<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>malzeme bilimi arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/malzeme-bilimi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/malzeme-bilimi</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 24 Jan 2020 11:54:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>200. sayımız, yol göstericilerimiz, sırtımızı dayadıklarımız, sizler… Ve sürpriz bir sayı…</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/200-sayimiz-yol-gostericilerimiz-sirtimizi-dayadiklarimiz-sizler-ve-surpriz-bir-sayi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jan 2020 14:00:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[arkeolog]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[çevrecilik]]></category>
		<category><![CDATA[cıvık mantar]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[malzeme bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[nobel ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[uykusuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[wikipedia]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=16656</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ve 200. sayımızla karşınızdayız. İşin açıkçası biz de şaşırdık. 1 Nisan 2016 yılında ilk sayımızı hazırlarken yaşadığımız heyecanı, hatta dışa vurmadığımız kaygıyı anımsadık: Herkese Bilim Teknoloji adını verdiğimiz dergimiz umduğumuz ilgiyi görecek ve okurlar bu derginin ekonomik olarak ayakları üzerinde kalmasını sağlayacak mı? Türkiye’nin çağdaşlaşma, refah içinde kalkınma, aydınlanma yolunun bilim ve teknolojiden geçtiğini düşünerek, dünyada ve ülkemizde bu alanlardaki gelişmeleri herkesin anlayabileceği bir dilde aktaracağız, ülkemizde bilim ve teknoloji güçlerinin gelişmesine destek sağlayacağız diye yola çıkmıştık. Arkamızda da 30 yıllık Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji deneyimimiz, birikimimiz vardı. Bir de baktık ki göz açıp kapayıncaya kadar 200 haftayı geride bırakmışız. Siz okurlarımızdan gelen katkılarla kocaman bir aile olmuşuz&#8230; Yeterli mi? Hayır tabii ki&#8230; 80 milyonluk Türkiye’de daha içine girmek istediğimiz çok ev, çok kurum, çok okul var. Çünkü yaptığımız yayıncılığa inanıyoruz. Ekibimiz büyük bir özveri ile çalışıyor: Reyhan Oksay, Tüles Hasdemir, Batuhan Sarıcan, Murat Altaş, Meral Doğan, Mercan Bursalı, Nilgün Özbaşaran Dede, Rita Urgan, Sevda Deniz Karali HBT’nin küçük ofisinde&#8230; Yazarlarımız var, başta dev çınarımız Doğan Kuban; Müfit Akyos, Ali Akurgal, Tanol Türkoğlu, Mustafa Çetiner, Erdal Musoğlu, Ahmet Yavuz, Tevfik Uyar, Cem Say, karikatürleriye dergimize farklı bir renk katan Tayfun Akgül&#8230; Sıklıkla katkı veren dostlarımız var: Tınaz Titiz, Erhan Karaesmen, Oktay Kaynak, Bilgehan Gürlek, Haluk Ertan, Coşkun Özdemir ve diğerleri&#8230; Kaybettiğimiz var, diğer bir dev çınar Bozkurt Güvenç.. Ve daha önceki dergiden ve ruhu bizimle berber olan Aykut Göker&#8230; Büyüyerek ve çoğalarak geleceğe doğru Türkiye için, bilim için, güzellik için yürümeyi sürdüreceğiz.. El ele ve hep beraber! İçeriğe katkıda bulunanlar kadar, okurlarımızın da bugünlere ulaşmamızda ana kaynak olduğunu hiç bir zaman unutmadık&#8230; Hele bu dergiye yazılarıyla düzenli destek veren üniversitelerimize gönül borcumuz çok büyük.. Hepsi sağ olsunlar, hep beraber daha güzel bir ülke için çalıştığımızın farkındayız.. Bu yıla yön verecek bilimsel gelişmeler Henüz yeni adım attığımız 2020 yılında sağlıktan uzaya, fizikten mikrobiyolojiye kadar bilimin her dalından birçok olay, proje ve bulgu geleceğe yön verecek. Biz de bu yıla damga vurması beklenen bilimsel gelişme ve çalışmalardan bir demeti sizlerin gündemine getirelim dedik. 2020 yılının bir özelliği de tarihsel süreç içinde önemli keşiflerin, başarıların ama bir yandan da felaketlerin yıl dönümlerine denk gelmesi. Florence Nightingale’in 100. yaşı, Bacon’ın 800., Rosalind Franklin’in 100. doğum günleri&#8230; Elektromanyetizmanın keşfinin, X-ray ışınlarının, nöronun keşfinin de yıldönümleri&#8230; Bu yıldönümlerini, yıl içine yayarak daha geniş hacimde sizlerle paylaşacağız. Şimdi başka neleri sunuyoruz sizlere kısaca bir göz atalım. Kadın, dul ve bekârlarda, eğitim seviyesi düşüklerde, ekonomik durumu kötü olanlarda ruhsal rahatsızlıkların daha çok olduğuna ilişkin raporu değerlendirmeyi sürdürüyor Bahçeşehir Üniversitesi’nden Fırat Kara bu haftaki yazısında da. Para yerine kakao çekirdeği Bilim ve beslenme sayfamızda çok severek ve sıkça tükettiğimiz çok uzaklardan gelen bir ürün var: Kakao. Mayalar ve Aztekler için kakao çekirdeği o kadar değerliydi ki bir dönem alışverişlerinde para yerine kakao kullanmışlardı. Önce içecek olarak başlayan kakaonun yolculuğu kakao yağının bulunması ile bize çikolatanın yolunu açtı. Faydaları, yan etkileri ve ilginç yönleri ile kakao sayfalarımızda&#8230; Bilgehan Gürlek “Döngüsel ekonomi ve yeşil büyüme ne kadar mümkün” diye soruyor, ekolojik ve kapitalist krizin kapıya dayandığı günümüzde&#8230; Ünlü arkeolog Halet Çambel’in aramızdan ayrılışının 6. yılında İstanbul Üniversitesi tarih Öncesi Arkeoloji Bilim Dalı hocalarının ardından bir buluşma konferansı düzenlediler ve Prof. Çambel’in topluma yetirince anlatılmayan yönlerini tartıştılar. Gülçin Gülan izledi ve yazdı. Coşkun Özdemir de anılarını yazdı. 