<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aykut Göker arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/k/yazarlar/aykut-goker/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/k/yazarlar/aykut-goker</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 Jan 2017 10:26:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Genetik mühendisliği ürünlerinde dünyada son durum</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarhp/genetik-muhendisligi-urunlerinde-dunyada-son-durum</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aykut Göker]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jan 2017 13:24:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aykut Göker]]></category>
		<category><![CDATA[Y]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ekim]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[ISAAA]]></category>
		<category><![CDATA[mühendislik]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[tohum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=4934</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tohum ve teknoloji başta olmak üzere bütün kritik girdilerinde dışa bağımlı olan Türkiye tarımının geleceği konusunda ulusal bir hedefimiz var mı, acaba? Genetik mühendisliğinin ürünü olan bitkilerin yem ve gıdalarda da kullanılmasının kamuoyunda yarattığı hassasiyet biliniyor. Genetik mühendisliği, canlıların genetik yapısı / kalıtımsal özellikleri değiştirilerek onlara yeni özellikler, yeni işlevler kazandırılmasını konu alan bir bilim, teknoloji ve mühendislik dalı&#8230; Kâr etme güdüsünün çoğu zaman kamu yararının önüne geçtiği pazar ekonomilerinde, genetik mühendisliği ürünleri konusundaki hassasiyet doğal karşılanmalı. Hele bir de kamunun denetim ve bilgilendirme mekanizmalarına karşı güvensizlik duyuluyorsa, bu hassasiyet daha da büyük olur. Ancak, konuyla ilgili bazı gelişmelerden de haberdar olmakta yarar var. Bir süre önce, ISAAA (International Service for the Acquisition of Agri-biotech Applications) ticarileştirilmiş biyoteknoloji ürünlerinde ya da daha açık bir deyişle, genetiği değiştirilmiş tarımsal ürünlerde dünyadaki son durumu ele alan bir rapor yayımladı. Rapora göre, bu tür ürünlerin yetiştirildiği tarım alanları 2013’e göre yaklaşık %3,6 artarak, 2014 yılında, 181,5 milyon hektara çıkmış. Bu, 1.815.000 km2 yâni Türkiye’nin yüzölçümünün yaklaşık 2,5 katı büyüklüğünde net ekim alanı demek&#8230; 2014, bu ürünlerin ticarileşmesinin 19’uncu yılı&#8230; Ekim yapan ülke sayısı da 2014’te 28’e çıkmış; 20’si gelişmekte olan ülke, 8’i ise sanayi ülkesi&#8230; 28 ülkede 18 milyon çiftçi bu işi yapıyor. Tablomuzdan da görülebileceği gibi, ekim alanının büyüklüğü açısından ABD başı çekiyor (%40). ABD’yi dört ülke takip ediyor: Brezilya, Arjantin, Hindistan ve Kanada&#8230; Toplam ekim alanının %90’ı bu beş ülkeye ait&#8230; İlk 11’i kapsayan tablomuzda her ülkenin ağırlıklı olarak yetiştirdiği ürünlerin cinsleri de yer alıyor. Diğer 17 ülke ise sırasıyla, Filipinler, Avustralya, Burkina Faso, Myanmar, Meksika, İspanya, Kolombiya, Sudan, Honduras, Şili, Portekiz, Küba, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Slovakya, Kosta Rika, Bangladeş&#8230; Sayılan ülkeler dışında kalan