<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>maymun arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/maymun/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/maymun</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Oct 2018 09:44:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Koyun Dolly’de kullanılan teknik ile iki maymun klonlandı</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yasam/koyun-dollyde-kullanilan-teknik-ile-iki-maymun-klonlandi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2018 09:47:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[dna transferi]]></category>
		<category><![CDATA[dolly]]></category>
		<category><![CDATA[embriyo]]></category>
		<category><![CDATA[fetal hücre]]></category>
		<category><![CDATA[gen programlama]]></category>
		<category><![CDATA[Hua Hua]]></category>
		<category><![CDATA[klonlama]]></category>
		<category><![CDATA[maymun]]></category>
		<category><![CDATA[SCNT]]></category>
		<category><![CDATA[Zhong Zhong]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=9063</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu birbirinin aynısı iki maymun Zhong Zhong ve Hua Hua, birkaç hafta önce Çin&#8217;deki bir laboratuvarda doğdu. Bilim insanları, bu maymunların insan hastalıklarına yönelik araştırmalar için faydalı olacağını söylüyor. Ancak bu çalışma dünyada insan klonlaması ile etik kaygılar da yaratıyor. Çin Bilimler Akademisi Sinirbilimi Enstitüsünden Qiang Sun, klonlanmış Makak maymunlarının, bazı kanserler, metabolizma ve bağışıklık bozuklukları da dahil olmak üzere genetik temelli hastalıkların incelenmesi için bir model olacağını söyledi. Zhong Zhong sekiz hafta, Hua Hua ise altı hafta önce dünyaya geldi. Araştırmacılar maymunların biberonla beslendiğini ve şu an normal bir gelişim sürecinde olduklarını söylüyor. Önümüzdeki aylarda daha fazla makak maymun klonunun doğması bekleniyor. “Bu insan klonlamak için atılan bir adım değil” Londra&#8217;daki Francis Crick Enstitüsü&#8217;nden Robin Lovell-Badge, Zhong Zhong ve Hua Hua&#8217;yı klonlamak için kullanılan tekniğin &#8220;çok verimsiz ve tehlikeli bir prosedür&#8221; olduğunu söylüyor ve ekliyor &#8220;Bu çalışmalar, insan klonları elde etmek için atılan bir adım değildir&#8221; Kent Üniversitesi&#8217;nden Prof. Dr. Darren Griffin, yaklaşımın insan hastalıklarını anlamada faydalı olabileceğini, ancak etik kaygıları arttırdığını belirtiyor. Griffin &#8220;Deneylerin uygulanma alanının dikkatli bir şekilde düşünülmesi gerekiyor&#8221; diyor. Dolly, Edinburgh Roslin Enstitüsünde klonlanarak 20 yıl önce tarihe geçti. Bilim insanları o zaman, yetişkin bir hücreden ilk defa bir memeli klonlamışlardı. O günden bu yana, sığır, domuz, köpek, kedi ve fareler de dahil olmak üzere aynı somatik hücre nükleer aktarım tekniği (SCNT) kullanılarak birçok memelinin klonlanması sağlandı. Bu yöntemde, yetişkin bir canlıdan alınan hücre çekirdeği, hücre çekirdeği çıkarılmış bir embriyo hücresine aktarılır. Zhong Zhong ve Hua Hua, bu teknikle klonlanan ve insan olmayan ilk primatlar, yani iri beyinli yüksek memeliler. Primat grubuna dahil olan türler arasında goril, orangutan, şempanze, gibon ve insanlar memeliler yer alıyor. 1999&#8217;da, iki benzer klon oluşturmak için bir Hint şebeğinin embriyosu ikiye bölünmüştü. Bu teknikle doğan bebek maymunlarından biri olan Tetra, dünyanın ilk klonlanmış maymunun unvanını taşıyor, ancak bu teknik karmaşık bir DNA transferi sürecini içermiyor. “Çok kez başarısız olduk” Bilim insanları klonlama için gerekli olan DNA’yı fetal hücrelerden (fetüslerin organlarında bulunan birincil kök hücreler) sağladı. DNA yumurtalara aktarıldıktan sonra, embriyo gelişmesini durdurabilecek olan genleri değiştirmek için de genetik programlama kullanıldı. 