<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>karbondioksit arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/karbondioksit/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/karbondioksit</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Aug 2019 12:40:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Sivrisinekler niçin başkasını değil de sizi seviyor?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/sivrisinekler-nicin-baskasini-degil-de-sizi-seviyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jul 2019 08:18:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[böcek]]></category>
		<category><![CDATA[ısırık]]></category>
		<category><![CDATA[karbondioksit]]></category>
		<category><![CDATA[metabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[sivrisinek]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=14594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yaz da sivrisinekler o kadar insanın arasında sizi bulup ısırıyor ve tüm keyfinizi kaçırıyor değil mi? Yalnız değilsiniz. Araştırmalara göre insan nüfusunun %20’si sivrisinekler için diğerlerine göre daha cezbedici. Siz de muhtemelen bu %20’lik grubun içindesiniz. Ve bunun bazı bilimsel sebepleri var. Florida Üniversitesi&#8217;nde tıbbi bir entomolog ve sivrisinek uzmanı Dr. Jonathan Day, sivrisineklerin gerçekten de bazı insanları başkalarına tercih ettiğini söylüyor. Day, bu fenomenin gayet mantıklı açıklamaları olduğunu, bazı insanların derilerine göre daha fazla kimyasal madde üretmesi veya barındırmasıyla açıklıyor. Mesela ürik ve laktik asit gibi kimyasallardan bazıları sivrisinekleri daha çok çekiyor. Sadece bu da değil. Kan grubu da sivrisinekler için bir etken. Sözgelimi 0 tipi kan grubunun, sivrisinekleri diğerlerinden daha fazla çektiğine dair kanıtlar da var. Ne yazık ki, genler de belirleyici. Day, yerel sivrisinek popülasyonu için bizi bir “mıknatıs” haline getirebilecek başka faktörlerin de olduğunu söylüyor. Belki en önemlisi: Metabolik hızımız ve vücudunuz enerjiyi yakarken saldığı karbondioksit (CO2) miktarı. Birincil faktör: Vücuttaki karbondioksit seviyesi Sivrisineklerin, karbondioksiti hedef belirlemelerinin birincil yolu olarak kullandıklarını ifade eden Day, bir sivrisinek için bir insanı bulmanın en önemli yolunun bu olduğunu söylüyor. Burada metabolizma hızı da devreye giriyor: “Hamile kadınlar ve fazla kilolu veya obez insanlar, onları sivrisineklere daha çekici hale getirebilecek metabolik hızlarına sahip olma eğilimindedir”. Ayrıca, alkol almak veya kendinizi fiziksel olarak zorlamak da metabolik hızınızı arttırıyor. Ve sivrisinekler için cezbedici bir hale geliyorsunuz. Bu da yaz aylarında bir bira kapmayı veya dışarı çıkmadan önce egzersiz yapmayı düşündürücü kılıyor. Karbondioksit, sivrisinekler ve diğer kan emici böcekler için konakçılarını tespit etmek amacıyla kullanılan birincil teknik olsa da bizi arabalardan, çürüyen ağaçlardan ve diğer karbondioksit üreten nesnelerden ayırmak için ikincil işaretlere güveniyorlar. Day, ikincil faktörlerin burada belirleyici olduğunu söylüyor. Örneğin: Koyu renk giysiler sivrisinekler için hafif renklerden daha çekici. Day’e göre, sivrisinekler hafif bir rüzgârda bile uçmakta zorlanıyor ve bu yüzden yere yakın duruyor. Aşağıda durdukları için de siluetinizi ufka göre karşılaştırarak hedeflerini belirliyorlar. Day, “koyu renkler hemen göze çarpıyor.” diyor. Aynı zamanda, çok fazla hareket bizi çevremizden ayırıyor. Eğer çok dolaşıyorsanız veya el hareketi yapıyorsanız, “Hey, sivrisinekler! Ben buradayım.” işareti veriyoruz. Aman dikkat! Sivrisinek ısırığından kaçınmak için ipuçları Peki kaşıntılı ısırıklardan kaçınmanın en iyi yolları ne? Day, bol kot pantolon ve uzun kollu tişört gibi koruyucu giysiler öneriyor. “Sporcular veya balıkçılar için yapılmış hafif, nefes alan kumaşların birçoğu sizi böceklerden koruyacak kadar sıkı bir şekilde dokunuyor” diyor. Giysilerin vücudunuzun gizleyemediği kısımları içinse %15 DEET değerine sahip bir sivrisinek ilacı etkili olabilir. Yalnız, doğru ve güvenli uygulama için talimatları uyguladığınızdan emin olmanız gerekiyor. Day, “Teneffüs etmekten kaçınmak için ellerinize püskürtün ve ardından cildinize sürün” diyor. “Bu sizi yaklaşık 90 dakika koruyacaktır.” Ayrıca, sivrisineklerin genellikle rüzgârın azalma eğiliminde olduğunda, nem yükseldiğinde ve genellikle şafak ile alacakaranlıkta beslendiğini hatırlatıyor. Bu zaman aralığında içeride kalabilirseniz, ısırıklardan