<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>haydarpaşa garı arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/haydarpasa-gari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/haydarpasa-gari</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 14 Oct 2018 12:31:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>İstanbul Maker Faire, 27-29 Ekim’de Haydarpaşa Garında</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/istanbul-maker-faire-27-29-ekimde-haydarpasa-garinda</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Oct 2017 15:11:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru ve Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[do it yourself]]></category>
		<category><![CDATA[haydarpaşa garı]]></category>
		<category><![CDATA[integra]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Maker Faire]]></category>
		<category><![CDATA[kendin yap]]></category>
		<category><![CDATA[maker yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[robotik takımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=8108</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üretmeye, keşfetmeye, icat çıkarmaya ve merak etmeye teşvik edenlerin buluştuğu büyük bir kutlama olan İstanbul Maker Faire,27-29 Ekim’de Haydarpaşa Garında gerçekleşecek. Kendin Yap (Do It Yourself) kültürünü benimseyenleri bir araya getirecek olan etkinlikte, icat çıkaran mucitler, mühendisler, ustalar, sanatçılar, amatörler, öğrenciler, sanayiciler ve Start-Up&#8217;lardan oluşan Makerlar projelerini sergileyecek. Birbirinden farklı yaklaşık 300 Maker projesinin yer alacağı etkinlikte, eğlenceli outdoor aktiviteler, atölye çalışmaları ve canlı müzik performansları bir arada sunulacak. Kendi Bisikletini Kendin Yap, Ahşap Tasarım Atölyesi gibi atölye çalışmaları da meraklılarıyla buluşacak. Sabah 10:00’dan akşam 18:00’e kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek olan etkinlik keyifli zaman geçirmek isteyenlerin uğrak noktası olacak. Ayaklar yerden kesilecek Bahçeşehir Koleji’nin Chairman&#8217;s Award ödüllü robotik takımı Integra, Maker Faire için özel projeler sergileyecek. Etkinlik boyunca Bahçeşehir Koleji vagonunda düzenlenecek “Model Uçak” ve “Drone Atölyesi”nde ziyaretçilere 2 saat sürecek eğitimler verilecek ve bu eğitimler sonrası ziyaretçiler kendi model uçaklarını inşa edecekler. Her yaştan ziyaretçinin katılabileceği bu özel atölyede drone inşasının yanında simülasyon eğitimleri de verilecek. Katılımcılar bizzat kendi ürettikleri model uçaklarda pratik yapma imkanı bulurken düzenlenecek drone yarışlarına da hazırlanma fırsatını yakalayacaklar. Ödüllü Drone yarışları düzenlenecek Bahçeşehir Koleji organizasyonuyla 3 gün boyunca sürecek, Maker Faire’in en çok dikkat çeken etkinliklerinden biri olması beklenen Drone Yarışları; 20*8 metre alanda özel olarak tasarlanan engelli parkurda düzenlenecek. İsteyen herkesin katılabileceği drone yarışlarında kazananlar için sürpriz ödüller olacak. Kuyu köpeğin kurtarma operasyonunda kullanılan robotik kolun da sergileneceği etkinlikte Integra takımı öğrencileri toplum için yaptıkları çalışmaları ve son 2 senedir Chairman&#8217;s Award almalarını sağlayan toplum odaklı mühendislik yaklaşımlarını ziyaretçilere anlatacaklar. 7’den 77’ye herkese hitap eden etkinlikte katılımcılar hem Kendin Yap kültürünü yakından tanıyacak hem de doyasıya eğlenecek.