<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dijitalem arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/dijitalem/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/dijitalem</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 16 Jun 2023 11:46:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Dijital yılana sarılmak</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tanol-turkoglu/dijital-yilana-sarilmak</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tanol Türkoglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 May 2023 11:46:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tanol Türkoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[bill gates]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalem]]></category>
		<category><![CDATA[elon musk]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=29542</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hırsız suçlu elbette ama son Twitter örneği bize ortalama bir insanın ne kadar açgözlü olabileceğini göstermesi açısından da düşündürücü. Demek ki günümüzde pek çok insanın emek harcamadan bir koyup iki almanın yolunu bulduğu anda gözü dönüyor. Olay geçtiğimiz hafta içinde yaşandı. Dünyaca ünlü bazı kişilerin resmi Twitter hesaplarından şuna benzer mesajlar yayınlanmaya başladı: Artık biraz da insanlarla paylaşmaya karar verdim. Gelecek bir saat içinde bana bir bitcoin gönderene ben iki bitcoin göndereceğim. İnandırıcı olsun diye zaman sınırı da belirtilmiş. Bill Gates bir saat diyorsa Elon Musk otuz dakika yazmış. Güya! Sonuç? Altına hücum! Bir kaç saat içinde bir kaç yüz bin dolarlık bitcoin, iki misli kazanma ümidiyle belirtilen bitcoin hesaplarına gönderilmiş! Gidiş o gidiş. Olayın arkasında öncelikle şifre kaptırma gibisinden basit haklama durumu olduğu düşünüldü. Ancak detaylı araştırma sonucunda ortaya Twitter’ın yönetim ekranlarına erişerek, sanki o kişiler mesaj gönderiyormuş gibi yapıldığı tespit edildi. Bunu yapabilecek iki temel kaynak var. Mevcut (ya da eski) bir çalışan. Ya da bilgisayar korsanlığının özel bir alanı olan sosyal mühendislik ile oltaya düşürülen bir çalışan. Mağdur edilen hesapların başında Bill Gates, Elon Musk, Warrn Buffett gibi dünyaca ünlü (ve Karun kadar zengin) kişiler geliyor. Twitter’ın sonraki saatlerde yaptığı incelemeler ve bunumla ilgili paylaşımları gösteriyor ki korsanlar bu hesapların şifrelerini ele geçirmeden, bu hesaplardan mesaj göndermeyi başarmış! Demek ki iç sistemlerde böyle bir imkan var! Net varlığı yedi milyar dolara yaklaşan Twitter’ın başkanı Jack Dorsey isterse, örneğin, Trump’ın ağzından (hesabından) bir Twitter mesajı yayınlayabilir. Ondan sonra ayıkla pirincin taşını! Buna benzer bir başka senaryo da düşünülebilir. Trump yarın başkanlığı beklenmedik bir şekilde kaybettiğinde, başkan olduğum süre boyunca şu şu mesajları ben yazmadım, Twitter insanları benim adıma yazmışlar diyerek mağduru da oynayabilir! Bu çözümün acilen ülkemizde de değerlendirileceğini beklemek saflık olmaz! Tabii batının diliyle “barbar”ca bir tutum sergileyerek topyekun kapatmazsak! İnsanların bu tür mesajlara kanarak ellerindekini kaybetmesinin gerisinde yatan psikoloji nedir? Neden dünya-aleme borcu olduğu halde üçkağıtçı-dalaverecilerin ağına düşüp daha da çok kaybeder? Bu (dijital) açlık nereden geliyor? Belki de işin püf noktası “tembellik” ile ilgilidir. İnsan belki de gereksinimlerini karşılayacak düzeyin altında çalıştığından (yani tembel olduğundan) çevresine borçlanmaya başlıyor. Borcunu ödemek için önünde iki yolu oluyor: Ya çalışacak ya da tembellik yaparken borcu kapatacak. Çalışmanın iyi bir çözüm olmadığı ortada, çünkü zaten çalışmak olsaydı borca batmazdı. Düz tembellik yapmak da borcu kapatmaz. Geriye “yılana sarılmak” kalıyor. Hatta o denli tembel ve yılanperver insanlar olabiliyor ki düzenbaza kaptıracağı parayı bile çevresinden topluyor. Yani mağduriyeti bile satın alıyor. Son Twitter numarasından dolayı para kaptıranların bu iki gruptan hangisine girdiğini ise bilemeyeceğiz? Dijital harisler mi ebedi tembeller mi? Tanol Türkoğlu / tanolturkoglu@gmail.com *Bu yazı, HBT Dergi 226. sayıda yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tanol-turkoglu/dijital-yilana-sarilmak">Dijital yılana sarılmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hırsız suçlu elbette ama <b>son Twitter örneği</b> bize ortalama bir insanın ne kadar açgözlü olabileceğini göstermesi açısından da düşündürücü. Demek ki günümüzde pek çok insanın emek harcamadan bir koyup iki almanın yolunu bulduğu anda gözü dönüyor. Olay geçtiğimiz hafta içinde yaşandı. Dünyaca ünlü bazı kişilerin <b>resmi Twitter hesaplarından</b> şuna benzer mesajlar yayınlanmaya başladı: Artık biraz da insanlarla paylaşmaya karar verdim. Gelecek bir saat içinde bana bir bitcoin gönderene ben iki bitcoin göndereceğim.</p>
<p>İnandırıcı olsun diye zaman sınırı da belirtilmiş. <b>Bill Gates</b> bir saat diyorsa <b>Elon Musk</b> otuz dakika yazmış. Güya! Sonuç? Altına hücum! Bir kaç saat içinde bir kaç yüz bin dolarlık bitcoin, iki misli kazanma ümidiyle belirtilen bitcoin hesaplarına gönderilmiş! Gidiş o gidiş.</p>
<p>Olayın arkasında öncelikle şifre kaptırma gibisinden basit haklama durumu olduğu düşünüldü. Ancak detaylı araştırma sonucunda ortaya <b>Twitter’ın yönetim ekranlarına</b> erişerek, sanki o kişiler mesaj gönderiyormuş gibi yapıldığı tespit edildi. Bunu yapabilecek iki temel kaynak var. Mevcut (ya da eski) bir çalışan. Ya da bilgisayar korsanlığının özel bir alanı olan sosyal mühendislik ile oltaya düşürülen bir çalışan.</p>
<p>Mağdur edilen hesapların başında <b>Bill Gates, Elon Musk, Warrn Buffett</b> gibi dünyaca ünlü (ve Karun kadar zengin) kişiler geliyor. Twitter’ın sonraki saatlerde yaptığı incelemeler ve bunumla ilgili paylaşımları gösteriyor ki korsanlar bu <b>hesapların şifrelerini ele geçirmeden</b>, bu hesaplardan mesaj göndermeyi başarmış! Demek ki iç sistemlerde böyle bir imkan var! Net varlığı yedi milyar dolara yaklaşan Twitter’ın başkanı <b>Jack Dorsey isterse</b>, örneğin, <b>Trump</b>’ın ağzından (hesabından) bir Twitter mesajı yayınlayabilir. Ondan sonra ayıkla pirincin taşını!</p>
