<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ödül arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/odul/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/odul</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 27 Nov 2019 09:21:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Yazarımız Doğan Kuban’a Cumhurbaşkanlığı mimarlık büyük ödülü</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/yazarimiz-dogan-kubana-cumhurbaskanligi-mimarlik-buyuk-odulu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Nov 2019 09:21:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[doğan kuban]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=15965</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her hafta HBT dergisinde yazan Prof. Dr. Doğan Kuban hocaya mimarlık alanında Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü verildi. Yıllarca, önce Cumhuriyet gazetesinde, Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji dergisinde ve kurulduğundan beri Herkese Bilim Teknoloji dergisinde haftalık yazıları yayımlanan Kuban hoca, ödülü toplumu bölmemek adına kabul ettiğini belirtti. Cumhuriyet gazetesinde Öznur Oğraş Çolak’a bir açıklama yapan Kuban, “Bu ödül Cumhurbaşkanlığı tarafından veriliyor. İster beğenilsin, ister beğenilmesin hatta Cumhurbaşkanı bir taraf olsa dahi devletin temsilcisidir. Toplumu ikiye bölmemek adına ödülü kabul ediyorum. En aşağıdan en yukarıya tüm halkı kabul etmezsek, eşit davranmazsak toplumu ikiye bölmüş oluruz. Cumhurbaşkanı aynı zamanda Cumhuriyetin de temsilcisidir. Ben bugüne kadar yaklaşık 50 kitap yazmışım, dünyanın her yerinde sayısız konferanslar vermişim. Dolayısıyla bu ödülü almam beni şaşırtmadı” dedi. Devrim Erbil (resim) ve MFÖ (müzik) gibi alanında usta kişilerin ödül aldığı Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri’nde sinema dalında ise dini filmleriyle dikkat çeken Mesut Uçakan değer görüldü.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/yazarimiz-dogan-kubana-cumhurbaskanligi-mimarlik-buyuk-odulu">Yazarımız Doğan Kuban’a Cumhurbaşkanlığı mimarlık büyük ödülü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright wp-image-15966" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/11/kuban-300x200.jpg" alt="" width="350" height="234" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/11/kuban-300x200.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/11/kuban.jpg 800w" sizes="(max-width: 350px) 100vw, 350px" />Her hafta HBT dergisinde yazan Prof. Dr. <strong>Doğan Kuban</strong> hocaya mimarlık alanında Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü verildi. Yıllarca, önce Cumhuriyet gazetesinde, Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji dergisinde ve kurulduğundan beri Herkese Bilim Teknoloji dergisinde haftalık yazıları yayımlanan Kuban hoca, ödülü toplumu bölmemek adına kabul ettiğini belirtti.</p>
<p>Cumhuriyet gazetesinde <strong>Öznur Oğraş Çolak</strong>’a bir açıklama yapan Kuban<strong>, </strong>“Bu ödül Cumhurbaşkanlığı tarafından veriliyor. İster beğenilsin, ister beğenilmesin hatta Cumhurbaşkanı bir taraf olsa dahi devletin temsilcisidir. Toplumu ikiye bölmemek adına ödülü kabul ediyorum. En aşağıdan en yukarıya tüm halkı kabul etmezsek, eşit davranmazsak toplumu ikiye bölmüş oluruz. Cumhurbaşkanı aynı zamanda Cumhuriyetin de temsilcisidir. Ben bugüne kadar yaklaşık 50 kitap yazmışım, dünyanın her yerinde sayısız konferanslar vermişim. Dolayısıyla bu ödülü almam beni şaşırtmadı” dedi.</p>
<p>Devrim Erbil (resim) ve MFÖ (müzik) gibi alanında usta kişilerin ödül aldığı Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri’nde sinema dalında ise dini filmleriyle dikkat çeken Mesut Uçakan değer görüldü.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/yazarimiz-dogan-kubana-cumhurbaskanligi-mimarlik-buyuk-odulu">Yazarımız Doğan Kuban’a Cumhurbaşkanlığı mimarlık büyük ödülü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15965</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bilim Konuşmaları: Hesaplamalı biyolojinin öncüsü Prof. Dr. İvet Bahar</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/bilim-konusmalari-hesaplamali-biyolojinin-oncusu-prof-dr-ivet-bahar</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 May 2019 09:37:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[CRISPR]]></category>
		<category><![CDATA[etik]]></category>
		<category><![CDATA[evrim]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[Hesaplamalı biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İvet Bahar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Has Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[Pittsburgh Üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=13774</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın dört bir yanındaki üniversitelerden çeşitli ödüller alan, yetiştirdiği öğrenciler ve özgün çalışmalarıyla bilimin geleceğine büyük katkılar sağlayan saygın bilim insanı Prof. Dr. İvet Bahar ile İstanbul&#8217;da görüştük. Bahar, 16 yıl Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyesi ve araştırmacı olarak çalıştıktan sonra gelen teklif üzerine Pittsburgh Üniversitesi’nde “Hesaplamalı Biyoloji” bölümünü kurdu ve 15 yıldır orada hem araştırmalarını sürdürüyor hem de öğrenci yetiştiriyor. &#8220;En büyük mutluluğum, akademik torunlarım&#8221; diyor. Söyleşi: Batuhan Sarıcan / batusarican@gmail.com Sevgili İvet Bahar, son araştırmalarınızdan bahsedebilir misiniz? Bahar: Son zamanlarda daha çok beyine odaklandığımı söyleyebilirim. Nörostransmitter’larda bizim odaklandığımız dopamin. Dopaminin iletimi çok önemli bir konu. Siz dopaminleri hücreler arasında doğru ateşlemezseniz veya sinapslardan dopaminleri etkin bir şekilde temizlemezseniz birçok hastalığa neden oluyor. Onlardan birisi uyuşturucu bağımlılığı, bir diğeri Parkinson hastalığı. İnsan ömrü giderek uzuyor. Dolayısıyla daha önce bu kadar ön plana çıkmayan Alzheimer ve Huntington gibi hastalıklar daha önem kazanıyor. Çünkü yaşlanmayla ilgili problemler. Bunların hepsinin temelinde beynin nasıl çalıştığını anlamanız gerektiği yatıyor. İşin bir de finansman boyutu var tabii. Hangi konulardaki çalışmalara daha çok ve daha hızlı kaynak bulabiliyorsanız ona yöneliyorsunuz. Bugüne kadar beyin konusunda proje olarak ne önerdiysek hepsi kabul edildi. Türkiye’de olsaydı kabul edilir miydi acaba? Bilemiyorum, öyle bir şey de söylemek istemem, ama Türkiye’de de aslında araştırma imkanları var. Veya Türkiye’de olup uluslararası araştırma projelerine girme imkânı var. Mesela Polimer Araştırma Merkezi Müdürü Türkan Haliloğlu bu sene NATO’dan çok önemli bir ödül aldı; Science for Peace and Security (SPS). Siz gerçekten araştırma yapmak istiyorsanız Türkiye’de de imkânlar çok. Bugün 250’den fazla makale ve 20.000’den fazla atıf ile alanınızda tanınan, seçkin bir isimsiniz. İstanbul’dan Pittsburgh’a uzanan başarılı kariyerinizde sizi en çok neyin motive ettiğini merak ediyoruz. Hiç beklemediğiniz bir şey söyleyeceğim, sanırım yaşla da alakalı bir şey bu; öğrencilerimin başarılarını görmek. Bu çığ gibi büyüyor. Birinci, hatta ikinci kuşak, yani öğrencilerimin öğrencileri benimle çalışıyor. Onlara akademik torunlarım diyorum. Yeni nesillerin başarısını gördüğünüzde verdiğiniz emeklerin veya duyduğunuz tutkunun, Canan Dağdeviren’in de konuşmasında bahsettiği gibi bulaşıcı olduğunu görüyorsunuz. Tek başına değil, bir arada bir şey başarmak kadar güzel bir duygu yok. Birlikte bir problemi çözdüğünüz an gözleriniz parlar. O coşkuyu, o heyecanı duymak, bilim insanı olmanın en güzel yanı bu sanırım. Tabii bir de artık öyle bir yere geldi ki bilim, konular çok disiplinler arası. Büyüyen veri tabanlarıyla birlikte inanılmaz bir bilgi bombardımanı var. Çok daha fazla şey bilmek zorundasınız ve bu bir kişinin kapasitesinin çok üstünde. O yüzden ekip çalışmaları çok önemli. Bir kişi matematiği çok iyi biliyor, diğeri bilgisayarı derken herkes çalışmaya bir şeyler katıyor, çalışmayı zenginleştiriyor, problemleri çözüyor. Programın dünyada ilkiydik Hesaplamalı biyoloji programın öncüsü olduğunuzu söyleyebilir misiniz? Dünyada muadilleri var mıydı? Biz kurduğumuz zaman yoktu. Biz ilktik. Hatta ben biraz tereddüt ettim; belki de iyi bir fikir değil diye düşündüğümü hatırlıyorum. Fakat bugüne geldiğimizde bu programın, dünyanın çeşitli yerlerindeki üniversitelerde onlarcası var. Pittsburgh’ta ilk yaptığım şey, Carnegie Mellon Üniversitesi ile ortaklaşa bir doktora programı başlatmak oldu. Onların bilgisayar mühendisliği, bizim de tıp fakültemiz çok kuvvetliydi. Bu iki gücü birleştirdik. Programın bütün derslerini, ana hatlarını biz dizayn ettik. Bu program, ABD’nin çeşitli kuruluşlarından aldığı destek ve ödüllerle 15 senedir öğrenci yetiştiriyor. Peki bu programı tamamlayan öğrenciler istihdam konusunda sıkıntı yaşıyor mu? En önemlisi de bu; öğrencilerimiz daha mezun olmadan teknoloji ve ilaç sanayi gibi alanlarda iş imkânı buluyor. Çalışmalarınızdan “faydalı olduğunuzu hissettiğiniz”, yoğun ilgi gören ve kullanılan bir örnek verebilir misiniz? Bugün yaptığımız simülasyonlar için bir yazılım geliştirip bu çalışmayı 2011’de yayımlamıştık. 8 senede 1,5 milyon kere indirilmiş. Düşünün insanlar ne kadar kullanıyor. Nasıl büyük bir ihtiyaç varmış. Bugün 50 farklı ülkede yüzbinlerce kullanıcısı var. Onun da verdiği bir mutluluk var. İnsanların yaptığımız çalışmaları kullandığını görmek, faydalı olduğunu hissetmek benim için büyük bir etken. Ve bakıyorsunuz ki öğrencileriniz neredeyse sizden iyi. Bundan daha büyük bir mutluluk olamaz. Bugün bu ödülü almanızda belki de en kritik unsur, yetiştirdiğiniz öğrenciler diyebiliriz sanırım. Genç bilim insanlarına akademik kariyerleri için nasıl bir tavsiye verebilirsiniz? İlgi duyduğunuz, sevdiğiniz alanlara yönlenirseniz başarılı olursunuz. Mesela ben kimya ile başladım. Oradan mühendislik, malzeme bilimi ve biyomoleküllerin modellenmesine geçtim. Şimdi kanser araştırmaları ve beynin nasıl çalıştığını anlamaya çalışıyoruz. Nöro dejeneratif hastalıklara çare buluyoruz. Bir konudan diğer konuya geçiyorsunuz. Size zaman içinde ilerleyen teknolojiyle birlikte sunulan veriler farklı, problemler de haliyle değişiyor. Mühim olan şevkle, severek çalışıp devam etmek. &#160; Söylediklerinizden, artık “tek bir alanda çalışmak” diye de bir şey kalmadığını anlıyorum. Kesinlikle. Benim en sevdiğim alanlar fizik ve matematik diyebilirim. Ancak bilgisayarı da bilmek, kullanmak zorundayım. Düşünün lisans eğitimim sırasında biyolojiyi ders olarak bile almadım. En son lisede aldığım biyoloji dersinden şu anda bir biyoloji bölümü kurmaya kadar gitti iş. Mühim olan, çok sağlam bir temelden geliyorsanız, isteyerek ve severek yapıyorsanız bir şekilde öğreniyorsunuz. Sürekli bir öğrenme ve kendini geliştirme süreci söz konusu oluyor. İleride hangi alanlarda çalışmayı düşünüyorsunuz? Kişiye özel tedavi giderek önem kazanıyor. O alana bir katkıda bulunabileceğimi görebiliyorum. Çünkü genetik yapı farklılıklarının, biyomoleküler sistemleri nasıl etkileyebileceğini modelleyebiliriz diye düşünüyorum. “Bilim insanı etik olmalı” Çin’de yaşanan genle oynama (CRISPR) denemeleriyle birlikte gen teknolojisi büyük tartışmalara neden olmaya ve farklı bir noktaya gitmeye başladı. Gen çalışmaları bizi korkutmalı mı? Çok hassas bir konu. Bence bilimsel gelişmelerle birlikte ilerlemesi gereken şey etik değer yargılarıdır. Mesela bizim ders programımızda öğrencilerin zorunlu olarak alması gereken belki de en önemli ders etik dersidir. Bilim etiği. Siz genetik oynamalar yapıyorsunuz diyelim, moleküler düzeyde birtakım yeni ve hibrit tasarımlar yaratıyorsunuz; onun toplumsal, sosyal ve psikolojik açıdan ne gibi sonuçları olabilir değerlendirmeniz ve anlamanız lazım. Her bilim insanının etik açısından bilinçli olması lazım. Bir çalışmayı bilim aşkına yaparken toplumu da düşünmesi ve ona göre davranması gerekir. Akademide kadınlara karşı bir ayrımcılık olduğunu düşünüyor musunuz? ABD’de bilinen bir şey artık; kadınlar, erkeklerle aynı işi yapmalarına rağmen ortalama %30 daha düşük maaş alıyor. Bir de akademide piramidin üst basamaklarına doğru çıktıkça kadınların sayısı azalıyor. Biz mesela öğrencileri eşit almaya çalışıyoruz. Durumun bilincinde olan üniversiteler, ilan etmeseler de öğrenci kotası uyguluyor. Ama ne oluyor; yüksek lisans ve doktora diye yükselirken kadınlar gittikçe eleniyor. Dolayısıyla kadınlar üst