<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Proxima b arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/proxima-b/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/proxima-b</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 Jan 2017 10:37:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Bilim ve teknolojide 2016: En çok ses getiren olaylar</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/bilim-teknolojide-2016-en-cok-ses-getiren-olaylar</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jan 2017 14:09:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[2016]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[asalak]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[buz]]></category>
		<category><![CDATA[CERN]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[dna]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[güney kutbu]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[intihar]]></category>
		<category><![CDATA[kafa]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[kütleçekim dalgası]]></category>
		<category><![CDATA[kutup]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[ozon deliği]]></category>
		<category><![CDATA[Proxima b]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[satürn]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[toksoplazmos]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zihin]]></category>
		<category><![CDATA[zika virüsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=4940</guid>

					<description><![CDATA[<p>2016’da dünya kamuoyunu doğrudan etkisi altına alan siyasi olayların gölgesinde kalan bilim ve teknoloji haberleri aslında, bilim dünyamızın geleceğini yakından ilgilendiriyor.  Parçacık fiziğinden, kütleçekim dalgalarına, kızlarda otizmden, kutup bölgelerinde buzulların erimesine uzanan çok sayıda gelişme geleceğimizi şekillendirme potansiyeli taşıyor. Aşağıda Scientific American ve Science News dergileri 2016 yılına çeşitli alanlarda bilim dünyasına damgasını vuran olayların bir listesi yayımladı: Uzay ve Fizik Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi’nin (CERN) Büyük Hadron Çarpıştırıcısı ile yapılan deneylerde gözlenen yeni ve son derece ilginç parçacıklar fizikte birtakım temel ilkeleri yerle bir edebilecek ipuçlarını da gözler önüne seriyor. Satürn gezegenine gönderilen insansız uzay aracı Cassini ile ilgili ekibin üyelerinden bilim yazarı Charles P. Wohlforth, Satürn’ün dondurucu soğukluktaki uydularından biri olan Titan’ın insanlar için dünya dışındaki en iyi seçenek olduğunu öne sürüyor (üzgünüz, Mars). Kütleçekim dalgalarıyla ilgili keşif uzaybilimde yeni bir çağ başlattı. Bu durumda kara delikler ve kimi başka kozmik olgular konusunda yepyeni ayrıntıların ortaya çıkması da beklenebilir. Proxima b: Uzaybilimciler güneş sistemine en yakın yıldızın çevresinde yeni bir gezegeni gün yüzüne çıkarttılar. Bu buluşla birlikte, yıldızlararası yolculukla ilgili bilim-kurgu düşleri de yeniden gündeme geldi. Sürdürülebilirlik ve İklim Sürekli değişmekte olan bir iklimin yarattığı güçlüklerle karşı karşıya olduğumuz şu günlerde, İsrail kuraklığa bağlı su açığını yeni bir dizi tuzdan arındırma tesisiyle artı değere dönüştürdü. Ekim ayında yayımlanan bir araştırma kutupsal girdabın Avrupa’ya