<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>basınç arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/basinc/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/basinc</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Apr 2017 09:16:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Satürn&#8217;ün uydusu Enceladus&#8217;ta neler oluyor?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/saturnun-uydusu-enceladusta-neler-oluyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Apr 2017 09:16:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik ve Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[atmosfer]]></category>
		<category><![CDATA[basınç]]></category>
		<category><![CDATA[buzul]]></category>
		<category><![CDATA[cassini]]></category>
		<category><![CDATA[enceladus]]></category>
		<category><![CDATA[hidrotermik bacalar]]></category>
		<category><![CDATA[magma]]></category>
		<category><![CDATA[mikroorganizma]]></category>
		<category><![CDATA[nasa]]></category>
		<category><![CDATA[okyanus]]></category>
		<category><![CDATA[satürn]]></category>
		<category><![CDATA[uydu]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=6158</guid>

					<description><![CDATA[<p>NASA, Satürn&#8217;ün doğal uydusu olan ve yüzeyi buzla kaplı olan Enceladus&#8216;ta hidrotermal bacalar keşfedildiğini ve yaşam olabileceğine dair veriler elde edildiğini duyurdu. Güneş&#8217;e olan uzaklığı 1.4 milyar km olan Satürn&#8217;ün uydusu Enceladus&#8217;un yüzeyi buzla kaplı; çünkü Güneş&#8217;in ışık ve ısısından faydalanamıyor. Dünya gibi Güneş&#8217;e yakın olsaydı (140 milyon km), yüzeyi buz yerine suyla, yani okyanusla kaplı olabilirdi. 1997 yılında fırlatılan ve 2004&#8217;te görev yerine varan Cassini, bir yıl sonra Enceladus&#8217;un güney kutbuna ait ilk yakın görüntüleri kaydetti. 2005&#8217;te uydunun çok yakınından geçen Cassini&#8217;nin kaydettiği verileri inceleyen bilim insanları, bölgede muazzam büyüklükte bir su buharı bulutu tespit ettiler. Uydu yüzeyindeki tektonik hareketlerin izini de süren Cassini, 2008&#8217;de buharın hidrojen molekülleri, buz partikülleri ve sair uçucu gazlar içeren bir karışım olduğunu saptadı. Bulgular, okyanus tabanında gaz pompalayan bir hareketi akla getirmişti. Hidrojeni açığa çıkaran bu hareketin magmadan kaynaklandığı düşünülüyor. Hidrotermal bacalar Dünya&#8217;da tektonik hareketler sonucu ortaya çıkan hidrotermal bacalara okyanus tabanlarında sıkça rastlanıyor. Okyanus tabanlarındaki kırıklardan içeri giren su, magma ile buluşunca etkileşime giriyor ve oluşan basınç suyu yüzeye itiyor, yani püskürtüyor. Bu sıcaklıkla beraber bir enerji ve bu enerjinin çevresinde de mikroorganizmalar oluşuyor. Bu mikroorganizmalar hidrotermal bacalardan oluşan enerji ile yaşıyorlar. İlginç olan nokta, güneş enerjisine ihtiyaç duymadan yaşayabiliyor olmaları. Neden önemli? Dolayısıyla, bu bacaların çevresinde böyle bir yaşam varsa, Enceladus&#8217;un hidrotermal bacalarında da buna benzer bir yaşam oluşmuş olabilir mi? Yaşamı destekleyen bir enerjinin varlığından söz edilebilir mi? Yaşam hidrotermallerden mi başlıyor? Su, birçok yerde var, sadece Dünya&#8217;ya ait bir özellik değil. Neredeyse bütün yıldızlar doğum sürecindeyken su püskürtüyorlar. Enceladus gibi, başka bir uydu ya da gezegende bu bacaların bulunması yaşam ile direkt olarak ilişkilendirilmiyor olsa da, olasılık her zaman var. Cassini&#8217;nin kaydettiği bulgular ve ölçümler, daha ileri araştırmalar yapılması için önemli. Belki de ileri araştırmalar sayesinde suyu yaşam ile ilişkilendirmek mümkün olacak. Satürn ve uydularını 13 yıldır inceleyen Cassini, 15 Eylül 2017&#8217;de görevini tamamlayacak. Enceladus&#8217;a düşüp olası bir yaşamı etkilememesi için Satürn&#8217;ün atmosferinde yanması planlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/saturnun-uydusu-enceladusta-neler-oluyor">Satürn&#8217;ün uydusu Enceladus&#8217;ta neler oluyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>NASA, Satürn&#8217;ün doğal uydusu olan ve yüzeyi buzla kaplı olan <strong>Enceladus</strong>&#8216;ta hidrotermal bacalar keşfedildiğini ve yaşam olabileceğine dair veriler elde edildiğini duyurdu.</p>
