<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>paris arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/paris/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/paris</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 May 2019 12:05:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Notre Dame Katedrali 5 yıl içinde küllerinden doğacak</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/notre-dame-katedrali-5-yil-icinde-kullerinden-dogacak</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 May 2019 12:05:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[3D]]></category>
		<category><![CDATA[Assassin's Creed]]></category>
		<category><![CDATA[Emmanuel Macron]]></category>
		<category><![CDATA[fransa]]></category>
		<category><![CDATA[katedral]]></category>
		<category><![CDATA[lazer]]></category>
		<category><![CDATA[mimari]]></category>
		<category><![CDATA[notre dame]]></category>
		<category><![CDATA[paris]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=13872</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir tarih kül oldu. Ama teknoloji, tarihi küllerinden yeniden canlandırmaya hazır. Fransa’nın Notre Dame Katedrali’nden bahsediyoruz. İki hafta önce bilinemeyen bir sebepten ötürü başlayan yangın, 850 yıllık tarihi yapıyı yok olmayla burun buruna getirmişti. Yangın birçok şeyi yakıp kül etse de kalıntıların üzerinden yeni bir yapı yükselmesi planlanıyor. Zira Fransa, Notre Dame’i sadece 5 yılda yeniden inşa etmek istiyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Paris’in ikonik katedralini eski ihtişamına, hatta “daha önce olduğundan daha güzel” hale getirmeye söz verdi. Hem de sadece beş yıl içinde. Peki ama nasıl? Tabii ki teknoloji sayesinde. Katedralin yeniden inşasına yardım etmek için toplanan 835 milyon dolarla birlikte teknolojinin tüm olanakları kullanılacak. Geçmişi yeniden inşa etmek için yeni araçlar Yangının en büyük kurbanı, katedralin ahşap çatısı oldu. 19. yüzyılın sonlarında gerçekleşen bir yenileme sırasında, mimar Eugène Emmanuel Viollet-le-Duc&#8217;un rehberliğinde inşa edilen çan kulesi yangın sırasında yerle bir oldu. Yangının Notre Dame’a verdiği zararı inceleyen püristler, onarım ve restorasyon çalışmalarında aslına sadık malzeme ve tekniklere saygı göstermesi gerektiğini düşünse de Fransız hükümeti, mimarları, kuleyi çağımızın gerekliliklerini göz önünde bulundurarak yeniden tasarlamaları için teşvik ediyor. Uluslararası bir yarışmanın, yeni bir kule mi yoksa aslına birebir sadık bir yapı mı inşa edilmesi gerektiği sorunsalını çözeceğini ifade eden Başbakan Edouard Philippe, gerekirse katedralin yeni kulesinin çağımızın tekniklerine ve zorluklarına göre inşa edileceğine işaret etti. Tıpatıp ya da yepyeni bir çan kulesi; bunlardan hangisi olursa olsun kesin olan tek bir şey var; o da kulenin yapımında teknolojinin yardımına başvurulacak olması. Notre Dame&#8217;ı bu kadar kısa sürede yeniden inşa etme projesinin, lazer tarama ve 3D baskı gibi teknolojilerle gerçekleştirilmesi planlanıyor. Teknolojinin tüm imkanları kullanılacak New York merkezli bir mimarlık firması olan EDG, süslü yapıların ve eski binaların restorasyonunda 3D baskı tekniklerini kullanıyor. EDG, hassas tarama ve kalıplar kullanılarak geleneksel inşaat teknikleriyle çağımızın gerekliliklerini bir araya getirmek için beton bir çözelti ile doldurulan, takviye telleri de içeren son derece hassas 3D-baskılı plastik kalıplar üretiyor. Bu tekniğin aynı zamanda oldukça ucuz olduğuna vurgu yapılıyor. Hassas tarama, bir nesnenin yüzeyine lazerlerle bir dizi desen yansıtmayı içeriyor. Bu modeller iki kameradan oluşan kalibre edilmiş bir 3D sensörle izlenip kaydediliyor. Bu, taranan yüzeyin ayrıntılı ve işlenmiş bir görüntüsünü oluşturuyor. EDG, New York’ta yüksek onarım masrafları nedeniyle yıkılması planlanan binaları yeniden inşa eden restorasyonlar yapıyor. Bu projenin, New York&#8217;ta ve tüm dünyada bozulmakta olan mimari hazinelerin çoğunu kurtarmanın ve onarmanın bir yolunu bulma hedefi ile başladığını söyleyen EDG’nin kurucusu John Meyer, doğuştan gelen güzelliği ve zengin tarihiyle kültürel değerlerin, onarımlarının yüksek maliyeti yüzünden yok olduğunu ifade ediyor. Fransızların, başlatmış oldukları projeyle Notre Dame’ın yok olmasına