<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>akkuyu nükleer santrali arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/akkuyu-nukleer-santrali/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/akkuyu-nukleer-santrali</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Feb 2023 10:25:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Internete her girdiğimizde iklimi biraz daha bozduğumuzu biliyor muyuz?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/internete-her-girdigimizde-iklimi-biraz-daha-bozdugumuzu-biliyor-muyuz-2</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Feb 2023 10:25:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezegenimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[akkuyu nükleer santrali]]></category>
		<category><![CDATA[alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[atmosfer]]></category>
		<category><![CDATA[CO2]]></category>
		<category><![CDATA[data]]></category>
		<category><![CDATA[dijital yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[instagram]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[laptop]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[sera gazı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[tv]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=28900</guid>

					<description><![CDATA[<p>Araştırmalara göre, dünya genelinde, 2022’de her gün 5,03 milyar kişi internette, bunlardan 4,7 milyarı ise sosyal medyada aktif idi! Yine dünya genelinde, 2021’de kullanılan elektrik miktarı 120 adet Akkuyu gücündeki reaktörlerde üretilecek kadar çoktu. Bu aşırı elektriğin üretilmesi sırasında kullanılan yakıtlardan atmosfere salınan sera gazı miktarı (özellikle CO2), dünya uçak trafiğinden atmosfere salınan gaz miktarı kadar fazla! Bizler, bir yandan sera gazlarını azaltmakla ilgili çok çeşitli önlemlerin zorunlu olduğunu onaylarken (kömür santrallerini kapatmak gibi), diğer yandan, kullandığımız internet yoluyla, sera gazlarını artırarak iklimin biraz daha bozulmasına fark etmeden katkıda bulunuyoruz! Internet cini çoktan şişeden çıktı! Interneti hepimiz kullanıyoruz ve vazgeçmemiz de söz konusu değil. O zaman ne yapmalıyız?  Açıklamalar, ayrıntılar, karşılaştırmalar ve öneriler bu yazımızda. Facebook’a bir fotoğraf koyup her gün 5 dakika internette kalan ya da WhatsApp’tan iki video yollayan bir kişi, yılda, 20 kg kadar sera gazı salınmasına katkıda bulunuyor. Bir kişi için az olan bu miktar, bunu her gün 1 milyar kişi yaptığında ise yılda 20 milyon ton sera gazı ediyor. Bu da, 20 tonluk 1 milyon kamyon yükü demek. Neredeyse 40 metre aralıklarla 40.000 km’lik dünya çevresini dolaşacak kadar uzun bir konvoy! Şekil 1: Eğer internet bir ülke olsaydı, dünyada en fazla sera gazı salan 6. ülke olurdu.   Şekil 2: Dünyada en çok tıklanan web sayfaları (Sadece Kasım 2021 sayıları / milyar) Şekil 3: Haftada kaç saat online video izliyoruz? Şekil 4: Dünyada 2022’de internete ve sosyal medyaya girenlerin sayısı (5,03 ve 4,7 milyar kişi) Türkiye’de günde yaklaşık 7,5 saat internette geçiriliyor. Sosyal medyada ise günde 3 saat. Sosyal medyayı kullanan kişi sayısı yaklaşık 12 milyon /10,11/. Sosyal medyada 5 dakika bulunmak yılda ortalama olarak 20 kg CO2 salınmasıyla sonuçlanıyor. Sosyal medyada geçen 180 dakika sonucu, Türkiye’de 1 kişinin yılda atmosfere salınmasına neden olacağı CO2 miktarı 720 kg. Bu 12 milyon kişi için: 8,64 milyon ton CO2. Çizelge 1’de internette yapılan bazı işlemler birkaç örnekle gösteriliyor. Ayrıca internete bağlı olmayan bir TV ile ve otomobil kullanıldığında atmosfere salınan sera gazları miktarlarıyla karşılaştırılıyor. Çizelge 1: Dijital yaşamda sera gazı salınımıyla ilgili bazı karşılaştırmalar Görüldüğü gibi, günde 5 dakika Facebook’ta kalmakla (yılda 20 kg), günde 1 saat internete bağlı olmayan 100 Watt gücünde TV izlemekle (17 kg) ya da 133 km otomobil kullanmakla (20 kg), atmosfere salınacak olan sera gazları miktarları kabaca aynı. Ancak TV gitgide online’dan izleniyor ve internet kullanımı TV kullanımını geçmek üzere (Bkz. Şekil). Türkiye’de sosyal medya yoluyla 1 kişinin atmosfere salınmasına neden olduğu CO2 miktarı ise 720 kg ile epey fazla. Yılda 8,64 milyon ton CO2. Kuşkusuz bu ortalama değerler büyük değişimler gösterebilir. Özellikle internette çok kişinin izlediği film ve diziler, bu miktarları çok artırabilir. Dünyada internette kullanılan elektrik ve bunun neden olduğu sera gazı (CO2, eşdeğeri) miktarı ne kadar? Dünyada toplam olarak kullanılan elektrik ve salınan sera gazları (CO2) miktarını hesaplarsak: 2021 yılında dünyada üretilen toplam 27.000 Terawatt saat (TWh) elektriğin yaklaşık olarak %4’ü internette harcandı. Bu, 1.080 TWh elektrik kullanımı demektir. Akkuyu büyüklüğünde 1.200 MW kurulu gücünde bir nükleer reaktör yılda yaklaşık olarak 9 TWh elektrik üretiyor. Bu demektir ki 2021, yılında her biri Akkuyu reaktörü gücünde, 120 reaktör eşdeğerindeki elektrik santralinin ürettiği elektrik, dünyada internet için kullanıldı. 2030’da dünyada internetin kullanacağı elektriğin dünyada kullanılacak tüm elektriğin %10 kadar olacağı ve sera gazlarının da çok daha fazla olacağı kestiriliyor. Sadece internet yoluyla değil, her birimiz enerji (ısı), araç (petrol) ve elektrik kullanırken atmosfere sera gazı salınmasına katkıda bulunuyoruz. Bunun yanısıra ulaşım ve kendimize gereken maddelerin üretimi ve tüketimi sırasında bizler için kullanılan enerji sonucu atmosfere sera gazları salınıyor. Tüm bu yollarla ortaya çıkan toplam sera gazı miktarı Almanya’da kişi başına yılda kabaca 12 ton CO 2E. Türkiye’de bu miktar bunun yarısı kadar. Bu 12 ton içinde, besinlerin üretiminin en başından, tüketiminin en sonuna kadar geçen sürede, tüm işlemler sonunda kişi başına düşen sera gazı miktarı, yapılan araştırmalara göre, 2 ton CO2 kadar. Dijital yaşamın 12 ton içindeki payı ise, Almanya’da 849 kg CO2 (Şekil 6). Fransız Think tanks, Shift araştırma projesinde, 2018 yılında video izlenmesiyle, atmosfere 300 milyon CO2 miktarında sera gazı salındığı sonucuna varılıyor. Bu ise, tüm İspanya’nın atmosfere saldığı sera gazı kadar çok! Araştırmacılara göre, dünya veri (data) trafiğinin %80’i video izlenmesinden oluşuyor /3/. Öte yandan Netflix, 2020 yılında atmosfere 1,1 milyon ton CO2 saldığını ve bunun yarısının da film ve dizilerin yapımı sırasında ortaya çıktığını açıkladı /4/. Netflix’te ‘Stranger Things’ 64 milyon kişi izlemiş ve bu yolla atmosfere salınan sera gazı miktarının 56.700 Alman otomobil sürücüsünün 1 yılda atmosfere salacağı sera gazı miktarında denk geleceği hesaplanmış (Save on energy’nin verisi). Neden bu kadar çok video izleniyor sorusuna ise verilen yanıt: A- kendimiz istiyoruz, B- istemediğimiz halde bize ya reklamlarla ya da tanıdıklarla yollandığından izliyoruz deniliyor. Video izlenmesinde kullanılan baz istasyonu sistemiyle (Mobilfunk) bu sistemdeki kablo cinslerine göre de sera gazı salınımı farklı oluyor. En az CO2 salınmasını cam lifli kablolar sağlıyor. Internet için elektrik neden gitgide artıyor? Dünyada internete bağlı 30 milyar alet