<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>eczacıbaşı arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/eczacibasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/eczacibasi</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 26 Nov 2023 15:49:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>&#8220;Beyin göçünden beyin gücüne&#8221;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/beyin-gocunden-beyin-gucune</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhan Bursalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Apr 2023 20:05:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Orhan Bursalı]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[arge]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[beyin göçü]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel yayın]]></category>
		<category><![CDATA[eczacıbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[gelir düzeyi]]></category>
		<category><![CDATA[oecd]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=29339</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şikago Üniversitesi’nden Prof. Ufuk Akçiğit’in hazırladığı bir çalışmayı dinledik. Raporu ısmarlayan Faruk Eczacıbaşı’nın yönetimindeki Türkiye Bilişim Vakfı. Başlığı Türkiye Akademik Diaspora Raporu: Beyin Göçünden Beyin Gücüne&#8230; Burada ele alınan konular çok sayıda değerlendirmeye tabi tutulacak zenginlikte. Fakat bugün salt raporda yapılan bazı saptamaları küçük yorumlarla iletmekle yetineceğim: Yurtdışında akademik çalışmalar yapan Türklerin sayısı 12 bin. Hangi alanlarda çalıştıkları ayrı bir yazı konusu olur. Türkiye’de bu göçü önleyebilecek siyasi, ekonomik ve bilimsel bir ortak ne yazık ki bulunmuyor. Dönenler arasında da verim düşüklüğü söz konusu. Onları burada tutacak ortam yok. İyiler gidecek. Gitme nedenleri arasında şüphesiz maddi olanaklar olduğu kadar, alabildikleri fon, ifade özgürlüğü ortamı, merak ettikleri alanlarda yüksek düzeyde araştırma yapma olanakları, üniversitede bilimsel yönetimin evrenselliği ve etkileşim atmosferi&#8230; Bu durumda ülkenin yapabileceği en iyi şeylerden biri, dışarıdaki akademisyenlerden çeşitli bilimsel işbirlikleri ile yararlanmak. Bizzat Akçiğit Şikago merkezli çalışıyor olsa bile, Almanya’da, Türkiye’de, İngiltere’de, veri üretimi konusundaki ilginç ve kapsamlı çalışmalarıyla ortak bilimsel çalışmalar yönetiyor. Çok merkezli bir bilim insanı. Küçük işletmelerde işgücü dahil olan biteni en çok bir hafta içinde devletin ve kurumların görebileceği sistem geliştirdi ve şu sıralarda çalışmalarına büyük talep var. Verimsizlik: Emek sömürü Türkiye’nin ihracatında yüksek teknoloji yıllardır %3’ü aşamıyor. Bunun nedeni, işletmelerdeki büyük verimsizlik. Çünkü işletmelerin yüksek beyin gücüne, yüksek teknolojiye ve Ar-Ge’ye yatırımları ya genellikle yok ya çok düşük düzeyde. Dolayısıyla ihracat orta ve düşük teknolojilerde yoğunlaşmış durumda. Bu ihracatın katma değeri ve getirisi düşük olduğu gibi, Türkiye’de de emek ücretlerinin düşük olmasını baskılıyor. Ülkedeki yoksulluğu yaygınlaştırıyor. Bu saptamaları burada yıllardır yapıp duruyoruz zaten. “ABD’yle kıyaslandığında, Türkiye’nin milli geliri 1960’ların başından beri ABD’nin %20’leri düzeyinde. 