<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>prof. dr. mehmet özdoğan arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/prof-dr-mehmet-ozdogan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/prof-dr-mehmet-ozdogan</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 05 Dec 2018 12:29:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>MSGSÜ’de Prof. Dr. Mehmet Özdoğan konferansı</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/msgsude-prof-dr-mehmet-ozdogan-konferansi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Nov 2018 11:43:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru ve Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[afrika]]></category>
		<category><![CDATA[arkeolog]]></category>
		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[barınak]]></category>
		<category><![CDATA[göçebelik]]></category>
		<category><![CDATA[konferans]]></category>
		<category><![CDATA[konut]]></category>
		<category><![CDATA[mimar]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[MSGSÜ]]></category>
		<category><![CDATA[prof. dr. mehmet özdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yunus aran]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12168</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mimar Yunus Aran’ın anısını yaşatmak, mimarlık fakültesi öğrencilerinin birikimlerine katkıda bulunmak için 2001 yılından bu yana her yıl düzenli olarak Yunus Aran Birlikteliği ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) işbirliğiyle gerçekleştirilen 61. Yunus Aran Konferansı’na Prof. Dr. Mehmet Özdoğan konuk olacak. Emeritus Prof. Dr Mehmet Özdoğan’ın, “Barınağın Yapıya, Yapının Konuta Dönüşümü” temalı konuşması MSGSÜ Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda 4 Aralık Salı günü saat 14.30’da izlenebilecek. Katılım herkese açıktır ve ücretsizdir. http://yunusaran.org/konferanslar Konuşma özeti:  Afrika&#8217;nın tropik ortamından çıkan insan göreli olarak çok kısa bir süre içinde dünyaya yayılmış, buzul ön kuşağından, çöllere, dağlardan akarsu boylarına kadar hemen her ortama biyolojik uyum sağlayamadan ulaşmıştır. Bu nedenle &#8220;barınak&#8221; zorunlu bir gereksinme olarak Afrika&#8217;yı terk eden ilk insanlar ile birlikte ortaya çıkmıştır; en eski örneklerini Fransa&#8217;dan yaklaşık bir milyon yıl öncesinden bilmekteyiz. İnsanın becerileri geliştikçe barınak da gelişmiş, çeşitlenmiş, ancak yaklaşık on iki bin yıl öncelerine, Neolitik olarak tanımladığımız ilk köy yaşantısının ortaya çıkığı döneme kadar kavramsal olarak &#8220;barınak&#8221; olarak kalmıştır. Neolitik Dönem her şeyden önce yeni bir yaşam biçimidir, çiftçiliğin başlaması ile toplumsal ilişkiler farklılaşmış, gerçek anlamı ile &#8220;köy&#8221; yaşantısı ortaya çıkmıştır. Yapı kalıcı olmuş, tarım ile mülkiyet kavramının ortaya çıkışı, önceleri geçici olan barınağın bir sonraki kuşaklara aktarılacak kalıcılığını getirmiştir. Göçebe olmayan yaşam, mekânı sığınılan, uyunan bir yer olmanın ötesine taşımış, yeni işlevler, anlamlar yüklemiştir. Bütün bunlar yaşanan mekânın sağlam, farklı işlevlere göre bölümlenmiş, sahibinin sosyal statüsünü yansıtacak gelişmeleri tetiklemiş, Neolitik Dönemin ilk iki bin yılı içinde artık