<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>homo naledi arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/homo-naledi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/homo-naledi</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Sat, 20 May 2017 11:14:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Homo sapiens, yani bizlerin çağdaşı çıktı: Homo naledi</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yasam/homo-sapiens-yani-bizlerin-cagdasi-cikti-homo-naledi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 May 2017 11:14:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[evrim]]></category>
		<category><![CDATA[fosil]]></category>
		<category><![CDATA[güney afrika]]></category>
		<category><![CDATA[homo naledi]]></category>
		<category><![CDATA[homo sapiens]]></category>
		<category><![CDATA[Lee Berger]]></category>
		<category><![CDATA[mağara]]></category>
		<category><![CDATA[modern insan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=6514</guid>

					<description><![CDATA[<p>Daha önceleri da çok sayıda ilkel insan kalıntılarının bulunduğu, Johannesburg yakınlarındaki bir mağara sistemi yeni bir sürpriz verdi. İki yıl önce yeni bir tür olarak sınıflandırılan Homo naledi’ye ait fosillerin tarihlendirilmesi sonucunda bunların tahmin edildiği gibi birkaç milyon değil sadece 230.000 ila 330.000 yıllık olduğu ortaya çıktı. Homo sapiens’in ilk zamanları da aynı tarihe kadar uzanır. Bu yüzden de Güney Afrika’da çeşitli insan türleri bir arada yaşamış olma ihtimali büyük. Tıpkı on binlerce yıl önce Avrupa’da Neandertal ve Homo sapiens gibi. Kazıyı yöneten paleoantropolog Lee Berger (Witwatersrand Üniversitesi) bulgunun Arkeoloji için büyük bir mesaj içerdiğini, geçmişi anlatmak için yeni bir başlangıç yapılması gerektiğini söylüyor. Mesela Orta Pleistosen’e ait izler ve aletler hep Homo sapiens’e mal ediliyordu. Arkeologlar bunları artık farklı insan türlerine göre sınıflandırmak zorunda kalacaklar. Kim bilir Güney Afrika’da belki de Homo naledi ve Homo sapiens dışında başka insan türleri de yaşıyordu. “Olay git gide daha karmaşık bir hal alıyor” diyor Berger. Amerikalı bilim insanları Homo naledi’nin birkaç milyon yıl önce yaşamış bir insan türüne ait olduğu sonucuna “ilkel” görünüşü nedeniyle varmışlardı. Homo naledi’nin beyni Homo sapiens’ten daha küçüktü ve yüz yapıları da günümüzdeki insansı maymunlara benziyordu. Ancak bununla birlikte Homo naledi iki ayak üzerinde dik yürüyordu ve uzuvların birbirine oranı bizimkilere benziyordu. Mağara sisteminde yeni keşfedilen bir galeride Berger ve ekibi, kafatası bugüne dek bulunan tüm fosillere kıyasla çok daha iyi korunagelmiş bir iskelet bulmuşlar. Mağara sisteminin iki koridorunda da araştırmacılar daha önce Homo naledi’ye ait 1.500’ün üzerinde kemik bulmuşlardı. Yeni fosilin tarihlendirilmesinde Avustralyalı jeolog Paul Dirks yönetimindeki on dokuz kişilik bir ekip, altı farklı yöntem kullanarak ve en doğru sonuca ulaşabilmek için birbirinden bağımsız olarak çalışmış. Kullanılan yöntemler arasında manyetik sıralanma, tortul içindeki uranyum ve toryum içeriğinin belirlenmesi ve dişlerin radyoaktif ışınla incelenmesi gibi tarihlendirme yöntemleri de yer alıyordu. Ekipteki araştırmacıların hepsi fosilin 330.000 yıldan daha eski olamayacağı sonucuna varmışlar. Berger Homo naledi’nin soyunu birkaç milyon yıl sürdürdüğünü tahmin ediyor. Ama özellikle de narin beden yapısını, Australopithecus’a benzer üst gövdesini ve küçük beynin açıklayamıyor. Ayrıca geriye Homo sapiens’in kendilerinden çok “yaşlı” olan kuzenlerini tanıyıp tanımadıkları ve Homo naledi’nin tarihten niçin silindiği