ve sistem var. Internette kullanılan bu çok çeşitli aletlerin, iletişim sistemlerinin yapımı, taşınması, kullanımı için aşırı miktarda enerji ve elektrik gerekiyor. Veri merkezlerinin, web sunucularının (serverlerin) ve milyarlarca veri trafiğini iletirken ısınan sayısız kablonun, büyük bilgisayarların veri merkezlerinde sürekli soğutulması için elektrik gerekiyor. Internet ağı, veri merkezleri ve serverler günün en yoğun kullanım durumu için tasarlanmış olduklarından, her an emre amade bekletiliyorlar. Bu nedenle gereğinden fazla elektrik kullanıyorlar. Internet için gereken elektrik miktarı 2000 yılından beri, her 5 yılda bir, iki katına yükseldiği görülüyor ve daha da ne kadar artacağı belli değil. Dünya nüfus artımı sonucu her gün internete giren kişi ve işlem sayısının, oyunların, videoların, filmlerin, dizilerin gitgide artması, internet için gereken elektriğin ve dolaylı olarak da sera gazı miktarının artmasını hızlandırıyor. Yakın gelecekte IOT (Internet of Things) sistemi devreye girip, örneğin dünyanın bir yerindeki yük kamyonu, dünyanın başka bir yerindekiyle ya da iş merkeziyle doğrudan iletişim kurduğunda, benzer milyarlarca yeni işlem için çok daha fazla elektrik gerekecek ve çok daha fazla sera gazı atmosfere ulaşacağı kesindir. 2030 yılında internetin kullanacağı elektriğin, dünyada kullanılacak miktarın %20’sine yükseleceği kestiriliyor. Şekil 5’te bir veri merkezi (data center) görülüyor. Şekil 5: Internet veri merkezi Cep telefonlarına yüklenen aplikasyonlar sürekli çoğalırken ya da yenilenirken milyarlarca kişi daha fazla elektrik kullanıp CO2 salınımına neden oluyor. Benzer durum yenilenen Twitter, Facebook, Instagram ve başka çok çeşitli portallar için de geçerli. Bunlara, gitgide artan filmler, diziler, milyarlarca yazışma ve yorumlar da eklenirse, bunları harekete geçirmek ve çalıştırmak için gereken elektriğin ve salınan CO2 miktarının büyüklüğü kestirilebilir. Almanya’da 2021 yılında internet ile ilgili kullanılan tüm sistemler, veri merkezleri (data center) web sunucular (serverler) ve diğer aletler için toplam olarak 46,7 TWh elektrik kullanılmış ve bu elektriğin üretilmesi sırasında 22 milyon ton CO2 sera gazı atmosfere salınmıştır (Almanya‘da 50.000 veri merkezi var). 2021 yılında üretilen toplam elektrik 490 TWh ve her türlü enerji kaynağından atmosfere salınan CO2 sera gazı miktarı 228 milyon ton. Almanya internetinin neden olduğu 22 milyon ton CO2 içinde %48 PC ve ilgili sabit aletlerin, %25 hesap merkezlerinin, %18 iletişim ağlarının ve %9 da iletişim sistemlerinde en sondaki aletlerin payları bulunuyor. Şekil 6’da dijital yaşamın sera gazları salınımındaki ayrıntıları görülüyor. En büyük katkı TV’nin gerek üretimi gerekse kullanımından geliyor: Kişi başına 350 kg CO2 salınıyor. Veri merkezleri de kişi başına düşen 213 kg CO2 ile epey katkıda bulunuyorlar. Sera gazları, madenlerin çıkarılması, işlenmesi ve yarı iletkenlerin üretilmesi sırasında salınıyor. Şekil 6’deki değerler ortalama yaklaşık değerler olup aletlerin tipik kullanım sürelerine göre hesaplanmıştır. Örneğin düz ekran büyük bir TV’nin üretimi sırasında 1000 kg ve bir laptopun üretiminde ise 250 kg CO2 sera gazı salındığı açıklanıyor. Aletlerin kullanımı sırasında salınan sera gazları ise, aletlerin kullandığı elektrik miktarına ve kullanan kişinin kullanma süresine, alışkanlığına göre değişim gösteriyor. Benzer durum veri merkezlerinde web sunucularında verilerimizin depolanma miktar ve süresine bağlı olarak değişiyor. Şekil 6: Almanya’da 2020 yılında dijital yaşam yoluyla kişi başına toplam: 849 kg CO2 eşdeğerinde sera gazı salındı. Şekilde sağda: Veri merkezleri (Data center ve web sunucular), Backup (Cloud, veri depolama), arama motorları. Üretim/yapım: TV, laptop, akıllı telefon, konuşma yardımcısı. Şekilde solda: Kullanım &#8211; TV, laptop, akıllı telefon, konuşma yardımcısı. Şekilde ortada: İletişim ağı (şebeke) &#8211; video akımı, sosyal medya, konuşma yardımcısı /5/ . Değerler, kestirimler olup yapım ve kullanım özelliklerine göre büyük farklılık olabilir. Internetin olumlu yanları Internetin, bize, dünyanın her yeriyle anında iletişim sağlamasının yanı sıra, internet üzerinden telefon, veri aktarımı (fotoğraf, video, grafik vb.), internet bankacılığı, e-devlet, alış veriş, kitap, gazete, dergi, makale, müzik indirimleri gibi daha birçok yararlı yanı olduğunu biliyoruz. Gerek internetteki bu gibi işlemlerin bir çoğuyla gerekse örneğin uzak yerlerdeki katılımcılarla internet videolarıyla yapılan görüşmeler, toplantılar, konferanslar yoluyla atmosfere salınacak sera gazlarının, bunların uçak gezileriyle yüz yüze yapılmasından çok daha az olacağı da açıktır. Bu durum özellikle 2020/2021 yıllarındaki Covid salgını sırasında gitgide artan evden çalışma (home office) seçeneği için de geçerlidir. Gitgide artan internet alışverişlerinde de satın alınacakları gidip aramak ve ayrıca trafiğe girip vakit yitirmek, park yeri aramak yerine bunları internet üzerinden yapmanın çok daha az sera gazıyla sonuçlanacağı da kestirilebilir. Internetin gitgide TV’nin yerini almakta olduğu görülüyor. Şekil 7: Dünyada kişi başına TV ve internetin izlenme süreleri (dakika) Internetin, iklimin daha da bozulmasına olan katkısını nasıl azaltabiliriz? Öneriler: E-postalarının sayısını ve her bir e-postasındaki ekleri, resimleri, videoları azaltmak, büyük dosyaları küçülterek (ZIP) yollamak. E-posta ekleri yerine web bağlantılarını (link) yazmak (bu, herkesin açmayacağı ekleri gereksiz yere yollamamızı önleyecektir). Gelen her zincir e-postasını, resimleri, videoları çok kişiye yollamamak (forward etmemek), seçici olmak. Önemli olmayan e-postalarını silmek, posta kutularını boşaltmak ya da kendi PC ya da USB&#8217;de depolamak. Sürekli gelen ve okunmayan haber ileti kanallarından çıkmak. Akıllı telefonların optimizasyon olanağını kullanarak arka planda çalışan programları yok etmek. Sık sık yeni alet (akıllı telefon, tablet vb) satın almamak, bunların pillerini yenileyerek ya da onarımla kullanmaya devam etmek (her yeni alet, elektrik üretimini artırmak ve sera gazı üretmek demek). Desktop bilgisayar yerine örneğin laptop kullanmak. Bir laptopun, yapımında %75 daha az malzeme ve kullanımında ise %70 daha az elektrik gerekiyor. Sadece internette arama ve e-postalarına bakmak için PC, laptop yerine tablet ve kitap okumak için ise e-kitap okuyucu (e-reader) kullanmak hem elektrik üretimini hem de CO2 salınımını azaltacaktır. Çocuklarımıza evde ve okullarda interneti bilinçli kullanmayı öğretmek, önermek, internette oyun oynamaları yerine onları, oyun alanlarında oynamalarına özendirmek. Bu, ayrıca hem arkadaşlığı pekiştirecek hem de gitgide artan obezite eğilimini de azaltacaktır. Video toplantılarında, çok gerekmiyorsa, videoyu kapatmak. Video filmlerde çözünürlük kalitesini düşürmek. Internete çok gerekmiyorsa girmemek, akıllı telefonları daha az kullanmak, daha az resim ve video yollamak. Sonuç Artık yaşamımızın bir parçası olan, bizlere büyük olanak sağlayan interneti bırakmamız söz konusu değil. Ancak, gitgide artan