<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>epigenetik arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/epigenetik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/epigenetik</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 Dec 2017 14:13:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Bilimsel bilgi tüm anlayışları ve dogmaları değiştiriyor</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/bilimsel-bilgi-tum-anlayislari-dogmalari-degistiriyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Dec 2017 13:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[anlayış]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[dogma]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[epigenetik]]></category>
		<category><![CDATA[galaksi]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[kavram]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojik]]></category>
		<category><![CDATA[zihin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=8732</guid>

					<description><![CDATA[<p>İrili ufaklı araştırmalar sonucu ortaya çıkan bilimsel ve teknolojik birikimler sonucu, kısa süreler içinde bilgilerimiz ve bu bilgiler üzerine inşa ettiğimiz kavramlar, konseptler, anlayışlarımız değişiyor; büyük sıçramaların olduğu bir zaman içinde seyretmeye başladık. Örnek mi? Bu sayıdaki ana konumuzu okuyun. Galaksi kümelerinden beyin-zihin yapımıza ve genlerin davranış ilişkilerine kadar (epigenetik), bağlantısallık diyebileceğimiz ortak yapısal bütünlükler ortaya çıkıyor; bu bağlantısallık, çeşitli oluşumlar arasında doğrudan bir ilişki kurmasanız bile, bir desen birliği içinde gözüküyor. Beyin, evet çeşitli görev bölüşümleri içinde, ama bütün olarak birbiriyle bağlantısallık ağı içinde anlamlı çalışıyor. Genler tek başlarına ne kadar önemliyse, daha önemlisi tüm genlerin bir bağlantısallık içinde (epigenetik) çalışıyor olmasının ortaya çıkması. 2014 yılında, uzaydaki gökadaların (galaksi) da bir süper galaksi kümesi halinde davrandıkları ortaya çıktı. Süper küme, Samanyolu dahil 100 bin galaksiden oluşuyor! Prof. Dr. Türker Kılıç, “Konnektom-Epigenetik-Laniakea” paradigmasının, eski bilimin &#8211; paradigmanın yerini aldığını vurguluyor ve tüm varlık dünyasında ortak bir desenin egemenliğe işaret ediyor. Üstelik ortak bir ölçüm birimi de gündeme geliyor: Phi! Burada söz konusu “varlığın bağlantısallığı ve ortaklığı.” Beyin zihin yaratan organ, bilgi işleyen varlık. “Bilinci oluşturan, 100 milyar nörondan oluşan beyin değil, 2 üzeri 100 milyar olasılık içeren enformasyon sistem bütünlüğü&#8230;” Size, yeni kavramlarla donatılı, varlığa insana ve evrene yeni akışlar sunan ve buna ilişkin insana, canlılara, dahası ekonomiye ilişkin de sonuçlar çıkartan bir söyleşi okuyacaksınız. Bilimin, bilginin insanın kavrayışını ve yaşam biçimini çok daha hızlı değiştirdiği bir süreç içindeyiz. 3 öncünün ardından Ülkemizde internete öncülük eden 3 insanımızı birbiri ardına kaybettik. Oğuz Manas, Özgür Uçkan ve geçen hafta da Mustafa Akgül. Edip Emil Öymen çok güzel bir yazıyla kişiliklerini anlatıyor, katkılarını vurguluyor. Biz de önlerinde saygıyla eğiliyoruz. Tanol Türkoğlu, Mustafa Akgül’ü ayrıca yazdı. Yapay zekâ ve robotik nereden başladı ve nereye gidiyor? Kökleri taa Eski Yunan’a kadar giden bir tarihçede, yapay zekâda gelişmenin kilometre taşlarını Cemre Yavuz yazdı. Reyhan Oksay, Semih Oksay’ın 5 yıldır yoğun olarak üzerinde çalıştığı iki kişilik, ama bitince uçabilecek, “Pietenpol Air-Camper” olarak bilinen gerçek bir uçağın üretim öyküsünü yazdı. İlgiyle