<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>genetik mühendisliği arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/genetik-muhendisligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/genetik-muhendisligi</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 Jan 2021 05:26:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Çin bilimde bayrağı kaptı, koşuyor</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/cin-bilimde-bayragi-kapti-kosuyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Aug 2019 14:00:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[beyin araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[CRISPR]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[genetik mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[penguen]]></category>
		<category><![CDATA[planör]]></category>
		<category><![CDATA[veri güvenliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=14977</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çin’in bilim ve teknolojide son yıllardır başlattığı atak tüm hızıyla sürüyor. Uzaydan, yaşam bilimlerine kadar birçok alanda, gerek makale sayısı gerekse üniversite eğitimi ve araştırmalar konusunda tam gaz ilerliyor. Ama içlerinde bir konu var ki; tüm dünya yakından izliyor: CRISPR. CRISPR’i en yalın anlamıyla genetik düzenleme teknolojisi olarak tanımlayabiliriz. İşte Çin bu teknolojiyi kendi ülkesinin temel sorunlarını çözmede başarılı şekilde kullanmaya başladı. En büyük hamlesi ise 1,5 milyarlık nüfusunu besleyecek kaliteli üren veren bitkilerin üzerinde yoğunlaşması. Bu yüzden 10 milyar dolarlık tarım yatırımda CRISPR’a de büyük bir bütçe ayrılmış durumda. Sadece maymunlarda değil köpeklerde, farelerde, domuzlarda ve tavşanlarda uygulanmak üzere uzun bir CRISPR listesi var. Bu araştırmalar, daha yüksek kaliteli etler, hastalığa dayanıklı tarım ve hayvancılık ile yeni tıbbi tedaviler ve organlar vaat ediyor. Hal böyle olunca Çin’in bu hızlı yükselişini kapağa taşımaya karar verdik. Arkadaşımız Batuhan Sarıcan bu konuda ilginç bir yazı ortaya çıkardı. Bezos’un korkunç sömürüsü Erdal Musoğlu, Amazon’un CEO’su Jeff Bezos’un 18. yüzyıldaki robot satranç oyunu Mechanical Turk adı verilen düzeneği 2005 yılında Amazon MTurk adı altında ticari bir ürün haline getirmesini ve işin artık çalışanlara yönelik bir sömürü düzeni halini almasını yazdı. Doğan Kuban hocamızın bu hafta yazısı halkın doğa ve yaşam üzerine düşünceleri konusunda yazdı. Bilim ve Üniversite sayfamızda ise Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türker Kılıç’ın “Beyin Penceresinden Yaşam” başlıklı yazısının son bölümünde bağlantısallık ve karmaşıklığa ilişkin çıkarımlar var. Konu ilginç ve bir o kadar da ufuk açıcı. Tanol Türkoğlu,  X,Y, Z diye tanımlanan kuşak isimlerinin Türkçe karakterlerle milli hale getirilip getirilemeyeceğini sorgularken, Müfit Akyos Politikbilim’de bilim tarihine ışık tutan 2 kitabı bizlere tanıtıyor. Bekir Onur iklim değişikliği konusundaki bilinçten yola çıkarak ve iki çocukluk anlayışı konusunda İsveç ve Türkiye’yi iki örnekle karşılaştırırken, Ahmet Yavuz ise Erzurum Kongresi kararlarının ardından Atatürk’ün Sivas Kongresi için yola çıkıncaya kadar olan süreçte yaşananları anlattı yazısında. Mustafa Çetiner “Enerji içecekleri gerçekten enerji kaynağı mı?” diye sordu. Enerji içeceklerinin tarihi, insan sağlığı ve kapitalizm ilişkisini çarpıcı biçimde gözler önüne serdiği için konu önemli. Atılım Üniversitesi’nden Hasan Serdar Hoş büyük veri olgusunu insan hakları açısından