<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>göz sağlığı arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/goz-sagligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/goz-sagligi</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 04 Sep 2019 08:38:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Katarakt</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/katarakt-nedir</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Sep 2019 08:38:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[göz sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[katarakt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=15044</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genetik faktörlerin başlıca rolü oynadığı düşünülse de radyasyon, güneş, sigara ve C vitamini eksikliğinin katarakt oluşumunu hızlandırdığı gösterilmiştir. Katarakt nedir? Kimlerde görülür? Gözün içerisinde aynı fotoğraf makinesi gibi özellikle yakın ve orta mesafede bulunan cisimlere odak yapmamızı sağlayan lens (doğal mercek) adında bir organ bulunmaktadır. Lens her insanda bulunur ve tamamen şeffaftır. Herhangi bir nedenle lens adı verilen organın şeffaflığını kaybetmesine yani ışığı geçirmemesine katarakt adı verilmektedir. Katarakt çoğunlukla yaşlılıkta, özellikle 60 yaşından sonra ortaya çıkmaktadır. Ancak katarakt her yaşta, yeni doğmuş bebeklerde dahi görülebilmektedir. Kataraktın neden oluştuğu ne yazık ki halen bilinememektedir. Ama bazı genetik hastalıklar, yüksek miyopi, steroid içeren ilaçlar, diyabet (şeker), farklı göz hastalıkları ve travmanın (herhangi  bir şekilde yaralanma) katarakta yol açtığı kesinlikle bilinmektedir. Kataraktın belirtileri nelerdir? Başlıca belirtisi görme azalmasıdır. Bununla beraber bulanık görme, görme alanında karaltılar, çift görme, parçalı görme, renkli görmede bozukluklar, gece veya ışıkta görmede azalma ve özellikle 40 yaşından sonra miyopinin artışıyla yakını görmede düzelme kataraktın belirtileri olabilmektedir. Kataraktı hızlandıran faktörler nelerdir? Genetik faktörlerin başlıca rolü oynadığı düşünülse de radyasyon, güneş, sigara ve C vitamini eksikliğinin katarakt oluşumunu hızlandırdığı gösterilmiştir. Kataraktın ilaçla tedavisi var mıdır? Kataraktın bilinen ilaçla tedavisi yoktur. Tek tedavi ameliyattır. Katarakt hastaları ne zaman ameliyat olmalı? Gecikirse zorlaşır mı? Katarakt hastalarının görmeleri günlük hayatlarını etkiliyorsa ameliyat olmaları gerekir. Katarakt bekledikçe sertleşir, taş hatta kaya sertliğinde olur, bu durumda da ameliyat zorlaşır. Ayrıca çok ilerlemiş ve tam olarak beyazlaşmış kataraktlar ameliyat edilmezlerse sızdırma yapıp göz tansiyonuna neden olabilir. Katarakt ameliyatı ne kadar sürer? Anestezi kullanılır mı? Ağrı olur mu? Katarakt ameliyatı çoğunlukla 15 dakika içinde biter. Özellikle gecikmiş olanlar başta olmak üzere bazı cinsleri çok daha uzun sürebilir. Anestezi olarak günümüzde çoğunlukla damla kullanılır, iğne dahi yapılmaz. Ameliyat sırasında ağrı hemen hemen hiç olmaz. Katarakt ameliyatı için hastanede yatılır mı? Katarakt ameliyatı için günümüzde hastaneye yatmak gerekmemektedir. Katarakt ameliyatının süresi önemli midir? Katarakt ameliyatının süresinin değil, hasta için sonucunun önemi vardır. Kalite hızdan daha önemlidir. Katarakt ameliyatında kullanılan fako cerrahisinin yaygınlığı nedir? Fako cerrahisi günümüzde oldukça yaygın ve en güvenilir yöntemdir. Çoğunlukla kataraktlar dünyada bu sistemle ameliyat edilmektedir. Katarakt ameliyatı sonrasında bakım zor mudur? Katarakt ameliyatı sonrasında bakım oldukça kolaydır. Pansuman gerekmez. Ameliyattan 1 gün sonra göz açılır ve normal hayata dönülür. Herhangi bir kısıtlama yapılmaz. Sadece gözün ovuşturulmaması ve bir kaç hafta damla damlatılması gerekir. Katarakt ameliyatı sonrası hastanın görmesi nasıldır? Katarakt ameliyatından sonra hasta genellikle çok iyi bir görmeye kavuşur. Bu iyi görme genellikle ömür boyu kalıcıdır. Hastaları en çok