<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>renk skalası arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/renk-skalasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/renk-skalasi</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Mon, 01 Apr 2019 13:16:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>LED ampul ve ekranlardan yayılan mavi ışınların vücudumuza ne gibi etkileri var?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/led-ampul-ve-ekranlardan-yayilan-mavi-isinlarin-vucudumuza-ne-gibi-etkileri-var</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Mar 2019 12:46:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik ve Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoyaşam]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[göz sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[led ampul]]></category>
		<category><![CDATA[led ekran]]></category>
		<category><![CDATA[led ışık]]></category>
		<category><![CDATA[led lamba]]></category>
		<category><![CDATA[makula dejenerasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[mavi ışık]]></category>
		<category><![CDATA[melatonin]]></category>
		<category><![CDATA[radyasyon]]></category>
		<category><![CDATA[renk skalası]]></category>
		<category><![CDATA[retina]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[voltaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=13398</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugüne kadar dünyada yapılan önemli bilimsel, öncü araştırmaların özetle sonuçları Son yıllarda gitgide artarak kullanılan LED ampullerin yaydığı ışığın zararlı olup olmadığı konusunda medyada çeşitli yayınlar yapılıyor. Bu konuda bize de sorular geliyor. Önce şunu belirtelim LED ampullerden yayılan ışınlar, güneş ışığındaki ışınlar gibi elektromanyetik dalgalar olup, bunların radyoaktif maddelerden yayılan çok daha girici gama ışınları gibi radyasyonlarla bir ilgisi yoktur. LED, Light Emitted Diode (Işık salan diyot)‘un baş harflerinden oluşur. Bu çeşit ampullerde kullanılan yarı iletken maddeli diyotun uçlarına voltaj uygulandığında elektrik akımı geçerken yarı iletken maddenin atomları aldıkları enerjiyle ışınlar yayar. Beyaz ışık elde edilebilmesi için ampulün içinde 3 adet yarı iletken diyot bir Chipset (Yonga seti) içinde yanyana bulunur ve bunlar farklı renkte (kırmızı, yeşil ve mavi) ışınlar yayarlar. Bu ışınların karışımından da LED ampullerde beyaz ışık oluşur. Şekil 1: İçinde mavi ışın bulunan, beyaz ışıklı LED ampuller ve mavi ışın saçan LED TV ve LED Tabletleri        &#160; &#160; &#160; Mavi ışınların özellikleri ve vücudumuza etkileri? LED ampullerden yayılan beyaz ışığın içindeki mavi işınların dalga boyları, diğer ışınlarınkinden daha kısa olup, 380-500 Nanometre arasındadır (Nanometre: Metrenin milyarda biri). Kısa dalga boylu ya da yüksek enerjili mavi ışınlar, derinin derinliklerine kadar girip vücudumuzu etkileyebilir. Mavi ışınlar her gün kullanmakta olduğumuz akıllı telefonlardan, LED-TV, tablet, PC’lerden ve çok çeşitli elektronik aletlerin ekranlarından da yayılır ve özellikle gözlerimiz bunlardan sürekli etkilenir. Öte yandan mavi ışınların, güneş ışığı içinde olduğunu eskiden beri biliyoruz (yağmur sonrası gök kuşağında mavi ışınlar da diğerlerinin yanı sıra hep görülür). Ancak LED ampullerde ve ekranlarda bunların mavi ışık miktarının güneş ışığındakinden daha fazla olduğu ve sürekli bu lambaların ışığıyla ya da LED ekranlarının önünde çalışılan mesleklerde özellikle gözlerin olumsuz etkilenebileceği ve hatta zamanla gözlerde makula dejenerasyonuna neden olunabileceği de uzmanlarca ileri sürülüyor. Güneş ışığındaki mavi ışınlar beynimizdeki Epifiz bezi (ya da Pineal bezi) tetikleyerek, vücudumuzu ‘yorgunlaştırma, uyutma hormonu’ olarak da adlandırılan melatonin salgılanmasını frenleyerek, uyanık kalmamızi sağlıyor (yani güneş ışığında mavi ışınlar olmasaydı, gündüz de uyuklayacaktık!). Bir bezelye tanesi büyüklüğünde