<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dinozor arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/dinozor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/dinozor</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Mar 2023 19:50:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>İstanbul’un kurtuluşu toplu çözümde mi?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/istanbulun-kurtulusu-toplu-cozumde-mi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Mar 2023 05:45:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[derin orhon]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[dinozor]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[enkaz]]></category>
		<category><![CDATA[hayanlar]]></category>
		<category><![CDATA[mars]]></category>
		<category><![CDATA[naci görür]]></category>
		<category><![CDATA[nasa]]></category>
		<category><![CDATA[riskli bina]]></category>
		<category><![CDATA[seval sözen]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=29044</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mesela Bağcıları yıkıp yeniden yapmak&#8230; Deprem ülkenin ilk gündemi: 11 kenti vuran yıkıcılığı büyük depremler ve hala devam eden artçılar, 45 bine yaklaşan can kaybı, hala enkazların altında ölenler&#8230; Ve büyük acılar, telafisi olmayan kayıplar&#8230; Türkiye deprem felaketlerindeki can kayıpları açısından dünyanın 4. büyük ülkesi. Bu depremle belki de birinci sıraya çıkmış olabiliriz. Tüm bunlar bilinmesine karşı gereken dersler alınmıyor ne yazık ki. Kahramanmaraş depremi hala tüm acıları ile taptaze iken jeologlar olası bir Marmara-İstanbul depreminin yaklaştığı uyarısında bulunuyor. İşin özü deprem başta İstanbul tüm Marmara Bölgesi&#8217;nde yaşayanların ensesinde. İstanbul 19 milyon insanın yaşadığı bir mega kent. Fay hattına çok yakın. 1 milyon 200 bin bina bulunuyor. Hızlı göçün ve plansızlığın yol açtığı çarpık ve kalitesiz yapılaşma en büyük tehdit. Sadece İstanbul değil tabii, Marmara çevresinde tüm kentler tehdit altında. Peki ne yapılmalı? Yıllarını bu işe vermiş bir deprem mühendisine, Kandilli Rasathanesi Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Aydınoğlu’na soruları Özlem Yüzak yöneltti&#8230; Aydınoğlu &#8220;İstanbul’u büyük ölçekli depreme hazırlamada, ancak toplu çözümler sonuç verir&#8221; diyor. Mesela Bağcılar gibi bölgelerde toplu çözüm en iyisi. Çok katlı, çoğu kaçak, mühendislik hizmeti almamış binalar. Ben olsam, oradan başlarım, genel bir analiz yapıp binaları yıkarım. Parkları, alt yapısı, yolları, meydanları ile oluşturacak bir çevrede dayanıklı binalar yapılabilir ve kurtuluş burada” diyor. Ama başka son derece önemli tespitleri de var. İBB’nin hızlı tespit yöntemi, Kanal İstanbul, Türkiye’nin mühendislik ve müteahhitlik sorunları&#8230; Hepimizi çok yakından ilgilendiriyor. Olacağı aşikar depreme nasıl hazırlanmalı? Kendi alanlarında 3 yetkin isim; bir jeolog, Prof. Dr. Naci Görür, bir inşaat mühendisi Prof. Dr. Derin Orhon ve bir çevre mühendisi Prof. Dr. Seval Sözen Herkese Bilim Teknoloji için hazırladıkları ortak makalelerinin ikinci kısmında, “Zamanı belli olmayan ancak olacağı mutlak kesin olan depreme nasıl hazırlıklı olunur? Hazırlıklı olmak için neler yapılmalı?” sorusuna yanıt aradılar: “Yaşadığımız deprem son deprem olmadığına göre artık önceden yaptığımız yanlışları tekrarlamamak ve kararlı şekilde yeni bir yapılanmaya geçmemiz gerekir. Birinci önceliğimiz bütünleşik afet yönetimi prensipleri doğrultusunda deprem dirençli kentler oluşturmak olmalı” dediler. Dikkat çektikleri diğer hususlar şöyle: Afet yönetimi döngüsü nasıl olmalı? Hükümet, yerel yönetimler, STK’lar ortak nasıl çalışmalı? Kriz yönetimi değil risk yönetimi olmalı&#8230; Mekansal kullanımlar.. Alt yapı güvenliğinin sağlanması, bina yıkımlarında önceliklendirme ve diğerleri&#8230; Bilim 1, Yönetim 0 Müfit Akyos “Yaşadığımız 10 ilimizi kapsayan büyük deprem felaketinin sonuçlarına bakıldığında Bilim: 1 – Yönetim: 0” diye yazdı. Tevfik Uyar’ın yazısı riskli binalar ve bizlerin büyük çelişkisi üzerine. Uyar, “Şu an bu yazıyı okuyan ve deprem bölgesinde mukim olan okurların büyük çoğunluğunun her an deprem olacakmış beklentisiyle yaşadıklarına eminim. Oysa bulunduğunuz yerin deprem riski 3 hafta öncesiyle aynı&#8230; Ama bu olasılık size artmış gibi görünür” diye söze başlıyor ve insanların bina ile ilişkisini risk bağlamında irdeliyor. Özlem Kayım Yıldız depremzedelerin deprem sonrasında yaşadıkları sağlık sorunlarını ele aldı. Yıldız “Deprem sonrası baş dönmesi ve dengesizlik yakınmaları ile başvuran hasta sayısında da ciddi artış olmaktadır. Bu durumun olası nedenleri arasında iç kulak bozuklukları ve kaygı yer alır&#8221; diyor. Ve diğerleri&#8230; Tanol Türkoğlu, Byung-Chul Han’ın Enfokrasi adlı kitabından yola çıkarak dijitalleşme çerçevesinde demokrasinin nasıl bir dönüşüme tabi tutulduğunu irdeliyor yazısında. Bu hafta Dijtalem’i de okumayı unutmayın sakın. Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nden mühendisler, Leonardo da Vinci&#8217;nin unutulmuş yerçekimi deneyini test edildi: Sonuç %97 başarı! Peki bu ne anlama geliyor? Batuhan Sarıcan derledi. Mars’taki yaşam arayışında 3. yıl başladı! NASA’nın Perseverance gezgini, Mars’taki iki yılında neler yaptı? Dergimizde. Gün boyu oturmak sağlığa çok zararlı; her yarım saatte bir beş dakikalık hafif yürüyüş gerekli… Rita Urgan derledi. Dil olmadan düşünce olur mu? Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Mehmet Ozansoy, dil ile 4 farklı kognitif kapasite arasındaki ilişkiyi anlattığı yazısının ikinci bölümünde zihin teorisi ve müzikal işlemeyi irdeliyor. İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Mustafa Bekmezci ve Marmara Üniversitesi’nden Prof. Deniz Elber Börü yapay zeka tarafından yönetilmek ister misiniz? diye sordular. Global anketlerde bu soruya verilen yanıtlar ilginç. Hayvanların sıra dışı kur yapma ritüelleri Çoğu hayvan için kur yapmak, riski de berberinde getirir. Bir erkeğin kur yaparken sergilediği gösterişli hareketleri, bir dişinin dikkatini çekmenin yanında yakındaki yırtıcıları da çekebilir ve erkek rakipler arasındaki ölümcül kavgalarla sonuçlanabilir. İşte hayvanlar alemindeki sıra dışı kur yapma ritüellerine birkaç örnek, Murat Altaş hazırladı. İyi – kötü karbonhidrat sınıflandırması ne kadar doğru? Bilim ve Beslenme’de. &#8220;Hangisi daha önce: Tavuk mu yumurta mı?&#8221; Meraklı’nın Köşesi&#8217;nde. Kuş nedir, hepimiz biliriz. Pek çok kişi, dinozorun ne olduğunu da bilir. Ama kuşların, bundan 160 milyon yıl kadar önce, dinozorlardan evrilmiş olduğunu, herkes bilmez. Peki &#8220;Dinozorlar öldüyse, kuşlar niye var?&#8221; Mercan Bursalı’nın hazırladığı Meraklı Çocuk’ta. *** Yaşadığımız felaketleri, doğayı, siyaset-bilim ve toplum ilişkilerini anlamanın en iyi yolu, bilimi bilimsel düşünceyi rehber edinmekten geçiyor. Siyaset de bilimleştikçe ülkenin çözecek yetkinliğe ulaşır. HBT bu rehberliğin ışığında varlığını ve yayınını sürdürüyor. HBT’yi evinizden eksik etmeyin. Evde her bireyin HBT’de okuyacağı bilgileneceği ve hayatına buna göre yön vereceği yazı mutlaka vardır. Ülkemize, milletimize yeniden büyük geçmiş olsun. Bilimde ve sevgide kalalım.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/istanbulun-kurtulusu-toplu-cozumde-mi">İstanbul’un kurtuluşu toplu çözümde mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-29038 size-medium alignright" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/03/1-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" /><span style="color: #000000;">Mesela Bağcıları yıkıp yeniden yapmak&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Deprem ülkenin ilk gündemi: 11 kenti vuran yıkıcılığı büyük depremler ve hala devam eden artçılar, 45 bine yaklaşan can kaybı, hala enkazların altında ölenler&#8230; Ve büyük acılar, telafisi olmayan kayıplar&#8230; Türkiye deprem felaketlerindeki can kayıpları açısından dünyanın 4. büyük ülkesi. Bu depremle belki de birinci sıraya çıkmış olabiliriz. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tüm bunlar bilinmesine karşı gereken dersler alınmıyor ne yazık ki. Kahramanmaraş depremi hala tüm acıları ile taptaze iken jeologlar olası bir Marmara-İstanbul depreminin yaklaştığı uyarısında bulunuyor. İşin özü deprem başta İstanbul tüm Marmara Bölgesi&#8217;nde yaşayanların ensesinde. İstanbul 19 milyon insanın yaşadığı bir mega kent. Fay hattına çok yakın. 1 milyon 200 bin bina bulunuyor. Hızlı göçün ve plansızlığın yol açtığı çarpık ve kalitesiz yapılaşma en büyük tehdit. Sadece İstanbul değil tabii, Marmara çevresinde tüm kentler tehdit altında.