<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gen teknolojisi arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/gen-teknolojisi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/gen-teknolojisi</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Apr 2020 18:40:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Koranavirüs’ün yeni gizemi ve bilinmezlikler içinde gelecek senaryoları</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/koranavirusun-yeni-gizemi-ve-bilinmezlikler-icinde-gelecek-senaryolari</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2020 14:27:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[3D yazıcı]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[demans]]></category>
		<category><![CDATA[descartes]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[gen teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[sokrates]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=18129</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ve yine COVID-19 ile ilgili en güncel gelişmelerle, tartışmalarla karşınızdayız. Uzun süredir evlerdeyiz, uzun süredir endişe içindeyiz. Sağlıkçılarımız ve görev yapmak zorunda olan emekçilerimize buradan da bir selam gönderiyor, koronavirüsten dolayı yaşamı yitiren hocalarımızı saygı ile anıyoruz. Kapağa bu hafta herkesin sorduğu bir soru ile başladık: Bu salgın ne zaman sona erecek? İddia edildiği gibi havaların ısınması ile tehlike geçecek mi? Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Utku Perktaş koronavirüsün yakın tarihini ve ekolojisini yazdı, dünyada virüs iklim ilişkisine yönelik farklı iklim modellemelerinden yola çıkarak.. Prof. Dr. Şefik Alkan geçen hafta ‘virüsten mektup var’ diyerek önemli bilgiler paylaşmıştı. Alkan önemli bir bağışıklık uzmanı. Ve bu kez bize bağışıklık sistemiz üzerinden sesleniyor.. İlgiyle okuyacağınıza eminiz. Bayram Ali Eşiyok küresel salgının işsizlik boyutunu ve yeni bir küreselleşme düzenine geçileceğini yazdı: “Ben güvende değilsem sen de değilsin!” Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr.Kadircan Keskinbora “Mikroskobik yaramazlar” diye 4 serilik bir yazının ilkini paylaştı: İnsanların en azılı düşmanı veya doğanın yanıtsal cezası&#8230; Koronavirüsle mücadelede en etkili yöntem: Test, test, test! Dünya Sağlık Örgütü’nün de önerdiği gibi koronavirüsle mücadele elimizdeki belki de en güçlü araç testler. Reyhan Oksay, konuya dair merak edilenleri derledi: Yeni testlerin eskilerden farkı ne? Testler talepleri karşılayabiliyor mu? Türkiye’de hangi testler kullanılıyor? Koronavirüsle ilgili belki de en büyük şehir efsanelerinden biri gençleri etkilemiyor olması. Oysa, gençler de etkileniyor. Veriler bu yönde. Peki ama bu ölümlerden genler sorumlu olabilir mi? Sayfalarımızda. Açık kaynaklı 3D tasarımlar hayat kurtarıyor: Dünyanın dört bir yanındaki hastaneler, koronavirüs pandemisinin yaşattığı zorluklarla mücadele ediyor. Mühendis, doktor ve bilim insanları ihtiyaçları nasıl karşılayacaklarını tartışıyor. 3D baskılar önemli bir çözüm aracı: Açık kaynaklı tasarımlar, hayati önem taşıyan tıbbi malzemelerin tedariğinde büyük eksiği giderebilir. Peki neler yapılıyor? Sayfalarımızda.. İran’da durum ne? Peki komşu İran’da durum ne? Komplo ve bilim arasında sıkışıp kalan İran, 33 milyon kişiyi test etti ve aşı çalışmaları da sürüyor. Modellemelere dayalı olası kayıp oranı ve hangi tedbirlerin alındığını Batuhan Sarıcan derledi. Doğan Kuban hocamız bizi aydınlatmaya devam ediyor. Bu haftaki yazısında, Descartes’ın “Düşünüyorum, o halde varım,” sözü üzerinden dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınına dair gözlem ve yorumlarını paylaştı.. Dilara Çolak, “Sokrates’in yanılgısı: İnsan bezen bile bile yanlış yapar” yazısı ile salgına felsefi açıdan yaklaştı. Müfik Akyos “Durum çok ciddi ama bu sınavdan da çıkacağız. Kent halkı ve yerel kurumların önemli roller üstleneceği bir dünya geliyor diyorum. Kentler akıl ve ahlak için özgürlük isteyecekler, öyle olmalı” diyor. Yoksa hepimiz Hikikomorik mi olacağız? Hikikomorik evde kalma hastalığı demekmiş. Mustafa Çetiner’in kaleminden&#8230; Tanol Türkoğlu ise teorisiz dijital toplumu anlattı. Uzmanların en çok söylediği ve dergimizde de sürekli yer verdiğimiz üzere virüse karşı bağışıklığın güçlü tutulması gerektiğini artık hepimiz biliyoruz. Ancak virüse yenik düşmemek için ne yemeliyiz? Hangi vitamin ve mineraller bizi virüse karşı korur; Bilim ve Beslenme sayfamıza göz atmanızı tavsiye ederiz. Eve kapanmamız, sanattan uzak kalmamız anlamına gelmiyor: İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Arş. Gör. Sevim Karaalioğlu, dijitalleşme ve değişen sergi mekânlarını yazdı: Kodlama ve yazılım sistemlerini içinde barındıran dijital çağın sanat sergileri, izleyiciye sanal ortamda yeni deneyimler yaşatıyor. Atılım Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden Öğr. Gör. Gizem Kuçak Toprak ise “Mekânı Yazı ile Anlatmak” yazı dizisine devam ediyor: Bir köyün ve eski bir binanın yazılı bir dille aktarılması esnasında mekânın, fiziksel ve anlatımsal özelliklerinin yansıtılıp yansıtılamayacağına dair bir deneme yazdı. Ünlü fizikçinin ardından Manyetizma, süperiletkenlik ve maddenin yapısı hakkındaki çalışmaları ile 1977 yılında Nobel Fizik Ödülü’nü Philip W. Anderson, 96 yaşında hayatını kaybetti. Anderson’u ve çalışmalarını anlattık&#8230; Mersin balığının gen haritası, farenin duygularının yüzünden okunabilmesi&#8230;Murat Altaş’ın Hayvanlar Dünyası’nda.. Zor zamanlar dayanışma gerektiriyor. Dışarıyla ilişkimiz kesildikçe, HBT’ye ulaşma da zorlanıyor ve bayi satışları düşüyor. Carrefoursa ve Migros sanal marketlerden de HBT siparişi verebiliyorsunuz. Sağlıklı olun, her şeyin başı.. Zor günler geçecek&#8230; *** Okurlarımıza çağrı Bir virüs herkesi evlere hapsederken bilimi de insanlığın ana gündem maddesi haline getirdi. Zorlu günlerden geçiyoruz. Dergi satış noktaları teker teker kapansa da, dergi satışları düşse de ısrarla haftalık yayıncılığımızı sürdürüyoruz. Sizlerin de ulaşmakta zorlandığının farkındayız. Birlikte çözeceğiz. Basılı dergiye ulaşamayanları dijitale yönlendiriyoruz. Okurumuz Erdal Şimşek bir öneri ile geldi: Okulların kapalı olduğu bu dönemde 200 gence 2 aylık dijital dergi aboneliği hediye edeceğini açıkladı. Gençlere ve öğretmenlere duyurumuzu yaptık. Ve hepimiz çok şaşırdık. İlgi ve talep ummadığımız kadar fazla oldu: 600 kişi. Şimşek’in hediyesine biz de HBT olarak 100 genci daha ilave ettik ve 300 kişiye abonelik verdik. Ama 300 genç daha bekliyor. Ayrıca Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin bursu ile okuyan gençlerimiz var. Onlar da 1 yıllık dijital dergi abonelik taleplerini yağdırdılar. Şimdi çağrımız sizlere. Ben de karınca kararınca, yıllık bir iki gence, öğretmene abonelik hediye etmek istiyorum derseniz info@herkesebilimteknoloji.com</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/koranavirusun-yeni-gizemi-ve-bilinmezlikler-icinde-gelecek-senaryolari">Koranavirüs’ün yeni gizemi ve bilinmezlikler içinde gelecek senaryoları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-18126" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/04/211-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/04/211-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/04/211-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/04/211.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Ve yine COVID-19 ile ilgili en güncel gelişmelerle, tartışmalarla karşınızdayız. Uzun süredir evlerdeyiz, uzun süredir endişe içindeyiz. Sağlıkçılarımız ve görev yapmak zorunda olan emekçilerimize buradan da bir selam gönderiyor, koronavirüsten dolayı yaşamı yitiren hocalarımızı saygı ile anıyoruz.</p>
<p>Kapağa bu hafta herkesin sorduğu bir soru ile başladık: Bu salgın ne zaman sona erecek? İddia edildiği gibi havaların ısınması ile tehlike geçecek mi? Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Utku Perktaş koronavirüsün yakın tarihini ve ekolojisini yazdı, dünyada virüs iklim ilişkisine yönelik farklı iklim modellemelerinden yola çıkarak..</p>
<p>Prof. Dr. Şefik Alkan geçen hafta ‘virüsten mektup var’ diyerek önemli bilgiler paylaşmıştı. Alkan önemli bir bağışıklık uzmanı. Ve bu kez bize bağışıklık sistemiz üzerinden sesleniyor.. İlgiyle okuyacağınıza eminiz.</p>
<p>Bayram Ali Eşiyok küresel salgının işsizlik boyutunu ve yeni bir küreselleşme düzenine geçileceğini yazdı: “Ben güvende değilsem sen de değilsin!”</p>
<p>Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr.Kadircan Keskinbora “Mikroskobik yaramazlar” diye 4 serilik bir yazının ilkini paylaştı: İnsanların en azılı düşmanı veya doğanın yanıtsal cezası&#8230;</p>
<p><strong>Koronavirüsle mücadelede en etkili yöntem: Test, test, test!</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün de önerdiği gibi koronavirüsle mücadele elimizdeki belki de en güçlü araç testler. Reyhan Oksay, konuya dair merak edilenleri derledi: Yeni testlerin eskilerden farkı ne? Testler talepleri karşılayabiliyor mu? Türkiye’de hangi testler kullanılıyor? Koronavirüsle ilgili belki de en büyük şehir efsanelerinden biri gençleri etkilemiyor olması. Oysa, gençler de etkileniyor. Veriler bu yönde. Peki ama bu ölümlerden genler sorumlu olabilir mi? Sayfalarımızda.</p>
<p>Açık kaynaklı 3D tasarımlar hayat kurtarıyor: Dünyanın dört bir yanındaki hastaneler, koronavirüs pandemisinin yaşattığı zorluklarla mücadele ediyor. Mühendis, doktor ve bilim insanları ihtiyaçları nasıl karşılayacaklarını tartışıyor. 3D baskılar önemli bir çözüm aracı: Açık kaynaklı tasarımlar, hayati önem taşıyan tıbbi malzemelerin tedariğinde büyük eksiği giderebilir. Peki neler yapılıyor? Sayfalarımızda..</p>
<p><strong>İran’da durum ne?</strong></p>