değerlendiriyor. İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mehmet Toran ise öğretmenlerin mesleki yeterliliklerinin arttırılması konusunu sorguladı yazısında. Bilim ve beslenme sayfamızın bu haftaki konuğu ise fermente yiyecekler ve bunların yararları üzerine. Yağmur Kan gözümüzdeki bakteriler üzerine bir yazı derledi. Evde planör yapmak mı? Evinin arka bahçesinde planör yapan Gürsel Kaya ile bir söyleşimiz var dergimizde. Kaya hayatının uçmaya adamış bir amatör. Model uçak tasarımı ile başlayan tutkusu onu sonunda evinin bodrumunda ve arka bahçesinde sıfırdan gerçek bir planör tasarlayıp yapmaya yöneltti. Avcı-toplayıcı topluluklarda insanların kısa boyu ile ilgili evrimin bir gizi daha keşfedildi. Kısa boyun sorumlusu: TRPS1 adı verilen bir gen. Sebebi ise kısa boyluların virüslere daha dayanıklı olması, yani bir şekilde doğal seçilim. İnsan vücudunun bilinmeyenlerine ilişkin dizimiz bu hafta da sürüyor. Nilgün Özbaşaran Dede tarafından hazırlanan Araştırma Gündemi’nde Avustralya’da dev bir volkanik bölge bulunmasından, mağara ayısının soyunun nasıl kuruduğuna, güneş kremlerinin denizleri kirletmesinden insan boyundaki dev penguenlere kadar ilginç konular var. Hayvanlar Dünyası’nda ise “Kediler neden ot yer?” sorusunun yanıtı yer alıyor. Anlayacağınız yine dopdolu dergimiz. Bilimi aydınlanmanın yolu olarak gören siz okurlarımızın keyifle okuyacağını düşünüyoruz. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Sevgi ve dostlukla…</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/cin-bilimde-bayragi-kapti-kosuyor">Çin bilimde bayrağı kaptı, koşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-14974" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/179-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/179-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/179-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/179.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Çin’in bilim ve teknolojide son yıllardır başlattığı atak tüm hızıyla sürüyor. Uzaydan, yaşam bilimlerine kadar birçok alanda, gerek makale sayısı gerekse üniversite eğitimi ve araştırmalar konusunda tam gaz ilerliyor. Ama içlerinde bir konu var ki; tüm dünya yakından izliyor: <strong>CRISPR</strong>.</p>
<p>CRISPR’i en yalın anlamıyla genetik düzenleme teknolojisi olarak tanımlayabiliriz. İşte Çin bu teknolojiyi kendi ülkesinin temel sorunlarını çözmede başarılı şekilde kullanmaya başladı. En büyük hamlesi ise 1,5 milyarlık nüfusunu besleyecek kaliteli üren veren bitkilerin üzerinde yoğunlaşması. Bu yüzden 10 milyar dolarlık tarım yatırımda CRISPR’a de büyük bir bütçe ayrılmış durumda. Sadece maymunlarda değil köpeklerde, farelerde, domuzlarda ve tavşanlarda uygulanmak üzere uzun bir CRISPR listesi var. Bu araştırmalar, <strong>daha</strong> <strong>yüksek kaliteli etler, hastalığa dayanıklı tarım ve hayvancılık ile yeni tıbbi tedaviler ve organlar</strong> vaat ediyor.</p>
<p>Hal böyle olunca Çin’in bu hızlı yükselişini kapağa taşımaya karar verdik. Arkadaşımız Batuhan Sarıcan bu konuda ilginç bir yazı ortaya çıkardı.</p>
<p><strong>Bezos’un korkunç sömürüsü</strong></p>
<p>Erdal Musoğlu<strong>,</strong> Amazon’un CEO’su Jeff Bezos’un 18. yüzyıldaki robot satranç oyunu <strong>Mechanical Turk</strong> adı verilen düzeneği 2005 yılında <strong>Amazon MTurk</strong> adı altında ticari bir ürün haline getirmesini ve işin artık çalışanlara yönelik bir <strong>sömürü düzeni</strong> halini almasını yazdı.</p>
