<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>veri güvenliği arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/veri-guvenligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/veri-guvenligi</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 Jan 2021 05:26:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Çin bilimde bayrağı kaptı, koşuyor</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/cin-bilimde-bayragi-kapti-kosuyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Aug 2019 14:00:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[beyin araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[CRISPR]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[genetik mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[penguen]]></category>
		<category><![CDATA[planör]]></category>
		<category><![CDATA[veri güvenliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=14977</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çin’in bilim ve teknolojide son yıllardır başlattığı atak tüm hızıyla sürüyor. Uzaydan, yaşam bilimlerine kadar birçok alanda, gerek makale sayısı gerekse üniversite eğitimi ve araştırmalar konusunda tam gaz ilerliyor. Ama içlerinde bir konu var ki; tüm dünya yakından izliyor: CRISPR. CRISPR’i en yalın anlamıyla genetik düzenleme teknolojisi olarak tanımlayabiliriz. İşte Çin bu teknolojiyi kendi ülkesinin temel sorunlarını çözmede başarılı şekilde kullanmaya başladı. En büyük hamlesi ise 1,5 milyarlık nüfusunu besleyecek kaliteli üren veren bitkilerin üzerinde yoğunlaşması. Bu yüzden 10 milyar dolarlık tarım yatırımda CRISPR’a de büyük bir bütçe ayrılmış durumda. Sadece maymunlarda değil köpeklerde, farelerde, domuzlarda ve tavşanlarda uygulanmak üzere uzun bir CRISPR listesi var. Bu araştırmalar, daha yüksek kaliteli etler, hastalığa dayanıklı tarım ve hayvancılık ile yeni tıbbi tedaviler ve organlar vaat ediyor. Hal böyle olunca Çin’in bu hızlı yükselişini kapağa taşımaya karar verdik. Arkadaşımız Batuhan Sarıcan bu konuda ilginç bir yazı ortaya çıkardı. Bezos’un korkunç sömürüsü Erdal Musoğlu, Amazon’un CEO’su Jeff Bezos’un 18. yüzyıldaki robot satranç oyunu Mechanical Turk adı verilen düzeneği 2005 yılında Amazon MTurk adı altında ticari bir ürün haline getirmesini ve işin artık çalışanlara yönelik bir sömürü düzeni halini almasını yazdı. Doğan Kuban hocamızın bu hafta yazısı halkın doğa ve yaşam üzerine düşünceleri konusunda yazdı. Bilim ve Üniversite sayfamızda ise Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türker Kılıç’ın “Beyin Penceresinden Yaşam” başlıklı yazısının son bölümünde bağlantısallık ve karmaşıklığa ilişkin çıkarımlar var. Konu ilginç ve bir o kadar da ufuk açıcı. Tanol Türkoğlu,  X,Y, Z diye tanımlanan kuşak isimlerinin Türkçe karakterlerle milli hale getirilip getirilemeyeceğini sorgularken, Müfit Akyos Politikbilim’de bilim tarihine ışık tutan 2 kitabı bizlere tanıtıyor. Bekir Onur iklim değişikliği konusundaki bilinçten yola çıkarak ve iki çocukluk anlayışı konusunda İsveç ve Türkiye’yi iki örnekle karşılaştırırken, Ahmet Yavuz ise Erzurum Kongresi kararlarının ardından Atatürk’ün Sivas Kongresi için yola çıkıncaya kadar olan süreçte yaşananları anlattı yazısında. Mustafa Çetiner “Enerji içecekleri gerçekten enerji kaynağı mı?” diye sordu. Enerji içeceklerinin tarihi, insan sağlığı ve kapitalizm ilişkisini çarpıcı biçimde gözler önüne serdiği için konu önemli. Atılım Üniversitesi’nden Hasan Serdar Hoş büyük veri olgusunu insan hakları açısından değerlendiriyor. İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mehmet Toran ise öğretmenlerin mesleki yeterliliklerinin arttırılması konusunu sorguladı yazısında. Bilim ve beslenme sayfamızın bu haftaki