<p>Peki komşu İran’da durum ne? Komplo ve bilim arasında sıkışıp kalan İran, 33 milyon kişiyi test etti ve aşı çalışmaları da sürüyor. Modellemelere dayalı olası kayıp oranı ve hangi tedbirlerin alındığını Batuhan Sarıcan derledi.</p>
<p>Doğan Kuban hocamız bizi aydınlatmaya devam ediyor. Bu haftaki yazısında, Descartes’ın “Düşünüyorum, o halde varım,” sözü üzerinden dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınına dair gözlem ve yorumlarını paylaştı.. Dilara Çolak, “Sokrates’in yanılgısı: İnsan bezen bile bile yanlış yapar” yazısı ile salgına felsefi açıdan yaklaştı. Müfik Akyos “Durum çok ciddi ama bu sınavdan da çıkacağız. Kent halkı ve yerel kurumların önemli roller üstleneceği bir dünya geliyor diyorum. Kentler akıl ve ahlak için özgürlük isteyecekler, öyle olmalı” diyor. Yoksa hepimiz Hikikomorik mi olacağız? Hikikomorik evde kalma hastalığı demekmiş. Mustafa Çetiner’in kaleminden&#8230; Tanol Türkoğlu ise teorisiz dijital toplumu anlattı.</p>
<p>Uzmanların en çok söylediği ve dergimizde de sürekli yer verdiğimiz üzere virüse karşı bağışıklığın güçlü tutulması gerektiğini artık hepimiz biliyoruz. Ancak virüse yenik düşmemek için ne yemeliyiz? Hangi vitamin ve mineraller bizi virüse karşı korur; Bilim ve Beslenme sayfamıza göz atmanızı tavsiye ederiz.</p>
<p>Eve kapanmamız, sanattan uzak kalmamız anlamına gelmiyor: İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Arş. Gör. Sevim Karaalioğlu, dijitalleşme ve değişen sergi mekânlarını yazdı: Kodlama ve yazılım sistemlerini içinde barındıran dijital çağın sanat sergileri, izleyiciye sanal ortamda yeni deneyimler yaşatıyor. Atılım Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden<br />
Öğr. Gör. Gizem Kuçak Toprak ise “Mekânı Yazı ile Anlatmak” yazı dizisine devam ediyor: Bir köyün ve eski<br />
bir binanın yazılı bir dille aktarılması esnasında mekânın, fiziksel ve anlatımsal özelliklerinin yansıtılıp yansıtılamayacağına dair bir deneme yazdı.</p>
<p><strong>Ünlü fizikçinin ardından</strong></p>
<p>Manyetizma, süperiletkenlik ve maddenin yapısı hakkındaki çalışmaları ile 1977 yılında Nobel Fizik Ödülü’nü Philip W. Anderson, 96 yaşında hayatını kaybetti. Anderson’u ve çalışmalarını anlattık&#8230; Mersin balığının gen haritası, farenin duygularının yüzünden okunabilmesi&#8230;Murat Altaş’ın Hayvanlar Dünyası’nda..</p>
<p>Zor zamanlar dayanışma gerektiriyor. Dışarıyla ilişkimiz kesildikçe, HBT’ye ulaşma da zorlanıyor ve bayi satışları düşüyor. Carrefoursa ve Migros sanal marketlerden de HBT siparişi verebiliyorsunuz.</p>
<p>Sağlıklı olun, her şeyin başı.. Zor günler geçecek&#8230;</p>
<p>***</p>
<p><strong>Okurlarımıza çağrı</strong></p>
<p>Bir virüs herkesi evlere hapsederken bilimi de insanlığın ana gündem maddesi haline getirdi. Zorlu günlerden geçiyoruz. Dergi satış noktaları teker teker kapansa da, dergi satışları düşse de ısrarla haftalık yayıncılığımızı sürdürüyoruz. Sizlerin de ulaşmakta zorlandığının farkındayız. Birlikte çözeceğiz. Basılı dergiye ulaşamayanları dijitale yönlendiriyoruz.</p>
<p>Okurumuz Erdal Şimşek bir öneri ile geldi: Okulların kapalı olduğu bu dönemde 200 gence 2 aylık dijital dergi aboneliği hediye edeceğini açıkladı. Gençlere ve öğretmenlere duyurumuzu yaptık. Ve hepimiz çok şaşırdık. İlgi ve talep ummadığımız kadar fazla oldu: 600 kişi. Şimşek’in hediyesine biz de HBT olarak 100 genci daha ilave ettik ve 300 kişiye abonelik verdik. Ama 300 genç daha bekliyor. Ayrıca Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin bursu ile okuyan gençlerimiz var. Onlar da 1 yıllık dijital dergi abonelik taleplerini yağdırdılar.</p>
<p>Şimdi çağrımız sizlere. Ben de karınca kararınca, yıllık bir iki gence, öğretmene abonelik hediye etmek istiyorum derseniz <a href="mailto:info@herkesebilimteknoloji.com">info@herkesebilimteknoloji.com</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/koranavirusun-yeni-gizemi-ve-bilinmezlikler-icinde-gelecek-senaryolari">Koranavirüs’ün yeni gizemi ve bilinmezlikler içinde gelecek senaryoları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18129</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HBT Dergi 211. Sayı – 10 Nisan 2020</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-211-sayi-10-nisan-2020</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2020 13:23:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergi Sayıları]]></category>
		<category><![CDATA[3D yazıcı]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[demans]]></category>
