<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gökada arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/gokada/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/gokada</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 24 Jan 2018 10:25:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Gökadalar ile ilgili ne biliyoruz?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/gokadalar-ile-ilgili-ne-biliyoruz</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jan 2018 10:24:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik ve Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[galaksi]]></category>
		<category><![CDATA[gökada]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[güneş sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[samanyolu]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=9037</guid>

					<description><![CDATA[<p>-Samanyolu’nun evrendeki tek gökada olmadığı görüşünü ilk ortaya atanlardan biri de onsekizinci yüzyılın ünlü düşünürlerinden Immanuel Kant idi. Kant gökadayı tanımlamak için ada evren terimini ortaya atmıştı. -Gökbilimciler şimdi gözlemlenebilen evrende 100 milyarı aşkın gökada olduğu yönünde bir kestirimde bulunuyorlar. -İngilizce’de Samanyolu teriminin ilk kullanıldığı yerlerden biri Geoffrey Chaucer’in “Şöhret Evi” (The House of Fame) adlı 14. yüzyılda kaleme aldığı şiirdi. Chaucer bu şiirinde gökadayı göksel bir yola benzetiyordu. -Yollardan söz açılmışken, evrendeki genişlemeye bağlı olarak, öteki tüm gökadalar giderek bizim gökadamızdan uzaklaşıyor. Samanyolu’nun en uzağındaki gökadalar, yakında olanlara göre daha hızlı uzaklaşıyor. -Samanyolu’ndan uzaklaşan kimi gökadalar, Amerikan futbol topları gibi, elips biçiminde oluyor. Kimi gökadalar da &#8211; tıpkı Samanyolu gibi &#8211; dokunaç benzeri kıvrımlı kolları olan, ince ve yassı bir görünüm sergiliyor. -Gökadalar, aralarında çok sayıda cüce gökadaların da yer aldığı, düzensiz ya da olağan dışı biçimlerde de karşımıza çıkıyor. Evrendeki en küçük gökadaları oluşturan cüce gökadalar (Samanyolu’ndaki 100 milyar yıldıza kıyasla) yalnızca birkaç yüz ya da bin yıldız içeriyor. -Cüce gökadalar genelde daha büyük gökadaların çevrelerine kümelenmiş oluyor. -Cüce gökadaların yıldızları çoğu zaman kütle çekiminin etkisiyle daha büyük komşuları tarafından yutuluyor. Cüce gökadalar dağıldıkça yıldızlar da gökyüzüne akıyor. Ancak bu süreci çıplak gözle görmek olanaksız. -Samanyolu’nun merkezinde gizlenmiş olan dev kara deliği de çıplak gözle göremeseniz bile, Sagittarius takımyıldızına bakmış olanlar doğru yöne bakmış demektir. -Gökadaların büyük bir çoğunluğunun ortasında kara bir delik vardır ve gökbilimciler bu deliğin kütlesinin içinde bulundukları gökadanın kütlesinin yaklaşık binde birine eşit olduğunu öne sürerler. -Samanyolu’nun en yakınındaki iki gökadanın &#8211; Küçük Macellan Bulutu ile Büyük Macellan Bulutu &#8211; kara delikleri olmayabilir, ya da her ikisi de küçük kütleli gökadalar olduklarından ortalarındaki kara delik fark edilemeyecek denli küçük olabilir. -Gelgelelim, her gökadada toz bulunur. Yıldızların ürettiği bu toz, gözlenen ışığın, gerçekte olduğundan çok daha kırmızıymış gibi görünmesine neden olur. Bu durum yıldızların özelliklerini araştıran gökbilimcilerin işini daha da güçleştirir. -Bu toz gerçekte sürekli yer de değiştirir. Kimi gökadalar içerdikleri toz ve gazları gökadalar arasındaki uzayda saniyede yüzlerce kilometrelik bir hızla dışarıya atan rüzgârlar oluşturur. -Bu rüzgârlar yıldız ışığının toz ve gazlara