<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Prof. Dr. Metin Sitti arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/prof-dr-metin-sitti/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/prof-dr-metin-sitti</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Mon, 17 Dec 2018 08:07:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Papa’nın “Gel bize bir gösteri yap” dediği Metin Sitti’ye Koç Madalyası</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/papanin-gel-bize-bir-gosteri-yap-dedigi-metin-sittiye-koc-madalyasi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhan Bursalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Nov 2018 11:07:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Orhan Bursalı]]></category>
		<category><![CDATA[geko]]></category>
		<category><![CDATA[Max Planck Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Sitti]]></category>
		<category><![CDATA[mini robot]]></category>
		<category><![CDATA[nanoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Metin Sitti]]></category>
		<category><![CDATA[rahmi koç bilim madalyası]]></category>
		<category><![CDATA[robot]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12161</guid>

					<description><![CDATA[<p>Metin Sitti adını İngilizce bir dergide bir haberin içinde keşfetmiştik. Bir çeşi kertenkele olan geko’ların bir çırpıda ayaklarıyla düz duvarda, camda, tavanda nasıl yürüdükleri üzerine çalışmalardan yola çıkarak, geko ayağındaki tüyleri taklit eden bir polimer üretmişti. O yazıyı buldum, yıl 2002, Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji dergisinde yayınlamışız. Kaynak New Scientist. Her şeyde olduğu gibi önce işin temel bilimini yapacaksın ve nasıl oluyor sorusuna yanıt vereceksin, sonra da benzerini taklit edeceksin. İktidarın kulaklarına gitsin diye yazıyorum bunu. Çünkü iktidardakiler, bakanlık vb. bilim dünyasına “bize para getirecek teknoloji üretin” diye yaklaşıyor. Onlar için bilim demek teknoloji üretimi demek. Teknoloji temel bilim çalışmalarıyla gündeme gelir. Nasıl oluyor-nasıl işliyor, sorusuna yanıt bulmadan, hiçbir şey üretemezsiniz. Bilinen bilgilerden teknoloji üretebilmek için bile bilimin davranış yasalarını bilmek zorundasınız. Geko kertenkelenin ayaklarındaki olağanüstü kavrama yeteneği ayak tüylerinden kaynaklanıyordu. “Bu tüylerin uçları öylesine yapışkan ki, geko’lar tek parmaklarından tavana asılı durabiliyorlar”. Bilim tartıştı, bu yapışkanlığın nedeni güçlü bir kimyasal mıydı, yoksa başka bir şey mi? Acaba nasıl yürüyor?  Sıkı durun: Kaliforniya Üniversitesi’nden Ron Fearing ve arkadaşları bu yapışkanlığın gerçekte moleküller arasındaki Van der Waals güçleri adı verilen çekim gücünden kaynaklandığını ortaya koydu. Metin Sitti bu ekibin içindeki mühendis kökenli bilimciydi ve geko’ların tutunma özelliklerini polimer tabanlı bir dizi tüy üreterek taklit etti. Bu tüyler, henüz bir insanı tavanda asılı tutmaya yeterli güçte olmasa da, Metin Sitti, Setex markalı bir yapıştırıcının üreticisi oldu. Piyasada daha pek çok ürünü var. Metin Sitti’yi böylece 2002’den beri izlemeye aldık. Boğaziçi Üniversitesi’nden mezundu. Kendisiyle haberleştik. Sık sık haber oldu bize. Hatta birkaç ay önce Herkese Bilim Teknoloji dergimizin kapağındaydı! Mini robotlarıyla Max Planck Enstitüsü’nde çok önemli bir direktörlüğe getirildi. Şunu yapacaksın bunu yapacaksın diye bir dayatma yok kendisine. Sitti diyor ki: “Bizden istenen yüksek kaliteli araştırma ve makaleler. Üç yılda bir ne ürettiğimize ne yaptığımıza bakarlar. Bir tür başarı değerlendirmesi…”  Tabii Max Planck öyle sıradan bilimcileri çağırmıyor. Konusunda en yetkinleri davet ediyor. En yetkinlerin de zaten direktif falan almaya ihtiyacı yok. Projeleri, vizyonları olan insanlar… Metin Sitti’nin vizyonu çok geniş, mini robotlar konusunda. Bu bile başlı başına bir meydan okumadır. Birkaç ay önce midede hareket eden bir robot ile gündeme gelmişti. Papa: Gel gösteri yap! Metin Sitti, Koç Üniversitesi Rahmi Koç Bilim Madalyası’nı kazandı geçen gün. Sohbet ettik. (Soldan sağa: Orhan Bursalı, Metin Sitti, Özlem Yüzak) İlginç bir olay anlattı: Papa davet etmiş Vatikan’a! Nedeni de Sitti’nin ürettiği su üzerinde yürüyen robotun bir gösterisini yapması için! Gidememiş veya gitmemiş! Robot, suyun yüzey gerilimi etkisiyle su üzerinde kalıp yürüyebiliyor. “Yüzey gerilimi” bir fiziksel olay, güç. Bilim bu fiziği tanımlarken, mühendis de bu bilgiyi kullanarak, su üzerinde gezen robot yapıyor! “Hayvanat Bahçem” Ödül gecesinde çalışmalarını anlatırken gösterdiği bir slaytta şu yazılıydı: Benim Hayvanat Bahçem. Başta geko kertenkelesi duruyordu ve diğerleri. Canlılardan öğreniyor, onların üstün yeteneklerini çeşitli amaçlar için taklit eden çalışmalar yapıyordu. Su üzerinde yürüyen robot da onlardan biriydi. Tabii burada suyun “güçlerini” bilmeniz gerekiyor üzerinde robot yürütmek için! Hayvanların insanlara kıyasla çok üstün yetenekleri var ve bunları taklit edebilirsiniz. Şimdi üzerinde yoğunlaştıkları kılcal damarlar ve beyin damarları içinde dolaşacak, teşhise yardımcı olacak, ilaç taşıyarak sorun da çözecek saç telinden daha ince robotlar. Tedavi edici özelliklerine gelince, bu mini robotların üzerine ilaç nano parçacıkları koyuyorlar ve hedefe yönlendiriyorlar. Mesela doğrudan kanser hücrelerine. Bütün bedene kanser ilacı verip harap bir bedene yol açmaktansa, doğrudan tümöre, kanser hücrelerine bulunduğu yerlerde ilaçla müdahale edilecek. Bu mini robotlar elektro manyetik olarak dışarıdan istendiği gibi yönetilebiliyor. Madalyası helal olsun! Orhan Bursalı *Bu yazı, 25 Kasım 2018 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/papanin-gel-bize-bir-gosteri-yap-dedigi-metin-sittiye-koc-madalyasi">Papa’nın “Gel bize bir gösteri yap” dediği Metin Sitti’ye Koç Madalyası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Metin Sitti </strong>adını İngilizce bir dergide bir haberin içinde keşfetmiştik. Bir çeşi kertenkele olan geko’ların bir çırpıda ayaklarıyla düz duvarda, camda, tavanda nasıl yürüdükleri üzerine çalışmalardan yola çıkarak, geko ayağındaki tüyleri taklit eden bir polimer üretmişti.</p>