seviyelerde azınlıkta kalıyor. Bazen kadın olarak yabancılaşma hissediyorsunuz. Öte yandan yetenek, kapasite çalışma azmi ve zekâ açısından kadınların erkeklerden aşağı olduğunu düşünmüyorum. Onların da bunu kendilerinde hak görüp tuttuğunu koparmaları, kendilerine güvenmeleri lazım. Kız çocuklarını çocukluktan koşulluyoruz. Onları edilgen yetiştiriyoruz. Buna engel olmak lazım. Sorunuza tekrar dönecek olursam ben Boğaziçi Üniversitesi’ndeki bütün eğitim hayatım boyunca hiçbir şekilde kadın-erkek ayrımı görmedim. Boğaziçi’nin kimya bölümünde hocaların ve öğrencilerin çoğu veya en azından yarısı kadındı. Bir ayrımcılık söz konusuysa ABD’de daha çok gördüğümü söyleyebilirim. Orada yükseldikçe kadın kalmadığını görüyorsunuz. Oradaki erkekler arasında daha büyük bir dayanışma var. Gelişmiş bir toplum olmasına rağmen bir “cam tavan” var. O aşılmaya çalışılıyor. Bir biyolog olarak Dünya dışı bir gezegende bir yaşam formu olabileceğini ya da insanlığın farklı bir gezegende yaşam kurabileceğini düşünüyor musunuz? Hiç düşünmediğim bir soru bu. Prensipte olmaması için bir neden yok. Sonuç olarak en basit elementler zaman içinde bakterilere onlar da çeşitli canlılara dönüşerek şu anki yaşam ortamını yaratmışlar. Aynı şeylerin tekrarlanması için belli başlı elementlere ihtiyaç var. Yani olmaması için hiçbir neden yok; teorik olarak. Ödül törenindeki konuşmanız sırasında evrim modellemelerini sıkça yaptığınızdan bahsettiniz. Türkiye’de evrim teorisi -kimilerince- garip bir şekilde reddediliyor. Belki de birçok insan evrimin ne olduğunu halen bilmiyor. Varsayalım ki ben evrim teorisinden bihaber bir insanım. Bana evrim teorisini nasıl açıklardınız? Benim çok önemsediğim bir konu bu. Aslında evrim teorisi, canlıların vücudundaki organların, dokuların en iyi şekilde işlemek üzere zaman içinde nasıl geliştiğini anlatan bir teori. Örneğin yeraltında yaşayan hayvanların birçoğu kör. Çünkü gözlerini kullanmıyorlar. Öte yandan vücudunuzdaki genetik yapının, zaman içinde değişen ve gelişen koşullara, karşılaştığınız şartlara ve hatta geçirdiğiniz hastalıklara göre değişmesi bu teoriyle açıklanıyor. Bir doğuştan gelen genetik yapımız var, bir de zaman içinde kazanılan bir genetik yapısı söz konusu. Sonuç olarak insanların türlü etkenlere ne şekilde cevap vereceğini anlamak için de evrim teorisini anlamanız lazım. Mesela şu an siz benimle konuşurken anında ve sürekli olarak DNA’nızdaki milyonlarca molekülünüz değişip duruyor. Bir deneme yanılma söz konusu. Sürekli değişiyor ve geri dönüyor. DNA ne yapabilirim diye sürekli bir arayış içinde. Bazen de yoldan çıkıyor ve yanlış yola yöneliyor. Sistem biyolojisinin de anlamı o, sistem olduğu gibi çöküyor. Yanlış bir yere saptığında bir yerinden başlayıp zincirleme çöküyor. Sistem biyolojisiyle de biz sadece herhangi bir bölgede olan bozukluğu değil, onun genel olarak bulunduğu ortamda bütün hücrenin işleyişine nasıl yansıdığını anlamaya çalışıyoruz. Pittsburgh’ta akademinin dışında hayatınız nasıl geçiyor? Eşimle ben klasik müziği çok seviyoruz. Pittsburgh Senfoni Orkestrası da ABD’nin en iyi senfoni orkestralarından biri. Her hafta düzenli olarak konsere gideriz. Bir de bisiklet var tabii; Pittsburgh’a “Nehirler Şehri” deniyor, iki nehir birleşip Ohio Nehri’ni oluşturuyor. O nehir boyunca çok güzel bisiklet yolları var. İsterseniz bisikletle Washington’a bile gidebilirsiniz. Bunun dışında hayatım; bölümüm, öğrencilerim ve toplantılar arasında geçiyor.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/bilim-konusmalari-hesaplamali-biyolojinin-oncusu-prof-dr-ivet-bahar">Bilim Konuşmaları: Hesaplamalı biyolojinin öncüsü Prof. Dr. İvet Bahar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dünyanın dört bir yanındaki üniversitelerden çeşitli ödüller alan, yetiştirdiği öğrenciler ve özgün çalışmalarıyla bilimin geleceğine büyük katkılar sağlayan saygın bilim insanı Prof. Dr. İvet Bahar ile İstanbul&#8217;da görüştük. Bahar, 16 yıl Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyesi ve araştırmacı olarak çalıştıktan sonra gelen teklif üzerine Pittsburgh Üniversitesi’nde “Hesaplamalı Biyoloji” bölümünü kurdu ve 15 yıldır orada hem araştırmalarını sürdürüyor hem de öğrenci yetiştiriyor. &#8220;En büyük mutluluğum, akademik torunlarım&#8221; diyor.</em></p>
<p><strong>Söyleşi:</strong> Batuhan Sarıcan / <a href="mailto:batusarican@gmail.com">batusarican@gmail.com</a></p>
<p><strong>Sevgili İvet Bahar, son araştırmalarınızdan bahsedebilir misiniz?</strong></p>
<p><strong>Bahar:</strong> Son zamanlarda daha çok beyine odaklandığımı söyleyebilirim. Nörostransmitter’larda bizim odaklandığımız dopamin. Dopaminin iletimi çok önemli bir konu. Siz dopaminleri hücreler arasında doğru ateşlemezseniz veya sinapslardan dopaminleri etkin bir şekilde temizlemezseniz birçok hastalığa neden oluyor. Onlardan birisi uyuşturucu bağımlılığı, bir diğeri Parkinson hastalığı. İnsan ömrü giderek uzuyor. Dolayısıyla daha önce bu kadar ön plana çıkmayan Alzheimer ve Huntington gibi hastalıklar daha önem kazanıyor. Çünkü yaşlanmayla ilgili problemler. Bunların hepsinin temelinde beynin nasıl çalıştığını anlamanız gerektiği yatıyor. İşin bir de finansman boyutu var tabii. Hangi konulardaki çalışmalara daha çok ve daha hızlı kaynak bulabiliyorsanız ona yöneliyorsunuz. Bugüne kadar beyin konusunda proje olarak ne önerdiysek hepsi kabul edildi.</p>
<p><strong>Türkiye’de olsaydı kabul edilir miydi acaba?</strong></p>
<p>Bilemiyorum, öyle bir şey de söylemek istemem, ama Türkiye’de de aslında araştırma imkanları var. Veya Türkiye’de olup uluslararası araştırma projelerine girme imkânı var. Mesela Polimer Araştırma Merkezi Müdürü Türkan Haliloğlu bu sene NATO’dan çok önemli bir ödül aldı; Science for Peace and Security (SPS). Siz gerçekten araştırma yapmak istiyorsanız Türkiye’de de imkânlar çok.</p>
<p><strong>Bugün 250’den fazla makale ve 20.000’den fazla atıf ile alanınızda tanınan, seçkin bir isimsiniz. İstanbul’dan Pittsburgh’a uzanan başarılı kariyerinizde sizi en çok neyin motive ettiğini merak ediyoruz.</strong></p>
<p>Hiç beklemediğiniz bir şey söyleyeceğim, sanırım yaşla da alakalı bir şey bu; öğrencilerimin başarılarını görmek. Bu çığ gibi büyüyor. Birinci, hatta ikinci kuşak, yani öğrencilerimin öğrencileri benimle çalışıyor. Onlara akademik torunlarım diyorum. Yeni nesillerin başarısını gördüğünüzde verdiğiniz emeklerin veya duyduğunuz tutkunun, Canan Dağdeviren’in de konuşmasında bahsettiği gibi bulaşıcı olduğunu görüyorsunuz. Tek başına değil, bir arada bir şey başarmak kadar güzel bir duygu yok. Birlikte bir problemi çözdüğünüz an gözleriniz parlar. O coşkuyu, o heyecanı duymak, bilim insanı olmanın en güzel yanı bu sanırım. Tabii bir de artık öyle bir yere geldi ki bilim, konular çok disiplinler arası. Büyüyen veri tabanlarıyla birlikte inanılmaz bir bilgi bombardımanı var. Çok daha fazla şey bilmek zorundasınız ve bu bir kişinin kapasitesinin çok üstünde. O yüzden ekip çalışmaları çok önemli. Bir kişi matematiği çok iyi biliyor, diğeri bilgisayarı derken herkes çalışmaya bir şeyler katıyor, çalışmayı zenginleştiriyor, problemleri çözüyor.</p>
<p><strong>Programın dünyada ilkiydik</strong></p>
<p><strong>Hesaplamalı biyoloji programın öncüsü olduğunuzu söyleyebilir misiniz? Dünyada muadilleri var mıydı?</strong></p>
<p>Biz kurduğumuz zaman yoktu. Biz ilktik. Hatta ben biraz tereddüt ettim; belki de iyi bir fikir değil diye düşündüğümü hatırlıyorum. Fakat bugüne geldiğimizde bu programın, dünyanın çeşitli yerlerindeki üniversitelerde onlarcası var. Pittsburgh’ta ilk yaptığım şey, Carnegie Mellon Üniversitesi ile ortaklaşa bir doktora programı başlatmak oldu. Onların bilgisayar mühendisliği, bizim de tıp fakültemiz çok kuvvetliydi. Bu iki gücü birleştirdik. Programın bütün derslerini, ana hatlarını biz dizayn ettik. Bu program, ABD’nin çeşitli kuruluşlarından aldığı destek ve ödüllerle 15 senedir öğrenci yetiştiriyor.</p>
<p><strong>Peki bu programı tamamlayan öğrenciler istihdam konusunda sıkıntı yaşıyor mu?</strong></p>
<p>En önemlisi de bu; öğrencilerimiz daha mezun olmadan teknoloji ve ilaç sanayi gibi alanlarda iş imkânı buluyor.</p>
<p><strong>Çalışmalarınızdan “faydalı olduğunuzu hissettiğiniz”, yoğun ilgi gören ve kullanılan bir örnek verebilir misiniz?</strong></p>
<p>Bugün yaptığımız simülasyonlar için bir yazılım geliştirip bu çalışmayı 2011’de yayımlamıştık. 8 senede 1,5 milyon kere indirilmiş. Düşünün insanlar ne kadar kullanıyor. Nasıl büyük bir ihtiyaç varmış. Bugün 50 farklı ülkede yüzbinlerce kullanıcısı var. Onun da verdiği bir mutluluk var. İnsanların yaptığımız çalışmaları kullandığını görmek, faydalı olduğunu hissetmek benim için büyük bir etken. Ve bakıyorsunuz ki öğrencileriniz neredeyse sizden iyi. Bundan daha büyük bir mutluluk olamaz.</p>
<div id="attachment_13778" style="width: 310px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-13778" class="wp-image-13778 size-medium" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/05/dsc1111-300x201.jpg" alt="" width="300" height="201" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/05/dsc1111-300x201.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/05/dsc1111.jpg 912w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><p id="caption-attachment-13778" class="wp-caption-text">Kadir Has Üniversitesi’nin verdiği “Üstün Başarı Ödülü” için Türkiye’ye gelen Prof. Dr. İvet Bahar&#8217;la hesaplamalı biyolojiden bilim etiğine, evrim teorisinden Pittsburgh&#8217;taki yaşamına uzanan bir görüşme gerçekleştirdik.</p></div>
<p><strong>Bugün bu ödülü almanızda belki de en kritik unsur, yetiştirdiğiniz öğrenciler diyebiliriz sanırım. Genç bilim insanlarına akademik kariyerleri için nasıl bir tavsiye verebilirsiniz? </strong></p>
<p>İlgi duyduğunuz, sevdiğiniz alanlara yönlenirseniz başarılı olursunuz. Mesela ben kimya ile başladım. Oradan mühendislik, malzeme bilimi ve biyomoleküllerin modellenmesine geçtim. Şimdi kanser araştırmaları ve beynin nasıl çalıştığını anlamaya çalışıyoruz. Nöro dejeneratif hastalıklara çare buluyoruz. Bir konudan diğer konuya geçiyorsunuz. Size zaman içinde ilerleyen teknolojiyle birlikte sunulan veriler farklı, problemler de haliyle değişiyor. Mühim olan şevkle, severek çalışıp devam etmek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Söylediklerinizden, artık “tek bir alanda çalışmak” diye de bir şey kalmadığını anlıyorum.</strong></p>
<p>Kesinlikle. Benim en sevdiğim alanlar fizik ve matematik diyebilirim. Ancak bilgisayarı da bilmek, kullanmak zorundayım. Düşünün lisans eğitimim sırasında biyolojiyi ders olarak bile almadım. En son lisede aldığım biyoloji dersinden şu anda bir biyoloji bölümü kurmaya kadar gitti iş. Mühim olan, çok sağlam bir temelden geliyorsanız, isteyerek ve severek yapıyorsanız bir şekilde öğreniyorsunuz. Sürekli bir öğrenme ve kendini geliştirme süreci söz konusu oluyor.</p>
<p><strong>İleride hangi alanlarda çalışmayı düşünüyorsunuz? </strong></p>
<p>Kişiye özel tedavi giderek önem kazanıyor. O alana bir katkıda bulunabileceğimi görebiliyorum. Çünkü genetik yapı farklılıklarının, biyomoleküler sistemleri nasıl etkileyebileceğini modelleyebiliriz diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>“Bilim insanı etik olmalı”</strong></p>
<p><strong>Çin’de yaşanan genle oynama (CRISPR) denemeleriyle birlikte gen teknolojisi büyük tartışmalara neden olmaya ve farklı bir noktaya gitmeye başladı. Gen çalışmaları bizi korkutmalı mı?</strong></p>
<p>Çok hassas bir konu. Bence bilimsel gelişmelerle birlikte ilerlemesi gereken şey etik değer yargılarıdır. Mesela bizim ders programımızda öğrencilerin zorunlu olarak alması gereken belki de en önemli ders etik dersidir. Bilim etiği. Siz genetik oynamalar yapıyorsunuz diyelim, moleküler düzeyde birtakım yeni ve hibrit tasarımlar yaratıyorsunuz; onun toplumsal, sosyal ve psikolojik açıdan ne gibi sonuçları olabilir değerlendirmeniz ve anlamanız lazım. Her bilim insanının etik açısından bilinçli olması lazım. Bir çalışmayı bilim aşkına yaparken toplumu da düşünmesi ve ona göre davranması gerekir.</p>
<p><strong>Akademide kadınlara karşı bir ayrımcılık olduğunu düşünüyor musunuz?</strong></p>
