<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sensör arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/sensor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/sensor</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Oct 2016 12:51:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Yanardağa internet sitesi</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/edip-emil-oymen/yanardaga-internet-sitesi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Edip Emil Öymen]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Oct 2016 08:16:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edip Emil Öymen]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[sensör]]></category>
		<category><![CDATA[yanardağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=3865</guid>

					<description><![CDATA[<p>General Electric, Nikaragua’da aktif Masaya yanardağının içinden internet yayınına başlayacak. Amaç, oradaki faaliyeti online izlemek. Patlayacaksa, belirtilerini önceden saptamak. Yanardağ, başkent Managua’ya sadece 30 km uzakta. Napoli’nin kâbusu Vezüv kadar. GE bu proje için, “gerçek” Indiana Jones olarak bilinen kâşif Sam Cossman ve ekibini yanardağın kraterinden içeriye indirdi. Ekip, volkana 80 sensör yerleştirdi. Bunu başarmak için, özel giysilerle, sıcaklığı 540 dereceye varan cehennemde 370 metre aşağıya sarktılar. 6 hafta süren çalışmalara dair görüntüler YouTube’da (https://youtu.be/JJbjdeU3TVw). Cossman geçen yıl da Güney Pasifik’te Vanuatu’daki Marum yanardağının kraterinden içeriye inmişti. Sensörler, GE’nin geliştirdiği bulut tabanlı yazılım Predix’e veri gönderecek. GE daha önce de yanardağın içine doğru yolladığı dronlarla havanın kimyasal yapısını ölçmüştü. Bütün bu girişimler, aktif yanardağların yöresinde yaşayan milyonlarca insanın hayatını korumaya yönelik. Yanardağ faaliyetini izlemek, deprem tahmininden daha kolay. Dağdan çıkan zehirli gazlar ölçülebiliyor. Patlama öncesindeki depremler izlenebiliyor. 25 milyon nüfuslu Mexico City yakınında Popocatepeti var. Ekvator’da Tungurahua, başkent Quito’nun yakınında. Japonya’da Sakurajima, tıpkı Vezüv gibi, körfezin karşısındaki Kagaşima’ya tehdit. Karaibler’de Martinique Adası’nda Pelée, adanın en büyük şehri Saint Pierre’in tepesinde. 1902 patlamasında şehir Pompey gibi kül altında kaldı. 30 bin kişi öldü. Napoli’nin komşusu Vezüv, 1944’den beri sessiz. Ama hareketsiz değil. Bilim adamları dağ yamacındaki çok sayıdaki sensörü 24/7 izleyerek sismik hareketliliği tahmine çalışıyor. Aynı tahmin, deprem için yapılabilir mi? Şimdilik, buna olumlu yanıt yok. Yine de çareler aranıyor: Büyük deprem beklenen California’da bir deprem başlarken, şehirlerdeki “gömülü elektronik sistemlere” otomatik uyarı yapacak bir sistem geliştiriliyor. Kuzey California Sismik Ağı’nda halen 412 ölçüm merkezi, 924 kanaldan veriyi 24/7 boyunca University of California/Berkeley’deki merkeze iletiyor. Henüz prototip olmakla beraber ceptellere ShakeAlert (Sarsıntı Habercisi) uygulaması indirilebiliyor. Erken uyarıda yeni başarı öyküleri var: Meksika’da Nisan 2014’te ülkenin batısında okyanus içinde 7.2 şiddetinde bir deprem oldu. Meksika İçin Sismik Uyarı Sistemi (SASMEX) sayesinde, deprem merkezine 100 km ile en yakın kent Acapulco sakinleri, depremi 25 saniye önce öğrendi. Merkeze uzaklığına göre diğer şehirlerde bu süre daha arttı. Başkentte uyarı süresi  74 saniyeye çıkmıştı&#8230; Japonya’da ise üç büyük telekom şirketi, uyarıyı aynı anda ileten bir sisteme bağlı. Mart 2011’de 9 şiddetindeki deprem uyarısını ülkede 52 milyon kişi cep telefonundan, 1 dakika önceden öğrenmişti. Ve acaba deprem, uzaydan saptanabilecek mi? İyonosferdeki elektronların durumu, sıcaklık ve bağıl nem verilerinden deprem tahmini yapılabilecek mi? Deprem öncesinde radon gazının atmosfere karıştığı biliniyor. Kızılötesi radyasyon ölçümüyle bu, saptanabiliyor. Geriye dönük araştırmalarda 2015 Nepal, 2011 Japonya (Tohuku), 2010 Haiti depremlerinden önceki iyonosfer analizlerine bakıldığında, kızılötesi radyasyonun arttığı saptanmıştı. Bu ilişkiyi araştıran GeoCosmo şirketi, geliştirdiği büyük veri analizine uygun yazılımını ve yenilikçi sensörlerini Güney Amerika’da deniyor. 