<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nesnelerin interneti arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/nesnelerin-interneti/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/nesnelerin-interneti</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Oct 2019 09:39:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Dijital ikizler her yerde</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/erdal-musoglu/dijital-ikizler-her-yerde</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal Musoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Aug 2019 11:24:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Erdal Musoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dünya]]></category>
		<category><![CDATA[dijital teknolojiler]]></category>
		<category><![CDATA[nesnelerin interneti]]></category>
		<category><![CDATA[sayısal devrim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=14874</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital ikiz (Digital Twin), bir cisim, makina ya da sistemin, onunla birlikte oluşturulan ve geliştirilen sayısal kopyasına verilen isim. Bir diğer değişle, dijital (sayısal, ya da sanal) ikiz, fiziksel dünya ile sürekli bağlantılı dinamik bilgisayar modelleri. Örneğin bir aracın tasarım ve testlerinde kullanılan sayısal model, daha da geliştirilip, o araçlardaki çeşitli algılayıcılardan gelen bilgileri de işleyebiliyor ve aynı onlar gibi çalışarak bir dijital ikiz oluşturuyor. Böylelikle araçların çalıştırılma ve bakımları en optimal, ekonomik ve güvenli olarak yapılacak, öngörüsel analiz (predictive analysis) yöntemleri ile olası arızalar önceden belirlenebilecek, hem de çeşitli dallardan uzmanlar, araca fiziksel olarak ulaşmalarına gerek kalmadan, bulundukları yerden, aynı sayısal ikizi (bilgisayar modelini) paylaşarak yepyeni türden ve çok daha etkin bir işbirliği yapabilecekler. Fiziksel cisimlerin, makinaların, araçların, fabrikaların, iş süreçlerinin hatta bireylerin sayısal ikizleri, gerçek dünyanın giderek daha ayrıntılı bir sayısal gösterimini sağlayarak, yepyeni simülasyon, analiz ve kontrol olanakları sağlayacaklar. Cisimlerin interneti Bilindiği gibi, üç boyutlu (3D) tasarım ve modelleme günümüzde her alanda ve özellikle endüstride çok sık kullanılmakta. Üretimi yapılacak hemen her şey önce bilgisayarlarda tasarlanıyor, simüle ediliyor, çeşitli testler ve gereken değişiklikler bu modeller üzerinde yapılıyor. Ayrıca, söz konusu sayısal modeller dinamik yani hareketli. Örneğin bir kalbin modeli de atıyor, makinelerin modelleri onlar gibi çalışıyor, bir üretim zincirinin modeli iş akışını yansıtıyor. Öte yandan özellikle mobil teknolojilerdeki gelişmeler ve akıllı telefonların hızla yaygınlaşarak milyarlarca adet üretilmeleri, bu aygıtlarda bolca kullanılan algılıyacıların da (sensors) çok gelişmesi ve ucuzlamasına yol açtı. Hemen bütün fiziksel büyüklükleri çok duyarlı biçimde ölçen bu algılayıcılar giderek her türlü cisme takılıyor ve çok az enerji kullanarak ölçümlerini kablosuz olarak internete aktarıyorlar. Cisimlerin interneti (Internet of Things) adı verilen gelişme de bu yolla sağlanıyor. Teknolojilerin etkileşimi Sayısal ikizler birçok teknolojik gelişmeyle de etkileşim içindeler. Yukarıda sözünü ettiğimiz cisimlerin interneti sayesinde yaygınlaşan ve ucuzlayan kablosuz algılayıcılar (sensors) fiziksel dünyadan gelen verileri sayısal ikizlere aktarıyorlar. Hızla gelişen sanal gerçeklilik ve artırılmış gerçeklilik (Virtual &#38; augmented reality) teknolojileri, gerçek bir cismi sayısal ikizi ile çakışmış olarak görmemizi sağlıyorlar. Bu da o cisme, örneğin bir uçağın neresine bakılırsa oraya ilişkin tüm bilgileri, ölçümleri ve uyarıları göz önüne getiriyor, sayısal ikizin önerdiği bakım ya da onarımın yapımını yönlendiriyor. Sayısal fabrikalar (digital factories) ürünlerin sayısal ikizlerini sayısal fabrikalarda, planlanan süreçlere göre üretip, olası arızaların da simülasyonunu yapabiliyorlar. Sayısal ikizler Endüstri 4.0’ın da olmazsa olmazı. Birbirleri ile iletişim halindeki akıllı sayısal fabrikalar, öncelikle üretecekleri cisimlerin sayısal ikizlerini paylaşacak, tüm tedarik zinciri ve üretim yöntem ve süreçleri onlar üzerinden simüle edilecekler. Fiziksel üretim ise ancak her şey sanal dünyada yerli yerine oturduğunda başlayacak. Bu da, günümüze göre büyük oranda maliyet azalması ve kalite artışı sağlayacak. Uygulamalar başladı bile Daha bugünden, ABD’de, Boeing ve Lockheed-Martin firmaları, alt yüklenicilerini üretimlerinin sayısal modellerini onlara vermekle yükümlü tutuyorlar. Tasarım ve üretim planlaması yanında testlerin de sanal ortamda yapılması, özellikle hava ve uzay (aerospace) endüstrisi için, üretimi hızlandırma ve masrafları kısma açılarından çok önemli. Yine ABD de, General Electric, ‘Sayısal Rüzgar Çiftliği’ adını verdiği bir konsept üzerinde çalışıyor. Rüzgar jeneratörlerinin sayısal, modelleri fiziksel dünyadan gelen verilerle beslenerek, güç üretimi optimal düzeyde yapılıyor. Bu da %20 oranında bir verimlilik artışı sağlıyor. İngiltere’de Rolls Royce, ürettiği tüm uçak motorlarından sürekli olarak topladığı çalışma verilerini sayısal modelinde (motorların sayısal ikizinde) analiz ederek olası arızaları öngörebiliyor. Fransa’da ise Dassault Systemes, uzun süredir, köprü, bina, araç gibi cisimlerin 3D modellemelerini yapmakta. Gerçek dünyadan gelen bilgiler bu modellere eklenip sayısal ikizler oluşturulduğunda, köprülerin rüzgar ve sıcaklık değişikliklerinde nasıl eğilip büküldükleri, binaların depremlerde nasıl sallandıkları, ya da araçların çarpışmalarda nasıl davrandıkları izlenilebiliyor. Böylece uzmanlar bunlardaki zayıf noktaları belirleyerek gerekli düzeltmeleri yapabiliyorlar. Dassault şimdi bu bilgi ve deneyimini, insan vücudunun da sayısal ikizini yaparak, tıp alanına uygulamayı planlıyor. Tabii, bu iş hiç de kolay değil. Önce her organın ikizini oluşturmak gerekiyor. Firma ‘yaşayan kalp’ adını verdiği simülasyonu ile işe kalpten başlamış. İnceleme ve analizler böylece ‘in vivo’ (canlıda) değil ‘in silico’ (silikon temelli bilgisayarda) olarak yapılıyor! Daha da ileride ise elektronik sağlık kayıtlarımızın bizlerin sayısal ikizine dönüşeceği düşünülüyor. Bizlerin sayısal ikizleri Bizlerin sayısal ikizlerimizin, pek farkında olmasak da, oluşturulmakta olduğu bir diğer alan, tüketim sektörü. Gerçekten de, Google, Amazon ve Apple gibi firmalar, yıllardır, her birimizin tüketim profilini oluşturuyorlar. İnternette bıraktığımız tüm izler, ilgi ve uğraş alanlarımız, hangi cihazları nerelerde kullandığımız, kimlerle iletişimde olduğumuz, neleri ve kimleri takip ettiğimiz, tüm yazdıklarımız ve okuduklarımız, nerelere seyahat ettiğimiz, satın aldığımız kitap, müzik, video ve her türlü eşya, hepsi kaydedilip, saklanıp, analiz edilerek, çok ayrıntılı ve sürekli güncellenen bir profilimiz oluşturuluyor. Bu profiller de, bize iletilen reklamları, satın alma önerilerini vs belirliyor. Böylesine kapsamlı bir tüketici profilinin dinamik bir sayısal modele dönüşmesi de yakında gerçekleşeceğe benziyor. Giderek hızlanan yaşamlarımızın, seçeceğimiz (ya da öyle olacağını umduğumuz!..) alanlarında, satın alma işlerini ve her türden etkileşimi sayısal ikizlerimiz yaparak bize hem zaman kazandıracaklar, hem de bu işleri aklımızdan çıkarmamızı sağlayacaklar. Üstelik ucuzlukları ve fırsatları da bizim için takip ederek&#8230; Tabii, böylesine gelişmiş ve güçlü sanal ikizlerimizin, bir de, isteğimiz dışında kullanımları konusu var, ama siber güvenlik alanının da onlara paralel gelişeceğini ummaktan başka seçeneğimiz yok gibi! Erdal Musoğlu / emusoglu@gmail.com</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/erdal-musoglu/dijital-ikizler-her-yerde">Dijital ikizler her yerde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dijital ikiz (Digital Twin), bir cisim, makina ya da sistemin, onunla birlikte oluşturulan ve geliştirilen sayısal kopyasına verilen isim. Bir diğer değişle, dijital (sayısal, ya da sanal) ikiz, fiziksel dünya ile sürekli bağlantılı dinamik bilgisayar modelleri.</p>
