<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>mayalar arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/mayalar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/mayalar</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Tue, 09 Jun 2020 14:34:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Nefes alamayan sadece George Floyd değil, tüm insanlık ve canlılar ve dünya&#8230;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/nefes-alamayan-sadece-george-floyd-degil-tum-insanlik-ve-canlilar-ve-dunya</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2020 14:34:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[mayalar]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=18834</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyadaki adaletsizlik, acımasızlık, büyük yok ediş, canlı yaşamına tüm insanlığa ve doğaya nefes aldırmıyor&#8230;George Floyd’un “nefes alamıyorum” çığlıkları halen kulağımızda ve protestolar sürerken elinde kutsal kitapla poz veren yöneticiler dünyayı adaletsizce yönetmeye devam ediyor. Küresel adaletsizliğin sürdüğü bir dünyada tüm canlılar tehdit altında! İnsanlar, doğa, iklim&#8230; Arkadaşımız Batuhan Sarıcan gelir adaletsizliğinden, su kıtlığına., küresel ısınmadan doğa katliamlarına bugün gezegenin tüm canlıları olarak karşı karşıya olduğumuz büyük tehditleri derledi. Uzay yolculuğunda yeni bir çağ NASA, SpaceX’in tasarladığı Falcon 9 roketi ve Crew Dragon uzay kapsülü sayesinde 2011’den beri ilk defa astronotlarını uzaya gönderdi. Bu projenin gerçekleşmesi, insanların ilk kez ticari bir roketle Dünya’nın yörüngesine gönderilmesi açısından tarihi öneme sahip. Eski Sovyet teknolojisi Soyuz’dan sonra daha yeni bir teknolojiyle uzay yolculuğunda yeni çağın başlangıcı… Ancak Çin’in özellikle Ay projesi Chang’e ve kapsamlı uzay çalışmaları ile aportta beklemesi ABD’yi korkutuyor. Bu da yeni uzay ve yıldız savaşları dönemine işaret ediyor. Farklı boyutları ile sayfalarımızda&#8230; Yeni korona virüsüne çok farklı yönden bakışlar Hepimizin aklında tek bir soru var. SARS-CoV-2 virüsünün bulaşma potansiyeli ne zaman sona erecek? Evrimsel biyologlar bu kritik soruyu yanıtlamadan önce virüsün evrim geçirip geçirmeyeceğini, bunun süresini incelemeye başladılar. Ne var ki soruyu yanıtlamak zor. Zira bir uzmana göre virüsün hasta etme yeteneğini hiç kaybetmeme olasılığı da var. Çünkü evrimsel tahminler hava tahminlerine benzer. Çok fazla değişken, sürece müdahale eder. Bu virüs başarılı bir şekilde yayılıyor. Dolayısıyla kısa vadeli evrimsel değişiklikler gerekli olmayabilir. Virüsün evrimsel yaşam öyküsü olarak tanımlanabilecek filogeni üzerinden virüsün zaman ve mekânda nasıl yayıldığı izlenebilecek. Reyhan Oksay Yeni Korona virüse evrimsel açıdan bakan yazıları derledi. ABD, COVID-19 ile mücadelede neden çöktü? COVID-19 ABD’de neden bu kadar dramatik seyrediyor? 500 binin üzerinde evsizin olduğu, 40 milyondan fazla insanın yoksulluk ve yoksunluk içinde yaşadığı, son 10 yılda yoksulların yaşadığı kırsal kesimde 100’den fazla hastanenin kapandığı ABD’nin ‘hasta’ sistemini Bayram Ali Eşiyok yazdı. Grafik bilgi’de de ABD’de polis şiddeti kaynaklı ölümler ve etnik dağılıma göre oranları var. Yine başka bir yazı daha bu konuyu tamamlıyor: COVID-19 Kapitalizmin sonunu getirir mi? ABD’li ekonomist Dr. Richard Wolff ile yapılan bir söyleşinin özetlenmiş çevirisinde bu sorunun yanıtını bulabilirsiniz. ABD COVID-19 ile mücadelede niye başarısız? Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Meltem Lara Bilikmen’in çevirisi ile&#8230; Kimi koronavirüs hastaları koku ve tat duyusunu yitirmekten inmeye, çeşitli nörolojik rahatsızlıklar yaşıyor. Hastalığın nöronları da etkileme olasılığını göz önünde bulunduran doktorlar, tedavi de köklü değişikliklere gidilebileceğini belirtiyorlar. Ayrıntılar sayfalarımızda. Mustafa Çetiner Pandemi serisini sürdürürken, Kültür Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihal Sarıer tarihte bulaşıcı hastalıklarla mücadelede aşı devrimlerini yazdı. Maya Uygarlığı’na ait en eski tapınak Arkeoloji de yeni teknolojilerden nasibini alıyor. Geçenlerde Meksika’nın Agua Fénix bölgesinde Maya uygarlığının erken dönemlerine ait çok eski bir tapınak bulundu. Geleneksel yöntemler alanın gerçek boyutu ve derinliği anlama konusunda yetersiz kalınca LIDAR adı verilen havadan gönderilen lazer pulsları arkeolojik sit alanını üç boyutlu görüntüsünü elde etti. Görülüyor ki günümüzden3000 yıl önce bizim ilkel olarak tanımladığımız toplumlarda