barınak yapıya, yapı da konuta dönüşmüştür. Günümüzden on bin yıl öncelerine geldiğimizde temel, blok kerpiç, köşe bağlantısı, lento, taşıyıcı duvar sistemleri, dam, merdiven ve iki katlı yapıları görmekteyiz. Yapının içi, fırın, ölü gömme yeri, besin hazırlama yeri, depo gibi işlevlere göre bölümlenmiş, başka bir deyişle geleneksel köy mimarisinin temelleri daha o tarihte atılmıştır. Konuşma, arkeolojik kazılardan örnekler ile barınaktan ilk konuta kadar olan süreci özetleyecektir. Emeritus Prof. Dr Mehmet Özdoğan  İstanbul 1943 doğumlu; akademik yaşamını İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı’nda Halet Çambel’in öğrencisi olarak sürdürmüştür. Esas uzmanlık alanı, “Neolitik” olarak adlandırılan, tarım ve hayvancılığa dayalı köy yaşantısının nerede, neden ve nasıl başladığı ve zaman içinde başka coğrafyalara yayılarak nasıl küresel bir model olduğu sorularına arkeolojik veriler ile yanıt aramaktır. 1964 yılından bu yana aralarında Çayönü, Yarımburgaz ve Aşağı Pınar’ın olduğu Türkiye’nin çeşitli yerlerinde 25 kazı çalışması ve yüzey araştırması yürütmüştür; halen Kırklareli’nde Trakya’daki İlk Tarım topluluklarını yansıtan Aşağı Pınar kazısının yanı sıra Açık Hava Müzeleri ve Kültürel Miras projelerini de sürdürmektedir. Diğer ilgi alanları arasında arkeoloji tarihi, arkeoloji politikaları ve çevresel arkeoloji bulunmaktadır. Üyesi olduğu önemli uluslararası bilim kurulları arasında Amerika Birleşik Devletleri Bilimler Akademisi (NAS), Amerika Arkeoloji Enstitüsü (AIA), Alman Arkeoloji Enstitüsü (DAI), Academia Europa, Şanghay Arkeoloji Forumu ve aldığı ödüller arasında ise TÜBA Hizmet ödülü (2001), Vehbi Koç Vakfı (2008) ve İtalya Devlet “Cavaliere” Nişanı bulunmaktadır. Arkeoloji ve kültürel miras üzerine 22 kitap ile 316 bilimsel makalesi vardır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/msgsude-prof-dr-mehmet-ozdogan-konferansi">MSGSÜ’de Prof. Dr. Mehmet Özdoğan konferansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="m_-5462290774895059934ydp72ee499dyiv9571088292msonormal"><span lang="EN-US">Mimar Yunus Aran’ın anısını yaşatmak, mimarlık fakültesi öğrencilerinin birikimlerine katkıda bulunmak için 2001 yılından bu yana her yıl düzenli olarak Yunus Aran Birlikteliği ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) işbirliğiyle gerçekleştirilen 61. Yunus Aran Konferansı’na Prof. Dr. Mehmet Özdoğan konuk olacak.</span></p>
<p class="m_-5462290774895059934ydp72ee499dyiv9571088292msonormal"><span lang="EN-US">Emeritus Prof. Dr Mehmet Özdoğan’ın</span><span lang="EN-US">,<strong> “Barınağın Yapıya, Yapının Konuta Dönüşümü”</strong> temalı konuşması MSGSÜ Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda 4 Aralık Salı günü saat 14.30’da izlenebilecek. Katılım herkese açıktır ve ücretsizdir.</span> <a href="http://yunusaran.org/konferanslar" target="_blank" rel="nofollow noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://yunusaran.org/konferanslar&amp;source=gmail&amp;ust=1543314937907000&amp;usg=AFQjCNFat5JZ_Hw6W12LFejfeaEiVy96mQ">http://yunusaran.org/<wbr />konferanslar</a></p>
<p class="m_-5462290774895059934ydp72ee499dyiv9571088292msonormal"><strong><span lang="EN-US">Konuşma özeti: </span></strong></p>