<p>Örneğin bir aracın tasarım ve testlerinde kullanılan sayısal model, daha da geliştirilip, o araçlardaki çeşitli algılayıcılardan gelen bilgileri de işleyebiliyor ve aynı onlar gibi çalışarak bir dijital ikiz oluşturuyor.</p>
<p>Böylelikle araçların çalıştırılma ve bakımları en optimal, ekonomik ve güvenli olarak yapılacak, öngörüsel analiz (predictive analysis) yöntemleri ile olası arızalar önceden belirlenebilecek, hem de çeşitli dallardan uzmanlar, araca fiziksel olarak ulaşmalarına gerek kalmadan, bulundukları yerden, aynı sayısal ikizi (bilgisayar modelini) paylaşarak yepyeni türden ve çok daha etkin bir işbirliği yapabilecekler.</p>
<p>Fiziksel cisimlerin, makinaların, araçların, fabrikaların, iş süreçlerinin hatta bireylerin sayısal ikizleri, gerçek dünyanın giderek daha ayrıntılı bir sayısal gösterimini sağlayarak, yepyeni simülasyon, analiz ve kontrol olanakları sağlayacaklar.</p>
<p><strong>Cisimlerin interneti</strong></p>
<p>Bilindiği gibi, üç boyutlu (3D) tasarım ve modelleme günümüzde her alanda ve özellikle endüstride çok sık kullanılmakta. Üretimi yapılacak hemen her şey önce bilgisayarlarda tasarlanıyor, simüle ediliyor, çeşitli testler ve gereken değişiklikler bu modeller üzerinde yapılıyor. Ayrıca, söz konusu sayısal modeller dinamik yani hareketli. Örneğin bir kalbin modeli de atıyor, makinelerin modelleri onlar gibi çalışıyor, bir üretim zincirinin modeli iş akışını yansıtıyor.</p>
<p>Öte yandan özellikle mobil teknolojilerdeki gelişmeler ve akıllı telefonların hızla yaygınlaşarak milyarlarca adet üretilmeleri, bu aygıtlarda bolca kullanılan algılıyacıların da (sensors) çok gelişmesi ve ucuzlamasına yol açtı. Hemen bütün fiziksel büyüklükleri çok duyarlı biçimde ölçen bu algılayıcılar giderek her türlü cisme takılıyor ve çok az enerji kullanarak ölçümlerini kablosuz olarak internete aktarıyorlar.</p>
<p><strong>Cisimlerin interneti</strong> (Internet of Things) adı verilen gelişme de bu yolla sağlanıyor.</p>
<p><strong>Teknolojilerin etkileşimi</strong></p>
<p>Sayısal ikizler birçok teknolojik gelişmeyle de etkileşim içindeler. Yukarıda sözünü ettiğimiz cisimlerin interneti sayesinde yaygınlaşan ve ucuzlayan kablosuz algılayıcılar (sensors) fiziksel dünyadan gelen verileri sayısal ikizlere aktarıyorlar.</p>
<p>Hızla gelişen sanal gerçeklilik ve artırılmış gerçeklilik (Virtual &amp; augmented reality) teknolojileri, gerçek bir cismi sayısal ikizi ile çakışmış olarak görmemizi sağlıyorlar. Bu da o cisme, örneğin bir uçağın neresine bakılırsa oraya ilişkin tüm bilgileri, ölçümleri ve uyarıları göz önüne getiriyor, sayısal ikizin önerdiği bakım ya da onarımın yapımını yönlendiriyor. Sayısal fabrikalar (digital factories) ürünlerin sayısal ikizlerini sayısal fabrikalarda, planlanan süreçlere göre üretip, olası arızaların da simülasyonunu yapabiliyorlar.</p>
<p><strong>Sayısal ikizler Endüstri 4.0’ın da olmazsa olmazı</strong>. Birbirleri ile iletişim halindeki akıllı sayısal fabrikalar, öncelikle üretecekleri cisimlerin sayısal ikizlerini paylaşacak, tüm tedarik zinciri ve üretim yöntem ve süreçleri onlar üzerinden simüle edilecekler. Fiziksel üretim ise ancak her şey sanal dünyada yerli yerine oturduğunda başlayacak. Bu da, günümüze göre büyük oranda maliyet azalması ve kalite artışı sağlayacak.</p>
<p><strong>Uygulamalar başladı bile</strong></p>
<p>Daha bugünden, ABD’de, Boeing ve Lockheed-Martin firmaları, alt yüklenicilerini üretimlerinin sayısal modellerini onlara vermekle yükümlü tutuyorlar. Tasarım ve üretim planlaması yanında testlerin de sanal ortamda yapılması, özellikle hava ve uzay (aerospace) endüstrisi için, üretimi hızlandırma ve masrafları kısma açılarından çok önemli.</p>
<p>Yine ABD de, <em>General Electric</em>, ‘Sayısal Rüzgar Çiftliği’ adını verdiği bir konsept üzerinde çalışıyor. Rüzgar jeneratörlerinin sayısal, modelleri fiziksel dünyadan gelen verilerle beslenerek, güç üretimi optimal düzeyde yapılıyor. Bu da %20 oranında bir verimlilik artışı sağlıyor. İngiltere’de Rolls Royce, ürettiği tüm uçak motorlarından sürekli olarak topladığı çalışma verilerini sayısal modelinde (motorların sayısal ikizinde) analiz ederek olası arızaları öngörebiliyor.</p>
<p>Fransa’da ise <em>Dassault Systemes</em>, uzun süredir, köprü, bina, araç gibi cisimlerin 3D modellemelerini yapmakta. Gerçek dünyadan gelen bilgiler bu modellere eklenip sayısal ikizler oluşturulduğunda, köprülerin rüzgar ve sıcaklık değişikliklerinde nasıl eğilip büküldükleri, binaların depremlerde nasıl sallandıkları, ya da araçların çarpışmalarda nasıl davrandıkları izlenilebiliyor. Böylece uzmanlar bunlardaki zayıf noktaları belirleyerek gerekli düzeltmeleri yapabiliyorlar.</p>
<p>Dassault şimdi bu bilgi ve deneyimini, insan vücudunun da sayısal ikizini yaparak, tıp alanına uygulamayı planlıyor. Tabii, bu iş hiç de kolay değil. Önce her organın ikizini oluşturmak gerekiyor. Firma ‘yaşayan kalp’ adını verdiği simülasyonu ile işe kalpten başlamış. İnceleme ve analizler böylece ‘in vivo’ (canlıda) değil <u>‘in silico’</u> (silikon temelli bilgisayarda) olarak yapılıyor! Daha da ileride ise elektronik sağlık kayıtlarımızın bizlerin sayısal ikizine dönüşeceği düşünülüyor.</p>
<p><strong>Bizlerin sayısal ikizleri</strong></p>
<p>Bizlerin sayısal ikizlerimizin, pek farkında olmasak da, oluşturulmakta olduğu bir diğer alan, tüketim sektörü. Gerçekten de, Google, Amazon ve Apple gibi firmalar, yıllardır, her birimizin tüketim profilini oluşturuyorlar. İnternette bıraktığımız tüm izler, ilgi ve uğraş alanlarımız, hangi cihazları nerelerde kullandığımız, kimlerle iletişimde olduğumuz, neleri ve kimleri takip ettiğimiz, tüm yazdıklarımız ve okuduklarımız, nerelere seyahat ettiğimiz, satın aldığımız kitap, müzik, video ve her türlü eşya, hepsi kaydedilip, saklanıp, analiz edilerek, çok ayrıntılı ve sürekli güncellenen bir profilimiz oluşturuluyor. Bu profiller de, bize iletilen reklamları, satın alma önerilerini vs belirliyor.</p>
<p>Böylesine kapsamlı bir tüketici profilinin dinamik bir sayısal modele dönüşmesi de yakında gerçekleşeceğe benziyor. Giderek hızlanan yaşamlarımızın, seçeceğimiz (ya da öyle olacağını umduğumuz!..) alanlarında, satın alma işlerini ve her türden etkileşimi sayısal ikizlerimiz yaparak bize hem zaman kazandıracaklar, hem de bu işleri aklımızdan çıkarmamızı sağlayacaklar. Üstelik ucuzlukları ve fırsatları da bizim için takip ederek&#8230; Tabii, böylesine gelişmiş ve güçlü sanal ikizlerimizin, bir de, isteğimiz dışında kullanımları konusu var, ama siber güvenlik alanının da onlara paralel gelişeceğini ummaktan başka seçeneğimiz yok gibi!</p>
<p><strong>Erdal Musoğlu / <a href="mailto:emusoglu@gmail.com">emusoglu@gmail.com</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/erdal-musoglu/dijital-ikizler-her-yerde">Dijital ikizler her yerde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14874</post-id>	</item>
		<item>
		<title>En gözde siber suçlar</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/en-gozde-siber-suclar</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Mar 2019 14:17:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoyaşam]]></category>
		<category><![CDATA[artırılmış gerçeklik]]></category>
		<category><![CDATA[e-dolandırıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[hacker]]></category>
		<category><![CDATA[hırsız]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[IoT]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik avcılığı]]></category>
		<category><![CDATA[nesnelerin interneti]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[siber suç]]></category>
		<category><![CDATA[suç]]></category>