200 milyon yıldır var olan bir balık türünün soyu tükendi. Psephurus gladius dinozorları ortadan kaldıran kitlesel yok oluş da dahil birçok zorlu koşulda varlığını devam ettirmişti. Murat Altaş’ın Hayvanlar Dünyası sayfasında&#8230; Nobelli bilimcilerle görüşme Kültür Üniversitesi Beslenme ve Diyabetik Bölümü’nden Pelin Cin depresyonun alternatif tedavilerinden biri olan Optimal Beslenme üzerine yazdı. İlginç bir yazı da lityum piller üzerine. Kullanım alanı giderek artıyor; hatta taşımacılığın geleceği lityum piller olacak deniyor. Öte yandan bir tartışmada süre gidiyor. Bu hafif metal gerçekten temiz bir alternatif mi, yoksa çevre için yeni bir tehdit mi? Biliyorsunuz, bu yıl Nobel Tıp Ödülü bedenin oksijene tepkisini araştıran ve mekanizmasını çözen 3 bilim insanına verildi. Kültür Koleji öğrencileri bir gelenek haline getirdikleri Nobel Ödül törenini izlemeyi bu yıl da sürdürdüler ve Tıp Nobel Ödülü’nü kazanan üç bilim insanından Prof. Dr. Peter Ratcliffe ile söyleşi yaptılar. Ratcliffe gençlere şöyle diyor: “Bilim dünyasındaki moda eğilimlere kapılmayın, farklı bir şey yapın ve bu işe odaklanın..” Lityum iyon bataryayı keşfeden Nobel Kimya Ödülü’nü kazanan Akira Yoshino ise “İcadımın bu kadar yaygın kullanılacağını hayal bile edemezdim” diyor. Buyurun sayfalarımıza! 21. Yüzyılın Cehaleti Doğan Kuban Hocamız ‘21.Yüzyılın Cehaleti’ni yazdı. Çağımızın en önemli sorunu olarak, Hocamız “bilimsel okumamışlık”tır diyor. Mükemmel bir yazı topluma, bize ve dünyaya ışık tutuyor. Mustafa Çetiner, acı yemek iyidir derken, Ali Akurgal Kanal İstanbul üzerine değişik bir yazı kaleme aldı. Tanol Türkoğlu ülkemizde yıllar sonra yeniden açılan Wikipedia’yı konu aldı. Siz de oraya nasıl katkıda bulunursunuz? Üçüncü sayfamızda yeni bir buluş var: Çimentonun yerini alacak “canlı” beton! Sürekli köşemizde ise hijyen alışkanlıklarımızı değiştirmeye çağıran yazı var. Ve daha pek çok yazı haber fotoğraf grafik. Hafta boyunca size eşlik edecek. Bilimde kalın, sevgiyle kalın, HBT’yi daha yukarılara yükseltelim. &#160;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/200-sayimiz-yol-gostericilerimiz-sirtimizi-dayadiklarimiz-sizler-ve-surpriz-bir-sayi">200. sayımız, yol göstericilerimiz, sırtımızı dayadıklarımız, sizler… Ve sürpriz bir sayı…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-16651" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/200-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/200-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/200-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/200.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Ve 200. sayımızla karşınızdayız. İşin açıkçası biz de şaşırdık. 1 Nisan 2016 yılında ilk sayımızı hazırlarken yaşadığımız heyecanı, hatta dışa vurmadığımız kaygıyı anımsadık: <em>Herkese Bilim Teknoloji</em> adını verdiğimiz dergimiz umduğumuz ilgiyi görecek ve okurlar bu derginin ekonomik olarak ayakları üzerinde kalmasını sağlayacak mı?</p>
<p>Türkiye’nin çağdaşlaşma, refah içinde kalkınma, aydınlanma yolunun bilim ve teknolojiden geçtiğini düşünerek, dünyada ve ülkemizde bu alanlardaki gelişmeleri herkesin anlayabileceği bir dilde aktaracağız, ülkemizde bilim ve teknoloji güçlerinin gelişmesine destek sağlayacağız diye yola çıkmıştık. Arkamızda da 30 yıllık Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji deneyimimiz, birikimimiz vardı.</p>
<p>Bir de baktık ki göz açıp kapayıncaya kadar 200 haftayı geride bırakmışız. Siz okurlarımızdan gelen katkılarla kocaman bir aile olmuşuz&#8230; Yeterli mi? Hayır tabii ki&#8230; 80 milyonluk Türkiye’de daha içine girmek istediğimiz çok ev, çok kurum, çok okul var. Çünkü yaptığımız yayıncılığa inanıyoruz.</p>
<p>Ekibimiz büyük bir özveri ile çalışıyor: Reyhan Oksay, Tüles Hasdemir, Batuhan Sarıcan, Murat Altaş, Meral Doğan, Mercan Bursalı, Nilgün Özbaşaran Dede, Rita Urgan, Sevda Deniz Karali HBT’nin küçük ofisinde&#8230; Yazarlarımız var, başta dev çınarımız Doğan Kuban; Müfit Akyos, Ali Akurgal, Tanol Türkoğlu, Mustafa Çetiner, Erdal Musoğlu, Ahmet Yavuz, Tevfik Uyar, Cem Say, karikatürleriye dergimize farklı bir renk katan Tayfun Akgül&#8230; Sıklıkla katkı veren dostlarımız var: Tınaz Titiz, Erhan Karaesmen, Oktay Kaynak, Bilgehan Gürlek, Haluk Ertan, Coşkun Özdemir ve diğerleri&#8230; Kaybettiğimiz var, diğer bir dev çınar Bozkurt Güvenç.. Ve daha önceki dergiden ve ruhu bizimle berber olan Aykut Göker&#8230;</p>
<p>Büyüyerek ve çoğalarak geleceğe doğru Türkiye için, bilim için, güzellik için yürümeyi sürdüreceğiz.. El ele ve hep beraber!</p>