doğru yön değiştirdiğini, buna bağlı olarak da önümüzdeki kış mevsiminde dondurucu soğukların daha aşağı enlemlere kayma olasılığının da arttığını ortaya koydu. Kutup denizinde buz yitimi: Bilim insanları şimdilerde kutuplardaki erimenin ve Arktik koridor oluşumunun yaratabileceği karmaşık biyolojik sonuçları araştırıyorlar. Güney Kutbu’ndaki ozon deliği: Bu yıl yapılan bir araştırma Güney Kutbu’ndaki ozon deliğinin giderek kapandığını doğruluyor. Bu başarının uluslararası işbirliğinin ve yeni teknolojilerin bir sonucu olduğuna dikkat çekiliyor. Zihin ve Beyin 45 yıldır sürdürülmekte olan olağanüstü zeka düzeyine sahip ayrıcalıklı gençlerle ilgili uzun soluklu bir araştırma, meslek yaşamlarında başarılı olacak parlak çocuklar yaratmak için gerekli olan unsurları gözler önüne serdi. Yeni bir araştırma otistik kız çocuklarının kendilerine özgü birtakım belirtiler sergilediklerini ve bu belirtilerin de çoğu zaman yanlış tanı konmasına neden olduğunu ortaya koyuyor. Yapay zekânın (Artificial intelligence-AI) dünya Go şampiyonu Lee Sedol’u yenmesi, AI’nin insan zekâsı ile boy ölçüşebilecek düzeye çıkabileceğini gösteren önemli bir gelişme. Teknoloji Bilim insanları son derece sağlam ve elektriği de iletebilen kumaşların üretilmesine olanak tanıyan yeni bir yöntem geliştirdiler. Bu yöntem sayesinde, karbon nanotüpleri ve grafenle beslenen ipek böceklerinden çok daha güçlü ve sağlam ipek kumaşlar elde edilebiliyor. Nisan ayında fizik dalının en önde gelen bilimcileri, insanoğlunun dünya üzerindeki varlığının bir uzaylının bilgisayar programının bir parçası olup olmadığı konusunu ciddi bir biçimde tartışmaya açtılar. Sağlık ve Tıp Bilim insanları kedilerin dışkısında bulunan toksoplazmos adlı son derece yaygın bir asalağın insanların duygudurumlarını ve davranışlarını olumsuz yönde etkileyebileceğini gözler önüne seren çok daha somut kanıtlara ulaştılar. Dinlence amaçlı spor etkinlikleri ya da daha başka etkinlikler sırasında kafada meydana gelebilecek en hafif sakatlanmalar bile sanıldığından çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Geçtiğimiz Şubat ayında yayımlanan bir araştırma, kafaya yenen en hafif darbelerin bile uzun erimde intihar etme olasılığını üç kat arttırabileceğine işaret ediyor. Mikrosefali hastalığında tırmanışa neden olan Zika virüsü Brezilya’da ciddi sağlık sorunlarına yol açtı. Olayın yol açtığı bu yıkım tüm Amerika anakarasının yanı sıra, tüm dünyada da kaygı uyandırdı. Üç ebeveynli bebek: Bu yıl ABD’de yeni bir yöntemle dünyaya gelen bir bebek, annesi ve babasından gelen DNA’nın dışında, bir bağışçının da genetik kodunu taşıyor. Yöntem birtakım güvenlik ve etik sorunları da beraberinde getiriyor. Eski çağlarda insan göçleri: DNA araştırmaları insanların Afrika’dan göç etmeleriyle ilgili zamanlamaya yeni bir boyut getiriyor. Ancak araştırmacılar bu öykünün yalnızca genetik bilimiyle açıklanamayacağına dikkat çekiyorlar. Bilim insanları gereksiz gördükleri genleri susturmak suretiyle en az gen sayısına sahip yapay bir hücre üretmeyi başardılar. Alzheimer hastalığına bir çözüm: Araştırmacılar Alzheimer hastalarındaki amiloid beyin plaklarını yok eden bir ilacın bilişsel becerilerin geliştirilmesinde de etkili olup olmadığı konusunda yeni birtakım deneyler uygulayacaklar.  