		<category><![CDATA[Wi-Fi]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=13306</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzün en ‘gözde’ suçlarının başında siber suçlar geliyor. Bilgisayar kullanarak işlenen ve “bilişim suçu” olarak da bilinen siber suçlar, kişisel verilerimizin gizliliğini ihlal ederek bize zarar veriyor. Öylesine büyük bir riskten bahsediyoruz ki sadece 2017 yılında, banka şifrelerinden tutun sağlık verilerine kadar iki milyar kişisel veri kaydının çalındığı belirtiliyor. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS), siber suçların dünyaya, 2017’de 445 ile 608 milyar dolar arasında maddi zarar verdiğini ortaya çıkardı. Bu rakamın 2021’de 6 trilyon doları bulması bekleniyor. Ve bu tehlike, büyük oranda sadece bir linke tıklayarak başlıyor. Peki ama en çok işlenen siber suçlar hangileri? İşte, öne çıkan siber güvenlik sorunları ve 2020’de yükselmesi beklenen siber saldırı eğilimleri. Kimlik avcılığı (e-dolandırıcılık): Kimlik avı, en çok tercih edilen siber saldırılar arasında başı çekiyor. Kullanıcılar, ne yazık ki bu saldırıların çok azını yetkililere bildiriyor. Bu saldırıları mümkün kılan en önemli unsur ise güvenli olmayan siteler. Öyle ki internet ağındaki tüm bağlantıların (URL) yalnızca %65’i güvenilir olarak kabul ediliyor. Yani önünüze gelen her linke tıklamamak ve “güvenlik anahtarı” bulunmayan sitelere banka ve kimlik gibi kritik bilgileri vermemek gerekiyor. Kimlik avcılığı, düşük riskli bir saldırı türü olarak görülse de aslında sonuçları çok büyük olabilir. Haberiniz olmadan kendinizi kanuna karşı gelmiş bulabilirsiniz. Bu, hem tüketici olarak bizleri hem de çevrimiçi içeriğe ve varlıklara sahip tüzel kişileri zorda bırakabilecek büyük bir sorun. Karanlık ağda (dark web) bulunan ve kimlik avcılığını daha kolay hale getiren uygulamalar sebebiyle 2020 yılında kimlik avının artacağı düşünülüyor. Dikkat! Uzaktan erişimli saldırılar: Uzaktan erişimle saldırılar sayıca artıyor ve daha sofistike hale geliyor. 2018&#8217;deki uzaktan erişim saldırısı türlerinden biri, kripto para sahiplerini hedef alan şifreler oldu. Başka bir popüler saldırı türü ise çevre araçlarını tehdit ediyor. İstihbarat veritabanlarına göre, uzaktan erişim saldırıları, internete bağlı bir eve yapılan en yaygın saldırı türleri arasında. Bilgisayar korsanları en çok bilgisayarları, kameraları ve ağa bağlı depolama (çoklu depolama üniteleri, NAS) cihazlarını hedef alıyor. En çok uzaktan erişim girişiminde bulunulan 10 cihaz: Bilgisayarlar Çoklu (NAS) depolama üniteleri Kameralar Canlı yayın araçları Dijital kayıt cihazları (DVR) Sunucular (server) Akıllı televizyonlar Termostatlar Erişim noktaları Yönlendiriciler “Akıllı” saldırılar: Akıllı telefonlara yapılan en yaygın saldırı türlerinden biri güvensiz tarama (phishing, spear, malware) ile ilgilidir. RSA&#8217;ya göre, çevrimiçi dolandırıcılığın %60&#8217;ından fazlası, mobil platformlar aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Ayrıca mobil dolandırıcılığın %80&#8217;i mobil web tarayıcıları yerine mobil uygulamalar aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Çoğu kişi telefonlarını finansal işlemleri yönetmek veya hassas verileri ele almak için kullandıkça bu tehlike belirgin bir hale geliyor. Telefonunuz kaybolduğunda ya da çalındığında bu risk daha da büyüyor. Ev otomasyonu ve Nesnelerin İnterneti&#8217;ne (IoT) yönelik saldırılar: Nesnelerin İnterneti (IoT) endüstrisinin 2020 sonuna kadar yedi milyardan fazla cihazla büyümesi bekleniyor. Birçok tüketici, IoT cihazlarını güvenlik açığı olarak görmüyor, çünkü bunların önemli bir bölümünde kullanıcı arayüzü yok. Bu eksik, cihazın ne tür verileri topladığını veya yönettiğini anlama sorunlarına yol açabiliyor. Bununla birlikte, IoT cihazları yalnızca değerli kullanıcı verilerini toplamıyor, Dağıtılmış Ağ Saldırıları (DDoS) başlatmak için bir saldırganın veya aracın giriş noktası olabiliyor. Evde internete bağlı cihazların katlanarak büyümesiyle birlikte, bu tehditlerin artması muhtemel. IoT cihazları tasarım açısından güvenli değil, çünkü güvenliğe odaklanmak üretim ve bakım masraflarını önemli ölçüde artırıyor. En çok saldırı girişimi alan ev otomasyon cihazları Termostatlar Alarm sistemleri Duman dedektörleri Ses kontrolleri Garaj otomatları Yangına karşı su serpme sistemleri Kilit ve ziller Mutfak aletleri Enerji yönetim kontrol sistemleri Işıklandırmalar Yapay zekânın kullanılması: Büyük endüstrilerin çoğu, süreçlerini otomatikleştirmek ve genel performansı iyileştirmek için makine öğrenmeyi ve yapay zekâyı (AI) kullanıyor. Siber suçlular da bu teknolojiden azade değil. Gün geçtikçe daha fazla siber güvenlik şirketi tehditleri önlemek için AI güdümlü algoritmalar kullanırken bilgisayar korsanları da daha etkili olma fırsatı yakalıyor. AI sistemleri ucuz, ölçeklenebilir, otomatik ve anonim olmasıyla biliniyor. Bu da saldırganın fiziksel ve psikolojik mesafeyi korumasını sağlıyor. Siber suçlular tespit edilmekten kaçınmak için çeşitli saklanma yöntemleri kullanıyorlar ve AI bu sürecin farklı öğelerini optimize etmeye yardımcı oluyor. Kimlik avında yapay zekâ kullanımı da ayrı bir mesele. AI, insanlar tarafından yazılanlardan ayırt edilemeyen e-posta mesajları gibi, siber güvenlik filtrelerinden geçebilecek içerikler oluşturmaya yardımcı oluyor. Ne demiştik: “Her şey bir tıkla başlıyor.” Sosyal mühendislikte de yapay zekâ kullanılabiliyor. Sosyal mühendislik en popüler hack tekniklerinden biri olsa da doğru şekilde uygulanması zaman alıyor. AI sadece bilgi toplamada değil, e-posta yazarak veya potansiyel kurbanları arayarak da yardımcı olabiliyor. AI güdümlü teknolojideki yeni gelişmelerle birlikte yapay zekâyı siber saldırılarda kullanmak daha popüler ve tehlikeli bir trend haline gelebilir. Batuhan Sarıcan / batusarican@gmail.com Kaynakça: https://www.weforum.org/agenda/2019/03/here-are-the-biggest-cybercrime-trends-of-2019 https://securityintelligence.com/news/global-cost-of-cybercrime-exceeded-600-billion-in-2017-report-estimates/ https://cybersecurityventures.com/2015-wp/wp-content/uploads/2017/10/2017-Cybercrime-Report.pdf http://bigdata-madesimple.com/77-facts-about-cyber-crimes-one-should-know-in-2018-infographic/</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/en-gozde-siber-suclar">En gözde siber suçlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzün en ‘gözde’ suçlarının başında siber suçlar geliyor. Bilgisayar kullanarak işlenen ve “bilişim suçu” olarak da bilinen siber suçlar, kişisel verilerimizin gizliliğini ihlal ederek bize zarar veriyor.</p>
<p>Öylesine büyük bir riskten bahsediyoruz ki sadece 2017 yılında, banka şifrelerinden tutun sağlık verilerine kadar iki milyar kişisel veri kaydının çalındığı belirtiliyor. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS), siber suçların dünyaya, 2017’de 445 ile 608 milyar dolar arasında maddi zarar verdiğini ortaya çıkardı. Bu rakamın 2021’de 6 trilyon doları bulması bekleniyor. Ve bu tehlike, büyük oranda sadece bir linke tıklayarak başlıyor.</p>
<p>Peki ama en çok işlenen siber suçlar hangileri? İşte, öne çıkan siber güvenlik sorunları ve 2020’de yükselmesi beklenen siber saldırı eğilimleri.</p>
<p><strong>Kimlik avcılığı (e-dolandırıcılık):</strong> Kimlik avı, en çok tercih edilen siber saldırılar arasında başı çekiyor. Kullanıcılar, ne yazık ki bu saldırıların çok azını yetkililere bildiriyor. Bu saldırıları mümkün kılan en önemli unsur ise güvenli olmayan siteler. Öyle ki internet ağındaki tüm bağlantıların (URL) yalnızca %65’i güvenilir olarak kabul ediliyor. Yani önünüze gelen her linke tıklamamak ve “güvenlik anahtarı” bulunmayan sitelere banka ve kimlik gibi kritik bilgileri vermemek gerekiyor.</p>
<p>Kimlik avcılığı, düşük riskli bir saldırı türü olarak görülse de aslında sonuçları çok büyük olabilir. Haberiniz olmadan kendinizi kanuna karşı gelmiş bulabilirsiniz. Bu, hem tüketici olarak bizleri hem de çevrimiçi içeriğe ve varlıklara sahip tüzel kişileri zorda bırakabilecek büyük bir sorun. Karanlık ağda (dark web) bulunan ve kimlik avcılığını daha kolay hale getiren uygulamalar sebebiyle 2020 yılında kimlik avının artacağı düşünülüyor. Dikkat!</p>