pek çok ülke ise, kendisi ekim yapmamakla birlikte bu ürünleri ithal ederek yem ve gıda maddeleri üretiminde kullanıyor. Şimdilik ekim yapan ülkeler arasında gözükmeyen Türkiye kendi tarım politikasında bu konuda nasıl bir yol tutacağını bir an önce belirlemek durumunda&#8230; Aykut Göker *Aramızdan ayrılan Aykut Göker&#8217;in anısına saygıyla. Bu yazı, CBT sayı 1479&#8217;da yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarhp/genetik-muhendisligi-urunlerinde-dunyada-son-durum">Genetik mühendisliği ürünlerinde dünyada son durum</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tohum ve teknoloji başta olmak üzere bütün kritik girdilerinde dışa bağımlı olan Türkiye tarımının geleceği konusunda ulusal bir hedefimiz var mı, acaba?</p>
<p>Genetik mühendisliğinin ürünü olan bitkilerin yem ve gıdalarda da kullanılmasının kamuoyunda yarattığı hassasiyet biliniyor. Genetik mühendisliği, canlıların genetik yapısı / kalıtımsal özellikleri değiştirilerek onlara yeni özellikler, yeni işlevler kazandırılmasını konu alan bir bilim, teknoloji ve mühendislik dalı&#8230; Kâr etme güdüsünün çoğu zaman kamu yararının önüne geçtiği pazar ekonomilerinde, genetik mühendisliği ürünleri konusundaki hassasiyet doğal karşılanmalı. Hele bir de kamunun denetim ve bilgilendirme mekanizmalarına karşı güvensizlik duyuluyorsa, bu hassasiyet daha da büyük olur.</p>
<p>Ancak, konuyla ilgili bazı gelişmelerden de haberdar olmakta yarar var. Bir süre önce, <strong>ISAAA </strong>(International Service for the Acquisition of Agri-biotech Applications) ticarileştirilmiş biyoteknoloji ürünlerinde ya da daha açık bir deyişle, genetiği değiştirilmiş tarımsal ürünlerde dünyadaki son durumu ele alan bir rapor yayımladı.</p>
<p>Rapora göre, bu tür ürünlerin yetiştirildiği tarım alanları 2013’e göre yaklaşık %3,6 artarak, 2014 yılında, 181,5 milyon hektara çıkmış. Bu, 1.815.000 km<sup>2</sup> yâni Türkiye’nin yüzölçümünün yaklaşık 2,5 katı büyüklüğünde net ekim alanı demek&#8230; 2014, bu ürünlerin <strong>ticarileşmesinin 19’uncu yılı</strong>&#8230; Ekim yapan ülke sayısı da 2014’te 28’e çıkmış; 20’si gelişmekte olan ülke, 8’i ise sanayi ülkesi&#8230; <strong>28 ülkede 18 milyon çiftçi bu işi yapıyor.</strong></p>
<p>Tablomuzdan da görülebileceği gibi, ekim alanının büyüklüğü açısından ABD başı çekiyor (%40). ABD’yi dört ülke takip ediyor: Brezilya, Arjantin, Hindistan ve Kanada&#8230; Toplam ekim alanının %90’ı bu beş ülkeye ait&#8230; İlk 11’i kapsayan tablomuzda her ülkenin ağırlıklı olarak yetiştirdiği ürünlerin cinsleri de yer alıyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-4936 " src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/01/trm.jpg" width="832" height="193" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/01/trm.jpg 697w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/01/trm-300x70.jpg 300w" sizes="(max-width: 832px) 100vw, 832px" /></p>
<p><strong>Diğer 17 ülke ise sırasıyla</strong>, Filipinler, Avustralya, Burkina Faso, Myanmar, Meksika, İspanya, Kolombiya, Sudan, Honduras, Şili, Portekiz, Küba, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Slovakya, Kosta Rika, Bangladeş&#8230; Sayılan ülkeler dışında kalan pek çok ülke ise, kendisi ekim yapmamakla birlikte bu ürünleri ithal ederek yem ve gıda maddeleri üretiminde kullanıyor.</p>