<p>ABD’de bilinen bir şey artık; kadınlar, erkeklerle aynı işi yapmalarına rağmen ortalama %30 daha düşük maaş alıyor. Bir de akademide piramidin üst basamaklarına doğru çıktıkça kadınların sayısı azalıyor. Biz mesela öğrencileri eşit almaya çalışıyoruz. Durumun bilincinde olan üniversiteler, ilan etmeseler de öğrenci kotası uyguluyor. Ama ne oluyor; yüksek lisans ve doktora diye yükselirken kadınlar gittikçe eleniyor. Dolayısıyla kadınlar üst seviyelerde azınlıkta kalıyor. Bazen kadın olarak yabancılaşma hissediyorsunuz. Öte yandan yetenek, kapasite çalışma azmi ve zekâ açısından kadınların erkeklerden aşağı olduğunu düşünmüyorum. Onların da bunu kendilerinde hak görüp tuttuğunu koparmaları, kendilerine güvenmeleri lazım. Kız çocuklarını çocukluktan koşulluyoruz. Onları edilgen yetiştiriyoruz. Buna engel olmak lazım. Sorunuza tekrar dönecek olursam ben Boğaziçi Üniversitesi’ndeki bütün eğitim hayatım boyunca hiçbir şekilde kadın-erkek ayrımı görmedim. Boğaziçi’nin kimya bölümünde hocaların ve öğrencilerin çoğu veya en azından yarısı kadındı. Bir ayrımcılık söz konusuysa ABD’de daha çok gördüğümü söyleyebilirim. Orada yükseldikçe kadın kalmadığını görüyorsunuz. Oradaki erkekler arasında daha büyük bir dayanışma var. Gelişmiş bir toplum olmasına rağmen bir “cam tavan” var. O aşılmaya çalışılıyor.</p>
<p><strong>Bir biyolog olarak Dünya dışı bir gezegende bir yaşam formu olabileceğini ya da insanlığın farklı bir gezegende yaşam kurabileceğini düşünüyor musunuz? </strong></p>
<p>Hiç düşünmediğim bir soru bu. Prensipte olmaması için bir neden yok. Sonuç olarak en basit elementler zaman içinde bakterilere onlar da çeşitli canlılara dönüşerek şu anki yaşam ortamını yaratmışlar. Aynı şeylerin tekrarlanması için belli başlı elementlere ihtiyaç var. Yani olmaması için hiçbir neden yok; teorik olarak.</p>
<p><strong>Ödül törenindeki konuşmanız sırasında evrim modellemelerini sıkça yaptığınızdan bahsettiniz. Türkiye’de evrim teorisi -kimilerince- garip bir şekilde reddediliyor. Belki de birçok insan evrimin ne olduğunu halen bilmiyor. Varsayalım ki ben evrim teorisinden bihaber bir insanım. Bana evrim teorisini nasıl açıklardınız?</strong></p>
<p>Benim çok önemsediğim bir konu bu. Aslında evrim teorisi, canlıların vücudundaki organların, dokuların en iyi şekilde işlemek üzere zaman içinde nasıl geliştiğini anlatan bir teori. Örneğin yeraltında yaşayan hayvanların birçoğu kör. Çünkü gözlerini kullanmıyorlar. Öte yandan vücudunuzdaki genetik yapının, zaman içinde değişen ve gelişen koşullara, karşılaştığınız şartlara ve hatta geçirdiğiniz hastalıklara göre değişmesi bu teoriyle açıklanıyor. Bir doğuştan gelen genetik yapımız var, bir de zaman içinde kazanılan bir genetik yapısı söz konusu. Sonuç olarak insanların türlü etkenlere ne şekilde cevap vereceğini anlamak için de evrim teorisini anlamanız lazım. Mesela şu an siz benimle konuşurken anında ve sürekli olarak DNA’nızdaki milyonlarca molekülünüz değişip duruyor. Bir deneme yanılma söz konusu. Sürekli değişiyor ve geri dönüyor. DNA ne yapabilirim diye sürekli bir arayış içinde. Bazen de yoldan çıkıyor ve yanlış yola yöneliyor. Sistem biyolojisinin de anlamı o, sistem olduğu gibi çöküyor. Yanlış bir yere saptığında bir yerinden başlayıp zincirleme çöküyor. Sistem biyolojisiyle de biz sadece herhangi bir bölgede olan bozukluğu değil, onun genel olarak bulunduğu ortamda bütün hücrenin işleyişine nasıl yansıdığını anlamaya çalışıyoruz.</p>
<p><strong>Pittsburgh’ta akademinin dışında hayatınız nasıl geçiyor? </strong></p>
<p>Eşimle ben klasik müziği çok seviyoruz. Pittsburgh Senfoni Orkestrası da ABD’nin en iyi senfoni orkestralarından biri. Her hafta düzenli olarak konsere gideriz. Bir de bisiklet var tabii; Pittsburgh’a “Nehirler Şehri” deniyor, iki nehir birleşip Ohio Nehri’ni oluşturuyor. O nehir boyunca çok güzel bisiklet yolları var. İsterseniz bisikletle Washington’a bile gidebilirsiniz. Bunun dışında hayatım; bölümüm, öğrencilerim ve toplantılar arasında geçiyor.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/bilim-konusmalari-hesaplamali-biyolojinin-oncusu-prof-dr-ivet-bahar">Bilim Konuşmaları: Hesaplamalı biyolojinin öncüsü Prof. Dr. İvet Bahar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13774</post-id>	</item>
		<item>
		<title>BAGEP 2019 sonuçları açıklandı</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/bagep-2019-sonuclari-aciklandi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Apr 2019 11:30:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru ve Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[bagep]]></category>
		<category><![CDATA[bilim akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=13748</guid>

					<description><![CDATA[<p>BAGEP &#8211; Bilim Akademisi Genç Bilim İnsanları Ödül Programı &#8211; 2019 ödül töreni 26 Nisan tarihinde Hacettepe Üniversitesi’nde yapıldı. Bilim Akademisi tarafından başlatılan ve kamu fonları yerine toplumdan gelen maddi destekle yürütülen Bilim Akademisi Genç Bilim İnsanları Ödül Programı BAGEP&#8217;in 2019 yılı sonuçlarına göre 13’ü kadın olmak üzere 43 akademisyene ödülleri verildi. 2013 yılından beri devam eden program bu yıl 7 yaşına bastı. 2019 yılı ödüllerinin dağılımı şöyle: 26’sı Fen-Mühendislik, 13’ü Sosyal Bilimler, 4’ü ise sağlık Bilimleri. Ödüllerin şehirlere göre dağılımı: Ankara %32, İstanbul %44, İzmir %12, diğer %12. Bilim Akademisi ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği arasında 2016 yılında başlayan protokole istinaden her yıl tıp alanında BAGEP ödül sahiplerinden biri aynı zamanda ÇYDD Türkan Saylan Bilim Ödülü’nün de sahibi olmaktır. BAGEP’in amacı Bilim Akademisi, gençlerin iyi bilim yapmaya teşvik edilmelerini ve iyi örneklerin ödüllendirilmesini öncelik olarak görüyor. En iyi genç akademisyenlerimizin belirlenmeleri, ödüllendirilmeleri ve yeni araştırmalar için desteklenmeleri amacı ile 2013 yılında başlatılan ödül programı kamu fonları ile değil, toplumun desteğiyle yürümekte. Ödül kazanan genç akademisyenlere araştırmalarını desteklemek amacıyla iki yıl süreyle yılda 15.000 TL destek veriliyor. Amaç en parlak ve gelecek vadeden genç akademisyenleri araştırmalarını geliştirmelerine yardımcı olacak prestijli bir burs ile ödüllendirmek. Ödüller Bilim Akademisi’nin dostlarından gelen bağışlarla finanse edilmektedir. Her ödül için bağışçı kişi veya kurum 2 yıl süreyle yılda 15.000 TL artı yürütme giderleri için Bilim Akademisi’ne 3.000 TL olmak üzere yılda 18.000 TL, toplam olarak da 36.000 TL taahhüt ederek bir ödülü başlatabilir. Bağışçılar destekledikleri ödülleri bir kişi veya kurumun adına ya da anısına verebilirler. Ödülleri kazananlar Bilim Akademisi tarafından belirlenecektir. BAGEP 2019 Ödülü&#8217;nü kazanan genç akademisyenlerin listesine ulaşmak için: https://bilimakademisi.org/wp-content/uploads/2019/04/bagep-2019-kazanan-listesi-web-1.pdf</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/bagep-2019-sonuclari-aciklandi">BAGEP 2019 sonuçları açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BAGEP</strong> &#8211; <strong>Bilim Akademisi</strong> Genç Bilim İnsanları Ödül Programı &#8211; 2019 ödül töreni 26 Nisan tarihinde Hacettepe Üniversitesi’nde yapıldı.</p>
<p>Bilim Akademisi tarafından başlatılan ve kamu fonları yerine toplumdan gelen maddi destekle yürütülen Bilim Akademisi Genç Bilim İnsanları Ödül Programı BAGEP&#8217;in 2019 yılı sonuçlarına göre 13’ü kadın olmak üzere 43 akademisyene ödülleri verildi.</p>
<p>2013 yılından beri devam eden program bu yıl 7 yaşına bastı. 2019 yılı ödüllerinin dağılımı şöyle: 26’sı Fen-Mühendislik, 13’ü Sosyal Bilimler, 4’ü ise sağlık Bilimleri.</p>
<p>Ödüllerin şehirlere göre dağılımı: Ankara %32, İstanbul %44, İzmir %12, diğer %12.</p>
<p>Bilim Akademisi ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği arasında 2016 yılında başlayan protokole istinaden her yıl tıp alanında BAGEP ödül sahiplerinden biri aynı zamanda <strong>ÇYDD Türkan Saylan Bilim Ödülü</strong>’nün de sahibi olmaktır.</p>
<p><strong>BAGEP’in amacı</strong></p>
<p>Bilim Akademisi, gençlerin iyi bilim yapmaya teşvik edilmelerini ve iyi örneklerin ödüllendirilmesini öncelik olarak görüyor. En iyi genç akademisyenlerimizin belirlenmeleri, ödüllendirilmeleri ve yeni araştırmalar için desteklenmeleri amacı ile 2013 yılında başlatılan ödül programı kamu fonları ile değil, toplumun desteğiyle yürümekte.</p>
<p>Ödül kazanan genç akademisyenlere araştırmalarını desteklemek amacıyla iki yıl süreyle yılda 15.000 TL destek veriliyor. Amaç en parlak ve gelecek vadeden genç akademisyenleri araştırmalarını geliştirmelerine yardımcı olacak prestijli bir burs ile ödüllendirmek.</p>
<p>Ödüller Bilim Akademisi’nin dostlarından gelen bağışlarla finanse edilmektedir. Her ödül için bağışçı kişi veya kurum 2 yıl süreyle yılda 15.000 TL artı yürütme giderleri için Bilim Akademisi’ne 3.000 TL olmak üzere yılda 18.000 TL, toplam olarak da 36.000 TL taahhüt ederek bir ödülü başlatabilir. Bağışçılar destekledikleri ödülleri bir kişi veya kurumun adına ya da anısına verebilirler. Ödülleri kazananlar Bilim Akademisi tarafından belirlenecektir.</p>
<p>BAGEP 2019 Ödülü&#8217;nü kazanan genç akademisyenlerin listesine ulaşmak için:</p>
<p><a href="https://bilimakademisi.org/wp-content/uploads/2019/04/bagep-2019-kazanan-listesi-web-1.pdf">https://bilimakademisi.org/wp-content/uploads/2019/04/bagep-2019-kazanan-listesi-web-1.pdf</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/bagep-2019-sonuclari-aciklandi">BAGEP 2019 sonuçları açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13748</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yeni bir çağ: 35 trilyon hücremizin atlası çıkartılıyor</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yeni-bir-cag-35-trilyon-hucremizin-atlasi-cikartiliyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Nov 2017 13:24:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[35 trilyon hücre]]></category>
		<category><![CDATA[bilim insanı]]></category>
		<category><![CDATA[canan dagdeviren]]></category>
		<category><![CDATA[daron acemoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[human cell atlas]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[rahmi koç]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[yapay kalp pompası]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflık]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=8396</guid>

					<description><![CDATA[<p>Düşünün, inanılmaz bir sayı olarak, insan bedeninde 35 trilyon hücre var, 200 farklı tip hücre var. Her şey orada kayıtlı, tüm özelliklerimiz. Tüm deformasyonlarımız, yani zayıflıklarımız, güçlü yanlarımız, hastalığa meyilli yapımız, zekâmız, aptallıklarımız… Bir süredir hücre araştırmalarının “Hücre Bilimi” adıyla anılmaya başlandığını duyurmuştuk dergimizde. Şimdi ise devasa bir projenin başladığını belirtelim: Bedenimizdeki tüm hücrelerin kimliği çıkartılıyor. Dünya çapında bilimcilerin katıldığı bir proje bu. Tüm hücrelerin özellikleri moleküler düzeyde saptanacak ve kayıtlara düşecek. Yani tüm hücrelerin atlası çıkartılmaya başlandı: Human Cell Atlas. Hücreler içindeki müthiş karmaşık ve muazzam enformasyona ulaşılmış ve bunlar bilgiye dönüştürülmüş olacak. Böylece hem hücreler üzerinde moleküler düzeyde araştırmalar, gerektiğinde “düzeltmeler” vb. yapılabilecek, ama hepsinden belki de daha önemlisi, doktorlar için hastalıkları anlamada, tanı koymada ve tedavide yeni bir çağ başlayacak: Son derece duyarlı ve kesin bir tıp çağına geçiyoruz. Hücrelerin üç boyutlu haritaları ile bedendeki tüm sistemlerin birbiriyle ilişkileri ve etkileşimleri anlaşılacak. Bu muazzam işi kapak konumuz olarak inceliyoruz. Yapay Kalp Pompası: Büyük başarı Bilim insanlarımız yıllardır üzerinde çalıştıkları ülkemizin ilk yapay kalp pompasını üretecek aşamaya geldiler. Şüphesiz ki çok disiplinli bir araştırma, cerrahı, doktoru, mühendisi hepsi bir arada…  Prof. Dr. Deniz Süha Küçükaksu ile Prof. Dr. İsmail Lazoğlu ve arkadaşları, yıllardır üzerinde çalıştıkları yapay kalp pompasını hayvanlarda başarılı deneme aşamasına kadar geliştirdiler ve insana uygun tüm parametrelere eriştiler. Son aşamadalar. Türkiye’de üretimi %75 daha ucuza mal olacak, yılda 750 milyon TL bir tasarruf söz konusu… Hepsinden önemlisi, yapay kalp pompasında Türkiye dünyada 4. ülke olacak. Neden sevinmeyelim ülkemizin bu dinamik insan gücüne?! Yazının ayrıntıları içeride… Kanserde sigara etkeni %30 Tanol Türkoğlu’nun sevimli Dijitalem’i bu sayımızda var, sanal dünyanın önemli sorunları ve konuları üzerinde bir gezinti. Köşe yazısında ise “Şirketlerin tepe yöneticisi birer yazılım olabilir mi?” diye soruyor.. İlginç! Mustafa Çetiner çok önemli bir konuyu köşesine taşıdı, üstelik yepyeni bilgilerle: Kanser riskinin azaltılması ve kanser sayısındaki düşüşler. Kanser riskinde en büyük etken sigara: %30. Aşırı kilonun payı %8! Mutlaka okuyun. Ali Akurgal gelecekte İstanbul’da ulaşımı yazdı. Yazıda “Self Taksi” konusuna dikkatinizi çekeriz. Tınaz Titiz’in yazısı önemli, okuyun: Sözcükler tüm çatışmaların nedenidir diyor ve anlamaya çalışmanın en büyük ibadet olabileceğine vurgu yapıyor. Evet, anlamaya çalışmak! Tabii ki Doğan Kuban! Ya çağdaş teknolojiye ortak olacağız ya da ekonomik köle olarak hayatımızı sürdüreceğiz, diyor ve aydınları bunu halka anlatmaya davet ediyor. Ahmet Yavuz, 17 bin meyve ağacının nasıl heba olduğuna ilişkin bir deneyimini paylaşıyor. Çılgın kız Canan ve Rahmi Koç Bilim Ödülü Daron Bey’e ABD’de de ürettikleriyle tüm dünyada kendisinden bahsettiren Canan Dağdeviren yine sayfalarımızda: “Bana çılgın Türk kızı” dediler diyor ve yapamazsın sözüne aldırmadan nasıl başardığını anlatıyor. Koç Üniversitesi Rahmi Koç Bilim Ödülü ikinci kez verildi, ilkini Prof. Dr. Aydoğan Özcan almıştı. Bu kez Prof. Dr. Daron Acemoğlu’na! Daron Bey, Özlem Yüzak’a dünyanın içinde bulunduğu yeni koşulları anlattı ve Türkiye’nin ne yapması gerektiği konusunda düşüncelerini paylaştı. Karamsarlıktan kurtulmanın tüm dünya için çıkış yolu, devletin-iktidarların sivil toplumla bağlarını güçlendirmesi. Daha çok yazı var burada dillendiremediğimiz. Bugün Cuma beyin besleme günü. Türkiye’nin aydınlık geleceği için HBT’yi yayacağız&#8230; Gelecek Cuma’ya kadar sevgiyle kalın, HBT ile olun.