basınç uygulaması sonucunda meydana gelir, en hızlı gökada rüzgârlarına Samanyolu’ndan çok daha büyük bir hızla yıldızlar üreten uzak gökadalarda tanık olunur. -Güneş ve onunla birlikte sistemin tüm gezegenleri, Samanyolu’nun merkezi çevresinde saniyede yaklaşık 250 kilometrelik bir hızla döner ve bu dönüşü yaklaşık 200 milyon yılda tamamlarlar. -Bir galaktik yıl önce yeryüzünde dinozorlar saltanat sürmekteydi. -Gökadalar, salt içerdikleri yıldızların kütle çekimine bağlı olarak, sanıldığından daha hızlı döner. Gökbilimciler fazladan kütle çekim kuvvetinin, ışığı yaymayan ya da yansıtmayan karanlık maddeden geldiğini düşünüyor. -Karanlık madde bir yana, gökadaların büyük bir bölümü boşluktan oluşuyor. Gökadaların içindeki yıldızlar, küçülüp portakal boyutuna gelseler, aralarında 4800 kilometrelik bir boşluk olur. -Gökadalar, küçülüp elma boyutuna gelseler, komşu gökadalarla aralarında ancak birkaç metrelik bir uzaklık olur. Gökadalar arasındaki görece yakınlık, onların zaman zaman birleştikleri anlamına geliyor. -Yaklaşık 4 milyar yıl içinde, Samanyolu, Andromeda gökadası ile birleşecek. En azından bir milyon yıllık bir süreyi gerektirecek olan bu birleşme sonucunda, büyük ihtimalle “Milkomeda” adıyla anılacak olan elips biçiminde çok daha büyük bir gökada oluşacak. Hazırlayan: Rita Urgan Kaynak: http://discovermagazine.com/2014/nov/31-20-things-you-didnt-know-about-galaxies</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/gokadalar-ile-ilgili-ne-biliyoruz">Gökadalar ile ilgili ne biliyoruz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>-Samanyolu’nun evrendeki tek gökada olmadığı görüşünü ilk ortaya atanlardan biri de onsekizinci yüzyılın ünlü düşünürlerinden <strong>Immanuel Kant</strong> idi. Kant gökadayı tanımlamak için <em>ada evren</em> terimini ortaya atmıştı.</p>
<p>-Gökbilimciler şimdi gözlemlenebilen evrende 100 milyarı aşkın gökada olduğu yönünde bir kestirimde bulunuyorlar.</p>
<p>-İngilizce’de <em>Samanyolu</em> teriminin ilk kullanıldığı yerlerden biri <strong>Geoffrey Chaucer’</strong>in “Şöhret Evi” (The House of Fame) adlı 14. yüzyılda kaleme aldığı şiirdi. Chaucer bu şiirinde gökadayı göksel bir yola benzetiyordu.</p>
<p>-Yollardan söz açılmışken, evrendeki genişlemeye bağlı olarak, öteki tüm gökadalar giderek bizim gökadamızdan uzaklaşıyor. Samanyolu’nun en uzağındaki gökadalar, yakında olanlara göre daha hızlı uzaklaşıyor.</p>
<p>-Samanyolu’ndan uzaklaşan kimi gökadalar, Amerikan futbol topları gibi, elips biçiminde oluyor. Kimi gökadalar da &#8211; tıpkı Samanyolu gibi &#8211; dokunaç benzeri kıvrımlı kolları olan, ince ve yassı bir görünüm sergiliyor.</p>
<p>-Gökadalar, aralarında çok sayıda cüce gökadaların da yer aldığı, düzensiz ya da olağan dışı biçimlerde de karşımıza çıkıyor. Evrendeki en küçük gökadaları oluşturan cüce gökadalar (Samanyolu’ndaki 100 milyar yıldıza kıyasla) yalnızca birkaç yüz ya da bin yıldız içeriyor.</p>
<p>-Cüce gökadalar genelde daha büyük gökadaların çevrelerine kümelenmiş oluyor.</p>
<p>-Cüce gökadaların yıldızları çoğu zaman kütle çekiminin etkisiyle daha büyük komşuları tarafından yutuluyor. Cüce gökadalar dağıldıkça yıldızlar da gökyüzüne akıyor. Ancak bu süreci çıplak gözle görmek olanaksız.</p>
<p>-Samanyolu’nun merkezinde gizlenmiş olan dev kara deliği de çıplak gözle göremeseniz bile, Sagittarius takımyıldızına bakmış olanlar doğru yöne bakmış demektir.</p>
<p>-Gökadaların büyük bir çoğunluğunun ortasında kara bir delik vardır ve gökbilimciler bu deliğin kütlesinin içinde bulundukları gökadanın kütlesinin yaklaşık binde birine eşit olduğunu öne sürerler.</p>
