<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 14 Oct 2018 12:32:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hayal edebilen çocuklar yetiştirmek için ne yapmalıyız?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/hayal-edebilen-cocuklar-yetistirmek-icin-ne-yapmaliyiz</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Apr 2017 14:20:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[bilim ve çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[hayal kurabilen çocuklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=6233</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eğitim Reformu Girişimi (ERG)’den Didem Aksoy&#8217;a yönelttik bu soruyu. Çocukların okullardaki akademik başarıları ya da öğrenmelerinin yanında duygusal becerileri de çok önemli. Hayal etmeleri ve kendilerini ifade edebilmeleri, bunlar aslında sosyal ve duygusal beceriler olarak tanımlanıyor. Çocuklar okula boş bir sayfa olarak gelmiyor. Aslında onların küçük yaştan itibaren hayal güçleri zaten çok geniş ve renkli. Bizim onları nasıl destekleriz ve onlar için nasıl sağlıklı bir ortam oluştururuz bunu düşünmemiz gerekiyor. Çocukların kendilerini rahat, güvende, özgür ve değerli hissetmeli Sınıf ortamlarının nasıl kurulduğu çok önemli. Okul müdürlerine, öğretmenlere ve velilere büyük görev düşüyor. Çocukların okulda rahat, güvende, özgür ve değerli hissettikleri ortamlar oluşturmak gerekiyor. Bu ortam sağlanmadığında çocuk kendini baskı altında hissediyor. Kendini ifade etmek istemiyor ya da korkuyor. Kendini ifade edemediği noktada da bir yerden sonra denemeyi bırakıyor. Bizler sınav sistemindeki yanlışlar ve “belli soruların tek bir doğru cevabı var” algısıyla çocukların hayal gücünü daraltıyoruz. Tek bir doğrunun olduğu bir eğitim sisteminde, yani A doğru cevap, kalan B, C, D yanlıştır dediğimiz noktada aslında çocukların hayal gücünü kısıtlamış oluyoruz. Yani, çocukların yaratıcı düşüncelerini yanlış olarak nitelendirmiş oluyoruz. Bir süre sonra da yaratıcı düşünceyi terk ediyorlar. Çocuklar eleştirilirken de dikkatli olunmalı. Negatif değil, olumlu yönde geliştiricek eleştiriler almalı. Farklı düşüncelerini ifade ettiğinde, olumlu karşılanması çok önemli. Çocuğun çevresinde gelişmiş bir dinleme kültürü olmalı. Çocuklar ve gençler konuşurken sonuna kadar dinlenmeli. Sözleri kesilmemeli. “Çocuğa yeni ve farklı olanı göstermek gerekiyor.” Çocukların ufkunu açmak da çok önemli. Muş’ta, Kastamonu’da ve Samsun’daki bazı köy okulları ile bir çalışmamız olmuştu. Muş’ta bir çocuğa “Özel gücün olsa ne olmasını isterdin?” diye bir soru sorduk. Çocuk uçmak istediğini söyledi. “Peki dünya üzerindeki her yere gidebilecek olsan nereye uçmak istersin?” diye sorduk. Karşı köye uçmak istediğini söyledi. Yine “Hayalinizdeki evi çizin” aktivitesi sırasında bu çocukların kendi evlerine benzeyen evler yaptığını gördük. Çocuğa yeni ve farklı olanı göstermek gerekiyor. Ufku açmaktan kastettiğim bu. Gördüğünün de ötesinde, farklı hayatların oluğunu göstermek önemli. Farklı yaşamların ve farklı kültürlerin tanıtıldığı filmlere ve kitaplara yönlendirilmeliler. Çocuğun oyun oynaması da hayal dünyasını geliştirmek için çok önemli. Oyunla eğitim, uluslararası düzeyde kullanılan bir yöntem. Ayrıca son çalışmalar, aslında çocuğa çok fazla oyuncak almadığınızda daha yaratıcı olabileceğini ve kendi oyuncaklarını kendisinin üretebileceğini gösteriyor. Çocuğun bazen sıkılması gerekiyor. Canı sıkılan çocuk kendini eğlendirmek için yeni yollar buluyor ve yeni oyunlar keşfediyor. “Eğitim