internet işlemlerimizi, yukarıdaki açıklamalarımızın ve önerilerin ışığında daha bilinçli olarak kullanmak, hem elektrik gereksinimini, hem de atmosfere salınan sera gazı miktarını azaltacaktır. Bugün dünyada elektrik daha çok fosil yakıtlardan üretiliyor. Güneş ve rüzgar kaynaklı elektrik oranı, dünyada ilk kez 2021’de %10’u geçti. Umarız bu oran daha da artar. Ancak güneş ve rüzgar enerjileri de sütten çıkmış ak kaşık değiller. Örneğin güneş panellerinin her 25 yılda bir hurdaya çıkması sonucu, bunların geri dönüşümlerinin yapılması, içlerindeki zehirli maddelerin ayrıştırılmaları, geri kazanımları ve yeni panellerle değiştirilmeleri gerekiyor. Bunların yapımı ve geri dönüşümleri için de elektrik gerekiyor. Geri dönüşümlerin her ülkede tam olarak yapılamayacağı ve doğaya karşı korunmasız çöplüklerde hurda panel dağlarının yükseleceği, içlerindeki kurşun, antimon ve kadmiyum gibi zararlı maddelerin zamanla eko sistemi bozacağı kestirilebilir. Tek çözüm daha az enerji kullanmaktır. Bunun yolu ise, daha önceki yazılarımızda da vurguladığımız gibi, nüfus planlamasıyla, nüfus artımını frenlemek, konfor ve savurganlığı azaltmaktır ama bunlar hem ülkelerin politikalarıyla, hem de her birimizin yaşam tarzıyla ilgili olduğundan ulaşılması çok zor hedeflerdir /1-11/. (*) Bu yazımızda CO2, CO2 eşdeğerindeki toplam sera gazları anlamındadır. Yüksel Atakan, Dr. Y. Müh. Almanya, ybatakan4@gmail.com /1/ İnternetin Kullandığı Aşırı Elektrik ve Salınan CO2 ! – Fizik Y. Müh. Dr. Yüksel Atakan (radyasyonyatakan.com) 2018 /2/ https://ourworldindata.org/co2-emissions-from-aviation /3/ Think Digital Green 28.10.2021 /4/ Excutive-Summary_EN_The-unsustainable-use-of-online-video.pdf (theshiftproject.org). /5/ https://www.iea.org/reports/global-energy-review-co2-emissions-in-2021-2 /6/ https://www.waschbaer.de/magazin/co2-fussabdruck-des-internets-infos-und-tipps/#Der_CO2-Fussabdruck_des_Internets_Das_Netz_ist_ein_Stromfresser /7/ https://utopia.de/ratgeber/streaming-dienste-klima-netflix-CO2 /8/ https://utopia.de/ratgeber/streaming-dienste-klima-netflix-CO2ES /9/ https://m.winfuture.de/bild/1649406085#:~:text=Die%20Herstellung%20eines%20gro%C3%9Fen%20Flachbildfernsehers,ungef%C3%A4hr%20250%20Kilogramm%20CO2ES%20ausgesto%C3%9Fen /10/ https://www.trthaber.com/foto-galeri/turkiye-internette-ve-sosyal-medyada-ne-kadar-vakit-geciriyor/48783/sayfa-3.html /11/ https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-53259275</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/internete-her-girdigimizde-iklimi-biraz-daha-bozdugumuzu-biliyor-muyuz-2">Internete her girdiğimizde iklimi biraz daha bozduğumuzu biliyor muyuz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Araştırmalara göre, dünya genelinde, 2022’de her gün 5,03 milyar kişi internette, bunlardan 4,7 milyarı ise sosyal medyada aktif idi! Yine dünya genelinde, 2021’de kullanılan elektrik miktarı 120 adet Akkuyu gücündeki reaktörlerde üretilecek kadar çoktu. Bu aşırı elektriğin üretilmesi sırasında kullanılan yakıtlardan atmosfere salınan sera gazı miktarı (özellikle CO2), dünya uçak trafiğinden atmosfere salınan gaz miktarı kadar fazla!</em></p>
<p><em>Bizler, bir yandan sera gazlarını azaltmakla ilgili çok çeşitli önlemlerin zorunlu olduğunu onaylarken (kömür santrallerini kapatmak gibi), diğer yandan, kullandığımız internet yoluyla, sera gazlarını artırarak iklimin biraz daha bozulmasına fark etmeden katkıda bulunuyoruz! </em></p>
<p><em>Internet cini çoktan şişeden çıktı! Interneti hepimiz kullanıyoruz ve vazgeçmemiz de söz konusu değil. </em><em>O zaman ne yapmalıyız?</em><em> </em></p>
<p><em>Açıklamalar, ayrıntılar, karşılaştırmalar ve öneriler bu yazımızda.</em></p>
<p>Facebook’a bir fotoğraf koyup her gün 5 dakika internette kalan ya da WhatsApp’tan iki video yollayan bir kişi, yılda, 20 kg kadar sera gazı salınmasına katkıda bulunuyor. Bir kişi için az olan bu miktar, bunu her gün 1 milyar kişi yaptığında ise yılda 20 milyon ton sera gazı ediyor. Bu da, 20 tonluk 1 milyon kamyon yükü demek. Neredeyse 40 metre aralıklarla 40.000 km’lik dünya çevresini dolaşacak kadar uzun bir konvoy!</p>
<p><strong>Şekil 1</strong>: Eğer internet bir ülke olsaydı, dünyada en fazla sera gazı salan 6. ülke olurdu.</p>
<p><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-28902 size-full" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl1.png" alt="" width="458" height="290" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl1.png 458w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl1-300x190.png 300w" sizes="(max-width: 458px) 100vw, 458px" /> </strong></p>
<p><strong>Şekil 2</strong>: Dünyada en çok tıklanan web sayfaları (Sadece Kasım 2021 sayıları / milyar)</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-28903" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl2.png" alt="" width="400" height="287" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl2.png 400w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl2-300x215.png 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p><strong> Şekil 3:</strong> Haftada kaç saat online video izliyoruz?</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-28905" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl3.png" alt="" width="345" height="264" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl3.png 345w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl3-300x230.png 300w" sizes="(max-width: 345px) 100vw, 345px" /></p>
<p><strong>Şekil 4:</strong> Dünyada 2022’de internete ve sosyal medyaya girenlerin sayısı (5,03 ve 4,7 milyar kişi)</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-28906" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl4.png" alt="" width="396" height="247" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl4.png 396w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl4-300x187.png 300w" sizes="auto, (max-width: 396px) 100vw, 396px" /></p>
<p><strong>Türkiye’de günde yaklaşık 7,5 saat internette geçiriliyor. Sosyal medyada ise günde 3 saat. Sosyal medyayı kullanan kişi sayısı yaklaşık 12 milyon /10,11/.</strong></p>
<p>Sosyal medyada 5 dakika bulunmak yılda ortalama olarak 20 kg CO2 salınmasıyla sonuçlanıyor.</p>
<p>Sosyal medyada geçen 180 dakika sonucu, <strong>Türkiye’de 1 kişinin yılda atmosfere salınmasına neden olacağı CO2 miktarı 720 kg.</strong> Bu 12 milyon kişi için: 8,64 milyon ton CO2.</p>
<p>Çizelge 1’de internette yapılan bazı işlemler birkaç örnekle gösteriliyor. Ayrıca internete bağlı olmayan bir TV ile ve otomobil kullanıldığında atmosfere salınan sera gazları miktarlarıyla karşılaştırılıyor.</p>