79 girişimin sonucunda Zhong Zhong ve Hua Hua hayatta kalmayı başardı. Dr. Sun, &#8220;Birkaç farklı yöntem denedik, ancak sadece birisi çalıştı. Bir maymunu başarılı bir şekilde klonlamanın bir yolunu bulmak için önce çok kez başarısız olduk.&#8221; dedi. Bilim insanları, ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından belirlenen hayvansal araştırmalar için katı uluslararası yönergeleri izlediklerini söylüyor. Aynı zamanda Şanghay&#8217;daki Çin Bilimler Akademisinin ortak araştırmacısı Dr. Muming Poo, &#8220;Dünyadaki insan olmayan primatları kullanarak yapılacak araştırmaların, çok sıkı etik standartlara bağlı olması gerektiğinin bilincindeyiz&#8221; diyor. Kaynak: bbc.com/news/health-42809445</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yasam/koyun-dollyde-kullanilan-teknik-ile-iki-maymun-klonlandi">Koyun Dolly’de kullanılan teknik ile iki maymun klonlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu birbirinin aynısı iki maymun <strong>Zhong Zhong</strong> ve <strong>Hua Hua</strong>, birkaç hafta önce Çin&#8217;deki bir laboratuvarda doğdu. Bilim insanları, bu maymunların insan hastalıklarına yönelik araştırmalar için faydalı olacağını söylüyor. Ancak bu çalışma dünyada insan klonlaması ile etik kaygılar da yaratıyor.</p>
<p>Çin Bilimler Akademisi Sinirbilimi Enstitüsünden <strong>Qiang Sun</strong>, klonlanmış Makak maymunlarının, bazı kanserler, metabolizma ve bağışıklık bozuklukları da dahil olmak üzere genetik temelli hastalıkların incelenmesi için bir model olacağını söyledi.</p>
<p>Zhong Zhong sekiz hafta, Hua Hua ise altı hafta önce dünyaya geldi. Araştırmacılar maymunların biberonla beslendiğini ve şu an normal bir gelişim sürecinde olduklarını söylüyor. Önümüzdeki aylarda daha fazla makak maymun klonunun doğması bekleniyor.</p>
<p><strong>“Bu insan klonlamak için atılan bir adım değil”</strong></p>
<p>Londra&#8217;daki Francis Crick Enstitüsü&#8217;nden <strong>Robin Lovell-Badge</strong>, Zhong Zhong ve Hua Hua&#8217;yı klonlamak için kullanılan tekniğin &#8220;çok verimsiz ve tehlikeli bir prosedür&#8221; olduğunu söylüyor ve ekliyor &#8220;Bu çalışmalar, insan klonları elde etmek için atılan bir adım değildir&#8221;</p>
<p>Kent Üniversitesi&#8217;nden <strong>Prof. Dr. Darren Griffin</strong>, yaklaşımın insan hastalıklarını anlamada faydalı olabileceğini, ancak etik kaygıları arttırdığını belirtiyor. Griffin &#8220;Deneylerin uygulanma alanının dikkatli bir şekilde düşünülmesi gerekiyor&#8221; diyor.</p>
<p>Dolly, Edinburgh Roslin Enstitüsünde klonlanarak 20 yıl önce tarihe geçti. Bilim insanları o zaman, yetişkin bir hücreden ilk defa bir memeli klonlamışlardı. O günden bu yana, sığır, domuz, köpek, kedi ve fareler de dahil olmak üzere aynı somatik hücre nükleer aktarım tekniği (SCNT) kullanılarak birçok memelinin klonlanması sağlandı.<img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-9065 " src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/01/maymun.jpg" alt="" width="465" height="310" /></p>
<p>Bu yöntemde, yetişkin bir canlıdan alınan hücre çekirdeği, hücre çekirdeği çıkarılmış bir embriyo hücresine aktarılır. Zhong Zhong ve Hua Hua, bu teknikle klonlanan ve insan olmayan ilk primatlar, yani iri beyinli yüksek memeliler. Primat grubuna dahil olan türler arasında goril, orangutan, şempanze, gibon ve insanlar memeliler yer alıyor.</p>
<p>1999&#8217;da, iki benzer klon oluşturmak için bir Hint şebeğinin embriyosu ikiye bölünmüştü. Bu teknikle doğan bebek maymunlarından biri olan Tetra, dünyanın ilk klonlanmış maymunun unvanını taşıyor, ancak bu teknik karmaşık bir DNA transferi sürecini içermiyor.</p>
<p><strong>“Çok kez başarısız olduk”</strong></p>