<p>Buna benzer bir başka senaryo da düşünülebilir. Trump yarın başkanlığı beklenmedik bir şekilde kaybettiğinde, başkan olduğum süre boyunca şu şu mesajları <b>ben yazmadım</b>, Twitter insanları benim adıma yazmışlar diyerek mağduru da oynayabilir! Bu çözümün acilen ülkemizde de değerlendirileceğini beklemek saflık olmaz! Tabii batının diliyle <b>“barbar”ca</b> bir tutum sergileyerek topyekun kapatmazsak!</p>
<p>İnsanların bu tür mesajlara kanarak ellerindekini kaybetmesinin gerisinde yatan psikoloji nedir? Neden dünya-aleme borcu olduğu halde <b>üçkağıtçı-dalaverecilerin</b> ağına düşüp daha da çok kaybeder? Bu <b>(dijital) açlık</b> nereden geliyor? Belki de işin püf noktası “tembellik” ile ilgilidir. İnsan belki de gereksinimlerini karşılayacak düzeyin altında çalıştığından (yani tembel olduğundan) çevresine borçlanmaya başlıyor. Borcunu ödemek için önünde iki yolu oluyor: Ya çalışacak ya da tembellik yaparken borcu kapatacak. Çalışmanın iyi bir çözüm olmadığı ortada, çünkü zaten çalışmak olsaydı borca batmazdı. Düz tembellik yapmak da borcu kapatmaz. Geriye <b>“yılana sarılmak”</b> kalıyor.</p>
<p>Hatta o denli tembel ve yılanperver insanlar olabiliyor ki düzenbaza kaptıracağı parayı bile çevresinden topluyor. Yani mağduriyeti bile satın alıyor. Son Twitter numarasından dolayı para kaptıranların bu iki gruptan hangisine girdiğini ise bilemeyeceğiz? Dijital harisler mi ebedi tembeller mi?</p>
<p><strong><span lang="it-IT">Tanol Türkoğlu / <a href="mailto:tanolturkoglu@gmail.com">tanolturkoglu@gmail.com</a></span></strong></p>
<p><em><strong>*Bu yazı, HBT Dergi 226. sayıda yayınlanmıştır.</strong></em></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tanol-turkoglu/dijital-yilana-sarilmak">Dijital yılana sarılmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">29542</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çayımız üzerine ne dolaplar dönüyor?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/cayimiz-uzerine-ne-dolaplar-donuyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jul 2019 14:00:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[ay]]></category>
		<category><![CDATA[bamya]]></category>
		<category><![CDATA[baykuş]]></category>
		<category><![CDATA[çay]]></category>
		<category><![CDATA[çernobil]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalem]]></category>
		<category><![CDATA[nasa]]></category>
		<category><![CDATA[paraben]]></category>
		<category><![CDATA[prof. dr. ayhan okçuoğlu çavdar]]></category>
		<category><![CDATA[radyasyon]]></category>
		<category><![CDATA[toprak]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite tercihi]]></category>
		<category><![CDATA[uykusuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[YZ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=14284</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milletçe en çok tükettiğimiz içeceklerin başında geliyor denebilir. Ama ne içiyoruz diye üzerine bir gittik, hem çayın toprağının kalitesizleştiğini dolayısıyla ürünün özelliklerinden kaybettiğini, hem de çayın en değerli 2,5 yaprağının değil, neredeyse bir dal gibi budanarak çay şirketlerine satıldığını öğrendik. Bu sonuncusunu biliyorduk. Eskiden devletin koyduğu bir kural olarak çay üreticileri sadece 2,5 sürgün yapraklarının alımını yapardı. Şimdi ise artık çay bitkisi ne verdiyse… Kontroller devre dışı. Dolayısıyla çay iki açıdan da kalitesini yitiriyor. Şüphesiz ki bu durumun siyasi sorumluları var. Ve bir sorumuz: Çaykur bu yıl neden 700 milyon TL’ye varacak kadar zarar yaptı? Batuhan Sarıcan’ın yazısını okuyacaksınız. Çok önemli gelişme Son yıllarda özellikle tıbbi görüntüleme alanındaki iki önemli teknoloji, kanser tümörü gelişimini erken evrede yakaladığı gibi, kanserli hücrelerin vücudun içindeki konumunu nokta atışı ile tespit edebilmeyi sağlıyor. Bu gelişmelerden biri lazer ışınlarıyla kan dolaşımı içindeki tümör hücrelerini yakalıyor, bir diğeri de insan vücudunun 3 boyutlu görüntüsünü 20 saniye içinde çekebiliyor. Araştırma gündemindeki haberlerden biri çok ilginç: Eş seçiminde kişilerin genellikle hep birbirine benzer tipleri tercih etmesinin nedenleri incelenmiş. Toronto Üniversitesi’nden araştırmacılar insanların niçin hep benzer insanları eş olarak seçtiğine açıklık getirmese de sosyal çevrenin etkin bir rol oynadığını düşünüyor. Doğan Kuban yine her zamanki bilgeliği ile ülkemizim bugünkü geri kalmışlığının nedenlerini sorguluyor. Osmanlı sanatında mimarinin bile Türkler’in elinde olmamasına dikkat çekiyor ve bugünkü cehaletin temelinin Osmanlı’da sanatın, felsefenin yasaklanmasına, bilim ve teknolojinin yokluğuna bağlıyor. Bir diğer önemli tespiti ise artık büyük devletlerin kendi toprakları içinde savaş çıkartmaması ve çıkacak olan savaşların gelişmemiş devletleri sömürmeyi hedeflemesi. Türk bilim dünyası 24 Haziran’da çok önemli bir üyesini yitirdi. Çocuk onkolojisinin ve TÜBA’nın kurucusu Prof. Dr. Ayhan Okçuoğlu Çavdar dünya çapında öğrenciler yetiştirmiş saygın bir bilim insanı ve toplumsal sorumluluklarını ziyadesiyle yerine getirmiş bir Cumhuriyet aydınıdır. Prof. Dr. Erdal İnönü ile birlikte kuruluşunu gerçekleştirdikleri TÜBA’dan, Bilim Akademisi koşullarından uzaklaşması ve hükümete bağlı kılınması üzerine 2012’de istifa etmişti. Reyhan Oksay derledi. Mustafa Çetiner de hocası Ayhan Çavdar’ın gerçek bir “Cumhuriyet Projesi” olduğunu belirterek, “O ve onun gibileri asla unutmamak gerekir, hem kendimiz hem de gelecek kuşaklar için” diyor. Bilinç üzerine öncü düşünürlerden David Chalmers, ‘Sanal gerçeklik ve yapay zekâ kesinlikle dünyayı değiştirecek’ diyor ve bilinç üzerine alanındaki felsefi tartışmaları canlandırıyor. Kendisi ile yapılan söyleşide genel zekâ ve bilinç arasındaki temel ayrıma dikkat çekerek bilincin daha ahlaki bir boyut taşıdığını ileri sürüyor&#8230; Müfit Akyos yapay zekânın belirsizliğine dikkat çekerek, teknoloji şirketlerinin devlete yaklaştıkça demokrasiden uzaklaşmaya başlamalarını üzerinde durulması gereken önemli bir sorun olarak değerlendiriyor. 