daha eşitlikçi bir kültür geçerli. Doğan Kuban hocamızın, toplumun karşı karşıya olduğu sorunları irdelediği yazısını mutlaka okumalısınız. Tanol Türkoğlu dijital çocukları yazarken, Ali Akurgal ise TÜBİTAK’ın üzerinde çalıştığı bilim teknoloji odak alanları üzerine yazdı, diyor ki: Türkler kendilerine verilecek her türlü projeyi başarıyla sürdürür! Ve İHA’lardan örnek verdi. “Üç Haftada Bir” köşesinde Dilara Çolak geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz ünlü yazar, düşünür, şair, akademisyen, çevirmen Oruç Aruoba’nın ardından ülkemizde felsefenin sorunlarını tartışmaya açıyor. Neden Türkiye’den filozof çıkmıyor diye soruyor ve Oruç Aruoba’nın, Türkiye’nin Nietzsche’si değil; Türkiye’nin Oruç Aruoba’sı olduğunu vurguluyor. Bilgehan Gürlek Eşitsizlik ve inovasyon başlıklı yazısında planlamayı rafa kaldıran, üretimden giderek uzaklaşan, eşitsizliklerin arttığı bir ekonomi yenilikçi olabilir mi diye soruyor. Bu arada korona günlerinde evde oturmaktan kilolarına kilo katan okuyucularımıza bir önerimiz var: Fazla kilolarınızdan kurtulmak istiyorsanız bol bol erik yiyin. Şimdi tam zamanı. Prof. Dr. Doğan Uçar bizlere muhteşem bir eseri tanıtıyor: “Tarihte İstanbul Haritaları”. İstanbul’un tarihteki en güzel haritaları ilk defa bu kadar kapsamlı şekilde bir araya getirildi. Bu kitap araştırmacılar için de harita meraklıları için de hazine değerinde&#8230;. Hayvanlar Dünyası’nda bu hafta zekâlarıyla hepimizi şaşırtan kargaların bu kadar zeki olmalarının sırrı açıklanıyor. HBT zor zamanların dergisi. Korona bulaşısı nedeniyle insanlar evlerine kapanırken ve bayilere ve dergilere ulaşmak zorlaşırken, HBT ısrarla yayınını sürdürdü. Böyle olağanüstü zamanlarda geniş bir açıyla okurunu bilgilendiriyor. Ve okurlarının desteğini bekliyor. Tanıtalım ve yayalım lütfen.. HBT Türkiye’nin tek ve dünyanın az sayıdaki haftalık popüler bilim dergilerinden biridir. Sevgiyle ve sağlıkla kalın, gelecek haftaya kadar.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/nefes-alamayan-sadece-george-floyd-degil-tum-insanlik-ve-canlilar-ve-dunya">Nefes alamayan sadece George Floyd değil, tüm insanlık ve canlılar ve dünya&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-18830" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/220-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/220-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/220-856x1024.jpg 856w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Dünyadaki adaletsizlik, acımasızlık, büyük yok ediş, canlı yaşamına tüm insanlığa ve doğaya nefes aldırmıyor&#8230;George Floyd’un “nefes alamıyorum” çığlıkları halen kulağımızda ve protestolar sürerken elinde kutsal kitapla poz veren yöneticiler dünyayı adaletsizce yönetmeye devam ediyor.</span></p>
<p><span>Küresel adaletsizliğin sürdüğü bir dünyada tüm canlılar tehdit altında! İnsanlar, doğa, iklim&#8230; Arkadaşımız Batuhan Sarıcan gelir adaletsizliğinden, su kıtlığına., küresel ısınmadan doğa katliamlarına bugün gezegenin tüm canlıları olarak karşı karşıya olduğumuz büyük tehditleri derledi.</span></p>
<p><strong>Uzay yolculuğunda yeni bir çağ</strong></p>
<p><span>NASA, SpaceX’in tasarladığı Falcon 9 roketi ve Crew Dragon uzay kapsülü sayesinde 2011’den beri ilk defa astronotlarını uzaya gönderdi. Bu projenin gerçekleşmesi, insanların ilk kez ticari bir roketle Dünya’nın yörüngesine gönderilmesi açısından tarihi öneme sahip. Eski Sovyet teknolojisi Soyuz’dan sonra daha yeni bir teknolojiyle uzay yolculuğunda yeni çağın başlangıcı…</span></p>
<p><span>Ancak Çin’in özellikle Ay projesi Chang’e ve kapsamlı uzay çalışmaları ile aportta beklemesi ABD’yi korkutuyor. Bu da yeni uzay ve yıldız savaşları dönemine işaret ediyor. Farklı boyutları ile sayfalarımızda&#8230;</span></p>
<p><strong>Yeni korona virüsüne çok farklı yönden bakışlar</strong></p>
<p><span>Hepimizin aklında tek bir soru var. SARS-CoV-2 virüsünün bulaşma potansiyeli ne zaman sona erecek? Evrimsel biyologlar bu kritik soruyu yanıtlamadan önce virüsün evrim geçirip geçirmeyeceğini, bunun süresini incelemeye başladılar.</span></p>
<p><span>Ne var ki soruyu yanıtlamak zor. Zira bir uzmana göre virüsün hasta etme yeteneğini hiç kaybetmeme olasılığı da var. Çünkü evrimsel tahminler hava tahminlerine benzer. Çok fazla değişken, sürece müdahale eder. Bu virüs başarılı bir şekilde yayılıyor. Dolayısıyla kısa vadeli evrimsel değişiklikler gerekli olmayabilir. Virüsün evrimsel yaşam öyküsü olarak tanımlanabilecek filogeni üzerinden virüsün zaman ve mekânda nasıl yayıldığı izlenebilecek. Reyhan Oksay Yeni Korona virüse evrimsel açıdan bakan yazıları derledi.</span></p>
