<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>otomotiv sanayi arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/otomotiv-sanayi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/otomotiv-sanayi</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Nov 2017 12:07:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Yılda 8-10 bin ölü, vız gelir bize vızz!</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yilda-8-10-bin-olu-viz-gelir-bize-vizz</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Nov 2017 11:58:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[AKM]]></category>
		<category><![CDATA[araba]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk kültür merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[devrim arabası]]></category>
		<category><![CDATA[devrim otomobili]]></category>
		<category><![CDATA[işçi]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[otomobil]]></category>
		<category><![CDATA[otomotiv sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[sürücü]]></category>
		<category><![CDATA[sürücüsüz araç]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi eser]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[trafik kazası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=8295</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizdeki yıllık trafik facialarının insan maliyetidir bu. Bunun birkaç katı yaralıyı, sakatı vb. içermiyor. Hele milyarlarca liralık kaybı hiç. Bu kayıpların hiçbiri devletin cebinden çıkmıyor, otomobil sektörünün de&#8230; Biri mezar kazıcılığı görevini, diğeri yeni oto üretimini üstlenmiş. Ve binlerce oto tamircisi de geçimini bu kazaların üstünden sağlıyor. Şüphesiz sektörde çalışan on binlerce işçi de… Tüm bedelini halk ödüyor. Otomobil bir tutku, bu tutku kentleri türlü çeşitli yaşanmaz hale getirmesine, İstanbul gibi kentlerde ulaşımı ulaşılmaz kılmasına rağmen. Bu manzara neredeyse dünya için de benzer. Otomobil, aynı zamanda büyük teknolojik yenilik geliştirme ve servetler kazanmanın da aracı. Dev oto şirketlerinin egemenliğinde! Türkiye’de bir Devrim Otomobili yapıldı. 1960’ların başında. Ama bu millet, bu basın, alay ede ede Devrim otomobilini ve yaratıcılarını yerin dibine, projeyi sele kaptırdı, batırdı. Oysa oradan gidilseydi, bugün Türkiye bu sektörde inanılmaz yerlerde bulunabilirdi. Oto üretiminde çağ atlatılıyor. Benzin rafa kalkıyor. Elektrikli arabalar geldi. Daha çok şarj istasyonu bekliyor. Bunun dışında sürücüsüz arabalar da yakında arz-ı endam edecekler. Sürücüsüz arabalar gelince yollar tamamen yeniden tasarımlanacak. Dahası manyetik bantlar üzerinde gidip gelen otomobiller çağı başlayacak. Bu yol ve arabaların da prototipleri yapıldı. 25 yıl sonra yolların bambaşka bir görünüme sahip olacağını hayal edebiliriz. Bu durum, kazaları ne kadar azaltacak, bilmiyoruz. Yerli ve Milli araba projesi tabii ki kapak konumuz. Bu konuyu inceliyor Tülay Akarsoy Altay. Ali Akurgal da irdeleyici ve ayrıca projenin başarılı olmasına yönelik yazıları ile yer alıyor. Öyle kolay değil. Hakkı verilirse projenin, Türkiye’nin kazanımı çok olur. Dergimizdeki Akıllı Şehirler konusunda ilginç bir yazı da okuyacaksınız. Kentlerin çok sağlıklı ve başarılı bir yaşamı gerçekleştirmesi, ulus