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yeni-bir-cag-35-trilyon-hucremizin-atlasi-cikartiliyor">Yeni bir çağ: 35 trilyon hücremizin atlası çıkartılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Düşünün, inanılmaz bir sayı olarak, insan bedeninde 35 trilyon hücre var, 200 farklı tip hücre var. Her şey orada kayıtlı, tüm özelliklerimiz. Tüm deformasyonlarımız, yani zayıflıklarımız, güçlü yanlarımız, hastalığa meyilli yapımız, zekâmız, aptallıklarımız…</p>
<p>Bir süredir hücre araştırmalarının “Hücre Bilimi” adıyla anılmaya başlandığını duyurmuştuk dergimizde. Şimdi ise devasa bir projenin başladığını belirtelim: Bedenimizdeki tüm hücrelerin kimliği çıkartılıyor. Dünya çapında bilimcilerin katıldığı bir proje bu. Tüm hücrelerin özellikleri moleküler düzeyde saptanacak ve kayıtlara düşecek. Yani tüm hücrelerin atlası çıkartılmaya başlandı: Human Cell Atlas. Hücreler içindeki müthiş karmaşık ve muazzam enformasyona ulaşılmış ve bunlar bilgiye dönüştürülmüş olacak.</p>
<p>Böylece hem hücreler üzerinde moleküler düzeyde araştırmalar, gerektiğinde “düzeltmeler” vb. yapılabilecek, ama hepsinden belki de daha önemlisi, doktorlar için hastalıkları anlamada, tanı koymada ve tedavide yeni bir çağ başlayacak: Son derece duyarlı ve kesin bir tıp çağına geçiyoruz.</p>
<p>Hücrelerin üç boyutlu haritaları ile bedendeki tüm sistemlerin birbiriyle ilişkileri ve etkileşimleri anlaşılacak. Bu muazzam işi kapak konumuz olarak inceliyoruz.</p>
<p><strong>Yapay Kalp Pompası: Büyük başarı</strong></p>
<p>Bilim insanlarımız yıllardır üzerinde çalıştıkları ülkemizin ilk yapay kalp pompasını üretecek aşamaya geldiler. Şüphesiz ki çok disiplinli bir araştırma, cerrahı, doktoru, mühendisi hepsi bir arada…  <strong>Prof. Dr. Deniz Süha Küçükaksu</strong> ile<strong> Prof. Dr. İsmail Lazoğlu </strong>ve arkadaşları, yıllardır üzerinde çalıştıkları yapay kalp pompasını hayvanlarda başarılı deneme aşamasına kadar geliştirdiler ve insana uygun tüm parametrelere eriştiler. Son aşamadalar. Türkiye’de üretimi %75 daha ucuza mal olacak, yılda 750 milyon TL bir tasarruf söz konusu…</p>
<p>Hepsinden önemlisi, yapay kalp pompasında Türkiye dünyada 4. ülke olacak. Neden sevinmeyelim ülkemizin bu dinamik insan gücüne?! Yazının ayrıntıları içeride…</p>
<p><strong>Kanserde sigara etkeni %30</strong></p>
<p><strong>Tanol Türkoğlu</strong>’nun sevimli Dijitalem’i bu sayımızda var, sanal dünyanın önemli sorunları ve konuları üzerinde bir gezinti. Köşe yazısında ise “Şirketlerin tepe yöneticisi birer yazılım olabilir mi?” diye soruyor.. İlginç! <strong>Mustafa Çetiner </strong>çok önemli bir konuyu köşesine taşıdı, üstelik yepyeni bilgilerle: Kanser riskinin azaltılması ve kanser sayısındaki düşüşler. Kanser riskinde en büyük etken sigara: %30. Aşırı kilonun payı %8! Mutlaka okuyun.</p>
<p><strong>Ali Akurgal</strong> gelecekte İstanbul’da ulaşımı yazdı. Yazıda “<strong>Self Taksi”</strong> konusuna dikkatinizi çekeriz.<strong> Tınaz Titiz</strong>’in yazısı önemli, okuyun: Sözcükler tüm çatışmaların nedenidir diyor ve anlamaya çalışmanın en büyük ibadet olabileceğine vurgu yapıyor. Evet, anlamaya çalışmak!</p>
<p>Tabii ki <strong>Doğan Kuban</strong>! Ya çağdaş teknolojiye ortak olacağız ya da ekonomik köle olarak hayatımızı sürdüreceğiz, diyor ve aydınları bunu halka anlatmaya davet ediyor. <strong>Ahmet Yavuz</strong>, 17 bin meyve ağacının nasıl heba olduğuna ilişkin bir deneyimini paylaşıyor.</p>
<p><strong>Çılgın kız Canan ve Rahmi Koç Bilim Ödülü Daron Bey’e</strong></p>
<p>ABD’de de ürettikleriyle tüm dünyada kendisinden bahsettiren <strong>Canan Dağdeviren </strong>yine sayfalarımızda: “Bana çılgın Türk kızı” dediler diyor ve yapamazsın sözüne aldırmadan nasıl başardığını anlatıyor.</p>
<p>Koç Üniversitesi Rahmi Koç Bilim Ödülü ikinci kez verildi, ilkini Prof. Dr. <strong>Aydoğan Özcan </strong>almıştı. Bu kez Prof. Dr. <strong>Daron Acemoğlu</strong>’na! Daron Bey, Özlem Yüzak’a dünyanın içinde bulunduğu yeni koşulları anlattı ve Türkiye’nin ne yapması gerektiği konusunda düşüncelerini paylaştı. Karamsarlıktan kurtulmanın tüm dünya için çıkış yolu, devletin-iktidarların sivil toplumla bağlarını güçlendirmesi.</p>
<p>Daha çok yazı var burada dillendiremediğimiz. Bugün Cuma beyin besleme günü. Türkiye’nin aydınlık geleceği için HBT’yi yayacağız&#8230;</p>
<p>Gelecek Cuma’ya kadar sevgiyle kalın, HBT ile olun.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yeni-bir-cag-35-trilyon-hucremizin-atlasi-cikartiliyor">Yeni bir çağ: 35 trilyon hücremizin atlası çıkartılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8396</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Celal Şengör’e Arthur Holmes Madalyası</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yerkure/prof-dr-celal-sengore-arthur-holmes-madalyasi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Oct 2017 13:31:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yerküre]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Jeoloji Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[Arthur Holmes]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Yerbilimleri Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[celal şengör]]></category>
		<category><![CDATA[European Geosciences Union]]></category>
		<category><![CDATA[Geological Society of America]]></category>
		<category><![CDATA[jeokronoloji]]></category>
		<category><![CDATA[jeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[madalya]]></category>
		<category><![CDATA[Mary C. Rabbit]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[yerbilimleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=8032</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Yerbilimleri Birliği (European Geosciences Union, kısaca EGU), Prof. Dr. Celal Şengör’ü 2018 Arthur Holmes Madalyasına layık gördü. Ödül, EGU&#8217;nun web sitesinde ilan edildi. Madalya, adını dünyanın yaşının tespit edilmesine öncülük eden İngiliz jeolog Arthur Holmes&#8217;ten alıyor. Arthur Holmes madalyası her yıl jeoloji alanına yapılan üstün katkılar değerlendirilerek, kalıcı çalışmalar yapmış yerbilimleri önderlerine veriliyor. Prof. Dr. Celal Şengör, ömür boyu yaptığı çalışmaların sonucunda bu ödüle layık görüldü. Celal Şengör’e madalyası, Nisan 2018’de Viyana’da yapılacak olan Avrupa Yerbilimleri Birliği Genel Kurul Toplantısında takdim edilecek. Şengör geçtiğimiz temmuz ayında da 2017 Mary C. Rabbit Ödülünün sahibi olmuştu. Amerikan Jeoloji Konseyinin (Geological Society of America, kısaca GSA) belirlediği ödül, jeoloji bilimleri tarihi ve felsefesinin anlaşılmasına önemli katkı yapanlara veriliyor. Şengör, Mary C. Rabbit ödülünü, 2 hafta sonra Seattle&#8217;da düzenlenecek olan Amerikan Jeoloji Konseyi Toplantısında alacak. Arthur Holmes kimdir? Prof. Arthur Holmes (14 Ocak 1890 &#8211; 20 Eylül 1965), jeolojinin anlaşılmasında önemli katkısı olan İngiliz bir yerbilimcisiydi. Minerallerin radyometrik olarak tarihlendirilmesine öncülük etti ve levha tektoniğinin dünyada kabul görmesine katkı sağladı. Holmes, yer küre katmanlarının tarihini açıklamayı başardığı için yeni bir bilim dalının da öncüsü kabul edildi. Yerküredeki olay ve oluşumların zamansal sıralamasını yapan ve kayaçların yaşını saptayan bilim dalı jeokronolojinin babası olarak anıldı.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yerkure/prof-dr-celal-sengore-arthur-holmes-madalyasi">Prof. Dr. Celal Şengör’e Arthur Holmes Madalyası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Yerbilimleri Birliği (European Geosciences Union, kısaca EGU), Prof. Dr. Celal Şengör’ü 2018 Arthur Holmes Madalyasına layık gördü. Ödül, EGU&#8217;nun web sitesinde ilan edildi.</p>
<p>Madalya, adını dünyanın yaşının tespit edilmesine öncülük eden İngiliz jeolog Arthur Holmes&#8217;ten alıyor. Arthur Holmes madalyası her yıl jeoloji alanına yapılan üstün katkılar değerlendirilerek, kalıcı çalışmalar yapmış yerbilimleri önderlerine veriliyor. Prof. Dr. Celal Şengör, ömür boyu yaptığı çalışmaların sonucunda bu ödüle layık görüldü. Celal Şengör’e madalyası, Nisan 2018’de Viyana’da yapılacak olan Avrupa Yerbilimleri Birliği Genel Kurul Toplantısında takdim edilecek.</p>
<p>Şengör geçtiğimiz temmuz ayında da 2017 Mary C. Rabbit Ödülünün sahibi olmuştu. Amerikan Jeoloji Konseyinin (Geological Society of America, kısaca GSA) belirlediği ödül, jeoloji bilimleri tarihi ve felsefesinin anlaşılmasına önemli katkı yapanlara veriliyor. Şengör, Mary C. Rabbit ödülünü, 2 hafta sonra Seattle&#8217;da düzenlenecek olan Amerikan Jeoloji Konseyi Toplantısında alacak.</p>
<p><strong>Arthur Holmes kimdir?</strong></p>
<p>Prof. Arthur Holmes (14 Ocak 1890 &#8211; 20 Eylül 1965), jeolojinin anlaşılmasında önemli katkısı olan İngiliz bir yerbilimcisiydi. Minerallerin radyometrik olarak tarihlendirilmesine öncülük etti ve levha tektoniğinin dünyada kabul görmesine katkı sağladı.</p>
<p>Holmes, yer küre katmanlarının tarihini açıklamayı başardığı için yeni bir bilim dalının da öncüsü kabul edildi. Yerküredeki olay ve oluşumların zamansal sıralamasını yapan ve kayaçların yaşını saptayan bilim dalı jeokronolojinin babası olarak anıldı.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yerkure/prof-dr-celal-sengore-arthur-holmes-madalyasi">Prof. Dr. Celal Şengör’e Arthur Holmes Madalyası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8032</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Türkiye 21. Zeka Oyunları Yarışması sonuçlandı</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/turkiye-21-zeka-oyunlari-yarismasi-sonuclandi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2017 09:22:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[finalist]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye zeka vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[yarışma]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=4895</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her yıl binlerce kişinin yarıştığı Türkiye Zeka Oyunları Yarışması’na; yaş, cinsiyet ve eğitim gibi sınırlamalar olmadan zekâsına güvenen herkes katılabiliyor. Amaç; insanların düşünme alışkanları ve yeteneklerini geliştirmeye katkıda bulunmak. Türkiye Zeka Vakfı tarafından; İş Bankası sponsorluğunda ODTÜ, TÜBİTAK ve Milli Eğitim Bakanlığı destekleriyle gerçekleştirilen Türkiye 21. Zeka Oyunları Yarışması OYUN 2016’nın final sınavı ve ödül töreni hafta sonu (25 Aralık 2016 Pazar) Ankara ODTÜ’de gerçekleştirildi. 14 Yaş Altı kategorinin 1.si Sabri Berkay Başar oldu. Başar, 5000 TL ödülün yanısıra şilt ve kitap hediyelerinin sahibi oldu. Aynı kategoride 2. Kerem Adem, 3. Ayla Tataş oldu. 14-21 Yaş kategorisinde bu yıl yaşanan ilginç sonuçla törende renkli anlar yaşandı. Bu kategorinin beş birincisi vardı; Efe Alan, Hakan Karakuş, Mehmet Durmuş, Muhammed Furkan Meydan, Utku Gündoğan. 