17-21 Haziran tarihleri arasında yapılan Uluslararası Geometri Zirvesi’nden yenilikleri Ergun Akleman yazdı. Uyku sömürüsü Arş. Gör. Tuğçe Ezgi Soyaltın depresyon ve uyku arasındaki ilişkiyi irdeliyor. Modern hayatın hay huyu içinde kaybeden tarafın hep uyku olduğunu işaret eden Soyaltın, günümüz insanının iyi bir uyku için pazara yöneldiğini, yatak, yastık, haplar, ışıklandırma, yeni cep telefonu aplikasyon piyasasının uykusuzluğa çözüm iddiası ile nasıl prim yaptığını açıklıyor. Çağdaş yaşam uykusuz bırakıyor ve sonra da ceplerimiz boşalıyor. Prof. Dr. Kaya Yorgancı mezuniyet sonrası yurt dışında eğitim gerekliliğini tartışıyor. Tanol Türkoğlu, Yaşam 3.0 ve Evren 2.0 yazısında insanoğlunun yazılım katmanında tasarım yapmayı öğrenerek “hızlandırdığı” evrimsel gelişimi, donanım düzeyinde de başarabilir mi diye soruyor. Türkoğlu ayda bir yayımlanan Dijitalem sayfasını ise internetin dönüm noktalarına, ilginç olaylara, Nikola Tesla, Seymour Cray gibi vizyonerlerin hedeflerine ulaşmak için neleri feda ettiğine ayırmış. Cem Say iki üniversitemizde lisans düzeyinde açılan “Yapay Zekâ Mühendisliği” programıyla ilgili üniversite adaylarının sorularını yanıtlıyor. Beslenme sayfamızda bamyanın faziletlerine dikkat çekiyoruz. Parabenin girmediği ürün var mı? Marketlerdeki kozmetik ürünlerden, ilaçlara ve yiyeceklere kadar uzanan geniş ürün yelpazesindeki tüm ürünlerin içerdiği paraben ne kadar zararlı? Baykuşların cinsiyeti nasıl saptanır? Bu çok alengirli bir konu. Hele hele bir de 23 yıl erkek olduğunu sandığınız baykuşunuzun bir gün gelip yumurtladığını görseniz ne düşünürsünüz? Üstelik 23 yıl boyunca bakıcısıyla cinsel ilişkiye girme çabalarında bulunan bir kuşun, aniden yumurtlaması gerçekten haber niteliği taşıyor. Haber ve yazılarımızın sadece bir kısmını birer satırla size tanıtmaya çalıştık. Bir haftalık sürecek bir okuma macerasına başlayacaksınız bu sayımızla. Gelecek Cuma’ya kadar sevgi ve saygıyla… 25 gence dergi ulaşmaya başladı. 75 genç için çağrımız sürüyor 2 hafta önce bir çağrımız olmuştu. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin Gençlik Merkezi’nin bizimle iletişime geçtiğini ve ÇYDD’den burs alan 100 öğrencinin dergimize dijital abone olmak istediğini söylemiş ve “Siz okurlarımız arasından bu gençlere dergi aboneliği hediye etmek isteyen olur mu?” diye sormuştuk. Şimdiden 25 gencimize dergi aboneliği geldi. Okurlarımızdan İbrahim Özgür Çiçek 2 öğrenciye, Emre Çakır, Volkan Tosun ve Çiğdem Asarkaya birer öğrenciye abonelik desteği sağlarken isimlerinin açıklanmasını istemeyen bir okurumuz 10 öğrenciye, 2 okurumuz her biri 4’er öğrenciye ve bir okurumuz da 1 öğrenciye dergi aboneliği hediye ettiler. Biz de HBT olarak 1 öğrencimizi üstlendik. 75 öğrenci için çağrımız sürüyor. ÇYDD’li gençlere dergi aboneliği hediye etmek isteyenler lütfen bize e-posta yazın: info@herkesebilimteknoloji.com</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/cayimiz-uzerine-ne-dolaplar-donuyor">Çayımız üzerine ne dolaplar dönüyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-14278 size-medium alignright" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/07/171-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/07/171-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/07/171-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/07/171.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Milletçe en çok tükettiğimiz içeceklerin başında geliyor denebilir. Ama ne içiyoruz diye üzerine bir gittik, hem çayın toprağının kalitesizleştiğini dolayısıyla ürünün özelliklerinden kaybettiğini, hem de çayın en değerli 2,5 yaprağının değil, neredeyse bir dal gibi budanarak çay şirketlerine satıldığını öğrendik.</p>
<p>Bu sonuncusunu biliyorduk. Eskiden devletin koyduğu bir kural olarak çay üreticileri sadece 2,5 sürgün yapraklarının alımını yapardı. Şimdi ise artık çay bitkisi ne verdiyse… Kontroller devre dışı. Dolayısıyla çay iki açıdan da kalitesini yitiriyor. Şüphesiz ki bu durumun siyasi sorumluları var. Ve bir sorumuz: Çaykur bu yıl neden 700 milyon TL’ye varacak kadar zarar yaptı? Batuhan Sarıcan’ın yazısını okuyacaksınız.</p>
<p><strong>Çok önemli gelişme</strong></p>
<p>Son yıllarda özellikle tıbbi görüntüleme alanındaki iki önemli teknoloji, kanser tümörü gelişimini erken evrede yakaladığı gibi, kanserli hücrelerin vücudun içindeki konumunu nokta atışı ile tespit edebilmeyi sağlıyor. Bu gelişmelerden biri lazer ışınlarıyla kan dolaşımı içindeki tümör hücrelerini yakalıyor, bir diğeri de insan vücudunun 3 boyutlu görüntüsünü 20 saniye içinde çekebiliyor.</p>
<p>Araştırma gündemindeki haberlerden biri çok ilginç: Eş seçiminde kişilerin genellikle hep birbirine benzer tipleri tercih etmesinin nedenleri incelenmiş. Toronto Üniversitesi’nden araştırmacılar insanların niçin hep benzer insanları eş olarak seçtiğine açıklık getirmese de sosyal çevrenin etkin bir rol oynadığını düşünüyor.</p>
<p><strong>Doğan Kuban</strong> yine her zamanki bilgeliği ile ülkemizim bugünkü geri kalmışlığının nedenlerini sorguluyor. Osmanlı sanatında mimarinin bile Türkler’in elinde olmamasına dikkat çekiyor ve bugünkü cehaletin temelinin Osmanlı’da sanatın, felsefenin yasaklanmasına, bilim ve teknolojinin yokluğuna bağlıyor. Bir diğer önemli tespiti ise artık büyük devletlerin kendi toprakları içinde savaş çıkartmaması ve çıkacak olan savaşların gelişmemiş devletleri sömürmeyi hedeflemesi.</p>
<p>Türk bilim dünyası 24 Haziran’da çok önemli bir üyesini yitirdi. Çocuk onkolojisinin ve TÜBA’nın kurucusu Prof. Dr. <strong>Ayhan Okçuoğlu Çavdar</strong> dünya çapında öğrenciler yetiştirmiş saygın bir bilim insanı ve toplumsal sorumluluklarını ziyadesiyle yerine getirmiş bir Cumhuriyet aydınıdır. Prof. Dr. <strong>Erdal İnönü</strong> ile birlikte kuruluşunu gerçekleştirdikleri TÜBA’dan, Bilim Akademisi koşullarından uzaklaşması ve hükümete bağlı kılınması üzerine 2012’de istifa etmişti. <strong>Reyhan Oksay </strong>derledi. <strong>Mustafa Çetiner</strong> de hocası Ayhan Çavdar’ın gerçek bir “Cumhuriyet Projesi” olduğunu belirterek, “O ve onun gibileri asla unutmamak gerekir, hem kendimiz hem de gelecek kuşaklar için” diyor.</p>