devletlerin mi yoksa kentlerin de ara sorunu. Ayrıca akıllı kentler akıllı trafik meselesi ile de bağlantılı. Nasıl bir kentte yaşamak istiyoruz, sorusuna çok yönlü bir yanıt bulacaksınız&#8230; AKM tarihi eser miydi? Doğan Kuban, AKP’nin yıkılıp yerine benzer bir projenin yapılma kararı üzerine başlayan tartışmaya başka bir boyuttan yaklaşıyor ve “AKM tarihi eser mi değil mi, yoksa ne?” tartışmasını, İstanbul’da tarihi eser korumanın sıfırı tükettiği bir zaman içinde başlatıyor. Sahi tarihi eser ve korumacılığın ana ilkeleri nelerdi, anımsayan var mı? Geçen sayılarımızda tarımın gözde yıldızı Hollanda’yı Türkiye ile kıyaslamıştık. Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, konuya çok değerli bir yazıyla katkıda bulunuyor ve tarımda ARGE ve ulusal politikalar eksikliğini ön plana çıkartıyor. Anlayan olacak mı? Bir değerli bilim insanımızı kaybettik: Prof. Dr. Erol Başar. Beyin araştırmaları konusunda dünya literatürüne özgün katkıları olan Başar, geçmişte CBT’de yazılarına, söyleşilerine yer vermiştik. Ülkemizde TÜBA gibi bilim kurumlarımızda bile değeri bilinmeyen bu bilim insanımızı, öğrencileri çok güzel bir yazı ile anlatıyorlar. Bilime önemli katkılarını okuyun lütfen. Ülkemiz ulusal bilim ve teknoloji politikalarının büyük yazarı Aykut Göker’i birinci ölüm yıldönümünde anan yazıyı da Müfit Akyos’un kaleminden okuyacaksınız. Bugün de Ankara’da Bilim ve Aydınlanma, 21. Yüzyıl Planlama toplantısında anılacak. Yer Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Mülkiye Şeref Salonu. Saat 9.30-17.30 arası. HBT ile geleceği kuruyoruz. Katkılarınızla desteklerinizle büyüyeceğiz. Daha geniş okur kitlesine ulaşacağız. Güzel ve yaşanılır bir ülke için, insanlarımız için, gençlerimiz için&#8230; Gelecek Cuma yeniden birlikte olacağız. Sevgiyle kalın. *** Bilim Akademisi Popüler Bilim Konferansları Arıtma Tesislerimiz Antibiyotik Direnci ile Mücadele Edebilir Mi? Bilim Akademisi Popüler Bilim Konferansları kapsamında Arıtma Tesislerimiz Antibiyotik Direnci ile Mücadele Edebilir Mi? konulu konferans 18 Kasım Cumartesi günü saat 12:00’de Salon İKSV’de yapılacak. Konferansı İTÜ İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi ve Bilim Akademisi üyesi Prof. Dr. İdil Arslan Alaton gerçekleştirecek Ayrıntılı bilgi için: https://www.facebook.com/events/1287365651408779</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yilda-8-10-bin-olu-viz-gelir-bize-vizz">Yılda 8-10 bin ölü, vız gelir bize vızz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizdeki yıllık trafik facialarının insan maliyetidir bu. Bunun birkaç katı yaralıyı, sakatı vb. içermiyor. Hele milyarlarca liralık kaybı hiç. Bu kayıpların hiçbiri devletin cebinden çıkmıyor, otomobil sektörünün de&#8230; Biri mezar kazıcılığı görevini, diğeri yeni oto üretimini üstlenmiş. Ve binlerce oto tamircisi de geçimini bu kazaların üstünden sağlıyor. Şüphesiz sektörde çalışan on binlerce işçi de… Tüm bedelini halk ödüyor.</p>
<p>Otomobil bir tutku, bu tutku kentleri türlü çeşitli yaşanmaz hale getirmesine, İstanbul gibi kentlerde ulaşımı ulaşılmaz kılmasına rağmen. Bu manzara neredeyse dünya için de benzer. Otomobil, aynı zamanda büyük teknolojik yenilik geliştirme ve servetler kazanmanın da aracı. Dev oto şirketlerinin egemenliğinde!</p>