göz yummayacağı ise aşikâr. Hem teknolojinin sağladığı “ucuz” maliyet olanaklarıyla. Fransız mimar Jean-Michel Wilmotte ise Paris&#8217;te yüksek profilli restorasyon ve yeni inşa projeleri gerçekleştiriyor. Wilmotte, Viollet-Le-Duc’un tasarladığı kulenin tıpatıp aynısının yapılmasının grotesk bir pastiş olabileceğini belirtiyor. Bu tarz durumlarda modern teknik ve teknolojinin kullanılmasını savunuyor. Ayrıca, Viollet-Le-Duc tarafından tasarlanan kulenin yeninden inşası için 21. yüzyılın mevcut araçlarının kullanılması gerektiğini ifade ediyor. “Ahşap veya kurşun yerine daha hafif, daha sanayileşmiş sistemler önermeyi tercih ederim” diyen Wilmotte, tavanda titanyum kullanılması gerektiğinin altını çizerek “kurşunsuz ve üç kat daha hafif bir malzemeyle benzer bir görünüm” öneriyor. Notre-Dame’ın yeniden inşası için bir kolaylık daha mevcut. Bundan yaklaşık dört yıl önce, sanat tarihçisi Andrew Tallon, Notre Dame Katedrali&#8217;ni dijital olarak haritalandırmak için lazer kullanmıştı. Onun çalışmaları da tarihi katedrali kurtarmaya yardım edebilir. 18 Kasım 2018’de vefat eden Tallon, lazer tarayıcıların Gotik mimarisinin yapısını yeniden inşa etmek için kullanılabileceğini ilk fark eden kişi değildi. Fakat Ortaçağ mimarisi üzerine çalışan mimarları ikna etmek için eski yöntemler gibi hataya yer bırakmayan bu taramaları ilk o kullanmıştı. Video oyunu için katedralin tüm detayları kayıt altına alınmıştı Notre-Dame için bir başka teknoloji kullanımı desteği ise detaylı 3D modellemelerinin kullanıldığı bir bilgisayar oyunu firmasından geldi. 2014 yılında piyasaya sürülen Assassin&#8217;s Creed Unity oyununun tasarımcısı Caroline Mousse, oyunda mümkün olduğunca doğru bir mekân tasviri oluşturmak için katedralin ayrıntılarını inceleyerek iki yıl geçirmişti. Sanatçı, “Oyunda başka şeyler de yaptım, ancak zamanımın %80&#8217;i Notre Dame&#8217;da geçti” dedi. Ancak Ubisoft firmasının söz konusu modellemeleri Fransız hükümetine verip vermeyeceği konusunda henüz bir bilgi yok. Kimilerine göre Macron’un beş yıl içinde tamamlanmış bir Notre Dame projesiyle ilgili cesur vizyonu aşırı hırslı gözükebilir. Macron’un bu ikonik simgeyi, 2024 yılında Paris&#8217;te gerçekleştirilecek olimpiyatlara yetiştirme hedefi, bu projeye gerekli ivmeyi sağlayabilir. Batuhan Sarıcan / batusarican@gmail.com Kaynakça: https://www.thelocal.fr/20190418/can-notre-dame-really-be-rebuilt-in-time-for-the-2024-paris-olympics https://www.weforum.org/agenda/2019/04/france-wants-to-rebuild-notre-dame-in-just-five-years-here-s-how-new-technology-can-help https://www.businessinsider.com/notre-dame-cathedral-assassins-creed-2019-4 https://news.nationalgeographic.com/2015/06/150622-andrew-tallon-notre-dame-cathedral-laser-scan-art-history-medieval-gothic/</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/notre-dame-katedrali-5-yil-icinde-kullerinden-dogacak">Notre Dame Katedrali 5 yıl içinde küllerinden doğacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir tarih kül oldu. Ama teknoloji, tarihi küllerinden yeniden canlandırmaya hazır. Fransa’nın Notre Dame Katedrali’nden bahsediyoruz. İki hafta önce bilinemeyen bir sebepten ötürü başlayan yangın, 850 yıllık tarihi yapıyı yok olmayla burun buruna getirmişti. Yangın birçok şeyi yakıp kül etse de kalıntıların üzerinden yeni bir yapı yükselmesi planlanıyor.</p>
<p>Zira Fransa, Notre Dame’i sadece 5 yılda yeniden inşa etmek istiyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Paris’in ikonik katedralini eski ihtişamına, hatta “daha önce olduğundan daha güzel” hale getirmeye söz verdi. Hem de sadece beş yıl içinde. Peki ama nasıl? Tabii ki teknoloji sayesinde. Katedralin yeniden inşasına yardım etmek için toplanan 835 milyon dolarla birlikte teknolojinin tüm olanakları kullanılacak.</p>
<p><strong>Geçmişi yeniden inşa etmek için yeni araçlar</strong></p>
<p>Yangının en büyük kurbanı, katedralin ahşap çatısı oldu. 19. yüzyılın sonlarında gerçekleşen bir yenileme sırasında, mimar Eugène Emmanuel Viollet-le-Duc&#8217;un rehberliğinde inşa edilen çan kulesi yangın sırasında yerle bir oldu.</p>
<p>Yangının Notre Dame’a verdiği zararı inceleyen püristler, onarım ve restorasyon çalışmalarında aslına sadık malzeme ve tekniklere saygı göstermesi gerektiğini düşünse de Fransız hükümeti, mimarları, kuleyi çağımızın gerekliliklerini göz önünde bulundurarak yeniden tasarlamaları için teşvik ediyor.</p>