<p>Bilinç üzerine öncü düşünürlerden <strong>David Chalmers</strong>, ‘Sanal gerçeklik ve yapay zekâ kesinlikle dünyayı değiştirecek’ diyor ve bilinç üzerine alanındaki felsefi tartışmaları canlandırıyor. Kendisi ile yapılan söyleşide genel zekâ ve bilinç arasındaki temel ayrıma dikkat çekerek bilincin daha ahlaki bir boyut taşıdığını ileri sürüyor&#8230; <strong>Müfit Akyos</strong> yapay zekânın belirsizliğine dikkat çekerek, teknoloji şirketlerinin devlete yaklaştıkça demokrasiden uzaklaşmaya başlamalarını üzerinde durulması gereken önemli bir sorun olarak değerlendiriyor.</p>
<p>17-21 Haziran tarihleri arasında yapılan Uluslararası Geometri Zirvesi’nden yenilikleri <strong>Ergun Akleman</strong> yazdı.</p>
<p><strong>Uyku sömürüsü</strong></p>
<p>Arş. Gör. <strong>Tuğçe Ezgi Soyaltın</strong> depresyon ve uyku arasındaki ilişkiyi irdeliyor. Modern hayatın hay huyu içinde kaybeden tarafın hep uyku olduğunu işaret eden Soyaltın, günümüz insanının iyi bir uyku için pazara yöneldiğini, yatak, yastık, haplar, ışıklandırma, yeni cep telefonu aplikasyon piyasasının uykusuzluğa çözüm iddiası ile nasıl prim yaptığını açıklıyor. Çağdaş yaşam uykusuz bırakıyor ve sonra da ceplerimiz boşalıyor.</p>
<p>Prof. Dr. <strong>Kaya Yorgancı</strong> mezuniyet sonrası yurt dışında eğitim gerekliliğini tartışıyor. <strong>Tanol Türkoğlu</strong>, Yaşam 3.0 ve Evren 2.0 yazısında insanoğlunun yazılım katmanında tasarım yapmayı öğrenerek “hızlandırdığı” evrimsel gelişimi, donanım düzeyinde de başarabilir mi diye soruyor. Türkoğlu ayda bir yayımlanan <strong><em>Dijitalem</em></strong> sayfasını ise internetin dönüm noktalarına, ilginç olaylara, <strong>Nikola Tesla</strong>, <strong>Seymour Cray</strong> gibi vizyonerlerin hedeflerine ulaşmak için neleri feda ettiğine ayırmış. <strong>Cem Say</strong> iki üniversitemizde lisans düzeyinde açılan “Yapay Zekâ Mühendisliği” programıyla ilgili üniversite adaylarının sorularını yanıtlıyor.</p>
<p>Beslenme sayfamızda <strong>bamyanın faziletlerine</strong> dikkat çekiyoruz.</p>
<p>Parabenin girmediği ürün var mı? Marketlerdeki kozmetik ürünlerden, ilaçlara ve yiyeceklere kadar uzanan geniş ürün yelpazesindeki tüm ürünlerin içerdiği paraben ne kadar zararlı?</p>
<p>Baykuşların cinsiyeti nasıl saptanır? Bu çok alengirli bir konu. Hele hele bir de 23 yıl erkek olduğunu sandığınız baykuşunuzun bir gün gelip yumurtladığını görseniz ne düşünürsünüz? Üstelik 23 yıl boyunca bakıcısıyla cinsel ilişkiye girme çabalarında bulunan bir kuşun, aniden yumurtlaması gerçekten haber niteliği taşıyor.</p>
<p>Haber ve yazılarımızın sadece bir kısmını birer satırla size tanıtmaya çalıştık. Bir haftalık sürecek bir okuma macerasına başlayacaksınız bu sayımızla.</p>
<p>Gelecek Cuma’ya kadar sevgi ve saygıyla…</p>
<p><strong>25 gence dergi ulaşmaya başladı. 75 genç için çağrımız sürüyor</strong></p>
<p><strong>2 hafta önce bir çağrımız olmuştu. </strong>Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin Gençlik Merkezi’nin bizimle iletişime geçtiğini ve ÇYDD’den burs alan 100 öğrencinin dergimize dijital abone olmak istediğini söylemiş ve “Siz okurlarımız arasından bu gençlere dergi aboneliği hediye etmek isteyen olur mu?” diye sormuştuk.</p>
<p>Şimdiden 25 gencimize dergi aboneliği geldi. Okurlarımızdan <strong>İbrahim Özgür Çiçek</strong> 2 öğrenciye, <strong>Emre Çakır, Volkan Tosun </strong>ve <strong>Çiğdem Asarkaya</strong> birer öğrenciye abonelik desteği sağlarken isimlerinin açıklanmasını istemeyen bir okurumuz 10 öğrenciye, 2 okurumuz her biri 4’er öğrenciye ve bir okurumuz da 1 öğrenciye dergi aboneliği hediye ettiler. Biz de HBT olarak 1 öğrencimizi üstlendik. 75 öğrenci için çağrımız sürüyor. ÇYDD’li gençlere dergi aboneliği hediye etmek isteyenler lütfen bize e-posta yazın: <a href="mailto:info@herkesebilimteknoloji.com">info@herkesebilimteknoloji.com</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/cayimiz-uzerine-ne-dolaplar-donuyor">Çayımız üzerine ne dolaplar dönüyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14284</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dünya “Büyük Uygarlık Çöküşü”nün ikinci sarmalı içine girdi…</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/dunya-buyuk-uygarlik-cokusunun-ikinci-sarmali-icine-girdi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 May 2018 14:05:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[batı uygarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[çeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[çöküş]]></category>
		<category><![CDATA[darphane]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital abonelik]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalem]]></category>
		<category><![CDATA[ipek yolu]]></category>
		<category><![CDATA[izzettin silier]]></category>
		<category><![CDATA[la casa de papel]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[sokotra adası]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yemen]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=10083</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayır, felâket tüccarlığı içinde değiliz. Tarihteki yok olan büyük uygarlıkları inceleyen bilim yazarları, çöküşlerin nedenlerini analiz ederek, uygarlıkların yükseliş ve iniş döngülerinin yaklaşık zaman çizelgelerini ortaya çıkardı. Roma, Hitit, Minos, Maya uygarlıklarını şimdi arkeolojik izleri kaldı. Peki, bu uygarlıkları çökerten nedenler nedir? Hangi zamansal döngüler içinde sona eriyorlar? Çöküşleri nasıl gerçekleşiyor? Batı uygarlığı hangi sarmal içinde? Buna göre 250 yıllık büyük periyodunu bitirdi ve 50 yıllık büyük çalkantılı kısa döngüsü içine girdi. Peki, bu tarihsel saptamalar Batı uygarlığı için de geçerli mi? En kötü senaryo nedir? Hangi nedenler