<p class="m_-5462290774895059934ydp72ee499dyiv9571088292msonormal">Afrika&#8217;nın tropik ortamından çıkan insan göreli olarak çok kısa bir süre içinde dünyaya yayılmış, buzul ön kuşağından, çöllere, dağlardan akarsu boylarına kadar hemen her ortama biyolojik uyum sağlayamadan ulaşmıştır. Bu nedenle &#8220;barınak&#8221; zorunlu bir gereksinme olarak Afrika&#8217;yı terk eden ilk insanlar ile birlikte ortaya çıkmıştır; en eski örneklerini Fransa&#8217;dan yaklaşık bir milyon yıl öncesinden bilmekteyiz. İnsanın becerileri geliştikçe barınak da gelişmiş, çeşitlenmiş, ancak yaklaşık on iki bin yıl öncelerine, Neolitik olarak tanımladığımız ilk köy yaşantısının ortaya çıkığı döneme kadar kavramsal olarak &#8220;barınak&#8221; olarak kalmıştır. Neolitik Dönem her şeyden önce yeni bir yaşam biçimidir, çiftçiliğin başlaması ile toplumsal ilişkiler farklılaşmış, gerçek anlamı ile &#8220;köy&#8221; yaşantısı ortaya çıkmıştır. Yapı kalıcı olmuş, tarım ile mülkiyet kavramının ortaya çıkışı, önceleri geçici olan barınağın bir sonraki kuşaklara aktarılacak kalıcılığını getirmiştir. Göçebe olmayan yaşam, mekânı sığınılan, uyunan bir yer olmanın ötesine taşımış, yeni işlevler, anlamlar yüklemiştir. Bütün bunlar yaşanan mekânın sağlam, farklı işlevlere göre bölümlenmiş, sahibinin sosyal statüsünü yansıtacak gelişmeleri tetiklemiş, Neolitik Dönemin ilk iki bin yılı içinde artık barınak yapıya, yapı da konuta dönüşmüştür. Günümüzden on bin yıl öncelerine geldiğimizde temel, blok kerpiç, köşe bağlantısı, lento, taşıyıcı duvar sistemleri, dam, merdiven ve iki katlı yapıları görmekteyiz. Yapının içi, fırın, ölü gömme yeri, besin hazırlama yeri, depo gibi işlevlere göre bölümlenmiş, başka bir deyişle geleneksel köy mimarisinin temelleri daha o tarihte atılmıştır. Konuşma, arkeolojik kazılardan örnekler ile barınaktan ilk konuta kadar olan süreci özetleyecektir.</p>
<p class="m_-5462290774895059934ydp72ee499dyiv9571088292msonormal"><strong>Emeritus Prof. Dr Mehmet Özdoğan<span lang="EN-US"> </span></strong></p>
<p class="m_-5462290774895059934ydp72ee499dyiv9571088292msonormal">İstanbul 1943 doğumlu; akademik yaşamını İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı’nda Halet Çambel’in öğrencisi olarak sürdürmüştür. Esas uzmanlık alanı, “Neolitik” olarak adlandırılan, tarım ve hayvancılığa dayalı köy yaşantısının nerede, neden ve nasıl başladığı ve zaman içinde başka coğrafyalara yayılarak nasıl küresel bir model olduğu sorularına arkeolojik veriler ile yanıt aramaktır.</p>
<p class="m_-5462290774895059934ydp72ee499dyiv9571088292msonormal">1964 yılından bu yana aralarında Çayönü, Yarımburgaz ve Aşağı Pınar’ın olduğu Türkiye’nin çeşitli yerlerinde 25 kazı çalışması ve yüzey araştırması yürütmüştür; halen Kırklareli’nde Trakya’daki İlk Tarım topluluklarını yansıtan Aşağı Pınar kazısının yanı sıra Açık Hava Müzeleri ve Kültürel Miras projelerini de sürdürmektedir. Diğer ilgi alanları arasında arkeoloji tarihi, arkeoloji politikaları ve çevresel arkeoloji bulunmaktadır. Üyesi olduğu önemli uluslararası bilim kurulları arasında Amerika Birleşik Devletleri Bilimler Akademisi (NAS), Amerika Arkeoloji Enstitüsü (AIA), Alman Arkeoloji Enstitüsü (DAI), Academia Europa, Şanghay Arkeoloji Forumu ve aldığı ödüller arasında ise TÜBA Hizmet ödülü (2001), Vehbi Koç Vakfı (2008) ve İtalya Devlet “Cavaliere” Nişanı bulunmaktadır. Arkeoloji ve kültürel miras üzerine 22 kitap ile 316 bilimsel makalesi vardır.