<p>Türkiye’de bir Devrim Otomobili yapıldı. 1960’ların başında. Ama bu millet, bu basın, alay ede ede Devrim otomobilini ve yaratıcılarını yerin dibine, projeyi sele kaptırdı, batırdı. Oysa oradan gidilseydi, bugün Türkiye bu sektörde inanılmaz yerlerde bulunabilirdi.</p>
<p>Oto üretiminde çağ atlatılıyor. Benzin rafa kalkıyor. Elektrikli arabalar geldi. Daha çok şarj istasyonu bekliyor. Bunun dışında <strong>sürücüsüz arabalar</strong> da yakında arz-ı endam edecekler.</p>
<p>Sürücüsüz arabalar gelince yollar tamamen yeniden tasarımlanacak. Dahası manyetik bantlar üzerinde gidip gelen otomobiller çağı başlayacak. Bu yol ve arabaların da prototipleri yapıldı. 25 yıl sonra yolların bambaşka bir görünüme sahip olacağını hayal edebiliriz. Bu durum, kazaları ne kadar azaltacak, bilmiyoruz.</p>
<p>Yerli ve Milli araba projesi tabii ki kapak konumuz. Bu konuyu inceliyor <strong>Tülay Akarsoy Altay. Ali Akurgal</strong> da irdeleyici ve ayrıca projenin başarılı olmasına yönelik yazıları ile yer alıyor. Öyle kolay değil. Hakkı verilirse projenin, Türkiye’nin kazanımı çok olur.</p>
<p>Dergimizdeki Akıllı Şehirler konusunda ilginç bir yazı da okuyacaksınız. Kentlerin çok sağlıklı ve başarılı bir yaşamı gerçekleştirmesi, ulus devletlerin mi yoksa kentlerin de ara sorunu. Ayrıca akıllı kentler akıllı trafik meselesi ile de bağlantılı. Nasıl bir kentte yaşamak istiyoruz, sorusuna çok yönlü bir yanıt bulacaksınız&#8230;</p>
<p><strong>AKM tarihi eser miydi?</strong></p>
<p><strong>Doğan Kuban</strong>, AKP’nin yıkılıp yerine benzer bir projenin yapılma kararı üzerine başlayan tartışmaya başka bir boyuttan yaklaşıyor ve <strong>“AKM tarihi eser mi değil mi, yoksa ne?” </strong>tartışmasını, İstanbul’da tarihi eser korumanın sıfırı tükettiği bir zaman içinde başlatıyor. Sahi tarihi eser ve korumacılığın ana ilkeleri nelerdi, anımsayan var mı?</p>
<p>Geçen sayılarımızda tarımın gözde yıldızı Hollanda’yı Türkiye ile kıyaslamıştık. Prof. Dr. <strong>Mustafa Kaymakçı</strong>, konuya çok değerli bir yazıyla katkıda bulunuyor ve tarımda ARGE ve ulusal politikalar eksikliğini ön plana çıkartıyor. Anlayan olacak mı?</p>
<p>Bir değerli bilim insanımızı kaybettik: Prof. Dr. <strong>Erol Başar</strong>. Beyin araştırmaları konusunda dünya literatürüne özgün katkıları olan Başar, geçmişte CBT’de yazılarına, söyleşilerine yer vermiştik. Ülkemizde TÜBA gibi bilim kurumlarımızda bile değeri bilinmeyen bu bilim insanımızı, öğrencileri çok güzel bir yazı ile anlatıyorlar. Bilime önemli katkılarını okuyun lütfen. Ülkemiz ulusal bilim ve teknoloji politikalarının büyük yazarı <strong>Aykut Göker</strong>’i birinci ölüm yıldönümünde anan yazıyı da <strong>Müfit Akyos</strong>’un kaleminden okuyacaksınız. Bugün de Ankara’da Bilim ve Aydınlanma, 21. Yüzyıl Planlama toplantısında anılacak. Yer Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Mülkiye Şeref Salonu. Saat 9.30-17.30 arası.</p>
<p>HBT ile geleceği kuruyoruz. Katkılarınızla desteklerinizle büyüyeceğiz. Daha geniş okur kitlesine ulaşacağız. Güzel ve yaşanılır bir ülke için, insanlarımız için, gençlerimiz için&#8230;</p>
<p>Gelecek Cuma yeniden birlikte olacağız. Sevgiyle kalın.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Bilim Akademisi Popüler Bilim Konferansları</strong></p>