bu çöküşü getiriyor? Çalkantılı dönemlerde neler olacak? İnsanlık kötü gidişleri neden engelleyemiyor? Ulus devletlerin bir geleceği var mı? Nasıl bir dünya yurttaşlık ağı kurulacak? Kapak konumuz tüm bunları içeriyor. Bir İngiliz bilim yazarının makalesi, büyük ilgi çekti ve bilim dergilerinde geniş yer buldu. Biz de eklemelerle konuyu genişlettik&#8230; Büyük bir proje Bu sayımızda, geçen hafta sığdıramadığımız Çin’in büyük İpek Yolu projesini okuyacaksınız Bülent Güner’in kaleminden. Gerçekten Çin’in dünyadaki atılımını tamamlayıcı nitelikte büyük bir proje. Bilim Grafik ve Bilim Foto’yu izliyor musunuz? Foto’da anasının sırtında seyahat eden yavru salyangozlar var. Ama anne salyangozun aşk öyküsü de hayli ilginç&#8230; Egzersiz köşemize bakıyor musunuz? Bu hafta, spor içecekleri onca paraya değer mi konusu gündemde! Doğan Kuban, Leonardo da Vinci bağlamında Türk toplumunu ve geçmişi irdeliyor. Neden Leonardo’ya denk düşecek bir deha bu topraklardan çıkmadı? &#8216;Yol öfkesi&#8217; ODTÜ Psikoloji Bölümü’nden Bilim Akademisi üyesi Prof. Nebi Sümer Hoca bize arada sırada yazacak. Biliyorsunuz, dergimizde Muzaffer Şerif üzerine yazısını yayımlamıştık. Bu sayımızda &#8220;Yol öfkesi: Saldırgan sürücü davranışları&#8221; üzerine yazdı. Tanol Türkoğlu’nun yazısı, “İnanmanın dayanılmaz cazibesi” üzerine. Türkoğlu’nun aylık Dijitalem’ini hiç kaçırmayın. Siber dünyanın ayak izleri üzerinde dolaşıyor! Erdal Musoğlu yüz tanıma teknolojilerini yazdı: Güvenlik ve tehdit iç içe. Yüz tanıma teknolojileri neleri başarıyor? İnternet’in babası, sevgili dostumuz Prof. Mustafa Akgül için PTT pul çıkardı, bunu da not düşelim. Genç HBT sayfamızı atlamayın lütfen! Daha bir dizi konu Son sayfamızda çok ilginç bir konu var: Yemen’in Sokotra Adası’ndaki pek görmeye alışık olmadığımız bitkiler! Eşsizliği ile ünlü! Beslenme sayfamızda veganları sevindirecek geniş bir haber yayınlıyoruz: Bali’den Didim’e, neden vegan? Özgür Ulusoy yazdı. Bir haber daha: Zayıflamanın yeni bir yolu: Beyne açlık mesajı ileten sinir geçici donduruluyor! Ağrı kesicilerin, özellikle hamilelerde bebeğe büyük zarar verdiğini biliyor musunuz. Son araştırmalar ne diyor? Özellikle İbuprofen! Ama parasetamol da hiç masum değil! Gamze Ertürk soruyor: Müzik sadece ruhun mu gıdası? Alper Raif İpek, bir Netflix dizisi olan La Casa de Papel’in kâğıt mühendisliğini yazdı. Aslıhan Yağcıoğlu “Emziren anneye beslenme önerileri”nde bulunuyor! Mustafa Çetiner önemli mesajlar içeren bir hasta mektubuna yer veriyor. Müfit Akyos ise ülkemizin geleceğini yaşam, barış ve refah ekseninde inşa edebilmek için gerekli Teknoloji Manifesto’sunu yazıyor. Bahçeşehir Üniversitesi’nden Meltem Bilikmen Columbia üniversitesi’nden Katherine W. Phillips’in “Çeşitlilik bizi nasıl daha zeki yapıyor?” sorusuna verdiği yanıtı dilimize çevirmiş. HBT geleceğe bakıyor. Geleceği kuruyor ve her hafta beyinleri besliyor. Destek veren herkese gönül dolusu sevgi ve her şey aydınlık bir toplum ve ülke için. Kalın sağlıcakla ve sevgiyle! *** Gençlere 200 HBT aboneliği ve son 30 genç! İzzettin Silier’in gençler için HBT aboneliği kampanyamız sona erdi! Son 30 öğrencimizin isimlerini paylaşıyoruz. Sevgili gençler, sizlerle birlikte olmaktan mutluyuz, iyi okumalar! Basılı dergi Elif Çınar: Adnan Menderes Anadolu Lisesi. Görkem Polat: 9 Eylül Üni. Tıp Fak. Serdar Mısırlıoğlu: YTÜ Kimya. Fatma Nur Öztürk: Turan Erdoğan Yılmaz Fen Lisesi. Halit Erduran: Kastamonu Özel Sınav Temel Lisesi. Emre Doğrubakar: BAU Reklamcılık. Abdullah Doğmuş: Maltepe Üni. Mimarlık. Fatih Turak: 19 Mayıs Üni. Hukuk. Karya Topal: Güneşli Final Ortaokulu. Berfin Çapar: İstanbul Bilim Üni. Tıp Fak. Görkem Polat: 9 Eylül Üni. Tıp Fak. Nermin Bozkurt: Final Okulları. Doğan Kanığ: Final Okulları. Murat Can Altunbaş: Erciyes Üni. Elektronörofizyoloji. Hüsnü İlhan: Necmettin Erbakan Üni. Biyoteknoloji. Dijital dergi Yunus Emre Ak: İstanbul Medipol Üni. Anestezi. Şirin Nur Kaptanoğlu: 9 Eylül Üni. BÖTE. Melike Candan: 9 Eylül Üni. Denizcilik İşletmeleri Yönetimi. Buse Kılıçgün: Van 100. Yıl Üni. Fen Bilgisi Öğrt. Ali Deniz Çetintürk: Ortaca Yunus Emre Anadolu Lisesi. Halil Kolatan: Ankara Üni. Fizik. Eren Andıç: İstanbul Üni. Tıp Fak. Sinem Akar: ODTÜ Biyoloji. Sadettin Kalenderoğlu: Sağlık Bil. Üni. Gülhane Tıp Fak. Kardelen Kanığ: BÜ Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi. İsa Sertan Karabıyıklı: BÜ  Elektrik-Elektronik Müh. Ayşe İdil Tanatar: Sakıp Sabancı AL. Asrın Yaylacı: Özel Çağlayan Fen Lisesi. Burak Nayır: İTÜ Elektronik-Haberleşme Müh. Beyza Lüzumlar: Sami Yangın AL.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/dunya-buyuk-uygarlik-cokusunun-ikinci-sarmali-icine-girdi">Dünya “Büyük Uygarlık Çöküşü”nün ikinci sarmalı içine girdi…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayır, felâket tüccarlığı içinde değiliz. Tarihteki yok olan büyük uygarlıkları inceleyen bilim yazarları, çöküşlerin nedenlerini analiz ederek, uygarlıkların yükseliş ve iniş döngülerinin yaklaşık zaman çizelgelerini ortaya çıkardı. Roma, Hitit, Minos, Maya uygarlıklarını şimdi arkeolojik izleri kaldı.</p>
<p>Peki, bu uygarlıkları çökerten nedenler nedir? Hangi zamansal döngüler içinde sona eriyorlar? Çöküşleri nasıl gerçekleşiyor?</p>
<p>Batı uygarlığı hangi sarmal içinde? Buna göre 250 yıllık büyük periyodunu bitirdi ve 50 yıllık büyük çalkantılı kısa döngüsü içine girdi. Peki, bu tarihsel saptamalar Batı uygarlığı için de geçerli mi? En kötü senaryo nedir? Hangi nedenler bu çöküşü getiriyor? Çalkantılı dönemlerde neler olacak? İnsanlık kötü gidişleri neden engelleyemiyor? Ulus devletlerin bir geleceği var mı? Nasıl bir dünya yurttaşlık ağı kurulacak?</p>
<p>Kapak konumuz tüm bunları içeriyor. Bir İngiliz bilim yazarının makalesi, büyük ilgi çekti ve bilim dergilerinde geniş yer buldu. Biz de eklemelerle konuyu genişlettik&#8230;</p>
<p><strong>Büyük bir proje</strong></p>
<p>Bu sayımızda, geçen hafta sığdıramadığımız Çin’in büyük <strong>İpek Yolu</strong> projesini okuyacaksınız <strong>Bülent Güner</strong>’in kaleminden. Gerçekten Çin’in dünyadaki atılımını tamamlayıcı nitelikte büyük bir proje.</p>