kaçınabilirsiniz. Day, iyi bir vantilatörün de sivrileri uzak tutmak için harika bir iş çıkardığını söylüyor ve ekliyor, “Sivrisinekler saatte 1,60 kilometreden daha hızlı bir esintiyle uçamaz”. Batuhan Sarıcan / batusarican@gmail.com Kaynaklar:  https://time.com/3311624/why-mosquitoes-bite/ https://www.livescience.com/45404-mosquito-bites.html</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/sivrisinekler-nicin-baskasini-degil-de-sizi-seviyor">Sivrisinekler niçin başkasını değil de sizi seviyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yaz da sivrisinekler o kadar insanın arasında sizi bulup ısırıyor ve tüm keyfinizi kaçırıyor değil mi? Yalnız değilsiniz. Araştırmalara göre insan nüfusunun %20’si sivrisinekler için diğerlerine göre daha cezbedici. Siz de muhtemelen bu %20’lik grubun içindesiniz. Ve bunun bazı bilimsel sebepleri var.</p>
<p>Florida Üniversitesi&#8217;nde tıbbi bir entomolog ve sivrisinek uzmanı Dr. Jonathan Day, sivrisineklerin gerçekten de bazı insanları başkalarına tercih ettiğini söylüyor. Day, bu fenomenin gayet mantıklı açıklamaları olduğunu, bazı insanların derilerine göre daha fazla kimyasal madde üretmesi veya barındırmasıyla açıklıyor. Mesela ürik ve laktik asit gibi kimyasallardan bazıları sivrisinekleri daha çok çekiyor. Sadece bu da değil. Kan grubu da sivrisinekler için bir etken. Sözgelimi 0 tipi kan grubunun, sivrisinekleri diğerlerinden daha fazla çektiğine dair kanıtlar da var.</p>
<p>Ne yazık ki, genler de belirleyici. Day, yerel sivrisinek popülasyonu için bizi bir “mıknatıs” haline getirebilecek başka faktörlerin de olduğunu söylüyor. Belki en önemlisi: Metabolik hızımız ve vücudunuz enerjiyi yakarken saldığı karbondioksit (CO2) miktarı.</p>
<p><strong>Birincil faktör: Vücuttaki karbondioksit seviyesi</strong></p>
<p>Sivrisineklerin, karbondioksiti hedef belirlemelerinin birincil yolu olarak kullandıklarını ifade eden Day, bir sivrisinek için bir insanı bulmanın en önemli yolunun bu olduğunu söylüyor.</p>
<p>Burada metabolizma hızı da devreye giriyor: “Hamile kadınlar ve fazla kilolu veya obez insanlar, onları sivrisineklere daha çekici hale getirebilecek metabolik hızlarına sahip olma eğilimindedir”. Ayrıca, alkol almak veya kendinizi fiziksel olarak zorlamak da metabolik hızınızı arttırıyor. Ve sivrisinekler için cezbedici bir hale geliyorsunuz. Bu da yaz aylarında bir bira kapmayı veya dışarı çıkmadan önce egzersiz yapmayı düşündürücü kılıyor.</p>
<p>Karbondioksit, sivrisinekler ve diğer kan emici böcekler için konakçılarını tespit etmek amacıyla kullanılan birincil teknik olsa da bizi arabalardan, çürüyen ağaçlardan ve diğer karbondioksit üreten nesnelerden ayırmak için ikincil işaretlere güveniyorlar. Day, ikincil faktörlerin burada belirleyici olduğunu söylüyor. Örneğin: Koyu renk giysiler sivrisinekler için hafif renklerden daha çekici. Day’e göre, sivrisinekler hafif bir rüzgârda bile uçmakta zorlanıyor ve bu yüzden yere yakın duruyor. Aşağıda durdukları için de siluetinizi ufka göre karşılaştırarak hedeflerini belirliyorlar. Day, “koyu renkler hemen göze çarpıyor.” diyor. Aynı zamanda, çok fazla hareket bizi çevremizden ayırıyor. Eğer çok dolaşıyorsanız veya el hareketi yapıyorsanız, “Hey, sivrisinekler! Ben buradayım.” işareti veriyoruz. Aman dikkat!</p>
<div id="attachment_14597" style="width: 310px" class="wp-caption alignright"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-14597" class="wp-image-14597 size-medium" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/07/fan-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/07/fan-300x200.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/07/fan.jpg 760w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><p id="caption-attachment-14597" class="wp-caption-text">SİVRİSİNEK KOVMAK İÇİN İPUÇLARI 1) Sivrisineklerin uçmasını önlemek için vantilatör kullanın. 2) Kokusuz mum yakın. 3) Dış mekan alanları için akkor telli lamba (sıradan elektrik lambası) yerine sarı &#8220;böcek lambaları&#8221; kullanın. 4) Açık alandaki boş kova ve saksı gibi su birikintisi oluşturabilecek eşyaları depoya kaldırın/ters çevirin. &#8211; 5) Bir havuzunuz varsa uygun şekilde klorlayın.</p></div>
<p><strong>Sivrisinek ısırığından kaçınmak için ipuçları</strong></p>
<p>Peki kaşıntılı ısırıklardan kaçınmanın en iyi yolları ne? Day, bol kot pantolon ve uzun kollu tişört gibi koruyucu giysiler öneriyor. “Sporcular veya balıkçılar için yapılmış hafif, nefes alan kumaşların birçoğu sizi böceklerden koruyacak kadar sıkı bir şekilde dokunuyor” diyor.</p>
