<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>roma imparatorluğu arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/roma-imparatorlugu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/roma-imparatorlugu</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Apr 2023 14:29:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Roma Cumhuriyeti’nin sonunu bir yanardağ patlaması mı getirdi?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/roma-cumhuriyetinin-sonunu-bir-yanardag-patlamasi-mi-getirdi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 14:29:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezegenimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[cicero]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[patlama]]></category>
		<category><![CDATA[roma imparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[sezar]]></category>
		<category><![CDATA[volkan]]></category>
		<category><![CDATA[yanardağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=29302</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cicero’nun MÖ 42’de suikaste uğraması, Roma Cumhuriyeti’nin (MÖ 510-27) resmi olarak sonuydu. Peki ama bir yanardağ patlaması, bu çöküşü hızlandırmış olabilir mi? Eski tarihçiler, MÖ 44’te Sezar’ın öldürülmesinden sonra güneşin gizemli bir şekilde ortadan kalktığını ve bunu soğuk ve mahsul kıtlığı yaşanan bir dönemin izlediğini anlatıyordu. Bugün, bilim insanları ve tarihçilerden oluşan bir ekip ise tarihte bilinen en büyük süper volkan patlamalarından birinin MÖ 43’te yaşandığını keşfetti; bu patlama da muhtemelen iki yıllık garip hava ve mahsul kıtlığa katkıda bulunmuştu. Bu dönem aynı zamanda Cumhuriyet’in dağılması ve İmparatorluk’un oluşmasına ister istemez uygun koşulları hazırlamıştı. İlk olarak Sezar’ın Idus Martiae’deki suikastından sonra “kararan” gökyüzüne büyük olasılıkla Etna Dağı’ndaki küçük bir patlama neden olmuştu. Ancak ertesi yılın başında, ocak veya şubat aylarında daha büyük bir patlama meydana gelmişti; Alaska’daki Okmok Yanardağı patlayarak 10 kilometre genişliğinde bir krater açıklığı oluşturmuştu. Çöl Araştırma Enstitüsü’nden buzul bilimci ve araştırmanın baş yazarı Joseph McConnell, “Bu volkanik patlamanın sert bir iklim yarattığını kesinlikle söyleyebiliriz” diyor. Patlama gerçekten de kıtlığa ve diğer aksaklıklara katkıda bulunsaydı, Roma İmparatorluğu’nun kontrolü ele almasına yardımcı olabilirdi” diyor McConnell ve ekliyor: “Cumhuriyet’in sonunun, bu iki yıllık sert iklim döneminde olması, olası bir tesadüf, ancak muhtemel görünmüyor.” Durum sandığımızdan daha karmaşık Bazı araştırmacılar bu ilişkiye oldukça şüpheci yaklaşıyor. Çünkü Cumhuriyet’in patlamadan çok daha önce çöküş yolunda olduğuna dikkat çekiyorlar. Sözgelimi Sezar, MÖ 49’da Rubicon’u geçmiş ve Roma’daki iç savaşı hızlandırmıştı; bundan beş yıl sonra ise ömür boyu diktatör seçilecekti. Charles Üniversitesi’nden arkeolog Guy Middleton, “Cumhuriyet’le ilgili sorun popüler bir devrim ya da geçim krizi değil, politik, derin kökeni olan seçkinler arasındaki savaştı” diyor. Arizona Üniversitesi’nden paleoklimatolog Kevin Anchukaitis ise patlamanın tarihlenmesi ve gerçekleşmiş olması tartışılmaz gibi görünse de yanardağın iklime etkisini destekleyen kanıtların -özellikle Akdeniz için- zayıf olduğunu söylüyor: “Yerel iklim hikâyesi, elimizdeki küçük verilerden, biraz daha karmaşık olabilir.” Grönland’daki derin buz çekirdeklerinden elde edilen ışığı