21 Yaş Üstü kategoride ise 2 yarışmacı üstün başarı gösterdi ve 1.oldu; Nuri Yılmaz, Salih Alan. Aynı kategorinin 3.sü ise Fatih Kamer Anda oldu. Ağustos ayında ön eleme sınavı ile başlayan maratonun son ayağı olan final sınavında 554 finalist yarıştı. 100 dakika süren yazılı sınav 3 kategoride değerlendirildi. 1’i yedek, 5’i ortak toplam 11 soruyu, Türkiye Zeka Vakfı Başkanı Emrehan Halıcı hazırladı. Aynı gün yapılan değerlendirmeyle belirlenen en iyiler için düzenlenen Ödül Törenine Türkiye Zeka Vakfı Başkanı Emrehan Halıcı’nın yanısıra Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem, Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Gülkız Tülay, ODTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gönül Sayan ve İş Bankası Kurumsal İletişim Bölümü Müdür Yardımcısı Müge Nevşehirli Veziroğlu katıldı. OYUN 2016 kapsamında sınav sonrası renkli etkinlikler de yapıldı; Türkiye’nin İlk Kadın Satranç Ustası olan Nilüfer Çınar’ın gerçekleştirdiği ve 20 kişiye karşı oynadığı simültane satranç gösterisi ile Uluslararası alanda bir vurmalı çalgılar üstadı olan Gerçek Dorman’la Ritmik Zeka atölyesi katılımcıların yoğun ilgisini gördü. Birçok ilden kayıt alan yarışmaya en çok katılım İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Kocaeli, Bursa, Gaziantep illerinden oldu. Katılım sayılarına göre en yüksek başarı oranını ise Ardahan, Gümüşhane, Edirne, Burdur illeri gösterdi. Sınava ağırlıklı katılım gösteren meslek grupları ise öğrenciler, mühendisler ve öğretmenler oldu. Onları doktorlar ve akademisyenler izledi. 20.126 kişinin kayıt yaptırdığı yarışmanın en genci 6, en yaşlısı ise 71 yaşındaydı. Eleme sınavına ise 4.064 kişi katıldı. Kadınların başarı oranı %33 iken, erkeklerde bu oran %28 idi.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/turkiye-21-zeka-oyunlari-yarismasi-sonuclandi">Türkiye 21. Zeka Oyunları Yarışması sonuçlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Her yıl binlerce kişinin yarıştığı Türkiye Zeka Oyunları Yarışması’na; yaş, cinsiyet ve eğitim gibi sınırlamalar olmadan zekâsına güvenen herkes katılabiliyor. Amaç; insanların düşünme alışkanları ve yeteneklerini geliştirmeye katkıda bulunmak.</div>
<div></div>
<div>Türkiye Zeka Vakfı tarafından; İş Bankası sponsorluğunda ODTÜ, TÜBİTAK ve Milli Eğitim Bakanlığı destekleriyle gerçekleştirilen Türkiye 21. Zeka Oyunları Yarışması OYUN 2016’nın final sınavı ve ödül töreni hafta sonu (25 Aralık 2016 Pazar) Ankara ODTÜ’de gerçekleştirildi.</p>
</div>
<div>14 Yaş Altı kategorinin 1.si Sabri Berkay Başar oldu. Başar, 5000 TL ödülün yanısıra şilt ve kitap hediyelerinin sahibi oldu. Aynı kategoride 2. Kerem Adem, 3. Ayla Tataş oldu.</p>
<p>14-21 Yaş kategorisinde bu yıl yaşanan ilginç sonuçla törende renkli anlar yaşandı. Bu kategorinin beş birincisi vardı; Efe Alan, Hakan Karakuş, Mehmet Durmuş, Muhammed Furkan Meydan, Utku Gündoğan.</p>
<p>21 Yaş Üstü kategoride ise 2 yarışmacı üstün başarı gösterdi ve 1.oldu; Nuri Yılmaz, Salih Alan. Aynı kategorinin 3.sü ise Fatih Kamer Anda oldu.</p>
<p>Ağustos ayında ön eleme sınavı ile başlayan maratonun son ayağı olan final sınavında 554 finalist yarıştı. 100 dakika süren yazılı sınav 3 kategoride değerlendirildi. 1’i yedek, 5’i ortak toplam 11 soruyu, Türkiye Zeka Vakfı Başkanı Emrehan Halıcı hazırladı.</p>
<p>Aynı gün yapılan değerlendirmeyle belirlenen en iyiler için düzenlenen Ödül Törenine Türkiye Zeka Vakfı Başkanı Emrehan Halıcı’nın yanısıra Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem, Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Gülkız Tülay, ODTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gönül Sayan ve İş Bankası Kurumsal İletişim Bölümü Müdür Yardımcısı Müge Nevşehirli Veziroğlu katıldı.</p>
<p>OYUN 2016 kapsamında sınav sonrası renkli etkinlikler de yapıldı; Türkiye’nin İlk Kadın Satranç Ustası olan Nilüfer Çınar’ın gerçekleştirdiği ve 20 kişiye karşı oynadığı simültane satranç gösterisi ile Uluslararası alanda bir vurmalı çalgılar üstadı olan Gerçek Dorman’la Ritmik Zeka atölyesi katılımcıların yoğun ilgisini gördü.</p>
<p>Birçok ilden kayıt alan yarışmaya en çok katılım İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Kocaeli, Bursa, Gaziantep illerinden oldu. Katılım sayılarına göre en yüksek başarı oranını ise Ardahan, Gümüşhane, Edirne, Burdur illeri gösterdi. Sınava ağırlıklı katılım gösteren meslek grupları ise öğrenciler, mühendisler ve öğretmenler oldu. Onları doktorlar ve akademisyenler izledi.</p>
<p>20.126 kişinin kayıt yaptırdığı yarışmanın en genci 6, en yaşlısı ise 71 yaşındaydı. Eleme sınavına ise 4.064 kişi katıldı. Kadınların başarı oranı %33 iken, erkeklerde bu oran %28 idi.</p>
</div>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/turkiye-21-zeka-oyunlari-yarismasi-sonuclandi">Türkiye 21. Zeka Oyunları Yarışması sonuçlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4895</post-id>	</item>
		<item>
		<title>2016 TÜBİTAK &#8216;Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri’ sahiplerini buldu</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/2016-tubitak-bilim-ozel-hizmet-tesvik-odulleri-sahiplerini-buldu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Dec 2016 14:05:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[2016]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[tübitak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=4858</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından her yıl, yaptığı çalışmalarla bilime uluslararası düzeyde önemli katkılarda bulunmuş bilim insanlarına verilmekte olan ödüller 2016 yılı için sahiplerini buldu. Ödüller yıllardır Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri olmak üzere dört farklı kategoride veriliyordu. Bu yıl Bilim Kurulu, 3 Bilim Ödülü, 1 Özel Ödül ve 4 Teşvik Ödülü verilmesini kararlaştırdı. 2016 yılında Hizmet Ödülü verilmedi. Bilim Ödülü, Türkiye’de yaptığı çalışmalarla bilime evrensel düzeyde katkı sağlayan hayattaki bilim insanlarına veriliyor. 2016 yılı için ödül miktarı 50.000 TL, altın plaket ve ödül beratından oluşuyor. Bilim Ödülü sahiplerine ayrıca araştırmaları için hibe de veriliyor. Bilim Ödülü eşdeğeri olarak oluşturulmuş olan Özel Ödül ise yurtdışında yaptığı çalışmalarıyla bilime uluslararası katkıda bulunmuş, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, hayattaki bilim insanlarına veriliyor. Özel Ödül için 2016 yılı ödül miktarı 50.000 TL, altın plaket ve ödül beratından oluşuyor.  Hizmet Ödülü, Ülkemizdeki bilim ve teknolojinin gelişmesine üstün hizmette bulunmuş kişilere veriliyor. Hizmet Ödülü için hayatta olma koşulu bulunmuyor. Hizmet Ödülü için 2016 yılı ödül miktarı 30.000 TL, altın plaket ve ödül beratından oluşuyor.  Teşvik Ödülü, yaptığı çalışmalarla bilime gelecekte uluslararası düzeyde önemli katkılarda bulunabilecek niteliklere sahip olduğunu kanıtlamış, ödülün verildiği yılın ilk gününde 40 yaşını geçmemiş hayattaki bilim insanlarına veriliyor. Teşvik Ödülü için 2016 yılı ödül miktarı 20.000 TL, gümüş plaket ve ödül beratından oluşuyor. İşte TÜBİTAK 2016 &#8216;Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri’nin sahipleri ve araştırma konuları: BİLİM ÖDÜLÜ 1) Temel Bilimler Prof. Dr. Oğuz GÜLSEREN Anabilim Dalı: Fizik / Yoğun Madde Fiziği Araştırma Alanları: Nanobilim, Hesaplamalı yoğun madde fiziği Görev Yeri: Bilkent Üniversitesi, Fizik Bölümü “Nanobilim ve yoğun madde fiziği alanında nanoteller, karbon nanotüpler ve boya duyarlı güneş pilleri konularındaki konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle Bilim Ödülü verilmiştir. 2) Mühendislik Bilimleri Doç. Dr. Erkan YÜCE Anabilim Dalı: Elektronik Araştırma Alanı: Mikro-elektronik Devreler Görev Yeri: Pamukkale Üniversitesi, Elektrik-Elektronik Mühendisliği  “Elektronik alanında Mikro-elektronik Devre konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle Bilim Ödülü verilmiştir.  3) Sosyal Bilimler Prof. Dr. Metin HEPER Anabilim Dalı: Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Araştırma Alanları: Türkiye’de: devlet geleneği, demokrasi, laiklik/sekülarizm ve din, etnik sorunlar, asker-sivil ilişkileri, siyasal liderler, siyasal partiler,  çıkar grupları ve sivil toplum Görev Yeri: Bilkent Üniversitesi &#8220;Siyaset Bilimi alanında genel olarak Türkiye’nin Siyasal Hayatı konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle Bilim Ödülü verilmiştir.  ÖZEL ÖDÜL Temel Bilimler Prof. Dr. Kemal KAZAN Anabilim Dalı: Bitki Genetiği ve Moleküler Biyolojisi Araştırma Alanlar: Bitki savunma hormonlarının mikroplara dayanıklılık sağlamadaki rollerinin moleküler düzeyde belirlenmesi; Fusarium hastalıkları Görev Yeri: Commonwealth Scientific and Industrial Research Organisation (CSIRO) “Bitki genetiği ve moleküler biyolojisi alanında bitki bağışıklığının moleküler düzeyde tanımlanması ve bitki hastalıklarına çözümler bulunması konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle Özel Ödül verilmiştir. TEŞVİK ÖDÜLÜ 1) Temel Bilimler Doç. Dr. Emre Onur KAHYA Anabilim Dalı: Fizik Araştırma Alanları: Kuantum Alan Teorileri, Kozmoloji, Gravitasyon Görev Yeri: İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Mühendisliği Bölümü “Kozmoloji alanında kozmik enflasyon sürecinde kuantum etkileri konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle Teşvik Ödülü verilmiştir. Doç. Dr. Adem TEKİN Anabilim Dalı: Kimya / Hesaplamalı Bilim ve Mühendislik Araştırma Alanları: Teorik Kimya, Hesaplamalı Malzeme Tasarımı, Küresel Eniyileme Görev Yeri: İstanbul Teknik Üniversitesi, Bilişim Enstitüsü “Teorik kimya ve hesaplamalı enerji malzemeleri tasarımı alanında kuvvet alanı geliştirme ve yeni hidrojen depolayabilen malzemeler konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle Teşvik Ödülü verilmiştir. 2) Sağlık Bilimleri Doç. Dr. Serdar DURDAĞI Anabilim Dalı: Biyofizik Araştırma Alanları: Biyolojik sistemlerin hesaplamalı (computational) ve tıbbi kimya uygulamaları Görev Yeri: Bahçeşehir Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Biyofizik Anabilim Dalı “Medisinal Kimya ve Moleküler Biyoloji alanında protein bağlanma dinamiklerinin simülasyon ve analizine yönelik olarak sanal tarama, modellerin ve algoritmaların geliştirilmesi, proteinlerin üç boyutlu yapılarının tahminine yönelik olarak model ve programlama kodlarının geliştirilmesi, protein/ilaç ve protein/protein etkileşimlerinin analizi, proteinlerin bağlanma bölgelerinin tanımlanması ve yeni protokollerde uygulanmak amacıyla küçük organik moleküllerin kimyasal tasarımı konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle Teşvik Ödülü verilmiştir. 3) Sosyal Bilimler Doç. Dr. İlke ÖZTEKİN GİLLAM Anabilim Dalı: Deneysel Psikoloji Araştırma  Alanları: Bilişsel Psikoloji, Bilişsel Nörobilim Görev Yeri: Koç Üniversitesi, Psikoloji Bölümü “Deneysel Psikoloji ve Bilişsel Sinirbilim alanında bellekte temsil, bilişsel kontrol ve bellek süreçlerinin modellenmesi konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle Teşvik Ödülü verilmiştir.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/2016-tubitak-bilim-ozel-hizmet-tesvik-odulleri-sahiplerini-buldu">2016 TÜBİTAK &#8216;Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri’ sahiplerini buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından her yıl, </span><span class="s2">yaptığı çalışmalarla bilime uluslararası düzeyde önemli katkılarda bulunmuş bilim insanlarına verilmekte olan </span><span class="s1">ödüller 2016 yılı için sahiplerini buldu. Ödüller yıllardır Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri olmak üzere dört farklı kategoride veriliyordu. Bu yıl Bilim Kurulu, 3 Bilim Ödülü, 1 Özel Ödül ve 4 Teşvik Ödülü verilmesini kararlaştırdı. 2016 yılında Hizmet Ödülü verilmedi.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"><strong>Bilim Ödülü</strong>, Türkiye’de yaptığı çalışmalarla bilime evrensel düzeyde katkı sağlayan hayattaki bilim insanlarına veriliyor. 2016 yılı için ödül miktarı 50.000 TL, altın plaket ve ödül beratından oluşuyor. Bilim Ödülü sahiplerine ayrıca araştırmaları için hibe de veriliyor.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1">Bilim Ödülü eşdeğeri olarak oluşturulmuş olan <strong>Özel Ödül</strong> ise yurtdışında yaptığı çalışmalarıyla bilime uluslararası katkıda bulunmuş, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, hayattaki bilim insanlarına veriliyor. Özel Ödül için 2016 yılı ödül miktarı 50.000 TL, altın plaket ve ödül beratından oluşuyor. </span></p>
