<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Donald Trump arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/donald-trump/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/donald-trump</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 21 May 2025 09:57:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Türkiye’den ABD’ye bilgi transferi</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/lale-akarun/turkiyeden-abdye-bilgi-transferi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lale Akarun]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Apr 2025 08:03:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Lale Akarun]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[akademi]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi transferi]]></category>
		<category><![CDATA[Columbia Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump]]></category>
		<category><![CDATA[ifade özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[kayyım]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=32302</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye akademisyenleri olarak özel kararnamelerle işten atılma; akademik kurumlardan dışlanma, yerine göre üniversitelerin toptan kapatılması, yerine göre kayyım atanması ile baştan aşağı zapt-ı rapta alınması, akademisyenlerin disiplin soruşturmaları, görevden alınması, projelerine, laboratuvarlarına el konulması, akademik ziyaretlerinin engellenmesi ile bezdirilmesi gibi uygulamalara, öğrencilere yapılan eziyetlere, karşı olunan kişilerin diplomalarının iptallerine, akademik programlara müdahaleye aşinayız. Bütün bunların akademik özgürlüğe, üniversitelerin kurumsal özerkliğine müdahale olduğunu söylediğimizde, hep ifade özgürlüğünün kalesi Amerikan üniversitelerini örnek gösterirdik. Var olduğunu sandığımız kalelerin üfleyince yıkıldığını Gazze saldırıları sonrası yaşanan gelişmeler gösterdi. 2024 yılında Amerikan üniversite kampüslerinde Gazze savaşında yaşanan insan hakkı ihlallerine karşı yaygın protestolar oldu. Bu protestolardan bazılarına, Musevi akademisyen ve öğrencilerin de “benim adıma asla” sloganıyla destek verdiğini söylemek gerek. Ancak kampüslerdeki bir grup Musevi öğrenci ve akademisyen, protestolar nedeniyle kendilerini güvensiz hissettiklerini söyleyerek karşı protestolarda bulundu ve şikâyette bulundu. Sonuç olarak, 2024 baharında Filistin yanlısı protestolara karşı orantısız bir devlet tepkisi oluştu: Bu protestolara katılan öğrenciler polis şiddetiyle karşı karşıya kalırken, öğrencilere destek veren akademisyenler de şiddetten payını aldı. Üç büyük üniversitenin rektörü, Amerikan Kongresinde küstah bir sorgulamaya tabii tutuldu; bazıları istifaya zorlandı. Trump’dan talimatlar Meğer bu gelişmeler, 2025’te yaşanacak olanların provasıymış. Yeni ABD yönetimi, öğrenci protestolarının polis şiddeti ile bastırıldığı ve çok sayıda öğrencinin disiplin cezaları alıp bazılarının ilişiğinin kesildiği Columbia Üniversitesi’nin öğrenci hareketlerine müdahalesini yetersiz bulup üniversiteye 2025 yılında verilecek olan 400 milyon dolarlık merkezi fonu durdurdu. Columbia Üniversitesinin merkezi hükümetten fon alması için ön şartlarını sıralayan bir mektup gönderip, üniversiteye talepleri yerine getirmesi için bir hafta süre verdi. Talepler şunlar: Disiplin süreçlerini işletip anlamlı cezalar verin: Protestolara karışan öğrencileri okuldan atın ya da en azından birkaç yıllığına okuldan uzaklaştırın. Fakültelerin disiplin komisyonlarını lağvedin; tüm disiplin cezaları merkezi Davranışları düzenleyen yeni disiplin kuralları Maske takmayı yasaklayın. Özel güvenliğe polis yetkileri tanıyın, huzuru bozan öğrencileri tutuklasın. Yabancıları içerecek şekilde lisans ve lisansüstü öğrenci kabulü ve personel istihdamını merkezi hükümet politikaları ile uyumlu