<p>O yazıyı buldum, yıl 2002, <em>Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji</em> dergisinde yayınlamışız. Kaynak <em>New Scientist</em>. Her şeyde olduğu gibi önce işin temel bilimini yapacaksın ve nasıl oluyor sorusuna yanıt vereceksin, sonra da benzerini taklit edeceksin.</p>
<p>İktidarın kulaklarına gitsin diye yazıyorum bunu. Çünkü iktidardakiler, bakanlık vb. bilim dünyasına “<strong><em>bize para getirecek teknoloji üretin</em></strong>” diye yaklaşıyor. Onlar için bilim demek teknoloji üretimi demek. Teknoloji temel bilim çalışmalarıyla gündeme gelir. <strong><em>Nasıl oluyor-nasıl işliyor,</em></strong> sorusuna yanıt bulmadan, hiçbir şey üretemezsiniz. Bilinen bilgilerden teknoloji üretebilmek için bile bilimin davranış yasalarını bilmek zorundasınız.</p>
<p>Geko kertenkelenin ayaklarındaki olağanüstü kavrama yeteneği ayak tüylerinden kaynaklanıyordu. “Bu tüylerin uçları öylesine yapışkan ki, geko’lar tek parmaklarından tavana asılı durabiliyorlar”. Bilim tartıştı, bu yapışkanlığın nedeni güçlü bir kimyasal mıydı, yoksa başka bir şey mi?</p>
<p><strong>Acaba nasıl yürüyor?</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Sıkı durun</strong>: Kaliforniya Üniversitesi’nden Ron Fearing ve arkadaşları bu yapışkanlığın gerçekte moleküller arasındaki Van der Waals güçleri adı verilen çekim gücünden kaynaklandığını ortaya koydu. Metin Sitti bu ekibin içindeki mühendis kökenli bilimciydi ve geko’ların tutunma özelliklerini polimer tabanlı bir dizi tüy üreterek taklit etti. Bu tüyler, henüz bir insanı tavanda asılı tutmaya yeterli güçte olmasa da, Metin Sitti, <em>Setex</em> markalı bir yapıştırıcının üreticisi oldu. Piyasada daha pek çok ürünü var<strong>.</strong></p>
<p>Metin Sitti’yi böylece 2002’den beri izlemeye aldık. Boğaziçi Üniversitesi’nden mezundu. Kendisiyle haberleştik. Sık sık haber oldu bize. Hatta birkaç ay önce <strong>Herkese Bilim Teknoloji</strong> dergimizin kapağındaydı! Mini robotlarıyla Max Planck Enstitüsü’nde çok önemli bir direktörlüğe getirildi. Şunu yapacaksın bunu yapacaksın diye bir dayatma yok kendisine. Sitti diyor ki: <em>“Bizden istenen yüksek kaliteli araştırma ve makaleler. Üç yılda bir ne ürettiğimize ne yaptığımıza bakarlar. Bir tür başarı değerlendirmesi…”</em><em> </em></p>
<p>Tabii <em>Max Planck</em> öyle sıradan bilimcileri çağırmıyor. Konusunda en yetkinleri davet ediyor. En yetkinlerin de zaten direktif falan almaya ihtiyacı yok. Projeleri, vizyonları olan insanlar…</p>
<p>Metin Sitti’nin vizyonu çok geniş, mini robotlar konusunda. Bu bile başlı başına bir meydan okumadır. Birkaç ay önce midede hareket eden bir robot ile gündeme gelmişti.</p>
<p><strong>Papa: Gel gösteri yap!</strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-12162 alignleft" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/11/metinobiozi-225x300.jpeg" alt="" width="225" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/11/metinobiozi-225x300.jpeg 225w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/11/metinobiozi-768x1024.jpeg 768w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/11/metinobiozi.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" />Metin Sitti,<strong> Koç Üniversitesi Rahmi Koç Bilim Madalyası’nı </strong>kazandı geçen gün. Sohbet ettik. <em>(Soldan sağa: Orhan Bursalı, Metin Sitti, Özlem Yüzak)</em></p>
<p>İlginç bir olay anlattı: <strong>Papa</strong> davet etmiş Vatikan’a! Nedeni de Sitti’nin ürettiği <strong>su üzerinde yürüyen robotun</strong> bir gösterisini yapması için! Gidememiş veya gitmemiş! Robot, suyun yüzey gerilimi etkisiyle su üzerinde kalıp yürüyebiliyor. “Yüzey gerilimi” bir fiziksel olay, güç. Bilim bu fiziği tanımlarken, mühendis de bu bilgiyi kullanarak, su üzerinde gezen robot yapıyor!</p>
<p><strong>“Hayvanat Bahçem”</strong></p>
<p>Ödül gecesinde çalışmalarını anlatırken gösterdiği bir slaytta şu yazılıydı: <strong>Benim Hayvanat Bahçem</strong>. Başta geko kertenkelesi duruyordu ve diğerleri. Canlılardan öğreniyor, onların üstün yeteneklerini çeşitli amaçlar için taklit eden çalışmalar yapıyordu. Su üzerinde yürüyen robot da onlardan biriydi. Tabii burada suyun “güçlerini” bilmeniz gerekiyor üzerinde robot yürütmek için! Hayvanların insanlara kıyasla çok üstün yetenekleri var ve bunları taklit edebilirsiniz.</p>
<p>Şimdi üzerinde yoğunlaştıkları kılcal damarlar ve beyin damarları içinde dolaşacak, teşhise yardımcı olacak, ilaç taşıyarak sorun da çözecek saç telinden daha ince robotlar.</p>
<p>Tedavi edici özelliklerine gelince, bu mini robotların üzerine ilaç nano parçacıkları koyuyorlar ve hedefe yönlendiriyorlar. Mesela doğrudan kanser hücrelerine. Bütün bedene kanser ilacı verip harap bir bedene yol açmaktansa, doğrudan tümöre, kanser hücrelerine bulunduğu yerlerde ilaçla müdahale edilecek.</p>
<p>Bu mini robotlar elektro manyetik olarak dışarıdan istendiği gibi yönetilebiliyor.</p>
<p>Madalyası helal olsun!</p>
<p><strong>Orhan Bursalı</strong></p>