<p>Doğan Kuban hocamızın bu hafta yazısı <strong>halkın doğa ve yaşam üzerine düşünceleri</strong> konusunda yazdı.</p>
<p>Bilim ve Üniversite sayfamızda ise Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr<strong>. </strong>Türker Kılıç’ın “Beyin Penceresinden Yaşam” başlıklı yazısının son bölümünde <strong>bağlantısallık ve karmaşıklığa ilişkin çıkarımlar</strong> var. Konu ilginç ve bir o kadar da ufuk açıcı.</p>
<p>Tanol Türkoğlu,  <strong>X,Y, Z diye tanımlanan kuşak isimlerinin Türkçe</strong> karakterlerle milli hale getirilip getirilemeyeceğini sorgularken, Müfit Akyos Politikbilim’de <strong>bilim tarihine ışık tutan 2 kitabı</strong> bizlere tanıtıyor.</p>
<p>Bekir Onur iklim değişikliği konusundaki bilinçten yola çıkarak ve <strong>iki çocukluk anlayışı</strong> konusunda İsveç ve Türkiye’yi iki örnekle karşılaştırırken, Ahmet Yavuz ise <strong>Erzurum Kongresi</strong> kararlarının ardından Atatürk’ün <strong>Sivas Kongresi</strong> için yola çıkıncaya kadar olan süreçte yaşananları anlattı yazısında.</p>
<p>Mustafa Çetiner “<strong>Enerji içecekleri gerçekten enerji kaynağı mı?</strong>” diye sordu. Enerji içeceklerinin tarihi, insan sağlığı ve kapitalizm ilişkisini çarpıcı biçimde gözler önüne serdiği için konu önemli.</p>
<p>Atılım Üniversitesi’nden Hasan Serdar Hoş <strong>büyük veri olgusunu insan hakları açısından</strong> değerlendiriyor. İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mehmet Toran ise <strong>öğretmenlerin mesleki yeterliliklerinin arttırılması</strong> konusunu sorguladı yazısında.</p>
<p>Bilim ve beslenme sayfamızın bu haftaki konuğu ise <strong>fermente yiyecekler ve bunların yararları</strong> üzerine.</p>
<p>Yağmur Kan <strong>gözümüzdeki bakteriler</strong> üzerine bir yazı derledi.</p>
<p><strong>Evde planör yapmak mı?</strong></p>
<p>Evinin arka bahçesinde planör yapan Gürsel Kaya ile bir söyleşimiz var dergimizde. Kaya hayatının uçmaya adamış bir amatör. Model uçak tasarımı ile başlayan tutkusu onu sonunda evinin bodrumunda ve <strong>arka bahçesinde sıfırdan gerçek bir planör tasarlayıp yapmaya</strong> yöneltti.</p>
<p>Avcı-toplayıcı topluluklarda insanların kısa boyu ile ilgili evrimin bir gizi daha keşfedildi. <strong>Kısa boyun sorumlusu: TRPS1 adı verilen bir gen</strong>. Sebebi ise kısa boyluların virüslere daha dayanıklı olması, yani bir şekilde doğal seçilim.</p>
<p>İnsan vücudunun bilinmeyenlerine ilişkin dizimiz bu hafta da sürüyor.</p>
<p>Nilgün Özbaşaran Dede tarafından hazırlanan Araştırma Gündemi’nde <strong>Avustralya’da dev bir volkanik bölge</strong> bulunmasından, <strong>mağara ayısının</strong> soyunun nasıl kuruduğuna, <strong>güneş kremlerinin denizleri kirletmesinden</strong> insan boyundaki <strong>dev penguenlere</strong> kadar ilginç konular var.</p>
<p>Hayvanlar Dünyası’nda ise “<strong>Kediler neden ot yer?</strong>” sorusunun yanıtı yer alıyor.</p>
<p>Anlayacağınız yine dopdolu dergimiz. Bilimi aydınlanmanın yolu olarak gören siz okurlarımızın keyifle okuyacağını düşünüyoruz.</p>
<p>30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.</p>
<p>Sevgi ve dostlukla…</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/cin-bilimde-bayragi-kapti-kosuyor">Çin bilimde bayrağı kaptı, koşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14977</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İngiliz etik organı bebeklerin genetiği ile oynanmasına onay verdi</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/ingiliz-etik-organi-bebeklerin-genetigi-ile-oynanmasina-onay-verdi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jul 2018 08:21:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Crispr-Cas9]]></category>