<p>-Samanyolu’nun en yakınındaki iki gökadanın &#8211; Küçük Macellan Bulutu ile Büyük Macellan Bulutu &#8211; kara delikleri olmayabilir, ya da her ikisi de küçük kütleli gökadalar olduklarından ortalarındaki kara delik fark edilemeyecek denli küçük olabilir.</p>
<p>-Gelgelelim, her gökadada toz bulunur. Yıldızların ürettiği bu toz, gözlenen ışığın, gerçekte olduğundan çok daha kırmızıymış gibi görünmesine neden olur. Bu durum yıldızların özelliklerini araştıran gökbilimcilerin işini daha da güçleştirir.</p>
<p>-Bu toz gerçekte sürekli yer de değiştirir. Kimi gökadalar içerdikleri toz ve gazları gökadalar arasındaki uzayda saniyede yüzlerce kilometrelik bir hızla dışarıya atan rüzgârlar oluşturur.</p>
<p>-Bu rüzgârlar yıldız ışığının toz ve gazlara basınç uygulaması sonucunda meydana gelir, en hızlı gökada rüzgârlarına Samanyolu’ndan çok daha büyük bir hızla yıldızlar üreten uzak gökadalarda tanık olunur.</p>
<p>-Güneş ve onunla birlikte sistemin tüm gezegenleri, Samanyolu’nun merkezi çevresinde saniyede yaklaşık 250 kilometrelik bir hızla döner ve bu dönüşü yaklaşık 200 milyon yılda tamamlarlar.</p>
<p>-Bir galaktik yıl önce yeryüzünde dinozorlar saltanat sürmekteydi.</p>
<p>-Gökadalar, salt içerdikleri yıldızların kütle çekimine bağlı olarak, sanıldığından daha hızlı döner. Gökbilimciler fazladan kütle çekim kuvvetinin, ışığı yaymayan ya da yansıtmayan karanlık maddeden geldiğini düşünüyor.</p>
<p>-Karanlık madde bir yana, gökadaların büyük bir bölümü boşluktan oluşuyor. Gökadaların içindeki yıldızlar, küçülüp portakal boyutuna gelseler, aralarında 4800 kilometrelik bir boşluk olur.</p>
<p>-Gökadalar, küçülüp elma boyutuna gelseler, komşu gökadalarla aralarında ancak birkaç metrelik bir uzaklık olur. Gökadalar arasındaki görece yakınlık, onların zaman zaman birleştikleri anlamına geliyor.</p>
<p>-Yaklaşık 4 milyar yıl içinde, Samanyolu, Andromeda gökadası ile birleşecek. En azından bir milyon yıllık bir süreyi gerektirecek olan bu birleşme sonucunda, büyük ihtimalle “Milkomeda” adıyla anılacak olan elips biçiminde çok daha büyük bir gökada oluşacak.</p>
<p><strong>Hazırlayan: Rita Urgan</strong></p>
<p><strong>Kaynak:<a href="http://discovermagazine.com/2014/nov/31-20-things-you-didnt-know-about-galaxies"> http://discovermagazine.com/2014/nov/31-20-things-you-didnt-know-about-galaxies</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/gokadalar-ile-ilgili-ne-biliyoruz">Gökadalar ile ilgili ne biliyoruz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9037</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Karanlık madde okyanusunda yüzen iki ilkel dev galaksi bulundu</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/karanlik-madde-okyanusunda-yuzen-iki-ilkel-dev-galaksi-bulundu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Dec 2017 11:31:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik ve Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[cüce galaksi]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[evren]]></category>
		<category><![CDATA[galaksi]]></category>
		<category><![CDATA[gökada]]></category>
		<category><![CDATA[gökbilim]]></category>
		<category><![CDATA[kara delik]]></category>