olan epifiz organı, beynimizde hipofiz bezinin arkasında bulunur. Uykumuzu düzenleyen bu mavi ışınlar, yatak odamızdaki bir gece lambasından ya da başka bir aletten salındığında ise uykumuz kaçabilir ya da uyanabiliriz! Bu nedenle bu çeşit lamba ve aletleri yatak odamızda tutmamalıyız. Mavi ışın saçan LED ekranlar insanların uyku ritmini bozup daha uzun süre uyanık kalmalarına neden oluyor. Bu sonuca, bir Alman/İsviçre araştırma grubunun yaptığı bilimsel araştırma varmış. LED ekranlı bilgisayarlarda çalışan deneklerin, normal ışıklı olanlada çalışanlardan %20 daha dikkatli oldukları belirlenmiş. Araştırmacılar bunu, mavi ışınların oldukça kısa dalga boyuna bağlıyor ve LED ekranların, lambaların, gün ışığı gibi, çalışanları etkileyip melatonin uyku hormon salgısını frenlediğini vurguluyorlar. Gerçekten de deneklerin kan analizlerinde daha az melatonin derişimi belirlenmiş. Daha ayrıntılı ileri araştırmalar, bu ön araştırmaları desteklerse, ileride LED ekranlarına konan yarı iletken diyotların, çalışanların günlük uyanık kalma sürelerine göre ayarlanarak ekranların ilgili çalışanlar gruplarına göre üretilebileceği de düşünülebilir diyor araştırmacılar. Öte yandan Fransa’da fareler üzerinde yapılan bir bilimsel araştırma uzun süre LED lambaları ışığına tutulan farelerin gözlerinde makula dejenerasyonu saptanmış. LED lambaları ve ekranları aşırı kullanılmadığında ise, alınan doz düşük olacağından vücudumuza önemli bir etki beklenmiyor. Vücudumuzun Circadianer Ritim denilen günlük yaşam ritmini, özellikle, çevremizdeki ışınların düzenlediği eskiden beri bilinir. Sadece ışınların şiddeti değil aynı zamanda ışınların rengi de vücudumuzu etkilemede önemli. Bu nedenle özellikle sabah ve öğle saatlerinde güneş ışınlarında çok daha fazla bulunan mavi ışınler daha canlı olmamızı sağlar. Uzmanlar mavi ışınların melatonin salgılanmasını frenleyerek, hücrelerdeki madde alış verisini hızlandırmada ve vücudumuzun daha canlı olmasını sağlamada beyaz ışınlara oranla 25 kat daha etkin olduğunu saptamışlar. Mavi ışınlar gözlerimizin retina tabakasının ya da derinin altındaki hücreler yoluyla beynimize iletilir ve oradan vücudumuza sinyaller yayarak vücut sıcaklığından, kalp atışlarından, acıkma duyumuza kadar vücudumuzun işlevlerinin düzenlenmesinde etkili olur. Daha kısa dalga boylu enerjik mavi ışınlar daha fazla titreştiğinden sürekli çalışılan yerlerde ekran başındakilerin hem gözlerini yormakta hem de gözlerini kamaştırmakta. Bu nedenle mavi ışın saçan lamba ve aletlere uzun süre bakanlarda gözlerde yorgunluk ve başağrısı görülebiliyor. Uzmanlar LED lambaları altında ya da LED ekranları başında meslekleri nedeniyle uzun süre çalışanların, 450 nm’nin altındaki dalga boylarındaki mavi ışınları soğuran özel gözlükler (sarı renkli) takmalarını öneriyor. Bu dalga boyundan daha büyük dalga boylarındaki ışınlar ise vücut fonksiyonlarımız için yararlı olduklarından gözlüklerle filtrelenmemeli. Ayrıca LED ekranlarına başımızı iyice yaklaştırmadan çalışmalıyız, LED lambalarına uzun süre gözlerimizi çevirmemeliyiz diyor uzmanlar. LED ampuller içinde zehirli maddeli ya da herhangi bir gaz bulunmadığından normal cam çöpüne atılabilirler. Ancak uzmanlar, LED ampuller ve aletlerdeki yarı iletken madde yapısının çevre için zararlı olabileceğini ve özel çöpe atılmasının daha doğru olacağını belirtiyor. Ek bilgi Şekil 2: Dar bir dalga boyu aralığında görebildiğimiz, görünen ışığın (sichtbares Licht) dalga boyu 380 ile 750 nm (Nanometre) arasında bulunuyor. (Işınların dalga boyları sağa doğru artarken, enerjileri sola doğru artıyor.) Görünen ışığın içindeki ışınların renklerine göre dalga boyları (en altta). Görünen ışık, Şekil 2’deki gibi, mor ötesiyle kızılötesi ışınlar arasında yer alıyor. Çeşitli dalga boylarındaki ışınları, gözlerimiz şu renklerde algılıyor: Görünen ışıktan daha kısa dalga boylu olan morötesi ışınların dalga boyu ise 1 ile 400 nm arasında (Şekil 2). Yüksel Atakan, Dr. Radyasyon