<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>zayıflık arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/zayiflik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/zayiflik</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Jun 2020 11:20:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Mucize ilaç diye sunuldu, tedavi edici etkisi sorgulanıyor</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/mucize-ilac-diye-sunuldu-tedavi-edici-etkisi-sorgulaniyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2020 15:44:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dünya]]></category>
		<category><![CDATA[göbeklitepe]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[rönesans]]></category>
		<category><![CDATA[sıtma ilacı]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=18752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de ve tüm dünyada COVID-19 hastalığın tedavisinde kullanılan hidroksiklorokin / klorokin ilacının etkili olup olmadığı tartışılıyor. Biliyorsunuz bu bir sıtma ilacı. SARS ve MERS salgınlarında laboratuvar deneylerinde etkili olduğu iler sürülmüş ama insanlarda klinik olarak test edilmemişti. Aynı aileden olup dünyayı saran yeni koronavirüse karşı bu kez hemen hastalara verilmeye başlandı. Kimilerince mucize ilaçtı ve etkililiği tartışılmazdı, öyle ki hasta olmayan insanlar ve hatta doktorlar bile koruyucu amaçlı olarak kullanmaya başladı. İhtiyacı olan insanlar bile ilacı bulamaz oldular. Oysa COVID-19’a karşı gerçekten etkisinin olup olmadığı, çok tartışmalı bir iki üstünkörü denebilecek klinik araştırma dışında bilinmiyordu. Hastaların normal destek programı ile yüzde 84’ünün iyileşebildiği hesaplanırken, klorokinin iyileştirici etkisi neydi? Son bir haftadır da ilaç üzerine “etkisiz” olduğunu söyleyen, üstelik kalpte ritm bozukluğu yaptığı belirtilen araştırmalarla sıtma ilacı geldi gündeme oturdu. Kapak konumuzu çeşitli yönleriyle Prof. Dr. Önder Ergönül ve Prof. Dr. Mustafa Çetiner yazdılar, üstelik tüm geçmişleri ve bugünleriyle&#8230; Bence bu yazılar uluslararası nitelikte kapsayıcı oldu. Her iki yazarımıza da teşekkür ederiz. Pandemi sonrası&#8230; Beslenmenin önemi.. Şüphesiz, hayatı esir alan virüs ile ilgili bilgilendirici yazılarımız bu kadar değil. Özlem Yüzak, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gökhan Oral ile pandemi sonrası süreci, travma etkisini ve toplumsal, siyasi olası değişimleri konuştu. Koronavirüsün ilk çıktığı yerin Çin’in Wuhan kentindeki hayvan pazarı olduğu ileri sürülüyordu. Ancak son çalışmalar bunun doğru olmayabileceği yönünde. Koronavirüse karşı beslenmenin ne kadar önemli olduğunu artık biliyoruz. Peki ama bağışıklık sistemini beslenmeyle nasıl güçlendirebiliriz? İstanbul Kültür Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Arş. Gör. Pelin Cin, Covid-19’a karşı besinlerle bağışıklık sistemini nasıl güçlendirebileceğimizi 5 adımda anlattı. Atılım Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Füsun Terzioğlu, yazılarına devam ediyor. Terzioğlu, zorlukların üstesinden gelebilen sağlık sistemlerini oluşturabilmek için COVID-19 sürecinde başarılması gereken hedefleri sıralıyor. Dijitalem ve ilk çeşme anıt Lale Akarun modern hemşireliğin kurucusu Florence Nightingale’i bilinmeyen bir yönü olan veri bilimciliği ile anlattı bize. Nanobilimin en saygın ödüllerinden  biri olan KAVLI Ödülü sahiplerini buldu. Doğan Kuban hoca “Bugün toplum kavramının temel ilkeleri insan özgürlüğünden başlıyor” diyor “Rönesansı anlatma sorunsalı” başlıklı yazısında.. Müfit Akyos Teknoloji Transfer ofislerini anlattığı yazı serisine başladı. Erdal Musoğlu ekolasyon kullanan görme engelli insanları ve diğer canlıları yazdı&#8230; Tanol Türkoğlu, dijital dünyanın incilerini, püf noktalarını ve yorumlarını paylaşmaya devam ediyor.  Twitter’ın Türkiye aleyhinde içerikler üreten hesaplara yönelik yaptırımı; bir WhatsApp grubunda sadece sizin mesaj göndermenizi sağlayacak ufak bir ayarlamayı ve daha fazlasını Dijitalem’de bulacaksınız. Mustafa Kemal, albay rütbesindeyken, yani henüz Cumhuriyet kurulmadan, adına ilk anıt Urfa’da 1917 yılında yaptırılmıştı. Prof. Dr. Coşkun Özdemir’in kaleminden okuyacaksınız. “İlk ekmek, muhtemelen hamur yapılmaktayken tahılların üzerinde yaşayan bazı mayaların fermente olmaya başlamasıyla ortaya çıkan mutlu bir tesadüftür&#8230;” Bilim ve beslenmede bu haftanın konusu maya ve evde maya yapmak&#8230; Sağlıklı iyileşme manifestosu Dünya Sağlık Örgütü 26 Mayıs’ta ‘Sağlıklı İyileşme Manifestosu’nu açıkladı. Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Meltem Bilikmen bu önemli manifestoyu özetledi. İsrailli araştırmacılar insanlık tarihinin en eski “kutsal alanı” Göbekli Tepe’nin geometrik bir plana göre inşa edildiğini söylüyorlar. Evrenin 10 gizi başlıklı yazı serimizin bu haftaki konusu süpernovalar. Avusturyalı arkeologlar Efes’te 125 yıldır kazı yapmaları, zayıflık geninin bulunması; bakteri  yiyen jelin yaraları daha çabuk iyileştirmesi, Avustralya’da 40 bin yıllık fosillerin bulunması&#8230; Araştırma Gündemi sayfalarımızda. Bir HBT klasiği olan Hayvanlar Dünyası’nda ise yine ilginç haberler sizi bekliyor: Almanya’da bulunan 300.000 yıllık fil fosilinin bugüne söyledikleri ve yılanların suda yaşamaya başlamasıyla birlikte görme yetilerinin nasıl arttığına dair bulgular, hayvanlar âleminin evrimine ışık tutuyor. Murat Altaş derledi. HBT, COVID-19 önlemlerinin gitgide gevşetilmesine karşın konuyla ilgili son bilgi, haber ve görüşleri de salgının ilk günündeki ciddiyetimizle paylaşmaya devam ediyoruz. İlginç Sorular, bulmaca, satranç, sudoku ve Düşün Bul gibi etkinliklerin bulunduğu sayfamız ise soluk almanızı ve vaktinizi güzel geçirmenizi sağlayacaktır. Dergiye ulaşmakta zorluk yaşamamanız için de elimizden geleni yapıyoruz. Hafta sonu karantinaları sebebiyle dergimizden yoksun kalmamanız için yeni sayılarımızı bir süredir cuma değil çarşamba günleri size ulaştırıyoruz. Evinden çıkamayanlar için de Migros Sanal Market uygulamalarında yer alıyoruz. Lütfen desteğinizi çevrenizi HBT okumaya teşvik ederek sürdürün.. Bizi yalnız bırakmayarak dergimize destek olduğunuz için teşekkür ederiz. Gelecek sayıda bilimin yol göstericiliğinde yeniden bir arada olmak umuduyla… Sağlıkla sevgiyle kalın. Gençlere dijital abonelik Koronavirüs yüzünden okulların  kapanması ile başlattığımız gençlere abonelik kampanyası gerek gençlerimizden gelen talepler gerekse sizlerin destekleri ile hızla büyüdü. Bu hafta da okurlarımızdan Mehmet Boran 10 öğrenciye, Gazi Zorer 5 öğrenciye, Prof. Güven Erbil 6 öğrenciye, Ayten Nurten Kam 5 öğrenciye, Mesut Erkoyun, Hülya Özdemir,  Güzide Aslı Güzel, Ali Rıza Bilginer, Yücel Gün 2’şer öğrenciye dijital dergi aboneliği hediye ettiler. Bursa’da Emek Yağ Sanayi AŞ yöneticileri de Gıda Mühendisliği eğitimi olan 10 kız öğrenciye dergi aboneliği hediye ettiler. Okurlarımıza gençler adına teşekkür ediyoruz.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/mucize-ilac-diye-sunuldu-tedavi-edici-etkisi-sorgulaniyor">Mucize ilaç diye sunuldu, tedavi edici etkisi sorgulanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-18747" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/219-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/219-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/219-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/219.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Türkiye’de ve tüm dünyada COVID-19 hastalığın tedavisinde kullanılan hidroksiklorokin / klorokin ilacının etkili olup olmadığı tartışılıyor. Biliyorsunuz bu bir sıtma ilacı. SARS ve MERS salgınlarında laboratuvar deneylerinde etkili olduğu iler sürülmüş ama insanlarda klinik olarak test edilmemişti. Aynı aileden olup dünyayı saran yeni koronavirüse karşı bu kez hemen hastalara verilmeye başlandı.</p>
<p>Kimilerince mucize ilaçtı ve etkililiği tartışılmazdı, öyle ki hasta olmayan insanlar ve hatta doktorlar bile koruyucu amaçlı olarak kullanmaya başladı. İhtiyacı olan insanlar bile ilacı bulamaz oldular.</p>
<p>Oysa COVID-19’a karşı gerçekten etkisinin olup olmadığı, çok tartışmalı bir iki üstünkörü denebilecek klinik araştırma dışında bilinmiyordu. Hastaların normal destek programı ile yüzde 84’ünün iyileşebildiği hesaplanırken, klorokinin iyileştirici etkisi neydi?</p>
<p>Son bir haftadır da ilaç üzerine “etkisiz” olduğunu söyleyen, üstelik kalpte ritm bozukluğu yaptığı belirtilen araştırmalarla sıtma ilacı geldi gündeme oturdu. Kapak konumuzu çeşitli yönleriyle Prof. Dr. Önder Ergönül ve Prof. Dr. Mustafa Çetiner yazdılar, üstelik tüm geçmişleri ve bugünleriyle&#8230; Bence bu yazılar uluslararası nitelikte kapsayıcı oldu. Her iki yazarımıza da teşekkür ederiz.</p>
<p><strong>Pandemi sonrası&#8230; Beslenmenin önemi..</strong></p>
<p>Şüphesiz, hayatı esir alan virüs ile ilgili bilgilendirici yazılarımız bu kadar değil. Özlem Yüzak, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gökhan Oral ile pandemi sonrası süreci, travma etkisini ve toplumsal, siyasi olası değişimleri konuştu. Koronavirüsün ilk çıktığı yerin Çin’in Wuhan kentindeki hayvan pazarı olduğu ileri sürülüyordu. Ancak son çalışmalar bunun doğru olmayabileceği yönünde.</p>