1960’ta Türkiye’nin gerisinde olan Singapur, Güney Kore, Litvanya, Polonya, Şili, Çin 2020’lere gelindiğinde Türkiye’nin üzerindedir. Singapur ABD’yi geçti; Güney Kore ABD’nin %50’sine ulaştı. Bu ülkelerin hepsi bu gelişmeyi sermaye artırmanın yanında verimliliklerine yatırım yaparak sağladı. Türkiye’nin orta gelir tuzağından çıkması verimlilik artmadan mümkün değil.” Destek var sonuç yok Verimliliği geliştirecek beşeri sermayedir, yani insan kaynaklarının yüksek niteliği. Bu amaç için toplumdaki tüm yeteneklere çocukluklarında fırsat eşitliği sağlanması; kendini ispatlayan yetenekleri de büyürken doğru eğitimlerden geçirmek şart. Türkiye OECD ülkeleri arasında yüksek gelir adaletsizliğine (sondan üçüncü) ve düşük araştırmacı oranına (yine sondan üçüncü) sahip gruptadır. Türkiye kişi başına düşen bilimsel yayınlarda en gerilerde, ancak kamunun yükseköğretim harcamasının milli gelirdeki payı yüksektir. Yani Türkiye’de yükseköğretime ciddi bir kaynak ayrılmakta; ancak bu kaynaklar verimli bir şekilde kullanılmıyor. Benzer şekilde, aynı veride Türkiye Ar-Ge’nin milli gelire oranı konusunda en gerilerde; ancak özel sektör Ar-Ge’sine kamunun destek oranı açısından en önlerdedir. Yani Türkiye’de Ar-Ge için gerekli teşvikler veriliyor, ancak yeterince olumlu sonuç alınamıyor. Yarının araştırmacıları olacak yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin ABD’deki araştırma tez konuları 1985’lerden itibaren hızla bilgisayar mühendisliği, elektrik mühendisliği gibi teknik alanlarda yoğunlaşıyor. Türkiye’de bu alanlar, işletme, ziraat, tarih, psikoloji, din gibi alanların gerisinde. Yüksek gelir grubu ülkelerini yakalamak, yarının teknolojilerini üretecek araştırmacılar yetiştirmekle mümkün&#8230; Ülkede sağlık en büyük araştırma alanıdır, ama ürettiği katma değer ve ihracatı yok denecek kadar azdır. Orhan Bursalı *Bu yazı, 13 Nisan 2023 tarihli Cumhuriyet Gazetesi&#8217;nde yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/beyin-gocunden-beyin-gucune">&#8220;Beyin göçünden beyin gücüne&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şikago Üniversitesi’nden Prof. Ufuk Akçiğit’in hazırladığı bir çalışmayı dinledik. Raporu ısmarlayan Faruk Eczacıbaşı’nın yönetimindeki Türkiye Bilişim Vakfı. Başlığı Türkiye Akademik Diaspora Raporu: Beyin Göçünden Beyin Gücüne&#8230; Burada ele alınan konular çok sayıda değerlendirmeye tabi tutulacak zenginlikte. Fakat bugün salt raporda yapılan bazı saptamaları küçük yorumlarla iletmekle yetineceğim:</p>
<p>Yurtdışında akademik çalışmalar yapan Türklerin sayısı 12 bin. Hangi alanlarda çalıştıkları ayrı bir yazı konusu olur.</p>
<p>Türkiye’de bu göçü önleyebilecek siyasi, ekonomik ve bilimsel bir ortak ne yazık ki bulunmuyor. Dönenler arasında da verim düşüklüğü söz konusu. Onları burada tutacak ortam yok. İyiler gidecek. Gitme nedenleri arasında şüphesiz maddi olanaklar olduğu kadar, alabildikleri fon, ifade özgürlüğü ortamı, merak ettikleri alanlarda yüksek düzeyde araştırma yapma olanakları, üniversitede bilimsel yönetimin evrenselliği ve etkileşim atmosferi&#8230;</p>
<p>Bu durumda ülkenin yapabileceği en iyi şeylerden biri, dışarıdaki akademisyenlerden çeşitli bilimsel işbirlikleri ile yararlanmak. Bizzat Akçiğit Şikago merkezli çalışıyor olsa bile, Almanya’da, Türkiye’de, İngiltere’de, veri üretimi konusundaki ilginç ve kapsamlı çalışmalarıyla ortak bilimsel çalışmalar yönetiyor. Çok merkezli bir bilim insanı. Küçük işletmelerde işgücü dahil olan biteni en çok bir hafta içinde devletin ve kurumların görebileceği sistem geliştirdi ve şu sıralarda çalışmalarına büyük talep var.</p>
<p><strong>Verimsizlik: Emek sömürü</strong></p>
<p>Türkiye’nin ihracatında yüksek teknoloji yıllardır %3’ü aşamıyor. Bunun nedeni, işletmelerdeki büyük verimsizlik. Çünkü işletmelerin yüksek beyin gücüne, yüksek teknolojiye ve Ar-Ge’ye yatırımları ya genellikle yok ya çok düşük düzeyde. Dolayısıyla ihracat orta ve düşük teknolojilerde yoğunlaşmış durumda. Bu ihracatın katma değeri ve getirisi düşük olduğu gibi, Türkiye’de de emek ücretlerinin düşük olmasını baskılıyor. Ülkedeki yoksulluğu yaygınlaştırıyor. Bu saptamaları burada yıllardır yapıp duruyoruz zaten.</p>