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Peki ne yapılmalı? Yıllarını bu işe vermiş bir deprem mühendisine, Kandilli Rasathanesi Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Aydınoğlu’na soruları Özlem Yüzak yöneltti&#8230; </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Aydınoğlu &#8220;İstanbul’u büyük ölçekli depreme hazırlamada, ancak toplu çözümler sonuç verir&#8221; diyor. Mesela Bağcılar gibi bölgelerde toplu çözüm en iyisi. Çok katlı, çoğu kaçak, mühendislik hizmeti almamış binalar. Ben olsam, oradan başlarım, genel bir analiz yapıp binaları yıkarım. Parkları, alt yapısı, yolları, meydanları ile oluşturacak bir çevrede dayanıklı binalar yapılabilir ve kurtuluş burada” diyor. </span><span style="color: #000000;">Ama başka son derece önemli tespitleri de var. İBB’nin hızlı tespit yöntemi, Kanal İstanbul, Türkiye’nin mühendislik ve müteahhitlik sorunları&#8230; Hepimizi çok yakından ilgilendiriyor. </span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Olacağı aşikar depreme nasıl hazırlanmalı?</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Kendi alanlarında 3 yetkin isim; bir jeolog, Prof. Dr. Naci Görür, bir inşaat mühendisi Prof. Dr. Derin Orhon ve bir çevre mühendisi Prof. Dr. Seval Sözen Herkese Bilim Teknoloji için hazırladıkları ortak makalelerinin ikinci kısmında, “Zamanı belli olmayan ancak olacağı mutlak kesin olan depreme nasıl hazırlıklı olunur? Hazırlıklı olmak için neler yapılmalı?” sorusuna yanıt aradılar: “Yaşadığımız deprem son deprem olmadığına göre artık önceden yaptığımız yanlışları tekrarlamamak ve kararlı şekilde yeni bir yapılanmaya geçmemiz gerekir. Birinci önceliğimiz bütünleşik afet yönetimi prensipleri doğrultusunda deprem dirençli kentler oluşturmak olmalı” dediler. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Dikkat çektikleri diğer hususlar şöyle: Afet yönetimi döngüsü nasıl olmalı? Hükümet, yerel yönetimler, STK’lar ortak nasıl çalışmalı? Kriz yönetimi değil risk yönetimi olmalı&#8230; Mekansal kullanımlar.. Alt yapı güvenliğinin sağlanması, bina yıkımlarında önceliklendirme ve diğerleri&#8230;</span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Bilim 1, Yönetim 0</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Müfit Akyos “Yaşadığımız 10 ilimizi kapsayan büyük deprem felaketinin sonuçlarına bakıldığında Bilim: 1 – Yönetim: 0” diye yazdı. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tevfik Uyar’ın yazısı riskli binalar ve bizlerin büyük çelişkisi üzerine. Uyar, “Şu an bu yazıyı okuyan ve deprem bölgesinde mukim olan okurların büyük çoğunluğunun her an deprem olacakmış beklentisiyle yaşadıklarına eminim. Oysa bulunduğunuz yerin deprem riski 3 hafta öncesiyle aynı&#8230; Ama bu olasılık size artmış gibi görünür” diye söze başlıyor ve insanların bina ile ilişkisini risk bağlamında irdeliyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Özlem Kayım Yıldız depremzedelerin deprem sonrasında yaşadıkları sağlık sorunlarını ele aldı. Yıldız “Deprem sonrası baş dönmesi ve dengesizlik yakınmaları ile başvuran hasta sayısında da ciddi artış olmaktadır. Bu durumun olası nedenleri arasında iç kulak bozuklukları ve kaygı yer alır&#8221; diyor. </span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Ve diğerleri&#8230;</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Tanol Türkoğlu, Byung-Chul Han’ın Enfokrasi adlı kitabından yola çıkarak dijitalleşme çerçevesinde demokrasinin nasıl bir dönüşüme tabi tutulduğunu irdeliyor yazısında. Bu hafta Dijtalem’i de okumayı unutmayın sakın. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nden mühendisler, Leonardo da Vinci&#8217;nin unutulmuş yerçekimi deneyini test edildi: Sonuç %97 başarı! Peki bu ne anlama geliyor? Batuhan Sarıcan derledi. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Mars’taki yaşam arayışında 3. yıl başladı! NASA’nın Perseverance gezgini, Mars’taki iki yılında neler yaptı? Dergimizde. Gün boyu oturmak sağlığa çok zararlı; her yarım saatte bir beş dakikalık hafif yürüyüş gerekli… Rita Urgan derledi. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Dil olmadan düşünce olur mu? Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Mehmet Ozansoy, dil ile 4 farklı kognitif kapasite arasındaki ilişkiyi anlattığı yazısının ikinci bölümünde zihin teorisi ve müzikal işlemeyi irdeliyor. İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Mustafa Bekmezci ve Marmara Üniversitesi’nden Prof. Deniz Elber Börü yapay zeka tarafından yönetilmek ister misiniz? diye sordular. Global anketlerde bu soruya verilen yanıtlar ilginç. </span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Hayvanların sıra dışı kur yapma ritüelleri</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Çoğu hayvan için kur yapmak, riski de berberinde getirir. Bir erkeğin kur yaparken sergilediği gösterişli hareketleri, bir dişinin dikkatini çekmenin yanında yakındaki yırtıcıları da çekebilir ve erkek rakipler arasındaki ölümcül kavgalarla sonuçlanabilir. İşte hayvanlar alemindeki sıra dışı kur yapma ritüellerine birkaç örnek, Murat Altaş hazırladı. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">İyi – kötü karbonhidrat sınıflandırması ne kadar doğru? Bilim ve Beslenme’de. &#8220;Hangisi daha önce: Tavuk mu yumurta mı?&#8221; Meraklı’nın Köşesi&#8217;nde. Kuş nedir, hepimiz biliriz. Pek çok kişi, dinozorun ne olduğunu da bilir. Ama kuşların, bundan 160 milyon yıl kadar önce, dinozorlardan evrilmiş olduğunu, herkes bilmez. Peki &#8220;Dinozorlar öldüyse, kuşlar niye var?&#8221; Mercan Bursalı’nın hazırladığı Meraklı Çocuk’ta. </span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">***</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Yaşadığımız felaketleri, doğayı, siyaset-bilim ve toplum ilişkilerini anlamanın en iyi yolu, bilimi bilimsel düşünceyi rehber edinmekten geçiyor. Siyaset de bilimleştikçe ülkenin çözecek yetkinliğe ulaşır. HBT bu rehberliğin ışığında varlığını ve yayınını sürdürüyor. HBT’yi evinizden eksik etmeyin. Evde her bireyin HBT’de okuyacağı bilgileneceği ve hayatına buna göre yön vereceği yazı mutlaka vardır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ülkemize, milletimize yeniden büyük geçmiş olsun.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bilimde ve sevgide kalalım.</span></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/istanbulun-kurtulusu-toplu-cozumde-mi">İstanbul’un kurtuluşu toplu çözümde mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">29044</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HBT Dergi 215. Sayı – 8 Mayıs 2020</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-215-sayi-8-mayis-2020</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2020 12:43:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergi Sayıları]]></category>
		<category><![CDATA[dinozor]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[Isaac Newton]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[salgın]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=18406</guid>

					<description><![CDATA[<p>30 yıllık harika bir serüven ve 9 önemli keşif: Hubble Uzay Teleskobu İletişim çağında yapısal değişiklikler şart! &#8211; Doğan Kuban Sosyal medya karantinada &#8211; Tanol Türkoğlu Sizin Yossi Vardi’niz var mı? &#8211; Müfit Akyos Dünyada büyük pandemiler (4): Veba salgını, Büyük Longra Yangını ve Newton &#8211; Mustafa Çetiner “Güçsüzü kurban edin” &#8211; Özlem Kayım Yıldız Koronalı günlerin “sosyal mesafe” kavramına sosyolog gözüyle bakış &#8211; Orhan Bursalı Post COVID dünyasının eğitimini yaratıcılık şekillendirecek! &#8211; Özlem Yüzak COVID-19 ile ilgili gerçek rakamları biliyor muyuz? &#8211; Okan Akhan İlaç ve aşı geliştirmede büyük yarış Tansu Daylan için bu yeni keşif Atatürk’e küçük bir teşekkür İstanbul’da kaybolan lezzetler &#8211; Bayram Öztürk Karmaşık sistemlerin öncülerinden Lord Robert May’in yaşamı &#8211; Lara Meltem Bilikmen Türk Pediatri Kurumu&#8217;ndan internet semineri: 6 ülkeden uzmanlar deneyimlerini 1,5 milyon dinleyiciyle paylaştı Korona ve psikolojimiz &#8211; Alev Yıldırım Oruç bir ibadet yoludur, beslenme bireye özel planlama gerektirir (1) &#8211; Türkan Kutluay Merdol Dikkat! Su kıtlığı kapıda&#8230; &#8211; Reyhan Aksoy Arı kovanında “sosyal mesafe” İlkel dünyadaki en tehlikeli yer neresiydi? Peki sizin ağzınızda ne kadar amip yaşıyor? Koronavirüs hastaların kanını da pıhtılaştırıyor Kahve tat algımızı değiştiriyor Yemeklerde sıvı tüketmek: Yararlı mı, zararlı mı? “Kuzeyin ejderhası” ile tanışın: Cryodrakon Yüzebilen dinozor türü keşfedildi Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-215-sayi-8-mayis-2020">HBT Dergi 215. Sayı – 8 Mayıs 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-18407" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/215-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/215-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/215-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/215.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />30 yıllık harika bir serüven ve 9 önemli keşif: Hubble Uzay Teleskobu<br />
İletişim çağında yapısal değişiklikler şart! &#8211; Doğan Kuban<br />
Sosyal medya karantinada &#8211; Tanol Türkoğlu<br />
Sizin Yossi Vardi’niz var mı? &#8211; Müfit Akyos<br />
Dünyada büyük pandemiler (4): Veba salgını, Büyük Longra Yangını ve Newton &#8211; Mustafa Çetiner<br />
“Güçsüzü kurban edin” &#8211; Özlem Kayım Yıldız<br />
Koronalı günlerin “sosyal mesafe” kavramına sosyolog gözüyle bakış &#8211; Orhan Bursalı<br />