<p>Koronavirüse karşı beslenmenin ne kadar önemli olduğunu artık biliyoruz. Peki ama bağışıklık sistemini beslenmeyle nasıl güçlendirebiliriz? İstanbul Kültür Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Arş. Gör. Pelin Cin, Covid-19’a karşı besinlerle bağışıklık sistemini nasıl güçlendirebileceğimizi 5 adımda anlattı. Atılım Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Füsun Terzioğlu, yazılarına devam ediyor. Terzioğlu, zorlukların üstesinden gelebilen sağlık sistemlerini oluşturabilmek için COVID-19 sürecinde başarılması gereken hedefleri sıralıyor.</p>
<p><strong>Dijitalem ve ilk çeşme anıt</strong></p>
<p>Lale Akarun modern hemşireliğin kurucusu Florence Nightingale’i bilinmeyen bir yönü olan veri bilimciliği ile anlattı bize. Nanobilimin en saygın ödüllerinden  biri olan KAVLI Ödülü sahiplerini buldu. Doğan Kuban hoca “Bugün toplum kavramının temel ilkeleri insan özgürlüğünden başlıyor” diyor “Rönesansı anlatma sorunsalı” başlıklı yazısında.. Müfit Akyos Teknoloji Transfer ofislerini anlattığı yazı serisine başladı. Erdal Musoğlu ekolasyon kullanan görme engelli insanları ve diğer canlıları yazdı&#8230;</p>
<p>Tanol Türkoğlu, dijital dünyanın incilerini, püf noktalarını ve yorumlarını paylaşmaya devam ediyor.  Twitter’ın Türkiye aleyhinde içerikler üreten hesaplara yönelik yaptırımı; bir WhatsApp grubunda sadece sizin mesaj göndermenizi sağlayacak ufak bir ayarlamayı ve daha fazlasını Dijitalem’de bulacaksınız.</p>
<p>Mustafa Kemal, albay rütbesindeyken, yani henüz Cumhuriyet kurulmadan, adına ilk anıt Urfa’da 1917 yılında yaptırılmıştı. Prof. Dr. Coşkun Özdemir’in kaleminden okuyacaksınız. “İlk ekmek, muhtemelen hamur yapılmaktayken tahılların üzerinde yaşayan bazı mayaların fermente olmaya başlamasıyla ortaya çıkan mutlu bir tesadüftür&#8230;” Bilim ve beslenmede bu haftanın konusu maya ve evde maya yapmak&#8230;</p>
<p><strong>Sağlıklı iyileşme manifestosu</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü 26 Mayıs’ta ‘Sağlıklı İyileşme Manifestosu’nu açıkladı. Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Meltem Bilikmen bu önemli manifestoyu özetledi. İsrailli araştırmacılar insanlık tarihinin en eski “kutsal alanı” Göbekli Tepe’nin geometrik bir plana göre inşa edildiğini söylüyorlar.</p>
<p>Evrenin 10 gizi başlıklı yazı serimizin bu haftaki konusu süpernovalar. Avusturyalı arkeologlar Efes’te 125 yıldır kazı yapmaları, zayıflık geninin bulunması; bakteri  yiyen jelin yaraları daha çabuk iyileştirmesi, Avustralya’da 40 bin yıllık fosillerin bulunması&#8230; Araştırma Gündemi sayfalarımızda.</p>
<p>Bir HBT klasiği olan Hayvanlar Dünyası’nda ise yine ilginç haberler sizi bekliyor: Almanya’da bulunan 300.000 yıllık fil fosilinin bugüne söyledikleri ve yılanların suda yaşamaya başlamasıyla birlikte görme yetilerinin nasıl arttığına dair bulgular, hayvanlar âleminin evrimine ışık tutuyor. Murat Altaş derledi.</p>
<p>HBT, COVID-19 önlemlerinin gitgide gevşetilmesine karşın konuyla ilgili son bilgi, haber ve görüşleri de salgının ilk günündeki ciddiyetimizle paylaşmaya devam ediyoruz. İlginç Sorular, bulmaca, satranç, sudoku ve Düşün Bul gibi etkinliklerin bulunduğu sayfamız ise soluk almanızı ve vaktinizi güzel geçirmenizi sağlayacaktır.</p>
<p>Dergiye ulaşmakta zorluk yaşamamanız için de elimizden geleni yapıyoruz. Hafta sonu karantinaları sebebiyle dergimizden yoksun kalmamanız için yeni sayılarımızı bir süredir cuma değil çarşamba günleri size ulaştırıyoruz. Evinden çıkamayanlar için de Migros Sanal Market uygulamalarında yer alıyoruz. Lütfen desteğinizi çevrenizi HBT okumaya teşvik ederek sürdürün..</p>
<p>Bizi yalnız bırakmayarak dergimize destek olduğunuz için teşekkür ederiz.</p>
<p>Gelecek sayıda bilimin yol göstericiliğinde yeniden bir arada olmak umuduyla…</p>
<p>Sağlıkla sevgiyle kalın.</p>
<blockquote><p>Gençlere dijital abonelik</p>
<p>Koronavirüs yüzünden okulların  kapanması ile başlattığımız gençlere abonelik kampanyası gerek gençlerimizden gelen talepler gerekse sizlerin destekleri ile hızla büyüdü. Bu hafta da okurlarımızdan Mehmet Boran 10 öğrenciye, Gazi Zorer 5 öğrenciye, Prof. Güven Erbil 6 öğrenciye, Ayten Nurten Kam 5 öğrenciye, Mesut Erkoyun, Hülya Özdemir,  Güzide Aslı Güzel, Ali Rıza Bilginer, Yücel Gün 2’şer öğrenciye dijital dergi aboneliği hediye ettiler.</p>
<p>Bursa’da Emek Yağ Sanayi AŞ yöneticileri de Gıda Mühendisliği eğitimi olan 10 kız öğrenciye dergi aboneliği hediye ettiler.</p>