konuğu ise fermente yiyecekler ve bunların yararları üzerine. Yağmur Kan gözümüzdeki bakteriler üzerine bir yazı derledi. Evde planör yapmak mı? Evinin arka bahçesinde planör yapan Gürsel Kaya ile bir söyleşimiz var dergimizde. Kaya hayatının uçmaya adamış bir amatör. Model uçak tasarımı ile başlayan tutkusu onu sonunda evinin bodrumunda ve arka bahçesinde sıfırdan gerçek bir planör tasarlayıp yapmaya yöneltti. Avcı-toplayıcı topluluklarda insanların kısa boyu ile ilgili evrimin bir gizi daha keşfedildi. Kısa boyun sorumlusu: TRPS1 adı verilen bir gen. Sebebi ise kısa boyluların virüslere daha dayanıklı olması, yani bir şekilde doğal seçilim. İnsan vücudunun bilinmeyenlerine ilişkin dizimiz bu hafta da sürüyor. Nilgün Özbaşaran Dede tarafından hazırlanan Araştırma Gündemi’nde Avustralya’da dev bir volkanik bölge bulunmasından, mağara ayısının soyunun nasıl kuruduğuna, güneş kremlerinin denizleri kirletmesinden insan boyundaki dev penguenlere kadar ilginç konular var. Hayvanlar Dünyası’nda ise “Kediler neden ot yer?” sorusunun yanıtı yer alıyor. Anlayacağınız yine dopdolu dergimiz. Bilimi aydınlanmanın yolu olarak gören siz okurlarımızın keyifle okuyacağını düşünüyoruz. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Sevgi ve dostlukla…</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/cin-bilimde-bayragi-kapti-kosuyor">Çin bilimde bayrağı kaptı, koşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-14974" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/179-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/179-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/179-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/179.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Çin’in bilim ve teknolojide son yıllardır başlattığı atak tüm hızıyla sürüyor. Uzaydan, yaşam bilimlerine kadar birçok alanda, gerek makale sayısı gerekse üniversite eğitimi ve araştırmalar konusunda tam gaz ilerliyor. Ama içlerinde bir konu var ki; tüm dünya yakından izliyor: <strong>CRISPR</strong>.</p>
<p>CRISPR’i en yalın anlamıyla genetik düzenleme teknolojisi olarak tanımlayabiliriz. İşte Çin bu teknolojiyi kendi ülkesinin temel sorunlarını çözmede başarılı şekilde kullanmaya başladı. En büyük hamlesi ise 1,5 milyarlık nüfusunu besleyecek kaliteli üren veren bitkilerin üzerinde yoğunlaşması. Bu yüzden 10 milyar dolarlık tarım yatırımda CRISPR’a de büyük bir bütçe ayrılmış durumda. Sadece maymunlarda değil köpeklerde, farelerde, domuzlarda ve tavşanlarda uygulanmak üzere uzun bir CRISPR listesi var. Bu araştırmalar, <strong>daha</strong> <strong>yüksek kaliteli etler, hastalığa dayanıklı tarım ve hayvancılık ile yeni tıbbi tedaviler ve organlar</strong> vaat ediyor.</p>
<p>Hal böyle olunca Çin’in bu hızlı yükselişini kapağa taşımaya karar verdik. Arkadaşımız Batuhan Sarıcan bu konuda ilginç bir yazı ortaya çıkardı.</p>
<p><strong>Bezos’un korkunç sömürüsü</strong></p>
<p>Erdal Musoğlu<strong>,</strong> Amazon’un CEO’su Jeff Bezos’un 18. yüzyıldaki robot satranç oyunu <strong>Mechanical Turk</strong> adı verilen düzeneği 2005 yılında <strong>Amazon MTurk</strong> adı altında ticari bir ürün haline getirmesini ve işin artık çalışanlara yönelik bir <strong>sömürü düzeni</strong> halini almasını yazdı.</p>
<p>Doğan Kuban hocamızın bu hafta yazısı <strong>halkın doğa ve yaşam üzerine düşünceleri</strong> konusunda yazdı.</p>
<p>Bilim ve Üniversite sayfamızda ise Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr<strong>. </strong>Türker Kılıç’ın “Beyin Penceresinden Yaşam” başlıklı yazısının son bölümünde <strong>bağlantısallık ve karmaşıklığa ilişkin çıkarımlar</strong> var. Konu ilginç ve bir o kadar da ufuk açıcı.</p>
