıyoruz ki, yerkürede yaşayan uzay insanları olduğumuz zerre aklımıza gelmiyor!</p>
<p>Uzaylı aramayın, onlar burada, yeryüzünde yaşıyorlar! Kendinize aynada bakın, arka planda bir kozmos olsun, onu göreceksiniz.</p>
<p><strong>HBT yenilik ve geleceğin adı</strong></p>
<p><strong>Doğan Kuban</strong>, çağdaşlık ve uygarlık kavramlarını, yaşayan çelişkileriyle birlikte irdeliyor, çok net ve somut. Batı uygarlığının, insanı kurtaracak bir niteliğe ne yazık ki ulaşamadığını vurguluyor.</p>
<p><strong>Mustafa Çetiner</strong>, gülümsemenin tıbbi açıdan yaşamsal özelliğini belirtiyor yazısında, buna şiddetle ihtiyacımız var: Gülümseyin! <strong>Ali Akurgal</strong>, kalkınma planını, bu planda özellikle elektronik sektörünü sorguluyor. Bakın: Önceki kalkınma planında 35 dilekten sadece 2,5’u gerçekleşmiş ve sektör de tökezlemiş! <strong>Tanol Türkoğlu</strong>, Dijital Kültür’de, şovmen politikacıların döneminin sonunu sorguluyor ve soruyor: Post-modern gençliğin yeni beklentileri politikacı şovmenler mi?</p>
<p>Çok önemli bir konu: <strong>Karl Marx</strong>’ın tarihi, toplumları ve düzenleri değiştiren ve derinden etkileyen çok önemli kitabı <strong>Das Kapital</strong>’i yayınlayışının 150. yılı. Nature’da yayımlanan bir ekonomi tarihçisinin günümüzden Das Kapital’e bakışını özetledik. Bir de &#8216;acı ve gerginlik&#8217; ile yaşayamayız. Bunları nasıl azaltırız? 3 bilimsel yolunu okuyacaksınız.</p>
<p>Ayrıca, Kırklareli’nde <strong>Mehmet Özdoğan</strong> ve arkadaşlarının kurdukları Türkiye’nin ilk tarih öncesi açık hava müzesini gezdik. Orası, Avrupa tarımının başlangıç noktasıydı. Empati konusu da gündemimizde: Azı zararsa, çoğu da zarar, yazısını okuyacaksınız.</p>
<p>Daha onlarca konu ile sizi bilim dünyasının, geleceğin içine taşıyoruz. Her Cuma beyin besleme günü, birlikte çoğalacağız ve geleceği kuracağız.</p>
<p>Gelecek Cuma&#8217;ya dek sevgiyle kalın&#8230;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/biz-birer-uzay-insaniyiz-yerkuremiz-buyuk-evren-fotografinin-bir-parcasi">Biz birer &#8216;uzay insanı&#8217;yız, yerküremiz büyük evren fotoğrafının bir parçası&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8580</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ressam Yüksel Arslan hayatını kaybetti</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/ressam-yuksel-arslan-hayatini-kaybetti</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Apr 2017 11:21:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[arture]]></category>
		<category><![CDATA[das kapital]]></category>
		<category><![CDATA[Marx]]></category>
		<category><![CDATA[Nietzsche]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[yüksel arslan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=6219</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toprak, bal, yumurta akı, kemik iliği, kan, sidik gibi doğal malzemelerle yaptığı resimlerle tanınan, Kapital’i resimleyen ressam Yüksel Arslan Paris’te hayatını kaybetti. Türkiye&#8217;de ve yurt dışında birçok kişisel ve karma sergi açmış olan Arslan, eserlerine, İngilizce sanat anlamına gelen &#8220;art&#8221; ile Fransızca resim anlamına gelen &#8220;peinture&#8221; kelimelerinden türetmiş olduğu arture (artür) adını vermişti. Ressamın tercihi olarak tabloları isimsiz, fakat numaralıdır. 1933 doğumlu olan Arslan, İstanbul Erkek Lisesi&#8217;nde eğitim gördüğü yıllarda Paul Klee&#8217;den etkilendi ve ilk resimlerini lisenin duvarlarında sergiledi. İ.