<p>Okurlarımıza gençler adına teşekkür ediyoruz.</p></blockquote>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/mucize-ilac-diye-sunuldu-tedavi-edici-etkisi-sorgulaniyor">Mucize ilaç diye sunuldu, tedavi edici etkisi sorgulanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18752</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HBT Dergi 219. Sayı – 5 Haziran 2020</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-219-sayi-5-haziran-2020</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2020 14:26:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergi Sayıları]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dünya]]></category>
		<category><![CDATA[göbeklitepe]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[rönesans]]></category>
		<category><![CDATA[sıtma ilacı]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=18746</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sıtma ilacı yeni koronavirüs tedavisinde ne kadar etkili? &#8211; Mustafa Çetiner / Önder Ergönül Gökhan Oral: Gündelik hayatın da, tüketimin de felsefesini değiştirmek zorundayız! &#8211; Özlem Yüzak Rönesansı anlatma sorunsalı &#8211; Doğan Kuban Dijital zombi (misin ?) &#8211; Tanol Türkoğlu Teknoloji transfer ofisleri &#8211; Müfit Akyos Florence Nightingale: Bir veri bilimci &#8211; Lale Akarun Ekolasyon kullanan canlılar &#8211; Erdal Musoğlu İlk Mustafa Kemal Paşa anıt çeşmesi Urfa’da açıldı &#8211; Coşkun Özdemir Kambur balinaları ölümüne sevmek &#8211; Bayram Öztürk Göbeklitepe geometrik bir plana göre inşa edilmiş &#8211; Nilgün Özbaşaran Dede Evde maya nasıl yaparız? Virüsün ilk çıktığı yer Wuhan hayvan pazarı değil &#8211; Reyhan Oksay Nanobilimde 2020 KAVLI Ödülleri açıklandı “Zayıflık geni” keşfedildi 125 yıllık macera: Efes kazıları Bakteri içeren jel, yaraları daha çabuk iyileştiriyor Avustralya’da 40.000 yıllık dev fosiller bulundu Yabanarıları bitkileri çiçek açmaları için teşvik ediyor Dijitalem: Dijital üfürükçü COVID-19&#8217;dan sonra: Sağlıklı ve yeşil bir iyileşmenin reçetesi &#8211; Lara Meltem Bilikmen Besinlerle bağışıklık sistemini COVID-19’a karşı güçlendirmek &#8211; Pelin Cin Sağlık sistemlerinin COVID-19 sürecinde başarması gereken hedefler &#8211; Füsun Terzioğlu Almanya’da 300.000 yıllık fil fosili bulundu Suda yaşamaya başlayan yılanların görme becerisi artmış Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-219-sayi-5-haziran-2020">HBT Dergi 219. Sayı – 5 Haziran 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #0b0113;"><img decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-18747" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/219-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/219-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/219-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/219.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Sıtma ilacı yeni koronavirüs tedavisinde ne kadar etkili? &#8211; Mustafa Çetiner / Önder Ergönül<br />
Gökhan Oral: Gündelik hayatın da, tüketimin de felsefesini değiştirmek zorundayız! &#8211; Özlem Yüzak<br />
Rönesansı anlatma sorunsalı &#8211; Doğan Kuban<br />
Dijital zombi (misin ?) &#8211; Tanol Türkoğlu<br />
Teknoloji transfer ofisleri &#8211; Müfit Akyos<br />
Florence Nightingale: Bir veri bilimci &#8211; Lale Akarun<br />
Ekolasyon kullanan canlılar &#8211; Erdal Musoğlu<br />
İlk Mustafa Kemal Paşa anıt çeşmesi Urfa’da açıldı &#8211; Coşkun Özdemir<br />
Kambur balinaları ölümüne sevmek &#8211; Bayram Öztürk<br />
Göbeklitepe geometrik bir plana göre inşa edilmiş &#8211; Nilgün Özbaşaran Dede<br />
Evde maya nasıl yaparız?<br />
Virüsün ilk çıktığı yer Wuhan hayvan pazarı değil &#8211; Reyhan Oksay<br />
Nanobilimde 2020 KAVLI Ödülleri açıklandı<br />
“Zayıflık geni” keşfedildi<br />
125 yıllık macera: Efes kazıları<br />
Bakteri içeren jel, yaraları daha çabuk iyileştiriyor<br />
Avustralya’da 40.000 yıllık dev fosiller bulundu<br />
Yabanarıları bitkileri çiçek açmaları için teşvik ediyor<br />
Dijitalem: Dijital üfürükçü<br />
COVID-19&#8217;dan sonra: Sağlıklı ve yeşil bir iyileşmenin reçetesi &#8211; Lara Meltem Bilikmen<br />
Besinlerle bağışıklık sistemini COVID-19’a karşı güçlendirmek &#8211; Pelin Cin<br />
Sağlık sistemlerinin COVID-19 sürecinde başarması gereken hedefler &#8211; Füsun Terzioğlu<br />
Almanya’da 300.000 yıllık fil fosili bulundu<br />
Suda yaşamaya başlayan yılanların görme becerisi artmış<br />
</span></p>
<p><a href="https://abonelik.herkesebilimteknoloji.com/">Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-219-sayi-5-haziran-2020">HBT Dergi 219. Sayı – 5 Haziran 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18746</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yeni bir çağ: 35 trilyon hücremizin atlası çıkartılıyor</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yeni-bir-cag-35-trilyon-hucremizin-atlasi-cikartiliyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Nov 2017 13:24:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[35 trilyon hücre]]></category>