<div id="article-body" class="formatted news-content">
<p><strong><em>*Bu yazı, 25 Kasım 2018 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde yayınlanmıştır.</em></strong></p>
</div>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/papanin-gel-bize-bir-gosteri-yap-dedigi-metin-sittiye-koc-madalyasi">Papa’nın “Gel bize bir gösteri yap” dediği Metin Sitti’ye Koç Madalyası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12161</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Koç Üniversitesi Rahmi Koç Bilim Madalyası Prof. Dr. Metin Sitti’ye verildi</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/ozlem-yuzak/koc-universitesi-rahmi-koc-bilim-madalyasi-prof-dr-metin-sittiye-verildi-2</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlem Yüzak]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Nov 2018 13:49:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Özlem Yüzak]]></category>
		<category><![CDATA[Akıllı Sistemler]]></category>
		<category><![CDATA[koç universitesi]]></category>
		<category><![CDATA[manyetik alan]]></category>
		<category><![CDATA[Max Planck Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Max Planck Topluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Sitti]]></category>
		<category><![CDATA[minimal invaziv cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[nanoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Metin Sitti]]></category>
		<category><![CDATA[rahmi koç bilim madalyası]]></category>
		<category><![CDATA[robot]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12137</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Metin Sitti’yi “Mikro robotlarla devrim yaratan Türk bilim insanı” olarak tanımlayabiliriz. Dünyanın en önemli bilim ve araştırma kuruluşlarından biri olan Max Planck Enstitüsü’nün Akıllı Sistemler Direktörü ve topluluğun tek Türk üyesi. Mühendislik alanında dünya çapında ses getiren çalışmalarıyla mikro ve nano biyomedikal robotik teknolojilerinde öncü katkıları olan bir isim. Sitti, Koç Üniversitesi&#8217;nin başarılı ve öncü bilim insanlarını ödüllendirmek üzere 2016&#8217;da başlatmış olduğu Rahmi M. Koç Bilim Madalyası’nın bu yılki sahibi oldu. Metin Sitti, Rahmi Koç Müzesi’nde düzenlenen törende ödülünü Koç Holding ve Koç Üniversitesi Mütevelli Heyet Şeref Başkanı Rahmi M. Koç’un elinden alırken, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç yaptığı konuşmada Atatürk’ün bilime verdiği öneme dikkat çekerek “Bilginin saniyeler içinde dünyanın öbür ucuna eriştiği bir çağda yaşıyoruz. Dünyanın herhangi bir yerindeki bilimsel çalışmalarla elde edilen bilgi ve teknolojik gelişmenin herkese ışık tuttuğundan bahsedebiliriz. Bizlere düşen, insanlık için bu denli önemli bilgiyi üreten, bunun için yılmadan çalışan tüm bilim insanlarına hak ettikleri desteği vermek ve aynı zamanda onların kıymetini bilip takdir etmek” dedi. Sitti aynı zamanda Carnegie Mellon Üniversitesi’nde seçkin profesör ve Stuttgart Üniversitesi’nde onursal profesör unvanlarına da sahip. Şimdi Türkiye’de Koç Üniversitesi’nde de yarı zamanlı olarak çalışmalarını yürüteceğini açıklayan Sitti sözlerini şöyle sürdürdü: “Bilim bana göre sırf beyinle çalışan ya da beynin önemli olduğu bir alan değil, arkadaşlık ve sosyal ortam da çok önemli. Çünkü biz bilimsel çalışmalarımızı sırf iş olsun diye yapmıyoruz, bilim benim büyük bir tutkum ve aynı zamanda öğrencilerimin ve araştırmacılarımın da tutkusu. Birlikte çalıştığım ekibi bir diğer ailem olarak görüyorum, dolayısıyla beraber aile olarak bilimsel çalışmalar yapmak, hem de mutlu bir sosyal ortamın olması her açıdan çok önemli.” Türkiye’nin en büyük kaybı doktora öğrencisini tutamaması Bir bilim insanı&#8230; Dünyaca ünlü, çığır açan katkılarından dolayı ödül üzerine ödül alan, üstelik hayli genç&#8230; Bu toprakların yetiştirdiği, içimizden biri Prof. Dr. Metin Sitti. Kırşehirli Köy Enstitülü öğretmen bir babanın oğlu. Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği’nde lisans ve yüksek lisansını yapmış. Doktora derecesini Tokyo Üniversitesi’nden almış. Kaliforniya Berkeley Üniversitesi’nde araştırmalarını yürütmüş. Max Planck Enstitüsü Akıllı Sistemler Bölümü yöneticisi. Küçük-ölçekli fiziksel akıllı sistemler, gezgin mikro-robotlar, tıbbi ve doğadan esinlenen minyatür robotlar, mikro/nano-malzemeler ve mikro/nano-manipülasyon konularında dünya çapında ses getiren araştırmalar yapıyor ve bunların bazılarını halihazırda ürün haline getirmiş durumda. Sitti’yi biz tanıyorduk. Hatta kendisini ve çalışmalarını Herkese Bilim Teknoloji Dergisi’nde sıkça gündeme getiriyorduk. Sitti ile ödül töreni öncesinde küçük bir söyleşi gerçekleştirdik. Bilimsel çalışmaları çok önemli Sitti’nin ama bir o kadar önemli olan bu noktaya nasıl geldiği, hevesleri, tutkuları, bu ülkeye ve gençlere verdiği mesajlar. &#8220;Bilim insanları yurda dönmeli” çağrısı yapan ama bunu yaparken eş zamanlı olarak bilim insanlarını gözaltına alan, akademik özgürlükleri kısıtlayan siyasi iktidarın Sitti’nin bu sözlerini ne kadar umursayacağını bilmiyoruz ama aktarmak görevimiz. “Bir ülkede araştırmanın ana kaynağı doktora öğrencisidir” diyor Sitti ve ekliyor &#8220;Türkiye’nin en büyük kaybı doktora öğrencisini tutamaması&#8221;. Kendinden örnek veriyor. “Doktoramı da Türkiye’de yapmayı istiyordum. Başarılı bir öğrenciydim. Boğaziçi’nden kabul geldi. Koridorda karşılaştığım hocam beni görünce “Vah vah sen burada mı kaldın? Bir yere gidemedin mi?