hale getirin. Anti-semitizm tanımını IHRA tanımına göre güncelleyin (IHRA tanımı, Yahudilere, onların dini kurumlarına nefret dolu ifadelerin yanı sıra İsrail devletini ve Siyonizm’i eleştirmeyi de antisemitizm olarak sınıflandırıyor ve kabul edilmesi durumunda nefret içermeyen ve şiddeti övmeyen ifadelerin özgürlüğünü de kısıtlayacak). Son olarak: Orta Doğu, Güney Asya ve Afrika (MESAAS) bölümüne en az 5 yıl kayyım atanması için hazırlık yapın. Başüstüne efendim Mektubun başındaki paragraf, federal (merkezi) hükümetin parasını harcadıklarını ve buna layık olmaları gerektiğini söylüyor. Bu talepleri derhal yerine getirmeleri durumunda, üniversitenin bütçeden pay alması için gerekli diğer adımların görüşülmesine başlanabileceği belirtiliyor. Yani mealen, merkezi hükümet “parayı veren düdüğü çalar” diyor. Columbia Üniversitesi’nin yıllık 6,6 milyar dolarlık bütçesinin yaklaşık beşte biri, yani 1,3 milyarı federal hükümetten geliyor. Ancak Columbia özel bir üniversite ve bir kenarda 14,8 milyar dolar parası var. Mektubun alınmasından iki gün sonra, Columbia Üniversitesi, bir ve iki numaralı talepleri yerine getirerek geçen yılki protestolarda rol alan 22 öğrencinin okuldan atıldığını, uzun süreli uzaklaştırıldığı ve mezunların diplomalarının bir süreliğine askıya alındığını açıkladı. Anlaşıldığı kadarıyla Amerikan Üniversitesinin öncelikleri arasında özgürlük ve özerklik yok. Lale Akarun Not: Bu yazı, HBT Dergi 466. sayıda yayımlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/lale-akarun/turkiyeden-abdye-bilgi-transferi">Türkiye’den ABD’ye bilgi transferi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye akademisyenleri olarak özel kararnamelerle işten atılma; akademik kurumlardan dışlanma, yerine göre üniversitelerin toptan kapatılması, yerine göre kayyım atanması ile baştan aşağı zapt-ı rapta alınması, akademisyenlerin disiplin soruşturmaları, görevden alınması, projelerine, laboratuvarlarına el konulması, akademik ziyaretlerinin engellenmesi ile bezdirilmesi gibi uygulamalara, öğrencilere yapılan eziyetlere, karşı olunan kişilerin diplomalarının iptallerine, akademik programlara müdahaleye aşinayız.</p>
<p>Bütün bunların akademik özgürlüğe, üniversitelerin kurumsal özerkliğine müdahale olduğunu söylediğimizde, hep ifade özgürlüğünün kalesi Amerikan üniversitelerini örnek gösterirdik. Var olduğunu sandığımız kalelerin üfleyince yıkıldığını Gazze saldırıları sonrası yaşanan gelişmeler gösterdi.</p>
<p>2024 yılında Amerikan üniversite kampüslerinde Gazze savaşında yaşanan insan hakkı ihlallerine karşı yaygın protestolar oldu. Bu protestolardan bazılarına, Musevi akademisyen ve öğrencilerin de “benim adıma asla” sloganıyla destek verdiğini söylemek gerek. Ancak kampüslerdeki bir grup Musevi öğrenci ve akademisyen, protestolar nedeniyle kendilerini güvensiz hissettiklerini söyleyerek karşı protestolarda bulundu ve şikâyette bulundu.</p>
<p>Sonuç olarak, 2024 baharında Filistin yanlısı protestolara karşı orantısız bir devlet tepkisi oluştu: Bu protestolara katılan öğrenciler polis şiddetiyle karşı karşıya kalırken, öğrencilere destek veren akademisyenler de şiddetten payını aldı. Üç büyük üniversitenin rektörü, Amerikan Kongresinde küstah bir sorgulamaya tabii tutuldu; bazıları istifaya zorlandı.</p>
<p><strong>Trump’dan talimatlar</strong></p>
<p>Meğer bu gelişmeler, 2025’te yaşanacak olanların provasıymış. Yeni ABD yönetimi, öğrenci protestolarının polis şiddeti ile bastırıldığı ve çok sayıda öğrencinin disiplin cezaları alıp bazılarının ilişiğinin kesildiği <strong>Columbia Üniversitesi</strong>’nin öğrenci hareketlerine müdahalesini yetersiz bulup üniversiteye 2025 yılında verilecek olan <strong>400 milyon dolarlık merkezi fonu durdurdu</strong>. Columbia Üniversitesinin merkezi hükümetten fon alması için ön şartlarını sıralayan bir mektup gönderip, üniversiteye talepleri yerine getirmesi için bir hafta süre verdi. Talepler şunlar:</p>
