<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>imkan arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/imkan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/imkan</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 28 Dec 2017 14:21:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Bilim, imkânsızlık içinden imkân yaratmanın adı&#8230; 2017 giderken&#8230;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/bilim-imkansizlik-icinden-imkan-yaratmanin-adi-2017-giderken</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Dec 2017 14:21:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[2017]]></category>
		<category><![CDATA[2018]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[imkan]]></category>
		<category><![CDATA[imkansızlık]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=8790</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başlığa bakıp, bilim imkânsızlığı imkân dâhiline sokar ve imkânsızı gerçekleştirebilir mi, sorusunu ortaya atabilirsiniz ve yukarıdaki başlığı eleştirebilirsiniz; dahası, zırvalık diyebilirsiniz. Haklısınız, şüphesiz ki bilim ve teknoloji mucizeler yaratmanın adı, yolu, yöntemi değil. Doğa yasalarını hiçe sayacak, yerküre ve evren yasalarına aykırı, mesela durmadan enerji üretecek bir devridaim makinesi gibi şeyler yapmak mümkün değil. Ama durun! Biz doğa yasalarının hepsini, bize sunduğu olanakların tümünü biliyor muyuz? Hayır. Astrofizikçiler, CERN gibi muazzam aygıtlar yaparak evrenin olasılıklarını, olanaklarını ve bize sunduklarını keşfetmeye çalışanlar… Hayatın temel taşlarını tamamen ortaya çıkartarak, neler yapabileceğimizi anlamaya çalışan, bilime ve teknolojiye yepyeni fırsatlar sunan biyolog-genetikçi, moleküler biyolog ve biyo-kimyacılar, bize hangi fırsatları sunuyor ve sunacak? Dün aklımıza bile gelmeyen ve belki de imkânsız gördüğümüz şeylerin yapılmasını mümkün kılacaklar, biliyor muyuz? Hayır. O halde, bilim durmadan yeni buluşlarıyla yeni yollar açarak, bize olabilirliğin ne kadar göreceli olduğunu, dünkü olabilirlikler ile bugünkü olabilirlikler arasında dağlar kadar fark olduğunu göstermiyor mu? O halde şunu söyleyebiliriz: Her önemli büyük buluş, yeni bir paradigma, değişim döneminin başlangıcıdır. İnsan düşüncesi, yani bilim ve teknoloji güçleri, bu yeni değişim- dönüşüm dönemine göre düşünceleri yeniden düzenler, organize eder ve böylece önceki paradigmaya göre akla gelmeyen yeni olasılıklar mümkün hali gelir. Bilim imkânsızlıklar içinde imkân üretir demiştik, meseleye lütfen bu açıdan bakın! Biz de size bu sayımızda gerçekleşen ve gerçekleşmekte olan, eski düşünceye göre mümkün gözükmeyen olayların bir özetini sunuyoruz. Zihinler açılsın lütfen! Erdal Musoğlu ve Cemre Yavuz’un bu konudaki derlemelerini sunuyoruz sizlere… Bu bağlamda,  “Gelecek çatışmalar uzayda gerçekleşecek” ve “Uzayda yeni neler oldu” yazılarımızı da anımsatırız. Dolu dolu bir dergi Reyhan Oksay 2017 yılı silah üretim ve harcamalarının arttığını belirttiği yazısında, hangi ülke ve şirketlerin üretimde payı olduğunu da yazdı. Mercan Bursalı’nın son sayfamızdaki