<p>Giysilerin vücudunuzun gizleyemediği kısımları içinse %15 DEET değerine sahip bir sivrisinek ilacı etkili olabilir. Yalnız, doğru ve güvenli uygulama için talimatları uyguladığınızdan emin olmanız gerekiyor. Day, “Teneffüs etmekten kaçınmak için ellerinize püskürtün ve ardından cildinize sürün” diyor. “Bu sizi yaklaşık 90 dakika koruyacaktır.”</p>
<p>Ayrıca, sivrisineklerin genellikle rüzgârın azalma eğiliminde olduğunda, nem yükseldiğinde ve genellikle şafak ile alacakaranlıkta beslendiğini hatırlatıyor. Bu zaman aralığında içeride kalabilirseniz, ısırıklardan kaçınabilirsiniz. Day, iyi bir vantilatörün de sivrileri uzak tutmak için harika bir iş çıkardığını söylüyor ve ekliyor, “Sivrisinekler saatte 1,60 kilometreden daha hızlı bir esintiyle uçamaz”.</p>
<p><strong>Batuhan Sarıcan / <a href="mailto:batusarican@gmail.com">batusarican@gmail.com</a></strong></p>
<p><strong>Kaynaklar: </strong></p>
<p><strong><a href="https://time.com/3311624/why-mosquitoes-bite/">https://time.com/3311624/why-mosquitoes-bite/</a></strong></p>
<p><strong><a href="https://www.livescience.com/45404-mosquito-bites.html">https://www.livescience.com/45404-mosquito-bites.html</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/sivrisinekler-nicin-baskasini-degil-de-sizi-seviyor">Sivrisinekler niçin başkasını değil de sizi seviyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14594</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Almanya enerji üretim ve tüketimindeki büyük sorunlar ve çözüm çabaları</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/almanya-enerji-uretim-ve-tuketimindeki-buyuk-sorunlar-ve-cozum-cabalari</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jan 2019 15:36:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik ve Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[almanya]]></category>
		<category><![CDATA[barajü]]></category>
		<category><![CDATA[çelik]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[çevrecilik]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[doğal gaz]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[endüstri]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[güneş enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[karbondioksit]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kömür]]></category>
		<category><![CDATA[linyit]]></category>
		<category><![CDATA[petrol]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgar enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[taşkömürü]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir enerjiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12790</guid>

					<description><![CDATA[<p>Daha  önceki yazılarımızda, nükleer enerjiyi 2023 yılında tümüyle bırakarak, Yenilenebilir Enerjilere (YE) ağırlık veren Almanya’daki elektrik üretimiyle ilgili gelişmeleri ele almıştık /1,2,3/. Bugünkü yazımıza birincil (primer) enerji üretim ve tüketimini de katarak, Almanya’daki büyük enerji sorunlarını ve çözüm çabalarını, bugünün yeni verileriyle özetlemeye çalışacağız. Umarız bunlar, Türkiye’de bu konudaki benzer sorunlara ve çabalara ışık tutabilir.  Son yıllarda güneş ve rüzgardan elektrik üretiminde büyük atılım sağlandı, sağlanıyor, özellikle Çin ve Almanya bunlarda başı çekiyor. Ülkemizde de rüzgardan elektrik üretiminde epey artım var, güneşten elektrik üretiminde de artım bekleniyor. Hepimiz bu tükenmeyen kaynaklardan enerji üretiminin daha da artmasını diliyoruz. Çoğumuz, özellikle güneş ve rüzgardan üretilecek enerjilerle yakın bir zamanda olmasa da ileride, kömür, doğal gaz, petrol ve nükleer enerji kaynaklarının  yerini, alacağı inancını taşıyoruz. Daha önceki yazılarımızda bu konulardaki gelişmeleri ve ileriye dönük kestirimleri  ilgili bilimsel araştırmalara dayanarak  Almanya, Türkiye ve dünya için ayrıntılarıyla ve ilgili grafiklerle açıklamıştık. 