<p>Şimdilik ekim yapan ülkeler arasında gözükmeyen Türkiye kendi tarım politikasında bu konuda nasıl bir yol tutacağını bir an önce belirlemek durumunda&#8230;</p>
<p><strong>Aykut Göker</strong></p>
<p><em>*Aramızdan ayrılan Aykut Göker&#8217;in anısına saygıyla. Bu yazı, CBT sayı 1479&#8217;da yayınlanmıştır.</em></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarhp/genetik-muhendisligi-urunlerinde-dunyada-son-durum">Genetik mühendisliği ürünlerinde dünyada son durum</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4934</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dünya ARGE liginde son durum</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/aykut-goker/dunya-arge-liginde-son-durum</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aykut Göker]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Nov 2016 12:46:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aykut Göker]]></category>
		<category><![CDATA[arge]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=4340</guid>

					<description><![CDATA[<p>14 Mart 2015 günlü Cumhuriyet gazetesinin 3. sayfasında astrologların kehanetleri yer alıyordu. Dünya ARGE ligindeki durumumuza çok uygun düşen bir haber açılımı&#8230; ABD’nin değer yaratma yeteneğini yükseltmeye yönelik önerilerin ortaya konduğu Making Value for America: Embracing the Future of Manufacturing, Technology, and Work (Geleceğin İmalatına, Teknolojisine ve İş Süreçlerine Kucak Açarak Amerika için Değer Yaratmak) adlı kitabı incelerken (ABD Ulusal Mühendislik Akademisi’nce bu yıl yayımlandı) Dünya ARGE ligindeki son durum gözüme ilişti. Ele alınan konu gereği, ABD’nin bu ligdeki durumu da gözden geçirilmiş. 1999’da, dünyadaki ARGE harcamaları toplamının %38’i ABD’ye, %27’si Avrupa Birliği’ne (AB), %24’ü de yedi Asya ülkesine (Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Malezya, Singapur ve Tayland’a) aitmiş. 2009 yılına gelindiğinde ABD’nin payı %31’e, AB’nin payı da %23’e gerilemiş. Buna karşılık Çin, ARGE harcamalarını her yıl %20 oranında artırarak hızlı bir yükseliş göstermiş ve bu on yıl içinde payını, Japonya’yı geçerek %12’ye çıkarmış. Çin’deki yükseliş nedeniyle, sayılan Asya ülkelerinin toplam payı da %32’ye yükselmiş. Bu eğilimin sürdüğü belirtiliyor. Tahminlere göre 2014’teki son durum şu: ABD %31,1&#8230; Çin %17,5&#8230; Japonya %10,2&#8230; Asya toplamı %39,1&#8230; AB %21,7&#8230; Dünya toplamı içindeki payı %5,7 olan Almanya AB içinde ilk sırada&#8230; Bu eğilimin en az 2020’ye kadar böyle sürmesi ve Çin’in 2022’de ARGE harcamalarında ABD’yi geçmesi bekleniyor. Yorumculara göre bu, Çin’in 2020 yılı için öngördüğü, &#8220;imitasyon&#8221; ağırlıklı bir ekonomiden yenilikçi bir ekonomiye geçme hedefiyle uyumlu&#8230; Dünya ARGE ligindeki sıralamalarda esas alınan bir ölçüt de ülkelerin ARGE harcamalarının, yüzde olarak, GSYİH içindeki payları&#8230; Bu oranın ABD’de %2,4-2,8 bandında, son birkaç yıldır da %2,8’e çok yakın seyrettiği biliniyor&#8230; ABD Çin’in yakın takibinde&#8230; Çin’in, ARGE harcamalarına ayırdığı pay 2011’de yaklaşık %1,7 mertebesinde&#8230; Ama Çin, ARGE harcama oranını