bloke eden sülfat partiküllerindeki ani artışlar, daha önce bu dönemde büyük bir patlama meydana geldiğini göstermişti. Ancak kesin yeri ve zamanlaması bir gizemdi. McConnell’in ekibi, buz çekirdeği araştırması sırasında 35 parça volkanik cam (kaya) bulmuş, bileşimini o sırada aktif olduğu bilinen volkanların jeokimyasal parmak izleriyle karşılaştırmıştı. Bu tür eşleştirmeler çoğu zaman belirsiz ve sonuçsuzdur. Ancak bu kez, bugün aktif kalan bir kalkan yanardağı olan Okmok bunu açıklayabiliyordu. Bilim insanları, daha sonra bir iklim modeli yoluyla patlamayı simüle etti. Bazıları, patlamanın etkilerinin abartıldığını düşünse de aerosollerin Güney Avrupa ve Kuzey Afrika’yı 7 °C’ye kadar soğutabileceğini buldular. Ekip bu modellemenin ardından söz konusu tarihlere kadar geriye uzanan üç ağaç halkası arşivine bakarak iklim ile ilgili destekleyici kanıt arayışına girdi. İskandinavya ve Kuzey Amerika’dan gelenler, MÖ 43 ve 42’de net soğuma gösteriyordu. Ancak Alplerden gelen örnek, patlamadan 10 yıl önce başlayan bir soğuma eğilimine işaret ediyordu. Anchukaitis, “Roma Cumhuriyeti’nin tarihini iklime ve volkanlara bağlayacaksak bu kayıtlardan daha fazlasına ihtiyacımız var” diyor. Tarihi kaynaklar ne diyor? Ve ortada birtakım tarihi belgeler de var. Sözgelimi MÖ 42’de öldürülen Romalı devlet adamı ve düşünür Cicero, mektuplarında, patlama zamanındaki soğuk havadan bahsediyordu. Diğer kaynaklar, Nisan ayında Kuzey İtalya’da ve ertesi yıl Kuzey Yunanistan’daki kıtlıkları da belgeliyor. Örneğin ünlü tarihçi-yazar Plutarkhos, Romalı komutan Marcus Antonius’un ordusunun MÖ 43 yılının nisan ayında korkunç bir kıtlıkla karşılaştığını ve yabani meyve, kök ve kabuk yemek zorunda kaldıklarını yazmıştı. Başka bir tarihçi olan Appianus ise Roma’nın MÖ 42’de kıtlıkla harap olduğunu söylüyordu. Yale Üniversitesi’nden tarihçi Joseph Manning, Mısır’da da benzer kıtlıklar görüldüğünü ve bu durumun ülkeyi zayıflattığını ve bu durumun Augustus (Octavian) için fethin yollarını açarak İmparatorluk için uygun koşulları sağladığını belirtiyor. Bununla birlikte olası iklim soğumasında bile Akdeniz toplumunun çökmeyeceğini ifade eden Manning, bunun “çökme veya dayanıklılıktan daha karmaşık” olduğunu ve buna bazı toplumların iyi bazılarının ise kötü yanıt verdiğini söylüyor. Tarihte yaşanan bu tarz iklim anomalileri, gelecekte yaşayacağımız iklim kaynaklı olaylara nasıl yanıt verebileceğimize ışık tutabilir. Batuhan Sarıcan / batusarican@gmail.com Kaynak: https://www.sciencemag.org/news/2020/06/alaskan-mega-eruption-may-have-helped-end-roman-republic</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/roma-cumhuriyetinin-sonunu-bir-yanardag-patlamasi-mi-getirdi">Roma Cumhuriyeti’nin sonunu bir yanardağ patlaması mı getirdi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cicero’nun MÖ 42’de suikaste uğraması, Roma Cumhuriyeti’nin (MÖ 510-27) resmi olarak sonuydu. Peki ama bir yanardağ patlaması, bu çöküşü hızlandırmış olabilir mi?</p>
<p>Eski tarihçiler, MÖ 44’te Sezar’ın öldürülmesinden sonra güneşin gizemli bir şekilde ortadan kalktığını ve bunu soğuk ve mahsul kıtlığı yaşanan bir dönemin izlediğini anlatıyordu. Bugün, bilim insanları ve tarihçilerden oluşan bir ekip ise tarihte bilinen en büyük süper volkan patlamalarından birinin MÖ 43’te yaşandığını keşfetti; bu patlama da muhtemelen iki yıllık garip hava ve mahsul kıtlığa katkıda bulunmuştu. Bu dönem aynı zamanda Cumhuriyet’in dağılması ve İmparatorluk’un oluşmasına ister istemez uygun koşulları hazırlamıştı.</p>