<ol>
<li>Disiplin süreçlerini işletip anlamlı cezalar verin: Protestolara karışan <strong>öğrencileri okuldan atın</strong> ya da en azından birkaç yıllığına okuldan uzaklaştırın.</li>
<li>Fakültelerin disiplin komisyonlarını lağvedin; tüm <strong>disiplin cezaları merkezi</strong></li>
<li>Davranışları düzenleyen <strong>yeni disiplin kuralları</strong> Maske takmayı yasaklayın.</li>
<li>Özel güvenliğe <strong>polis yetkileri</strong> tanıyın, huzuru bozan öğrencileri tutuklasın.</li>
<li>Yabancıları içerecek şekilde lisans ve lisansüstü <strong>öğrenci kabulü</strong> <strong>ve personel istihdamını</strong> <strong>merkezi hükümet politikaları</strong> ile uyumlu hale getirin.</li>
<li>Anti-semitizm tanımını <strong>IHRA tanımına</strong> göre güncelleyin (IHRA tanımı, Yahudilere, onların dini kurumlarına nefret dolu ifadelerin yanı sıra İsrail devletini ve Siyonizm’i eleştirmeyi de antisemitizm olarak sınıflandırıyor ve kabul edilmesi durumunda nefret içermeyen ve şiddeti övmeyen ifadelerin özgürlüğünü de kısıtlayacak).</li>
<li>Son olarak: Orta Doğu, Güney Asya ve Afrika (MESAAS) bölümüne en az 5 yıl <strong>kayyım atanması</strong> için hazırlık yapın.</li>
</ol>
<p><strong>Başüstüne efendim</strong></p>
<p>Mektubun başındaki paragraf, federal (merkezi) hükümetin parasını harcadıklarını ve buna layık olmaları gerektiğini söylüyor. Bu talepleri derhal yerine getirmeleri durumunda, üniversitenin bütçeden pay alması için gerekli diğer adımların görüşülmesine başlanabileceği belirtiliyor.</p>
<p>Yani mealen, merkezi hükümet “parayı veren düdüğü çalar” diyor. Columbia Üniversitesi’nin yıllık 6,6 milyar dolarlık bütçesinin yaklaşık beşte biri, yani 1,3 milyarı federal hükümetten geliyor. Ancak Columbia özel bir üniversite ve bir kenarda 14,8 milyar dolar parası var.</p>
<p>Mektubun alınmasından iki gün sonra, Columbia Üniversitesi, bir ve iki numaralı talepleri yerine getirerek geçen yılki protestolarda rol alan 22 öğrencinin okuldan atıldığını, uzun süreli uzaklaştırıldığı ve mezunların diplomalarının bir süreliğine askıya alındığını açıkladı. Anlaşıldığı kadarıyla <strong>Amerikan Üniversitesinin öncelikleri arasında özgürlük ve özerklik yok</strong>.</p>
<p><strong>Lale Akarun</strong></p>
<p><strong><em>Not: Bu yazı, HBT Dergi <a href="https://abonelik.herkesebilimteknoloji.com/urun/sayi-466-28-mart-2025-dijital-pdf/">466. sayıda</a> yayımlanmıştır.</em></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/lale-akarun/turkiyeden-abdye-bilgi-transferi">Türkiye’den ABD’ye bilgi transferi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">32302</post-id>	</item>
		<item>
		<title>2.000’e yakın bilim insanı, Trump&#8217;ın bilime yönelik saldırıları üzerine &#8216;imdat&#8217; mektubu yayınladı</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/2-000e-yakin-bilim-insani-trumpin-bilime-yonelik-saldirilari-uzerine-imdat-mektubu-yayinladi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 09:20:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[akademik fon]]></category>
		<category><![CDATA[aşı karşıtlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bilimin bağımsızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[CDC]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump]]></category>
		<category><![CDATA[fda]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[işten çıkarma]]></category>
		<category><![CDATA[NAS]]></category>