Post COVID dünyasının eğitimini yaratıcılık şekillendirecek! &#8211; Özlem Yüzak<br />
COVID-19 ile ilgili gerçek rakamları biliyor muyuz? &#8211; Okan Akhan<br />
İlaç ve aşı geliştirmede büyük yarış<br />
Tansu Daylan için bu yeni keşif Atatürk’e küçük bir teşekkür<br />
İstanbul’da kaybolan lezzetler &#8211; Bayram Öztürk<br />
Karmaşık sistemlerin öncülerinden Lord Robert May’in yaşamı &#8211; Lara Meltem Bilikmen<br />
Türk Pediatri Kurumu&#8217;ndan internet semineri: 6 ülkeden uzmanlar deneyimlerini 1,5 milyon dinleyiciyle paylaştı<br />
Korona ve psikolojimiz &#8211; Alev Yıldırım<br />
Oruç bir ibadet yoludur, beslenme bireye özel planlama gerektirir (1) &#8211; Türkan Kutluay Merdol<br />
Dikkat! Su kıtlığı kapıda&#8230; &#8211; Reyhan Aksoy<br />
Arı kovanında “sosyal mesafe”<br />
İlkel dünyadaki en tehlikeli yer neresiydi?<br />
Peki sizin ağzınızda ne kadar amip yaşıyor?<br />
Koronavirüs hastaların kanını da pıhtılaştırıyor<br />
Kahve tat algımızı değiştiriyor<br />
Yemeklerde sıvı tüketmek: Yararlı mı, zararlı mı?<br />
“Kuzeyin ejderhası” ile tanışın: Cryodrakon<br />
Yüzebilen dinozor türü keşfedildi</p>
<p><a href="https://abonelik.herkesebilimteknoloji.com/">Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-215-sayi-8-mayis-2020">HBT Dergi 215. Sayı – 8 Mayıs 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18406</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yoksa dinozorlar, dondurucu soğuklar yüzünden mi yok oldu?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yasam/yoksa-dinozorlar-dondurucu-soguklar-yuzunden-mi-yok-oldu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Nov 2019 12:56:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[dinozor]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=15820</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dinozorların yaklaşık olarak 66 milyon yıl önce yok oldukları biliniyor ama tam olarak niçin tükendikleri ve bu yok oluşun ne hızda gerçekleştiği yıllardan beri tartışılıyor. Bazıları dünyaya çarpan Chicxulub asteroitini, diğerleri Dekkan Trapp volkanın püskürmesini sorumlu tutuyorlar. Diğer bir grupsa ikisi birlikte etkili olmuştur diyor. Dinozorların bu olaylardan önce tükenmeye başlamış olabilecekleri veya aniden yok oldukları da tartışılanlar arasında. Potsdam İklim Sonuçları Araştırmaları Enstitüsü’nden (PIK) ve ekibi, Tebeşir devrinin sonundaki asteroit çarpmasının iklim ve dolayısıyla da yaşam dünyası üzerinde ne gibi etkiler yaptığını ayrıntılı bir şekilde incelediler. Bu çalışmada ilk kez atmosfer, okyanus ve buz için güncel iklim tahminlerinde de kullanılan birleştirilmiş bir iklim modelinden yararlanılmış. Sonuca göre toz, yangın veya tsunami gibi kısa vadeli etkilerden çok çarpışmanın uzun vadeli iklim sonuçları etkili olmuş. Çünkü çarpışma sırasında çok büyük miktarlarda kayaç buharlaşmış ve bu süreçte çok sayıda kükürt içerikli partikül açığa çıkmış. Ve bu sülfat aerosolleri iklimi bugüne dek tahmin edilenden çok daha fazla soğutan bir sis perdesi oluşturmuşlar atmosferde. Böylece yıllık ortalama sıcaklık en az 26 derece birden düşmüş ve üç ila on altı yıl boyu donma derecesinin altında kalmış. Karşılaştırma için: Buz devirleri sırasında bile küresel ortalama sıcaklık sadece beş ila altı derece düşmüştür. Oysa simülasyonlardan anlaşıldığı üzere, Tebeşir devrinin sonlarında tropikal bölgelerdeki ortalama sıcaklık bile 27 dereceden beş dereceye düşmüş. Sülfat aerosollerine bağlı uzun vadeli soğuma toplu tükeniş için atmosferde göreceli olarak daha kısa kalan tozdan çok daha önemliydi. Hatta çarpışma bölgesinin yakınlarındaki aşırı sıcak, orman yangını ve tsunamiden de. Çünkü diyor araştırmacılar iklim olasılıkla otuz yıl kadar sonra normale dönmüş ve meteorit kışı nihayet sona ermişti. İklim değişimi yüzünden ayrıca okyanuslardaki sirkülasyon da değişmişti. Yüzey suyu soğuyunca, yoğunlaşmış ve ağırlaşmıştı. Bu soğuk su kütleleri çökerken, daha sıcak olan su yukarı çıkmış ve besleyici maddeleri yüzeye taşımıştı. Bu bir olasılıkla yoğun miktarda zehirli alglerin çoğalmasına neden olmuştu ki denizlerin olduğu kadar kıyıların da ekosistemine zarar vermişti diye açıklıyor araştırmacılar. Kaynak</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yasam/yoksa-dinozorlar-dondurucu-soguklar-yuzunden-mi-yok-oldu">Yoksa dinozorlar, dondurucu soğuklar yüzünden mi yok oldu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dinozorların yaklaşık olarak 66 milyon yıl önce yok oldukları biliniyor ama tam olarak niçin tükendikleri ve bu yok oluşun ne hızda gerçekleştiği yıllardan beri tartışılıyor. Bazıları dünyaya çarpan Chicxulub asteroitini, diğerleri Dekkan Trapp volkanın püskürmesini sorumlu tutuyorlar. Diğer bir grupsa ikisi birlikte etkili olmuştur diyor.</p>
