<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>fare embriyosu arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/fare-embriyosu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/fare-embriyosu</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 14 Oct 2018 12:31:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Türk bilim kadını, “çığır açan 10 buluş” listesinde</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/turk-bilim-kadini-cigir-acan-10-bulus-listesinde</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Feb 2018 08:55:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[BBC]]></category>
		<category><![CDATA[berna sözen]]></category>
		<category><![CDATA[Cambridge Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[fare embriyosu]]></category>
		<category><![CDATA[Guardian]]></category>
		<category><![CDATA[Independent]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık]]></category>
		<category><![CDATA[kök hücre]]></category>
		<category><![CDATA[Massachusetts Teknoloji Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[MIT]]></category>
		<category><![CDATA[sperm]]></category>
		<category><![CDATA[yapay embriyo]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=9363</guid>

					<description><![CDATA[<p>Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT), geçtiğimiz yılın bilimde çığır açan 10 gelişmesini açıkladı. Listede, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı araştırma görevlisi olan Berna Sözen de “yapay embriyo” çalışması ile yer aldı. MIT’nin listesinde tıp alanında sadece yapay embriyo ekibi var. Ayrıca çalışma bilimsel çevreler tarafından tarihi bir buluş olarak nitelendiriliyor. Berna Sözen: &#8220;Gururluyum&#8221; &#8220;Çalışmayı Cambridge Üniversitesi’nde yürütüyoruz. İlk aşamada kök hücrelerden yapay fare embriyosu üretmeyi başarmıştık. Şimdi bu çalışma geliştiriliyor. Biz iki kök hücre türü arasında önemli bir iletişim kurulduğunu keşfettik. Bir bakıma, hücreler birbirlerine embriyonun neresinde yer alacaklarını söylüyorlar. Bu insan gelişiminin kritik aşamalarındaki önemli olayları incelememize izin verecek. Gelişimin normal olarak nasıl gerçekleştiğini bilmek, embriyo gelişiminde neden sıklıkla hata yaşandığını, kadınların neden düşük yaptığını anlamamızı sağlayacak. Çalışmamız pek çok dogmatik bilgiyi değiştirebilir ve insan gelişiminin temellerini anlamaya yönelik yeni bir bakış açısı kazandırabilir. Şu an elimizde gerçek bir embriyonun birebir kopyası var. Hatta bu embriyonu fare rahmine nakletmeye çalışıyoruz. Tüm bu çalışmalar, kısırlık tedavisinde önemli bir dönüm noktası olabilir. Bu çalışma gelecekte yumurta ve sperme olan ihtiyacımızı ortadan kaldırabilir ve kısırlığa sadece kök hücre kaynaklı bir çözüm bulabilir.