2040’lı yıllarda dünyada YE’lerle elektrik üretimin toplam üretimin ancak %30 kadarını karşılayabileceğini, kalanının ise  yine, kömür, doğal gaz ve nükleerden sağlanabileceğini belirtmiştik /1/. Bunun nedeninin ise, artan nüfus, konforlu yaşam ve savurganlık sonucu git gide artan enerji gereksinimi olduğunu da belirtmiştik. Aşağıda, bu konudaki gelişmelere yakından bakacağız. Almanya’da birincil enerji üretim ve tüketimi: Kömür, doğalgaz, petrol, nükleer yakıtlar ve YE’ler, birincil enerjiler olarak bilindiği gibi yerine göre, evlerin ısıtılması, endüstrinin, elektrik santrallerinin, taşıt araçlarının çalıştırılması gibi daha bir çok yerde kullanılıyor. Almanya’da tüketilen birincil enerjinin, ancak üçte biri ülkede üretilebiliyor (Toplam üretilen miktar bugün yaklaşık olarak  sadece 4000 Petajoule iken, tüketilen miktar 13500 Petajoule*). Bkz. Şekil 1: Almanya’daki son kömür ocağı da 2018 sonu kapatıldı. Artık kömürlü elektrik santralleri dış alım (ithal) kömürle işletiliyor. Almanya’da 2018’de birincil enerji tüketiminde Yenilenebilir Enerjilerin topam payı Şekil 2’de görüldüğü gibi %14. Bunda en büyük pay biyokütlenin olup %7,4. Biyokütle, sadece odun, gübre, tezek ve diğer bitkisel atıklar gibi bitki yakmak olmayıp, kolza (raps) ve mısır yetiştirilerek bunlardan biyogaz, biyodizel, biyoetanol gibi yakıtlar üretilerek de bunların kullanımını içeriyor. Not: Her ne kadar biyokütlenin doğrudan ya da dolaylı olarak yakılmasıyla havaya CO2  ulaşıyorsa da, ulaşan miktar havadan son yıllarda alınan miktar kadar olduğundan atmosferdeki  CO2 dengesi bozulmuyor. Fosil yakıtlardan örneğin linyitte ise, milyonlarca yıl boyunca havadan alınan CO2’ten bitkide biriken karbon, linyitte yakıldığında, açığa çıkan CO2 bir anda atmosfere aktarılarak denge bozuluyor ve havadaki  bugünkü CO2  derişimi, linyit yakıldıkça artıyor.   Birincil enerjilerin kullanımında, rüzgarın toplam YE’deki payı: %3,2, güneşin ise :%1,5. Su (barajlar) ve çöp enerjilerinin payları ise çok daha az. &#160; &#160; Almanya’da birincil enerjilerin tüketiminde endüstrinin kullanım payı Aşağıdaki çizelgede görüldüğü gibi endüstrinin, birincil enerjilerin kullanımındaki payı yaklaşık olarak Almanya’da üretilen enerji kadar olup (4000 Petajoule*), toplam tüketimin üçte biri kadardır. Endüstri ise YE’lerin sadece %3,2’lik çok az bir bölümünü kullanabiliyor (2017’de saddece 130 Petajoule). İkincil enerji: Elektrik enerjisi üretim ve tüketimi  Almanya’da tüketilen elektrik enerjisinin yaklaşık olarak tümü, ülkede üretilebiliyor. 2018’de üretilen toplam elektrik enerjisi 541 TWh (=1948 Petajoule) olup buna katkıda bulunan birincil enerji kaynakları (Bkz. Şekil 3):  YE: %40,2, Linyit: %24,1, Taşkömürü: %14, Nükleer: %13,3.   Böylelikle Almanya’da 2018’de ilk kez YE’den elektrik üretiminde %40’lık payla rekor kırıldı! Elektrik enerjisi üretiminde güneş enerjisinin YE’e katkısı %8,5, rüzgarın ise %20,2 oldu. Arta kalanı: biyokütle, su (barajlar) ve diğerleri. Endüstride ise Yenilenebilir Enerjiler (YE) sürekli olmadığından ancak %3 kadar kullanılabiliyor. Halbuki endüstri birincil (primer) enerjilerin %30’nu kullanıyor ve bunun gece gündüz sürmesi gerek. Örneğin çelik ve aluminyum endüstrisinde 2500 dereceye varan sıcaklık için kesintisiz enerji gerek. Güneş ve rüzgarın olmadığı saatlerde kömür ve nükleer santrallerin devreye alınması gerekiyor. Buna da şirketler şu nedenlerle karşı çıkıyor: İkide bir gelen &#8220;çalıştır / durdur!&#8221; emirleri makinelerin yıpranmasına neden oluyor ve emre amade beklemek istemiyorlar. &#160; Birincil ve elektrik enerjilerinin üretimi, tüketimi ve dağıtımında sorunlar, çözüm çabaları İklimi daha fazla etkilememek için havaya salınan CO2 miktarını azaltmak amacıyla kömürlü santrallerin en geç 2038 yılına kadar tümüyle kapatılması Almanya ilgili uzlaşma kurulunun yeni önerisi (26.01.2019). Bu henüz hükümette görüşülüp kabul edilmedi. Tüm kömürlü santraller kapatılırsa elektriğin kWh-fiyatının 0,50 EuroCent kadar artacağı da ileri sürülüyor. Öte yandan kömürlü yeni elektrik santralleri ise son yıllarda yapım halinde /1/.  Bunlar da ileride kapatılırsa, doğalgaz ve biyogazla çalışanların yapılması gerekiyor. 2011’den beri rüzgar ve güneş santralleri için yılda 10 milyar Avro‘yu geçen yatırımlar yapılarak büyük çaba harcandı, harcanıyor. Bunlar daha çok, halkın elektrik faturalarına yansıtılıyor. Özellikle rüzgarı bol kuzey Almanya ve deniz, rüzgar kuleleri parklarıyla doldu. Çok rüzgarlı havalarda üretilen çok fazla elektrik, güney Almanya’ya yüksek gerilim hatları henüz yapılmamış olduğundan iletilemiyor ve kullanılamıyor. Kuzeyden güneye rüzgar kaynaklı elektriğin aktarımı için yeni şebekenin bütçe bulunarak kurulması gerekiyor. Çevre halkı ise yüksek gerilim hatlarının yanı başından geçmesini istemediği gibi rüzgar kulelerinin görünüm ve gürültüsünü de istemiyor. İmza toplanarak, yargı yoluyla bunlar engelleniyor. 