<p><strong>ABD, COVID-19 ile mücadelede neden çöktü?</strong></p>
<p><span>COVID-19 ABD’de neden bu kadar dramatik seyrediyor? 500 binin üzerinde evsizin olduğu, 40 milyondan fazla insanın yoksulluk ve yoksunluk içinde yaşadığı, son 10 yılda yoksulların yaşadığı kırsal kesimde 100’den fazla hastanenin kapandığı ABD’nin ‘hasta’ sistemini Bayram Ali Eşiyok yazdı. Grafik bilgi’de de ABD’de polis şiddeti kaynaklı ölümler ve etnik dağılıma göre oranları var.</span></p>
<p><span>Yine başka bir yazı daha bu konuyu tamamlıyor: COVID-19 Kapitalizmin sonunu getirir mi? ABD’li ekonomist Dr. Richard Wolff ile yapılan bir söyleşinin özetlenmiş çevirisinde bu sorunun yanıtını bulabilirsiniz. ABD COVID-19 ile mücadelede niye başarısız? Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Meltem Lara Bilikmen’in çevirisi ile&#8230;</span><span><br />
</span></p>
<p><span>Kimi koronavirüs hastaları koku ve tat duyusunu yitirmekten inmeye, çeşitli nörolojik rahatsızlıklar yaşıyor. Hastalığın nöronları da etkileme olasılığını göz önünde bulunduran doktorlar, tedavi de köklü değişikliklere gidilebileceğini belirtiyorlar. Ayrıntılar sayfalarımızda.</span></p>
<p><span>Mustafa Çetiner Pandemi serisini sürdürürken, Kültür Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihal Sarıer tarihte bulaşıcı hastalıklarla mücadelede aşı devrimlerini yazdı.</span></p>
<p><strong>Maya Uygarlığı’na ait en eski tapınak</strong></p>
<p><span>Arkeoloji de yeni teknolojilerden nasibini alıyor. Geçenlerde Meksika’nın Agua Fénix bölgesinde Maya uygarlığının erken dönemlerine ait çok eski bir tapınak bulundu. Geleneksel yöntemler alanın gerçek boyutu ve derinliği anlama konusunda yetersiz kalınca LIDAR adı verilen havadan gönderilen lazer pulsları arkeolojik sit alanını üç boyutlu görüntüsünü elde etti. Görülüyor ki günümüzden3000 yıl önce bizim ilkel olarak tanımladığımız toplumlarda daha eşitlikçi bir kültür geçerli.</span></p>
<p><span>Doğan Kuban hocamızın, toplumun karşı karşıya olduğu sorunları irdelediği yazısını mutlaka okumalısınız.</span></p>
<p><span>Tanol Türkoğlu dijital çocukları yazarken, Ali Akurgal ise TÜBİTAK’ın üzerinde çalıştığı bilim teknoloji odak alanları üzerine yazdı, diyor ki: Türkler kendilerine verilecek her türlü projeyi başarıyla sürdürür! Ve İHA’lardan örnek verdi.</span></p>
<p><span>“Üç Haftada Bir” köşesinde Dilara Çolak geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz ünlü yazar, düşünür, şair, akademisyen, çevirmen Oruç Aruoba’nın ardından ülkemizde felsefenin sorunlarını tartışmaya açıyor. Neden Türkiye’den filozof çıkmıyor diye soruyor ve Oruç Aruoba’nın, Türkiye’nin Nietzsche’si değil; Türkiye’nin Oruç Aruoba’sı olduğunu vurguluyor.</span></p>
<p><span>Bilgehan Gürlek Eşitsizlik ve inovasyon başlıklı yazısında planlamayı rafa kaldıran, üretimden giderek uzaklaşan, eşitsizliklerin arttığı bir ekonomi yenilikçi olabilir mi diye soruyor. Bu arada korona günlerinde evde oturmaktan kilolarına kilo katan okuyucularımıza bir önerimiz var: Fazla kilolarınızdan kurtulmak istiyorsanız bol bol erik yiyin. Şimdi tam zamanı.</span></p>
<p><span>Prof. Dr. Doğan Uçar bizlere muhteşem bir eseri tanıtıyor: “Tarihte İstanbul Haritaları”. İstanbul’un tarihteki en güzel haritaları ilk defa bu kadar kapsamlı şekilde bir araya getirildi. Bu kitap araştırmacılar için de harita meraklıları için de hazine değerinde&#8230;. Hayvanlar Dünyası’nda bu hafta zekâlarıyla hepimizi şaşırtan kargaların bu kadar zeki olmalarının sırrı açıklanıyor.</span></p>
<p><span>HBT zor zamanların dergisi. Korona bulaşısı nedeniyle insanlar evlerine kapanırken ve bayilere ve dergilere ulaşmak zorlaşırken, HBT ısrarla yayınını sürdürdü. Böyle olağanüstü zamanlarda geniş bir açıyla okurunu bilgilendiriyor. Ve okurlarının desteğini bekliyor. Tanıtalım ve yayalım lütfen.. HBT Türkiye’nin tek ve dünyanın az sayıdaki haftalık popüler bilim dergilerinden biridir.</span></p>
