<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sabancı üniversitesi arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/sabanci-universitesi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/sabanci-universitesi</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 20 Feb 2025 08:27:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>THE 2025 alan sıralaması: İlk 100’de Türkiye’den sadece 1 üniversite var</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/the-2025-alan-siralamasi-ilk-100de-turkiyeden-sadece-1-universite-var</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Feb 2025 08:27:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bahçeşehir üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bartın Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[bilkent üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[boğaziçi üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi üniversiteler]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[itü]]></category>
		<category><![CDATA[koç universitesi]]></category>
		<category><![CDATA[mühendislik]]></category>
		<category><![CDATA[odtü]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[THE 2025]]></category>
		<category><![CDATA[times higher education]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=32094</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Times Higher Education’ın (THE) 2025 alan sıralaması açıklandı. THE’nın eğitim bilimleri alan sıralamasında Türkiye’den ilk 100’de 1, ilk 500’de 6, ilk 1000’de 35 üniversite yer aldı. ODTÜ, listede ilk 100’e girmeyi başararak dünyada 89. üniversite oldu. Bu alanda Boğaziçi Üniversitesi 151-175, Hacettepe Üniversitesi 251-300, Anadolu Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi ve Bartın Üniversitesi ise 401-500 aralığında yer aldı. HANGİ ALANDA KAÇ ÜNİVERSİTEMİZ İLK 1000’E GİRDİ? Alan sıralamalarında dünyada ilk 1000’e girmeyi başaran Türk üniversitesi sayıları ise şöyle: Eğitim bilimleri: 35 Mühendislik: 26 Tıp ve sağlık: 25 Sosyal bilimler: 24 İşletme ve ekonomi: 21 Fen bilimleri: 19 Fizik bilimleri 18 Bilgisayar bilimleri 17 Sanat ve beşerî bilimler: 11 Psikoloji: 5 Elektrik ve elektronik, makine ve uzay, inşaat ile kimya mühendisliğinin incelendiği alanda, 18 performans göstergesine göre, 97 ülkeden 1.488 kurum değerlendirilirken, ilk 1000’e Türkiye’den 26 üniversite girebildi. Koç Üniversitesi 201-250, ODTÜ 251-300, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 301-400, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstinye Üniversitesi 401-500 aralığında yer aldı. TIP VE SAĞLIKTA DURUM NE? Tıp ve sağlık alanında Türkiye’den 25 üniversite, sıralamada ilk 1000’de yer aldı. Koç Üniversitesi tıp ve sağlık alanında 301-400 aralığında listede kendisine yer bulurken Hacettepe Üniversitesi ise 401-500 aralığından listeye girmeyi başardı. Türkiye’den 24 üniversitenin ilk 1000’de yer aldığı sosyal bilimler alanında ise sıralama aralıkları şöyleydi: ODTÜ (176-200), Koç Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi (201-250) ve Boğaziçi Üniversitesi (251-300). Türkiye’den ilk 1000’e 21 üniversitenin girdiği işletme ve ekonomi alanında ise sıralamalar şu şekilde gerçekleşti: ODTÜ (251-300), Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Koç Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi (301-400), İTÜ (401-500). Fizik bilimleri alanında ise Türkiye’den ilk 1000’e giren 18 üniversite oldu. Koç Üniversitesi, ODTÜ ve Sabancı Üniversitesi 401-500 aralığında sıralamada yer aldı. Bilgisayar bilimleri alanındaki ilk 1000’e giren 17 üniversitemiz bulunurken sıralama şöyle: İTÜ ve ODTÜ (251-300), Boğaziçi Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi (401-500). DÜNYADA DURUM NE? 80’den fazla ülke ve bölgeden yüzlerce üniversitenin incelendiği sıralamada eğitim, araştırma ortamı, araştırma kalitesi, endüstri ve uluslararası görünüm alanındaki nitelikleri gibi faktörler göz önüne alınıyor. Peki ama dünya genelinde zirvede hangi üniversiteler yer alıyor? Sıralamada ilk 10 şöyle: 1- Oxford Üniversitesi (Birleşik Krallık) 2- Massachusetts Teknoloji Enstitüsü &#8211; M.I.T (ABD) 3- Harvard Üniversitesi (ABD) 4- Princeton Üniversitesi (ABD) 5- Cambridge Üniversitesi (Birleşik Krallık) 6- Stanford Üniversitesi (ABD) 7- Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü (ABD) 8- Kaliforniya Üniversitesi (ABD) 9- Imperial Colllege London (Birleşik Krallık) 10- Yale Üniversitesi (ABD) &#160; İlk 20&#8217;ye ABD ve Birleşik Krallık dışından giren üniversiteler ve ülkeleri: 11-ETH Zürih (İsviçre) 12 Tsinghua Üniversitesi (Çin) 13- Pekin Üniversitesi (Çin) 17- Singapur Ulusal Üniversitesi (Singapur)</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/the-2025-alan-siralamasi-ilk-100de-turkiyeden-sadece-1-universite-var">THE 2025 alan sıralaması: İlk 100’de Türkiye’den sadece 1 üniversite var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Times Higher Education’ın (THE) 2025 alan sıralaması açıklandı.</p>
<p>THE’nın eğitim bilimleri alan sıralamasında Türkiye’den ilk 100’de 1, ilk 500’de 6, ilk 1000’de 35 üniversite yer aldı.</p>
<p>ODTÜ, listede ilk 100’e girmeyi başararak dünyada 89. üniversite oldu.</p>
<p>Bu alanda Boğaziçi Üniversitesi 151-175, Hacettepe Üniversitesi 251-300, Anadolu Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi ve Bartın Üniversitesi ise 401-500 aralığında yer aldı.</p>
<h4><strong>HANGİ ALANDA KAÇ ÜNİVERSİTEMİZ İLK 1000’E GİRDİ?</strong></h4>
<p>Alan sıralamalarında dünyada ilk 1000’e girmeyi başaran Türk üniversitesi sayıları ise şöyle:</p>
<ul>
<li>Eğitim bilimleri: 35</li>
<li>Mühendislik: 26</li>
<li>Tıp ve sağlık: 25</li>
<li>Sosyal bilimler: 24</li>
<li>İşletme ve ekonomi: 21</li>
<li>Fen bilimleri: 19</li>
<li>Fizik bilimleri 18</li>
<li>Bilgisayar bilimleri 17</li>
<li>Sanat ve beşerî bilimler: 11</li>
<li>Psikoloji: 5</li>
</ul>
<p>Elektrik ve elektronik, makine ve uzay, inşaat ile kimya mühendisliğinin incelendiği alanda, 18 performans göstergesine göre, 97 ülkeden 1.488 kurum değerlendirilirken, ilk 1000’e Türkiye’den 26 üniversite girebildi.</p>
<p>Koç Üniversitesi 201-250, ODTÜ 251-300, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 301-400, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstinye Üniversitesi 401-500 aralığında yer aldı.</p>
<h4><strong>TIP VE SAĞLIKTA DURUM NE?</strong></h4>
<p>Tıp ve sağlık alanında Türkiye’den 25 üniversite, sıralamada ilk 1000’de yer aldı.</p>
<p>Koç Üniversitesi tıp ve sağlık alanında 301-400 aralığında listede kendisine yer bulurken Hacettepe Üniversitesi ise 401-500 aralığından listeye girmeyi başardı.</p>
<p>Türkiye’den 24 üniversitenin ilk 1000’de yer aldığı sosyal bilimler alanında ise sıralama aralıkları şöyleydi:</p>
<p>ODTÜ (176-200), Koç Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi (201-250) ve Boğaziçi Üniversitesi (251-300).</p>
<p>Türkiye’den ilk 1000’e 21 üniversitenin girdiği işletme ve ekonomi alanında ise sıralamalar şu şekilde gerçekleşti:</p>
<p>ODTÜ (251-300), Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Koç Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi (301-400), İTÜ (401-500).</p>
<p>Fizik bilimleri alanında ise Türkiye’den ilk 1000’e giren 18 üniversite oldu. Koç Üniversitesi, ODTÜ ve Sabancı Üniversitesi 401-500 aralığında sıralamada yer aldı.</p>
<p>Bilgisayar bilimleri alanındaki ilk 1000’e giren 17 üniversitemiz bulunurken sıralama şöyle: İTÜ ve ODTÜ (251-300), Boğaziçi Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi (401-500).</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-32096 " src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2025/02/pexels-pixabay-356065-1024x731.jpg" alt="" width="554" height="395" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2025/02/pexels-pixabay-356065-1024x731.jpg 1024w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2025/02/pexels-pixabay-356065-300x214.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2025/02/pexels-pixabay-356065.jpg 1280w" sizes="(max-width: 554px) 100vw, 554px" /></p>
<h4><strong>DÜNYADA DURUM NE?</strong></h4>
<p>80’den fazla ülke ve bölgeden yüzlerce üniversitenin incelendiği sıralamada eğitim, araştırma ortamı, araştırma kalitesi, endüstri ve uluslararası görünüm alanındaki nitelikleri gibi faktörler göz önüne alınıyor.</p>
<p>Peki ama dünya genelinde zirvede hangi üniversiteler yer alıyor?</p>
<p><strong>Sıralamada ilk 10 şöyle:</strong></p>
<p>1- Oxford Üniversitesi (Birleşik Krallık)</p>
<p>2- Massachusetts Teknoloji Enstitüsü &#8211; M.I.T (ABD)</p>
<p>3- Harvard Üniversitesi (ABD)</p>
<p>4- Princeton Üniversitesi (ABD)</p>
<p>5- Cambridge Üniversitesi (Birleşik Krallık)</p>
<p>6- Stanford Üniversitesi (ABD)</p>
<p>7- Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü (ABD)</p>
<p>8- Kaliforniya Üniversitesi (ABD)</p>
<p>9- Imperial Colllege London (Birleşik Krallık)</p>
<p>10- Yale Üniversitesi (ABD)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İlk 20&#8217;ye ABD ve Birleşik Krallık dışından giren üniversiteler ve ülkeleri:</strong></p>
<p>11-ETH Zürih (İsviçre)</p>
<p>12 Tsinghua Üniversitesi (Çin)</p>
<p>13- Pekin Üniversitesi (Çin)</p>
<p>17- Singapur Ulusal Üniversitesi (Singapur)</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/the-2025-alan-siralamasi-ilk-100de-turkiyeden-sadece-1-universite-var">THE 2025 alan sıralaması: İlk 100’de Türkiye’den sadece 1 üniversite var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">32094</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Araştırma üniversiteleri arasında birincilik ODTÜ&#8217;nün</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/arastirma-universiteleri-arasinda-birincilik-odtunun</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Nov 2023 16:40:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[bilkent üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[boğaziçi üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[koç universitesi]]></category>
		<category><![CDATA[odtü]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=30515</guid>