da hızla yükselten bir ülke&#8230; 1999’da bu oranın yalnızca %0,8 olduğu anımsanırsa bu hız daha iyi anlaşılabilir. Görülen o ki, Çin son Beş Yıllık Plan’ındaki hedeflerine erişecek; 2014’te %2’yi; 2015’te %2,2’yi yakalayacak ve böyle giderse, 2020’den hemen sonra, ARGE harcamalarının oranlarında da ABD’yi geçecek. Anılan oran 2011’de Güney Kore’de %4 (G. Kore bu oranla dünyada ilk sırada); Japonya’da %3,4&#8230; Her iki ülkenin de ekonomileri ABD ekonomisi yanında çok daha küçük kalıyor olsa da ARGE harcama oranları çok yüksek olduğu için, Japonya’nın yaptığı harcama, mutlak değer olarak ABD’nin ardından ikinci sırayı; G. Kore de dördüncü sırayı alıyor&#8230; Başta da değindim; kitapta belirlenmek istenen ABD’nin dünya ARGE liginde bugünkü durumu ve geleceği&#8230; Onun için karşılaştırmayı doğal olarak dünyanın en iyileriyle yapmışlar&#8230; Peki, Türkiye’nin durumunu görmek istesek nereye bakacağız? Herhâlde 12 yıl önce düştüğü küme içinde bir değerlendirme yapmak daha doğru olur. O kümenin ARGE kayıtları da, kümeye dâhil ülkelerin çatı örgütü olan İslâm İşbirliği Teşkilatı (OIC) tarafından tutuluyor. Aslında OIC, Birleşmiş Milletler’den sonra üye sayısı en çok olan teşkilattır. Tam 57 ülke OIC’ye üye&#8230; Ve dünya nüfusunun %23,4’ü bu 57 ülkede yaşıyor. Ne var ki bu kümenin durumu pek iç açıcı değil. Aralarında Türkiye’nin de siyaset koşturduğu 57 ülkenin toplam ARGE harcaması dünya toplamının %2,1’i&#8230; (SESRIC, OIC Outlook: Current Stance of Science and Technology in OIC Countries, October 2012.) Nüfus yoğunluğu %23,4; ARGE yoğunluğu %2,1! Bu iki rakama bakıp o kadar da üzülmeyin canım; aynı kaynağa göre, 57 ülke içinde değer olarak en yüksek ARGE harcaması Türkiye’nin&#8230; En büyük Türkiye başka büyük yok! (CBT, sayı 1461) Aykut Göker *Aramızdan ayrılan Aykut Göker&#8217;in anısına saygıyla. Bu yazı, CBT sayı 1461&#8217;de yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/aykut-goker/dunya-arge-liginde-son-durum">Dünya ARGE liginde son durum</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>14 Mart 2015 günlü Cumhuriyet gazetesinin 3. sayfasında astrologların kehanetleri yer alıyordu. Dünya ARGE ligindeki durumumuza çok uygun düşen bir haber açılımı&#8230; </strong></p>
<p>ABD’nin değer yaratma yeteneğini yükseltmeye yönelik önerilerin ortaya konduğu <strong>Making Value for America: Embracing the Future of Manufacturing, Technology, and Work</strong> (Geleceğin İmalatına, Teknolojisine ve İş Süreçlerine Kucak Açarak Amerika için Değer Yaratmak) adlı kitabı incelerken (ABD Ulusal Mühendislik Akademisi’nce bu yıl yayımlandı) Dünya ARGE ligindeki son durum gözüme ilişti. Ele alınan konu gereği, ABD’nin bu ligdeki durumu da gözden geçirilmiş.</p>
<p>1999’da, dünyadaki ARGE harcamaları toplamının %38’i ABD’ye, %27’si Avrupa Birliği’ne (AB), %24’ü de yedi Asya ülkesine (Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Malezya, Singapur ve Tayland’a) aitmiş. 2009 yılına gelindiğinde ABD’nin payı %31’e, AB’nin payı da %23’e gerilemiş. Buna karşılık Çin, ARGE harcamalarını her yıl %20 oranında artırarak hızlı bir yükseliş göstermiş ve bu on yıl içinde payını, Japonya’yı geçerek %12’ye çıkarmış. Çin’deki yükseliş nedeniyle, sayılan Asya ülkelerinin toplam payı da %32’ye yükselmiş. Bu eğilimin sürdüğü belirtiliyor. Tahminlere göre 2014’teki son durum şu: ABD %31,1&#8230; Çin %17,5&#8230; Japonya %10,2&#8230; Asya toplamı %39,1&#8230; AB %21,7&#8230; Dünya toplamı içindeki payı %5,7 olan Almanya AB içinde ilk sırada&#8230;</p>