hayvanlar üzerine yazılarını izliyor musunuz? Bu hafta, hayvanların sayı sayma özelliği var. Bilimsel beslenme sayfamızda, Japonya’da gerçekleşen bir ilginç araştırma var: Annelerimizin “hızlı yemek yeme” diye neden bizleri dürttüklerinin açıklar durumda: Bel genişliğimizi artırıyor ve metabolik sendrom hastalıklarına zemin hazırlıyor. Bir sosyal psikoloji yazısı: Karizmanın fazlası lidere zarar verir! Araştırma, orta derecede karizmaya sahip olan liderlerin daha etkili olduğunu gösteriyor. Doğan Kuban hoca, meraksız ve okumayan bir toplum özelliğimizi vurguladığı yazısında, geçmişe takılan siyasileri uyarıyor: “Geçmişin çengelleri geleceği taşımaz. Geleceği özgür bir düşünce ortamında aramalıyız. Türkiye’nin 21. yüzyıla ortaklığı özgür bir bilim ortamı gerektirir” diyor. Bu büyük doğruluğa, deneyime kulak verilmesi gerekmez mi? *** 2017’yi bu sayımızla bitiriyoruz. 2018&#8217;in mutluluk, sağlık ve ülkemize huzur getirmesini diliyoruz. Bilimin ve aklın önde gitmesini umuyoruz&#8230; Biz HBT olarak önümüzdeki yıl da en iyisini yapmaya çalışacağız. Bu etkinliklerimiz, insanımızın, ülkemizin geleceği için&#8230; Sizlere de güvenerek&#8230; HBT’nin giderek yaygınlaşacağına ve daha geniş kitlelere ulaşacağını inanarak… El birliğiyle daha iyi bir 2018’e merhaba diyelim. Umutlarınız, dilekleriniz gerçekleşsin&#8230; Sevgiyle kalın.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/bilim-imkansizlik-icinden-imkan-yaratmanin-adi-2017-giderken">Bilim, imkânsızlık içinden imkân yaratmanın adı&#8230; 2017 giderken&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başlığa bakıp, bilim imkânsızlığı imkân dâhiline sokar ve imkânsızı gerçekleştirebilir mi, sorusunu ortaya atabilirsiniz ve yukarıdaki başlığı eleştirebilirsiniz; dahası, zırvalık diyebilirsiniz.</p>
<p>Haklısınız, şüphesiz ki bilim ve teknoloji mucizeler yaratmanın adı, yolu, yöntemi değil. Doğa yasalarını hiçe sayacak, yerküre ve evren yasalarına aykırı, mesela durmadan enerji üretecek bir devridaim makinesi gibi şeyler yapmak mümkün değil.</p>
<p>Ama durun! Biz doğa yasalarının hepsini, bize sunduğu olanakların tümünü biliyor muyuz? Hayır.</p>
<p>Astrofizikçiler, CERN gibi muazzam aygıtlar yaparak evrenin olasılıklarını, olanaklarını ve bize sunduklarını keşfetmeye çalışanlar… Hayatın temel taşlarını tamamen ortaya çıkartarak, neler yapabileceğimizi anlamaya çalışan, bilime ve teknolojiye yepyeni fırsatlar sunan biyolog-genetikçi, moleküler biyolog ve biyo-kimyacılar, bize hangi fırsatları sunuyor ve sunacak? Dün aklımıza bile gelmeyen ve belki de imkânsız gördüğümüz şeylerin yapılmasını mümkün kılacaklar, biliyor muyuz?</p>
<p>Hayır.</p>
<p>O halde, bilim durmadan yeni buluşlarıyla yeni yollar açarak, bize olabilirliğin ne kadar göreceli olduğunu, dünkü olabilirlikler ile bugünkü olabilirlikler arasında dağlar kadar fark olduğunu göstermiyor mu?</p>
<p>O halde şunu söyleyebiliriz: Her önemli büyük buluş, yeni bir paradigma, değişim döneminin başlangıcıdır. İnsan düşüncesi, yani bilim ve teknoloji güçleri, bu yeni değişim- dönüşüm dönemine göre düşünceleri yeniden düzenler, organize eder ve böylece önceki paradigmaya göre akla gelmeyen yeni olasılıklar mümkün hali gelir.</p>