		<category><![CDATA[dna]]></category>
		<category><![CDATA[etik]]></category>
		<category><![CDATA[gen düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[gen teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[genetik mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[genom]]></category>
		<category><![CDATA[George Church]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Jackie Leach Scully]]></category>
		<category><![CDATA[Karen Yeung]]></category>
		<category><![CDATA[Marcy Darnovsky]]></category>
		<category><![CDATA[Nature Biotechnology]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım bebek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=10525</guid>

					<description><![CDATA[<p>İngiltere’de Nuffield Konseyi isimli bir biyo-etik şirketi, insan embriyosunun DNA&#8217;sını değiştirmenin “ahlaki olarak kabul edilebilir” olabileceğini belirtiyor. Ancak bu müdahalenin çocuğun lehine olması ve toplumu hâlihazırda bölen eşitsizlikleri biraz daha belirgin hale getirmemesi gerekiyor. Kurumun yayınladığı raporda, İngiltere’nin mevcut yasalarında henüz bir değişiklik yapılması istenmiyor. Bunun yerine bu yaklaşımın güvenliği, toplumsal etkileri ve yansımalarıyla ilgili geniş kapsamlı araştırmalar yapılması öneriliyor. Genetik açıdan bölünebiliriz Nuffield’in çalışma grubu başkanı ve Birmingham Üniversitesi hukuk, etik ve bilişim profesörü Karen Yeung, konuyla ilgili “Genom düzenlemenin ahlaki olarak kabul edilebilir olduğu görüşündeyiz. Bunu ilkesel olarak reddetmek için bir neden yok” diye konuşuyor. Ancak rapor, bazı bilim çevrelerinden eleştiriler almakta gecikmedi. Araştırmanın yazarları, genetik mühendisliğinin sınırsız kullanımına kapıları açmak ve insanları “genetik açıdan” ikiye bölmekle suçlanıyor. Gelecek nesiller bizden çok farklı olabilir Gen teknolojilerindeki son gelişmeler bilim insanlarına, canlı DNA&#8217;larını harf harf yeniden yazma imkânı sunuyor. Yeni tekniklerle sperm, yumurta ve embriyolardaki genetik kodlar değiştirilebilir, gelecek nesil bizden çok farklı olabilir. Şu an Birleşik Krallık’ta ve diğer birçok ülkelerde, bebeklerin genlerine müdahale yasak. Ancak dünyanın dört bir yanında yapılan deneyler, DNA düzenlemesinin hatalı genlerin neden olduğu ciddi hastalıkları engelleyebileceğini de gösteriyor. Hatalı genleri düzeltirken sağlıklı genleri bozabiliriz Diğer bir yandan Nature Biotechnology dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, İngiliz araştırmacılar genom düzenleme için en popüler araç olan Crispr-Cas9&#8217;un, sanıldığından daha fazla zarar verebileceğini keşfetti. Eğer bilim insanları haklıysa, hatalı genleri değiştirmek için yapılan düzenlemeler sağlıklı genleri de bozabilir. Bir başka önemli nokta da, bir embriyonun DNA&#8217;sında yapılan herhangi bir değişikliğin, sperm veya yumurtalar da dâhil olmak üzere tüm hücreleri etkileyeceği. Bu da genetik değişikliklerin tüm gelecek nesillere aktarılacağı anlamına geliyor. “Tasarım bebekler” DNA düzenlemesi ile genetik kodların yeniden yazılması, gelecekte ebeveynlerinin arzu ettiği özelliklere sahip olan “tasarım bebekler” olasılığını da artırıyor. Nuffield raporu, genom düzenlemesinin şahsi çıkarlar için kullanılabileceği gerçeğini göz ardı etmiyor, ancak uygulamaların toplumda kötü yan etkiler yaratmadan düzenlenmesi gerektiğini belirtiyor. Raporun yazarlarından, Newcastle Üniversitesi sosyal-etik ve biyo-etik profesörleri