okuyacaksınız. Siz de boş zamanlarınızı uçak yaparak değerlendirebilirsiniz! Bilim ve beslenme sayfamızda “yaşlılar nasıl beslenmeli” yazısını bulacaksınız. Ne demiştik? Bilgi anlayışlarımızı ve kurduğumuz öyküleri değiştiriyor. İşte bir örnek de insanın evrim öyküsünden: Dünyaya yayılışımızın değişen öyküsü. Doğan Kuban hoca bu kez Türkiye’nin temel krizi eğitime çağdaş nitelik konusunu gündeme taşıyor, Türkiye diğer Müslüman ülkeler gibi durmadan krizler yaşayan ülkedir, bunu aşmak için eğitime çağdaş bir içerik kazandırmalıyız, diyor. Müfit Akyos, Çin ile ilgili yazılarını sürdürüyor: Hedefleri Çin’i yenilikçi ülke yapmak, diyor. Çok önem verdiğimiz iki köşemizi izleyin: İklim Değişikliği’nde bir iddia var. Bilim insanlarının çağrısı: Dönüşü olmayan noktaya gelmemek için 3 yıl kaldı! Hava Kirliliği köşesinde ise, kirliliği önlemek için toplumsal ve bireysel neler yapılabilir sorusu tartışılıyor. Gelecek Cuma yeniden birlikte olmak üzere&#8230;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/bilimsel-bilgi-tum-anlayislari-dogmalari-degistiriyor">Bilimsel bilgi tüm anlayışları ve dogmaları değiştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İrili ufaklı araştırmalar sonucu ortaya çıkan bilimsel ve teknolojik birikimler sonucu, kısa süreler içinde bilgilerimiz ve bu bilgiler üzerine inşa ettiğimiz kavramlar, konseptler, anlayışlarımız değişiyor; büyük sıçramaların olduğu bir zaman içinde seyretmeye başladık.</p>
<p>Örnek mi? Bu sayıdaki ana konumuzu okuyun.</p>
<p>Galaksi kümelerinden beyin-zihin yapımıza ve genlerin davranış ilişkilerine kadar (epigenetik), bağlantısallık diyebileceğimiz ortak yapısal bütünlükler ortaya çıkıyor; bu bağlantısallık, çeşitli oluşumlar arasında doğrudan bir ilişki kurmasanız bile, bir desen birliği içinde gözüküyor.</p>
<p>Beyin, evet çeşitli görev bölüşümleri içinde, ama bütün olarak birbiriyle bağlantısallık ağı içinde anlamlı çalışıyor. Genler tek başlarına ne kadar önemliyse, daha önemlisi tüm genlerin bir bağlantısallık içinde (epigenetik) çalışıyor olmasının ortaya çıkması. 2014 yılında, uzaydaki gökadaların (galaksi) da bir süper galaksi kümesi halinde davrandıkları ortaya çıktı. Süper küme, Samanyolu dahil 100 bin galaksiden oluşuyor!</p>
<p>Prof. Dr. <strong>Türker Kılıç</strong>, “Konnektom-Epigenetik-Laniakea” paradigmasının, eski bilimin &#8211; paradigmanın yerini aldığını vurguluyor ve tüm varlık dünyasında ortak bir desenin egemenliğe işaret ediyor. Üstelik ortak bir ölçüm birimi de gündeme geliyor: Phi! Burada söz konusu “varlığın bağlantısallığı ve ortaklığı.”</p>
<p>Beyin zihin yaratan organ, bilgi işleyen varlık. “Bilinci oluşturan, 100 milyar nörondan oluşan beyin değil, 2 üzeri 100 milyar olasılık içeren enformasyon sistem bütünlüğü&#8230;” Size, yeni kavramlarla donatılı, varlığa insana ve evrene yeni akışlar sunan ve buna ilişkin insana, canlılara, dahası ekonomiye ilişkin de sonuçlar çıkartan bir söyleşi okuyacaksınız.</p>
<p>Bilimin, bilginin insanın kavrayışını ve yaşam biçimini çok daha hızlı değiştirdiği bir süreç içindeyiz.</p>
<p><strong>3 öncünün ardından</strong></p>
<p>Ülkemizde internete öncülük eden 3 insanımızı birbiri ardına kaybettik. <strong>Oğuz Manas, Özgür Uçkan</strong> ve geçen hafta da <strong>Mustafa Akgül. Edip Emil Öymen</strong> çok güzel bir yazıyla kişiliklerini anlatıyor, katkılarını vurguluyor. Biz de önlerinde saygıyla eğiliyoruz. <strong>Tanol Türkoğlu</strong>, Mustafa Akgül’ü ayrıca yazdı.</p>