<p>Bilim imkânsızlıklar içinde imkân üretir demiştik, meseleye lütfen bu açıdan bakın! Biz de size bu sayımızda gerçekleşen ve gerçekleşmekte olan, eski düşünceye göre mümkün gözükmeyen olayların bir özetini sunuyoruz. Zihinler açılsın lütfen! <strong>Erdal Musoğlu</strong> ve <strong>Cemre Yavuz</strong>’un bu konudaki derlemelerini sunuyoruz sizlere… Bu bağlamda,  “Gelecek çatışmalar uzayda gerçekleşecek” ve “Uzayda yeni neler oldu” yazılarımızı da anımsatırız.</p>
<p><strong>Dolu dolu bir dergi</strong></p>
<p><strong>Reyhan Oksay</strong> 2017 yılı silah üretim ve harcamalarının arttığını belirttiği yazısında, hangi ülke ve şirketlerin üretimde payı olduğunu da yazdı. <strong>Mercan Bursalı</strong>’nın son sayfamızdaki hayvanlar üzerine yazılarını izliyor musunuz? Bu hafta, hayvanların sayı sayma özelliği var.</p>
<p>Bilimsel beslenme sayfamızda, Japonya’da gerçekleşen bir ilginç araştırma var: Annelerimizin “hızlı yemek yeme” diye neden bizleri dürttüklerinin açıklar durumda: Bel genişliğimizi artırıyor ve metabolik sendrom hastalıklarına zemin hazırlıyor.</p>
<p>Bir sosyal psikoloji yazısı: Karizmanın fazlası lidere zarar verir! Araştırma, orta derecede karizmaya sahip olan liderlerin daha etkili olduğunu gösteriyor.</p>
<p><strong>Doğan Kuban</strong> hoca, meraksız ve okumayan bir toplum özelliğimizi vurguladığı yazısında, geçmişe takılan siyasileri uyarıyor: “<strong><em>Geçmişin çengelleri geleceği taşımaz. Geleceği özgür bir düşünce ortamında aramalıyız. Türkiye’nin 21. yüzyıla ortaklığı özgür bir bilim ortamı gerektirir</em></strong>” diyor. Bu büyük doğruluğa, deneyime kulak verilmesi gerekmez mi?</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>2017’yi bu sayımızla bitiriyoruz. 2018&#8217;in mutluluk, sağlık ve ülkemize huzur getirmesini diliyoruz. Bilimin ve aklın önde gitmesini umuyoruz&#8230;</p>
<p>Biz HBT olarak önümüzdeki yıl da en iyisini yapmaya çalışacağız. Bu etkinliklerimiz, insanımızın, ülkemizin geleceği için&#8230; Sizlere de güvenerek&#8230; HBT’nin giderek yaygınlaşacağına ve daha geniş kitlelere ulaşacağını inanarak…</p>
<p><strong>El birliğiyle daha iyi bir 2018’e merhaba diyelim. Umutlarınız, dilekleriniz gerçekleşsin&#8230;</strong></p>
<p><strong>Sevgiyle kalın.</strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/bilim-imkansizlik-icinden-imkan-yaratmanin-adi-2017-giderken">Bilim, imkânsızlık içinden imkân yaratmanın adı&#8230; 2017 giderken&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8790</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İmkânsızı istemek mi: “Bu yıl güzel şeyler olsun lütfen&#8230;”</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/imkansizi-istemek-mi-yil-guzel-seyler-olsun-lutfen</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhan Bursalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2017 09:35:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Orhan Bursalı]]></category>