<p>Tanol Türkoğlu,  <strong>X,Y, Z diye tanımlanan kuşak isimlerinin Türkçe</strong> karakterlerle milli hale getirilip getirilemeyeceğini sorgularken, Müfit Akyos Politikbilim’de <strong>bilim tarihine ışık tutan 2 kitabı</strong> bizlere tanıtıyor.</p>
<p>Bekir Onur iklim değişikliği konusundaki bilinçten yola çıkarak ve <strong>iki çocukluk anlayışı</strong> konusunda İsveç ve Türkiye’yi iki örnekle karşılaştırırken, Ahmet Yavuz ise <strong>Erzurum Kongresi</strong> kararlarının ardından Atatürk’ün <strong>Sivas Kongresi</strong> için yola çıkıncaya kadar olan süreçte yaşananları anlattı yazısında.</p>
<p>Mustafa Çetiner “<strong>Enerji içecekleri gerçekten enerji kaynağı mı?</strong>” diye sordu. Enerji içeceklerinin tarihi, insan sağlığı ve kapitalizm ilişkisini çarpıcı biçimde gözler önüne serdiği için konu önemli.</p>
<p>Atılım Üniversitesi’nden Hasan Serdar Hoş <strong>büyük veri olgusunu insan hakları açısından</strong> değerlendiriyor. İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mehmet Toran ise <strong>öğretmenlerin mesleki yeterliliklerinin arttırılması</strong> konusunu sorguladı yazısında.</p>
<p>Bilim ve beslenme sayfamızın bu haftaki konuğu ise <strong>fermente yiyecekler ve bunların yararları</strong> üzerine.</p>
<p>Yağmur Kan <strong>gözümüzdeki bakteriler</strong> üzerine bir yazı derledi.</p>
<p><strong>Evde planör yapmak mı?</strong></p>
<p>Evinin arka bahçesinde planör yapan Gürsel Kaya ile bir söyleşimiz var dergimizde. Kaya hayatının uçmaya adamış bir amatör. Model uçak tasarımı ile başlayan tutkusu onu sonunda evinin bodrumunda ve <strong>arka bahçesinde sıfırdan gerçek bir planör tasarlayıp yapmaya</strong> yöneltti.</p>
<p>Avcı-toplayıcı topluluklarda insanların kısa boyu ile ilgili evrimin bir gizi daha keşfedildi. <strong>Kısa boyun sorumlusu: TRPS1 adı verilen bir gen</strong>. Sebebi ise kısa boyluların virüslere daha dayanıklı olması, yani bir şekilde doğal seçilim.</p>
<p>İnsan vücudunun bilinmeyenlerine ilişkin dizimiz bu hafta da sürüyor.</p>
<p>Nilgün Özbaşaran Dede tarafından hazırlanan Araştırma Gündemi’nde <strong>Avustralya’da dev bir volkanik bölge</strong> bulunmasından, <strong>mağara ayısının</strong> soyunun nasıl kuruduğuna, <strong>güneş kremlerinin denizleri kirletmesinden</strong> insan boyundaki <strong>dev penguenlere</strong> kadar ilginç konular var.</p>
<p>Hayvanlar Dünyası’nda ise “<strong>Kediler neden ot yer?</strong>” sorusunun yanıtı yer alıyor.</p>
<p>Anlayacağınız yine dopdolu dergimiz. Bilimi aydınlanmanın yolu olarak gören siz okurlarımızın keyifle okuyacağını düşünüyoruz.</p>
<p>30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.</p>
<p>Sevgi ve dostlukla…</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/cin-bilimde-bayragi-kapti-kosuyor">Çin bilimde bayrağı kaptı, koşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14977</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HBT Dergi 179. Sayı – 30 Ağustos 2019</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-179-sayi-30-agustos-2019</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Aug 2019 11:30:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergi Sayıları]]></category>
		<category><![CDATA[beyin araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[CRISPR]]></category>
		<category><![CDATA[evrim]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[mikrobiyota]]></category>
		<category><![CDATA[penguen]]></category>
		<category><![CDATA[planör]]></category>
