<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sınır arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/sinir/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/sinir</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Nov 2019 12:09:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Ağrı, cinsiyetlere göre farklı etkiliyor</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/agri-cinsiyetlere-gore-farkli-etkiliyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 May 2019 12:46:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[acı duymak]]></category>
		<category><![CDATA[acı eşiği]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı eşiği]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı kesici]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[hormon]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=13987</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda yapılan araştırmalar, ağrı hissedilmesiyle ilgili fizyolojik mekanizmanın cinsiyete göre değişiklik gösterdiğini ve bu farklılıkta hormonların kilit rol oynadığını işaret ediyor. Ağrı mekanizması üzerine çalışan Robert Sorge (McGill Üniversitesi, Kanada) ve meslektaşlarının 2009’da fareler üzerinde yaptığı araştırmada dokunmaya karşı hassasiyeti incelerken, erkek farelerin aynı uyarıcıya maruz kaldığında dişilere kıyasla daha hassas olduğunu tespit etmiş ve devamındaki araştırmalarda ağrı mekanizmanın cinsiyete göre değişiklik gösterdiği sonucuna varmıştı. Bu alandaki çalışmalarda farklı cinsiyetlerde farelerin kullanılması yeni bir durumdu. Birçok araştırmacı, hormonal döngülerin sonuçları karmaşık hale getireceğini düşündüğünden sadece erkek farelerle çalışmayı tercih ediyordu. Sorge ve meslektaşlarının elde ettiği bulguların etkisiyle, ağrı üzerine araştırmalarda cinsiyeti bir değişken olarak dikkate alan çalışmaların sayısı giderek artıyor. Kanada Sağlık Araştırma Enstitüleri bünyesindeki Cinsiyet ve Sağlık Enstitüsü’nün bilim direktörü Cara Tannenbaum, bu araştırmaların daha etkili ağrı kesicilerin geliştirilmesi imkan sağlayabileceğini ifade ediyor ve dünya genelinde çoğunlukla kadın olmak üzere insanların %20&#8217;sinin kronik ağrıdan muzdarip olduğuna dikkat çekerek bunun oldukça önemli olduğunu belirtiyor. Merkezi İngiltere’de bulunan AstraZeneca ilaç firmasının başkan yardımcısı Iain Chessel, gelecekteki ağrı kesici ilaçların kişiye özel olarak düzenleneceğini ve bu kişiselleştirilmiş ilaçların geliştirilmesinde cinsiyetin önemli bir faktör olacağını öngörüyor. Robert Sorge ve meslektaşlarının 2011 ve 2015 yıllarında sonuçları yayınlanan çalışmaları, ağrı mekanizmasında hormon seviyelerinin belirleyici olduğunu; testosteron düzeyi belli bir eşiğin üstünde olan dişi farelerin erkeklerde görülen ağrı mekanizmasına, testosteron seviyesi bu eşiğin altına düşen erkeklerin de dişilerdeki ağrı mekanizmasına sahip olduğunu gösteriyor. Teksas Üniversitesi’nden nörofarmakolog Ted Price ve meslektaşlarının 2018’de yaptığı araştırmada, aynı ilacın dişi ve erkek farelerdeki ağrı mekanizmasını farklı şekilde etkilediğini sonucuna varıldı. Söz konusu çalışmada metformin verilen farelerde, omurilikte bulunan sinir hücrelerin etrafındaki mikroglial sayısının düştüğü ve sinir hasarına bağlı ağrıya karşı duyarlılığın sadece erkek farelerde azaldığı gözlemlendi. Daha etkili ağrı kesicilerin geliştirilmesine yönelik çabalarda, ağrı mekanizmasındaki cinsiyete bağlı farklılığın yanında genetik faktörler, hormon seviyelerindeki değişimler ve anatomik gelişim gibi bir dizi değişkeni de hesaba katmak gerekecek gibi görünüyor. Bu değişkenleri dikkate alarak ağrı mekanizması çözmeye yönelik