&#8221; dedi. “Aman hocam burada kalmayı kendim istedim” desem de kafama bir kurt düşmüştü. Tam da bu sırada Tokyo Üniversitesi’nden gelen önemli bir teklif vardı. Kabul ettim ve gittim. Aslında iyi ki de gitmiş.  &#8220;Japonya’ya ilk gittiğimde akıllı robotlar üzerine çalışıyordum. Orada beni küçük robotlarla çalışmaya yönelttiler. Akıllı robotlar güzel bir konuydu ama küçük robotlar daha da meydan okuyucu bir konu olarak dikkat çekiciydi, hatta o zamanlar nano robotlar yoktu” diye anlatıyor nedenini. Sitti’nin üzerinde çalıştığı projesinden bahsedelim bu noktada: En ulaşılmaz bölgelere girebilen mikro robot kapsüller. Hedefteki bölgeye gerekli ilacı salgılayabiliyor, hatta mide içinde birkaç gün kalarak mide iltihaplarını veya tümörleri tedavi edebiliyor. Şimdilik hayvan deneyleri sürüyor. (Uzun söyleşiyi 30 Kasım Cuma günü çıkacak olan 140. sayımızda okuyabilirsiniz.) Türkiye’de bilimde ve akademide özgürlük şart diyor ve ekliyor: &#8220;Mutlaka ve mutlaka bilim politikadan ayrılmalı. Siyasetten arındırılmalı. En büyük sorun bu. Uzun vadeli politikalarla bilimi özerkleştirip ona kaynak ayırmak sağlanmalı. Japonya ve Güney Kore çok geriden başlamasına rağmen çok ilerledi. Türkiye her zaman potansiyeli çok olan bir ülke ama bir türlü değerlendiremiyor.&#8221; Sitti’nin Koç Üniversitesi’nde kısmi zamanlı olarak çalışmaya başlayacak olması önemli. Zaten kendisi de “bilim insanlarına yurda dönün çağrısı” konusunda ortak işbirlikleri ve kısmi zamanlı çalışma gibi akıllıca yöntemler geliştirilebileceğini ve geçiş sürecinde bir Köprü oluşturulabileceğini vurguluyor. Gençlere de mesajı var Sitti’nin: “En iyi not illa başarı anlamına gelmiyor. Bir dünya vizyonu kazanmaya çalışın, sosyal alanlar ve özellikle sanat  da aynı şekilde önemli. Sadece bilimsel çalışmaya odaklanmak yerine kendi kişisel olarak  zevk aldığınız alanları saptamaya çalışın. Ben suluboya resim çok yaptım, film yapım derslerine girdim. Bunların faydasını kendi mesleğim ve çalışma alanımda da hayli gördüm&#8230;”  Özlem Yüzak</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/ozlem-yuzak/koc-universitesi-rahmi-koc-bilim-madalyasi-prof-dr-metin-sittiye-verildi-2">Koç Üniversitesi Rahmi Koç Bilim Madalyası Prof. Dr. Metin Sitti’ye verildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Metin Sitti’yi “Mikro robotlarla devrim yaratan Türk bilim insanı” olarak tanımlayabiliriz. Dünyanın en önemli bilim ve araştırma kuruluşlarından biri olan Max Planck Enstitüsü’nün Akıllı Sistemler Direktörü ve <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/einsteinin-kurdugu-enstitude-ilk-turk-direktor">topluluğun tek Türk üyesi</a>. Mühendislik alanında dünya çapında ses getiren çalışmalarıyla mikro ve nano biyomedikal robotik teknolojilerinde öncü katkıları olan bir isim.</p>
<p>Sitti, Koç Üniversitesi&#8217;nin başarılı ve öncü bilim insanlarını ödüllendirmek üzere 2016&#8217;da başlatmış olduğu Rahmi M. Koç Bilim Madalyası’nın bu yılki sahibi oldu.</p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-12152 alignright" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/11/koc-300x171.jpg" alt="" width="300" height="171" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/11/koc-300x171.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/11/koc.jpg 585w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Metin Sitti, Rahmi Koç Müzesi’nde düzenlenen törende ödülünü Koç Holding ve Koç Üniversitesi Mütevelli Heyet Şeref Başkanı Rahmi M. Koç’un elinden alırken, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç yaptığı konuşmada Atatürk’ün bilime verdiği öneme dikkat çekerek <em>“Bilginin saniyeler içinde dünyanın öbür ucuna eriştiği bir çağda yaşıyoruz. Dünyanın herhangi bir yerindeki bilimsel çalışmalarla elde edilen bilgi ve teknolojik gelişmenin herkese ışık tuttuğundan bahsedebiliriz. Bizlere düşen, insanlık için bu denli önemli bilgiyi üreten, bunun için yılmadan çalışan tüm bilim insanlarına hak ettikleri desteği vermek ve aynı zamanda onların kıymetini bilip takdir etmek”</em> dedi.</p>
<p>Sitti aynı zamanda Carnegie Mellon Üniversitesi’nde seçkin profesör ve Stuttgart Üniversitesi’nde onursal profesör unvanlarına da sahip. Şimdi Türkiye’de Koç Üniversitesi’nde de yarı zamanlı olarak çalışmalarını yürüteceğini açıklayan Sitti sözlerini şöyle sürdürdü: <em>“Bilim bana göre sırf beyinle çalışan ya da beynin önemli olduğu bir alan değil, arkadaşlık ve sosyal ortam da çok önemli. Çünkü biz bilimsel çalışmalarımızı sırf iş olsun diye yapmıyoruz, bilim benim büyük bir tutkum ve aynı zamanda öğrencilerimin ve araştırmacılarımın da tutkusu. Birlikte çalıştığım ekibi bir diğer ailem olarak görüyorum, dolayısıyla beraber aile olarak bilimsel çalışmalar yapmak, hem de mutlu bir sosyal ortamın olması her açıdan çok önemli.”</em></p>
<p><strong>Türkiye’nin en büyük kaybı doktora öğrencisini tutamaması</strong></p>
<p>Bir bilim insanı&#8230; Dünyaca ünlü, çığır açan katkılarından dolayı ödül üzerine ödül alan, üstelik hayli genç&#8230; Bu toprakların yetiştirdiği, içimizden biri <strong>Prof. Dr. Metin Sitti</strong>. Kırşehirli Köy Enstitülü öğretmen bir babanın oğlu. Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği’nde lisans ve yüksek lisansını yapmış. Doktora derecesini Tokyo Üniversitesi’nden almış. Kaliforniya Berkeley Üniversitesi’nde araştırmalarını yürütmüş.</p>