<p>Dinozorların bu olaylardan önce tükenmeye başlamış olabilecekleri veya aniden yok oldukları da tartışılanlar arasında. Potsdam İklim Sonuçları Araştırmaları Enstitüsü’nden (PIK) ve ekibi, Tebeşir devrinin sonundaki asteroit çarpmasının iklim ve dolayısıyla da yaşam dünyası üzerinde ne gibi etkiler yaptığını ayrıntılı bir şekilde incelediler.</p>
<p>Bu çalışmada ilk kez atmosfer, okyanus ve buz için güncel iklim tahminlerinde de kullanılan birleştirilmiş bir iklim modelinden yararlanılmış. Sonuca göre toz, yangın veya tsunami gibi kısa vadeli etkilerden çok çarpışmanın uzun vadeli iklim sonuçları etkili olmuş. Çünkü çarpışma sırasında çok büyük miktarlarda kayaç buharlaşmış ve bu süreçte çok sayıda kükürt içerikli partikül açığa çıkmış.</p>
<p>Ve bu sülfat aerosolleri iklimi bugüne dek tahmin edilenden çok daha fazla soğutan bir sis perdesi oluşturmuşlar atmosferde. Böylece yıllık ortalama sıcaklık en az 26 derece birden düşmüş ve üç ila on altı yıl boyu donma derecesinin altında kalmış. Karşılaştırma için: Buz devirleri sırasında bile küresel ortalama sıcaklık sadece beş ila altı derece düşmüştür. Oysa simülasyonlardan anlaşıldığı üzere, Tebeşir devrinin sonlarında tropikal bölgelerdeki ortalama sıcaklık bile 27 dereceden beş dereceye düşmüş. Sülfat aerosollerine bağlı uzun vadeli soğuma toplu tükeniş için atmosferde göreceli olarak daha kısa kalan tozdan çok daha önemliydi. Hatta çarpışma bölgesinin yakınlarındaki aşırı sıcak, orman yangını ve tsunamiden de.</p>
<p>Çünkü diyor araştırmacılar iklim olasılıkla otuz yıl kadar sonra normale dönmüş ve meteorit kışı nihayet sona ermişti. İklim değişimi yüzünden ayrıca okyanuslardaki sirkülasyon da değişmişti. Yüzey suyu soğuyunca, yoğunlaşmış ve ağırlaşmıştı. Bu soğuk su kütleleri çökerken, daha sıcak olan su yukarı çıkmış ve besleyici maddeleri yüzeye taşımıştı. Bu bir olasılıkla yoğun miktarda zehirli alglerin çoğalmasına neden olmuştu ki denizlerin olduğu kadar kıyıların da ekosistemine zarar vermişti diye açıklıyor araştırmacılar.</p>
<p><a href="http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1002/2016GL072241/abstract">Kaynak</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yasam/yoksa-dinozorlar-dondurucu-soguklar-yuzunden-mi-yok-oldu">Yoksa dinozorlar, dondurucu soğuklar yüzünden mi yok oldu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15820</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Otçullar, etçillerden daha şişman</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yasam/otcullar-etcillerden-daha-sisman</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jul 2019 12:39:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[dinozor]]></category>
		<category><![CDATA[etçil]]></category>
		<category><![CDATA[memeliler]]></category>
		<category><![CDATA[otçul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=14343</guid>

					<description><![CDATA[<p>İsviçre’de gerçekleştirilen bir araştırma, otçul memeli hayvanların, etçil hemcinslerine kıyasla daha büyük karınlara sahip olduğunu ortaya oydu. Hayvan iskeletlerinin 3D rekonstrüksiyonuna dayanan araştırmada dinozorlarda bu farklılığın olmadığı görülüyor. Tahminlere göre bitkiler ete kıyasla daha zor sindirildiğinden otçulların daha büyük bağırsaklara ihtiyaçları var, dolayısıyla göbekleri de daha hacimli. Ancak bu tez ayrıntılı bir şekilde incelenmemişti. Zürich Üniversitesi’nden Marcus Clauss şimdi ilkel zamanlara ait 120 dört ayaklı hayvanın göğüs ve karın biçimini inceledi. Bu amaçta dinozorlar, sürüngenler, kuşlar ve memelilere benzer sürüngenler olan sinapsit fosilleri için bir 3D iskelet veri bankası oluşturuldu. Verilerin bilgisayar destekli görsel değerlendirilmesiyle de omurga, göğüs kafesi ve leğen kemiğiyle sınırlanan göğüs-karın bölgesinin rekonstrüksiyonu yapıldı. Bu şekilde elde edilen sonuçlara göre otçul memelilerin göğüs-karın bölgesi etçillere kıyasla iki misli büyük. Bu da otçul memelilerin gerçekten de daha büyük bağırsaklara sahip olduklarının bir kanıtı diyor Clauss. Fakat ilginç olarak etçil ve otçul dinozorlarda böyle bir farklılık ortaya çıkmamış. Bu da belki dinozor iskeletleri için güvenirli bir rekonstrüksiyonun yapılamadığı anlamına gelebilir. Bulgu öte yandan memeliler ve diğer tetrapodların (dört bacaklılar) temelde farklı