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/istanbul-maker-faire-27-29-ekimde-haydarpasa-garinda">İstanbul Maker Faire, 27-29 Ekim’de Haydarpaşa Garında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Üretmeye, keşfetmeye, icat çıkarmaya ve merak etmeye teşvik edenlerin buluştuğu büyük bir kutlama olan İstanbul Maker Faire,27-29 Ekim’de Haydarpaşa Garında gerçekleşecek. Kendin Yap (Do It Yourself) kültürünü benimseyenleri bir araya getirecek olan etkinlikte, icat çıkaran mucitler, mühendisler, ustalar, sanatçılar, amatörler, öğrenciler, sanayiciler ve Start-Up&#8217;lardan oluşan Makerlar projelerini sergileyecek. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Birbirinden farklı yaklaşık 300 Maker projesinin yer alacağı etkinlikte, eğlenceli outdoor aktiviteler, atölye çalışmaları ve canlı müzik performansları bir arada sunulacak. Kendi Bisikletini Kendin Yap, Ahşap Tasarım Atölyesi gibi atölye çalışmaları da meraklılarıyla buluşacak. Sabah 10:00’dan akşam 18:00’e kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek olan etkinlik keyifli zaman geçirmek isteyenlerin uğrak noktası olacak.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s1">Ayaklar yerden kesilecek</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bahçeşehir Koleji’nin Chairman&#8217;s Award ödüllü robotik takımı Integra, Maker Faire için özel projeler sergileyecek. Etkinlik boyunca Bahçeşehir Koleji vagonunda düzenlenecek “Model Uçak” ve “Drone Atölyesi”nde ziyaretçilere 2 saat sürecek eğitimler verilecek ve bu eğitimler sonrası ziyaretçiler kendi model uçaklarını inşa edecekler. Her yaştan ziyaretçinin katılabileceği bu özel atölyede drone inşasının yanında simülasyon eğitimleri de verilecek. Katılımcılar bizzat kendi ürettikleri model uçaklarda pratik yapma imkanı bulurken düzenlenecek drone yarışlarına da hazırlanma fırsatını yakalayacaklar.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s1">Ödüllü Drone yarışları düzenlenecek</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bahçeşehir Koleji organizasyonuyla 3 gün boyunca sürecek, Maker Faire’in en çok dikkat çeken etkinliklerinden biri olması beklenen Drone Yarışları; 20*8 metre alanda özel olarak tasarlanan engelli parkurda düzenlenecek. İsteyen herkesin katılabileceği drone yarışlarında kazananlar için sürpriz ödüller olacak.</span></p>
<p class="p1">
<p class="p1"><span class="s1">Kuyu köpeğin kurtarma operasyonunda kullanılan robotik kolun da sergileneceği etkinlikte Integra takımı öğrencileri toplum için yaptıkları çalışmaları ve son 2 senedir Chairman&#8217;s Award almalarını sağlayan toplum odaklı mühendislik yaklaşımlarını ziyaretçilere anlatacaklar. </span><span class="s1">7’den 77’ye herkese hitap eden etkinlikte katılımcılar hem Kendin Yap kültürünü yakından tanıyacak hem de doyasıya eğlenecek.</span></p>
<p class="p1">
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/istanbul-maker-faire-27-29-ekimde-haydarpasa-garinda">İstanbul Maker Faire, 27-29 Ekim’de Haydarpaşa Garında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8108</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Trafik kaosunun cebimize maliyeti yılda 8 milyar lira mı?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/trafik-kaosunun-cebimize-maliyeti-yilda-8-milyar-lira-mi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2017 05:47:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[4. sanayi devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[bütçe]]></category>