&#8221; Independent, BBC, Guardian gibi İngiltere’nin önde gelen basın kuruluşları çalışmayı gündemine taşıdı. Sözen &#8220;Böyle uluslararası bir çalışmada ülkemi temsil ettiğim için çok gururluyum&#8221; dedi. Berna Sözen&#8217;in ilgi çeken çalışması ile ilgili ayrıntılı haberi 10 Mart 2017 tarihli 50. sayımızda yayınlamıştık. Aşağıda okuyabilirsiniz. Kök hücreden fare embriyosu üretildi Aralarında Akdeniz Üniversitesi’nden bir Türk bilim insanının da bulunduğu, Cambridge Üniversitesi’nden bir ekip, vücudun ana hücreleri olan iki farklı türdeki kök hücreleri kullanarak fare embriyosuna benzer bir yapı oluşturmayı başardılar. Bu çalışma tüm bilimsel çevreler tarafından tarihi bir buluş olarak nitelendiriliyor. Embriyo gelişiminin erken safhalarını anlamak çok önemli, çünkü bu bilgi başarısız gebelik vakalarını açıklamaya yardımcı olabilir. Bir memeli yumurtası, bir sperm tarafından döllendikten sonra kök hücrelerden oluşan, ana rahmi içerisinde serbestçe yüzebilen küçük bir hücreler topluluğu oluşturur. Sonrasında insan vücudunu oluşturacak olan ve ‘embriyonik kök hücreler (ESC)’ olarak tanımlanan kök hücreler, ana rahmindeki embriyonun bir ucuna doğru kümeleşir ve bu evre ‘blastosist evresi’ olarak bilinir. Blastosistteki diğer iki kök hücre türü plasentayı oluşturacak ekstra-embriyonik kök hücreler (TSC) olarak tanımlanır ki bu hücreler de fetüsün organlarının doğru gelişimi için gerekli besin desteğini sağlamaktan sorumludur. Kök hücreler arasında yaşamsal iletişim Cambridge Üniversitesi Fizyoloji, Gelişim ve Sinirbilimleri bölümünden Prof. Dr. Magdalena Zernicka-Goetz’in yürütücülüğünü yaptığı; Berna Sözen ve Sarah Ellys Harrison’un birinci isim yazarlığını paylaştıkları ekip, iki kök hücre türü arasında önemli bir iletişim kurulduğunu keşfetti. Bir bakıma, hücreler birbirlerine embriyonun tam olarak neresinde konumlanacaklarını söylüyorlar. Profesör Zernicka-Goetz bu durumu “Hem embriyonik hem de ekstra embriyonik hücreler, birbirleriyle iletişime geçerek, gerçek bir embriyo gibi görünen ve gerçek bir embriyo gibi davranan bir yapıya dönüştürülmeye başlıyor” diye açıklıyor. Ekip, bu gelişmeyi şöyle açıklıyor: “Farklı kök hücre türleri arasındaki etkileşimlerin gelişim için önemli olduğunu biliyorduk fakat yeni çalışmalarımızın gösterdiği en çarpıcı şey, bunun gerçek bir ortaklık olması -bu hücreler gerçekten birbirlerine rehberlik ediyor. Bu ortaklık olmadan şekil ve biçimin doğru gelişimi ve kilit biyolojik mekanizmaların zamanında devreye girmesi düzgün çalışmıyor”. Yapay ve gerçek embriyo arasındaki benzerlik çok yüksek Yapay embriyoyu, normal olarak ana rahminde gelişen bir embriyo ile karşılaştıran ekip, yapay embriyonun doğal embriyo ile benzer bir gelişim sürecinden geçtiğini gösterdi. Kök hücreler organize oluyor ve ESC’ler yapay embriyonun bir ucunda, TSC’ler de diğer ucunda konumlanıyor. İki farklı kök hücre kümesi bir araya toplanmadan önce, her kümede bir boşluk oluşuyor ve bu boşluk embriyonun gelişeceği pro-amniyotik boşluk haline geliyor. Her ne kadar yapay embriyo, ana rahminde gelişen gerçek embriyo ile yüksek oranda benzerlikler gösterse de bu, yapay embriyodan sağlıklı bir cenin gelişebileceği anlamına gelmiyor. Bunu öğrenebilmek için, ileri çalışmaların gerektiğini belirtiyorlar. Embriyo yetersizliği sorununa çözüm olabilir Profesör Zernicka-Goetz, araştırmacıların döllenmeden sonraki 13 güne kadar insan embriyo gelişiminin ilk aşamalarını analiz etmesini sağlayan bir teknik geliştirdi. Bu son gelişmeyle, insan embriyo araştırmalarının en önemli engellerinden biri olan “embriyo sayısı yetersizliği” sorununun aşılacağı düşünülüyor. Günümüzde, embriyolar sadece IVF (tüp