<p>Bilim insanları klonlama için gerekli olan DNA’yı fetal hücrelerden (fetüslerin organlarında bulunan birincil kök hücreler) sağladı. DNA yumurtalara aktarıldıktan sonra, embriyo gelişmesini durdurabilecek olan genleri değiştirmek için de genetik programlama kullanıldı. 79 girişimin sonucunda Zhong Zhong ve Hua Hua hayatta kalmayı başardı.</p>
<p>Dr. Sun, &#8220;Birkaç farklı yöntem denedik, ancak sadece birisi çalıştı. Bir maymunu başarılı bir şekilde klonlamanın bir yolunu bulmak için önce çok kez başarısız olduk.&#8221; dedi.</p>
<p>Bilim insanları, ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından belirlenen hayvansal araştırmalar için katı uluslararası yönergeleri izlediklerini söylüyor.</p>
<p>Aynı zamanda Şanghay&#8217;daki Çin Bilimler Akademisinin ortak araştırmacısı <strong>Dr. Muming Poo</strong>, &#8220;Dünyadaki insan olmayan primatları kullanarak yapılacak araştırmaların, çok sıkı etik standartlara bağlı olması gerektiğinin bilincindeyiz&#8221; diyor.</p>
<p><strong>Kaynak: </strong><a href="https://www.bbc.com/news/health-42809445">bbc.com/news/health-42809445</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yasam/koyun-dollyde-kullanilan-teknik-ile-iki-maymun-klonlandi">Koyun Dolly’de kullanılan teknik ile iki maymun klonlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9063</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çünkü fanatizm ve cehalet her zaman açtır&#8230;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/cunku-fanatizm-cehalet-her-zaman-actir</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Sep 2017 13:41:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[darwin]]></category>
		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[fanatizm]]></category>
		<category><![CDATA[Inherit the wind]]></category>
		<category><![CDATA[maymun]]></category>
		<category><![CDATA[maymun davası]]></category>
		<category><![CDATA[Rüzgârın mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Spencer Tracy]]></category>
		<category><![CDATA[türlerin kökeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=7734</guid>

					<description><![CDATA[<p>1960 yapımı Inherit the Wind (Rüzgârın Mirası) filminden: &#8220;Bugün evrimi suç sayarsanız, yarın dininizi insanların kafasına zorla sokmaya çalışırsınız&#8230;&#8221; 1925&#8217;te gerçek hayatta yaşanmış ünlü &#8216;maymun davası&#8217; olayından esinlenen filmde, Darwin&#8217;in Evrim Teorisi&#8217;ni öğrettiği için tutuklanan bir öğretmenin öyküsü anlatılıyor.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/cunku-fanatizm-cehalet-her-zaman-actir">Çünkü fanatizm ve cehalet her zaman açtır&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1960 yapımı Inherit the Wind (Rüzgârın Mirası) filminden:</p>
<p><em>&#8220;Bugün evrimi suç sayarsanız, yarın dininizi insanların kafasına zorla sokmaya çalışırsınız&#8230;&#8221;</em></p>
<p>1925&#8217;te gerçek hayatta yaşanmış ünlü &#8216;maymun davası&#8217; olayından esinlenen filmde, Darwin&#8217;in Evrim Teorisi&#8217;ni öğrettiği için tutuklanan bir öğretmenin öyküsü anlatılıyor.</p>
<p><iframe width="730" height="548" src="https://www.youtube.com/embed/Rg1LCAmZXYk?feature=oembed" frameborder="0" allow="autoplay; encrypted-media" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/cunku-fanatizm-cehalet-her-zaman-actir">Çünkü fanatizm ve cehalet her zaman açtır&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7734</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Evrim’i yasaklamak, düşünmeye ambargo koymak!</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/evrimi-yasaklamak-dusunmeye-ambargo-koymak</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jul 2017 12:52:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Orhan Bursalı]]></category>