mutlu eden ameliyatlardan biridir. Katarakt ameliyatında lens veya mercek takılması gerekli midir? Ameliyat sırasında bozulmuş doğal lens alınır, yerine yapay lens yerleştirilir. Yerleştirilmezse “bardak altı” olarak tabir edilen çok kalın gözlüklerin kullanılması gerekir. Lens ile mercek aynı şeydir. Katarakt ameliyatında kullanılan mercekler tek tip midir? Katarakt ameliyatında kullanılan merceklerin çok farklı türleri bulunabilmektedir. Torik denilen astigmatı düzelten mercekler, multifokal denilen uzak ve yakını görmemizi sağlayabilen mercekler bunların arasındadır. Katarakt ameliyatıyla gözlüklerden de kurtulunabilir mi? Evet, özel yöntem ve merceklerle gözlük ihtiyacınız giderilebilir. Bu konuda doktorunuzun ayrıntılı bilgi vermesi çok önemlidir. Katarakt ameliyatında trifokal merceklerin üstünlüğü nedir? Trifokal mercekler, “akıllı mercek” olarak da bilinir ve sayesinde hem uzak hem yakın hem de ara mesafeyi görmek mümkün olabilmektedir. Katarakt ameliyatında uzak ve yakın görme ile birlikte astigmat da düzeltilir mi? Katarakt ameliyatında uzağı, yakını, orta mesafe görmeyi ve astigmatı veya bunların birlikteliğini düzeltmek mümkündür. Katarakt ameliyatında konulan mercek daha sonra gözde hissedilir mi? Katarakt ameliyatının yapıldığı yerde sinir bulunmamaktadır. Bu nedenle yerleştirilmiş olan merceğin hissedilmesi mümkün değildir. Katarakt lensi gözden düşer mi? Bakım gerektirir mi? Katarakt lensi hiçbir şekilden gözden çıkıp düşmez. Bakım gerektirmez. Katarakt tekrarlar mı? Tekrarlaması imkânsızdır. Konulmuş olan lenslerin daha sonra değiştirilmesi gerekli midir? Ameliyat çoğunlukla ömür boyu kalıcıdır ve değişme gerekmez. Katarakt ameliyatından sonra göz kapalı kalır mı ve ilaç kullanılır mı? Ameliyat olunduğu gün göz kapatılır, sonra kapatılmaz. Ameliyat sonrasında bir kaç hafta damla kullanılması gerekmektedir. Prof. Dr. Orkun Müftüoğlu – MedAmerikan Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Bölümü</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/katarakt-nedir">Katarakt</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Genetik faktörlerin başlıca rolü oynadığı düşünülse de radyasyon, güneş, sigara ve C vitamini eksikliğinin katarakt oluşumunu hızlandırdığı gösterilmiştir.</p></blockquote>
<p><strong>Katarakt nedir? Kimlerde görülür?</strong></p>
<p>Gözün içerisinde aynı fotoğraf makinesi gibi özellikle yakın ve orta mesafede bulunan cisimlere odak yapmamızı sağlayan lens (doğal mercek) adında bir organ bulunmaktadır. Lens her insanda bulunur ve tamamen şeffaftır. Herhangi bir nedenle lens adı verilen organın şeffaflığını kaybetmesine yani ışığı geçirmemesine katarakt adı verilmektedir.</p>
<p>Katarakt çoğunlukla yaşlılıkta, özellikle 60 yaşından sonra ortaya çıkmaktadır. Ancak katarakt her yaşta, yeni doğmuş bebeklerde dahi görülebilmektedir. Kataraktın neden oluştuğu ne yazık ki halen bilinememektedir. Ama bazı genetik hastalıklar, yüksek miyopi, steroid içeren ilaçlar, diyabet (şeker), farklı göz hastalıkları ve travmanın (herhangi  bir şekilde yaralanma) katarakta yol açtığı kesinlikle bilinmektedir.</p>
<p><strong>Kataraktın belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p>Başlıca belirtisi görme azalmasıdır. Bununla beraber bulanık görme, görme alanında karaltılar, çift görme, parçalı görme, renkli görmede bozukluklar, gece veya ışıkta görmede azalma ve özellikle 40 yaşından sonra miyopinin artışıyla yakını görmede düzelme kataraktın belirtileri olabilmektedir.</p>
<p><strong>Kataraktı hızlandıran faktörler nelerdir?</strong></p>
<p>Genetik faktörlerin başlıca rolü oynadığı düşünülse de radyasyon, güneş, sigara ve C vitamini eksikliğinin katarakt oluşumunu hızlandırdığı gösterilmiştir.</p>
<p><strong>Kataraktın ilaçla tedavisi var mıdır?</strong></p>
<p>Kataraktın bilinen ilaçla tedavisi yoktur. Tek tedavi ameliyattır.</p>
<p><strong>Katarakt hastaları ne zaman ameliyat olmalı? Gecikirse zorlaşır mı?</strong></p>