bir çocuk hakkıdır ancak okul tek bir eğitim yolu değil” Bir de şunu sormak gerekiyor. Çocukları neden okula gönderiyoruz? Velilere belki buna meslek sahibi olsun gibi cevaplar verebilir. Eğitim bir çocuk hakkıdır. Ancak okul tek bir eğitim yolu değil. Evde eğitim, Avrupa’da ve ABD’de belli kültür düzeyindeki ailelerce kullanılan bir yöntem. Peki eğitimin ne kadarı ailenin sorumluluğuna bırakılmalı? Aile ben çocuğumu evde eğiteceğim diyerek hiçbir şey yapmayabilir de. Bu noktada devletin müdahalesi ne kadar olmalı? Bunlar hep üzerine düşünülmesi ve yeniden düzenlenmesi gereken konular. Biz ERG olarak sosyal duygusal öğrenme üzerinde çalışıyoruz. Çocuğun sadece aklını değil kalbini de eğitmeye odaklanıyoruz. Duygularının farkında olmak, duygularını anlamak, ifade etmek ve yönetmek, empati, sosyal beceriler, sağlıklı ve şiddetsiz iletişim kurma, planlı olmak, sorumluluk alma gibi, hayatta kalabilmesi için çok önemli olan temel becerileri sağlamaya çalışıyoruz. Eğitim Reformu Girişimi (ERG) nedir? ERG çocuğun ve toplumun gelişimi için eğitimde yapısal dönüşüme katkı yapan bağımsız ve kar amacı gütmeyen bir girişim. Eğitimde karar süreçlerinin bilimsel verilere dayalı olması ve her çocuğun kaliteli eğitim alması kurumun en büyük hedefleri arasında. 2003 yılında kurulan ERG, Türkiye’nin önde gelen vakıfların desteklediği bir girişim. Söyleşi: Cemre Yavuz</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/hayal-edebilen-cocuklar-yetistirmek-icin-ne-yapmaliyiz">Hayal edebilen çocuklar yetiştirmek için ne yapmalıyız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Eğitim Reformu Girişimi (ERG)’den Didem Aksoy&#8217;a yönelttik bu soruyu. </em></p>
<p>Çocukların okullardaki akademik başarıları ya da öğrenmelerinin yanında duygusal becerileri de çok önemli. Hayal etmeleri ve kendilerini ifade edebilmeleri, bunlar aslında sosyal ve duygusal beceriler olarak tanımlanıyor.</p>
<p>Çocuklar okula boş bir sayfa olarak gelmiyor. Aslında onların küçük yaştan itibaren hayal güçleri zaten çok geniş ve renkli. Bizim onları nasıl destekleriz ve onlar için nasıl sağlıklı bir ortam oluştururuz bunu düşünmemiz gerekiyor.</p>
<p><strong>Çocukların kendilerini rahat, güvende, özgür ve değerli hissetmeli</strong></p>
<p>Sınıf ortamlarının nasıl kurulduğu çok önemli. Okul müdürlerine, öğretmenlere ve velilere büyük görev düşüyor. Çocukların okulda rahat, güvende, özgür ve değerli hissettikleri ortamlar oluşturmak gerekiyor. Bu ortam sağlanmadığında çocuk kendini baskı altında hissediyor. Kendini ifade etmek istemiyor ya da korkuyor. Kendini ifade edemediği noktada da bir yerden sonra denemeyi bırakıyor.</p>
<p>Bizler sınav sistemindeki yanlışlar ve “belli soruların tek bir doğru cevabı var” algısıyla çocukların hayal gücünü daraltıyoruz. Tek bir doğrunun olduğu bir eğitim sisteminde, yani A doğru cevap, kalan B, C, D yanlıştır dediğimiz noktada aslında çocukların hayal gücünü kısıtlamış oluyoruz. Yani, çocukların yaratıcı düşüncelerini yanlış olarak nitelendirmiş oluyoruz. Bir süre sonra da yaratıcı düşünceyi terk ediyorlar.</p>
<p>Çocuklar eleştirilirken de dikkatli olunmalı. Negatif değil, olumlu yönde geliştiricek eleştiriler almalı. Farklı düşüncelerini ifade ettiğinde, olumlu karşılanması çok önemli. Çocuğun çevresinde gelişmiş bir dinleme kültürü olmalı. Çocuklar ve gençler konuşurken sonuna kadar dinlenmeli. Sözleri kesilmemeli.</p>
<p><strong>“Çocuğa yeni ve farklı olanı göstermek gerekiyor.”</strong></p>