<p class="p2"><span class="s1"><strong>Hizmet Ödülü</strong>, Ülkemizdeki bilim ve teknolojinin gelişmesine üstün hizmette bulunmuş kişilere veriliyor. Hizmet Ödülü için hayatta olma koşulu bulunmuyor. Hizmet Ödülü için 2016 yılı ödül miktarı 30.000 TL, altın plaket ve ödül beratından oluşuyor. </span></p>
<p class="p2"><span class="s1"><strong>Teşvik Ödülü</strong>, yaptığı çalışmalarla bilime gelecekte uluslararası düzeyde önemli katkılarda bulunabilecek niteliklere sahip olduğunu kanıtlamış, ödülün verildiği yılın ilk gününde 40 yaşını geçmemiş hayattaki bilim insanlarına veriliyor. Teşvik Ödülü için 2016 yılı ödül miktarı 20.000 TL, gümüş plaket ve ödül beratından oluşuyor.</span></p>
<p class="p1"><strong><em><span class="s1">İşte TÜBİTAK 2016 &#8216;Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri’nin sahipleri ve araştırma konuları:</span></em></strong></p>
<h3 class="p3"><span class="s1"><b>BİLİM ÖDÜLÜ</b></span></h3>
<h4><span class="s1"><b>1) Temel Bilimler</b></span></h4>
<p><strong>Prof. Dr. Oğuz GÜLSEREN</strong><b><br />
</b><span class="s1"><strong>Anabilim Dalı:</strong> Fizik / Yoğun Madde Fiziği<br />
</span><span class="s1"><strong>Araştırma Alanları: </strong>Nanobilim, Hesaplamalı yoğun madde fiziği<br />
</span><span class="s1"><strong>Görev Yeri: </strong>Bilkent Üniversitesi, Fizik Bölümü<br />
</span><span class="s1">“Nanobilim ve yoğun madde fiziği alanında nanoteller, karbon nanotüpler ve boya duyarlı güneş pilleri konularındaki konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle Bilim Ödülü verilmiştir.</span></p>
<h4 class="p3"><span class="s1"><b>2) Mühendislik Bilimleri</b></span></h4>
<p class="p3"><strong>Doç. Dr. Erkan YÜCE</strong><b><br />
</b><span class="s1"><strong>Anabilim Dalı:</strong> Elektronik<b><br />
</b></span><span class="s1"><strong>Araştırma Alanı:</strong> Mikro-elektronik Devreler<b><br />
</b></span><span class="s1"><strong>Görev Yeri:</strong> Pamukkale Üniversitesi, Elektrik-Elektronik Mühendisliği <b><br />
</b></span>“Elektronik alanında Mikro-elektronik Devre konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle Bilim Ödülü verilmiştir.<span class="s1"><b> </b></span></p>
<h4 class="p3"><span class="s1"><b>3) Sosyal Bilimler</b></span></h4>
<p class="p3"><strong>Prof. Dr. Metin HEPER</strong><b><br />
</b><span class="s1"><strong>Anabilim Dalı: </strong>Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi<b><br />
</b></span><span class="s1"><strong>Araştırma Alanları:</strong> Türkiye’de: devlet geleneği, demokrasi, laiklik/sekülarizm ve din, etnik sorunlar, asker-sivil ilişkileri, siyasal liderler, siyasal partiler,  çıkar grupları ve sivil toplum<b><br />
</b></span><span class="s1"><strong>Görev Yeri: </strong>Bilkent Üniversitesi<br />
</span><span class="s1">&#8220;Siyaset Bilimi alanında genel olarak Türkiye’nin Siyasal Hayatı konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle Bilim Ödülü verilmiştir.</span><span class="s1"><b> </b></span></p>
<h3 class="p3"><span class="s1"><b>ÖZEL ÖDÜL</b></span></h3>
<h4 class="p3"><span class="s1"><b>Temel Bilimler</b></span></h4>
<p class="p3"><span class="s1"><strong>Prof. Dr. Kemal KAZAN</strong><b><br />
</b></span><span class="s1"><strong>Anabilim Dalı:</strong> Bitki Genetiği ve Moleküler Biyolojisi<b><br />
</b></span><span class="s1"><strong>Araştırma Alanlar: </strong>Bitki savunma hormonlarının mikroplara dayanıklılık sağlamadaki rollerinin moleküler düzeyde belirlenmesi; Fusarium hastalıkları<b><br />
</b></span><span class="s1"><strong>Görev Yeri:</strong> Commonwealth Scientific and Industrial Research Organisation (CSIRO)<b><br />
</b></span><b></b><span class="s1">“Bitki genetiği ve moleküler biyolojisi alanında bitki bağışıklığının moleküler düzeyde tanımlanması ve bitki hastalıklarına çözümler bulunması konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle Özel Ödül verilmiştir.</span></p>
<h3 class="p3"><span class="s1"><b>TEŞVİK ÖDÜLÜ</b></span></h3>
<h4 class="p3"><span class="s1"><b>1) Temel Bilimler</b></span></h4>
<p class="p3"><span class="s1"><strong>Doç. Dr. Emre Onur KAHYA</strong><b><br />
</b></span><span class="s1"><strong>Anabilim Dalı:</strong> Fizik<b><br />
</b></span><span class="s1"><strong>Araştırma Alanları: </strong>Kuantum Alan Teorileri, Kozmoloji, Gravitasyon<b><br />
</b></span><span class="s1"><strong>Görev Yeri:</strong> İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Mühendisliği Bölümü<br />
</span><span class="s1">“Kozmoloji alanında kozmik enflasyon sürecinde kuantum etkileri konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle Teşvik Ödülü verilmiştir.</span></p>
<p class="p3"><span class="s1"><strong>Doç. Dr. Adem TEKİN</strong><b><br />
</b></span><span class="s1"><strong>Anabilim Dalı:</strong> Kimya / Hesaplamalı Bilim ve Mühendislik<b><br />
</b></span><span class="s1"><strong>Araştırma Alanları:</strong> Teorik Kimya, Hesaplamalı Malzeme Tasarımı, Küresel Eniyileme<b><br />
</b></span><span class="s1"><strong>Görev Yeri:</strong> İstanbul Teknik Üniversitesi, Bilişim Enstitüsü<br />
</span><span class="s1">“Teorik kimya ve hesaplamalı enerji malzemeleri tasarımı alanında kuvvet alanı geliştirme ve yeni hidrojen depolayabilen malzemeler konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle Teşvik Ödülü verilmiştir.</span></p>
<h4 class="p3"><span class="s1"><b>2) Sağlık Bilimleri</b></span></h4>
<p class="p3"><span class="s1"><strong>Doç. Dr. Serdar DURDAĞI</strong><b><br />
</b></span><span class="s1"><strong>Anabilim Dalı:</strong> Biyofizik<b><br />
</b></span><span class="s1"><strong>Araştırma Alanları:</strong> Biyolojik sistemlerin hesaplamalı (computational) ve tıbbi kimya uygulamaları<b><br />
</b></span><span class="s1"><strong>Görev Yeri:</strong><b> </b>Bahçeşehir Üniversitesi, <span class="s5">Tıp</span> Fakültesi, Biyofizik Anabilim Dalı<br />
</span>“Medisinal Kimya ve Moleküler Biyoloji alanında protein bağlanma dinamiklerinin simülasyon ve analizine yönelik olarak sanal tarama, modellerin ve algoritmaların geliştirilmesi, proteinlerin üç boyutlu yapılarının tahminine yönelik olarak model ve programlama kodlarının geliştirilmesi, protein/ilaç ve protein/protein etkileşimlerinin analizi, proteinlerin bağlanma bölgelerinin tanımlanması ve yeni protokollerde uygulanmak amacıyla küçük organik moleküllerin kimyasal tasarımı konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle Teşvik Ödülü verilmiştir.</p>
<h4 class="p3"><span class="s1"><b>3) Sosyal Bilimler</b></span></h4>
<p class="p3"><span class="s1"><strong>Doç. Dr. İlke ÖZTEKİN GİLLAM</strong><b><br />
</b></span><span class="s1"><strong>Anabilim Dalı:</strong> Deneysel Psikoloji<b><br />
</b></span><span class="s1"><strong>Araştırma  Alanları:</strong> Bilişsel Psikoloji, Bilişsel Nörobilim<b><br />
</b></span><span class="s1"><strong>Görev Yeri:</strong> Koç Üniversitesi, Psikoloji Bölümü<br />
</span><span class="s1">“Deneysel Psikoloji ve Bilişsel Sinirbilim alanında bellekte temsil, bilişsel kontrol ve bellek süreçlerinin modellenmesi konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle Teşvik Ödülü verilmiştir.</span></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/2016-tubitak-bilim-ozel-hizmet-tesvik-odulleri-sahiplerini-buldu">2016 TÜBİTAK &#8216;Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri’ sahiplerini buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4858</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Nobel 2016 &#8211; Kimya: moleküler makina yapanlara verildi</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/nobel-2016-kimya-molekuler-makina-yapanlara-verildi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhan Bursalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Dec 2016 16:36:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Orhan Bursalı]]></category>
		<category><![CDATA[2016]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[bob dylan]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[kimya]]></category>
		<category><![CDATA[nobel]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=4517</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dün Nobel ödülleri törenle verildi. Geçen yıl Aziz Sancar’ın Nobel törenini izlemiştik. Şimdi ise uzaktan izledik. Kimya alanında ödül, moleküler-nano ölçekte makineler yapanlara verildi. Moleküler asansör, moleküler düğüm, moleküler arabalar… Edebiyat ödülünü Kazanan Bob Dylan, yerine gönderdiği Patti Williams, Nobel Yemeği’nde Dylan’ın 1962’de yazdığı A Hard Rain’s Gonna Fall şarkısını söyledi. Kısaca Nobel ödüllerine bir bakalım: NOBEL BARIŞ: Juan Manuel Santos. Kolombiya hükümeti ile devrimci silahlı güç olan FARC arasında süregelen 52 yıllık savaşı bitirdi. Barış anlaşmasının mimarı. *** NOBEL EDEBİYAT: Bob Dylan. Amerikan şarkı kültüründe yeni bir şiirsel anlatım yarattı. Dylan, Nobel ödül törenine gitmedi, ama ödülü kabul ettiğini açıkladı ve yerine arkadaşı Patti Williams’ı gönderdi. Patti, dün geceki Nobel Ödül Yemeği&#8217;nde Dylan’ın ilk gençlik şarkısını söyledi. Şarkıyı söylerken şaşırdı ve yeniden başladı. Bob Dylan’a ödülü, İsveç’te üç ay sonra vereceği bir konser sırasında, özel bir törenle verilecek. Biz de Dylan’dan bu şarkıyı dinleyelim: A Hard Rain’s Gonna Fall *** NOBEL KİMYA: Jean Pierre Sauvage (Fransız), Sir J. Fraser Stoddart (İskoç), Bernard L. Feringa (Hollandalı). Moleküler makineleri tasarlayıp geliştirdiler. Geliştirmiş oldukları bu dünyanın en küçük makinelerin hareketleri kontrol edilebiliyor ve enerji verildiğinde istenilen bir görevi yerine getirebiliyorlar. Makineler, yeni malzemelerin, sensörlerin ve depolama sistemlerinin geliştirilmesinde kullanılabilecek. &#160; Soldan sağa: Jean-Pierre Sauvage, Sir J. Fraser Stoddart ve Bernard L. Feringa. &#160; *** NOBEL TIP / FİZYOLOJİ: Yoshinori Ohsumi. Japon bilim insanı, parkinson ve bazı kanser hastalıklarının tedavisinde, hücrelerin kendilerini arındırmaları ve yenilemeleri (Otofaji) üzerine araştırmalar yaptı. Ohsumi, mayada otofaji genlerini keşfederek bu sürecin tamamının anlaşılmasının yolunu açtı. Örneğin enfeksiyon sonrasında otofaji, istilacı bakteri ve virüslerin nasıl yok edildiğini gösteriyor. Böylece kanser, Parkinson hastalığı, Tip 2 diyabet ve yaşlılarda görülen diğer hastalıkların otofaji mekanizmasının bozulması sonucu ortaya çıktığı netlike kazanmış oluyor. Şimdi otofaji bozukluklarını hedef alan ilaçlar üzerinde araştırmalar yapılmasının zamanı. Hücre içeriğini nasıl geri dönüştürüyor? Ohsumi’nin buluşu hücrenin içeriğini nasıl geri dönüştürdüğü ile ilgili yepyeni bir algı paradigması yarattı. Böylece açlık duygusuna uyum veya enfeksiyona karşı bedenin verdiği tepki gibi pek çok fizyolojik süreçte otofajın önemi anlaşılmış oldu. Otofaji genlerindeki mutasyonlar hastalıklara yol açtığı gibi, kanser ve nörolojik hastalıkların da aralarında bulunduğu çok sayıda sağlık sorunlarında etkilidir. *** NOBEL FİZİK: David J. Thouless, F. Duncan M. Haldane, J. Michael Kosterlitz. Topolojik evre geçişlerini ve maddenin topolojik evrelerini keşfettiler. Maddenin bilinmedik, alışık olmadığımız durumlara geçtiği, gizemli bir dünyanın kapılarını açtılar. İleri matematiksel yöntemlerden yararlanarak süper iletkenler, süper sıvılar veya ince manyetik tabakalar gibi maddenin alışılmadık evrelerini, durumlarını incelediler. Bu öncü çalışmaları sayesinde maddenin yeni ve egzotik evrelerinin keşfinin yolu açılmış oldu. Buluşların, malzeme bilimi ve elektronikte geniş bir kullanım alanı bulması umut ediliyor. &#160; Soldan sağa: David J. Thouless, F. Duncan M. Haldane ve J. Michael Kosterlitz. &#160; Topolojik kavramların kullanılması Üç bilim insanının, fizikte topolojik kavramlardan yararlanması, keşiferinde belirleyici bir rol oynadı. Topoloji, her aşamada değişiklik gösteren özellikleri tanımlayan bir matematik dalıdır. Bilim insanlarının topolojiyi bir araç olarak kullanmaları uzmanları şaşırttı. 