<p>İlk olarak Sezar’ın Idus Martiae’deki suikastından sonra “kararan” gökyüzüne büyük olasılıkla Etna Dağı’ndaki küçük bir patlama neden olmuştu. Ancak ertesi yılın başında, ocak veya şubat aylarında daha büyük bir patlama meydana gelmişti; Alaska’daki Okmok Yanardağı patlayarak 10 kilometre genişliğinde bir krater açıklığı oluşturmuştu.</p>
<p>Çöl Araştırma Enstitüsü’nden buzul bilimci ve araştırmanın baş yazarı Joseph McConnell, “Bu volkanik patlamanın sert bir iklim yarattığını kesinlikle söyleyebiliriz” diyor. Patlama gerçekten de kıtlığa ve diğer aksaklıklara katkıda bulunsaydı, Roma İmparatorluğu’nun kontrolü ele almasına yardımcı olabilirdi” diyor McConnell ve ekliyor: “Cumhuriyet’in sonunun, bu iki yıllık sert iklim döneminde olması, olası bir tesadüf, ancak muhtemel görünmüyor.”</p>
<p><strong>Durum sandığımızdan daha karmaşık</strong></p>
<p>Bazı araştırmacılar bu ilişkiye oldukça şüpheci yaklaşıyor. Çünkü Cumhuriyet’in patlamadan çok daha önce çöküş yolunda olduğuna dikkat çekiyorlar. Sözgelimi Sezar, MÖ 49’da Rubicon’u geçmiş ve Roma’daki iç savaşı hızlandırmıştı; bundan beş yıl sonra ise ömür boyu diktatör seçilecekti. Charles Üniversitesi’nden arkeolog Guy Middleton, “Cumhuriyet’le ilgili sorun popüler bir devrim ya da geçim krizi değil, politik, derin kökeni olan seçkinler arasındaki savaştı” diyor.</p>
<p>Arizona Üniversitesi’nden paleoklimatolog Kevin Anchukaitis ise patlamanın tarihlenmesi ve gerçekleşmiş olması tartışılmaz gibi görünse de yanardağın iklime etkisini destekleyen kanıtların -özellikle Akdeniz için- zayıf olduğunu söylüyor: “Yerel iklim hikâyesi, elimizdeki küçük verilerden, biraz daha karmaşık olabilir.”</p>
<p>Grönland’daki derin buz çekirdeklerinden elde edilen ışığı bloke eden sülfat partiküllerindeki ani artışlar, daha önce bu dönemde büyük bir patlama meydana geldiğini göstermişti. Ancak kesin yeri ve zamanlaması bir gizemdi. McConnell’in ekibi, buz çekirdeği araştırması sırasında 35 parça volkanik cam (kaya) bulmuş, bileşimini o sırada aktif olduğu bilinen volkanların jeokimyasal parmak izleriyle karşılaştırmıştı. Bu tür eşleştirmeler çoğu zaman belirsiz ve sonuçsuzdur. Ancak bu kez, bugün aktif kalan bir kalkan yanardağı olan Okmok bunu açıklayabiliyordu.</p>
<p>Bilim insanları, daha sonra bir iklim modeli yoluyla patlamayı simüle etti. Bazıları, patlamanın etkilerinin abartıldığını düşünse de aerosollerin Güney Avrupa ve Kuzey Afrika’yı 7 °C’ye kadar soğutabileceğini buldular. Ekip bu modellemenin ardından söz konusu tarihlere kadar geriye uzanan üç ağaç halkası arşivine bakarak iklim ile ilgili destekleyici kanıt arayışına girdi. İskandinavya ve Kuzey Amerika’dan gelenler, MÖ 43 ve 42’de net soğuma gösteriyordu. Ancak Alplerden gelen örnek, patlamadan 10 yıl önce başlayan bir soğuma eğilimine işaret ediyordu. Anchukaitis, “Roma Cumhuriyeti’nin tarihini iklime ve volkanlara bağlayacaksak bu kayıtlardan daha fazlasına ihtiyacımız var” diyor.</p>
<p><strong>Tarihi kaynaklar ne diyor?</strong></p>
<p>Ve ortada birtakım tarihi belgeler de var. Sözgelimi MÖ 42’de öldürülen Romalı devlet adamı ve düşünür Cicero, mektuplarında, patlama zamanındaki soğuk havadan bahsediyordu. Diğer kaynaklar, Nisan ayında Kuzey İtalya’da ve ertesi yıl Kuzey Yunanistan’daki kıtlıkları da belgeliyor. Örneğin ünlü tarihçi-yazar Plutarkhos, Romalı komutan Marcus Antonius’un ordusunun MÖ 43 yılının nisan ayında korkunç bir kıtlıkla karşılaştığını ve yabani meyve, kök ve kabuk yemek zorunda kaldıklarını yazmıştı. Başka bir tarihçi olan Appianus ise Roma’nın MÖ 42’de kıtlıkla harap olduğunu söylüyordu.</p>