<p>Katarakt hastalarının görmeleri günlük hayatlarını etkiliyorsa ameliyat olmaları gerekir. Katarakt bekledikçe sertleşir, taş hatta kaya sertliğinde olur, bu durumda da ameliyat zorlaşır. Ayrıca çok ilerlemiş ve tam olarak beyazlaşmış kataraktlar ameliyat edilmezlerse sızdırma yapıp göz tansiyonuna neden olabilir.</p>
<p><strong>Katarakt ameliyatı ne kadar sürer? Anestezi kullanılır mı? Ağrı olur mu?</strong></p>
<p>Katarakt ameliyatı çoğunlukla 15 dakika içinde biter. Özellikle gecikmiş olanlar başta olmak üzere bazı cinsleri çok daha uzun sürebilir. Anestezi olarak günümüzde çoğunlukla damla kullanılır, iğne dahi yapılmaz. Ameliyat sırasında ağrı hemen hemen hiç olmaz.</p>
<p><strong>Katarakt ameliyatı için hastanede yatılır mı?</strong></p>
<p>Katarakt ameliyatı için günümüzde hastaneye yatmak gerekmemektedir.</p>
<p><strong>Katarakt ameliyatının süresi önemli midir?</strong></p>
<p>Katarakt ameliyatının süresinin değil, hasta için sonucunun önemi vardır. Kalite hızdan daha önemlidir.</p>
<p><strong>Katarakt ameliyatında kullanılan fako cerrahisinin yaygınlığı nedir?</strong></p>
<p>Fako cerrahisi günümüzde oldukça yaygın ve en güvenilir yöntemdir. Çoğunlukla kataraktlar dünyada bu sistemle ameliyat edilmektedir.</p>
<p><strong>Katarakt ameliyatı sonrasında bakım zor mudur?</strong></p>
<p>Katarakt ameliyatı sonrasında bakım oldukça kolaydır. Pansuman gerekmez. Ameliyattan 1 gün sonra göz açılır ve normal hayata dönülür. Herhangi bir kısıtlama yapılmaz. Sadece gözün ovuşturulmaması ve bir kaç hafta damla damlatılması gerekir.</p>
<p><strong>Katarakt ameliyatı sonrası hastanın görmesi nasıldır?</strong></p>
<p>Katarakt ameliyatından sonra hasta genellikle çok iyi bir görmeye kavuşur. Bu iyi görme genellikle ömür boyu kalıcıdır. Hastaları en çok mutlu eden ameliyatlardan biridir.</p>
<p><strong>Katarakt ameliyatında lens veya mercek takılması gerekli midir? </strong></p>
<p>Ameliyat sırasında bozulmuş doğal lens alınır, yerine yapay lens yerleştirilir. Yerleştirilmezse “bardak altı” olarak tabir edilen çok kalın gözlüklerin kullanılması gerekir. Lens ile mercek aynı şeydir.</p>
<p><strong>Katarakt ameliyatında kullanılan mercekler tek tip midir?</strong></p>
<p>Katarakt ameliyatında kullanılan merceklerin çok farklı türleri bulunabilmektedir. Torik denilen astigmatı düzelten mercekler, multifokal denilen uzak ve yakını görmemizi sağlayabilen mercekler bunların arasındadır.</p>
<p><strong>Katarakt ameliyatıyla gözlüklerden de kurtulunabilir mi?</strong></p>
<p>Evet, özel yöntem ve merceklerle gözlük ihtiyacınız giderilebilir. Bu konuda doktorunuzun ayrıntılı bilgi vermesi çok önemlidir.</p>
<p><strong>Katarakt ameliyatında trifokal merceklerin üstünlüğü nedir?</strong></p>
<p>Trifokal mercekler, “akıllı mercek” olarak da bilinir ve sayesinde hem uzak hem yakın hem de ara mesafeyi görmek mümkün olabilmektedir.</p>
<p><strong>Katarakt ameliyatında uzak ve yakın görme ile birlikte astigmat da düzeltilir mi?</strong></p>
<p>Katarakt ameliyatında uzağı, yakını, orta mesafe görmeyi ve astigmatı veya bunların birlikteliğini düzeltmek mümkündür.</p>
<p><strong>Katarakt ameliyatında konulan mercek daha sonra gözde hissedilir mi?</strong></p>
<p>Katarakt ameliyatının yapıldığı yerde sinir bulunmamaktadır. Bu nedenle yerleştirilmiş olan merceğin hissedilmesi mümkün değildir.</p>
<p><strong>Katarakt lensi gözden düşer mi? Bakım gerektirir mi?</strong></p>
<p>Katarakt lensi hiçbir şekilden gözden çıkıp düşmez. Bakım gerektirmez.</p>
<p><strong>Katarakt tekrarlar mı?</strong></p>
<p>Tekrarlaması imkânsızdır.</p>
<p><strong>Konulmuş olan lenslerin daha sonra değiştirilmesi gerekli midir?</strong></p>
<p>Ameliyat çoğunlukla ömür boyu kalıcıdır ve değişme gerekmez.</p>
<p><strong>Katarakt ameliyatından sonra göz kapalı kalır mı ve ilaç kullanılır mı?</strong></p>