1970’li yıllarda Michael Kosterlitz ve David Thouless, süper iletkenliğin ve süper akışkanlığın ince tabakalarda meydana gelemeyeceği yönündeki varolan kuramı ters-yüz ettiler. Süper iletkenliğin düşük sıcaklıklarda meydana gelebileceğini kanıtladılar ve ayrıca süper iletkenliği daha yüksek sıcaklıklarda yok eden evre geçişi mekanizmasını açıkladılar. Üç boyutlu malzemelerde topolojik evre 1980’lerde Thouless çok ince, elektriksel olarak iletken tabakalarla yapılmış bir deneyi açıklamayı başardı. Bu deneyde iletkenlik tam sayı basamakları olarak hassas bir şekilde ölçülüyordu. Thouless bu tam sayıların doğası gereği topolojik olduğunu gösterdi. Yaklaşık bu dönemde Duncan Haldane, topolojik kavramların küçük mıknatıs zincirlerinin özelliklerinin anlaşılmasında nasıl kullanılabileceğini keşfetti. Artık, yalnızca tabaka veya ipte değil, sıradan üç boyutlu malzemelerde de çok sayıda topolojik evreyi biliyoruz. Son 10 yıl içinde bu alan, yoğunlaştırılmış madde fiziği araştırmalarının da gelişmesini sağladı. Bu da topolojik maddelerin yeni nesil elektronik ve süper iletkenlerde veya kuantum bilgisayarlarında kullanılması umudunu yeşertti. Komite, ödülün yarısının Thouless’e verildiğini, diğer yarısının ise Haldane ve Kosterlitz arasında paylaştırıldığını kaydetti. *** NOBEL EKONOMİ: Oliver Hart (İngiliz) ve Bengt Holmström (Fin). Sözleşme kuramına katkıda bulundular. Modern ekonomileri sayısız sözleşme bir arada tutar. Hart ve Holmström’ün geliştirdiği yeni kuramsal araçlar, gerçek yaşamdaki sözleşmeleri ve kurumları anlamamızda çok önemli bir rol oynayacak. Ayrıca bu araçlar, sözleşme tasarımındaki olası tuzakları saptamakta da yol göstericidir. &#160; &#160; Soldan sağa: Oliver Hart ve Bengt Holmström. &#160; &#160; Toplumda çok sayıda ilişki, sözleşmeye bağlanmıştır. Bunlar hisse sahipleriyle üst yönetim kademesi arasında, sigorta şirketi ile otomobil sahipleri arasında veya bir kamu kurumu ile tedarikçileri arasında olabilir. Bu tür ilişkiler tipik olarak çıkar çatışmalarına sahne olabilir; bu nedenle sözleşmelerin iki tarafa da karşılıklı yarar sağlaması için düzgün bir şekilde tasarlanması gerekir. Hart ve Holmström, sözleşme tasarımı sırasında ortaya çıkabilecek çok sayıda sorunu çözümlemek için sözleşme kuramını bir çerçeveye oturttular. Bu sorunlara örnek olarak tepe yöneticiler için performansa dayalı ücret sistemi, sigortada masrafa kaydedilen katılım payları ve kamu-sektörü faaliyetlerinin özelleştirilmesi gösterilebilir&#8230; Optimal bir sözleşme nasıl yapılır? 1970’li yılların sonlarına doğru Bengt Holmström bir şirketin hisse sahipleri ile şirketin CEO’su arasında optimal bir sözleşmenin nasıl tasarlanacağını gösterdi. Bu modelde optimal bir sözleşmede risklerin teşviklere karşı nasıl değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyordu. Daha sonraki çalışmalarında Holmström bu sonuçları, daha gerçekçi ortamlarda genellemeye tabi tuttu. 1980’li yıllarda Oliver Hart sözleşme kuramının yeni bir dalına katkılarda bulundu. Bu dal tamamlanmamış sözleşmeler gibi çok önemli bir konuya değiniyordu. Bir sözleşmede her olasılığa karşı özel bir maddenin yer alması mümkün olmadığı için, kontrol haklarının optimal dağılımına ilişkin ayrıntılı bir açıklama gerekiyordu. Başka bir deyişle, sözleşmenin hangi tarafının, hangi koşullarda karar verme yetkisine sahip olacağı belirtilmeliydi. Hart’ın tamamlanmamış sözleşmeler konusundaki bulguları, mülkiyet ve şirketlerin kontrol sorunlarına açıklık getiriyordu. Bu çalışma, siyasi bilimler ve hukukun yanı sıra ekonominin çeşitli dalları üzerinde de derin izler bıraktı. Hart’ın araştırmaları hangi şirketlerin birleşebileceğine, nansmanın özkaynak ve kredi oranlarına, okul veya hapishane gibi kurumlardan hangisinin kamu veya özel sektör tarafından sahiplenilmesi gerektiğine ışık tutuyordu. Hart ve Holmström’ün katkıları sözleşme kuramının yepyeni bir araştırma alanı olarak ortaya çıkmasına yol açtı. İkili, son birkaç on yılda bu kuramın çok sayıda uygulama alanını inceleme şansına kavuştular. Ve sonuçta optimal sözleşme düzeni sayesinde, politikaların ve kurumların sağlam bir temele oturtulmasını sağlamış oldular. *** Not: Nobel ödülleri üzerine haber Herkese Bilim Teknoloji dergisinin 28. ve 29. sayılarında yayınlanan yazılardan oluşuyor. Dergideki yazıları hazırlayan Reyhan Oksay. Sunum slaytlarından bazıları, bu konudaki bir konuşmamdan alındı. Orhan Bursalı</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/nobel-2016-kimya-molekuler-makina-yapanlara-verildi">Nobel 2016 &#8211; Kimya: moleküler makina yapanlara verildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dün Nobel ödülleri törenle verildi. Geçen yıl Aziz Sancar’ın Nobel törenini izlemiştik. Şimdi ise uzaktan izledik. Kimya alanında ödül, moleküler-nano ölçekte makineler yapanlara verildi. Moleküler asansör, moleküler düğüm, moleküler arabalar… Edebiyat ödülünü Kazanan Bob Dylan, yerine gönderdiği Patti Williams, Nobel Yemeği’nde Dylan’ın 1962’de yazdığı <strong>A Hard Rain’s Gonna Fall </strong>şarkısını söyledi.</p>
<p>Kısaca Nobel ödüllerine bir bakalım:</p>
<p><strong>NOBEL BARIŞ: </strong>Juan Manuel Santos. Kolombiya hükümeti ile devrimci silahlı güç olan FARC arasında süregelen 52 yıllık savaşı bitirdi. Barış anlaşmasının mimarı.</p>
<div id="attachment_4607" style="width: 246px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-4607" class="wp-image-4607 " src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/juan-280x300.jpg" alt="juan" width="236" height="253" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/juan-280x300.jpg 280w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/juan.jpg 427w" sizes="(max-width: 236px) 100vw, 236px" /><p id="caption-attachment-4607" class="wp-caption-text">Juan Manuel Santos &#8211; Kolombiya Devlet Başkanı</p></div>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>NOBEL EDEBİYAT: </strong>Bob Dylan. Amerikan şarkı kültüründe yeni bir şiirsel anlatım yarattı. Dylan, Nobel ödül törenine gitmedi, ama ödülü kabul ettiğini açıkladı ve yerine arkadaşı Patti Williams’ı gönderdi. Patti, dün geceki Nobel Ödül Yemeği&#8217;nde Dylan’ın ilk gençlik şarkısını söyledi. Şarkıyı söylerken şaşırdı ve yeniden başladı. Bob Dylan’a ödülü, İsveç’te üç ay sonra vereceği bir konser sırasında, özel bir törenle verilecek.</p>
<div id="attachment_4608" style="width: 251px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-4608" class="wp-image-4608" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/bob-300x198.jpg" alt="bob" width="241" height="159" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/bob-300x198.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/bob.jpg 510w" sizes="auto, (max-width: 241px) 100vw, 241px" /><p id="caption-attachment-4608" class="wp-caption-text">Bob Dylan</p></div>
<p>Biz de Dylan’dan bu şarkıyı dinleyelim: <strong>A Hard Rain’s Gonna Fall</strong></p>
<audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-4517-1" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/mpeg" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/Bob-Dylan-A-Hard-Rains-A-Gonna-Fall-lyric-Video.mp3?_=1" /><a href="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/Bob-Dylan-A-Hard-Rains-A-Gonna-Fall-lyric-Video.mp3">http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/Bob-Dylan-A-Hard-Rains-A-Gonna-Fall-lyric-Video.mp3</a></audio>
<p><strong><br />
***</strong></p>
<p><strong>NOBEL KİMYA: </strong>Jean Pierre Sauvage (Fransız), Sir J. Fraser Stoddart (İskoç), Bernard L. Feringa (Hollandalı). Moleküler makineleri tasarlayıp geliştirdiler. Geliştirmiş oldukları bu dünyanın en küçük makinelerin hareketleri kontrol edilebiliyor ve enerji verildiğinde istenilen bir görevi yerine getirebiliyorlar. Makineler, yeni malzemelerin, sensörlerin ve depolama sistemlerinin geliştirilmesinde kullanılabilecek.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-4613 alignleft" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/kmy-300x128.jpg" alt="kmy" width="300" height="128" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/kmy-300x128.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/kmy-1024x435.jpg 1024w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/kmy.jpg 1976w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Soldan sağa: </strong>Jean-Pierre Sauvage, Sir J. Fraser Stoddart ve Bernard L. Feringa.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>NOBEL TIP / FİZYOLOJİ: </strong>Yoshinori Ohsumi. Japon bilim insanı, parkinson ve bazı kanser hastalıklarının tedavisinde, hücrelerin kendilerini arındırmaları ve yenilemeleri (Otofaji) üzerine araştırmalar yaptı.</p>
<div id="attachment_4614" style="width: 262px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-4614" class="wp-image-4614 size-medium" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/yoshinori-252x300.jpg" alt="yoshinori" width="252" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/yoshinori-252x300.jpg 252w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/yoshinori.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 252px) 100vw, 252px" /><p id="caption-attachment-4614" class="wp-caption-text">Yoshinori Ohsumi</p></div>
<p>Ohsumi, mayada otofaji genlerini keşfederek bu sürecin tamamının anlaşılmasının yolunu açtı. Örneğin enfeksiyon sonrasında otofaji, istilacı bakteri ve virüslerin nasıl yok edildiğini gösteriyor. Böylece kanser, Parkinson hastalığı, Tip 2 diyabet ve yaşlılarda görülen diğer hastalıkların otofaji mekanizmasının bozulması sonucu ortaya çıktığı netlike kazanmış oluyor. Şimdi otofaji bozukluklarını hedef alan ilaçlar üzerinde araştırmalar yapılmasının zamanı.</p>
<p><strong>Hücre içeriğini nasıl geri dönüştürüyor?</strong> Ohsumi’nin buluşu hücrenin içeriğini nasıl geri dönüştürdüğü ile ilgili yepyeni bir algı paradigması yarattı. Böylece açlık duygusuna uyum veya enfeksiyona karşı bedenin verdiği tepki gibi pek çok fizyolojik süreçte otofajın önemi anlaşılmış oldu. <strong>Otofaji</strong> <strong>genlerindeki mutasyonlar</strong> <strong>hastalıklara yol</strong> <strong>açtığı gibi, kanser ve</strong> <strong>nörolojik hastalıkların</strong> <strong>da aralarında bulunduğu</strong> <strong>çok sayıda sağlık sorunlarında etkilidir.</strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>NOBEL FİZİK: </strong>David J. Thouless, F. Duncan M. Haldane, J. Michael Kosterlitz. Topolojik evre geçişlerini ve maddenin topolojik evrelerini keşfettiler. Maddenin bilinmedik, alışık olmadığımız durumlara geçtiği, gizemli bir dünyanın kapılarını açtılar. İleri matematiksel yöntemlerden yararlanarak süper iletkenler, süper sıvılar veya ince manyetik tabakalar gibi maddenin alışılmadık evrelerini, durumlarını incelediler. Bu öncü çalışmaları sayesinde maddenin yeni ve egzotik evrelerinin keşfinin yolu açılmış oldu. Buluşların, malzeme bilimi ve elektronikte geniş bir kullanım alanı bulması umut ediliyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-4615 alignleft" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/fzk-300x144.jpg" alt="fzk" width="300" height="144" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/fzk-300x144.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/fzk-1024x490.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Soldan sağa:</strong> David J. Thouless, F. Duncan M. Haldane ve J. Michael Kosterlitz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Topolojik kavramların kullanılması</strong></p>
<p>Üç bilim insanının, fizikte topolojik kavramlardan yararlanması, keşiferinde belirleyici bir rol oynadı. Topoloji, her aşamada değişiklik gösteren özellikleri tanımlayan bir matematik dalıdır. Bilim insanlarının topolojiyi bir araç olarak kullanmaları uzmanları şaşırttı. 1970’li yıllarda Michael Kosterlitz ve David Thouless, süper iletkenliğin ve süper akışkanlığın ince tabakalarda meydana gelemeyeceği yönündeki varolan kuramı ters-yüz ettiler. Süper iletkenliğin düşük sıcaklıklarda meydana gelebileceğini kanıtladılar ve ayrıca süper iletkenliği daha yüksek sıcaklıklarda yok eden evre geçişi mekanizmasını açıkladılar.</p>
<p><strong>Üç boyutlu malzemelerde topolojik evre </strong></p>
<p>1980’lerde Thouless çok ince, elektriksel olarak iletken tabakalarla yapılmış bir deneyi açıklamayı başardı. Bu deneyde iletkenlik tam sayı basamakları olarak hassas bir şekilde ölçülüyordu. Thouless bu tam sayıların doğası gereği topolojik olduğunu gösterdi. Yaklaşık bu dönemde Duncan Haldane, topolojik kavramların küçük mıknatıs zincirlerinin özelliklerinin anlaşılmasında nasıl kullanılabileceğini keşfetti.</p>