<p>Bu eğilimin en az 2020’ye kadar böyle sürmesi ve Çin’in 2022’de ARGE harcamalarında ABD’yi geçmesi bekleniyor. Yorumculara göre bu, Çin’in 2020 yılı için öngördüğü, <i>&#8220;imitasyon&#8221; </i>ağırlıklı bir ekonomiden yenilikçi bir ekonomiye geçme hedefiyle uyumlu&#8230;</p>
<p>Dünya ARGE ligindeki sıralamalarda esas alınan bir ölçüt de ülkelerin ARGE harcamalarının, yüzde olarak, GSYİH içindeki payları&#8230; Bu oranın ABD’de %2,4-2,8 bandında, son birkaç yıldır da %2,8’e çok yakın seyrettiği biliniyor&#8230; ABD Çin’in yakın takibinde&#8230; Çin’in, ARGE harcamalarına ayırdığı pay 2011’de yaklaşık %1,7 mertebesinde&#8230; Ama Çin, ARGE harcama oranını da hızla yükselten bir ülke&#8230; 1999’da bu oranın yalnızca %0,8 olduğu anımsanırsa bu hız daha iyi anlaşılabilir. Görülen o ki, Çin son Beş Yıllık Plan’ındaki hedeflerine erişecek; 2014’te %2’yi; 2015’te %2,2’yi yakalayacak ve böyle giderse, 2020’den hemen sonra, ARGE harcamalarının oranlarında da ABD’yi geçecek.</p>
<p>Anılan oran 2011’de Güney Kore’de %4 (G. Kore bu oranla dünyada ilk sırada); Japonya’da %3,4&#8230; Her iki ülkenin de ekonomileri ABD ekonomisi yanında çok daha küçük kalıyor olsa da ARGE harcama oranları çok yüksek olduğu için, Japonya’nın yaptığı harcama, mutlak değer olarak ABD’nin ardından ikinci sırayı; G. Kore de dördüncü sırayı alıyor&#8230;</p>
<p>Başta da değindim; kitapta belirlenmek istenen ABD’nin dünya ARGE liginde bugünkü durumu ve geleceği&#8230; Onun için karşılaştırmayı doğal olarak dünyanın en iyileriyle yapmışlar&#8230; Peki, Türkiye’nin durumunu görmek istesek nereye bakacağız? Herhâlde 12 yıl önce düştüğü küme içinde bir değerlendirme yapmak daha doğru olur. O kümenin ARGE kayıtları da, kümeye dâhil ülkelerin çatı örgütü olan İslâm İşbirliği Teşkilatı (OIC) tarafından tutuluyor. Aslında OIC, Birleşmiş Milletler’den sonra üye sayısı en çok olan teşkilattır. Tam 57 ülke OIC’ye üye&#8230; Ve dünya nüfusunun %23,4’ü bu 57 ülkede yaşıyor.</p>
<p>Ne var ki bu kümenin durumu pek iç açıcı değil. Aralarında Türkiye’nin de siyaset koşturduğu 57 ülkenin toplam ARGE harcaması dünya toplamının %2,1’i&#8230; (SESRIC<strong>, OIC Outlook: Current Stance of Science and Technology in OIC Countries, </strong>October 2012.) Nüfus yoğunluğu <strong>%23,4</strong>; ARGE yoğunluğu <strong>%2,1</strong>!</p>
<p>Bu iki rakama bakıp o kadar da üzülmeyin canım; aynı kaynağa göre, 57 ülke içinde değer olarak en yüksek ARGE harcaması Türkiye’nin&#8230; En büyük Türkiye başka büyük yok! (CBT, sayı 1461)</p>
<p><strong>Aykut Göker</strong></p>
<p><em>*Aramızdan ayrılan Aykut Göker&#8217;in anısına saygıyla. Bu yazı, CBT sayı 1461&#8217;de yayınlanmıştır.</em></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/aykut-goker/dunya-arge-liginde-son-durum">Dünya ARGE liginde son durum</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4340</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