		<category><![CDATA[cerrah]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[cushing]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[haydarpaşa garı]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[insan olmak]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[kural ihlali]]></category>
		<category><![CDATA[rant]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<category><![CDATA[tren]]></category>
		<category><![CDATA[trump]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[uygarlık]]></category>
		<category><![CDATA[yenilik]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=5316</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğan Kuban, İstanbul’un kaotik ve yaşanmaz bir kente dönüştüğünü ve Türkiye’yi çökerteceğini yazdı bir kaç kez. İstanbul’a kitlesel göçler ve her yıl katlanarak artan arabalar&#8230; Siyasi iktidarların hiçbirinin İstanbul’a göçü önleyecek bir ekonomik programı olmadığını biliyoruz. Anadolu’da ekonomisi güçlü çekim-cazibe merkezleri yaratmak, ancak ciddi planlamanın sonucu olabilir. Bu serbest piyasa kurallarıyla çözülecek bir sorun olamaz. Ama iktidarlar her zaman, kolay yoldan gittiler, İstanbul’u daha büyük bir rant alanına dönüştürecek projelere imza attılar. Ülkenin serveti bu kente yatırılıyor hâlâ. Dolayısıyla göçü, arabayı teşvik ediyor. İki ucu arasındaki mesafe 200 km’den fazla bir kent; bir canavar. İstanbul’daki kaos kaça mal oluyor bize? Çeşitli hesaplamalar var. Büyükşehir Ulaştırma danışmanı Mustafa Ilıcalı’nın 2014’te yaptığı bir açıklama var: yılda 6 milyar TL. Üniversitelerin yaptığı ölçümler de var: bir saatin 40 dakikası boşa geçiyor. Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu Lojistik Uygulamaları ve Araştırmaları Merkezi’nin 2014 Aralık tarihli ciddi araştırması (Prof. Dr. Okan Tuna ve Yrd. Doç. Dr. Serkan Gürsoy): Avrupa –Asya koridorunu her gün kullanan 200 bin aracın aylık kaybı, 2 milyon 185 TL. Araç başı 11 TL’ye yakın kayıp ki 2,5 yıl içinde bu katlanmıştır. Mayıs 2015’te Bahçeşehir Üniversitesi Ulaştırma Mühendisleri de, araştırmalarında 6 milyar ekonomik kayba işaret ediyordu. Cepten uçan rakam İstanbul’da yılda 6.5 milyar TL. Şimdi ise 8 milyarı bulmuştur! Ulaşım ağlarına milyarlar yatırılacak, kent büyüyecek, araba sayısı katlanacak ve sorun tabii ki çözümlenmeyecek. Bu kez yeni yollar, köprüler, tünellere yine milyarlar yatırılacak. Araba, trafik, ulaşım, sahiplik: değişiyor hepsi Bu sayımızda size, bizde izi bile gözükmeyen, dünyada yakın gelecekte uygulamaya konacak araçlar ve trafik sistemlerini gündeme getiriyoruz. Dünyada büyük kentlere akıllı teknolojik sistem çözümleri geliştiriliyor. Ayrıca bugünkü klasik arabaların yerini alacak örneğin sürücüsüz arabalar ve yeni yol sistemleri deneniyor.  Erdal Musoğlu birbiriyle, altyapıyla trafikle konuşan akıllı araç sistemlerini yazdı. Peki ya sürücüsüz arabalarla dolu trafiği düşleyebilir misiniz?! Sürücü hataları, yanlışlıkları ve kural çiğnemelerinden arınmış bir trafik nasıl olur? Reyhan Oksay ayrıca artık araba satın alma döneminin biteceğini haber veriyor bize! Ortak kullanım araçlarına dönüşecek hepsi ve park bulma sorunu da ortadan kalkacak… Dördüncü Sanayi Devrimi, klasik taşıt, yol, sahiplenme&#8230; Tüm bilinenleri silecek. “En son tahminlere bakarsanız otomobil üreticileri 2020-2025 arasında tam otomatik, insan müdahalesine gerek bırakmayan modellerini piyasaya sürmeyi planlıyor.” Düşünce Özgürlüğü ve Hukuk Doğan Kuban bu başlık altında, çok uyarıcı bir yazı kaleme aldı. Tarihsel olarak yoğuruyor bugünü ve diyor ki “İslam dünyasını da 1970’lerden bu yana yakından tanımak olanağını bulan