					<description><![CDATA[<p>YÖK&#8216;ün &#8216;Araştırma Üniversiteleri Performans Sıralaması&#8216; açıklandı. 23 araştırma üniversitesinin 32 gösterge ile belirlenen performans sıralamasında, ODTÜ 1., Koç Üniversitesi 2.ve Sabancı Üniversitesi 3. sırada yer aldı, bu üniversiteleri İTÜ, Bilkent ve Boğaziçi takip etti. YÖK&#8217;ün, 23 araştırma üniversitesinin &#8220;araştırma kapasitesi&#8221;, &#8220;araştırma kalitesi&#8221; ve &#8220;etkileşim ve işbirliği&#8221; alanlarında 32 göstergeyle belirlenen &#8220;Araştırma Üniversiteleri Performans Sıralaması&#8221;, Araştırma Üniversiteleri Yıllık Değerlendirme Toplantısı&#8217;nda açıklandı. Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (ADEP) kapsamında, devlet araştırma üniversitelerine aktarılan destekler, YÖK tarafından belli kriterler çerçevesinde değerlendirilen performanslara göre yapılıyor. YÖK, araştırma üniversitelerini performanslarına göre A1, A2 ve A3 olmak üzere 3 performans grubuna ayırıyor. Araştırma üniversitelerine sağlanması planlanan tüm destekler, yer aldıkları performans grubuna göre farklılaşıyor. 2023&#8217;te 351 projeye 250 milyon lira destek sağlandı ADEP kapsamında, üniversitelerin eşleştirildikleri alanlarda çıktıkları 2022 çağrılarına gelen 351 başvuru için 2023&#8217;te 20 devlet araştırma üniversitesine Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından 250 milyon lira bütçe aktarımı yapıldı. Söz konusu bütçe yıllık performans sıralamasına göre araştırma üniversitelerine dağıtıldı. Bu bütçenin 173,3 milyon lirası fen ve mühendislik alanlarındaki 233 projeye, 108,2 milyon lirası sağlık bilimleri alanındaki 94 projeye, 8,5 milyon lirası ise sosyal bilimler alanındaki 24 projeye verildi. Destek miktarı 2024 yılında 400 milyon liraya yükseltildi ADEP kapsamında, 2024 yılında 20 devlet araştırma üniversitesine Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından aktarılacak bütçe, 400 milyon liraya yükseltildi. 2024 yılında en yüksek bütçe aktarımı yapılacak 3 üniversite ODTÜ, İTÜ ve Boğaziçi oldu. Devlet araştırma üniversitelerine aktarılacak bütçeler şöyle sıralandı: Orta Doğu Teknik Üniversitesi &#8211; 34,9 milyon TL İstanbul Teknik Üniversitesi &#8211; 31,4 milyonTL Boğaziçi Üniversitesi &#8211; 26,2 milyonTL İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü &#8211; 25,1 milyonTL Yıldız Teknik Üniversitesi &#8211; 24 milyon TL İstanbul Üniversitesi &#8211; 22,8 milyon TL Hacettepe Üniversitesi &#8211; 21,5 milyon TL Erciyes Üniversitesi &#8211; 21 milyon TL Gebze Teknik Üniversitesi &#8211; 20,6 milyon TL Ankara Üniversitesi &#8211; 20,4 milyon TL İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa &#8211; 18,6 milyon TL Ege Üniversitesi &#8211; 17,7 milyon TL Gazi Üniversitesi &#8211; 17 milyon TL Atatürk Üniversitesi &#8211; 16,5 milyon TL Fırat Üniversitesi &#8211; 16,3 milyon TL Marmara Üniversitesi &#8211; 14,6 milyon TL Çukurova Üniversitesi &#8211; 13,9 milyon TL Dokuz Eylül Üniversitesi &#8211; 13,4 milyon TL Karadeniz Teknik Üniversitesi &#8211; 12,2 milyon TL Bursa Uludağ Üniversitesi &#8211; 11,9 milyon TL Kaynak: https://www.memurlar.net/haber/1083895/yok-un-arastirma-universiteleri-performans-siralamasi-aciklandi.html</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/arastirma-universiteleri-arasinda-birincilik-odtunun">Araştırma üniversiteleri arasında birincilik ODTÜ&#8217;nün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YÖK</strong>&#8216;ün &#8216;<strong>Araştırma Üniversiteleri Performans Sıralaması</strong>&#8216; açıklandı. 23 araştırma üniversitesinin 32 gösterge ile belirlenen performans sıralamasında, <strong>ODTÜ </strong>1., <strong>Koç Üniversitesi </strong>2.ve <strong>Sabancı Üniversitesi</strong> 3. sırada yer aldı, bu üniversiteleri İTÜ, Bilkent ve Boğaziçi takip etti.</p>
<p>YÖK&#8217;ün, 23 araştırma üniversitesinin &#8220;araştırma kapasitesi&#8221;, &#8220;araştırma kalitesi&#8221; ve &#8220;etkileşim ve işbirliği&#8221; alanlarında 32 göstergeyle belirlenen &#8220;Araştırma Üniversiteleri Performans Sıralaması&#8221;, Araştırma Üniversiteleri Yıllık Değerlendirme Toplantısı&#8217;nda açıklandı.</p>
<p>Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (ADEP) kapsamında, devlet araştırma üniversitelerine aktarılan destekler, YÖK tarafından belli kriterler çerçevesinde değerlendirilen performanslara göre yapılıyor.</p>
<p>YÖK, araştırma üniversitelerini performanslarına göre A1, A2 ve A3 olmak üzere 3 performans grubuna ayırıyor. Araştırma üniversitelerine sağlanması planlanan tüm destekler, yer aldıkları performans grubuna göre farklılaşıyor.</p>
<p><b>2023&#8217;te 351 projeye 250 milyon lira destek sağlandı</b></p>
<p>ADEP kapsamında, üniversitelerin eşleştirildikleri alanlarda çıktıkları 2022 çağrılarına gelen 351 başvuru için 2023&#8217;te 20 devlet araştırma üniversitesine Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından 250 milyon lira bütçe aktarımı yapıldı.</p>
<p>Söz konusu bütçe yıllık performans sıralamasına göre araştırma üniversitelerine dağıtıldı.</p>
<p>Bu bütçenin 173,3 milyon lirası fen ve mühendislik alanlarındaki 233 projeye, 108,2 milyon lirası sağlık bilimleri alanındaki 94 projeye, 8,5 milyon lirası ise sosyal bilimler alanındaki 24 projeye verildi.</p>
<p><b>Destek miktarı 2024 yılında 400 milyon liraya yükseltildi</b></p>
<p>ADEP kapsamında, 2024 yılında 20 devlet araştırma üniversitesine Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından aktarılacak bütçe, 400 milyon liraya yükseltildi.</p>
<p><strong>2024 yılında en yüksek bütçe aktarımı yapılacak 3 üniversite ODTÜ, İTÜ ve Boğaziçi oldu.</strong></p>
<p>Devlet araştırma üniversitelerine aktarılacak bütçeler şöyle sıralandı:</p>
<p>Orta Doğu Teknik Üniversitesi &#8211; 34,9 milyon TL</p>
<div id="zone-pharagraphs1" class="widget-article">
<p>İstanbul Teknik Üniversitesi &#8211; 31,4 milyonTL</p>
<p>Boğaziçi Üniversitesi &#8211; 26,2 milyonTL</p>
<p><ins class="revenueflex-ad revenueflex-11269 revenueflex-ir-ad revenueflex-ir-ad-desktop" data-revenueflex="1" data-revenueflex-tag-name="/22837228209/dir03" data-revenueflex-name="revenueflexAd1Desktop" data-revenueflex-size="580x400" data-revenueflex-sselector="p:nth-child(22)"></p>
<div id="revenueflex-ad-11269" data-google-query-id="CIORjYyI4oIDFZvUOwIddecO4Q"><span style="background-color: #ffffff;">İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü &#8211; 25,1 milyonTL<br />
</span></div>
<p></ins>Yıldız Teknik Üniversitesi &#8211; 24 milyon TL</p>
<p>İstanbul Üniversitesi &#8211; 22,8 milyon TL</p>
<p>Hacettepe Üniversitesi &#8211; 21,5 milyon TL</p>
<p>Erciyes Üniversitesi &#8211; 21 milyon TL</p>
<p>Gebze Teknik Üniversitesi &#8211; 20,6 milyon TL</p>
<p>Ankara Üniversitesi &#8211; 20,4 milyon TL</p>
<p>İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa &#8211; 18,6 milyon TL</p>
<p>Ege Üniversitesi &#8211; 17,7 milyon TL</p>
<p>Gazi Üniversitesi &#8211; 17 milyon TL</p>
<p>Atatürk Üniversitesi &#8211; 16,5 milyon TL</p>
<p>Fırat Üniversitesi &#8211; 16,3 milyon TL</p>
<p>Marmara Üniversitesi &#8211; 14,6 milyon TL</p>
<p>Çukurova Üniversitesi &#8211; 13,9 milyon TL</p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi &#8211; 13,4 milyon TL</p>
<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi &#8211; 12,2 milyon TL</p>
<p>Bursa Uludağ Üniversitesi &#8211; 11,9 milyon TL</p>
<p><strong>Kaynak: <a href="https://www.memurlar.net/haber/1083895/yok-un-arastirma-universiteleri-performans-siralamasi-aciklandi.html">https://www.memurlar.net/haber/1083895/yok-un-arastirma-universiteleri-performans-siralamasi-aciklandi.html</a></strong></p>
</div>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/arastirma-universiteleri-arasinda-birincilik-odtunun">Araştırma üniversiteleri arasında birincilik ODTÜ&#8217;nün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">30515</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sabancı Üniversitesi&#8217;nden iki önemli çalışma</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/sabanci-universitesinden-iki-onemli-calisma</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Nov 2017 15:02:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoyaşam]]></category>
		<category><![CDATA[AIDS]]></category>
		<category><![CDATA[Auto Train Brain]]></category>
		<category><![CDATA[disleksi]]></category>
		<category><![CDATA[disleksik çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç kombinasyonları]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[okuma güçlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[okuma yazma]]></category>
		<category><![CDATA[özel çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[tüberküloz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=8274</guid>

					<description><![CDATA[<p>Disleksik çocukların eğitimini destekleyen mobil uygulama  Sabancı Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Doktora öğrencisi Günet Eroğlu, disleksik çocuklara yönelik nörogeribeslemeye dayalı mobil telefon uygulaması geliştirdi. Mobil uygulama, özgül öğrenme güçlüğünün bir alt grubu olan ve ilaçla tedavisi henüz mümkün olmayan disleksinin etkilerini azaltıyor ve çocukların okul başarısının artmasında yardımcı oluyor. Avrupa Disleksi Derneğine göre; okuma, heceleme ve yazma becerilerini edinmede nörolojik kökenli bir farklılık olarak tanımlanan disleksi, normal ve üstün zekalı bireylerde görülüyor. Einstein, Mozart, Leonardo da Vinci gibi dâhilerde de gözlemlenen disleksi, okuma becerisini etkilediği için ilköğretimin ilk yıllarında fark ediliyor. Disleksinin tek ilacı eğitim Disleksi okul çağı çocuklarının %10-15’inde görülüyor. Yapılan araştırmalara göre ilkokul 1., 2. ve 3. sınıflarda tanı ve tespiti yapılmış ve özel eğitim müdahalesinde bulunulmuş çocukların % 83’ü eğitim yaşantılarına sorunsuz olarak devam edebiliyor. Çocukluğunda disleksik olanların, yetişkinlikte bağışıklık sorunları göreceli olarak azaldığı için okumada daha az sorunla karşılaşmalarına rağmen, ilerleyen yaşlarda Alzheimer geliştirme potansiyelleri olabiliyor. Bu sebeple yaşam boyu ve sürekli eğitim, bilişsel kapasitenin geliştirilmesi ve sağlığın korunması için önem taşıyor. Uygulama disleksik çocukların okuma hızını artırıyor ve hata oranları düşüyor “Auto Train Brain” adlı mobil uygulama, çocukları görsel ve işitsel oyunlarla destekliyor ve kendi beyin sinyallerini kendilerine geri besleyerek (nörogeribesleme) iyileştiriyor. 100 denek üzerinde test edilen mobil uygulamada elde edilen bulgulara göre, 20’nin üzerinde kullanımdan itibaren disleksik çocukların okuma hızı artıyor ve hata oranları düşüyor. Günet Eroğlu, kendi yaşam tecrübesinden yola çıkarak tasarladığı ve geliştirdiği yazılım konusundaki doktora çalışmasını Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim üyeleri Müjdat Çetin ve Selim Balcısoy danışmanlığında yürütüyor. Alınan fonlarla AR-GE çalışmaları yürütülecek ve uygulamanın geliştirilmesi sağlanacak. Sabancı Üniversitesi tarafından patent başvurusu yapılan “Auto Train Brain” mobil uygulaması, 31 Aralık 2017 tarihinden itibaren Google Play Store&#8217;dan, 28 Şubat 2018 tarihinden itibaren ise Apps Store&#8217;dan indirilebilecek. Tüberküloz tedavisi için yeni antibiyotik kombinasyonları Sabancı Üniversitesi’nde başlatılan ve şu an Amerika’da Biogen adlı ilaç şirketinde çalışan Doç. Dr. Murat Çokol tarafından yürütülen çalışma Harvard Üniversitesi Sistem Farmakolojisi Laboratuvarı’nda tamamlandı. Çalışmada Genetik ve Biyomühendislik Programı mezunu ve Brandeis Üniversitesi Biyoteknoloji Master öğrencisi Ece Bıçak ile Endüstri Mühendisliği doktora öğrencisi Nurdan Kuru da yer alıyor. Yöntem ile, tüberküloz tedavisi için kullanılabilecek iki, üç ve dört ilaç içeren sinerjistik ilaç kombinasyonları tespit edildi. Yalnız başına kullanımdaki etkisi daha önceden bilinen bu antibiyotiklerin, tedavi amaçlı beraber kullanılması ilk kez bu çalışmada öneriliyor. Tedavi için en yararlı ilaç kombinasyonlarını buluyor Tüberküloz, kanser ve AIDS gibi birçok hastalığın tedavisi için ikiden fazla ilaç aynı anda kullanılıyor. Geliştirilen yöntem sayesinde örnek verilecek olursa, beş ilacın bir arada kullanılmasıyla oluşturulmak istenen bir kombinasyon çok daha düşük maliyetlerle yapılabiliyor. Murat Çokol konu ile ilgili “Şu anda bilinen antibiyotiklerin çoklu kombinasyonlarla kullanılması antibiyotik direnci için elimizdeki en iyi kozlardan biri. Fakat mümkün olan kombinasyonlar astronomik sayılarda, örneğin, sadece 20 ilacın 15 binden fazla 5’li kombinasyonu var. Geliştirdiğimiz yöntem bu yüksek sayıdaki kombinasyonların tedavi için en yararlı olanlarının bulunmasına imkân sağlıyor.” Sabancı Üniversitesi’nde Murat Çokol tarafından başlatılan proje Ekim ayında Science Advances dergisinde yayınlandı ve Harvard Medical School ve Tufts Üniversitesi haber sitelerine konu oldu. &#160;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/sabanci-universitesinden-iki-onemli-calisma">Sabancı Üniversitesi&#8217;nden iki önemli çalışma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><strong>Disleksik çocukların eğitimini destekleyen mobil uygulama  </strong></h4>
