<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tablet arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/tablet/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/tablet</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Nov 2018 08:43:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Yapay zekâ, hiyeroglif okuyacak</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/edip-emil-oymen/yapay-zeka-hiyeroglif-okuyacak</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Edip Emil Öymen]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Nov 2018 08:18:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edip Emil Öymen]]></category>
		<category><![CDATA[eski mısır]]></category>
		<category><![CDATA[hiyeroglif]]></category>
		<category><![CDATA[tablet]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=11869</guid>

					<description><![CDATA[<p>Google ile video oyun yapımcısı Ubisoft ve Avustralya/Macquarie Üniversitesi ortaklığında başlatılan Hiyeroglif Girişimi (Hieroglyphics Initiative), Antik Mısır’ın yazıtlarını yapay zekâya “öğretmeye” başladı. Amaç, kısa bir sürede yapay zekânın, hiyeroglifleri kendi başına okumasını sağlamak. Böylece, Antik Mısır uzmanları, hiyeroglif çözeceğim diye uğraşmak yerine konunun daha akademik kısımlarına zaman ve enerji ayırabilecek. Proje, yapay zekânın onbinlerce röntgen filmine bakarak tümör ile sağlıklı doku arasındaki farkı “öğrenmesi” gibi (Bu işleme zaten makine öğrenmesi deniliyor). Antik Mısır’ın resim yazısındaki en az 800 şeklin okunması, anlam çıkartılması hâlâ gayet zahmetli, gayet yavaş. İşin hammallığını yapay zekâ hiç sıkılmadan, bıkmadan, maaşına zam istemeden yapacak, bilimciler sonuca bakacak. Projede oyun şirketi niye var? Fransız oyun şirketi Ubisoft’un, Türkçede de “Assassin’s Creed Origins” adıyla bilinen oyunu Antik Mısır’da Kleopatra döneminde (!) geçiyor: Bu, bir oyun. Senaryosu kurmaca. Oyundaki olayların gerçek tarihle ilgisi önemli değil. Ama dekor olarak her yer hiyeroglif dolu. Hiyeroglif Girişimi Projesi, şu cin fikri ortaya atarak oyun şirketini projeye kattı: Oyuncular, bu heyecanlı, başarılı görselli oyunda gördükleri hiyeroglif “şekillerini” bize yollasınlar. Elimizde bir hiyeroglif veri tabanı oluşsun&#8230; Bu öneriyi oyunculara yaptıktan 24 saat sonra 80 bin hiyeroglif görüntüsü yollanmış. Yapay zekâ işte bunları şimdi okumayı öğreniyor. 217 yıl önceki buluntu Hiyeroglif okumak, bir tür dedektiflik işi. Antik Mısır’ın bu dili, 1799’da Mısır’da Rosetta kasabasında kazılarda bulunan yarısı kırık bir yazıt sayesinde taa 1821’de az-biraz çözülebilmişti. Çünkü yazıt üç ayrı alfabeyle yazılmıştı: Eski Yunanca, demotik ve hiyeroglif. İlk ikisi okunabildiği için, hiyeroglif karşılaştırmalı olarak çözülebildi. Bunun başarısı iki dilbilimciye Fransız Champollion ve İngiliz Thomas Young’a ait. Taşı Fransızlar bulduğu halde, öyküsü bir alt paragrafta özetli nedenlerle 1801’de Rosetta Taşı İngilizlerin oldu. Halen İngiliz Arkeoloji Müzesi’nde (British Museum) en çok ziyaret edilen eserdir. Napolyon Mısır’da 1798 Fransız İhtilali’nden sonra Fransa ile bu ihtilali yüzünden savaşa girişen Avrupa devletlerine karşı