bir gözlemci olarak, İslamın şu anda geleceği en karanlık toplumlarından biri olduğuna inanıyorum.” Atabay ve Kılıç, Cushing’i anlattıkları ikinci yazılarında, “Cushing, temel olarak, insan beynine cerrahi olarak müdahale edilebileceğini kanıtladı ve bunun yolunu gösterdi” diyor. Karaesmen, Haydarpaşa Garı üzerine yazarken, Ali Akurgal “Genç beyinlerde, canını vermeyi hedef hâline getirmeyi değil, bilim-kurgu düzeyinde, o gün var olmayan olanakları, teknikleri hayal etmeyi sağlamalıyız” diyerek yaratıcılığın yolunu gösteriyor: “Yenilik, beyinlerin kalıplara uydurulmadığı, fikir özgürlüğü ortamında kurulan hayallerden ortaya çıkar.” Tabii 4. Sanayi Devrimi söz konusu iken, Sinan Alçın’ın konu ile ilgili bütünleştirici yazısını anımsatmalıyız. Bayram Ali Eşiyok Trump-Çin geriliminin dünyanın ekonomik ve siyasi geleceğiyle ilgisini kurarken, Bozkurt Güvenç haber verelim ki insan olmak konusuna esaslı el attı ve bu konuda ilk yazısını yazdı. Kaçırmayın! Kültür ve uygarlığı canlı-üstü varlık olarak tanımlıyor! Günseli Gümüşel &#8220;Cumhuriyet’in yeni kadını&#8221; üzerine yazdı! Daha pek çok yazı ve konu ile dolu bir HBT karşınızda. Her Cuma bir hafta sürecek beyin besleme günü başlıyor. Geleceği başka türlü inşa etmemiz mümkün değil… Gelecek Cuma’ya kadar sevgiyle kalın&#8230;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/trafik-kaosunun-cebimize-maliyeti-yilda-8-milyar-lira-mi">Trafik kaosunun cebimize maliyeti yılda 8 milyar lira mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Doğan Kuban</strong>, İstanbul’un kaotik ve yaşanmaz bir kente dönüştüğünü ve Türkiye’yi çökerteceğini yazdı bir kaç kez. İstanbul’a kitlesel göçler ve her yıl katlanarak artan arabalar&#8230; Siyasi iktidarların hiçbirinin İstanbul’a göçü önleyecek bir ekonomik programı olmadığını biliyoruz. Anadolu’da ekonomisi güçlü çekim-cazibe merkezleri yaratmak, ancak ciddi planlamanın sonucu olabilir.</p>
<p>Bu serbest piyasa kurallarıyla çözülecek bir sorun olamaz. Ama iktidarlar her zaman, kolay yoldan gittiler, İstanbul’u daha büyük bir rant alanına dönüştürecek projelere imza attılar. Ülkenin serveti bu kente yatırılıyor hâlâ. Dolayısıyla göçü, arabayı teşvik ediyor. İki ucu arasındaki mesafe 200 km’den fazla bir kent; bir canavar.</p>
<p>İstanbul’daki kaos kaça mal oluyor bize? Çeşitli hesaplamalar var. Büyükşehir Ulaştırma danışmanı Mustafa Ilıcalı’nın 2014’te yaptığı bir açıklama var: yılda 6 milyar TL.</p>
<p>Üniversitelerin yaptığı ölçümler de var: bir saatin 40 dakikası boşa geçiyor. Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu Lojistik Uygulamaları ve Araştırmaları Merkezi’nin 2014 Aralık tarihli ciddi araştırması (Prof. Dr. Okan Tuna ve Yrd. Doç. Dr. Serkan Gürsoy): Avrupa –Asya koridorunu her gün kullanan 200 bin aracın aylık kaybı, 2 milyon 185 TL. Araç başı 11 TL’ye yakın kayıp ki 2,5 yıl içinde bu katlanmıştır. Mayıs 2015’te Bahçeşehir Üniversitesi Ulaştırma Mühendisleri de, araştırmalarında 6 milyar ekonomik kayba işaret ediyordu.</p>
<p>Cepten uçan rakam İstanbul’da yılda 6.5 milyar TL. Şimdi ise 8 milyarı bulmuştur! Ulaşım ağlarına milyarlar yatırılacak, kent büyüyecek, araba sayısı katlanacak ve sorun tabii ki çözümlenmeyecek. Bu kez yeni yollar, köprüler, tünellere yine milyarlar yatırılacak.</p>
<p><strong>Araba, trafik, ulaşım, sahiplik: değişiyor hepsi</strong></p>
<p>Bu sayımızda size, bizde izi bile gözükmeyen, dünyada yakın gelecekte uygulamaya konacak araçlar ve trafik sistemlerini gündeme getiriyoruz.</p>