2012’den bu yana orada meydana gelen Richter 3’ten büyük 22 depremi “önceden” tahmin ettiğini açıkladı. Bizde ise Deprem Erken Uyarı Sistemleri Sempozyumu’nda (10.05.16) konuşan AFAD Başkanı, “Gemlik Körfezi’nde de erken uyarı sistemlerimizi kurmayı hedefliyoruz” demişti. Edip Emil Öymen  *Bu yazı 03.10.2016 tarihli Dünya gazetesinde yayınlandı.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/edip-emil-oymen/yanardaga-internet-sitesi">Yanardağa internet sitesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>General Electric, Nikaragua’da aktif Masaya yanardağının içinden internet yayınına başlayacak. Amaç, oradaki faaliyeti online izlemek. Patlayacaksa, belirtilerini önceden saptamak. Yanardağ, başkent Managua’ya sadece 30 km uzakta. Napoli’nin kâbusu Vezüv kadar.</p>
<p>GE bu proje için, “gerçek” Indiana Jones olarak bilinen kâşif Sam Cossman ve ekibini yanardağın kraterinden içeriye indirdi. Ekip, volkana 80 sensör yerleştirdi. Bunu başarmak için, özel giysilerle, sıcaklığı 540 dereceye varan cehennemde 370 metre aşağıya sarktılar. 6 hafta süren çalışmalara dair görüntüler YouTube’da (https://youtu.be/JJbjdeU3TVw). Cossman geçen yıl da Güney Pasifik’te Vanuatu’daki Marum yanardağının kraterinden içeriye inmişti.</p>
<p>Sensörler, GE’nin geliştirdiği bulut tabanlı yazılım Predix’e veri gönderecek. GE daha önce de yanardağın içine doğru yolladığı dronlarla havanın kimyasal yapısını ölçmüştü. Bütün bu girişimler, aktif yanardağların yöresinde yaşayan milyonlarca insanın hayatını korumaya yönelik. Yanardağ faaliyetini izlemek, deprem tahmininden daha kolay. Dağdan çıkan zehirli gazlar ölçülebiliyor. Patlama öncesindeki depremler izlenebiliyor.</p>
<p>25 milyon nüfuslu Mexico City yakınında Popocatepeti var. Ekvator’da Tungurahua, başkent Quito’nun yakınında. Japonya’da Sakurajima, tıpkı Vezüv gibi, körfezin karşısındaki Kagaşima’ya tehdit. Karaibler’de Martinique Adası’nda Pelée, adanın en büyük şehri Saint Pierre’in tepesinde. 1902 patlamasında şehir Pompey gibi kül altında kaldı. 30 bin kişi öldü. Napoli’nin komşusu Vezüv, 1944’den beri sessiz. Ama hareketsiz değil. Bilim adamları dağ yamacındaki çok sayıdaki sensörü 24/7 izleyerek sismik hareketliliği tahmine çalışıyor.</p>
<p>Aynı tahmin, deprem için yapılabilir mi? Şimdilik, buna olumlu yanıt yok. Yine de çareler aranıyor: Büyük deprem beklenen California’da bir deprem başlarken, şehirlerdeki “gömülü elektronik sistemlere” otomatik uyarı yapacak bir sistem geliştiriliyor. Kuzey California Sismik Ağı’nda halen 412 ölçüm merkezi, 924 kanaldan veriyi 24/7 boyunca University of California/Berkeley’deki merkeze iletiyor. Henüz prototip olmakla beraber ceptellere ShakeAlert (Sarsıntı Habercisi) uygulaması indirilebiliyor.</p>
<p>Erken uyarıda yeni başarı öyküleri var: Meksika’da Nisan 2014’te ülkenin batısında okyanus içinde 7.2 şiddetinde bir deprem oldu. Meksika İçin Sismik Uyarı Sistemi (SASMEX) sayesinde, deprem merkezine 100 km ile en yakın kent Acapulco sakinleri, depremi 25 saniye önce öğrendi. Merkeze uzaklığına göre diğer şehirlerde bu süre daha arttı. Başkentte uyarı süresi  74 saniyeye çıkmıştı&#8230; Japonya’da ise üç büyük telekom şirketi, uyarıyı aynı anda ileten bir sisteme bağlı. Mart 2011’de 9 şiddetindeki deprem uyarısını ülkede 52 milyon kişi cep telefonundan, 1 dakika önceden öğrenmişti.</p>
<p>Ve acaba deprem, uzaydan saptanabilecek mi? İyonosferdeki elektronların durumu, sıcaklık ve bağıl nem verilerinden deprem tahmini yapılabilecek mi? Deprem öncesinde radon gazının atmosfere karıştığı biliniyor. Kızılötesi radyasyon ölçümüyle bu, saptanabiliyor. Geriye dönük araştırmalarda 2015 Nepal, 2011 Japonya (Tohuku), 2010 Haiti depremlerinden önceki iyonosfer analizlerine bakıldığında, kızılötesi radyasyonun arttığı saptanmıştı. Bu ilişkiyi araştıran GeoCosmo şirketi, geliştirdiği büyük veri analizine uygun yazılımını ve yenilikçi sensörlerini Güney Amerika’da deniyor. 2012’den bu yana orada meydana gelen Richter 3’ten büyük 22 depremi “önceden” tahmin ettiğini açıkladı.</p>