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-12169 size-full" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/11/mehmetozkonf.jpg" alt="" width="600" height="981" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/11/mehmetozkonf.jpg 600w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/11/mehmetozkonf-183x300.jpg 183w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/msgsude-prof-dr-mehmet-ozdogan-konferansi">MSGSÜ’de Prof. Dr. Mehmet Özdoğan konferansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12168</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Biz birer &#8216;uzay insanı&#8217;yız, yerküremiz büyük evren fotoğrafının bir parçası&#8230;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/biz-birer-uzay-insaniyiz-yerkuremiz-buyuk-evren-fotografinin-bir-parcasi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Dec 2017 13:08:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[das kapital]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[empati]]></category>
		<category><![CDATA[karl marx]]></category>
		<category><![CDATA[kırklareli]]></category>
		<category><![CDATA[prof. dr. mehmet özdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[tarih önce açık hava müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[tevfik uyar]]></category>
		<category><![CDATA[ufo]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<category><![CDATA[uzay insanı]]></category>
		<category><![CDATA[uzaylı]]></category>
		<category><![CDATA[yerküre]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=8580</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tevfik Uyar’ın dergimizin portalında son yayınlanan ilginç yazısının başlığı “Ya ‘orda’ yoksan?” idi. Olaya tersinden bakıyordu. Biz hep acaba uzayda bize benzer veya bizden farklı akıllı canlı yaratıklar var mı diye on yıllardır soruyoruz, mesajlar, uydular gönderiyoruz, devasa teleskoplarımızı kuruyoruz, dinliyoruz, teoriler kuruyoruz, akıllı yaratık olma olasılıklarının formüllerini geliştiriyoruz&#8230; E.T. filmleri çekiyoruz, kahramanlarını çok sevimli buluyoruz, ailemizin bir parçası yapıyoruz. Duygu tellerimiz titreşiyor. Akıllı yaratıkların olmasını o kadar istiyoruz ki, olmayan UFO’lar bile icat ediyoruz. Yani çırpınıp duruyoruz, olsunlar diye. Neredeyse varoluşlarına inandık, inanacağız. Tevfik Uyar durup dururken derin bir hayal kırıklığı yaratıyor: Ya yoksalar! Biz zaten birer &#8216;uzay insanı&#8217;yız! Tamam, bizim gibi olmayabilirler. Bizim gibi var olma olasılıkları %50. Gelecek haftaki kapak konumuza şimdiden bir gönderme yapmak zorundayız: Bizim gibi olsalar da olmasalar da, biz zaten milyarlarca yıl büyüklüğündeki evrenin bütünlüğü içinde birlikteyiz. Üstelik bir bilinçlilik içinde. Evrendeki hiçbir birim, birbirinden kopuk veya ayrı değil. Farklı biçimlerde, özelliklerde, ama büyük bir bütünlük içinde birlikteyiz. Organik veya inorganik&#8230; Bu konunun ayrıntısını gelecek haftaya bırakalım ve kapak konumuzu anımsatalım: Uzay büyük çarpışmalar