		<category><![CDATA[bilim insanı]]></category>
		<category><![CDATA[canan dagdeviren]]></category>
		<category><![CDATA[daron acemoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[human cell atlas]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[rahmi koç]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[yapay kalp pompası]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflık]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=8396</guid>

					<description><![CDATA[<p>Düşünün, inanılmaz bir sayı olarak, insan bedeninde 35 trilyon hücre var, 200 farklı tip hücre var. Her şey orada kayıtlı, tüm özelliklerimiz. Tüm deformasyonlarımız, yani zayıflıklarımız, güçlü yanlarımız, hastalığa meyilli yapımız, zekâmız, aptallıklarımız… Bir süredir hücre araştırmalarının “Hücre Bilimi” adıyla anılmaya başlandığını duyurmuştuk dergimizde. Şimdi ise devasa bir projenin başladığını belirtelim: Bedenimizdeki tüm hücrelerin kimliği çıkartılıyor. Dünya çapında bilimcilerin katıldığı bir proje bu. Tüm hücrelerin özellikleri moleküler düzeyde saptanacak ve kayıtlara düşecek. Yani tüm hücrelerin atlası çıkartılmaya başlandı: Human Cell Atlas. Hücreler içindeki müthiş karmaşık ve muazzam enformasyona ulaşılmış ve bunlar bilgiye dönüştürülmüş olacak. Böylece hem hücreler üzerinde moleküler düzeyde araştırmalar, gerektiğinde “düzeltmeler” vb. yapılabilecek, ama hepsinden belki de daha önemlisi, doktorlar için hastalıkları anlamada, tanı koymada ve tedavide yeni bir çağ başlayacak: Son derece duyarlı ve kesin bir tıp çağına geçiyoruz. Hücrelerin üç boyutlu haritaları ile bedendeki tüm sistemlerin birbiriyle ilişkileri ve etkileşimleri anlaşılacak. Bu muazzam işi kapak konumuz olarak inceliyoruz. Yapay Kalp Pompası: Büyük başarı Bilim insanlarımız yıllardır üzerinde çalıştıkları ülkemizin ilk yapay kalp pompasını üretecek aşamaya geldiler. Şüphesiz ki çok disiplinli bir araştırma, cerrahı, doktoru, mühendisi hepsi bir arada…  Prof. Dr. Deniz Süha Küçükaksu ile Prof. Dr. İsmail Lazoğlu ve arkadaşları, yıllardır üzerinde çalıştıkları yapay kalp pompasını hayvanlarda başarılı deneme aşamasına kadar geliştirdiler ve insana uygun tüm parametrelere eriştiler. Son aşamadalar. Türkiye’de üretimi %75 daha ucuza mal olacak, yılda 750 milyon TL bir tasarruf söz konusu… Hepsinden önemlisi, yapay kalp pompasında Türkiye dünyada 4. ülke olacak. Neden sevinmeyelim ülkemizin bu dinamik insan gücüne?! Yazının ayrıntıları içeride… Kanserde sigara etkeni %30 Tanol Türkoğlu’nun sevimli Dijitalem’i bu sayımızda var, sanal dünyanın önemli sorunları ve konuları üzerinde bir gezinti. Köşe yazısında ise “Şirketlerin tepe yöneticisi birer yazılım olabilir mi?” diye soruyor.. İlginç! Mustafa Çetiner çok önemli bir konuyu köşesine taşıdı, üstelik yepyeni bilgilerle: Kanser riskinin azaltılması ve kanser sayısındaki düşüşler. Kanser riskinde en büyük etken sigara: %30. Aşırı kilonun payı %8! Mutlaka okuyun. Ali Akurgal gelecekte İstanbul’da ulaşımı yazdı. Yazıda “Self Taksi” konusuna dikkatinizi çekeriz. Tınaz Titiz’in yazısı önemli, okuyun: Sözcükler tüm çatışmaların nedenidir diyor ve anlamaya çalışmanın en büyük ibadet olabileceğine vurgu yapıyor. Evet, anlamaya çalışmak! Tabii ki Doğan Kuban! Ya çağdaş teknolojiye ortak olacağız ya da ekonomik köle olarak hayatımızı sürdüreceğiz, diyor ve aydınları bunu halka anlatmaya davet ediyor. Ahmet Yavuz, 17 bin meyve ağacının nasıl heba olduğuna ilişkin bir deneyimini paylaşıyor. Çılgın kız Canan ve Rahmi Koç Bilim Ödülü Daron Bey’e ABD’de de ürettikleriyle tüm dünyada kendisinden bahsettiren Canan Dağdeviren yine sayfalarımızda: “Bana çılgın Türk kızı” dediler diyor ve yapamazsın sözüne aldırmadan nasıl başardığını anlatıyor. Koç Üniversitesi Rahmi Koç Bilim Ödülü ikinci kez verildi, ilkini Prof. Dr. Aydoğan Özcan almıştı. Bu kez Prof. Dr. Daron Acemoğlu’na! Daron Bey, Özlem Yüzak’a dünyanın içinde bulunduğu yeni koşulları anlattı ve Türkiye’nin ne yapması gerektiği konusunda düşüncelerini paylaştı. Karamsarlıktan kurtulmanın tüm dünya için çıkış yolu, devletin-iktidarların sivil toplumla bağlarını güçlendirmesi. Daha çok yazı var burada dillendiremediğimiz. Bugün Cuma beyin besleme günü. Türkiye’nin aydınlık geleceği için HBT’yi yayacağız&#8230; Gelecek Cuma’ya kadar sevgiyle kalın, HBT ile olun.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yeni-bir-cag-35-trilyon-hucremizin-atlasi-cikartiliyor">Yeni bir çağ: 35 trilyon hücremizin atlası çıkartılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Düşünün, inanılmaz bir sayı olarak, insan bedeninde 35 trilyon hücre var, 200 farklı tip hücre var. Her şey orada kayıtlı, tüm özelliklerimiz. Tüm deformasyonlarımız, yani zayıflıklarımız, güçlü yanlarımız, hastalığa meyilli yapımız, zekâmız, aptallıklarımız…</p>