		<category><![CDATA[descartes]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[gen teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[sokrates]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=18125</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koronanın yeni gizemi: İki iklim senaryosu Bağışıklık sisteminiz size sesleniyor. Kulak verin! &#8211; Şefik Şanal Alkan Descartes ve virüs &#8211; Doğan Kuban Teorisiz dijital toplum &#8211; Tanol Türkoğlu Yeniden kuracağız &#8211; Müfit Akyos Pandemi günlerinde hikikomorik olmak&#8230; &#8211; Mustafa Çetiner Havalar ısınınca salgın gerçekten bitecek mi? &#8211; Utku Perktaş Sokrates’in yanılgısı: İnsan bazen bile bile yanlış yapar! &#8211; Dilara Çolak Açık kaynaklı 3D tasarımlar hayat kurtarıyor Covid-19 ile işsizlik ve yeni bir küreselleşmeye doğru &#8211; Bayram Ali Eşiyok Komşu İran’ın Covid-19 ile zor imtihanı Ne kadar çok test yapılırsa o kadar çok hayat kurtulur! Nobel Ödüllü büyük fizikçi Philip W. Anderson’a veda Romalılarda da evde köpek besliyorlarmış Koronavirüs, insansı maymunlar için de bir tehdit Virüse yenik düşmemek için doğru beslenin! İnsanların en azılı düşmanı veya doga’nın yanıtsal cezası &#8211; Kadircan Keskinbora Dijitalleşme ve değişen sergi mekânları &#8211; Sevim Karaalioğlu Bunamak kaderiniz değil (5) &#8211; Hasta yakını ve hasta, demansı anlatıyor Mekânı yazı ile anlatmak: Bir köy, bir ev, bir ihtiyar (2) &#8211; Gizem Kuçak Toprak Plastik kirliliğinden, plastik yiyen bakterilerle mi kurtulacağız? “Yaşayan fosil” mersin balığının gen haritası çıkarıldı Farenin ne hissettiği yüzünden okunabiliyor Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-211-sayi-10-nisan-2020">HBT Dergi 211. Sayı – 10 Nisan 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-18126" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/04/211-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/04/211-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/04/211-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/04/211.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Koronanın yeni gizemi: İki iklim senaryosu<br />
Bağışıklık sisteminiz size sesleniyor. Kulak verin! &#8211; Şefik Şanal Alkan<br />
Descartes ve virüs &#8211; Doğan Kuban<br />
Teorisiz dijital toplum &#8211; Tanol Türkoğlu<br />
Yeniden kuracağız &#8211; Müfit Akyos<br />
Pandemi günlerinde hikikomorik olmak&#8230; &#8211; Mustafa Çetiner<br />
Havalar ısınınca salgın gerçekten bitecek mi? &#8211; Utku Perktaş<br />
Sokrates’in yanılgısı: İnsan bazen bile bile yanlış yapar! &#8211; Dilara Çolak<br />
Açık kaynaklı 3D tasarımlar hayat kurtarıyor<br />
Covid-19 ile işsizlik ve yeni bir küreselleşmeye doğru &#8211; Bayram Ali Eşiyok<br />
Komşu İran’ın Covid-19 ile zor imtihanı<br />
Ne kadar çok test yapılırsa o kadar çok hayat kurtulur!<br />
Nobel Ödüllü büyük fizikçi Philip W. Anderson’a veda<br />
Romalılarda da evde köpek besliyorlarmış<br />
Koronavirüs, insansı maymunlar için de bir tehdit<br />
Virüse yenik düşmemek için doğru beslenin!<br />
İnsanların en azılı düşmanı veya doga’nın yanıtsal cezası &#8211; Kadircan Keskinbora<br />
Dijitalleşme ve değişen sergi mekânları &#8211; Sevim Karaalioğlu<br />
Bunamak kaderiniz değil (5) &#8211; Hasta yakını ve hasta, demansı anlatıyor<br />
Mekânı yazı ile anlatmak: Bir köy, bir ev, bir ihtiyar (2) &#8211; Gizem Kuçak Toprak<br />
Plastik kirliliğinden, plastik yiyen bakterilerle mi kurtulacağız?<br />
“Yaşayan fosil” mersin balığının gen haritası çıkarıldı<br />
Farenin ne hissettiği yüzünden okunabiliyor</p>
<p><a href="https://abonelik.herkesebilimteknoloji.com/">Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-211-sayi-10-nisan-2020">HBT Dergi 211. Sayı – 10 Nisan 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18125</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mısır, domatesten sonra ‘genetiği değiştirilmiş’ bebek &#8211; 1</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/misir-domatesten-sonra-genetigi-degistirilmis-bebek-1</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhan Bursalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Dec 2018 09:50:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Orhan Bursalı]]></category>
		<category><![CDATA[AIDS]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[CCR5]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[CRISPR]]></category>
		<category><![CDATA[Crispr-Cas9]]></category>
		<category><![CDATA[domates]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[gen düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[gen teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[HIV]]></category>