		<category><![CDATA[veri güvenliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=14973</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çin bilimde bayrağı kaptı, koşuyor Doğan Kuban: Halkın doğa ve yaşam üzerine düşünceleri Evrimin bir gizi daha çözüldü: &#8220;Boy geni&#8221; Avustralya&#8217;da dev bir volkanik bölge bulundu 50 yıllık arayış bitti: Karbondan ilk halka Kuzey Kutbu&#8217;nda bile mikroplastik var Arka bahçenizde planör yapabilirsiniz! İnsan vücudunun bilinmeyenleri &#8211; 8: Vücudun değişik boy ve şekilleri Türker Kılıç: Beyin araştırmaları penceresinden yaşam &#8211; 4 Bedenimizi oluşturan hücrelerin yarısı bile bize ait değil! Müfit Akyos: Bilim yapmak Erdal Musoğlu: Bezos&#8217;un korkunç sömürüsü &#8211; &#8220;Mekanik Türk&#8221; ve internetin hayalet işçileri Tanol Türkoğlu: &#8220;Z Kuşağı&#8221; mı, &#8220;Ş Kuşağı&#8221; mı? Hasan Serdar Hoş: Büyük veri ve insan hakları Mehmet Toran: Öğretmenlerin hizmetiçi eğitimleri nasıl tasarlanmalı? Bekir Onur: İki çocukluk anlayışı, iki örnek Ahmet Yavuz: Mustafa Kemal ile Erzurum&#8217;dan Sivas&#8217;a Mustafa Çetiner: Enerji içecekleri gerçekten enerji kaynağı mı? Fermente yiyecekleri sofranızdan eksik etmeyin! Kediler neden ot yer? Baba penguenler soğuğa karşı Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-179-sayi-30-agustos-2019">HBT Dergi 179. Sayı – 30 Ağustos 2019</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-14974 alignright" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/179-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/179-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/179-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/179.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Çin bilimde bayrağı kaptı, koşuyor<br />
Doğan Kuban: Halkın doğa ve yaşam üzerine düşünceleri<br />
Evrimin bir gizi daha çözüldü: &#8220;Boy geni&#8221;<br />
Avustralya&#8217;da dev bir volkanik bölge bulundu<br />
50 yıllık arayış bitti: Karbondan ilk halka<br />
Kuzey Kutbu&#8217;nda bile mikroplastik var<br />
Arka bahçenizde planör yapabilirsiniz!<br />
İnsan vücudunun bilinmeyenleri &#8211; 8: Vücudun değişik boy ve şekilleri<br />
Türker Kılıç: Beyin araştırmaları penceresinden yaşam &#8211; 4<br />
Bedenimizi oluşturan hücrelerin yarısı bile bize ait değil!<br />
Müfit Akyos: Bilim yapmak<br />
Erdal Musoğlu: Bezos&#8217;un korkunç sömürüsü &#8211; &#8220;Mekanik Türk&#8221; ve internetin hayalet işçileri<br />
Tanol Türkoğlu: &#8220;Z Kuşağı&#8221; mı, &#8220;Ş Kuşağı&#8221; mı?<br />
Hasan Serdar Hoş: Büyük veri ve insan hakları<br />
Mehmet Toran: Öğretmenlerin hizmetiçi eğitimleri nasıl tasarlanmalı?<br />
Bekir Onur: İki çocukluk anlayışı, iki örnek<br />
Ahmet Yavuz: Mustafa Kemal ile Erzurum&#8217;dan Sivas&#8217;a<br />
Mustafa Çetiner: Enerji içecekleri gerçekten enerji kaynağı mı?<br />
Fermente yiyecekleri sofranızdan eksik etmeyin!<br />
Kediler neden ot yer?<br />
Baba penguenler soğuğa karşı</p>
<p><a href="http://www.herkesebilimteknoloji.com/1-abonelik">Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-179-sayi-30-agustos-2019">HBT Dergi 179. Sayı – 30 Ağustos 2019</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14973</post-id>	</item>
		<item>
		<title>BBC, seçenekli haber programı yaptı</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/edip-emil-oymen/bbc-secenekli-haber-programi-yapti</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Edip Emil Öymen]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 07:35:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edip Emil Öymen]]></category>
		<category><![CDATA[BBC]]></category>
		<category><![CDATA[black mirror]]></category>
		<category><![CDATA[etkileşim]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[habercilik]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel veriler]]></category>
		<category><![CDATA[radyo]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[tv]]></category>