üst üste zaferler kazanan 28 yaşındaki General Napolyon, İngiltere’nin Hindistan yolunu kesmek amacıyla 1798’de Mısır’a bir sefer düzenledi: 400’ü aşkın gemi, 40 bin askerle, 167 bilimci, mimar, mühendis, ressamla birlikte. Napolyon, hazır Mısır’a kadar gitmişken tarihi, coğrafyası, kültürü, mimarisi hakkında da bilgi toplamayı düşünmüştü. Çünkü Mısır, Avrupa için bir efsaneydi. Orada bir uygarlık olduğu biliniyor ama bunun “nasıl bir şey olduğu” sadece tahmin ediliyordu. Bilimciler, Mısır’ı keşfedecekti. Hem savaş hem bilim Bu sefer, tam Hollywood’luk bir film senaryosu gibidir. Burada ancak pek kısa bir özete yer var: Hiyerogliflerin okunması, mumyalama tekniğinin keşfi, piramitlerin nasıl yapıldığının anlaşılması, Mısır mimarisinin yapı tekniği gibi bilgiler Napolyon’un Mısır Seferi’ne katılan bu bilimciler sayesinde ortaya çıktı&#8230; Onların topladıkları veriler, yaptıkları çizimler, Fransa’ya dönüşlerinden sonra 1802-1828 arasında bilgiye dönüştürüldü. 26 yılda yazılan, dünya tarihindeki en önemli bilimsel kitaplar arasındaki 23 dev (100 x 70 cm!) ciltlik “Description de l’Égypte” böyle ortaya çıktı. Avrupa, o tarihe kadar resmini görmediği Mısır’ı 900 fotoğrafik tabloyla bu kitapla gördü. Taş, Paris’e değil Londra’ya Fransız bilimciler, modern arkeolojinin temelini attı. Avrupa’da oryantalizm merakı bu seferle başladı. Ama, İngiliz Donanması Napolyon’un gemilerini Ebukir’de yakıp da  Napolyon, Mısır’dan 1799’da Filistin’e yönelince Akka’da Cezzar Ahmet Paşa’nın Osmanlı Ordusu’na da yenildi. Mısır, Napolyon için askeri bir kayıp, ama dünya bilimi için büyük bilgi kazancı oldu. Bu arada Rosetta Taşı da İngilizlere geçti. Paris yerine, Londra’ya gitti. Edip Emil Öymen  *Bu yazı 02.11.2018 tarihli Dünya gazetesinde yayınlandı.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/edip-emil-oymen/yapay-zeka-hiyeroglif-okuyacak">Yapay zekâ, hiyeroglif okuyacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Google ile video oyun yapımcısı Ubisoft ve Avustralya/Macquarie Üniversitesi ortaklığında başlatılan Hiyeroglif Girişimi (Hieroglyphics Initiative), Antik Mısır’ın yazıtlarını yapay zekâya “öğretmeye” başladı. Amaç, kısa bir sürede yapay zekânın, hiyeroglifleri kendi başına okumasını sağlamak. Böylece, Antik Mısır uzmanları, hiyeroglif çözeceğim diye uğraşmak yerine konunun daha akademik kısımlarına zaman ve enerji ayırabilecek. Proje, yapay zekânın onbinlerce röntgen filmine bakarak tümör ile sağlıklı doku arasındaki farkı “öğrenmesi” gibi (Bu işleme zaten makine öğrenmesi deniliyor). Antik Mısır’ın resim yazısındaki en az 800 şeklin okunması, anlam çıkartılması hâlâ gayet zahmetli, gayet yavaş. İşin hammallığını yapay zekâ hiç sıkılmadan, bıkmadan, maaşına zam istemeden yapacak, bilimciler sonuca bakacak.</p>
<p><strong>Projede oyun şirketi niye var?</strong></p>
<p>Fransız oyun şirketi Ubisoft’un, Türkçede de “Assassin’s Creed Origins” adıyla bilinen oyunu Antik Mısır’da Kleopatra döneminde (!) geçiyor: Bu, bir oyun. Senaryosu kurmaca. Oyundaki olayların gerçek tarihle ilgisi önemli değil. Ama dekor olarak her yer hiyeroglif dolu. Hiyeroglif Girişimi Projesi, şu cin fikri ortaya atarak oyun şirketini projeye kattı: Oyuncular, bu heyecanlı, başarılı görselli oyunda gördükleri hiyeroglif “şekillerini” bize yollasınlar. Elimizde bir hiyeroglif veri tabanı oluşsun&#8230; Bu öneriyi oyunculara yaptıktan 24 saat sonra 80 bin hiyeroglif görüntüsü yollanmış. Yapay zekâ işte bunları şimdi okumayı öğreniyor.</p>