<p>İçeriğe katkıda bulunanlar kadar, okurlarımızın da bugünlere ulaşmamızda ana kaynak olduğunu hiç bir zaman unutmadık&#8230;</p>
<p>Hele bu dergiye yazılarıyla düzenli destek veren üniversitelerimize gönül borcumuz çok büyük.. Hepsi sağ olsunlar, hep beraber daha güzel bir ülke için çalıştığımızın farkındayız..</p>
<p><strong>Bu yıla yön verecek bilimsel gelişmeler</strong></p>
<p>Henüz yeni adım attığımız 2020 yılında sağlıktan uzaya, fizikten mikrobiyolojiye kadar bilimin her dalından birçok olay, proje ve bulgu geleceğe yön verecek. Biz de bu yıla damga vurması beklenen bilimsel gelişme ve çalışmalardan bir demeti sizlerin gündemine getirelim dedik.</p>
<p>2020 yılının bir özelliği de tarihsel süreç içinde önemli keşiflerin, başarıların ama bir yandan da felaketlerin yıl dönümlerine denk gelmesi. Florence Nightingale’in 100. yaşı, Bacon’ın 800., Rosalind Franklin’in 100. doğum günleri&#8230; Elektromanyetizmanın keşfinin, X-ray ışınlarının, nöronun keşfinin de yıldönümleri&#8230; Bu yıldönümlerini, yıl içine yayarak daha geniş hacimde sizlerle paylaşacağız. Şimdi başka neleri sunuyoruz sizlere kısaca bir göz atalım.</p>
<p>Kadın, dul ve bekârlarda, eğitim seviyesi düşüklerde, ekonomik durumu kötü olanlarda ruhsal rahatsızlıkların daha çok olduğuna ilişkin raporu değerlendirmeyi sürdürüyor Bahçeşehir Üniversitesi’nden <strong>Fırat Kara</strong> bu haftaki yazısında da.</p>
<p><strong>Para yerine kakao çekirdeği</strong></p>
<p>Bilim ve beslenme sayfamızda çok severek ve sıkça tükettiğimiz çok uzaklardan gelen bir ürün var: Kakao. Mayalar ve Aztekler için kakao çekirdeği o kadar değerliydi ki bir dönem alışverişlerinde para yerine kakao kullanmışlardı. Önce içecek olarak başlayan kakaonun yolculuğu kakao yağının bulunması ile bize çikolatanın yolunu açtı. Faydaları, yan etkileri ve ilginç yönleri ile kakao sayfalarımızda&#8230;</p>
<p><strong>Bilgehan Gürlek </strong>“Döngüsel ekonomi ve yeşil büyüme ne kadar mümkün” diye soruyor, ekolojik ve kapitalist krizin kapıya dayandığı günümüzde&#8230;</p>
<p>Ünlü arkeolog <strong>Halet Çambel</strong>’in aramızdan ayrılışının 6. yılında İstanbul Üniversitesi tarih Öncesi Arkeoloji Bilim Dalı hocalarının ardından bir buluşma konferansı düzenlediler ve Prof. Çambel’in topluma yetirince anlatılmayan yönlerini tartıştılar. <strong>Gülçin Gülan</strong> izledi ve yazdı. <strong>Coşkun Özdemir</strong> de anılarını yazdı.</p>
<p>200 milyon yıldır var olan bir balık türünün soyu tükendi. <em>Psephurus gladius </em>dinozorları ortadan kaldıran kitlesel yok oluş da dahil birçok zorlu koşulda varlığını devam ettirmişti. <strong>Murat Altaş</strong>’ın Hayvanlar Dünyası sayfasında&#8230;</p>
<p><strong>Nobelli bilimcilerle görüşme</strong></p>
<p>Kültür Üniversitesi Beslenme ve Diyabetik Bölümü’nden <strong>Pelin Cin</strong> depresyonun alternatif tedavilerinden biri olan Optimal Beslenme üzerine yazdı.</p>
<p>İlginç bir yazı da lityum piller üzerine. Kullanım alanı giderek artıyor; hatta taşımacılığın geleceği lityum piller olacak deniyor. Öte yandan bir tartışmada süre gidiyor. Bu hafif metal gerçekten temiz bir alternatif mi, yoksa çevre için yeni bir tehdit mi?</p>
<p>Biliyorsunuz, bu yıl Nobel Tıp Ödülü bedenin oksijene tepkisini araştıran ve mekanizmasını çözen 3 bilim insanına verildi. <strong>Kültür Koleji öğrencileri</strong> bir gelenek haline getirdikleri Nobel Ödül törenini izlemeyi bu yıl da sürdürdüler ve Tıp Nobel Ödülü’nü kazanan üç bilim insanından Prof. Dr. <strong>Peter</strong> <strong>Ratcliffe</strong> ile söyleşi yaptılar. Ratcliffe gençlere şöyle diyor: “Bilim dünyasındaki moda eğilimlere kapılmayın, farklı bir şey yapın ve bu işe odaklanın..” Lityum iyon bataryayı keşfeden Nobel Kimya Ödülü’nü kazanan <strong>Akira Yoshino</strong> ise “İcadımın bu kadar yaygın kullanılacağını hayal bile edemezdim” diyor. Buyurun sayfalarımıza!</p>
<p><strong>21. Yüzyılın Cehaleti</strong></p>
<p>Doğan Kuban Hocamız ‘21.Yüzyılın Cehaleti’ni yazdı. Çağımızın en önemli sorunu olarak, Hocamız “bilimsel okumamışlık”tır diyor. Mükemmel bir yazı topluma, bize ve dünyaya ışık tutuyor.</p>
<p><strong>Mustafa Çetiner</strong>, acı yemek iyidir derken, <strong>Ali Akurgal</strong> Kanal İstanbul üzerine değişik bir yazı kaleme aldı. <strong>Tanol Türkoğlu</strong> ülkemizde yıllar sonra yeniden açılan Wikipedia’yı konu aldı. Siz de oraya nasıl katkıda bulunursunuz? Üçüncü sayfamızda yeni bir buluş var: Çimentonun yerini alacak “canlı” beton! Sürekli köşemizde ise hijyen alışkanlıklarımızı değiştirmeye çağıran yazı var. Ve daha pek çok yazı haber fotoğraf grafik. Hafta boyunca size eşlik edecek.</p>