bebek) klinikleri aracılığıyla bağışlanan yumurtalardan gelmekte. Çalışmanın birinci isim yazarlarından Berna Sözen “Yapay embriyoları ilk kez mikroskop altında görüntülediğimiz zaman gerçek embriyolar ile ne büyük benzerlikler taşıdığını görmek müthiş bir deneyimdi” diyor. Ekip çalışmanın önemini şöyle açıklıyor: “İnsan kök hücrelerini kullanarak, fare kök hücreleri ile başardığımız tekniğe benzer bir yaklaşımla 14 gün öncesinde meydana gelen birçok gelişimi taklit etmek mümkün olacak. Gelişimin normal olarak nasıl gerçekleştiğini bilmek, neden bu kadar sıklıkla sorunlar yaşadığımızı anlamamızı sağlayacaktır.” Araştırma büyük ölçüde İngiltere tabanlı bir yardım kuruluşu olan Wellcome Trust ve Avrupa Araştırma Konseyi tarafından finanse edildi. Ayrıca, Berna Sözen, TÜBİTAK bursu ile destekleniyor.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/turk-bilim-kadini-cigir-acan-10-bulus-listesinde">Türk bilim kadını, “çığır açan 10 buluş” listesinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_9364" style="width: 510px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-9364" class="wp-image-9364" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/02/img31-300x251.jpg" alt="" width="500" height="419" /><p id="caption-attachment-9364" class="wp-caption-text">Yapay embriyo ekibi soldan sağa: Neophytos Christodoulou, Christos Kyprianou, Berna Sozen, Sarah Ellys Harrison</p></div>
<p>Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT), geçtiğimiz yılın bilimde çığır açan 10 gelişmesini açıkladı. Listede, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı araştırma görevlisi olan Berna Sözen de “yapay embriyo” çalışması ile yer aldı.</p>
<p>MIT’nin listesinde tıp alanında sadece yapay embriyo ekibi var. Ayrıca çalışma bilimsel çevreler tarafından tarihi bir buluş olarak nitelendiriliyor.</p>
<p><strong>Berna Sözen: &#8220;Gururluyum&#8221;<br />
</strong><br />
<em>&#8220;Çalışmayı Cambridge Üniversitesi’nde yürütüyoruz. İlk aşamada kök hücrelerden yapay fare embriyosu üretmeyi başarmıştık. Şimdi bu çalışma geliştiriliyor. Biz iki kök hücre türü arasında önemli bir iletişim kurulduğunu keşfettik. Bir bakıma, hücreler birbirlerine embriyonun neresinde yer alacaklarını söylüyorlar. Bu insan gelişiminin kritik aşamalarındaki önemli olayları incelememize izin verecek. Gelişimin normal olarak nasıl gerçekleştiğini bilmek, embriyo gelişiminde neden sıklıkla hata yaşandığını, kadınların neden düşük yaptığını anlamamızı sağlayacak. Çalışmamız pek çok dogmatik bilgiyi değiştirebilir ve insan gelişiminin temellerini anlamaya yönelik yeni bir bakış açısı kazandırabilir.</em></p>
<p><em>Şu an elimizde gerçek bir embriyonun birebir kopyası var. Hatta bu embriyonu fare rahmine nakletmeye çalışıyoruz. Tüm bu çalışmalar, kısırlık tedavisinde önemli bir dönüm noktası olabilir. Bu çalışma gelecekte yumurta ve sperme olan ihtiyacımızı ortadan kaldırabilir ve kısırlığa sadece kök hücre kaynaklı bir çözüm bulabilir.&#8221;</em></p>
<p>Independent, BBC, Guardian gibi İngiltere’nin önde gelen basın kuruluşları çalışmayı gündemine taşıdı. Sözen <em>&#8220;Böyle uluslararası bir çalışmada ülkemi temsil ettiğim için çok gururluyum&#8221; </em>dedi.</p>
