X

Z Kuşağı neden daha az ilişki kuruyor?

Yeni araştırma, gençler arasındaki “ilişki durgunluğunun” sanılandan daha derin olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre sosyal medya, pandemi, ekonomik koşullar ve değişen beklentiler bu dönüşümün başlıca nedenleri arasında.

Z Kuşağı’nın önceki kuşaklara göre daha geç evlendiği ve daha az uzun süreli ilişki yaşadığı uzun zamandır biliniyor. Ancak Birleşik Krallık’ta yapılan yeni bir araştırma, durumun sanıldığından da çarpıcı olduğunu ortaya koydu. Çünkü önceki çalışmalar, birlikte yaşamayan ama romantik ilişkisi bulunan çiftleri yeterince hesaba katmıyordu.

Bu eksiklik giderildiğinde ortaya çıkan tablo, Z Kuşağı’nda kalıcı ilişki kurma oranının düşünüldüğünden de düşük olduğunu gösterdi.


Milenyum kuşağından belirgin fark

University College London araştırmacıları, Birleşik Krallık’ta iki farklı dönemde gerçekleştirilen ulusal araştırmaları karşılaştırdı.

İlk araştırmada (2010-2012), 1981-1996 yılları arasında doğan Milenyum Kuşağı 16-29 yaş aralığındaydı. İkinci araştırmada ise (2022-2024), aynı yaş grubundaki Z Kuşağı incelendi.

Sonuçlar dikkat çekiciydi:

  • Milenyum Kuşağı’nın %57’si herhangi bir tür kalıcı romantik ilişki içinde olduğunu belirtti.
  • Z Kuşağı’nda ise bu oran %49’a düştü.

İsviçre Basel Üniversitesi’nden psikolog Maximiliane Uhlich, “Bu gerçekten alışılmadık bir değişim” değerlendirmesini yapıyor.

Birlikte yaşamak da azalıyor

Araştırmanın ortaya koyduğu en önemli bulgulardan biri, Z Kuşağı’nın partneriyle aynı evi paylaşma oranındaki belirgin düşüş oldu.

Araştırmayı yöneten Katherine Twamley, ilişki durgunluğunun aslında önceki tahminlerden daha büyük olduğunu söylüyor. Çünkü gençler yalnızca daha az ilişki kurmuyor; kurdukları ilişkiler de birlikte yaşama aşamasına daha seyrek ulaşıyor.

Sosyal medya kuşağı

Araştırmacılara göre bu değişimin tek bir nedeni yok.

En önemli etkenlerden biri, Z Kuşağı’nın çocukluğunu akıllı telefonlar ve sosyal medya ile geçiren ilk nesil olması.

Dijital iletişim, yüz yüze ilişkilerin kurulma biçimini değiştirirken, sosyal becerilerin gelişimini de etkiliyor olabilir.

Pandeminin gölgesi

COVID-19 salgınının da önemli bir etkisi olduğu düşünülüyor.

Pandemi, Z Kuşağı’nın sosyal ilişkilerini geliştirdiği kritik ergenlik ve genç yetişkinlik dönemine denk geldi. Uzun süreli kapanmalar ve fiziksel mesafe uygulamaları, arkadaşlık kurma ve romantik ilişki geliştirme fırsatlarını önemli ölçüde azalttı.

Araştırmalar, bu dönemin sosyal beceriler üzerinde kalıcı etkiler bırakmış olabileceğine işaret ediyor.

Ekonomi de engel oluşturuyor

Artan konut fiyatları ve kira maliyetleri de gençlerin ilişkilerini etkileyen önemli faktörlerden biri.

Birçok genç ekonomik nedenlerle aileleriyle daha uzun süre yaşamak zorunda kalıyor. Bu durum hem bağımsız bir yaşam kurmayı hem de uzun süreli romantik ilişkileri zorlaştırabiliyor.

Daha seçici olabilirler

Ancak uzmanlar bütün tabloyu olumsuz okumamak gerektiğini de vurguluyor.

Uhlich’e göre Z Kuşağı, anne ve babalarının yaşadığı yüksek boşanma oranlarını görerek ilişkilere daha temkinli yaklaşıyor olabilir. Bu nedenle gençler, uzun süreli bağ kurmadan önce doğru kişiyi bulmak için daha seçici davranıyor olabilir.

Yalnızlık mı, ilişkinin yokluğu mu?

Araştırmacılar şimdi daha önemli bir sorunun peşinde:

Kalıcı bir ilişki içinde olmayan gençlerin ruh sağlığı daha kötü görünüyor. Ancak bunun nedeni henüz net değil.

Acaba gençler yalnız oldukları için mi ilişki kuramıyor, yoksa ilişkileri olmadığı için mi kendilerini yalnız hissediyorlar?

Bu sorunun yanıtı, Z Kuşağı’nın değişen sosyal yaşamını anlamak açısından önümüzdeki yıllarda yapılacak araştırmaların en önemli konularından biri olacak.

Kaynak: https://www.newscientist.com/article/2530237-the-relationship-recession-is-even-bigger-for-gen-z-than-we-thought/