<p><strong>Arıtma Tesislerimiz Antibiyotik Direnci ile Mücadele Edebilir Mi?</strong></p>
<p>Bilim Akademisi Popüler Bilim Konferansları kapsamında <strong>Arıtma Tesislerimiz Antibiyotik Direnci ile Mücadele Edebilir Mi?</strong> konulu konferans 18 Kasım Cumartesi günü saat 12:00’de Salon İKSV’de yapılacak. Konferansı İTÜ İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi ve Bilim Akademisi üyesi <strong>Prof. Dr. İdil Arslan Alaton</strong> gerçekleştirecek</p>
<p>Ayrıntılı bilgi için: <a href="https://www.facebook.com/events/1287365651408779/">https://www.facebook.com/events/1287365651408779</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yilda-8-10-bin-olu-viz-gelir-bize-vizz">Yılda 8-10 bin ölü, vız gelir bize vızz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8295</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İçimizdeki ilkeller ve ölüm eşiğinde yaşamını sürdüren 2 milyar insan</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/icimizdeki-ilkeller-olum-esiginde-yasamini-surduren-2-milyar-insan</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jul 2017 06:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[ateist]]></category>
		<category><![CDATA[burs]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital abonelik]]></category>
		<category><![CDATA[dna]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[ilkellik]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kafkas]]></category>
		<category><![CDATA[mitokondri]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm eşiği]]></category>
		<category><![CDATA[otomotiv sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[prof. dr. bülent epir]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[uygarlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=7154</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evet, uygarlık ve çağdaşlık konularını biraz daha derinleştiriyor ve fotoğrafı netleştiriyor Doğan Kuban. Çağdaşlığı ve uygarlığı nasıl tarif edeceğiz: &#8220;Dünya bir kapalı hayvanat bahçesi değil, açık bir insan müzesidir. Bu müzenin insanları, ehli hayvanlar gibi, çağdaş insanlarla birlikte yaşarlar. Çağdaş toplum denen, aslında bu akıl almaz çeşitliliğin yarattığı karmaşadır.&#8221; Şimdi gelin bu müzedeki veya bahçedeki ilkelliklerden mesela Sakarya’da kavga ettiği çalışma arkadaşının karısını ve çocuğunu kaçırıp her ikisini de öldüren iki kişiyi düşünün… Yok yok, mesele sadece o iki kişi mi, 200 milyon kişinin II. Dünya Savaşı’ndan sonra öldürülmesine neden olanlar? Yılda 7 bin kişi ülkemizde ve 1 milyon kişi dünyada trafik kazalarında ölüyor! Yaşasın Otomotiv sanayi! Kuban’ın yazısını kaçırmayın. 76 derecede tüm canlılar ölecek: Ölüm eşiği Camilo Mora ve arkadaşları, son 35 yıl içinde yayınlanan en az 1900 araştırmayı inceleyerek çok önemli saptamalarda bulundu. En önemlisi iklim değişikliğinin öncelikle etkilediği ve 2 milyar insanın yaşadığı bölgelerde “ölüm eşiği” kavramı. Mora, Hawaii’li bilim insanı. Biz Hawaii’yi tatil cenneti, sahil, kum, güneş, palmiye olarak biliriz. Ama iklimin de etkileyeceği bölgelerden biri. Hele deniz seviyesi yükselince… Ölümcül sıcak dalgaları, bir vuruşta en az 70 bin kişiyi götürmüştü. 