<p>Güneş&#8217;e olan uzaklığı 1.4 milyar km olan Satürn&#8217;ün uydusu Enceladus&#8217;un yüzeyi buzla kaplı; çünkü Güneş&#8217;in ışık ve ısısından faydalanamıyor. Dünya gibi Güneş&#8217;e yakın olsaydı (140 milyon km), yüzeyi buz yerine suyla, yani okyanusla kaplı olabilirdi.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-6160 size-full" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/enc.jpg" alt="" width="951" height="574" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/enc.jpg 951w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/enc-300x181.jpg 300w" sizes="(max-width: 951px) 100vw, 951px" /></p>
<p>1997 yılında fırlatılan ve 2004&#8217;te görev yerine varan Cassini, bir yıl sonra Enceladus&#8217;un güney kutbuna ait ilk yakın görüntüleri kaydetti. 2005&#8217;te uydunun çok yakınından geçen Cassini&#8217;nin kaydettiği verileri inceleyen bilim insanları, bölgede muazzam büyüklükte bir su buharı bulutu tespit ettiler. Uydu yüzeyindeki tektonik hareketlerin izini de süren Cassini, 2008&#8217;de buharın hidrojen molekülleri, buz partikülleri ve sair uçucu gazlar içeren bir karışım olduğunu saptadı. Bulgular, okyanus tabanında gaz pompalayan bir hareketi akla getirmişti. Hidrojeni açığa çıkaran bu hareketin magmadan kaynaklandığı düşünülüyor.</p>
<p><strong>Hidrotermal bacalar</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" class="alignnone wp-image-6161 size-full" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/bac.jpg" alt="" width="624" height="415" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/bac.jpg 624w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/bac-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 624px) 100vw, 624px" /></strong></p>
<p>Dünya&#8217;da tektonik hareketler sonucu ortaya çıkan hidrotermal bacalara okyanus tabanlarında sıkça rastlanıyor. Okyanus tabanlarındaki kırıklardan içeri giren su, magma ile buluşunca etkileşime giriyor ve oluşan basınç suyu yüzeye itiyor, yani püskürtüyor. Bu sıcaklıkla beraber bir enerji ve bu enerjinin çevresinde de mikroorganizmalar oluşuyor. Bu mikroorganizmalar hidrotermal bacalardan oluşan enerji ile yaşıyorlar. İlginç olan nokta, güneş enerjisine ihtiyaç duymadan yaşayabiliyor olmaları.</p>
<p><strong>Neden önemli?</strong></p>
<p>Dolayısıyla, bu bacaların çevresinde böyle bir yaşam varsa, Enceladus&#8217;un hidrotermal bacalarında da buna benzer bir yaşam oluşmuş olabilir mi? Yaşamı destekleyen bir enerjinin varlığından söz edilebilir mi? Yaşam hidrotermallerden mi başlıyor?</p>
<p>Su, birçok yerde var, sadece Dünya&#8217;ya ait bir özellik değil. Neredeyse bütün yıldızlar doğum sürecindeyken su püskürtüyorlar. Enceladus gibi, başka bir uydu ya da gezegende bu bacaların bulunması yaşam ile direkt olarak ilişkilendirilmiyor olsa da, olasılık her zaman var. Cassini&#8217;nin kaydettiği bulgular ve ölçümler, daha ileri araştırmalar yapılması için önemli. Belki de ileri araştırmalar sayesinde suyu yaşam ile ilişkilendirmek mümkün olacak.</p>
<p class="p1"><span class="s1"><img decoding="async" class="wp-image-6162 size-medium alignleft" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/cas-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/cas-300x200.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/04/cas.jpg 934w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><br />