<p>Dünyada büyük kentlere akıllı teknolojik sistem çözümleri geliştiriliyor. Ayrıca bugünkü klasik arabaların yerini alacak örneğin sürücüsüz arabalar ve yeni yol sistemleri deneniyor.  <strong>Erdal Musoğlu</strong> birbiriyle, altyapıyla trafikle konuşan akıllı araç sistemlerini yazdı. Peki ya sürücüsüz arabalarla dolu trafiği düşleyebilir misiniz?! Sürücü hataları, yanlışlıkları ve kural çiğnemelerinden arınmış bir trafik nasıl olur? <strong>Reyhan Oksay</strong> ayrıca artık araba satın alma döneminin biteceğini haber veriyor bize! Ortak kullanım araçlarına dönüşecek hepsi ve park bulma sorunu da ortadan kalkacak…</p>
<p>Dördüncü Sanayi Devrimi, klasik taşıt, yol, sahiplenme&#8230; Tüm bilinenleri silecek. “<em>En son tahminlere bakarsanız otomobil üreticileri 2020-2025 arasında tam otomatik, insan müdahalesine gerek bırakmayan modellerini piyasaya sürmeyi planlıyor</em>.”</p>
<p><strong>Düşünce Özgürlüğü ve Hukuk</strong></p>
<p>Doğan Kuban bu başlık altında, çok uyarıcı bir yazı kaleme aldı. Tarihsel olarak yoğuruyor bugünü ve diyor ki “<em>İslam dünyasını da 1970’lerden bu yana yakından tanımak olanağını bulan bir gözlemci olarak, İslamın şu anda geleceği en karanlık toplumlarından biri olduğuna inanıyorum</em>.”</p>
<p>Atabay ve Kılıç, Cushing’i anlattıkları ikinci yazılarında, “Cushing, temel olarak, insan beynine cerrahi olarak müdahale edilebileceğini kanıtladı ve bunun yolunu gösterdi” diyor.</p>
<p><strong>Karaesmen, </strong>Haydarpaşa Garı üzerine yazarken<strong>, Ali Akurgal </strong>“Genç beyinlerde, canını vermeyi hedef hâline getirmeyi değil, bilim-kurgu düzeyinde, o gün var olmayan olanakları, teknikleri hayal etmeyi sağlamalıyız” diyerek yaratıcılığın yolunu gösteriyor: “<strong>Yenilik, beyinlerin kalıplara uydurulmadığı, fikir özgürlüğü ortamında kurulan hayallerden ortaya çıkar</strong>.”</p>
<p>Tabii 4. Sanayi Devrimi söz konusu iken, <strong>Sinan Alçın</strong>’ın konu ile ilgili bütünleştirici yazısını anımsatmalıyız. <strong>Bayram Ali Eşiyok</strong> Trump-Çin geriliminin dünyanın ekonomik ve siyasi geleceğiyle ilgisini kurarken, <strong>Bozkurt Güvenç</strong> haber verelim ki <strong><em>insan olmak</em></strong> konusuna esaslı el attı ve bu konuda ilk yazısını yazdı. Kaçırmayın! Kültür ve <strong>uygarlığı canlı-üstü varlık</strong> olarak tanımlıyor! <strong>Günseli Gümüşel</strong> &#8220;Cumhuriyet’in yeni kadını&#8221; üzerine yazdı!</p>
<p>Daha pek çok yazı ve konu ile dolu bir HBT karşınızda.</p>
<p>Her Cuma bir hafta sürecek beyin besleme günü başlıyor. Geleceği başka türlü inşa etmemiz mümkün değil…</p>
<p>Gelecek Cuma’ya kadar sevgiyle kalın&#8230;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/trafik-kaosunun-cebimize-maliyeti-yilda-8-milyar-lira-mi">Trafik kaosunun cebimize maliyeti yılda 8 milyar lira mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5316</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Toplumda ötekileştirmeler, bizden-onlardan politikalar beyinde nasıl karşılığını buluyor?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/toplumda-otekilestirmeler-bizden-onlardan-politikalar-beyinde-nasil-karsiligini-buluyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2017 09:17:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[amigdala]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[haydarpaşa garı]]></category>
		<category><![CDATA[metafizik]]></category>