Fizikçisi, Almanya / ybatakan3@gmail.com Kaynaklar: /1/ Light Emitting Diodes; chronic light exposure; phototoxicity; pigmented rats; retina PMID: 27751961 DOI: 10.1016/j.neuroscience.2016.10.015 /2/ http://ergoptometrie.de/einfluesse-von-blauem-licht/ /3/ Christian Cajochen (Universitäre Psychiatrische Kliniken Basel) et al. : Journal of Applied Physiology, doi: 10.1152/japplphysiol.00165.2011 dapd/wissenschaft.de – Martin Vieweg / /4/ Gendron et al.: The 3895-bp mitochondrial DNA deletion in the human eye: a potential involvement in corneal ageing and macular degeneration. Mutagenesis. 2013 Mar; 28(2):197-204. /5/ Grandner et al.: Short wavelength light administered just prior to waking: a pilot study. Biol Rhythm Res. 2013 Jan 1; 44(1):13-32. /6/DIN V 5031-100: Strahlungsphysik im optischen Bereich und Lichttechnik – Teil 100. Über das Auge vermittelte, nichtvisuelle Wirkung des Lichts auf den Menschen. 2009/2014. /7/ Christόbal et al.: Intraocular lenses with blue light filter. Arch Soc Esp Oftalmol. 2005 Apr; 80(4):245-49 /8/ Moderne Lichtquellen, Stellungnahme der Strahlenschutzkommission, 2010 (Almanya Radyasyondan korunma komisyonunun görüşü)</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/led-ampul-ve-ekranlardan-yayilan-mavi-isinlarin-vucudumuza-ne-gibi-etkileri-var">LED ampul ve ekranlardan yayılan mavi ışınların vücudumuza ne gibi etkileri var?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-13401" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/ledampul.jpg" alt="" width="500" height="281" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/ledampul.jpg 800w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/ledampul-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p><strong>Bugüne kadar dünyada yapılan önemli bilimsel, öncü araştırmaların özetle sonuçları</strong></p>
<p>Son yıllarda gitgide artarak kullanılan LED ampullerin yaydığı ışığın zararlı olup olmadığı konusunda medyada çeşitli yayınlar yapılıyor. Bu konuda bize de sorular geliyor. Önce şunu belirtelim LED ampullerden yayılan ışınlar, güneş ışığındaki ışınlar gibi elektromanyetik dalgalar olup, bunların radyoaktif maddelerden yayılan çok daha girici gama ışınları gibi radyasyonlarla bir ilgisi yoktur.</p>
<p>LED, Light Emitted Diode (Işık salan diyot)‘un baş harflerinden oluşur. Bu çeşit ampullerde kullanılan yarı iletken maddeli diyotun uçlarına voltaj uygulandığında elektrik akımı geçerken yarı iletken maddenin atomları aldıkları enerjiyle ışınlar yayar. Beyaz ışık elde edilebilmesi için ampulün içinde 3 adet yarı iletken diyot bir Chipset (Yonga seti) içinde yanyana bulunur ve bunlar farklı renkte (kırmızı, yeşil ve mavi) ışınlar yayarlar. Bu ışınların karışımından da LED ampullerde beyaz ışık oluşur.</p>
<p><strong>Şekil 1:</strong> İçinde mavi ışın bulunan, beyaz ışıklı LED ampuller ve mavi ışın saçan LED TV ve LED Tabletleri</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-13402 size-thumbnail alignleft" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/ledmavi-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" />      <img decoding="async" class="alignnone wp-image-13403 size-thumbnail alignleft" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/ledtablet-150x150.png" alt="" width="150" height="150" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Mavi ışınların özellikleri ve vücudumuza etkileri?</strong></p>
<p>LED ampullerden yayılan beyaz ışığın içindeki mavi işınların dalga boyları, diğer ışınlarınkinden daha kısa olup, 380-500 Nanometre arasındadır (Nanometre: Metrenin milyarda biri). Kısa dalga boylu ya da yüksek enerjili mavi ışınlar, derinin derinliklerine kadar girip vücudumuzu etkileyebilir. Mavi ışınlar her gün kullanmakta olduğumuz akıllı telefonlardan, LED-TV, tablet, PC’lerden ve çok çeşitli elektronik aletlerin ekranlarından da yayılır ve özellikle gözlerimiz bunlardan sürekli etkilenir.</p>