2023’te nükleer santraller tümüyle devreden çıkacağından bunların ürettikleri enerjiyi üretmede YE’ler yeterli olamayacağından özellikle endüstinin gerek duyduğu enerji yine fosil yakıtlı santrallerden karşılanabilecek. Almanya ileride olabilecek enerji açığını AB şebekesinden sağlayabilecek ancak bunun da garantisi yok. Çünkü komşu ülkelerin, kendileri için gereken enerjiyi her zaman Almanya’ya vermeyecekleri biliniyor.  Ayrıca AB şebekesindeki elektriğın ise büyük bölümü, Almanya’nın karşı olduğu,  Fransa gibi ülkelerdeki nükleer santrallerden gelecek. Gerek kömür ocaklarının kapatılması gerekse kömürlü santrallerin kapatılmasından ekonomik olarak etkilenen personelin ve çevre halkının ise işyerlerinin kapanması sonucu önümüzdeki  20 yılda 50 milyar Avro’yu geçen ödemeleri de devletin yapması isteniyor. Sonuçlar Almanya’da YE’lerle elektrik üretiminde büyük yatırımlarla sağlanan atılıma ve toplam elektrik üretiminin %40’lık bölümüne ulaşılmasına rağmen birincil enerjilerin tüketiminde rüzgar ve güneş kaynakları %5‘in altında kalırken, diğer YE’lerle birlikte toplam tüketimdeki pay %14 kadar. Endüstride ise YE‘lerin kullanım payı daha da az: %3,2. Bu nedenle bugün ve yakın bir zamanda fosil kaynakların, nükleer enerjiyle birlikte payı %80 dolayında 2023 yılına kadar sürecek, daha sonra 2038 yılına kadar yine  kömür, doğal gaz ve petrol santralleri  enerji tüketiminin büyük bir bölümünü karşılayabilecek. Yukarıda özetlediğimiz çok çeşitli sorunlarla ilgili 2011 den beri uğraşılagelen çözüm çabaları sürüyor ve bunların nasıl çözümleneceğini ancak zaman gösterecek. Özellikle 2023 yılında nükleer santraller tümüyle durdurulunca, durum daha iyi anlaşılabilecek, eksik elektriğin nereden sağlanacağı belirlenecek. Politik ve teknik önlemlerin neler olacağı daha belirgin olarak ortaya çıkacak. İleride biyokütleden sağlanacak enerjinin gerektiği kadar artırılmasında da sorunlar bekleniyor: Kolza (raps) ve mısır tarlaları gitgide büyük alanlar kapladıkça, artan nüfusu besleyebilecek tarım için çok daha az tarla kalacak. Dünyada ise Şekil 4’den görüldüğü gibi 2040 yılında rüzgar ve güneş enerjilerinin, toplam elektrik üretiminin ancak %26 kadarını karşılayabileceği, arta kalanın, su (barajlardan: %17), fosil ve nükleer yakıtlardan (%54) sağlanabileceği kestiriliyor /1,4/. Bunun nedeninin ise, 9 miyara varacak nüfus, konforlu yaşam ve savurganlık sonucu gitgide artan enerji gereksinimi olduğunu önceki yazılarımızda belirtmiştik. Çözümlerin ise, devletlerin doğayı ve iklimi koruyucu politikalarında, nüfus planlanmalarında, halkların bilim ve teknolojiye dayanan temel eğitimlerinde, bizlerin de daha bilinçli, tutumlu ve daha az savurgan yaşamamızda olduğu zamanla daha açık görülecek. Umarız iş işten geçmeden bunlar gerçekleşebilir ve hep birlikte enerji sorununa çözümler getirilebilir. Yüksel Atakan, Dr., Fizik Y. Müh, Almanya / ybatakan3@gmail.com Kaynaklar: https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/surdurulebilirlik/dunya-komur-nukleeri-birakamiyor https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/surdurulebilirlik/nukleer-enerjiden-cikan-almanyada-ruzgar-gunes-enerjilerinden-elektrik-uretiminde-buyuk-atilim-ulkemizdeki-durumla-karsilastirma https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/surdurulebilirlik/gunes-enerjisi-panellerinin-cevreye-verdigi-zararlar-tartisiliyor EIA International Energy Outlook 2017 https://www.iea.org/weo2017/ (Tüm birincil enerjiler için, sadece elektrik üretimi değil) https://climatechangedispatch.com/1600-new-coal-power-plants-being-built-around-the-world/</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/almanya-enerji-uretim-ve-tuketimindeki-buyuk-sorunlar-ve-cozum-cabalari">Almanya enerji üretim ve tüketimindeki büyük sorunlar ve çözüm çabaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Daha  önceki yazılarımızda, nükleer enerjiyi 2023 yılında tümüyle bırakarak, Yenilenebilir Enerjilere (YE) ağırlık veren Almanya’daki elektrik üretimiyle ilgili gelişmeleri ele almıştık /1,2,3/. Bugünkü yazımıza birincil (primer) enerji üretim ve tüketimini de katarak, Almanya’daki büyük enerji sorunlarını ve çözüm çabalarını, bugünün yeni verileriyle özetlemeye çalışacağız. Umarız bunlar, Türkiye’de bu konudaki benzer sorunlara ve çabalara ışık tutabilir.<strong> </strong></p>
<p>Son yıllarda güneş ve rüzgardan elektrik üretiminde büyük atılım sağlandı, sağlanıyor, özellikle Çin ve Almanya bunlarda başı çekiyor. Ülkemizde de rüzgardan elektrik üretiminde epey artım var, güneşten elektrik üretiminde de artım bekleniyor. Hepimiz bu tükenmeyen kaynaklardan enerji üretiminin daha da artmasını diliyoruz.</p>