<p>Bir süredir hücre araştırmalarının “Hücre Bilimi” adıyla anılmaya başlandığını duyurmuştuk dergimizde. Şimdi ise devasa bir projenin başladığını belirtelim: Bedenimizdeki tüm hücrelerin kimliği çıkartılıyor. Dünya çapında bilimcilerin katıldığı bir proje bu. Tüm hücrelerin özellikleri moleküler düzeyde saptanacak ve kayıtlara düşecek. Yani tüm hücrelerin atlası çıkartılmaya başlandı: Human Cell Atlas. Hücreler içindeki müthiş karmaşık ve muazzam enformasyona ulaşılmış ve bunlar bilgiye dönüştürülmüş olacak.</p>
<p>Böylece hem hücreler üzerinde moleküler düzeyde araştırmalar, gerektiğinde “düzeltmeler” vb. yapılabilecek, ama hepsinden belki de daha önemlisi, doktorlar için hastalıkları anlamada, tanı koymada ve tedavide yeni bir çağ başlayacak: Son derece duyarlı ve kesin bir tıp çağına geçiyoruz.</p>
<p>Hücrelerin üç boyutlu haritaları ile bedendeki tüm sistemlerin birbiriyle ilişkileri ve etkileşimleri anlaşılacak. Bu muazzam işi kapak konumuz olarak inceliyoruz.</p>
<p><strong>Yapay Kalp Pompası: Büyük başarı</strong></p>
<p>Bilim insanlarımız yıllardır üzerinde çalıştıkları ülkemizin ilk yapay kalp pompasını üretecek aşamaya geldiler. Şüphesiz ki çok disiplinli bir araştırma, cerrahı, doktoru, mühendisi hepsi bir arada…  <strong>Prof. Dr. Deniz Süha Küçükaksu</strong> ile<strong> Prof. Dr. İsmail Lazoğlu </strong>ve arkadaşları, yıllardır üzerinde çalıştıkları yapay kalp pompasını hayvanlarda başarılı deneme aşamasına kadar geliştirdiler ve insana uygun tüm parametrelere eriştiler. Son aşamadalar. Türkiye’de üretimi %75 daha ucuza mal olacak, yılda 750 milyon TL bir tasarruf söz konusu…</p>
<p>Hepsinden önemlisi, yapay kalp pompasında Türkiye dünyada 4. ülke olacak. Neden sevinmeyelim ülkemizin bu dinamik insan gücüne?! Yazının ayrıntıları içeride…</p>
<p><strong>Kanserde sigara etkeni %30</strong></p>
<p><strong>Tanol Türkoğlu</strong>’nun sevimli Dijitalem’i bu sayımızda var, sanal dünyanın önemli sorunları ve konuları üzerinde bir gezinti. Köşe yazısında ise “Şirketlerin tepe yöneticisi birer yazılım olabilir mi?” diye soruyor.. İlginç! <strong>Mustafa Çetiner </strong>çok önemli bir konuyu köşesine taşıdı, üstelik yepyeni bilgilerle: Kanser riskinin azaltılması ve kanser sayısındaki düşüşler. Kanser riskinde en büyük etken sigara: %30. Aşırı kilonun payı %8! Mutlaka okuyun.</p>
<p><strong>Ali Akurgal</strong> gelecekte İstanbul’da ulaşımı yazdı. Yazıda “<strong>Self Taksi”</strong> konusuna dikkatinizi çekeriz.<strong> Tınaz Titiz</strong>’in yazısı önemli, okuyun: Sözcükler tüm çatışmaların nedenidir diyor ve anlamaya çalışmanın en büyük ibadet olabileceğine vurgu yapıyor. Evet, anlamaya çalışmak!</p>
<p>Tabii ki <strong>Doğan Kuban</strong>! Ya çağdaş teknolojiye ortak olacağız ya da ekonomik köle olarak hayatımızı sürdüreceğiz, diyor ve aydınları bunu halka anlatmaya davet ediyor. <strong>Ahmet Yavuz</strong>, 17 bin meyve ağacının nasıl heba olduğuna ilişkin bir deneyimini paylaşıyor.</p>
<p><strong>Çılgın kız Canan ve Rahmi Koç Bilim Ödülü Daron Bey’e</strong></p>
<p>ABD’de de ürettikleriyle tüm dünyada kendisinden bahsettiren <strong>Canan Dağdeviren </strong>yine sayfalarımızda: “Bana çılgın Türk kızı” dediler diyor ve yapamazsın sözüne aldırmadan nasıl başardığını anlatıyor.</p>
<p>Koç Üniversitesi Rahmi Koç Bilim Ödülü ikinci kez verildi, ilkini Prof. Dr. <strong>Aydoğan Özcan </strong>almıştı. Bu kez Prof. Dr. <strong>Daron Acemoğlu</strong>’na! Daron Bey, Özlem Yüzak’a dünyanın içinde bulunduğu yeni koşulları anlattı ve Türkiye’nin ne yapması gerektiği konusunda düşüncelerini paylaştı. Karamsarlıktan kurtulmanın tüm dünya için çıkış yolu, devletin-iktidarların sivil toplumla bağlarını güçlendirmesi.</p>
<p>Daha çok yazı var burada dillendiremediğimiz. Bugün Cuma beyin besleme günü. Türkiye’nin aydınlık geleceği için HBT’yi yayacağız&#8230;</p>