gibi sorular da yanıt bekliyor. Diğer ilginç bir nokta da mağara sisteminde niçin bu kadar çok iyi korunagelmiş Homo naledi iskeletinin bulunduğudur. Mağaralarda en az on beş farklı kişiye ait fosil tespit edilmiş ve Berger’in ekibi iki yıl önce iki galerinin “mezarlık” olabileceğini söylemişti. Berger öte yandan mağara sisteminin Lesedi (Işık) ve Dinaledi (Yıldızlar) olarak isimlendirilen iki kanadında ilkel insanlara ait binlerce kalıntının bulunduğunu ve bunların daha iyi teknolojik yöntemlere sahip olacak yeni kuşaklar için yerinde bırakılmasını öneriyor. Sonuçta yeni bulunan kalıntılar nedeniyle bilim insanlarının işleri başlarından aşkın. Modern insanın evrimiyle ilgili bilmece git gide daha karışık bir hal aldı. *Haber görseli: Yeni bulunan Homo naledi kafatası, bugüne kadar gün ışığına çıkarılan en iyi korunagelmiş kafatası. Nilgün Özbaşaran Dede Kaynaklar: 1. The age of Homo naledi and associated sediments in the Rising Star Cave, South Africa, eLife 9.5.2017 2. Homo naledi and Pleistocene hominin evolution in subequatorial Africa, eLife 9.5.2017 3. New fossil remains of Homo naledi from the Lesedi Chamber, South Africa, eLife 9.5.2017</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yasam/homo-sapiens-yani-bizlerin-cagdasi-cikti-homo-naledi">Homo sapiens, yani bizlerin çağdaşı çıktı: Homo naledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Daha önceleri da çok sayıda ilkel insan kalıntılarının bulunduğu, Johannesburg yakınlarındaki bir mağara sistemi yeni bir sürpriz verdi. İki yıl önce yeni bir tür olarak sınıflandırılan Homo naledi’ye ait fosillerin tarihlendirilmesi sonucunda bunların tahmin edildiği gibi birkaç milyon değil sadece 230.000 ila 330.000 yıllık olduğu ortaya çıktı. Homo sapiens’in ilk zamanları da aynı tarihe kadar uzanır.</p>
<p>Bu yüzden de Güney Afrika’da çeşitli insan türleri bir arada yaşamış olma ihtimali büyük. Tıpkı on binlerce yıl önce Avrupa’da Neandertal ve Homo sapiens gibi. Kazıyı yöneten paleoantropolog Lee Berger (Witwatersrand Üniversitesi) bulgunun Arkeoloji için büyük bir mesaj içerdiğini, geçmişi anlatmak için yeni bir başlangıç yapılması gerektiğini söylüyor. Mesela Orta Pleistosen’e ait izler ve aletler hep Homo sapiens’e mal ediliyordu. Arkeologlar bunları artık farklı insan türlerine göre sınıflandırmak zorunda kalacaklar. Kim bilir Güney Afrika’da belki de Homo naledi ve Homo sapiens dışında başka insan türleri de yaşıyordu. “Olay git gide daha karmaşık bir hal alıyor” diyor Berger. Amerikalı bilim insanları Homo naledi’nin birkaç milyon yıl önce yaşamış bir insan türüne ait olduğu sonucuna “ilkel” görünüşü nedeniyle varmışlardı. Homo naledi’nin beyni Homo sapiens’ten daha küçüktü ve yüz yapıları da günümüzdeki insansı maymunlara benziyordu. Ancak bununla birlikte Homo naledi iki ayak üzerinde dik yürüyordu ve uzuvların birbirine oranı bizimkilere benziyordu.</p>
<p>Mağara sisteminde yeni keşfedilen bir galeride Berger ve ekibi, kafatası bugüne dek bulunan tüm fosillere kıyasla çok daha iyi korunagelmiş bir iskelet bulmuşlar. Mağara sisteminin iki koridorunda da araştırmacılar daha önce Homo naledi’ye ait 1.500’ün üzerinde kemik bulmuşlardı. Yeni fosilin tarihlendirilmesinde Avustralyalı jeolog Paul Dirks yönetimindeki on dokuz kişilik bir ekip, altı farklı yöntem kullanarak ve en doğru sonuca ulaşabilmek için birbirinden bağımsız olarak çalışmış. Kullanılan yöntemler arasında manyetik sıralanma, tortul içindeki uranyum ve toryum içeriğinin belirlenmesi ve dişlerin radyoaktif ışınla incelenmesi gibi tarihlendirme yöntemleri de yer alıyordu.</p>