		<category><![CDATA[veri güvenliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=14447</guid>

					<description><![CDATA[<p>BBC-TV’nin 2000 yılından beri her hafta yayınlanan bilişim teknolojisi programı “Click”in 1000’inci bölümü “birden çok seçeneği olan, etkileşimli” haber programı şeklinde sunuldu. Etkileşimli derken: İzleyiciye, “Bu konunun şu-şu-şu boyutları var. Hangisini izlemek istersiniz? Tıklayın”, denildi. https://bit.ly/2Xv2Izh Bir haber programında bu yöntem bir ilk… Şimdiye kadar en dikkat çeken etkileşimli tv “olayı” Netflix’in “Kara Ayna” (Black Mirror) dizisinde “Bandersnatch” adlı bölümde uygulandı. 28 Aralık 2018’deki yayın sırasında ekrana seçenekler çıkıyor, izleyici hangisini seçerse konu o yönde gelişiyordu. [Daha önceleri “Veri tabanlı sinema” (database cinema) denilen bu yöntemle çekilen filmler de olmuştu]  BBC’nin yaptığı, teknik olarak benzese de içerik olarak tamamen farklı. Çünkü kurmaca bir dizide “şu veya bu seçenek” üzerinden öyküyü uydurarak sürdürmek, masa başında yapılan bir senaryo çalışmasından ibaret. Ama bir haber programında bu, ancak şöyle yapılabilir: Haber içeriğini alt-konulara bölüp, dallandırıp seçenekler halinde sunmak&#8230; Bu uygulamanın adı “Object-Based Media.” Janjanlı bu sözcük, aslında ülkemizde tanınmayan, ama gelişmiş bilgi toplumlarında (internet öncesi) örnekleri bol olan “Kendi hızında öğrenme” sağlayan ders kitaplarında (hatta romanlarda) uygulanan bir yöntemin dijital şekli: İnovasyonuna verilen yeni isim. İnternetten sonra ise, bazı uzaktan eğitim sitelerinde kullanılıyor. Ve tabii, video oyunlarında da… Click1000’de, iki ana haberi “dallanan bir yapıda” sunmak için 148 senaryo hazırlandı. Örneğin, haber konularından biri yapay zekâ (ve bunun, sürücüsüz araçlara uygulanmasına dair türlü konular, sorunlar). Diğer bir konu Doğu Afrika ülkesi Malawi’deki bir startup’ın, veri merkezi soğutma sistemini elektrik kullanmadan, tamamen doğal yollarla nasıl işlettiğini anlatan yenilikçi buluş. Ve listede çok sayıda alt-temalar var. Gayet sıkı, yoğun-ötesi bir araştırma sonucunda, bunun adım adım senaryosunun yazımı, çekimi, montajı: Hiç kurmaca senaryo yazımı gibi değil, çünkü bu, gerçek bir haber programı. Bu nedenle, Click’in her hafta yayınlanan bölümleri sadece 25 dakikada çok yoğun bir bilgi bombardımanı yaparken, Click1000’de seçenekler arasında gide gele programın uzunluğu 45 dakikayı geçebiliyor.   BBC’nin Ar-Ge Bölümü (var!) tarafından geliştirilen StoryFormer adlı yazılım bu denemede başroldeydi. 100 yıldır hep “kanal akışlı” (lineer) bir şablona uygun olarak yapılan programlar (metin, ses, görüntünün birbirini izlemesi), StoryFormer vasıtasıyla “paketlere” bölünebildi ve “dağıtık akışlı” program elde edildi. “Object-Based Media” (OBM) denilmesinin nedeni de bu işte: Her paketteki “birimler” (object) kendi başına bir mini-haber paketi oluşturuyor. Böylece, bir haberi her izleyicinin tercihlerine uygun biçimde, kişiselleştirerek sunma fırsatı doğuyor. BBC’nin teknik konulardaki baş sorumlusu Matthew Postgate, “Yayıncı (broadcaster) olmak yerine, veri-yayıncısı (datacaster) olmaya doğru ilerliyoruz” dedi.  Bu konuda BBC ile birlikte Almanya’nın yıldız Ar-Ge kurumlarından Fraunhofer Enstitüsü ve telekom Ar-Ge’siyle meşgul EURESCOM başta olmak üzere 5, Fransa’dan 3, Hollanda’dan 1 kurumun katılmasıyla Avrupa Birliği’nin Ar-Ge projelerine maddi destek sağlayan Ufuk 2020 çerçevesinde ORPHEUS adlı bir proje de yapıldı.  