<p><strong>Berna Sözen&#8217;in ilgi çeken çalışması ile ilgili ayrıntılı haberi 10 Mart 2017 tarihli 50. sayımızda yayınlamıştık. Aşağıda okuyabilirsiniz.</strong></p>
<p><strong>Kök hücreden fare embriyosu üretildi<br />
</strong><strong><br />
</strong>Aralarında Akdeniz Üniversitesi’nden bir Türk bilim insanının da bulunduğu, Cambridge Üniversitesi’nden bir ekip, vücudun ana hücreleri olan iki farklı türdeki kök hücreleri kullanarak fare embriyosuna benzer bir yapı oluşturmayı başardılar. Bu çalışma tüm bilimsel çevreler tarafından tarihi bir buluş olarak nitelendiriliyor. Embriyo gelişiminin erken safhalarını anlamak çok önemli, çünkü bu bilgi başarısız gebelik vakalarını açıklamaya yardımcı olabilir.</p>
<p>Bir memeli yumurtası, bir sperm tarafından döllendikten sonra kök hücrelerden oluşan, ana rahmi içerisinde serbestçe yüzebilen küçük bir hücreler topluluğu oluşturur. Sonrasında insan vücudunu oluşturacak olan ve ‘embriyonik kök hücreler (ESC)’ olarak tanımlanan kök hücreler, ana rahmindeki embriyonun bir ucuna doğru kümeleşir ve bu evre ‘blastosist evresi’ olarak bilinir. Blastosistteki diğer iki kök hücre türü plasentayı oluşturacak ekstra-embriyonik kök hücreler (TSC) olarak tanımlanır ki bu hücreler de fetüsün organlarının doğru gelişimi için gerekli besin desteğini sağlamaktan sorumludur.</p>
<p>Kök hücreler arasında yaşamsal iletişim Cambridge Üniversitesi Fizyoloji, Gelişim ve Sinirbilimleri bölümünden Prof. Dr. Magdalena Zernicka-Goetz’in yürütücülüğünü yaptığı; Berna Sözen ve Sarah Ellys Harrison’un birinci isim yazarlığını paylaştıkları ekip, iki kök hücre türü arasında önemli bir iletişim kurulduğunu keşfetti. Bir bakıma, hücreler birbirlerine embriyonun tam olarak neresinde konumlanacaklarını söylüyorlar. Profesör Zernicka-Goetz bu durumu “Hem embriyonik hem de ekstra embriyonik hücreler, birbirleriyle iletişime geçerek, gerçek bir embriyo gibi görünen ve gerçek bir embriyo gibi davranan bir yapıya dönüştürülmeye başlıyor” diye açıklıyor.</p>
<p>Ekip, bu gelişmeyi şöyle açıklıyor: “Farklı kök hücre türleri arasındaki etkileşimlerin gelişim için önemli olduğunu biliyorduk fakat yeni çalışmalarımızın gösterdiği en çarpıcı şey, bunun gerçek bir ortaklık olması -bu hücreler gerçekten birbirlerine rehberlik ediyor. Bu ortaklık olmadan şekil ve biçimin doğru gelişimi ve kilit biyolojik mekanizmaların zamanında devreye girmesi düzgün çalışmıyor”.</p>
<p><strong>Yapay ve gerçek embriyo arasındaki benzerlik çok yüksek</strong></p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-9375 alignright" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/02/embriyo-300x200.png" alt="" width="300" height="200" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/02/embriyo-300x200.png 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/02/embriyo.png 664w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Yapay embriyoyu, normal olarak ana rahminde gelişen bir embriyo ile karşılaştıran ekip, yapay embriyonun doğal embriyo ile benzer bir gelişim sürecinden geçtiğini gösterdi. Kök hücreler organize oluyor ve ESC’ler yapay embriyonun bir ucunda, TSC’ler de diğer ucunda konumlanıyor. İki farklı kök hücre kümesi bir araya toplanmadan önce, her kümede bir boşluk oluşuyor ve bu boşluk embriyonun gelişeceği pro-amniyotik boşluk haline geliyor.</p>