<p>Öte yandan mavi ışınların, güneş ışığı içinde olduğunu eskiden beri biliyoruz (yağmur sonrası gök kuşağında mavi ışınlar da diğerlerinin yanı sıra hep görülür). Ancak LED ampullerde ve ekranlarda bunların mavi ışık miktarının güneş ışığındakinden daha fazla olduğu ve sürekli bu lambaların ışığıyla ya da LED ekranlarının önünde çalışılan mesleklerde özellikle gözlerin olumsuz etkilenebileceği ve hatta zamanla gözlerde makula dejenerasyonuna neden olunabileceği de uzmanlarca ileri sürülüyor.</p>
<p>Güneş ışığındaki mavi ışınlar beynimizdeki Epifiz bezi (ya da Pineal bezi) tetikleyerek, vücudumuzu ‘yorgunlaştırma, uyutma hormonu’ olarak da adlandırılan melatonin salgılanmasını frenleyerek, uyanık kalmamızi sağlıyor (yani güneş ışığında mavi ışınlar olmasaydı, gündüz de uyuklayacaktık!). Bir bezelye tanesi büyüklüğünde olan epifiz organı, beynimizde hipofiz bezinin arkasında bulunur. Uykumuzu düzenleyen bu mavi ışınlar, yatak odamızdaki bir gece lambasından ya da başka bir aletten salındığında ise uykumuz kaçabilir ya da uyanabiliriz! Bu nedenle bu çeşit lamba ve aletleri yatak odamızda tutmamalıyız.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-13409 size-medium alignleft" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/leduyku-300x210.jpg" alt="" width="300" height="210" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/leduyku-300x210.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/leduyku.jpg 780w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Mavi ışın saçan LED ekranlar insanların uyku ritmini bozup daha uzun süre uyanık kalmalarına neden oluyor. Bu sonuca, bir Alman/İsviçre araştırma grubunun yaptığı bilimsel araştırma varmış. LED ekranlı bilgisayarlarda çalışan deneklerin, normal ışıklı olanlada çalışanlardan %20 daha dikkatli oldukları belirlenmiş. Araştırmacılar bunu, mavi ışınların oldukça kısa dalga boyuna bağlıyor ve LED ekranların, lambaların, gün ışığı gibi, çalışanları etkileyip melatonin uyku hormon salgısını frenlediğini vurguluyorlar. Gerçekten de deneklerin kan analizlerinde daha az melatonin derişimi belirlenmiş. Daha ayrıntılı ileri araştırmalar, bu ön araştırmaları desteklerse, ileride LED ekranlarına konan yarı iletken diyotların, çalışanların günlük uyanık kalma sürelerine göre ayarlanarak ekranların ilgili çalışanlar gruplarına göre üretilebileceği de düşünülebilir diyor araştırmacılar. Öte yandan Fransa’da fareler üzerinde yapılan bir bilimsel araştırma uzun süre LED lambaları ışığına tutulan farelerin gözlerinde makula dejenerasyonu saptanmış.</p>
<p><strong>LED lambaları ve ekranları aşırı kullanılmadığında ise, alınan doz düşük olacağından vücudumuza önemli bir etki beklenmiyor.</strong></p>
<p>Vücudumuzun Circadianer Ritim denilen günlük yaşam ritmini, özellikle, çevremizdeki ışınların düzenlediği eskiden beri bilinir. Sadece ışınların şiddeti değil aynı zamanda ışınların rengi de vücudumuzu etkilemede önemli. Bu nedenle özellikle sabah ve öğle saatlerinde güneş ışınlarında çok daha fazla bulunan mavi ışınler daha canlı olmamızı sağlar. Uzmanlar mavi ışınların melatonin salgılanmasını frenleyerek, hücrelerdeki madde alış verisini hızlandırmada ve vücudumuzun daha canlı olmasını sağlamada beyaz ışınlara oranla 25 kat daha etkin olduğunu saptamışlar.</p>
<p>Mavi ışınlar gözlerimizin retina tabakasının ya da derinin altındaki hücreler yoluyla beynimize iletilir ve oradan vücudumuza sinyaller yayarak vücut sıcaklığından, kalp atışlarından, acıkma duyumuza kadar vücudumuzun işlevlerinin düzenlenmesinde etkili olur.</p>