<p><strong>Uzaktan erişimli saldırılar:</strong> Uzaktan erişimle saldırılar sayıca artıyor ve daha sofistike hale geliyor. 2018&#8217;deki uzaktan erişim saldırısı türlerinden biri, kripto para sahiplerini hedef alan şifreler oldu. Başka bir popüler saldırı türü ise çevre araçlarını tehdit ediyor.</p>
<p>İstihbarat veritabanlarına göre, uzaktan erişim saldırıları, internete bağlı bir eve yapılan en yaygın saldırı türleri arasında. Bilgisayar korsanları en çok bilgisayarları, kameraları ve ağa bağlı depolama (çoklu depolama üniteleri, NAS) cihazlarını hedef alıyor.</p>
<p><strong>En çok uzaktan erişim girişiminde bulunulan 10 cihaz: </strong></p>
<ul>
<li>Bilgisayarlar</li>
<li>Çoklu (NAS) depolama üniteleri</li>
<li>Kameralar</li>
<li>Canlı yayın araçları</li>
<li>Dijital kayıt cihazları (DVR)</li>
<li>Sunucular (server)</li>
<li>Akıllı televizyonlar</li>
<li>Termostatlar</li>
<li>Erişim noktaları</li>
<li>Yönlendiriciler</li>
</ul>
<p><strong>“Akıllı” saldırılar:</strong> Akıllı telefonlara yapılan en yaygın saldırı türlerinden biri güvensiz tarama (phishing, spear, malware) ile ilgilidir. RSA&#8217;ya göre, çevrimiçi dolandırıcılığın %60&#8217;ından fazlası, mobil platformlar aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Ayrıca mobil dolandırıcılığın %80&#8217;i mobil web tarayıcıları yerine mobil uygulamalar aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Çoğu kişi telefonlarını finansal işlemleri yönetmek veya hassas verileri ele almak için kullandıkça bu tehlike belirgin bir hale geliyor. Telefonunuz kaybolduğunda ya da çalındığında bu risk daha da büyüyor.</p>
<p><strong>Ev otomasyonu ve Nesnelerin İnterneti&#8217;ne (IoT) yönelik saldırılar: </strong>Nesnelerin İnterneti (IoT) endüstrisinin 2020 sonuna kadar yedi milyardan fazla cihazla büyümesi bekleniyor. Birçok tüketici, IoT cihazlarını güvenlik açığı olarak görmüyor, çünkü bunların önemli bir bölümünde kullanıcı arayüzü yok. Bu eksik, cihazın ne tür verileri topladığını veya yönettiğini anlama sorunlarına yol açabiliyor. Bununla birlikte, IoT cihazları yalnızca değerli kullanıcı verilerini toplamıyor, Dağıtılmış Ağ Saldırıları (DDoS) başlatmak için bir saldırganın veya aracın giriş noktası olabiliyor. Evde internete bağlı cihazların katlanarak büyümesiyle birlikte, bu tehditlerin artması muhtemel. IoT cihazları tasarım açısından güvenli değil, çünkü güvenliğe odaklanmak üretim ve bakım masraflarını önemli ölçüde artırıyor.</p>
<p><strong>En çok saldırı girişimi alan ev otomasyon cihazları</strong></p>
<ul>
<li>Termostatlar</li>
<li>Alarm sistemleri</li>
<li>Duman dedektörleri</li>
<li>Ses kontrolleri</li>
<li>Garaj otomatları</li>
<li>Yangına karşı su serpme sistemleri</li>
<li>Kilit ve ziller</li>
<li>Mutfak aletleri</li>
<li>Enerji yönetim kontrol sistemleri</li>
<li>Işıklandırmalar</li>
</ul>
<p><strong>Yapay zekânın kullanılması: </strong>Büyük endüstrilerin çoğu, süreçlerini otomatikleştirmek ve genel performansı iyileştirmek için makine öğrenmeyi ve yapay zekâyı (AI) kullanıyor. Siber suçlular da bu teknolojiden azade değil.</p>
<p>Gün geçtikçe daha fazla siber güvenlik şirketi tehditleri önlemek için AI güdümlü algoritmalar kullanırken bilgisayar korsanları da daha etkili olma fırsatı yakalıyor. AI sistemleri ucuz, ölçeklenebilir, otomatik ve anonim olmasıyla biliniyor. Bu da saldırganın fiziksel ve psikolojik mesafeyi korumasını sağlıyor.</p>
<p>Siber suçlular tespit edilmekten kaçınmak için çeşitli saklanma yöntemleri kullanıyorlar ve AI bu sürecin farklı öğelerini optimize etmeye yardımcı oluyor. Kimlik avında yapay zekâ kullanımı da ayrı bir mesele. AI, insanlar tarafından yazılanlardan ayırt edilemeyen e-posta mesajları gibi, siber güvenlik filtrelerinden geçebilecek içerikler oluşturmaya yardımcı oluyor. Ne demiştik: “Her şey bir tıkla başlıyor.”</p>
<p>Sosyal mühendislikte de yapay zekâ kullanılabiliyor. Sosyal mühendislik en popüler hack tekniklerinden biri olsa da doğru şekilde uygulanması zaman alıyor. AI sadece bilgi toplamada değil, e-posta yazarak veya potansiyel kurbanları arayarak da yardımcı olabiliyor. AI güdümlü teknolojideki yeni gelişmelerle birlikte yapay zekâyı siber saldırılarda kullanmak daha popüler ve tehlikeli bir trend haline gelebilir.</p>
<p>Batuhan Sarıcan / <a href="mailto:batusarican@gmail.com">batusarican@gmail.com</a></p>
<p><strong>Kaynakça:</strong></p>
<p><a href="https://www.weforum.org/agenda/2019/03/here-are-the-biggest-cybercrime-trends-of-2019">https://www.weforum.org/agenda/2019/03/here-are-the-biggest-cybercrime-trends-of-2019</a></p>
<p><a href="https://securityintelligence.com/news/global-cost-of-cybercrime-exceeded-600-billion-in-2017-report-estimates/">https://securityintelligence.com/news/global-cost-of-cybercrime-exceeded-600-billion-in-2017-report-estimates/</a></p>
<p><a href="https://cybersecurityventures.com/2015-wp/wp-content/uploads/2017/10/2017-Cybercrime-Report.pdf">https://cybersecurityventures.com/2015-wp/wp-content/uploads/2017/10/2017-Cybercrime-Report.pdf</a></p>
<p><a href="http://bigdata-madesimple.com/77-facts-about-cyber-crimes-one-should-know-in-2018-infographic/">http://bigdata-madesimple.com/77-facts-about-cyber-crimes-one-should-know-in-2018-infographic/</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/en-gozde-siber-suclar">En gözde siber suçlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13306</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Röportaj: Dijitalim diyenler için bir rol model &#8220;Tanol Türkoğlu&#8221;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/roportaj-dijitalim-diyenler-icin-bir-rol-model-tanol-turkoglu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2018 12:50:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[4. sanayi devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[dijital devrim]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dünya]]></category>
		<category><![CDATA[dijital kültür]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalem]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[nesnelerin interneti]]></category>
		<category><![CDATA[otonom arabalar]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[sürücüsüz arabalar]]></category>
		<category><![CDATA[tanol türkoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=9314</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tanol Türkoğlu bir dijital kanaat önderi. Uzun yıllar finans sektöründe yönetici pozisyonlarında çalıştı bir yandan da halkı dijital teknolojiler konusunda bilgilendirmek ve cesaretlendirmek için yazılar yazdı. “Bu tarlaya tohum ekmek gibidir” diyor “Sonra belki biri çıkıp bir şey icat edebilir.” Vizyonlarından biri de Türkiye&#8217;deki genç kuşaklara &#8220;Sen de değişimin bir parçası olabilirsin&#8221; mesajını vermek. Çünkü değişimi gerçekleştirenlerin başkaları olduğu bize peşinen kabul ettiriliyor. Ayak uydurmak ya da yok olmak zorunda kalıyoruz. “Halbuki bir olasılık daha var” diyor Türkoğlu “O da ‘değiştiren’ olmak. Bluetooth, Danimarka’da, Skype Estonya&#8217;da geliştirildi. Her şey sadece ABD&#8217;de yapılmıyor. Ama önce Türkiye’de bu ortamı yaratmamız lazım”. Kendisi ile dijital ve fiziksel dünya arasındaki benzerlikleri yakaladık ve kuşaklar arası uçuruma yakından baktık. Röportajın tamamı, dergimizin 100. sayısında. 100. sayı raflarda yerini aldı bile&#8230;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/roportaj-dijitalim-diyenler-icin-bir-rol-model-tanol-turkoglu">Röportaj: Dijitalim diyenler için bir rol model &#8220;Tanol Türkoğlu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tanol Türkoğlu bir dijital kanaat önderi. Uzun yıllar finans sektöründe yönetici pozisyonlarında çalıştı bir yandan da halkı dijital teknolojiler konusunda bilgilendirmek ve cesaretlendirmek için yazılar yazdı. “Bu tarlaya tohum ekmek gibidir” diyor “Sonra belki biri çıkıp bir şey icat edebilir.” Vizyonlarından biri de Türkiye&#8217;deki genç kuşaklara &#8220;Sen de değişimin bir parçası olabilirsin&#8221; mesajını vermek. Çünkü değişimi gerçekleştirenlerin başkaları olduğu bize peşinen kabul ettiriliyor. Ayak uydurmak ya da yok olmak zorunda kalıyoruz. “Halbuki bir olasılık daha var” diyor Türkoğlu “O da ‘değiştiren’ olmak. Bluetooth, Danimarka’da, Skype Estonya&#8217;da geliştirildi. Her şey sadece ABD&#8217;de yapılmıyor. Ama önce Türkiye’de bu ortamı yaratmamız lazım”. Kendisi ile dijital ve fiziksel dünya arasındaki benzerlikleri yakaladık ve kuşaklar arası uçuruma yakından baktık.</p>