Proje sonuçları ve yayıncılığın bundan sonraki yönü hakkında Avrupa Yayın Birliği (EBU) 35 sayfalık bir rapor hazırladı. https://bit.ly/2LVSrd9  OBM türü bir yayıncılıkta henüz haber programcılığı değil, ama radyo tiyatrosu ve konuşma programları tarzında üretimlerin internet ve mobilden yayınlanması için bir teknik taslak sunuluyor. Bu arada BBC, “Denizkızının Gözyaşları” (Mermaid’s Tears) adlı bir OBM programını yayınladı bile. Program, bir radyo tiyatrosu ve “konuyu” üç değişik açıdan anlatıyor. https://bbc.in/2JGzsko Kişisel verilerin kişiselliği? Radyo ve televizyonun icadından beri bu yayın biçimleri “kaynaktan izleyiciye” doğru tek yönlüyken, izleyici pasifken, şimdi internet üzerinden etkileşimli yayıncılıkla izleyici aktif olacak. Seçeneklerini “tıklayarak” programı sunan kuruma iletecek: Kişisel veri üretmiş olacak. Kurum, bu kişisel veriyi ne yapacak?  Aslında, bu sorunun cevabını Facebook başta olmak üzere, sosyal medya şirketleri çoktan vermişti. Facebook’un, 2016-17 döneminde Donald Trump’ın başkanlık seçim kampanyasında Cambridge Analytica şirketiyle, “kaç milyonlarca” abonesinin kişisel verilerini paylaştığını duymayan bilmeyen kalmadı artık. Nihayet bu hafta Amerikan Federal Ticaret Komisyonu (FTC), Facebook’u “87 milyon seçmenin kişisel verilerini paylaşmakla” suçlayarak 5 milyar dolar para cezası verdi. ABD Adalet Bakanlığı henüz kararı onaylamadı.  Cambridge Analytica şirketi şimdi artık yok. Hakkında açılan davalar sonucunda kendini Mayıs 2018’de feshetti. Ama bir zamanlar, web sitesinde şöyle övünüyordu:  “220 milyon Amerikalı için 100 değişken üzerinden 5 bin veri noktası topluyoruz. Bu bilgiyi, hedef kitlenin davranış eğilimleri açısından inceliyoruz. Davranışlarını tahmin etmeye çalışıyoruz.” Elbet bir gün, OBM yöntemiyle yayın yapacak kurumların da izleyicinin “tıklamalarına” göre oluşacak kişisel veri ambarını nasıl koruyacağı yeni bir sorun olarak ufuktan doğacak. Click1000’de bu “sorun”un gölgesi şimdiden var. Yayının bir noktasında sunucu şunları diyor: “Şimdi seçenekleri tıklıyorsunuz, ama bir gün gelecek, buna gerek kalmayacak. Çünkü programın yazılımı, sizin ‘ne gibi konuları merak ettiğinizi tahmin edecek’, size, siz bir seçim yapmadan sunum yapmaya başlayacak. Çünkü önceki bütün seçimlerinize göre kişilik profilinizi tanımış olacak.”  Bu açıklamada da yeni bir şey yok. Facebook, YouTube ve diğerleri bunu zaten aynen böyle yapıyor. Örneğin Netflix, etkileşimli “Bandersnatch” yayınında izleyicilerin seçeneklerini depoladığını şu gerekçeyle açıkladı: “İzleyicinin, daha sonra sitemize yapacağı ziyaretlerde ona kişiselleştirilmiş öneriler sunmamız ve Bandersnatch’te uyguladığımız öykü anlatma modelimizi nasıl daha iyileştireceğimizi anlamamız için…” İşin ironik yanı şu ki Netflix, Cambridge Analytica’nın “nasıl çalıştığını” anlatan “The Great Hack” (Türkçesi, Büyük Haklama olabilir?) belgeselini 24 Temmuz’da yayınlayacak. Sundance Film Festivali’nde gösterilen filmde İngiliz Guardian/Observer gazetelerinde konu hakkında sürekli araştırma yayınlayan gazeteci Carole Cadwalladr ve başkalarının tanıklıklarına yer veriliyor. Mart 2017’de ilk kez dünya kamuoyuna mal olan, ertesi yıl daha da dallanıp budaklanan Facebook-Cambridge Analytica skandalına dair ibretlik bir belgesel olacak herhalde? Edip Emil Öymen *Bu yazı 19.07.2019 tarihli Dünya gazetesinde yayınlandı.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/edip-emil-oymen/bbc-secenekli-haber-programi-yapti">BBC, seçenekli haber programı yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">BBC-TV’nin 2000 yılından beri her hafta yayınlanan bilişim teknolojisi programı “Click”in 1000’inci bölümü “birden çok seçeneği olan, etkileşimli” haber programı şeklinde sunuldu. Etkileşimli derken: İzleyiciye, “Bu konunun şu-şu-şu boyutları var. Hangisini izlemek istersiniz? Tıklayın”, denildi. </span><a href="https://bit.ly/2Xv2Izh"><span style="font-weight: 400;">https://bit.ly/2Xv2Izh</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir haber programında bu yöntem bir ilk… Şimdiye kadar en dikkat çeken etkileşimli tv “olayı” Netflix’in “Kara Ayna” (Black Mirror) dizisinde “Bandersnatch” adlı bölümde uygulandı. 