<p>Uluslararası bir yarışmanın, yeni bir kule mi yoksa aslına birebir sadık bir yapı mı inşa edilmesi gerektiği sorunsalını çözeceğini ifade eden Başbakan Edouard Philippe, gerekirse katedralin yeni kulesinin çağımızın tekniklerine ve zorluklarına göre inşa edileceğine işaret etti.</p>
<p>Tıpatıp ya da yepyeni bir çan kulesi; bunlardan hangisi olursa olsun kesin olan tek bir şey var; o da kulenin yapımında teknolojinin yardımına başvurulacak olması. Notre Dame&#8217;ı bu kadar kısa sürede yeniden inşa etme projesinin, lazer tarama ve 3D baskı gibi teknolojilerle gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>
<div id="attachment_13876" style="width: 310px" class="wp-caption alignleft"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-13876" class="wp-image-13876 size-medium" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/05/notre-dame-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/05/notre-dame-300x200.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/05/notre-dame-1024x683.jpg 1024w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/05/notre-dame.jpg 1050w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><p id="caption-attachment-13876" class="wp-caption-text">Cumhurbaşkanı Macron’un da duruma el atmasıyla birlikte Katedral&#8217;in 2024’te Paris’te gerçekleşecek olimpiyatlara yetiştirilmesi planlanıyor. Katedralin yeniden inşasına yardım etmek için toplanan 835 milyon dolarla birlikte 3D modellemeden lazer tekniklerine kadar teknolojinin tüm olanaklarının kullanılması bekleniyor.</p></div>
<p><strong>Teknolojinin tüm imkanları kullanılacak</strong></p>
<p>New York merkezli bir mimarlık firması olan EDG, süslü yapıların ve eski binaların restorasyonunda 3D baskı tekniklerini kullanıyor. EDG, hassas tarama ve kalıplar kullanılarak geleneksel inşaat teknikleriyle çağımızın gerekliliklerini bir araya getirmek için beton bir çözelti ile doldurulan, takviye telleri de içeren son derece hassas 3D-baskılı plastik kalıplar üretiyor. Bu tekniğin aynı zamanda oldukça ucuz olduğuna vurgu yapılıyor.</p>
<p>Hassas tarama, bir nesnenin yüzeyine lazerlerle bir dizi desen yansıtmayı içeriyor. Bu modeller iki kameradan oluşan kalibre edilmiş bir 3D sensörle izlenip kaydediliyor. Bu, taranan yüzeyin ayrıntılı ve işlenmiş bir görüntüsünü oluşturuyor. EDG, New York’ta yüksek onarım masrafları nedeniyle yıkılması planlanan binaları yeniden inşa eden restorasyonlar yapıyor.</p>
<p>Bu projenin, New York&#8217;ta ve tüm dünyada bozulmakta olan mimari hazinelerin çoğunu kurtarmanın ve onarmanın bir yolunu bulma hedefi ile başladığını söyleyen EDG’nin kurucusu John Meyer, doğuştan gelen güzelliği ve zengin tarihiyle kültürel değerlerin, onarımlarının yüksek maliyeti yüzünden yok olduğunu ifade ediyor. Fransızların, başlatmış oldukları projeyle Notre Dame’ın yok olmasına göz yummayacağı ise aşikâr. Hem teknolojinin sağladığı “ucuz” maliyet olanaklarıyla.</p>
<p>Fransız mimar Jean-Michel Wilmotte ise Paris&#8217;te yüksek profilli restorasyon ve yeni inşa projeleri gerçekleştiriyor. Wilmotte, Viollet-Le-Duc’un tasarladığı kulenin tıpatıp aynısının yapılmasının grotesk bir pastiş olabileceğini belirtiyor. Bu tarz durumlarda modern teknik ve teknolojinin kullanılmasını savunuyor. Ayrıca, Viollet-Le-Duc tarafından tasarlanan kulenin yeninden inşası için 21. yüzyılın mevcut araçlarının kullanılması gerektiğini ifade ediyor.</p>
<p>“Ahşap veya kurşun yerine daha hafif, daha sanayileşmiş sistemler önermeyi tercih ederim” diyen Wilmotte, tavanda titanyum kullanılması gerektiğinin altını çizerek “kurşunsuz ve üç kat daha hafif bir malzemeyle benzer bir görünüm” öneriyor.</p>
<p>Notre-Dame’ın yeniden inşası için bir kolaylık daha mevcut. Bundan yaklaşık dört yıl önce, sanat tarihçisi Andrew Tallon, Notre Dame Katedrali&#8217;ni dijital olarak haritalandırmak için lazer kullanmıştı. Onun çalışmaları da tarihi katedrali kurtarmaya yardım edebilir.</p>
<p>18 Kasım 2018’de vefat eden Tallon, lazer tarayıcıların Gotik mimarisinin yapısını yeniden inşa etmek için kullanılabileceğini ilk fark eden kişi değildi. Fakat Ortaçağ mimarisi üzerine çalışan mimarları ikna etmek için eski yöntemler gibi hataya yer bırakmayan bu taramaları ilk o kullanmıştı.</p>