<p><strong>Çizelge 1</strong>: Dijital yaşamda sera gazı salınımıyla ilgili bazı karşılaştırmalar</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-28908" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/czlg1.jpeg" alt="" width="500" height="738" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/czlg1.jpeg 640w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/czlg1-203x300.jpeg 203w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p>Görüldüğü gibi, günde 5 dakika Facebook’ta kalmakla (yılda 20 kg), günde 1 saat internete bağlı olmayan 100 Watt gücünde TV izlemekle (17 kg) ya da 133 km otomobil kullanmakla (20 kg), atmosfere salınacak olan sera gazları miktarları kabaca aynı. Ancak TV gitgide online’dan izleniyor ve internet kullanımı TV kullanımını geçmek üzere (Bkz. Şekil). Türkiye’de sosyal medya yoluyla 1 kişinin atmosfere salınmasına neden olduğu CO2 miktarı ise 720 kg ile epey fazla. Yılda 8,64 milyon ton CO2.</p>
<p>Kuşkusuz bu ortalama değerler büyük değişimler gösterebilir. Özellikle internette çok kişinin izlediği film ve diziler, bu miktarları çok artırabilir.</p>
<p><strong>Dünyada internette kullanılan elektrik ve bunun neden olduğu sera gazı (CO2, eşdeğeri) miktarı ne kadar?</strong></p>
<p>Dünyada toplam olarak kullanılan elektrik ve salınan sera gazları (CO2) miktarını hesaplarsak: 2021 yılında dünyada üretilen toplam 27.000 Terawatt saat (TWh) elektriğin yaklaşık olarak %4’ü internette harcandı. Bu, 1.080 TWh elektrik kullanımı demektir. Akkuyu büyüklüğünde 1.200 MW kurulu gücünde bir nükleer reaktör yılda yaklaşık olarak 9 TWh elektrik üretiyor. Bu demektir ki 2021, yılında her biri Akkuyu reaktörü gücünde, 120 reaktör eşdeğerindeki elektrik santralinin ürettiği elektrik, dünyada internet için kullanıldı. 2030’da dünyada internetin kullanacağı elektriğin dünyada kullanılacak tüm elektriğin %10 kadar olacağı ve sera gazlarının da çok daha fazla olacağı kestiriliyor.</p>
<p>Sadece internet yoluyla değil, her birimiz enerji (ısı), araç (petrol) ve elektrik kullanırken atmosfere sera gazı salınmasına katkıda bulunuyoruz. Bunun yanısıra ulaşım ve kendimize gereken maddelerin üretimi ve tüketimi sırasında bizler için kullanılan enerji sonucu atmosfere sera gazları salınıyor. Tüm bu yollarla ortaya çıkan toplam sera gazı miktarı Almanya’da kişi başına yılda kabaca 12 ton CO 2E. Türkiye’de bu miktar bunun yarısı kadar. Bu 12 ton içinde, besinlerin üretiminin en başından, tüketiminin en sonuna kadar geçen sürede, tüm işlemler sonunda kişi başına düşen sera gazı miktarı, yapılan araştırmalara göre, 2 ton CO2 kadar. Dijital yaşamın 12 ton içindeki payı ise, Almanya’da 849 kg CO2 (Şekil 6).</p>
<p>Fransız Think tanks, Shift araştırma projesinde, 2018 yılında video izlenmesiyle, atmosfere 300 milyon CO2 miktarında sera gazı salındığı sonucuna varılıyor. Bu ise, tüm İspanya’nın atmosfere saldığı sera gazı kadar çok! Araştırmacılara göre, dünya veri (data) trafiğinin %80’i video izlenmesinden oluşuyor /3/. Öte yandan Netflix, 2020 yılında atmosfere 1,1 milyon ton CO2 saldığını ve bunun yarısının da film ve dizilerin yapımı sırasında ortaya çıktığını açıkladı /4/.</p>
<p>Netflix’te ‘Stranger Things’ 64 milyon kişi izlemiş ve bu yolla atmosfere salınan sera gazı miktarının 56.700 Alman otomobil sürücüsünün 1 yılda atmosfere salacağı sera gazı miktarında denk geleceği hesaplanmış (Save on energy’nin verisi).</p>
<p>Neden bu kadar çok video izleniyor sorusuna ise verilen yanıt: A- kendimiz istiyoruz, B- istemediğimiz halde bize ya reklamlarla ya da tanıdıklarla yollandığından izliyoruz deniliyor. Video izlenmesinde kullanılan baz istasyonu sistemiyle (Mobilfunk) bu sistemdeki kablo cinslerine göre de sera gazı salınımı farklı oluyor. En az CO2 salınmasını cam lifli kablolar sağlıyor.</p>
<p><strong>Internet için elektrik neden gitgide artıyor?</strong></p>
<p>Dünyada internete bağlı 30 milyar alet ve sistem var. Internette kullanılan bu çok çeşitli aletlerin, iletişim sistemlerinin yapımı, taşınması, kullanımı için aşırı miktarda enerji ve elektrik gerekiyor. Veri merkezlerinin, web sunucularının (serverlerin) ve milyarlarca veri trafiğini iletirken ısınan sayısız kablonun, büyük bilgisayarların veri merkezlerinde sürekli soğutulması için elektrik gerekiyor. Internet ağı, veri merkezleri ve serverler günün en yoğun kullanım durumu için tasarlanmış olduklarından, her an emre amade bekletiliyorlar. Bu nedenle gereğinden fazla elektrik kullanıyorlar. Internet için gereken elektrik miktarı 2000 yılından beri, her 5 yılda bir, iki katına yükseldiği görülüyor ve daha da ne kadar artacağı belli değil.</p>
<p>Dünya nüfus artımı sonucu her gün internete giren kişi ve işlem sayısının, oyunların, videoların, filmlerin, dizilerin gitgide artması, internet için gereken elektriğin ve dolaylı olarak da sera gazı miktarının artmasını hızlandırıyor.</p>
<p>Yakın gelecekte IOT (Internet of Things) sistemi devreye girip, örneğin dünyanın bir yerindeki yük kamyonu, dünyanın başka bir yerindekiyle ya da iş merkeziyle doğrudan iletişim kurduğunda, benzer milyarlarca yeni işlem için çok daha fazla elektrik gerekecek ve çok daha fazla sera gazı atmosfere ulaşacağı kesindir. 2030 yılında internetin kullanacağı elektriğin, dünyada kullanılacak miktarın %20’sine yükseleceği kestiriliyor. Şekil 5’te bir veri merkezi (data center) görülüyor.</p>
<p><strong>Şekil 5:</strong> Internet veri merkezi</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-28910 size-full" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl5.png" alt="" width="487" height="252" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl5.png 487w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl5-300x155.png 300w" sizes="auto, (max-width: 487px) 100vw, 487px" /></p>
<p>Cep telefonlarına yüklenen aplikasyonlar sürekli çoğalırken ya da yenilenirken milyarlarca kişi daha fazla elektrik kullanıp <strong>CO2 </strong> salınımına neden oluyor. Benzer durum yenilenen Twitter, Facebook, Instagram ve başka çok çeşitli portallar için de geçerli. Bunlara, gitgide artan filmler, diziler, milyarlarca yazışma ve yorumlar da eklenirse, bunları harekete geçirmek ve çalıştırmak için gereken elektriğin ve salınan <strong>CO2 </strong> miktarının büyüklüğü kestirilebilir.</p>
<p>Almanya’da 2021 yılında internet ile ilgili kullanılan tüm sistemler, veri merkezleri (data center) web sunucular (serverler) ve diğer aletler için toplam olarak 46,7 TWh elektrik kullanılmış ve bu elektriğin üretilmesi sırasında 22 milyon ton CO2 sera gazı atmosfere salınmıştır (Almanya‘da 50.000 veri merkezi var). 2021 yılında üretilen toplam elektrik 490 TWh ve her türlü enerji kaynağından atmosfere salınan CO2 sera gazı miktarı 228 milyon ton. Almanya internetinin neden olduğu 22 milyon ton CO2 içinde %48 PC ve ilgili sabit aletlerin, %25 hesap merkezlerinin, %18 iletişim ağlarının ve %9 da iletişim sistemlerinde en sondaki aletlerin payları bulunuyor.</p>
<p>Şekil 6’da dijital yaşamın sera gazları salınımındaki ayrıntıları görülüyor. En büyük katkı TV’nin gerek üretimi gerekse kullanımından geliyor: Kişi başına 350 kg CO2 salınıyor. Veri merkezleri de kişi başına düşen 213 kg CO2 ile epey katkıda bulunuyorlar. Sera gazları, madenlerin çıkarılması, işlenmesi ve yarı iletkenlerin üretilmesi sırasında salınıyor. Şekil 6’deki değerler ortalama yaklaşık değerler olup aletlerin tipik kullanım sürelerine göre hesaplanmıştır. Örneğin düz ekran büyük bir TV’nin üretimi sırasında 1000 kg ve bir laptopun üretiminde ise 250 kg CO2 sera gazı salındığı açıklanıyor.</p>