		<category><![CDATA[mısır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12389</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genetiğiyle oynanmış (yani değiştirilmiş) besinlere karşı, bir tepki ve tartışma var. Mesela &#8216;kısırlaştırılmış&#8217; yani tohumundan fide elde edilemeyen domatesler, iki üç katı ürün veriyor, daha dayanıklı ve üstelik boyutları neredeyse sabit! Büyükada’da Atilla Bey’in izniyle 25 metrekare bahçesinde domates dahil sebze ekiyorum yazın. Sivri biber falan. Domateslerimiz çeşitli yerli. Bu yıl iki fide &#8216;kısır domates&#8217; ektim, sonucu gördüm. Ama yerliden vazgeçmem.  Genetiğiyle oynanmış ürünler tartışmalı, ama insan sağlığına ve genetiğine zararı kesin kanıtlanmış bir durum da yok. Bu ürünler kesinlikle doğal ürünlerin yerini almamalı ve istemeyene asla yedirilmemeli. Yerli tohumlarımız kesinlikle korunmalı ve ekiminin yaygınlaştırılmasının da önü kesilmemeli. Ha domates, ha bebek (mi?) Niyetim bebek konusuna girmek. Neden genetiği değiştirilmiş domateslerden başladım? Ha domates ve mısır, ha bebek!  Geniyle oynanmış bir bebeğin doğumunu açıklamıştı Çinli bir bilim insanı 15 gün önce, CRISPR-Cas9 adı verilen hızlı ve kesin sonuç veren bir yöntem sayesinde (genleri kesip biçme biyolojik makası). Aslında genetik kodlarımızla oynamamızı mümkün kılan çeşitli yöntemler yıllardır var, yeni geliştirilen ve büyük bir olasılıkla Nobel ile ödüllendirilecek bu yenisi çok kolay. Bu nedenle konunun uzmanı herkes kullanabilir!  Çinli bilimci He Jiankui, bu yöntemi kullanarak, henüz embriyon aşamasındayken ikiz kız bebeğin genleriyle oynadıklarını, bebeklere AIDS hastalığına karşı bağışıklık kazandırdıklarını ve ikisinin de sağlıklı doğduklarını ileri sürmüştü. Tabii ki büyük gürültü kopardı olay. Çin makamları araştırma başlattı, Batı bilim dünyası hop oturup hop kalktı. Sebzelerin genetiğiyle oynanırken sesler çıkmaz, hatta olay başarı olarak nitelendirilirken, sıra bebeğe &#8211; insana gelince, etik tartışma başlıyor. Etikten önce, Jiankui gerçekten geniyle oynadığı embriyonları sonradan bir kadına yerleştirdi mi ve çocuklar böyle mi doğdu, henüz bu bile kanıtlanmış değil. İnceleme sürüyor. AIDS’e karşı koruyucu Ama Jiankui, “Gen düzenleme” uzmanı ve geçenlerde katıldığı konferansta, bu gen operasyonunu yaptığını yineledi, ikiz bebeklerin isimleri ise ailelerin isteği üzerine gizli tutuluyor. Peki nedir değiştirilen gen?  Bilim insanları HIV yani AIDS virüsünü, CCR5 olarak isimlendirilen bir genin vücutta yaydığı konusunda geniş fikir birliği içinde. Çinli uzman, &#8216;bu geni değiştirirsem (mutasyona uğratırsam) AIDS virüsününde bedende yayılmasını önlemiş olurum&#8217; tezinden hareket etti. HIV bulaşması tüm dünyada olduğu gibi, Çin’de ve Türkiye’de de ciddi bir sağlık sorunu. Türkiye’de artıyor HIV’li insan sayısı. Sakıncaları da büyük Fakat olay bu kadar basit değil. 1) Gerçekten bebeklerde HIV’i bulaştırma özelliğinin yok olup olmayacağı bilinmiyor. 2) CCR5 geni 1990’lı yıllardan beri çok iyi bilinen ve üzerinde çok çalışma yapılan bir gen. Bağışıklığı güçlendirici bir yapısı var. Çeşitli hastalıklara karşı, grip de bunlar arasında, insanı koruyucu bir rolü var.  3) Bu gende gerçekleşen bazı doğal mutasyonların ise insanı HIV’den koruduğuna ilişkin çalışmalar da var.  İnsan genleri çoğunlukla birbirleriyle etkileşimli karmaşık bir fonksiyon ve yapıya sahip. Bir &#8216;özelliğimiz&#8217; çoğunlukla, tek gen tarafından belirlenmiyor. Birini çıkardığınızda veya değiştirdiğinizde, bedendeki hangi fonksiyonları veya özellikleri bozacağını henüz kesin bilemezsiniz. Çünkü bilim henüz bu konuya hâkim değil. Çinli bilimci, bu “gen operasyonunu” gerçekleştirmişe benziyor, o zaman bir ilke imza attı ve artık önüne geçilemez yeni bir süreç başlattı: Yıllarca tartışılan tasarlanmış insanların doğması. Konu önemli, yarın devam&#8230; Orhan Bursalı *Bu yazı, 16 Aralık 2018 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/misir-domatesten-sonra-genetigi-degistirilmis-bebek-1">Mısır, domatesten sonra ‘genetiği değiştirilmiş’ bebek &#8211; 1</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="article-body" class="formatted news-content">
<p><span class="large">Genetiğiyle oynanmış (yani değiştirilmiş) besinlere karşı, bir tepki ve tartışma var. Mesela &#8216;kısırlaştırılmış&#8217; yani tohumundan fide elde edilemeyen domatesler, iki üç katı ürün veriyor, daha dayanıklı ve üstelik boyutları neredeyse sabit! Büyükada’da <strong>Atilla Bey</strong>’in izniyle 25 metrekare bahçesinde domates dahil sebze ekiyorum yazın. Sivri biber falan. Domateslerimiz çeşitli yerli. Bu yıl iki fide &#8216;kısır domates&#8217; ektim, sonucu gördüm. Ama yerliden vazgeçmem. </span></p>
<p><span class="large">Genetiğiyle oynanmış ürünler tartışmalı, ama insan sağlığına ve genetiğine zararı kesin kanıtlanmış bir durum da yok. Bu ürünler kesinlikle doğal ürünlerin yerini almamalı ve istemeyene asla yedirilmemeli. Yerli tohumlarımız kesinlikle korunmalı ve ekiminin yaygınlaştırılmasının da önü kesilmemeli.</span></p>
<p><span class="large"><strong>Ha domates, ha bebek (mi?)</strong></span></p>
<p><span class="large">Niyetim bebek konusuna girmek. Neden genetiği değiştirilmiş domateslerden başladım? Ha domates ve mısır, ha bebek! </span></p>
<p><span class="large">Geniyle oynanmış bir bebeğin doğumunu açıklamıştı Çinli bir bilim insanı 15 gün önce, <strong>CRISPR-Cas9 </strong>adı verilen hızlı ve kesin sonuç veren bir yöntem sayesinde (genleri kesip biçme biyolojik makası). Aslında genetik kodlarımızla oynamamızı mümkün kılan çeşitli yöntemler yıllardır var, yeni geliştirilen ve büyük bir olasılıkla Nobel ile ödüllendirilecek bu yenisi çok kolay. Bu nedenle konunun uzmanı herkes kullanabilir! </span></p>