<p>Bilimde kalın, sevgiyle kalın, HBT’yi daha yukarılara yükseltelim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/200-sayimiz-yol-gostericilerimiz-sirtimizi-dayadiklarimiz-sizler-ve-surpriz-bir-sayi">200. sayımız, yol göstericilerimiz, sırtımızı dayadıklarımız, sizler… Ve sürpriz bir sayı…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16656</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HBT Dergi 200. Sayı – 24 Ocak 2020</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-200-sayi-24-ocak-2020</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jan 2020 12:52:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergi Sayıları]]></category>
		<category><![CDATA[arkeolog]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[çevrecilik]]></category>
		<category><![CDATA[cıvık mantar]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[malzeme bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[nobel ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[uykusuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[wikipedia]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=16653</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bizi bekleyen sürprizler: Büyük bilimsel atılım yılındayız Döngüsel Ekonomi ve Yeşil Büyüme ne kadar mümkün? &#8211; Bilgehan Gürlek Ormanların yok olması, insan türünün de sonu demek! Türk öğrenciler sordu Nobelli bilimciler yanıtladı 21. yüzyılın cehaleti &#8211; Doğan Kuban Wikipedia bitleri &#8211; Tanol Türkoğlu Kanal &#8211; Ali Akurgal HALET ÇAMBEL, büyük arkeoloğumuzun ardından &#8211; Coşkun Özdemir Kültürel mirası korumada bir öncü: Halet Çambel &#8211; Gülçin Gülan Çimentonun yerini alabilecek “canlı” beton Çin’de yayılan akciğer hastalığından yeni bir virüs sorumlu 100 milyon yıllık cıvık mantar bulundu Zaman kapsülünde 7 milyar yıllık yıldız tozu Beden sıcaklığımız 150 yıldan beri düşüyor Uykusuzluk kan testiyle tespit edilebilecek Acı yemek iyidir! &#8211; Mustafa Çetiner Maya ve Azteklerden bize kalan en değerli miras: Kakao Alışkanlıklarda küçük değişiklikler büyük yararlar &#8211; 1: Hijyen ile ilgili alışkanlıklarımıza ufak dokunuşlar Kadınlarda, dul ve bekarlarda, eğitim seviyesi düşüklerde ve ekonomik durumu kötü olanlarda ruhsal rahatsızlık daha çok &#8211; Fırat Kara Depresyonun alternatif tedavisi: Optimal beslenme &#8211; Pelin Cin Çevresel sürdürülebilirlik finansmanı için ilk Türk uluslararası tahvil ihracı &#8211; Neslihan Turguttopbaş 200 milyon yıldır var olan balığın soyu tükendi Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-200-sayi-24-ocak-2020">HBT Dergi 200. Sayı – 24 Ocak 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-16651" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/200-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/200-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/200-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/200.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Bizi bekleyen sürprizler: Büyük bilimsel atılım yılındayız<br />
Döngüsel Ekonomi ve Yeşil Büyüme ne kadar mümkün? &#8211; Bilgehan Gürlek<br />
Ormanların yok olması, insan türünün de sonu demek!<br />
Türk öğrenciler sordu Nobelli bilimciler yanıtladı<br />
21. yüzyılın cehaleti &#8211; Doğan Kuban<br />
Wikipedia bitleri &#8211; Tanol Türkoğlu<br />
Kanal &#8211; Ali Akurgal<br />
HALET ÇAMBEL, büyük arkeoloğumuzun ardından &#8211; Coşkun Özdemir<br />
Kültürel mirası korumada bir öncü: Halet Çambel &#8211; Gülçin Gülan<br />
Çimentonun yerini alabilecek “canlı” beton<br />
Çin’de yayılan akciğer hastalığından yeni bir virüs sorumlu<br />
100 milyon yıllık cıvık mantar bulundu<br />
Zaman kapsülünde 7 milyar yıllık yıldız tozu<br />
Beden sıcaklığımız 150 yıldan beri düşüyor<br />
Uykusuzluk kan testiyle tespit edilebilecek<br />
Acı yemek iyidir! &#8211; Mustafa Çetiner<br />
Maya ve Azteklerden bize kalan en değerli miras: Kakao<br />
Alışkanlıklarda küçük değişiklikler büyük yararlar &#8211; 1: Hijyen ile ilgili alışkanlıklarımıza ufak dokunuşlar<br />
Kadınlarda, dul ve bekarlarda, eğitim seviyesi düşüklerde ve ekonomik durumu kötü olanlarda ruhsal rahatsızlık daha çok &#8211; Fırat Kara<br />
Depresyonun alternatif tedavisi: Optimal beslenme &#8211; Pelin Cin<br />
Çevresel sürdürülebilirlik finansmanı için ilk Türk uluslararası tahvil ihracı &#8211; Neslihan Turguttopbaş<br />
200 milyon yıldır var olan balığın soyu tükendi</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/1-abonelik">Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-200-sayi-24-ocak-2020">HBT Dergi 200. Sayı – 24 Ocak 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16653</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Patatesten tuğla, mantardan ev</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/edip-emil-oymen/patatesten-tugla-mantardan-ev</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Edip Emil Öymen]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Nov 2018 07:13:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edip Emil Öymen]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[canlı]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[gastronomi]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[malzeme bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[mantar]]></category>