28 Aralık 2018’deki yayın sırasında ekrana seçenekler çıkıyor, izleyici hangisini seçerse konu o yönde gelişiyordu. [Daha önceleri “Veri tabanlı sinema” (database cinema) denilen bu yöntemle çekilen filmler de olmuştu] </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">BBC’nin yaptığı, teknik olarak benzese de içerik olarak tamamen farklı. Çünkü kurmaca bir dizide “şu veya bu seçenek” üzerinden öyküyü uydurarak sürdürmek, masa başında yapılan bir senaryo çalışmasından ibaret. Ama bir haber programında bu, ancak şöyle yapılabilir: Haber içeriğini alt-konulara bölüp, dallandırıp seçenekler halinde sunmak&#8230; Bu uygulamanın adı “Object-Based Media.” Janjanlı bu sözcük, aslında ülkemizde tanınmayan, ama gelişmiş bilgi toplumlarında (internet öncesi) örnekleri bol olan “Kendi hızında öğrenme” sağlayan ders kitaplarında (hatta romanlarda) uygulanan bir yöntemin dijital şekli: İnovasyonuna verilen yeni isim. İnternetten sonra ise, bazı uzaktan eğitim sitelerinde kullanılıyor. Ve tabii, video oyunlarında da…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Click1000’de, iki ana haberi “dallanan bir yapıda” sunmak için 148 senaryo hazırlandı. Örneğin, haber konularından biri yapay zekâ (ve bunun, sürücüsüz araçlara uygulanmasına dair türlü konular, sorunlar). Diğer bir konu Doğu Afrika ülkesi Malawi’deki bir startup’ın, veri merkezi soğutma sistemini elektrik kullanmadan, tamamen doğal yollarla nasıl işlettiğini anlatan yenilikçi buluş. Ve listede çok sayıda alt-temalar var. Gayet sıkı, yoğun-ötesi bir araştırma sonucunda, bunun adım adım senaryosunun yazımı, çekimi, montajı: Hiç kurmaca senaryo yazımı gibi değil, çünkü bu, gerçek bir haber programı. Bu nedenle, Click’in her hafta yayınlanan bölümleri sadece 25 dakikada çok yoğun bir bilgi bombardımanı yaparken, Click1000’de seçenekler arasında gide gele programın uzunluğu 45 dakikayı geçebiliyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">BBC’nin Ar-Ge Bölümü (var!) tarafından geliştirilen StoryFormer adlı yazılım bu denemede başroldeydi. 100 yıldır hep “kanal akışlı” (lineer) bir şablona uygun olarak yapılan programlar (metin, ses, görüntünün birbirini izlemesi), StoryFormer vasıtasıyla “paketlere” bölünebildi ve “dağıtık akışlı” program elde edildi. “Object-Based Media” (OBM) denilmesinin nedeni de bu işte: Her paketteki “birimler” (object) kendi başına bir mini-haber paketi oluşturuyor. Böylece, bir haberi her izleyicinin tercihlerine uygun biçimde, kişiselleştirerek sunma fırsatı doğuyor. BBC’nin teknik konulardaki baş sorumlusu Matthew Postgate, “Yayıncı (broadcaster) olmak yerine, veri-yayıncısı (datacaster) olmaya doğru ilerliyoruz” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu konuda BBC ile birlikte Almanya’nın yıldız Ar-Ge kurumlarından Fraunhofer Enstitüsü ve telekom Ar-Ge’siyle meşgul EURESCOM başta olmak üzere 5, Fransa’dan 3, Hollanda’dan 1 kurumun katılmasıyla Avrupa Birliği’nin Ar-Ge projelerine maddi destek sağlayan Ufuk 2020 çerçevesinde ORPHEUS adlı bir proje de yapıldı.  Proje sonuçları ve yayıncılığın bundan sonraki yönü hakkında Avrupa Yayın Birliği (EBU) 35 sayfalık bir rapor hazırladı. </span><a href="https://bit.ly/2LVSrd9"><span style="font-weight: 400;">https://bit.ly/2LVSrd9</span></a><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">OBM türü bir yayıncılıkta henüz haber programcılığı değil, ama radyo tiyatrosu ve konuşma programları tarzında üretimlerin internet ve mobilden yayınlanması için bir teknik taslak sunuluyor. Bu arada BBC, “Denizkızının Gözyaşları” (Mermaid’s Tears) adlı bir OBM programını yayınladı bile. Program, bir radyo tiyatrosu ve “konuyu” üç değişik açıdan anlatıyor. </span><a href="https://bbc.in/2JGzsko"><span style="font-weight: 400;">https://bbc.in/2JGzsko</span></a></p>