<p><strong>Bilim Grafik</strong> ve <strong>Bilim Foto</strong>’yu izliyor musunuz? Foto’da anasının sırtında seyahat eden yavru salyangozlar var. Ama anne salyangozun aşk öyküsü de hayli ilginç&#8230; <strong>Egzersiz </strong>köşemize bakıyor musunuz? Bu hafta, spor içecekleri onca paraya değer mi konusu gündemde!</p>
<p><strong>Doğan Kuban, </strong>Leonardo da Vinci bağlamında Türk toplumunu ve geçmişi irdeliyor. Neden Leonardo’ya denk düşecek bir deha bu topraklardan çıkmadı?</p>
<p><strong>&#8216;Yol öfkesi&#8217;</strong></p>
<p>ODTÜ Psikoloji Bölümü’nden Bilim Akademisi üyesi Prof. <strong>Nebi Sümer</strong> Hoca bize arada sırada yazacak. Biliyorsunuz, dergimizde <strong>Muzaffer Şerif</strong> üzerine yazısını yayımlamıştık. Bu sayımızda &#8220;Yol öfkesi: Saldırgan sürücü davranışları&#8221; üzerine yazdı.</p>
<p><strong>Tanol Türkoğlu</strong>’nun yazısı, “İnanmanın dayanılmaz cazibesi” üzerine. Türkoğlu’nun aylık <strong>Dijitalem</strong>’ini hiç kaçırmayın. Siber dünyanın ayak izleri üzerinde dolaşıyor! <strong>Erdal Musoğlu</strong> yüz tanıma teknolojilerini yazdı: Güvenlik ve tehdit iç içe. Yüz tanıma teknolojileri neleri başarıyor? İnternet’in babası, sevgili dostumuz Prof. <strong>Mustafa Akgül</strong> için PTT pul çıkardı, bunu da not düşelim. <strong>Genç HBT</strong> sayfamızı atlamayın lütfen!</p>
<p><strong>Daha bir dizi konu</strong></p>
<p>Son sayfamızda çok ilginç bir konu var: Yemen’in <strong>Sokotra Adası</strong>’ndaki pek görmeye alışık olmadığımız bitkiler! Eşsizliği ile ünlü! Beslenme sayfamızda veganları sevindirecek geniş bir haber yayınlıyoruz: Bali’den Didim’e, neden vegan? <strong>Özgür Ulusoy</strong> yazdı. Bir haber daha: Zayıflamanın yeni bir yolu: Beyne açlık mesajı ileten sinir geçici donduruluyor!</p>
<p>Ağrı kesicilerin, özellikle hamilelerde bebeğe büyük zarar verdiğini biliyor musunuz. Son araştırmalar ne diyor? Özellikle İbuprofen! Ama parasetamol da hiç masum değil!</p>
<p><strong>Gamze Ertürk</strong> soruyor: Müzik sadece ruhun mu gıdası? <strong>Alper Raif İpek</strong>, bir Netflix dizisi olan <strong>La Casa de Papel</strong>’in kâğıt mühendisliğini yazdı. <strong>Aslıhan Yağcıoğlu</strong> “Emziren anneye beslenme önerileri”nde bulunuyor!</p>
<p><strong>Mustafa Çetiner </strong>önemli mesajlar içeren bir hasta mektubuna yer veriyor. Müfit Akyos ise ülkemizin geleceğini yaşam, barış ve refah ekseninde inşa edebilmek için gerekli Teknoloji Manifesto’sunu yazıyor. Bahçeşehir Üniversitesi’nden <strong>Meltem Bilikmen</strong> Columbia üniversitesi’nden <strong>Katherine W. Phillips</strong>’in “Çeşitlilik bizi nasıl daha zeki yapıyor?” sorusuna verdiği yanıtı dilimize çevirmiş.</p>
<p>HBT geleceğe bakıyor. Geleceği kuruyor ve her hafta beyinleri besliyor.</p>
<p>Destek veren herkese gönül dolusu sevgi ve her şey aydınlık bir toplum ve ülke için.</p>
<p>Kalın sağlıcakla ve sevgiyle!</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Gençlere 200 HBT aboneliği ve son 30 genç!</strong></p>
<p>İzzettin Silier’in gençler için HBT aboneliği kampanyamız sona erdi! Son 30 öğrencimizin isimlerini paylaşıyoruz. Sevgili gençler, sizlerle birlikte olmaktan mutluyuz, iyi okumalar!</p>
<p><strong>Basılı dergi</strong></p>
<p><strong>Elif Çınar:</strong> Adnan Menderes Anadolu Lisesi. <strong>Görkem Polat:</strong> 9 Eylül Üni. Tıp Fak. <strong>Serdar Mısırlıoğlu</strong>: YTÜ Kimya. <strong>Fatma Nur Öztürk</strong>: Turan Erdoğan Yılmaz Fen Lisesi. <strong>Halit Erduran:</strong> Kastamonu Özel Sınav Temel Lisesi. <strong>Emre Doğrubakar: </strong>BAU Reklamcılık. <strong>Abdullah Doğmuş:</strong> Maltepe Üni. Mimarlık. <strong>Fatih Turak:</strong> 19 Mayıs Üni. Hukuk. <strong>Karya Topal:</strong> Güneşli Final Ortaokulu. <strong>Berfin Çapar:</strong> İstanbul Bilim Üni. Tıp Fak. <strong>Görkem Polat:</strong> 9 Eylül Üni. Tıp Fak. <strong>Nermin Bozkurt:</strong> Final Okulları. <strong>Doğan Kanığ:</strong> Final Okulları. <strong>Murat Can Altunbaş:</strong> Erciyes Üni. Elektronörofizyoloji. <strong>Hüsnü İlhan: </strong>Necmettin Erbakan Üni. Biyoteknoloji.</p>
<p><strong>Dijital dergi</strong></p>
<p><strong>Yunus Emre Ak:</strong> İstanbul Medipol Üni. Anestezi. <strong>Şirin Nur Kaptanoğlu:</strong> 9 Eylül Üni. BÖTE. <strong>Melike Candan: </strong>9 Eylül Üni. Denizcilik İşletmeleri Yönetimi. <strong>Buse Kılıçgün:</strong> Van 100. Yıl Üni. Fen Bilgisi Öğrt. <strong>Ali Deniz Çetintürk:</strong> Ortaca Yunus Emre Anadolu Lisesi. <strong>Halil Kolatan:</strong> Ankara Üni. Fizik. <strong>Eren Andıç:</strong> İstanbul Üni. Tıp Fak. <strong>Sinem Akar:</strong> ODTÜ Biyoloji. <strong>Sadettin Kalenderoğlu:</strong> Sağlık Bil. Üni. Gülhane Tıp Fak. <strong>Kardelen Kanığ:</strong> BÜ Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi. <strong>İsa Sertan Karabıyıklı:</strong> BÜ  Elektrik-Elektronik Müh. <strong>Ayşe İdil Tanatar:</strong> Sakıp Sabancı AL. <strong>Asrın Yaylacı:</strong> Özel Çağlayan Fen Lisesi. <strong>Burak Nayır:</strong> İTÜ Elektronik-Haberleşme Müh. <strong>Beyza Lüzumlar:</strong> Sami Yangın AL.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/dunya-buyuk-uygarlik-cokusunun-ikinci-sarmali-icine-girdi">Dünya “Büyük Uygarlık Çöküşü”nün ikinci sarmalı içine girdi…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">10083</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bilimde kadınlar engelleri aşarak daha çok öne çıkıyor</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/bilimde-kadinlar-engelleri-asarak-daha-cok-one-cikiyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Mar 2018 14:00:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[banu onaral]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalem]]></category>
		<category><![CDATA[ece kamar]]></category>