<p>Max Planck Enstitüsü Akıllı Sistemler Bölümü yöneticisi.<a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/turk-direktor-ve-ekibinden-4-milimetrelik-robot-bu-cuma-100-sayimizda"> Küçük-ölçekli fiziksel akıllı sistemler</a>, gezgin mikro-robotlar, tıbbi ve doğadan esinlenen minyatür robotlar, mikro/nano-malzemeler ve mikro/nano-manipülasyon konularında dünya çapında ses getiren araştırmalar yapıyor ve bunların bazılarını halihazırda ürün haline getirmiş durumda. Sitti’yi biz tanıyorduk. Hatta kendisini ve çalışmalarını Herkese Bilim Teknoloji Dergisi’nde sıkça gündeme getiriyorduk. Sitti ile ödül töreni öncesinde küçük bir söyleşi gerçekleştirdik. Bilimsel çalışmaları çok önemli Sitti’nin ama bir o kadar önemli olan bu noktaya nasıl geldiği, hevesleri, tutkuları, bu ülkeye ve gençlere verdiği mesajlar.</p>
<p><em>&#8220;Bilim insanları yurda dönmeli”</em> çağrısı yapan ama bunu yaparken eş zamanlı olarak bilim insanlarını gözaltına alan, akademik özgürlükleri kısıtlayan siyasi iktidarın Sitti’nin bu sözlerini ne kadar umursayacağını bilmiyoruz ama aktarmak görevimiz.</p>
<p><em>“Bir ülkede araştırmanın ana kaynağı doktora öğrencisidir”</em> diyor Sitti ve ekliyor <em>&#8220;</em><strong><em>Türkiye’nin en büyük kaybı doktora öğrencisini tutamaması&#8221;. </em></strong>Kendinden örnek veriyor. “Doktoramı da Türkiye’de yapmayı istiyordum. Başarılı bir öğrenciydim. Boğaziçi’nden kabul geldi. Koridorda karşılaştığım hocam beni görünce <em>“Vah vah sen burada mı kaldın? Bir yere gidemedin mi?&#8221;</em> dedi. <em>“Aman hocam burada kalmayı kendim istedim” </em>desem de kafama bir kurt düşmüştü. Tam da bu sırada Tokyo Üniversitesi’nden gelen önemli bir teklif vardı. Kabul ettim ve gittim.</p>
<p>Aslında iyi ki de gitmiş.  <em>&#8220;Japonya’ya ilk gittiğimde akıllı robotlar üzerine çalışıyordum. Orada beni küçük robotlarla çalışmaya yönelttiler. Akıllı robotlar güzel bir konuydu ama küçük robotlar daha da meydan okuyucu bir konu olarak dikkat çekiciydi, hatta o zamanlar nano robotlar yoktu” </em>diye anlatıyor nedenini.</p>
<p>Sitti’nin üzerinde çalıştığı projesinden bahsedelim bu noktada: En ulaşılmaz bölgelere girebilen mikro robot kapsüller. Hedefteki bölgeye gerekli ilacı salgılayabiliyor, hatta mide içinde birkaç gün kalarak mide iltihaplarını veya tümörleri tedavi edebiliyor. Şimdilik hayvan deneyleri sürüyor. (Uzun söyleşiyi 30 Kasım Cuma günü çıkacak olan 140. sayımızda okuyabilirsiniz.)</p>
<p>Türkiye’de bilimde ve akademide özgürlük şart diyor ve ekliyor: <em>&#8220;Mutlaka ve mutlaka bilim politikadan ayrılmalı. Siyasetten arındırılmalı. En büyük sorun bu. Uzun vadeli politikalarla bilimi özerkleştirip ona kaynak ayırmak sağlanmalı. Japonya ve Güney Kore çok geriden başlamasına rağmen çok ilerledi. Türkiye her zaman potansiyeli çok olan bir ülke ama bir türlü değerlendiremiyor.&#8221;</em></p>
<p>Sitti’nin Koç Üniversitesi’nde kısmi zamanlı olarak çalışmaya başlayacak olması önemli. Zaten kendisi de “bilim insanlarına yurda dönün çağrısı” konusunda ortak işbirlikleri ve kısmi zamanlı çalışma gibi akıllıca yöntemler geliştirilebileceğini ve geçiş sürecinde bir Köprü oluşturulabileceğini vurguluyor.</p>
<p><strong>Gençlere de mesajı var</strong> Sitti’nin: <em>“En iyi not illa başarı anlamına gelmiyor. Bir dünya vizyonu kazanmaya çalışın, sosyal alanlar ve özellikle sanat  da aynı şekilde önemli. </em><em>Sadece bilimsel çalışmaya odaklanmak yerine kendi kişisel olarak  zevk aldığınız alanları saptamaya çalışın. Ben suluboya resim çok yaptım, film yapım derslerine girdim. Bunların faydasını kendi mesleğim ve çalışma alanımda da hayli gördüm&#8230;”</em><em> </em></p>
<p><strong>Özlem Yüzak</strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/ozlem-yuzak/koc-universitesi-rahmi-koc-bilim-madalyasi-prof-dr-metin-sittiye-verildi-2">Koç Üniversitesi Rahmi Koç Bilim Madalyası Prof. Dr. Metin Sitti’ye verildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12137</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bilimin ufkunda ne gözüküyor? Ve: Yasaklar, bilimle birlikte geleceği de boğar&#8230;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/bilimin-ufkunda-ne-gozukuyor-ve-yasaklar-bilimle-birlikte-gelecegi-de-bogar</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Aug 2017 05:20:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı sistem]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital abonelik]]></category>
		<category><![CDATA[Max Planck Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[mikro robot]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Metin Sitti]]></category>
		<category><![CDATA[robotik]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=7418</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu hafta bilimin özellikle tıp alanında açtığı yepyeni bir ufku önünüze getiriyoruz. Akıllı sistemlerle donatılmış mikro robotlar. Bedenimizde olan bitenleri net olarak görecek ve haber verecek, hastalıkları teşhis edecek, insanların ulaşamadığı yerlerde gözlem yapacak, bütün bunların ötesinde başka alanlarda da insanın minik gözü kulağı olacak mikro robotlar. Boyutları 1 milimetreden birkaç santime kadar değişiyor&#8230; Ve bu işlerin önde gelen uzmanlarından, Boğaziçi mezunu, ABD’de uzmanlaşmış ve başarılı çalışmalara imza atmış bir Türk, Prof. Metin Sitti ve çalışmalarını okuyacaksınız. Sitti, Carnegie Mellon Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü ve Robotik Enstitüsü’nde profesör iken, aldığı davet ile aynı zamanda Almanların ünlü bilim kurumu Max-Planck Zeki Sistemler Enstitüsü direktörlüğüne de soyundu. İlk Türk direktör. Reyhan Oksay arkadaşımız bu mikro robotlar konusuna bir giriş yapıyor ve Metin Sitti ile söyleşiyi yazıyor. Çok ilginç bir sohbet, mikro robotlar konusunda bilimin neleri hedeflediğini öğreniyoruz. Ayrıca Sitti’nin