<p>“ABD’yle kıyaslandığında, Türkiye’nin milli geliri 1960’ların başından beri ABD’nin %20’leri düzeyinde. 1960’ta Türkiye’nin gerisinde olan Singapur, Güney Kore, Litvanya, Polonya, Şili, Çin 2020’lere gelindiğinde Türkiye’nin üzerindedir. Singapur ABD’yi geçti; Güney Kore ABD’nin %50’sine ulaştı. Bu ülkelerin hepsi bu gelişmeyi sermaye artırmanın yanında verimliliklerine yatırım yaparak sağladı. Türkiye’nin orta gelir tuzağından çıkması verimlilik artmadan mümkün değil.”</p>
<p><strong>Destek var sonuç yok</strong></p>
<p>Verimliliği geliştirecek beşeri sermayedir, yani insan kaynaklarının yüksek niteliği. Bu amaç için toplumdaki tüm yeteneklere çocukluklarında fırsat eşitliği sağlanması; kendini ispatlayan yetenekleri de büyürken doğru eğitimlerden geçirmek şart. Türkiye OECD ülkeleri arasında yüksek gelir adaletsizliğine (sondan üçüncü) ve düşük araştırmacı oranına (yine sondan üçüncü) sahip gruptadır.</p>
<p>Türkiye kişi başına düşen bilimsel yayınlarda en gerilerde, ancak kamunun yükseköğretim harcamasının milli gelirdeki payı yüksektir. Yani Türkiye’de yükseköğretime ciddi bir kaynak ayrılmakta; ancak bu kaynaklar verimli bir şekilde kullanılmıyor.</p>
<p>Benzer şekilde, aynı veride Türkiye Ar-Ge’nin milli gelire oranı konusunda en gerilerde; ancak özel sektör Ar-Ge’sine kamunun destek oranı açısından en önlerdedir. Yani Türkiye’de Ar-Ge için gerekli teşvikler veriliyor, ancak yeterince olumlu sonuç alınamıyor.</p>
<p>Yarının araştırmacıları olacak yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin ABD’deki araştırma tez konuları 1985’lerden itibaren hızla bilgisayar mühendisliği, elektrik mühendisliği gibi teknik alanlarda yoğunlaşıyor. Türkiye’de bu alanlar, işletme, ziraat, tarih, psikoloji, din gibi alanların gerisinde. Yüksek gelir grubu ülkelerini yakalamak, yarının teknolojilerini üretecek araştırmacılar yetiştirmekle mümkün&#8230;</p>
<p>Ülkede sağlık en büyük araştırma alanıdır, ama ürettiği katma değer ve ihracatı yok denecek kadar azdır.</p>
<p><strong>Orhan Bursalı</strong></p>
<p><em><strong>*Bu yazı, 13 Nisan 2023 tarihli Cumhuriyet Gazetesi&#8217;nde yayınlanmıştır.</strong></em></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/beyin-gocunden-beyin-gucune">&#8220;Beyin göçünden beyin gücüne&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">29339</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Eczacıbaşı’nın düzenlediği İnovasyon Ödülleri sahiplerini buldu</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/eczacibasinin-duzenledigi-inovasyon-odulleri-sahiplerini-buldu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2016 12:43:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru ve Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[eczacıbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=3123</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eczacıbaşı kuruluşları arasındaki inovasyon yarışında, bu yıl 46 proje mücadele etti. Ödülleri; Eczacıbaşı Yapı Gereçleri (VitrA), Yapı Ürünleri Grubu, Eczacıbaşı Profesyonel ve Eczacıbaşı Girişim aldı. Bu yıl ödül için başvuran 46 projenin Topluluğa katkısı ise, 84 milyon dolar olurken, 1999 yılından bu yana yarışan toplam 407 projenin Topluluğa katkısı ise 337 milyon dolara ulaştı. Eczacıbaşı Topluluğu bünyesinde 14’üncüsü düzenlenen etkinlik, Topluluk yöneticileri ve çalışanlarının katılımı ile gerçekleşti. 