<p>Sabancı Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Doktora öğrencisi Günet Eroğlu, disleksik çocuklara yönelik nörogeribeslemeye dayalı mobil telefon uygulaması geliştirdi. Mobil uygulama, özgül öğrenme güçlüğünün bir alt grubu olan ve ilaçla tedavisi henüz mümkün olmayan disleksinin etkilerini azaltıyor ve çocukların okul başarısının artmasında yardımcı oluyor.</p>
<p>Avrupa Disleksi Derneğine göre; okuma, heceleme ve yazma becerilerini edinmede nörolojik kökenli bir farklılık olarak tanımlanan disleksi, normal ve üstün zekalı bireylerde görülüyor. Einstein, Mozart, Leonardo da Vinci gibi dâhilerde de gözlemlenen disleksi, okuma becerisini etkilediği için ilköğretimin ilk yıllarında fark ediliyor.</p>
<p><strong>Disleksinin tek ilacı eğitim </strong></p>
<p>Disleksi okul çağı çocuklarının %10-15’inde görülüyor. Yapılan araştırmalara göre ilkokul 1., 2. ve 3. sınıflarda tanı ve tespiti yapılmış ve özel eğitim müdahalesinde bulunulmuş çocukların % 83’ü eğitim yaşantılarına sorunsuz olarak devam edebiliyor.</p>
<p>Çocukluğunda disleksik olanların, yetişkinlikte bağışıklık sorunları göreceli olarak azaldığı için okumada daha az sorunla karşılaşmalarına rağmen, ilerleyen yaşlarda Alzheimer geliştirme potansiyelleri olabiliyor. Bu sebeple yaşam boyu ve sürekli eğitim, bilişsel kapasitenin geliştirilmesi ve sağlığın korunması için önem taşıyor.</p>
<p><strong>Uygulama disleksik çocukların okuma hızını artırıyor ve hata oranları düşüyor</strong></p>
<p>“Auto Train Brain” adlı mobil uygulama, çocukları görsel ve işitsel oyunlarla destekliyor ve kendi beyin sinyallerini kendilerine geri besleyerek (nörogeribesleme) iyileştiriyor. 100 denek üzerinde test edilen mobil uygulamada elde edilen bulgulara göre, 20’nin üzerinde kullanımdan itibaren disleksik çocukların okuma hızı artıyor ve hata oranları düşüyor.</p>
<p>Günet Eroğlu, kendi yaşam tecrübesinden yola çıkarak tasarladığı ve geliştirdiği yazılım konusundaki doktora çalışmasını Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim üyeleri Müjdat Çetin ve Selim Balcısoy danışmanlığında yürütüyor. Alınan fonlarla AR-GE çalışmaları yürütülecek ve uygulamanın geliştirilmesi sağlanacak.</p>
<p>Sabancı Üniversitesi tarafından patent başvurusu yapılan “Auto Train Brain” mobil uygulaması, 31 Aralık 2017 tarihinden itibaren Google Play Store&#8217;dan, 28 Şubat 2018 tarihinden itibaren ise Apps Store&#8217;dan indirilebilecek.</p>
<h4><strong>Tüberküloz tedavisi için yeni antibiyotik kombinasyonları</strong></h4>
<div id="attachment_11765" style="width: 310px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-11765" class="wp-image-11765 size-medium" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/11/ecemuratnurdan-300x198.jpg" alt="" width="300" height="198" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/11/ecemuratnurdan-300x198.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/11/ecemuratnurdan.jpg 636w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><p id="caption-attachment-11765" class="wp-caption-text">Soldan sağa: Ece Bıçak, Murat Çokol, Nurdan Kuru</p></div>
<p>Sabancı Üniversitesi’nde başlatılan ve şu an Amerika’da Biogen adlı ilaç şirketinde çalışan Doç. Dr. Murat Çokol tarafından yürütülen çalışma Harvard Üniversitesi Sistem Farmakolojisi Laboratuvarı’nda tamamlandı. Çalışmada Genetik ve Biyomühendislik Programı mezunu ve Brandeis Üniversitesi Biyoteknoloji Master öğrencisi Ece Bıçak ile Endüstri Mühendisliği doktora öğrencisi Nurdan Kuru da yer alıyor.</p>
<p>Yöntem ile, tüberküloz tedavisi için kullanılabilecek iki, üç ve dört ilaç içeren sinerjistik ilaç kombinasyonları tespit edildi. Yalnız başına kullanımdaki etkisi daha önceden bilinen bu antibiyotiklerin, tedavi amaçlı beraber kullanılması ilk kez bu çalışmada öneriliyor.</p>
<p><strong>Tedavi için en yararlı ilaç kombinasyonlarını buluyor</strong></p>
<p>Tüberküloz, kanser ve AIDS gibi birçok hastalığın tedavisi için ikiden fazla ilaç aynı anda kullanılıyor. Geliştirilen yöntem sayesinde örnek verilecek olursa, beş ilacın bir arada kullanılmasıyla oluşturulmak istenen bir kombinasyon çok daha düşük maliyetlerle yapılabiliyor.</p>
<p>Murat Çokol konu ile ilgili “Şu anda bilinen antibiyotiklerin çoklu kombinasyonlarla kullanılması antibiyotik direnci için elimizdeki en iyi kozlardan biri. Fakat mümkün olan kombinasyonlar astronomik sayılarda, örneğin, sadece 20 ilacın 15 binden fazla 5’li kombinasyonu var. Geliştirdiğimiz yöntem bu yüksek sayıdaki kombinasyonların tedavi için en yararlı olanlarının bulunmasına imkân sağlıyor.”</p>
<p>Sabancı Üniversitesi’nde Murat Çokol tarafından başlatılan proje Ekim ayında Science Advances dergisinde yayınlandı ve Harvard Medical School ve Tufts Üniversitesi haber sitelerine konu oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/sabanci-universitesinden-iki-onemli-calisma">Sabancı Üniversitesi&#8217;nden iki önemli çalışma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8274</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Üniversitelerimizde ileri teknoloji üretimlerinden bazı örnekler</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/universitelerimizde-ileri-teknoloji-uretimlerinden-bazi-ornekler</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Sep 2017 14:56:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[bilkent üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[boğaziçi üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[ege üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[hidrodinamik kavitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[ileri teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[temel bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[tübitak]]></category>
		<category><![CDATA[vakıf üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=7881</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üç vakıf üniversitesi arasında ortak çalışma örneği. Mikro Ölçekte Kabarcıklı Hidrodinamik Kavitasyon ve Biyomedikal Tedavilerdeki Uygulamaları: Hidrodinamik kavitasyon, bir faz değişimi mekanizmasıdır. Kavitasyonda sıcaklık sabitlenip lokal basınç düşürülerek faz değişimi tetiklenir. Kavitasyon, lokal statik basıncın kritik bir değerin altına düşmesiyle oluşmaya başlar. Hidrodinamik kavitasyon, ısı oluşturmaması, daha az yan etkiye yol açmasının beklenmesi, daha az masraflı ve enerji tasarruflu olması nedeniyle kanser tedavilerinde ve diğer tıbbi uygulamalarda ultrasonik kavitasyona alternatif olarak kullanıma aday bir metottur. Ayrıca, hassas uygulama sistemiyle hidrodinamik metodla kabarcık kavitasyonlu akış sonucu oluşan yüksek enerjili kabarcıklar istenilen noktaya hedeflenebilir ve böylelikle kabarcıkların içe patlamasının yıkıcı etkisi hasta dokuları rahatlıkla tedavi edebilir. Makine mühendisliği, tıp ve moleküler biyoloji bölümlerinin ortaklaşa yürüttüğü multidisipliner bir seri çalışma devam etmektedir. Üroloji doktoru Prof. Dr. Sinan Ekici başkanlığında yürütülen çalışmaların araştırma ekibi başta Doç. Dr. Ali Koşar, Doç. Dr. Devrim Gözüaçık ve Prof. Dr. Işın Doğan Ekici’den oluşmakta, araştırmaların değişik aşamalarında pek çok değerli bilim insanından destek alınmaktadır. Çok merkezli TÜBİTAK destekli projeler sonucu mikro ölçekte kabarcıklı hidrodinamik kavitasyonun böbrek taşı tedavisinde ve tümör dokusunun yok edilmesinde kullanılabileceğini ortaya koydular. Hidrodinamik kavitasyonun tıbbi kullanım patenti Doç. Dr. Ali Koşar tarafından alındı. Halen süren projede biyomedikal klinik uygulamalar için alet geliştirme üzerinde çalışılmakta ve teknolojik üretim için alt yapı hazırlanmaktadır. Hidrodinamik kavitasyon prensibiyle çalışan tıbbi araçlar, ultrason ve diğer yüksek teknoloji temelli araçlara göre çok daha uygun maliyetli bir şekilde üretilebilir ve pazarlanabilir olacaklardır (Bu araştırma 2015 yılı ARTEMA-Erginkan yenilikçi teknoloji ödülünü aldı). Hidrodinamik kavitasyon akış yaratıcılarının başarısı yeni nesil biyomedikal aletlerin tasarımı ve geliştirilmesine yol gösterecektir, ülkemiz ve hatta dünya tıbbına yeni tedavi olanakları sağlayacaktır. Çalışmanın yüksek potansiyelinin bir göstergesi olarak, daha şimdiden hidrodinamik kavitasyonun medikal uygulamaları için patent başvurusu yapılmış ve ilerleme kat edilmiştir. Hedef, tıbbi tedavilerde yaygın olarak kullanılabilecek yeni biyomedikal aletler üretilmesi ve bunların iç ve dış pazarlarda kullanılmasıdır. (Bu araştırma 2015 yılı ARTEMA-Erginkan yenilikçi teknoloji ödülünü kazandı.) Bilkent Üniversitesi ileri teknoloji çalışmaları a) Elektronik bölümünde çalışan Rektör Abdullah Atalar daha 1976 yılında ilk kez PC’sini yaptığı gibi birçok buluşu yanında akustik mikroskobu da yapmıştır. b) Rektörün kardeşi olan elektronik bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ergin Atalar ise 42 ABD patentine sahiptir ve NM görüntüleme tekniklerinde uluslararası üne sahiptir, sağlık alanında da kısmen ticarileşen birçok cihaz üretmiştir. c) Bilkent Üniversitesi bünyesinde UNAM (ulusal nanoteknoloji araştırma merkezi) ve NTAM (Nanoteknoloji araştırma Merkezi) gibi 2 ayrı araştırma merkezinde özellikle üretim safhasına ulaşan başarılı çalışmalardan biri olan UNTAM müdürü ve TÜBA üyesi Ekmel Özbay’ın ülkemizin ilk chip üretimi projesinden ilk yazımızda vermiştik. UNAM da ise Prof. Mehmet Bayındır yüksek enerjili kırmızı dalga boyunda ışınları kanserli dokuya taşıyarak ameliyatı kolaylaştıran fiber optik malzemeyi üretti. Saim Çıracı hidrojeni bağlayacak ve depolayarak ihtiyaca göre saklayacak nano-polimer başta olmak üzere birçok ileri teknoloji malzemesi geliştirdi. Diğer genç kadro da birçok yeni kullanım alanı malzemenin sentezini yaptılar. Bu üniversiteye bağlı Cyberpark’ta birçok teknoloji firması ihracat yapacak düzeye geldi. Sabancı Üniversitesi Sabancı üniversitesi araştırıcıları ticari değeri yüksek ileri teknoloji c-fiber gibi özel ürettikleri ileri teknolojik malzemelerle Holding fabrikalarını (Kordsa ve SASA). desteklediler. Teknopark İstanbul’da hayata geçecek olan Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi, kompozit malzeme teknolojileri alanında çalışacak merkezi de kurdular. Ayrıca SÜ önümüzdeki 10 yıl boyunca her biri 1 milyar dolarlık bütçe ile desteklenecek olan “İnsan Beyni” ve “Grafen” projelerine Türkiye’den katılan tek kurum olarak, projelerin Türkiye yürütücüsü oldu. Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Analitik kimyada birçok biyo-sensör üretilerek kullanıma sunuldu. Ege ve İzmir’deki diğer Üniversitelerde ileri düzeyde tıbbı alet ve materyal geliştirildi. Dokuz Eylül Tıp Fakültesi’nde hizmete sunulan Biyotıp Merkezi, çok boyutlu ve uluslararası bir araştırma yolu olmada ilerliyor. Koç, Sabancı, Özyeğin, Kültür, Okan gibi holdingler tarafından kurulan vakıf üniversiteleri kendi holdinglerine teknik destek sağlayarak daha çok araştırma kaynağı bulmakta. Bu kaynaklarda ürettikleri teknolojileri doğrudan kendi holdinglerinin üretim alanlarındaki yatırımlarıyla teknolojiye aktarıyorlar. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümünde genç Profesör Rana Sanyal B.Ü. Kimya Araştırma merkezinde polimerik sentez ve ilaç uygulamaları, kanser tedavisine yönelik çalışmalarıyla sağlam dokulara zarar vermeden ilaçların polimer moleküle kuyruk şeklinde bağlanıp kanserli dokulara taşınmasını sağladı, bu teknikle kanserlerin kemoterapik tedavisinde yeni bir çığır açtılar. Proje paralarıyla kurdukları araştırma merkezi daha büyük başarılara imza atacak düzeye ulaştı, ülkemizde çalışmak araştırma yapmak isteyenin kaynak bulabileceğini gösterdi. 19. yüzyıldaki vahşi kapitalist sistemle sanayileşme, kölelik, pazar yaratma ve ucuz ham madde sağlamaya yönelik fakir ülkeleri kolonileştirerek sömürme ve insanları köleleştirme, zengini daha zengin yapma gibi işlevlerine karşın yeni ileri teknoloji verilen örneklerde görüleceği gibi, daha yeni bilgi çağı sanayileşmesi, eski sanayi gibi kas gücü ve sermaye değil, bilim ve bilgiye dayalı olduğundan, çevre dostu ve sosyal adaletli, insancıl olarak ilerleyerek bizim gibi geç sanayileşen ülkeleri de sıçratacak imkânlara sahip gelişmektedir. Temel Bilimler Ülkemizde plansızlık ve ileriyi görememe sonucu önce her üniversitede fen-edebiyat fakülteleri açma zorunluluğuna 2. eğitim de eklenince, temel bilimlerde mezun sayısı çok arttı. İş alanı yetersizliği nedeniyle bu bölümlerin mezunları işsiz kalınca, ülke geneline yayılan vakıf üniversitelerinin, öğrencilerin kolay mezun olacağı cazip bölümlerin artışına nedeniyle özellikle son 5 yılda fizik, kimya ve biyoloji gibi temel bilimler ve hatta matematik bölümleri tercih edilmez oldu. Bunun sonucu öğrenciler bu bölümleri tercih etmeyince, çoğu üniversitemizde iyi yetişmiş, birçoğu yurt dışı doktoralı, başarılı, araştırma potansiyeli yüksek öğretim üyelerine rağmen, ülkemiz Samsun-Adana hattının doğusundaki ve hatta Trakya&#8217;da temel bilim bölümleri kapatıldı. Oysa bilime dayalı teknolojiyi destekleyen temel araştırmalar asıl bu bölümlerde yapılmakta, yayın sayısı da bu bölümlerdeki araştırmalarla artmaktadır. Bu kadar uzun sürede oluşan bu alt yapı ve araştırma potansiyeli heba edilmeden, temel bilimlerden kaçışı önlenmelidir. Aksi halde teknoloji de, tıp da diğer uygulamalı bilimler de gelişemez. Kalkınmamız da bilim ve teknoloji toplumu olmamız da bu tercihe bağlıdır. Kaynaklar: Bilim ve Teknoloji Tarihi, H.M. Doğan Anı Yayıncılık 2010 Ankara M. Doğan Ülkemiz İleri Teknoloji üretiminde Sıçrama Yapma eşiğine geliyor CBT &#8211; Cumhuriyet Bilim Teknoloji Dergisi 1481. sayı, sayfa 18, 7 Ağustos 2015 M. Doğan Kayserililerin son yeniliği: Temel Araştırmalara Destek CBT &#8211; Cumhuriyet Bilim Teknoloji Dergisi 1496. sayı, 13 Kasım 2015 M. Doğan 30 Milyar dolarlık kimyasal madde ithal ediyoruz CBT &#8211; Cumhuriyet Bilim Teknoloji Dergisi 1468. sayı, sayfa 19, 8 Mayıs 2016 Prof. Dr. H. Mehmet Doğan, TÜBA Şeref üyesi / h.m.dogan@gmail.com</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/universitelerimizde-ileri-teknoloji-uretimlerinden-bazi-ornekler">Üniversitelerimizde ileri teknoloji üretimlerinden bazı örnekler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üç vakıf üniversitesi arasında ortak çalışma örneği.</strong> Mikro Ölçekte Kabarcıklı Hidrodinamik Kavitasyon ve Biyomedikal Tedavilerdeki Uygulamaları: Hidrodinamik kavitasyon, bir faz değişimi mekanizmasıdır. Kavitasyonda sıcaklık sabitlenip lokal basınç düşürülerek faz değişimi tetiklenir. Kavitasyon, lokal statik basıncın kritik bir değerin altına düşmesiyle oluşmaya başlar.</p>
<p>Hidrodinamik kavitasyon, ısı oluşturmaması, daha az yan etkiye yol açmasının beklenmesi, daha az masraflı ve enerji tasarruflu olması nedeniyle kanser tedavilerinde ve diğer tıbbi uygulamalarda ultrasonik kavitasyona alternatif olarak kullanıma aday bir metottur.</p>
<p>Ayrıca, hassas uygulama sistemiyle hidrodinamik metodla kabarcık kavitasyonlu akış sonucu oluşan yüksek enerjili kabarcıklar istenilen noktaya hedeflenebilir ve böylelikle kabarcıkların içe patlamasının yıkıcı etkisi hasta dokuları rahatlıkla tedavi edebilir. Makine mühendisliği, tıp ve moleküler biyoloji bölümlerinin ortaklaşa yürüttüğü multidisipliner bir seri çalışma devam etmektedir.</p>
<p>Üroloji doktoru Prof. Dr. <strong>Sinan Ekici</strong> başkanlığında yürütülen çalışmaların araştırma ekibi başta Doç. Dr. <strong>Ali Koşar</strong>, Doç. Dr. <strong>Devrim Gözüaçık</strong> ve Prof. Dr. <strong>Işın Doğan Ekici’</strong>den oluşmakta, araştırmaların değişik aşamalarında pek çok değerli bilim insanından destek alınmaktadır.</p>
<p>Çok merkezli TÜBİTAK destekli projeler sonucu mikro ölçekte kabarcıklı hidrodinamik kavitasyonun böbrek taşı tedavisinde ve tümör dokusunun yok edilmesinde kullanılabileceğini ortaya koydular. Hidrodinamik kavitasyonun <strong>tıbbi kullanım patenti</strong> Doç. Dr. Ali Koşar tarafından alındı.</p>
<p>Halen süren projede biyomedikal klinik uygulamalar için alet geliştirme üzerinde çalışılmakta ve teknolojik üretim için alt yapı hazırlanmaktadır. Hidrodinamik kavitasyon prensibiyle çalışan tıbbi araçlar, ultrason ve diğer yüksek teknoloji temelli araçlara göre çok daha uygun maliyetli bir şekilde üretilebilir ve pazarlanabilir olacaklardır (Bu araştırma 2015 yılı ARTEMA-Erginkan yenilikçi teknoloji ödülünü aldı).</p>
<p>Hidrodinamik kavitasyon akış yaratıcılarının başarısı yeni nesil biyomedikal aletlerin tasarımı ve geliştirilmesine yol gösterecektir, ülkemiz ve hatta dünya tıbbına yeni tedavi olanakları sağlayacaktır. Çalışmanın yüksek potansiyelinin bir göstergesi olarak, daha şimdiden hidrodinamik kavitasyonun medikal uygulamaları için patent başvurusu yapılmış ve ilerleme kat edilmiştir. Hedef, tıbbi tedavilerde yaygın olarak kullanılabilecek yeni biyomedikal aletler üretilmesi ve bunların iç ve dış pazarlarda kullanılmasıdır. (Bu araştırma 2015 yılı ARTEMA-Erginkan yenilikçi teknoloji ödülünü kazandı.)</p>
<p><strong>Bilkent Üniversitesi ileri teknoloji çalışmaları</strong></p>
<p><strong>a)</strong> Elektronik bölümünde çalışan Rektör <strong>Abdullah Atalar</strong> daha 1976 yılında ilk kez PC’sini yaptığı gibi birçok buluşu yanında akustik mikroskobu da yapmıştır.</p>
<p><strong>b)</strong> Rektörün kardeşi olan elektronik bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. <strong>Ergin Atalar</strong> ise 42 ABD patentine sahiptir ve NM görüntüleme tekniklerinde uluslararası üne sahiptir, sağlık alanında da kısmen ticarileşen birçok cihaz üretmiştir.</p>
<p><strong>c)</strong> Bilkent Üniversitesi bünyesinde UNAM (ulusal nanoteknoloji araştırma merkezi) ve NTAM (Nanoteknoloji araştırma Merkezi) gibi 2 ayrı araştırma merkezinde özellikle üretim safhasına ulaşan başarılı çalışmalardan biri olan UNTAM müdürü ve TÜBA üyesi <strong>Ekmel Özbay’ın</strong> ülkemizin ilk chip üretimi projesinden ilk yazımızda vermiştik.</p>
<p>UNAM da ise Prof. <strong>Mehmet Bayındır</strong> yüksek enerjili kırmızı dalga boyunda ışınları kanserli dokuya taşıyarak ameliyatı kolaylaştıran fiber optik malzemeyi üretti. <strong>Saim Çıracı</strong> hidrojeni bağlayacak ve depolayarak ihtiyaca göre saklayacak nano-polimer başta olmak üzere birçok ileri teknoloji malzemesi geliştirdi. Diğer genç kadro da birçok yeni kullanım alanı malzemenin sentezini yaptılar. Bu üniversiteye bağlı <strong>Cyberpark</strong>’ta birçok teknoloji firması ihracat yapacak düzeye geldi.</p>
<p><strong>Sabancı Üniversitesi</strong></p>
<p>Sabancı üniversitesi araştırıcıları ticari değeri yüksek ileri teknoloji c-fiber gibi özel ürettikleri ileri teknolojik malzemelerle Holding fabrikalarını (Kordsa ve SASA). desteklediler. Teknopark İstanbul’da hayata geçecek olan Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi, kompozit malzeme teknolojileri alanında çalışacak merkezi de kurdular. Ayrıca SÜ önümüzdeki 10 yıl boyunca her biri 1 milyar dolarlık bütçe ile desteklenecek olan “İnsan Beyni” ve “Grafen” projelerine Türkiye’den katılan tek kurum olarak, projelerin Türkiye yürütücüsü oldu.</p>
<p><strong>Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi </strong></p>
<p>Analitik kimyada birçok biyo-sensör üretilerek kullanıma sunuldu. Ege ve İzmir’deki diğer Üniversitelerde ileri düzeyde tıbbı alet ve materyal geliştirildi. Dokuz Eylül Tıp Fakültesi’nde hizmete sunulan Biyotıp Merkezi, çok boyutlu ve uluslararası bir araştırma yolu olmada ilerliyor.</p>
<p>Koç, Sabancı, Özyeğin, Kültür, Okan gibi holdingler tarafından kurulan vakıf üniversiteleri kendi holdinglerine teknik destek sağlayarak daha çok araştırma kaynağı bulmakta. Bu kaynaklarda ürettikleri teknolojileri doğrudan kendi holdinglerinin üretim alanlarındaki yatırımlarıyla teknolojiye aktarıyorlar.</p>
<p><strong>Boğaziçi Üniversitesi</strong></p>
<p>Kimya Bölümünde genç Profesör <strong>Rana Sanyal</strong> B.Ü. Kimya Araştırma merkezinde polimerik sentez ve ilaç uygulamaları, kanser tedavisine yönelik çalışmalarıyla sağlam dokulara zarar vermeden ilaçların polimer moleküle kuyruk şeklinde bağlanıp kanserli dokulara taşınmasını sağladı, bu teknikle kanserlerin kemoterapik tedavisinde yeni bir çığır açtılar. Proje paralarıyla kurdukları araştırma merkezi daha büyük başarılara imza atacak düzeye ulaştı, ülkemizde çalışmak araştırma yapmak isteyenin kaynak bulabileceğini gösterdi.</p>
<p>19. yüzyıldaki vahşi kapitalist sistemle sanayileşme, kölelik, pazar yaratma ve ucuz ham madde sağlamaya yönelik fakir ülkeleri kolonileştirerek sömürme ve insanları köleleştirme, zengini daha zengin yapma gibi işlevlerine karşın yeni ileri teknoloji verilen örneklerde görüleceği gibi, daha yeni bilgi çağı sanayileşmesi, eski sanayi gibi kas gücü ve sermaye değil, bilim ve bilgiye dayalı olduğundan, çevre dostu ve sosyal adaletli, insancıl olarak ilerleyerek bizim gibi geç sanayileşen ülkeleri de sıçratacak imkânlara sahip gelişmektedir.</p>
<p><strong>Temel Bilimler</strong></p>
<p>Ülkemizde plansızlık ve ileriyi görememe sonucu önce her üniversitede fen-edebiyat fakülteleri açma zorunluluğuna 2. eğitim de eklenince, temel bilimlerde mezun sayısı çok arttı. İş alanı yetersizliği nedeniyle bu bölümlerin mezunları işsiz kalınca, ülke geneline yayılan vakıf üniversitelerinin, öğrencilerin kolay mezun olacağı cazip bölümlerin artışına nedeniyle özellikle son 5 yılda fizik, kimya ve biyoloji gibi temel bilimler ve hatta matematik bölümleri tercih edilmez oldu.</p>