Jackie Leach Scully, kalıtsal genom düzenlemesinin bir gün ebeveynler için çocuklarının hayata iyi bir başlangıç yapmalarını sağlamak ve geleceklerini garanti altına almak için bir seçenek haline gelebileceğini söyledi. Ancak istenmeyen sonuçların olabileceği konusunda da uyardı. Bu teknoloji, bazı genetik bozukluklardan etkilenen insan sayısını azaltabilirken, daha sıra dışı ve daha tedavisi bilinmeyen hastalıklara neden olabilir. Bebekler acı verici hastalıklardan kurtulabilir Harvard Üniversitesi&#8217;nden genetik bilimci George Church, bu çalışmanın genlere müdahalenin bölünme, dışlanma gibi ayrımcılığa yol açmaması gerektiği doğrultusundaki ilkelerine katılıyor. Ancak sperm ve yumurtalardaki yaygın gen varyantlarında değişiklik yapılarak, bebeklerin yaklaşık %5&#8217;inin acı verici hastalıklardan kurtulabileceğini belirtiyor. Fakat diğer bir yandan, bu teknolojinin kozmetik amaçlarla kullanılabileceği tehlikesine dikkat çeken Kaliforniya&#8217;daki Genetik ve Toplum Merkezi&#8217;nden Marcy Darnovsky, “Bu durum eşitsizliği ve sosyal bölünmeyi arttırabilir, genetik mühendisliğinin sınırsız kullanımı, bazılarımızın genetik “zengin” ve geri kalanımızın “yoksul” olarak kabul edildiği bir çağı başlatabilir.” Leach Scully, “İhtiyaç duyduğumuz şey, bu konu hakkında mümkün olduğunca geniş bir değerlendirmeye zemin hazırlamak” diyor. Cemre Yavuz Kaynak: https://www.theguardian.com/science/2018/jul/17/genetically-modified-babies-given-go-ahead-by-uk-ethics-body</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/ingiliz-etik-organi-bebeklerin-genetigi-ile-oynanmasina-onay-verdi">İngiliz etik organı bebeklerin genetiği ile oynanmasına onay verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-10526 " src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/07/tasarm-bebek.jpg" alt="" width="474" height="237" />İngiltere’de <a href="http://nuffieldbioethics.org/"><strong>Nuffield Konseyi</strong></a> isimli bir biyo-etik şirketi, insan embriyosunun DNA&#8217;sını değiştirmenin “ahlaki olarak kabul edilebilir” olabileceğini belirtiyor. Ancak bu müdahalenin çocuğun lehine olması ve toplumu hâlihazırda bölen eşitsizlikleri biraz daha belirgin hale getirmemesi gerekiyor.</p>
<p>Kurumun yayınladığı raporda, İngiltere’nin mevcut yasalarında henüz bir değişiklik yapılması istenmiyor. Bunun yerine bu yaklaşımın güvenliği, toplumsal etkileri ve yansımalarıyla ilgili geniş kapsamlı araştırmalar yapılması öneriliyor.</p>
<p><strong>Genetik açıdan bölünebiliriz</strong></p>
<p>Nuffield’in çalışma grubu başkanı ve Birmingham Üniversitesi hukuk, etik ve bilişim profesörü <strong>Karen Yeung</strong>, konuyla ilgili “Genom düzenlemenin ahlaki olarak kabul edilebilir olduğu görüşündeyiz. Bunu ilkesel olarak reddetmek için bir neden yok” diye konuşuyor.</p>
<p>Ancak rapor, bazı bilim çevrelerinden eleştiriler almakta gecikmedi. Araştırmanın yazarları, genetik mühendisliğinin sınırsız kullanımına kapıları açmak ve insanları “genetik açıdan” ikiye bölmekle suçlanıyor.</p>
<p><strong>Gelecek nesiller bizden çok farklı olabilir</strong></p>
<p>Gen teknolojilerindeki son gelişmeler bilim insanlarına, canlı DNA&#8217;larını harf harf yeniden yazma imkânı sunuyor. Yeni tekniklerle sperm, yumurta ve embriyolardaki genetik kodlar değiştirilebilir, gelecek nesil bizden çok farklı olabilir.</p>
<p>Şu an Birleşik Krallık’ta ve diğer birçok ülkelerde, bebeklerin genlerine müdahale yasak. Ancak dünyanın dört bir yanında yapılan deneyler, DNA düzenlemesinin hatalı genlerin neden olduğu ciddi hastalıkları engelleyebileceğini de gösteriyor.</p>