<p><strong>Kişisel verilerin kişiselliği?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Radyo ve televizyonun icadından beri bu yayın biçimleri “kaynaktan izleyiciye” doğru tek yönlüyken, izleyici pasifken, şimdi internet üzerinden etkileşimli yayıncılıkla izleyici aktif olacak. Seçeneklerini “tıklayarak” programı sunan kuruma iletecek: Kişisel veri üretmiş olacak. Kurum, bu kişisel veriyi ne yapacak? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslında, bu sorunun cevabını Facebook başta olmak üzere, sosyal medya şirketleri çoktan vermişti. Facebook’un, 2016-17 döneminde Donald Trump’ın başkanlık seçim kampanyasında Cambridge Analytica şirketiyle, “kaç milyonlarca” abonesinin kişisel verilerini paylaştığını duymayan bilmeyen kalmadı artık. Nihayet bu hafta Amerikan Federal Ticaret Komisyonu (FTC), Facebook’u “87 milyon seçmenin kişisel verilerini paylaşmakla” suçlayarak 5 milyar dolar para cezası verdi. ABD Adalet Bakanlığı henüz kararı onaylamadı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cambridge Analytica şirketi şimdi artık yok. Hakkında açılan davalar sonucunda kendini Mayıs 2018’de feshetti. Ama bir zamanlar, web sitesinde şöyle övünüyordu:  “220 milyon Amerikalı için 100 değişken üzerinden 5 bin veri noktası topluyoruz. Bu bilgiyi, hedef kitlenin davranış eğilimleri açısından inceliyoruz. Davranışlarını tahmin etmeye çalışıyoruz.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Elbet bir gün, OBM yöntemiyle yayın yapacak kurumların da izleyicinin “tıklamalarına” göre oluşacak kişisel veri ambarını nasıl koruyacağı yeni bir sorun olarak ufuktan doğacak. Click1000’de bu “sorun”un gölgesi şimdiden var. Yayının bir noktasında sunucu şunları diyor: “Şimdi seçenekleri tıklıyorsunuz, ama bir gün gelecek, buna gerek kalmayacak. Çünkü programın yazılımı, sizin ‘ne gibi konuları merak ettiğinizi tahmin edecek’, size, siz bir seçim yapmadan sunum yapmaya başlayacak. Çünkü önceki bütün seçimlerinize göre kişilik profilinizi tanımış olacak.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu açıklamada da yeni bir şey yok. Facebook, YouTube ve diğerleri bunu zaten aynen böyle yapıyor. Örneğin Netflix, etkileşimli “Bandersnatch” yayınında izleyicilerin seçeneklerini depoladığını şu gerekçeyle açıkladı: “İzleyicinin, daha sonra sitemize yapacağı ziyaretlerde ona kişiselleştirilmiş öneriler sunmamız ve Bandersnatch’te uyguladığımız öykü anlatma modelimizi nasıl daha iyileştireceğimizi anlamamız için…”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşin ironik yanı şu ki Netflix, Cambridge Analytica’nın “nasıl çalıştığını” anlatan “The Great Hack” (Türkçesi, Büyük Haklama olabilir?) belgeselini 24 Temmuz’da yayınlayacak. Sundance Film Festivali’nde gösterilen filmde İngiliz Guardian/Observer gazetelerinde konu hakkında sürekli araştırma yayınlayan gazeteci Carole Cadwalladr ve başkalarının tanıklıklarına yer veriliyor. Mart 2017’de ilk kez dünya kamuoyuna mal olan, ertesi yıl daha da dallanıp budaklanan Facebook-Cambridge Analytica skandalına dair ibretlik bir belgesel olacak herhalde?</span></p>
<p><strong>Edip Emil Öymen</strong></p>
<p><strong><em>*Bu yazı 19.07.2019 tarihli Dünya gazetesinde yayınlandı.</em></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/edip-emil-oymen/bbc-secenekli-haber-programi-yapti">BBC, seçenekli haber programı yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14447</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