<p>Ameliyat olunduğu gün göz kapatılır, sonra kapatılmaz. Ameliyat sonrasında bir kaç hafta damla kullanılması gerekmektedir.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Orkun Müftüoğlu – MedAmerikan Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Bölümü</strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/katarakt-nedir">Katarakt</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15044</post-id>	</item>
		<item>
		<title>LED ampul ve ekranlardan yayılan mavi ışınların vücudumuza ne gibi etkileri var?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/led-ampul-ve-ekranlardan-yayilan-mavi-isinlarin-vucudumuza-ne-gibi-etkileri-var</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Mar 2019 12:46:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik ve Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoyaşam]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[göz sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[led ampul]]></category>
		<category><![CDATA[led ekran]]></category>
		<category><![CDATA[led ışık]]></category>
		<category><![CDATA[led lamba]]></category>
		<category><![CDATA[makula dejenerasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[mavi ışık]]></category>
		<category><![CDATA[melatonin]]></category>
		<category><![CDATA[radyasyon]]></category>
		<category><![CDATA[renk skalası]]></category>
		<category><![CDATA[retina]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[voltaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=13398</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugüne kadar dünyada yapılan önemli bilimsel, öncü araştırmaların özetle sonuçları Son yıllarda gitgide artarak kullanılan LED ampullerin yaydığı ışığın zararlı olup olmadığı konusunda medyada çeşitli yayınlar yapılıyor. Bu konuda bize de sorular geliyor. Önce şunu belirtelim LED ampullerden yayılan ışınlar, güneş ışığındaki ışınlar gibi elektromanyetik dalgalar olup, bunların radyoaktif maddelerden yayılan çok daha girici gama ışınları gibi radyasyonlarla bir ilgisi yoktur. LED, Light Emitted Diode (Işık salan diyot)‘un baş harflerinden oluşur. Bu çeşit ampullerde kullanılan yarı iletken maddeli diyotun uçlarına voltaj uygulandığında elektrik akımı geçerken yarı iletken maddenin atomları aldıkları enerjiyle ışınlar yayar. Beyaz ışık elde edilebilmesi için ampulün içinde 3 adet yarı iletken diyot bir Chipset (Yonga seti) içinde yanyana bulunur ve bunlar farklı renkte (kırmızı, yeşil ve mavi) ışınlar yayarlar. Bu ışınların karışımından da LED ampullerde beyaz ışık oluşur. Şekil 1: İçinde mavi ışın bulunan, beyaz ışıklı LED ampuller ve mavi ışın saçan LED TV ve LED Tabletleri        &#160; &#160; &#160; Mavi ışınların özellikleri ve vücudumuza etkileri? LED ampullerden yayılan beyaz ışığın içindeki mavi işınların dalga boyları, diğer ışınlarınkinden daha kısa olup, 380-500 Nanometre arasındadır (Nanometre: Metrenin milyarda biri). Kısa dalga boylu ya da yüksek enerjili mavi ışınlar, derinin derinliklerine kadar girip vücudumuzu etkileyebilir. Mavi ışınlar her gün kullanmakta olduğumuz akıllı telefonlardan, LED-TV, tablet, PC’lerden ve çok çeşitli elektronik aletlerin ekranlarından da yayılır ve özellikle gözlerimiz bunlardan sürekli etkilenir. Öte yandan mavi ışınların, güneş ışığı içinde olduğunu eskiden beri biliyoruz (yağmur sonrası gök kuşağında mavi ışınlar da diğerlerinin yanı sıra hep görülür). Ancak LED ampullerde ve ekranlarda bunların mavi ışık miktarının güneş ışığındakinden daha fazla olduğu ve sürekli bu lambaların ışığıyla ya da LED ekranlarının önünde çalışılan mesleklerde özellikle gözlerin olumsuz etkilenebileceği ve hatta zamanla gözlerde makula dejenerasyonuna neden olunabileceği de uzmanlarca ileri sürülüyor. Güneş ışığındaki mavi ışınlar beynimizdeki Epifiz bezi (ya da Pineal bezi) tetikleyerek, vücudumuzu ‘yorgunlaştırma, uyutma hormonu’ olarak da adlandırılan melatonin salgılanmasını frenleyerek, uyanık kalmamızi sağlıyor (yani güneş ışığında mavi ışınlar olmasaydı, gündüz de uyuklayacaktık!). Bir bezelye tanesi büyüklüğünde olan epifiz organı, beynimizde hipofiz bezinin