<p><span>Sevgiyle ve sağlıkla kalın, gelecek haftaya kadar.</span></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/nefes-alamayan-sadece-george-floyd-degil-tum-insanlik-ve-canlilar-ve-dunya">Nefes alamayan sadece George Floyd değil, tüm insanlık ve canlılar ve dünya&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18834</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HBT Dergi 220. Sayı – 12 Haziran 2020</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-220-sayi-12-haziran-2020</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2020 13:36:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergi Sayıları]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[mayalar]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=18829</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nefes alamıyoruz! Hangi sorunlar? &#8211; Doğan Kuban Dijital çocuklar &#8211; Tanol Türkoğlu Neden Türkiye’den filozof çıkmıyor? &#8211; P. Dilara Çolak Bilim teknoloji odak alanlarımız &#8211; Ali Akurgal Dr. Jonas Salk ve çocuk felci aşısı &#8211; Mustafa Çetiner Yeni uzay-yıldız savaşları: ABD ve Çin karşı karşıya &#8211; Batuhan Sarıcan COVID-19 ABD’de neden bu kadar dramatik gelişiyor? &#8211; Bayram Ali Eşiyok Temel fizik ve astrofiziğin seyrini değiştiren bilim kahramanı: Pieter Zeeman Korona beyinde hasar yapıyor mu? Bulaşma ne zaman bitecek? En büyük ve en eski Maya tapınağı bulundu Korona: Belirti göstermeyen insanların oranı yüzde 80’e kadar çıkıyor Yoksa Homeros çok daha önceleri mi yaşamıştı? Kanserin gelişimini tetikleyen bir gen keşfedildi Neandertal gen varyantını taşıyan kadınlar daha doğurgan Bir hastanede zincirleme enfeksiyon nasıl meydana geliyor? Yaza girerken fazla kilolarınızdan kurtulmak mı istiyorsunuz! Bol bol erik yiyin.. COVID-19 kapitalizmin sonunu getirir mi? Dünya’nın evrende özel bir yeri mi var? Bulaşıcı hastalıklarla mücadelede aşı devrimleri Eşitsizlik ve inovasyon &#8211; Bilgehan Gürlek Muhteşem bir eser “Tarihte İstanbul Haritaları” &#8211; Doğan Uçar Kargaların zekâsının sırrı ebeveyn ilgisi Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-220-sayi-12-haziran-2020">HBT Dergi 220. Sayı – 12 Haziran 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><img decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-18830" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/220-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/220-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/220-856x1024.jpg 856w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Nefes alamıyoruz!<br />
Hangi sorunlar? &#8211; Doğan Kuban<br />
Dijital çocuklar &#8211; Tanol Türkoğlu<br />
Neden Türkiye’den filozof çıkmıyor? &#8211; P. Dilara Çolak<br />
Bilim teknoloji odak alanlarımız &#8211; Ali Akurgal<br />
Dr. Jonas Salk ve çocuk felci aşısı &#8211; Mustafa Çetiner<br />
Yeni uzay-yıldız savaşları: ABD ve Çin karşı karşıya &#8211; Batuhan Sarıcan<br />
COVID-19 ABD’de neden bu kadar dramatik gelişiyor? &#8211; Bayram Ali Eşiyok<br />
Temel fizik ve astrofiziğin seyrini değiştiren bilim kahramanı: Pieter Zeeman<br />
Korona beyinde hasar yapıyor mu?<br />
Bulaşma ne zaman bitecek?<br />
En büyük ve en eski Maya tapınağı bulundu<br />
Korona: Belirti göstermeyen insanların oranı yüzde 80’e kadar çıkıyor<br />
Yoksa Homeros çok daha önceleri mi yaşamıştı?<br />
Kanserin gelişimini tetikleyen bir gen keşfedildi<br />
Neandertal gen varyantını taşıyan kadınlar daha doğurgan<br />
Bir hastanede zincirleme enfeksiyon nasıl meydana geliyor?<br />
Yaza girerken fazla kilolarınızdan kurtulmak mı istiyorsunuz! Bol bol erik yiyin..<br />
COVID-19 kapitalizmin sonunu getirir mi?<br />
Dünya’nın evrende özel bir yeri mi var?<br />
Bulaşıcı hastalıklarla mücadelede aşı devrimleri<br />
Eşitsizlik ve inovasyon &#8211; Bilgehan Gürlek<br />
Muhteşem bir eser “Tarihte İstanbul Haritaları” &#8211; Doğan Uçar<br />
Kargaların zekâsının sırrı ebeveyn ilgisi</p>
<p><a href="https://abonelik.herkesebilimteknoloji.com/">Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</a><br />
</span></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-220-sayi-12-haziran-2020">HBT Dergi 220. Sayı – 12 Haziran 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18829</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ömrünü Mayalara adayan bilim insanı: Vera Tiesler</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/omrunu-mayalara-adayan-bilim-insani-vera-tiesler</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Apr 2019 09:58:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[antropoloji]]></category>
		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[Latin Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Maya]]></category>
		<category><![CDATA[mayalar]]></category>
		<category><![CDATA[meksika]]></category>
		<category><![CDATA[ritüel]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Vera Tiesler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=13675</guid>