<div id="attachment_6515" style="width: 740px" class="wp-caption alignnone"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-6515" class="wp-image-6515 size-large" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/05/nld-1024x647.jpg" alt="" width="730" height="461" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/05/nld-1024x647.jpg 1024w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/05/nld-300x190.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/05/nld.jpg 1500w" sizes="(max-width: 730px) 100vw, 730px" /><p id="caption-attachment-6515" class="wp-caption-text">Bugüne kadar 1500 Homo naledi kemiğinin bulunduğu mağara sisteminin şematik görüntüsü.</p></div>
<p>Ekipteki araştırmacıların hepsi fosilin 330.000 yıldan daha eski olamayacağı sonucuna varmışlar. Berger Homo naledi’nin soyunu birkaç milyon yıl sürdürdüğünü tahmin ediyor. Ama özellikle de narin beden yapısını, Australopithecus’a benzer üst gövdesini ve küçük beynin açıklayamıyor. Ayrıca geriye Homo sapiens’in kendilerinden çok “yaşlı” olan kuzenlerini tanıyıp tanımadıkları ve Homo naledi’nin tarihten niçin silindiği gibi sorular da yanıt bekliyor. Diğer ilginç bir nokta da mağara sisteminde niçin bu kadar çok iyi korunagelmiş Homo naledi iskeletinin bulunduğudur. Mağaralarda en az on beş farklı kişiye ait fosil tespit edilmiş ve Berger’in ekibi iki yıl önce iki galerinin “mezarlık” olabileceğini söylemişti.</p>
<p>Berger öte yandan mağara sisteminin Lesedi (Işık) ve Dinaledi (Yıldızlar) olarak isimlendirilen iki kanadında ilkel insanlara ait binlerce kalıntının bulunduğunu ve bunların daha iyi teknolojik yöntemlere sahip olacak yeni kuşaklar için yerinde bırakılmasını öneriyor. Sonuçta yeni bulunan kalıntılar nedeniyle bilim insanlarının işleri başlarından aşkın. Modern insanın evrimiyle ilgili bilmece git gide daha karışık bir hal aldı.</p>
<p><strong>*Haber görseli:</strong> Yeni bulunan Homo naledi kafatası, bugüne kadar gün ışığına çıkarılan en iyi korunagelmiş kafatası.</p>
<p><strong>Nilgün Özbaşaran Dede</strong></p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong><br />
<strong>1.</strong> The age of <em>Homo naledi</em> and associated sediments in the Rising Star Cave, South Africa, eLife 9.5.2017<br />
<strong>2.</strong><em> Homo naledi</em> and Pleistocene hominin evolution in subequatorial Africa, eLife 9.5.2017<br />
<strong>3.</strong> New fossil remains of <em>Homo naledi</em> from the Lesedi Chamber, South Africa, eLife 9.5.2017</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yasam/homo-sapiens-yani-bizlerin-cagdasi-cikti-homo-naledi">Homo sapiens, yani bizlerin çağdaşı çıktı: Homo naledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6514</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bugünkü gençlik dağ gibi sorunların üstesinden gelebilecek mi?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/bugunku-genclik-dag-gibi-sorunlarin-ustesinden-gelebilecek-mi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 May 2017 05:43:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[eski kuşak]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[homo naledi]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa kemal atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Omega-3]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[uygarlık]]></category>