<p>Yapay zekâ ve robotik nereden başladı ve nereye gidiyor? Kökleri taa Eski Yunan’a kadar giden bir tarihçede, yapay zekâda gelişmenin kilometre taşlarını Cemre Yavuz yazdı. Reyhan Oksay, Semih Oksay’ın 5 yıldır yoğun olarak üzerinde çalıştığı iki kişilik, ama bitince uçabilecek, “<strong>Pietenpol Air-Camper</strong>” olarak bilinen gerçek bir uçağın üretim öyküsünü yazdı. İlgiyle okuyacaksınız. Siz de boş zamanlarınızı uçak yaparak değerlendirebilirsiniz!</p>
<p>Bilim ve beslenme sayfamızda “yaşlılar nasıl beslenmeli” yazısını bulacaksınız. Ne demiştik? Bilgi anlayışlarımızı ve kurduğumuz öyküleri değiştiriyor. İşte bir örnek de insanın evrim öyküsünden: Dünyaya yayılışımızın değişen öyküsü.</p>
<p><strong>Doğan Kuban</strong> hoca bu kez Türkiye’nin temel krizi eğitime çağdaş nitelik konusunu gündeme taşıyor, Türkiye diğer Müslüman ülkeler gibi durmadan krizler yaşayan ülkedir, bunu aşmak için eğitime çağdaş bir içerik kazandırmalıyız, diyor. <strong>Müfit Akyos</strong>, Çin ile ilgili yazılarını sürdürüyor: Hedefleri Çin’i yenilikçi ülke yapmak, diyor.</p>
<p>Çok önem verdiğimiz iki köşemizi izleyin: <strong>İklim Değişikliği</strong>’nde bir iddia var. Bilim insanlarının çağrısı: Dönüşü olmayan noktaya gelmemek için 3 yıl kaldı! <strong>Hava Kirliliği</strong> köşesinde ise, kirliliği önlemek için toplumsal ve bireysel neler yapılabilir sorusu tartışılıyor.</p>
<p>Gelecek Cuma yeniden birlikte olmak üzere&#8230;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/bilimsel-bilgi-tum-anlayislari-dogmalari-degistiriyor">Bilimsel bilgi tüm anlayışları ve dogmaları değiştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8732</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Epigenetik&#8230;!</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/mustafa-cetiner/epigenetik</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Çetiner]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Aug 2016 14:18:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mustafa Çetiner]]></category>
		<category><![CDATA[dna]]></category>
		<category><![CDATA[epigenetik]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[genotip]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=3554</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her yüz meme kanserinden sadece 7 tanesinde genetik anormallik gösterilirken, diğer 93 tanesinde neler oluyor da kanser gelişiyor? Nasıl oluyor da aynı genlere sahip ikiz kardeşlerden birinde kanser gelişirken diğerinde gelişmiyor? Neden bazı hastalıklar bilinen genetik bir anormallik olmadan bazı ailelerde daha sık görülüyor? Bu soruları çok arttırabiliriz ama bu soruların yanıtlarından biri artık net&#8230; Epigenetik&#8230;! Epigenetik sözcüğünü anlatmadan önce bazı tanımlamalara gereksinim var. Genotip sözcüğü genetik yapımızı tanımlar, bu yapı DNA dizilimimiz, genlerimizdir. Genotipimizi oluşturan genler bir takım enzim ve proteinlerin sentezlenmesini yöneterek “fenotip” yani dış yapımızın, organizmamızın ortaya çıkmasında belirleyici rol oynar. Epigenetik; genotipik değişikliklerle açıklanamayan, ancak genlerimizin ifadelerindeki (ekspresyonlarındaki) değişiklikleri, yani genlerimizin fenotipimizi oluşturma farklılıklarını inceleyen bilim dalıdır. Yani epigenetik dendiğinde, genetik yapımızdaki (genotip) değişikliklerden kaynaklanmayan, ancak kalıtsal olan gen ekspresyonlarındaki ya da ifadelerindeki değişiklikler akla gelmelidir. Epigenetik, gen dizilişleriyle değil, genlerin dokulardaki ifadeleriyle ilgilenir. Yani genlerimizin ne zaman ve nasıl çalışacağını belirleyen, bazı genleri susturan, aktivitelerine engel olan, epigenetiktir. Genetik