<p>Aletlerin kullanımı sırasında salınan sera gazları ise, aletlerin kullandığı elektrik miktarına ve kullanan kişinin kullanma süresine, alışkanlığına göre değişim gösteriyor. Benzer durum veri merkezlerinde web sunucularında verilerimizin depolanma miktar ve süresine bağlı olarak değişiyor.</p>
<p><strong>Şekil 6: </strong>Almanya’da 2020 yılında dijital yaşam yoluyla kişi başına toplam: 849 kg CO2 eşdeğerinde sera gazı salındı. <strong>Şekilde sağda:</strong> Veri merkezleri (Data center ve web sunucular), Backup (Cloud, veri depolama), arama motorları. Üretim/yapım: TV, laptop, akıllı telefon, konuşma yardımcısı. <strong>Şekilde solda:</strong> Kullanım &#8211; TV, laptop, akıllı telefon, konuşma yardımcısı. <strong>Şekilde ortada:</strong> İletişim ağı (şebeke) &#8211; video akımı, sosyal medya, konuşma yardımcısı /5/ . Değerler, kestirimler olup yapım ve kullanım özelliklerine göre büyük farklılık olabilir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-28911" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl6.png" alt="" width="500" height="509" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl6.png 703w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl6-295x300.png 295w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p><strong>Internetin olumlu yanları</strong></p>
<p>Internetin, bize, dünyanın her yeriyle anında iletişim sağlamasının yanı sıra, internet üzerinden telefon, veri aktarımı (fotoğraf, video, grafik vb.), internet bankacılığı, e-devlet, alış veriş, kitap, gazete, dergi, makale, müzik indirimleri gibi daha birçok yararlı yanı olduğunu biliyoruz. Gerek internetteki bu gibi işlemlerin bir çoğuyla gerekse örneğin uzak yerlerdeki katılımcılarla internet videolarıyla yapılan görüşmeler, toplantılar, konferanslar yoluyla atmosfere salınacak sera gazlarının, bunların uçak gezileriyle yüz yüze yapılmasından çok daha az olacağı da açıktır. Bu durum özellikle 2020/2021 yıllarındaki Covid salgını sırasında gitgide artan evden çalışma (home office) seçeneği için de geçerlidir.</p>
<p>Gitgide artan internet alışverişlerinde de satın alınacakları gidip aramak ve ayrıca trafiğe girip vakit yitirmek, park yeri aramak yerine bunları internet üzerinden yapmanın çok daha az sera gazıyla sonuçlanacağı da kestirilebilir.</p>
<p>Internetin gitgide TV’nin yerini almakta olduğu görülüyor.</p>
<p><strong>Şekil 7</strong>: Dünyada kişi başına TV ve internetin izlenme süreleri (dakika)</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-28912" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl7.png" alt="" width="500" height="244" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl7.png 679w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/skl7-300x147.png 300w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p><strong>Internetin, iklimin daha da bozulmasına olan katkısını nasıl azaltabiliriz? Öneriler:</strong></p>
<ol>
<li>E-postalarının sayısını ve her bir e-postasındaki ekleri, resimleri, videoları azaltmak, büyük dosyaları küçülterek (ZIP) yollamak.</li>
<li>E-posta ekleri yerine web bağlantılarını (link) yazmak (bu, herkesin açmayacağı ekleri gereksiz yere yollamamızı önleyecektir).</li>
<li>Gelen her zincir e-postasını, resimleri, videoları çok kişiye yollamamak (forward etmemek), seçici olmak.</li>
<li>Önemli olmayan e-postalarını silmek, posta kutularını boşaltmak ya da kendi PC ya da USB&#8217;de depolamak.</li>
<li>Sürekli gelen ve okunmayan haber ileti kanallarından çıkmak.</li>
<li>Akıllı telefonların optimizasyon olanağını kullanarak arka planda çalışan programları yok etmek.</li>
<li>Sık sık yeni alet (akıllı telefon, tablet vb) satın almamak, bunların pillerini yenileyerek ya da onarımla kullanmaya devam etmek (her yeni alet, elektrik üretimini artırmak ve sera gazı üretmek demek).</li>
<li>Desktop bilgisayar yerine örneğin laptop kullanmak. Bir laptopun, yapımında %75 daha az malzeme ve kullanımında ise %70 daha az elektrik gerekiyor.</li>
<li>Sadece internette arama ve e-postalarına bakmak için PC, laptop yerine tablet ve kitap okumak için ise e-kitap okuyucu (e-reader) kullanmak hem elektrik üretimini hem de <strong>CO2 </strong>salınımını azaltacaktır.</li>
<li>Çocuklarımıza evde ve okullarda interneti bilinçli kullanmayı öğretmek, önermek, internette oyun oynamaları yerine onları, oyun alanlarında oynamalarına özendirmek. Bu, ayrıca hem arkadaşlığı pekiştirecek hem de gitgide artan obezite eğilimini de azaltacaktır.</li>
<li>Video toplantılarında, çok gerekmiyorsa, videoyu kapatmak.</li>
<li>Video filmlerde çözünürlük kalitesini düşürmek.</li>
<li>Internete çok gerekmiyorsa girmemek, akıllı telefonları daha az kullanmak, daha az resim ve video yollamak.</li>
</ol>
<p><strong>Sonuç</strong></p>
<p>Artık yaşamımızın bir parçası olan, bizlere büyük olanak sağlayan interneti bırakmamız söz konusu değil. Ancak, gitgide artan internet işlemlerimizi, yukarıdaki açıklamalarımızın ve önerilerin ışığında daha bilinçli olarak kullanmak, hem elektrik gereksinimini, hem de atmosfere salınan sera gazı miktarını azaltacaktır. Bugün dünyada elektrik daha çok fosil yakıtlardan üretiliyor. Güneş ve rüzgar kaynaklı elektrik oranı, dünyada ilk kez 2021’de %10’u geçti. Umarız bu oran daha da artar. Ancak güneş ve rüzgar enerjileri de sütten çıkmış ak kaşık değiller. Örneğin güneş panellerinin her 25 yılda bir hurdaya çıkması sonucu, bunların geri dönüşümlerinin yapılması, içlerindeki zehirli maddelerin ayrıştırılmaları, geri kazanımları ve yeni panellerle değiştirilmeleri gerekiyor. Bunların yapımı ve geri dönüşümleri için de elektrik gerekiyor. Geri dönüşümlerin her ülkede tam olarak yapılamayacağı ve doğaya karşı korunmasız çöplüklerde hurda panel dağlarının yükseleceği, içlerindeki kurşun, antimon ve kadmiyum gibi zararlı maddelerin zamanla eko sistemi bozacağı kestirilebilir. Tek çözüm daha az enerji kullanmaktır. Bunun yolu ise, daha önceki yazılarımızda da vurguladığımız gibi, nüfus planlamasıyla, nüfus artımını frenlemek, konfor ve savurganlığı azaltmaktır ama bunlar hem ülkelerin politikalarıyla, hem de her birimizin yaşam tarzıyla ilgili olduğundan ulaşılması çok zor hedeflerdir /1-11/.</p>
<p><strong>(*) </strong>Bu yazımızda CO2, CO2 eşdeğerindeki toplam sera gazları anlamındadır.</p>
<p><strong>Yüksel Atakan, Dr. Y. Müh. Almanya, </strong><a href="mailto:ybatakan4@gmail.com"><strong>ybatakan4@gmail.com</strong></a></p>
<p>/1/ <a href="https://www.radyasyonyatakan.com/yazi/internetin-kullandigi-asiri-elektrik-ve-salinan-co2">İnternetin Kullandığı Aşırı Elektrik ve Salınan CO2 ! – Fizik Y. Müh. Dr. Yüksel Atakan (radyasyonyatakan.com)</a> 2018</p>
<p>/2/ <a href="https://ourworldindata.org/co2-emissions-from-aviation">https://ourworldindata.org/co2-emissions-from-aviation</a></p>
<p>/3/ Think Digital Green 28.10.2021</p>
<p>/4/ <a href="https://theshiftproject.org/wp-content/uploads/2019/07/Excutive-Summary_EN_The-unsustainable-use-of-online-video.pdf">Excutive-Summary_EN_The-unsustainable-use-of-online-video.pdf (theshiftproject.org)</a>.</p>