<p><strong>Video oyunu için katedralin tüm detayları kayıt altına alınmıştı </strong></p>
<p>Notre-Dame için bir başka teknoloji kullanımı desteği ise detaylı 3D modellemelerinin kullanıldığı bir bilgisayar oyunu firmasından geldi. 2014 yılında piyasaya sürülen Assassin&#8217;s Creed Unity oyununun tasarımcısı Caroline Mousse, oyunda mümkün olduğunca doğru bir mekân tasviri oluşturmak için katedralin ayrıntılarını inceleyerek iki yıl geçirmişti. Sanatçı, “Oyunda başka şeyler de yaptım, ancak zamanımın %80&#8217;i Notre Dame&#8217;da geçti” dedi. Ancak Ubisoft firmasının söz konusu modellemeleri Fransız hükümetine verip vermeyeceği konusunda henüz bir bilgi yok.</p>
<p>Kimilerine göre Macron’un beş yıl içinde tamamlanmış bir Notre Dame projesiyle ilgili cesur vizyonu aşırı hırslı gözükebilir. Macron’un bu ikonik simgeyi, 2024 yılında Paris&#8217;te gerçekleştirilecek olimpiyatlara yetiştirme hedefi, bu projeye gerekli ivmeyi sağlayabilir.</p>
<p><strong>Batuhan Sarıcan</strong> / <a href="mailto:batusarican@gmail.com">batusarican@gmail.com</a></p>
<p><strong>Kaynakça:</strong></p>
<p><a href="https://www.thelocal.fr/20190418/can-notre-dame-really-be-rebuilt-in-time-for-the-2024-paris-olympics">https://www.thelocal.fr/20190418/can-notre-dame-really-be-rebuilt-in-time-for-the-2024-paris-olympics</a></p>
<p><a href="https://www.weforum.org/agenda/2019/04/france-wants-to-rebuild-notre-dame-in-just-five-years-here-s-how-new-technology-can-help">https://www.weforum.org/agenda/2019/04/france-wants-to-rebuild-notre-dame-in-just-five-years-here-s-how-new-technology-can-help</a></p>
<p><a href="https://www.businessinsider.com/notre-dame-cathedral-assassins-creed-2019-4">https://www.businessinsider.com/notre-dame-cathedral-assassins-creed-2019-4</a></p>
<p><a href="https://news.nationalgeographic.com/2015/06/150622-andrew-tallon-notre-dame-cathedral-laser-scan-art-history-medieval-gothic/">https://news.nationalgeographic.com/2015/06/150622-andrew-tallon-notre-dame-cathedral-laser-scan-art-history-medieval-gothic/</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/notre-dame-katedrali-5-yil-icinde-kullerinden-dogacak">Notre Dame Katedrali 5 yıl içinde küllerinden doğacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13872</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yıkmadan yapmak: Paris’ten iki örnek</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/edip-emil-oymen/yikmadan-yapmak-paristen-iki-ornek</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Edip Emil Öymen]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Jul 2017 11:00:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edip Emil Öymen]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[CEO]]></category>
		<category><![CDATA[eski bina]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Freyssinet İstasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Jean-Michel Wilmotte]]></category>
		<category><![CDATA[kamu yararı]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[orijinal]]></category>
		<category><![CDATA[paris]]></category>
		<category><![CDATA[renovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[startup]]></category>
		<category><![CDATA[Station F]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi doku]]></category>
		<category><![CDATA[üretmek]]></category>
		<category><![CDATA[Xavier Niel]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=7261</guid>

					<description><![CDATA[<p>Paris’te, 1929 – 2006 arasında yük istasyonu olarak kullanılan, sonra terk edilen Freyssinet İstasyonu’nda dünyanın en büyük startup merkezi Station F adıyla hizmete girdi. (Türkçede de startup desek de, startup diye “işe yeni başlayan, çoğunlukla dijitalle meşgul” şirketlere diyoruz.) 