					<description><![CDATA[<p>İncelediği bir kemiğin üzerindeki V işareti, incelikli bir işlemle göğsün yarıldığını gösteriyor. Vera Tiesler&#8217;e göre bu, Mayalarda sıkça rastlanan bir ritüele işaret ediyor: Tanrılar için insan kurban etmeye&#8230;  Yucatán Özerk Üniversitesi’nden Vera Tiesler’in çalışmalarına göz atıyoruz. Kendisi, Maya medeniyetinde insan vücudunun din ve geleneklerden nasıl etkilendiğini gün yüzüne çıkarmasıyla tanınıyor. İlginç de bir hayat hikayesi var. Meksika’nın Mérida kentinde bulunan Yucatán Özerk Üniversitesi (The Universidad Autónoma de Yucatán) dünyanın en kapsamlı kütüphanelerinden birine sahip. Kapsam derken bu kütüphaneyi özel kılan unsur, tabandan tavana kadar insan kemiği kalıntıları bulundurması. Calakmul’dan Pomuch’a ve diğer antik Maya topluluklarına kadar etiketlerle arşivlenen insan kemiklerinden bahsediyoruz. Bu öylesine geniş kapsamlı bir “kemik kütüphanesi” ki yaklaşık 2 bin Mayalı cesedinden 10 binin üzerinde kemik kaydı bulunduruyor. En ünlü Maya krallarından rahiplere, fakirlerden zanaatkârlara kadar birçok Maya yerlisinin kalıntıları bu kütüphanenin tozunu yutmuş durumda. Ve şimdilerde, dört bir yanı kadim uygarlığın kalıntılarıyla çevrili bu kütüphanede bir bilim insanı, canla başla çalışıyor: Maya kalıntıları uzmanı olarak ünlenen Profesör Vera Tiesler&#8230; Hem tıp hem arkeoloji alanında ihtisas gören Tiesler, Maya medeniyetinin izlerini kemikleri inceleyerek sürüyor. Maya medeniyetindeki yaşamı, tıp ve arkeolojinin bilimsel yöntemlerini harmanlayarak yorumluyor. &#160; “Meksika’ya âşık oldum” Tıp eğitimine Almanya’da başlayan Tiesler’in hayatı, Meksika seyahati sırasında Teotihuacán kalıntılarını görmesiyle birlikte değişiyor. Ona bu kalıntıları göstermeyi teklif eden arkeoloji meraklısı genç bir doktorla birlikte çıktığı ve kilometrelerce süren arkeolojik yolculuk hem genç adama hem de Meksika’ya âşık olmasına neden oluyor. Kader ağlarını örerken genç adam talihsiz bir şekilde hayata gözlerini yumuyor. Bunun üzerine Tiesler, Almanya’daki tıp eğitimine devam etmek yerine Mexico City’deki Ulusal Politeknik Enstitüsü’ne kaydoluyor ve o gün bugündür Meksika’da yaşıyor. Tıp derecesini de Meksika’da alan Tiesler, Meksika Ulusal Otonomi Üniversitesi’nde (UNAM) antropoloji üzerine doktorasını veriyor. İlk zamanlarda daha çok tapınak, çanak çömlek ve maskelerle ilgiliyken sonradan sonraya kemiklerle haşır neşir oluyor. Tiesler kemiklerle ilgilenmeye başlayana kadar Meksika’da kemikleri inceleyen antropologlar sadece temel bilgileri ediniyordu. Eldeki verilere her zaman farklı açılardan baktığını söyleyen Tiesler ise tıp eğitiminin de pratiğini kullanarak doku örneklerini analiz etmeye başladı. Bununla birlikte Mayaların “kafa şekillendirme” uygulamasıyla ilgileniyordu. Antik Maya’nın sınırları güneydeki Yucatán yarımadasından günümüz Honduras’ına (bugünkü Mısır&#8217;ın büyüklüğünde bir bölgeye) kadar uzanan bir uygarlıktı. Tiesler, zamanla belirli bölgelerde yaşayan insanların belirli kafa şekillerine sahip olma eğiliminde olduğunu fark etti. Birkaç yüz kalıntıyı inceledikten sonra klasik dönemde (250-900) bugünkü Veracruz sahili boyunca yaşayan insanların kafa yapılarının dik ve armut biçimli bir tarza sahip olduğunu, ovalarda eğri ve boru şeklinde, Karayip Denizi kıyılarında ise geniş ve düz kafa yapılarının olduğunu keşfetti. Zamanla bu şeklin popülerleştiğini ve klasik döneme hâkim olduğunu ortaya çıkardı. Zamanla çizimleri ve oyukları karşılaştırarak kafa şekillerinin anne soyundan gelen gelenekleri takip ettiğini buldu. Çocuklar, annenin kafa şekline sahip olma eğilimindeydi. Maya geleneklerine dayanan olası sebep buydu. Anneler, bebeğin özünü kaybetme riskine karşın yavrularının kafasını şekillendiriyordu. Hem de tahtalar arasına sıkıştırarak ama zarar vermeden. Kral ve kraliçelerin hayatları gün yüzüne çıkıyor Tiesler, akademik kariyeri boyunca Maya kral ve kraliçelerinin de kalıntılarını inceledi. En sevdiklerinin kazı sürecini başından sonuna kadar takip ettiği kral/kraliçeler olduğunu söylüyor. Palenque’nin Kralı Büyük Pakal (ya da K’inich Janaab’ Pakal) ve eşi Kızıl Kraliçe, Dört Bir Yanın Efendisi Ukit Kan Le’k Tok’u ve Yılan hanedanından Fiery Claw (ya da Yukom Yich’ak K’ahk’) bunlardan yalnızca birkaçıydı. Tiesler, bu kazılarla birlikte Maya uygarlığının önemli isimlerinin hayatlarına yönelik birçok özelliği de gün yüzüne çıkaracaktı. Tiesler ayrıca, oymalardan birinde, antik bir Mezoamerikan top oyunu oynayan