		<category><![CDATA[karanlık madde]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=8538</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çok uzaklarda gözlenen iki büyük galaksi, gökbilimcileri galaksi oluşum kuramlarını sorgulamaya itti. Mevcut kurama göre evren daha bebekken, ilk galaksiler, bugün gördüğümüz büyük gökadaları oluşturmak üzere toplanan küçük &#8220;cüce galaksiler&#8221; idi. Hiyerarşik oluşum kuramı olarak bilinen bu kurama göre, galaksilerin, daha küçük gökadaların karşılıklı çekimsel kuvvetlerle bir araya geliyor ve zamanla büyüyorlardı. Yeni keşfedilen bu iki galaksi, gökbilimcileri bu kuramı yeniden düşünmeye itti. Çünkü iki dev galaksi sadece 780 milyon yaşında. Bu da cüce galaksilerin büyük galaksilere dönmesinin daha önce düşünülenden çok daha hızlı olabileceğine yönelik bir bulgu. ALMA&#8217;da çalışan gökbilimciler, evrenin 13.8 milyar yıllık yaşının sadece %5&#8217;inde olan bu galaksilerin muazzam bir karanlık madde halesinde yer aldığını bildirdi. Bu keşfin galaksilerin ortaya çıkışında ve büyük yapıların bir araya gelmesinde karanlık maddenin oynadığı rol hakkında daha fazla ayrıntı sunacağını düşünüyor. Bu arada hatırlatalım: İki yeni dev galaksinin ışığının Dünya&#8217;ya ulaşması için 13 milyar yıl geçti… Yani aslında gözlemciler, bu galaksilerin 13 milyar yıl önce nasıl göründüğüne bakıyorlar. Hazırlayan: Kübra Karacan  Kaynak: https://www.space.com/39008-bizarre-ancient-galaxies-in-dark-matter-sea.html Görsel: Sanatçının izleniminden, evrenin çok erken zamanlarından bir çift galaksi © NRAO/AUI/NSF; D. Berry</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/karanlik-madde-okyanusunda-yuzen-iki-ilkel-dev-galaksi-bulundu">Karanlık madde okyanusunda yüzen iki ilkel dev galaksi bulundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çok uzaklarda gözlenen iki büyük galaksi, gökbilimcileri galaksi oluşum kuramlarını sorgulamaya itti.</strong></p>
<p>Mevcut kurama göre evren daha bebekken, ilk galaksiler, bugün gördüğümüz büyük gökadaları oluşturmak üzere toplanan küçük &#8220;cüce galaksiler&#8221; idi. Hiyerarşik oluşum kuramı olarak bilinen bu kurama göre, galaksilerin, daha küçük gökadaların karşılıklı çekimsel kuvvetlerle bir araya geliyor ve zamanla büyüyorlardı.</p>
<p>Yeni keşfedilen bu iki galaksi, gökbilimcileri bu kuramı yeniden düşünmeye itti. Çünkü iki dev galaksi sadece 780 milyon yaşında. Bu da cüce galaksilerin büyük galaksilere dönmesinin daha önce düşünülenden çok daha hızlı olabileceğine yönelik bir bulgu.</p>
<p>ALMA&#8217;da çalışan gökbilimciler, evrenin 13.8 milyar yıllık yaşının sadece %5&#8217;inde olan bu galaksilerin muazzam bir karanlık madde halesinde yer aldığını bildirdi. Bu keşfin galaksilerin ortaya çıkışında ve büyük yapıların bir araya gelmesinde karanlık maddenin oynadığı rol hakkında daha fazla ayrıntı sunacağını düşünüyor.</p>
<p>Bu arada hatırlatalım: İki yeni dev galaksinin ışığının Dünya&#8217;ya ulaşması için 13 milyar yıl geçti… Yani aslında gözlemciler, bu galaksilerin 13 milyar yıl önce nasıl göründüğüne bakıyorlar.</p>
<p><strong>Hazırlayan: </strong>Kübra Karacan<strong> </strong></p>
<p><strong>Kaynak: </strong><a href="https://www.space.com/39008-bizarre-ancient-galaxies-in-dark-matter-sea.html">https://www.space.com/39008-bizarre-ancient-galaxies-in-dark-matter-sea.html<br />
</a><strong>Görsel:</strong> <em>Sanatçının izleniminden, evrenin çok erken zamanlarından bir çift galaksi </em><em>© </em><em>NRAO/AUI/NSF; D. Berry</em></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/karanlik-madde-okyanusunda-yuzen-iki-ilkel-dev-galaksi-bulundu">Karanlık madde okyanusunda yüzen iki ilkel dev galaksi bulundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8538</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