		<category><![CDATA[80 milyon]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[bilgelik]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[imkan]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=5141</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir okurumdan gelen bu mesaj çok etkileyiciydi. Bu kadar açık olmasa da benzer düşünce ve istekleri paylaşan çok sayıda okur oldu. Bir okura tercüman oluyorum: “Türkiye’de olan bitenler üzerine bilinmeyen ne var, iktidar ve politikaları üzerine analizler iyi güzel de, insanların, dahası insanlığın güzel, olumlu, bugüne ve geleceğe güven verecek gelişmelere haberlere gereksinim her şeyden daha çok.” Çok düşündürücü. Hayır, istenen şu değil, “kötülükleri, yanlışlıkları görmeyelim, gözlerden saklayalım, halının altına süpürelim, milletin gözüne de pemboş gözlükler takalım&#8230;” Veee gelişmelerden zırnık haberi olmasın, parasından pulundan hatta canından olsun.. Böyle bir şey olamaz! İyi ve güvenli yaşamaya ihtiyaç var Dilek, gerçekten artık gidişatın hemen her alanda başını güzele, iyiye giden yönü çevirmesi! İnsanların iyi yaşamaya ihtiyacı var. Mutlu ve sağlıklı olmaya. Güvene. Gelecek endişesi duymamaya. Çocuğunu gönül rahatlığıyla iyi bir eğitime göndermeye&#8230; Çatışmasızlığa. Barışa. Savaşsız bir ülkeye! Savaşsız komşuluk ilişkilerine. İşe. Aşa. Sevgiliye. Bilgeliğe. Güzelliğe ihtiyacı var insanoğlunun. Akılla yönetilmeye. Hayatıyla ilgili kararların tek kişinin veya bir çoğunlukçu iktidarının dudakları arasından çıkmasına değil, özellikle iktidar dışı kitlelerin duygu düşünce ve isteklerinin dikkate alınmasına ihtiyacı var. Çünkü: Biz 80 milyonuz! İnsanlığın arkasındaki bilgi birikimi, güzellik birikimi, bilim birikimi, felsefe birikimi, ortak ahlak birikimi, uygar davranışlar birikimi, sanat birikimi, müzik birikimi, resim birikimi.. Bütün bunlarla sarmaş dolaş büyümeye, yaşamaya ihtiyacı var. İnsan gibi yaşamaya. Kadınların eşit olmaya. Çocukların güzel ve sağlıklı büyümeye… ihtiyacı var. Geçen yıl hayatınızda belirgin güzellikler nelerdi, lütfen bir düşünün. Önünüze kâğıdı kalemi alarak alt alta yazın. Neler var? Beni en çok mutlu eden pek çok şey arasında, toplumsal karakterli özellikle şu 3 olayın altını çiziyorum: Beni mutlu eden 3 olay 1) Aziz Sancar’ın Nobel Ödülü aldıktan sonra Türkiye’ye gelmesi ve estirdiği rüzgâr. Bununla bağlantılı olarak bir de şunu ekliyorum: Geçen yıla girmeden hemen önce de Stockholm’deki Nobel Ödül törenini baştan sona izlemem. 2) Aziz Sancar ve Nobel’in Öyküsü kitabını yazmam. Geniş bir okur kitlesiyle buluşmayıp ülkemizde öncü insanların bu kitabı öğrencilere gençlere özellikle okumaları ve etkilenmeleri için yaygın dağıtmaya girişmeleri! Kitabın İngilizce&#8217;ye çevriliyor olması. Yunanca’ya çevrilmesi için de öneri gelmesi. 