		<category><![CDATA[x kuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[y kuşağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=6519</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı. Bu vesileyle biz gençliğe biraz toplumsal ve sorunlarla ilişkileri açısından bakalım dedik. “Y” kuşağı olarak adlandırılan bugünkü gençlik yarın dünyada ve Türkiye’de toplumun çeşitli alanlarında yönetici konuma yükselecek… Temel mesele şu: Dünyanın ve Türkiye’nin içinde bulunduğu dağ gibi sorunların üstesinden gelebilecek mi, bu sorunların altında ezilip, bugünkü başarısız yönetimlere teslim mi olacaklar, bu yönetimlerin sürdürücüleri mi olacaklar, yarattıkları sorunları aynen devam mı ettirecekler yoksa sorunları tanıyıp onları çözme yoluna mı gidecekler? Y kuşağı, Z kuşağı gibi kuşak sınıflandırmalarını Amerikalılar çok sever. Özellikle dünyanın içinde bulunduğu yeni ekonomik ve toplumsal kalın çizgilere ve yakın geleceğe bakarak, gençliği ve yeni nesil gençliği tanımlamaya çalışır. Y kuşağı 1981-2000 yılları arasında doğanları kapsıyor. Yani bugün 17-36 yaş arasındakileri kapsıyor. 30-36 yaşları arasındakiler, sisteme oldukça entegre olmuşlar ve bugünkü yönetici kesimin hiyerarşik düzeni içinde davranıyor sayılabilirler. Acaba genellikle öyle mi, yoksa bunlar toplumu değiştirici potansiyeli içlerinde taşıyorlar mı? 17-30 yaş arasındakilerin ise henüz hiyerarşik düzene uyum sağlamış değiller diye bakılabilir. Fransa’da bir bakıyorsunuz, Y kuşağından önceki X kuşağının son temsilcilerinden Macron adında bir “genç” fırlayıp Fransa’da Elysee Sarayı’na oturabiliyor. Ama Fransa’nın, Avrupa’nın ve dünyanın sorunları üzerinde ne kadar “çözüm bilinci”ne sahip bilmiyoruz. Bunu pratik gösterecek. Peki, Türkiye’deki Y kuşağı? Son referandum sonucu, kentleşen ve “çağdaşlığın farkında” olan gençlerin hızla toparlandığını ve “eski kuşak”lardan, siyasi olarak farklılaşmaya başladığını gösteriyor. Acaba ne kadar öyle? Ülke sorunlarına alışılmışın dışında yaklaşımda bulunabilecek bilgi, güç ve cesarette mi? Size sunduğumuz dosyaya bu açılardan bakmanız ve tartışmanızı dilerken, dergimizdeki diğer ana konulara bir göz atalım: 28 yaşında büyük bir devrimci ve dönüştürücü 19 Mayıs’ta bugünkü gençlik üzerine düşünürken, henüz 28 yaşındayken, 1911’de, savaş meydanlarından yazdığı mektupta “mücadele sonsuza kadar sürebilir…” diyen, belki de Kahramanlar – Siyasi, Askeri, Toplumsal Dahiler Kuşağı’nın mümtaz temsilcisi olarak adlandırılabilecek Atatürk’ü anmadan geçemeyiz. Doğan Kuban, Atatürk’e alçakça ve namussuzca saldırılar karşısında dayanamadı ve yazısını değiştirerek “Mustafa Kemal’in Gelecek Vizyonu” makalesini yazdı ve sordu: Acaba o tarihte böyle düşünen kaç kişi vardı? Bu sorunun içeriğinde, bir ülke kurtuluşu, kuruluşu ve emperyalizme karşı savaşın sonsuza kadar sürebileceğine ilişkin öngörüyü açıyor hoca… Kaçırmayın. Bozkurt Güvenç de ülkemizdeki büyük duyarsızlık ve kültürel aymazlık karşısında kaleme aldığı “Kendini bilmek” yazısında diyor ki: &#8220;Kendini bil’mek, uygarlık ve insanlık tarihinin en yüce erdemidir.&#8221; Bir sürpriz atamız Homo naledi iki yıl önce paleoantropoloji bilimclerinin gündemine düşmüştü. Kafatası üzerine yapılan değerlendirmeler gösterdi ki, H. Naledi belki de bizim gelişmemize öncülük eden en yakın atamız&#8230; Bulgular çok ilginç: 200-300 bin yıl önceye kadar yaşamış. Peki, bizim öncümüz müydü, yoksa evrimsel süreçte soyu tükenenlerden miydi? Öyküsünü okuyun… Mustafa Çetiner köşesinde çok önemli bir bilgi aktarıyor. ABD’de kanser araştırmalarına bir yılda harcanan para 4,5 milyar dolar. Ama, alternatif sağlık destek ürünlerine tüketicinin harcadığı para ise 30 milyar doları aşıyor. Bu bağlamda bir savaş sürüyor piyasalarda. Para, aklı kovuyor diyor ve piyasaya dökülen Omega-3‘ün kanseri kovaladığına ilişkin habere de dikkat çekerek, bunun hiçbir kanıtı olmadığına değiniyor. Dergimizde çok sayıda ilginç konu ile karşılaşacaksınız. Yazarlarımızdan tutun, teknoloji sayfalarına, günümüz dünyası ve insanının en önemli