Ü. Sanat Tarihi Bölümü&#8217;nde bir süre okudu fakat devam etmedi. İlk sergisini 1955 yılında İlişki, Davranış, Sıkıntılara Övgü adıyla Maya Galerisi&#8217;nde açtı. Eleştirmenlerden övgü aldı ve tüm eserleri satıldı. Doğal malzemeler ile kendi tekniğini yaratmasında, Jacques Mauduit&#8217;nin Modern Sanatın 40.000 Yılı eseri etkili oldu. Bu tekniği ilk olarak İnsanlı Günler adını verdiği seride kullandı. 1961 yılında sergi için Paris&#8217;e giden ressam, oraya yerleşti. Bir yıl sonra ilk kişisel sergisi Homunculus-cucus-palus, planus-phallus-micrococcus sırasında Arslan&#8217;ın eserlerini gören Jean Dubuffet, ressam ile yazışmaya başladı ve bir eserini satın aldı. 1967&#8217;de, Ankara ve İstanbul&#8217;da açılan iki sergi için Türkiye&#8217;ye döndü. Basında yer alan, eserlerinin &#8220;cinsellikle ilgili ve iğrenç imajlar&#8221; içerdiğini öne süren yazıların ardından, Ankara&#8217;da sergilenen resimleri müstehcen oldukları gerekçesiyle savcılık tarafından toplatıldı. Davası 8 ay sürdü. Nietzsche ve Marx 1960-67 yılları arasında Nietzsche etkisinde kalan Arslan, 1969 sonrasında Marx etkisine girdi ve on dört artürlük Yabancılaşmalar dizisini Marx&#8217;ın el yazmalarından hareketle çizdi. Das Kapital&#8216;i resimlemeye karar verdi ve 1969-75 yılları arasında Kapital dizisine ait 30 artür üretti. 1975&#8217;te Fransa&#8217;da Maloine yayınevi tarafından kitap olarak basılan bu serinin ardından, 1975-79 yılları arasında Kapital&#8217;in Güncelleştirilmesi Denemesi isimli seriyi tamamladı. 1980&#8217;de, tarih öncesi çağlardan güncel döneme kadar, kendi üzerinde etkisi olan her şeyi resmettiği Etkiler dizisine başladı. 126 artürlük bu seri 1984&#8217;te tamamlandı. 1981&#8217;de, Sedat Simavi Görsel Sanatlar Ödülü&#8216;nü, heykeltıraş İlhan Koman ile paylaştı. 1982&#8217;de ise, Fransa&#8217;da verilen Humour Noir Grandville kara mizah ödülünü aldı. 1984-86 yılları arasında, kendi hayatından hareketle çizdiği Autoarture serisini çizdi. 1986&#8217;da Etkiler dizisi Fransa&#8217;da kitap olarak yayımlandı. 1986-2000 arasında İnsan dizisine başladı. İnsana dair en çok sinir hastalıkları ilgisini çekti ve şizofren resimleri çizdi. 2000 yılından sonra tekrar okumalarına döndü ve Yeni Etkiler dönemi başladı. Etkilendiği yazarlar, besteciler, romanlar, anılar, incelemeler, felsefe kitaplarını kendi süzgecinden geçirip resmeden Arslan&#8217;ın sanat hayatı belli başlı dönemlere ayrılmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/ressam-yuksel-arslan-hayatini-kaybetti">Ressam Yüksel Arslan hayatını kaybetti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Toprak, bal, yumurta akı, kemik iliği, kan, sidik gibi doğal malzemelerle yaptığı resimlerle tanınan, Kapital’i resimleyen ressam Yüksel Arslan Paris’te hayatını kaybetti.</p>
<p>Türkiye&#8217;de ve yurt dışında birçok kişisel ve karma sergi açmış olan Arslan, eserlerine, İngilizce sanat anlamına gelen &#8220;art&#8221; ile Fransızca resim anlamına gelen &#8220;peinture&#8221; kelimelerinden türetmiş olduğu <em><strong>arture</strong></em> (artür) adını vermişti. Ressamın tercihi olarak tabloları isimsiz, fakat numaralıdır.</p>
<p>1933 doğumlu olan Arslan, İstanbul Erkek Lisesi&#8217;nde eğitim gördüğü yıllarda Paul Klee&#8217;den etkilendi ve ilk resimlerini lisenin duvarlarında sergiledi. İ.Ü. Sanat Tarihi Bölümü&#8217;nde bir süre okudu fakat devam etmedi. İlk sergisini 1955 yılında <i>İlişki, Davranış, Sıkıntılara Övgü</i> adıyla Maya Galerisi&#8217;nde açtı. Eleştirmenlerden övgü aldı ve tüm eserleri satıldı.</p>