		<category><![CDATA[ötekileştirme]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=5023</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumda yıllardır en çok konuşulan can alıcı bir konunun, beyinde nasıl algılandığı, sinirbilimlerin ilgi alanına gireli çok oldu. Toplumda dünyada “bölücü-ötekileştirici politikalar”ın beyindeki serüvenini inceleyen ilginç bir sinirbilimsel çalışmayı paylaşıyoruz bu hafta. Bu ötekileştirme, bizden-onlardan politikası beyinleri nasıl etkiliyor? Şüphesiz yazının tümünü okuyacaksınız ve kendi kendine çoğu insanın sorduğu “bu nasıl olur” sorusuna yanıtlar bulacaksınız. Ama bir iki noktaya işaret etmeliyiz. Bunlardan ilki, “mantıklı beyin” diye bilinen olgunun yanlışlığı. İnsanların beyninin “mantıklı davranacağı” konusundaki varsayımların bir geçerliliği yok. İkincisi, “insani duygular” artık sinirbilimciler tarafından, beyindeki yeri yurdu belli bir “olay”, yani “fiziksel ölçülebilir”. Beyindeki hangi bölgelerde ortaya çıkıyor, görülüyor. Korku, bu insani duygudan biri, bize “atalardan miras” ve yeri de amigdala bölgesi. “Bizden” ve “onlardan” politikasının beyindeki etki yerleri birbirinden farklı. Bunun geçmişteki izleri, taaa kabilelerin kendilerini koruma güvenlik politikalarına kadar dayanır. Bir varoluş savunmasıdır. Politikacılar, amigdaladaki bu ilkel bölgeyi kaşıdıklarında, toplumdaki ilkel korkuları harekete geçiriyorlar. “Öteki”ni anında tanıyoruz  Başka bir saptama daha var: İnsan, birisinin kendisinden mi yoksa “karşı taraftan” mı olduğunu, saniyenin 170 binde biri kadar bir sürede kavrıyor. Yazıda ulusçuluğun birleştirici ve ayrıştırıcı gücü, aşırı ideolojilere bağımlılığın beyindeki yansımaları, ırkçı eğilimlerin beyindeki etkileri de yer alıyor. Unutmayın ki “Güç, bağımlılık yaratır”, baskı zamanlarında bu bağımlılıkta artış gözükür. Ama umutsuzluk yok, çünkü insan “ilkel beynine” boyun eğmek zorunda değil ve sinirbilimleri tüm bu ayrıştırıcı, bölücü ve ırkçı politikalar karşısında beynin aynı zamanda insanı uyandırıcı varlığına da işaret ediyor. “Biz, insanlar, gerçekten neyiz?’ Dergideki bazı “sürekli konular”ı tek sütunluk köşelerde sizlere sunuyoruz, izliyor musunuz? “Metafizik ve Fizik” böyle konulardan biriydi. İlgiyle izlendi. Bu başlık altında çok konu tartışıldı. Örneğin, “Biz kimiz”, “Zaman bir illüzyon mu”, “Tanrının varlığını gerçekten bilebilir miyiz”, “Yaşamın anlamı nedir” gibi 9 başlık, fiziksel ve felsefi kapılar açtı. Bu köşenin yerine şimdi, biyolojik olarak insanı anlatan başka bir iddialı konuyu başlatıyoruz. Biz gerçekten neyiz? Konu iddialı, kendimize, insan denen yaratığa ayna tutucu… Neler okuyacaksınız bu haftadan itibaren? İlk yazı konusu, kapak konumuzla da tutarlı ve birlikte içinde: İnsanın evrimsel bir kökten alıp bugüne getirdiği, biz ve onlar ayrımcılığı… İnsanoğlu içindeki güçlü işbirlikçi yönünü, karakterini öne çıkarsa, dünyada daha barışçıl bir iklim hüküm sürmez mi? Evet, tabii ki&#8230; Ama yazıyı okuyunca, toplumlar nasıl bir sistem içinde yaşıyor sorusunu siz de soracaksınız. Konu derin. 10 hafta sürecek seriden bazı başlıklar: “Bir akıl okuyucususun, bir mutantsın, bir fizik dâhisisin, ama kötünün kötüsüsün, bir fantazyacısın, kendini beğenme çünkü herkes senin gibi düşünüyor, kendini ateist sansan bile bir inanç küpüsün, bir atletsin aynı zamanda ve bir korkaksın çünkü içinde korku fabrikası çalışıyor…” Haydarpaşa Garı’na başka açıdan bakış Bu arada diğer bir sürekli köşe konumuzu da anımsatalım: 2076’da neler olacak? En son okuduğunuz konu, nerede bu uzaylılar idi. Peki bunca çabamıza rağmen bizden başka akıllı yaratık uzayda