Fiery Claw’ın sportif ve fit birisi olarak gösterilmesine rağmen onun aslında omurunda acı verici bir hastalığı olan, obezlik sınırında ve 50 yaşlarında ölen birisi olduğunu buldu. Bu da bu oyunun tehlikeli bir oyun olduğunu ve sanatın (oymalar) daha o günlerde bile propaganda amaçlı kullanıldığını gösteriyordu. Bu bulgular Maya tarihinin temel çizgisini değiştirecek detaylar değil, ancak önemli tarihsel karakterlere ve nasıl bir hayat sürdüklerine dair önemli ipuçları veriyor. Örneğin Büyük Pakal’in dişlerindeki kalıntılardan, yaşamını tamale (mısır unu, kıyma ve kırmızı biberle yapılan bir yemek) gibi yumuşak yiyecekler yiyerek ve seçkinler arasında popüler olan çikolata ve ballı içeceği yudumlayarak geçirdiğini buldu. 2003’te önemli bir keşif daha Bir hekim ve aynı zamanda arkeolog olan Tiesler, kurban edildiğini düşündüğü genç bir adamın göğüs kafesi (sternum) kemiğinden bir şerit alarak merceğin altına koymasıyla birlikte önemli bir keşfin daha ilk adımını atmış oldu. Kurbanın göğsündeki V şeklindeki kesiğin ustaca açılmış olduğunu belirten Tiesler, bu izlerin kesinlikle bir savaş izi olmadığını ve “işini bilen” birinin müdahalesi olduğunun altını çiziyor. Yani bunun bir anlamı olmalıydı. Bir başka deyişle, Mayaların insan kurban etme ritüelinin bir parçası olarak bu kişi daha hayattayken göğsü açılmış ve kalbi yerinden sökülmüş olmalıydı. Maya metinlerinde de rastlanan bu ritüele göre kurbanın kalbi çıkarılmadan saniyeler önce kafası kesiliyor ve kalp çıkarılırken atmaya devam ediyor. Bunun yapılma sebebi de Tanrı’ya bir adak verilmesi ve bu sayede Tanrı’nın kan ile beslenmesiydi. Maya uygarlığında dini törenlerde nefsi körlemek için yapılan işkenceler, olağan ve kanlı kurban ibadetleri arasındaydı ve bu gelenek klasik dönemden Mayaların sonuna kadar sürmüştü. Sadece kalbin değil, vücudun çeşitli uzuvlarının da yerinden sökülerek kan akıtılması geleneği vardı. Maya tarihine adanmış bir hayat Tiesler, profesör olduğu 2000 yılından beri Meksika Yucatán Özerk Üniversitesi’nde 6,600’ü üzerinde çalıştığı kalıntılar olmak üzere 12 bin kalıntıyı derledi. Bugün Meksika’nın önde gelen biyo-arkeologlarından olan Profesör Tiesler’in laboratuvarında 2 binden fazla Mayalının kalıntıları bulunuyor. Binlerce cesedi inceleyen Tiesler, Maya toplumu için insan fizyolojisine yönelik bilginin vazgeçilmez bir unsur olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca Mayaların bebeklerinin kafalarını nasıl şekillendirdikleri, aile gelenekleri ve maneviyatlarına dair içgörülerini de gün yüzüne çıkarıyor. Tiesler, ABD ve Avrupa başta olmak üzere birçok bölgeden bilim insanlarıyla birlikte çalışıyor ve hem İngilizce hem de İspanyolca makaleler yayımlamaya devam ediyor. Rhode Island’daki Brown Üniversitesi’nden arkeolog Stephen Houston, Almanya’da doğan ve Meksika’da eğitim gören meslektaşı Tiesler’i kolektif enternasyonalizmin temsilcisi olarak gördüğünü ifade ediyor. Yazı: Batuhan Sarıcan / batusarican@gmail.com Kaynakça: https://www.nature.com/articles/d41586-019-00517-y https://ucmexus.ucr.edu/results/resident-scholars/vera-g-tiesler.html Walter Krickeberg, Azteklerin ve Mayaların Dinleri. Türkçesi: Alev Kırım, Okyanus Yayınları, İstanbul, 1998 Karl Taube, Aztek ve Maya Mitleri. Türkçesi: İsmail Yavuz, Phoenix Yayınları, Ankara, 2012</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/omrunu-mayalara-adayan-bilim-insani-vera-tiesler">Ömrünü Mayalara adayan bilim insanı: Vera Tiesler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>İncelediği bir kemiğin üzerindeki V işareti, incelikli bir işlemle göğsün yarıldığını gösteriyor. Vera Tiesler&#8217;e göre bu, Mayalarda sıkça rastlanan bir ritüele işaret ediyor: Tanrılar için insan kurban etmeye&#8230; </em></p>
<p>Yucatán Özerk Üniversitesi’nden Vera Tiesler’in çalışmalarına göz atıyoruz. Kendisi, Maya medeniyetinde insan vücudunun din ve geleneklerden nasıl etkilendiğini gün yüzüne çıkarmasıyla tanınıyor. İlginç de bir hayat hikayesi var.</p>
<p>Meksika’nın Mérida kentinde bulunan Yucatán Özerk Üniversitesi (The Universidad Autónoma de Yucatán) dünyanın en kapsamlı kütüphanelerinden birine sahip. Kapsam derken bu kütüphaneyi özel kılan unsur, tabandan tavana kadar insan kemiği kalıntıları bulundurması. Calakmul’dan Pomuch’a ve diğer antik Maya topluluklarına kadar etiketlerle arşivlenen insan kemiklerinden bahsediyoruz. Bu öylesine geniş kapsamlı bir <strong>“kemik kütüphanesi”</strong> ki yaklaşık 2 bin Mayalı cesedinden 10 binin üzerinde kemik kaydı bulunduruyor.</p>