<p>Röportajın tamamı, dergimizin 100. sayısında. 100. sayı raflarda yerini aldı bile&#8230;</p>
<p><iframe width="730" height="411" src="https://www.youtube.com/embed/yJmuqCbikX4?feature=oembed" frameborder="0" allow="autoplay; encrypted-media" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/roportaj-dijitalim-diyenler-icin-bir-rol-model-tanol-turkoglu">Röportaj: Dijitalim diyenler için bir rol model &#8220;Tanol Türkoğlu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9314</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Endüstri 4.0 Çözüm ve Uygulamaları</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/endustri-4-0-cozum-uygulamalari</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Oct 2017 13:59:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru ve Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı kent]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı şebekeler]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Elektrik Tesisat Ulusal Kongre ve Sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[emo]]></category>
		<category><![CDATA[endüstri 4.0]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Geleceğin fabrikaları]]></category>
		<category><![CDATA[makineler arası iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[nesnelerin interneti]]></category>
		<category><![CDATA[robotlar]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi 4.0]]></category>
		<category><![CDATA[trafik uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=8039</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yıl 5.si düzenlenen olan Elektrik Tesisat Ulusal Kongre ve Sergisi “Akıllı Şehirler-Güvenli Tesisler” temasına sahip. Elektrik Mühendisleri Odası&#8217;nın (EMO) düzenlediği etkinlik, 18-21 Ekim 2017 tarihleri arasında İzmir Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde III. Güç ve Enerji Sistemleri Sempozyumu, IX. Ulusal Aydınlatma Sempozyumu ve IV. Yapı Elektronik Sistemleri Sempozyumu ile birlikte gerçekleşecek. Kongre, “Endüstri 4.0 Çözüm ve Uygulamaları” başlığı altında özel bir etkinlik, “Yapılarda Elektrik Tesisatı” üst başlığı altında ise “Yapı Denetim” ve “SMM Hizmetleri” konularına ilişkin özel oturumlara ev sahipliği yapacak. “Endüstri 4.0 Çözüm ve Uygulamaları” Özel Etkinliği (20 Ekim 2017) Kongre kapsamında düzenlenen “Endüstri 4.0 Çözüm ve Uygulamaları” başlıklı etkinlik, 3 farklı oturumda ve 16 konuşmacının katılımıyla gerçekleştirilecek. Endüstri 4.0 kapsamında uygulama geliştiren uluslararası kurum, kuruluş ve firma temsilcilerinin yer alacağı etkinlikte, teknolojik gelişmelerin gelecekte üretim modellerini ve yaşamı nasıl şekillendireceği işlenecek. “Geleceğin fabrikaları ve yapay zeka”, “makinelerin dijitalleşmesi ve robotlar”, “nesnelerin interneti”, “makineler arası iletişim”, “enerji sektöründe dijitalleşme ve akıllı şebekeler”, “akıllı kent ve trafik uygulamaları” gibi konuların yanı sıra Endüstri 4.0 uygulamalarının yaratacağı ekonomik ve sosyal değişim de irdelenecek. Etkinlik kapsamında geleceğin üretim yöntemleri ve dijital ekonomide emeğin ve mühendisin rolüne ilişkin sunumlar da gerçekleştirilecek. Program: </p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/endustri-4-0-cozum-uygulamalari">Endüstri 4.0 Çözüm ve Uygulamaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl 5.si düzenlenen olan Elektrik Tesisat Ulusal Kongre ve Sergisi “Akıllı Şehirler-Güvenli Tesisler” temasına sahip. Elektrik Mühendisleri Odası&#8217;nın (EMO) düzenlediği etkinlik, 18-21 Ekim 2017 tarihleri arasında İzmir Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde III. Güç ve Enerji Sistemleri Sempozyumu, IX. Ulusal Aydınlatma Sempozyumu ve IV. Yapı Elektronik Sistemleri Sempozyumu ile birlikte gerçekleşecek.</p>
<p>Kongre, “Endüstri 4.0 Çözüm ve Uygulamaları” başlığı altında özel bir etkinlik, “Yapılarda Elektrik Tesisatı” üst başlığı altında ise “Yapı Denetim” ve “SMM Hizmetleri” konularına ilişkin özel oturumlara ev sahipliği yapacak.</p>
<p><strong>“Endüstri 4.0 Çözüm ve Uygulamaları”</strong> Özel Etkinliği (20 Ekim 2017)</p>
<p>Kongre kapsamında düzenlenen “Endüstri 4.0 Çözüm ve Uygulamaları” başlıklı etkinlik, 3 farklı oturumda ve 16 konuşmacının katılımıyla gerçekleştirilecek. Endüstri 4.0 kapsamında uygulama geliştiren uluslararası kurum, kuruluş ve firma temsilcilerinin yer alacağı etkinlikte, teknolojik gelişmelerin gelecekte üretim modellerini ve yaşamı nasıl şekillendireceği işlenecek.</p>
<p>“Geleceğin fabrikaları ve yapay zeka”, “makinelerin dijitalleşmesi ve robotlar”, “nesnelerin interneti”, “makineler arası iletişim”, “enerji sektöründe dijitalleşme ve akıllı şebekeler”, “akıllı kent ve trafik uygulamaları” gibi konuların yanı sıra Endüstri 4.0 uygulamalarının yaratacağı ekonomik ve sosyal değişim de irdelenecek. Etkinlik kapsamında geleceğin üretim yöntemleri ve dijital ekonomide emeğin ve mühendisin rolüne ilişkin sunumlar da gerçekleştirilecek.</p>
<p><strong>Program: </strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-8041 size-full" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/10/end_bnnr1-2.jpg" alt="" width="1274" height="701" /> <img decoding="async" class="aligncenter wp-image-8042 size-full" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/10/end_bnnr2-2.jpg" alt="" width="1274" height="701" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-8043 size-full" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/10/end_bnnr3-2.jpg" alt="" width="1274" height="701" /></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/endustri-4-0-cozum-uygulamalari">Endüstri 4.0 Çözüm ve Uygulamaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8039</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Uzayın (yeniden) keşfi</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tanol-turkoglu/uzayin-yeniden-kesfi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tanol Türkoglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Nov 2016 09:21:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tanol Türkoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[bulut]]></category>
		<category><![CDATA[enformasyon]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum]]></category>