<p><span class="large">Çinli bilimci <strong>He Jiankui</strong>, bu yöntemi kullanarak, henüz embriyon aşamasındayken ikiz kız bebeğin genleriyle oynadıklarını, bebeklere AIDS hastalığına karşı bağışıklık kazandırdıklarını ve ikisinin de sağlıklı doğduklarını ileri sürmüştü. </span><span class="large">Tabii ki büyük gürültü kopardı olay. Çin makamları araştırma başlattı, Batı bilim dünyası hop oturup hop kalktı. Sebzelerin genetiğiyle oynanırken sesler çıkmaz, hatta olay başarı olarak nitelendirilirken, sıra bebeğe &#8211; insana gelince, etik tartışma başlıyor. </span><span class="large">Etikten önce, Jiankui gerçekten geniyle oynadığı embriyonları sonradan bir kadına yerleştirdi mi ve çocuklar böyle mi doğdu, henüz bu bile kanıtlanmış değil. İnceleme sürüyor.</span></p>
<p><span class="large"><strong>AIDS’e karşı koruyucu</strong><br />
</span><br />
<span class="large">Ama Jiankui, “<strong>Gen düzenleme</strong>” uzmanı ve geçenlerde katıldığı konferansta, bu gen operasyonunu yaptığını yineledi, ikiz bebeklerin isimleri ise ailelerin isteği üzerine gizli tutuluyor.<br />
</span><br />
<span class="large">Peki nedir değiştirilen gen? </span></p>
<p><span class="large">Bilim insanları HIV yani AIDS virüsünü, CCR5 olarak isimlendirilen bir genin vücutta yaydığı konusunda geniş fikir birliği içinde. </span><span class="large">Çinli uzman, &#8216;<em>bu geni değiştirirsem</em> <em>(mutasyona uğratırsam) AIDS virüsünün</em><em>de bedende yayılmasını önlemiş</em> <em>olurum&#8217;</em> tezinden hareket etti. HIV bulaşması tüm dünyada olduğu gibi, Çin’de ve Türkiye’de de ciddi bir sağlık sorunu. Türkiye’de artıyor HIV’li insan sayısı.</span></p>
<p><span class="large"><strong>Sakıncaları da büyük</strong><br />
</span><br />
<span class="large">Fakat olay bu kadar basit değil.</span></p>
<p>1) Gerçekten bebeklerde HIV’i bulaştırma özelliğinin yok olup olmayacağı bilinmiyor.<br />
<span class="large">2) CCR5 geni 1990’lı yıllardan beri çok iyi bilinen ve üzerinde çok çalışma yapılan bir gen. Bağışıklığı güçlendirici bir yapısı var. Çeşitli hastalıklara karşı, grip de bunlar arasında, insanı koruyucu bir rolü var. </span><br />
<span class="large">3) Bu gende gerçekleşen bazı doğal mutasyonların ise insanı HIV’den koruduğuna ilişkin çalışmalar da var. </span><br />
<span class="large">İnsan genleri çoğunlukla birbirleriyle etkileşimli karmaşık bir fonksiyon ve yapıya sahip. Bir &#8216;özelliğimiz&#8217; çoğunlukla, tek gen tarafından belirlenmiyor. Birini çıkardığınızda veya değiştirdiğinizde, bedendeki hangi fonksiyonları veya özellikleri bozacağını henüz kesin bilemezsiniz. Çünkü bilim henüz bu konuya hâkim değil.<br />
</span><br />
<span class="large"><strong>Çinli bilimci, bu “gen operasyonunu”</strong> <strong>gerçekleştirmişe benziyor,</strong> <strong>o zaman bir ilke imza attı</strong> <strong>ve artık önüne geçilemez yeni bir</strong> <strong>süreç başlattı: Yıllarca tartışılan</strong> <strong>tasarlanmış insanların doğması.</strong><br />
</span><br />
<span class="large">Konu önemli, yarın devam&#8230;</span></p>
<p><strong>Orhan Bursalı</strong></p>
<div id="article-body" class="formatted news-content">
<p><strong><em>*Bu yazı, 16 Aralık 2018 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde yayınlanmıştır.</em></strong></p>
</div>
</div>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/misir-domatesten-sonra-genetigi-degistirilmis-bebek-1">Mısır, domatesten sonra ‘genetiği değiştirilmiş’ bebek &#8211; 1</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12389</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İngiliz etik organı bebeklerin genetiği ile oynanmasına onay verdi</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/ingiliz-etik-organi-bebeklerin-genetigi-ile-oynanmasina-onay-verdi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jul 2018 08:21:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Crispr-Cas9]]></category>
		<category><![CDATA[dna]]></category>
		<category><![CDATA[etik]]></category>
		<category><![CDATA[gen düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[gen teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[genetik mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[genom]]></category>
		<category><![CDATA[George Church]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Jackie Leach Scully]]></category>
		<category><![CDATA[Karen Yeung]]></category>
		<category><![CDATA[Marcy Darnovsky]]></category>
		<category><![CDATA[Nature Biotechnology]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım bebek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=10525</guid>