2010’da Moskova’da 10 bin kişiyi, Fransa’da, Berlin’de&#8230; Türkiye’de “sıcaktan öldü&#8230;” tekil haberlerini biliyoruz. Ama sıcak dalgalarının beyin, kalp krizi ve diğer nedenlere yol açarak kaç bin kişiyi götürdüğünün kayıtları yoktur bizde. Tahran’da geçen yıl 54 derece kaydedildi, bu dünyadaki en yüksek kayıt&#8230; Yanı başımızda ve büyük risk altındayız&#8230; 76 derecede tüm hayat duruyor! Kapsamlı ve çok önemli bir iklimin hayatı nasıl öldüreceği konusunda kapsamlı bir rapor sunuyoruz. Ve biz hiçbir şeye hazır değiliz! HBT’nin sayfalarında haberler arasında dolaşıyoruz: Kilo vermede bilimsel olarak kanıtlanmış en etkili kahvaltılık önerisi var. Bizi de ilgilendiren bir Kafkas bölgesi araştırması: İpek Yolu üzerinde Batı ile Doğu arasında bir köprü olmasına rağmen, “Tam 8.000 yıldır değişim yok gibi, Güney Kafkasya bölgesinde yaşayan halkların eski çağlara ait mitokondriyal DNA’lar incelendiğinde bölgede çok uzun süredir hiç büyük değişimin yaşanmamış olduğu görüldü!” Tabii, bilim yeni bir ufuk buldu kendine: Hücre kümelerinden tek hücre biyolojisine&#8230; Bu alan başlı başına bir dala evriliyor. Tüm sırlar orada! “Ateistler, inançlı kişilerden daha mı zeki”, tartışma yaratacak bir araştırma&#8230;  Bu arada Cem Say Deha Nedir’i, Ali Akurgal bilim ve teknoloji üretiminde eksik halka olarak sanat ve kültür yokluğunu yazıyor. Tanol Türkoğlu “Dijital Para”yı sürdürüyor. Mustafa Çetiner “Yaşam bir turnusol kağıdıdır” yazısını paylaşıyor. Bu arada, ilginç konuları her hafta ileten iki köşenin başlıklarını duyuralım: Bilgi nedir neden bilgiyi ararız ve susayınca ne içmeli? Ve daha onlarca ilginç konuyla bir “sıcak HBT” sizlerle. Unutmayın her Cuma beyin besleme günü ve uğraşımız geleceği kurmaya çalışmak. *** &#160; Prof. Dr. Bülent Epir Bursu ODTÜ Bilgisayar Bölümü mezunlarından yazarımız Tanol Türkoğlu’nun öncülüğüyle, bölüm kurucusu Prof. Dr. Bülent Epir adına 42 adet “HBT Dijital Abonelik Bursu” oluşturuldu. Lise ve üniversite öğrencileri başvuruyor. Derginin iç sayfalarında ayrıntıları bulacaksınız&#8230; Gelecek sayıya kadar sevgiyle kalın.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/icimizdeki-ilkeller-olum-esiginde-yasamini-surduren-2-milyar-insan">İçimizdeki ilkeller ve ölüm eşiğinde yaşamını sürdüren 2 milyar insan</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Evet, uygarlık ve çağdaşlık konularını biraz daha derinleştiriyor ve fotoğrafı netleştiriyor <strong>Doğan Kuban</strong>. Çağdaşlığı ve uygarlığı nasıl tarif edeceğiz: <em>&#8220;Dünya bir kapalı hayvanat bahçesi değil, açık bir insan müzesidir. Bu müzenin insanları, ehli hayvanlar gibi, çağdaş insanlarla birlikte yaşarlar. Çağdaş toplum denen, aslında bu akıl almaz çeşitliliğin yarattığı karmaşadır.&#8221;</em></p>
<p><strong>Şimdi gelin bu müzedeki veya bahçedeki ilkelliklerden mesela Sakarya’da kavga ettiği çalışma arkadaşının karısını ve çocuğunu kaçırıp her ikisini de öldüren iki kişiyi düşünün…</strong></p>
<p><strong>Yok yok, mesele sadece o iki kişi mi, 200 milyon kişinin II. Dünya Savaşı’ndan sonra öldürülmesine neden olanlar? Yılda 7 bin kişi ülkemizde ve 1 milyon kişi dünyada trafik kazalarında ölüyor! Yaşasın Otomotiv sanayi! </strong></p>
<p>Kuban’ın yazısını kaçırmayın.</p>
