<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dijital devrim arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/dijital-devrim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/dijital-devrim</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Tue, 19 May 2020 11:53:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Büyük bilinmezlikler içinde bir dünya ve Türkiye, nereye gidiyoruz?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/buyuk-bilinmezlikler-icinde-bir-dunya-ve-turkiye-nereye-gidiyoruz</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2020 16:38:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[Covid 19]]></category>
		<category><![CDATA[dijital devrim]]></category>
		<category><![CDATA[karadelik]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=18604</guid>

					<description><![CDATA[<p>Baktığınızda akla hemen COVID-19 bulaşması geliyor olsa da, dünyanın başındaki felaketler hiç eksik değil. COVID-19 bulaşması insanoğlunun yönetebileceği bir olay diyelim, yönetemeyeceği diğer olay da sıcaklıkların giderek her yıl daha fazla dünyayı “basması”dır. İkisi arasında bir ilişki var mı? Eğer dünya Antroposen Çağı’na (İnsan Çağı, insan etkinliklerinin belirlediği dünyanın mesela iklim vb. durumu) girdiyse, var. Yeni korona bulaşmasına mutlaka insan etkinliklerinin sonucu diyemesek de, çünkü insanlık veba bakterisi salgını, 1918 İspanyol gribi- virüsü, HIV virüsü gibi salgınlar da yaşadı ve yaşıyor), yine de insanoğlunun hayvan habitatlarına girmesi ile bu ölümcül virüs yayılıyor. İklim değişimi ve sıcaklıkların giderek her yıl daha fazla dünyayı etkisi altına alması da, yine doğrudan sanayi devriminin başlamasından bu yana insan faaliyetlerinin bir sonucudur. İki önemli çalışmayı Batuhan Sarıcan derledi. İlki, ölümcül sıcaklıkların beklenenden 80 yıl önce geldiğine dair ıslak termometre sıcaklığı çalışması. Diğeri ise en az 1 milyar insanın 50 yıl içinde “dayanılmaz” sıcaklıklarda yaşayacağı bulgusu. COVID-19 bulaşması çok güncel belirsizlikleri içeriyor, insanlık önünü göremiyor. HBT aşı ve ilaç çalışmalarını biliyorsunuz çok yakından izliyor ve gelişmeleri sizlerle paylaşıyor. Bugün için söyleyebileceğimiz, artık ekonomik ve sosyal hayat, mümkün olduğu kadar sıkı kontrolümüz altında koronalı sürecek. Buna alışalım. Hastalığı sürekli denetim altında tutmaya çalışarak, bütün insani faaliyetler yeni biçimlerine bürünecek. Korona her açıdan değiştiriyor Yeni yaşamın alacağı biçimleri konusunda Korona Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü’nün aydınlatıcı ve tartışmaya açık yazısını sunuyoruz. Reyhan Oksay, COVID- 129’un neden herkeste farklı etkiler yarattığını ve aynı zamanda 3 çıkış senaryosunu derledi. Mustafa Çetiner geçmiş salgınlar konusunu sürdürürken, Müfit Akyos yine korona süreci ve sonrası ekonomik ve sosyal değişimlere, dayanışma ve insani yardım açısından yenilikçilik açısından kalıcı olmasını istiyor. Tanol Türkoğlu “Yeni normal basit bir kriter sunuyor: Evden yapabilme imkânın varsa, dışarı çıkma!” diyor. Kültür Üniversitesi’nden Gamze Ertürk Uzunoğlu karantina günlerinde hareketsiz kalmanın yol açtığı sorunları irdeledi ve önerilerini sıraladı. Atılım Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Füsun Terzioğlu, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2020 yılını Dünya Hemşireler Yılı ilan ettiğini hatırlatıyor, dünya sağlığı için hemşirelerin kritik önemine vurgu yaparak COVID-19 pandemisinin kahramanlarını yazdı. Salgında eve kapanır ve evden çalışırken, buzdolabınızla fazla dost olmayın, Bilim ve Beslenme sayfamızda uyarıları okuyun. Geçmişteki 4 koron virüsü bize neler öğretiyor? Yağmur Kan derledi. Doğan Kuban Türkiye’de aydının entelektüel olamadığına dair görüşlerini paylaşıyor: “Bizde entelektüel karşılığı bir sözcük yok. Bu da doğal. Çünkü felsefeyi yadsımış bir gelenekte dünyayı kavramsal düzeyde yorumlayacak adam yetişemezdi. “3 Haftada Bir” köşesinde Dilara Çolak, “basit olan açıklamanın doğru olmaya her zaman daha yakın” olduğuna yönelik yöntem üzerine yazdı. Uzay çalışmalarında büyük bir atılımın eşiğindeyiz. Türkiye’nin ilk kırmızı ötesi teleskopuna sahip uluslararası Doğu Anadolu Gözlemevi (DAG) projesinin yöneticisi Doç. Dr. Cahit Yeşilyaprak ile bir söyleşi yaptı Batuhan Sarıcan. Astronomide iddiamızı yükseltiyoruz. Ahmet Yavuz, Atatürk’e başka ve yeni bir açıdan bakıyor yazısında. Samsun ve sonrasının anahtarının ‘bilim ve ahlak’ olduğunu söylüyor. Atatürk’ün bir asker olarak dünyaya bakışını irdeliyor. Evrenin 10 Gizi yazı serimizde bu hafta büyük patlamanın kısa öyküsü var. Bilim ve Üniversite sayfamızda ise Michael Brooks’un “Yoksa evrenin bilinci mi var?” yazısının devamını okuyacaksınız. Arkeolog Sergen Çirkin Şamanizm konusunda ilginç bir kitap yazdı. Ve HBT okurları için 10 soruda Şamanizmi anlattı. Murat Altaş’ın hazırladığı Hayvanlar Dünyası’nda üç önemli haberi kaçırmayın lütfen. HBT dergisine ulaşmanın zorluklarının yaşandığı bugünlerde, derginin satın alınması ve yayılması çok çok önemli. Bu süreçte Cuma değil Çarşamba günleri raflarda yerini alıyor dergi.. Haydi, hep birlikte, sevgi, sağlık ve dayanışma ile&#8230; Kemal Kılıçdaroğlu’ndan da gençlere hediye abonelik CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 15 Çağdaş Yaşamlı gence 1 yıllık HBT aboneliği hediye etti. Dzenli olarak dergimizi, hiç bir sayısını kaçırmadan okuduğunu bildiğimiz sayın Kılıçdaroğlu’nun şahsi desteği bizi çok mutlu etti. Kendisine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Kılıçdaroğlu, HBT yazarı Doğan Kuban hocamızı da evinde ziyaret etmişti. Belediye başkanlarıyla yaptığı toplantılarda, HBT’yi düzenli izlemeleri ve abone olmaları için de sık sık tavsiyelerde bulunduğunu biliyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra bu hafta bizlerle iletişime geçerek, 30 öğrenciye 1 yıllık abonelik hediye eden Kamil Özoğul’a; 10 öğrenciye destek veren Deniz Özhan’a, 4 gence destek veren Fulya Ateş’e; 2’şer öğrenciye destek veren Sedat Ekinci, Deniz Fevziye Kutlusoy ve Aytaç Metin’e; 1 öğrenciye destek veren Ali Özdolap’a gençlerimiz adına sonsuz teşekkürler. Bu arada gençlerimizin hediye abonelik için taleplerini de bekliyoruz (info@herkesebilimteknoloji.com). Gençlerin ve kendini genç hisseden herkesin bayramı 19 Mayıs. Atatürk ülkeyi gençlere emanet etmiş ama şu sözleri de vurgulamayı ihmal etmemişti: “Gençliği yetiştiriniz. Onlara bilim ve kültürün olumlu fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Özgür fikirler uygulamaya geçtiği zaman, Türk milleti yükselecektir.” Herkese Bilim ve Teknoloji ile okurlarımızın elbirliğiyle gençlerimizi de bilim okuryazarlığı seferberliğine katmaktan çok mutluyuz! Bugüne kadar 340’ı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden burs alarak okuyan, toplam 650 genci dergimizle tanıştırdık. Bunu yaparken gerçekten dergimizi okumaya ve öğrenmeye hevesli gençleri seçmeye çalıştık. Hediye abonelik kampanyamız sürüyor. Bir okurumuz Gül Bayramoğlu’nun gönderdiği notu paylaşalım: “Günaydınlar her birinize&#8230; Her Çarşamba benim aydınlanma günüm. Hele bu karmaşık ve zorlayıcı dönemde. Zihnimi ve ruhumu temizliyorsunuz. Sadece satın alıp sizleri tüketiyorum aslında ama şu an elimden gelen bu. Sonsuz teşekkürler tüm emekleriniz için..”</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/buyuk-bilinmezlikler-icinde-bir-dunya-ve-turkiye-nereye-gidiyoruz">Büyük bilinmezlikler içinde bir dünya ve Türkiye, nereye gidiyoruz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-18599" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/217-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/217-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/217-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/217.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Baktığınızda akla hemen COVID-19 bulaşması geliyor olsa da, dünyanın başındaki felaketler hiç eksik değil. COVID-19 bulaşması insanoğlunun yönetebileceği bir olay diyelim, yönetemeyeceği diğer olay da sıcaklıkların giderek her yıl daha fazla dünyayı “basması”dır. İkisi arasında bir ilişki var mı? Eğer dünya Antroposen Çağı’na (İnsan Çağı, insan etkinliklerinin belirlediği dünyanın mesela iklim vb. durumu) girdiyse, var. Yeni korona bulaşmasına mutlaka insan etkinliklerinin sonucu diyemesek de, çünkü insanlık veba bakterisi salgını, 1918 İspanyol gribi- virüsü, HIV virüsü gibi salgınlar da yaşadı ve yaşıyor), yine de insanoğlunun hayvan habitatlarına girmesi ile bu ölümcül virüs yayılıyor. İklim değişimi ve sıcaklıkların giderek her yıl daha fazla dünyayı etkisi altına alması da, yine doğrudan sanayi devriminin başlamasından bu yana insan faaliyetlerinin bir sonucudur. İki önemli çalışmayı Batuhan Sarıcan derledi. İlki, ölümcül sıcaklıkların beklenenden 80 yıl önce geldiğine dair ıslak termometre sıcaklığı çalışması. Diğeri ise en az 1 milyar insanın 50 yıl içinde “dayanılmaz” sıcaklıklarda yaşayacağı bulgusu.</p>