		<category><![CDATA[patates]]></category>
		<category><![CDATA[plastik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12128</guid>

					<description><![CDATA[<p>Malzeme biliminin yeni elemanları, aslında çok eski: Pirinç. Muz. Hindistan cevizi. Patates. Mantar. Ananas. Yer fıstığı&#8230; Bu manav listesi, bundan böyle, döngüsel ekonomi projelerinde daha sık yer alacak yeni malzemelerimiz. Temel amaç, üretim için kullanılan malzemenin dönüp dolaşıp yeniden kullanılmasını (geri dönüşümünü) sağlayacak yöntem geliştirmek. Bunu sağlamanın en garantili yolu ise, doğaya geri dönebilecek malzeme kullanmak. Elbette her türlü üretim için ille bu tür malzeme bulmak mümkün değil. Ama olabildiği kadarla bile, sınırlı doğal kaynaklarımızı daha idareli kullanmayı (nihayet) akıl etmeye lütfen başladığımız şu dönemde bilinçli davranmamız hayrımıza olacak. Döngüsel ekonomiye bir de “biyo” eklenince, tarım, gıda üretimi, çevre koruma vurgulanmış oluyor. AB’den strateji ve eylem planı AB Komisyonu, bu konuda 2012’de çizdiği yol haritasını güncelledi, 2019 ve sonrasına yönelik bir strateji önerdi: Sürdürülebilir bir Avrupa İçin Yeni Biyoekonomi Stratejisi (A new bioeconomy strategy for a sustainable Europe). Burada anafikir, ekonominin, toplum ve çevre ile bir bütün olarak değerlendirilmesi. Bu pakete doğanın bütün ekosistemi (insan, hayvan, bitki, canlı ne varsa) giriyor. Böyle bir amaca AB uymaya çalışabilir, ama dünyanın geri kalanı da uymaya çalışır mı? Her halde küresel bir biyoekonomi uygulaması mümkün olamasa bile, çeşitli ülkelerde girişimciler, bu konudaki projeleriyle dikkat çekiyor. Bunlardan birkaç tanesine örnekler sırada: Patates: İzolasyon malzemesi Yüzyılların sağlam, istikarlı, ekonomik gıdası patates, gastronominin yanı sıra bir de endüstriyel ürün sıfatı kazanıyor artık. Patatesin kabuğu atılıp giderken, yenilikçi projeler sayesinde atık değil, “yeni” malzeme tanımı yolunda. Dünya çapında haber olan İsveçli Pontus Norquist patatesten, çevrede atık olarak kalmayıp yok olacak yenilikçi bir tür plastik üretmeyi başardı. İngiliz girişimciler Rob Nicol ve Rowan Minkley, patatesten çips üretirken geride kalan kabukları, kimyasal işlemsiz, doğal katkılarla izolasyon malzemesi heline getiriyor. Kabukları çürümeye bırakarak, sonra buna kahve telvesi, talaş, şeker, lif, kuru çim, çavdar vb ekleyerek bir bulamaç yapıyorlar. Suyunu sıkıp, fırına verdiklerinde, suntamsı sertlikte bir malzeme kalıyor geriye. Ateşte alev almıyor. Kararıyor, tütüyor ama yanmıyor. Suya dayanıklı. Mantar lifi: Doğal çimento Mantarın yer altında kalan miselyum (mycelium) denilen kökleri, bunca yüzyıllardan sonra anlaşıldı ki (şöyle bir 10 yıl kadar önce) meğerse sanki çimento gibi her kalıba giren, üstelik organik bir inşaat malzemesi olabilirmiş. Bütün yapılacak şey, bu miselyumu organik atıklarla “besleyerek” hacminin artmasını (şişmanlamasını) sağlamakmış. Yonca, ceviz kabukları, küspe, posa, talaş, hatta plastik bile miselyuma gıda olup, ortaya sağlam bir kompozit malzeme çıkıyor. Ateşe maruz kalsa bile alev almıyor, suya dayanıklı. Mucize gibi. Arzu edilen şekli aldıktan sonra gıdası kesilip, malzeme fırınlanınca gerisi kolay. Boyama, perdahlama, cila&#8230; Londra’da Biohm isimli bir startup kuran Mısır asıllı 27 yaşındaki Ehab Sayed şu sıralarda bu teknolojinin medyatik yıldızlarından. Ananas: Yapay deri gibi Filipinli girişimci Carmen Hijosa, ananas yapraklarını oluşturan lifleri işleyerek, deri dokusunu andıran, ama çok daha kolay dikilebilen organik bir malzeme üretmesiyle ünlendi. Adını Pinatex koydu. Liflerin ayrıştırılması sırasında yan ürün olarak ortaya çıkan biyokütle, çiftçiler için gübre oluyor. Bu yapay derimsi malzemenin metre başına fiyatı İngiltere’de 18 Sterlin (20 Euro). Kaliteli deriye göre yarı yarıya daha ucuz. İşin ilginç yanı, bu teknik evvelki yüzyılda da biliniyormuş. Londra’da Victoria ve Albert Müzesi’nde halen süren “Doğadan Esinlenen Moda” (Fashioned from Nature) sergisinde, 1828’de ananas lifleriyle bezenmiş ipek bir gelinlik de sergileniyor. Liflerin nereden nasıl getirildiği, kim tarafından dikildiği belli değil. (Diğer biyoekonomik malzemeler başka bir yazıya kalıyor&#8230;) Edip Emil Öymen *Bu yazı 23.11.2018 tarihli Dünya gazetesinde yayınlandı.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/edip-emil-oymen/patatesten-tugla-mantardan-ev">Patatesten tuğla, mantardan ev</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Malzeme biliminin yeni elemanları, aslında çok eski: Pirinç. Muz. Hindistan cevizi. Patates. Mantar. Ananas. Yer fıstığı&#8230; Bu manav listesi, bundan böyle, döngüsel ekonomi projelerinde daha sık yer alacak yeni malzemelerimiz. Temel amaç, üretim için kullanılan malzemenin dönüp dolaşıp yeniden kullanılmasını (geri dönüşümünü) sağlayacak yöntem geliştirmek. Bunu sağlamanın en garantili yolu ise, doğaya geri dönebilecek malzeme kullanmak. Elbette her türlü üretim için ille bu tür malzeme bulmak mümkün değil. Ama olabildiği kadarla bile, sınırlı doğal kaynaklarımızı daha idareli kullanmayı (nihayet) akıl etmeye lütfen başladığımız şu dönemde bilinçli davranmamız hayrımıza olacak. Döngüsel ekonomiye bir de “biyo” eklenince, tarım, gıda üretimi, çevre koruma vurgulanmış oluyor.</p>