arkasında bulunur. Uykumuzu düzenleyen bu mavi ışınlar, yatak odamızdaki bir gece lambasından ya da başka bir aletten salındığında ise uykumuz kaçabilir ya da uyanabiliriz! Bu nedenle bu çeşit lamba ve aletleri yatak odamızda tutmamalıyız. Mavi ışın saçan LED ekranlar insanların uyku ritmini bozup daha uzun süre uyanık kalmalarına neden oluyor. Bu sonuca, bir Alman/İsviçre araştırma grubunun yaptığı bilimsel araştırma varmış. LED ekranlı bilgisayarlarda çalışan deneklerin, normal ışıklı olanlada çalışanlardan %20 daha dikkatli oldukları belirlenmiş. Araştırmacılar bunu, mavi ışınların oldukça kısa dalga boyuna bağlıyor ve LED ekranların, lambaların, gün ışığı gibi, çalışanları etkileyip melatonin uyku hormon salgısını frenlediğini vurguluyorlar. Gerçekten de deneklerin kan analizlerinde daha az melatonin derişimi belirlenmiş. Daha ayrıntılı ileri araştırmalar, bu ön araştırmaları desteklerse, ileride LED ekranlarına konan yarı iletken diyotların, çalışanların günlük uyanık kalma sürelerine göre ayarlanarak ekranların ilgili çalışanlar gruplarına göre üretilebileceği de düşünülebilir diyor araştırmacılar. Öte yandan Fransa’da fareler üzerinde yapılan bir bilimsel araştırma uzun süre LED lambaları ışığına tutulan farelerin gözlerinde makula dejenerasyonu saptanmış. LED lambaları ve ekranları aşırı kullanılmadığında ise, alınan doz düşük olacağından vücudumuza önemli bir etki beklenmiyor. Vücudumuzun Circadianer Ritim denilen günlük yaşam ritmini, özellikle, çevremizdeki ışınların düzenlediği eskiden beri bilinir. Sadece ışınların şiddeti değil aynı zamanda ışınların rengi de vücudumuzu etkilemede önemli. Bu nedenle özellikle sabah ve öğle saatlerinde güneş ışınlarında çok daha fazla bulunan mavi ışınler daha canlı olmamızı sağlar. Uzmanlar mavi ışınların melatonin salgılanmasını frenleyerek, hücrelerdeki madde alış verisini hızlandırmada ve vücudumuzun daha canlı olmasını sağlamada beyaz ışınlara oranla 25 kat daha etkin olduğunu saptamışlar. Mavi ışınlar gözlerimizin retina tabakasının ya da derinin altındaki hücreler yoluyla beynimize iletilir ve oradan vücudumuza sinyaller yayarak vücut sıcaklığından, kalp atışlarından, acıkma duyumuza kadar vücudumuzun işlevlerinin düzenlenmesinde etkili olur. Daha kısa dalga boylu enerjik mavi ışınlar daha fazla titreştiğinden sürekli çalışılan yerlerde ekran başındakilerin hem gözlerini yormakta hem de gözlerini kamaştırmakta. Bu nedenle mavi ışın saçan lamba ve aletlere uzun süre bakanlarda gözlerde yorgunluk ve başağrısı görülebiliyor. Uzmanlar LED lambaları altında ya da LED ekranları başında meslekleri nedeniyle uzun süre çalışanların, 450 nm’nin altındaki dalga boylarındaki mavi ışınları soğuran özel gözlükler (sarı renkli) takmalarını öneriyor. Bu dalga boyundan daha büyük dalga boylarındaki ışınlar ise vücut fonksiyonlarımız için yararlı olduklarından gözlüklerle filtrelenmemeli. Ayrıca LED ekranlarına başımızı iyice yaklaştırmadan çalışmalıyız, LED lambalarına uzun süre gözlerimizi çevirmemeliyiz diyor uzmanlar. LED ampuller içinde zehirli maddeli ya da herhangi bir gaz bulunmadığından normal cam çöpüne atılabilirler. Ancak uzmanlar, LED ampuller ve aletlerdeki yarı iletken madde yapısının çevre için zararlı olabileceğini ve özel çöpe atılmasının daha doğru olacağını belirtiyor. Ek bilgi Şekil 2: Dar bir dalga boyu aralığında görebildiğimiz, görünen ışığın (sichtbares Licht) dalga boyu 380 ile 750 nm (Nanometre) arasında bulunuyor. (Işınların dalga boyları sağa doğru artarken, enerjileri sola doğru artıyor.) Görünen ışığın içindeki ışınların renklerine göre dalga boyları (en altta). Görünen ışık, Şekil 2’deki gibi, mor ötesiyle kızılötesi ışınlar arasında yer alıyor. Çeşitli dalga boylarındaki ışınları, gözlerimiz şu renklerde algılıyor: Görünen ışıktan daha kısa dalga boylu olan morötesi ışınların dalga boyu ise 1 ile 400 nm arasında (Şekil 2). Yüksel Atakan, Dr. Radyasyon Fizikçisi, Almanya / ybatakan3@gmail.com Kaynaklar: /1/ Light Emitting Diodes; chronic light exposure; phototoxicity; pigmented rats; retina PMID: 27751961 DOI: 10.1016/j.neuroscience.2016.10.015 /2/ http://ergoptometrie.de/einfluesse-von-blauem-licht/ /3/ Christian Cajochen (Universitäre Psychiatrische Kliniken Basel) et al. : Journal of Applied Physiology, doi: 10.1152/japplphysiol.00165.2011 dapd/wissenschaft.de – Martin Vieweg / /4/ Gendron et al.: The 3895-bp mitochondrial DNA deletion in the human eye: a potential involvement in corneal ageing and macular degeneration. Mutagenesis. 