araştırmaların sayısı artmakta olsa da, araştırmacılar henüz yolun yarısında bile olmadığımız görüşünde. &#160; Murat Altaş / @murataltas_ Kaynak: https://www.nature.com/articles/d41586-019-00895-3</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/agri-cinsiyetlere-gore-farkli-etkiliyor">Ağrı, cinsiyetlere göre farklı etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda yapılan araştırmalar, ağrı hissedilmesiyle ilgili fizyolojik mekanizmanın cinsiyete göre değişiklik gösterdiğini ve bu farklılıkta hormonların kilit rol oynadığını işaret ediyor.</p>
<p>Ağrı mekanizması üzerine çalışan Robert Sorge (McGill Üniversitesi, Kanada) ve meslektaşlarının 2009’da fareler üzerinde yaptığı araştırmada dokunmaya karşı hassasiyeti incelerken, erkek farelerin aynı uyarıcıya maruz kaldığında dişilere kıyasla daha hassas olduğunu tespit etmiş ve devamındaki araştırmalarda ağrı mekanizmanın cinsiyete göre değişiklik gösterdiği sonucuna varmıştı.</p>
<p>Bu alandaki çalışmalarda farklı cinsiyetlerde farelerin kullanılması yeni bir durumdu. Birçok araştırmacı, hormonal döngülerin sonuçları karmaşık hale getireceğini düşündüğünden sadece erkek farelerle çalışmayı tercih ediyordu. Sorge ve meslektaşlarının elde ettiği bulguların etkisiyle, ağrı üzerine araştırmalarda cinsiyeti bir değişken olarak dikkate alan çalışmaların sayısı giderek artıyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-13988" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/05/agri.png" alt="" width="400" height="599" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/05/agri.png 937w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/05/agri-200x300.png 200w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/05/agri-683x1024.png 683w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p>Kanada Sağlık Araştırma Enstitüleri bünyesindeki Cinsiyet ve Sağlık Enstitüsü’nün bilim direktörü Cara Tannenbaum, bu araştırmaların daha etkili ağrı kesicilerin geliştirilmesi imkan sağlayabileceğini ifade ediyor ve dünya genelinde çoğunlukla kadın olmak üzere insanların %20&#8217;sinin kronik ağrıdan muzdarip olduğuna dikkat çekerek bunun oldukça önemli olduğunu belirtiyor.</p>
<p>Merkezi İngiltere’de bulunan <em>AstraZeneca</em> ilaç firmasının başkan yardımcısı Iain Chessel, gelecekteki ağrı kesici ilaçların kişiye özel olarak düzenleneceğini ve bu kişiselleştirilmiş ilaçların geliştirilmesinde cinsiyetin önemli bir faktör olacağını öngörüyor.</p>
<p>Robert Sorge ve meslektaşlarının 2011 ve 2015 yıllarında sonuçları yayınlanan çalışmaları, ağrı mekanizmasında hormon seviyelerinin belirleyici olduğunu; testosteron düzeyi belli bir eşiğin üstünde olan dişi farelerin erkeklerde görülen ağrı mekanizmasına, testosteron seviyesi bu eşiğin altına düşen erkeklerin de dişilerdeki ağrı mekanizmasına sahip olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Teksas Üniversitesi’nden nörofarmakolog Ted Price ve meslektaşlarının 2018’de yaptığı araştırmada, aynı ilacın dişi ve erkek farelerdeki ağrı mekanizmasını farklı şekilde etkilediğini sonucuna varıldı. Söz konusu çalışmada metformin verilen farelerde, omurilikte bulunan sinir hücrelerin etrafındaki mikroglial sayısının düştüğü ve sinir hasarına bağlı ağrıya karşı duyarlılığın sadece erkek farelerde azaldığı gözlemlendi.</p>
<p>Daha etkili ağrı kesicilerin geliştirilmesine yönelik çabalarda, ağrı mekanizmasındaki cinsiyete bağlı farklılığın yanında genetik faktörler, hormon seviyelerindeki değişimler ve anatomik gelişim gibi bir dizi değişkeni de hesaba katmak gerekecek gibi görünüyor. Bu değişkenleri dikkate alarak ağrı mekanizması çözmeye yönelik araştırmaların sayısı artmakta olsa da, araştırmacılar henüz yolun yarısında bile olmadığımız görüşünde.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Murat Altaş / <a href="https://twitter.com/murataltas_">@murataltas_</a></strong></p>