<p><strong>76 derecede tüm canlılar ölecek: Ölüm eşiği</strong></p>
<p><strong>Camilo Mora</strong> ve arkadaşları, son 35 yıl içinde yayınlanan en az 1900 araştırmayı inceleyerek çok önemli saptamalarda bulundu. En önemlisi iklim değişikliğinin öncelikle etkilediği ve 2 milyar insanın yaşadığı bölgelerde “<strong>ölüm eşiği</strong>” kavramı.</p>
<p>Mora, Hawaii’li bilim insanı. Biz Hawaii’yi tatil cenneti, sahil, kum, güneş, palmiye olarak biliriz. Ama iklimin de etkileyeceği bölgelerden biri. Hele deniz seviyesi yükselince…</p>
<p>Ölümcül sıcak dalgaları, bir vuruşta en az 70 bin kişiyi götürmüştü. 2010’da Moskova’da 10 bin kişiyi, Fransa’da, Berlin’de&#8230; Türkiye’de “sıcaktan öldü&#8230;” tekil haberlerini biliyoruz. Ama sıcak dalgalarının beyin, kalp krizi ve diğer nedenlere yol açarak kaç bin kişiyi götürdüğünün kayıtları yoktur bizde.</p>
<p>Tahran’da geçen yıl 54 derece kaydedildi, bu dünyadaki en yüksek kayıt&#8230; Yanı başımızda ve büyük risk altındayız&#8230; 76 derecede tüm hayat duruyor! Kapsamlı ve çok önemli bir iklimin hayatı nasıl öldüreceği konusunda kapsamlı bir rapor sunuyoruz. Ve biz hiçbir şeye hazır değiliz!</p>
<p>HBT’nin sayfalarında haberler arasında dolaşıyoruz: Kilo vermede bilimsel olarak kanıtlanmış <strong>en etkili kahvaltılık</strong> önerisi var. Bizi de ilgilendiren bir Kafkas bölgesi araştırması: İpek Yolu üzerinde Batı ile Doğu arasında bir köprü olmasına rağmen, “<strong>Tam 8.000 yıldır değişim yok gibi, Güney Kafkasya bölgesinde yaşayan halkların eski çağlara ait mitokondriyal DNA’lar incelendiğinde bölgede çok uzun süredir hiç büyük değişimin yaşanmamış olduğu görüldü!”</strong></p>
<p>Tabii, bilim yeni bir ufuk buldu kendine: Hücre kümelerinden tek hücre biyolojisine&#8230; Bu alan başlı başına bir dala evriliyor. Tüm sırlar orada! “<strong>Ateistler, inançlı kişilerden daha mı zeki”, </strong>tartışma yaratacak bir araştırma&#8230;  Bu arada <strong>Cem Say</strong> Deha Nedir’i, <strong>Ali Akurgal</strong> bilim ve teknoloji üretiminde eksik halka olarak sanat ve kültür yokluğunu yazıyor. <strong>Tanol Türkoğlu</strong> “Dijital Para”yı sürdürüyor. <strong>Mustafa Çetiner</strong> “Yaşam bir turnusol kağıdıdır” yazısını paylaşıyor.</p>
<p>Bu arada, ilginç konuları her hafta ileten iki köşenin başlıklarını duyuralım: Bilgi nedir neden bilgiyi ararız ve susayınca ne içmeli? Ve daha onlarca ilginç konuyla bir “sıcak HBT” sizlerle.</p>
<p>Unutmayın her Cuma beyin besleme günü ve uğraşımız geleceği kurmaya çalışmak.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Prof. Dr. Bülent Epir Bursu</strong></p>
<p>ODTÜ Bilgisayar Bölümü mezunlarından yazarımız Tanol Türkoğlu’nun öncülüğüyle, bölüm kurucusu Prof. Dr. Bülent Epir adına <strong>42 </strong>adet “HBT Dijital Abonelik Bursu” oluşturuldu. Lise ve üniversite öğrencileri başvuruyor. Derginin iç sayfalarında ayrıntıları bulacaksınız&#8230;</p>
<p>Gelecek sayıya kadar sevgiyle kalın.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/icimizdeki-ilkeller-olum-esiginde-yasamini-surduren-2-milyar-insan">İçimizdeki ilkeller ve ölüm eşiğinde yaşamını sürdüren 2 milyar insan</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7154</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