33 bin 747 metrekare alanda, 58 x 310 metre boyutlu bina, dijital işlere uygun bir şekilde sıfırdan restore edildi. Fransız star mimar Jean-Michel Wilmotte, bir dijital kampüs yarattı. İçinde 9 bin kişi çalışabilecek. Faturayı, Fransa’nın sıfırdan tekno milyarderi Xavier Niel ödüyor: 250 milyon euro. Kişisel kazanç yok Bu mükemmel projeden Mösyö Niel ne kazanacak? Hiç. Kişisel kazancı sıfır. Tamamen kamu yararına, kâr amacı gütmeyen, “yeter ki gençlerin arasından yeni Mark’lar, yeni Steve’ler çıksın” diyen bir işadamı bu: Ülkenin önemli bir internet servis sağlayıcısı, ayrıca Iliad-Free telefon şirketinin sahibi, LeMonde gazetesinin de ortağı. Açılışı 29 Haziran’da Cumhurbaşkanı Macron ve eşi yaptılar. Macron’un genç ve dinamik hallerine, Station F tam uydu. “Bu ülkenin, baştan aşağı bir startup olmasını istiyorum” diyen milenyum bir cumhurbaşkanı işbaşında. Bir önceki başkan Hollande da kendi vakfını buraya taşıyor. “La France s’engage” adlı vakfıyla sosyal inovasyona destek olacak. Bilgi toplumu siyasetçileri, siyasetten sonra başka işlerle de kamu hizmetine devam edebiliyorlar. 7/24 yaratıcılık Station F orijinal bir yer: Binayı enlemesine kesen iki yaya yolu düşünüldü. Bina, “bina” olarak değil, içinden yol geçen bir köy olarak yeniden tasarlandı. 24 saat açık olacak. Startup şirket çalışanlarına alt katta dolaplar, duşlar olacak. Ayrıca 1,000 masalı (4 mutfaklı) restoran 24 saat açık olacak. Yeter ki yaratıcı yenilikçi beyinler şunu-bunu-onu dert etmeden sadece üretsinler. Bütün bu destekler için binanın dışına da çıkılacak: Residence F adlı 600 odalı, her odada 6 kişinin kalacağı bir “yurt” da yapılıyor bir kilometre kadar uzağına. Station F işletme masrafı yılda 7 milyon euro şöyle karşılanacak: Esas mekân “Create” (Yaratma) adıyla 26 tema programı ve 3 bin masa/PC’li bir bölüm olacak. Bu bölümün sponsorları var: Facebook CEO’su Sheryl Sandberg, daha inşaat sürerken bir kaç kez geldi gitti buraya. Microsoft AI, Ubisoft video oyuncusu, Sale-private.com, vb. Fikrin varsa, gel Bir başka mekân “Founder Program” olacak: Burada iş geliştirme ve girişimcilik ön planda. Sponsoru HEC işletme okulu. Ayda 195 euro ödeyen bir startup burada “istediği kadar” kalıp çalışabilecek. 200 startup’a yer var. Paris gibi sıkışık ve pek pahalı bir şehrin göbeğinde, üstelik Seine Nehri’nin kıyısında bu fiyat üç kuruş. “Fighters” (Savaşçı) adlı üçüncü mekân ise Station F fikir ve uygulama babası Niel’in fikri: Yoksul, ama fikri olan gençler, eğitimsiz dahi olsalar, eğer pırıltılarını gösterebilirlerse, bu mekânı bedava kullanacak. “Share” kısmı, ismi üstünde, ortak kullanım alanı. Toplantı odaları, eski gemi konteynerlerinden yapıldı. 360 kişilik konferans salonu ve diğer hizmet alanlarıyla Station F, kendi başına bir turizm cazibe adresi de olacağı muhakkak. Kapının önünde metro istasyonu: Quai de la Gare. Antrepro, konut oldu Bir diğer renovasyon projesi, şehrin kuzeyinde, turizmden uzakta, kirli-pis eski sanayi bölgesindeki Entrepôt Macdonald. Uzunluğu 617 metre, yüksekliği 16 metre, 165 bin metrekare bu binayı bir değil, bir kaç değil, 15 değişik mimar farklı biçim ve işlevlerle yeniden yarattı. Kimse, yıkalım, başka bir şey yapalım demedi. Zaten bina 1970 yapımıydı. Paris gibi tarihini, dokusunu, şehir hafızasını korumaya titizlenen bir kültür için 1970 ne ki? Henüz “geçen gün” kadar yakın. Ülkenin doğu yönüne kalkan trenlerin istasyonu Gare de l&#8217;est yakınındaki tozlu gri bina, şimdi rengarenk, farklı üslûplu, “bakılası” yeni bir esere dönüştü. Paris Belediyesi’nin renovasyon listesinde bu tür 17 yapı var. Ve bir de artık kullanılmayan, boş duran 32 km tren hattı: Petite Ceinture. Burasını da yürüyüş ve bisiklet yoluna dönüştürecekler. Edip Emil Öymen *Bu yazı 21.07.2017 tarihli Dünya gazetesinde yayınlandı.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/edip-emil-oymen/yikmadan-yapmak-paristen-iki-ornek">Yıkmadan yapmak: Paris’ten iki örnek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Paris’te, 1929 – 2006 arasında yük istasyonu olarak kullanılan, sonra terk edilen Freyssinet İstasyonu’nda dünyanın en büyük startup merkezi Station F adıyla hizmete girdi. (Türkçede de startup desek de, startup diye “işe yeni başlayan, çoğunlukla dijitalle meşgul” şirketlere diyoruz.) 33 bin 747 metrekare alanda, 58 x 310 metre boyutlu bina, dijital işlere uygun bir şekilde sıfırdan restore edildi. Fransız star mimar Jean-Michel Wilmotte, bir dijital kampüs yarattı. İçinde 9 bin kişi çalışabilecek. Faturayı, Fransa’nın sıfırdan tekno milyarderi Xavier Niel ödüyor: 250 milyon euro.</p>
<p><strong>Kişisel kazanç yok</strong></p>