<p>Doğal malzemeler ile kendi tekniğini yaratmasında, Jacques Mauduit&#8217;nin <i>Modern Sanatın 40.000 Yılı</i> eseri etkili oldu. Bu tekniği ilk olarak <i>İnsanlı Günler</i> adını verdiği seride kullandı.</p>
<p>1961 yılında sergi için Paris&#8217;e giden ressam, oraya yerleşti. Bir yıl sonra ilk kişisel sergisi <i>Homunculus-cucus-palus, planus-phallus-micrococcus</i> sırasında Arslan&#8217;ın eserlerini gören <a title="Jean Dubuffet" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Jean_Dubuffet">Jean Dubuffet</a>, ressam ile yazışmaya başladı ve bir eserini satın aldı. 1967&#8217;de, Ankara ve İstanbul&#8217;da açılan iki sergi için Türkiye&#8217;ye döndü. Basında yer alan, eserlerinin &#8220;cinsellikle ilgili ve iğrenç imajlar&#8221; içerdiğini öne süren yazıların ardından, Ankara&#8217;da sergilenen resimleri müstehcen oldukları gerekçesiyle savcılık tarafından toplatıldı. Davası 8 ay sürdü.</p>
<p><strong>Nietzsche ve Marx</strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-6225 alignleft" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/marks-300x230.jpg" alt="" width="300" height="230" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/marks-300x230.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/marks.jpg 550w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />1960-67 yılları arasında <a class="mw-redirect" title="Nietzsche" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Nietzsche">Nietzsche</a> etkisinde kalan Arslan, 1969 sonrasında <a class="mw-redirect" title="Marx" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Marx">Marx</a> etkisine girdi ve on dört artürlük <em>Y</em><i>abancılaşmalar</i> dizisini Marx&#8217;ın el yazmalarından hareketle çizdi. <a title="Das Kapital" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Das_Kapital">Das Kapital</a>&#8216;i resimlemeye karar verdi ve 1969-75 yılları arasında <i>Kapital</i> dizisine ait 30 artür üretti. 1975&#8217;te Fransa&#8217;da Maloine yayınevi tarafından kitap olarak basılan bu serinin ardından, 1975-79 yılları arasında <i>Kapital&#8217;in Güncelleştirilmesi Denemesi</i> isimli seriyi tamamladı.</p>
<p>1980&#8217;de, tarih öncesi çağlardan güncel döneme kadar, kendi üzerinde etkisi olan her şeyi resmettiği <i>Etkiler</i> dizisine başladı. 126 artürlük bu seri 1984&#8217;te tamamlandı. 1981&#8217;de, <a title="Sedat Simavi Görsel Sanatlar Ödülü" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Sedat_Simavi_G%C3%B6rsel_Sanatlar_%C3%96d%C3%BCl%C3%BC">Sedat Simavi Görsel Sanatlar Ödülü</a>&#8216;nü, heykeltıraş <a title="İlhan Koman" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0lhan_Koman">İlhan Koman</a> ile paylaştı. 1982&#8217;de ise, Fransa&#8217;da verilen <i>Humour Noir Grandville</i> kara mizah ödülünü aldı. 1984-86 yılları arasında, kendi hayatından hareketle çizdiği <i>Autoarture</i> serisini çizdi. 1986&#8217;da <i>Etkiler</i> dizisi Fransa&#8217;da kitap olarak yayımlandı.</p>
<p>1986-2000 arasında<em> İnsan </em>dizisine başladı. İnsana dair en çok sinir hastalıkları ilgisini çekti ve şizofren resimleri çizdi. 2000 yılından sonra tekrar okumalarına döndü ve<em> Yeni Etkiler</em> dönemi başladı.</p>
<p>Etkilendiği yazarlar, besteciler, romanlar, anılar, incelemeler, felsefe kitaplarını kendi süzgecinden geçirip resmeden Arslan&#8217;ın sanat hayatı belli başlı dönemlere ayrılmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/ressam-yuksel-arslan-hayatini-kaybetti">Ressam Yüksel Arslan hayatını kaybetti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6219</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