<p><strong>AB’den strateji ve eylem planı</strong></p>
<p>AB Komisyonu, bu konuda 2012’de çizdiği yol haritasını güncelledi, 2019 ve sonrasına yönelik bir strateji önerdi: Sürdürülebilir bir Avrupa İçin Yeni Biyoekonomi Stratejisi (A new bioeconomy strategy for a sustainable Europe). Burada anafikir, ekonominin, toplum ve çevre ile bir bütün olarak değerlendirilmesi. Bu pakete doğanın bütün ekosistemi (insan, hayvan, bitki, canlı ne varsa) giriyor. Böyle bir amaca AB uymaya çalışabilir, ama dünyanın geri kalanı da uymaya çalışır mı? Her halde küresel bir biyoekonomi uygulaması mümkün olamasa bile, çeşitli ülkelerde girişimciler, bu konudaki projeleriyle dikkat çekiyor. Bunlardan birkaç tanesine örnekler sırada:</p>
<p><strong>Patates: İzolasyon malzemesi</strong></p>
<p>Yüzyılların sağlam, istikarlı, ekonomik gıdası patates, gastronominin yanı sıra bir de endüstriyel ürün sıfatı kazanıyor artık. Patatesin kabuğu atılıp giderken, yenilikçi projeler sayesinde atık değil, “yeni” malzeme tanımı yolunda. Dünya çapında haber olan İsveçli Pontus Norquist patatesten, çevrede atık olarak kalmayıp yok olacak yenilikçi bir tür plastik üretmeyi başardı. İngiliz girişimciler Rob Nicol ve Rowan Minkley, patatesten çips üretirken geride kalan kabukları, kimyasal işlemsiz, doğal katkılarla izolasyon malzemesi heline getiriyor. Kabukları çürümeye bırakarak, sonra buna kahve telvesi, talaş, şeker, lif, kuru çim, çavdar vb ekleyerek bir bulamaç yapıyorlar. Suyunu sıkıp, fırına verdiklerinde, suntamsı sertlikte bir malzeme kalıyor geriye. Ateşte alev almıyor. Kararıyor, tütüyor ama yanmıyor. Suya dayanıklı.</p>
<p><strong>Mantar lifi: Doğal çimento </strong></p>
<p>Mantarın yer altında kalan miselyum (mycelium) denilen kökleri, bunca yüzyıllardan sonra anlaşıldı ki (şöyle bir 10 yıl kadar önce) meğerse sanki çimento gibi her kalıba giren, üstelik organik bir inşaat malzemesi olabilirmiş. Bütün yapılacak şey, bu miselyumu organik atıklarla “besleyerek” hacminin artmasını (şişmanlamasını) sağlamakmış. Yonca, ceviz kabukları, küspe, posa, talaş, hatta plastik bile miselyuma gıda olup, ortaya sağlam bir kompozit malzeme çıkıyor. Ateşe maruz kalsa bile alev almıyor, suya dayanıklı. Mucize gibi. Arzu edilen şekli aldıktan sonra gıdası kesilip, malzeme fırınlanınca gerisi kolay. Boyama, perdahlama, cila&#8230; Londra’da Biohm isimli bir startup kuran Mısır asıllı 27 yaşındaki Ehab Sayed şu sıralarda bu teknolojinin medyatik yıldızlarından.</p>
<p><strong>Ananas: Yapay deri gibi</strong></p>
<p>Filipinli girişimci Carmen Hijosa, ananas yapraklarını oluşturan lifleri işleyerek, deri dokusunu andıran, ama çok daha kolay dikilebilen organik bir malzeme üretmesiyle ünlendi. Adını Pinatex koydu. Liflerin ayrıştırılması sırasında yan ürün olarak ortaya çıkan biyokütle, çiftçiler için gübre oluyor. Bu yapay derimsi malzemenin metre başına fiyatı İngiltere’de 18 Sterlin (20 Euro). Kaliteli deriye göre yarı yarıya daha ucuz. İşin ilginç yanı, bu teknik evvelki yüzyılda da biliniyormuş. Londra’da Victoria ve Albert Müzesi’nde halen süren “Doğadan Esinlenen Moda” (Fashioned from Nature) sergisinde, 1828’de ananas lifleriyle bezenmiş ipek bir gelinlik de sergileniyor. Liflerin nereden nasıl getirildiği, kim tarafından dikildiği belli değil. (Diğer biyoekonomik malzemeler başka bir yazıya kalıyor&#8230;)</p>
<p><strong>Edip Emil Öymen</strong></p>
<p><strong><em>*Bu yazı 23.11.2018 tarihli Dünya gazetesinde yayınlandı.</em></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/edip-emil-oymen/patatesten-tugla-mantardan-ev">Patatesten tuğla, mantardan ev</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12128</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Su gibi davranan metal!</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/su-gibi-davranan-metal</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdem Çakmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2016 14:49:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik ve Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[bilim ödülleri]]></category>