2013 Mar; 28(2):197-204. /5/ Grandner et al.: Short wavelength light administered just prior to waking: a pilot study. Biol Rhythm Res. 2013 Jan 1; 44(1):13-32. /6/DIN V 5031-100: Strahlungsphysik im optischen Bereich und Lichttechnik – Teil 100. Über das Auge vermittelte, nichtvisuelle Wirkung des Lichts auf den Menschen. 2009/2014. /7/ Christόbal et al.: Intraocular lenses with blue light filter. Arch Soc Esp Oftalmol. 2005 Apr; 80(4):245-49 /8/ Moderne Lichtquellen, Stellungnahme der Strahlenschutzkommission, 2010 (Almanya Radyasyondan korunma komisyonunun görüşü)</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/led-ampul-ve-ekranlardan-yayilan-mavi-isinlarin-vucudumuza-ne-gibi-etkileri-var">LED ampul ve ekranlardan yayılan mavi ışınların vücudumuza ne gibi etkileri var?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-13401" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/ledampul.jpg" alt="" width="500" height="281" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/ledampul.jpg 800w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/ledampul-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p><strong>Bugüne kadar dünyada yapılan önemli bilimsel, öncü araştırmaların özetle sonuçları</strong></p>
<p>Son yıllarda gitgide artarak kullanılan LED ampullerin yaydığı ışığın zararlı olup olmadığı konusunda medyada çeşitli yayınlar yapılıyor. Bu konuda bize de sorular geliyor. Önce şunu belirtelim LED ampullerden yayılan ışınlar, güneş ışığındaki ışınlar gibi elektromanyetik dalgalar olup, bunların radyoaktif maddelerden yayılan çok daha girici gama ışınları gibi radyasyonlarla bir ilgisi yoktur.</p>
<p>LED, Light Emitted Diode (Işık salan diyot)‘un baş harflerinden oluşur. Bu çeşit ampullerde kullanılan yarı iletken maddeli diyotun uçlarına voltaj uygulandığında elektrik akımı geçerken yarı iletken maddenin atomları aldıkları enerjiyle ışınlar yayar. Beyaz ışık elde edilebilmesi için ampulün içinde 3 adet yarı iletken diyot bir Chipset (Yonga seti) içinde yanyana bulunur ve bunlar farklı renkte (kırmızı, yeşil ve mavi) ışınlar yayarlar. Bu ışınların karışımından da LED ampullerde beyaz ışık oluşur.</p>
<p><strong>Şekil 1:</strong> İçinde mavi ışın bulunan, beyaz ışıklı LED ampuller ve mavi ışın saçan LED TV ve LED Tabletleri</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-13402 size-thumbnail alignleft" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/ledmavi-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" />      <img decoding="async" class="alignnone wp-image-13403 size-thumbnail alignleft" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/ledtablet-150x150.png" alt="" width="150" height="150" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Mavi ışınların özellikleri ve vücudumuza etkileri?</strong></p>
<p>LED ampullerden yayılan beyaz ışığın içindeki mavi işınların dalga boyları, diğer ışınlarınkinden daha kısa olup, 380-500 Nanometre arasındadır (Nanometre: Metrenin milyarda biri). Kısa dalga boylu ya da yüksek enerjili mavi ışınlar, derinin derinliklerine kadar girip vücudumuzu etkileyebilir. Mavi ışınlar her gün kullanmakta olduğumuz akıllı telefonlardan, LED-TV, tablet, PC’lerden ve çok çeşitli elektronik aletlerin ekranlarından da yayılır ve özellikle gözlerimiz bunlardan sürekli etkilenir.</p>