<p>COVID-19 bulaşması çok güncel belirsizlikleri içeriyor, insanlık önünü göremiyor. HBT aşı ve ilaç çalışmalarını biliyorsunuz çok yakından izliyor ve gelişmeleri sizlerle paylaşıyor. Bugün için söyleyebileceğimiz, artık ekonomik ve sosyal hayat, mümkün olduğu kadar sıkı kontrolümüz altında koronalı sürecek. Buna alışalım. Hastalığı sürekli denetim altında tutmaya çalışarak, bütün insani faaliyetler yeni biçimlerine bürünecek.</p>
<p><strong>Korona her açıdan değiştiriyor </strong></p>
<p>Yeni yaşamın alacağı biçimleri konusunda Korona Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü’nün aydınlatıcı ve tartışmaya açık yazısını sunuyoruz. Reyhan Oksay, COVID- 129’un neden herkeste farklı etkiler yarattığını ve aynı zamanda 3 çıkış senaryosunu derledi. Mustafa Çetiner geçmiş salgınlar konusunu sürdürürken, Müfit Akyos yine korona süreci ve sonrası ekonomik ve sosyal değişimlere, dayanışma ve insani yardım açısından yenilikçilik açısından kalıcı olmasını istiyor.</p>
<p>Tanol Türkoğlu “Yeni normal basit bir kriter sunuyor: Evden yapabilme imkânın varsa, dışarı çıkma!” diyor. Kültür Üniversitesi’nden Gamze Ertürk Uzunoğlu karantina günlerinde hareketsiz kalmanın yol açtığı sorunları irdeledi ve önerilerini sıraladı. Atılım Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Füsun Terzioğlu, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2020 yılını Dünya Hemşireler Yılı ilan ettiğini hatırlatıyor, dünya sağlığı için hemşirelerin kritik önemine vurgu yaparak COVID-19 pandemisinin kahramanlarını yazdı.</p>
<p>Salgında eve kapanır ve evden çalışırken, buzdolabınızla fazla dost olmayın, Bilim ve Beslenme sayfamızda uyarıları okuyun. Geçmişteki 4 koron virüsü bize neler öğretiyor? Yağmur Kan derledi.</p>
<p>Doğan Kuban Türkiye’de aydının entelektüel olamadığına dair görüşlerini paylaşıyor: “Bizde entelektüel karşılığı bir sözcük yok. Bu da doğal. Çünkü felsefeyi yadsımış bir gelenekte dünyayı kavramsal düzeyde yorumlayacak adam yetişemezdi. “3 Haftada Bir” köşesinde Dilara Çolak, “basit olan açıklamanın doğru olmaya her zaman daha yakın” olduğuna yönelik yöntem üzerine yazdı. Uzay çalışmalarında büyük bir atılımın eşiğindeyiz. Türkiye’nin ilk kırmızı ötesi teleskopuna sahip uluslararası Doğu Anadolu Gözlemevi (DAG) projesinin yöneticisi Doç. Dr. Cahit Yeşilyaprak ile bir söyleşi yaptı Batuhan Sarıcan. Astronomide iddiamızı yükseltiyoruz.</p>
<p>Ahmet Yavuz, Atatürk’e başka ve yeni bir açıdan bakıyor yazısında. Samsun ve sonrasının anahtarının ‘bilim ve ahlak’ olduğunu söylüyor. Atatürk’ün bir asker olarak dünyaya bakışını irdeliyor. Evrenin 10 Gizi yazı serimizde bu hafta büyük patlamanın kısa öyküsü var. Bilim ve Üniversite sayfamızda ise Michael Brooks’un “Yoksa evrenin bilinci mi var?” yazısının devamını okuyacaksınız. Arkeolog Sergen Çirkin Şamanizm konusunda ilginç bir kitap yazdı. Ve HBT okurları için 10 soruda Şamanizmi anlattı. Murat Altaş’ın hazırladığı Hayvanlar Dünyası’nda üç önemli haberi kaçırmayın lütfen.</p>
<p>HBT dergisine ulaşmanın zorluklarının yaşandığı bugünlerde, derginin satın alınması ve yayılması çok çok önemli. Bu süreçte Cuma değil Çarşamba günleri raflarda yerini alıyor dergi..</p>
<p>Haydi, hep birlikte, sevgi, sağlık ve dayanışma ile&#8230;</p>
<blockquote><p>Kemal Kılıçdaroğlu’ndan da gençlere hediye abonelik</p>
<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 15 Çağdaş Yaşamlı gence 1 yıllık HBT aboneliği hediye etti. Dzenli olarak dergimizi, hiç bir sayısını kaçırmadan okuduğunu bildiğimiz sayın Kılıçdaroğlu’nun şahsi desteği bizi çok mutlu etti. Kendisine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Kılıçdaroğlu, HBT yazarı Doğan Kuban hocamızı da evinde ziyaret etmişti. Belediye başkanlarıyla yaptığı toplantılarda, HBT’yi düzenli izlemeleri ve abone olmaları için de sık sık tavsiyelerde bulunduğunu biliyoruz.</p>
<p>Sayın Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra bu hafta bizlerle iletişime geçerek, 30 öğrenciye 1 yıllık abonelik hediye eden Kamil Özoğul’a; 10 öğrenciye destek veren Deniz Özhan’a, 4 gence destek veren Fulya Ateş’e; 2’şer öğrenciye destek veren Sedat Ekinci, Deniz Fevziye Kutlusoy ve Aytaç Metin’e; 1 öğrenciye destek veren Ali Özdolap’a gençlerimiz adına sonsuz teşekkürler.</p>
<p>Bu arada gençlerimizin hediye abonelik için taleplerini de bekliyoruz (info@herkesebilimteknoloji.com).</p>
<p>Gençlerin ve kendini genç hisseden herkesin bayramı 19 Mayıs. Atatürk ülkeyi gençlere emanet etmiş ama şu sözleri de vurgulamayı ihmal etmemişti: “Gençliği yetiştiriniz. Onlara bilim ve kültürün olumlu fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Özgür fikirler uygulamaya geçtiği zaman, Türk milleti yükselecektir.”</p>
<p>Herkese Bilim ve Teknoloji ile okurlarımızın elbirliğiyle gençlerimizi de bilim okuryazarlığı seferberliğine katmaktan çok mutluyuz! Bugüne kadar 340’ı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden burs alarak okuyan, toplam 650 genci dergimizle tanıştırdık. Bunu yaparken gerçekten dergimizi okumaya ve öğrenmeye hevesli gençleri seçmeye çalıştık. Hediye abonelik kampanyamız sürüyor.</p>
<p>Bir okurumuz Gül Bayramoğlu’nun gönderdiği notu paylaşalım: “Günaydınlar her birinize&#8230; Her Çarşamba benim aydınlanma günüm. Hele bu karmaşık ve zorlayıcı dönemde. Zihnimi ve ruhumu temizliyorsunuz. Sadece satın alıp sizleri tüketiyorum aslında ama şu an elimden gelen bu. Sonsuz teşekkürler tüm emekleriniz için..”</p></blockquote>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/buyuk-bilinmezlikler-icinde-bir-dunya-ve-turkiye-nereye-gidiyoruz">Büyük bilinmezlikler içinde bir dünya ve Türkiye, nereye gidiyoruz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18604</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HBT Dergi 217. Sayı – 22 Mayıs 2020</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-217-sayi-22-mayis-2020</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2020 14:24:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergi Sayıları]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[Covid 19]]></category>
		<category><![CDATA[dijital devrim]]></category>
		<category><![CDATA[karadelik]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=18598</guid>

					<description><![CDATA[<p>COVID-19: Son durum ve sonuçlar Nasıl bir dünya bizi bekliyor? &#8211; Tevfik Özlü Pandemi nasıl bitecek: 3 senaryo Hastalığın seyrinde bağışıklık tepkiniz belirleyici! Geçmişteki 4 koronavirüsten dersler: COVID-19 da ölümcüllüğünü yitirecek! COVID-19 salgını açlık riskini ikiye katlıyor Dünyada büyük pandemiler (6): Savaş kazandıran sarıhumma &#8211; Mustafa Çetiner Beklenen öldürücü sıcaklıklar 80 yıl önce başladı: 1 milyar insan etkilenecek! Aydın, entelektüel olamadı! &#8211; Doğan Kuban Dijital yapısökümü &#8211; Tanol Türkoğlu Dayanışma ve insani yardım süreçlerinde yenilikçilik &#8211; Müfit Akyos 10 soruda Sibirya’dan Anadolu’ya Şamanizm &#8211; Sergen Çirkin Ockham’ın usturası: Basit, doğru olmaya her zaman daha yakındır &#8211;  P. Dilara Çolak ATASAM müdürü Cahit Yeşilyaprak ile söyleşi: Türkiye DAG ile astronomide atakta &#8211; Batuhan Sarıcan Yoksa evrenin bilinci var mı? (2) &#8211; Lara Meltem Bilikmen Samsun ve sonrasının anahtarı: “Bilim ve ahlak” &#8211; Ahmet Yavuz Karantina sürecinde aktif olmamak! &#8211; Gamze Ertürk Uzunoğlu Hemşireler dünya sağlığı için öncü bir ses ve COVID-19 pandemisinin kahramanları &#8211; Füsun Terzioğlu İlk kuantum radarı geliştirildi Meğer yanı başımızda bir karadelik varmış! Uçuk virüsü Alzheimer hastalığını tetikliyor olabilir En eski bira üretimi Orta Avrupa’da mı? Evden çalışma dönemi ve sağlıklı beslenme: Buzdolabı cazibe merkeziniz olmasın! Yapay zekâ artık çiftçinin tarlasında Karıncalar engelleri aşmak için işbirliği yapıyor Sosyal mesafe mikrobiyomu da etkiliyor Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-217-sayi-22-mayis-2020">HBT Dergi 217. Sayı – 22 Mayıs 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-18599" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/217-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/217-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/217-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/217.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />COVID-19: Son durum ve sonuçlar<br />
Nasıl bir dünya bizi bekliyor? &#8211; Tevfik Özlü<br />
Pandemi nasıl bitecek: 3 senaryo<br />
Hastalığın seyrinde bağışıklık tepkiniz belirleyici!<br />
Geçmişteki 4 koronavirüsten dersler: COVID-19 da ölümcüllüğünü yitirecek!<br />
COVID-19 salgını açlık riskini ikiye katlıyor<br />