					<description><![CDATA[<p>İngiltere’de Nuffield Konseyi isimli bir biyo-etik şirketi, insan embriyosunun DNA&#8217;sını değiştirmenin “ahlaki olarak kabul edilebilir” olabileceğini belirtiyor. Ancak bu müdahalenin çocuğun lehine olması ve toplumu hâlihazırda bölen eşitsizlikleri biraz daha belirgin hale getirmemesi gerekiyor. Kurumun yayınladığı raporda, İngiltere’nin mevcut yasalarında henüz bir değişiklik yapılması istenmiyor. Bunun yerine bu yaklaşımın güvenliği, toplumsal etkileri ve yansımalarıyla ilgili geniş kapsamlı araştırmalar yapılması öneriliyor. Genetik açıdan bölünebiliriz Nuffield’in çalışma grubu başkanı ve Birmingham Üniversitesi hukuk, etik ve bilişim profesörü Karen Yeung, konuyla ilgili “Genom düzenlemenin ahlaki olarak kabul edilebilir olduğu görüşündeyiz. Bunu ilkesel olarak reddetmek için bir neden yok” diye konuşuyor. Ancak rapor, bazı bilim çevrelerinden eleştiriler almakta gecikmedi. Araştırmanın yazarları, genetik mühendisliğinin sınırsız kullanımına kapıları açmak ve insanları “genetik açıdan” ikiye bölmekle suçlanıyor. Gelecek nesiller bizden çok farklı olabilir Gen teknolojilerindeki son gelişmeler bilim insanlarına, canlı DNA&#8217;larını harf harf yeniden yazma imkânı sunuyor. Yeni tekniklerle sperm, yumurta ve embriyolardaki genetik kodlar değiştirilebilir, gelecek nesil bizden çok farklı olabilir. Şu an Birleşik Krallık’ta ve diğer birçok ülkelerde, bebeklerin genlerine müdahale yasak. Ancak dünyanın dört bir yanında yapılan deneyler, DNA düzenlemesinin hatalı genlerin neden olduğu ciddi hastalıkları engelleyebileceğini de gösteriyor. Hatalı genleri düzeltirken sağlıklı genleri bozabiliriz Diğer bir yandan Nature Biotechnology dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, İngiliz araştırmacılar genom düzenleme için en popüler araç olan Crispr-Cas9&#8217;un, sanıldığından daha fazla zarar verebileceğini keşfetti. Eğer bilim insanları haklıysa, hatalı genleri değiştirmek için yapılan düzenlemeler sağlıklı genleri de bozabilir. Bir başka önemli nokta da, bir embriyonun DNA&#8217;sında yapılan herhangi bir değişikliğin, sperm veya yumurtalar da dâhil olmak üzere tüm hücreleri etkileyeceği. Bu da genetik değişikliklerin tüm gelecek nesillere aktarılacağı anlamına geliyor. “Tasarım bebekler” DNA düzenlemesi ile genetik kodların yeniden yazılması, gelecekte ebeveynlerinin arzu ettiği özelliklere sahip olan “tasarım bebekler” olasılığını da artırıyor. Nuffield raporu, genom düzenlemesinin şahsi çıkarlar için kullanılabileceği gerçeğini göz ardı etmiyor, ancak uygulamaların toplumda kötü yan etkiler yaratmadan düzenlenmesi gerektiğini belirtiyor. Raporun yazarlarından, Newcastle Üniversitesi sosyal-etik ve biyo-etik profesörleri Jackie Leach Scully, kalıtsal genom düzenlemesinin bir gün ebeveynler için çocuklarının hayata iyi bir başlangıç yapmalarını sağlamak ve geleceklerini garanti altına almak için bir seçenek haline gelebileceğini söyledi. Ancak istenmeyen sonuçların olabileceği konusunda da uyardı. Bu teknoloji, bazı genetik bozukluklardan etkilenen insan sayısını azaltabilirken, daha sıra dışı ve daha tedavisi bilinmeyen hastalıklara neden olabilir. Bebekler acı verici hastalıklardan kurtulabilir Harvard Üniversitesi&#8217;nden genetik bilimci George Church, bu çalışmanın genlere müdahalenin bölünme, dışlanma gibi ayrımcılığa yol açmaması gerektiği doğrultusundaki ilkelerine katılıyor. Ancak sperm ve yumurtalardaki yaygın gen varyantlarında değişiklik yapılarak, bebeklerin yaklaşık %5&#8217;inin acı verici hastalıklardan kurtulabileceğini belirtiyor. Fakat diğer bir yandan, bu teknolojinin kozmetik amaçlarla kullanılabileceği tehlikesine dikkat çeken Kaliforniya&#8217;daki Genetik ve Toplum Merkezi&#8217;nden Marcy Darnovsky, “Bu durum eşitsizliği ve sosyal bölünmeyi arttırabilir, genetik mühendisliğinin sınırsız kullanımı, bazılarımızın genetik “zengin” ve geri kalanımızın “yoksul” olarak kabul edildiği bir çağı başlatabilir.” Leach Scully, “İhtiyaç duyduğumuz şey, bu konu hakkında mümkün olduğunca geniş bir değerlendirmeye zemin hazırlamak” diyor. Cemre Yavuz Kaynak: https://www.theguardian.com/science/2018/jul/17/genetically-modified-babies-given-go-ahead-by-uk-ethics-body</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/ingiliz-etik-organi-bebeklerin-genetigi-ile-oynanmasina-onay-verdi">İngiliz etik organı bebeklerin genetiği ile oynanmasına onay verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-10526 " src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/07/tasarm-bebek.jpg" alt="" width="474" height="237" />İngiltere’de <a href="http://nuffieldbioethics.org/"><strong>Nuffield Konseyi</strong></a> isimli bir biyo-etik şirketi, insan embriyosunun DNA&#8217;sını değiştirmenin “ahlaki olarak kabul edilebilir” olabileceğini belirtiyor. Ancak bu müdahalenin çocuğun lehine olması ve toplumu hâlihazırda bölen eşitsizlikleri biraz daha belirgin hale getirmemesi gerekiyor.</p>