bozukluklarda hastalık şöyle ortaya çıkar. Bir gende bir mutasyon çıkar ve biz bu mutasyonu genetik olarak gösterebilir ve deriz ki “A” geninde “B” mutasyonu olmuştur, görülen “C” hastalığı bu nedenledir. Epigenetik bozukluklarda ise hastalık şöyle ortaya çıkar. “A” epigenetik mekanizmasının bozulması, bu mekanizmalar ile susturulmuş (silencing) “B” geninin aktive olmasına ve sonuçta “C” hastalığına neden olur. Siz bu epigenetik bozukluğu klasik kromozom analizi, genotipik inceleme ile önceki örnekte olduğu gibi gösteremezsiniz. Yani epigenetik kontrol yollarında ortaya çıkacak anormallikler kanser gibi birçok hastalığın oluşumuna neden olabilir. Epigenetik bozukluklar, genetik bozukluklar gibi kuşaktan kuşağa aktarılmaz ancak bu bozuklukların aynı aile bireyleri arasında oluşma şansı daha yüksek olabilir. Bazı genler susturuluyor Eskiden biliyorduk ki, birçok hastalığa genetik yatkınlığımız olduğu için yakalanıyoruz. Artık biliyoruz ki, birçok başka hastalığa ise genetik yatkınlığımız olsa bile yakalanmıyoruz, çünkü epigenetik mekanizmalar sayesinde o genler aktif hale geçemiyor ve susturuluyor. İki ikiz kardeşten birinin kanser olup diğerinin olmaması, kanser olmayan kardeşteki genlerin epigenetik mekanizmalar ile susturulması ile ilişkili olabiliyor. Çalışmalar epigenetik değişikliklerin oluşmasında çevresel faktörlerin önemini göstermektedir. Çocukluk çağında yaşadıklarımızın, yaptığımız işin, alışkanlıklarımızın ve daha birçok faktörün genlerimizin ifadelerini etkileyebildiğini unutmayın. Epigenetik son yılların en popüler bilim konularından biridir. Epigenetik alanındaki gelişmeler kanser ve nörolojik hastalıklar gibi tedavisi çok güç hastalıklar için de büyük bir umut oluşturmaktadır. Kızım neden huysuz!  İlk kez 1942 yılında Conrad Waddington’un kullandığı “epigenetik” sözcüğünü en iyi anlatan belki de şu bilindik fıkradır: Darwin ile Freud’u birlikte gören dertli bir anne kızından yakınmış, “Ey yeryüzünün en büyük dâhileri, kızımın bir derdi var, bu derdin nedenini ancak siz bilebilirsiniz.” Darwin ve Freud merakla sormuşlar “Kızınızın neyi var ?” “Kızım çok mutsuz, kötümser, kavgacı, beni deli ediyor”. Darwin hiç düşünmeden yanıtlamış, “kızınızın sorunu “genetik”. Freud ise “hayır” demiş, “sorun anneden kaynaklanıyor.” Anne şaşırmış, çaresizce sormuş, “hanginiz doğru söylüyor?” Tam o sırada yoldan geçen Conrad Waddington soruyu yanıtlamış, “ikisi de doğru söylüyor hanımefendi, sorun epigenetik”. Mustafa Çetiner / mailto:dr.m.cetiner@gmail.com</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/mustafa-cetiner/epigenetik">Epigenetik&#8230;!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Her yüz meme kanserinden sadece 7 tanesinde genetik anormallik gösterilirken, diğer 93 tanesinde neler oluyor da kanser gelişiyor?</strong></p>
<p>Nasıl oluyor da aynı genlere sahip ikiz kardeşlerden birinde kanser gelişirken diğerinde gelişmiyor? Neden bazı hastalıklar bilinen genetik bir anormallik olmadan bazı ailelerde daha sık görülüyor?</p>
<p>Bu soruları çok arttırabiliriz ama bu soruların yanıtlarından biri artık net&#8230;</p>
<p>Epigenetik&#8230;!</p>
<p>Epigenetik sözcüğünü anlatmadan önce bazı tanımlamalara gereksinim var.</p>
<p>Genotip sözcüğü genetik yapımızı tanımlar, bu yapı DNA dizilimimiz, genlerimizdir. Genotipimizi oluşturan genler bir takım enzim ve proteinlerin sentezlenmesini yöneterek “fenotip” yani dış yapımızın, organizmamızın ortaya çıkmasında belirleyici rol oynar.</p>