Dünyada büyük pandemiler (6): Savaş kazandıran sarıhumma &#8211; Mustafa Çetiner<br />
Beklenen öldürücü sıcaklıklar 80 yıl önce başladı: 1 milyar insan etkilenecek!<br />
Aydın, entelektüel olamadı! &#8211; Doğan Kuban<br />
Dijital yapısökümü &#8211; Tanol Türkoğlu<br />
Dayanışma ve insani yardım süreçlerinde yenilikçilik &#8211; Müfit Akyos<br />
10 soruda Sibirya’dan Anadolu’ya Şamanizm &#8211; Sergen Çirkin<br />
Ockham’ın usturası: Basit, doğru olmaya her zaman daha yakındır &#8211;  P. Dilara Çolak<br />
ATASAM müdürü Cahit Yeşilyaprak ile söyleşi: Türkiye DAG ile astronomide atakta &#8211; Batuhan Sarıcan<br />
Yoksa evrenin bilinci var mı? (2) &#8211; Lara Meltem Bilikmen<br />
Samsun ve sonrasının anahtarı: “Bilim ve ahlak” &#8211; Ahmet Yavuz<br />
Karantina sürecinde aktif olmamak! &#8211; Gamze Ertürk Uzunoğlu<br />
Hemşireler dünya sağlığı için öncü bir ses ve COVID-19 pandemisinin kahramanları &#8211; Füsun Terzioğlu<br />
İlk kuantum radarı geliştirildi<br />
Meğer yanı başımızda bir karadelik varmış!<br />
Uçuk virüsü Alzheimer hastalığını tetikliyor olabilir<br />
En eski bira üretimi Orta Avrupa’da mı?<br />
Evden çalışma dönemi ve sağlıklı beslenme: Buzdolabı cazibe merkeziniz olmasın!<br />
Yapay zekâ artık çiftçinin tarlasında<br />
Karıncalar engelleri aşmak için işbirliği yapıyor<br />
Sosyal mesafe mikrobiyomu da etkiliyor</p>
<p><a href="https://abonelik.herkesebilimteknoloji.com/">Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-217-sayi-22-mayis-2020">HBT Dergi 217. Sayı – 22 Mayıs 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18598</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HBT Dergi 207. Sayı – 13 Mart 2020</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-207-sayi-13-mart-2020</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2020 12:26:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergi Sayıları]]></category>
		<category><![CDATA[bunamak]]></category>
		<category><![CDATA[dijital devrim]]></category>
		<category><![CDATA[endüstriyel biyo teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[eski mısır]]></category>
		<category><![CDATA[kenevir]]></category>
		<category><![CDATA[kolon kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=17575</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koronavirüs: Salgının yönetimi en önemli konu Antik Mısır tarihindeki büyük gizem: Sırlar odası bulundu mu? Yarının biyofabrikaları üretime başladı &#8211; Erdal Musoğlu Ha gayret! &#8211; Doğan Kuban Dijital kara delik &#8211; Tanol Türkoğlu Bilim ve teknoloji politikalarına katkı &#8211; Müfit Akyos Faz çalışmaları ve Türkiye &#8211; Mustafa Çetiner Yapay zekânın modası geçer mi? &#8211; Lale Akarun Koronavirüs: Bilgi kirliliği virüsten daha tehlikeli Kolon kanserinden E.coli bakterisi mi sorumlu? Kehribar içinde 20 milyon yıllık ayak Evrendeki en güçlü patlama nasıl oldu? Anadolu’da üretilen dünyanın en eski kılıçlarından biri Venedik’te ortaya çıktı Kenevirin antibiyotik özelliğinden yararlanılabilecek mi? Bunamak kaderiniz değil! (1) &#8211; Bunamanın kesin nedeni henüz bilinmiyor Arjantin: IMF ile bitmeyen tango ve erken sanayisizleşme &#8211; Bayram Ali Eşiyok Yapay zekâ, toplumsal genel zekâyı nasıl dönüştürebilir? (3) &#8211; Sinan Kürkcü Süper kahraman filmleri ve mesajları &#8211; Selda Salman Savaş ve(rsus) Barış &#8211; Salih Özbaran Sağlıklı yaşam, genetik riskinizi sıfırlayabilir Çocuğunuzu nasıl sağlıklı beslersiniz? İyi bir mentor nasıl olmalı? Erkekler neden daha az yaşar? Köpekler sıcaklığı da koklayabiliyor Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-207-sayi-13-mart-2020">HBT Dergi 207. Sayı – 13 Mart 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-17576" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/03/207-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/03/207-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/03/207-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/03/207.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Koronavirüs: Salgının yönetimi en önemli konu<br />
Antik Mısır tarihindeki büyük gizem: Sırlar odası bulundu mu?<br />
Yarının biyofabrikaları üretime başladı &#8211; Erdal Musoğlu<br />
Ha gayret! &#8211; Doğan Kuban<br />
Dijital kara delik &#8211; Tanol Türkoğlu<br />
Bilim ve teknoloji politikalarına katkı &#8211; Müfit Akyos<br />
Faz çalışmaları ve Türkiye &#8211; Mustafa Çetiner<br />
Yapay zekânın modası geçer mi? &#8211; Lale Akarun<br />
Koronavirüs: Bilgi kirliliği virüsten daha tehlikeli<br />
Kolon kanserinden E.coli bakterisi mi sorumlu?<br />
Kehribar içinde 20 milyon yıllık ayak<br />
Evrendeki en güçlü patlama nasıl oldu?<br />
Anadolu’da üretilen dünyanın en eski kılıçlarından biri Venedik’te ortaya çıktı<br />
Kenevirin antibiyotik özelliğinden yararlanılabilecek mi?<br />
Bunamak kaderiniz değil! (1) &#8211; Bunamanın kesin nedeni henüz bilinmiyor<br />
Arjantin: IMF ile bitmeyen tango ve erken sanayisizleşme &#8211; Bayram Ali Eşiyok<br />
Yapay zekâ, toplumsal genel zekâyı nasıl dönüştürebilir? (3) &#8211; Sinan Kürkcü<br />
Süper kahraman filmleri ve mesajları &#8211; Selda Salman<br />
Savaş ve(rsus) Barış &#8211; Salih Özbaran<br />
Sağlıklı yaşam, genetik riskinizi sıfırlayabilir<br />
Çocuğunuzu nasıl sağlıklı beslersiniz?<br />
İyi bir mentor nasıl olmalı?<br />
Erkekler neden daha az yaşar?<br />
Köpekler sıcaklığı da koklayabiliyor</p>
<p><a href="https://abonelik.herkesebilimteknoloji.com/">Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-207-sayi-13-mart-2020">HBT Dergi 207. Sayı – 13 Mart 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">17575</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Belalar ve kötülüklerle nasıl yaşayacağız?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/belalar-ve-kotu%cc%88lu%cc%88klerle-nasil-yasayacagiz</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Jan 2020 14:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[bitcoin]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[dijital devrim]]></category>
		<category><![CDATA[hipersonik]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[neandertal]]></category>
		<category><![CDATA[pancar]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=16768</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın, milletlerin ve haliyle ülkemizin başından bela eksik değil, hem güncel belalar (en son bizdeki deprem ve Çin’den dünyaya yayılan koronavirüs salgını gibi) hem de devler arasında büyük silahlanma yarışının şimdi tırmandığı hipersonik savaş olasılığı&#8230; Güncel iki konudan başlarsak, daha yakın ve acısı içimizi yakan deprem, ülkemizde ağır can ve mal kaybına neden oluyor her zaman. Elazığ depremi için ancak şunu söyleyebiliriz, iyi ki depremin büyüklüğü 6,8’de kaldı. Bir veya iki rakam daha yukarıda gerçekleşseydi (6,9 veya 7), kuşkunuz olmasın hem insan sayısı hem hem yıkılan bina sayısı geometrik olarak katlanarak artardı. Depremlerin bize, topluma ve siyasete öğretemediği tek şey var: Binalar mutlaka en sağlam biçimde yapılmak zorunda. Depremin zarar vereceği, yıkacağı kesin olan ev tipleri öncelikle hemen yıkılmalı ve yeniden inşa edilmeli. Fakat ülkemizde bilimin yol göstericiliğine kulak veren bugüne kadar herhangi bir iktidar tipi biliyor musunuz? Koronavirüs salgınına gelince, üçüncü sayfamızda, eldeki tüm bilgileri derleyip toparladık&#8230; Şunu da belirtelim: Bilinmezliğin olduğu her olayda derhal komplo teorileri ortalığı kaplar. Bu aşağılık teoriler ciddi hiç bir yayında yer bulamaz ama sosyal medyayı en kullanışlı alan olarak kullanır ve sanki dünyadan çok önemli şeyler saklanıyor diye, okur bulur, panik havasını kullanır. Bundan en çok bilim okur yazarlığı az olan ülkeler etkilenir. Ülkemiz bunlardan biridir. En entelektüeller bile bu komplolara iltifat gösterir, çünkü bizde entelektüelliğin bilimsel altyapısı zayıftır. HBT’nin onbinlerce satmamasının nedeni de budur. Bilim altyapısız entelektüellik olmaz. Hipersonik savaş Son yıllarda hipersonik silah yarışı büyük ivme kazandı. Balistik füzeler, ramjet adı verilen aero-termodinamik jet motorları&#8230; Amaç rakiplerin savunma sistemlerine yakalanmayacak, ve büyük hızlarda manevra yapabilme yeteneğine sahip silahlar ve hava taşıtları geliştirmek. Tabii Çin, Rusya ve ABD başı çekiyor. Peki bunlar ne anlama geliyor? Yeni bir “Dehşet dengesi’ mi? Yoksa büyük bir savaş tehlikesi mi? Hangi ülke ne yapıyor? Bu konudaki gelişmeleri kapağa taşıdık. İçinde bulunduğumuz kaygan küresel zeminde kim nerede duruyor biraz anlamak istedik. Reyhan Oksay’ın kaleminden okuyun. Yerküre şu aralar hayli hareketli. Depremlerin yanı sıra volkanik hareketlilik de kaygı yaratıyor. Filipinler’de volkanik Taal adasındaki volkanik hareketliliğin büyük volkanik patlamalarla sürmesinden korkuluyor. Kuban’dan çağrı Doğan Kuban hoca “Tüm vatanseverler ülkenin yakın geleceğini acilen çözüme kavuşturmak üzere düşünmek zorundalar. Günümüzde eşitsizlik derinleşmiş durumda. Dünya tarihi de bu olguyu toplumun temel çekişmesi olarak anlatıyor. Bu, insanın doğal bencilliğinin bir sonucudur. Nüfus artıkça bu kavga daha da büyüyebilir. Acaba insanoğlu sıcaktan kavrulmadan, bencilliğinden vazgeçecek mi?  