<p>Çoğumuz, özellikle güneş ve rüzgardan üretilecek enerjilerle yakın bir zamanda olmasa da ileride, kömür, doğal gaz, petrol ve nükleer enerji kaynaklarının  yerini, alacağı inancını taşıyoruz.</p>
<p>Daha önceki yazılarımızda bu konulardaki gelişmeleri ve ileriye dönük kestirimleri  ilgili bilimsel araştırmalara dayanarak  Almanya, Türkiye ve dünya için ayrıntılarıyla ve ilgili grafiklerle açıklamıştık. 2040’lı yıllarda dünyada YE’lerle elektrik üretimin toplam üretimin ancak %30 kadarını karşılayabileceğini, kalanının ise  yine, kömür, doğal gaz ve nükleerden sağlanabileceğini belirtmiştik /1/. Bunun nedeninin ise, artan nüfus, konforlu yaşam ve savurganlık sonucu git gide artan enerji gereksinimi olduğunu da belirtmiştik. Aşağıda, bu konudaki gelişmelere yakından bakacağız.</p>
<p><strong>Almanya’da birincil enerji üretim ve tüketimi</strong>:</p>
<p>Kömür, doğalgaz, petrol, nükleer yakıtlar ve YE’ler, birincil enerjiler olarak bilindiği gibi yerine göre, evlerin ısıtılması, endüstrinin, elektrik santrallerinin, taşıt araçlarının çalıştırılması gibi daha bir çok yerde kullanılıyor. <strong>Almanya’da tüketilen birincil enerjinin, ancak üçte biri ülkede üretilebiliyor</strong> (Toplam üretilen miktar bugün yaklaşık olarak  sadece 4000 Petajoule iken, tüketilen miktar 13500 Petajoule*). Bkz. Şekil 1: Almanya’daki son kömür ocağı da 2018 sonu kapatıldı. Artık kömürlü elektrik santralleri dış alım (ithal) kömürle işletiliyor.</p>
<div id="attachment_12791" style="width: 608px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-12791" class="wp-image-12791 " src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/sekil1.png" alt="" width="598" height="280" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/sekil1.png 883w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/sekil1-300x141.png 300w" sizes="(max-width: 598px) 100vw, 598px" /><p id="caption-attachment-12791" class="wp-caption-text">Şekil 1: Almanya’da üretilen birincil enerjilerde çeşitli kaynakların yıllara göre payları (Siyah: taşkömürü, Kırmızı: linyit. Mavi: petrol, Sarı: doğalgaz, Yeşil: YE ve diğerleri)</p></div>
<p>Almanya’da 2018’de birincil enerji tüketiminde Yenilenebilir Enerjilerin topam payı Şekil 2’de görüldüğü gibi %14. Bunda en büyük pay biyokütlenin olup %7,4. Biyokütle, sadece odun, gübre, tezek ve diğer bitkisel atıklar gibi bitki yakmak olmayıp, kolza (raps) ve mısır yetiştirilerek bunlardan biyogaz, biyodizel, biyoetanol gibi yakıtlar üretilerek de bunların kullanımını içeriyor.</p>
<p><em>Not: Her ne kadar biyokütlenin doğrudan ya da dolaylı olarak yakılmasıyla havaya CO<sub>2  </sub>ulaşıyorsa da, ulaşan miktar havadan son yıllarda alınan miktar kadar olduğundan atmosferdeki  CO<sub>2</sub> dengesi bozulmuyor. Fosil yakıtlardan örneğin linyitte ise, milyonlarca yıl boyunca havadan alınan CO<sub>2</sub>’ten bitkide biriken karbon, linyitte yakıldığında, açığa çıkan CO<sub>2 </sub>bir anda atmosfere aktarılarak denge bozuluyor ve havadaki  bugünkü CO<sub>2</sub>  derişimi, linyit yakıldıkça artıyor. </em><em> </em></p>
<p>Birincil enerjilerin kullanımında, rüzgarın toplam YE’deki payı: %3,2, güneşin ise :%1,5. Su (barajlar) ve çöp enerjilerinin payları ise çok daha az.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_12792" style="width: 797px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-12792" class="wp-image-12792 size-full" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/sekil2.png" alt="" width="787" height="541" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/sekil2.png 787w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/sekil2-300x206.png 300w" sizes="(max-width: 787px) 100vw, 787px" /><p id="caption-attachment-12792" class="wp-caption-text">Şekil 2: Koyu gri: petrol, Açık gri: doğalgaz, Koyu siyah: nükleer, Açık siyah: linyit ve taşkömürü</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Almanya’da birincil enerjilerin tüketiminde endüstrinin kullanım payı</strong></p>
<p>Aşağıdaki çizelgede görüldüğü gibi endüstrinin, birincil enerjilerin kullanımındaki payı yaklaşık olarak Almanya’da üretilen enerji kadar olup (4000 Petajoule*), toplam tüketimin üçte biri kadardır. Endüstri ise YE’lerin sadece %3,2’lik çok az bir bölümünü kullanabiliyor (2017’de saddece 130 Petajoule).</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-12793" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/grafik1-300x211.png" alt="" width="389" height="273" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/grafik1-300x211.png 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/grafik1.png 936w" sizes="auto, (max-width: 389px) 100vw, 389px" /></p>