<p>Yale Üniversitesi’nden tarihçi Joseph Manning, Mısır’da da benzer kıtlıklar görüldüğünü ve bu durumun ülkeyi zayıflattığını ve bu durumun Augustus (Octavian) için fethin yollarını açarak İmparatorluk için uygun koşulları sağladığını belirtiyor. Bununla birlikte olası iklim soğumasında bile Akdeniz toplumunun çökmeyeceğini ifade eden Manning, bunun “çökme veya dayanıklılıktan daha karmaşık” olduğunu ve buna bazı toplumların iyi bazılarının ise kötü yanıt verdiğini söylüyor. Tarihte yaşanan bu tarz iklim anomalileri, gelecekte yaşayacağımız iklim kaynaklı olaylara nasıl yanıt verebileceğimize ışık tutabilir.</p>
<p><strong>Batuhan Sarıcan / <a href="mailto:batusarican@gmail.com">batusarican@gmail.com</a></strong></p>
<p><strong>Kaynak: <a href="https://www.sciencemag.org/news/2020/06/alaskan-mega-eruption-may-have-helped-end-roman-republic">https://www.sciencemag.org/news/2020/06/alaskan-mega-eruption-may-have-helped-end-roman-republic</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/roma-cumhuriyetinin-sonunu-bir-yanardag-patlamasi-mi-getirdi">Roma Cumhuriyeti’nin sonunu bir yanardağ patlaması mı getirdi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">29302</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yıl MS 115 – Büyük Antioch depremi</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/yil-ms-115-buyuk-antioch-depremi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2023 14:00:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezegenimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[antakya]]></category>
		<category><![CDATA[antioch]]></category>
		<category><![CDATA[asi nehri]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[roma imparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[traianus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=28986</guid>

					<description><![CDATA[<p>13 Aralık MS 115 tarihinde, günümüzde Antakya’da yer alan antik Antioch kentinde, kenti neredeyse yerle bir eden bir deprem meydana geldi. Mevcut tahminlere göre deprem 7.5 şiddetindeydi. Anadolu’da yüzyıllar boyunca hiçbir şehir, günümüzde Antakya sınırları içinde yer alan antik Antioch metropolü kadar deprem acısı çekmedi. MS 115’te Roma İmparatoru Traianus, şehri yok eden bir depremi Hristiyanların varlığına bağladı ve piskopos Ignatius’u aslanların önüne attırdı. Deprem anında bölgede Roma İmparatoru Traianus ve halefi Hadrianus bulunuyordu. MS 114 Ocak’tan beri o bölgedelerdi. Partlar’la savaş sırasında komuta karargahı olan Antiochia ad Orontem’de ikamet ediyorlardı. Traianus, 13 aralık 115 tarihinde bu beklenmedik felaket meydana geldiğinde Ermenistan’daki bir seferden yeni dönmüştü. Asi vadisinde meydana gelen ve tahmini büyüklüğü 7.5 olan deprem, Antioch, Daphne ve Apamea (Suriye’de) da dahil olmak üzere diğer dört antik kenti neredeyse tamamen yok etti. Tüm Yakın Doğu ve Doğu Akdeniz’de Rodos’a kadar hissedilen deprem, Judea’daki liman kenti Caesarea Maritima’yı vuran bir tsunamiyi tetikledi. Asi Nehri üzerindeki Antioch kenti, Greko-Roma döneminin en önemli şehirlerinden biriydi. MÖ 300 yılında Büyük İskender’in generallerinden I. Seleukos tarafından kurulmuş ve Seleukoslar’ın başkenti olmuştu. Antik kent, Asi Nehri’nin doğu yakasında yer