<p><strong>217 yıl önceki buluntu</strong></p>
<p>Hiyeroglif okumak, bir tür dedektiflik işi. Antik Mısır’ın bu dili, 1799’da Mısır’da Rosetta kasabasında kazılarda bulunan yarısı kırık bir yazıt sayesinde taa 1821’de az-biraz çözülebilmişti. Çünkü yazıt üç ayrı alfabeyle yazılmıştı: Eski Yunanca, demotik ve hiyeroglif. İlk ikisi okunabildiği için, hiyeroglif karşılaştırmalı olarak çözülebildi. Bunun başarısı iki dilbilimciye Fransız Champollion ve İngiliz Thomas Young’a ait. Taşı Fransızlar bulduğu halde, öyküsü bir alt paragrafta özetli nedenlerle 1801’de Rosetta Taşı İngilizlerin oldu. Halen İngiliz Arkeoloji Müzesi’nde (British Museum) en çok ziyaret edilen eserdir.</p>
<p><strong>Napolyon Mısır’da 1798</strong></p>
<p>Fransız İhtilali’nden sonra Fransa ile bu ihtilali yüzünden savaşa girişen Avrupa devletlerine karşı üst üste zaferler kazanan 28 yaşındaki General Napolyon, İngiltere’nin Hindistan yolunu kesmek amacıyla 1798’de Mısır’a bir sefer düzenledi: 400’ü aşkın gemi, 40 bin askerle, 167 bilimci, mimar, mühendis, ressamla birlikte. Napolyon, hazır Mısır’a kadar gitmişken tarihi, coğrafyası, kültürü, mimarisi hakkında da bilgi toplamayı düşünmüştü. Çünkü Mısır, Avrupa için bir efsaneydi. Orada bir uygarlık olduğu biliniyor ama bunun “nasıl bir şey olduğu” sadece tahmin ediliyordu. Bilimciler, Mısır’ı keşfedecekti.</p>
<p><strong>Hem savaş hem bilim</strong></p>
<p>Bu sefer, tam Hollywood’luk bir film senaryosu gibidir. Burada ancak pek kısa bir özete yer var: Hiyerogliflerin okunması, mumyalama tekniğinin keşfi, piramitlerin nasıl yapıldığının anlaşılması, Mısır mimarisinin yapı tekniği gibi bilgiler Napolyon’un Mısır Seferi’ne katılan bu bilimciler sayesinde ortaya çıktı&#8230; Onların topladıkları veriler, yaptıkları çizimler, Fransa’ya dönüşlerinden sonra 1802-1828 arasında bilgiye dönüştürüldü. 26 yılda yazılan, dünya tarihindeki en önemli bilimsel kitaplar arasındaki 23 dev (100 x 70 cm!) ciltlik “Description de l’Égypte” böyle ortaya çıktı. Avrupa, o tarihe kadar resmini görmediği Mısır’ı 900 fotoğrafik tabloyla bu kitapla gördü.</p>
<p><strong>Taş, Paris’e değil Londra’ya</strong></p>
<p>Fransız bilimciler, modern arkeolojinin temelini attı. Avrupa’da oryantalizm merakı bu seferle başladı. Ama, İngiliz Donanması Napolyon’un gemilerini Ebukir’de yakıp da  Napolyon, Mısır’dan 1799’da Filistin’e yönelince Akka’da Cezzar Ahmet Paşa’nın Osmanlı Ordusu’na da yenildi. Mısır, Napolyon için askeri bir kayıp, ama dünya bilimi için büyük bilgi kazancı oldu. Bu arada Rosetta Taşı da İngilizlere geçti. Paris yerine, Londra’ya gitti.</p>
<p><strong>Edip Emil Öymen</strong><strong> </strong></p>