		<category><![CDATA[ali demirsoy]]></category>
		<category><![CDATA[aziz sancar]]></category>
		<category><![CDATA[bakteri]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Patlama]]></category>
		<category><![CDATA[darwin]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[dna]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim politikası]]></category>
		<category><![CDATA[evren]]></category>
		<category><![CDATA[evrim]]></category>
		<category><![CDATA[Galileo Galilei]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hristiyanlık]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[kilise]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[maymun]]></category>
		<category><![CDATA[milli eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ortaçağ]]></category>
		<category><![CDATA[ortak ata]]></category>
		<category><![CDATA[pisa]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[yaratılış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=7320</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Üniversitesi’nden bir akademisyen &#8220;valla akademisyenler arasındaki haberleşmelerde en çok dua paylaşılıyor&#8230;&#8221;  demez mi! Ankara Üniversitesi’nden bir başka akademisyen dostumuzun, öğrencilerin bilgi kalitesi üzerine anlattıkları, ülkenin eğitimde daha diplere doğru yol alacağını gösteriyor. İki yıl sonraki PISA sonuçlarını izleyin. Diyor ki akademisyen dostumuz: 100 öğrenciden ancak 10’u geçer not alabiliyor. Filistin meselesinin nedenleri üzerine bir soruyu, peygamberler zamanındaki anlaşmazlıklara bağlayan öğrenciler var. Kafadaki bilgilerin büyük çoğunluğu çöp… “Milli Eğitim”deki egemen düşünce, evrim konusunu yasaklayarak, bu çöplüğü sadece çoğaltacak. Çünkü mesele salt biyoloji değil. Kimya, fizik, astro-fizik, evrenbilim, jeoloji gibi temel bilimlerin kendi alanlarındaki gelişmeyi ve değişimi anlamak da, ancak evrimsel gelişmelerini inceleyerek mümkün. Evrim, hayat ve evren için bir genel kavrama konseptidir. Yani hayatın tüm alanı “evrim” ile kuşatılmış durumda. Peki, biyolojide evrim nedir? Evrim, değişimi inceleme yöntemi Ali Demirsoy, &#8220;Evrim, Atom altı parçacıktan insana, türlerin görkemli yolculuğu&#8221; (Asi Kitap) kitabında çok yalın yanıtlıyor: &#8220;Evrim, -öncelikle zaman içinde- değişimin kurallarını inceleyen bir bilimdir. Bunun sadece organik, yani canlılarla ilgili olması gerekmiyor&#8230; 13,5 milyar yıl önce başka kuralların egemen olduğu bir evrenden, doğal yasaların egemen olduğu bir evrene geçişi ve olayları inceleyen bir bilimdir&#8230;” Yeni Evrim genel anlamda değişimi inceleyen bilim. Dünya 3 milyar yıl önce bugünkü gibi miydi? Peki, 10 milyon yıl, 5 milyon yıl, 1 milyon yıl önce? Şu eğitim politikasını bilimsel gerçeklere göre değil de, sabit (değişmeyen) inançlarına göre yönetenlerin, mesela değişim üzerine verecekler bir konferansta ne diyecekler! Buzul çağları yaşadığımıza, bu çağlar içinde canlıların pek çoğunun çeşitli nedenlerle yok olduğuna; Büyük Patlama’ya, canlıların adım adım değişerek geliştiğine inanmıyorsan, zaten 5 bin, 3 bin, hatta 500 yıl önceki toplumun bugüne nasıl değiştiğini de açıklayamazsın. Hastalıkları, bakterileri, virüsleri, canlılardaki değişimi, kanserin nasıl yayıldığını, antibiyotiklere nasıl direnç geliştiğini de… O zaman da dünya içinde aptal olarak kalırsın. Evrim’e inanmamak, bütün bilimleri de çöpe atmak olur. Kafayı, &#8220;ben nasıl olur da maymundan gelirim&#8221; e takmışlar. Hayır, maymundan değil, ortak atadan farklılaşarak geliyoruz. Sancar’dan öğrenin! Evrimi okutursanız, yine de “Allah’ın sevgili kulu” inancınızı terk etmeniz gerekmez. Pek çok parlak bilim insanı, hem inancıyla hem de bilimin gerçeğiyle iç içe yaşayabiliyor. Mesela Aziz Sancar: &#8220;Evrim vardır. Güneş