Rita Urgan Kaynak: https://www.scientificamerican.com/article/the-most-popular-science-stories-of-2016/ https://www.sciencenews.org/article/top-science-stories-2016</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/bilim-teknolojide-2016-en-cok-ses-getiren-olaylar">Bilim ve teknolojide 2016: En çok ses getiren olaylar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2016’da dünya kamuoyunu doğrudan etkisi altına alan siyasi olayların gölgesinde kalan bilim ve teknoloji haberleri aslında, bilim dünyamızın geleceğini yakından ilgilendiriyor.  Parçacık fiziğinden, kütleçekim dalgalarına, kızlarda otizmden, kutup bölgelerinde buzulların erimesine uzanan çok sayıda gelişme geleceğimizi şekillendirme potansiyeli taşıyor. Aşağıda Scientific American ve Science News dergileri 2016 yılına çeşitli alanlarda bilim dünyasına damgasını vuran olayların bir listesi yayımladı:</p>
<p><strong>Uzay ve Fizik</strong></p>
<ul>
<li>Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi’nin (CERN) Büyük Hadron Çarpıştırıcısı ile yapılan deneylerde gözlenen yeni ve son derece ilginç parçacıklar fizikte birtakım temel ilkeleri yerle bir edebilecek ipuçlarını da gözler önüne seriyor.</li>
<li>Satürn gezegenine gönderilen insansız uzay aracı Cassini ile ilgili ekibin üyelerinden bilim yazarı Charles P. Wohlforth, Satürn’ün dondurucu soğukluktaki uydularından biri olan Titan’ın insanlar için dünya dışındaki en iyi seçenek olduğunu öne sürüyor (üzgünüz, Mars).</li>
<li>Kütleçekim dalgalarıyla ilgili keşif uzaybilimde yeni bir çağ başlattı. Bu durumda kara delikler ve kimi başka kozmik olgular konusunda yepyeni ayrıntıların ortaya çıkması da beklenebilir.</li>
<li>Proxima b: Uzaybilimciler güneş sistemine en yakın yıldızın çevresinde yeni bir gezegeni gün yüzüne çıkarttılar. Bu buluşla birlikte, yıldızlararası yolculukla ilgili bilim-kurgu düşleri de yeniden gündeme geldi.</li>
</ul>
<p><strong>Sürdürülebilirlik ve İklim</strong></p>
<ul>
<li>Sürekli değişmekte olan bir iklimin yarattığı güçlüklerle karşı karşıya olduğumuz şu günlerde, İsrail kuraklığa bağlı su açığını yeni bir dizi tuzdan arındırma tesisiyle artı değere dönüştürdü.</li>
<li>Ekim ayında yayımlanan bir araştırma kutupsal girdabın Avrupa’ya doğru yön değiştirdiğini, buna bağlı olarak da önümüzdeki kış mevsiminde dondurucu soğukların daha aşağı enlemlere kayma olasılığının da arttığını ortaya koydu.</li>
<li>Kutup denizinde buz yitimi: Bilim insanları şimdilerde kutuplardaki erimenin ve Arktik koridor oluşumunun yaratabileceği karmaşık biyolojik sonuçları araştırıyorlar.</li>
<li>Güney Kutbu’ndaki ozon deliği: Bu yıl yapılan bir araştırma Güney Kutbu’ndaki ozon deliğinin giderek kapandığını doğruluyor. Bu başarının uluslararası işbirliğinin ve yeni teknolojilerin bir sonucu olduğuna dikkat çekiliyor.</li>
</ul>
<p><strong>Zihin ve Beyin</strong></p>
<ul>
<li>45 yıldır sürdürülmekte olan olağanüstü zeka düzeyine sahip ayrıcalıklı gençlerle ilgili uzun soluklu bir araştırma, meslek yaşamlarında başarılı olacak parlak çocuklar yaratmak için gerekli olan unsurları gözler önüne serdi.</li>
<li>Yeni bir araştırma otistik kız çocuklarının kendilerine özgü birtakım belirtiler sergilediklerini ve bu belirtilerin de çoğu zaman yanlış tanı konmasına neden olduğunu ortaya koyuyor.</li>