<p>Bunun sonucu öğrenciler bu bölümleri tercih etmeyince, çoğu üniversitemizde iyi yetişmiş, birçoğu yurt dışı doktoralı, başarılı, araştırma potansiyeli yüksek öğretim üyelerine rağmen, ülkemiz Samsun-Adana hattının doğusundaki ve hatta Trakya&#8217;da temel bilim bölümleri kapatıldı.</p>
<p>Oysa bilime dayalı teknolojiyi destekleyen temel araştırmalar asıl bu bölümlerde yapılmakta, yayın sayısı da bu bölümlerdeki araştırmalarla artmaktadır. Bu kadar uzun sürede oluşan bu alt yapı ve araştırma potansiyeli heba edilmeden, temel bilimlerden kaçışı önlenmelidir. Aksi halde teknoloji de, tıp da diğer uygulamalı bilimler de gelişemez. Kalkınmamız da bilim ve teknoloji toplumu olmamız da bu tercihe bağlıdır.</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<ol>
<li>Bilim ve Teknoloji Tarihi, H.M. Doğan Anı Yayıncılık 2010 Ankara</li>
<li>M. Doğan Ülkemiz İleri Teknoloji üretiminde Sıçrama Yapma eşiğine geliyor CBT &#8211; Cumhuriyet Bilim Teknoloji Dergisi 1481. sayı, sayfa 18, 7 Ağustos 2015</li>
<li>M. Doğan Kayserililerin son yeniliği: Temel Araştırmalara Destek CBT &#8211; Cumhuriyet Bilim Teknoloji Dergisi 1496. sayı, 13 Kasım 2015</li>
<li>M. Doğan 30 Milyar dolarlık kimyasal madde ithal ediyoruz CBT &#8211; Cumhuriyet Bilim Teknoloji Dergisi 1468. sayı, sayfa 19, 8 Mayıs 2016</li>
</ol>
<p><strong>Prof. Dr. H. Mehmet Doğan, TÜBA Şeref üyesi /<a href="mailto:h.m.dogan@gmail.com"> h.m.dogan@gmail.com</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/universitelerimizde-ileri-teknoloji-uretimlerinden-bazi-ornekler">Üniversitelerimizde ileri teknoloji üretimlerinden bazı örnekler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7881</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Gıdaların raf ömrünü uzatan ambalaj geliştirildi</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/gidalarin-raf-omrunu-uzatan-ambalaj-gelistirildi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Sep 2017 12:21:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ambalaj]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Kimya Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Hayriye Ünal]]></category>
		<category><![CDATA[nano-kil]]></category>
		<category><![CDATA[raf ömrü]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=7710</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilim insanları 20 yıldır özellikle ambalajlara odaklanarak, gıdaların bozulmasını engellemenin alternatif yollarını arıyor. Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi araştırmacısı Hayriye Ünal ve ekibi, bu çok yönlü ambalaj ihtiyacını karşılamak amacıyla farklı işlevler kazandırılmış kil nanotüpleri içeren bir ambalaj filmi geliştirdi. Bu film meyve ve sebzelerin aşırı olgunlaşmasını ve hayvansal gıdalarda mikrobiyal büyümeyi engelleyerek kolayca bozulabilecek ürünlerin raf ömrünü uzatma özelliği taşıyor. Hayriye Ünal araştırma ile ilgili olarak “Bu tür ambalajlarla gıda güvenliğine katkı sağlayabilir, gıda bozulması kaynaklı ekonomik zararı azaltabiliriz” dedi ve geliştirilen teknoloji ile farklı gıda türlerine özel, düşük maliyetli ambalajların tasarlanabileceğini belirtti. &#160; &#160; Ambalajının verimliliği gıdalarla test edildi Araştırmacılar, nano-kil katkılı bu film ile domates, muz ve tavuk gibi gıdaları paketleyerek farklı süreler boyunca bekletti ve sıradan polietilen filmle karşılaştırarak verimliliğini ölçtü. 10 gün sonunda geliştirilen yeni filmle paketlenmiş domateslerin kontrol grubundaki sebzelere göre daha iyi durumda olduğu görüldü. Ayrıca altı gün sonunda, muzların bu yeni film sayesinde polietilen filme kıyasla daha taze ve sarı kalabildiği gözlendi. Bu filmle kaplanan ve 24 saat buzdolabında saklanan tavukta polietilen ile paketlenmiş tavuğa kıyasla çok daha az bakteri artışı gözlemlendi. Washington DC’de düzenlenen Amerikan Kimya Derneği Ulusal Toplantısında tanıtılan gıda ambalajının güvenirliği ile ilgili testler ve piyasaya sürülebilmesi konusunda çalışmalar devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/gidalarin-raf-omrunu-uzatan-ambalaj-gelistirildi">Gıdaların raf ömrünü uzatan ambalaj geliştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_7718" style="width: 250px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-7718" class=" wp-image-7718" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/09/asdfgh.png" alt="" width="240" height="360" /><p id="caption-attachment-7718" class="wp-caption-text">Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Yusuf Menceloğlu (solda) ve Hayriye Ünal (sağda)</p></div>
<p>Bilim insanları 20 yıldır özellikle ambalajlara odaklanarak, gıdaların bozulmasını engellemenin alternatif yollarını arıyor. Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi araştırmacısı Hayriye Ünal ve ekibi, bu çok yönlü ambalaj ihtiyacını karşılamak amacıyla farklı işlevler kazandırılmış kil nanotüpleri içeren bir ambalaj filmi geliştirdi.</p>
<p>Bu film meyve ve sebzelerin aşırı olgunlaşmasını ve hayvansal gıdalarda mikrobiyal büyümeyi engelleyerek kolayca bozulabilecek ürünlerin raf ömrünü uzatma özelliği taşıyor.</p>
<p>Hayriye Ünal araştırma ile ilgili olarak “Bu tür ambalajlarla gıda güvenliğine katkı sağlayabilir, gıda bozulması kaynaklı ekonomik zararı azaltabiliriz” dedi ve geliştirilen teknoloji ile farklı gıda türlerine özel, düşük maliyetli ambalajların tasarlanabileceğini belirtti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_7716" style="width: 299px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-7716" class="wp-image-7716 size-medium" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/09/bozuk-ve-taze-meyve-gorseli-289x300.jpg" alt="" width="289" height="300" /><p id="caption-attachment-7716" class="wp-caption-text">Sıradan polietilen film (solda), nano-kil katkılı ambalaj (sağda)</p></div>
<p><strong><br />
Ambalajının verimliliği gıdalarla test edildi</strong></p>
<p>Araştırmacılar, nano-kil katkılı bu film ile domates, muz ve tavuk gibi gıdaları paketleyerek farklı süreler boyunca bekletti ve sıradan polietilen filmle karşılaştırarak verimliliğini ölçtü. 10 gün sonunda geliştirilen yeni filmle paketlenmiş domateslerin kontrol grubundaki sebzelere göre daha iyi durumda olduğu görüldü. Ayrıca altı gün sonunda, muzların bu yeni film sayesinde polietilen filme kıyasla daha taze ve sarı kalabildiği gözlendi. Bu filmle kaplanan ve 24 saat buzdolabında saklanan tavukta polietilen ile paketlenmiş tavuğa kıyasla çok daha az bakteri artışı gözlemlendi. Washington DC’de düzenlenen Amerikan Kimya Derneği Ulusal Toplantısında tanıtılan gıda ambalajının güvenirliği ile ilgili testler ve piyasaya sürülebilmesi konusunda çalışmalar devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/gidalarin-raf-omrunu-uzatan-ambalaj-gelistirildi">Gıdaların raf ömrünü uzatan ambalaj geliştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7710</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Gelişmekte olan ülkelerde 22 en iyi üniversite listesinde Sabancı ve Koç da var</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/gelismekte-olan-ulkelerde-22-en-iyi-universite-listesinde-sabanci-ve-koc-da-var</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Jul 2017 12:15:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[asya]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmekte olan ülkeler]]></category>
		<category><![CDATA[koç universitesi]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[THE]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=7162</guid>

					<description><![CDATA[<p>Times Higher Education (THE) 2017 raporuna göre gelişmekte olan ülkelerin en iyi üniversiteleri sıralamasında Türkiye&#8217;den Sabancı ve Koç Üniversiteleri ilk 22&#8217;ye girdi. Küresel sıralamada ABD ve Avrupa üniversiteleri her zaman olduğu gibi üst sıralarda. Hindistan, Rusya ve özellikle Çin üniversiteleri ise büyük aşama kaydetmiş görünüyor. Çin, gelişen dünyada başı çeken üniversiteler arasında ön sırada: Listede, ilk 300 arasında 52 noktada yer aldı. Indian Institute of Science ise ilk kez bu yıl ilk 15&#8217;e girdi. İşte en iyi 22 üniversite 22. National Cheng Kung Üniversitesi — Tayvan&#8217;da bulunan NCKU, ülkenin en iyi okullarından biri, genel puanı 39.3. 21. Wuhan Üniversitesi — Wuhan&#8217;da bulunan üniversitenin 123 yıllık bir geçmişi var. Genel puanı 40.1. 20. National Chiao Tung Üniversitesi — Tayvan&#8217;da bulunan üniversite ise birkaç Nobel ödülüne ev sahipliği yapmış. Bunlardan birisi de 1986 Nobel Kimya Ödülü&#8217;nü kazanmış olan Yuan T. Lee. Genel puanı 41.3. 19. National Research Nuclear Üniversitesi – Moskova&#8217;da bulunan üniversite, 2000&#8217;lerde kapısını yabancı öğrencilere açmadan önce, önemli bir nükleer tesisti. Genel puanı 41.5. 18. Sabancı Üniversitesi — 1994&#8217;te kurulan Sabancı, Türkiye&#8217;nin en iyi ikinci üniversitesi. Alıntılama kategorisinde puanını 61.6&#8217;ya yükseltti.  17. National Tsing Hua Üniversitesi — Pekin&#8217;deki Tsinghua Üni. ile karıştırılan üniversitenin yaklaşık 12 bin öğrencisi var. Genel puanı ise 40.2&#8217;den 42.2&#8217;ye yükseldi. 16. Central European Üniversitesi – Budapeşte&#8217;de bulunan ve İngilizce eğitim veren üniversite 1991&#8217;de kuruldu. Öğrenci nüfusunun %76&#8217;dan fazlası yabancı. 15. Koç Üniversitesi — İstanbul&#8217;da bulunan ve adını kurucusu Vehbi Koç&#8217;tan alan özel üniversite Türkiye&#8217;nin en iyisi. Genel puanı 44.2. 14. Indian Institute of Science — Hindistan&#8217;ın en iyi enstitüsü. Genel puanı 45.8, öğretim puanı ise 50.1. 13. Sao Paulo Üniversitesi — Brezilya&#8217;nın en iyi üniversitesi, genel puanı 47.2. Latin Amerika&#8217;nın ilk kalp naklini gerçekleştiren Euryclides de Jesus Zerbin gibi başarılı mezunlar veriyor. 12. Moskova Fizik ve Teknoloji Enstitüsü – Okulda 5.535 öğrenci bulunuyor ve eğitimci başına ortalama 7,8 öğrenci düşüyor. 11. Nanjing Üniversitesi — 1902&#8217;de bugünkü haliyle kurulmuş olan üniversitenin kökleri 258 yılına uzanır. Bu özelliği ile Çin&#8217;in en eski ve en prestijli üniversiteleri arasında yer alır. Genel puanı 48.4. 10. National Taiwan Üniversitesi — Taipei&#8217;de bulunan üniversitenin genel puanı 49.8. En çok alıntılama, araştırma ve öğretim alanında puan almıştır. 9. Zhejiang Üniversitesi — 1897&#8217;de kurulan üniversite 45 bin kişiye eğitim veriyor. Genel puanı 51.8. 8. Witwatersrand Üniversitesi — Güney Afrika&#8217;da bulunan üniversitede Nelson Mandela hukuk okumuş. Genel puanı 52.6, alıntılama kategorisinde ise 82.9. 7. Shanghai Jiao Tong Üniversitesi — Mühendislik alanındaki başarısı ile &#8220;doğu MIT&#8221; olarak bilinen üniversitenin genel puanı 52.8. 6. Fudan Üniversitesi — Çin&#8217;in en iyi gazetecilik okullarından biri olan Fudan&#8217;ın genel puanı 52.9, alıntılama kateorisinde ise 65.7. 5. Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi — Aslen Pekin&#8217;de bulunan üniversite Kültür Devrimi&#8217;nin bir parçası olarak doğuda bir şehir olan Hefei&#8217;ye taşınmış. Genel puanı 53.7. 4. Cape Town Üniversitesi — 26 bin öğrencisi olan üniversite sadece Güney Afrika&#8217;nın değil, tüm Afrika&#8217;nın en iyi üniversitesi. Genel puanı 55.2. 3. Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi — Kurucusu Mikhail Lomonosov&#8217;un adını alan üniversite 1755 yılında eğitim vermeye başladı. Rusya&#8217;nın en iyi üniversitesi olan Lomonosov, bugün 47 bin öğrenciye 39 farklı fakültede eğitim veriyor. Genel puanı 58.4. 2. Tsinghua Üniversitesi — Çin&#8217;in en iyi iki üniversitesinden biri ve genel puanı 77.9. Araştırma kategorisinde ise 89.6. 1. Pekin Üniversitesi — Gelişen dünyanın en iyi üniversitesi. 32 bin öğrencisi ile genel puanı 78.8. Kaynak: https://www.weforum.org/agenda/2017/02/these-are-the-22-best-universities-in-emerging-economies?utm_content=bufferf75bb&#38;utm_medium=social&#38;utm_source=twitter.com&#38;utm_campaign=buffer</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/gelismekte-olan-ulkelerde-22-en-iyi-universite-listesinde-sabanci-ve-koc-da-var">Gelişmekte olan ülkelerde 22 en iyi üniversite listesinde Sabancı ve Koç da var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Times Higher Education (THE) 2017 raporuna göre gelişmekte olan ülkelerin en iyi üniversiteleri sıralamasında Türkiye&#8217;den Sabancı ve Koç Üniversiteleri ilk 22&#8217;ye girdi.</strong></p>