<p>Daha kısa dalga boylu enerjik mavi ışınlar daha fazla titreştiğinden sürekli çalışılan yerlerde ekran başındakilerin hem gözlerini yormakta hem de gözlerini kamaştırmakta. Bu nedenle mavi ışın saçan lamba ve aletlere uzun süre bakanlarda gözlerde yorgunluk ve başağrısı görülebiliyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-13410 size-medium alignright" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/sarigozluk-300x189.jpeg" alt="" width="300" height="189" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/sarigozluk-300x189.jpeg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/sarigozluk.jpeg 426w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Uzmanlar LED lambaları altında ya da LED ekranları başında meslekleri nedeniyle uzun süre çalışanların, 450 nm’nin altındaki dalga boylarındaki mavi ışınları soğuran özel gözlükler (sarı renkli) takmalarını öneriyor. Bu dalga boyundan daha büyük dalga boylarındaki ışınlar ise vücut fonksiyonlarımız için yararlı olduklarından gözlüklerle filtrelenmemeli. Ayrıca LED ekranlarına başımızı iyice yaklaştırmadan çalışmalıyız, LED lambalarına uzun süre gözlerimizi çevirmemeliyiz diyor uzmanlar.</p>
<p>LED ampuller içinde zehirli maddeli ya da herhangi bir gaz bulunmadığından normal cam çöpüne atılabilirler. Ancak uzmanlar, LED ampuller ve aletlerdeki yarı iletken madde yapısının çevre için zararlı olabileceğini ve özel çöpe atılmasının daha doğru olacağını belirtiyor.</p>
<p><strong>Ek bilgi</strong></p>
<p><strong>Şekil 2</strong>: Dar bir dalga boyu aralığında görebildiğimiz, görünen ışığın (sichtbares Licht) dalga boyu 380 ile 750 nm (Nanometre) arasında bulunuyor. (Işınların dalga boyları sağa doğru artarken, enerjileri sola doğru artıyor.)</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13404" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/ekbilgi-300x172.png" alt="" width="450" height="258" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/ekbilgi-300x172.png 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/ekbilgi.png 672w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p>Görünen ışığın içindeki ışınların renklerine göre dalga boyları (en altta). Görünen ışık, Şekil 2’deki gibi, mor ötesiyle kızılötesi ışınlar arasında yer alıyor.</p>
<p><strong>Çeşitli dalga boylarındaki ışınları, gözlerimiz şu renklerde algılıyor:</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13405 size-full" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/renkskala.png" alt="" width="250" height="193" /></p>
<p>Görünen ışıktan daha kısa dalga boylu olan <strong>morötesi</strong> ışınların dalga boyu ise 1 ile 400 nm arasında (Şekil 2).</p>
<p><strong>Yüksel Atakan, Dr. Radyasyon Fizikçisi, Almanya / <a href="mailto:ybatakan3@gmail.com">ybatakan3@gmail.com</a></strong></p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<p>/1/ Light Emitting Diodes; chronic light exposure; phototoxicity; pigmented rats; retina</p>
<p>PMID: 27751961 DOI: 10.1016/j.neuroscience.2016.10.015</p>
<p>/2/ <a href="http://ergoptometrie.de/einfluesse-von-blauem-licht/">http://ergoptometrie.de/einfluesse-von-blauem-licht/</a></p>
<p>/3/ Christian Cajochen (Universitäre Psychiatrische Kliniken Basel) et al. : Journal of Applied Physiology, doi: 10.1152/japplphysiol.00165.2011 dapd/wissenschaft.de – <a href="https://www.wissenschaft.de/author/martinvieweg">Martin Vieweg</a> /</p>
<p>/4/ Gendron et al.: The 3895-bp mitochondrial DNA deletion in the human eye: a potential involvement in corneal ageing and macular degeneration. Mutagenesis. 2013 Mar; 28(2):197-204.</p>
<p>/5/ Grandner et al.: Short wavelength light administered just prior to waking: a pilot study. Biol Rhythm Res. 2013 Jan 1; 44(1):13-32.</p>
<p>/6/DIN V 5031-100: Strahlungsphysik im optischen Bereich und Lichttechnik – Teil 100. Über das Auge vermittelte, nichtvisuelle Wirkung des Lichts auf den Menschen. 2009/2014.</p>
<p>/7/ Christόbal et al.: Intraocular lenses with blue light filter. Arch Soc Esp Oftalmol. 2005 Apr; 80(4):245-49</p>