balçıkla sıvanmaz&#8221; diyor. İnsanların bilimin sonuçlarıyla inancını nasıl bütünleştireceğini kendilerine bırakalım. Esas olan olgulardır. Bu olguları kabul etmez reddederseniz, bilim, bilgi, teknoloji, mal ve hizmet üretiminde nal toplarsınız; salt tüketici köle olursunuz. Bakın Kiliseye, Darwinci kesildi! Galileo’dan da özür diledi. Evrim vardır diyor. Yaratılış anlayışını farklı yorumluyor. Mecbur, çünkü kilise olarak varlığını sürdürmesi için bunu yapmak zorunda! Çünkü bilimsel bilgiyi ve sonuçlarını reddetse itibarı azalacak, insanları da kiliseden uzaklaştıracak! Bugünkü İslam ise, Hristiyanlığın orta çağını sahneye sürüyor. Şurası iyi burası kötü olmaz Bilimcilerin tüm insanı moleküler en küçük birimlerine ayırarak canlı yaratma noktasına gelmesine akıl sır erdiremeyecek bir ülke mi istiyorsunuz? O zaman yeni biyolojiye yeni tanrı mı diyeceğiz? Eğitime yön veren iktidar politikası böyle giderse ülkeyi çağdaşlıktan iyice uzaklaştıracak sonuçlar üretecek. Bilim, şurasını beğendim, burası kötü, hele hele şurası yok mu tu kaka, denecek bir konu değil. Bilime bütüncül yaklaşımınız olmazsa, ne teknoloji üretebilirsiniz ne de çağdaşlığı yakalayabilirsiniz. Bakın Aziz Sancar’a! Eğitim olarak, onun tutumundan öğreneceğiniz hiçbir şey yok mu? Sancar, eğer evrimi reddetseydi, bunları üretemezdi, anlamıyor musunuz? Orhan Bursalı *Bu yazı, 25 Temmuz 2017 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde  yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/evrimi-yasaklamak-dusunmeye-ambargo-koymak">Evrim’i yasaklamak, düşünmeye ambargo koymak!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Üniversitesi’nden bir akademisyen <em>&#8220;valla akademisyenler arasındaki haberleşmelerde en çok dua paylaşılıyor&#8230;&#8221;  </em>demez mi! Ankara Üniversitesi’nden bir başka akademisyen dostumuzun, öğrencilerin bilgi kalitesi üzerine anlattıkları, ülkenin eğitimde daha diplere doğru yol alacağını gösteriyor. İki yıl sonraki PISA sonuçlarını izleyin.</p>
<p>Diyor ki akademisyen dostumuz: 100 öğrenciden ancak 10’u geçer not alabiliyor. Filistin meselesinin nedenleri üzerine bir soruyu, peygamberler zamanındaki anlaşmazlıklara bağlayan öğrenciler var.</p>
<p>Kafadaki bilgilerin büyük çoğunluğu çöp…</p>
<p>“Milli Eğitim”deki egemen düşünce, evrim konusunu yasaklayarak, bu çöplüğü sadece çoğaltacak. Çünkü mesele salt biyoloji değil. Kimya, fizik, astro-fizik, evrenbilim, jeoloji gibi temel bilimlerin kendi alanlarındaki gelişmeyi ve değişimi anlamak da, ancak evrimsel gelişmelerini inceleyerek mümkün.</p>
<p>Evrim, hayat ve evren için bir genel kavrama konseptidir. Yani hayatın tüm alanı “evrim” ile kuşatılmış durumda. Peki, biyolojide evrim nedir?</p>
<p><strong>Evrim, değişimi inceleme yöntemi</strong></p>
<p><strong>Ali Demirsoy</strong>,<em> &#8220;Evrim, Atom altı parçacıktan insana, türlerin görkemli yolculuğu&#8221; </em>(Asi Kitap) kitabında çok yalın yanıtlıyor:</p>
<p><em>&#8220;Evrim, -öncelikle zaman içinde- değişimin kurallarını inceleyen bir bilimdir. Bunun sadece organik, yani canlılarla ilgili olması gerekmiyor&#8230; 13,5 milyar yıl önce başka kuralların egemen olduğu bir evrenden, doğal yasaların egemen olduğu bir evrene geçişi ve olayları inceleyen bir bilimdir</em>&#8230;”</p>
<p>Yeni Evrim <strong>genel anlamda değişimi inceleyen</strong> bilim. Dünya 3 milyar yıl önce bugünkü gibi miydi? Peki, 10 milyon yıl, 5 milyon yıl, 1 milyon yıl önce?</p>
<p>Şu eğitim politikasını bilimsel gerçeklere göre değil de, sabit (değişmeyen) inançlarına göre yönetenlerin, mesela değişim üzerine verecekler bir konferansta ne diyecekler! Buzul çağları yaşadığımıza, bu çağlar içinde canlıların pek çoğunun çeşitli nedenlerle yok olduğuna; <strong>Büyük Patlama</strong>’ya, canlıların adım adım değişerek geliştiğine inanmıyorsan, zaten 5 bin, 3 bin, hatta 500 yıl önceki toplumun bugüne nasıl değiştiğini de açıklayamazsın. Hastalıkları, bakterileri, virüsleri, canlılardaki değişimi, kanserin nasıl yayıldığını, antibiyotiklere nasıl direnç geliştiğini de…</p>