<p><strong><em>*Bu yazı 02.11.2018 tarihli Dünya gazetesinde yayınlandı.</em></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/edip-emil-oymen/yapay-zeka-hiyeroglif-okuyacak">Yapay zekâ, hiyeroglif okuyacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">11869</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Teknoloji tarihinde iki önemli kilometre taşı</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/teknoloji-tarihinde-iki-onemli-kilometre-tasi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Apr 2017 13:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoyaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Apple iPad]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[dizüstü]]></category>
		<category><![CDATA[ENIAC]]></category>
		<category><![CDATA[IBM]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[laptop]]></category>
		<category><![CDATA[Microsoft tablet]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Jobs]]></category>
		<category><![CDATA[tablet]]></category>
		<category><![CDATA[Windows Vista]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=5973</guid>

					<description><![CDATA[<p>3 Nisan 1986 &#8211; IBM ilk laptop bilgisayarlarını tanıttı İlk bilgisayarın atası ENIAC II. Dünya Savaşı&#8217;nda atılan bir füzenin manuel hesaplanması yaklaşık 20 saat sürüyordu. Sonunda bu süreyi 15 saniyeye kadar düşürebilen bir makine tasarlandı. Bilgisayar teknolojisinin ilk yansıması olarak tarihe geçen bu cihaz ENIAC idi. (Electronic Numerical Integrator and Computer). Türkçe’de elektronik sayısal entegreli hesaplayıcı olarak bilinmektedir. ENIAC, yaklaşık 30 ton ağırlığında ve kurulumu için 167 metrekare bir alana ihtiyaç duyulan devasa bir makineydi. 500.000 dolara mal olmuştu ve 150 kilovat saat enerji tüketmekteydi. 385 çarpma işlemi veya 38 bölme ya da karekök işlemi yapabiliyor ve hafızasında 200 sayıyı saklayabiliyordu. Bu tür işlemleri yapabildiği için tarihin ilk bilgisayarı unvanını kazanan makine, programlanma işlemi manuel kontrol edilen anahtar ve kablolardan oluşuyordu. II. Dünya Savaşı’nın bitmesinden sonra ENIAC, bilimsel araştırmalar ve endüstriyel çalışmalar için kullanıldı. 1955’te daha az enerji tüketen cihazlar yapılmaya başlandığında ise fişi çekilerek emekliye ayrıldı. İlk kişisel bilgisayarlar ENIAC, her ne kadar ilk bilgisayar olarak biliniyor olsa da, sadece sayısal mantıkla hesaplama yapabilen büyük hacimli bir hesap makinesiydi. Kişisel bilgisayar olarak kullanılması mümkün değildi. Bunun için bir ekran ve gelişmiş bir depolama sistemi gerekiyordu. Bu da ancak transistörün keşfi ile mümkündü. 1947’de önce transistör ve ardından silikon yonganın keşfi sayesinde 1970’lerde masaüstü bilgisayarlar üretilmeye başlandı. Silikon yonga sayesinde bilgisayarların kapasiteleri artarken, ebatları da küçüldü. Basit işlemleri yapabilen taşınabilir bilgisayarın üretilebileceği ilk kez 1968’de öne sürülmüştü. Bu cihazın şarj edildikten sonra birkaç saat çalışması, taşınabilir hafiflikte, ucuz ve masa üstü bilgisayarlara yakın bir kapasitede olması isteniyordu. Ancak dönemin teknolojisi bunun için yetersizdi. İlk taşınabilir bilgisayar 1976’da prototipi üretilen Xerox NoteTaker oldu. Fakat ağırlığı 22 kilo ve maliyeti 50 bin doları aştığı için piyasaya sürülemedi. 