<p>Bu mükemmel projeden Mösyö Niel ne kazanacak? Hiç. Kişisel kazancı sıfır. Tamamen kamu yararına, kâr amacı gütmeyen, “yeter ki gençlerin arasından yeni Mark’lar, yeni Steve’ler çıksın” diyen bir işadamı bu: Ülkenin önemli bir internet servis sağlayıcısı, ayrıca Iliad-Free telefon şirketinin sahibi, LeMonde gazetesinin de ortağı.</p>
<p>Açılışı 29 Haziran’da Cumhurbaşkanı Macron ve eşi yaptılar. Macron’un genç ve dinamik hallerine, Station F tam uydu. “Bu ülkenin, baştan aşağı bir startup olmasını istiyorum” diyen milenyum bir cumhurbaşkanı işbaşında. Bir önceki başkan Hollande da kendi vakfını buraya taşıyor. “La France s’engage” adlı vakfıyla sosyal inovasyona destek olacak. Bilgi toplumu siyasetçileri, siyasetten sonra başka işlerle de kamu hizmetine devam edebiliyorlar.</p>
<p><strong>7/24 yaratıcılık</strong></p>
<p>Station F orijinal bir yer: Binayı enlemesine kesen iki yaya yolu düşünüldü. Bina, “bina” olarak değil, içinden yol geçen bir köy olarak yeniden tasarlandı. 24 saat açık olacak. Startup şirket çalışanlarına alt katta dolaplar, duşlar olacak. Ayrıca 1,000 masalı (4 mutfaklı) restoran 24 saat açık olacak. Yeter ki yaratıcı yenilikçi beyinler şunu-bunu-onu dert etmeden sadece üretsinler. Bütün bu destekler için binanın dışına da çıkılacak: Residence F adlı 600 odalı, her odada 6 kişinin kalacağı bir “yurt” da yapılıyor bir kilometre kadar uzağına.</p>
<p>Station F işletme masrafı yılda 7 milyon euro şöyle karşılanacak: Esas mekân “Create” (Yaratma) adıyla 26 tema programı ve 3 bin masa/PC’li bir bölüm olacak. Bu bölümün sponsorları var: Facebook CEO’su Sheryl Sandberg, daha inşaat sürerken bir kaç kez geldi gitti buraya. Microsoft AI, Ubisoft video oyuncusu, Sale-private.com, vb.</p>
<p><strong>Fikrin varsa, gel</strong></p>
<p>Bir başka mekân “Founder Program” olacak: Burada iş geliştirme ve girişimcilik ön planda. Sponsoru HEC işletme okulu. Ayda 195 euro ödeyen bir startup burada “istediği kadar” kalıp çalışabilecek. 200 startup’a yer var. Paris gibi sıkışık ve pek pahalı bir şehrin göbeğinde, üstelik Seine Nehri’nin kıyısında bu fiyat üç kuruş.</p>
<p>“Fighters” (Savaşçı) adlı üçüncü mekân ise Station F fikir ve uygulama babası Niel’in fikri: Yoksul, ama fikri olan gençler, eğitimsiz dahi olsalar, eğer pırıltılarını gösterebilirlerse, bu mekânı bedava kullanacak.</p>
<p>“Share” kısmı, ismi üstünde, ortak kullanım alanı. Toplantı odaları, eski gemi konteynerlerinden yapıldı. 360 kişilik konferans salonu ve diğer hizmet alanlarıyla Station F, kendi başına bir turizm cazibe adresi de olacağı muhakkak. Kapının önünde metro istasyonu: Quai de la Gare.</p>
<p><strong>Antrepro, konut oldu</strong></p>
<p>Bir diğer renovasyon projesi, şehrin kuzeyinde, turizmden uzakta, kirli-pis eski sanayi bölgesindeki Entrepôt Macdonald. Uzunluğu 617 metre, yüksekliği 16 metre, 165 bin metrekare bu binayı bir değil, bir kaç değil, 15 değişik mimar farklı biçim ve işlevlerle yeniden yarattı. Kimse, yıkalım, başka bir şey yapalım demedi. Zaten bina 1970 yapımıydı. Paris gibi tarihini, dokusunu, şehir hafızasını korumaya titizlenen bir kültür için 1970 ne ki? Henüz “geçen gün” kadar yakın.</p>
<p>Ülkenin doğu yönüne kalkan trenlerin istasyonu Gare de l&#8217;est yakınındaki tozlu gri bina, şimdi rengarenk, farklı üslûplu, “bakılası” yeni bir esere dönüştü. Paris Belediyesi’nin renovasyon listesinde bu tür 17 yapı var. Ve bir de artık kullanılmayan, boş duran 32 km tren hattı: Petite Ceinture. Burasını da yürüyüş ve bisiklet yoluna dönüştürecekler.</p>
<p><strong>Edip Emil Öymen</strong></p>
<p><strong><em>*Bu yazı 21.07.2017 tarihli Dünya gazetesinde yayınlandı.</em></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/edip-emil-oymen/yikmadan-yapmak-paristen-iki-ornek">Yıkmadan yapmak: Paris’ten iki örnek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7261</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çivisi çıkınca dünyanın, korku mu egemen oluyor?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/civisi-cikinca-dunyanin-korku-mu-egemen-oluyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Dec 2016 10:22:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[21. yüzyıl]]></category>
		<category><![CDATA[aziz sancar]]></category>
		<category><![CDATA[esir almak]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[IPNI]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[matematik]]></category>