sahnesi. Çarpışmalar ve biçim, öz değiştirmelerle “ilerliyor”. Biz de çarpışabiliriz, uzayın tozlarında yeni varoluşlar arayabiliriz&#8230; Biz, yerküre olarak, bütün bu olasılıkların dışında değiliz. Dünyalıların da birer uzay insanı olduğunu anımsamakta yarar var. Uzaylıyız yani! O kadar kendimizi yeryüzüne çivi çakmış sanıyoruz ki, yerkürede yaşayan uzay insanları olduğumuz zerre aklımıza gelmiyor! Uzaylı aramayın, onlar burada, yeryüzünde yaşıyorlar! Kendinize aynada bakın, arka planda bir kozmos olsun, onu göreceksiniz. HBT yenilik ve geleceğin adı Doğan Kuban, çağdaşlık ve uygarlık kavramlarını, yaşayan çelişkileriyle birlikte irdeliyor, çok net ve somut. Batı uygarlığının, insanı kurtaracak bir niteliğe ne yazık ki ulaşamadığını vurguluyor. Mustafa Çetiner, gülümsemenin tıbbi açıdan yaşamsal özelliğini belirtiyor yazısında, buna şiddetle ihtiyacımız var: Gülümseyin! Ali Akurgal, kalkınma planını, bu planda özellikle elektronik sektörünü sorguluyor. Bakın: Önceki kalkınma planında 35 dilekten sadece 2,5’u gerçekleşmiş ve sektör de tökezlemiş! Tanol Türkoğlu, Dijital Kültür’de, şovmen politikacıların döneminin sonunu sorguluyor ve soruyor: Post-modern gençliğin yeni beklentileri politikacı şovmenler mi? Çok önemli bir konu: Karl Marx’ın tarihi, toplumları ve düzenleri değiştiren ve derinden etkileyen çok önemli kitabı Das Kapital’i yayınlayışının 150. yılı. Nature’da yayımlanan bir ekonomi tarihçisinin günümüzden Das Kapital’e bakışını özetledik. Bir de &#8216;acı ve gerginlik&#8217; ile yaşayamayız. Bunları nasıl azaltırız? 3 bilimsel yolunu okuyacaksınız. Ayrıca, Kırklareli’nde Mehmet Özdoğan ve arkadaşlarının kurdukları Türkiye’nin ilk tarih öncesi açık hava müzesini gezdik. Orası, Avrupa tarımının başlangıç noktasıydı. Empati konusu da gündemimizde: Azı zararsa, çoğu da zarar, yazısını okuyacaksınız. Daha onlarca konu ile sizi bilim dünyasının, geleceğin içine taşıyoruz. Her Cuma beyin besleme günü, birlikte çoğalacağız ve geleceği kuracağız. Gelecek Cuma&#8217;ya dek sevgiyle kalın&#8230;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/biz-birer-uzay-insaniyiz-yerkuremiz-buyuk-evren-fotografinin-bir-parcasi">Biz birer &#8216;uzay insanı&#8217;yız, yerküremiz büyük evren fotoğrafının bir parçası&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tevfik Uyar</strong>’ın dergimizin portalında son yayınlanan ilginç yazısının başlığı “<a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/tevfikuyar/ya-orda-yoksan">Ya ‘orda’ yoksan?</a>” idi. Olaya tersinden bakıyordu. Biz hep acaba uzayda bize benzer veya bizden farklı akıllı canlı yaratıklar var mı diye on yıllardır soruyoruz, mesajlar, uydular gönderiyoruz, devasa teleskoplarımızı kuruyoruz, dinliyoruz, teoriler kuruyoruz, akıllı yaratık olma olasılıklarının formüllerini geliştiriyoruz&#8230;</p>
<p>E.T. filmleri çekiyoruz, kahramanlarını çok sevimli buluyoruz, ailemizin bir parçası yapıyoruz. Duygu tellerimiz titreşiyor.</p>
<p>Akıllı yaratıkların olmasını o kadar istiyoruz ki, olmayan UFO’lar bile icat ediyoruz.</p>
<p>Yani çırpınıp duruyoruz, olsunlar diye. Neredeyse varoluşlarına inandık, inanacağız.</p>
<p>Tevfik Uyar durup dururken derin bir hayal kırıklığı yaratıyor: Ya yoksalar!</p>
