Beden dışındaki sinir hücreleri bir bilgisayara bağlandıklarında bilgileri işleyip, öğrenebiliyorlar. Avustralyalı bir araştırma ekibi beyin hücrelerinin, örneğin “Pong” bilgisayar oyununu oynayabildiklerini söylüyorlar.
Zorlu matematik problemlerini çözen insanlar, vidalı kapakları açan ahtapot ve sanal tenis oynayan sinir hücreleri: Tüm bunlar zeka göstergesi olarak kabul edilebilir mi? Bunun yanıtı pek tatmin edici değildir. Yoruma göre değişir. Zekanın varlığı ve yokluğu kesin bir şekilde tanımlanmış değildir çünkü. Zeka sadece kendimize mal ettiğimiz bir özelliktir. Sinek de çok zeki şeyler yapabilir ama yine de onu zeki olarak tanımlamayız diyor araştırmacılar.
Zeka, bilgileri işlemek ve belli bir hedefe göre kullanabilme yetisidir. Bu açıklamaya göre “Pong” oynayabilen sinir hücrelerini de çok ilkel bir zeka türüne sınıflandırılabilirdi. Ama olay bu kadar basit değil. Neuron dergisinde yayımlanan bir araştırmayla, sinir hücrelerinin beden dışında, bilgileri ne derece iyi işleyip, öğrenebildikleri incelendi.
Melbourne’daki Cortical Labs girişimci firmasının araştırma ekibi, biyolojik bilgisayar çipi geliştirmek istiyor. Bunlar problemleri çözebilmek için kendi kendine organize olacaklar. Bu, yapay zekanın arkasındaki fikri andırıyor: Yapay zeka ile insanların karar verme yapılarını taklit ederek, bilgisayarları, problemleri mümkün olduğunca kendi başlarına çözecek şekilde programlamaya çalışılır.
Araştırma çerçevesinde insanlardan ve farelerden alınan sinir hücreleri özel bir plakaya yerleştirildi. Sinirsel sinyaller plaka üzerinden alınıp, verilebiliyor. Bu açıdan bakıldığında sinir hücreleri ve elektronik devreler arasında bir arayüz görevini görüyor. Araştırmacılar bu şekilde sinir hücrelerini, deney için uyumlu hale getirilen “Pong” versiyonuyla bağlayabildiler.
Bir süre sonra sinir hücreleri kendilerini organize edebilir ve “sopayla” topu savurabilir hale geldiler. Değişen çevrelerine etkinliklerini amaca uygun bir şekilde ayarlayabilmişlerdi. Bu açıdan bakıldığında sinir hücrelerinin ilkel bir türde öğrenebilir durumda oldukları söylenebilir. Her ne kadar bunu bir bilgisayar ağı da yapabiliyorsa da hiç kimse bilgisayarın bu davranışını zeka ile bağdaştırmaz diyen araştırmacılar, sonuçların bilişsel bozukluklar için geliştirilebilecek teknolojiler için bir potansiyel olarak görüyorlar.
Nilgün Özbaşaran Dede