<p><strong>Hatalı genleri düzeltirken sağlıklı genleri bozabiliriz</strong></p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-10527 " src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/07/genetik-dzenleme-1024x576.jpg" alt="" width="476" height="268" /></p>
<p>Diğer bir yandan <em>Nature Biotechnology</em> dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, İngiliz araştırmacılar genom düzenleme için en popüler araç olan Crispr-Cas9&#8217;un, sanıldığından daha fazla zarar verebileceğini keşfetti. Eğer bilim insanları haklıysa, hatalı genleri değiştirmek için yapılan düzenlemeler sağlıklı genleri de bozabilir.</p>
<p>Bir başka önemli nokta da, bir embriyonun DNA&#8217;sında yapılan herhangi bir değişikliğin, sperm veya yumurtalar da dâhil olmak üzere tüm hücreleri etkileyeceği. Bu da genetik değişikliklerin tüm gelecek nesillere aktarılacağı anlamına geliyor.</p>
<p><strong>“Tasarım bebekler”</strong></p>
<p>DNA düzenlemesi ile genetik kodların yeniden yazılması, gelecekte ebeveynlerinin arzu ettiği özelliklere sahip olan “tasarım bebekler” olasılığını da artırıyor. Nuffield raporu, genom düzenlemesinin şahsi çıkarlar için kullanılabileceği gerçeğini göz ardı etmiyor, ancak uygulamaların toplumda kötü yan etkiler yaratmadan düzenlenmesi gerektiğini belirtiyor.</p>
<p>Raporun yazarlarından, Newcastle Üniversitesi sosyal-etik ve biyo-etik profesörleri <strong>Jackie Leach Scully,</strong> kalıtsal genom düzenlemesinin bir gün ebeveynler için çocuklarının hayata iyi bir başlangıç yapmalarını sağlamak ve geleceklerini garanti altına almak için bir seçenek haline gelebileceğini söyledi. Ancak istenmeyen sonuçların olabileceği konusunda da uyardı. Bu teknoloji, bazı genetik bozukluklardan etkilenen insan sayısını azaltabilirken, daha sıra dışı ve daha tedavisi bilinmeyen hastalıklara neden olabilir.</p>
<p><strong>Bebekler acı verici hastalıklardan kurtulabilir</strong></p>
<p>Harvard Üniversitesi&#8217;nden genetik bilimci <strong>George Church</strong>, bu çalışmanın genlere müdahalenin bölünme, dışlanma gibi ayrımcılığa yol açmaması gerektiği doğrultusundaki ilkelerine katılıyor. Ancak sperm ve yumurtalardaki yaygın gen varyantlarında değişiklik yapılarak, bebeklerin yaklaşık %5&#8217;inin acı verici hastalıklardan kurtulabileceğini belirtiyor.</p>
<p>Fakat diğer bir yandan, bu teknolojinin kozmetik amaçlarla kullanılabileceği tehlikesine dikkat çeken Kaliforniya&#8217;daki Genetik ve Toplum Merkezi&#8217;nden <strong>Marcy Darnovsky</strong>, “Bu durum eşitsizliği ve sosyal bölünmeyi arttırabilir, genetik mühendisliğinin sınırsız kullanımı, bazılarımızın genetik “zengin” ve geri kalanımızın “yoksul” olarak kabul edildiği bir çağı başlatabilir.”</p>
<p>Leach Scully, “İhtiyaç duyduğumuz şey, bu konu hakkında mümkün olduğunca geniş bir değerlendirmeye zemin hazırlamak” diyor.</p>
<p><strong>Cemre Yavuz<br />
</strong><strong>Kaynak:</strong> <a href="https://www.theguardian.com/science/2018/jul/17/genetically-modified-babies-given-go-ahead-by-uk-ethics-body?CMP=share_btn_tw">https://www.theguardian.com/science/2018/jul/17/genetically-modified-babies-given-go-ahead-by-uk-ethics-body</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/ingiliz-etik-organi-bebeklerin-genetigi-ile-oynanmasina-onay-verdi">İngiliz etik organı bebeklerin genetiği ile oynanmasına onay verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">10525</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