<p><strong>İkincil enerji: Elektrik enerjisi üretim ve tüketimi</strong><strong> </strong></p>
<p>Almanya’da tüketilen elektrik enerjisinin yaklaşık olarak tümü, ülkede üretilebiliyor. 2018’de üretilen toplam elektrik enerjisi 541 TWh (=1948 Petajoule) olup buna katkıda bulunan birincil enerji kaynakları (Bkz. Şekil 3): <strong> YE: %40,2, Linyit: %24,1, Taşkömürü: %14, Nükleer: %13,3.  </strong></p>
<p><strong>Böylelikle Almanya’da 2018’de ilk kez YE’den elektrik üretiminde %40’lık payla rekor kırıldı! Elektrik enerjisi üretiminde güneş enerjisinin YE’e katkısı %8,5, rüzgarın ise %20,2 oldu</strong>. Arta kalanı: biyokütle, su (barajlar) ve diğerleri. Endüstride ise Yenilenebilir Enerjiler (YE) sürekli olmadığından ancak %3 kadar kullanılabiliyor. Halbuki endüstri birincil (primer) enerjilerin %30’nu kullanıyor ve bunun gece gündüz sürmesi gerek.</p>
<p>Örneğin çelik ve aluminyum endüstrisinde 2500 dereceye varan sıcaklık için kesintisiz enerji gerek. Güneş ve rüzgarın olmadığı saatlerde kömür ve nükleer santrallerin devreye alınması gerekiyor. Buna da şirketler şu nedenlerle karşı çıkıyor: İkide bir gelen &#8220;çalıştır / durdur!&#8221; emirleri makinelerin yıpranmasına neden oluyor ve emre amade beklemek istemiyorlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_12795" style="width: 828px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-12795" class="wp-image-12795 size-full" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/sekil3.png" alt="" width="818" height="550" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/sekil3.png 818w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/sekil3-300x202.png 300w" sizes="auto, (max-width: 818px) 100vw, 818px" /><p id="caption-attachment-12795" class="wp-caption-text">Şekil 3: Almanya’da 2018’de üretilen elektrik enerjisinin kaynaklara göre dağılımı</p></div>
<p><strong>Birincil ve elektrik enerjilerinin üretimi, tüketimi ve dağıtımında sorunlar, çözüm çabaları </strong></p>
<p>İklimi daha fazla etkilememek için havaya salınan CO<strong><sub>2 </sub></strong>miktarını azaltmak amacıyla kömürlü santrallerin en geç 2038 yılına kadar tümüyle kapatılması Almanya ilgili uzlaşma kurulunun yeni önerisi (26.01.2019). Bu henüz hükümette görüşülüp kabul edilmedi. Tüm kömürlü santraller kapatılırsa elektriğin kWh-fiyatının 0,50 EuroCent kadar artacağı da ileri sürülüyor.</p>
<p>Öte yandan kömürlü yeni elektrik santralleri ise son yıllarda yapım halinde /1/.  Bunlar da ileride kapatılırsa, doğalgaz ve biyogazla çalışanların yapılması gerekiyor. 2011’den beri rüzgar ve güneş santralleri için yılda 10 milyar Avro‘yu geçen yatırımlar yapılarak büyük çaba harcandı, harcanıyor. Bunlar daha çok, halkın elektrik faturalarına yansıtılıyor. Özellikle rüzgarı bol kuzey Almanya ve deniz, rüzgar kuleleri parklarıyla doldu. Çok rüzgarlı havalarda üretilen çok fazla elektrik, güney Almanya’ya yüksek gerilim hatları henüz yapılmamış olduğundan iletilemiyor ve kullanılamıyor. Kuzeyden güneye rüzgar kaynaklı elektriğin aktarımı için yeni şebekenin bütçe bulunarak kurulması gerekiyor.</p>
<p>Çevre halkı ise yüksek gerilim hatlarının yanı başından geçmesini istemediği gibi rüzgar kulelerinin görünüm ve gürültüsünü de istemiyor. İmza toplanarak, yargı yoluyla bunlar engelleniyor. 2023’te nükleer santraller tümüyle devreden çıkacağından bunların ürettikleri enerjiyi üretmede YE’ler yeterli olamayacağından özellikle endüstinin gerek duyduğu enerji yine fosil yakıtlı santrallerden karşılanabilecek. Almanya ileride olabilecek enerji açığını AB şebekesinden sağlayabilecek ancak bunun da garantisi yok. Çünkü komşu ülkelerin, kendileri için gereken enerjiyi her zaman Almanya’ya vermeyecekleri biliniyor.  Ayrıca AB şebekesindeki elektriğın ise büyük bölümü, Almanya’nın karşı olduğu,  Fransa gibi ülkelerdeki nükleer santrallerden gelecek.</p>
<p>Gerek kömür ocaklarının kapatılması gerekse kömürlü santrallerin kapatılmasından ekonomik olarak etkilenen personelin ve çevre halkının ise işyerlerinin kapanması sonucu önümüzdeki  20 yılda 50 milyar Avro’yu geçen ödemeleri de devletin yapması isteniyor.</p>
<p><strong>Sonuçlar</strong></p>