<p><strong>Kaynak: <a href="https://www.nature.com/articles/d41586-019-00895-3">https://www.nature.com/articles/d41586-019-00895-3</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/agri-cinsiyetlere-gore-farkli-etkiliyor">Ağrı, cinsiyetlere göre farklı etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13987</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sınır tanımayanlarla tanışma zamanı</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/sinir-tanimayanlarla-tanisma-zamani</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Aug 2018 08:59:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ajaz ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[İKÜ]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=10810</guid>

					<description><![CDATA[<p>‘Sürüden ayrılma’, ‘görme, duyma, konuşma’, ‘ileri gitme’, ‘sorgulama’, ‘takma’, ‘o konuya hiç bulaşma’, ‘bu kadar düşünme’, ‘sen işine bak, çok kurcalama’, ‘icat çıkarma’, ‘sınırını bil’, ‘haddini aşma’&#8230; Bu emirlerden en az birini duyarak daha da acısı içselleştirerek büyüdük, büyütüldük. Okulda, evde, işte, evlilikte içimizden biriymiş gibi davranan bu üvey seslere biat ederek yaşadık ve yaşıyoruz. Bu yüzden kaybettiklerimizle yüzleşmek bir yana an geliyor onları düşünmek dahi istemiyoruz. Oysa birileri var, birileri varmış bu dünyanın bir yerlerinde&#8230; Misal, oğlu için yaptığı ekmeği kasabadaki markete elleriyle taşıyan ve zaman içinde ünü dünyayı dolaşan. Oysa birileri var, birileri yaşamış bir zamanlar dünyanın bir yerlerinde, yapıp ettikleri kadar söyledikleriyle de zihnimizi açan. İşte o birileri ki onlar sürüyle vedalaşmaktan çekinmeyen, gördüğüyle yetinmeyen, içsesine güvenen, fikrini, ürününü en uzağa eriştirebilmek için emek veren&#8230; O birileri mesela ‘burada rahatım iyi, bozulmasın’ dememiş, verilenle yetinmemiş, söz almak için beklememiş, mucize dilememiş. O birileri bugün başımızın üstünde yeri olan icatları çıkaranlar, o birileri haddini şahane bir özgüven ve nezakatle aşanlar, o birileri ki dünya durduğu müddetçe sınır tanımayacak olanlar&#8230; İKÜ Yayınevi, Temmuz (2016) ayında yeni bir kitabı Türkçe&#8217;ye kazandırdı: Sınır Tanımayanlar: Zamana Direnen Liderlik. AKQA dijital reklam ve pazarlama şirketinin CEO’su Ajaz Ahmed’in kaleminden çıkan kitap, dünyaca ünlü liderleri ve onların enerjilerini temsil eden markaları liderliğin 5 ilkesi çerçevesinde aktarıyor. Kitabın en güçlü yönü liderliğe ilişkin literatürü şemalara, istatistiklere, grafiklere indirgemiyor olması. ‘10 dakikada ikna turu’, ‘beş dakikada girişimci olun’, ‘dört kelimede mucize şirket kurmak’, ‘meleklerle irtibat’ gibi boş vaatler sunmadan, olabildiğince yalın hikayelerle örülmüş olması kitabı cazip kılan diğer bir özellik. İş yapmak bir sanattır Sınır Tanımayanlar: Zamana Direnen Liderlik, dolu dolu bir giriş metniyle okuru karşılıyor. İş Yapma Sanatı başlığını taşıyan bölüm mesajlarıyla dikkati çekiyor. Örneğin, işinizi bir öyküye dönüştürmeniz gerekse söze nereden başlarsınız? İstatistikleri, grafikleri, şemaları bir yana bırakın. İşinizi nasıl bir olay örgüsü içinde anlatırsınız? Ajaz Ahmed, işi yapmayı bir sanata dönüştürmenin özünü, sözü uzatmadan şöyle aktarıyor: “İstatistikler ve değişmeyen yol haritaları, zamanla anlamsızlaşabilir. İnsanlar dünyayı sayılarla değil hikayelerle anlar. Onlar insan kültürünün hayatta kalan parçasıdır.” (&#8230;) “Bu büyüleyici, moral verici ve anlaşılması güç insanlar