1981’de üretilen Osborne-1 ise küçük ekranlı bir cihazdı ve 11 kiloydu. Seri üretimi yapılan makine 1800 dolardan satıldı. Ancak üretici firma iki yıl sonra iflas etti. Gerçek anlamda ilk dizüstü bilgisayar İlk dizüstü bilgisayarı IBM üretmeyi başardı. IBM, ilk laptopu 3 Nisan 1986’da &#8220;IBM PC Convertible&#8221; adıyla kullanıcıların beğenisine sundu. (Solda). Yaklaşık 5,9 kg olan bilgisayarın fiyatı 2000 dolardı. 4,77 MHz hızında çalışan, Intel 80c88 işlemcisi olan bilgisayarın 256 KB sistem belleği bulunuyordu. Bilgisayarda CGA-uyumlu tek renkli LCD ekran kullanıldı. Depolama birimi olarak iki adet 3,5 inç disket sürücüsü bulunan bilgisayar, gerçek anlamda ilk kişisel dizüstü bilgisayar olarak gösterilir. IBM, ilk kişisel bilgisayarını ürettikten sonra bunu çalıştıracak yeni bir sistem arayışına girdi ve Microsoft ile anlaşarak Windows’un temelini oluşturan ilk DOS işletim sistemini üretti. Pek çok hata ile çalışan bu sistem sonradan geliştirilerek ilk kullanıcı dostu işletim sistemi oldu. Diğer büyük bilgisayar şirketlerinin ilk bilgisayarları Compaq – Mart 1983 tarihinde Compaq Portable adındaki ilk IBM uyumlu bilgisayarını üretti. Dell – 1985 yılında Turbo PC adındaki ilk bilgisayarını tanıttı. HP – 1966 yılında ilk genel kullanım amaçlı bilgisayarını HP-2115 olarak tanıttı. NEC – 1958 yılında NEAC 1101 adındaki ilk bilgisayarını üretti. Toshiba – 1958 yılında TAC adındaki ilk dijital bilgisayarını çıkardı.  3 Nisan 2010 &#8211; Apple, iPad olarak adlandırılan tablet bilgisayarların ilk serisini piyasaya sürdü. Tablet bilgisayarlar Günümüzün en popüler bilgisayar modellerinden biri olan tablet bilgisayarlar ilk olarak 2003 yılında Microsoft tarafından duyuruldu. Hatta Windows Vista işletim sistemi, ilk tablet uyumlu işletim sistemi oldu fakat Vista, masaüstü bilgisayarlarda bile rağbet görmediği için yüksek fiyatı ve beğenilmeyen ara yüzü ile Microsoft tabletleri piyasaya sürülemedi. Microsoft’un tabletinden sonra, teknoloji şirketleri tablet bilgisayar için daha uzun yıllar beklemek gerektiğini düşünürken Apple, iPad ile ilk tablet bilgisayarını tanıttı. 2000’lerin başında tablet bilgisayar geliştirme çalışmaları yürüten Apple’ın CEO’su Steve Jobs hafıza ve pilin yetersizliğinden dolayı iPad projesini iki kez iptal etmişti. Jobs, 2009 yılı boyunca tüm dikkatini bu cihazın tamamlanmasına verdi. iPad ve IOS işletim sistemi ilk kez 27 Ocak 2010’da San Fransisco’da bir basın toplantısında tanıtıldı. İlk nesil iPad (solda) ise 3 Nisan 2010’da piyasaya çıktı. Bir yıl sonra Samsung, Android işletim sistemi ile ilk tableti Galaxy’i piyasaya sürdü. İlk iPad, müzik çalma, web tarama ve e-posta gönderme, sosyal ağlara bağlanma, oyun oynama gibi işlemler yapabiliyordu. İkinci nesilde bu özelliklere fotoğraf ve video çekimi de eklendi. Tasarım çizgilerine ilk nesilden itibaren sadık kalındı. Hazırlayan: Cemre Yavuz</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/teknoloji-tarihinde-iki-onemli-kilometre-tasi">Teknoloji tarihinde iki önemli kilometre taşı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>3 Nisan 1986 &#8211; IBM ilk laptop bilgisayarlarını tanıttı</strong></p>