<p>Almanya’da YE’lerle elektrik üretiminde büyük yatırımlarla sağlanan atılıma ve toplam elektrik üretiminin %40’lık bölümüne ulaşılmasına rağmen birincil enerjilerin tüketiminde rüzgar ve güneş kaynakları %5‘in altında kalırken, diğer YE’lerle birlikte toplam tüketimdeki pay %14 kadar. Endüstride ise YE‘lerin kullanım payı daha da az: %3,2. Bu nedenle bugün ve yakın bir zamanda fosil kaynakların, nükleer enerjiyle birlikte payı %80 dolayında 2023 yılına kadar sürecek, daha sonra 2038 yılına kadar yine  kömür, doğal gaz ve petrol santralleri  enerji tüketiminin büyük bir bölümünü karşılayabilecek.</p>
<div id="attachment_12796" style="width: 724px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-12796" class="wp-image-12796 size-full" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/sekil4.png" alt="" width="714" height="358" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/sekil4.png 714w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/sekil4-300x150.png 300w" sizes="auto, (max-width: 714px) 100vw, 714px" /><p id="caption-attachment-12796" class="wp-caption-text">Şekil 4: Dünya elektrik üretiminde kaynaklar 2015 ve 2040 (kestirim) (Birim*):  Petajoule (PJ): 10 15 Joule  (1’in sağında 15 adet sıfır, 1 Joule: 1 Wattsaniye’lik enerji) 1 Petajoule=278 GWh=0,278 TWh 1 TWh=3,6 Petajoule.</p></div>
<p>Yukarıda özetlediğimiz çok çeşitli sorunlarla ilgili 2011 den beri uğraşılagelen çözüm çabaları sürüyor ve bunların nasıl çözümleneceğini ancak zaman gösterecek. Özellikle 2023 yılında nükleer santraller tümüyle durdurulunca, durum daha iyi anlaşılabilecek, eksik elektriğin nereden sağlanacağı belirlenecek. Politik ve teknik önlemlerin neler olacağı daha belirgin olarak ortaya çıkacak.</p>
<p>İleride biyokütleden sağlanacak enerjinin gerektiği kadar artırılmasında da sorunlar bekleniyor: Kolza (raps) ve mısır tarlaları gitgide büyük alanlar kapladıkça, artan nüfusu besleyebilecek tarım için çok daha az tarla kalacak.</p>
<p>Dünyada ise Şekil 4’den görüldüğü gibi 2040 yılında rüzgar ve güneş enerjilerinin, toplam elektrik üretiminin ancak %26 kadarını karşılayabileceği, arta kalanın, su (barajlardan: %17), fosil ve nükleer yakıtlardan (%54) sağlanabileceği kestiriliyor /1,4/. Bunun nedeninin ise, 9 miyara varacak nüfus, konforlu yaşam ve savurganlık sonucu gitgide artan enerji gereksinimi olduğunu önceki yazılarımızda belirtmiştik.</p>
<p>Çözümlerin ise, devletlerin doğayı ve iklimi koruyucu politikalarında, nüfus planlanmalarında, halkların bilim ve teknolojiye dayanan temel eğitimlerinde, bizlerin de daha bilinçli, tutumlu ve daha az savurgan yaşamamızda olduğu zamanla daha açık görülecek. Umarız iş işten geçmeden bunlar gerçekleşebilir ve hep birlikte enerji sorununa çözümler getirilebilir.</p>
<p><strong>Yüksel Atakan, Dr., Fizik Y. Müh, Almanya / </strong><strong><a href="mailto:ybatakan3@gmail.com">ybatakan3@gmail.com</a></strong></p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<ol>
<li><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/surdurulebilirlik/dunya-komur-nukleeri-birakamiyor">https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/surdurulebilirlik/dunya-komur-nukleeri-birakamiyor</a></li>
<li><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/surdurulebilirlik/nukleer-enerjiden-cikan-almanyada-ruzgar-gunes-enerjilerinden-elektrik-uretiminde-buyuk-atilim-ulkemizdeki-durumla-karsilastirma">https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/surdurulebilirlik/nukleer-enerjiden-cikan-almanyada-ruzgar-gunes-enerjilerinden-elektrik-uretiminde-buyuk-atilim-ulkemizdeki-durumla-karsilastirma</a></li>
<li><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/surdurulebilirlik/gunes-enerjisi-panellerinin-cevreye-verdigi-zararlar-tartisiliyor">https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/surdurulebilirlik/gunes-enerjisi-panellerinin-cevreye-verdigi-zararlar-tartisiliyor</a></li>
<li>EIA International Energy Outlook 2017</li>
<li><a href="https://www.iea.org/weo2017/">https://www.iea.org/weo2017/</a> (Tüm birincil enerjiler için, sadece elektrik üretimi değil)</li>
<li><a href="https://climatechangedispatch.com/1600-new-coal-power-plants-being-built-around-the-world/">https://climatechangedispatch.com/1600-new-coal-power-plants-being-built-around-the-world/</a></li>
</ol>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/almanya-enerji-uretim-ve-tuketimindeki-buyuk-sorunlar-ve-cozum-cabalari">Almanya enerji üretim ve tüketimindeki büyük sorunlar ve çözüm çabaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12790</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