alıyordu. Şu anda modern Antakya şehrinin içinde yer alıyordu. MS 115’te Antakya, Asi Nehri üzerinde gelişen ve ekonomik açıdan canlı bir Greko-Roma şehriydi. Roma ve İskenderiye’den sonra Roma İmparatorluğu’nun üçüncü büyük metropolüydü. Şehir, başarısını Akdeniz’i Mezopotamya ve İran’a bağlayan Pers Kraliyet Yolu’nun en yakın ucundaki konumuna borçluydu. Bu, Antioch’u Roma ve Pers dünyaları arasında bir ticaret merkezi haline getirmişti. Ancak ne yazık ki, kentin konumu, bölgeyi büyük depremlere karşı özellikle duyarlı hale getiren üç tektonik levhanın birleşme noktasına yakın olma talihsizliğine sahipti. Küçük Asya, İran ve Hindistan’dan gelen kervanlar, büyük çapta mübadelelerin yapıldığı bu şehirden geçiyordu. Roma, MÖ 64’te Suriye’yi ele geçirdikten sonra, şehir bir Roma kalesi haline gelmişti. Forum, amfitiyatro, hamamlar, hipodrom, tiyatro, sütunlu büyük bir cadde ve çeşmelere, kamu binalarına ve villalara su taşıyan bir su kemeri ile Roma kültürü şehrin lüksüne katkıda bulunuyordu. Şehir gelişiyordu ve “Doğu’nun Kraliçesi” olarak biliniyordu. MS 115 depremi sırasında Antakya’nın nüfusu yaklaşık 500.000 idi. Felaketin en gerçekçi açıklamasını Romalı tarihçi Cassius Dio yazmıştı. Seksen kitaptan oluşan Roma Tarihi‘nde (Kitap LXVIII), imparator Traianus’un şehir içinde kış geçirmesi nedeniyle deprem sırasında Antakya’nın nasıl kalabalık olduğunu yazdı. Notları paylaşıyoruz: “İmparator Antioch’da beklerken korkunç bir deprem oldu; birçok şehirde yaralılar vardı, ancak Antioch en talihsiz olanıydı. Traianus kışı orada geçirdiğinden ve davalar, elçilikler, iş veya gezilerle bağlantılı olarak her taraftan çok sayıda asker ve çok sayıda sivil akın ettiği için, zarar görmemiş bir halk ulusu yoktu; ve böylece Antioch’da Roma egemenliği altındaki tüm dünya felakete uğradı.” “Önce birdenbire büyük bir kükreme duyuldu ve bunu muazzam bir sarsıntı takip etti. Tüm dünya yükseldi ve binalar havaya sıçradı; bazı binalar yıkılmak ve parçalanmak üzere yerinden oynadı, diğerleri ise sanki denizin kabarmasıyla bir o yana bir bu yana savruldu ve devrildi ve enkaz açık arazide bile büyük bir alana yayıldı.” “Askerler ve siviller düşen enkaz nedeniyle öldü, çok sayıda kişi de mahsur kaldı. Depremi birkaç gün takip eden artçı şoklar hayatta kalanların bir kısmını öldürürken, çöken binalarda mahsur kalan diğerleri açlıktan öldü. “Ve birkaç gün ve gece deprem devam ederken, insanlar zor durumda ve çaresiz kaldılar, bazıları üzerlerine baskı yapan binaların ağırlığı altında ezilip yok oldu, diğerleri de açlıktan öldü.” Traianus hayatta kaldı ve sadece hafif yaralarla kurtuldu, ancak artçı sarsıntılar birkaç gün devam ettiğinden hipodroma sığınmak zorunda kaldı.Depremde imparatorluk çevresinin üyeleri de dahil olmak üzere birçok asker öldü. En önde gelen kurbanlardan biri, konsül Ordinaryüs Marcus Pedo Vergilianus idi. Bu olay sırasında veya sonrasında toplamda 260.000 kişinin öldüğü söyleniyor. Antioch’un nüfusu 400.000’in altına düştü ve şehrin birçok bölümü terk edildi. Felaketten kısa bir süre sonra Traianus şehri onarmaya başladı. Daphne’nin kaynakları ile Antioch arasında uzanan 6 km uzunluğundaki su kemeri ciddi şekilde hasar gördüğü için Traianus yeni bir su kemeri inşa etmeye başladı veya daha önce inşa ettiği mevcut bir su kemerini onardı. Traianus projeyi bitirecek kadar yaşamadığı için su kemeri üzerindeki çalışmalar Hadrianus tarafından tamamlandı. Depremden bir yıl sekiz ay sonra, 11 Ağustos MS 117’de Hadrianus, Antioch’daki ordu tarafından imparator ilan edildi. Roma’ya ulaşmak için yola çıktığı 117 Eylül’e kadar şehirde kaldı.  