bulamazsak sorusuna ilginç bir yanıt veriyordu, bir uzman: O zaman biricikliğimizin bize yüklediği başka bir sorumluluğumuza sarılıp, birbirimizi öldürmeyecek bir sistem kurmalıyız! Köşe yazarlarımız çok ilginç konulara daldılar. Doğan Kuban Haydarpaşa Garı ve binasını bugüne kadar okuduğumuz en önemli yönleriyle gündeme getiriyor ve diyor ki, bu bina Osmanlı’nın çağdaşlaşma projesidir! Bozkurt Güvenç, içinde bulunduğumuz siyasi açmazda demokrasilerde çare tükenmez iyimserliğine sarılırken, Tevfik Uyar, tam da uzmanlık kespettiği ve üzerine kitap yazdığı, “Astroloji neden bilim değil”i yazdı. Pakize Doğan ve Mehmet Doğan’ın “sağlıklı yaşamın kimyası, hedef, insan ömrünü ortalama 100-140 yıl arasına oturtmak” yazısını şiddetle tavsiye ederiz. Dikkatinizi pek çok konu ve yazının yanı sıra, enerji sorununu kökten çözecek, dünya üzerinde küçük güneşler yaratma anlamına gelen füzyon enerjisi konusunu da çekmek isteriz. Her hafta dolu dolu bir dergi size sunmak en büyük keyfimiz. Hiç unutmayın, geleceği bilim üzerinde kurabiliriz ancak. Her cuma geleceğin inşasına katkıda bulunduğunuzu da aklınızda tutun: Cumaları beyin besleme günü! Gelecek hafta yeniden birlikte olma üzere sevgiyle kalın..</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/toplumda-otekilestirmeler-bizden-onlardan-politikalar-beyinde-nasil-karsiligini-buluyor">Toplumda ötekileştirmeler, bizden-onlardan politikalar beyinde nasıl karşılığını buluyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda yıllardır en çok konuşulan can alıcı bir konunun, beyinde nasıl algılandığı, sinirbilimlerin ilgi alanına gireli çok oldu. Toplumda dünyada “bölücü-ötekileştirici politikalar”ın beyindeki serüvenini inceleyen ilginç bir sinirbilimsel çalışmayı paylaşıyoruz bu hafta. Bu ötekileştirme, bizden-onlardan politikası beyinleri nasıl etkiliyor?</p>
<p>Şüphesiz yazının tümünü okuyacaksınız ve kendi kendine çoğu insanın sorduğu “<em>bu nasıl olur”</em> sorusuna yanıtlar bulacaksınız. Ama bir iki noktaya işaret etmeliyiz.</p>
<p>Bunlardan ilki, “<strong>mantıklı beyin</strong>” diye bilinen olgunun yanlışlığı. İnsanların beyninin “mantıklı davranacağı” konusundaki varsayımların bir geçerliliği yok.</p>
<p>İkincisi, “<strong>insani duygular</strong>” artık sinirbilimciler tarafından, beyindeki yeri yurdu belli bir “olay”, yani “<strong>fiziksel ölçülebilir</strong>”.</p>
<p>Beyindeki hangi bölgelerde ortaya çıkıyor, görülüyor. Korku, bu insani duygudan biri, bize “atalardan miras” ve yeri de amigdala bölgesi.</p>
<p>“Bizden” ve “onlardan” politikasının beyindeki etki yerleri birbirinden farklı. Bunun geçmişteki izleri, taaa kabilelerin kendilerini koruma güvenlik politikalarına kadar dayanır. Bir varoluş savunmasıdır. Politikacılar, amigdaladaki bu ilkel bölgeyi kaşıdıklarında, toplumdaki ilkel korkuları harekete geçiriyorlar.</p>
<p><strong>“Öteki”ni anında tanıyoruz</strong></p>
<p><strong> </strong>Başka bir saptama daha var: İnsan, birisinin kendisinden mi yoksa “karşı taraftan” mı olduğunu, saniyenin 170 binde biri kadar bir sürede kavrıyor. Yazıda ulusçuluğun birleştirici ve ayrıştırıcı gücü, aşırı ideolojilere bağımlılığın beyindeki yansımaları, ırkçı eğilimlerin beyindeki etkileri de yer alıyor.</p>
<p>Unutmayın ki “Güç, bağımlılık yaratır”, baskı zamanlarında bu bağımlılıkta artış gözükür.</p>
<p>Ama umutsuzluk yok, çünkü insan “ilkel beynine” boyun eğmek zorunda değil ve sinirbilimleri tüm bu ayrıştırıcı, bölücü ve ırkçı politikalar karşısında beynin aynı zamanda insanı uyandırıcı varlığına da işaret ediyor.</p>