<p>Öte yandan mavi ışınların, güneş ışığı içinde olduğunu eskiden beri biliyoruz (yağmur sonrası gök kuşağında mavi ışınlar da diğerlerinin yanı sıra hep görülür). Ancak LED ampullerde ve ekranlarda bunların mavi ışık miktarının güneş ışığındakinden daha fazla olduğu ve sürekli bu lambaların ışığıyla ya da LED ekranlarının önünde çalışılan mesleklerde özellikle gözlerin olumsuz etkilenebileceği ve hatta zamanla gözlerde makula dejenerasyonuna neden olunabileceği de uzmanlarca ileri sürülüyor.</p>
<p>Güneş ışığındaki mavi ışınlar beynimizdeki Epifiz bezi (ya da Pineal bezi) tetikleyerek, vücudumuzu ‘yorgunlaştırma, uyutma hormonu’ olarak da adlandırılan melatonin salgılanmasını frenleyerek, uyanık kalmamızi sağlıyor (yani güneş ışığında mavi ışınlar olmasaydı, gündüz de uyuklayacaktık!). Bir bezelye tanesi büyüklüğünde olan epifiz organı, beynimizde hipofiz bezinin arkasında bulunur. Uykumuzu düzenleyen bu mavi ışınlar, yatak odamızdaki bir gece lambasından ya da başka bir aletten salındığında ise uykumuz kaçabilir ya da uyanabiliriz! Bu nedenle bu çeşit lamba ve aletleri yatak odamızda tutmamalıyız.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-13409 size-medium alignleft" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/leduyku-300x210.jpg" alt="" width="300" height="210" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/leduyku-300x210.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/leduyku.jpg 780w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Mavi ışın saçan LED ekranlar insanların uyku ritmini bozup daha uzun süre uyanık kalmalarına neden oluyor. Bu sonuca, bir Alman/İsviçre araştırma grubunun yaptığı bilimsel araştırma varmış. LED ekranlı bilgisayarlarda çalışan deneklerin, normal ışıklı olanlada çalışanlardan %20 daha dikkatli oldukları belirlenmiş. Araştırmacılar bunu, mavi ışınların oldukça kısa dalga boyuna bağlıyor ve LED ekranların, lambaların, gün ışığı gibi, çalışanları etkileyip melatonin uyku hormon salgısını frenlediğini vurguluyorlar. Gerçekten de deneklerin kan analizlerinde daha az melatonin derişimi belirlenmiş. Daha ayrıntılı ileri araştırmalar, bu ön araştırmaları desteklerse, ileride LED ekranlarına konan yarı iletken diyotların, çalışanların günlük uyanık kalma sürelerine göre ayarlanarak ekranların ilgili çalışanlar gruplarına göre üretilebileceği de düşünülebilir diyor araştırmacılar. Öte yandan Fransa’da fareler üzerinde yapılan bir bilimsel araştırma uzun süre LED lambaları ışığına tutulan farelerin gözlerinde makula dejenerasyonu saptanmış.</p>
<p><strong>LED lambaları ve ekranları aşırı kullanılmadığında ise, alınan doz düşük olacağından vücudumuza önemli bir etki beklenmiyor.</strong></p>
<p>Vücudumuzun Circadianer Ritim denilen günlük yaşam ritmini, özellikle, çevremizdeki ışınların düzenlediği eskiden beri bilinir. Sadece ışınların şiddeti değil aynı zamanda ışınların rengi de vücudumuzu etkilemede önemli. Bu nedenle özellikle sabah ve öğle saatlerinde güneş ışınlarında çok daha fazla bulunan mavi ışınler daha canlı olmamızı sağlar. Uzmanlar mavi ışınların melatonin salgılanmasını frenleyerek, hücrelerdeki madde alış verisini hızlandırmada ve vücudumuzun daha canlı olmasını sağlamada beyaz ışınlara oranla 25 kat daha etkin olduğunu saptamışlar.</p>
<p>Mavi ışınlar gözlerimizin retina tabakasının ya da derinin altındaki hücreler yoluyla beynimize iletilir ve oradan vücudumuza sinyaller yayarak vücut sıcaklığından, kalp atışlarından, acıkma duyumuza kadar vücudumuzun işlevlerinin düzenlenmesinde etkili olur.</p>