morfolojik ilkelere sahip olduğunu da açıklıyor olabilir. Mesela farklı bir solunum organının, beslenme biçiminin memeliler ve dinozorların beden yapıları üzerinde farklı etkimesine neden olabileceği düşünülüyor. Kaynak:  www.eurekalert.org/pub_releases/2016-11/uoz-hmh110316.php</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yasam/otcullar-etcillerden-daha-sisman">Otçullar, etçillerden daha şişman</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-14344" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/07/otculmemeli.jpg" alt="" width="500" height="256" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/07/otculmemeli.jpg 800w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/07/otculmemeli-300x153.jpg 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p>İsviçre’de gerçekleştirilen bir araştırma, otçul memeli hayvanların, etçil hemcinslerine kıyasla daha büyük karınlara sahip olduğunu ortaya oydu. Hayvan iskeletlerinin 3D rekonstrüksiyonuna dayanan araştırmada dinozorlarda bu farklılığın olmadığı görülüyor. Tahminlere göre bitkiler ete kıyasla daha zor sindirildiğinden otçulların daha büyük bağırsaklara ihtiyaçları var, dolayısıyla göbekleri de daha hacimli. Ancak bu tez ayrıntılı bir şekilde incelenmemişti.</p>
<p>Zürich Üniversitesi’nden Marcus Clauss şimdi ilkel zamanlara ait 120 dört ayaklı hayvanın göğüs ve karın biçimini inceledi. Bu amaçta dinozorlar, sürüngenler, kuşlar ve memelilere benzer sürüngenler olan sinapsit fosilleri için bir 3D iskelet veri bankası oluşturuldu. Verilerin bilgisayar destekli görsel değerlendirilmesiyle de omurga, göğüs kafesi ve leğen kemiğiyle sınırlanan göğüs-karın bölgesinin rekonstrüksiyonu yapıldı. Bu şekilde elde edilen sonuçlara göre otçul memelilerin göğüs-karın bölgesi etçillere kıyasla iki misli büyük. Bu da otçul memelilerin gerçekten de daha büyük bağırsaklara sahip olduklarının bir kanıtı diyor Clauss.</p>
<p>Fakat ilginç olarak etçil ve otçul dinozorlarda böyle bir farklılık ortaya çıkmamış. Bu da belki dinozor iskeletleri için güvenirli bir rekonstrüksiyonun yapılamadığı anlamına gelebilir. Bulgu öte yandan memeliler ve diğer tetrapodların (dört bacaklılar) temelde farklı morfolojik ilkelere sahip olduğunu da açıklıyor olabilir. Mesela farklı bir solunum organının, beslenme biçiminin memeliler ve dinozorların beden yapıları üzerinde farklı etkimesine neden olabileceği düşünülüyor.</p>
<p><strong>Kaynak:  <a href="https://www.eurekalert.org/pub_releases/2016-11/uoz-hmh110316.php">www.eurekalert.org/pub_releases/2016-11/uoz-hmh110316.php</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yasam/otcullar-etcillerden-daha-sisman">Otçullar, etçillerden daha şişman</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14343</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dinozorları yok eden asteroit devasa bir tsunamiye de yol açmış</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/dinozorlari-yok-eden-asteroit-devasa-bir-tsunamiye-de-yol-acmis</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Feb 2019 14:50:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik ve Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[asteroit]]></category>
		<category><![CDATA[çarpışma]]></category>
		<category><![CDATA[Chicxulub]]></category>
		<category><![CDATA[dinozor]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[tsunami]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12958</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu da sürtünme sebebiyle orman yangınlarını başlattı ve canlı hayvanları küle çevirdi. Bu parçacıklar atmosfere de süzüldü ve yıllarca güneş ışınlarının gelmesine engel oldu. Böylelikle bitkileri ve onları yiyen hayvanları da öldürdü. Dinozorların nasıl yok olduğuna yönelik farklı teoriler bulunsa da bilim insanları tarafından en çok kabul göreni, yaklaşık 65 milyon yıl önce Dünya’ya çarpan bir asteroitti. Yapılan yeni bir çalışmaya göre, söz konusu çarpışma, Meksika Körfezi’nden yayılan devasa bir tsunamiye de neden oldu. Çarpmanın etkisi büyük bir ekolojik yıkıma yol açtı. Cretaceous-Paleogene (K-Pg) olarak adlandırılan 14 kilometre genişliğindeki Chicxulub asteroidinin böylesi bir yok oluşa sebep olduğu zaten biliniyordu. Ancak tsunami bulgusu çok yeni. Michigan Üniversitesi’nden dünya ve çevre bilimleri araştırmacısı Molly Range, Chicxulub asteroidinin Dünya üzerinde çok büyük bir tsunamiye neden olduğunu söylüyor. Range’e göre tsunami o kadar büyüktü ki modern tarihte eşi benzeri görülmemişti. Çalışmanın yürütücüsü olan Range ve