<p>Her ne kadar yapay embriyo, ana rahminde gelişen gerçek embriyo ile yüksek oranda benzerlikler gösterse de bu, yapay embriyodan sağlıklı bir cenin gelişebileceği anlamına gelmiyor. Bunu öğrenebilmek için, ileri çalışmaların gerektiğini belirtiyorlar.</p>
<p><strong>Embriyo yetersizliği sorununa çözüm olabilir</strong></p>
<p>Profesör Zernicka-Goetz, araştırmacıların döllenmeden sonraki 13 güne kadar insan embriyo gelişiminin ilk aşamalarını analiz etmesini sağlayan bir teknik geliştirdi. Bu son gelişmeyle, insan embriyo araştırmalarının en önemli engellerinden biri olan “embriyo sayısı yetersizliği” sorununun aşılacağı düşünülüyor. Günümüzde, embriyolar sadece IVF (tüp bebek) klinikleri aracılığıyla bağışlanan yumurtalardan gelmekte.</p>
<p>Çalışmanın birinci isim yazarlarından Berna Sözen “Yapay embriyoları ilk kez mikroskop altında görüntülediğimiz zaman gerçek embriyolar ile ne büyük benzerlikler taşıdığını görmek müthiş bir deneyimdi” diyor.</p>
<p>Ekip çalışmanın önemini şöyle açıklıyor: “İnsan kök hücrelerini kullanarak, fare kök hücreleri ile başardığımız tekniğe benzer bir yaklaşımla 14 gün öncesinde meydana gelen birçok gelişimi taklit etmek mümkün olacak. Gelişimin normal olarak nasıl gerçekleştiğini bilmek, neden bu kadar sıklıkla sorunlar yaşadığımızı anlamamızı sağlayacaktır.”</p>
<p>Araştırma büyük ölçüde İngiltere tabanlı bir yardım kuruluşu olan Wellcome Trust ve Avrupa Araştırma Konseyi tarafından finanse edildi. Ayrıca, Berna Sözen, TÜBİTAK bursu ile destekleniyor.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/turk-bilim-kadini-cigir-acan-10-bulus-listesinde">Türk bilim kadını, “çığır açan 10 buluş” listesinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9363</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kadın bilimciler: Türkiye’nin büyük ayrıcalığı Cumhuriyet’in zaferi</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/kadin-bilimciler-turkiyenin-buyuk-ayricaligi-cumhuriyetin-zaferi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Mar 2017 06:12:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[8 mart]]></category>
		<category><![CDATA[berna sözen]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[dünya emekçi kadınlar günü]]></category>
		<category><![CDATA[fare embriyosu]]></category>
		<category><![CDATA[fukusima]]></category>
		<category><![CDATA[kadın bilimciler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=5693</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özlem Yüzak Dünya Emekçi Kadınlar Günü için kadın bilimcilerimizi ön plana çıkartıp tanıtma işine girişti. Sonuç çok iyi. Cumhuriyet’in açtığı yoldan yürüyen mükemmel bilim kadınlarımız büyük ve önemli işler çıkardılar: Evrensel ve yerel araştırmalarıyla, keşifleriyle, öğrenci yetiştirmeleriyle, bilimin önünü açan yönetimleriyle, karşımıza yüzlerce kadın bilimcimiz çıktı ve hangisini nasıl tanıtacağımızı doğrusu şaşırdık. Bilim emek işidir, öyle sıradan değil, büyük emek ister. Entelektüel emek, laboratuvar emeği, tonlarca kitap ve makale okuma ve bunları süzme emeği. Kadınlarımızın bir de eve ve çocuklarına harcadıkları emekleri düşünün, yanına da