16 kuruluşun toplam 46 proje ile yarıştığı etkinlikte, “En İnovatif Verimlilik Projesi” ve “Sürdürülebilirlik Projesi” kategorilerinde birinciliği kazanan, Eczacıbaşı Yapı Gereçleri (VitrA) oldu. “En İnovatif İletişim Projesi” kategorisinde Eczacıbaşı Girişim, “E-Dönüşüm Projesi” kategorisinde Yapı Ürünleri Grubu, “En İnovatif Ürün Projesi” kategorisinde ise Eczacıbaşı Profesyonel ödüle layık görüldü. Bu yıl ödül için başvuran 46 projenin Eczacıbaşı Topluluğu’na sağladığı katkı 84 milyon dolar olurken, 1999 yılından bu yana yarışan toplam 407 projenin Topluluğa katkısı ise 337 milyon dolara ulaştı. İnovasyon Ödülleri, topluluk kuruluşlarında yaratıcılık ve yenilikçiliği teşvik eden bir ortam oluşmasını sağlamayı, çalışanların gerek bireysel gerekse takım çalışmaları sırasında kuruluşun stratejik hedef ve iş sonuçlarına katkılarını artırmayı amaçlıyor. Etkinliğin açılış konuşmasını Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faruk Eczacıbaşı’nın yaptığı 14. İnovasyon Buluşması’nın tam da Sanayi 4.0 tartışmalarının yoğunlaştığı bir döneme denk geldiğine dikkat çekerek, “Teknolojideki hızlanma, artık, bir uçağın havalanması gibi değil. Bir roketin havalanması gibi dikine olmaya başladı. Bu duruma birey olarak, şirket, devlet, ulus olarak herkesin hazır olması, uyum sağlaması gerek. Aksi halde, geride kalacak. Biz, daha 1999’da geleceği görmüşüz. İnovasyon Buluşması yapmaya başlamışız. Sanayi 4.0’ı ismen değilse bile, ruhu ile, anlamı ile öngörmüşüz. Bundan büyük mutluluk duyuyorum” diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/eczacibasinin-duzenledigi-inovasyon-odulleri-sahiplerini-buldu">Eczacıbaşı’nın düzenlediği İnovasyon Ödülleri sahiplerini buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eczacıbaşı kuruluşları arasındaki inovasyon yarışında, bu yıl 46 proje mücadele etti. Ödülleri; Eczacıbaşı Yapı Gereçleri (VitrA), Yapı Ürünleri Grubu, Eczacıbaşı Profesyonel ve Eczacıbaşı Girişim aldı. Bu yıl ödül için başvuran 46 projenin Topluluğa katkısı ise, 84 milyon dolar olurken, 1999 yılından bu yana yarışan toplam 407 projenin Topluluğa katkısı ise 337 milyon dolara ulaştı.</p>
<p>Eczacıbaşı Topluluğu bünyesinde 14’üncüsü düzenlenen etkinlik, Topluluk yöneticileri ve çalışanlarının katılımı ile gerçekleşti. 16 kuruluşun toplam 46 proje ile yarıştığı etkinlikte, “En İnovatif Verimlilik Projesi” ve “Sürdürülebilirlik Projesi” kategorilerinde birinciliği kazanan, Eczacıbaşı Yapı Gereçleri (VitrA) oldu. “En İnovatif İletişim Projesi” kategorisinde Eczacıbaşı Girişim, “E-Dönüşüm Projesi” kategorisinde Yapı Ürünleri Grubu, “En İnovatif Ürün Projesi” kategorisinde ise Eczacıbaşı Profesyonel ödüle layık görüldü. Bu yıl ödül için başvuran 46 projenin Eczacıbaşı Topluluğu’na sağladığı katkı 84 milyon dolar olurken, 1999 yılından bu yana yarışan toplam 407 projenin Topluluğa katkısı ise 337 milyon dolara ulaştı.</p>
<p>İnovasyon Ödülleri, topluluk kuruluşlarında yaratıcılık ve yenilikçiliği teşvik eden bir ortam oluşmasını sağlamayı, çalışanların gerek bireysel gerekse takım çalışmaları sırasında kuruluşun stratejik hedef ve iş sonuçlarına katkılarını artırmayı amaçlıyor.</p>
<p>Etkinliğin açılış konuşmasını Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faruk Eczacıbaşı’nın yaptığı 14. İnovasyon Buluşması’nın tam da Sanayi 4.0 tartışmalarının yoğunlaştığı bir döneme denk geldiğine dikkat çekerek, “Teknolojideki hızlanma, artık, bir uçağın havalanması gibi değil. Bir roketin havalanması gibi dikine olmaya başladı. Bu duruma birey olarak, şirket, devlet, ulus olarak herkesin hazır olması, uyum sağlaması gerek. Aksi halde, geride kalacak. Biz, daha 1999’da geleceği görmüşüz. İnovasyon Buluşması yapmaya başlamışız. Sanayi 4.0’ı ismen değilse bile, ruhu ile, anlamı ile öngörmüşüz. Bundan büyük mutluluk duyuyorum” diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/eczacibasinin-duzenledigi-inovasyon-odulleri-sahiplerini-buldu">Eczacıbaşı’nın düzenlediği İnovasyon Ödülleri sahiplerini buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3123</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