<p>Küresel sıralamada ABD ve Avrupa üniversiteleri her zaman olduğu gibi üst sıralarda. Hindistan, Rusya ve özellikle Çin üniversiteleri ise büyük aşama kaydetmiş görünüyor. Çin, gelişen dünyada başı çeken üniversiteler arasında ön sırada: Listede, ilk 300 arasında 52 noktada yer aldı. Indian Institute of Science ise ilk kez bu yıl ilk 15&#8217;e girdi.</p>
<p><strong>İşte en iyi 22 üniversite</strong></p>
<p><strong>22.</strong> National Cheng Kung Üniversitesi — Tayvan&#8217;da bulunan NCKU, ülkenin en iyi okullarından biri, genel puanı 39.3.</p>
<p><strong>21.</strong> Wuhan Üniversitesi — Wuhan&#8217;da bulunan üniversitenin 123 yıllık bir geçmişi var. Genel puanı 40.1.</p>
<p><strong>20.</strong> National Chiao Tung Üniversitesi — Tayvan&#8217;da bulunan üniversite ise birkaç Nobel ödülüne ev sahipliği yapmış. Bunlardan birisi de 1986 Nobel Kimya Ödülü&#8217;nü kazanmış olan Yuan T. Lee. Genel puanı 41.3.</p>
<p><strong>19.</strong> National Research Nuclear Üniversitesi – Moskova&#8217;da bulunan üniversite, 2000&#8217;lerde kapısını yabancı öğrencilere açmadan önce, önemli bir nükleer tesisti. Genel puanı 41.5.</p>
<p><strong>18. Sabancı Üniversitesi — 1994&#8217;te kurulan Sabancı, Türkiye&#8217;nin en iyi ikinci üniversitesi. Alıntılama kategorisinde puanını 61.6&#8217;ya yükseltti. </strong></p>
<p><strong>17.</strong> National Tsing Hua Üniversitesi — Pekin&#8217;deki Tsinghua Üni. ile karıştırılan üniversitenin yaklaşık 12 bin öğrencisi var. Genel puanı ise 40.2&#8217;den 42.2&#8217;ye yükseldi.</p>
<p><strong>16.</strong> Central European Üniversitesi – Budapeşte&#8217;de bulunan ve İngilizce eğitim veren üniversite 1991&#8217;de kuruldu. Öğrenci nüfusunun %76&#8217;dan fazlası yabancı.</p>
<p><strong>15. Koç Üniversitesi — İstanbul&#8217;da bulunan ve adını kurucusu Vehbi Koç&#8217;tan alan özel üniversite Türkiye&#8217;nin en iyisi. Genel puanı 44.2.</strong></p>
<p><strong>14.</strong> Indian Institute of Science — Hindistan&#8217;ın en iyi enstitüsü. Genel puanı 45.8, öğretim puanı ise 50.1.</p>
<p><strong>13.</strong> Sao Paulo Üniversitesi — Brezilya&#8217;nın en iyi üniversitesi, genel puanı 47.2. Latin Amerika&#8217;nın ilk kalp naklini gerçekleştiren Euryclides de Jesus Zerbin gibi başarılı mezunlar veriyor.</p>
<p><strong>12.</strong> Moskova Fizik ve Teknoloji Enstitüsü – Okulda 5.535 öğrenci bulunuyor ve eğitimci başına ortalama 7,8 öğrenci düşüyor.</p>
<p><strong>11.</strong> Nanjing Üniversitesi — 1902&#8217;de bugünkü haliyle kurulmuş olan üniversitenin kökleri 258 yılına uzanır. Bu özelliği ile Çin&#8217;in en eski ve en prestijli üniversiteleri arasında yer alır. Genel puanı 48.4.</p>
<p><strong>10.</strong> National Taiwan Üniversitesi — Taipei&#8217;de bulunan üniversitenin genel puanı 49.8. En çok alıntılama, araştırma ve öğretim alanında puan almıştır.</p>
<p><strong>9.</strong> Zhejiang Üniversitesi — 1897&#8217;de kurulan üniversite 45 bin kişiye eğitim veriyor. Genel puanı 51.8.</p>
<p><strong>8.</strong> Witwatersrand Üniversitesi — Güney Afrika&#8217;da bulunan üniversitede Nelson Mandela hukuk okumuş. Genel puanı 52.6, alıntılama kategorisinde ise 82.9.</p>
<p><strong>7.</strong> Shanghai Jiao Tong Üniversitesi — Mühendislik alanındaki başarısı ile &#8220;doğu MIT&#8221; olarak bilinen üniversitenin genel puanı 52.8.</p>
<p><strong>6.</strong> Fudan Üniversitesi — Çin&#8217;in en iyi gazetecilik okullarından biri olan Fudan&#8217;ın genel puanı 52.9, alıntılama kateorisinde ise 65.7.</p>
<p><strong>5.</strong> Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi — Aslen Pekin&#8217;de bulunan üniversite Kültür Devrimi&#8217;nin bir parçası olarak doğuda bir şehir olan Hefei&#8217;ye taşınmış. Genel puanı 53.7.</p>
<p><strong>4.</strong> Cape Town Üniversitesi — 26 bin öğrencisi olan üniversite sadece Güney Afrika&#8217;nın değil, tüm Afrika&#8217;nın en iyi üniversitesi. Genel puanı 55.2.</p>
<p><strong>3.</strong> Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi — Kurucusu Mikhail Lomonosov&#8217;un adını alan üniversite 1755 yılında eğitim vermeye başladı. Rusya&#8217;nın en iyi üniversitesi olan Lomonosov, bugün 47 bin öğrenciye 39 farklı fakültede eğitim veriyor. Genel puanı 58.4.</p>
<p><strong>2.</strong> Tsinghua Üniversitesi — Çin&#8217;in en iyi iki üniversitesinden biri ve genel puanı 77.9. Araştırma kategorisinde ise 89.6.</p>
<p><strong>1. </strong>Pekin Üniversitesi — Gelişen dünyanın en iyi üniversitesi. 32 bin öğrencisi ile genel puanı 78.8.</p>
<p><strong>Kaynak: <a href="https://www.weforum.org/agenda/2017/02/these-are-the-22-best-universities-in-emerging-economies?utm_content=bufferf75bb&amp;utm_medium=social&amp;utm_source=twitter.com&amp;utm_campaign=buffer">https://www.weforum.org/agenda/2017/02/these-are-the-22-best-universities-in-emerging-economies?utm_content=bufferf75bb&amp;utm_medium=social&amp;utm_source=twitter.com&amp;utm_campaign=buffer</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/gelismekte-olan-ulkelerde-22-en-iyi-universite-listesinde-sabanci-ve-koc-da-var">Gelişmekte olan ülkelerde 22 en iyi üniversite listesinde Sabancı ve Koç da var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7162</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sabancı Üniversitesi’nde tasarlanan X ışını algılayıcısı XRD Dünya yörüngesine bırakıldı</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/sabanci-universitesinde-tasarlanan-x-isini-algilayicisi-xrd-dunya-yorungesine-birakildi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2017 10:03:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik ve Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[BeEagleSat]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[itü]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası uzay istasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[uydu]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<category><![CDATA[X-IŞINI]]></category>
		<category><![CDATA[XRD]]></category>
		<category><![CDATA[yörünge]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=6703</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emrah Kalemci önderliğinde tasarlanan ve Yüksek Enerji Astrofiziği Algılayıcı Laboratuvarı&#8217;nda geliştirilen x ışını algılayıcısı XRD, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan 26 Mayıs 2017 tarihinde Türkiye saati ile 15:15’de Dünya yörüngesine bırakıldı. Tübitak 1001 fon desteği ile gerçekleştirilen projede ağırlıklı olarak lisans ve yüksek lisans öğrencileri yer aldı. XRD, İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Alim Rüstem Aslan önderliğinde geliştirilen ve BeEagleSat adı verilen küp uydu üzerinde gönderildi. XRD’nin devre çizimi, yazılım ve testleri ise üzerinde bulunduğu BeEagleSat uydusunun üretildiği İTÜ Uzay Sistemleri Tasarım ve Test Laboratuvarı’nda (USTTL) yapıldı. XRD topladığı verileri Dünya’ya gönderecek XRD, 10cm x 10cm boyutunda bir elektronik devre üzerine yerleştirilmiş x ışını algılayıcısı olarak kullanan bir sistem ve çeşitli yörünge yüksekliklerinde yüksek enerjili x ışın arka alanını ölçecek. Sistem 2 günde bir 30 dakika boyunca çalışıp veri toplayacak ve bu verileri Dünya’ya gönderecek. BeEagleSat hakkında XRD’nin üzerinde bulunduğu 10 cm x 10 cm x 20 cm boyutlarındaki BeEagleSat küp uydu, Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı projesinin bir parçası ve proje kapsamında 36 küp uydu sistemleri ile alçak termosferde çeşitli bilimsel ölçümler yapmayı amaçlıyor. Uydudan ilk sinyaller alındı Filli olarak 2012 yılında başlayan BeEagleSat projesi 2016 yılında tamamlandı. İTÜ USTTL’de Havelsan işbirliğiyle üretilen HAVELSAT ile beraber diğer QB50 uydularının da toplandığı Hollanda’daki merkeze teslim edildi. 18 Nisan 2017 tarihinde ATLAS 5 roketi ile Orbital ATK Cygnus kargo aracı içinde başarılı bir şekilde fırlatıldı ve ISS’e ulaştı. 26 Mayıs 2017 tarihinde Türkiye saati ile 15:15’de ise ISS’den NanoRacks firması tarafından yörüngeye yerleştirme sistemleri ile 408 km yüksekliğindeki yörüngesine yerleştirildi. BeEagleSat’ın sistemi yörüngeye yerleştikten 5 saat sonra açıldı ve ilk sinyal başarılı şekilde alındı. Uydu çalışma hazırlık testlerinin tamamlanmasını takiben İTÜ’deki yer istasyonuna bilgileri indirmeye başlayacak.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/sabanci-universitesinde-tasarlanan-x-isini-algilayicisi-xrd-dunya-yorungesine-birakildi">Sabancı Üniversitesi’nde tasarlanan X ışını algılayıcısı XRD Dünya yörüngesine bırakıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emrah Kalemci önderliğinde tasarlanan ve Yüksek Enerji Astrofiziği Algılayıcı Laboratuvarı&#8217;nda geliştirilen <strong>x ışını algılayıcısı XRD</strong>,<strong> </strong>Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan 26 Mayıs 2017 tarihinde Türkiye saati ile 15:15’de Dünya yörüngesine bırakıldı.</p>
<p>Tübitak 1001 fon desteği ile gerçekleştirilen projede ağırlıklı olarak lisans ve yüksek lisans öğrencileri yer aldı. <strong>XRD</strong>, İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Alim Rüstem Aslan önderliğinde geliştirilen ve <strong>BeEagleSat</strong> adı verilen küp uydu üzerinde gönderildi.</p>
<p>XRD’nin devre çizimi, yazılım ve testleri ise üzerinde bulunduğu BeEagleSat uydusunun üretildiği İTÜ Uzay Sistemleri Tasarım ve Test Laboratuvarı’nda (USTTL) yapıldı.</p>
<p><strong>XRD topladığı verileri Dünya’ya gönderecek</strong></p>
<p>XRD, 10cm x 10cm boyutunda bir elektronik devre üzerine yerleştirilmiş x ışını algılayıcısı olarak kullanan bir sistem ve çeşitli yörünge yüksekliklerinde yüksek enerjili x ışın arka alanını ölçecek. Sistem 2 günde bir 30 dakika boyunca çalışıp veri toplayacak ve bu verileri Dünya’ya gönderecek.</p>