<p>Artık, yalnızca tabaka veya ipte değil, sıradan üç boyutlu malzemelerde de çok sayıda topolojik evreyi biliyoruz. Son 10 yıl içinde bu alan, yoğunlaştırılmış madde fiziği araştırmalarının da gelişmesini sağladı. Bu da topolojik maddelerin yeni nesil elektronik ve süper iletkenlerde veya kuantum bilgisayarlarında kullanılması umudunu yeşertti.</p>
<p>Komite, ödülün yarısının Thouless’e verildiğini, diğer yarısının ise Haldane ve Kosterlitz arasında paylaştırıldığını kaydetti.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>NOBEL EKONOMİ: </strong>Oliver Hart (İngiliz) ve Bengt Holmström (Fin). Sözleşme kuramına katkıda bulundular. Modern ekonomileri sayısız sözleşme bir arada tutar. Hart ve Holmström’ün geliştirdiği yeni kuramsal araçlar, gerçek yaşamdaki sözleşmeleri ve kurumları anlamamızda çok önemli bir rol oynayacak. Ayrıca bu araçlar, sözleşme tasarımındaki olası tuzakları saptamakta da yol göstericidir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-4616 alignleft" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/eko-300x188.jpg" alt="eko" width="300" height="188" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/eko-300x188.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/eko-1024x640.jpg 1024w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/eko.jpg 1892w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Soldan sağa:</strong> Oliver Hart ve Bengt Holmström.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Toplumda çok sayıda ilişki, sözleşmeye bağlanmıştır. Bunlar hisse sahipleriyle üst yönetim kademesi arasında, sigorta şirketi ile otomobil sahipleri arasında veya bir kamu kurumu ile tedarikçileri arasında olabilir. Bu tür ilişkiler tipik olarak çıkar çatışmalarına sahne olabilir; bu nedenle sözleşmelerin iki tarafa da karşılıklı yarar sağlaması için düzgün bir şekilde tasarlanması gerekir.</p>
<p>Hart ve Holmström, sözleşme tasarımı sırasında ortaya çıkabilecek çok sayıda sorunu çözümlemek için sözleşme kuramını bir çerçeveye oturttular. Bu sorunlara örnek olarak tepe yöneticiler için performansa dayalı ücret sistemi, sigortada masrafa kaydedilen katılım payları ve kamu-sektörü faaliyetlerinin özelleştirilmesi gösterilebilir&#8230;</p>
<p><strong>Optimal bir sözleşme nasıl yapılır? </strong></p>
<p>1970’li yılların sonlarına doğru Bengt Holmström bir şirketin hisse sahipleri ile şirketin CEO’su arasında optimal bir sözleşmenin nasıl tasarlanacağını gösterdi. Bu modelde optimal bir sözleşmede risklerin teşviklere karşı nasıl değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyordu. Daha sonraki çalışmalarında Holmström bu sonuçları, daha gerçekçi ortamlarda genellemeye tabi tuttu.</p>
<p>1980’li yıllarda Oliver Hart sözleşme kuramının yeni bir dalına katkılarda bulundu. Bu dal tamamlanmamış sözleşmeler gibi çok önemli bir konuya değiniyordu. Bir sözleşmede her olasılığa karşı özel bir maddenin yer alması mümkün olmadığı için, kontrol haklarının optimal dağılımına ilişkin ayrıntılı bir açıklama gerekiyordu.</p>
<p>Başka bir deyişle, sözleşmenin hangi tarafının, hangi koşullarda karar verme yetkisine sahip olacağı belirtilmeliydi. Hart’ın tamamlanmamış sözleşmeler konusundaki bulguları, mülkiyet ve şirketlerin kontrol sorunlarına açıklık getiriyordu. Bu çalışma, siyasi bilimler ve hukukun yanı sıra ekonominin çeşitli dalları üzerinde de derin izler bıraktı. Hart’ın araştırmaları hangi şirketlerin birleşebileceğine, nansmanın özkaynak ve kredi oranlarına, okul veya hapishane gibi kurumlardan hangisinin kamu veya özel sektör tarafından sahiplenilmesi gerektiğine ışık tutuyordu.</p>
<p>Hart ve Holmström’ün katkıları sözleşme kuramının yepyeni bir araştırma alanı olarak ortaya çıkmasına yol açtı. İkili, son birkaç on yılda bu kuramın çok sayıda uygulama alanını inceleme şansına kavuştular. Ve sonuçta optimal sözleşme düzeni sayesinde, politikaların ve kurumların sağlam bir temele oturtulmasını sağlamış oldular.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Not: </strong>Nobel ödülleri üzerine haber <strong>Herkese Bilim Teknoloji</strong> dergisinin 28. ve 29. sayılarında yayınlanan yazılardan oluşuyor. Dergideki yazıları hazırlayan <strong>Reyhan Oksay. </strong>Sunum slaytlarından bazıları, bu konudaki bir konuşmamdan alındı.</p>
<p><strong>Orhan Bursalı</strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/nobel-2016-kimya-molekuler-makina-yapanlara-verildi">Nobel 2016 &#8211; Kimya: moleküler makina yapanlara verildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/12/Bob-Dylan-A-Hard-Rains-A-Gonna-Fall-lyric-Video.mp3" length="3861138" type="audio/mpeg" />

		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4517</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İki Türk bilim insanına ödül</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/iki-turk-bilim-insanina-odul</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Nov 2016 15:42:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[celal şengör]]></category>
		<category><![CDATA[ismail çakmak]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=4257</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilim Akademisi üyesi İsmail Çakmak, TWAS (The World Academy for Sciences) 2016 Tarım Bilimleri Ödülüne layık görüldü. (Görselde solda). Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri öğretim görevlisi Prof. Dr.İsmail Çakmak’a Dünya Bilimler Akademisi TWAS’ın 13 Kasım tarihinde Ruanda Kigali’de yapılan 27. Genel Kurul Toplantısı’nda Tarım Bilimleri Ödülü verildi. TWAS gelişmekte olan ülkelerde bilim ve mühendislik alanlarında sürdürülebilir bir ilerlemeyi destekleyen küresel çapta bir bilim akademisidir. 1983 yılında Pakistanlı Nobel Ödüllü fizikçi Abdus Salam’ın önderliğinde, kalkınmakta olan ülkelerin bilim insanları tarafından kuruldu. Merkezi İtalya Trieste’de bulunuyor. Prof. Dr. Celal Şengör’ün başarısı Bilim Akademisi üyesi Celal Şengör Lebniz Sozietät der Wissenschaften üyesi seçildi. Celal Şengör Leibniz Akademisi&#8217;nin ilk ve tek Türk üyesi oldu. (Görselde sağda).</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/iki-turk-bilim-insanina-odul">İki Türk bilim insanına ödül</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim Akademisi üyesi İsmail Çakmak, TWAS (The World Academy for Sciences) 2016 Tarım Bilimleri Ödülüne layık görüldü. (Görselde solda).</p>
<p>Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri öğretim görevlisi Prof. Dr.İsmail Çakmak’a Dünya Bilimler Akademisi TWAS’ın 13 Kasım tarihinde Ruanda Kigali’de yapılan 27. Genel Kurul Toplantısı’nda <strong>Tarım Bilimleri Ödülü</strong> verildi.</p>
<p>TWAS gelişmekte olan ülkelerde bilim ve mühendislik alanlarında sürdürülebilir bir ilerlemeyi destekleyen küresel çapta bir bilim akademisidir. 1983 yılında Pakistanlı Nobel Ödüllü fizikçi Abdus Salam’ın önderliğinde, kalkınmakta olan ülkelerin bilim insanları tarafından kuruldu. Merkezi İtalya Trieste’de bulunuyor.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Celal Şengör’ün başarısı</strong></p>
<p>Bilim Akademisi üyesi Celal Şengör <strong>Lebniz Sozietät der Wissenschaften</strong> üyesi seçildi. Celal Şengör Leibniz Akademisi&#8217;nin ilk ve tek Türk üyesi oldu. (Görselde sağda).</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/iki-turk-bilim-insanina-odul">İki Türk bilim insanına ödül</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4257</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Eczacıbaşı’nın düzenlediği İnovasyon Ödülleri sahiplerini buldu</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/eczacibasinin-duzenledigi-inovasyon-odulleri-sahiplerini-buldu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2016 12:43:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru ve Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[eczacıbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=3123</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eczacıbaşı kuruluşları arasındaki inovasyon yarışında, bu yıl 46 proje mücadele etti. Ödülleri; Eczacıbaşı Yapı Gereçleri (VitrA), Yapı Ürünleri Grubu, Eczacıbaşı Profesyonel ve Eczacıbaşı Girişim aldı. Bu yıl ödül için başvuran 46 projenin Topluluğa katkısı ise, 84 milyon dolar olurken, 1999 yılından bu yana yarışan toplam 407 projenin Topluluğa katkısı ise 337 milyon dolara ulaştı. Eczacıbaşı Topluluğu bünyesinde 14’üncüsü düzenlenen etkinlik, Topluluk yöneticileri ve çalışanlarının katılımı ile gerçekleşti. 16 kuruluşun toplam 46 proje ile yarıştığı etkinlikte, “En İnovatif Verimlilik Projesi” ve “Sürdürülebilirlik Projesi” kategorilerinde birinciliği kazanan, Eczacıbaşı Yapı Gereçleri (VitrA) oldu. “En İnovatif İletişim Projesi” kategorisinde Eczacıbaşı Girişim, “E-Dönüşüm Projesi” kategorisinde Yapı Ürünleri Grubu, “En İnovatif Ürün Projesi” kategorisinde ise Eczacıbaşı Profesyonel ödüle layık görüldü. Bu yıl ödül için başvuran 46 projenin Eczacıbaşı Topluluğu’na sağladığı katkı 84 milyon dolar olurken, 1999 yılından bu yana yarışan toplam 407 projenin Topluluğa katkısı ise 337 milyon dolara ulaştı. İnovasyon Ödülleri, topluluk kuruluşlarında yaratıcılık ve yenilikçiliği teşvik eden bir ortam oluşmasını sağlamayı, çalışanların gerek bireysel gerekse takım çalışmaları sırasında kuruluşun stratejik hedef ve iş sonuçlarına katkılarını artırmayı amaçlıyor. Etkinliğin açılış konuşmasını Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faruk Eczacıbaşı’nın yaptığı 14. İnovasyon Buluşması’nın tam da Sanayi 4.0 tartışmalarının yoğunlaştığı bir döneme denk geldiğine dikkat çekerek, “Teknolojideki hızlanma, artık, bir uçağın havalanması gibi değil. Bir roketin havalanması gibi dikine olmaya başladı. Bu duruma birey olarak, şirket, devlet, ulus olarak herkesin hazır olması, uyum sağlaması gerek. Aksi halde, geride kalacak. Biz, daha 1999’da geleceği görmüşüz. İnovasyon Buluşması yapmaya başlamışız. Sanayi 4.0’ı ismen değilse bile, ruhu ile, anlamı ile öngörmüşüz. Bundan büyük mutluluk duyuyorum” diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/eczacibasinin-duzenledigi-inovasyon-odulleri-sahiplerini-buldu">Eczacıbaşı’nın düzenlediği İnovasyon Ödülleri sahiplerini buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eczacıbaşı kuruluşları arasındaki inovasyon yarışında, bu yıl 46 proje mücadele etti. Ödülleri; Eczacıbaşı Yapı Gereçleri (VitrA), Yapı Ürünleri Grubu, Eczacıbaşı Profesyonel ve Eczacıbaşı Girişim aldı. Bu yıl ödül için başvuran 46 projenin Topluluğa katkısı ise, 84 milyon dolar olurken, 1999 yılından bu yana yarışan toplam 407 projenin Topluluğa katkısı ise 337 milyon dolara ulaştı.</p>
<p>Eczacıbaşı Topluluğu bünyesinde 14’üncüsü düzenlenen etkinlik, Topluluk yöneticileri ve çalışanlarının katılımı ile gerçekleşti. 16 kuruluşun toplam 46 proje ile yarıştığı etkinlikte, “En İnovatif Verimlilik Projesi” ve “Sürdürülebilirlik Projesi” kategorilerinde birinciliği kazanan, Eczacıbaşı Yapı Gereçleri (VitrA) oldu. “En İnovatif İletişim Projesi” kategorisinde Eczacıbaşı Girişim, “E-Dönüşüm Projesi” kategorisinde Yapı Ürünleri Grubu, “En İnovatif Ürün Projesi” kategorisinde ise Eczacıbaşı Profesyonel ödüle layık görüldü. Bu yıl ödül için başvuran 46 projenin Eczacıbaşı Topluluğu’na sağladığı katkı 84 milyon dolar olurken, 1999 yılından bu yana yarışan toplam 407 projenin Topluluğa katkısı ise 337 milyon dolara ulaştı.</p>
<p>İnovasyon Ödülleri, topluluk kuruluşlarında yaratıcılık ve yenilikçiliği teşvik eden bir ortam oluşmasını sağlamayı, çalışanların gerek bireysel gerekse takım çalışmaları sırasında kuruluşun stratejik hedef ve iş sonuçlarına katkılarını artırmayı amaçlıyor.</p>
<p>Etkinliğin açılış konuşmasını Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faruk Eczacıbaşı’nın yaptığı 14. İnovasyon Buluşması’nın tam da Sanayi 4.0 tartışmalarının yoğunlaştığı bir döneme denk geldiğine dikkat çekerek, “Teknolojideki hızlanma, artık, bir uçağın havalanması gibi değil. Bir roketin havalanması gibi dikine olmaya başladı. Bu duruma birey olarak, şirket, devlet, ulus olarak herkesin hazır olması, uyum sağlaması gerek. Aksi halde, geride kalacak. Biz, daha 1999’da geleceği görmüşüz. İnovasyon Buluşması yapmaya başlamışız. Sanayi 4.0’ı ismen değilse bile, ruhu ile, anlamı ile öngörmüşüz. Bundan büyük mutluluk duyuyorum” diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/eczacibasinin-duzenledigi-inovasyon-odulleri-sahiplerini-buldu">Eczacıbaşı’nın düzenlediği İnovasyon Ödülleri sahiplerini buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3123</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