		<category><![CDATA[paris]]></category>
		<category><![CDATA[terör]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[zeliha kılıç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=4798</guid>

					<description><![CDATA[<p>Derin bir bunalım çağında yaşıyoruz. Hayır, sadece ülkemizdeki terörü ile yaşattığı dehşeti ve siyasetin çıkmazlarını kastederek söylemiyoruz bunu. Terörün adeta egemenliği tüm toplumları belirli derecelerde etkiliyor, esir alıyor. Bunun adına, korku da diyebilirsiniz. Bir bunalım çağı. 21. yüzyıl yeni doğumlara gebe mi? Evet, bu sarsıntıdan yeni ve daha insani şeylerin çıkması zorunlu, yoksa bugünkü koşullarla yaşamın evrensel boyutta sürdürülmesi mümkün değil. Artık her ülke, evrensellik içinde bir parça. Dolayısıyla dünya ve tüm ülkeler büyük bir etkileşimde. Terör ve korku. Paris’ten İstanbul’a, Kayseri’ye… Tabii esas dehşet savaş alanlarında sürüyor. Terör mü evrensel bunalımı doğuruyor, yoksa terör evrensel bunalımın bir ürünü, sonucu mu? Bu derinlemesine tartışılması gerekiyor, tartışılıyor da. Terörün bir de toplumsal maliyeti var, insana, topluma, geniş kitlelere, tabii ki siyasete de. Psikiyatri profesörü Kemal Kuşçu ile konuştuk. Nasıl bir toplum olduk, nereye sürükleniyoruz, terör ve yarattığı korku nasıl bir mekanizmayı çalıştırıyor? Davranışlarımızı nasıl etkiliyor? Siyaset toplumsal korkuyu nasıl kullanıyor? Bunlara yanıt almaya çalıştık. Bu söyleşinin yanında dünya nelerden korkuyor başlığı altındaki büyük grafikte, korku ve duyguların izini sürüyoruz. Ülkelerin en çok duyarlı oldukları korku ne? Google Translate’te Türkçe çeviri Bir de baktık ki Google daha güzel Türkçe konuşmaya başladı. 10 yıldır kullandığı çeviri algoritmasını değiştirince, kullanıcılar büyük bir başarıyla karşılaştılar. Ama hala sorunları büyük. Cem Say bu olayı yazdı. Aziz Sancar, kendi üniversitesinde doktora yapan Zeliha Kılıç’ın iyi bir ödül aldığını duyurunca, biz de Zeliha’ya sayfalarımıza taşıdık. Önemli, çünkü iyi bir matematikçi sivriliyor. Dünyada gizli açlığa çare üretecek çalışmalarıyla uluslararası IPNI ödülü alan bir bilimcimizi tanıtıyoruz: İsmail Çakmak. Başka bir ödüllü bilim insanımız da Melih Acar. Kök hücreler üzerinde derinlemesine çalışmalarıyla kendisinden bahsettiren Acar, şimdi yeni projesine Avrupa’dan önemli bir destek aldı. Melih Acar, BAU sayfasında çalışmalarını anlatıyor. Müfit Akyos, değerli araştırmacılarımızın ülke dışına çıkışını konu ettiği makalesine “Kelebeklerin göçü devam ediyor” başlığını koydu. Doğan Kuban, yine uygarlık ve çağdaşlık konusuna bu kez başka bir açıdan derinlemesine dalarken, Bozkurt Güvenç terör ve demokrasiyi irdeledi. Tanol Türkoğlu’nun “Global dijital isyan”ını mutlaka okuyun. Mustafa Çetiner de bilim dünyamızda çok ilginç bir bilim hırsızlığını gündeme getirdi. HBT kök salıyor. Dursun Kökatmış, mesajında “Yakında HBT okurları bir sivil toplum dayanışmasına dönüşürse, şaşırmayın” diye moral verirken, Amerika’dan Serdar Kıykıoğlu şöyle diyor: &#8220;Her yazıyı zevkle okuyorum&#8221; &#8220;HBT’ye geçen hafta abone oldum. Emin olunuz her yazıyı büyük zevkle okuyorum. Cumhuriyet’te BT ekinin nezih yaklaşımını, ruhunu HBT’ye artırarak taşımışsınız; minnettarım. Söyleyecek, yazacak çok şey var. İzin verirseniz, ileride kafama takılı kalan fikirlerimi sizinle paylaşmak isterim. Arzu ederim ki sizler gibi aydınlarımız sayesinde, ülkemiz bir gün müspet bilimleri benimser; her yere sinmiş olan aymazlık yok olur. İnsanımızı düşünerek, kanıt göstererek konuşmayı, araştırmayı, birbirlerini dinlemeyi öğrenir; doğruyu, bilimi arar, yaratır, uygular hale gelir. İsterim ki her konuda en kısa yoldan, kişisel çıkar aramak yerine, uzun vadeli, birlikte kazanç düşüncesi hâkim olur ve bir gün 1 + 1 = 3 olduğunu herkes fark eder&#8230;” Geleceği kuruyoruz: HBT ile böyle bir iddiamız var ve her Cuma’yı beyin besleme günü ilan edeli çok oldu. Haberiniz var mı? Gelecek Cuma’ya kadar sevgi, dostluk ve barışla kalın.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/civisi-cikinca-dunyanin-korku-mu-egemen-oluyor">Çivisi çıkınca dünyanın, korku mu egemen oluyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Derin bir bunalım çağında yaşıyoruz. Hayır, sadece ülkemizdeki terörü ile yaşattığı dehşeti ve siyasetin çıkmazlarını kastederek söylemiyoruz bunu. Terörün adeta egemenliği tüm toplumları belirli derecelerde etkiliyor, esir alıyor. Bunun adına, korku da diyebilirsiniz.</p>