		<category><![CDATA[malzeme bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[nano teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[nobel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=350</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüyden hafif, çelikten güçlü bir süper madde olan harika metal grafen içindeki elektronlar sıvı gibi davranıyor ve ışık hızının 1/300’ü kadar bir hızla hareket ediyor. Teknolojide çığır açacak harika metal olarak tanımlanan grafen’in içindeki elektronların sıvı gibi davrandığı gözlendi ve bu gözde metalin temel özellikleri hakkında çok şaşırtacak yeni bilgiler ortaya çıktı. Bilinen en ince malzeme olmasına rağmen çelikten 300 kez daha güçlü, elmastan daha sert, plastik kadar esnek, suya dayanıklı ve günümüzde kullanılan bakır gibi iletken maddelerin hepsinden üstün bir materyal olarak tanımlanıyor grafen. İlk kez 2004 yılında sentezlenmesinden bu yana bilim insanları ve teknoloji uzmanlarının ilgi odağı olan grafen’in temel özelliklerine ilişkin yeni bulgular ortaya çıktı. Metalin içindeki elektronların sıvı gibi davranması heyecan yarattı. Bu gözlemi gerçekleştirmek için bilim insanları grafeni en saf haline getirecek ve ısı iletkenliğini ölçümleyecek yöntemler geliştirdi. Bu araştırma hem yeni termodinamik aygıtlar geliştirilmesinde hem de kara delikler ve yüksek enerjili plazmalar gibi ilginç olayların aydınlatılmasında bir model sistem sağlayabilir. Saniyede 10 trilyon çarpışma Ancak grafenin seri üretimde kullanılmasından önce aşılması gereken zorluklar var. Normalde, 3 boyutlu metaller ve elektronlar birbirleriyle etkileşim haline geçer. Ancak grafen 2 boyutlu bir malzeme olduğu için bal peteği yapısındaki tüm parçacıklar aynı şeritte seyahat etmek zorunda olan bir elektron otoyolu gibi davranıyor. Grafen içindeki elektronlar sıfır etkin kütleli göreli parçacıklara benziyor. Elektronlar, ışık hızının 1/300’ü kadar inanılmaz bir hızla hareket ederek oda sıcaklığında birbirlerine saniyede 10 trilyon kez çarpıyor. Bu tip reaksiyonlar daha önce hiç bir metalde gözlenmemişti. Bu sefer araştırmacılar tek atom kalınlığında grafen levhayı grafenin atom yapısıyla benzerlik gösteren ve elektriği çok iyi yalıtan şeffaf kristal tabakalar arasında ezerek ultra temiz numune elde etmeyi başardı. Harvard Üniversitesi ve Raytheon BBN Technology’den araştırmacıların bulguları Science Dergisi’nde yayınlandı. Araştırma John A. Paulson Mühendislik ve Uygulamalı Bilimler Okulu’ndan Fizik Profesörü Philip Kim önderliğinde gerçekleştirildi. Mucize malzeme Grafen hakkında bu kadar araştırma ve çalışma maddenin gerçek hayattaki uygulama alanlarını ve üretim metotlarını geliştirmek için yapılıyor. Grafenin şu an için yüksek kalitede seri üretimi oldukça zor, bu nedenle gerçek hayattaki uygulamaları henüz çok yavaş. Ancak elektronik aletlerde silikonun yerine geçebilecek, pillerin etkinliğini arttırabilecek, dokunmatik ekranların devamlılığını ve iletkenliğini sağlayabilecek, bükülebilir ekranlar yapılabilecek ve ucuz termal elektrik enerjisinin önünü açabilecek bu eşsiz malzemenin potansiyel uygulama alanları oldukça geniş. Grafen vücut içerisinde bulunan iyonik sıvılarda yapısı bozulmadan kalabildiğinden dolayı biyolojik uygulamalar için de umut vaat eden bir malzeme. Biyonik kulaklar, biyonik gözler grafen teknolojilerinin geliştirilmesi ile mümkün olabilecek. Bilim insanları halen bu eşsiz malzemenin fiziğini anlamaya çalışıyor, ancak bunu anlamak tahmin edildiğinden çok daha fazla zaman gerektirebilir. Bu malzemenin uygulamada ne kadar başarılı olacağını ya da en sık kullanıldığı alanın ne olacağını bizlere zaman gösterecek&#8230; İki Türk bilim kadını Öte yandan grafen üzerinde, vadettiği olanakları ortaya çıkarmak için büyük hacimli araştırmalar yapılıyor. Örneğin; Avrupa Komisyonu Grafen Projesi 2013 yılında başladı ve projede Türkiye’den Sabancı Üniversitesi araştırmacıları yer alıyor. Proje yürütücülüğünü Doç. Dr. Selmiye Alkan Gürsel’in yaptığı ve Dr. Burcu Saner Okan&#8217;ın yer aldığı ekip, TÜBİTAK desteği ile grafenin enerji uygulamaları, özellikle de grafenin yakıt pillerindeki kullanımları konusunda yapacağı araştırma çalışmaları ile grafen hakkında yeni bulguların elde edilmesine katkı sağlayacak. &#160; BİLGİ: NOBEL ÖDÜLÜ ALAN MADDE Grafen, Prof. Andre Geim ve Prof. Kostya Novoselov’a, 2010 Nobel Fizik Ödülü’nü kazandırdı. Benzersiz ve üstün özelliklere sahip olan grafen, inceliği, elektriği bakırdan daha iyi iletmesi ve çelikten 300 kat daha güçlü yapısı ile dikkat çekiyor. Elektronik kağıt ve bükülebilir kişisel iletişim cihazları gibi hızlı, esnek ve sağlam tüketici elektroniği ürünleri ve enerji verimliliği yüksek uçaklarda kullanılabilecek. Grafenin uzun vadede yeni bilgisayar paradigmalarını ve yapay retina gibi çığır açan tıbbi uygulamaları doğurması da bekleniyor. Kapak illüstrasyonu: Peter Allen/Harvard SEAS) &#160; Derleyen: Burcu Boylu Yücel</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/su-gibi-davranan-metal">Su gibi davranan metal!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüyden hafif, çelikten güçlü bir süper madde olan harika metal grafen içindeki elektronlar sıvı gibi davranıyor ve ışık hızının 1/300’ü kadar bir hızla hareket ediyor.</strong><br />
<iframe src="https://www.youtube.com/embed/ITgyvt2WUNY" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe><br />