<p>Bizde ise Deprem Erken Uyarı Sistemleri Sempozyumu’nda (10.05.16) konuşan AFAD Başkanı, “Gemlik Körfezi’nde de erken uyarı sistemlerimizi kurmayı hedefliyoruz” demişti.</p>
<p><strong>Edip Emil Öymen</strong></p>
<p><strong> <em>*Bu yazı 03.10.2016 tarihli Dünya gazetesinde yayınlandı.</em></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/edip-emil-oymen/yanardaga-internet-sitesi">Yanardağa internet sitesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3865</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Diyabet hastalarının bileğine mini laboratuvar</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/diyabet-hastalarinin-bilegine-mini-laboratuar</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Sep 2016 09:27:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bileklik]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[sensör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=3648</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyabet hastaları günde üç ila altı kez kan şekerlerini ölçmek zorundalar. Bunun için parmaklarına iğne batırarak kanı özel test makinesinde test ederler. Bu şekilde kan şekeri seviyesini öğrenerek kullanacakları ensülin miktarını belirler. Bu zahmetli iş yerine otomatik bir sistem olsaydı çok daha pratik olurdu. Ve ne iyi ki bu düşünce yakında gerçeğe dönüşebilecek. Nitekim Koreli bilim insanları diyabet hastasının bileğine yapıştırılarak kullanılabilen plaster büyüklüğünde bir mini laboratuvar geliştirdiler. Kan şekerini ter üzerinden ölçen alet, glikoz seviyesinin yükselmesi halinde mikro iğnelerle kana etki maddeleri (ensülin dışında örneğin Metformin de verilmesi gerekebiliyor) aşılıyor. Alet, saydam bir plaster biçiminde. Sensör implantı gerekmiyor, hastalar ölçüm aletini bileklerine yapıştıracaklar. Entegre sensörler, iki boyutlu karbon ve altından üretilmiş ve bunlar taşınabilir elektrokimyasal analiz aletiyle bağlantılı. Bu alet ise ölçüm verilerini akıllı telefona iletiyor. Sistemin işlerliği fareler ve iki hasta üzerinde kanıtlandı. Uzmanlar bundan sonra piyasaya uygun bir alet geliştirmek için çalışırken, sensörlerin ömür süresini ve spor veya aşırı sıcakta fazla terleme durumunda ne olacağını test edecekler. Kaynak: www.nature.com/nnano/journal/vaop/ncurrent/full/nnano.2016.38.html</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/diyabet-hastalarinin-bilegine-mini-laboratuar">Diyabet hastalarının bileğine mini laboratuvar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diyabet hastaları günde üç ila altı kez kan şekerlerini ölçmek zorundalar. Bunun için parmaklarına iğne batırarak kanı özel test makinesinde test ederler. Bu şekilde kan şekeri seviyesini öğrenerek kullanacakları ensülin miktarını belirler.</p>
<p>Bu zahmetli iş yerine otomatik bir sistem olsaydı çok daha pratik olurdu. Ve ne iyi ki bu düşünce yakında gerçeğe dönüşebilecek. Nitekim Koreli bilim insanları diyabet hastasının bileğine yapıştırılarak kullanılabilen plaster büyüklüğünde bir mini laboratuvar geliştirdiler. Kan şekerini ter üzerinden ölçen alet, glikoz seviyesinin yükselmesi halinde mikro iğnelerle kana etki maddeleri (ensülin dışında örneğin Metformin de verilmesi gerekebiliyor) aşılıyor.</p>
<p>Alet, saydam bir plaster biçiminde. Sensör implantı gerekmiyor, hastalar ölçüm aletini bileklerine yapıştıracaklar. Entegre sensörler, iki boyutlu karbon ve altından üretilmiş ve bunlar taşınabilir elektrokimyasal analiz aletiyle bağlantılı. Bu alet ise ölçüm verilerini akıllı telefona iletiyor. Sistemin işlerliği fareler ve iki hasta üzerinde kanıtlandı. Uzmanlar bundan sonra piyasaya uygun bir alet geliştirmek için çalışırken, sensörlerin ömür süresini ve spor veya aşırı sıcakta fazla terleme durumunda ne olacağını test edecekler.</p>
<p><em><strong>Kaynak: <a href="http://www.nature.com/nnano/journal/vaop/ncurrent/full/nnano.2016.38.html">www.nature.com/nnano/journal/vaop/ncurrent/full/nnano.2016.38.html</a></strong></em></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/diyabet-hastalarinin-bilegine-mini-laboratuar">Diyabet hastalarının bileğine mini laboratuvar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3648</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