<p>/8/ Moderne Lichtquellen, Stellungnahme der Strahlenschutzkommission, 2010 (Almanya Radyasyondan korunma komisyonunun görüşü)</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/led-ampul-ve-ekranlardan-yayilan-mavi-isinlarin-vucudumuza-ne-gibi-etkileri-var">LED ampul ve ekranlardan yayılan mavi ışınların vücudumuza ne gibi etkileri var?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13398</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Uzayda yürüyen ilk kadın Svetlana Savitskaya</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/uzayda-yuruyen-ilk-kadin-svetlana-savitskaya</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jul 2017 13:43:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik ve Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[Gezegenimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Alexander Serebrov]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[deney]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[dünya rekoru]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[havacılık]]></category>
		<category><![CDATA[hayal]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kozmonot]]></category>
		<category><![CDATA[Leonid Popov]]></category>
		<category><![CDATA[pilot]]></category>
		<category><![CDATA[renk skalası]]></category>
		<category><![CDATA[RKK Energiya]]></category>
		<category><![CDATA[Salyut 7]]></category>
		<category><![CDATA[Sovyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Soyuz T-12]]></category>
		<category><![CDATA[Soyuz T-7]]></category>
		<category><![CDATA[Svetlana Savitskaya]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<category><![CDATA[uzay aracı]]></category>
		<category><![CDATA[uzay istasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Vladimir Dzhanibekov]]></category>
		<category><![CDATA[Yeveniy Savitsky]]></category>
		<category><![CDATA[yörünge]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=7293</guid>

					<description><![CDATA[<p>33 yıl önce bugün Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın oldu. Bir pilotun kızı olan Svetlana Savitskaya, çocukluğundan beri uçmayı hayal etmişti. Önce paraşütle atlamada dünya şampiyonu oldu, daha sonra test pilotu ve sonunda da bir kozmonot&#8230; Sahadaki başarıları eşsizdi ve uçma tutkusu ile rekabet edebilecek birisini bulmak çok zordu. Ailesinden gizli paraşütle atlıyordu Svetlana Savitskaya, 8 Ağustos 1948&#8217;de Moskova&#8217;da doğdu. Sovyet Hava Savunma Komutanı Yardımcısı Yeveniy Savitsky&#8217;nin kızı olarak ayrıcalıklı bir gençlik yaşadı. On altı yaşındayken, ailesinin izni olmadan paraşütle atlamaya başlamıştı. Babası bu ilgisini keşfettiğinde, ona destek oldu. 17. yaş gününe kadar 450 kez atlayış yaptı. 18 yaşında, en iyi Sovyet havacılık mühendisliği okulu olan Moskova Havacılık Enstitüsü&#8217;ne kayıt olurken pilotluk dersleri de alıyordu. 20 yaşına geldiğinde ise tek başına uçuş yapabiliyordu. Havacılıkta 18 dünya rekoru Svetlana Savitskaya Havacılık Enstitüsü&#8217;nden mezun olduktan sonra uçuş eğitmeni olarak çalıştı. 1970 yılında akrobasi alanında olmak üzere, havacılıkta 18 dünya rekoru kırdı. 1972&#8217;de Savitskaya yirmi çeşit uçak ile çalışmış ve 1.500 uçuş saati deneyimi yaşamıştı. Savitskaya, 30 Temmuz 1980&#8217;de kadın kozmonot grubunun bir parçası olarak seçildi. Kozmonot araştırmacısı olarak Salyut uzay istasyonu ve Soyuz-T uzay aracı üzerindeki uçuş görevlerine yönelik bir eğitim kursuna başladı. Adı, bir asteroide verildi 19 Ağustos 1982&#8217;de diğer kozmonotlar Alexander Serebrov ve Leonid Popov ile birlikte Soyuz T-7 uzay aracı ile Salyut 7 uzay istasyonuna gitti. Birkaç deney yaptıkları 7 gün, 21 saat, 52 dakikalık görevden sonra Dünya&#8217;ya döndüler. Böylece Savitskaya, uzaydaki 53. kozmonot ve 2. kadın kozmonot oldu. 2 yıl sonra Soyuz T-12 uzay aracı ile ikinci uzay uçuşuna katıldı. 