<li>Yapay zekânın (Artificial intelligence-AI) dünya Go şampiyonu Lee Sedol’u yenmesi, AI’nin insan zekâsı ile boy ölçüşebilecek düzeye çıkabileceğini gösteren önemli bir gelişme.</li>
</ul>
<p><strong>Teknoloji</strong></p>
<ul>
<li>Bilim insanları son derece sağlam ve elektriği de iletebilen kumaşların üretilmesine olanak tanıyan yeni bir yöntem geliştirdiler. Bu yöntem sayesinde, karbon nanotüpleri ve grafenle beslenen ipek böceklerinden çok daha güçlü ve sağlam ipek kumaşlar elde edilebiliyor.</li>
<li>Nisan ayında fizik dalının en önde gelen bilimcileri, insanoğlunun dünya üzerindeki varlığının bir uzaylının bilgisayar programının bir parçası olup olmadığı konusunu ciddi bir biçimde tartışmaya açtılar.</li>
</ul>
<p><strong>Sağlık ve Tıp</strong></p>
<ul>
<li>Bilim insanları kedilerin dışkısında bulunan toksoplazmos adlı son derece yaygın bir asalağın insanların duygudurumlarını ve davranışlarını olumsuz yönde etkileyebileceğini gözler önüne seren çok daha somut kanıtlara ulaştılar.</li>
<li>Dinlence amaçlı spor etkinlikleri ya da daha başka etkinlikler sırasında kafada meydana gelebilecek en hafif sakatlanmalar bile sanıldığından çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Geçtiğimiz Şubat ayında yayımlanan bir araştırma, kafaya yenen en hafif darbelerin bile uzun erimde intihar etme olasılığını üç kat arttırabileceğine işaret ediyor.</li>
<li>Mikrosefali hastalığında tırmanışa neden olan Zika virüsü Brezilya’da ciddi sağlık sorunlarına yol açtı. Olayın yol açtığı bu yıkım tüm Amerika anakarasının yanı sıra, tüm dünyada da kaygı uyandırdı.</li>
<li>Üç ebeveynli bebek: Bu yıl ABD’de yeni bir yöntemle dünyaya gelen bir bebek, annesi ve babasından gelen DNA’nın dışında, bir bağışçının da genetik kodunu taşıyor. Yöntem birtakım güvenlik ve etik sorunları da beraberinde getiriyor.</li>
<li>Eski çağlarda insan göçleri: DNA araştırmaları insanların Afrika’dan göç etmeleriyle ilgili zamanlamaya yeni bir boyut getiriyor. Ancak araştırmacılar bu öykünün yalnızca genetik bilimiyle açıklanamayacağına dikkat çekiyorlar.</li>
<li>Bilim insanları gereksiz gördükleri genleri susturmak suretiyle en az gen sayısına sahip yapay bir hücre üretmeyi başardılar.</li>
<li>Alzheimer hastalığına bir çözüm: Araştırmacılar Alzheimer hastalarındaki amiloid beyin plaklarını yok eden bir ilacın bilişsel becerilerin geliştirilmesinde de etkili olup olmadığı konusunda yeni birtakım deneyler uygulayacaklar.<strong> </strong></li>
</ul>
<p><strong>Rita Urgan</strong></p>
<p><strong>Kaynak: </strong><a href="https://www.scientificamerican.com/article/the-most-popular-science-stories-of-2016/">https://www.scientificamerican.com/article/the-most-popular-science-stories-of-2016/</a></p>
<p><a href="https://www.sciencenews.org/article/top-science-stories-2016">https://www.sciencenews.org/article/top-science-stories-2016</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/bilim-teknolojide-2016-en-cok-ses-getiren-olaylar">Bilim ve teknolojide 2016: En çok ses getiren olaylar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4940</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Proxima b: Heyecan yapmak için erken</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tevfikuyar/proxima-b-heyecan-icin-erken</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tevfik Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Aug 2016 15:41:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tevfik Uyar]]></category>