son projesini de göreceksiniz: En ulaşılmaz bölgelere girebilen kapsüller, hedefteki bölgeye gerekli ilacı salgılayabiliyor. Hatta mide içinde birkaç gün kalarak mide iltihaplarını veya tümörleri tedavi edebiliyor. Koç ve Boğaziçi Üniversitesi’nde değişik gruplarla işbirliği yapmaya hazırlanıyor Sitti. Bir soru üzerine akademik özgürlüğün önemini vurguluyor ve “üniversiteler finansal ve politik olarak ne kadar bağımsızlar” sorusunu gündeme taşıyor. Bilim özgürlüğü olmadan bilim mi olur! Evet, akademik özgürlük! Çok az, vakıf üniversitemizde var, var olan bir kaç devlet üniversitemiz de siyasal denetim altında. Akademik özgürlük için şunu söyleyebiliriz: Geldinse kapıya üç kez vur! Avrupa Uygarlığı ve İslam Hızla sağlığına kavuşmakta olan Doğan Kuban hocanın Avrupa uygarlığı ve İslam konulu başlığı, İslam dünyasının çağdaşlık ve uygarlık ilintili olarak gerçekçi bir panoramasını çiziyor. Mutlaka okunmalı, makalede son sözü: “Temelsiz övünmeler uygar bir toplum olduğumuzu kanıtlamaz, fakat ona ulaşmamızı engeller.” Bu bağlamda, Prof. Mehmet Özel, güncel tartışma konusu olan Evrim ile ilgili, İslam’ın Altın Çağı diye nitelendirilen dönemde Evrim üzerine filiz veren düşüncelerden bazılarını özetliyor. Kuban hocanın yazısıyla birlikte okunmalı. Ali Akurgal ortaya attığı enerji dengesinin sağlanması ile ilgili ilginç çözümü, bu “Basit Güzeldir” başlığı ile sürdürüyor. Bu kez Buffalo Üniversitesi’nden evrim antropoloğu Ömer Gökçümen, yaptığı bir genetik araştırmada ilginç sonuçlara ulaştı ve henüz bilinmeyen bir insan türünün varlığını gösterdi. İlgiyle okuyacaksınız. Bilim ve beslenme sayfamızda brokolinin yararları konusundaki yazımızı, “Bizden Sonra Dünya” köşesinde bu kez geçmişin bitki ve hayvanlarını günümüze taşıyan fosiller konusunu; “Bilge Nedir?” köşemizde hayvanlar nasıl biliyor ilginç konusunu sunuyoruz. Hala ısrarla 3,5 TL’de kalacağız! Ve hafta boyunca okuyacağınız dünyayı izleyeceğiniz, öğreneceğiniz, yeni düşünce ve bakışlarla karşılaşacağınız dolu bir dergi. Unutmayın, dünya bilimin üzerinde kuruluyor ve HBT ile biz de karınca kararınca ülkeyi inşa etmeye soyunduk. İstanbul’da Perşembe, Türkiye genelinde Cuma gününden itibaren HBT ile beyin besleme zamanı&#8230; Yayacağız, çoğalacağız. Ve 3,5 TL fiyatını artırmama kararındayız! *** BAŞVURU BEKLİYORUZ! 20 gencimize daha 1 yıl ücretsiz dijital abonelik HBT okurları ve yazarlarının başlattığı, gençlerin HBT ile tanışmasını, buluşmasını, bu yolla bilim ve teknoloji dünyasıyla birleşmesini ve bütünleşmesini amaçlayan Gençlere Dijital Abonelik Bursu kampanyasına iki okurumuz 10’ar abonelik bursu ile katıldılar. Okurumuz Ayla Çınaroğlu 10 gence, kurumsal olarak Atıl Aydınlatma da 10 gence, bir yıllık HBT Dijital Abonelik Bursu ile destek oluyor. Bu sayede 20 genç daha aramıza katılacak. Ayla Çınaroğlu’na ve Atıl Aydınlatma’ya çok teşekkür ederiz&#8230; Liseli ve üniversiteli gençler, başvurularınızı bekliyoruz! HBT sizlerle tanışmaktan mutlu olacak! Başvuru için: info@herkesebilimteknoloji.com</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/bilimin-ufkunda-ne-gozukuyor-ve-yasaklar-bilimle-birlikte-gelecegi-de-bogar">Bilimin ufkunda ne gözüküyor? Ve: Yasaklar, bilimle birlikte geleceği de boğar&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hafta bilimin özellikle tıp alanında açtığı yepyeni bir ufku önünüze getiriyoruz. <strong>Akıllı sistemlerle donatılmış mikro robotlar</strong>. Bedenimizde olan bitenleri net olarak görecek ve haber verecek, hastalıkları teşhis edecek, insanların ulaşamadığı yerlerde gözlem yapacak, bütün bunların ötesinde başka alanlarda da insanın minik gözü kulağı olacak mikro robotlar. Boyutları 1 milimetreden birkaç santime kadar değişiyor&#8230;</p>
<p>Ve bu işlerin önde gelen uzmanlarından, Boğaziçi mezunu, ABD’de uzmanlaşmış ve başarılı çalışmalara imza atmış bir Türk, Prof. <strong>Metin Sitti</strong> ve çalışmalarını okuyacaksınız. Sitti, Carnegie Mellon Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü ve Robotik Enstitüsü’nde profesör iken, aldığı davet ile aynı zamanda Almanların ünlü bilim kurumu Max-Planck Zeki Sistemler Enstitüsü direktörlüğüne de soyundu. İlk Türk direktör.</p>
<p>Reyhan Oksay arkadaşımız bu mikro robotlar konusuna bir giriş yapıyor ve Metin Sitti ile söyleşiyi yazıyor. Çok ilginç bir sohbet, mikro robotlar konusunda bilimin neleri hedeflediğini öğreniyoruz. Ayrıca Sitti’nin son projesini de göreceksiniz: En ulaşılmaz bölgelere girebilen kapsüller, hedefteki bölgeye gerekli ilacı salgılayabiliyor. Hatta mide içinde birkaç gün kalarak mide iltihaplarını veya tümörleri tedavi edebiliyor.</p>
<p>Koç ve Boğaziçi Üniversitesi’nde değişik gruplarla işbirliği yapmaya hazırlanıyor Sitti. Bir soru üzerine <strong>akademik özgürlüğün </strong>önemini vurguluyor ve<strong> “üniversiteler finansal ve politik olarak ne kadar bağımsızlar” </strong>sorusunu gündeme taşıyor. Bilim özgürlüğü olmadan bilim mi olur!</p>
<p><strong>Evet, akademik özgürlük! </strong>Çok az, vakıf üniversitemizde var, var olan bir kaç devlet üniversitemiz de siyasal denetim altında. Akademik özgürlük için şunu söyleyebiliriz: <strong>Geldinse kapıya üç kez vur!</strong></p>
<p><strong>Avrupa Uygarlığı ve İslam</strong></p>
<p>Hızla sağlığına kavuşmakta olan Doğan Kuban hocanın Avrupa uygarlığı ve İslam konulu başlığı, İslam dünyasının çağdaşlık ve uygarlık ilintili olarak gerçekçi bir panoramasını çiziyor. Mutlaka okunmalı, makalede son sözü: “Temelsiz övünmeler uygar bir toplum olduğumuzu kanıtlamaz, fakat ona ulaşmamızı engeller.”</p>