<div id="attachment_13678" style="width: 310px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-13678" class="wp-image-13678 size-medium" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/04/234234-300x169.jpg" alt="" width="300" height="169" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/04/234234-300x169.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/04/234234.jpg 800w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><p id="caption-attachment-13678" class="wp-caption-text">Vera Tiesler, Meksika&#8217;nın başkenti Meksiko&#8217;daki Ulusal Antropoloji Müzesi&#8217;nde kalıntılar üzerine çalışırken. Foto: First Face of America</p></div>
<p>En ünlü Maya krallarından rahiplere, fakirlerden zanaatkârlara kadar birçok Maya yerlisinin kalıntıları bu kütüphanenin tozunu yutmuş durumda. Ve şimdilerde, dört bir yanı kadim uygarlığın kalıntılarıyla çevrili bu kütüphanede bir bilim insanı, canla başla çalışıyor: Maya kalıntıları uzmanı olarak ünlenen Profesör Vera Tiesler&#8230; Hem tıp hem arkeoloji alanında ihtisas gören Tiesler, Maya medeniyetinin izlerini kemikleri inceleyerek sürüyor. Maya medeniyetindeki yaşamı, tıp ve arkeolojinin bilimsel yöntemlerini harmanlayarak yorumluyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>“Meksika’ya âşık oldum”</strong></p>
<p>Tıp eğitimine Almanya’da başlayan Tiesler’in hayatı, Meksika seyahati sırasında Teotihuacán kalıntılarını görmesiyle birlikte değişiyor. Ona bu kalıntıları göstermeyi teklif eden arkeoloji meraklısı genç bir doktorla birlikte çıktığı ve kilometrelerce süren arkeolojik yolculuk hem genç adama hem de Meksika’ya âşık olmasına neden oluyor. Kader ağlarını örerken genç adam talihsiz bir şekilde hayata gözlerini yumuyor. Bunun üzerine Tiesler, Almanya’daki tıp eğitimine devam etmek yerine Mexico City’deki Ulusal Politeknik Enstitüsü’ne kaydoluyor ve o gün bugündür Meksika’da yaşıyor.</p>
<p>Tıp derecesini de Meksika’da alan Tiesler, Meksika Ulusal Otonomi Üniversitesi’nde (UNAM) antropoloji üzerine doktorasını veriyor. İlk zamanlarda daha çok tapınak, çanak çömlek ve maskelerle ilgiliyken sonradan sonraya kemiklerle haşır neşir oluyor. Tiesler kemiklerle ilgilenmeye başlayana kadar Meksika’da kemikleri inceleyen antropologlar sadece temel bilgileri ediniyordu. Eldeki verilere her zaman farklı açılardan baktığını söyleyen Tiesler ise tıp eğitiminin de pratiğini kullanarak doku örneklerini analiz etmeye başladı. Bununla birlikte Mayaların <strong>“kafa şekillendirme”</strong> uygulamasıyla ilgileniyordu.</p>
<p>Antik Maya’nın sınırları güneydeki Yucatán yarımadasından günümüz Honduras’ına (bugünkü Mısır&#8217;ın büyüklüğünde bir bölgeye) kadar uzanan bir uygarlıktı. Tiesler, zamanla belirli bölgelerde yaşayan insanların belirli kafa şekillerine sahip olma eğiliminde olduğunu fark etti. Birkaç yüz kalıntıyı inceledikten sonra klasik dönemde (250-900) bugünkü Veracruz sahili boyunca yaşayan insanların kafa yapılarının dik ve armut biçimli bir tarza sahip olduğunu, ovalarda eğri ve boru şeklinde, Karayip Denizi kıyılarında ise geniş ve düz kafa yapılarının olduğunu keşfetti. Zamanla bu şeklin popülerleştiğini ve klasik döneme hâkim olduğunu ortaya çıkardı.</p>
<p>Zamanla çizimleri ve oyukları karşılaştırarak kafa şekillerinin anne soyundan gelen gelenekleri takip ettiğini buldu. Çocuklar, annenin kafa şekline sahip olma eğilimindeydi. Maya geleneklerine dayanan olası sebep buydu. <strong>Anneler, bebeğin özünü kaybetme riskine karşın yavrularının kafasını şekillendiriyordu.</strong> Hem de tahtalar arasına sıkıştırarak ama zarar vermeden.</p>
<p><strong>Kral ve kraliçelerin hayatları gün yüzüne çıkıyor</strong></p>
<p>Tiesler, akademik kariyeri boyunca Maya kral ve kraliçelerinin de kalıntılarını inceledi. En sevdiklerinin kazı sürecini başından sonuna kadar takip ettiği kral/kraliçeler olduğunu söylüyor. Palenque’nin Kralı Büyük Pakal (ya da K’inich Janaab’ Pakal) ve eşi Kızıl Kraliçe, Dört Bir Yanın Efendisi Ukit Kan Le’k Tok’u ve Yılan hanedanından Fiery Claw (ya da Yukom Yich’ak K’ahk’) bunlardan yalnızca birkaçıydı. <strong>Tiesler, bu kazılarla birlikte Maya uygarlığının önemli isimlerinin hayatlarına yönelik birçok özelliği de gün yüzüne çıkaracaktı.</strong></p>
<p>Tiesler ayrıca, oymalardan birinde, antik bir Mezoamerikan top oyunu oynayan Fiery Claw’ın sportif ve fit birisi olarak gösterilmesine rağmen onun aslında omurunda acı verici bir hastalığı olan, obezlik sınırında ve 50 yaşlarında ölen birisi olduğunu buldu. Bu da bu oyunun tehlikeli bir oyun olduğunu ve sanatın (oymalar) daha o günlerde bile propaganda amaçlı kullanıldığını gösteriyordu.</p>