<p>Çocukların ufkunu açmak da çok önemli. Muş’ta, Kastamonu’da ve Samsun’daki bazı köy okulları ile bir çalışmamız olmuştu. Muş’ta bir çocuğa “Özel gücün olsa ne olmasını isterdin?” diye bir soru sorduk. Çocuk uçmak istediğini söyledi. “Peki dünya üzerindeki her yere gidebilecek olsan nereye uçmak istersin?” diye sorduk. Karşı köye uçmak istediğini söyledi. Yine “Hayalinizdeki evi çizin” aktivitesi sırasında bu çocukların kendi evlerine benzeyen evler yaptığını gördük. Çocuğa yeni ve farklı olanı göstermek gerekiyor. Ufku açmaktan kastettiğim bu. Gördüğünün de ötesinde, farklı hayatların oluğunu göstermek önemli. Farklı yaşamların ve farklı kültürlerin tanıtıldığı filmlere ve kitaplara yönlendirilmeliler.</p>
<p>Çocuğun oyun oynaması da hayal dünyasını geliştirmek için çok önemli. Oyunla eğitim, uluslararası düzeyde kullanılan bir yöntem. Ayrıca son çalışmalar, aslında çocuğa çok fazla oyuncak almadığınızda daha yaratıcı olabileceğini ve kendi oyuncaklarını kendisinin üretebileceğini gösteriyor. Çocuğun bazen sıkılması gerekiyor. Canı sıkılan çocuk kendini eğlendirmek için yeni yollar buluyor ve yeni oyunlar keşfediyor.</p>
<p><strong>“Eğitim bir çocuk hakkıdır ancak okul tek bir eğitim yolu değil”</strong></p>
<p>Bir de şunu sormak gerekiyor. Çocukları neden okula gönderiyoruz? Velilere belki buna meslek sahibi olsun gibi cevaplar verebilir. Eğitim bir çocuk hakkıdır. Ancak okul tek bir eğitim yolu değil. Evde eğitim, Avrupa’da ve ABD’de belli kültür düzeyindeki ailelerce kullanılan bir yöntem. Peki eğitimin ne kadarı ailenin sorumluluğuna bırakılmalı? Aile ben çocuğumu evde eğiteceğim diyerek hiçbir şey yapmayabilir de. Bu noktada devletin müdahalesi ne kadar olmalı? Bunlar hep üzerine düşünülmesi ve yeniden düzenlenmesi gereken konular.</p>
<p>Biz ERG olarak sosyal duygusal öğrenme üzerinde çalışıyoruz. Çocuğun sadece aklını değil kalbini de eğitmeye odaklanıyoruz. Duygularının farkında olmak, duygularını anlamak, ifade etmek ve yönetmek, empati, sosyal beceriler, sağlıklı ve şiddetsiz iletişim kurma, planlı olmak, sorumluluk alma gibi, hayatta kalabilmesi için çok önemli olan temel becerileri sağlamaya çalışıyoruz.</p>
<p><strong>Eğitim Reformu Girişimi (ERG) nedir?</strong></p>
<p>ERG çocuğun ve toplumun gelişimi için eğitimde yapısal dönüşüme katkı yapan bağımsız ve kar amacı gütmeyen bir girişim. Eğitimde karar süreçlerinin bilimsel verilere dayalı olması ve her çocuğun kaliteli eğitim alması kurumun en büyük hedefleri arasında. 2003 yılında kurulan ERG, Türkiye’nin önde gelen vakıfların desteklediği bir girişim.</p>
<p>Söyleşi: Cemre Yavuz</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/hayal-edebilen-cocuklar-yetistirmek-icin-ne-yapmaliyiz">Hayal edebilen çocuklar yetiştirmek için ne yapmalıyız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6233</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hayal kurabilen çocuklar yetiştirmek&#8230;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/hayal-kurabilen-cocuklar-yetistirmek</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Apr 2017 05:29:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[finlandiya]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[güvence]]></category>
		<category><![CDATA[hayal kurmak]]></category>