33 yıl önce bugün, 25 Temmuz 1984&#8217;te kozmonot Vladimir Dzhanibekov ile Salyut 7 istasyonunda kaynak deneyleri yapmak için, EVA denilen, araç dışı etkinlik gerçekleştirdi. Bu etkinlik 3 saat 35 dakika sürdü ve Savitskaya uzayda yürüyen ve iki kez uzaya giden ilk kadın oldu. 4118 Sveta asteroidi onun adını taşır. Dünya Kadınlar Günü nedeniyle sadece kadın kozmonotlardan oluşan ekibin komutanı olarak Salyut 7 istasyonuna gitmeleri planladıysa da, sonrasında iptal edildi. Savitskaya 1987&#8217;de uzay araçları ve uzayda kullanılan çeşitli malzemeler üreten Rus şirketi RKK Energiya’ya baş tasarımcı olarak atandı. “Uzaydayken, tüm dünya evin olur” Svetlana Savitskaya’dan bir alıntı: &#8220;Oradan Dünya&#8217;yı izlerken, sadece güzel ve mavi bir gezegen değil, beşeri faaliyetleri olan ve yaşanabilir bir yer görürsünüz. Tüm ışıklandırılmış sokaklarını, caddelerini ve büyük şehirlerini, hem gece hem de gündüz izleyebilirsiniz. Bir uzay istasyonu ya da uzay aracında olan herhangi biri, insan zekası ile yapılmış olan bu araçlar ile ilgili elinde olmadan gururlanır. İnsan uygarlığının yaşadığı bu gezegenin, evi olduğunu düşünür. Yani, ülkesini değil, bütün dünyayı evi olarak görür. Ve, er ya da geç, evine dönmeyi ister.&#8221; Uzay araştırmalarında “erkek mi, yoksa kadın mı?” tartışmaları Svetlana Savitskaya, uzay çalışmalarında bir kadının varlığının kesinlikle gerekli olduğuna inanıyor. Karma bir ekibin daha verimli çalıştığına dikkat çekiyor ve ekliyor: &#8220;Ayrıca bir kadın, yörüngedeki bazı operasyonlar için daha uygun, mesela biyoteknolojide.&#8221; Bilim insanları da, renk seçiciliği konusunda kadın gözünün erkeğe göre daha dikkatli olduğunu savunuyor. Kadınlar, daha geniş bir skalada renk ayrımı yapabiliyor, bu da uzaydaki maden yataklarını tespit edebilmek için çok önemli. Uzmanlara göre, bir kadının dikkati, astrofizik araştırmalarında hayati önem taşıyor. Kadınların uzay çalışmalarında ön plana çıkmasıyla, &#8220;erkek işi&#8221; mi yoksa &#8220;kadın işi&#8221; mi tartışmaları önemsiz hale geldi. Ancak bu herkesin uçabileceği anlamına gelmez, sadece profesyoneller uçabilir.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/uzayda-yuruyen-ilk-kadin-svetlana-savitskaya">Uzayda yürüyen ilk kadın Svetlana Savitskaya</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>33 yıl önce bugün Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya</strong><strong>, uzayda yürüyen ilk kadın oldu.</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-11694 alignleft" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/07/svetlana-300x201.jpg" alt="" width="300" height="201" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/07/svetlana-300x201.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/07/svetlana-1024x686.jpg 1024w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/07/svetlana.jpg 1154w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Bir pilotun kızı olan Svetlana Savitskaya, çocukluğundan beri uçmayı hayal etmişti. Önce paraşütle atlamada dünya şampiyonu oldu, daha sonra test pilotu ve sonunda da bir kozmonot&#8230; Sahadaki başarıları eşsizdi ve uçma tutkusu ile rekabet edebilecek birisini bulmak çok zordu.</p>
<p><strong>Ailesinden gizli paraşütle atlıyordu</strong></p>
<p>Svetlana Savitskaya, 8 Ağustos 1948&#8217;de Moskova&#8217;da doğdu. Sovyet Hava Savunma Komutanı Yardımcısı Yeveniy Savitsky&#8217;nin kızı olarak ayrıcalıklı bir gençlik yaşadı. On altı yaşındayken, ailesinin izni olmadan paraşütle atlamaya başlamıştı. Babası bu ilgisini keşfettiğinde, ona destek oldu. 17. yaş gününe kadar 450 kez atlayış yaptı. 18 yaşında, en iyi Sovyet havacılık mühendisliği okulu olan Moskova Havacılık Enstitüsü&#8217;ne kayıt olurken pilotluk dersleri de alıyordu. 20 yaşına geldiğinde ise tek başına uçuş yapabiliyordu.</p>
<p><strong>Havacılıkta 18 dünya rekoru</strong></p>
<p>Svetlana Savitskaya Havacılık Enstitüsü&#8217;nden mezun olduktan sonra uçuş eğitmeni olarak çalıştı. 1970 yılında akrobasi alanında olmak üzere, havacılıkta 18 dünya rekoru kırdı. 1972&#8217;de Savitskaya yirmi çeşit uçak ile çalışmış ve 1.500 uçuş saati deneyimi yaşamıştı.</p>
<p>Savitskaya, 30 Temmuz 1980&#8217;de kadın kozmonot grubunun bir parçası olarak seçildi. Kozmonot araştırmacısı olarak Salyut uzay istasyonu ve Soyuz-T uzay aracı üzerindeki uçuş görevlerine yönelik bir eğitim kursuna başladı.</p>