<p>Bu bulgular Maya tarihinin temel çizgisini değiştirecek detaylar değil, ancak önemli tarihsel karakterlere ve nasıl bir hayat sürdüklerine dair önemli ipuçları veriyor. Örneğin Büyük Pakal’in dişlerindeki kalıntılardan, yaşamını <em>tamale</em> (mısır unu, kıyma ve kırmızı biberle yapılan bir yemek) gibi yumuşak yiyecekler yiyerek ve seçkinler arasında popüler olan çikolata ve ballı içeceği yudumlayarak geçirdiğini buldu.</p>
<p><strong>2003’te önemli bir keşif daha</strong></p>
<div id="attachment_13677" style="width: 210px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-13677" class="wp-image-13677 size-medium" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/04/tiesler-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/04/tiesler-200x300.jpg 200w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/04/tiesler-683x1024.jpg 683w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/04/tiesler.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 200px) 100vw, 200px" /><p id="caption-attachment-13677" class="wp-caption-text">10.000&#8217;in üzerinde Maya kemiğiyle birlikte yaşayan Tiesler, kafa şekillerinin bölgeden bölgeye farklılık gösterdiğini keşfetti. Foto: Nature</p></div>
<p>Bir hekim ve aynı zamanda arkeolog olan Tiesler, kurban edildiğini düşündüğü genç bir adamın göğüs kafesi (sternum) kemiğinden bir şerit alarak merceğin altına koymasıyla birlikte önemli bir keşfin daha ilk adımını atmış oldu. Kurbanın göğsündeki V şeklindeki kesiğin ustaca açılmış olduğunu belirten Tiesler, bu izlerin kesinlikle bir savaş izi olmadığını ve “işini bilen” birinin müdahalesi olduğunun altını çiziyor. Yani bunun bir anlamı olmalıydı. Bir başka deyişle, <strong>Mayaların insan kurban etme ritüelinin bir parçası olarak bu kişi daha hayattayken göğsü açılmış ve kalbi yerinden sökülmüş olmalıydı.</strong></p>
<p>Maya metinlerinde de rastlanan bu ritüele göre kurbanın kalbi çıkarılmadan saniyeler önce kafası kesiliyor ve kalp çıkarılırken atmaya devam ediyor. Bunun yapılma sebebi de Tanrı’ya bir adak verilmesi ve bu sayede Tanrı’nın kan ile beslenmesiydi. Maya uygarlığında dini törenlerde nefsi körlemek için yapılan işkenceler, olağan ve kanlı kurban ibadetleri arasındaydı ve bu gelenek klasik dönemden Mayaların sonuna kadar sürmüştü. Sadece kalbin değil, vücudun çeşitli uzuvlarının da yerinden sökülerek kan akıtılması geleneği vardı.</p>
<p><strong>Maya tarihine adanmış bir hayat</strong></p>
<p>Tiesler, profesör olduğu 2000 yılından beri Meksika Yucatán Özerk Üniversitesi’nde 6,600’ü üzerinde çalıştığı kalıntılar olmak üzere 12 bin kalıntıyı derledi. Bugün Meksika’nın önde gelen biyo-arkeologlarından olan Profesör Tiesler’in laboratuvarında 2 binden fazla Mayalının kalıntıları bulunuyor. Binlerce cesedi inceleyen Tiesler, Maya toplumu için insan fizyolojisine yönelik bilginin vazgeçilmez bir unsur olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca Mayaların bebeklerinin kafalarını nasıl şekillendirdikleri, aile gelenekleri ve maneviyatlarına dair içgörülerini de gün yüzüne çıkarıyor. Tiesler, ABD ve Avrupa başta olmak üzere birçok bölgeden bilim insanlarıyla birlikte çalışıyor ve hem İngilizce hem de İspanyolca makaleler yayımlamaya devam ediyor.</p>
<p>Rhode Island’daki Brown Üniversitesi’nden arkeolog Stephen Houston, Almanya’da doğan ve Meksika’da eğitim gören meslektaşı Tiesler’i kolektif enternasyonalizmin temsilcisi olarak gördüğünü ifade ediyor.</p>
<p><strong>Yazı: </strong>Batuhan Sarıcan<strong> / batusarican@gmail.com</strong></p>
<p><strong>Kaynakça: </strong></p>
<p><a href="https://www.nature.com/articles/d41586-019-00517-y">https://www.nature.com/articles/d41586-019-00517-y</a></p>
<p><a href="https://ucmexus.ucr.edu/results/resident-scholars/vera-g-tiesler.html">https://ucmexus.ucr.edu/results/resident-scholars/vera-g-tiesler.html</a></p>
<p>Walter Krickeberg, <strong>Azteklerin ve Mayaların Dinleri.</strong> Türkçesi: Alev Kırım, Okyanus Yayınları, İstanbul, 1998</p>
<p>Karl Taube, <strong>Aztek ve Maya Mitleri.</strong> Türkçesi: İsmail Yavuz, Phoenix Yayınları, Ankara, 2012</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/omrunu-mayalara-adayan-bilim-insani-vera-tiesler">Ömrünü Mayalara adayan bilim insanı: Vera Tiesler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13675</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