<p>/5/ <a href="https://www.iea.org/reports/global-energy-review-co2-emissions-in-2021-2">https://www.iea.org/reports/global-energy-review-co2-emissions-in-2021-2</a></p>
<p>/6/ <a href="https://www.waschbaer.de/magazin/co2-fussabdruck-des-internets-infos-und-tipps/#Der_CO2-Fussabdruck_des_Internets_Das_Netz_ist_ein_Stromfresser">https://www.waschbaer.de/magazin/co2-fussabdruck-des-internets-infos-und-tipps/#Der_CO2-Fussabdruck_des_Internets_Das_Netz_ist_ein_Stromfresser</a></p>
<p>/7/ <a href="https://utopia.de/ratgeber/streaming-dienste-klima-netflix-CO2e%20%20">https://utopia.de/ratgeber/streaming-dienste-klima-netflix-CO2 </a></p>
<p>/8/ <a href="https://utopia.de/ratgeber/streaming-dienste-klima-netflix-CO2e%20%20">https://utopia.de/ratgeber/streaming-dienste-klima-netflix-CO2ES </a></p>
<p>/9/ <a href="https://m.winfuture.de/bild/1649406085#:~:text=Die%20Herstellung%20eines%20gro%C3%9Fen%20Flachbildfernsehers,ungef%C3%A4hr%20250%20Kilogramm%20CO2ES%20ausgesto%C3%9Fen">https://m.winfuture.de/bild/1649406085#:~:text=Die%20Herstellung%20eines%20gro%C3%9Fen%20Flachbildfernsehers,ungef%C3%A4hr%20250%20Kilogramm%20CO2ES%20ausgesto%C3%9Fen</a></p>
<p>/10/ <a href="https://www.trthaber.com/foto-galeri/turkiye-internette-ve-sosyal-medyada-ne-kadar-vakit-geciriyor/48783/sayfa-3.html">https://www.trthaber.com/foto-galeri/turkiye-internette-ve-sosyal-medyada-ne-kadar-vakit-geciriyor/48783/sayfa-3.html</a></p>
<p>/11/ <a href="https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-53259275"><u>https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-53259275</u></a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/internete-her-girdigimizde-iklimi-biraz-daha-bozdugumuzu-biliyor-muyuz-2">Internete her girdiğimizde iklimi biraz daha bozduğumuzu biliyor muyuz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">28900</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çernobil felaketinin yıl dönümünde: Geçmişte neler oldu, Akkuyu riskli mi?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/cernobil-felaketinin-yil-donumunde-gecmiste-neler-oldu-akkuyu-riskli-mi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Apr 2017 13:43:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[akkuyu nükleer santrali]]></category>
		<category><![CDATA[Belarus]]></category>
		<category><![CDATA[çernobil felaketi]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[ekosistem]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kaza]]></category>
		<category><![CDATA[lösemi]]></category>
		<category><![CDATA[Mayak]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer atık]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[radyasyon]]></category>
		<category><![CDATA[reaktör]]></category>
		<category><![CDATA[Rosatom]]></category>
		<category><![CDATA[rosatom firması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=6302</guid>

					<description><![CDATA[<p>1986&#8217;da Çernobil nükleer enerji santralinde, bir güvenlik tatbikatı sırasında gerçekleşen çekirdek erimesi, çok miktarda radyoaktif parçacığın havaya ve suya yayılmasına neden olmuştu. Dünyadaki en büyük nükleer felaket olan bu kaza, birçok ülkede insan sağlığını, ekolojiyi ve sosyal yaşamı derinden sarstı. Çernobil istasyonu, Çernobil kentinin 18 km kuzeybatısında ve Kiev&#8217;in yaklaşık 100 km kuzeyinde yer alıyordu. O dönemde Sovyetler Birliği&#8217;ndeki üçüncü, Ukrayna topraklarındaki ilk nükleer enerji santraliydi. Binlerce insan hayatını kaybetti Kaza, 26 Nisan 1986 Cumartesi günü 4 numaralı reaktörde yapılan sistem testi sırasında oldu. Test esnasında ani bir güç dalgalanması fark edilince acil durum butonuna basıldı, fakat geç kalınmıştı. Enerji çıkışı gittikçe artıp ve son seviyeye ulaştığında, buhar basıncı nedeniyle reaktör tutuştu. Yangın nedeniyle dumanlar atmosfere yükseldi ve böylece geniş bir coğrafyaya yüksek seviyede radyasyon içeren bulutlar yayıldı. Bulutlar Sovyetler Birliği&#8217;nin batısından Avrupa&#8217;ya ve Karadeniz üzerinden Türkiye&#8217;ye sürüklendi. 1986 yılından 2000 yılına kadar Belarus, Rusya ve Ukrayna&#8217;da ciddi olarak kirlenmiş bölgelerden toplam 350.400 kişi tahliye edildi. Rusya&#8217;nın resmî verilerine göre oluşan radyoaktiviteden en çok etkilenen yer %60 ile Belarus oldu. Santral çalışanları radyasyonun yüksek dozlarına maruz kaldı ve ilk etapta 50 işçi hayatını kaybetti.  Akut radyasyon sendromu (ARS) nedeniyle kazadan kısa süre sonra ölen ve sonrasında radyasyona bağlı kanser nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 4000’di. Ancak birçok dernek ve sivil toplum örgütü bu hesaplamalara düşük radyasyona maruz kalan bölgelerin dahil edilmediğini ve felaketin boyutlarının çok daha büyük olduğunu iddia etti. ABD&#8217;deki ünlü bilim örgütü Union of Concerned Scientists, kaza nedeniyle geniş bir coğrafyada 50.000&#8217;den fazla kişinin kansere yakalanacağını açıkladı. European Green Party, hazırlattığı TORCH raporunda kansere yakalanan 60.000 kişi olacağını ve 30.000&#8217;inin kanser nedeniyle öleceğini belirtti. Greenpeace ise 200.000&#8217;den fazla kişinin kaza nedeniyle kansere yakalanacağını açıkladı. 6000 çocuk tiroit kanserine yakalandı Kazadan sonra birçok kanser türünde, özellikle de lösemi ve tiroit kanserlerinde artış görüldü. Dünya Sağlık Örgütü, Belarus, Rusya ve Ukrayna&#8217;daki tarım ürünlerinde ve onları tüketen hayvanların sütlerinde bulunan radyoaktif iyot nedeniyle, özellikle çocuklar ve gençler arasında tiroit kanseri oranının yükseldiğini açıkladı. Birleşmiş Milletler tarafından 2011 yılında yayımlanan bir rapor, Çernobil bölgesinde 6000 kadar çocuğun tiroit kanserine yakalandığını ortaya koydu. Radyasyona bağlı tiroit kanseri tedavisinde genç hastalar daha iyi sonuçlar verse de yaşamları boyunca ilaç kullanmaları gerekiyordu. Çernobil felaketi nedeniyle hava, toprak ve su kirlendi. Felaketin ilk olumsuz sonuçları, tarım alanlarında görüldü. Bitkilerin radyasyon duyarlılığı nedeniyle toprak yapısı bozuldu. Ukrayna’da 18.000 km2’lik tarım alanı radyoaktif kirlenmeye maruz kaldı. Ülke ormanlarının %40’ı, yani toplamda 35.000 km2’lik alan kirlendi. Suyla taşınan ve yağmurla yağan radyoaktif parçacıklar, nehirleri, gölleri ve barajları etkiledi. Su ekosistemi ciddi şekilde zarar gördü. Sudaki organizmalar, yeryüzündeki canlılardan daha az radyasyon toleransına sahiptir. Bu nedenle balıkların ve diğer su canlılarının üremesi ciddi oranlarda azaldı. Hayvanlarının ömrünün kısalması da çevresel sorunlar arasında. 