		<category><![CDATA[nesnelerin interneti]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=4313</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nesnelerin Interneti sadece insanın günlük yaşamının konforunu artırmayı sağlamayacak, insanlığın önünde durun büyük problemlerin çözümünde de rol alacak. Nasıl mı? Veriyi yakalayabilme özelliği sayesinde. Nesnelerin Interneti (“Internet of Things”) herkesin dilinde. Ancak bu olgu ile neler yapılabileceği konusunda, uzmanlar dışında, bilgi sahibi olan yok. Biraz araştıranlar, işin merkezinde cihazların kendi aralarında (insan dahli olmadan) iletişim kurma özelliğinin yattığını kolayca öğrenebilir. Bu iletişim sayesindedir ki artık o tür cihazlar “akıllı” diye anılıyor. Ancak cihazların bu şekilde “akıllanması” aslında bilgi toplumu için can alıcı başka bir ögenin daha da netleşmesi açısından önemlidir: Verinin kayıt alına alınabilmesi, enformasyon haline getirilmesi. Veri, temelde hareketin, devinimin ardında bıraktığı iz olarak tanımlanabilir. Devinim halindeki irili ufaklı her şey her an inanılmaz düzeyde veri üretmektedir. Ancak insanoğlu bu verinin çok marjinal bir kısmını kayıt edebilmektedir. Neden? Çünkü insanın elinde kayıt edecek medya çeşidi yakın zamana dek çok azdı. Sadece insan hafızası ile kağıt-kalem bu işi görebiliyordu. Dijital teknolojilerin icadıyla birlikte bu alanda da yeni bir imkan doğdu. Bilgisayar, veri kayıt etmeye başladı. Zaten “Dünya için birkaç bilgisayar yeter” öngörüsünün gerisinde de bu yatar; “bilgisayar” çok yüksek hacimde veri işleme amacıyla kullanılacak cihazlardır; o kadar(!) Kuantum sıçramasından büyük Dijital cihazların veriyi kayıt edip enformasyon haline getirmesi insanoğlunun bilgi üretim sürecinde bir kuantum sıçraması yapmasını sağladı. Nesnelerin Interneti ile insanoğlu çok daha büyük bir sıçramanın eşiğinde. Nesnelerin internetinin temelinde yatan ve yazının girişinde ifade edilmeyen husus ise cihazlara bağlı sensörlerin varlığıdır. Bu cihazları “akıllı” yapan aslında bu sensörlere sahip olmasıdır. Sensörler sayesinde veri toplayabilir, bunları anlık olarak değerlendirebilirler. Örneğin gelecek yıllarda giyeceğimiz spor ayakkabılarının tabanları sensörler sayesinde ayak tabanımızdan türlü veriler toplayabilecek ve bizim o anki yorgunluk durumumuzu tespit edebilecek. Benzer durumda daha önce neler yaptığımız enformasyonuna ulaşacak (diyelim ki taze sıkılmış portakal suyu içmek) aynı şeyi isteyebileceğimize “kanaat getirerek” bir başka akıllı cihaz olan kol saatimize bir sinyal gönderecek. Kol saatimiz bizi uyararak, az sonra evde olunca mutfakta taze sıkılmış bir bardak portakal suyunun hazır olmasını isteyip istemediğimizi soracak. Evet dersek, bu kez kol saatimiz evdeki buzdolabına, meyve sıkacağına sinyaller gönderecek. Bu cihazlar da kendi aralarında iş bölümü yaparak portakalların sıkılmasını sağlayacak. Akıllı nesnelerin sensörlere sahip olması, çevresiyle etkileşime girerek veriyi yakalayabilmesi yetmez! Bu enformasyon çok hızlı bir şekilde işlenebilirse, bilgiye dönüşebilir. O nedenle internet erişiminin, bulut bilişimin yaygınlaşması çok kritiktir. Yakalanan tüm o veri, internet üzerinde sahibine ait bir yerde (“bulut”ta) depolanmalı, erişilebilmeli ve anlık olarak analiz edilebilmelidir. Yoksa bir değeri kalmaz; tazeliğini yitirir. Bellidir ki nesnelerin interneti sadece bu türden konfora yönelik amaçlar için kullanılmayacaktır. Asıl değeri bugün insanlığın önünde duran büyük problemleri çözmedeki rolüyle anlaşılacaktır. Öldürücü hastalıkların ortadan kaldırılması, başka gezegenlerde yaşamın olanaklı kılınması gibi. Tanol Türkoğlu tanolturkoglu@gmail.com</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tanol-turkoglu/uzayin-yeniden-kesfi">Uzayın (yeniden) keşfi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nesnelerin Interneti sadece insanın günlük yaşamının konforunu artırmayı sağlamayacak, insanlığın önünde durun büyük problemlerin çözümünde de rol alacak. Nasıl mı? Veriyi yakalayabilme özelliği sayesinde.</strong></p>
<p><strong>Nesnelerin Interneti</strong> (“Internet of Things”) herkesin dilinde. Ancak bu olgu ile <strong>neler yapılabileceği </strong>konusunda, uzmanlar dışında, bilgi sahibi olan yok. Biraz araştıranlar, işin merkezinde <strong>cihazların kendi aralarında (insan dahli olmadan) iletişim kurma </strong>özelliğinin yattığını kolayca öğrenebilir. Bu iletişim sayesindedir ki artık o tür cihazlar <strong>“akıllı”</strong> diye anılıyor.</p>
<p>Ancak cihazların bu şekilde “akıllanması” aslında <strong>bilgi toplumu için</strong> can alıcı başka bir ögenin daha da netleşmesi açısından önemlidir: <strong>Verinin kayıt alına alınabilmesi, enformasyon haline getirilmesi.</strong></p>
<p><strong>Veri,</strong> temelde hareketin, devinimin ardında bıraktığı iz olarak tanımlanabilir. Devinim halindeki irili ufaklı her şey her an inanılmaz düzeyde veri üretmektedir. Ancak insanoğlu bu verinin çok marjinal bir kısmını kayıt edebilmektedir.</p>
<p>Neden? Çünkü insanın elinde <strong>kayıt edecek medya çeşidi</strong> yakın zamana dek çok azdı. Sadece insan hafızası ile kağıt-kalem bu işi görebiliyordu. Dijital teknolojilerin icadıyla birlikte bu alanda da yeni bir imkan doğdu. <strong>Bilgisayar</strong>, veri kayıt etmeye başladı. Zaten <strong>“Dünya için birkaç bilgisayar yeter”</strong> öngörüsünün gerisinde de bu yatar; “bilgisayar” çok yüksek hacimde veri işleme amacıyla kullanılacak cihazlardır; o kadar(!)</p>
<p><strong>Kuantum sıçramasından büyük</strong></p>
<p>Dijital cihazların veriyi kayıt edip enformasyon haline getirmesi insanoğlunun bilgi üretim sürecinde bir <strong>kuantum sıçraması</strong> yapmasını sağladı. Nesnelerin Interneti ile insanoğlu çok daha büyük bir sıçramanın eşiğinde.</p>
<p>Nesnelerin internetinin temelinde yatan ve yazının girişinde ifade edilmeyen husus ise cihazlara bağlı sensörlerin varlığıdır. <strong>Bu cihazları “akıllı” yapan aslında bu sensörlere sahip olmasıdır</strong>. Sensörler sayesinde veri toplayabilir, bunları anlık olarak değerlendirebilirler.</p>
<p>Örneğin gelecek yıllarda giyeceğimiz <strong>spor ayakkabılarının tabanları</strong> sensörler sayesinde ayak tabanımızdan türlü veriler toplayabilecek ve bizim o anki yorgunluk durumumuzu tespit edebilecek. Benzer durumda daha önce neler yaptığımız enformasyonuna ulaşacak (diyelim ki taze sıkılmış portakal suyu içmek) aynı şeyi isteyebileceğimize “kanaat getirerek” bir başka akıllı cihaz olan kol saatimize bir sinyal gönderecek.</p>
<p>Kol saatimiz bizi uyararak, az sonra evde olunca mutfakta <strong>taze sıkılmış bir bardak portakal suyunun</strong> hazır olmasını isteyip istemediğimizi soracak. Evet dersek, bu kez kol saatimiz evdeki buzdolabına, meyve sıkacağına sinyaller gönderecek. Bu cihazlar da kendi aralarında iş bölümü yaparak portakalların sıkılmasını sağlayacak.</p>
<p>Akıllı nesnelerin sensörlere sahip olması, çevresiyle etkileşime girerek veriyi yakalayabilmesi yetmez! Bu <strong>enformasyon çok hızlı bir şekilde işlenebilirse, </strong>bilgiye dönüşebilir. O nedenle <strong>internet erişiminin, bulut bilişimin yaygınlaşması</strong> çok kritiktir.</p>
<p>Yakalanan tüm o veri, internet üzerinde sahibine ait bir yerde (“bulut”ta) depolanmalı, erişilebilmeli ve anlık olarak analiz edilebilmelidir. Yoksa bir değeri kalmaz; tazeliğini yitirir.</p>
<p>Bellidir ki nesnelerin interneti sadece bu türden konfora yönelik amaçlar için kullanılmayacaktır. Asıl değeri bugün insanlığın önünde duran <strong>büyük problemleri çözmedeki</strong> rolüyle anlaşılacaktır. Öldürücü hastalıkların ortadan kaldırılması, başka gezegenlerde yaşamın olanaklı kılınması gibi.</p>
<p><strong>Tanol Türkoğlu <a href="mailto:TanolTurkoglu@Gmail.com">tanolturkoglu@gmail.com</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tanol-turkoglu/uzayin-yeniden-kesfi">Uzayın (yeniden) keşfi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4313</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Otomotiv sektörü nesnelerin interneti ile vites yükseltiyor</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/otomotiv-sektoru-iot-ile-vites-yukseltiyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlem Yüzak]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 May 2016 20:25:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoyaşam]]></category>
		<category><![CDATA[gökhan arıksoy]]></category>
		<category><![CDATA[IoT]]></category>
		<category><![CDATA[metric]]></category>
		<category><![CDATA[nesnelerin interneti]]></category>