Kaynak: https://arkeofili.com/13-aralik-115-buyuk-antioch-depremi/ National Geographic. Rick Gore. 2 Aralık 2009. followinghadrian.com. 13 Aralık 2015. Imperiumromanum.pl. 14 Eylül 2020. Cassius Dio, Roman History.  </p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/yil-ms-115-buyuk-antioch-depremi">Yıl MS 115 – Büyük Antioch depremi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_28987" style="width: 410px" class="wp-caption alignright"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-28987" class="wp-image-28987" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/antioch.jpeg" alt="" width="400" height="267" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/antioch.jpeg 800w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/antioch-300x200.jpeg 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /><p id="caption-attachment-28987" class="wp-caption-text">Görsel, Arkeofili&#8217;nin sayfasından alınmıştır.</p></div>
<p><strong>13 Aralık MS 115 tarihinde, günümüzde Antakya’da yer alan antik Antioch kentinde, kenti neredeyse yerle bir eden bir deprem meydana geldi. Mevcut tahminlere göre deprem 7.5 şiddetindeydi. </strong></p>
<p>Anadolu’da yüzyıllar boyunca hiçbir şehir, günümüzde Antakya sınırları içinde yer alan antik Antioch metropolü kadar deprem acısı çekmedi. MS 115’te Roma İmparatoru Traianus, şehri yok eden bir depremi Hristiyanların varlığına bağladı ve piskopos Ignatius’u aslanların önüne attırdı.</p>
<p>Deprem anında bölgede Roma İmparatoru Traianus ve halefi Hadrianus bulunuyordu. MS 114 Ocak’tan beri o bölgedelerdi. Partlar’la savaş sırasında komuta karargahı olan Antiochia ad Orontem’de ikamet ediyorlardı. Traianus, 13 aralık 115 tarihinde bu beklenmedik felaket meydana geldiğinde Ermenistan’daki bir seferden yeni dönmüştü.</p>
<p>Asi vadisinde meydana gelen ve tahmini büyüklüğü 7.5 olan deprem, Antioch, Daphne ve Apamea (Suriye’de) da dahil olmak üzere diğer dört antik kenti neredeyse tamamen yok etti. Tüm Yakın Doğu ve Doğu Akdeniz’de Rodos’a kadar hissedilen deprem, Judea’daki liman kenti Caesarea Maritima’yı vuran bir tsunamiyi tetikledi.</p>
<p>Asi Nehri üzerindeki Antioch kenti, Greko-Roma döneminin en önemli şehirlerinden biriydi. MÖ 300 yılında Büyük İskender’in generallerinden I. Seleukos tarafından kurulmuş ve Seleukoslar’ın başkenti olmuştu. Antik kent, Asi Nehri’nin doğu yakasında yer alıyordu. Şu anda modern Antakya şehrinin içinde yer alıyordu.</p>
<p>MS 115’te Antakya, Asi Nehri üzerinde gelişen ve ekonomik açıdan canlı bir Greko-Roma şehriydi. Roma ve İskenderiye’den sonra Roma İmparatorluğu’nun üçüncü büyük metropolüydü. Şehir, başarısını Akdeniz’i Mezopotamya ve İran’a bağlayan Pers Kraliyet Yolu’nun en yakın ucundaki konumuna borçluydu. Bu, Antioch’u Roma ve Pers dünyaları arasında bir ticaret merkezi haline getirmişti. Ancak ne yazık ki, kentin konumu, bölgeyi büyük depremlere karşı özellikle duyarlı hale getiren üç tektonik levhanın birleşme noktasına yakın olma talihsizliğine sahipti.</p>
<p>Küçük Asya, İran ve Hindistan’dan gelen kervanlar, büyük çapta mübadelelerin yapıldığı bu şehirden geçiyordu. Roma, MÖ 64’te Suriye’yi ele geçirdikten sonra, şehir bir Roma kalesi haline gelmişti. Forum, amfitiyatro, hamamlar, hipodrom, tiyatro, sütunlu büyük bir cadde ve çeşmelere, kamu binalarına ve villalara su taşıyan bir su kemeri ile Roma kültürü şehrin lüksüne katkıda bulunuyordu. Şehir gelişiyordu ve “Doğu’nun Kraliçesi” olarak biliniyordu. MS 115 depremi sırasında Antakya’nın nüfusu yaklaşık 500.000 idi.</p>