1986 yılında radyasyondan yüksek oranda etkilenen bölgelerde kuş, memeli ve böcek nüfusu azaldı. Kazanın ardından 116.000 kişi göç etti Çernobil felaketi toplumsal yaşamı ve ekonomiyi de etkiledi. Kazanın ilk sonuçlarından biri göç oldu. Kazadan sonraki 10 gün içinde, Çernobil&#8217;in 60 km çapındaki çevreden 116.000 kişi taşındı. Kazadan 15 yıl sonra, Belarus’un Gomel bölgesinde, eski nüfusun sadece %43’ü yaşıyordu. Çernobil insanların psikolojisini de yıprattı. Radyasyonun göründüğünden çok daha fazla hasara neden olduğuna dair kaygı, insanları umutsuzluğa itti. Kazadan kaynaklanan maddi hasarın sonucu neredeyse hesaplanamıyor. Ancak felaketten sonraki 20 yıl boyunca pek çok ülke yüzlerce milyondan fazla ekonomik zarar tahmininde bulundu. Belarus, 2006 yılında, zararı 235 milyar dolar olarak açıkladı. Tarım alanlarındaki önlemler nedeniyle üretim yapamayan çiftçiler fakirleşti. Bu kayıplar nedeniyle binlerce tazminat davası açıldı. Büyük bir enerji ve ekonomik güç kaynağı olması için inşa edilen Çernobil nükleer santrali, insanlık tarihindeki en yıkıcı nükleer kazaya neden oldu. Sadece kazayı yaşayanlar değil, sonraki nesiller de bu büyük olumsuzlukları yaşadı. Çernobil’de şu an 3000 kişi çalışıyor Enerji santrali şu an &#8216;Çernobil Dışlama Bölgesi&#8217; olarak bilinen geniş bir kısıtlanmış alan. Çernobil&#8217;de şu an yaklaşık 3000 kişi 15&#8217;er günlük vardiyalar halinde çalışıyor. 15 gün boyunca çalışan bir grubun yerini, sonraki 15 gün için diğer bir grup alıyor. Bu önlemle, çalışanların radyasyondan etkilenme miktarının en aza indirileceği düşünülüyor. Nükleer kazadan kaynaklanan radyasyon bulutları, 3 kıtada insanların sağlığına mâl oldu. Atmosferdeki radyasyon seviyesi zaman içerisinde azalsa da, zaten yayılmış olan radyoaktivitenin etkileri hâlâ devam ediyor. Santrali inşa eden şirketinin adı birçok skandala karıştı Çernobil’de santralini inşa eden şirket Rosatom, ilerleyen yıllarda farklı olumsuzluklarla da gündeme geldi. Şirket tarafından hala işletilen Mayak Nükleer Atık işleme tesisinde kurulduğu günden beri sayısız kaza yaşandı. Bu kazaların en büyüğü 1957 yılında yaşanan buhar patlaması. Çernobil’den sonra Rusya’da yaşanan en büyük nükleer kaza olan Mayak, 1990 yıllına kadar saklandı. Radyoaktif kirlenmenin olduğu Rosatom şirketi tarafından da kabul edilen bölgede, insanlar hala yasamaya devam ediyor. Rosatom şirketinin adı yolsuzluklarla da anıldı. Rusya Federal Savcısı, şirketi nükleer reaktörler için adi malzeme satmakla suçladı. Şirketin satın alma müdürü, makine yapım tesisi için düşük kalitede ham madde satın almak ve fazla parayı zimmetine geçirmekle suçlanarak tutuklandı. Türkiye nasıl etkilendi? Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ve Pediatri Ana Bilim Dallarında yapılan çalışmaya göre lösemi vak&#8217;aları, 1986 öncesi %0,7 seviyesindeyken, 1986 sonrası %2’ye çıktı. Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığının verilerine göre Türkiye’de 1984 yılında yüz binde 19,2 olan kanser vak&#8217;aları, 96 yılında yüz binde 63,46 olarak bildirildi. Kazadan 5 gün sonra Akçakoca’da havadaki radyasyonun gittikçe arttığı fark edildi. Karasu Bölgesinde, bölgenin doğal radyasyon düzeyinin 20 katı fazla olan 150 mikroröntgen/saat düzeyinde radyasyon ölçümü yapıldı. 4 Mayıs günü Kapıkule-Edirne yolunda, ortalama radyasyonun tam 1000 katı olan ve Türkiye’deki en yüksek değer olarak tarihe geçen, 16 miliröntgen/saat radyasyon değeri ölçüldü. Akkuyu Santrali&#8217;ni de aynı şirket kuruyor 31 yıl sonra bugün, Çernobil Nükleer Santrali’ni inşa eden Rosatom şirketi, Mersin Akkuyu’da bir santral kuruyor. 2011 yılının Eylül ayında medyaya sızan bilgilere göre, Türkiye’de temeli atılan Akkuyu nükleer santrali inşa edecek Rosatom firmasının yeterli altyapısı yok. Ayrıca şirket, Akkuyu’da VVER-1200 nükleer reaktör tipini kullanacağını açıklamıştı. Bulgaristan, Finlandiya, Çin ve Hindistan tarafından kullanılan VVER 1000 mimarisi üzerinde geliştirilen bu yeni reaktör daha önce denenmemiş ve henüz Avrupa’dan onay almamış. Geçmişte olduğu gibi şimdi de birçok toplum örgütü, nükleer enerji gibi geçmişi felaketlerle dolu bir teknolojinin geçmişte bırakılması gerektiğini ve artık tüm dünyanın enerji verimliliği ile yenilenebilir enerji dönüşümüne ihtiyacı olduğunu vurguluyor. Derleyen: Cemre Yavuz Kaynaklar: http://www.who.int/ionizing_radiation/chernobyl/backgrounder/en/index.html http://chernobyl.undp.org/english/docs/Strategy_for_Recovery.pdf http://www.greenpeace.org/turkey/tr/news/27nci-yilinda-cernobil-nukleer-felaketi-250413/</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/cernobil-felaketinin-yil-donumunde-gecmiste-neler-oldu-akkuyu-riskli-mi">Çernobil felaketinin yıl dönümünde: Geçmişte neler oldu, Akkuyu riskli mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1986&#8217;da Çernobil nükleer enerji santralinde, bir güvenlik tatbikatı sırasında gerçekleşen çekirdek erimesi, çok miktarda radyoaktif parçacığın havaya ve suya yayılmasına neden olmuştu. Dünyadaki en büyük nükleer felaket olan bu kaza, birçok ülkede insan sağlığını, ekolojiyi ve sosyal yaşamı derinden sarstı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-6304" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/cernobil-nukleer-kazasi-astrolojik-analiz.jpg" alt="" width="371" height="248" />Çernobil istasyonu, Çernobil kentinin 18 km kuzeybatısında ve Kiev&#8217;in yaklaşık 100 km kuzeyinde yer alıyordu. O dönemde Sovyetler Birliği&#8217;ndeki üçüncü, Ukrayna topraklarındaki ilk nükleer enerji santraliydi.</p>
<p><strong>Binlerce insan hayatını kaybetti</strong></p>
<p>Kaza, 26 Nisan 1986 Cumartesi günü 4 numaralı reaktörde yapılan sistem testi sırasında oldu. Test esnasında ani bir güç dalgalanması fark edilince acil durum butonuna basıldı, fakat geç kalınmıştı. Enerji çıkışı gittikçe artıp ve son seviyeye ulaştığında, buhar basıncı nedeniyle reaktör tutuştu. Yangın nedeniyle dumanlar atmosfere yükseldi ve böylece geniş bir coğrafyaya yüksek seviyede radyasyon içeren bulutlar yayıldı. Bulutlar Sovyetler Birliği&#8217;nin batısından Avrupa&#8217;ya ve Karadeniz üzerinden Türkiye&#8217;ye sürüklendi. 1986 yılından 2000 yılına kadar Belarus, Rusya ve Ukrayna&#8217;da ciddi olarak kirlenmiş bölgelerden toplam 350.400 kişi tahliye edildi. Rusya&#8217;nın resmî verilerine göre oluşan radyoaktiviteden en çok etkilenen yer %60 ile Belarus oldu.</p>
<p>Santral çalışanları radyasyonun yüksek dozlarına maruz kaldı ve ilk etapta 50 işçi hayatını kaybetti.  Akut radyasyon sendromu (ARS) nedeniyle kazadan kısa süre sonra ölen ve sonrasında radyasyona bağlı kanser nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 4000’di.</p>
<p>Ancak birçok dernek ve sivil toplum örgütü bu hesaplamalara düşük radyasyona maruz kalan bölgelerin dahil edilmediğini ve felaketin boyutlarının çok daha büyük olduğunu iddia etti. ABD&#8217;deki ünlü bilim örgütü Union of Concerned Scientists, kaza nedeniyle geniş bir coğrafyada 50.000&#8217;den fazla kişinin kansere yakalanacağını açıkladı. European Green Party, hazırlattığı TORCH raporunda kansere yakalanan 60.000 kişi olacağını ve 30.000&#8217;inin kanser nedeniyle öleceğini belirtti. Greenpeace ise 200.000&#8217;den fazla kişinin kaza nedeniyle kansere yakalanacağını açıkladı.</p>