<p>Gelecek Cuma’ya kadar sevgiyle kalın, HBT ile olun.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yeni-bir-cag-35-trilyon-hucremizin-atlasi-cikartiliyor">Yeni bir çağ: 35 trilyon hücremizin atlası çıkartılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8396</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bel çevresi ile sağlık arasındaki ilişki</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/bel-cevresi-ile-saglik-arasindaki-iliski</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Aug 2017 12:33:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[bel çevresi]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[obezlik]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=7465</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bel çevresi kaç santim olmalı? Kadınlar için 88 cm’i aşsın mı aşmasın mı?  88 santimetrelik bir bel çevresi sağlıklı olmanın gerçek bir göstergesi mi? Uzmanlar, tıpta temel alınan çoğu başka ilkelerde olduğu gibi, bu konuyla ilgili gerçeklerin de son derece kafa karıştırıcı olduğuna dikkat çekiyor. Küresel Obezliği Önleme Merkezi’nin yöneticisi ve Johns Hopkins Üniversitesi uluslararası sağlık uzmanlarından Dr. Bruce Y. Lee, “Bu da daha büyük ölçekli birtakım çalışmalar sonucunda elde edilen ancak yüzde yüz bir kesinlik içermeyen bir değeri yansıtıyor. Bu durumda, bel çevresi 88 santimetre olan bir kişinin 89 santimetre olan birinden çok daha sağlıklı olduğu da söylenemez” diyor. Lee’ye göre, bu türde genel kabul gören kurallar, binlerce kişinin imbikten geçirilmesi sonucunda elde edilen ve genellemelere dönüşen verileri temsil ediyor. Bel çevresiyle ilgili 88 santimetre ölçütü de A.B.D’de 16 yıl boyunca izlemeye alınan yaklaşık 45 bin kadından elde edilen verilere dayanıyor. 2008 yılında yayımlanan bu araştırma kapsamında bel çevresi 88 santimetreyi aşan kadınların kalp hastalıklarından ölme olasılıklarının, bel çevresi 71 santimetreden az olan kadınlara kıyasla iki kat daha yüksek olduğu görüldü. Araştırmacılar ayrıca bel çevresiyle ilgili değerleri en yüksek olan kadınların kanser ya da başka hastalıklara bağlı olarak yaşamlarını yitirme olasılıklarının da, en düşük değerlere sahip kadınlara kıyasla, daha yüksek olduğuna tanık oldular. Öyle ki, bel çevresi genişledikçe sağlıkla ilgili çekinceler de hızla artmaktaydı. Lee, “abdominal obezite” olarak da bilinen, bel çevresindeki aşırı miktarda yağ birikiminin tip 2 şeker hastalığı ve yüksek tansiyon ile de ilintili olduğunu belirtiyor. A.B.D Hastalıkları Denetleme ve Önleme Merkezi’ne göre, 20 yaşın üzerindeki kadınlarda ortalama bel kalınlığı 95 santimetre. Karın bölgesindeki yağlanmanın bedenin başka yerlerindeki yağlanmaya kıyasla sağlığı neden öylesine olumsuz etkilediği kesin olarak bilinmemekle birlikte, karındaki yağlanma gerçekten de farklı bir etki yaratıyor. Kimi bilim insanları bel çevresinde biriken yağ hücrelerinin hormonların olağan dengesini bozabileceğine, insülin duyarlılığı, kan şekeri ve kan basıncı gibi unsurları olumsuz yönde etkileyebileceğine inanıyorlar. Bu ve benzer başka araştırmalardan yola çıkan A.B.D. Kalp Birliği ve Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsü gibi kurumlar sağlık açısından bel çevresinin kadınlarda 88, erkeklerde 102 santimetreyi geçmemesini öneriyorlar. Hayır erkekte 94 cm olsun! Uluslararası Diyabet Vakfı, daha da ileri giderek,  bel çevresiyle ilgili ölçütü Avrupalı kadınlar için 80, erkekler için de 94 santimetre olarak belirledi. Asyalı topluluklar için önerilen bel ölçülerinin daha da küçük olduğu, başka etnik topluluklarla ilgili olarak da henüz yeterince veri bulunmadığı belirtiliyor. Bu durumda, bel çevresi 93 santimetre olanlar telaşa kapılmalı mı? Minnesota Üniversitesi Obezliği Önleme Merkezi  eş başkanı  profesör Lisa Harnack’a göre, paniğe kapılmayı gerektirecek bir durum söz konusu olmayabilir. Harnack, gerçekte kalp hastalıkları ve tip 2 şeker hastalığıyla ilgili çok sayıda risk unsuru olduğuna, bel ölçüsünün bunlardan yalnızca birini oluşturduğuna dikkat çekiyor. Lee de bel çevresinin, tıpkı beden kitle indeksi gibi, sağlıkla ilgili çok sayıda ölçütten yalnızca birini oluşturduğunu, bu yüzden tek başına pek bir şey ifade etmeyeceğini belirtiyor. Tek başına ele alınan sağlıkla ilgili ölçütleri hastanın içinde bulunduğu kutudaki bir iğne deliğine benzeten Lee, bu ölçütlerden her birinin kişinin genel sağlığının yalnızca küçük bir parçasına ışık tutabildiğine dikkat çekiyor. Harnack ile Lee insanların fazla kilolu ve sağlıklı olabilecekleri gibi, zayıf ve sağlıksız da olabilecekleri görüşünde birleşiyor. Gel gelelim, genel kurala dönüş yaparak, bel çevresini önerilen ölçülere düşüren insanların genel sağlık durumlarında çok büyük bir olasılıkla olumlu değişiklikler meydana geleceğinin de altını çiziyorlar. Kaynak: Live Science, Mart 2016</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/bel-cevresi-ile-saglik-arasindaki-iliski">Bel çevresi ile sağlık arasındaki