bize kullanım kılavuzu değil, unutulmaz alıntılar, heyecan verici konuşmalar ve ilham verici fikirler verdiler.” Liderliğin felsefesi üzerine 5 ilke   Sınır tanımayanlar: Zamana Direnen Liderlik kitabında, liderlik üzerine 5 ilke sunuluyor. Yaygınlaştırma, Devrim Yaratma, Sadeleştirme, Düzenleme, Yazma. Bu 5 ilke liderler ve liderlerin kişiliğinden izler taşıyan markalar üzerinden açıklanıyor. İlk ilke Yaygınlaştırma. Herkese ulaşma, erişilebilirlik düsturunun özeti olan yaygınlaştırma ilkesinde Bill Gates, Margaret Rudkin, Dietrich Mateschitz ve Henry Ford ile yeniden tanışıyorsunuz. Devrim Yaratma ilkesi ise bugüne kadar en çok kabul gören lider efsanesini yerle bir ediyor. ‘Sesi en yüksek çıkan, sözcük dağarcığı en geniş olan liderdir’ anlayışının karşısında duran devrim yaratma ilkesine göre liderliği üç özellik besliyor: dingin bir algı, uyum ve farkındalık. Ajaz Ahmed bu argümanı, Thomas Edison, Akio Morita ve Steve Jobs’un iş yapma sanatına ilişkin sunduğu ayrıntılarla da ispatlıyor. Sadeleştirme ilkesi ise tabir yerindeyse liderin ve liderliğin altın kuralı. Neden büyük başarılar, rutinler ve basit kararlar üzerine kurulur? sorusuyla yola çıkan yazar Lego, Chanel gibi markaların yanında, bir işi kıvanç duyarak, herkesin iyiliği adına, dikkatli, nazikçe ve elinden gelecek en iyi şekilde yapmanın Japon kültüründeki temsili olan shokunin felsefesine de değiniyor. Yaptığınız işin içinde benliğinizi eritmenin, karizmanız ve yansıttığınız kişilikten daha önemli olduğunu söyleyen Shokunin felsefesinin özü ise şöyle aktarılıyor: ” Yaptığınız iş taze balık ya da demir olsun, malzemelerinizin özüne topyekün bağlanmaya ve odaklanmaya devam edebilirseniz sabırla yaptığınız bu iş sizi başkalarının hayal bile edemediği noktalara taşıyabilir.” Düzenleme, zamana direnen liderliğin 4’üncü ilkesi. ‘İyi İşlerin İnşası Asla Bitmez Onlar Daima Yapım Sürecindedir’ başlıklı bölümde düzenleme, etkili insanların belirgin bir özelliği olarak karşımıza çıkıyor. Etkili insanların düzenleme işine bir angarya olarak bakmadıklarını belirten Ajaz Ahmed, düzenlemenin hayali bir “sonra” yerine amaçlarını gerçekleştirmeye şu an başlamak için seçilen en iyi yol olduğunu söylüyor. Düzenleme lider işletmelerin de öne çıkan bir özelliği. Sınır tanımayanlar için düzenin en az yaratıcılık kadar önemli olduğunu da belirten Ajaz Ahmed, bu iki gücün aynı sürecin parçası olduğunu şöyle belirtiyor: ‘Yaratıcılık harika bir şeydir, ancak kâr ve zarar dünyasında önemli tarihleri kaçırmaya, bütçenize uymamaya devam ettiğiniz sürece daha uzun süre yaratıcılığı tadına varamazsınız.” Sınır tanımayanların 5. ilkesi ise yazmak. ‘Kültürleri değiştirenler kendi masallarının efedileridir’, cümlesiyle açılan bölüm, hayatın anlamını kavramak için hikayenin değerini Ralph Lauren, Jeff Bezos, Joss Whedon, J.J Abraham’ın hikayeleriyle aktarıyor. ‘Ne kadar çok hikaye dinlerseniz, asırlık duygulara dokunarak yeni dinleyiciler kazanan kendi hikayenizi yaratmak için o kadar donanımlı olursunuz.’ diyen Ajaz Ahmed, giriş bölümündeki argümanını son ilkede bir kez daha vurguluyor: ‘Hikaye kazanır.’ Bir kitabın ardından&#8230;  Sınır Tanımayanlar: Zamana Direnen Liderlik, tıpkı giriş metni gibi görkemli bir kapanışla, okurunu, ‘Yeni Ufuklara Yelken Açın’ mesajıyla uğurluyor. Kitap bittiğinde gökten üç elma düşüyor: Biri sınır tanımayan liderlere, biri icat çıkarma diyenlere, biri de asla söz dinlemeyenlere. Nilgün Eryeşil, İKÜ Kurumsal İletişim Birimi / n.eryesil@iku.edu.tr</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/sinir-tanimayanlarla-tanisma-zamani">Sınır tanımayanlarla tanışma zamanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>‘Sürüden ayrılma’, ‘görme, duyma, konuşma’, ‘ileri gitme’, ‘sorgulama’, ‘takma’, ‘o konuya hiç bulaşma’, ‘bu kadar düşünme’, ‘sen işine bak, çok kurcalama’, ‘icat çıkarma’, ‘sınırını bil’, ‘haddini aşma’&#8230;</p>