3) Nisan ayında Herkese Bilim Teknoloji haftalık dergisinin ve aynı isimle haber sitesinin yayına başlaması. Bu yolla, ülkemizin en çok ihtiyacı olan bilim, teknoloji, sanat, düşünce alanında geniş çaplı bir yayının başlaması ve ülkemizin ileri düşünce güçlerinin bu yayınlara sahip çıkması&#8230; Okuruyla yazarıyla el birliğiyle bu yolla geleceğin inşasına katkıda bulunuyor olmak. İşte, toplumsal çıkar olarak mutluluk veren temel etkinliklerimiz. Şüphesiz bu listeye yıl içinde irili ufaklı başka kişisel mutluluklar, sevinçler eklemek mümkün. Şöyle: Yüz binlerce insan benzer veya farklı kişisel ve toplumsal yararlı, hacmi büyük etkinliklerle, mutluluk inşasına katılabilir. Temel meselemiz Meselemiz şu ki, ülkemizdeki yönetim, tüm buna benzer çok daha farklı faaliyetlerle, 80 milyonun mutluluğu ve ülkemizin her yönden inşasına katkıda bulunması gerekirken&#8230; Kendisinden olmayan herkesi mutsuz edecek, tarihte nasıl sonlandığı ve gelecekte de sonlanacağı açık, geniş çoğunlukta mutsuzluk doğuran, felaketi besleyen, ülke insanlarını ayıran, inanmadıkları düşünce ve davranışları kötüleyerek lanetleyen&#8230; Bir yönetim biçiminde inatla sürdürüyor. Birleştirici olmayan hiç bir iktidarın geleceği olamaz. Birleştirilmeyen bir ülkenin ve milletin de. Gerisi boş laftır. Tekrarlıyorum okurumu: Bu yıl güzel şeyler olsun lütfen. Ülkemizde bu imkânsızı istemek gibi bir olaya dönüştüğünün de farkındayım… Orhan Bursalı *Bu yazı, 3 Ocak 2017 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/imkansizi-istemek-mi-yil-guzel-seyler-olsun-lutfen">İmkânsızı istemek mi: “Bu yıl güzel şeyler olsun lütfen&#8230;”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir okurumdan gelen bu mesaj çok etkileyiciydi. Bu kadar açık olmasa da benzer düşünce ve istekleri paylaşan çok sayıda okur oldu.</strong></p>
<p>Bir okura tercüman oluyorum: “Türkiye’de olan bitenler üzerine bilinmeyen ne var, iktidar ve politikaları üzerine analizler iyi güzel de, insanların, dahası insanlığın güzel, olumlu, bugüne ve geleceğe güven verecek gelişmelere haberlere gereksinim her şeyden daha çok.”</p>
<p>Çok düşündürücü.</p>
<p>Hayır, istenen şu değil, “kötülükleri, yanlışlıkları görmeyelim, gözlerden saklayalım, halının altına süpürelim, milletin gözüne de pemboş gözlükler takalım&#8230;” Veee gelişmelerden zırnık haberi olmasın, parasından pulundan hatta canından olsun..</p>
<p>Böyle bir şey olamaz!</p>
<p>İyi ve güvenli yaşamaya ihtiyaç var</p>
<p>Dilek, gerçekten artık gidişatın hemen her alanda başını güzele, iyiye giden yönü çevirmesi!</p>
<p>İnsanların iyi yaşamaya ihtiyacı var. Mutlu ve sağlıklı olmaya. Güvene. Gelecek endişesi duymamaya. Çocuğunu gönül rahatlığıyla iyi bir eğitime göndermeye&#8230; Çatışmasızlığa. Barışa. Savaşsız bir ülkeye! Savaşsız komşuluk ilişkilerine.</p>
<p>İşe. Aşa. Sevgiliye. Bilgeliğe.</p>
<p>Güzelliğe ihtiyacı var insanoğlunun.</p>
<p>Akılla yönetilmeye.</p>
<p>Hayatıyla ilgili kararların tek kişinin veya bir çoğunlukçu iktidarının dudakları arasından çıkmasına değil, özellikle iktidar dışı kitlelerin duygu düşünce ve isteklerinin dikkate alınmasına ihtiyacı var. Çünkü:</p>
<p><strong>Biz 80 milyonuz!</strong></p>
<p>İnsanlığın arkasındaki bilgi birikimi, güzellik birikimi, bilim birikimi, felsefe birikimi, ortak ahlak birikimi, uygar davranışlar birikimi, sanat birikimi, müzik birikimi, resim birikimi..</p>
<p>Bütün bunlarla sarmaş dolaş büyümeye, yaşamaya ihtiyacı var.</p>