<p>Bu bağlamda, Prof. <strong>Mehmet Özel</strong>, güncel tartışma konusu olan Evrim ile ilgili, İslam’ın Altın Çağı diye nitelendirilen dönemde Evrim üzerine filiz veren düşüncelerden bazılarını özetliyor. Kuban hocanın yazısıyla birlikte okunmalı.</p>
<p><strong>Ali Akurgal</strong> ortaya attığı enerji dengesinin sağlanması ile ilgili ilginç çözümü, bu “Basit Güzeldir” başlığı ile sürdürüyor. Bu kez Buffalo Üniversitesi’nden evrim antropoloğu <strong>Ömer Gökçümen</strong>, yaptığı bir genetik araştırmada ilginç sonuçlara ulaştı ve henüz bilinmeyen bir insan türünün varlığını gösterdi. İlgiyle okuyacaksınız. Bilim ve beslenme sayfamızda brokolinin yararları konusundaki yazımızı, “<strong>Bizden Sonra Dünya</strong>” köşesinde bu kez geçmişin bitki ve hayvanlarını günümüze taşıyan fosiller konusunu; “<strong>Bilge Nedir?</strong>” köşemizde <em>hayvanlar nasıl biliyor</em> ilginç konusunu sunuyoruz.</p>
<p><strong>Hala ısrarla 3,5 TL’de kalacağız!</strong></p>
<p>Ve hafta boyunca okuyacağınız dünyayı izleyeceğiniz, öğreneceğiniz, yeni düşünce ve bakışlarla karşılaşacağınız dolu bir dergi. Unutmayın, dünya bilimin üzerinde kuruluyor ve HBT ile biz de karınca kararınca ülkeyi inşa etmeye soyunduk. İstanbul’da Perşembe, Türkiye genelinde Cuma gününden itibaren HBT ile beyin besleme zamanı&#8230;</p>
<p>Yayacağız, çoğalacağız. Ve 3,5 TL fiyatını artırmama kararındayız!</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>BAŞVURU BEKLİYORUZ!</strong></p>
<p><strong>20 gencimize daha 1 yıl ücretsiz dijital abonelik </strong></p>
<p>HBT okurları ve yazarlarının başlattığı, gençlerin HBT ile tanışmasını, buluşmasını, bu yolla bilim ve teknoloji dünyasıyla birleşmesini ve bütünleşmesini amaçlayan <strong>Gençlere Dijital Abonelik Bursu</strong> kampanyasına iki okurumuz 10’ar abonelik bursu ile katıldılar. Okurumuz <strong>Ayla Çınaroğlu</strong> 10 gence, kurumsal olarak <strong>Atıl Aydınlatma</strong> da 10 gence, bir yıllık HBT Dijital Abonelik Bursu ile destek oluyor.</p>
<p>Bu sayede 20 genç daha aramıza katılacak. Ayla Çınaroğlu’na ve Atıl Aydınlatma’ya çok teşekkür ederiz&#8230;</p>
<p>Liseli ve üniversiteli gençler, başvurularınızı bekliyoruz! HBT sizlerle tanışmaktan mutlu olacak!</p>
<p>Başvuru için: <a href="mailto:info@herkesebilimteknoloji.com">info@herkesebilimteknoloji.com</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/bilimin-ufkunda-ne-gozukuyor-ve-yasaklar-bilimle-birlikte-gelecegi-de-bogar">Bilimin ufkunda ne gözüküyor? Ve: Yasaklar, bilimle birlikte geleceği de boğar&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7418</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Einstein’ın kurduğu enstitüde ilk Türk direktör</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/einsteinin-kurdugu-enstitude-ilk-turk-direktor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 May 2017 09:41:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Akıllı Sistemler Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Albert Einstein]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[boğaziçi üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[direktör]]></category>
		<category><![CDATA[Kaiser Wilhelm Topluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Max Planck Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Metin Sitti]]></category>
		<category><![CDATA[robot]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=6656</guid>

					<description><![CDATA[<p>Albert Einstein’ın kurduğu Kaiser Wilhelm Topluluğu’nun devamı olan Max Planck Enstitüsü’nde ilk kez bir Türk bilim insanı Direktörlük görevine getirildi.  Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Bölümü mezunu Prof. Dr. Metin Sitti bugüne dek 18 Nobel ödüllü araştırmacı ve bilim insanı yetiştiren Max Planck Enstitüsü’nde ‘Akıllı Sistemler Enstitüsü’nün Kurucu Direktörü oldu. Lisans ve yüksek lisans derecelerini elektrik ve elektronik mühendisliği alanında Boğaziçi Üniversitesi’nden alan ve 1999 yılında Tokyo Üniversitesi’nden doktora derecesini kazanan Prof. Sitti, robotik alanda SPIE Nanoengineering Pioneer Ödülü (2011), National Science Foundation CAREER Ödülü (2005), IBM Smarter Planet Ödülü (2012) gibi ödüllere layık görüldü. Geçtiğimiz günlerde yaptığı Türkiye ziyareti kapsamında Boğaziçi Üniversitesi’nde bir seminer veren Prof. Sitti, Max Planck Enstitüsü’nde göreve geliş hikâyesini şöyle anlattı: “Teklif Max Planck Topluluğu tarafından yapıldı ve toplulukta ilk Türk direktör olarak çalışmaya başladım. Kendime büyük bir araştırma laboratuvarı kurdum. Daha önce üniversitede olan cihazları ve daha fazlasını kendi grubuma alabildim. Tamamen merak ettiğimiz konular üzerine istediğimiz kadar proje süresiyle ve çok çeşitli imkânlarla donatılmış durumdayız.” Sitti, Almanya’da artık Türkiye’den bilim insanları sayesinde beyin göçünün de konuşulmaya başlandığını belirterek, “Benim araştırma grubumda şu anda 30’a yakın ve her biri kendi alanlarında çok başarılı araştırmacı var ve aralarında çok başarılı Türkler de bulunuyor” dedi. Sitti yürüttüğü projeyi şöyle özetledi: ‘’Tıbbi robotlar kapsamında kapsül boyutunda robotlar geliştiriyoruz, bu sayede örneğin kablolu endoskopi yerine kablosuz biçimde hiçbir riski olmadan insan vücudu içinde hareket edebilen, tıbbi görüntüleme yapabilen cihazlar geliştiriyoruz. 