Bence hayır” diyerek bugünkü hali sorguluyor. Artırılmış İnsan, Hiper Otomasyon, İşlemsel Blok Zinciri, Güçlendirilmiş Sınır Bilişim, Dağıtık Yapılı Bulut Bilişim, Özerk Nesneler&#8230; Şu sıraladıklarımız çok yabancı geliyor değil mi? Hazırlayın kendinizi zira önümüzdeki 10 yıl içinde şu saydığımız bilişim teknolojileri ile dijital dünyamız yeniden alt üst olacak. Erdal Musoğlu’nun kaleminden&#8230; Müfit Akyos da “Bilimin Bütünselliği” başlıklı yazısında insanın kendi yarattığı sorunların çözümünü bilim ve teknolojide aradığını ancak sorunların sadece fen bilimleri ile çözülmesinin mümkün olmadığını sosyal bilimlerle bir bütünsellik içinde ilerlenmesi gerektiğini vurguluyor. Mustafa Çetiner, 200’ncü sayımızla ilgili yazdı. Cumhuriyet Bilim Teknoloji’de başlayan büyük serüveni anlatıyor. Tanol Türkoğlu, Dijital Adem’in Yaratılışı başlığı altında soruyor: İnsanlaşan makine ile makineleşen insan, 30 yıl sonra karşı karşıya gelip yeni bir yaratılışın öncülüğünü yapabilir mi? Bilgisayarla Yaratılmış Görüntü kısaca CGI teknolojisi artık film endüstrisinin içinde. Onlarca yıl önce hayatını kaybetmiş ünlü aktörleri yeni çekilen filmlerde görmeye başladık. Örneğin James Dean, Audrey Hepburn&#8230; Bu teknoloji nedir? Sayfalarımızda.. İstanbul Kültür Üniversitesi İktisadi ve İdari İlimler Fakültesi’nde Dr. Hasan Bakır giderek yaygınlaşan Bitcoin üzerine yazdı. BAU Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Kadircan Keskinbora, 40 yılı aşkın hekimlik hekimlik yaşamının bazı özelliklerini yazmaya başladı. İlgiyle okuyacaksınız. Tınaz Titiz sorunların çözümünde karşılaştığımız tıkanıklıkları, direnç noktalarına aşmanın yollarını yazdı 8 maddede.. Bilim ve Beslenme sayfamızda bu hafta antioksidan deposu Pancar var. Kadınların kalp damarlarının erkeklerden daha erken yaşlandığı; ısınan deniz suyunun martıları nasıl öldürdüğü, Neandertal insanının Akdeniz’de istiridye topladığı&#8230; Araştırma Gündemi&#8217;nde.. Hayvanlar Dünyası sayfamızda bu hafta yok olma noktasında olan bir gergedan türünü kurtarma çabalarını okuyacaksınız. Bir de balinaların kimi zaman karaya vurmalarının nedenini&#8230; HBT, bilim okuryazarlığının haftalık güncesi.. Okuyacağız, yayacağız.. Geleceğimizi kuracağız.. Sevgi ve dostlukla ve bilimde kalın.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/belalar-ve-kotu%cc%88lu%cc%88klerle-nasil-yasayacagiz">Belalar ve kötülüklerle nasıl yaşayacağız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-16764" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/201-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/201-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/201-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/201.jpg 1654w" sizes="auto, (max-width: 251px) 100vw, 251px" />Dünyanın, milletlerin ve haliyle ülkemizin başından bela eksik değil, hem güncel belalar (en son bizdeki deprem ve Çin’den dünyaya yayılan koronavirüs salgını gibi) hem de devler arasında büyük silahlanma yarışının şimdi tırmandığı hipersonik savaş olasılığı&#8230;</p>
<p>Güncel iki konudan başlarsak, daha yakın ve acısı içimizi yakan deprem, ülkemizde ağır can ve mal kaybına neden oluyor her zaman. Elazığ depremi için ancak şunu söyleyebiliriz, iyi ki depremin büyüklüğü 6,8’de kaldı. Bir veya iki rakam daha yukarıda gerçekleşseydi (6,9 veya 7), kuşkunuz olmasın hem insan sayısı hem hem yıkılan bina sayısı geometrik olarak katlanarak artardı.</p>
<p><strong>Deprem</strong>lerin bize, topluma ve siyasete öğretemediği tek şey var: Binalar mutlaka en sağlam biçimde yapılmak zorunda. Depremin zarar vereceği, yıkacağı kesin olan ev tipleri öncelikle hemen yıkılmalı ve yeniden inşa edilmeli. Fakat ülkemizde bilimin yol göstericiliğine kulak veren bugüne kadar herhangi bir iktidar tipi biliyor musunuz?</p>
<p><strong>Koronavirüs</strong> salgınına gelince, üçüncü sayfamızda, eldeki tüm bilgileri derleyip toparladık&#8230; Şunu da belirtelim: Bilinmezliğin olduğu her olayda derhal komplo teorileri ortalığı kaplar. Bu aşağılık teoriler ciddi hiç bir yayında yer bulamaz ama sosyal medyayı en kullanışlı alan olarak kullanır ve sanki dünyadan çok önemli şeyler saklanıyor diye, okur bulur, panik havasını kullanır.</p>
<p>Bundan en çok bilim okur yazarlığı az olan ülkeler etkilenir. Ülkemiz bunlardan biridir. En entelektüeller bile bu komplolara iltifat gösterir, çünkü bizde entelektüelliğin bilimsel altyapısı zayıftır. HBT’nin onbinlerce satmamasının nedeni de budur. Bilim altyapısız entelektüellik olmaz.</p>
<p><strong>Hipersonik savaş</strong></p>
<p>Son yıllarda hipersonik silah yarışı büyük ivme kazandı. Balistik füzeler, ramjet adı verilen aero-termodinamik jet motorları&#8230; Amaç rakiplerin savunma sistemlerine yakalanmayacak, ve büyük hızlarda manevra yapabilme yeteneğine sahip silahlar ve hava taşıtları geliştirmek. Tabii Çin, Rusya ve ABD başı çekiyor.</p>
<p>Peki bunlar ne anlama geliyor? Yeni bir “Dehşet dengesi’ mi? Yoksa büyük bir savaş tehlikesi mi? Hangi ülke ne yapıyor? Bu konudaki gelişmeleri kapağa taşıdık. İçinde bulunduğumuz kaygan küresel zeminde kim nerede duruyor biraz anlamak istedik. <strong>Reyhan Oksay</strong>’ın kaleminden okuyun.</p>
<p>Yerküre şu aralar hayli hareketli. Depremlerin yanı sıra volkanik hareketlilik de kaygı yaratıyor. Filipinler’de volkanik Taal adasındaki volkanik hareketliliğin büyük volkanik patlamalarla sürmesinden korkuluyor.</p>
<p><strong>Kuban’dan çağrı</strong></p>
<p><strong>Doğan Kuban</strong> hoca “Tüm vatanseverler ülkenin yakın geleceğini acilen çözüme kavuşturmak üzere düşünmek zorundalar. Günümüzde eşitsizlik derinleşmiş durumda. Dünya tarihi de bu olguyu toplumun temel çekişmesi olarak anlatıyor. Bu, insanın doğal bencilliğinin bir sonucudur. Nüfus artıkça bu kavga daha da büyüyebilir. Acaba insanoğlu sıcaktan kavrulmadan, bencilliğinden vazgeçecek mi?  Bence hayır” diyerek bugünkü hali sorguluyor.</p>
<p>Artırılmış İnsan, Hiper Otomasyon, İşlemsel Blok Zinciri, Güçlendirilmiş Sınır Bilişim, Dağıtık Yapılı Bulut Bilişim, Özerk Nesneler&#8230; Şu sıraladıklarımız çok yabancı geliyor değil mi? Hazırlayın kendinizi zira önümüzdeki 10 yıl içinde şu saydığımız bilişim teknolojileri ile dijital dünyamız yeniden alt üst olacak. <strong>Erdal Musoğlu</strong>’nun kaleminden&#8230;</p>
<p><strong>Müfit Akyos</strong> da “Bilimin Bütünselliği” başlıklı yazısında insanın kendi yarattığı sorunların çözümünü bilim ve teknolojide aradığını ancak sorunların sadece fen bilimleri ile çözülmesinin mümkün olmadığını sosyal bilimlerle bir bütünsellik içinde ilerlenmesi gerektiğini vurguluyor.</p>
<p><strong>Mustafa Çetiner</strong>, 200’ncü sayımızla ilgili yazdı. Cumhuriyet Bilim Teknoloji’de başlayan büyük serüveni anlatıyor. <strong>Tanol Türkoğlu, </strong>Dijital Adem’in Yaratılışı başlığı altında soruyor: İnsanlaşan makine ile makineleşen insan, 30 yıl sonra karşı karşıya gelip yeni bir yaratılışın öncülüğünü yapabilir mi?</p>
<p>Bilgisayarla Yaratılmış Görüntü kısaca CGI teknolojisi artık film endüstrisinin içinde. Onlarca yıl önce hayatını kaybetmiş ünlü aktörleri yeni çekilen filmlerde görmeye başladık. Örneğin <strong>James Dean, Audrey Hepburn</strong>&#8230; Bu teknoloji nedir? Sayfalarımızda..</p>
<p>İstanbul Kültür Üniversitesi İktisadi ve İdari İlimler Fakültesi’nde <strong>Dr. Hasan Bakır</strong> giderek yaygınlaşan Bitcoin üzerine yazdı. BAU Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Kadircan Keskinbora, 40 yılı aşkın hekimlik hekimlik yaşamının bazı özelliklerini yazmaya başladı. İlgiyle okuyacaksınız.</p>
<p><strong>Tınaz Titiz</strong> sorunların çözümünde karşılaştığımız tıkanıklıkları, direnç noktalarına aşmanın yollarını yazdı 8 maddede.. Bilim ve Beslenme sayfamızda bu hafta antioksidan deposu Pancar var. Kadınların kalp damarlarının erkeklerden daha erken yaşlandığı; ısınan deniz suyunun martıları nasıl öldürdüğü, Neandertal insanının Akdeniz’de istiridye topladığı&#8230; Araştırma Gündemi&#8217;nde..</p>
<p>Hayvanlar Dünyası sayfamızda bu hafta yok olma noktasında olan bir gergedan türünü kurtarma çabalarını okuyacaksınız. Bir de balinaların kimi zaman karaya vurmalarının nedenini&#8230;</p>
<p>HBT, bilim okuryazarlığının haftalık güncesi.. Okuyacağız, yayacağız.. Geleceğimizi kuracağız..</p>