<p>İnsan gibi yaşamaya. Kadınların eşit olmaya. Çocukların güzel ve sağlıklı büyümeye… ihtiyacı var.</p>
<p>Geçen yıl hayatınızda belirgin güzellikler nelerdi, lütfen bir düşünün. Önünüze kâğıdı kalemi alarak alt alta yazın.</p>
<p>Neler var?</p>
<p>Beni en çok mutlu eden pek çok şey arasında, toplumsal karakterli özellikle şu 3 olayın altını çiziyorum:</p>
<p><strong>Beni mutlu eden 3 olay</strong></p>
<p>1) Aziz Sancar’ın Nobel Ödülü aldıktan sonra Türkiye’ye gelmesi ve estirdiği rüzgâr. Bununla bağlantılı olarak bir de şunu ekliyorum: Geçen yıla girmeden hemen önce de Stockholm’deki Nobel Ödül törenini baştan sona izlemem.</p>
<p>2) <strong>Aziz Sancar ve Nobel’in Öyküsü</strong> kitabını yazmam. Geniş bir okur kitlesiyle buluşmayıp ülkemizde öncü insanların bu kitabı öğrencilere gençlere özellikle okumaları ve etkilenmeleri için yaygın dağıtmaya girişmeleri! Kitabın <strong>İngilizce&#8217;ye çevriliyor</strong> olması. <strong>Yunanca</strong>’ya çevrilmesi için de öneri gelmesi.</p>
<p>3) Nisan ayında <strong>Herkese Bilim Teknoloji</strong> haftalık dergisinin ve aynı isimle haber sitesinin yayına başlaması. Bu yolla, ülkemizin en çok ihtiyacı olan bilim, teknoloji, sanat, düşünce alanında geniş çaplı bir yayının başlaması ve ülkemizin ileri düşünce güçlerinin bu yayınlara sahip çıkması&#8230;</p>
<p>Okuruyla yazarıyla el birliğiyle bu yolla geleceğin inşasına katkıda bulunuyor olmak.</p>
<p>İşte, toplumsal çıkar olarak mutluluk veren temel etkinliklerimiz.</p>
<p>Şüphesiz bu listeye yıl içinde irili ufaklı başka kişisel mutluluklar, sevinçler eklemek mümkün.</p>
<p>Şöyle:</p>
<p>Yüz binlerce insan benzer veya farklı kişisel ve toplumsal yararlı, hacmi büyük etkinliklerle, mutluluk inşasına katılabilir.</p>
<p><strong>Temel meselemiz</strong></p>
<p>Meselemiz şu ki, ülkemizdeki yönetim, tüm buna benzer çok daha farklı faaliyetlerle, <strong>80 milyonun mutluluğu</strong> ve ülkemizin her yönden inşasına katkıda bulunması gerekirken&#8230;</p>
<p>Kendisinden olmayan herkesi mutsuz edecek, tarihte nasıl sonlandığı ve gelecekte de sonlanacağı açık, geniş çoğunlukta mutsuzluk doğuran, felaketi besleyen, ülke insanlarını ayıran, inanmadıkları düşünce ve davranışları kötüleyerek lanetleyen&#8230;</p>
<p>Bir yönetim biçiminde inatla sürdürüyor.</p>
<p>Birleştirici olmayan hiç bir iktidarın geleceği olamaz.</p>
<p>Birleştirilmeyen bir ülkenin ve milletin de.</p>
<p>Gerisi boş laftır.</p>
<p>Tekrarlıyorum okurumu: <strong>Bu yıl güzel şeyler olsun lütfen</strong>.</p>
<p>Ülkemizde bu <strong>imkânsızı istemek gibi</strong> bir olaya dönüştüğünün de farkındayım…</p>
<p><strong><span lang="TR">Orhan Bursalı </span></strong></p>
<p><strong><em>*Bu yazı, 3 Ocak 2017 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde yayınlanmıştır.</em></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/imkansizi-istemek-mi-yil-guzel-seyler-olsun-lutfen">İmkânsızı istemek mi: “Bu yıl güzel şeyler olsun lütfen&#8230;”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5141</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