ilişki</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bel çevresi kaç santim olmalı? Kadınlar için 88 cm’i aşsın mı aşmasın mı?  88 santimetrelik bir bel çevresi sağlıklı olmanın gerçek bir göstergesi mi? Uzmanlar, tıpta temel alınan çoğu başka ilkelerde olduğu gibi, bu konuyla ilgili gerçeklerin de son derece kafa karıştırıcı olduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p>Küresel Obezliği Önleme Merkezi’nin yöneticisi ve Johns Hopkins Üniversitesi uluslararası sağlık uzmanlarından Dr. Bruce Y. Lee, “Bu da daha büyük ölçekli birtakım çalışmalar sonucunda elde edilen ancak yüzde yüz bir kesinlik içermeyen bir değeri yansıtıyor. Bu durumda, bel çevresi 88 santimetre olan bir kişinin 89 santimetre olan birinden çok daha sağlıklı olduğu da söylenemez” diyor.</p>
<p>Lee’ye göre, bu türde genel kabul gören kurallar, binlerce kişinin imbikten geçirilmesi sonucunda elde edilen ve genellemelere dönüşen verileri temsil ediyor. Bel çevresiyle ilgili 88 santimetre ölçütü de A.B.D’de 16 yıl boyunca izlemeye alınan yaklaşık 45 bin kadından elde edilen verilere dayanıyor.</p>
<p>2008 yılında yayımlanan bu araştırma kapsamında bel çevresi 88 santimetreyi aşan kadınların kalp hastalıklarından ölme olasılıklarının, bel çevresi 71 santimetreden az olan kadınlara kıyasla iki kat daha yüksek olduğu görüldü.</p>
<p>Araştırmacılar ayrıca bel çevresiyle ilgili değerleri en yüksek olan kadınların kanser ya da başka hastalıklara bağlı olarak yaşamlarını yitirme olasılıklarının da, en düşük değerlere sahip kadınlara kıyasla, daha yüksek olduğuna tanık oldular. Öyle ki, bel çevresi genişledikçe sağlıkla ilgili çekinceler de hızla artmaktaydı.</p>
<p>Lee, “<strong>abdominal obezite</strong>” olarak da bilinen, bel çevresindeki aşırı miktarda yağ birikiminin tip 2 şeker hastalığı ve yüksek tansiyon ile de ilintili olduğunu belirtiyor.</p>
<p>A.B.D Hastalıkları Denetleme ve Önleme Merkezi’ne göre, 20 yaşın üzerindeki kadınlarda ortalama bel kalınlığı 95 santimetre. Karın bölgesindeki yağlanmanın bedenin başka yerlerindeki yağlanmaya kıyasla sağlığı neden öylesine olumsuz etkilediği kesin olarak bilinmemekle birlikte, karındaki yağlanma gerçekten de farklı bir etki yaratıyor. Kimi bilim insanları bel çevresinde biriken yağ hücrelerinin hormonların olağan dengesini bozabileceğine, insülin duyarlılığı, kan şekeri ve kan basıncı gibi unsurları olumsuz yönde etkileyebileceğine inanıyorlar.</p>
<p>Bu ve benzer başka araştırmalardan yola çıkan <strong>A.B.D. Kalp Birliği ve Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsü</strong> gibi kurumlar sağlık açısından bel çevresinin kadınlarda 88, erkeklerde 102 santimetreyi geçmemesini öneriyorlar.</p>
<p><strong>Hayır erkekte 94 cm olsun!</strong></p>
<p><strong>Uluslararası Diyabet Vakfı</strong>, daha da ileri giderek,  bel çevresiyle ilgili ölçütü Avrupalı kadınlar için 80, erkekler için de 94 santimetre olarak belirledi. Asyalı topluluklar için önerilen bel ölçülerinin daha da küçük olduğu, başka etnik topluluklarla ilgili olarak da henüz yeterince veri bulunmadığı belirtiliyor.</p>
<p>Bu durumda, bel çevresi 93 santimetre olanlar telaşa kapılmalı mı? Minnesota Üniversitesi Obezliği Önleme Merkezi  eş başkanı  profesör Lisa Harnack’a göre, paniğe kapılmayı gerektirecek bir durum söz konusu olmayabilir. Harnack, gerçekte kalp hastalıkları ve tip 2 şeker hastalığıyla ilgili çok sayıda risk unsuru olduğuna, bel ölçüsünün bunlardan yalnızca birini oluşturduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p>Lee de bel çevresinin, tıpkı beden kitle indeksi gibi, sağlıkla ilgili çok sayıda ölçütten yalnızca birini oluşturduğunu, bu yüzden tek başına pek bir şey ifade etmeyeceğini belirtiyor.</p>
<p>Tek başına ele alınan sağlıkla ilgili ölçütleri hastanın içinde bulunduğu kutudaki bir iğne deliğine benzeten Lee, bu ölçütlerden her birinin kişinin genel sağlığının yalnızca küçük bir parçasına ışık tutabildiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Harnack ile Lee insanların fazla kilolu ve sağlıklı olabilecekleri gibi, zayıf ve sağlıksız da olabilecekleri görüşünde birleşiyor. Gel gelelim, genel kurala dönüş yaparak, bel çevresini önerilen ölçülere düşüren insanların genel sağlık durumlarında çok büyük bir olasılıkla olumlu değişiklikler meydana geleceğinin de altını çiziyorlar.</p>
<p><strong>Kaynak: Live Science, Mart 2016</strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/bel-cevresi-ile-saglik-arasindaki-iliski">Bel çevresi ile sağlık arasındaki ilişki</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7465</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