<p>Bir bunalım çağı. 21. yüzyıl yeni doğumlara gebe mi? Evet, bu sarsıntıdan yeni ve daha insani şeylerin çıkması zorunlu, yoksa bugünkü koşullarla yaşamın evrensel boyutta sürdürülmesi mümkün değil. Artık her ülke, evrensellik içinde bir parça. Dolayısıyla dünya ve tüm ülkeler büyük bir etkileşimde.</p>
<p>Terör ve korku. Paris’ten İstanbul’a, Kayseri’ye… Tabii esas dehşet savaş alanlarında sürüyor.</p>
<p>Terör mü evrensel bunalımı doğuruyor, yoksa terör evrensel bunalımın bir ürünü, sonucu mu?</p>
<p>Bu derinlemesine tartışılması gerekiyor, tartışılıyor da.</p>
<p>Terörün bir de toplumsal maliyeti var, insana, topluma, geniş kitlelere, tabii ki siyasete de. Psikiyatri profesörü Kemal Kuşçu ile konuştuk. Nasıl bir toplum olduk, nereye sürükleniyoruz, terör ve yarattığı korku nasıl bir mekanizmayı çalıştırıyor? Davranışlarımızı nasıl etkiliyor? Siyaset toplumsal korkuyu nasıl kullanıyor? Bunlara yanıt almaya çalıştık.</p>
<p>Bu söyleşinin yanında dünya nelerden korkuyor başlığı altındaki büyük grafikte, korku ve duyguların izini sürüyoruz. Ülkelerin en çok duyarlı oldukları korku ne?</p>
<p><strong>Google Translate’te Türkçe çeviri</strong></p>
<p>Bir de baktık ki Google daha güzel Türkçe konuşmaya başladı. 10 yıldır kullandığı çeviri algoritmasını değiştirince, kullanıcılar büyük bir başarıyla karşılaştılar. Ama hala sorunları büyük. <strong>Cem Say</strong> bu olayı yazdı.</p>
<p><strong>Aziz Sancar</strong>, kendi üniversitesinde doktora yapan <strong>Zeliha Kılıç</strong>’ın iyi bir ödül aldığını duyurunca, biz de Zeliha’ya sayfalarımıza taşıdık. Önemli, çünkü iyi bir matematikçi sivriliyor.</p>
<p>Dünyada gizli açlığa çare üretecek çalışmalarıyla uluslararası IPNI ödülü alan bir bilimcimizi tanıtıyoruz: <strong>İsmail Çakmak</strong>.</p>
<p>Başka bir ödüllü bilim insanımız da <strong>Melih Acar</strong>. Kök hücreler üzerinde derinlemesine çalışmalarıyla kendisinden bahsettiren Acar, şimdi yeni projesine Avrupa’dan önemli bir destek aldı. Melih Acar, BAU sayfasında çalışmalarını anlatıyor.</p>
<p><strong>Müfit Akyos</strong>, değerli araştırmacılarımızın ülke dışına çıkışını konu ettiği makalesine “Kelebeklerin göçü devam ediyor” başlığını koydu. <strong>Doğan Kuban,</strong> yine uygarlık ve çağdaşlık konusuna bu kez başka bir açıdan derinlemesine dalarken, <strong>Bozkurt Güvenç</strong> terör ve demokrasiyi irdeledi. <strong>Tanol Türkoğlu</strong>’nun “Global dijital isyan”ını mutlaka okuyun. <strong>Mustafa Çetiner</strong> de bilim dünyamızda çok ilginç bir bilim hırsızlığını gündeme getirdi.</p>
<p>HBT kök salıyor. <strong>Dursun Kökatmış</strong>, mesajında “Yakında HBT okurları bir sivil toplum dayanışmasına dönüşürse, şaşırmayın” diye moral verirken, Amerika’dan <strong>Serdar Kıykıoğlu</strong> şöyle diyor:</p>
<p><strong>&#8220;Her yazıyı zevkle okuyorum&#8221;</strong></p>
<p><em>&#8220;HBT’ye geçen hafta abone oldum. Emin olunuz her yazıyı büyük zevkle okuyorum. Cumhuriyet’te BT ekinin nezih yaklaşımını, ruhunu HBT’ye artırarak taşımışsınız; minnettarım. Söyleyecek, yazacak çok şey var. İzin verirseniz, ileride kafama takılı kalan fikirlerimi sizinle paylaşmak isterim. </em></p>
<p><em>Arzu ederim ki sizler gibi aydınlarımız sayesinde, ülkemiz bir gün müspet bilimleri benimser; her yere sinmiş olan aymazlık yok olur. İnsanımızı düşünerek, kanıt göstererek konuşmayı, araştırmayı, birbirlerini dinlemeyi öğrenir; doğruyu, bilimi arar, yaratır, uygular hale gelir. İsterim ki her konuda en kısa yoldan, kişisel çıkar aramak yerine, uzun vadeli, birlikte kazanç düşüncesi hâkim olur ve bir gün 1 + 1 = 3 olduğunu herkes fark eder&#8230;”</em></p>
<p>Geleceği kuruyoruz: HBT ile böyle bir iddiamız var ve her Cuma’yı beyin besleme günü ilan edeli çok oldu. Haberiniz var mı?</p>
<p>Gelecek Cuma’ya kadar sevgi, dostluk ve barışla kalın.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/civisi-cikinca-dunyanin-korku-mu-egemen-oluyor">Çivisi çıkınca dünyanın, korku mu egemen oluyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4798</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