<p><strong>İlk bilgisayarın atası ENIAC</strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-11820 alignleft" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/eniac-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/eniac-300x200.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/eniac.jpg 735w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>II. Dünya Savaşı&#8217;nda atılan bir füzenin manuel hesaplanması yaklaşık 20 saat sürüyordu. Sonunda bu süreyi 15 saniyeye kadar düşürebilen bir makine tasarlandı. Bilgisayar teknolojisinin ilk yansıması olarak tarihe geçen bu cihaz ENIAC idi. (Electronic Numerical Integrator and Computer). Türkçe’de elektronik sayısal entegreli hesaplayıcı olarak bilinmektedir.</p>
<p>ENIAC, yaklaşık 30 ton ağırlığında ve kurulumu için 167 metrekare bir alana ihtiyaç duyulan devasa bir makineydi. 500.000 dolara mal olmuştu ve 150 kilovat saat enerji tüketmekteydi. 385 çarpma işlemi veya 38 bölme ya da karekök işlemi yapabiliyor ve hafızasında 200 sayıyı saklayabiliyordu. Bu tür işlemleri yapabildiği için tarihin ilk bilgisayarı unvanını kazanan makine, programlanma işlemi manuel kontrol edilen anahtar ve kablolardan oluşuyordu.</p>
<p>II. Dünya Savaşı’nın bitmesinden sonra ENIAC, bilimsel araştırmalar ve endüstriyel çalışmalar için kullanıldı. 1955’te daha az enerji tüketen cihazlar yapılmaya başlandığında ise fişi çekilerek emekliye ayrıldı.</p>
<p><strong>İlk kişisel bilgisayarlar</strong></p>
<p>ENIAC, her ne kadar ilk bilgisayar olarak biliniyor olsa da, sadece sayısal mantıkla hesaplama yapabilen büyük hacimli bir hesap makinesiydi. Kişisel bilgisayar olarak kullanılması mümkün değildi. Bunun için bir ekran ve gelişmiş bir depolama sistemi gerekiyordu. Bu da ancak transistörün keşfi ile mümkündü. 1947’de önce transistör ve ardından silikon yonganın keşfi sayesinde 1970’lerde masaüstü bilgisayarlar üretilmeye başlandı.</p>
<p>Silikon yonga sayesinde bilgisayarların kapasiteleri artarken, ebatları da küçüldü. Basit işlemleri yapabilen taşınabilir bilgisayarın üretilebileceği ilk kez 1968’de öne sürülmüştü. Bu cihazın şarj edildikten sonra birkaç saat çalışması, taşınabilir hafiflikte, ucuz ve masa üstü bilgisayarlara yakın bir kapasitede olması isteniyordu. Ancak dönemin teknolojisi bunun için yetersizdi.</p>
<p>İlk taşınabilir bilgisayar 1976’da prototipi üretilen Xerox NoteTaker oldu. Fakat ağırlığı 22 kilo ve maliyeti 50 bin doları aştığı için piyasaya sürülemedi. 1981’de üretilen Osborne-1 ise küçük ekranlı bir cihazdı ve 11 kiloydu. Seri üretimi yapılan makine 1800 dolardan satıldı. Ancak üretici firma iki yıl sonra iflas etti.</p>
<p><strong>Gerçek anlamda ilk dizüstü bilgisayar</strong></p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-11821 alignleft" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/ibm.jpg" alt="" width="288" height="212" /></p>
<p>İlk dizüstü bilgisayarı IBM üretmeyi başardı. IBM, ilk laptopu 3 Nisan 1986’da &#8220;IBM PC Convertible&#8221; adıyla kullanıcıların beğenisine sundu. (Solda).</p>
<p>Yaklaşık 5,9 kg olan bilgisayarın fiyatı 2000 dolardı. 4,77 MHz hızında çalışan, Intel 80c88 işlemcisi olan bilgisayarın 256 KB sistem belleği bulunuyordu. Bilgisayarda CGA-uyumlu tek renkli LCD ekran kullanıldı. Depolama birimi olarak iki adet 3,5 inç disket sürücüsü bulunan bilgisayar, gerçek anlamda ilk kişisel dizüstü bilgisayar olarak gösterilir.</p>
