Herkese Bilim Teknoloji

İnançlar, geçmiş ve “neden parlak geleceği kuramıyoruz?”

İnançlar, geçmiş ve “neden parlak geleceği kuramıyoruz ?” üzerine bir çift söz

İnsanlar yeni din arayışı içindeler; en azından UFO konusunu yazan arkadaşlarım Can, Tevfik ve Cem’in konuyu inceleyen mükemmel ve esprili yazılarının içinde ve perde gerisinde, bunu görüyorsunuz… Yalan, veya doğru dürüst kanıtsal bir iddiası olmayan belirsizlikler üzerine kurulu Ufoculuk, bize ne anlatıyor dersiniz? Sadece bir “dini arayış” değil şüphesiz, bunun çok daha ötesinde bir “insanlık durumu” söz konusu:

Bir soru atalım ortaya: Mesela Ufoculuk büyük bir dini inanca dönüşebilir mi? Görünür gelecekte hayır, ki bu da göksel bir inanç, ama çağdaş. Ayrıca büyük göksel dinlerin kadim varlıkları öyle kolay kolay yerlerini bu tür başka inançlara terk etmezler. Sadece bu olgu bile, insanlığın arkasında taşıdığı, sürüklediği mirasın büyüklüğünü gösteriyor. Muhafazakârlığın kökeni budur. Geleceği, geçmişin tam koruması üzerine inşa etmek. Oysa gelecek özgürdür ve geçmişin de esiridir aynı zamanda.


İnsanlığın temel sorunu bu olabilir mi? Şimdi insanlığın bu halinin üzerine, Doğan Kuban’ın dergimizdeki yazısını giydirin! “Kılıçla doğan, beslenen ve yayılan yağmacı devlet biçimi” ve “insanlığın genetik yapısının vahşiliği”. Siyasal sistem ve bu sistemlerin başındakiler, geleceğin mutlu, sevecen, kendisiyle ve dünyanın tüm varlıklarıyla barışık toplumun unsurları değil. Tamamen kılıç ve kandan beslenen yağmacı devlet ve gangster kapitalizminin bazen yumuşak, bazen sert, bazen tam vahşi temsilcileri… Genetik vahşiliğimizin dışavurumudur yaşadığımız siyasal olaylar.

Asla azalmayan, sakinleşmeyen, durmadan kurban isteyen… Tapınaklarda tanrılara kurban edilen geçmişin milyonlarca insanıyla, bugünün çıkarcı, vahşi kapitalizm sistemi ve temsilcilerinin insanlığa yaşattıkları arasında özde bir fark görebilene aşkolsun…

***

Ufo neler yazdırdı… Ama dergimizde çok zengin konular var. Geçen hafta başlattığımız “Aziz Sancar ve Zekâ” konusunun bir devamını, ilham perileri yazısıyla sürdürüyoruz… Bilim ve beslenme sayfamızı hiç ihmal etmeyin. Bu hafta kahvaltı konusu gündemde.

Hele hele tavsiye edeceğimiz çok önemli bir yazı, tartışma konusu var: İnsanların yaşam öykülerindeki başarısızlık. CV’ler başarılarla, edinilen deneyimlerle, sertifikalarla vb. doludur. Ama insanların hayatlarındaki başarısızlıkların CV’lerinde yer alması, onların itibarını düşürücü mü olur, yoksa yükseltici mi? Tartışın lütfen!

Mustafa Çetiner, mazlumların yumruğu Muhammed Ali’ye güle güle diyor. Daha bir dizi ilginç konularla dolup taşan bir dergiyi size sunuyoruz.

Sevgiyle ve hoşgörüyle kalın.

Exit mobile version