		<category><![CDATA[alpha centauri]]></category>
		<category><![CDATA[mission centaur]]></category>
		<category><![CDATA[Proxima b]]></category>
		<category><![CDATA[starshot]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=3616</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güneş&#8217;imize en yakın yıldız olan Proxima Centauri geçtiğimiz günlerde bizlere yaptığı sürprizle yörüngesinde &#8220;yaşanabilir kuşakta&#8221; bir gezegen olduğu sinyalini verdi. Yaklaşık 4,25 ışık yılı gibi bir &#8220;kısacık&#8221; bir uzaklığa sahip olması dolayısıya bilimkurgu eserlerine de konu olan Proxima Centauri, Alpha Centauri üçlü yıldız sisteminin bir üyesi. Bizlere bu kadar yakın olmasına rağmen Proxima Centauri 1915&#8217;te keşfedildi çünkü çıplak gözle görmek neredeyse imkânsız. Yakınlığına rağmen sönük olması ise bir kırmızı cüce olmasından kaynaklanıyor. Bu yıldız etrafında keşfedilen &#8220;yaşanabilir&#8221; gezegen Proxima b&#8217;nin heyecan yaratan diğer özelliği ise, eğer bir atmosferi varsa, yüzey sıcaklığının 31 ila 40 derece arasında olduğunun düşünülmesi. Bu sıcaklık aralığı gezegen yüzeyinde -eğer varsa- suyun sıvı olarak bulunduğu anlamına geliyor, -ki bu &#8220;bildiğimiz anlamdaki yaşamın&#8221; gelişebilmesi için önemli bir kriter. Yani bu gezegen, heyecan yaratmakta sonuna kadar haklı&#8230; Lakin&#8230; Eğer gerçekten varsa&#8230; M sınıfı yıldızlar, diğer yıldız türlerine nazaran, hakkında en az şey bildiğimiz yıldız grubuna giriyor. Sönük olmaları elbette önemli bir etken. Dolayısıyla, dış gezegenleri avlamakta kullanılan o teknikler, M sınıfı bir yıldız için geçerli olmayabilir. Başka bir deyişle, M sınıfı yıldızlar bir ihtimal &#8220;yörüngelerinde bir gezegen varmışçasına&#8221; sinyal verebilirler; -gerçekte sahip olmamalarına karşın-. Proxima b&#8217;nin kâşif adayı olan araştırmacılar, 2000 yılından bu yana elde edilen gözlem verilerini kullanarak, yıldızın 16 yıllık yalpalama hareketinden yola çıkarak Proxima b teorisini oluşturmuşlar. Yüzey sıcaklığına ve pozisyonuna ilişkin tüm veriler, &#8220;orada bir gezegen olduğu&#8221; varsayımına dayalı. Üstelik bu varsayım şu an çok kuvvetli, çünkü istatistiki olarak tesadüf olma olasılığı düşük, ancak M sınıfı yıldızlara has başka bir durum varsa, bundan henüz haberdar değiliz. Bu yüzden ilave verilere ihtiyaç duyuluyor. Eğer bu veriler gelir de, Proxima b&#8217;nin gerçekten var olduğundan emin olup orayı &#8220;yakından&#8221; incelemek istersek ne olacağını da söyleyelim: Proxima b bize 40 trilyon kilometre uzaklıkta. Sahip olduğumuz mevcut araçlarla oraya varmamız 30.000 yıl sürer. Yani maalesef bizlere en yakın olan yıldız bile bizlere henüz çok uzakta.. Ancak umut verici iki plandan bahsetmezsek de olmaz (en azından belli bir yaşın altında olanlar için). Birincisi, uzaya görüntüleme kabiliyeti bakımından bir teleskop gönderebiliriz ve bu teleskop, en azından gezegenin bize çoook uzaklardan çekilmiş &#8220;soluk&#8221; görüntülerini gönderebilir (Mission Centaur). Kâr amacı gütmeyen, Silikon Vadisi temelli projeye yeterli bütçe temin edilirse fırlatma 2019&#8217;da