beslenme ve sağlık konularına kadar çağdaş dünyanın bilimsel önemli seçkilerini evlerinize getiriyor, ellerinize tutuşturuyoruz. Her cuma yeni bir beyin besleme günü ve haftası başlıyor bizim için. İnanıyoruz ki, her sayısı çoğalarak yeni evlere, insanlara ulaştıkça, ülkemiz için umudumuz daha da artacak, insanlarımızla çağdaş dünyayı biraz daha birleşmelerine hizmet edeceğiz. Gelecek Cuma yeniden birlikte olmak dileğiyle, mutlu kalın. *** HBT BİRİNCİ YIL CİLTLERİ Gelen talepler üzerine Herkese Bilim Teknoloji dergimizin 1 yıllık sayılarını iki cilt halinde toplamaya karar verdik. İsteyen okurlarımız bu ciltlere sahip olabilecekler. Önce talebi ölçmek ve dergi ciltlerini satın almak isteyen okurlarımızın sayısını öğrenmek istiyoruz. Ne yazık ki elimizde bazı sayılarımızdan çok az var ve talebe göre bunların baskılarını yeniden yaptıracağız. Bu yüzden fiyatı tam belirleyemedik, ama cilt başına 150-200 TL arasında bir rakam olacağını tahmin ediyoruz. Bilgi için telefon: 0216 449 99 42 e-posta: info@herkesebilimteknoloji.com</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/bugunku-genclik-dag-gibi-sorunlarin-ustesinden-gelebilecek-mi">Bugünkü gençlik dağ gibi sorunların üstesinden gelebilecek mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün<strong> 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı</strong>. Bu vesileyle biz gençliğe biraz toplumsal ve sorunlarla ilişkileri açısından bakalım dedik. “Y” kuşağı olarak adlandırılan bugünkü gençlik yarın dünyada ve Türkiye’de toplumun çeşitli alanlarında yönetici konuma yükselecek…</p>
<p>Temel mesele şu: Dünyanın ve Türkiye’nin içinde bulunduğu dağ gibi sorunların üstesinden gelebilecek mi, bu sorunların altında ezilip, bugünkü başarısız yönetimlere teslim mi olacaklar, bu yönetimlerin sürdürücüleri mi olacaklar, yarattıkları sorunları aynen devam mı ettirecekler yoksa sorunları tanıyıp onları çözme yoluna mı gidecekler?</p>
<p>Y kuşağı, Z kuşağı gibi kuşak sınıflandırmalarını Amerikalılar çok sever. Özellikle dünyanın içinde bulunduğu yeni ekonomik ve toplumsal kalın çizgilere ve yakın geleceğe bakarak, gençliği ve yeni nesil gençliği tanımlamaya çalışır. Y kuşağı 1981-2000 yılları arasında doğanları kapsıyor. Yani bugün 17-36 yaş arasındakileri kapsıyor. 30-36 yaşları arasındakiler, sisteme oldukça entegre olmuşlar ve bugünkü yönetici kesimin hiyerarşik düzeni içinde davranıyor sayılabilirler. Acaba genellikle öyle mi, yoksa bunlar toplumu değiştirici potansiyeli içlerinde taşıyorlar mı?</p>
<p>17-30 yaş arasındakilerin ise henüz hiyerarşik düzene uyum sağlamış değiller diye bakılabilir. Fransa’da bir bakıyorsunuz, Y kuşağından önceki X kuşağının son temsilcilerinden <strong>Macron</strong> adında bir “genç” fırlayıp Fransa’da Elysee Sarayı’na oturabiliyor. Ama Fransa’nın, Avrupa’nın ve dünyanın sorunları üzerinde ne kadar “çözüm bilinci”ne sahip bilmiyoruz. Bunu pratik gösterecek.</p>
<p>Peki, Türkiye’deki Y kuşağı? Son referandum sonucu, kentleşen ve “çağdaşlığın farkında” olan gençlerin hızla toparlandığını ve “eski kuşak”lardan, siyasi olarak farklılaşmaya başladığını gösteriyor. Acaba ne kadar öyle? Ülke sorunlarına alışılmışın dışında yaklaşımda bulunabilecek bilgi, güç ve cesarette mi?</p>
<p>Size sunduğumuz dosyaya bu açılardan bakmanız ve tartışmanızı dilerken, dergimizdeki diğer ana konulara bir göz atalım:</p>
<p><strong>28 yaşında büyük bir devrimci ve dönüştürücü</strong></p>
<p>19 Mayıs’ta bugünkü gençlik üzerine düşünürken, henüz 28 yaşındayken, 1911’de, savaş meydanlarından yazdığı mektupta “<strong>mücadele sonsuza kadar sürebilir</strong>…” diyen, belki de Kahramanlar – Siyasi, Askeri, Toplumsal Dahiler Kuşağı’nın mümtaz temsilcisi olarak adlandırılabilecek Atatürk’ü anmadan geçemeyiz.</p>