bilim için harcadıkları emeği koyun. Ortaya, erkeklerin aynı işler için harcadıklarından çok daha fazla, muazzam bir başka emek çıkar. Cumhuriyet, kadınlara yolu açtı, onlar da oradan yürüdüler. Erkeklerle, kurumların erkeksi yapılarıyla, aileleriyle, bazen de eşleriyle kavga ederek, çatışarak başarılarını perçinlediler. Tarihsel bakımdan kültür – bilim ve kadın özgürlükleri açısından, Osmanlı’dan sıfıra yakın bir miras devralan Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren çağdaş bir ülke inşa etme politikasının can alıcı yönü, kadınlara her bakımdan yolu açmak olmuştur. Bugün kadınlar ülkemizin her alanında aktiftir. Bu yetersizdir ama faaliyetlerine inatla devam etmektedirler. Türkiye’nin diğer İslam ülkelerinden en büyük ayrıcalığı da, kadınların bugün sahne aldıkları büyük tarihsel roldür ve bugünün temel gerçeği de bu rolün asla geri döndürülemezliğidir. Kadın bilimciler Cumhuriyet’in yıldızlarıdır ve zaferidir. Kadınların kazanımları, Cumhuriyet’in ve ayrıcalıklarımızın da teminatıdır. HBT’nin ana konusu olan kadın bilimcilerimizle ilgili yaptığımız yayın şüphesiz ki eksiktir; uzun erimli bir çalışmanın ürünü değildir. Eksikliklerimiz nedeniyle bilim kadınlarımızdan çok özür dileriz ve şüphesiz ki katkılarınızla tamamlamaya hazırız. Şunu da belirtelim ki, akademi dünyasında kadın bilimcilerimizin sayısı – oranı genellikle Avrupa ülkelerinden fazladır, ama üst yönetim kademelerine bu çoğunluk yansımıyor. Bu haksızlık düzeltilmeli, bilimde kadınlara pozitif ayrımcılık tanınmalı. 28 Sayfa dolu bir dergi HBT kendini aşarak gelişiyor, arada sırada 28 sayfaya çıkmamız bunun bir işareti. Kendimize biçtiğimiz kaba sığamıyoruz&#8230; Dergimiz ağırlıklı olarak kadın bilimcilerimizle dolu. Geçen hafta kaybettiğimiz Prof. Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın ardından, yıllardır kendisiyle sık sık söyleşi yapan Reyhan Oksay arkadaşımız yazdı. Çiğdem Hanımı bilmediğiniz yönleriyle, iyi bir yazıdan tanıyacaksınız. Cambridge Üniversitesi’nde yeni bir çığır açacak keşif olan kök hücreden üretilen yapay fare embriyosu araştırmasında bir de Türk araştırmacı var: Berna Sözen bize bu araştırmanın önemini ve yol açabilecekleri yazdı. Tabii, sonraki tartışma, laboratuvarda insan embriyosu! Yıldız Cıbıroğlu, “Yazı ile birlikte kadınların başarıları unutuldu” yazısında, kadın meselesine bambaşka bir açıdan yaklaştı. Doğan Kuban, “Türk mü Osmanlı mı?” başlıklı yazısında, kendi tarihi hakkında sıfır bilgi sahibi olanların yarattığı kirliliği ve tehlikeleri gündeme getiriyor. Mükemmel bir yazı! Bozkurt Güvenç, Halk Oylaması güncelinde ufuk açısı bir bilim – düşünce turu yapıyor. Akurgal, yazılım konusunun gelecekte de parlak bir meslek olup olmayacağını sorgularken, Mustafa Çetiner “Türkiye insan tarihinin neresinde?” diye soruyor ve Tanol Türkoğlu Dijital Kültür köşesindeki yazısına “Dijital Cadı” başlığını koymuş; merak etmez misiniz? Erhan Karaesmen’in bilim-sanat köşesi var bu hafta. Başkaları da var: Gizli kalbiniz olabilir.. Atıştırmalıklar, sağlıklı mı yoksa değil mi? Almanya’da Türk olmak: Sosyal hayatları sıkıntılı.. Sabah insanı olmanın yolları… Tabii Cem Say çok özgün bir konuya girdi: Klasikten Kuantuma gerçek zamanlı hesaplama.. Aysam