<p>Bu emirlerden en az birini duyarak daha da acısı içselleştirerek büyüdük, büyütüldük. Okulda, evde, işte, evlilikte içimizden biriymiş gibi davranan bu üvey seslere biat ederek yaşadık ve yaşıyoruz. Bu yüzden kaybettiklerimizle yüzleşmek bir yana an geliyor onları düşünmek dahi istemiyoruz.</p>
<p>Oysa birileri var, birileri varmış bu dünyanın bir yerlerinde&#8230; Misal, oğlu için yaptığı ekmeği kasabadaki markete elleriyle taşıyan ve zaman içinde ünü dünyayı dolaşan. Oysa birileri var, birileri yaşamış bir zamanlar dünyanın bir yerlerinde, yapıp ettikleri kadar söyledikleriyle de zihnimizi açan. İşte o birileri ki onlar sürüyle vedalaşmaktan çekinmeyen, gördüğüyle yetinmeyen, içsesine güvenen, fikrini, ürününü en uzağa eriştirebilmek için emek veren&#8230;</p>
<p>O birileri mesela ‘burada rahatım iyi, bozulmasın’ dememiş, verilenle yetinmemiş, söz almak için beklememiş, mucize dilememiş. O birileri bugün başımızın üstünde yeri olan icatları çıkaranlar, o birileri haddini şahane bir özgüven ve nezakatle aşanlar, o birileri ki dünya durduğu müddetçe sınır tanımayacak olanlar&#8230;</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-10811 alignleft" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/08/stk-209x300.jpg" alt="" width="400" height="575" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/08/stk-209x300.jpg 209w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/08/stk-712x1024.jpg 712w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/08/stk.jpg 1890w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p>İKÜ Yayınevi, Temmuz (2016) ayında yeni bir kitabı Türkçe&#8217;ye kazandırdı: <strong><em>Sınır Tanımayanlar: Zamana Direnen Liderlik.</em></strong> AKQA dijital reklam ve pazarlama şirketinin CEO’su <strong>Ajaz Ahmed</strong>’in kaleminden çıkan kitap, dünyaca ünlü liderleri ve onların enerjilerini temsil eden markaları liderliğin 5 ilkesi çerçevesinde aktarıyor. Kitabın en güçlü yönü liderliğe ilişkin literatürü şemalara, istatistiklere, grafiklere indirgemiyor olması. ‘10 dakikada ikna turu’, ‘beş dakikada girişimci olun’, ‘dört kelimede mucize şirket kurmak’, ‘meleklerle irtibat’ gibi boş vaatler sunmadan, olabildiğince yalın hikayelerle örülmüş olması kitabı cazip kılan diğer bir özellik.</p>
<p><strong>İş yapmak bir sanattır</strong></p>
<p><em>Sınır Tanımayanlar: Zamana Direnen Liderlik, </em>dolu dolu bir giriş metniyle okuru karşılıyor. İş Yapma Sanatı başlığını taşıyan bölüm mesajlarıyla dikkati çekiyor. Örneğin, işinizi bir öyküye dönüştürmeniz gerekse söze nereden başlarsınız? İstatistikleri, grafikleri, şemaları bir yana bırakın.</p>
<p>İşinizi nasıl bir olay örgüsü içinde anlatırsınız? Ajaz Ahmed, işi yapmayı bir sanata dönüştürmenin özünü, sözü uzatmadan şöyle aktarıyor: <em>“İstatistikler ve değişmeyen yol haritaları, zamanla anlamsızlaşabilir. İnsanlar dünyayı sayılarla değil hikayelerle anlar. Onlar insan kültürünün hayatta kalan parçasıdır.” (&#8230;) “Bu büyüleyici, moral verici ve anlaşılması güç insanlar bize kullanım kılavuzu değil, unutulmaz alıntılar, heyecan verici konuşmalar ve ilham verici fikirler verdiler.”</em></p>
<p><strong>Liderliğin felsefesi üzerine 5 ilke </strong><strong> </strong></p>
<p><em>Sınır tanımayanlar: Zamana Direnen Liderlik </em>kitabında, liderlik üzerine 5 ilke sunuluyor. Yaygınlaştırma, Devrim Yaratma, Sadeleştirme, Düzenleme, Yazma. Bu 5 ilke liderler ve liderlerin kişiliğinden izler taşıyan markalar üzerinden açıklanıyor.</p>