<p>Daha kısa dalga boylu enerjik mavi ışınlar daha fazla titreştiğinden sürekli çalışılan yerlerde ekran başındakilerin hem gözlerini yormakta hem de gözlerini kamaştırmakta. Bu nedenle mavi ışın saçan lamba ve aletlere uzun süre bakanlarda gözlerde yorgunluk ve başağrısı görülebiliyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-13410 size-medium alignright" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/sarigozluk-300x189.jpeg" alt="" width="300" height="189" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/sarigozluk-300x189.jpeg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/sarigozluk.jpeg 426w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Uzmanlar LED lambaları altında ya da LED ekranları başında meslekleri nedeniyle uzun süre çalışanların, 450 nm’nin altındaki dalga boylarındaki mavi ışınları soğuran özel gözlükler (sarı renkli) takmalarını öneriyor. Bu dalga boyundan daha büyük dalga boylarındaki ışınlar ise vücut fonksiyonlarımız için yararlı olduklarından gözlüklerle filtrelenmemeli. Ayrıca LED ekranlarına başımızı iyice yaklaştırmadan çalışmalıyız, LED lambalarına uzun süre gözlerimizi çevirmemeliyiz diyor uzmanlar.</p>
<p>LED ampuller içinde zehirli maddeli ya da herhangi bir gaz bulunmadığından normal cam çöpüne atılabilirler. Ancak uzmanlar, LED ampuller ve aletlerdeki yarı iletken madde yapısının çevre için zararlı olabileceğini ve özel çöpe atılmasının daha doğru olacağını belirtiyor.</p>
<p><strong>Ek bilgi</strong></p>
<p><strong>Şekil 2</strong>: Dar bir dalga boyu aralığında görebildiğimiz, görünen ışığın (sichtbares Licht) dalga boyu 380 ile 750 nm (Nanometre) arasında bulunuyor. (Işınların dalga boyları sağa doğru artarken, enerjileri sola doğru artıyor.)</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13404" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/ekbilgi-300x172.png" alt="" width="450" height="258" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/ekbilgi-300x172.png 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/ekbilgi.png 672w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p>Görünen ışığın içindeki ışınların renklerine göre dalga boyları (en altta). Görünen ışık, Şekil 2’deki gibi, mor ötesiyle kızılötesi ışınlar arasında yer alıyor.</p>
<p><strong>Çeşitli dalga boylarındaki ışınları, gözlerimiz şu renklerde algılıyor:</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13405 size-full" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/renkskala.png" alt="" width="250" height="193" /></p>
<p>Görünen ışıktan daha kısa dalga boylu olan <strong>morötesi</strong> ışınların dalga boyu ise 1 ile 400 nm arasında (Şekil 2).</p>
<p><strong>Yüksel Atakan, Dr. Radyasyon Fizikçisi, Almanya / <a href="mailto:ybatakan3@gmail.com">ybatakan3@gmail.com</a></strong></p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<p>/1/ Light Emitting Diodes; chronic light exposure; phototoxicity; pigmented rats; retina</p>
<p>PMID: 27751961 DOI: 10.1016/j.neuroscience.2016.10.015</p>
<p>/2/ <a href="http://ergoptometrie.de/einfluesse-von-blauem-licht/">http://ergoptometrie.de/einfluesse-von-blauem-licht/</a></p>
<p>/3/ Christian Cajochen (Universitäre Psychiatrische Kliniken Basel) et al. : Journal of Applied Physiology, doi: 10.1152/japplphysiol.00165.2011 dapd/wissenschaft.de – <a href="https://www.wissenschaft.de/author/martinvieweg">Martin Vieweg</a> /</p>
<p>/4/ Gendron et al.: The 3895-bp mitochondrial DNA deletion in the human eye: a potential involvement in corneal ageing and macular degeneration. Mutagenesis. 2013 Mar; 28(2):197-204.</p>
<p>/5/ Grandner et al.: Short wavelength light administered just prior to waking: a pilot study. Biol Rhythm Res. 2013 Jan 1; 44(1):13-32.</p>
<p>/6/DIN V 5031-100: Strahlungsphysik im optischen Bereich und Lichttechnik – Teil 100. Über das Auge vermittelte, nichtvisuelle Wirkung des Lichts auf den Menschen. 2009/2014.</p>
<p>/7/ Christόbal et al.: Intraocular lenses with blue light filter. Arch Soc Esp Oftalmol. 2005 Apr; 80(4):245-49</p>
<p>/8/ Moderne Lichtquellen, Stellungnahme der Strahlenschutzkommission, 2010 (Almanya Radyasyondan korunma komisyonunun görüşü)</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/led-ampul-ve-ekranlardan-yayilan-mavi-isinlarin-vucudumuza-ne-gibi-etkileri-var">LED ampul ve ekranlardan yayılan mavi ışınların vücudumuza ne gibi etkileri var?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13398</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