<p>“<strong>Biz, insanlar, gerçekten neyiz?</strong>’</p>
<p>Dergideki bazı “sürekli konular”ı tek sütunluk köşelerde sizlere sunuyoruz, izliyor musunuz?</p>
<p>“<strong>Metafizik ve Fizik</strong>” böyle konulardan biriydi. İlgiyle izlendi. Bu başlık altında çok konu tartışıldı. Örneğin, “Biz kimiz”, “Zaman bir illüzyon mu”, “Tanrının varlığını gerçekten bilebilir miyiz”, “Yaşamın anlamı nedir” gibi 9 başlık, fiziksel ve felsefi kapılar açtı.</p>
<p>Bu köşenin yerine şimdi, biyolojik olarak insanı anlatan başka bir iddialı konuyu başlatıyoruz. <strong>Biz gerçekten neyiz?</strong> Konu iddialı, kendimize, insan denen yaratığa ayna tutucu…</p>
<p>Neler okuyacaksınız bu haftadan itibaren? İlk yazı konusu, kapak konumuzla da tutarlı ve birlikte içinde: İnsanın evrimsel bir kökten alıp bugüne getirdiği, <em>biz ve onlar</em> ayrımcılığı… İnsanoğlu içindeki güçlü işbirlikçi yönünü, karakterini öne çıkarsa, dünyada daha barışçıl bir iklim hüküm sürmez mi? Evet, tabii ki&#8230; Ama yazıyı okuyunca, toplumlar nasıl bir sistem içinde yaşıyor sorusunu siz de soracaksınız. Konu derin.</p>
<p><strong>10 hafta sürecek seriden bazı başlıklar</strong>: “Bir akıl okuyucususun, bir mutantsın, bir fizik dâhisisin, ama kötünün kötüsüsün, bir fantazyacısın, kendini beğenme çünkü herkes senin gibi düşünüyor, kendini ateist sansan bile bir inanç küpüsün, bir atletsin aynı zamanda ve bir korkaksın çünkü içinde korku fabrikası çalışıyor…”</p>
<p><strong>Haydarpaşa Garı’na başka açıdan bakış</strong></p>
<p>Bu arada diğer bir sürekli köşe konumuzu da anımsatalım: 2076’da neler olacak? En son okuduğunuz konu, <em>nerede bu uzaylılar</em> idi. <em>Peki bunca çabamıza rağmen bizden başka akıllı yaratık uzayda bulamazsak</em> sorusuna ilginç bir yanıt veriyordu, bir uzman: <em>O zaman biricikliğimizin bize yüklediği başka bir sorumluluğumuza sarılıp, birbirimizi öldürmeyecek bir sistem kurmalıyız</em>!</p>
<p>Köşe yazarlarımız çok ilginç konulara daldılar. <strong>Doğan Kuban</strong> Haydarpaşa Garı ve binasını bugüne kadar okuduğumuz en önemli yönleriyle gündeme getiriyor ve diyor ki, <em>bu bina Osmanlı’nın çağdaşlaşma projesidir</em>!</p>
<p><strong>Bozkurt Güvenç</strong>, içinde bulunduğumuz siyasi açmazda demokrasilerde çare tükenmez iyimserliğine sarılırken, <strong>Tevfik Uyar</strong>, tam da uzmanlık kespettiği ve üzerine kitap yazdığı, “<em>Astroloji neden bilim değil</em>”i yazdı. <strong>Pakize Doğan</strong> ve <strong>Mehmet Doğan</strong>’ın “<em>sağlıklı yaşamın kimyası, hedef, insan ömrünü ortalama 100-140 yıl arasına oturtmak</em>” yazısını şiddetle tavsiye ederiz.</p>
<p>Dikkatinizi pek çok konu ve yazının yanı sıra, enerji sorununu kökten çözecek, dünya üzerinde küçük güneşler yaratma anlamına gelen <strong>füzyon enerjisi</strong> konusunu da çekmek isteriz.</p>
<p>Her hafta dolu dolu bir dergi size sunmak en büyük keyfimiz.</p>
<p>Hiç unutmayın, geleceği bilim üzerinde kurabiliriz ancak. Her cuma geleceğin inşasına katkıda bulunduğunuzu da aklınızda tutun: Cumaları beyin besleme günü!</p>
<p>Gelecek hafta yeniden birlikte olma üzere sevgiyle kalın..</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/toplumda-otekilestirmeler-bizden-onlardan-politikalar-beyinde-nasil-karsiligini-buluyor">Toplumda ötekileştirmeler, bizden-onlardan politikalar beyinde nasıl karşılığını buluyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5023</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