gerçekleşecek. Ancak heyecan yaratacak görüntüleri göndermesi için bir kaç yıl beklemek gerekebilir. Amacın sisteme erişmek olmadığını hatırlatmak isterim. Proje, ekibinin kendi deyimiyle başka bir &#8220;soluk mavi nokta&#8221; fotoğrafı elde etmeyi amaçlıyor. İkincisiyse biraz daha büyük hayallere ev sahipliği yapıyor: Ultra hızlı, görüntü alma ve gönderme kabiliyetine sahip bir nanoaraç (Starshot). Hızıyla öne çıkan bu aracın Alpha Centauri&#8217;ye varış süresinin yirmi yıl olacağı düşünülüyor. Araç sisteme vardıktan sonra göndereceği fotoğrafların bizlere 4 yılda ulaşacağı düşünülürse, ölmeden başka bir yıldız sisteminin ve varsa bu sistemde yer alan gezegenlerin yakından alınmış fotoğraflarını görebileceğimden kendi adıma ümitlenmekte beis görmüyorum. Starshot projesinin finansörü milyarder Yuri Milner. Ekipte ise Stephen Hawking ve Mark Zückerberg bulunuyor. Her iki projenin de gönüllü olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Hükümet projeleri değiller. Zaman içerisinde her iki projeyi de bazı hükümetlerin destekleyip desteklemeyeceğini göreceğiz. Ancak başarılı olması halinde Starshot projesinin hayallerimizi kökünden değiştireceğinden eminim. Belki, öykülerimden birinde de konu aldığım gibi, Starshot oraya varana dek belki de çok daha farklı bir teknolojik atılım yaparız ve Alpha Centauri yıldız sistemini inceleyebilmemiz çok daha tez bir vakitte mümkün olur. Nice yeni heyecanlara&#8230; Tevfik Uyar / @tevfik_uyar</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tevfikuyar/proxima-b-heyecan-icin-erken">Proxima b: Heyecan yapmak için erken</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güneş&#8217;imize en yakın yıldız olan Proxima Centauri geçtiğimiz günlerde bizlere yaptığı sürprizle yörüngesinde &#8220;yaşanabilir kuşakta&#8221; bir gezegen olduğu sinyalini verdi. Yaklaşık 4,25 ışık yılı gibi bir &#8220;kısacık&#8221; bir uzaklığa sahip olması dolayısıya bilimkurgu eserlerine de konu olan Proxima Centauri, Alpha Centauri üçlü yıldız sisteminin bir üyesi.</p>
<p>Bizlere bu kadar yakın olmasına rağmen Proxima Centauri 1915&#8217;te keşfedildi çünkü çıplak gözle görmek neredeyse imkânsız. Yakınlığına rağmen sönük olması ise bir kırmızı cüce olmasından kaynaklanıyor.</p>
<p>Bu yıldız etrafında keşfedilen &#8220;yaşanabilir&#8221; gezegen Proxima b&#8217;nin heyecan yaratan diğer özelliği ise, eğer bir atmosferi varsa, yüzey sıcaklığının 31 ila 40 derece arasında olduğunun düşünülmesi. Bu sıcaklık aralığı gezegen yüzeyinde -eğer varsa- suyun sıvı olarak bulunduğu anlamına geliyor, -ki bu &#8220;bildiğimiz anlamdaki yaşamın&#8221; gelişebilmesi için önemli bir kriter. Yani bu gezegen, heyecan yaratmakta sonuna kadar haklı&#8230;</p>
<p>Lakin&#8230; Eğer gerçekten varsa&#8230;</p>
<p>M sınıfı yıldızlar, diğer yıldız türlerine nazaran, hakkında en az şey bildiğimiz yıldız grubuna giriyor. Sönük olmaları elbette önemli bir etken. Dolayısıyla, dış gezegenleri avlamakta kullanılan o teknikler, M sınıfı bir yıldız için geçerli olmayabilir. Başka bir deyişle, M sınıfı yıldızlar bir ihtimal &#8220;yörüngelerinde bir gezegen varmışçasına&#8221; sinyal verebilirler; -gerçekte sahip olmamalarına karşın-.</p>