<p><strong>Doğan Kuban</strong>, Atatürk’e alçakça ve namussuzca saldırılar karşısında dayanamadı ve yazısını değiştirerek “Mustafa Kemal’in Gelecek Vizyonu” makalesini yazdı ve sordu: Acaba o tarihte böyle düşünen kaç kişi vardı? Bu sorunun içeriğinde, bir ülke kurtuluşu, kuruluşu ve emperyalizme karşı savaşın sonsuza kadar sürebileceğine ilişkin öngörüyü açıyor hoca… Kaçırmayın.</p>
<p>Bozkurt Güvenç de ülkemizdeki büyük duyarsızlık ve kültürel aymazlık karşısında kaleme aldığı “Kendini bilmek” yazısında diyor ki: <strong><em>&#8220;</em><em><strong>Ke</strong>ndini bil’mek</em>, <em>uygarlık ve insanlık tarihinin en yüce erdemidir.&#8221;</em></strong></p>
<p><strong>Bir sürpriz atamız</strong></p>
<p><em><strong>Homo naledi</strong> </em>iki yıl önce paleoantropoloji bilimclerinin gündemine düşmüştü. Kafatası üzerine yapılan değerlendirmeler gösterdi ki, <em>H. Naledi </em>belki de bizim gelişmemize öncülük eden en yakın atamız&#8230; Bulgular çok ilginç: 200-300 bin yıl önceye kadar yaşamış. Peki, bizim öncümüz müydü, yoksa evrimsel süreçte soyu tükenenlerden miydi? Öyküsünü okuyun…</p>
<p><strong>Mustafa Çetiner</strong> köşesinde çok önemli bir bilgi aktarıyor. ABD’de kanser araştırmalarına bir yılda harcanan para 4,5 milyar dolar. Ama, alternatif sağlık destek ürünlerine tüketicinin harcadığı para ise 30 milyar doları aşıyor. Bu bağlamda bir savaş sürüyor piyasalarda. Para, aklı kovuyor diyor ve piyasaya dökülen Omega-3‘ün kanseri kovaladığına ilişkin habere de dikkat çekerek, bunun hiçbir kanıtı olmadığına değiniyor.</p>
<p>Dergimizde çok sayıda ilginç konu ile karşılaşacaksınız. Yazarlarımızdan tutun, teknoloji sayfalarına, günümüz dünyası ve insanının en önemli beslenme ve sağlık konularına kadar çağdaş dünyanın bilimsel önemli seçkilerini evlerinize getiriyor, ellerinize tutuşturuyoruz.</p>
<p>Her cuma yeni bir beyin besleme günü ve haftası başlıyor bizim için. İnanıyoruz ki, her sayısı çoğalarak yeni evlere, insanlara ulaştıkça, ülkemiz için umudumuz daha da artacak, insanlarımızla çağdaş dünyayı biraz daha birleşmelerine hizmet edeceğiz.</p>
<p>Gelecek Cuma yeniden birlikte olmak dileğiyle, mutlu kalın.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>HBT BİRİNCİ YIL CİLTLERİ</strong></p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-6520 alignleft" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/05/hbt-1-281x300.png" alt="" width="281" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/05/hbt-1-281x300.png 281w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/05/hbt-1.png 445w" sizes="(max-width: 281px) 100vw, 281px" /></p>
<p>Gelen talepler üzerine Herkese Bilim Teknoloji dergimizin 1 yıllık sayılarını iki cilt halinde toplamaya karar verdik. İsteyen okurlarımız bu ciltlere sahip olabilecekler. Önce talebi ölçmek ve dergi ciltlerini satın almak isteyen okurlarımızın sayısını öğrenmek istiyoruz. Ne yazık ki elimizde bazı sayılarımızdan çok az var ve talebe göre bunların baskılarını yeniden yaptıracağız. Bu yüzden fiyatı tam belirleyemedik, ama cilt başına 150-200 TL arasında bir rakam olacağını tahmin ediyoruz.</p>
<p>Bilgi için telefon: 0216 449 99 42<br />
e-posta: <a href="mailto:info@herkesebilimteknoloji.com">info@herkesebilimteknoloji.com</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/bugunku-genclik-dag-gibi-sorunlarin-ustesinden-gelebilecek-mi">Bugünkü gençlik dağ gibi sorunların üstesinden gelebilecek mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6519</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