<p><strong>Adı, bir asteroide verildi</strong></p>
<div id="gp-content">
<article class="post-7293 post type-post status-publish format-standard category-fizikuzay category-surdurulebilirlik category-slider category-toplum tag-alexander-serebrov tag-cocuk tag-deney tag-dunya tag-dunya-rekoru tag-ev tag-gezegen tag-havacilik tag-hayal tag-kadin tag-kozmonot tag-leonid-popov tag-pilot tag-renk-skalasi tag-rkk-energiya tag-salyut-7 tag-sovyetler tag-soyuz-t-12 tag-soyuz-t-7 tag-svetlana-savitskaya tag-uzay tag-uzay-araci tag-uzay-istasyonu tag-vladimir-dzhanibekov tag-yeveniy-savitsky tag-yorunge">
<div class="gp-entry-content gp-image-above">
<div class="gp-entry-text">
<p>19 Ağustos 1982&#8217;de diğer kozmonotlar Alexander Serebrov ve Leonid Popov ile birlikte Soyuz T-7 uzay aracı ile Salyut 7 uzay istasyonuna gitti. Birkaç deney yaptıkları 7 gün, 21 saat, 52 dakikalık görevden sonra Dünya&#8217;ya döndüler. Böylece Savitskaya, uzaydaki 53. kozmonot ve 2. kadın kozmonot oldu.</p>
<p>2 yıl sonra Soyuz T-12 uzay aracı ile ikinci uzay uçuşuna katıldı. 33 yıl önce bugün, 25 Temmuz 1984&#8217;te kozmonot Vladimir Dzhanibekov ile Salyut 7 istasyonunda kaynak deneyleri yapmak için, EVA denilen, araç dışı etkinlik gerçekleştirdi. Bu etkinlik 3 saat 35 dakika sürdü ve Savitskaya uzayda yürüyen ve iki kez uzaya giden ilk kadın oldu. <strong>4118 Sveta</strong> asteroidi onun adını taşır.</p>
<p>Dünya Kadınlar Günü nedeniyle sadece kadın kozmonotlardan oluşan ekibin komutanı olarak Salyut 7 istasyonuna gitmeleri planladıysa da, sonrasında iptal edildi. Savitskaya 1987&#8217;de uzay araçları ve uzayda kullanılan çeşitli malzemeler üreten Rus şirketi RKK Energiya’ya baş tasarımcı olarak atandı.</p>
<p><strong>“Uzaydayken, tüm dünya evin olur”</strong></p>
<p>Svetlana Savitskaya’dan bir alıntı:</p>
<p><em>&#8220;Oradan Dünya&#8217;yı izlerken, sadece güzel ve mavi bir gezegen değil, beşeri faaliyetleri olan ve yaşanabilir bir yer görürsünüz. Tüm ışıklandırılmış sokaklarını, caddelerini ve büyük şehirlerini, hem gece hem de gündüz izleyebilirsiniz. Bir uzay istasyonu ya da uzay aracında olan herhangi biri, insan zekası ile yapılmış olan bu araçlar ile ilgili elinde olmadan gururlanır. İnsan uygarlığının yaşadığı bu gezegenin, evi olduğunu düşünür. Yani, ülkesini değil, bütün dünyayı evi olarak görür. Ve, er ya da geç, evine dönmeyi ister.&#8221;</em></p>
<p><strong>Uzay araştırmalarında “erkek mi, yoksa kadın mı?” tartışmaları</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-11696 alignleft" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/07/svetlanakonusma-300x175.jpg" alt="" width="300" height="175" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/07/svetlanakonusma-300x175.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/07/svetlanakonusma.jpg 640w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Svetlana Savitskaya, uzay çalışmalarında bir kadının varlığının kesinlikle gerekli olduğuna inanıyor. Karma bir ekibin daha verimli çalıştığına dikkat çekiyor ve ekliyor: &#8220;Ayrıca bir kadın, yörüngedeki bazı operasyonlar için daha uygun, mesela biyoteknolojide.&#8221; Bilim insanları da, renk seçiciliği konusunda kadın gözünün erkeğe göre daha dikkatli olduğunu savunuyor. Kadınlar, daha geniş bir skalada renk ayrımı yapabiliyor, bu da uzaydaki maden yataklarını tespit edebilmek için çok önemli. Uzmanlara göre, bir kadının dikkati, astrofizik araştırmalarında hayati önem taşıyor. Kadınların uzay çalışmalarında ön plana çıkmasıyla, &#8220;erkek işi&#8221; mi yoksa &#8220;kadın işi&#8221; mi tartışmaları önemsiz hale geldi. Ancak bu herkesin uçabileceği anlamına gelmez, sadece profesyoneller uçabilir.</p>
</div>
</div>
</article>
</div>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/uzayda-yuruyen-ilk-kadin-svetlana-savitskaya">Uzayda yürüyen ilk kadın Svetlana Savitskaya</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7293</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