<p>Felaketin en gerçekçi açıklamasını Romalı tarihçi Cassius Dio yazmıştı. Seksen kitaptan oluşan Roma Tarihi‘nde (Kitap LXVIII), imparator Traianus’un şehir içinde kış geçirmesi nedeniyle deprem sırasında Antakya’nın nasıl kalabalık olduğunu yazdı. Notları paylaşıyoruz:</p>
<p>“İmparator Antioch’da beklerken korkunç bir deprem oldu; birçok şehirde yaralılar vardı, ancak Antioch en talihsiz olanıydı. Traianus kışı orada geçirdiğinden ve davalar, elçilikler, iş veya gezilerle bağlantılı olarak her taraftan çok sayıda asker ve çok sayıda sivil akın ettiği için, zarar görmemiş bir halk ulusu yoktu; ve böylece Antioch’da Roma egemenliği altındaki tüm dünya felakete uğradı.”</p>
<p>“Önce birdenbire büyük bir kükreme duyuldu ve bunu muazzam bir sarsıntı takip etti. Tüm dünya yükseldi ve binalar havaya sıçradı; bazı binalar yıkılmak ve parçalanmak üzere yerinden oynadı, diğerleri ise sanki denizin kabarmasıyla bir o yana bir bu yana savruldu ve devrildi ve enkaz açık arazide bile büyük bir alana yayıldı.”</p>
<p>“Askerler ve siviller düşen enkaz nedeniyle öldü, çok sayıda kişi de mahsur kaldı. Depremi birkaç gün takip eden artçı şoklar hayatta kalanların bir kısmını öldürürken, çöken binalarda mahsur kalan diğerleri açlıktan öldü.</p>
<p>“Ve birkaç gün ve gece deprem devam ederken, insanlar zor durumda ve çaresiz kaldılar, bazıları üzerlerine baskı yapan binaların ağırlığı altında ezilip yok oldu, diğerleri de açlıktan öldü.”</p>
<p>Traianus hayatta kaldı ve sadece hafif yaralarla kurtuldu, ancak artçı sarsıntılar birkaç gün devam ettiğinden hipodroma sığınmak zorunda kaldı.Depremde imparatorluk çevresinin üyeleri de dahil olmak üzere birçok asker öldü. En önde gelen kurbanlardan biri, konsül Ordinaryüs Marcus Pedo Vergilianus idi. Bu olay sırasında veya sonrasında toplamda 260.000 kişinin öldüğü söyleniyor. Antioch’un nüfusu 400.000’in altına düştü ve şehrin birçok bölümü terk edildi.</p>
<p>Felaketten kısa bir süre sonra Traianus şehri onarmaya başladı. Daphne’nin kaynakları ile Antioch arasında uzanan 6 km uzunluğundaki su kemeri ciddi şekilde hasar gördüğü için Traianus yeni bir su kemeri inşa etmeye başladı veya daha önce inşa ettiği mevcut bir su kemerini onardı. Traianus projeyi bitirecek kadar yaşamadığı için su kemeri üzerindeki çalışmalar Hadrianus tarafından tamamlandı.</p>
<p>Depremden bir yıl sekiz ay sonra, 11 Ağustos MS 117’de Hadrianus, Antioch’daki ordu tarafından imparator ilan edildi. Roma’ya ulaşmak için yola çıktığı 117 Eylül’e kadar şehirde kaldı.<strong> </strong></p>
<p><strong>Kaynak: </strong></p>
<p><a href="https://arkeofili.com/13-aralik-115-buyuk-antioch-depremi/"><strong>https://arkeofili.com/13-aralik-115-buyuk-antioch-depremi/</strong></a></p>
<p><strong>National Geographic. Rick Gore. 2 Aralık 2009.</strong></p>
<p><strong>followinghadrian.com. 13 Aralık 2015.</strong></p>
<p><strong>Imperiumromanum.pl. 14 Eylül 2020.</strong></p>
<p><strong>Cassius Dio, Roman History.</strong></p>
<p><em> </em></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/yil-ms-115-buyuk-antioch-depremi">Yıl MS 115 – Büyük Antioch depremi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">28986</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