<p>O zaman da dünya içinde aptal olarak kalırsın. Evrim’e inanmamak, bütün bilimleri de çöpe atmak olur. Kafayı, <em>&#8220;ben nasıl olur da maymundan gelirim&#8221; </em>e<em> </em>takmışlar. Hayır, maymundan değil, ortak atadan farklılaşarak geliyoruz.</p>
<p><strong>Sancar’dan öğrenin!</strong></p>
<p>Evrimi okutursanız, yine de “Allah’ın sevgili kulu” inancınızı terk etmeniz gerekmez. Pek çok parlak bilim insanı, hem inancıyla hem de bilimin gerçeğiyle iç içe yaşayabiliyor.</p>
<p>Mesela <strong>Aziz Sancar</strong>: <em>&#8220;Evrim vardır. Güneş balçıkla sıvanmaz&#8221; </em>diyor. İnsanların bilimin sonuçlarıyla inancını nasıl bütünleştireceğini kendilerine bırakalım. Esas olan olgulardır. Bu olguları kabul etmez reddederseniz, bilim, bilgi, teknoloji, mal ve hizmet üretiminde nal toplarsınız; salt tüketici köle olursunuz.</p>
<p>Bakın <strong>Kilise</strong>ye, <strong>Darwinci</strong> kesildi! <strong>Galileo’</strong>dan da özür diledi. Evrim vardır diyor. Yaratılış anlayışını farklı yorumluyor. Mecbur, çünkü kilise olarak varlığını sürdürmesi için bunu yapmak zorunda! Çünkü bilimsel bilgiyi ve sonuçlarını reddetse itibarı azalacak, insanları da kiliseden uzaklaştıracak!</p>
<p>Bugünkü İslam ise, Hristiyanlığın orta çağını sahneye sürüyor.</p>
<p><strong>Şurası iyi burası kötü olmaz</strong></p>
<p>Bilimcilerin tüm insanı moleküler en küçük birimlerine ayırarak canlı yaratma noktasına gelmesine akıl sır erdiremeyecek bir ülke mi istiyorsunuz? O zaman yeni biyolojiye yeni tanrı mı diyeceğiz? Eğitime yön veren iktidar politikası böyle giderse ülkeyi çağdaşlıktan iyice uzaklaştıracak sonuçlar üretecek.</p>
<p>Bilim, <strong><em>şurasını beğendim, burası kötü, hele hele şurası yok mu tu kaka,</em></strong> denecek bir konu değil. Bilime bütüncül yaklaşımınız olmazsa, ne teknoloji üretebilirsiniz ne de çağdaşlığı yakalayabilirsiniz.</p>
<p>Bakın Aziz Sancar’a! Eğitim olarak, onun tutumundan öğreneceğiniz hiçbir şey yok mu? Sancar, eğer evrimi reddetseydi, bunları üretemezdi, anlamıyor musunuz?</p>
<p><strong>Orhan Bursalı</strong></p>
<p class="p1"><em><strong><span class="s1">*Bu yazı, 25 Temmuz 2017 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde  yayınlanmıştır.</span></strong></em></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/evrimi-yasaklamak-dusunmeye-ambargo-koymak">Evrim’i yasaklamak, düşünmeye ambargo koymak!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7320</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HIV antikoru maymunları aylarca AIDS’ten koruyor</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yasam/hiv-antikoru-maymunlari-aylarca-aidsten-koruyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Mar 2017 10:09:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[AIDS]]></category>
		<category><![CDATA[antikor]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[HIV]]></category>
		<category><![CDATA[maymun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=5935</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özel antikorlar sayesinde makaklar bir HIV virüsünün varyantından aylarca korunabiliyorlar. Maymunlar belli başlı bir antikor tedavisinden sonra haftalarca bu hastalık etkeniyle temas halinde yaşamışlar. Bethesda Ulusal Alerji ve Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsü’nden Malcolm Martin, tek seferlik bir antikor tedavisiyle maymunların 23 haftaya kadar hastalıktan korunduklarını tespit etmiş. En etkilisi