<p><strong>BeEagleSat hakkında</strong></p>
<p>XRD’nin üzerinde bulunduğu 10 cm x 10 cm x 20 cm boyutlarındaki <strong>BeEagleSat</strong> küp uydu, Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı projesinin bir parçası ve proje kapsamında 36 küp uydu sistemleri ile alçak termosferde çeşitli bilimsel ölçümler yapmayı amaçlıyor.</p>
<p><strong>Uydudan ilk sinyaller alındı</strong></p>
<p>Filli olarak 2012 yılında başlayan BeEagleSat projesi 2016 yılında tamamlandı. İTÜ USTTL’de Havelsan işbirliğiyle üretilen HAVELSAT ile beraber diğer QB50 uydularının da toplandığı Hollanda’daki merkeze teslim edildi. 18 Nisan 2017 tarihinde ATLAS 5 roketi ile Orbital ATK Cygnus kargo aracı içinde başarılı bir şekilde fırlatıldı ve ISS’e ulaştı. 26 Mayıs 2017 tarihinde Türkiye saati ile 15:15’de ise ISS’den NanoRacks firması tarafından yörüngeye yerleştirme sistemleri ile 408 km yüksekliğindeki yörüngesine yerleştirildi. BeEagleSat’ın sistemi yörüngeye yerleştikten 5 saat sonra açıldı ve ilk sinyal başarılı şekilde alındı. Uydu çalışma hazırlık testlerinin tamamlanmasını takiben İTÜ’deki yer istasyonuna bilgileri indirmeye başlayacak.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/sabanci-universitesinde-tasarlanan-x-isini-algilayicisi-xrd-dunya-yorungesine-birakildi">Sabancı Üniversitesi’nde tasarlanan X ışını algılayıcısı XRD Dünya yörüngesine bırakıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6703</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin ilk grafen katkılı müzik aleti üretildi</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/turkiyenin-ilk-grafen-katkili-muzik-aleti-uretildi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Apr 2017 13:11:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoyaşam]]></category>
		<category><![CDATA[grafen]]></category>
		<category><![CDATA[karbon allotropu]]></category>
		<category><![CDATA[müzik aleti]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=6334</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üniversite-sanayi iş birliği ile bir ilke imza atıldı. Sabancı Üniversitesi bünyesinde kurulan Nanografen şirketi, Türkiye’nin grafen katkılı ilk müzik aletini üretti. Grafenin müzik sektöründe kullanılmasının birçok yeniliği de beraberinde getirmesi bekleniyor. Grafen nedir? Karbon atomunun bir allotropu olan Grafen, dünyada bilinen en ince iki boyutlu madde ve atomlarının altılı halkalar halinde oluşturduğu düzlemsel bir yapıya sahip. Bal peteği şeklindeki yapısı ile şu ana kadar belirlenmiş en dayanıklı malzeme. Altılı halkaları içinde serbest dolaşan elektronlar sayesinde grafen, bakır kadar iyi bir elektriksel iletkenliğe ve bakırdan on kat daha fazla termal iletkenliğe sahip. Ağ yapılı olmasına rağmen grafenin halkaları o kadar küçük ki, bir helyum atomunun bile bu halkalardan geçmesi imkansız. Yakın zamanda tenis raketleri, golf çubukları gibi spor malzemeleri, otomobil, uçak gövdeleri ve rüzgar tribün kanatları grafen ile üretilmeye başlandı. Gece görüşü sağlayabilen akıllı lensler, su geçirmezlik, kurşun geçirmezlik, filtrasyon gibi önemli uygulama olanakları ise şu an deneme aşamasında. Yakıt pilleri, güneş enerjisinin depolanması, nano-çipler, esnek bilgisayar ve cep telefonları yapımında grafenin kullanım olanakları da hızla yayılıyor. Türkiye’nin ilk grafen katkılı müzik aleti Çalışmada grafen, bir klarnetin kaplama işleminde kullanılan epoksi içerisine düşük bir oranda dağıtıldı. Bu yolla klarnetin hem daha hafif hem de daha sağlam olması sağlandı. Grafen kullanımı klarnete ayrıca parlaklık ve çizilmezlik gibi özellikler de kazandırdı. Grafen maddesinin geniş yüzey alanı sayesinde, müzik aletinde seslerin iletimi kolaylaştı ve epoksi sistemlerle üretilen diğer müzik aletlerine göre daha iyi sesler çıkararması sağlandı. Bununla birlikte grafen müzik aletinin kullanım ömrünü de uzattı. Kimler destek verdi? Müzik aletinin üreticisi Nanografen şirketi, Sabancı Üniversitesi bünyesindeki Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi araştırmacısı Yard. Doç. Dr. Burcu Saner Okan, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Menceloğlu ve Inovent A.Ş. ortaklığı ile kuruldu. Müzik aletinin üretimine, yine üniversite bünyesindeki Kordsa Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezinden, Dr. Jamal Seyyed Monfared Zanjani de destek verdi. Çalışma Ahşap klarnet üretiminde önde gelen isimlerden Akıneri Müzik Aletleri Şirketi ile birlikte yürütüldü. Ulusal bir kazanım Çalışmada iki farklı ürün geliştirildi. Yakında seri üretime geçilmesi planlanan ilk ürün, yüksek kalitede grafen malzemesi ile üretildi. İkinci ürün ise katma değeri yüksek atık lastik pirolizinden elde edilen karbonunun grafene dönüşmüş hali. Bu ürün de karbon siyahı ve aktif karbon gibi malzemelere rakip konumda. Otomotiv plastiklerinde kullanılmasına yönelik ürün çalışmaları da sürüyor. Hafif ve uzun ömürlü bu müzik aleti ile müzisyenlerin yıllardır yakındıkları şikayetleri gidermek amaçlandı. Grafen, müzik aletini, korozyona ve darbelere dayanıklı hale getirdi. %80 daha dayanıklı olan alet %40 daha hafif. Akıneri şirketinin kurucusu Aydan Akıneri bu müzik aletinin yüksek katma değere sahip ulusal bir kazanım olduğunu belirtiyor. Grafen katkısıyla üretilen klarnet, yerli ürün olarak hem Türkiye hem de yurt dışında büyük önem taşıyor. Sınırlı sayıda bulunan grafen ürünlerinin müzik sektöründe kullanılması, grafen uygulamaları alanında önemli yenilikleri de beraberinde getirebilir.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/turkiyenin-ilk-grafen-katkili-muzik-aleti-uretildi">Türkiye’nin ilk grafen katkılı müzik aleti üretildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-6335 size-full" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/burcusanerokan_jamalseyyedmonfaredzanjani_yusuf_menceloglu__0.jpg" alt="" width="636" height="339" />Üniversite-sanayi iş birliği ile bir ilke imza atıldı. Sabancı Üniversitesi bünyesinde kurulan Nanografen şirketi, Türkiye’nin grafen katkılı ilk müzik aletini üretti. Grafenin müzik sektöründe kullanılmasının birçok yeniliği de beraberinde getirmesi bekleniyor.</p>
<p><strong>Grafen nedir?</strong></p>
<p>Karbon atomunun bir allotropu olan Grafen, dünyada bilinen en ince iki boyutlu madde ve atomlarının altılı halkalar halinde oluşturduğu düzlemsel bir yapıya sahip. Bal peteği şeklindeki yapısı ile şu ana kadar belirlenmiş en dayanıklı malzeme. Altılı halkaları içinde serbest dolaşan elektronlar sayesinde grafen, bakır kadar iyi bir elektriksel iletkenliğe ve bakırdan on kat daha fazla termal iletkenliğe sahip. Ağ yapılı olmasına rağmen grafenin halkaları o kadar küçük ki, bir helyum atomunun bile bu halkalardan geçmesi imkansız.</p>
<p>Yakın zamanda tenis raketleri, golf çubukları gibi spor malzemeleri, otomobil, uçak gövdeleri ve rüzgar tribün kanatları grafen ile üretilmeye başlandı. Gece görüşü sağlayabilen akıllı lensler, su geçirmezlik, kurşun geçirmezlik, filtrasyon gibi önemli uygulama olanakları ise şu an deneme aşamasında. Yakıt pilleri, güneş enerjisinin depolanması, nano-çipler, esnek bilgisayar ve cep telefonları yapımında grafenin kullanım olanakları da hızla yayılıyor.</p>
<p><strong>Türkiye’nin ilk grafen katkılı müzik aleti</strong></p>
<p>Çalışmada grafen, bir klarnetin kaplama işleminde kullanılan epoksi içerisine düşük bir oranda dağıtıldı. Bu yolla klarnetin hem daha hafif hem de daha sağlam olması sağlandı. Grafen kullanımı klarnete ayrıca parlaklık ve çizilmezlik gibi özellikler de kazandırdı. Grafen maddesinin geniş yüzey alanı sayesinde, müzik aletinde seslerin iletimi kolaylaştı ve epoksi sistemlerle üretilen diğer müzik aletlerine göre daha iyi sesler çıkararması sağlandı. Bununla birlikte grafen müzik aletinin kullanım ömrünü de uzattı.</p>
<p><strong>Kimler destek verdi?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-11789 alignleft" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/muzikgrafen-300x166.jpg" alt="" width="300" height="166" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/muzikgrafen-300x166.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/muzikgrafen.jpg 880w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Müzik aletinin üreticisi Nanografen şirketi, Sabancı Üniversitesi bünyesindeki Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi araştırmacısı Yard. Doç. Dr. Burcu Saner Okan, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Menceloğlu ve Inovent A.Ş. ortaklığı ile kuruldu. Müzik aletinin üretimine, yine üniversite bünyesindeki Kordsa Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezinden, Dr. Jamal Seyyed Monfared Zanjani de destek verdi. Çalışma Ahşap klarnet üretiminde önde gelen isimlerden Akıneri Müzik Aletleri Şirketi ile birlikte yürütüldü.</p>
<p><strong>Ulusal bir kazanım</strong></p>
<p>Çalışmada iki farklı ürün geliştirildi. Yakında seri üretime geçilmesi planlanan ilk ürün, yüksek kalitede grafen malzemesi ile üretildi. İkinci ürün ise katma değeri yüksek atık lastik pirolizinden elde edilen karbonunun grafene dönüşmüş hali. Bu ürün de karbon siyahı ve aktif karbon gibi malzemelere rakip konumda. Otomotiv plastiklerinde kullanılmasına yönelik ürün çalışmaları da sürüyor.</p>
<p>Hafif ve uzun ömürlü bu müzik aleti ile müzisyenlerin yıllardır yakındıkları şikayetleri gidermek amaçlandı. Grafen, müzik aletini, korozyona ve darbelere dayanıklı hale getirdi. %80 daha dayanıklı olan alet %40 daha hafif. Akıneri şirketinin kurucusu Aydan Akıneri bu müzik aletinin yüksek katma değere sahip ulusal bir kazanım olduğunu belirtiyor.</p>
<p>Grafen katkısıyla üretilen klarnet, yerli ürün olarak hem Türkiye hem de yurt dışında büyük önem taşıyor. Sınırlı sayıda bulunan grafen ürünlerinin müzik sektöründe kullanılması, grafen uygulamaları alanında önemli yenilikleri de beraberinde getirebilir.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/turkiyenin-ilk-grafen-katkili-muzik-aleti-uretildi">Türkiye’nin ilk grafen katkılı müzik aleti üretildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6334</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Canan Dağdeviren: İlham perim Atatürk</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/canan-dagdeviren-ilham-perim-ataturk</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2017 16:10:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[boğaziçi üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[canan dagdeviren]]></category>
		<category><![CDATA[erdal inönü]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[fizik mühendisi]]></category>
		<category><![CDATA[giyilebilir kalp pili]]></category>
		<category><![CDATA[hacettepe üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[harvard üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[ilham perisi]]></category>
		<category><![CDATA[marie curie]]></category>
		<category><![CDATA[MIT]]></category>