<p><strong>6000 çocuk tiroit kanserine yakalandı</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-6305" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/31bimbi.jpg" alt="" width="387" height="232" />Kazadan sonra birçok kanser türünde, özellikle de lösemi ve tiroit kanserlerinde artış görüldü. Dünya Sağlık Örgütü, Belarus, Rusya ve Ukrayna&#8217;daki tarım ürünlerinde ve onları tüketen hayvanların sütlerinde bulunan radyoaktif iyot nedeniyle, özellikle çocuklar ve gençler arasında tiroit kanseri oranının yükseldiğini açıkladı. Birleşmiş Milletler tarafından 2011 yılında yayımlanan bir rapor, Çernobil bölgesinde 6000 kadar çocuğun tiroit kanserine yakalandığını ortaya koydu. Radyasyona bağlı tiroit kanseri tedavisinde genç hastalar daha iyi sonuçlar verse de yaşamları boyunca ilaç kullanmaları gerekiyordu.</p>
<p>Çernobil felaketi nedeniyle hava, toprak ve su kirlendi. Felaketin ilk olumsuz sonuçları, tarım alanlarında görüldü. Bitkilerin radyasyon duyarlılığı nedeniyle toprak yapısı bozuldu. Ukrayna’da 18.000 km2’lik tarım alanı radyoaktif kirlenmeye maruz kaldı. Ülke ormanlarının %40’ı, yani toplamda 35.000 km2’lik alan kirlendi.</p>
<p>Suyla taşınan ve yağmurla yağan radyoaktif parçacıklar, nehirleri, gölleri ve barajları etkiledi. Su ekosistemi ciddi şekilde zarar gördü. Sudaki organizmalar, yeryüzündeki canlılardan daha az radyasyon toleransına sahiptir. Bu nedenle balıkların ve diğer su canlılarının üremesi ciddi oranlarda azaldı. Hayvanlarının ömrünün kısalması da çevresel sorunlar arasında. 1986 yılında radyasyondan yüksek oranda etkilenen bölgelerde kuş, memeli ve böcek nüfusu azaldı.</p>
<p><strong>Kazanın ardından 116.000 kişi göç etti</strong></p>
<div id="attachment_6308" style="width: 403px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-6308" class=" wp-image-6308" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/Chernobyl-Part4_02.jpg" alt="" width="393" height="250" /><p id="caption-attachment-6308" class="wp-caption-text">Radyasyondan etkilenen sebzeler atılıyor, 1986</p></div>
<p>Çernobil felaketi toplumsal yaşamı ve ekonomiyi de etkiledi. Kazanın ilk sonuçlarından biri göç oldu. Kazadan sonraki 10 gün içinde, Çernobil&#8217;in 60 km çapındaki çevreden 116.000 kişi taşındı. Kazadan 15 yıl sonra, Belarus’un Gomel bölgesinde, eski nüfusun sadece %43’ü yaşıyordu. Çernobil insanların psikolojisini de yıprattı. Radyasyonun göründüğünden çok daha fazla hasara neden olduğuna dair kaygı, insanları umutsuzluğa itti.</p>
<p>Kazadan kaynaklanan maddi hasarın sonucu neredeyse hesaplanamıyor. Ancak felaketten sonraki 20 yıl boyunca pek çok ülke yüzlerce milyondan fazla ekonomik zarar tahmininde bulundu. Belarus, 2006 yılında, zararı 235 milyar dolar olarak açıkladı. Tarım alanlarındaki önlemler nedeniyle üretim yapamayan çiftçiler fakirleşti. Bu kayıplar nedeniyle binlerce tazminat davası açıldı.</p>
<p>Büyük bir enerji ve ekonomik güç kaynağı olması için inşa edilen Çernobil nükleer santrali, insanlık tarihindeki en yıkıcı nükleer kazaya neden oldu. Sadece kazayı yaşayanlar değil, sonraki nesiller de bu büyük olumsuzlukları yaşadı.</p>
<p><strong>Çernobil’de şu an 3000 kişi çalışıyor</strong></p>
<p>Enerji santrali şu an &#8216;Çernobil Dışlama Bölgesi&#8217; olarak bilinen geniş bir kısıtlanmış alan. Çernobil&#8217;de şu an yaklaşık 3000 kişi 15&#8217;er günlük vardiyalar halinde çalışıyor. 15 gün boyunca çalışan bir grubun yerini, sonraki 15 gün için diğer bir grup alıyor. Bu önlemle, çalışanların radyasyondan etkilenme miktarının en aza indirileceği düşünülüyor.</p>
<p>Nükleer kazadan kaynaklanan radyasyon bulutları, 3 kıtada insanların sağlığına mâl oldu. Atmosferdeki radyasyon seviyesi zaman içerisinde azalsa da, zaten yayılmış olan radyoaktivitenin etkileri hâlâ devam ediyor.</p>
<p><strong>Santrali inşa eden şirketinin adı birçok skandala karıştı</strong></p>
<p>Çernobil’de santralini inşa eden şirket Rosatom, ilerleyen yıllarda farklı olumsuzluklarla da gündeme geldi. Şirket tarafından hala işletilen Mayak Nükleer Atık işleme tesisinde kurulduğu günden beri sayısız kaza yaşandı. Bu kazaların en büyüğü 1957 yılında yaşanan buhar patlaması. Çernobil’den sonra Rusya’da yaşanan en büyük nükleer kaza olan Mayak, 1990 yıllına kadar saklandı. Radyoaktif kirlenmenin olduğu Rosatom şirketi tarafından da kabul edilen bölgede, insanlar hala yasamaya devam ediyor.</p>
<p>Rosatom şirketinin adı yolsuzluklarla da anıldı. Rusya Federal Savcısı, şirketi nükleer reaktörler için adi malzeme satmakla suçladı. Şirketin satın alma müdürü, makine yapım tesisi için düşük kalitede ham madde satın almak ve fazla parayı zimmetine geçirmekle suçlanarak tutuklandı.</p>
<p><strong>Türkiye nasıl etkilendi?</strong></p>
<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ve Pediatri Ana Bilim Dallarında yapılan çalışmaya göre lösemi vak&#8217;aları, 1986 öncesi %0,7 seviyesindeyken, 1986 sonrası %2’ye çıktı. Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığının verilerine göre Türkiye’de 1984 yılında yüz binde 19,2 olan kanser vak&#8217;aları, 96 yılında yüz binde 63,46 olarak bildirildi.</p>
<p>Kazadan 5 gün sonra Akçakoca’da havadaki radyasyonun gittikçe arttığı fark edildi. Karasu Bölgesinde, bölgenin doğal radyasyon düzeyinin 20 katı fazla olan 150 mikroröntgen/saat düzeyinde radyasyon ölçümü yapıldı. 4 Mayıs günü Kapıkule-Edirne yolunda, ortalama radyasyonun tam 1000 katı olan ve Türkiye’deki en yüksek değer olarak tarihe geçen, 16 miliröntgen/saat radyasyon değeri ölçüldü.</p>
<p><strong>Akkuyu Santrali&#8217;ni de aynı şirket kuruyor</strong></p>
<p>31 yıl sonra bugün, Çernobil Nükleer Santrali’ni inşa eden Rosatom şirketi, Mersin Akkuyu’da bir santral kuruyor. 2011 yılının Eylül ayında medyaya sızan bilgilere göre, Türkiye’de temeli atılan Akkuyu nükleer santrali inşa edecek Rosatom firmasının yeterli altyapısı yok.</p>
<p>Ayrıca şirket, Akkuyu’da VVER-1200 nükleer reaktör tipini kullanacağını açıklamıştı. Bulgaristan, Finlandiya, Çin ve Hindistan tarafından kullanılan VVER 1000 mimarisi üzerinde geliştirilen bu yeni reaktör daha önce denenmemiş ve henüz Avrupa’dan onay almamış.</p>
<p>Geçmişte olduğu gibi şimdi de birçok toplum örgütü, nükleer enerji gibi geçmişi felaketlerle dolu bir teknolojinin geçmişte bırakılması gerektiğini ve artık tüm dünyanın enerji verimliliği ile yenilenebilir enerji dönüşümüne ihtiyacı olduğunu vurguluyor.</p>
<p><strong>Derleyen: Cemre Yavuz</strong></p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<p><a href="http://www.who.int/ionizing_radiation/chernobyl/backgrounder/en/index.html">http://www.who.int/ionizing_radiation/chernobyl/backgrounder/en/index.html</a><br />
<a href="http://chernobyl.undp.org/english/docs/Strategy_for_Recovery.pdf">http://chernobyl.undp.org/english/docs/Strategy_for_Recovery.pdf</a><br />
<a href="http://www.greenpeace.org/turkey/tr/news/27nci-yilinda-cernobil-nukleer-felaketi-250413/">http://www.greenpeace.org/turkey/tr/news/27nci-yilinda-cernobil-nukleer-felaketi-250413/</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/cernobil-felaketinin-yil-donumunde-gecmiste-neler-oldu-akkuyu-riskli-mi">Çernobil felaketinin yıl dönümünde: Geçmişte neler oldu, Akkuyu riskli mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6302</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