<p>Sevgi ve dostlukla ve bilimde kalın.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/belalar-ve-kotu%cc%88lu%cc%88klerle-nasil-yasayacagiz">Belalar ve kötülüklerle nasıl yaşayacağız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16768</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HBT Dergi 201. Sayı – 31 Ocak 2020</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-201-sayi-31-ocak-2020</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Jan 2020 12:29:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergi Sayıları]]></category>
		<category><![CDATA[bitcoin]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[dijital devrim]]></category>
		<category><![CDATA[hipersonik]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[neandertal]]></category>
		<category><![CDATA[pancar]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=16763</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hipersonik silahlar: Yeni bir dehşet dengesi mi, yoksa büyük savaş tehlikesi mi? Koronavirüs küresel bir salgına dönüşebilir mi? Sağ-Sol &#8211; Doğan Kuban Dijital “Adem’in yaratılışı” &#8211; Tanol Türkoğlu Bilimin bütünselliği &#8211; Müfit Akyos On yılda dijital hayatımız yeniden değişecek &#8211; Erdal Musoğlu 200. sayımız &#8211; Mustafa Çetiner Toprak Dede’nin ardından&#8230; &#8211; Özlem Yüzak Suskun fayın kırılması, bu KAF ve DAF nereden çıktı? &#8211; Orhan Bursalı Çözüme ulaşmada 8 sağlam nokta &#8211; Tınaz Titiz Özel bir meslek, yitik bir sanat, düşünmeye davet (1) &#8211; Kadircan Keskinbora Ekonomi, Teknoloji ve Bitcoin &#8211; Hasan Bakır Demir takviyesi için doğru adres: Pancar Kadınların beyni aynı yaştaki erkeklerden daha genç Kadının kalp damarları daha erken yaşlanıyor Neandertaller, Akdeniz’de istiridye toplamışlar Isınan deniz suyu, martıları öldürdü Kanser kaynaklı ölüm oranları düşüyor Filipinler’de büyük volkanik patlamalardan korkuluyor Ozon tabakasını incelten gazlar Arktik’teki ısınmayı tetiklemiş olabilir Alışkanlıklarda küçük değişiklikler büyük yararlar (2): Tuvalet alışkanlıklarında küçük değişiklikler Meslek başarısında şansın payı %50 Üretilen embriyolarla bir gergedan türünü kurtarma çabası Balinaların karaya vurmasının nedeni Güneş fırtınaları olabilir Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-201-sayi-31-ocak-2020">HBT Dergi 201. Sayı – 31 Ocak 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-16764" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/201-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/201-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/201-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/201.jpg 1654w" sizes="auto, (max-width: 251px) 100vw, 251px" />Hipersonik silahlar: Yeni bir dehşet dengesi mi, yoksa büyük savaş tehlikesi mi?<br />
Koronavirüs küresel bir salgına dönüşebilir mi?<br />
Sağ-Sol &#8211; Doğan Kuban<br />
Dijital “Adem’in yaratılışı” &#8211; Tanol Türkoğlu<br />
Bilimin bütünselliği &#8211; Müfit Akyos<br />
On yılda dijital hayatımız yeniden değişecek &#8211; Erdal Musoğlu<br />
200. sayımız &#8211; Mustafa Çetiner<br />
Toprak Dede’nin ardından&#8230; &#8211; Özlem Yüzak<br />
Suskun fayın kırılması, bu KAF ve DAF nereden çıktı? &#8211; Orhan Bursalı<br />
Çözüme ulaşmada 8 sağlam nokta &#8211; Tınaz Titiz<br />
Özel bir meslek, yitik bir sanat, düşünmeye davet (1) &#8211; Kadircan Keskinbora<br />
Ekonomi, Teknoloji ve Bitcoin &#8211; Hasan Bakır<br />
Demir takviyesi için doğru adres: Pancar<br />
Kadınların beyni aynı yaştaki erkeklerden daha genç<br />
Kadının kalp damarları daha erken yaşlanıyor<br />
Neandertaller, Akdeniz’de istiridye toplamışlar<br />
Isınan deniz suyu, martıları öldürdü<br />
Kanser kaynaklı ölüm oranları düşüyor<br />
Filipinler’de büyük volkanik patlamalardan korkuluyor<br />
Ozon tabakasını incelten gazlar Arktik’teki ısınmayı tetiklemiş olabilir<br />
Alışkanlıklarda küçük değişiklikler büyük yararlar (2): Tuvalet alışkanlıklarında küçük değişiklikler<br />
Meslek başarısında şansın payı %50<br />
Üretilen embriyolarla bir gergedan türünü kurtarma çabası<br />
Balinaların karaya vurmasının nedeni Güneş fırtınaları olabilir</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/1-abonelik">Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-201-sayi-31-ocak-2020">HBT Dergi 201. Sayı – 31 Ocak 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16763</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dijital kültür sorunları</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tanol-turkoglu/dijital-kultur-sorunlari</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tanol Türkoglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Oct 2019 13:23:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tanol Türkoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dijital devrim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=15547</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüzeydeki sorunlar ortak dil, ifade özgürlüğü, gerçeğin çarpıtılması olsa da derindeki sorun ekonomik: Kapitalizm, teknolojiyi dördüncü kez uşağı yapıp yoluna devam edebilecek mi; yoksa dijitalleşme sanayi toplumunun sonunu mu getirecek? Dijital bilgi toplumuna doğru yol alıyoruz; ancak bir türlü ulaşamıyoruz. Çünkü hareket halinde olan sadece biz değiliz; hedef de yerinde durmuyor. Ona doğru bir adım atıyoruz, o sırada o üç adım ilerlemiş oluyor. O nedenle bize “teknoloji uzun, yaşam kısa” kalıyor. Süratimizi düşüren olasılıkların başında temel (dijital) olgularla aramızdaki yapay soğukluk geliyor. Yapay çünkü yeni bir şeyi detaylı öğrenmeye, idrak etmeye vaktimiz yok. “Bilgi toplumu” lafzının aslının “enformasyon toplumu” olduğunu bilmiyoruz örneğin. Objektif veri, enformasyon ile sübjektif bilgi arasındaki farkı idrak edemiyoruz. Bu bağlamda “veri” ile “enformasyon”un itici (üretici), “bilgi”nin ise keyif verici (tüketici) özelliklere sahip olduğunun farkında değiliz. Dünyanın papağanıyız esasen dijital kuşakları tanımlarken; kendi realitemizden ise uzak. “Bilgisayar, internet ve cep telefonu olmayan bir dünyayı bilmeyenler” diye tanımlanan; 1981 ve sonrasında doğanları işaret eden “dijital yerli” tanımını aynen alıyoruz ama o tanımın bizdeki muadilinin 1991 olması gerektiğini “akledemiyoruz”. İfade özgürlüğü resme girdiğinde tereddütsüz savunucusuyuz ancak “daha iyisi olsun” kaygısıyla yapılan eleştirilere tahammül edemiyoruz. Bizim gibi düşünmeyenleri dışlıyoruz. Dışlananlar da kendisi gibi düşünenlerle bir araya geliyor. Böylece oluşan dijital gettolar yılın kelimesi ilan edilen post-truth (gerçek-ötesi) olgusunu körükleyici bir unsur haline geliyor. Her getto (aynı) tabloya bakıp onu kendi işine gelecek şekilde yorumluyor ve o gettodaki herkes o yorumu tek doğru kabul ediyor. Gerçek-Ötesicilik, gettoları dijital olarak birbirinden daha da uzaklaştırıyor. İşte muhalefetin sonu! Dijital kafalarını ne kadar o gettolara sokmuş olsalar da bireyler fiziksel dünyada (hala) birbirine yakın yaşıyor. Yolları kesiştikçe de çatışıyorlar. İşte nefret söyleminin, nefret eylemine dönüşümü; işte terörün yükselişi. Bilgi toplumu, sanayi toplumuna ve onunla gelen (ve iki yüz küsur yıldır deri değiştirerek ayakta kalmayı başaran) kapitalizme ilk defa yolun sonunun söz konusu olabileceğini gösterdi. Kapitalizm gerçekten de tarihe karışabilir; hem de beklenen, diyalektik (dış) rakibi sosyalizm sayesinde değil. İçten gelen bir dalga ile: Dijitalleşme ! Dijital ekonominin lezzeti 1995’ten beri alınmaktaysa da bugüne dek hep marjinal kaldı. Standard tüketim zincirinde, (yeterli parası olmadığı için) yer bulamayan bireye alternatif, ucuz tüketim modeli olarak konumlandırıldı (örn. araba alacak, taksiye binecek paran yoksa, tanımadığın yabancıların arabasına bin, birinci el eşya alacak paran yoksa, kullanılmışını al). Internete bağlayacak insan (yağlı müşteri) kalmayınca, cihazlara yönelen internet canavarı, kapitalizmin dördüncü kez deri değiştirmesini sağlayacak mı? Dijital kültürün son ama en şiddetli sorunu (şimdilik) bu. Yaşanan 4. Sanayi Devrimi mi, müstakil bir Dijital Devrim mi? Kapitalizm, dijitalleşmeyi o arzu ettiği yeni (“dördüncü”) evresine indirgemeyi başarsa bile kendisinin de ölümlü olduğunu anladı bir kere. Bu ölüm er ya da geç gerçekleşecek. Çeşitli ülkelerde lafta kalmaya başlayan hukuk, demokrasi gibi olguların geçmekte olduğu süreçten kapitalizm de geçecek. Yerini daha iyisine (gönüllü) bırakmazsa, daha kötüsü (zorla) gelip herşeyi yüzlerce yıl geriye götürecek. Tanol Türkoğlu / tanolturkoglu@gmail.com</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tanol-turkoglu/dijital-kultur-sorunlari">Dijital kültür sorunları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Yüzeydeki sorunlar ortak dil, ifade özgürlüğü, gerçeğin çarpıtılması olsa da derindeki sorun ekonomik: Kapitalizm, teknolojiyi dördüncü kez uşağı yapıp yoluna devam edebilecek mi; yoksa dijitalleşme sanayi toplumunun sonunu mu getirecek?</p></blockquote>