		<category><![CDATA[SOS]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Bilimler Akademileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=32265</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD’de Trump yönetiminin özel üniversiteler ile bilimsel kurum ve kuruluşlarına yönelik tehditleri, federal hibe iptalleri, ideolojik fon incelemeleri, toplu işten çıkarma ve sansür gibi uygulamaları devam ediyor. Buna karşın Ulusal Bilimler Akademisi (NAS) ve ona bağlı Mühendislik ve Tıp Akademileri&#8217;nin 1.900&#8217;den fazla üyesi, Trump yönetiminin bilime yönelik saldırılarının yarattığı tehlikeler konusunda uyarıda bulunan açık bir mektup imzaladı. “Ülkenin bilimsel teşebbüsü yok ediliyor” “Gerçek bir tehlike görüyoruz,” diye belirtilen mektupta, şu ifadeler yer alıyor: “Farklı siyasi inançlara sahip olan araştırmacılar olarak bağımsız bilimsel araştırma geleneğini korumak istiyoruz. Bu SOS’i açık bir uyarıda bulunmak için imzalıyoruz: Ülkenin bilimsel teşebbüsü yok ediliyor.” Mektupta, ayrıca “Trump yönetimi, bilimsel kuruluşlara sağlanan fonları azaltıyor, bilim insanlarına verilen hibeleri sonlandırıyor, laboratuvarlarının fonlarını kesiyor ve uluslararası bilimsel iş birliğini engelliyor,” diye belirtiliyor. “Yapılan fon kesintileri, yeni hastalık tedavileri çalışmaları da dahil olmak üzere kurumları araştırmalarını durdurmaya, öğretim görevlilerini zorunlu olarak işten çıkarmaya ve bilimin geleceğini teminatı olan lisansüstü öğrenci kaydını durdurmaya zorluyor.” “Trump yönetimi sansür uyguluyor ve bilimsel bağımsızlığı yok ediyor” Mektup şöyle devam ediyor: “Bilimin misyonu olan ‘gerçeğin arayışı’, bilim insanlarının yeni soruları özgürce araştırmasını ve bulgularını dürüstçe, kişisel çıkarlardan bağımsız olarak bildirmesini gerektirir. Buna karşın yönetim sansür uyguluyor ve bu bağımsızlığı yok ediyor. Hangi çalışmaların finanse edileceği veya yayınlanacağı, sonuçların nasıl bildirileceği ve kamuoyunun hangi verilere ve araştırma bulgularına erişebileceği konusunda yürütme emirleri ve mali tehditler kullanıyor. Yönetim, iklim değişikliği gibi sakıncalı bulduğu konulardaki araştırmaları engelliyor veya aşı güvenliğinden alternatif ekonomik eğilimlere kadar değişen konularda hoşuna gitmeyen şeylerin araştırılmasına ve sonuçların açıklanmasına engel oluyor.” Trump yönetimi, bilimsel açıdan en çok “aşı karşıtlığı” ve “iklim değişikliğini inkâr eden” bir noktada dururken, yakın zamanda işgücü ve fon kayıpları yaşayacak kuruluşlar arasında Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı’nın (HHS) yanı sıra Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) ve Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) yer alıyor. Abraham Lincoln&#8217;ün (1809-1865) yönetimi sırasında 1863&#8217;te Kongre&#8217;nin bir yasasıyla kurulan Ulusal Bilimler Akademileri, ABD’nin bilimsel açıdan en saygın kuruluşları arasında yer alıyor. Yaşam bilimleri, tıp ve mühendislik alanında çalışmalar yürüten akademinin üç şubesinde toplamda 6.800&#8217;den fazla üye bulunuyor. Kaynak Görsel kaynağı: Gage Skidmore</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/2-000e-yakin-bilim-insani-trumpin-bilime-yonelik-saldirilari-uzerine-imdat-mektubu-yayinladi">2.000’e yakın bilim insanı, Trump&#8217;ın bilime yönelik saldırıları üzerine &#8216;imdat&#8217; mektubu yayınladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD’de Trump yönetiminin özel üniversiteler ile bilimsel kurum ve kuruluşlarına yönelik tehditleri, federal hibe iptalleri, ideolojik fon incelemeleri, toplu işten çıkarma ve sansür gibi uygulamaları devam ediyor.</p>
<p>Buna karşın Ulusal Bilimler Akademisi (NAS) ve ona bağlı Mühendislik ve Tıp Akademileri&#8217;nin 1.900&#8217;den fazla üyesi, Trump yönetiminin bilime yönelik saldırılarının yarattığı tehlikeler konusunda uyarıda bulunan açık bir mektup imzaladı.</p>
<h4><strong>“Ülkenin bilimsel teşebbüsü yok ediliyor”</strong></h4>
<p>“Gerçek bir tehlike görüyoruz,” diye belirtilen mektupta, şu ifadeler yer alıyor:</p>