Satürn ve uydularını 13 yıldır inceleyen Cassini, </span><span class="s1">15 Eylül 2017&#8217;de görevini tamamlayacak.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Enceladus&#8217;a düşüp olası bir yaşamı etkilememesi için Satürn&#8217;ün atmosferinde yanması planlanıyor.</span></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/saturnun-uydusu-enceladusta-neler-oluyor">Satürn&#8217;ün uydusu Enceladus&#8217;ta neler oluyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6158</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kayıp element bulundu: Silikon</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/surdurulebilirlik/kayip-element-bulundu-silikon</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2017 15:27:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezegenimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[basınç]]></category>
		<category><![CDATA[çekirdek]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[element]]></category>
		<category><![CDATA[japonya]]></category>
		<category><![CDATA[silikon]]></category>
		<category><![CDATA[silisyum]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=5007</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın çekirdeğindeki kayıp elementin bulunduğu düşünülüyor. Bilim insanlarının uzun süredir aradığı element, Japonlar tarafından bulundu. Uzmanlar, demir ve nikelden sonra dünyanın çekirdeğindeki önemli bir oranı oluşturan elementin büyük ihtimalle &#8220;silikon&#8221; olduğunu açıkladılar. Tohoku Üniversitesi&#8217;nden Eiji Ohtani, silisyumun önemli bir element olduğunu ve iç çekirdekteki ağırlığın %5&#8217;inin demir-nikel alaşımında çözünmüş silisyum olabileceğini söyledi. İç çekirdeğin ağırlığının %85&#8217;i demir, %10&#8217;u ise nikel. Çekirdeğin doğrudan incelenmesi mümkün olmadığı için, uzmanlar bir deney gerçekleştirdi. Hazırladıkları demir ve nikel alaşımı silisyum ile karıştırıp, basınç ve sıcaklığa tabi tuttular. Karışım, sismik veriler ile örtüştü. Bilinmeyen %5&#8217;in sadece silikondan ibaret olmayabileceğini belirten Ohtani ve ekibi deneylerini sürdürecek. Bu keşif ile, 4,5 milyar yaşındaki dünyamızın oluşum sürecini daha iyi anlayacağımız düşünülüyor.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/surdurulebilirlik/kayip-element-bulundu-silikon">Kayıp element bulundu: Silikon</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyanın çekirdeğindeki kayıp elementin bulunduğu düşünülüyor.</strong></p>
<p class="story-body__introduction">Bilim insanlarının uzun süredir aradığı element, Japonlar tarafından bulundu. Uzmanlar, demir ve nikelden sonra dünyanın çekirdeğindeki önemli bir oranı oluşturan elementin büyük ihtimalle &#8220;silikon&#8221; olduğunu açıkladılar.</p>
<p class="story-body__introduction">Tohoku Üniversitesi&#8217;nden Eiji Ohtani, silisyumun önemli bir element olduğunu ve iç çekirdekteki ağırlığın %5&#8217;inin demir-nikel alaşımında çözünmüş silisyum olabileceğini söyledi. İç çekirdeğin ağırlığının %85&#8217;i demir, %10&#8217;u ise nikel.</p>
<p class="story-body__introduction">Çekirdeğin doğrudan incelenmesi mümkün olmadığı için, uzmanlar bir deney gerçekleştirdi. Hazırladıkları demir ve nikel alaşımı silisyum ile karıştırıp, basınç ve sıcaklığa tabi tuttular. Karışım, sismik veriler ile örtüştü. Bilinmeyen %5&#8217;in sadece silikondan ibaret olmayabileceğini belirten Ohtani ve ekibi deneylerini sürdürecek.</p>
<p>Bu keşif ile, 4,5 milyar yaşındaki dünyamızın oluşum sürecini daha iyi anlayacağımız düşünülüyor.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/surdurulebilirlik/kayip-element-bulundu-silikon">Kayıp element bulundu: Silikon</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5007</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