<p>Dijital bilgi toplumuna doğru yol alıyoruz; ancak bir türlü ulaşamıyoruz. Çünkü hareket halinde olan sadece biz değiliz; hedef de yerinde durmuyor. Ona doğru bir adım atıyoruz, o sırada o üç adım ilerlemiş oluyor. O nedenle bize <strong>“teknoloji uzun, yaşam kısa”</strong> kalıyor.</p>
<p>Süratimizi düşüren olasılıkların başında temel (dijital) olgularla aramızdaki yapay soğukluk geliyor. Yapay çünkü yeni bir şeyi detaylı öğrenmeye, idrak etmeye vaktimiz yok.</p>
<p>“Bilgi toplumu” lafzının aslının <strong>“enformasyon toplumu”</strong> olduğunu bilmiyoruz örneğin. Objektif veri, enformasyon ile sübjektif bilgi arasındaki farkı idrak edemiyoruz. Bu bağlamda “veri” ile “enformasyon”un itici (üretici), “bilgi”nin ise keyif verici (tüketici) özelliklere sahip olduğunun farkında değiliz.</p>
<p>Dünyanın papağanıyız esasen <strong>dijital kuşakları</strong> tanımlarken; kendi realitemizden ise uzak. <strong>“Bilgisayar, internet ve cep telefonu olmayan bir dünyayı bilmeyenler”</strong> diye tanımlanan; 1981 ve sonrasında doğanları işaret eden <strong>“dijital yerli”</strong> tanımını aynen alıyoruz ama o tanımın bizdeki muadilinin 1991 olması gerektiğini “akledemiyoruz”.</p>
<p><strong>İfade özgürlüğü</strong> resme girdiğinde tereddütsüz savunucusuyuz ancak “daha iyisi olsun” kaygısıyla yapılan eleştirilere tahammül edemiyoruz. Bizim gibi düşünmeyenleri dışlıyoruz. Dışlananlar da kendisi gibi düşünenlerle bir araya geliyor. Böylece oluşan <strong>dijital gettolar</strong> yılın kelimesi ilan edilen <strong>post-truth (gerçek-ötesi)</strong> olgusunu körükleyici bir unsur haline geliyor.</p>
<p>Her getto (aynı) tabloya bakıp onu kendi işine gelecek şekilde yorumluyor ve o gettodaki herkes o yorumu tek doğru kabul ediyor. Gerçek-Ötesicilik, gettoları dijital olarak birbirinden daha da uzaklaştırıyor. İşte <strong>muhalefetin sonu!</strong></p>
<p>Dijital kafalarını ne kadar o gettolara sokmuş olsalar da bireyler fiziksel dünyada (hala) birbirine yakın yaşıyor. Yolları kesiştikçe de çatışıyorlar. İşte nefret söyleminin, nefret eylemine dönüşümü; işte terörün yükselişi.</p>
<p>Bilgi toplumu, sanayi toplumuna ve onunla gelen (ve iki yüz küsur yıldır deri değiştirerek ayakta kalmayı başaran) kapitalizme ilk defa yolun sonunun söz konusu olabileceğini gösterdi. <strong>Kapitalizm gerçekten de tarihe karışabilir</strong>; hem de beklenen, diyalektik (dış) rakibi sosyalizm sayesinde değil. <strong>İçten gelen bir dalga ile:</strong> Dijitalleşme !</p>
<p>Dijital ekonominin lezzeti 1995’ten beri alınmaktaysa da bugüne dek hep marjinal kaldı. Standard tüketim zincirinde, (yeterli parası olmadığı için) yer bulamayan bireye alternatif, ucuz tüketim modeli olarak konumlandırıldı (örn. araba alacak, taksiye binecek paran yoksa, tanımadığın yabancıların arabasına bin, birinci el eşya alacak paran yoksa, kullanılmışını al).</p>
<p>Internete bağlayacak insan (yağlı müşteri) kalmayınca, cihazlara yönelen <strong>internet canavarı</strong>, kapitalizmin dördüncü kez deri değiştirmesini sağlayacak mı? Dijital kültürün son ama en şiddetli sorunu (şimdilik) bu. Yaşanan <strong>4. Sanayi Devrimi</strong> mi, müstakil bir Dijital Devrim mi?</p>
<p>Kapitalizm, dijitalleşmeyi o arzu ettiği yeni (“dördüncü”) evresine indirgemeyi başarsa bile kendisinin de ölümlü olduğunu anladı bir kere. Bu ölüm er ya da geç gerçekleşecek.</p>
<p>Çeşitli ülkelerde lafta kalmaya başlayan hukuk, demokrasi gibi olguların geçmekte olduğu süreçten kapitalizm de geçecek. <strong>Yerini daha iyisine (gönüllü) bırakmazsa, daha kötüsü (zorla) gelip herşeyi yüzlerce yıl geriye götürecek.</strong></p>
<p><strong>Tanol Türkoğlu / <a href="mailto:TanolTurkoglu@Gmail.com">tanolturkoglu@gmail.com</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tanol-turkoglu/dijital-kultur-sorunlari">Dijital kültür sorunları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15547</post-id>	</item>
		<item>
		<title>TAKSAV Bodrum “Homosapiens’ten Siberinsan’a” söyleşisi</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/taksav-bodrum-homosapiensten-siberinsana-soylesisi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Sep 2019 08:56:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru ve Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[dijital devrim]]></category>
		<category><![CDATA[homosapiens]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=15258</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat için Vakıf (TAKSAV) Bodrum Temsilciliği 22 Eylül Pazar günü saat 11.00’de kahvaltı ve söyleşi düzenliyor. “TAKSAV Buluşmaları” adı altında TAKSAV Bodrum Temsilciliği’nde düzenlenecek “Homosapiens’ten Siberinsan’a” konulu söyleşinin konuğu HBT ve Cumhuriyet gazetesi yazarı Orhan Bursalı. &#160;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/taksav-bodrum-homosapiensten-siberinsana-soylesisi">TAKSAV Bodrum “Homosapiens’ten Siberinsan’a” söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat için Vakıf (TAKSAV) Bodrum Temsilciliği 22 Eylül Pazar günü saat 11.00’de kahvaltı ve söyleşi düzenliyor.</p>
<p>“TAKSAV Buluşmaları” adı altında TAKSAV Bodrum Temsilciliği’nde düzenlenecek “Homosapiens’ten Siberinsan’a” konulu söyleşinin konuğu HBT ve Cumhuriyet gazetesi yazarı Orhan Bursalı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-15259 size-full" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/09/taksav-bodrum.jpg" alt="" width="620" height="324" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/09/taksav-bodrum.jpg 620w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/09/taksav-bodrum-300x157.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/taksav-bodrum-homosapiensten-siberinsana-soylesisi">TAKSAV Bodrum “Homosapiens’ten Siberinsan’a” söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15258</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Robotlara oy hakkı!</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tanol-turkoglu/robotlara-oy-hakki</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tanol Türkoglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Aug 2019 14:29:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tanol Türkoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[4. sanayi devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[dijital devrim]]></category>
		<category><![CDATA[robotlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=14981</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanların yeni insan üretmekten başka bir işi kalmayınca sosyal demokrat politikacılar iktidara gelmek için onların yerini alacak robotlara, robotumsulara mı bel bağlayacak? Son kırk yıldır bilişim teknolojileri kapitalizmi sırtında taşıyor. Kapitalizm, (daha şık ifadeyle) “sanayi toplumu”, bugünlerde dördüncü devrimsel evresinde. Bu evreler mekanik, elektrik, elektronik ve dijital. Teknoloji sürekli değişiyor ama kapitalizm kontrolü bırakmıyor. Elektronik evre 70lerin sonu 80lerin başında Kaliforniya’da icat edilen kişisel bilgisayarlar ile başladı. Ancak bu andan itibaren sanayi toplumu içinde de bir yabancılaşma çatlağı oluştu. Çünkü bu evrenin mucitleri sanayi toplumunun, vahşi kapitalizmin tipik temsilcileri değildi. Temsilciler Kaliforniya’daki parlak ışığı görünce bu hippilerin çevresinde toplandılar. Pek çoğunun ruhunu satın alıp elektronik devrimin kontrolünü ele geçirdiler. Onu kapitalizmin bir evresi haline indirgediler. Son yıllarda dünyada hissedilmekte olan ekonomik krizin temeli aslında üçüncü evrenin arifesine dayanmakta. Kapitalist düzen 70&#8217;lerin teknolojisi olan elektrikli sanayi devriminden yeterince gelir elde edebiliyor olsaydı, bilgisayar denilen o zamazingo büyük bir olasılıkla Kaliforniya’dan dışarıya çıkamayacaktı. Elektronikleşme son yıllarda yerini dijitalleşmeye bırakıyor. Aslında bu teknik olarak yanlış bir tanımlama. Ancak “dijital” denildiğinde yaygın olarak algılanan şey “elektronik”ten çok farklı. Diyelim ki masanızda duran bilgisayardan bankacılık işlemi yapıyorsanız bunun adı elektronik, akıllı telefon veya tabletinizle yapıyorsanız adı dijital oluyor. Duvara asılı televizyon elektronik, içilen sıvıyı algılayan ve kaydını tutan bardak dijital. 