		<category><![CDATA[Kamile Şevki Mutlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=9493</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Kadınlar Günü’ne denk getirdik&#8230; Bilimde ve teknolojide öne çıkan, biri genç diğeri orta kuşak iki bilim kadınımız Ece Kamar ve Banu Onaral ile söyleşi yaptık. Gözde Kara ve Özlem Yüzak kaleme aldı. Kamar, büyük bir teknoloji şirketinde yapay zekâ algoritmaları üzerine çalışıyor ve kadın bilimcilerin robotları vicdanlı ve duyarlı yapabileceğini savunuyor: Bilimin, hala erkek egemenliği altında olduğuna dair anlattığı şu anekdota bakın: “ABD’de çok ünlü bir üniversitede matematik bölümü öğrencilerinin çalışmaları için düzenlenen alanda, bölüm öğrencisi olan ve masa başında çalışan bir kızı gören erkek profesör ‘Burası matematik bölümü, lütfen çıkar mısınız’ diyebiliyor.” Banu Onaral, “Dava insanıyım, sabırlı ve dayanıklıyım” diyor ve ekliyor: “Ülkelerin zenginliği, beyin gücünden oluşan ortak akıldır”. Söyleşi ufuk açıcı. Tabii kadınlar üzerine iki güçlü yazımız daha var: Biri, ülkemizde ilklerin kadını olarak değerlendirilen Prof. Dr. Kamile Şevki Mutlu ile ilgili. 1930’da devlete atanan ilk kadın, tıp öğrencisi iken araştırması yayımlanıyor, patolojide yeni bir yöntemle adını tıp tarihine yazdırıyor. Ülkemizin ilk kadın patoloğu, ilk kadın tıp profesörü&#8230; Cumhuriyet’in kanatları altında bilim kadınlarının öne çıkışının simgesi. Semih Baskan ve Cengiz Bayçu’nun yazısı. Diğer bir yazıyı da kadınların toplumda gördükleri büyük şiddeti, eğitimsizlik ve işsizlik açısından okuyacaksınız. Tabi, yazının merkezinde, günlük dilde kadın ayrımcılığı var. Dil ile kadınları aşağılayan söylem, toplumsal şiddetin bir parçası. Konuştuğumuz dili bu şiddetten nasıl ayıklayacağız? Işıl Zeybek yazdı. Genç HBT Bu hafta yeni bir deneme yapıyoruz: Genç öğrencilerin bilimsel etkinlikleri. Sayfanın adı Genç HBT. Bu sayfada öğrencilerin bilimle ilişkilerini irdeleyen bir araştırma ve yeni başlamış olan bilim eğitimi programı ile Bahçeşehir Fen Lisesi Robotik Takımı’nın aldığı patent konusu var. Bu sayfayı önerilerinizle geliştirmek istiyoruz. Hem öğrenci başarılarının, hem de öğrencileri bilimsel düşünmeye ve akıl yürütmeye sevk eden yazıların sayfada yer alacağını söyleyebiliriz. Yeterince güçlendiğimizde her sayımızda Genç HBT’yi yayınlamaya çalışacağız. Zengin bir yazı yelpazesi Yapay Zekâ’nın kötü amaçlı kullanımında tehditlerin neler olabileceğini, Erdal Musoğlu yazdı. Doğan Kuban hoca soruyor: Bunca üniversite kurduktan sonra, Türkiye bilim ve teknolojide gelişmiş ülkeler düzeyine neden gelemedi? Ali Akurgal, “Deniz Bitti” yazısında insanoğlunu Mars’a gönderiyor. Tanol Türkoğlu’nun “Dijitalem” zamanı! Önemli bir yenilik olan 9.Dijitalem’in başlığı Katil Robot! Dijital dünyanın kültürel çizgilerinde ustalıkla dolaşıyor. Mustafa Çetiner, kanser üzerine başlattığı doğru ve yanlış bilinenlerin ikincisiyle karşınızda. Erhan Karaesmen, “Bir Kafatası Dört Beyin” yazısıyla dergimizde. Kadircan Keskinbora bilim tarihinden enfes bir yazı ile sayfalarımızda. Yeni buluşu ile hastane ölümlerini azaltan Dr. Semmelweis’in doktorlar tarafından dışlanmasının ve sonunda akıl hastanesinde ölmesinin dramatik öyküsü! Bu olay, Semmelweis Refleksi (bilgi sahibi olmaksızın yeni bilgileri reddetme) olarak tarihe geçiyor. Bilim ve beslenmeyi izliyor musunuz her hafta? Mükemmel bir mineral kaynağı olan kabak çekirdeğini okuyun. İlginç köşelerimizle, bilim, bilgi, olay, belge dolu bir HBT daha ellerinizde. Yazarlarımız, çalışanlarımız ve katkıda bulunan herkesin, iyi bir dergi hazırlamak telaşında olduğunu lütfen bilin. 100. sayımıza varmamız üzerine övgülerini ve iyi dileklerini gönderen tüm okurlarımıza sevgilerimizle&#8230; Yeni bir beyin besleme haftasına merhaba diyelim ve soralım: HBT’yi yayıyor musunuz, yeni okurlara ulaşmasını sağlıyor musunuz? Kurtuluşumuz burada&#8230; Sevgiyle ve sağlıkla!</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/bilimde-kadinlar-engelleri-asarak-daha-cok-one-cikiyor">Bilimde kadınlar engelleri aşarak daha çok öne çıkıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Kadınlar Günü’ne denk getirdik&#8230; Bilimde ve teknolojide öne çıkan, biri genç diğeri orta kuşak iki bilim kadınımız <strong>Ece Kamar</strong> ve <strong>Banu Onaral</strong> ile söyleşi yaptık. Gözde Kara ve Özlem Yüzak kaleme aldı.</p>
<p><strong>Kamar</strong>, büyük bir teknoloji şirketinde yapay zekâ algoritmaları üzerine çalışıyor ve kadın bilimcilerin robotları vicdanlı ve duyarlı yapabileceğini savunuyor: Bilimin, hala erkek egemenliği altında olduğuna dair anlattığı şu anekdota bakın:</p>
<p>“<em>ABD’de çok ünlü bir üniversitede matematik bölümü öğrencilerinin çalışmaları için düzenlenen alanda, bölüm öğrencisi olan ve masa başında çalışan bir kızı gören erkek profesör ‘Burası matematik bölümü, lütfen çıkar mısınız’ diyebiliyor</em>.”</p>
<p><strong>Banu Onaral</strong>, “Dava insanıyım, sabırlı ve dayanıklıyım” diyor ve ekliyor: “Ülkelerin zenginliği, beyin gücünden oluşan ortak akıldır”. Söyleşi ufuk açıcı.</p>
<p>Tabii kadınlar üzerine iki güçlü yazımız daha var: Biri, ülkemizde ilklerin kadını olarak değerlendirilen Prof. Dr. <strong>Kamile Şevki Mutlu</strong> ile ilgili. 1930’da devlete atanan ilk kadın, tıp öğrencisi iken araştırması yayımlanıyor, patolojide yeni bir yöntemle adını tıp tarihine yazdırıyor. Ülkemizin ilk kadın patoloğu, ilk kadın tıp profesörü&#8230; Cumhuriyet’in kanatları altında bilim kadınlarının öne çıkışının simgesi. <strong>Semih Baskan</strong> ve <strong>Cengiz Bayçu</strong>’nun yazısı.</p>
<p>Diğer bir yazıyı da kadınların toplumda gördükleri büyük şiddeti, eğitimsizlik ve işsizlik açısından okuyacaksınız. Tabi, yazının merkezinde, günlük dilde kadın ayrımcılığı var. Dil ile kadınları aşağılayan söylem, toplumsal şiddetin bir parçası. Konuştuğumuz dili bu şiddetten nasıl ayıklayacağız? <strong>Işıl Zeybek</strong> yazdı.</p>
<p><strong>Genç HBT</strong></p>
<p>Bu hafta yeni bir deneme yapıyoruz: Genç öğrencilerin bilimsel etkinlikleri. Sayfanın adı Genç HBT. Bu sayfada öğrencilerin bilimle ilişkilerini irdeleyen bir araştırma ve yeni başlamış olan bilim eğitimi programı ile Bahçeşehir Fen Lisesi Robotik Takımı’nın aldığı patent konusu var.</p>