Teknolojide çığır açacak harika metal olarak tanımlanan grafen’in içindeki elektronların sıvı gibi davrandığı gözlendi ve bu gözde metalin temel özellikleri hakkında çok şaşırtacak yeni bilgiler ortaya çıktı.</p>
<p>Bilinen en ince malzeme olmasına rağmen çelikten 300 kez daha güçlü, elmastan daha sert, plastik kadar esnek, suya dayanıklı ve günümüzde kullanılan bakır gibi iletken maddelerin hepsinden üstün bir materyal olarak tanımlanıyor grafen.</p>
<p>İlk kez 2004 yılında sentezlenmesinden bu yana bilim insanları ve teknoloji uzmanlarının ilgi odağı olan grafen’in temel özelliklerine ilişkin yeni bulgular ortaya çıktı. Metalin içindeki elektronların sıvı gibi davranması heyecan yarattı. Bu gözlemi gerçekleştirmek için bilim insanları grafeni en saf haline getirecek ve ısı iletkenliğini ölçümleyecek yöntemler geliştirdi.</p>
<p>Bu araştırma hem yeni termodinamik aygıtlar geliştirilmesinde hem de kara delikler ve yüksek enerjili plazmalar gibi ilginç olayların aydınlatılmasında bir model sistem sağlayabilir.</p>
<p><strong>Saniyede 10 trilyon çarpışma</strong></p>
<p>Ancak grafenin seri üretimde kullanılmasından önce aşılması gereken zorluklar var. Normalde, 3 boyutlu metaller ve elektronlar birbirleriyle etkileşim haline geçer. Ancak grafen 2 boyutlu bir malzeme olduğu için bal peteği yapısındaki tüm parçacıklar aynı şeritte seyahat etmek zorunda olan bir elektron otoyolu gibi davranıyor. Grafen içindeki elektronlar sıfır etkin kütleli göreli parçacıklara benziyor.</p>
<p>Elektronlar, ışık hızının 1/300’ü kadar inanılmaz bir hızla hareket ederek oda sıcaklığında birbirlerine saniyede 10 trilyon kez çarpıyor. Bu tip reaksiyonlar daha önce hiç bir metalde gözlenmemişti. Bu sefer araştırmacılar tek atom kalınlığında grafen levhayı grafenin atom yapısıyla benzerlik gösteren ve elektriği çok iyi yalıtan şeffaf kristal tabakalar arasında ezerek ultra temiz numune elde etmeyi başardı.</p>
<p>Harvard Üniversitesi ve Raytheon BBN Technology’den araştırmacıların bulguları Science Dergisi’nde yayınlandı. Araştırma John A. Paulson Mühendislik ve Uygulamalı Bilimler Okulu’ndan Fizik Profesörü Philip Kim önderliğinde gerçekleştirildi.</p>
<p><strong>Mucize malzeme</strong></p>
<p>Grafen hakkında bu kadar araştırma ve çalışma maddenin gerçek hayattaki uygulama alanlarını ve üretim metotlarını geliştirmek için yapılıyor. Grafenin şu an için yüksek kalitede seri üretimi oldukça zor, bu nedenle gerçek hayattaki uygulamaları henüz çok yavaş. Ancak elektronik aletlerde silikonun yerine geçebilecek, pillerin etkinliğini arttırabilecek, dokunmatik ekranların devamlılığını ve iletkenliğini sağlayabilecek, bükülebilir ekranlar yapılabilecek ve ucuz termal elektrik enerjisinin önünü açabilecek bu eşsiz malzemenin potansiyel uygulama alanları oldukça geniş.</p>
<p>Grafen vücut içerisinde bulunan iyonik sıvılarda yapısı bozulmadan kalabildiğinden dolayı biyolojik uygulamalar için de umut vaat eden bir malzeme. Biyonik kulaklar, biyonik gözler grafen teknolojilerinin geliştirilmesi ile mümkün olabilecek. Bilim insanları halen bu eşsiz malzemenin fiziğini anlamaya çalışıyor, ancak bunu anlamak tahmin edildiğinden çok daha fazla zaman gerektirebilir. Bu malzemenin uygulamada ne kadar başarılı olacağını ya da en sık kullanıldığı alanın ne olacağını bizlere zaman gösterecek&#8230;</p>
<p><strong>İki Türk bilim kadını</strong></p>
<p>Öte yandan grafen üzerinde, vadettiği olanakları ortaya çıkarmak için büyük hacimli araştırmalar yapılıyor. Örneğin; Avrupa Komisyonu Grafen Projesi 2013 yılında başladı ve projede Türkiye’den Sabancı Üniversitesi araştırmacıları yer alıyor. Proje yürütücülüğünü Doç. Dr. Selmiye Alkan Gürsel’in yaptığı ve Dr. Burcu Saner Okan&#8217;ın yer aldığı ekip, TÜBİTAK desteği ile grafenin enerji uygulamaları, özellikle de grafenin yakıt pillerindeki kullanımları konusunda yapacağı araştırma çalışmaları ile grafen hakkında yeni bulguların elde edilmesine katkı sağlayacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>BİLGİ:</p>
<p>NOBEL ÖDÜLÜ ALAN MADDE</p>
<p>Grafen, Prof. Andre Geim ve Prof. Kostya Novoselov’a, 2010 Nobel Fizik Ödülü’nü kazandırdı. Benzersiz ve üstün özelliklere sahip olan grafen, inceliği, elektriği bakırdan daha iyi iletmesi ve çelikten 300 kat daha güçlü yapısı ile dikkat çekiyor. Elektronik kağıt ve bükülebilir kişisel iletişim cihazları gibi hızlı, esnek ve sağlam tüketici elektroniği ürünleri ve enerji verimliliği yüksek uçaklarda kullanılabilecek. Grafenin uzun vadede yeni bilgisayar paradigmalarını ve yapay retina gibi çığır açan tıbbi uygulamaları doğurması da bekleniyor.</p>
<p>Kapak illüstrasyonu: Peter Allen/Harvard SEAS)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>Derleyen: Burcu Boylu Yücel</em></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/su-gibi-davranan-metal">Su gibi davranan metal!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">350</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