4. Sanayi Devrimi denilen isimlendirme de “dijital&#8221;liği işaret ederken bunu robotlar ve robotumsular için kullanıyor. Yani insan müdahalesi olmadan internete erişebilecek ve yapması gereken şeyleri yapabilecek nesneleri. Robot kelimesi belki de çok erken icat edilmiş. Özellikle de işaret ettiği teknolojinin düzeyine bakınca. Bilim kurgu için robot “hayali elektronik insan” ise bilim ve teknoloji şu an ancak tek hücrelilerden çok hücreli canlılara geçiş yapabilmiş durumda denilebilir. Biraz da ondan olacak kendi kendine internete bağlanabilme özelliğine sahip bu cihazlara “robot” ve “robotumsu” denmekten özellikle kaçınılıyor; “nesnelerin interneti” teknik ismi kullanılmaya devam ediyor. Bu robotumsular nihayet vahşi kapitalizmin uzun yıllardır hayalini kurduğuna inanılan şeyi gerçekleştirme potansiyeline sahip. İnsanın iş gücü dünyasından çıkarılması. En azından sadece kol gücünü gerektiren, akıl gücüne gereksinim duyulmayan iş kollarında. Kur bu robotumsuları çalışsın. Hem bunların görüntüsünün insana benzemesine de gerek yok. Zaten bu gereklilik nereden çıktı ki? Sabahın köründe çöp toplayanların insana benzeyip benzememesi ne kadar önemli? Asıl olan çöp torbalarının kamyona yüklenmesi değil mi? Merak etmeyin; şu an tüyleri diken diken eden bu dönüşüme, bu yabancılaşmaya zamanı geldiğinde büyük çoğunluk ses etmeyecek. Sadece şu soruyu soracaklar: (Bugüne kadar bu işler yapan olarak) Ben ne olacağım? Politikacılar da boş durmayacak. Onlara yapması çok kolay bir iş bulacaklar. Kendilerine oy verecek yeni insanlar yaratmak. Sen evinde otur; dört, altı veya sekiz çocuk yap. Gerisine karışma. Peki o zaman solcu, sosyal demokrat politikacılar insandan ümidi kesip bu robotlar ve robotumsulara mı bel bağlayacak? Belki bunlar bizim ne dediğimizi anlar diye&#8230; Olabilir. Çünkü bu robotların sorunsuz çalışması için mantık kurallarına uymaları gerekiyor. Bu durumda robotlara oy hakkı verilmemeli. Ne olur, ne olmaz! Tanol Türkoğlu / tanolturkoglu@gmail.com</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tanol-turkoglu/robotlara-oy-hakki">Robotlara oy hakkı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>İnsanların yeni insan üretmekten başka bir işi kalmayınca sosyal demokrat politikacılar iktidara gelmek için onların yerini alacak robotlara, robotumsulara mı bel bağlayacak?</p></blockquote>
<p>Son kırk yıldır bilişim teknolojileri kapitalizmi sırtında taşıyor. Kapitalizm, (daha şık ifadeyle) “sanayi toplumu”, bugünlerde dördüncü devrimsel evresinde. Bu evreler <strong>mekanik, elektrik, elektronik ve dijital</strong>. Teknoloji sürekli değişiyor ama kapitalizm kontrolü bırakmıyor.</p>
<p>Elektronik evre 70lerin sonu 80lerin başında Kaliforniya’da icat edilen kişisel bilgisayarlar ile başladı. Ancak bu andan itibaren sanayi toplumu içinde de bir yabancılaşma çatlağı oluştu. Çünkü bu evrenin mucitleri sanayi toplumunun, vahşi kapitalizmin tipik temsilcileri değildi. Temsilciler Kaliforniya’daki parlak ışığı görünce bu hippilerin çevresinde toplandılar. Pek çoğunun ruhunu satın alıp elektronik devrimin kontrolünü ele geçirdiler. Onu kapitalizmin bir evresi haline indirgediler.</p>
<p>Son yıllarda dünyada hissedilmekte olan ekonomik krizin temeli aslında üçüncü evrenin arifesine dayanmakta. Kapitalist düzen 70&#8217;lerin teknolojisi olan elektrikli sanayi devriminden yeterince gelir elde edebiliyor olsaydı, bilgisayar denilen o zamazingo büyük bir olasılıkla Kaliforniya’dan dışarıya çıkamayacaktı.</p>
<p>Elektronikleşme son yıllarda yerini dijitalleşmeye bırakıyor. Aslında bu teknik olarak yanlış bir tanımlama. Ancak “dijital” denildiğinde yaygın olarak algılanan şey “elektronik”ten çok farklı. Diyelim ki masanızda duran bilgisayardan bankacılık işlemi yapıyorsanız bunun adı elektronik, akıllı telefon veya tabletinizle yapıyorsanız adı dijital oluyor. Duvara asılı televizyon elektronik, içilen sıvıyı algılayan ve kaydını tutan bardak dijital.</p>
<p>4. Sanayi Devrimi denilen isimlendirme de “dijital&#8221;liği işaret ederken bunu <strong>robotlar ve robotumsular </strong>için kullanıyor. Yani insan müdahalesi olmadan internete erişebilecek ve yapması gereken şeyleri yapabilecek nesneleri.</p>
<p>Robot kelimesi belki de çok erken icat edilmiş. Özellikle de işaret ettiği teknolojinin düzeyine bakınca. Bilim kurgu için robot “hayali elektronik insan” ise bilim ve teknoloji şu an ancak tek hücrelilerden çok hücreli canlılara geçiş yapabilmiş durumda denilebilir. Biraz da ondan olacak kendi kendine internete bağlanabilme özelliğine sahip bu cihazlara “robot” ve “robotumsu” denmekten özellikle kaçınılıyor; “<strong>nesnelerin interneti</strong>” teknik ismi kullanılmaya devam ediyor.</p>
<p>Bu robotumsular nihayet vahşi kapitalizmin uzun yıllardır hayalini kurduğuna inanılan şeyi gerçekleştirme potansiyeline sahip. <strong>İnsanın iş gücü dünyasından çıkarılması</strong>. En azından sadece kol gücünü gerektiren, akıl gücüne gereksinim duyulmayan iş kollarında. Kur bu robotumsuları çalışsın. Hem bunların görüntüsünün insana benzemesine de gerek yok. Zaten bu gereklilik nereden çıktı ki? Sabahın köründe çöp toplayanların insana benzeyip benzememesi ne kadar önemli? Asıl olan çöp torbalarının kamyona yüklenmesi değil mi? Merak etmeyin; şu an tüyleri diken diken eden bu dönüşüme, bu yabancılaşmaya zamanı geldiğinde büyük çoğunluk ses etmeyecek. Sadece şu soruyu soracaklar: (Bugüne kadar bu işler yapan olarak) Ben ne olacağım? Politikacılar da boş durmayacak. Onlara yapması çok kolay bir iş bulacaklar. Kendilerine <strong>oy verecek yeni insanlar yaratmak</strong>. Sen evinde otur; dört, altı veya sekiz çocuk yap. Gerisine karışma.</p>
<p>Peki o zaman solcu, sosyal demokrat politikacılar insandan ümidi kesip bu robotlar ve robotumsulara mı bel bağlayacak? Belki bunlar bizim ne dediğimizi anlar diye&#8230; Olabilir. Çünkü bu robotların sorunsuz çalışması için mantık kurallarına uymaları gerekiyor. Bu durumda <strong>robotlara oy hakkı verilmemeli</strong>. Ne olur, ne olmaz!</p>
<p><strong>Tanol Türkoğlu / <a href="mailto:TanolTurkoglu@Gmail.com">tanolturkoglu@gmail.com</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tanol-turkoglu/robotlara-oy-hakki">Robotlara oy hakkı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14981</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Röportaj: Dijitalim diyenler için bir rol model &#8220;Tanol Türkoğlu&#8221;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/roportaj-dijitalim-diyenler-icin-bir-rol-model-tanol-turkoglu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2018 12:50:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[4. sanayi devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[dijital devrim]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dünya]]></category>
		<category><![CDATA[dijital kültür]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalem]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[nesnelerin interneti]]></category>
		<category><![CDATA[otonom arabalar]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[sürücüsüz arabalar]]></category>
		<category><![CDATA[tanol türkoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=9314</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tanol Türkoğlu bir dijital kanaat önderi. Uzun yıllar finans sektöründe yönetici pozisyonlarında çalıştı bir yandan da halkı dijital teknolojiler konusunda bilgilendirmek ve cesaretlendirmek için yazılar yazdı. “Bu tarlaya tohum ekmek gibidir” diyor “Sonra belki biri çıkıp bir şey icat edebilir.” Vizyonlarından biri de Türkiye&#8217;deki genç kuşaklara &#8220;Sen de değişimin bir parçası olabilirsin&#8221; mesajını vermek. Çünkü değişimi gerçekleştirenlerin başkaları olduğu bize peşinen kabul ettiriliyor. Ayak uydurmak ya da yok olmak zorunda kalıyoruz. “Halbuki bir olasılık daha var” diyor Türkoğlu “O da ‘değiştiren’ olmak. Bluetooth, Danimarka’da, Skype Estonya&#8217;da geliştirildi. Her şey sadece ABD&#8217;de yapılmıyor. Ama önce Türkiye’de bu ortamı yaratmamız lazım”. Kendisi ile dijital ve fiziksel dünya arasındaki benzerlikleri yakaladık ve kuşaklar arası uçuruma yakından baktık. Röportajın tamamı, dergimizin 100. sayısında. 100. sayı raflarda yerini aldı bile&#8230;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/roportaj-dijitalim-diyenler-icin-bir-rol-model-tanol-turkoglu">Röportaj: Dijitalim diyenler için bir rol model &#8220;Tanol Türkoğlu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tanol Türkoğlu bir dijital kanaat önderi. Uzun yıllar finans sektöründe yönetici pozisyonlarında çalıştı bir yandan da halkı dijital teknolojiler konusunda bilgilendirmek ve cesaretlendirmek için yazılar yazdı. “Bu tarlaya tohum ekmek gibidir” diyor “Sonra belki biri çıkıp bir şey icat edebilir.” Vizyonlarından biri de Türkiye&#8217;deki genç kuşaklara &#8220;Sen de değişimin bir parçası olabilirsin&#8221; mesajını vermek. Çünkü değişimi gerçekleştirenlerin başkaları olduğu bize peşinen kabul ettiriliyor. Ayak uydurmak ya da yok olmak zorunda kalıyoruz. “Halbuki bir olasılık daha var” diyor Türkoğlu “O da ‘değiştiren’ olmak. Bluetooth, Danimarka’da, Skype Estonya&#8217;da geliştirildi. Her şey sadece ABD&#8217;de yapılmıyor. Ama önce Türkiye’de bu ortamı yaratmamız lazım”. Kendisi ile dijital ve fiziksel dünya arasındaki benzerlikleri yakaladık ve kuşaklar arası uçuruma yakından baktık.</p>