<p>Epigenetik; genotipik değişikliklerle açıklanamayan, ancak genlerimizin ifadelerindeki (ekspresyonlarındaki) değişiklikleri, yani genlerimizin fenotipimizi oluşturma farklılıklarını inceleyen bilim dalıdır.</p>
<p>Yani epigenetik dendiğinde, genetik yapımızdaki (genotip) değişikliklerden kaynaklanmayan, ancak kalıtsal olan gen ekspresyonlarındaki ya da ifadelerindeki değişiklikler akla gelmelidir. Epigenetik, gen dizilişleriyle değil, genlerin dokulardaki ifadeleriyle ilgilenir. Yani genlerimizin ne zaman ve nasıl çalışacağını belirleyen, bazı genleri susturan, aktivitelerine engel olan, epigenetiktir.</p>
<p>Genetik bozukluklarda hastalık şöyle ortaya çıkar.</p>
<p>Bir gende bir mutasyon çıkar ve biz bu mutasyonu genetik olarak gösterebilir ve deriz ki “A” geninde “B” mutasyonu olmuştur, görülen “C” hastalığı bu nedenledir.</p>
<p>Epigenetik bozukluklarda ise hastalık şöyle ortaya çıkar.</p>
<p>“A” epigenetik mekanizmasının bozulması, bu mekanizmalar ile susturulmuş (silencing) “B” geninin aktive olmasına ve sonuçta “C” hastalığına neden olur. Siz bu epigenetik bozukluğu klasik kromozom analizi, genotipik inceleme ile önceki örnekte olduğu gibi gösteremezsiniz.</p>
<p>Yani epigenetik kontrol yollarında ortaya çıkacak anormallikler kanser gibi birçok hastalığın oluşumuna neden olabilir.</p>
<p>Epigenetik bozukluklar, genetik bozukluklar gibi kuşaktan kuşağa aktarılmaz ancak bu bozuklukların aynı aile bireyleri arasında oluşma şansı daha yüksek olabilir.</p>
<p><strong>Bazı genler susturuluyor</strong></p>
<p>Eskiden biliyorduk ki, birçok hastalığa genetik yatkınlığımız olduğu için yakalanıyoruz. Artık biliyoruz ki, birçok başka hastalığa ise genetik yatkınlığımız olsa bile yakalanmıyoruz, çünkü epigenetik mekanizmalar sayesinde o genler aktif hale geçemiyor ve susturuluyor.</p>
<p>İki ikiz kardeşten birinin kanser olup diğerinin olmaması, kanser olmayan kardeşteki genlerin epigenetik mekanizmalar ile susturulması ile ilişkili olabiliyor.</p>
<p>Çalışmalar epigenetik değişikliklerin oluşmasında çevresel faktörlerin önemini göstermektedir. Çocukluk çağında yaşadıklarımızın, yaptığımız işin, alışkanlıklarımızın ve daha birçok faktörün genlerimizin ifadelerini etkileyebildiğini unutmayın.</p>
<p>Epigenetik son yılların en popüler bilim konularından biridir.</p>
<p>Epigenetik alanındaki gelişmeler kanser ve nörolojik hastalıklar gibi tedavisi çok güç hastalıklar için de büyük bir umut oluşturmaktadır.</p>
<p><strong>Kızım neden huysuz!</strong></p>
<p><strong> </strong>İlk kez 1942 yılında <strong>Conrad Waddington</strong>’un kullandığı “epigenetik” sözcüğünü en iyi anlatan belki de şu bilindik fıkradır:</p>
<p>Darwin ile Freud’u birlikte gören dertli bir anne kızından yakınmış, “Ey yeryüzünün en büyük dâhileri, kızımın bir derdi var, bu derdin nedenini ancak siz bilebilirsiniz.”</p>
<p>Darwin ve Freud merakla sormuşlar “Kızınızın neyi var ?”</p>
<p>“Kızım çok mutsuz, kötümser, kavgacı, beni deli ediyor”.</p>
<p>Darwin hiç düşünmeden yanıtlamış, “kızınızın sorunu “genetik”.</p>
<p>Freud ise “hayır” demiş, “sorun anneden kaynaklanıyor.”</p>
<p>Anne şaşırmış, çaresizce sormuş, “hanginiz doğru söylüyor?”</p>
<p>Tam o sırada yoldan geçen Conrad Waddington soruyu yanıtlamış, “ikisi de doğru söylüyor hanımefendi, sorun epigenetik”.</p>
<p><strong><em>Mustafa Çetiner / <a href="mailto:dr.m.cetiner@gmail.com">mailto:dr.m.cetiner@gmail.com</a></em></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/mustafa-cetiner/epigenetik">Epigenetik&#8230;!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3554</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