<p>“Farklı siyasi inançlara sahip olan araştırmacılar olarak bağımsız bilimsel araştırma geleneğini korumak istiyoruz. Bu SOS’i açık bir uyarıda bulunmak için imzalıyoruz: Ülkenin bilimsel teşebbüsü yok ediliyor.”</p>
<p>Mektupta, ayrıca “Trump yönetimi, bilimsel kuruluşlara sağlanan fonları azaltıyor, bilim insanlarına verilen hibeleri sonlandırıyor, laboratuvarlarının fonlarını kesiyor ve uluslararası bilimsel iş birliğini engelliyor,” diye belirtiliyor.</p>
<p>“Yapılan fon kesintileri, yeni hastalık tedavileri çalışmaları da dahil olmak üzere kurumları araştırmalarını durdurmaya, öğretim görevlilerini zorunlu olarak işten çıkarmaya ve bilimin geleceğini teminatı olan lisansüstü öğrenci kaydını durdurmaya zorluyor.”</p>
<h4><strong>“Trump yönetimi sansür uyguluyor ve bilimsel bağımsızlığı yok ediyor”</strong></h4>
<p>Mektup şöyle devam ediyor:</p>
<p>“Bilimin misyonu olan ‘gerçeğin arayışı’, bilim insanlarının yeni soruları özgürce araştırmasını ve bulgularını dürüstçe, kişisel çıkarlardan bağımsız olarak bildirmesini gerektirir. Buna karşın yönetim sansür uyguluyor ve bu bağımsızlığı yok ediyor. Hangi çalışmaların finanse edileceği veya yayınlanacağı, sonuçların nasıl bildirileceği ve kamuoyunun hangi verilere ve araştırma bulgularına erişebileceği konusunda yürütme emirleri ve mali tehditler kullanıyor. Yönetim, iklim değişikliği gibi sakıncalı bulduğu konulardaki araştırmaları engelliyor veya aşı güvenliğinden alternatif ekonomik eğilimlere kadar değişen konularda hoşuna gitmeyen şeylerin araştırılmasına ve sonuçların açıklanmasına engel oluyor.”</p>
<p>Trump yönetimi, bilimsel açıdan en çok “aşı karşıtlığı” ve “iklim değişikliğini inkâr eden” bir noktada dururken, yakın zamanda işgücü ve fon kayıpları yaşayacak kuruluşlar arasında Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı’nın (HHS) yanı sıra Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) ve Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) yer alıyor.</p>
<p>Abraham Lincoln&#8217;ün (1809-1865) yönetimi sırasında 1863&#8217;te Kongre&#8217;nin bir yasasıyla kurulan Ulusal Bilimler Akademileri, ABD’nin bilimsel açıdan en saygın kuruluşları arasında yer alıyor. Yaşam bilimleri, tıp ve mühendislik alanında çalışmalar yürüten akademinin üç şubesinde toplamda 6.800&#8217;den fazla üye bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.theguardian.com/us-news/2025/mar/31/scientists-letter-trump-administrationhttps://www.theguardian.com/us-news/2025/mar/31/scientists-letter-trump-administration" target="_blank" rel="noopener"><strong>Kaynak</strong></a></p>
<p>Görsel kaynağı: <a href="https://www.flickr.com/photos/gageskidmore/53953046884/" target="_blank" rel="noopener">Gage Skidmore</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/2-000e-yakin-bilim-insani-trumpin-bilime-yonelik-saldirilari-uzerine-imdat-mektubu-yayinladi">2.000’e yakın bilim insanı, Trump&#8217;ın bilime yönelik saldırıları üzerine &#8216;imdat&#8217; mektubu yayınladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">32265</post-id>	</item>
		<item>
		<title>9 ay uzayda mahsur kalan NASA astronotları, Dünya&#8217;ya geri döndü</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/9-ay-uzayda-mahsur-kalan-nasa-astronotlari-dunyaya-geri-dondu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 09:20:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik ve Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Boeing]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[elon musk]]></category>
		<category><![CDATA[Florida]]></category>
		<category><![CDATA[ISS]]></category>
		<category><![CDATA[nasa]]></category>
		<category><![CDATA[Starliner]]></category>
		<category><![CDATA[Suni Williams]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=32221</guid>