Akses bilgisayarlarımızdaki gizli bilgilerin elektro manyetik dalgalarla çevreye yayıldığını ve nasıl önlem alınması gerektiğini yazdı. Ve daha başka şeyler. Bu arada, HBT portala koyduğumuz Yüksel Atakan Fukuşima’nın 6. yılında son durumu yazdı, Oradan okuyun. Diyor ki: Deprem ve Tsunami sonucu toplam 1 milyon kadar ev oturulamaz duruma geldi, 16.000 kişi yaşamını yitirdi, 3200 kişi de kayıp. Evlerinden uzaklaştırılan insanların bir bölümü travma ve depresyon geçirdi, bazıları öldü, intiharlar oldu. Biz geleceği kuruyoruz HBT ile. Boş söz yok, olgu ve gerçekler var. Ve hepsinden önemlisi bilim, kültür ve düşünce var. Her cuma beyin besleme günü, unutmayın ve HBT’yi bayi ve zincir marketlerden satın alın. Portalamızdan dijital dâhil abonelik seçeneklerini inceleyin&#8230; Gelecek Cuma’ya kadar sevgiyle kalın…</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/kadin-bilimciler-turkiyenin-buyuk-ayricaligi-cumhuriyetin-zaferi">Kadın bilimciler: Türkiye’nin büyük ayrıcalığı Cumhuriyet’in zaferi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özlem Yüzak <strong>Dünya Emekçi Kadınlar Günü</strong> için kadın bilimcilerimizi ön plana çıkartıp tanıtma işine girişti. Sonuç çok iyi. Cumhuriyet’in açtığı yoldan yürüyen mükemmel bilim kadınlarımız büyük ve önemli işler çıkardılar: Evrensel ve yerel araştırmalarıyla, keşifleriyle, öğrenci yetiştirmeleriyle, bilimin önünü açan yönetimleriyle, karşımıza yüzlerce kadın bilimcimiz çıktı ve hangisini nasıl tanıtacağımızı doğrusu şaşırdık.</p>
<p>Bilim emek işidir, öyle sıradan değil, büyük emek ister. Entelektüel emek, laboratuvar emeği, tonlarca kitap ve makale okuma ve bunları süzme emeği. Kadınlarımızın bir de eve ve çocuklarına harcadıkları emekleri düşünün, yanına da bilim için harcadıkları emeği koyun. Ortaya, erkeklerin aynı işler için harcadıklarından çok daha fazla, muazzam bir başka emek çıkar.</p>
<p>Cumhuriyet, kadınlara yolu açtı, onlar da oradan yürüdüler. Erkeklerle, kurumların erkeksi yapılarıyla, aileleriyle, bazen de eşleriyle kavga ederek, çatışarak başarılarını perçinlediler.</p>
<p>Tarihsel bakımdan kültür – bilim ve kadın özgürlükleri açısından, Osmanlı’dan sıfıra yakın bir miras devralan Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren çağdaş bir ülke inşa etme politikasının can alıcı yönü, kadınlara her bakımdan yolu açmak olmuştur. Bugün kadınlar ülkemizin her alanında aktiftir. Bu yetersizdir ama faaliyetlerine inatla devam etmektedirler.</p>
<p>Türkiye’nin diğer İslam ülkelerinden en büyük ayrıcalığı da, kadınların bugün sahne aldıkları büyük tarihsel roldür ve bugünün temel gerçeği de bu rolün asla geri döndürülemezliğidir. Kadın bilimciler Cumhuriyet’in yıldızlarıdır ve zaferidir.</p>
<p>Kadınların kazanımları, Cumhuriyet’in ve ayrıcalıklarımızın da teminatıdır.</p>
<p>HBT’nin ana konusu olan kadın bilimcilerimizle ilgili yaptığımız yayın şüphesiz ki eksiktir; uzun erimli bir çalışmanın ürünü değildir. Eksikliklerimiz nedeniyle bilim kadınlarımızdan çok özür dileriz ve şüphesiz ki katkılarınızla tamamlamaya hazırız.</p>
<p>Şunu da belirtelim ki, akademi dünyasında kadın bilimcilerimizin sayısı – oranı genellikle Avrupa ülkelerinden fazladır, ama üst yönetim kademelerine bu çoğunluk yansımıyor. Bu haksızlık düzeltilmeli, bilimde kadınlara pozitif ayrımcılık tanınmalı.</p>