<p>İlk ilke <strong>Yaygınlaştırma</strong>. Herkese ulaşma, erişilebilirlik düsturunun özeti olan yaygınlaştırma ilkesinde Bill Gates, Margaret Rudkin, Dietrich Mateschitz ve Henry Ford ile yeniden tanışıyorsunuz.</p>
<p><strong>Devrim Yaratma</strong> ilkesi ise bugüne kadar en çok kabul gören lider efsanesini yerle bir ediyor. ‘Sesi en yüksek çıkan, sözcük dağarcığı en geniş olan liderdir’ anlayışının karşısında duran devrim yaratma ilkesine göre liderliği üç özellik besliyor: dingin bir algı, uyum ve farkındalık. Ajaz Ahmed bu argümanı, Thomas Edison, Akio Morita ve Steve Jobs’un iş yapma sanatına ilişkin sunduğu ayrıntılarla da ispatlıyor.</p>
<p><strong>Sadeleştirme</strong> ilkesi ise tabir yerindeyse liderin ve liderliğin altın kuralı. Neden büyük başarılar, rutinler ve basit kararlar üzerine kurulur? sorusuyla yola çıkan yazar Lego, Chanel gibi markaların yanında, bir işi kıvanç duyarak, herkesin iyiliği adına, dikkatli, nazikçe ve elinden gelecek en iyi şekilde yapmanın Japon kültüründeki temsili olan <em>shokunin </em>felsefesine de değiniyor. Yaptığınız işin içinde benliğinizi eritmenin, karizmanız ve yansıttığınız kişilikten daha önemli olduğunu söyleyen Shokunin felsefesinin özü ise şöyle aktarılıyor: ” Yaptığınız iş taze balık ya da demir olsun, malzemelerinizin özüne topyekün bağlanmaya ve odaklanmaya devam edebilirseniz sabırla yaptığınız bu iş sizi başkalarının hayal bile edemediği noktalara taşıyabilir.”</p>
<p><strong>Düzenleme</strong>, zamana direnen liderliğin 4’üncü ilkesi. ‘İyi İşlerin İnşası Asla Bitmez Onlar Daima Yapım Sürecindedir’ başlıklı bölümde düzenleme, etkili insanların belirgin bir özelliği olarak karşımıza çıkıyor. Etkili insanların düzenleme işine bir angarya olarak bakmadıklarını belirten Ajaz Ahmed, düzenlemenin hayali bir “sonra” yerine amaçlarını gerçekleştirmeye şu an başlamak için seçilen en iyi yol olduğunu söylüyor. Düzenleme lider işletmelerin de öne çıkan bir özelliği. Sınır tanımayanlar için düzenin en az yaratıcılık kadar önemli olduğunu da belirten Ajaz Ahmed, bu iki gücün aynı sürecin parçası olduğunu şöyle belirtiyor: ‘Yaratıcılık harika bir şeydir, ancak kâr ve zarar dünyasında önemli tarihleri kaçırmaya, bütçenize uymamaya devam ettiğiniz sürece daha uzun süre yaratıcılığı tadına varamazsınız.”</p>
<p>Sınır tanımayanların 5. ilkesi ise <strong>yazmak</strong>. ‘Kültürleri değiştirenler kendi masallarının efedileridir’, cümlesiyle açılan bölüm, hayatın anlamını kavramak için hikayenin değerini Ralph Lauren, Jeff Bezos, Joss Whedon, J.J Abraham’ın hikayeleriyle aktarıyor. ‘Ne kadar çok hikaye dinlerseniz, asırlık duygulara dokunarak yeni dinleyiciler kazanan kendi hikayenizi yaratmak için o kadar donanımlı olursunuz.’ diyen Ajaz Ahmed, giriş bölümündeki argümanını son ilkede bir kez daha vurguluyor: ‘Hikaye kazanır.’</p>
<p><strong>Bir kitabın ardından&#8230;</strong><strong> </strong></p>
<p><em>Sınır Tanımayanlar: Zamana Direnen Liderlik, </em>tıpkı giriş metni gibi görkemli bir kapanışla, okurunu, ‘Yeni Ufuklara Yelken Açın’ mesajıyla uğurluyor. Kitap bittiğinde gökten üç elma düşüyor: Biri sınır tanımayan liderlere, biri icat çıkarma diyenlere, biri de asla söz dinlemeyenlere.</p>
<p><strong>Nilgün Eryeşil, </strong><strong>İKÜ Kurumsal İletişim Birimi / </strong><a href="mailto:n.eryesil@iku.edu.tr"><strong>n.eryesil@iku.edu.tr</strong></a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/sinir-tanimayanlarla-tanisma-zamani">Sınır tanımayanlarla tanışma zamanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">10810</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