<p>Kurumun yayınladığı raporda, İngiltere’nin mevcut yasalarında henüz bir değişiklik yapılması istenmiyor. Bunun yerine bu yaklaşımın güvenliği, toplumsal etkileri ve yansımalarıyla ilgili geniş kapsamlı araştırmalar yapılması öneriliyor.</p>
<p><strong>Genetik açıdan bölünebiliriz</strong></p>
<p>Nuffield’in çalışma grubu başkanı ve Birmingham Üniversitesi hukuk, etik ve bilişim profesörü <strong>Karen Yeung</strong>, konuyla ilgili “Genom düzenlemenin ahlaki olarak kabul edilebilir olduğu görüşündeyiz. Bunu ilkesel olarak reddetmek için bir neden yok” diye konuşuyor.</p>
<p>Ancak rapor, bazı bilim çevrelerinden eleştiriler almakta gecikmedi. Araştırmanın yazarları, genetik mühendisliğinin sınırsız kullanımına kapıları açmak ve insanları “genetik açıdan” ikiye bölmekle suçlanıyor.</p>
<p><strong>Gelecek nesiller bizden çok farklı olabilir</strong></p>
<p>Gen teknolojilerindeki son gelişmeler bilim insanlarına, canlı DNA&#8217;larını harf harf yeniden yazma imkânı sunuyor. Yeni tekniklerle sperm, yumurta ve embriyolardaki genetik kodlar değiştirilebilir, gelecek nesil bizden çok farklı olabilir.</p>
<p>Şu an Birleşik Krallık’ta ve diğer birçok ülkelerde, bebeklerin genlerine müdahale yasak. Ancak dünyanın dört bir yanında yapılan deneyler, DNA düzenlemesinin hatalı genlerin neden olduğu ciddi hastalıkları engelleyebileceğini de gösteriyor.</p>
<p><strong>Hatalı genleri düzeltirken sağlıklı genleri bozabiliriz</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-10527 " src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/07/genetik-dzenleme-1024x576.jpg" alt="" width="476" height="268" /></p>
<p>Diğer bir yandan <em>Nature Biotechnology</em> dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, İngiliz araştırmacılar genom düzenleme için en popüler araç olan Crispr-Cas9&#8217;un, sanıldığından daha fazla zarar verebileceğini keşfetti. Eğer bilim insanları haklıysa, hatalı genleri değiştirmek için yapılan düzenlemeler sağlıklı genleri de bozabilir.</p>
<p>Bir başka önemli nokta da, bir embriyonun DNA&#8217;sında yapılan herhangi bir değişikliğin, sperm veya yumurtalar da dâhil olmak üzere tüm hücreleri etkileyeceği. Bu da genetik değişikliklerin tüm gelecek nesillere aktarılacağı anlamına geliyor.</p>
<p><strong>“Tasarım bebekler”</strong></p>
<p>DNA düzenlemesi ile genetik kodların yeniden yazılması, gelecekte ebeveynlerinin arzu ettiği özelliklere sahip olan “tasarım bebekler” olasılığını da artırıyor. Nuffield raporu, genom düzenlemesinin şahsi çıkarlar için kullanılabileceği gerçeğini göz ardı etmiyor, ancak uygulamaların toplumda kötü yan etkiler yaratmadan düzenlenmesi gerektiğini belirtiyor.</p>
<p>Raporun yazarlarından, Newcastle Üniversitesi sosyal-etik ve biyo-etik profesörleri <strong>Jackie Leach Scully,</strong> kalıtsal genom düzenlemesinin bir gün ebeveynler için çocuklarının hayata iyi bir başlangıç yapmalarını sağlamak ve geleceklerini garanti altına almak için bir seçenek haline gelebileceğini söyledi. Ancak istenmeyen sonuçların olabileceği konusunda da uyardı. Bu teknoloji, bazı genetik bozukluklardan etkilenen insan sayısını azaltabilirken, daha sıra dışı ve daha tedavisi bilinmeyen hastalıklara neden olabilir.</p>
<p><strong>Bebekler acı verici hastalıklardan kurtulabilir</strong></p>
<p>Harvard Üniversitesi&#8217;nden genetik bilimci <strong>George Church</strong>, bu çalışmanın genlere müdahalenin bölünme, dışlanma gibi ayrımcılığa yol açmaması gerektiği doğrultusundaki ilkelerine katılıyor. Ancak sperm ve yumurtalardaki yaygın gen varyantlarında değişiklik yapılarak, bebeklerin yaklaşık %5&#8217;inin acı verici hastalıklardan kurtulabileceğini belirtiyor.</p>
<p>Fakat diğer bir yandan, bu teknolojinin kozmetik amaçlarla kullanılabileceği tehlikesine dikkat çeken Kaliforniya&#8217;daki Genetik ve Toplum Merkezi&#8217;nden <strong>Marcy Darnovsky</strong>, “Bu durum eşitsizliği ve sosyal bölünmeyi arttırabilir, genetik mühendisliğinin sınırsız kullanımı, bazılarımızın genetik “zengin” ve geri kalanımızın “yoksul” olarak kabul edildiği bir çağı başlatabilir.”</p>
<p>Leach Scully, “İhtiyaç duyduğumuz şey, bu konu hakkında mümkün olduğunca geniş bir değerlendirmeye zemin hazırlamak” diyor.</p>
<p><strong>Cemre Yavuz<br />
</strong><strong>Kaynak:</strong> <a href="https://www.theguardian.com/science/2018/jul/17/genetically-modified-babies-given-go-ahead-by-uk-ethics-body?CMP=share_btn_tw">https://www.theguardian.com/science/2018/jul/17/genetically-modified-babies-given-go-ahead-by-uk-ethics-body</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/ingiliz-etik-organi-bebeklerin-genetigi-ile-oynanmasina-onay-verdi">İngiliz etik organı bebeklerin genetiği ile oynanmasına onay verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">10525</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