		<category><![CDATA[Nermin Abadan Unat]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=6212</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaklaşık 23 milyon çocuğumuz var bu ülkede. Birleşmiş Milletler tanımına göre “0-17” yaş grubunu içeren çocuk nüfusu bu. Bir anlamda geleceğimiz, daha doğrusu bu ülkenin geleceği. Bugün 5 yaşında olan bir çocuk 2030 yılında çalışma hayatına atılacak, evlenecek, çocukları olacak. Kimileri siyasi, ekonomik kararlara imza atacak. Yani 2030 yılında Türkiye’nin nasıl bir yol izleyeceğini belirleyecek olanlar bugünün çocukları. Peki biz bu çocukları nasıl yetiştiriyoruz? Geleceğe güvenle bakabilen, dünyayı ve içinde bulunduğumuz çağı doğru analiz edebilecek, sorgulayabilen bireyler olarak yetiştirebilmenin hayli uzağındayız ne yazık ki. İyi ve kaliteli bir eğitim alabilen, farklı sos- yal becerileri edinebilme imkanına sahip çocuklarımızın sayısı ne yazık ki yeterli değil. Dünya ise eğitim politikalarını bugüne göre değil geleceğe göre şekillendiriyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun bu yılki toplantılarında konuşulan konulardan biri de “Geleceği şekillendirmek” idi. Önümüzdeki Dördüncü Sanayi Devrimi’nde şu 3 temel beceriye sahip insanlara gereksinim duyulacağı vurgulandı: Yaratıcılık, eleştirel düşünce ve karmaşık problem çözümü. Çocuklar geleceğin güvencesidir! Atatürk, halkın kendi kendini yöneteceği demokrasi rejiminin ilk adımı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kurduğunda ‘çocuklar geleceğin güvencesidir’  diyerek çocuklara armağan etmişti. Gerçekten Atatürk’ün yolundan sapmadan gidebilmiş olsaydık bugün Türkiye eğitimli, geleceğe güvenle bakan bireylerinin çoğunlukta olduğu dünyanın saygın ülkelerinden biri haline gelebilirdi. Neyse&#8230; Yakınmanın yeri ve zamanı değil&#8230; Biz de buradan hareketle Herkese Bilim Teknoloji Dergisi olarak bu sayımızda ana konumuzu çocuklara ayırdık: “Geleceği hayal kurmayı bilen çocuklar kuracak”. Yaratıcılık nasıl beslenir? Aileler ve eğitimciler ne yapmalı? Sorularının yanıtını aradık. Ayrıca dünyada en iyi eğitim sistemine sahip iki ülkeden Finlandiya ve Güney Kore’den örnekler verdik. Türkiye’de çocukların yaratıcılığını geliştirmek için yeni açılmaya başlanan Maker atölyelerini sizin için derledik. Sadece çocuklar için değil herkese yönelik yine birbirinden ilginç konularımız, yazılarımız var dergimizde. Biliyorsunuz 2017 Nisan, Otizm Farkındalık Ayı idi. Dr. Tuba Mutluer “Otizmde neredeyiz? Erken Tanı Neden Önemli?” konulu bir makale yazdı. Dr. Mehmet Karaca ise yaş aldıkça yaşadığımız fizyolojik değişimleri ve neler yapılması gerektiğine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Doğan hocanın “Türkiye’de Aydınlanma oldu mu?” soru başlıkla yazısı içine bulunduğumuz toplumu anlamak için çok önemli. Erhan Karaesmen’in Nisan Ayı Sinan Ayı diyerek Mimar Sinan ile ilgili yazdığı şahane bir yazı da var bu sayımızda. Tabii hocaların hocası Nermin Abadan Unat’ın Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Jüri Özel Ödülü alması dolayısıyla onun hakkında yine özel bir yazı&#8230; Avrupa Kredi Transfer Sistemi bağlamında tipik bir Türk yükseköğretim öğrencisi Amerikalı denkleriyle karşılaştırıldığında üniversitede neredeyse bir yıldan fazla okuyor. Öğrencilerin “Hocam biz hamal mıyız?” yönündeki şikâyetlerine Prof. Dr. Hasan Şimşek tercüman oluyor. Keyifli okumalar&#8230; Gelecek hafta Cuma, beyin besleme gününde buluşmak üzere&#8230;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/hayal-kurabilen-cocuklar-yetistirmek">Hayal kurabilen çocuklar yetiştirmek&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 23 milyon çocuğumuz var bu ülkede. Birleşmiş Milletler tanımına göre “0-17” yaş grubunu içeren çocuk nüfusu bu. Bir anlamda geleceğimiz, daha doğrusu bu ülkenin geleceği. Bugün 5 yaşında olan bir çocuk 2030 yılında çalışma hayatına atılacak, evlenecek, çocukları olacak. Kimileri siyasi, ekonomik kararlara imza atacak.</p>