<p>Proxima b&#8217;nin kâşif adayı olan araştırmacılar, 2000 yılından bu yana elde edilen gözlem verilerini kullanarak, yıldızın 16 yıllık yalpalama hareketinden yola çıkarak Proxima b teorisini oluşturmuşlar. Yüzey sıcaklığına ve pozisyonuna ilişkin tüm veriler, &#8220;orada bir gezegen olduğu&#8221; varsayımına dayalı. Üstelik bu varsayım şu an çok kuvvetli, çünkü istatistiki olarak tesadüf olma olasılığı düşük, ancak M sınıfı yıldızlara has başka bir durum varsa, bundan henüz haberdar değiliz. Bu yüzden ilave verilere ihtiyaç duyuluyor.</p>
<p>Eğer bu veriler gelir de, Proxima b&#8217;nin gerçekten var olduğundan emin olup orayı &#8220;yakından&#8221; incelemek istersek ne olacağını da söyleyelim: Proxima b bize 40 trilyon kilometre uzaklıkta. Sahip olduğumuz mevcut araçlarla oraya varmamız 30.000 yıl sürer. Yani maalesef bizlere en yakın olan yıldız bile bizlere henüz çok uzakta.. Ancak umut verici iki plandan bahsetmezsek de olmaz (en azından belli bir yaşın altında olanlar için).</p>
<p>Birincisi, uzaya görüntüleme kabiliyeti bakımından bir teleskop gönderebiliriz ve bu teleskop, en azından gezegenin bize çoook uzaklardan çekilmiş &#8220;soluk&#8221; görüntülerini gönderebilir (<a href="http://missioncentaur.org/" target="_blank">Mission Centaur</a>). Kâr amacı gütmeyen, Silikon Vadisi temelli projeye yeterli bütçe temin edilirse fırlatma 2019&#8217;da gerçekleşecek. Ancak heyecan yaratacak görüntüleri göndermesi için bir kaç yıl beklemek gerekebilir. Amacın sisteme erişmek olmadığını hatırlatmak isterim. Proje, ekibinin kendi deyimiyle başka bir &#8220;soluk mavi nokta&#8221; fotoğrafı elde etmeyi amaçlıyor.</p>
<p>İkincisiyse biraz daha büyük hayallere ev sahipliği yapıyor: Ultra hızlı, görüntü alma ve gönderme kabiliyetine sahip bir nanoaraç (<a href="https://breakthroughinitiatives.org/" target="_blank">Starshot</a>). Hızıyla öne çıkan bu aracın Alpha Centauri&#8217;ye varış süresinin yirmi yıl olacağı düşünülüyor. Araç sisteme vardıktan sonra göndereceği fotoğrafların bizlere 4 yılda ulaşacağı düşünülürse, ölmeden başka bir yıldız sisteminin ve varsa bu sistemde yer alan gezegenlerin yakından alınmış fotoğraflarını görebileceğimden kendi adıma ümitlenmekte beis görmüyorum. Starshot projesinin finansörü milyarder Yuri Milner. <a href="https://breakthroughinitiatives.org/Board" target="_blank">Ekipte</a> ise Stephen Hawking ve Mark Zückerberg bulunuyor.</p>
<p>Her iki projenin de gönüllü olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Hükümet projeleri değiller. Zaman içerisinde her iki projeyi de bazı hükümetlerin destekleyip desteklemeyeceğini göreceğiz. Ancak başarılı olması halinde Starshot projesinin hayallerimizi kökünden değiştireceğinden eminim. Belki, <a href="http://www.tevfikuyar.com/oyku-cennet-i-sukun/" target="_blank">öykülerimden birinde</a> de konu aldığım gibi, Starshot oraya varana dek belki de çok daha farklı bir teknolojik atılım yaparız ve Alpha Centauri yıldız sistemini inceleyebilmemiz çok daha tez bir vakitte mümkün olur.</p>
<p>Nice yeni heyecanlara&#8230;</p>
<p>Tevfik Uyar / <a href="http://twitter.com/tevfik_uyar">@tevfik_uyar</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tevfikuyar/proxima-b-heyecan-icin-erken">Proxima b: Heyecan yapmak için erken</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3616</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