5-10 yıl içinde hasta uygulamalarına geçilmesi hedefleniyor. Biyo-hibrid (cyborg) sistemler alanında ki bu çok yeni bir alan, insan içinden alınmış hücreleri robot yapımında kullanmaya çalışıyoruz. Örneğin sizden kas hücresi alarak robotlar üzerinde kullanıyor ve ilaç tedavisinde kullanılabilecek robotlar geliştiriyoruz. Hedefli ilaç verme alanında çeşitli araştırmalarımız var. Hedefli ilacı robota yerleştiriyoruz, kanser hücresine odaklıyoruz ve ilacı çok yüksek dozda doğru kanserli hücrelere ve dokulara vererek o hücrelerin daha hızlı ve etkin bir şekilde yok edilmesini sağlıyoruz. Bu çalışmalar temel araştırma aşamasında, şu anda hayvan deneyleri yapılıyor. İnsan üzerinde uygulama aşaması için önümüzde 10-15 yıllık bir süreç var’’. Prof. Dr. Sitti robotların insanların yerini alacağı konusundaki endişeler ve tartışmalarla ilgili olarak ise şu görüşleri dile getirdi: “Bu kaygılar çok önemli kaygılar ve gelecekte karşımıza çıkacak olan çok büyük sorular. Robotların belli alanlarda insanların yerini almasında yarar var, örneğin nükleer santrallerde, gökdelenlerin temizliğinde, yani insan için riskli alanlarda. Benim bakış açım robotların insanların yerini alması yönünde değil; insanların yardımcıları olarak hayatını kolaylaştırıcı olmaları ve hayat kalitemizi artırmaları yönünde. Robotlar yapay zekâ sayesinde insanların yaptıkları işleri rahatlıkla öğrenebilecek. Örneğin bir doktor gibi cerrahi müdahale yapabilecek aşamaya gelebilecek ama burada soru şu, robot doktorun yerini mi alacak yoksa ameliyat sırasında doktorun yayında olup ona yardımcı mı olacak? Benim kişisel amacım robotların bize yardımcı olarak kullanılması yönünde”.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/einsteinin-kurdugu-enstitude-ilk-turk-direktor">Einstein’ın kurduğu enstitüde ilk Türk direktör</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Albert Einstein’ın kurduğu Kaiser Wilhelm Topluluğu’nun devamı olan Max Planck Enstitüsü’nde ilk kez bir Türk bilim insanı Direktörlük görevine getirildi.  Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Bölümü mezunu Prof. Dr. Metin Sitti bugüne dek 18 Nobel ödüllü araştırmacı ve bilim insanı yetiştiren Max Planck Enstitüsü’nde ‘Akıllı Sistemler Enstitüsü’nün Kurucu Direktörü oldu.</p>
<p>Lisans ve yüksek lisans derecelerini elektrik ve elektronik mühendisliği alanında Boğaziçi Üniversitesi’nden alan ve 1999 yılında Tokyo Üniversitesi’nden doktora derecesini kazanan Prof. Sitti, robotik alanda SPIE Nanoengineering Pioneer Ödülü (2011), National Science Foundation CAREER Ödülü (2005), IBM Smarter Planet Ödülü (2012) gibi ödüllere layık görüldü.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde yaptığı Türkiye ziyareti kapsamında Boğaziçi Üniversitesi’nde bir seminer veren Prof. Sitti, <strong>Max Planck Enstitüsü’nde </strong>göreve geliş hikâyesini şöyle anlattı: “Teklif Max Planck Topluluğu tarafından yapıldı ve toplulukta ilk Türk direktör olarak çalışmaya başladım. Kendime büyük bir araştırma laboratuvarı kurdum. Daha önce üniversitede olan cihazları ve daha fazlasını kendi grubuma alabildim. Tamamen merak ettiğimiz konular üzerine istediğimiz kadar proje süresiyle ve çok çeşitli imkânlarla donatılmış durumdayız.”</p>
<p>Sitti, Almanya’da artık Türkiye’den bilim insanları sayesinde beyin göçünün de konuşulmaya başlandığını belirterek, “Benim araştırma grubumda şu anda 30’a yakın ve her biri kendi alanlarında çok başarılı araştırmacı var ve aralarında çok başarılı Türkler de bulunuyor” dedi.</p>
<p>Sitti yürüttüğü projeyi şöyle özetledi: ‘’Tıbbi robotlar kapsamında kapsül boyutunda robotlar geliştiriyoruz, bu sayede örneğin kablolu endoskopi yerine kablosuz biçimde hiçbir riski olmadan insan vücudu içinde hareket edebilen, tıbbi görüntüleme yapabilen cihazlar geliştiriyoruz. 5-10 yıl içinde hasta uygulamalarına geçilmesi hedefleniyor.</p>
<p><strong>Biyo-hibrid (cyborg</strong>) sistemler alanında ki bu çok yeni bir alan, insan içinden alınmış hücreleri robot yapımında kullanmaya çalışıyoruz. Örneğin sizden kas hücresi alarak robotlar üzerinde kullanıyor ve ilaç tedavisinde kullanılabilecek robotlar geliştiriyoruz.</p>
<p>Hedefli ilaç verme alanında çeşitli araştırmalarımız var. Hedefli ilacı robota yerleştiriyoruz, kanser hücresine odaklıyoruz ve ilacı çok yüksek dozda doğru kanserli hücrelere ve dokulara vererek o hücrelerin daha hızlı ve etkin bir şekilde yok edilmesini sağlıyoruz. Bu çalışmalar temel araştırma aşamasında, şu anda hayvan deneyleri yapılıyor. İnsan üzerinde uygulama aşaması için önümüzde 10-15 yıllık bir süreç var’’.</p>
<p>Prof. Dr. Sitti robotların insanların yerini alacağı konusundaki endişeler ve tartışmalarla ilgili olarak ise şu görüşleri dile getirdi:</p>
<p>“Bu kaygılar çok önemli kaygılar ve gelecekte karşımıza çıkacak olan çok büyük sorular. Robotların belli alanlarda insanların yerini almasında yarar var, örneğin nükleer santrallerde, gökdelenlerin temizliğinde, yani insan için riskli alanlarda. Benim bakış açım robotların insanların yerini alması yönünde değil; insanların yardımcıları olarak hayatını kolaylaştırıcı olmaları ve hayat kalitemizi artırmaları yönünde. Robotlar yapay zekâ sayesinde insanların yaptıkları işleri rahatlıkla öğrenebilecek. Örneğin bir doktor gibi cerrahi müdahale yapabilecek aşamaya gelebilecek ama burada soru şu, robot doktorun yerini mi alacak yoksa ameliyat sırasında doktorun yayında olup ona yardımcı mı olacak? Benim kişisel amacım robotların bize yardımcı olarak kullanılması yönünde”.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/einsteinin-kurdugu-enstitude-ilk-turk-direktor">Einstein’ın kurduğu enstitüde ilk Türk direktör</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6656</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