		<category><![CDATA[mucit]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[temel bilimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=5344</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilime olan aşkımı Pierre Curie’ye, hayat felsefemi Atatürk’e borçluyum” diyen, 32 yaşına büyük işler sığdırmış ve belli ki daha da sığdıracak olan bir bilim insanı Canan Dağdeviren. “Hayal kurmayı ve hayallerinin peşinden gitmeyi seçmiş. Asla yılmıyor. Fizik mühendisi. Harvard Üniversitesi’nin Genç Akademi üyeliğine (Junior Fellow of Harvard) seçilen ilk Türk. Dünya medyası onu giyilebilir kalp pilinin mucidi diye tanıyor. Ayrıca cilt kanserini teşhis eden kendi geliştirdiği bir cihaz da var. Bilim kariyerini ABD’de sürdürüyor ama bu ülkenin okullarından mezun. Hacettepe Üniversitesi’nde fizik mühendisliği eğitimi aldıktan sonra, yüksek lisansını Sabancı Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği’nde yaptı. Şimdi MIT’te yardımcı doçent. Türkiye’de kolay değil Boğaziçi Üniversitesi’nde Boğaziçi Lectures kapsamında öğrencilere yapacağı konuşmanın öncesinde buluştuk Dağdeviren’le. “Azmimi ve kararlığımı annemden, riskli kararlar almayı babamdan almışım” dediği ailesi de yanındaydı. Yoğun Türkiye programında ilk durak Sabancı Üniversitesi olmuş. Nedeni ise ilginç. “Türkiye’de de ABD gibi giyilebilir kalp pili yapılabilir mi” diye araştırdığını, sonucunda bir rapor hazırlayacağını söylüyor. “Peki yapılabilir mi?” sorusunu yöneltiyorum. “Çok kolay değil Türkiye’de bilimsel araştırma yapmak. En büyük sorun malzeme temininde. Önce ihaleye çıkılıyor. Şirketler başvuruyor en hesaplısı seçiliyor. Bürokrasi çok fazla. Envanter tam yok, aynı malzeme başka üniversitede var mı yok mu bilinmiyor” diye sıralıyor. ‘Bilime güvenirler’ Peki ya ABD’de? “Orada araştırma yapanlara güvenirler. Üzerinde ismimizin olduğu kredi kartları verirler, limitsiz. İstediğiniz malzemeyi anında temin edersiniz.” Ya başka farklar? “Türkiye’de bahane üretmeye açık bir yapı var. Örneğin malzeme olmaması bile bunu tetikleyebiliyor. Ayrıca başarısızlığa hiç tahammül yok burada. Oysa bilim dünyasında başarısız olmak iyi bir şeydir.” Dağdeviren’le yaptığımız sohbet, tam da KHK ile onlarca bilim insanının üniversitelerinden atıldığı günlere denk geldiği için konu akademik özgürlüğe de geliyor haliyle. Dağdeviren “Genel anlamda özgürlüğün olmadığı bir ülkede akademik özgürlük nasıl olabilir ki?” diye yanıtlıyor. “Türkiye’deki üniversitelerde aldığım eğitimin hakkını vermem lazım. Sabancı ve Hacettepe’de katı hal fiziğini çok iyi öğrendim. Ama pratik eksiğim vardı onu da ABD’de tamamlıyorum” diyen Canan Dağdeviren, fizik mühendisliğine 73 kişi olarak girdiklerini ve sadece 3 kişinin mezun olabildiğini belirtiyor. ‘Çok acı&#8230;’ Dağdeviren Türkiye’de üniversitelerde Temel Bilimler fakültelerine hem ilginin düşük olmasını hem de bu yüzden kapatılmasını “Çok acı; böyle davranarak bir ülkenin gelişmesi gerçekten mümkün değil; bunu göremeyip teşvik edememek de başka acı bence” diye değerlendiriyor. Hedefini “Geliştirdiğim bir cihazın hastaların sorunlarını çözebilmesi” olarak tanımlıyor. Yapay zekâ ilgisini çekiyor ancak Türkiye’de basında çıktığı gibi Trump’ın ya da yakın çevresinin herhangi bir şirketinde ortak çalışma gibi bir teklif almadığını belirtiyor. Peki ya gençlere öneriler? Onlar hedeflerini nasıl bulacaklar? Bu soruya yanıtı net Dağdeviren’in: “Hedefler insanların içinde gizli bence. Sakin bir ortamda kendinize şu soruyu sorun: Kendinizi nasıl ve nerede görmek istiyorsunuz. Hayal kurun ve mutlaka peşinden gidin. Çünkü insan bir kez hayata geliyor. Curie ve İnönü Bilime olan merakında iki dönüm noktası olduğunu vurguluyor. İlki babasının kendisine Marie Curie hakkında hediye ettiği bir kitaptaki Pierre Curie’nin yaptıkları; ikinci ise Erdal İnönü’den bizzat aldığı “Anılar ve Düşünceler” adlı eser. Erdal İnönü ile tanışmasının lisedeki alan seçiminde çok etkili olduğunu da vurguluyor. Kendi adına öğrencilere vizyon bursu verecek Her yıl 23 Nisan’da 1 kız ve 1 erkek öğrenci Dağdeviren bursu ile Boston’a gelecek. Orada 1 hafta boyunca Harvard, MIT çeşitli üniversiteleri gezecek, müzeleri ve oradaki yaşamı gözlemleyecek. Türkiye’ye döndüğünde ise bir ağaç dikecek. “Çünkü ağaç yetiştirmenin önemini, sabır ve zaman gerektirdiğini anlamalarını istiyorum” diyor. Dağdeviren, 2 yıl önce bunun hayalini kurduğunu ve gerçekleştirmek için bir vakıf kurduğunu söylüyor. Vizyon bursuna ilk destek ise Arya Kadın Yatırım Platformu’ndan gelmiş. Bu yılki 20 bin dolar tutarındaki Güçlü Kadın Ödülü bu projesinden dolayı Dağdeviren’e verilmiş. ‘Giyilebilir kalp pili nedir?&#8217; Günlerini okulun Boston’daki laboratuvarında geçiren Canan Dağdeviren’in kalp için ürettiği özel çip, kalp atışlarıyla oluşan enerjiyi elektriğe dönüştürerek çipi sürekli şarj ediyor ve pile ihtiyaç duymadan çalışabiliyor. Soluk alıp verirken akciğer ve diyaframın oluşturduğu mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren “giyilebilir kalp pili” sayesinde, kalbe takılan pilin değişmesi için hastaların küçük yaşlardan itibaren sık sık ameliyat olma zorunluluğunu da ortadan kaldırıyor. Özlem Yüzak *Bu yazı 10 Şubat 2017 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/canan-dagdeviren-ilham-perim-ataturk">Canan Dağdeviren: İlham perim Atatürk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bilime olan aşkımı Pierre Curie’ye, hayat felsefemi Atatürk’e borçluyum” diyen, 32 yaşına büyük işler sığdırmış ve belli ki daha da sığdıracak olan bir bilim insanı Canan Dağdeviren.</strong></p>
<p>“Hayal kurmayı ve hayallerinin peşinden gitmeyi seçmiş. Asla yılmıyor. Fizik mühendisi. Harvard Üniversitesi’nin Genç Akademi üyeliğine (Junior Fellow of Harvard) seçilen ilk Türk. Dünya medyası onu giyilebilir kalp pilinin mucidi diye tanıyor. Ayrıca cilt kanserini teşhis eden kendi geliştirdiği bir cihaz da var. Bilim kariyerini ABD’de sürdürüyor ama bu ülkenin okullarından mezun. Hacettepe Üniversitesi’nde fizik mühendisliği eğitimi aldıktan sonra, yüksek lisansını Sabancı Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği’nde yaptı. Şimdi MIT’te yardımcı doçent.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-5346 alignleft" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/02/cd-151x300.jpg" alt="" width="151" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/02/cd-151x300.jpg 151w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/02/cd.jpg 316w" sizes="auto, (max-width: 151px) 100vw, 151px" />Türkiye’de kolay değil</strong></p>
<p>Boğaziçi Üniversitesi’nde Boğaziçi Lectures kapsamında öğrencilere yapacağı konuşmanın öncesinde buluştuk Dağdeviren’le. “Azmimi ve kararlığımı annemden, riskli kararlar almayı babamdan almışım” dediği ailesi de yanındaydı. Yoğun Türkiye programında ilk durak Sabancı Üniversitesi olmuş. Nedeni ise ilginç. “Türkiye’de de ABD gibi giyilebilir kalp pili yapılabilir mi” diye araştırdığını, sonucunda bir rapor hazırlayacağını söylüyor. “Peki yapılabilir mi?” sorusunu yöneltiyorum. “Çok kolay değil Türkiye’de bilimsel araştırma yapmak. En büyük sorun malzeme temininde. Önce ihaleye çıkılıyor. Şirketler başvuruyor en hesaplısı seçiliyor. Bürokrasi çok fazla. Envanter tam yok, aynı malzeme başka üniversitede var mı yok mu bilinmiyor” diye sıralıyor.</p>
<p><strong>‘Bilime güvenirler’</strong></p>
<p>Peki ya ABD’de? “Orada araştırma yapanlara güvenirler. Üzerinde ismimizin olduğu kredi kartları verirler, limitsiz. İstediğiniz malzemeyi anında temin edersiniz.” Ya başka farklar? “Türkiye’de bahane üretmeye açık bir yapı var. Örneğin malzeme olmaması bile bunu tetikleyebiliyor. Ayrıca başarısızlığa hiç tahammül yok burada. Oysa bilim dünyasında başarısız olmak iyi bir şeydir.” Dağdeviren’le yaptığımız sohbet, tam da KHK ile onlarca bilim insanının üniversitelerinden atıldığı günlere denk geldiği için konu akademik özgürlüğe de geliyor haliyle. Dağdeviren “Genel anlamda özgürlüğün olmadığı bir ülkede akademik özgürlük nasıl olabilir ki?” diye yanıtlıyor. “Türkiye’deki üniversitelerde aldığım eğitimin hakkını vermem lazım. Sabancı ve Hacettepe’de katı hal fiziğini çok iyi öğrendim. Ama pratik eksiğim vardı onu da ABD’de tamamlıyorum” diyen Canan Dağdeviren, fizik mühendisliğine 73 kişi olarak girdiklerini ve sadece 3 kişinin mezun olabildiğini belirtiyor.</p>
<p><strong>‘Çok acı&#8230;’</strong></p>
<p>Dağdeviren Türkiye’de üniversitelerde Temel Bilimler fakültelerine hem ilginin düşük olmasını hem de bu yüzden kapatılmasını “Çok acı; böyle davranarak bir ülkenin gelişmesi gerçekten mümkün değil; bunu göremeyip teşvik edememek de başka acı bence” diye değerlendiriyor. Hedefini “Geliştirdiğim bir cihazın hastaların sorunlarını çözebilmesi” olarak tanımlıyor. Yapay zekâ ilgisini çekiyor ancak Türkiye’de basında çıktığı gibi Trump’ın ya da yakın çevresinin herhangi bir şirketinde ortak çalışma gibi bir teklif almadığını belirtiyor. Peki ya gençlere öneriler? Onlar hedeflerini nasıl bulacaklar? Bu soruya yanıtı net Dağdeviren’in: “Hedefler insanların içinde gizli bence. Sakin bir ortamda kendinize şu soruyu sorun: Kendinizi nasıl ve nerede görmek istiyorsunuz. Hayal kurun ve mutlaka peşinden gidin. Çünkü insan bir kez hayata geliyor.</p>
<p><strong>Curie ve İnönü</strong></p>
<p>Bilime olan merakında iki dönüm noktası olduğunu vurguluyor. İlki babasının kendisine Marie Curie hakkında hediye ettiği bir kitaptaki Pierre Curie’nin yaptıkları; ikinci ise Erdal İnönü’den bizzat aldığı “Anılar ve Düşünceler” adlı eser. Erdal İnönü ile tanışmasının lisedeki alan seçiminde çok etkili olduğunu da vurguluyor.</p>
<p><strong>Kendi adına öğrencilere vizyon bursu verecek</strong></p>
<p>Her yıl 23 Nisan’da 1 kız ve 1 erkek öğrenci Dağdeviren bursu ile Boston’a gelecek. Orada 1 hafta boyunca Harvard, MIT çeşitli üniversiteleri gezecek, müzeleri ve oradaki yaşamı gözlemleyecek. Türkiye’ye döndüğünde ise bir ağaç dikecek. “Çünkü ağaç yetiştirmenin önemini, sabır ve zaman gerektirdiğini anlamalarını istiyorum” diyor. Dağdeviren, 2 yıl önce bunun hayalini kurduğunu ve gerçekleştirmek için bir vakıf kurduğunu söylüyor. Vizyon bursuna ilk destek ise Arya Kadın Yatırım Platformu’ndan gelmiş. Bu yılki 20 bin dolar tutarındaki Güçlü Kadın Ödülü bu projesinden dolayı Dağdeviren’e verilmiş.</p>
<p><strong>‘Giyilebilir kalp pili nedir?&#8217;</strong></p>
<p>Günlerini okulun Boston’daki laboratuvarında geçiren Canan Dağdeviren’in kalp için ürettiği özel çip, kalp atışlarıyla oluşan enerjiyi elektriğe dönüştürerek çipi sürekli şarj ediyor ve pile ihtiyaç duymadan çalışabiliyor. Soluk alıp verirken akciğer ve diyaframın oluşturduğu mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren “giyilebilir kalp pili” sayesinde, kalbe takılan pilin değişmesi için hastaların küçük yaşlardan itibaren sık sık ameliyat olma zorunluluğunu da ortadan kaldırıyor.</p>
<p><strong>Özlem Yüzak</strong></p>
<p><em><strong>*Bu yazı 10 Şubat 2017 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlanmıştır.</strong></em></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/canan-dagdeviren-ilham-perim-ataturk">Canan Dağdeviren: İlham perim Atatürk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5344</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