<p><strong>Biz zaten birer &#8216;uzay insanı&#8217;yız!</strong></p>
<p>Tamam, bizim gibi olmayabilirler. Bizim gibi var olma olasılıkları %50. Gelecek haftaki kapak konumuza şimdiden bir gönderme yapmak zorundayız: Bizim gibi olsalar da olmasalar da, biz zaten milyarlarca yıl büyüklüğündeki evrenin bütünlüğü içinde birlikteyiz. Üstelik bir bilinçlilik içinde.</p>
<p>Evrendeki hiçbir birim, birbirinden kopuk veya ayrı değil. Farklı biçimlerde, özelliklerde, ama büyük bir bütünlük içinde birlikteyiz. Organik veya inorganik&#8230;</p>
<p>Bu konunun ayrıntısını gelecek haftaya bırakalım ve kapak konumuzu anımsatalım: Uzay büyük çarpışmalar sahnesi. Çarpışmalar ve biçim, öz değiştirmelerle “ilerliyor”. Biz de çarpışabiliriz, uzayın tozlarında yeni varoluşlar arayabiliriz&#8230;</p>
<p>Biz, yerküre olarak, bütün bu olasılıkların dışında değiliz. Dünyalıların da birer <strong>uzay insanı </strong>olduğunu anımsamakta yarar var. Uzaylıyız yani! O kadar kendimizi yeryüzüne çivi çakmış sanıyoruz ki, yerkürede yaşayan uzay insanları olduğumuz zerre aklımıza gelmiyor!</p>
<p>Uzaylı aramayın, onlar burada, yeryüzünde yaşıyorlar! Kendinize aynada bakın, arka planda bir kozmos olsun, onu göreceksiniz.</p>
<p><strong>HBT yenilik ve geleceğin adı</strong></p>
<p><strong>Doğan Kuban</strong>, çağdaşlık ve uygarlık kavramlarını, yaşayan çelişkileriyle birlikte irdeliyor, çok net ve somut. Batı uygarlığının, insanı kurtaracak bir niteliğe ne yazık ki ulaşamadığını vurguluyor.</p>
<p><strong>Mustafa Çetiner</strong>, gülümsemenin tıbbi açıdan yaşamsal özelliğini belirtiyor yazısında, buna şiddetle ihtiyacımız var: Gülümseyin! <strong>Ali Akurgal</strong>, kalkınma planını, bu planda özellikle elektronik sektörünü sorguluyor. Bakın: Önceki kalkınma planında 35 dilekten sadece 2,5’u gerçekleşmiş ve sektör de tökezlemiş! <strong>Tanol Türkoğlu</strong>, Dijital Kültür’de, şovmen politikacıların döneminin sonunu sorguluyor ve soruyor: Post-modern gençliğin yeni beklentileri politikacı şovmenler mi?</p>
<p>Çok önemli bir konu: <strong>Karl Marx</strong>’ın tarihi, toplumları ve düzenleri değiştiren ve derinden etkileyen çok önemli kitabı <strong>Das Kapital</strong>’i yayınlayışının 150. yılı. Nature’da yayımlanan bir ekonomi tarihçisinin günümüzden Das Kapital’e bakışını özetledik. Bir de &#8216;acı ve gerginlik&#8217; ile yaşayamayız. Bunları nasıl azaltırız? 3 bilimsel yolunu okuyacaksınız.</p>
<p>Ayrıca, Kırklareli’nde <strong>Mehmet Özdoğan</strong> ve arkadaşlarının kurdukları Türkiye’nin ilk tarih öncesi açık hava müzesini gezdik. Orası, Avrupa tarımının başlangıç noktasıydı. Empati konusu da gündemimizde: Azı zararsa, çoğu da zarar, yazısını okuyacaksınız.</p>
<p>Daha onlarca konu ile sizi bilim dünyasının, geleceğin içine taşıyoruz. Her Cuma beyin besleme günü, birlikte çoğalacağız ve geleceği kuracağız.</p>
<p>Gelecek Cuma&#8217;ya dek sevgiyle kalın&#8230;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/biz-birer-uzay-insaniyiz-yerkuremiz-buyuk-evren-fotografinin-bir-parcasi">Biz birer &#8216;uzay insanı&#8217;yız, yerküremiz büyük evren fotoğrafının bir parçası&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8580</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