<p>IBM, ilk kişisel bilgisayarını ürettikten sonra bunu çalıştıracak yeni bir sistem arayışına girdi ve Microsoft ile anlaşarak Windows’un temelini oluşturan ilk DOS işletim sistemini üretti. Pek çok hata ile çalışan bu sistem sonradan geliştirilerek ilk kullanıcı dostu işletim sistemi oldu.</p>
<p><strong>Diğer büyük bilgisayar şirketlerinin ilk bilgisayarları</strong></p>
<ul>
<li>Compaq – Mart 1983 tarihinde Compaq Portable adındaki ilk IBM uyumlu bilgisayarını üretti.</li>
<li>Dell – 1985 yılında Turbo PC adındaki ilk bilgisayarını tanıttı.</li>
<li>HP – 1966 yılında ilk genel kullanım amaçlı bilgisayarını HP-2115 olarak tanıttı.</li>
<li>NEC – 1958 yılında NEAC 1101 adındaki ilk bilgisayarını üretti.</li>
<li>Toshiba – 1958 yılında TAC adındaki ilk dijital bilgisayarını çıkardı.</li>
</ul>
<p><strong> 3 Nisan 2010 &#8211; Apple, iPad olarak adlandırılan tablet bilgisayarların ilk serisini piyasaya sürdü.</strong></p>
<p><strong>Tablet bilgisayarlar</strong></p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-11822 alignleft" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/ilkipad-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/ilkipad-300x300.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/ilkipad-150x150.jpg 150w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/ilkipad.jpg 500w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Günümüzün en popüler bilgisayar modellerinden biri olan tablet bilgisayarlar ilk olarak 2003 yılında Microsoft tarafından duyuruldu. Hatta Windows Vista işletim sistemi, ilk tablet uyumlu işletim sistemi oldu fakat Vista, masaüstü bilgisayarlarda bile rağbet görmediği için yüksek fiyatı ve beğenilmeyen ara yüzü ile Microsoft tabletleri piyasaya sürülemedi.</p>
<p>Microsoft’un tabletinden sonra, teknoloji şirketleri tablet bilgisayar için daha uzun yıllar beklemek gerektiğini düşünürken Apple, iPad ile ilk tablet bilgisayarını tanıttı.</p>
<p>2000’lerin başında tablet bilgisayar geliştirme çalışmaları yürüten Apple’ın CEO’su Steve Jobs hafıza ve pilin yetersizliğinden dolayı iPad projesini iki kez iptal etmişti. Jobs, 2009 yılı boyunca tüm dikkatini bu cihazın tamamlanmasına verdi.</p>
<p>iPad ve IOS işletim sistemi ilk kez 27 Ocak 2010’da San Fransisco’da bir basın toplantısında tanıtıldı. İlk nesil iPad (solda) ise 3 Nisan 2010’da piyasaya çıktı. Bir yıl sonra Samsung, Android işletim sistemi ile ilk tableti Galaxy’i piyasaya sürdü.</p>
<p>İlk iPad, müzik çalma, web tarama ve e-posta gönderme, sosyal ağlara bağlanma, oyun oynama gibi işlemler yapabiliyordu. İkinci nesilde bu özelliklere fotoğraf ve video çekimi de eklendi. Tasarım çizgilerine ilk nesilden itibaren sadık kalındı.</p>
<p>Hazırlayan: Cemre Yavuz</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/teknoloji-tarihinde-iki-onemli-kilometre-tasi">Teknoloji tarihinde iki önemli kilometre taşı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5973</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