arkadaşları, bulguları Amerikan Jeofizik Birliği’nin (AGU) yıllık toplantısı sırasında hakemli dergide yayımladı. Live Science’a konuşan Range, “Bildiğimiz kadarıyla, çarpma anından dalga yayılımının sonuna kadar tsunaminin küresel modelini çıkaran ilk biz olduk” dedi. Araştırmacılar bu asteroidin Meksika Körfezi’ndeki sığ suya çarptığını biliyorlardı. Bulguya göre, söz konusu asteroit Dünya’nın kabuğunda 1.5 kilometrelik bir krater açtı. Bununla birlikte büyük dalgalar dünya genelindeki okyanuslara yayıldı. Öyle ki Güney Pasifik ve Kuzey Atlantik’te dalgalar 14, Kuzey Pasifik’te ise 4 metreye ulaştı. Bu arada, Meksika Körfezi’nin bazı yerlerindeki dalgalar 100 metreye kadar yükselmişti. Böylesi bir tsunamiyi hayal etmek zor olabilir, bu yüzden araştırmacılar bu tsunamiyi, en az 225 bin kişiyi öldüren 2004 Hint Okyanusu tsunamisi ile karşılaştırdılar. İki tsunami, gece ve gündüz kadar farklıydı. Range, her iki tsunaminin ilk 7 saatine bakıldığında Chicxulub’un etkisinin, 2004’te Hint Okyanusu’nda gerçekleşen tsunamiden 2 bin 500 ile 29 bin kat daha büyük olduğunu söylüyor. Hatırlatmak gerekirse Güney Yarımküre’de şimdiye kadar kaydedilen en büyük dalga Mayıs 2018’de Yeni Zelanda’nın yakınında ölçülen 23.8 metre yüksekliğindeydi. Ekolojik açıdan büyük bir yıkım. Batuhan Sarıcan Kaynak: https://www.livescience.com/64426-dinosaur-killing-asteroid-caused-giant-tsunami.html</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/dinozorlari-yok-eden-asteroit-devasa-bir-tsunamiye-de-yol-acmis">Dinozorları yok eden asteroit devasa bir tsunamiye de yol açmış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu da sürtünme sebebiyle orman yangınlarını başlattı ve canlı hayvanları küle çevirdi. Bu parçacıklar atmosfere de süzüldü ve yıllarca güneş ışınlarının gelmesine engel oldu. Böylelikle bitkileri ve onları yiyen hayvanları da öldürdü. Dinozorların nasıl yok olduğuna yönelik farklı teoriler bulunsa da bilim insanları tarafından en çok kabul göreni, yaklaşık 65 milyon yıl önce Dünya’ya çarpan bir asteroitti. Yapılan yeni bir çalışmaya göre, söz konusu çarpışma, Meksika Körfezi’nden yayılan devasa bir tsunamiye de neden oldu.</p>
<p>Çarpmanın etkisi büyük bir ekolojik yıkıma yol açtı. Cretaceous-Paleogene (K-Pg) olarak adlandırılan 14 kilometre genişliğindeki Chicxulub asteroidinin böylesi bir yok oluşa sebep olduğu zaten biliniyordu. Ancak tsunami bulgusu çok yeni. Michigan Üniversitesi’nden dünya ve çevre bilimleri araştırmacısı Molly Range, Chicxulub asteroidinin Dünya üzerinde çok büyük bir tsunamiye neden olduğunu söylüyor. Range’e göre tsunami o kadar büyüktü ki modern tarihte eşi benzeri görülmemişti. Çalışmanın yürütücüsü olan Range ve arkadaşları, bulguları Amerikan Jeofizik Birliği’nin (AGU) yıllık toplantısı sırasında hakemli dergide yayımladı. Live Science’a konuşan Range, “Bildiğimiz kadarıyla, çarpma anından dalga yayılımının sonuna kadar tsunaminin küresel modelini çıkaran ilk biz olduk” dedi.</p>
<p>Araştırmacılar bu asteroidin Meksika Körfezi’ndeki sığ suya çarptığını biliyorlardı. Bulguya göre, söz konusu asteroit Dünya’nın kabuğunda 1.5 kilometrelik bir krater açtı. Bununla birlikte büyük dalgalar dünya genelindeki okyanuslara yayıldı. Öyle ki Güney Pasifik ve Kuzey Atlantik’te dalgalar 14, Kuzey Pasifik’te ise 4 metreye ulaştı. Bu arada, Meksika Körfezi’nin bazı yerlerindeki dalgalar 100 metreye kadar yükselmişti.</p>
<p>Böylesi bir tsunamiyi hayal etmek zor olabilir, bu yüzden araştırmacılar bu tsunamiyi, en az 225 bin kişiyi öldüren 2004 Hint Okyanusu tsunamisi ile karşılaştırdılar. İki tsunami, gece ve gündüz kadar farklıydı. Range, her iki tsunaminin ilk 7 saatine bakıldığında Chicxulub’un etkisinin, 2004’te Hint Okyanusu’nda gerçekleşen tsunamiden 2 bin 500 ile 29 bin kat daha büyük olduğunu söylüyor. Hatırlatmak gerekirse Güney Yarımküre’de şimdiye kadar kaydedilen en büyük dalga Mayıs 2018’de Yeni Zelanda’nın yakınında ölçülen 23.8 metre yüksekliğindeydi. Ekolojik açıdan büyük bir yıkım.</p>
<p><strong>Batuhan Sarıcan</strong></p>
<p><strong>Kaynak: <a href="https://www.livescience.com/64426-dinosaur-killing-asteroid-caused-giant-tsunami.html">https://www.livescience.com/64426-dinosaur-killing-asteroid-caused-giant-tsunami.html</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/dinozorlari-yok-eden-asteroit-devasa-bir-tsunamiye-de-yol-acmis">Dinozorları yok eden asteroit devasa bir tsunamiye de yol açmış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12958</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