<p>Röportajın tamamı, dergimizin 100. sayısında. 100. sayı raflarda yerini aldı bile&#8230;</p>
<p><iframe loading="lazy" width="730" height="411" src="https://www.youtube.com/embed/yJmuqCbikX4?feature=oembed" frameborder="0" allow="autoplay; encrypted-media" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/roportaj-dijitalim-diyenler-icin-bir-rol-model-tanol-turkoglu">Röportaj: Dijitalim diyenler için bir rol model &#8220;Tanol Türkoğlu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9314</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Entelektüel kibir</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tanol-turkoglu/entelektuel-kibir</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tanol Türkoglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Aug 2016 12:26:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tanol Türkoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dijital devrim]]></category>
		<category><![CDATA[dijital teknolojiler]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi devrimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=3589</guid>

					<description><![CDATA[<p>Modernizm dijital devrimi yeniden paketleyip post-modernizmin bir parçası haline getirmeye çalışırken, gerek dijital yerliler gerekse de onları destekleyen dijital göçmenler 21. yüzyıl bireyini entelektüel kibrin tuzağına düşmekten kurtarabilecek mi? Dijital Yerli kuşaklar ile Dijital Göçmen kuşaklar arasında adı konmamış bir savaş var. Açık istihbaratla bile bunun izini sürmek mümkün. Örneğin bu yıl Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nun konusu “4. Sanayi Devrimi” idi. Bu adlandırma ile göçmenler dijital devrimi, sanayi devriminin bir evresi haline indirgemeye çalışıyor. Toplumun bilinçaltına bu subliminal mesajı şırınga ediyor. Oysa Dijital Devrim yeni bir paradigmadır; sanayi devrimi paradigmasının bir sonraki evresi değil. Sanayi devriminin güvercinleri II. Dünya Savaşı’nın bitiminden beri, yıkıcı özelliklerinden onun nasıl arındırılabileceği üzerine kafa patlatıyor. Buldukları kod adı; “sanayi-sonrası” (İngilizcesi “post-industrial”). Nasıl ki sanayi devrimi ile gelen toplum modeline “modernizm” dendiyse, sanayi-sonrası devrim ile gelecek olan topluma da “post-modernizm” adı o nedenle kondu. (İşin ilginci postmodernist olarak işaret edilen kanaat önderleri sanayi toplumu içinde yaşayan ama onun pek çok yanını reddeden kişilerdir). Ancak “sanayi-sonrası devrim”in bileşenleri üzerinde bir türlü mutabakat sağlanamadı. O süreçte birey de yıkıma karşı kendince bir çözüm buldu; içine kapandı. Bu öge derhal post-modernizime dahil edildi. Hintli yogilerin, tasavvufun, kabalanın, kişisel gelişimin son elli senedir popüler olması bu nedenle olsa gerek (örn. Sufiler de 12. yüzyıldan itibaren içlerine kapandı; kendi dini-siyasi liderlerinin baskısından dolayı). Sanayi sonrası için odaklanılan ilk kaynak “uzay” oldu. Soğuk savaş döneminde Sovyetler Birliği’nin attığı kazıktan dolayı. Sovyetler uzaya ilk uyduyu gönderdi (Sputnik) ve yarış bugün hiçbir işe yaramadığı bilinen aya insan indirmekle zirve yaptı. 2008’de ABD’de ortaya çıkan ve kapitalizmin çöküşü anlamına gelen ekonomik kriz 80li yıllardan beri sanayi toplumunun kapısındaydı. Geçen bu otuz seneyi sırtında taşıyan ise “elektronik, dijital teknolojiler” oldu. Önce California’daki bir grup hippinin eğlencesi (bilgisayar) arayış içindeki sermaye sahiplerinin ilgisini çekti; sonra uzay yarışı nedeniyle icat edilmiş, kamu kurumlarını birbirine bağlayan elektronik ağ (Internet) “keşfedildi”. (Çünkü uzay “çok pahalı” idi). Sanayi Devrimi’nin itici gücü (emeğin dönüştürülmüş hali olan) sermayedir, paradır. Para bu sayede belli seçkin, ruhban vb sınıfının tekelinden çıktı; herkesin ulaşabileceği bir yere geldi. Bunun sonucunda bireyin “ekonomik kibri” arttı. Dijital Devrim’in sembolü ise bilgidir. Bilgi artık her yerde, herkesin erişebileceği mesafede. Bunun sonucunda da bireyin “entelektüel kibri” artıyor. Dün gelir dağılımındaki uçurumun yarattığı toplumsal sorunlar (çözülemeden), bugün bilgi dağılımındaki uçurum nedeniyle katlanarak artıyor. Ülkelerindeki politikacılara bakıp, “Böyle kişiler nasıl oluyor da sandıktan çıkabiliyor?” diye hayıflananlar; dün paranızı (veya emeğinizi) feda etmeyerek bu sonuca katkı sağladınız; bugün bari bilginizi feda edin! Unutmayın ki parayı paylaşınca cebinizdeki miktar azalır; ancak bilgiyi paylaşınca beyninizdeki bilgi azalmaz!  Tanol Türkoğlu, tanolturkoglu@gmail.com</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tanol-turkoglu/entelektuel-kibir">Entelektüel kibir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Modernizm dijital devrimi yeniden paketleyip post-modernizmin bir parçası haline getirmeye çalışırken, gerek dijital yerliler gerekse de onları destekleyen dijital göçmenler 21. yüzyıl bireyini entelektüel kibrin tuzağına düşmekten kurtarabilecek mi?</strong></p>
<p><strong>Dijital Yerli</strong> kuşaklar ile <strong>Dijital Göçmen</strong> kuşaklar arasında adı konmamış bir savaş var. Açık istihbaratla bile bunun izini sürmek mümkün. Örneğin bu yıl <strong>Davos</strong>’taki <strong>Dünya Ekonomik Forumu</strong>’nun konusu <strong>“4. Sanayi Devrimi</strong>” idi. Bu adlandırma ile göçmenler dijital devrimi, sanayi devriminin bir evresi haline indirgemeye çalışıyor. Toplumun bilinçaltına bu subliminal mesajı şırınga ediyor. Oysa <strong>Dijital Devrim yeni bir paradigmadır; sanayi devrimi paradigmasının bir sonraki evresi değil. </strong></p>
<p>Sanayi devriminin güvercinleri <strong>II. Dünya Savaşı’nın</strong> bitiminden beri, yıkıcı özelliklerinden onun nasıl arındırılabileceği üzerine kafa patlatıyor. Buldukları kod adı; “sanayi-sonrası” (İngilizcesi “post-industrial”). Nasıl ki sanayi devrimi ile gelen toplum modeline <strong>“modernizm</strong>” dendiyse, sanayi-sonrası devrim ile gelecek olan topluma da <strong>“post-modernizm</strong>” adı o nedenle kondu. (İşin ilginci postmodernist olarak işaret edilen kanaat önderleri sanayi toplumu içinde yaşayan ama onun pek çok yanını reddeden kişilerdir).</p>
<p>Ancak “sanayi-sonrası devrim”in bileşenleri üzerinde bir türlü mutabakat sağlanamadı. O süreçte birey de yıkıma karşı kendince bir çözüm buldu; <strong>içine kapandı</strong>. Bu öge derhal post-modernizime dahil edildi. <strong>Hintli yogilerin, tasavvufun, kabalanın, kişisel gelişimin</strong> son elli senedir popüler olması bu nedenle olsa gerek (örn. Sufiler de 12. yüzyıldan itibaren içlerine kapandı; kendi dini-siyasi liderlerinin baskısından dolayı).</p>
<p>Sanayi sonrası için odaklanılan ilk kaynak <strong>“uzay”</strong> oldu. Soğuk savaş döneminde <strong>Sovyetler Birliği’nin</strong> attığı kazıktan dolayı. Sovyetler uzaya ilk uyduyu gönderdi <strong>(Sputnik)</strong> ve yarış bugün hiçbir işe yaramadığı bilinen aya insan indirmekle zirve yaptı.</p>
<p>2008’de ABD’de ortaya çıkan ve <strong>kapitalizmin çöküşü</strong> anlamına gelen ekonomik kriz 80li yıllardan beri sanayi toplumunun kapısındaydı. Geçen bu otuz seneyi sırtında taşıyan ise <strong>“elektronik, dijital teknolojiler”</strong> oldu. Önce California’daki bir grup hippinin eğlencesi <strong>(bilgisayar)</strong> arayış içindeki sermaye sahiplerinin ilgisini çekti; sonra uzay yarışı nedeniyle icat edilmiş, kamu kurumlarını birbirine bağlayan elektronik ağ <strong>(Internet)</strong> “keşfedildi”. (Çünkü uzay “çok pahalı” idi).</p>
<p>Sanayi Devrimi’nin itici gücü (emeğin dönüştürülmüş hali olan) sermayedir, paradır. Para bu sayede belli seçkin, ruhban vb sınıfının tekelinden çıktı; herkesin ulaşabileceği bir yere geldi. Bunun sonucunda <strong>bireyin “ekonomik kibri” arttı.</strong></p>
<p>Dijital Devrim’in sembolü ise bilgidir. Bilgi artık her yerde, herkesin erişebileceği mesafede. Bunun sonucunda da bireyin <strong>“entelektüel kibri”</strong> artıyor. Dün gelir dağılımındaki uçurumun yarattığı toplumsal sorunlar (çözülemeden), bugün bilgi dağılımındaki uçurum nedeniyle katlanarak artıyor.</p>
<p>Ülkelerindeki politikacılara bakıp, “Böyle kişiler nasıl oluyor da sandıktan çıkabiliyor?” diye hayıflananlar; dün paranızı (veya emeğinizi) feda etmeyerek bu sonuca katkı sağladınız; bugün bari bilginizi feda edin! Unutmayın ki <strong>parayı paylaşınca cebinizdeki miktar azalır; ancak bilgiyi paylaşınca beyninizdeki bilgi azalmaz!</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Tanol Türkoğlu, <a href="mailto:TanolTurkoglu@Gmail.com">tanolturkoglu@gmail.com</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tanol-turkoglu/entelektuel-kibir">Entelektüel kibir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3589</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