<p>Yani 2030 yılında Türkiye’nin nasıl bir yol izleyeceğini belirleyecek olanlar bugünün çocukları. Peki biz bu çocukları nasıl yetiştiriyoruz? Geleceğe güvenle bakabilen, dünyayı ve içinde bulunduğumuz çağı doğru analiz edebilecek, sorgulayabilen bireyler olarak yetiştirebilmenin hayli uzağındayız ne yazık ki. İyi ve kaliteli bir eğitim alabilen, farklı sos- yal becerileri edinebilme imkanına sahip çocuklarımızın sayısı ne yazık ki yeterli değil.</p>
<p>Dünya ise eğitim politikalarını bugüne göre değil geleceğe göre şekillendiriyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun bu yılki toplantılarında konuşulan konulardan biri de “Geleceği şekillendirmek” idi.</p>
<p>Önümüzdeki Dördüncü Sanayi Devrimi’nde şu 3 temel beceriye sahip insanlara gereksinim duyulacağı vurgulandı: Yaratıcılık, eleştirel düşünce ve karmaşık problem çözümü.</p>
<p><strong>Çocuklar geleceğin güvencesidir!</strong></p>
<p>Atatürk, halkın kendi kendini yöneteceği demokrasi rejiminin ilk adımı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kurduğunda ‘çocuklar geleceğin güvencesidir’  diyerek çocuklara armağan etmişti. Gerçekten Atatürk’ün yolundan sapmadan gidebilmiş olsaydık bugün Türkiye eğitimli, geleceğe güvenle bakan bireylerinin çoğunlukta olduğu dünyanın saygın ülkelerinden biri haline gelebilirdi. Neyse&#8230; Yakınmanın yeri ve zamanı değil&#8230;</p>
<p>Biz de buradan hareketle Herkese Bilim Teknoloji Dergisi olarak bu sayımızda ana konumuzu çocuklara ayırdık: <strong>“Geleceği hayal kurmayı bilen çocuklar kuracak”</strong>. Yaratıcılık nasıl beslenir? Aileler ve eğitimciler ne yapmalı? Sorularının yanıtını aradık.</p>
<p>Ayrıca dünyada en iyi eğitim sistemine sahip iki ülkeden Finlandiya ve Güney Kore’den örnekler verdik. Türkiye’de çocukların yaratıcılığını geliştirmek için yeni açılmaya başlanan Maker atölyelerini sizin için derledik.</p>
<p>Sadece çocuklar için değil herkese yönelik yine birbirinden ilginç konularımız, yazılarımız var dergimizde.</p>
<p>Biliyorsunuz 2017 Nisan, Otizm Farkındalık Ayı idi. Dr. <strong>Tuba Mutluer </strong>“Otizmde neredeyiz? Erken Tanı Neden Önemli?” konulu bir makale yazdı. Dr. <strong>Mehmet Karaca </strong>ise yaş aldıkça yaşadığımız fizyolojik değişimleri ve neler yapılması gerektiğine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. <strong>Doğan </strong>hocanın “Türkiye’de Aydınlanma oldu mu?” soru başlıkla yazısı içine bulunduğumuz toplumu anlamak için çok önemli. <strong>Er</strong><strong>han Karaesmen</strong>’in Nisan Ayı Sinan Ayı diyerek Mimar Sinan ile ilgili yazdığı şahane bir yazı da var bu sayımızda. Tabii hocaların hocası <strong>Nermin Abadan Una</strong>t’ın Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Jüri Özel Ödülü alması dolayısıyla onun hakkında yine özel bir yazı&#8230;</p>
<p>Avrupa Kredi Transfer Sistemi bağlamında tipik bir Türk yükseköğretim öğrencisi Amerikalı denkleriyle karşılaştırıldığında üniversitede neredeyse bir yıldan fazla okuyor. Öğrencilerin “Hocam biz hamal mıyız?” yönündeki şikâyetlerine Prof. Dr. <strong>Hasan Şimşek </strong>tercüman oluyor.</p>
<p>Keyifli okumalar&#8230;</p>
<p>Gelecek hafta Cuma, beyin besleme gününde buluşmak üzere&#8230;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/hayal-kurabilen-cocuklar-yetistirmek">Hayal kurabilen çocuklar yetiştirmek&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6212</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