					<description><![CDATA[<p>9 ay boyunca Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) mahsur kalan iki NASA astronotu Suni Williams ve Barry “Butch” Wilmore, 17 saatlik bir yolcuğun ardından Dünya’ya dönüş yaptı. Normalde birkaç gün sürmesi planlanan görev kapsamında Starliner uzay aracıyla 9 ay önce havalanan ikili, Boeing’in tasarladığı kapsülün arızası nedeniyle 6 Haziran 2024’ten bu yana ISS’te mahsur kalmıştı. Williams ve Wilmore dahil dört astronotu taşıyan SpaceX Dragon kapsülü Florida kıyılarında suya iniş yaptı. Kapsülde ayrıca NASA astronotu Nicholas Hague’un yanı sıra Rus kozmonot Aleksandr Gorbunov da bulunuyordu. Siyasete malzeme oldu NASA yetkilisi, Florida’ya iniş için hava koşullarının &#8220;elverişli&#8221; olacağını kaydetmiş, astronot Hague ise “Crew-9 eve dönüyor,” ifadelerini kullanmıştı. SpaceX&#8217;in kurucusu ve Donald Trump&#8217;ın sağ kolu Elon Musk, Williams ve Wilmore’un uzayda bu kadar uzun süre kalmasının “Biden’ın suçu” olduğunu iddia etmiş, Trump ise bu ikiliyi Dünya’ya döndürmeyi “özel bir kurtarma görevi” olarak göstermeye çalışmıştı. NASA&#8217;nın ticari mürettebat programının bir parçası olarak geliştirilen Boeing&#8217;in Starliner kapsülünün geleceği ise belirsizliğini koruyor. Görseller: NASA Kaynak</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/9-ay-uzayda-mahsur-kalan-nasa-astronotlari-dunyaya-geri-dondu">9 ay uzayda mahsur kalan NASA astronotları, Dünya&#8217;ya geri döndü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>9 ay boyunca Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) mahsur kalan iki NASA astronotu Suni Williams ve Barry “Butch” Wilmore, 17 saatlik bir yolcuğun ardından Dünya’ya dönüş yaptı.</p>
<p>Normalde birkaç gün sürmesi planlanan görev kapsamında Starliner uzay aracıyla 9 ay önce havalanan ikili, Boeing’in tasarladığı kapsülün arızası nedeniyle 6 Haziran 2024’ten bu yana ISS’te mahsur kalmıştı.</p>
<p>Williams ve Wilmore dahil dört astronotu taşıyan SpaceX Dragon kapsülü Florida kıyılarında suya iniş yaptı. Kapsülde ayrıca NASA astronotu Nicholas Hague’un yanı sıra Rus kozmonot Aleksandr Gorbunov da bulunuyordu.</p>
<div id="attachment_32229" style="width: 740px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-32229" class="wp-image-32229 size-large" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2025/03/nhq202503180003-1024x682.jpg" alt="" width="730" height="486" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2025/03/nhq202503180003-1024x682.jpg 1024w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2025/03/nhq202503180003-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 730px) 100vw, 730px" /><p id="caption-attachment-32229" class="wp-caption-text">Kapsülün, Florida yakınlarında suya iniş anı (NASA/Keegan Barber)</p></div>
<h4><strong>Siyasete malzeme oldu</strong></h4>
<p>NASA yetkilisi, Florida’ya iniş için hava koşullarının &#8220;elverişli&#8221; olacağını kaydetmiş, astronot Hague ise “Crew-9 eve dönüyor,” ifadelerini kullanmıştı.</p>
<p>SpaceX&#8217;in kurucusu ve Donald Trump&#8217;ın sağ kolu Elon Musk, Williams ve Wilmore’un uzayda bu kadar uzun süre kalmasının “Biden’ın suçu” olduğunu iddia etmiş, Trump ise bu ikiliyi Dünya’ya döndürmeyi “özel bir kurtarma görevi” olarak göstermeye çalışmıştı.</p>
<p>NASA&#8217;nın ticari mürettebat programının bir parçası olarak geliştirilen Boeing&#8217;in Starliner kapsülünün geleceği ise belirsizliğini koruyor.</p>
<p><em>Görseller: NASA</em></p>
<p><a href="https://www.theguardian.com/science/2025/mar/18/nasa-astronauts-iss-spacex-dragon-capsule-return-time-sunita-williams-barry-wilmore" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/9-ay-uzayda-mahsur-kalan-nasa-astronotlari-dunyaya-geri-dondu">9 ay uzayda mahsur kalan NASA astronotları, Dünya&#8217;ya geri döndü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">32221</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