		<category><![CDATA[otomotiv]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=2402</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Cihazların birbirleri ile iletişim kurarak kullanıcıların hayatlarını kolaylaştıran bir teknoloji” olarak tanımladığımız nesnelerin interneti (IoT), 21. yüzyıl ile birlikte hayatımıza her geçen gün daha fazla nüfuz ediyor. Bu değişim her sektörde dönüşümü de beraberinde getiriyor. Otomobil sektörü de bu değişimden nasibini alıyor. Araştırma şirketi IDC’nin 2016 yılı pazar araştırmasına göre 2018 yılına kadar internete bağlı cihazların sayısı 22 milyarı bulacak ve bunun sonucunda 200 binin üzerinde yeni uygulama ve hizmet ortaya çıkacak. Teknolojinin bu hızlı trendine ayak uydurmaya çalışan otomotiv sektöründe de bu yöne önemli gelişmelerin yaşandığını görüyoruz. Otomobil üreticileri yeni araçlarına internet bağlantısını dâhil etmek için birbirleri ile sert bir yarış içerisine girmiş durumda. Tabii bunu yapmalarının da birçok nedeni var. Otomobillerin de nesnelerin interneti ekosistemine dâhil olması ile araçlardan toplanacak verilerek kullanılarak daha güvenli ve konforlu bir sürüş deneyimi sağlanabilecek, yeni ürün ve hizmetler sunulabilecek. Hatta yaşanan gelişmelere baktığımızda, tıpkı bilgisayar ve telefonlarımızın yazılım güncellemeleri ile üst seviyeye yükseltilmesi gibi otomobillerin de yazılım güncellemeleri ile bir üst seviye çıkarılacağı bir geleceğin çok uzak olmadığını söyleyebiliriz. Business Insider tarafından 2015 yılında yayınlanan Business Intelligence raporuna göre, 2020 yılına geldiğimizde bağlantılı otomobiller için geliştirilecek bağlantılı ürün ve hizmetlerden elde edilecek gelir 152 milyar dolara ulaşacak. Bu ürün ve hizmetler içerisinde; sürücü asistanı, güvenlik, araç yönetimi, eğlence, mobil yönetim gibi birçok akıllı uygulama yer alacak. 2020 yılına kadar üretilecek tüm otomobillerin yüzde 75’inde ise internete bağlantıyı sağlayacak donanımlar bulunacak. Yine rapora göre bağlantılı otomobil pazarının son beş yıl içerisindeki büyümesi yıllık ortalama yüzde 45 seviyesinde. Bu büyüme genel otomobil pazarının büyümesinden on kat daha hızlı bir büyüme anlamına geliyor. Bugün için bağlantılı bir otomobilin ortalama 55 bin dolar olan fiyatı da aynı süre içerisinde 35 bin dolara kadar düşecek. Kısacası, IoT teknolojileri otomotiv endüstrisinin takip edeceği yol haritasını çiziyor. İnternet bağlantılı araçlar geleceğin yollarında ve ekonomisinde büyük rol oynayacak. Ürünlerden hizmet ve deneyimlere, donanımdan yazılıma, fonksiyonellikten bilgiye doğru bir değişim geçiren bu ekosistemde yeni bir üst vitese geçiliyor. Bu yeni ekonomi içerisinde ise otomobil üreticileri, artık hizmet üreten şirketler olarak yerini alacak. Gökhan Arıksoy METRIC Genel Müdürü &#160; &#160;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/otomotiv-sektoru-iot-ile-vites-yukseltiyor">Otomotiv sektörü nesnelerin interneti ile vites yükseltiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Cihazların birbirleri ile iletişim kurarak kullanıcıların hayatlarını kolaylaştıran bir teknoloji” olarak tanımladığımız nesnelerin interneti (IoT), 21. yüzyıl ile birlikte hayatımıza her geçen gün daha fazla nüfuz ediyor. Bu değişim her sektörde dönüşümü de beraberinde getiriyor. Otomobil sektörü de bu değişimden nasibini alıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-thumbnail wp-image-2404" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/05/gu-150x150.jpg" alt="gu" width="150" height="150" />Araştırma şirketi IDC’nin 2016 yılı pazar araştırmasına göre 2018 yılına kadar internete bağlı cihazların sayısı 22 milyarı bulacak ve bunun sonucunda 200 binin üzerinde yeni uygulama ve hizmet ortaya çıkacak. Teknolojinin bu hızlı trendine ayak uydurmaya çalışan otomotiv sektöründe de bu yöne önemli gelişmelerin yaşandığını görüyoruz.</p>
<p>Otomobil üreticileri yeni araçlarına internet bağlantısını dâhil etmek için birbirleri ile sert bir yarış içerisine girmiş durumda. Tabii bunu yapmalarının da birçok nedeni var. Otomobillerin de nesnelerin interneti ekosistemine dâhil olması ile araçlardan toplanacak verilerek kullanılarak daha güvenli ve konforlu bir sürüş deneyimi sağlanabilecek, yeni ürün ve hizmetler sunulabilecek. Hatta yaşanan gelişmelere baktığımızda, tıpkı bilgisayar ve telefonlarımızın yazılım güncellemeleri ile üst seviyeye yükseltilmesi gibi otomobillerin de yazılım güncellemeleri ile bir üst seviye çıkarılacağı bir geleceğin çok uzak olmadığını söyleyebiliriz.</p>
<p>Business Insider tarafından 2015 yılında yayınlanan Business Intelligence raporuna göre, 2020 yılına geldiğimizde bağlantılı otomobiller için geliştirilecek bağlantılı ürün ve hizmetlerden elde edilecek gelir 152 milyar dolara ulaşacak. Bu ürün ve hizmetler içerisinde; sürücü asistanı, güvenlik, araç yönetimi, eğlence, mobil yönetim gibi birçok akıllı uygulama yer alacak. 2020 yılına kadar üretilecek tüm otomobillerin yüzde 75’inde ise internete bağlantıyı sağlayacak donanımlar bulunacak. Yine rapora göre bağlantılı otomobil pazarının son beş yıl içerisindeki büyümesi yıllık ortalama yüzde 45 seviyesinde. Bu büyüme genel otomobil pazarının büyümesinden on kat daha hızlı bir büyüme anlamına geliyor. Bugün için bağlantılı bir otomobilin ortalama 55 bin dolar olan fiyatı da aynı süre içerisinde 35 bin dolara kadar düşecek.</p>
<p>Kısacası, IoT teknolojileri otomotiv endüstrisinin takip edeceği yol haritasını çiziyor. İnternet bağlantılı araçlar geleceğin yollarında ve ekonomisinde büyük rol oynayacak. Ürünlerden hizmet ve deneyimlere, donanımdan yazılıma, fonksiyonellikten bilgiye doğru bir değişim geçiren bu ekosistemde yeni bir üst vitese geçiliyor. Bu yeni ekonomi içerisinde ise otomobil üreticileri, artık hizmet üreten şirketler olarak yerini alacak.</p>
<p><strong>Gökhan Arıksoy</strong></p>
<p><strong>METRIC Genel Müdürü</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/otomotiv-sektoru-iot-ile-vites-yukseltiyor">Otomotiv sektörü nesnelerin interneti ile vites yükseltiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2402</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin en inovatif 4 projesine TET’ten ödül</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/turkiyenin-en-inovatif-4-projesine-tetten-odul</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlem Yüzak]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Apr 2016 06:02:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoyaşam]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[enerji verimliliği]]></category>
		<category><![CDATA[gıda güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı şarj edilebilir pil]]></category>
		<category><![CDATA[inovatif proje]]></category>
		<category><![CDATA[kuluçka]]></category>
		<category><![CDATA[MiSens]]></category>
		<category><![CDATA[nesnelerin interneti]]></category>
		<category><![CDATA[TET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=1878</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elektrik Elektronik ve Hizmet İhracatçıları Birliği’nin (TET) bu yıl 5.’sini düzenlediği Proje Baharı etkinlikleri 6 Nisan’da Harbiye Askeri Müzesi’nde gerçekleşti. Özgünlüğü, sağlayacağı fayda, projenin içerdiği inovasyon ve uygulanabilirlik gibi kriterler dikkate alınarak değerlendirilen 115 farklı projeden 4 farklı kategoriden 12 proje ödül almaya hak kazandı. Bilgi ve İletişim Teknolojisi Uygulamaları, Çevre ve Enerji Verimliliği Uygulamaları, Enerji Üretim, İletim ve Dağıtımına Yönelik Uygulamalar ve Diğer Elektrik Elektronik Uygulamaları olmak üzere 4 farklı kategorinin 1.’lerine 20 bin TL, 2.’cilerine 10 bin TL ve 3.’cülerine de 7 bin 500 TL verildi. Üniversite ve kuluçka merkezlerinden büyük destek TET Ar-Ge Proje Baharı bu yıl ilk kez kuluçka merkezleri ve üniversitelerden de büyük destek almaya başladı. Ortak bir bilgi ve paylaşım platformu yaratma açısından TET Ar-Ge Proje Baharı’nı özel bir konuma taşıyan kurum ve kuruluşlar da proje yarışmasına katılan proje sahiplerine ödül verdiler. Selçuk Üniversitesi Kuluçka Özel Ödülü’nü “Diz Ekleminde Sorun Olan Hastalar İçin Yürüme Asistanı” adlı projesi ile Mehmet Kum kazanırken İTÜ Çekirdek Kuluçka Özel Ödülü’nü “Geleceğinizi Aydınlatan Teknoloji &#8216;OLED&#8221; adlı projesiyle Murat Şahin aldı. Ayrıca yine İTÜ Çekirdek Kuluçka Özel Ödülü’nü almaya hak kazanan proje ve proje sahipleri “Esnek, Hızlı Şarj Edilebilir Pil” adlı projesi ile Alican Emre Köksal, “Aletrik &#8211; Enerji Verimlilik Cihazı” adlı