<p><strong>28 Sayfa dolu bir dergi</strong></p>
<p>HBT kendini aşarak gelişiyor, arada sırada 28 sayfaya çıkmamız bunun bir işareti. Kendimize biçtiğimiz kaba sığamıyoruz&#8230; Dergimiz ağırlıklı olarak kadın bilimcilerimizle dolu. Geçen hafta kaybettiğimiz Prof. Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın ardından, yıllardır kendisiyle sık sık söyleşi yapan <strong>Reyhan Oksay</strong> arkadaşımız yazdı. Çiğdem Hanımı bilmediğiniz yönleriyle, iyi bir yazıdan tanıyacaksınız.</p>
<p>Cambridge Üniversitesi’nde yeni bir çığır açacak keşif olan kök hücreden üretilen yapay fare embriyosu araştırmasında bir de Türk araştırmacı var: <strong>Berna Sözen</strong> bize bu araştırmanın önemini ve yol açabilecekleri yazdı. Tabii, sonraki tartışma, laboratuvarda insan embriyosu! <strong>Yıldız Cıbıroğlu</strong>, “Yazı ile birlikte kadınların başarıları unutuldu” yazısında, kadın meselesine bambaşka bir açıdan yaklaştı.</p>
<p><strong>Doğan Kuban</strong>, “Türk mü Osmanlı mı?” başlıklı yazısında, kendi tarihi hakkında sıfır bilgi sahibi olanların yarattığı kirliliği ve tehlikeleri gündeme getiriyor. Mükemmel bir yazı! <strong>Bozkurt Güvenç</strong>, Halk Oylaması güncelinde ufuk açısı bir bilim – düşünce turu yapıyor. <strong>Akurgal</strong>, yazılım konusunun gelecekte de parlak bir meslek olup olmayacağını sorgularken, <strong>Mustafa Çetiner</strong> “Türkiye insan tarihinin neresinde?” diye soruyor ve <strong>Tanol Türkoğlu</strong> Dijital Kültür köşesindeki yazısına “Dijital Cadı” başlığını koymuş; merak etmez misiniz? <strong>Erhan Karaesmen</strong>’in bilim-sanat köşesi var bu hafta.</p>
<p>Başkaları da var: Gizli kalbiniz olabilir.. Atıştırmalıklar, sağlıklı mı yoksa değil mi? Almanya’da Türk olmak: Sosyal hayatları sıkıntılı.. Sabah insanı olmanın yolları…</p>
<p>Tabii <strong>Cem Say</strong> çok özgün bir konuya girdi: Klasikten Kuantuma gerçek zamanlı hesaplama.. <strong>Aysam Akses</strong> bilgisayarlarımızdaki gizli bilgilerin elektro manyetik dalgalarla çevreye yayıldığını ve nasıl önlem alınması gerektiğini yazdı.</p>
<p>Ve daha başka şeyler.</p>
<p>Bu arada, HBT portala koyduğumuz <strong>Yüksel Atakan</strong> Fukuşima’nın 6. yılında son durumu yazdı, Oradan okuyun. Diyor ki: <em>Deprem ve Tsunami sonucu toplam 1 milyon kadar ev oturulamaz duruma geldi, 16.000 kişi yaşamını yitirdi, 3200 kişi de kayıp. Evlerinden uzaklaştırılan insanların bir bölümü travma ve depresyon geçirdi, bazıları öldü, intiharlar oldu.</em></p>
<p>Biz geleceği kuruyoruz HBT ile. Boş söz yok, olgu ve gerçekler var. Ve hepsinden önemlisi bilim, kültür ve düşünce var. Her cuma beyin besleme günü, unutmayın ve HBT’yi bayi ve zincir marketlerden satın alın. Portalamızdan dijital dâhil abonelik seçeneklerini inceleyin&#8230;</p>
<p>Gelecek Cuma’ya kadar sevgiyle kalın…</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/kadin-bilimciler-turkiyenin-buyuk-ayricaligi-cumhuriyetin-zaferi">Kadın bilimciler: Türkiye’nin büyük ayrıcalığı Cumhuriyet’in zaferi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5693</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