<p>Bu sayfayı önerilerinizle geliştirmek istiyoruz. Hem öğrenci başarılarının, hem de öğrencileri bilimsel düşünmeye ve akıl yürütmeye sevk eden yazıların sayfada yer alacağını söyleyebiliriz. Yeterince güçlendiğimizde her sayımızda Genç HBT’yi yayınlamaya çalışacağız.</p>
<p><strong>Zengin bir yazı yelpazesi</strong></p>
<p>Yapay Zekâ’nın kötü amaçlı kullanımında tehditlerin neler olabileceğini, <strong>Erdal Musoğlu</strong> yazdı. <strong>Doğan Kuban</strong> hoca soruyor: Bunca üniversite kurduktan sonra, Türkiye bilim ve teknolojide gelişmiş ülkeler düzeyine neden gelemedi? <strong>Ali Akurgal</strong>, “Deniz Bitti” yazısında insanoğlunu Mars’a gönderiyor. <strong>Tanol Türkoğlu</strong>’nun “Dijitalem” zamanı! Önemli bir yenilik olan 9.Dijitalem’in başlığı Katil Robot! Dijital dünyanın kültürel çizgilerinde ustalıkla dolaşıyor. <strong>Mustafa Çetiner</strong>, kanser üzerine başlattığı doğru ve yanlış bilinenlerin ikincisiyle karşınızda. <strong>Erhan Karaesmen</strong>, “Bir Kafatası Dört Beyin” yazısıyla dergimizde.</p>
<p><strong>Kadircan Keskinbora</strong> bilim tarihinden enfes bir yazı ile sayfalarımızda. Yeni buluşu ile hastane ölümlerini azaltan <strong>Dr. Semmelweis</strong>’in doktorlar tarafından dışlanmasının ve sonunda akıl hastanesinde ölmesinin dramatik öyküsü! Bu olay, <strong>Semmelweis Refleksi </strong>(bilgi sahibi olmaksızın yeni bilgileri reddetme) olarak tarihe geçiyor.</p>
<p>Bilim ve beslenmeyi izliyor musunuz her hafta? Mükemmel bir mineral kaynağı olan kabak çekirdeğini okuyun. İlginç köşelerimizle, bilim, bilgi, olay, belge dolu bir HBT daha ellerinizde. Yazarlarımız, çalışanlarımız ve katkıda bulunan herkesin, iyi bir dergi hazırlamak telaşında olduğunu lütfen bilin.</p>
<p>100. sayımıza varmamız üzerine övgülerini ve iyi dileklerini gönderen tüm okurlarımıza sevgilerimizle&#8230; Yeni bir beyin besleme haftasına merhaba diyelim ve soralım: HBT’yi yayıyor musunuz, yeni okurlara ulaşmasını sağlıyor musunuz? Kurtuluşumuz burada&#8230;</p>
<p>Sevgiyle ve sağlıkla!</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/bilimde-kadinlar-engelleri-asarak-daha-cok-one-cikiyor">Bilimde kadınlar engelleri aşarak daha çok öne çıkıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9493</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Röportaj: Dijitalim diyenler için bir rol model &#8220;Tanol Türkoğlu&#8221;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/roportaj-dijitalim-diyenler-icin-bir-rol-model-tanol-turkoglu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2018 12:50:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[4. sanayi devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[dijital devrim]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dünya]]></category>
		<category><![CDATA[dijital kültür]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalem]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[nesnelerin interneti]]></category>
		<category><![CDATA[otonom arabalar]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[sürücüsüz arabalar]]></category>
		<category><![CDATA[tanol türkoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=9314</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tanol Türkoğlu bir dijital kanaat önderi. Uzun yıllar finans sektöründe yönetici pozisyonlarında çalıştı bir yandan da halkı dijital teknolojiler konusunda bilgilendirmek ve cesaretlendirmek için yazılar yazdı. “Bu tarlaya tohum ekmek gibidir” diyor “Sonra belki biri çıkıp bir şey icat edebilir.” Vizyonlarından biri de Türkiye&#8217;deki genç kuşaklara &#8220;Sen de değişimin bir parçası olabilirsin&#8221; mesajını vermek. Çünkü değişimi gerçekleştirenlerin başkaları olduğu bize peşinen kabul ettiriliyor. Ayak uydurmak ya da yok olmak zorunda kalıyoruz. “Halbuki bir olasılık daha var” diyor Türkoğlu “O da ‘değiştiren’ olmak. Bluetooth, Danimarka’da, Skype Estonya&#8217;da geliştirildi. Her şey sadece ABD&#8217;de yapılmıyor. Ama önce Türkiye’de bu ortamı yaratmamız lazım”. Kendisi ile dijital ve fiziksel dünya arasındaki benzerlikleri yakaladık ve kuşaklar arası uçuruma yakından baktık. Röportajın tamamı, dergimizin 100. sayısında. 100. sayı raflarda yerini aldı bile&#8230;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/roportaj-dijitalim-diyenler-icin-bir-rol-model-tanol-turkoglu">Röportaj: Dijitalim diyenler için bir rol model &#8220;Tanol Türkoğlu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tanol Türkoğlu bir dijital kanaat önderi. Uzun yıllar finans sektöründe yönetici pozisyonlarında çalıştı bir yandan da halkı dijital teknolojiler konusunda bilgilendirmek ve cesaretlendirmek için yazılar yazdı. “Bu tarlaya tohum ekmek gibidir” diyor “Sonra belki biri çıkıp bir şey icat edebilir.” Vizyonlarından biri de Türkiye&#8217;deki genç kuşaklara &#8220;Sen de değişimin bir parçası olabilirsin&#8221; mesajını vermek. Çünkü değişimi gerçekleştirenlerin başkaları olduğu bize peşinen kabul ettiriliyor. Ayak uydurmak ya da yok olmak zorunda kalıyoruz. “Halbuki bir olasılık daha var” diyor Türkoğlu “O da ‘değiştiren’ olmak. Bluetooth, Danimarka’da, Skype Estonya&#8217;da geliştirildi. Her şey sadece ABD&#8217;de yapılmıyor. Ama önce Türkiye’de bu ortamı yaratmamız lazım”. Kendisi ile dijital ve fiziksel dünya arasındaki benzerlikleri yakaladık ve kuşaklar arası uçuruma yakından baktık.</p>
<p>Röportajın tamamı, dergimizin 100. sayısında. 100. sayı raflarda yerini aldı bile&#8230;</p>
<p><iframe width="730" height="411" src="https://www.youtube.com/embed/yJmuqCbikX4?feature=oembed" frameborder="0" allow="autoplay; encrypted-media" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/roportaj-dijitalim-diyenler-icin-bir-rol-model-tanol-turkoglu">Röportaj: Dijitalim diyenler için bir rol model &#8220;Tanol Türkoğlu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9314</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