projesi ile Ömür Eşelioğlu, “Cleva Mobil Uygulama Geliştirme Platformu” adlı projesi ile Mustafa Özlü oldu. Sabancı Üniversitesi tarafından verilen Inovent Kuluçka Özel Ödülü’nü ise “Fotovoltaik Esaslı İpliklerle Üretilen Kumaştan Elektrik Üretimi” adlı projesi ile Çağa Bizimcan ve Fikret Bizimcan, “Ağır Metaller (CD, PB); Hafif İşçiler (lumbricus terrestris örneği)” adlı projesi ile Ferhat Babacan ve Furkan Ali Yalçın aldı. Bilgi ve İletişim Teknolojisi Uygulamaları Ödülü: Nesnelerin İnterneti için Görünür Işıkla İletişim Modülü Mahmut Durgun tarafından hazırlanan “Nesnelerin İnterneti için Görünür Işıkla İletişim Modülü”, popülaritesiyle bilimin ve endüstrinin gözdesi olan nesnelerin interneti trendini görünür ışıkla iletişim metodunu birleştiriyor. Çeşitli cihazlar tasarlamanın ve üretmenin peşinde olan teknoloji devleri, akademik dünya ve girişimciler nedeniyle her geçen gün yeni bir ürüne denk geliniyor. Bu trendlerin büyük bir hızla ürettiği ürünleri ve çözümleri görüldüğü günümüzde, Mahmut Durgun bu iki teknolojinin bir arada yer almasını sağlayacak Nesnelerin İnterneti için Görünür Işıkla İletişim Modülü oluşturulmasını amaçlıyor. Enerji Üretim, İletim ve Dağıtımına Yönelik Uygulamalar Ödülü:  Elektroeğirme yöntemi ile yeni nesil nano malzemeler kullanılarak lityum iyon pil üretimi. Alper Bayram’ın projesi, günümüzde elektrik enerjisinin depolanması için geliştirilmiş bataryalardan lityum-iyon pillerin, diğer pillere kıyasla yüksek kapasite ve enerji yoğunluklarıyla geniş kullanım alanına sahip olmasından yola çıkıyor. Yapılan son çalışmalar, lityum-iyon pillerin kapasitelerinin optimizasyonu için nanomalzemelerin kullanılabilmesi üzerine yoğunlaşıyor. Alper Bayram’ın projesi, elektroeğirme yöntemi ile üretilen yeni nesil metal-oksit kompozit nanoliflerin, lityum-iyon pillerin katotlarında kullanılabilirliğini araştırmayı amaçlıyor. Çevre ve Enerji Verimliliği Uygulamaları Ödülü:  Esnek, hızlı şarj edilebilir pil. Alican Emre Köksal’ın hazırladığı projede lityum pillerle aynı enerji yoğunluğuna sahip, hızlı şarj edilebilir ve esneyebilen düşük maliyetli pil anlatılıyor ve elektronik uygulamalar için yeni bir çözüm sunuyor.  Diğer Elektrik, Elektronik Uygulamaları Ödülü: Gıda güvenliği için taşınabilir, biyosensör tabanlı mikotoksin test cihazı: MiSens. Projesinde tahıllardaki mikotoksinlerin hızlı ve güvenilir olarak kantitatif tespiti için elektrokimyasal metodla çalışan taşınabilir analiz cihazının geliştirilmesini amaçlayan Yıldız Uludağ, proje kapsamında Aflatoksin ve Deoksinivalenol mikotoksinlerini tespit edebilecek MiSens cihazı geliştirdi. MiSens cihazı, laboratuvar ve deneyimli personel gerekmeksizin hızlı, duyarlı ve seçici mikotoksin tanısı yapabilmekte ve kullanım kolaylığı, hızlılık ve maliyet açısından mevcut teknolojilerden üstün. &#160; &#160; &#160; &#160;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/turkiyenin-en-inovatif-4-projesine-tetten-odul">Türkiye’nin en inovatif 4 projesine TET’ten ödül</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Elektrik Elektronik ve Hizmet İhracatçıları Birliği’nin (TET) bu yıl 5.’sini düzenlediği Proje Baharı etkinlikleri 6 Nisan’da Harbiye Askeri Müzesi’nde gerçekleşti. Özgünlüğü, sağlayacağı fayda, projenin içerdiği inovasyon ve uygulanabilirlik gibi kriterler dikkate alınarak değerlendirilen 115 farklı projeden 4 farklı kategoriden 12 proje ödül almaya hak kazandı. Bilgi ve İletişim Teknolojisi Uygulamaları, Çevre ve Enerji Verimliliği Uygulamaları, Enerji Üretim, İletim ve Dağıtımına Yönelik Uygulamalar ve Diğer Elektrik Elektronik Uygulamaları olmak üzere 4 farklı kategorinin 1.’lerine 20 bin TL, 2.’cilerine 10 bin TL ve 3.’cülerine de 7 bin 500 TL verildi.</p>
<p><strong>Üniversite ve kuluçka merkezlerinden büyük destek</strong></p>
<p>TET Ar-Ge Proje Baharı bu yıl ilk kez kuluçka merkezleri ve üniversitelerden de büyük destek almaya başladı. Ortak bir bilgi ve paylaşım platformu yaratma açısından TET Ar-Ge Proje Baharı’nı özel bir konuma taşıyan kurum ve kuruluşlar da proje yarışmasına katılan proje sahiplerine ödül verdiler. Selçuk Üniversitesi Kuluçka Özel Ödülü’nü “Diz Ekleminde Sorun Olan Hastalar İçin Yürüme Asistanı” adlı projesi ile Mehmet Kum kazanırken İTÜ Çekirdek Kuluçka Özel Ödülü’nü “Geleceğinizi Aydınlatan Teknoloji &#8216;OLED&#8221; adlı projesiyle Murat Şahin aldı. Ayrıca yine İTÜ Çekirdek Kuluçka Özel Ödülü’nü almaya hak kazanan proje ve proje sahipleri “Esnek, Hızlı Şarj Edilebilir Pil” adlı projesi ile Alican Emre Köksal, “Aletrik &#8211; Enerji Verimlilik Cihazı” adlı projesi ile Ömür Eşelioğlu, “Cleva Mobil Uygulama Geliştirme Platformu” adlı projesi ile Mustafa Özlü oldu. Sabancı Üniversitesi tarafından verilen Inovent Kuluçka Özel Ödülü’nü ise “Fotovoltaik Esaslı İpliklerle Üretilen Kumaştan Elektrik Üretimi” adlı projesi ile Çağa Bizimcan ve Fikret Bizimcan, “Ağır Metaller (CD, PB); Hafif İşçiler (lumbricus terrestris örneği)” adlı projesi ile Ferhat Babacan ve Furkan Ali Yalçın aldı.</p>
<p><strong>Bilgi ve İletişim Teknolojisi Uygulamaları Ödülü:</strong></p>
<p><strong><em>Nesnelerin İnterneti için Görünür Işıkla İletişim Modülü </em></strong>Mahmut Durgun tarafından hazırlanan “Nesnelerin İnterneti için Görünür Işıkla İletişim Modülü”, popülaritesiyle bilimin ve endüstrinin gözdesi olan nesnelerin interneti trendini görünür ışıkla iletişim metodunu birleştiriyor. Çeşitli cihazlar tasarlamanın ve üretmenin peşinde olan teknoloji devleri, akademik dünya ve girişimciler nedeniyle her geçen gün yeni bir ürüne denk geliniyor. Bu trendlerin büyük bir hızla ürettiği ürünleri ve çözümleri görüldüğü günümüzde, Mahmut Durgun bu iki teknolojinin bir arada yer almasını sağlayacak Nesnelerin İnterneti için Görünür Işıkla İletişim Modülü oluşturulmasını amaçlıyor.</p>
<p><strong>Enerji Üretim, İletim ve Dağıtımına Yönelik Uygulamalar Ödülü:</strong></p>
<p><strong><em> </em></strong><strong><em>Elektroeğirme yöntemi ile yeni nesil nano malzemeler kullanılarak lityum iyon pil üretimi. </em></strong>Alper Bayram’ın projesi, günümüzde elektrik enerjisinin depolanması için geliştirilmiş bataryalardan lityum-iyon pillerin, diğer pillere kıyasla yüksek kapasite ve enerji yoğunluklarıyla geniş kullanım alanına sahip olmasından yola çıkıyor. Yapılan son çalışmalar, lityum-iyon pillerin kapasitelerinin optimizasyonu için nanomalzemelerin kullanılabilmesi üzerine yoğunlaşıyor. Alper Bayram’ın projesi, elektroeğirme yöntemi ile üretilen yeni nesil metal-oksit kompozit nanoliflerin, lityum-iyon pillerin katotlarında kullanılabilirliğini araştırmayı amaçlıyor.</p>
<p><strong>Çevre ve Enerji Verimliliği Uygulamaları Ödülü:</strong></p>
<p><strong><em> </em></strong><strong><em>Esnek, hızlı şarj edilebilir pil. </em></strong>Alican Emre Köksal’ın hazırladığı projede lityum pillerle aynı enerji yoğunluğuna sahip, hızlı şarj edilebilir ve esneyebilen düşük maliyetli pil anlatılıyor ve elektronik uygulamalar için yeni bir çözüm sunuyor.</p>
<p><strong> </strong><strong>Diğer Elektrik, Elektronik Uygulamaları Ödülü:</strong></p>
<p><strong><em>Gıda güvenliği için taşınabilir, biyosensör tabanlı mikotoksin test cihazı:</em></strong> MiSens. Projesinde tahıllardaki mikotoksinlerin hızlı ve güvenilir olarak kantitatif tespiti için elektrokimyasal metodla çalışan taşınabilir analiz cihazının geliştirilmesini amaçlayan Yıldız Uludağ, proje kapsamında Aflatoksin ve Deoksinivalenol mikotoksinlerini tespit edebilecek MiSens cihazı geliştirdi. MiSens cihazı, laboratuvar ve deneyimli personel gerekmeksizin hızlı, duyarlı ve seçici mikotoksin tanısı yapabilmekte ve kullanım kolaylığı, hızlılık ve maliyet açısından mevcut teknolojilerden üstün.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/turkiyenin-en-inovatif-4-projesine-tetten-odul">Türkiye’nin en inovatif 4 projesine TET’ten ödül</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1878</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