bedendeki kalıcılığı kimyasal bir modifikasyonla uzatılan bir antikor türü olmuş. Bu antikorla bağışıklık kazanan maymunlar ortalama olarak 14,5 hafta korunurken, antikor tedavisi olmayan maymunlara hastalık üç hafta sonra bulaşmış. Amerikalı bu yöntemi “pasif bağışıklılaştırma” olarak isimlendiriyor. Ancak yöntemde bir sorun var. Antikorlar beden tarafından indirgendikleri için hep yeniden aşılanmaları gerekiyor. Bedende kalıcı olacak bir antikor geliştirildiği taktirde yöntem çok önemli bir adım olacak. Çünkü antikorların pasif aktarımı bugüne kadar test edilen aşı maddelerinden daha etkili gibi. İlk kez antikor aşısının uzun vadede koruyucu olabileceği gösterildi. HIV enfeksiyonuna karşı etkili bir koruma arayışında şu sıralar üç farklı yol deneniyor. Antikorlarla pasif bağışıklılaştırma, bedenin bağışıklık yanıtına etkiyen aktif aşılama ve HIV hastalarında kanıtlanmış önleyici ilaç tedavisi. Son yöntem ABD’de yüksek risk grubunda kullanılmaya başlanmış. Ancak önleyici ilaçların uzun yıllar kullanılmasının ne derece toksik olacağı henüz bilinmiyor. Tayland’da 2009 yılında başlayan ve uzun vadede etkili olacak bir aşı arayışla ilgili araştırma da çok yavaş ilerlemekte. Bu yüzden antikor tedavisi önemli bir gelişme sayılır. http://www.nature.com/news/antibody-infusions-provide-long-term-defence-against-hiv-like-infection-1.19832</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yasam/hiv-antikoru-maymunlari-aylarca-aidsten-koruyor">HIV antikoru maymunları aylarca AIDS’ten koruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özel antikorlar sayesinde makaklar bir HIV virüsünün varyantından aylarca korunabiliyorlar. Maymunlar belli başlı bir antikor tedavisinden sonra haftalarca bu hastalık etkeniyle temas halinde yaşamışlar. Bethesda Ulusal Alerji ve Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsü’nden Malcolm Martin, tek seferlik bir antikor tedavisiyle maymunların 23 haftaya kadar hastalıktan korunduklarını tespit etmiş.</p>
<p>En etkilisi bedendeki kalıcılığı kimyasal bir modifikasyonla uzatılan bir antikor türü olmuş. Bu antikorla bağışıklık kazanan maymunlar ortalama olarak 14,5 hafta korunurken, antikor tedavisi olmayan maymunlara hastalık üç hafta sonra bulaşmış.</p>
<p>Amerikalı bu yöntemi “pasif bağışıklılaştırma” olarak isimlendiriyor. Ancak yöntemde bir sorun var. Antikorlar beden tarafından indirgendikleri için hep yeniden aşılanmaları gerekiyor. Bedende kalıcı olacak bir antikor geliştirildiği taktirde yöntem çok önemli bir adım olacak. Çünkü antikorların pasif aktarımı bugüne kadar test edilen aşı maddelerinden daha etkili gibi. İlk kez antikor aşısının uzun vadede koruyucu olabileceği gösterildi.</p>
<p>HIV enfeksiyonuna karşı etkili bir koruma arayışında şu sıralar üç farklı yol deneniyor. Antikorlarla pasif bağışıklılaştırma, bedenin bağışıklık yanıtına etkiyen aktif aşılama ve HIV hastalarında kanıtlanmış önleyici ilaç tedavisi. Son yöntem ABD’de yüksek risk grubunda kullanılmaya başlanmış. Ancak önleyici ilaçların uzun yıllar kullanılmasının ne derece toksik olacağı henüz bilinmiyor. Tayland’da 2009 yılında başlayan ve uzun vadede etkili olacak bir aşı arayışla ilgili araştırma da çok yavaş ilerlemekte. Bu yüzden antikor tedavisi önemli bir gelişme sayılır.</p>
<p><a href="http://www.nature.com/news/antibody-infusions-provide-long-term-defence-against-hiv-like-infection-1.19832">http://www.nature.com/news/antibody-infusions-provide-long-term-defence-against-hiv-like-infection-1.19832</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yasam/hiv-antikoru-maymunlari-aylarca-aidsten-koruyor">HIV antikoru maymunları aylarca AIDS’ten koruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5935</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
